All language subtitles for Yabani Dizisi 16 B├╢l├╝m - FOX

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish Download
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müziği)

O Doktor Güven Aydın...

...senin babanmış.

(Alaz) Böylelikle sen de Yaman Ali Aydın oluyorsun.

Yeni soyadın, yeni ailen, yeni yaşamın...

...kutlu ve mutlu olsun.

Sana iyi yolculuklar dilerim Yabani.

(Gerilim müziği)

Anne bu ne saçmalıyor?

Alaz...

...çocuklar...

-Oturalım, hep beraber konu... -Hayır, hiç oturmasın.

Bence çok bile kaldı.

Ben seni geçireyim. Feride abla!

Üvey abimizin eşyalarını toplar mısın lütfen?

-Alaz! -Çek elini!

Bana dokunma.

Anne bu ne saçmalıyor?

Sen bu aileye ait değilsin diyorum, defol git diyorum.

Annem hepimizi kandırmış, seni bu aileye yamamış diyorum...

-Lan! -Ali! Ali!

-Ne yapıyorsun? -Ağzından çıkanı kulağın duysun!

(Gerilim müziği)

Yaman Ali sakin ol.

Sen de bir şey desene, bu ne diyor? Bu ne saçmalıyor?

(Alaz) Ben değil, annem saçmalamış.

Bize, bana, herkese yalan söylemiş.

-Babamın bile haberi yok. -Alaz tamam.

Senin yüzünden boşanıyorlar, beni duyuyor musun?

-Babam bizi terk ediyor! -Yeter!

Gerisini annen izah etsin.

-Serhan... -Neyi izah edecek?

-Baba? -Bak hâlâ baba diyor.

Kafayı yiyeceğim. Oğlum sen anlamıyor musun lan?

Bu bizim babamız, senin baban Güven Doktor'muş!

(Neslihan) Alaz yeter.

Serhan çocukları alıp yukarı çıkar mısın? Ali'yle konuşmam lazım.

Doğru yani, öyle mi?

-Çağla müsaade eder misiniz? -Müsaade mi istiyorsun?

Tabii ki Neslihan Hanım, ne demek. Size müsaade edelim, buyurun.

(Alaz) Sana müsaadeyi verelim.

Al sana müsaade. Al oğlunu, çık dışarı, ne anlatacaksan anlat.

Burası bizim evimiz, bir yere de gittiğimiz yok!

Alaz yeter!

Doğru odanıza! Odanıza dedim, derhâl!

(Gerilim müziği)

Ali! Ali!

Nereye?

Önce bize anlatacaksın anne.

Senelerdir anlattığın yalanları önce bize açıklayacaksın.

(Duygusal müzik)

(Serhan dış ses) Oğlum.

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Eşref dış ses) Evine hoş geldin evladım.

(Alaz dış ses) Ve işte Soysalanlar çetesi.

(Hepsi gülüyor)

(Duygusal müzik)

(Gerilim müziği)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Ben bir de babamı suçladım.

Seni aldattı falan sandım. Sen böyle bir şeyi nasıl yaptın?

Meğerse babamı, hepimizi aptal yerine koymuşsun.

Çağla yeter.

Bu yüzden mi boşanacaksın baba?

Bu yüzden mi bizi terk edip gideceksin?

Babam bir yere gitmeyecek. Çok isterse annem gider.

Yeter be! Yeter!

Burası benim evim! Bu kadın da sizin anneniz ve benim kızım!

Kimi kimin evinden kovuyorsunuz lan!

Kendinize gelin!

Tamam, o zaman şöyle yapalım dede.

Annemi sizinle, sizin evinizde baş başa bırakıp...

...biz de babamızla birlikte yeni ufuklara yelken açarız, değil mi?

Bizlik bir sıkıntı yok. Sonuçta burası senin evin ya.

Hayır.

Dedeniz haklı çocuklar.

Gitmesi gereken benim.

Oğlum, Serhan...

Geç şuraya oturalım, Neslihan sen de gel.

Bu konu oturulup konuşulacak ve bu mevzu kapatılacak, halledilecek.

Siz de anne babanızı yalnız bırakacaksınız...

...ve bu işe hiç karışmayacaksınız.

-(Serhan) Baba. -Gel oğlum.

(Serhan) Lütfen.

Ben artık rol kesmekten çok yoruldum.

Hazır çocuklar da öğrenmişken beni bırak.

Buraya kadar.

Bitti.

(Duygusal müzik)

-Çağla yürü, hadi. -(Eşref) Serhan, oğlum.

Çocuklar bu meselenin sizinle hiç ilgisi yok.

Siz hâlâ kardeşsiniz. Yaman Ali sizin abiniz.

Ve hepiniz buraya aitsiniz.

Buraya ait olmayan...

...benim.

-Baba, bak yapma. -Alaz!

(Serhan) Konu kapandı, nokta.

Sizleri seviyorum.

Baba...

(Kapı açıldı)

(Duygusal müzik)

(Çağla) Öylece bakacak mısın? Git, özür dile, bir şey yap!

(Çağla) Hâlâ ne bekliyorsun, peşinden gitsene, git, babamı geri getir!

-(Çağla) Ne bakıyorsun hâlâ? -(Alaz) Çağla artık...

(Çağla) Bir şey yapsana, peşinden gitsene, babamı geri getir!

-(Çağla) Ne bakıyorsun hâlâ? -(Alaz) Çağla tamam, yeter.

(Gerilim müziği)

Özür dileyeceksin, babamın ayaklarına kapanacaksın.

Gerekirse yalvaracaksın, ondan vazgeçmeyeceksin...

...bu eve geri getireceksin, beni duydun mu?

Çağla tamam, yeter.

Hâlâ ne bakıyorsun, gitmesine izin mi vereceksin?

(Çağla) Boşanacak mısın, bu mu, bu kadar mı yani?

Hiç mi bir şey yapmayacaksın anne?

Belki de istediği buydu.

(Gerilim müziği)

Ali'siyle...

...Ali'sinin babasıyla birlikte yeni bir hayat kurmak.

İnceldiği yerden kopsun, değil mi anne?

("Bilge Kotkay - Ne Ağlarsın" çalıyor)

Oğlun için hayatımızı çaldın.

Çocukluğumuzu çaldın.

Bir de şimdi bizden babamızı çaldın.

Seni hiç affetmeyeceğim.

"Ne ağlarsın benim zülfü siyahım"

Hadi.

"Ne ağlarsın benim zülfü siyahım"

"Bu da gelir bu da geçer, ağlama"

"Göklere erişti feryadın, ahın"

"Bu da gelir bu da geçer, ağlama"

"Göklere erişti feryadın, ahın"

"Bu da gelir bu da geçer, ağlama"

"Bu da gelir bu da geçer, ağlama"

("Bilge Kotkay - Ne Ağlarsın" çalıyor)

("Bilge Kotkay - Ne Ağlarsın" çalmaya devam ediyor)

"Bir gülün çevresi dikendir, hardır"

"Bir gülün çevresi dikendir, hardır"

"Bülbül gül elinden ah ile zardır"

"Ne de olsa kışın sonu bahardır"

"Bu da gelir bu da geçer, ağlama"

"Ne de olsa kışın sonu bahardır"

"Bu da gelir bu da geçer, ağlama"

"Bu da gelir bu da geçer, ağlama"

(Telefon çalıyor)

-Neslihan. -Güven.

Ali biliyor, her şeyi öğrendi.

Alaz söyledi. Tutamadım, gitti.

Onu bul. Oğlumuzu bul.

("Bilge Kotkay - Ne Ağlarsın" çalıyor)

"Ne de olsa kışın sonu bahardır"

"Bu da gelir bu da geçer, ağlama"

"Ne de olsa kışın sonu bahardır"

"Bu da gelir bu da geçer, ağlama"

"Ne de olsa kışın sonu bahardır"

"Bu da gelir bu da geçer, ağlama"

"Bu da gelir bu da geçer, ağlama"

"Bu da gelir bu da geçer, ağlama"

Kızım.

Başın sağ olsun.

O çocuğa çok üzüldüm. Nurlar içinde uyusun.

Erkek arkadaşına da baş sağlığı dilediğimi ilet ne olur.

Adı Yaman mıydı? O iyi bir çocuğa benziyor.

(Kapı kapandı)

-Ne yapmaya çalışıyorsun? -Nasıl?

(Rüya) Ne yapmaya çalışıyorsun? Yani...

...biz böyle baba kız gibi oturup benim erkek arkadaşımı mı konuşacağız?

Hayır, anlamadığım biz ne ara o noktaya geldik?

Rüyacığım acaba bize birazcık yardım etsen mi?

Ne yapıyorsunuz?

Gerçekten soruyorum, bu ne?

Anne bak babamı o kadar iyi tanımıyor olabilirim ama seni gayet iyi tanıyorum.

Bal gibi de oynuyorsun işte.

Bu aranızda çevirdiğiniz neyse bu oyuna gerçekten artık tahammülüm kalmadı.

Rüya. Kızım.

(Kapıyı çarptı) Sana dedim, değil mi?

Dedim, bu kız aptal mı?

Anlıyor, benim rol yaptığımı anlıyor işte.

Daha inandırıcı oyna o zaman!

(Gerilim müziği)

(Mesaj geldi)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Kapı vuruluyor)

-Güven abi? -Yaman buralarda mı Asi?

-Yok. -Doktor hayırdır?

Yaman'ı arıyorum, hiç buralarda gördün mü?

O evindedir, Soysalanların torunu ya...

...kendisi burada, bizim çöplükte takılmıyor artık.

-Boş yapma lan, bir soru sorduk. -Yaman'a bir şey mi oldu?

Yok, çok önemli bir şey yok. Buralara düşerse beni mutlaka arasın.

Of, yine ne haltlar dönüyor!

Bırak kızım, Yaman Ali Soysalan'ın derdine de biz mi düşelim şimdi?

Bak, arkasını kollayan bir ton adam var.

Asıl bizim (Bip) açıkta. Bizim arkamızı kollayan var mı? Yok.

(Serhan dış ses) Bazı adamlar harlı bir ateş gibidir oğlum.

Çabuk yanarlar, ortalığı birdenbire ısıtırlar.

O kadar çabuk yanarlar ki...

...daha kor bile olamadan...

...bir avuç küle dönerler.

Ama bazı adamlar da vardır ki...

...köz gibidir.

İçten içe yanmayı seçer.

(Serhan dış ses) Abin tam da bu adamlardan.

(Gerilim müziği)

Babam dönecek mi sence?

Hayır tabii ki.

Annemi asla affetmeyecek.

Niye affetsin ki, ben bile affedemiyorum.

Bu bir affetme meselesi değil Çağla.

Bu, kazanma ya da kaybetme meselesi.

Ama o adam?

O adamın bir önemi yok. Yaman'ın da öyle.

Bak Çağla...

...bazı adamlar köz gibidir, için için yanmayı seçerler.

Kadınlar da üşümeyi sevmez.

Bu ne? Şiir falan mı?

Hayır. Bir Soysalan atasözü.

Alaz ne diyorsun?

Şunu diyorum Çağla, Yaman'la babası kül gibi savrulup gidecekler.

Geriye bir tek biz kalacağız.

Biz kazanacağız.

(İç çekti)

Çok dengesizsin, biliyorsun değil mi?

Aksine, tam olarak dengedeyim.

Çünkü dengemi bozan büyük bir yük üstümden kalktı.

O...

O Yabani'yi sevmek zorunda değilim artık.

-Seviyor muydun ki? -Kendimi sevmeye zorluyordum diyelim.

(Gerilim müziği)

-Kimi arıyorsun? -Babamı.

Bana söylediği bazı şeyleri ona hatırlatmam lazım.

(Telefon titriyor)

Teşekkür ederim.

(Kapı kapandı)

(Klasik müzik çalıyor)

(Klasik müzik devam ediyor)

(Serhan iç ses) Ben hayatında olmazsam neler olur...

...Neslihan'a önden fragman gösteriyorum.

Her şeyini kaybeder. Çocuklarını bile.

O çok itibar ettikleri soyadları bile bensiz hiçbir işe yaramaz.

(Gerilim müziği)

(Kapı vuruluyor)

Doktor hayırdır, ne oldu?

-Yaman burada mı? -Yaman mı? Yo, hiç haberim yok ki.

Çekil. Bir de haberim yok diyor.

Yaman!

-Yaman! -Doktor abi?

Fiko bak oğlum hiç vaktim yok. Beni oyalamayın, Yaman nerede hemen söyleyin.

Ayıpsın be abi, senden mi saklayacağız? Harbiden yok.

Peki bu çocuk buraya gelmezse nereye gider?

Artık buralarda pek takılmıyor abi, biliyorsun.

Ama bir haber duyarsak sana haber ederiz, aklın kalmasın.

-Eyvallah. -Eyvallah.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

Güven buldum de ne olur. Ne olur onu buldum de.

Lütfen.

(Güven ses) Yok Neslihan.

Buraya geldim, çocuklara da sordum ama yok, bilen yok.

Seni aradı mı?

Beni aramadı, bana kızdı.

Sen de bana kızdın tabii.

Yok, kızgın demeyelim de...

...keşke Yaman'la ya sen ya da ben konuşabilseydik Alaz yerine.

Bir tek derdim o.

Hiçbir şeyi beceremiyorum, değil mi? Her şeyi yüzüme gözüme bulaştırdım.

Öyle düşünme.

Her şey düzelecek, merak etme. Artık ben varım.

Yalnız değilsin. Oğlumuzu birlikte bulacağız.

Onu birlikte iyileştireceğiz, merak etme.

Rüya...

Rüya'yı aradın mı?

Olabilir. Tamam, ben seni arayacağım.

Çünkü aşk iyileştirir.

Değil mi?

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik)

(Yaman dış ses) Ben Yaman, Yaman Ali Soysalan.

Yaman Ali Soysalan.

-(Yaman dış ses) Doktor! -(Güven dış ses) Eyvallah!

Vallahi sayende kurtuldum yemin ediyorum.

-(Yaman dış ses) Bazen şeytan diyor ki... -(Güven dış ses) Ne diyor?

(Yaman dış ses) Kendini yeniden bodoslama sokaklara vur, arkana bile bakma.

(Güven dış ses) Bu havada? Havalar daha da soğuyacak.

Hayır, sokak çocuğu olmak kış vakti kolay değil.

Kendin sanki biliyormuş gibi konuştun.

Ben bilmediğim konu hakkında konuşmam çocuk.

Ben de gözlerimi sokakta açtım.

-(Adil dış ses) Silahları indirin! -(Güven dış ses) İndirin dedi lan!

Yaman!

Gel!

(Yaman dış ses) Benim yüzümden ölüyordun doktor.

-(Güven dış ses) Başka şansım mı vardı? -(Yaman dış ses) Vardı tabii.

Bak eyvallah, silahların önüne atlamak falan büyük hareket.

Ama neden?

(Güven dış ses) Peki ya benim feda edeceğim şey...

...aşktan daha büyükse?

(Alaz dış ses) O doktor, Güven Aydın.

Senin babanmış.

(Duygusal müzik)

(Kapı zili çalıyor)

Nesli?

-Şebnem, Rüya evde mi? -Evde.

Rüya!

-Rüya! -Ne oldu?

-Neslihan teyze? -Rüya.

Ali nerede, biliyor musun, haberin var mı?

Yo, bilmiyorum, konuşmadım. Kötü bir şey mi oldu?

Hayır, onu hemen bulmam lazım. Telefonuna ulaşamıyorum.

-Onunla hemen konuşmam lazım. -Canım benim.

Ne oldu?

Şebnem, öğrendi.

Ali gerçeği öğrendi.

Güven'in babası olduğunu biliyor artık.

(Gerilim müziği)

-Tamam, tamam. Gel, otur. -Nasıl yani?

Güven sonunda söyledi mi?

Güven değil.

Alaz söyledi.

Öğrenmiş, o söyledi.

Bir dakika...

Yaman'ın babası Güven abi mi yani?

Ve siz bunu Yaman'a söylemediniz, yeni öğrendi?

Rüyacığım.

Kadının hâlini görmüyor musun?

Yaman'ın hâli ne olacak peki?

Siz böyle bir şeyi nasıl saklarsınız, biz sizin kuklalarınız falan mıyız?

Rüya insanlara yargı dağıtmayı bırak lütfen.

Aa, siz mi bizi doğurdunuz, biz mi sizi?

Demek ki bir sebebi varmış ki söylenmemiş, değil mi?

Allah Allah.

Aslında o kadar haklı ki.

Güven abi o yüzden mi geldi?

O yüzden mi Yaman'ın peşindeydi?

Hayır, o da yeni öğrendi.

Rüya...

...ne olursun bana yardım et.

Kendine zarar vermesinden korkuyorum, bunu yapıyor, biliyorsun. Lütfen.

Lütfen Ali'yi bul. Lütfen.

Hani hep diyordun ya, Yaman Ali canı sıkılınca nereye gider, diye...

...işte orası burası. Beni burada bulabilirsin yani.

Salim abinin yeri.

(Duygusal müzik)

Nereye?

Rüya?

-Nereye? Ben de geleceğim. -Hayır, yalnız gideceğim.

-Şebnem. -Haber veririm.

Rüya, çocuğu annesinden mi saklayacaksın?

Sizin sakladıklarınızın yanında bence biraz saklanmamıza izin verebilirsiniz.

(Neslihan) Ne yapacağım?

(Kapı kapandı)

Gel sevgilim, buradayım. Gel.

Ne güzel çalıyordu, niye kapattın?

Ah.

Artık hiçbir yere yetişmek zorunda değilim.

Gel, şu boş vakitlerin tadını çıkaralım birlikte. Gel, gir içeri.

Oh.

Oh.

Oh.

Oh. Oh.

Oh, nasıl iyi geldi. Oh.

Çok sert yapma.

Yapma bak, şimdi Hanya'yı Konya'yı göstereceğim sana.

-Metin! -Sürpriz.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Beni o kadar zorluyorsun ki.

O kadar zorluyorsun ki.

(Gerilim müziği)

Çabuk üstünü giyin.

İçeride bekliyorum.

Ah! Kahretsin.

Bence hiç üzülme.

Yani aslında iyi bile oldu.

Nesli bakma öyle.

Serhan boşanıp giderse...

...Güven'le tekrar kavuşabilirsiniz.

Arkadaşım belli işte, hâlâ birbirinize âşıksınız.

Şebnem, ne diyorsun sen?

Güven evli.

Ben de evliyim.

Başka çocuklarımız var.

Ayrıca şu anda derdimiz bu mu? Şu anda derdimiz aşkımız mı?

Evet. Evet, derdimiz bu Nesli.

Nesli, mutsuzsun.

Mutsuzsun, etrafındaki herkesi de mutsuz ediyorsun.

Çok teşekkür ederim Şebnem.

Gerçekten çok sağ ol.

Yani bu o kadar iyi bir konuşma oldu ki buralarda daha fazla dolaşıp...

...seni de mutsuz etmeyeyim, gideyim. -Nesli lütfen ya.

Otur lütfen.

Gerçekten bugün buna tahammülüm yok.

Ben senin en yakın arkadaşın değil miyim?

Öylesin.

Birinin bunları söylemesi lazım, değil mi?

Bu söylediklerimin gerçek olduğunu sen de gayet iyi biliyorsun.

Zaten o yüzden sinir oluyorsun.

Dışarıdan birinden yüksek sesle bunları duymak hoşuna gitmiyor, anlıyorum.

(Şebnem) Ama arkadaşlık bu.

Nesliciğim.

Bu yuva hiçbir zaman gerçek bir yuva değildi.

Hazır şimdi yıkılıyor, toparlamaya uğraşma.

Çık o enkazdan. Çık arkadaşım.

Yani git, Güven'le kaldığın yerden tekrar başlayabilirsin.

Kendine yeni bir hayat kurabilirsin.

O da bunu istiyor, o kadar belli ki. Dünden razı zaten.

Şebnem, sen ne diyorsun?

Adam evli, benim gibi.

Evliyse evine gitseydi Nesli.

Umut'u bahane etti, çakıldı kaldı dibinde.

Ali'yi öğrendi.

Oğlunu öğrendi, oğlu olduğunu öğrendi. Nereye gitsin adam?

Sağlam bahanesi oldu.

Yeter Şebnem, ne olur yeter. Benim dört çocuğum var...

...ve şu anda sadece çocuklarıma ne olacağı önemli.

Başka hiçbir şey umurumda bile değil.

Tamam. Peki.

Sustum.

-Ben senin mutluluğun, iyiliğin için. -Yapma.

Şu an iyi gelmiyor, yapma ne olur.

Şimdi değil.

(Gerilim müziği)

(Sessizlik)

Sana da ikram etmek isterdim.

Ama alkolizm sıkıntı.

Bir başlarsan duramayabilirsin.

Sebebi ben olmak istemiyorum.

(Gerilim müziği)

Evet, benden ne istiyorsun Metin?

Sana bilmediğin ne söyleyebilirim?

Şebnem'le ilişkimiz hâlâ devam ediyor. Neslihan'ın bundan hâlâ haberi yok.

Ve ben seni susturmak için hâlâ her şeyi yapabilirim.

Günün sonunda ya ben seni öldüreceğim...

...ya da sen beni.

Hayır.

Bu çarpık hikâyeye başka bir son yazmaya karar verdim.

(Gerilim müziği)

Sonunu merak etmiyor musun?

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Metin) Şebnem'le bir anlaşma yaptık.

O şikâyetini geri çekti...

...ben de kızıma ve evime geri döndüm.

(Sessizlik)

Aile saadetiniz için ben ne yapabilirim?

Benden çaldıklarını geri verebilirsin.

Hesap nedir?

Söyle, keselim bitsin.

İtibarımın...

...babalığımın...

...eski gücümün hesabı.

(Gerilim müziği)

O biraz kabarık.

O yüzden şimdilik o kadar yüklenmeyelim sana.

(Gerilim müziği)

Bu arada...

...benim ya da kızımın başına bir şey gelirse...

...fotoğrafların hemen ailenin eline geçeceğini...

...söylememe gerek yok herhâlde.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Sessizlik)

(Sessizlik)

Yaman.

(Duygusal müzik)

İyi misin?

(Duygusal müzik)

Hayret.

Yüzüne yeni yara izleri eklememişsin.

Kendine bir şey yapacaksın diye Neslihan teyzenin aklı çıktı.

(Duygusal müzik)

-Neslihan teyze her şeyi anlattı. -Rüya.

Yaman, ne hissettiğini anlayabiliyorum.

Bunları konuşmasak olur mu?

Çünkü ben artık çok sıkıldım. Bitmeyen dertlerimden...

...o dertleri gelip sana anlatmaktan.

Ben eskiden böyle mızmız biri değildim. Ben bu değilim.

Ben toplardım, toparlardım.

Böyle üstüne yığıldım kaldım sanki.

Ama sen de iyi dayandın bana.

Sağ ol.

Ben senin hakkını ödeyemem.

Tamam o zaman.

Madem anlatmak istemiyorsun...

...ben anlatayım.

Dinlersen.

Sen istersen sabaha kadar dinlerim seni.

(Duygusal müzik)

(Sessizlik)

Babam geri döndü.

Hiçbir şey olmamış gibi, ortalık hiç karışmamış gibi...

...geldi, bir de eve yerleşti.

Zorla mı?

Annemin izniyle.

Benim içinmiş. Kızları için.

Mazeretleri de hep biziz.

(Duygusal müzik)

Ne oldu?

Rüya, ben...

(Duygusal müzik)

Benim sana bir şey söylemem lazım.

Senden saklamak istemiyorum.

Tamam, söyle.

Yaman söylesene.

(Duygusal müzik)

(Sessizlik)

Umut'a çarpan araba var ya.

Senin babanın hasmıymış.

Yani aslında o gün babanı öldürmek istemiş.

(Duygusal müzik)

Umut...

...benim babam yüzünden mi yani?

(Duygusal müzik)

Yaman, ben çok özür dilerim.

Saçmalama.

Sen niye benden özür diliyorsun? Senin bir suçun yok ki.

Neslihan teyze haklıydı.

Ne konuda?

Anne babaların dertleri, çocuklarının omzuna bu kadar yük olmamalıydı.

Yük etmeselerdi o zaman.

(Duygusal müzik)

Hadi Serhan ya. Hangi cehennemdesin? Aç.

(Şebnem) Ay, hoş geldin.

Evimin direği, gözümün bebeği.

Ailemizin reisi. Gel, hoş geldin.

(Gerilim müziği)

O adam seni otelde bekliyordu.

Ne adamı ne oteli? Benim bir şeyden haberim yok.

Şebnem bak, benim ayarlarım hâlâ yerinde değil.

Şebnem bak, ben kendime hiç güvenmiyorum, anladın mı?

Tamam, tamam, tamam. Sakin, sakin ol.

Şebnem bak, değil o adamla yan yana gelmek, bakışmayacaksınız bile.

-Rahat duracaksın, duydun mu beni? -Tamam, duydum.

Duydum.

(Gerilim müziği)

(Sessizlik)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

O zaman izninle.

Nereye?

Benim anlatacaklarım bitti.

Ama sen hazır dinlemeye alışmışken...

...bence onu da dinlemelisin.

(Duygusal müzik)

Sen mi haber verdin?

O da bilmiyormuş Yaman, yeni öğrenmiş.

Bunca zaman sana bir zarar gelmesin diye peşinden koşturup durdu adam.

Yine de benim babam olmayı hak etmiyor dersen...

...dön arkanı, gel peşimden.

(Duygusal müzik)

(Martılar ötüyor)

(Sessizlik)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Sözün, lafın bittiği yerdeyiz, değil mi?

Ben sana şimdi nasıl anlatsam...

...nereden başlasam hiç bilmiyorum.

Ama bildiğim bir şey var.

Sen artık beni satsan da atsan da hiçbir yere gitmiyorum.

Ben artık seni bırakmam, haberin olsun.

Ne istiyorsun peki?

Benden ne bekliyorsun?

Bana güven.

Bir tek o.

Ya doktor, ben seni gördüğüm ilk andan beri sana güveniyorum zaten.

Sıkıntı o değil ki. Mevzu bambaşka bir şey.

Ne lan mevzu?

Mevzu ne?

Ulan ben senin babanmışım ya.

Bunun çözemeyeceği mevzu mu var oğlum?

Yapma doktor.

Neyi yapmayayım?

Neyi yapmayayım?

Zorlama.

Senin bir ailen yok mu?

Senin bir oğlun yok mu?

Neydi adı?

Deniz.

Deniz.

Sen Deniz'e hiç sordun mu?

Kendine bir abi istiyor muymuş?

Karına sordun mu peki?

Bir yabaniyi kabul edecek miymiş evine?

Ben hayatımdaki önemli mevzularla ilgili kimseden izin almam çocuk.

Doktor anla beni, bak gözünü seveyim.

Benden olmuyor. Sığmıyorum, sığamıyorum hiçbir yere. İnan ki çok denedim.

Nereye koysan yamayım ben. Diksen dikiş tutmuyorum.

Daha kaç tane adım olacak benim? Daha kaç tane soyadım olacak?

Bırak beni, ben ailesiz daha iyiyim! Ben kimsesiz daha iyiyim doktor!

Gel buraya ulan.

(Duygusal müzik)

-Doktor bırak beni. -Bırakmayacağım.

Bırakmıyorum ulan, ne yapacaksın?

Doktor bak, ben çok yoruldum.

Ne olur beni bırak, git.

Gitmem.

Gidemem ulan.

Seni bulmuşum bir kere, şimdi bırakıp nereye giderim?

Sadece beni affet.

Seni bu kadar geç buluğum için beni affet.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Kapı vuruldu)

(Kapı vuruldu)

(Kapı ısrarla vuruldu)

Geldim.

(Gerilim müziği)

Baba.

(Gerilim müziği)

-Serhan oğlum, fevri davranıyorsun. -Baba lütfen.

Oğlum, senin yerin bu otel odası değil, çocuklarının yanı.

-Toparlan, hemen gidiyoruz. -Yapmayın rica ediyorum.

Bu meseleyi bu kadar küçültmeyin ne olur.

Pire için yorgan yakıyormuşum gibi davranmayı kesin artık.

Ya siz olsaydınız baba?

Siz olsaydınız ne yapardınız?

Bir erkek için...

...kaldırması çok güç bir durum bu.

Doğrudur, haklısın.

Senin yerinde ben olsaydım ben de aynı şeyi yapardım.

Arkama bakmadan çeker giderdim.

Ama geride, arkamda çocuklarımı bırakmasaydım.

Oğlum, senin Yaman Ali'den başka üç tane daha çocuğun var.

Bir babanın karısına kızdı diye çocuklarını yüzüstü bırakma hakkı yok!

Benim çocuklarımı yüzüstü bıraktığım falan yok.

O zaman gel, toparla aileni.

Tamam, ben kızıma bir şans daha tanımanı istemiyorum.

Tabii keşke...

...keşke ama...

...buna seni zorlayamam.

Ama torunlarımı...

...çocuklarını toparlamak senin görevin.

Olmaz öyle aç acına.

Mideyi biraz zeytinyağlayacağız, ondan sonra. Öyle içilmez.

Hayri Baba, ne olur bize bir şeyler getir. Bak, aç acına içiyor oğlan.

Ekmeğini de al.

Evet. Başka isteğiniz, ihtiyacınız var mı?

-Var mı? Söyle. -Var.

Benim yalansız dolansız, dümdüz bir hayata ihtiyacım var.

Ama sen var ya kral adam çıktın Hayri Baba.

Sen daha ilk günden anladın her şeyi.

Hani adını hatırlamadığın hanımefendi var ya.

O kadın benim annem. Adı da Neslihan.

Evet ya, doğru söylüyor. Adı Neslihan'dı.

Sana daha bombasını söyleyeyim mi?

Yaman.

Doktor da benim babammış, biliyor musun?

Hani sen ilk geldiğimizde benzetmiştin ya bu senin oğlan mı diye.

Ya.

Güven.

Abi.

Yani Allah bağışlasın diyeceğim ama ne söyleyeceğimi şaşırdım.

Vallahi çok şaşırdım.

Öyle vallahi Hayri Baba. Ne diyelim? Âmin diyelim.

Sağ ol, teşekkür ederiz. (Güven boğazını temizledi)

Müsaaden olursa biz baş başa...

-Tamam. -(Güven) Sağ olasın.

Adamın kafasını karıştırma şimdi.

Kaç yaşında adam. Öyle söylenir mi?

Bak... Lan dur. Of!

Belli ki ben öğreteceğim sana, öğretmeden olmuyor bu işler.

Ne dedim? Önce bir lokma bir şey ye, ondan sonra iç.

At şunu ağzına.

Ağzındaki bitsin önce.

(Radyoda Türk sanat müziği çalıyor)

Annem herkese yalan söylemiş.

Hem de gözlerinin içine baka baka.

Doktor.

-Sen anneme hiç kızmıyor musun? -(Güven) Hayır.

Peki neden?

Ben annene kızmayı sevmiyorum.

Gerçi ben kızmayı sevmiyorum.

O nasıl bir duygu? Kurtulmaya çalışıyorum o duygudan.

Bak, mesela sendeki öfke de hiç hoşuma gitmiyor.

(Güven) Yapma böyle oğlum. Sen deli misin?

Ne taşıyorsun öyle saçma sapan bir duyguyu omuzlarında?

At kurtul, gitsin.

Yani bu olanların hesabını sorma diyorsun.

Kızma, öfkelenme diyorsun.

Eyvallah de diyorsun, affet diyorsun.

Dinle diyorum, dinle.

Dinle.

Kızmak kolay. Kızmak ne? Kızacaksın, bitecek.

Anlamak zor, dinlemek zor.

Bak, annenin suratına kapattığın kapıyı burada açacağız.

Olmaz.

O kapı sonuna kadar kilitli artık.

(Kapı açıldı)

(Güven) Hadi bakalım.

(Duygusal müzik)

Ali.

Çocuğu buraya mı getirdin Güven?

-Sen bir de hesap mı soruyorsun adama? -Yaman. Allah Allah.

Bu ne sinir? Oturur musun? Böyle geçer misin?

(Neslihan) Yok, ben şuraya ilişeceğim. Lütfen rahatsız olma, otur sen.

-Ben kalkıyorum o zaman. -Otur oğlum. Nereye gidiyorsun?

Otur şuraya.

(Duygusal müzik)

Bak, ben yalana tokum doktor.

O zaman biz de gerçekleri konuşuruz oğlum.

(Duygusal müzik)

(Kapı kapandı) Rüya.

Nerede o adam?

-Kim? -Çık dışarı!

Çık, defol git evimden!

Çık! Çık, seni istemiyorum!

-Ne oluyor ya? -Bunun yüzünden olmuş.

O çocuk, Umut bunun yüzünden ölmüş!

O çocuk daha yeni ayağa kalkmıştı, yeni yürümeye başlamıştı!

Yıllarca o tekerlekli sandalyede istediği tek bir şey vardı, tek hayali vardı!

Tek başına bakkaldan bir tane ekmek almak!

-Kızım. -Kızım falan deme bana.

Geldiğin gibi peşinden belanı da getirdin! Çık dışarı!

Kızım bak, beni bir dinler misin?

(Metin) Bir dakika dinle.

O çocuk için ben de çok üzgünüm, çok üzüldüm ama...

...o çocuğu ben öldürmedim, ben yapmadım.

Yani bana kızmak sana iyi gelecekse tamam.

Söyle, ne istiyorsan söyle ama ben yapmadım.

(Metin) Suçlayacağın kişi ben değilim, ben yapmadım.

Rüyacığım.

Babanla ne ilgisi var canım? Suçlu o değil ki.

Adamlar peşine takılmış işte.

Ya peşindeki adamlar sevdiğim başka birini daha öldürürse?

Ya kapımıza dayanırlarsa anne?

Ya sana, bana, birimize zarar verirlerse? O zaman ne olacak?

Asla böyle bir şey olmaz. Böyle bir şey olmaz.

Ben buradayken kimse sana zarar veremez.

Kızım şunu anla. Bak, ben seni korumak için buradayım.

Sen beni kimden koruyacaksın? Kendinden mi koruyacaksın?

İstemiyorum seni, istemiyorum! Hayatımda da evimde de istemiyorum!

İstesen de istemesen de seni bırakıp hiçbir yere gitmeyeceğim.

Asla babam olamayacaksın.

Amacın ne bilmiyorum...

...ama sen babam olma şansını yıllar önce kaybettin.

Ve eninde sonunda bu evden gideceksin!

(Gerilim müziği)

O kadar zaman babana ulaşamayınca...

...bir de üzerine o mesaj gelince...

...beni terk etti zannettim.

Yani o zaman öyle sandım işte.

Ama meğerse dedem doktoru ıskartaya çıkarmış, öyle mi?

(Yaman) Vay be.

Yani böyle şeyler anca filmlerde olur sanıyordum.

Masal anlatmıyorum burada.

Gerçek bir şeyden bahsediyorum, sana hikâye gibi gelebilir.

Basit ya da kolay da görünebilir.

Ama benim için hiç öyle değildi.

Ne çektiğimi ben bilirim.

-Başka yolu yok muydu peki? -Yoktu.

Yanlış da olsa o zaman için doğru geldi bana.

Vardı. Aldırabilirdin beni.

Niye doğurdun ki beni zaten?

Ettiği lafa bak şimdi.

Oğlum, şimdi bu kadın sana can verdiği için özür mü dilesin?

-Dileyecek! -Bağırmadan konuş!

Değdi mi peki ya?

Kendi çektiklerine değdi mi?

(Yaman) Bana çektirdiklerine değdi mi?

Bu adama yaptıklarına değdi mi?

Değdi lan.

(Duygusal müzik)

Değdi.

Bana böyle aslan gibi bir evlat vermiş.

Değdi. Bence bir sıkıntı yok.

Kocasına söylediği yalanlara değdi mi peki?

Çocuklarına peki?

Çocuklarına söylediğin yalanlara değdi mi?

Bak, hepimiz altında kaldık şimdi.

Geçmiş olsun annem. Bitti, gitti.

Otur.

Otur dedim!

Daha konuşmam bitmedi.

(Duygusal müzik)

Ne yapayım yani, ne yapayım? Bütün masayı içeyim mi?

Seninle aynı yerden konuşabilmek için...

...senin gibi mi olayım şu anda?

Özür dilerim.

Yaptığım şeyden dolayı özür dilerim.

Yarattığım enkazdan, altında bıraktıklarımdan.

Ama seni doğurduğum için kimseden özür dilemem.

(Duygusal müzik)

Çünkü bir an bile pişman olmadım.

(Duygusal müzik devam ediyor)

İyi ki de seni doğurmuşum.

(Duygusal müzik devam ediyor)

Gel.

(Kapı kapandı)

-Baba. -(Serhan) Kızım.

Soysalan erkekleri öyle kolay kolay vazgeçmez.

İçin için yanmaya devam eder, değil mi?

-İşte benim babam. -Gel buraya serseri.

Hoş geldin.

Geri gitmeyeceksin, değil mi?

Gitmesi gereken tek kişi vardı, o da gitti.

Sorun yok yani.

Artık fabrika ayarlarımıza dönebiliriz, değil mi?

Çocuklar, ben buraya annenizle beraber...

...sizi karşımıza alıp konuşmak için geldim.

Annem evde yok yalnız.

Nasıl yani, ne demek evde yok?

Nerede peki?

(Gerilim müziği)

Sence baba?

(Gerilim müziği devam ediyor)

Yani ben şimdi gidip doktoru bulmasaydım...

...sen anlatmayacaktın, öyle mi?

Hayır, anlatmayacaktım.

Gidiyordum ben, gidiyordum.

Son böyle bir...

...Şebnem'le konuştuklarınızı ben duymasaymışım...

...demek ki çoktan basıp gitmiştim ben.

(Duygusal müzik)

İkiniz de ayık kafayla dinleyeceksiniz beni.

O benim için zor olabilir.

Bundan sonrası için ayık kafayla deyince sen tabii.

Bu biraz zor olabilir, söz vermeyeyim de.

Belki de ben şimdi dünyanın öbür...

...ta başka bir tarafında olacaktım. Belki de...

...benim bir evladım olduğunu bilmeden...

...ölüp gidecektim.

Evet, öyle olacaktı.

-Güven, sen çocuk bile istemiyordun. -Hiç girme oraya.

Neslihan, dünyada doğmuş bunca çocuk var...

...onlara bakmamız, onlara sahip çıkmamız daha önemli diyen...

...sen değil miydin? Neden şimdi birdenbire...

...baba olmak, sorumluluk almak bu kadar kıymetli oldu senin için?

Ben çocuktum ben ya Neslihan, ben çocuktum.

Nereye çocuktun?

Ben bundan belki bir yaş belki iki yaş büyüktüm, değildim be.

Ben biliyorum o dönem ben ne istediğimi...

...ne dediğimi biliyor muyum ya Allah'ını seversen?

Evet, biliyordun. Gayet kararlı konuşuyordun.

Her bu konuyu açışımda da beni susturuyordun.

Ama ne gerekiyor Neslihan Hoca'm?

Teşhis koymadan evvel ne yapıyorduk biz?

İyi bir konsültasyon gerekiyordu Güven Hoca'm.

Evet. Ama burada hiç yapmadık.

Burada hiç dinlemedik, hiç sormadık.

Karşı taraf nasıl hissedermiş...

...ne yaşarmış?

(Duygusal müzik)

Korktum ben be.

Hadi söylüyorum, korktum.

Çocuğum olmasından korkmadım ama.

(Duygusal müzik devam ediyor)

İyi bir baba olamazsam diye korktum.

(Duygusal müzik devam ediyor)

Benim annem babam istememiş, beni sokağa atmış.

Neslihan, sen hiç düşündün mü ya?

Bu adamın acaba aile kurmakla ilgili...

...nasıl bir travması olabilir acaba, hiç düşündün mü?

(Duygusal müzik devam ediyor)

Baksana şuraya.

Aslan gibi oğlum varmış benim.

Ben nasıl istemeyeyim onu?

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Yaklaşan ayak sesi)

Neslihan ne zaman gelir?

Aradığımı görünce döner o bana geri.

Gelir gelir, az sonra gelir o.

Neslihan gelince servis yapılsın, değil mi?

-Yani. -Öyle yapılsın.

(Feride) Yemekleri biraz daha bekletin.

(Gerilim müziği)

Eyvallah.

Gene bekleriz.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Asi, ne yapıyorsun sen ya?

Sana mı kaldı kızım çalışmak ben varken?

-(Cesur) Ne yapıyorsun? -Asıl sen ne yapıyorsun lan?

Bu para ne bu para? Ne işler çeviriyorsun sen?

Ya ver şunu be!

Yakup mu girdi lan senin aklına?

Tabii Yaman olmayınca.

-Ben şimdi onun (Bip)! -Ya kızım, bir dur ya!

Bilip bilmeden Allah Allah! Borç aldım ben bu parayı, borç.

Enver abiden iş bulana kadar borç aldım işte.

Yürü git! Ne borcu lan?

Enver abinin parası olsa oğluna verir hıyar!

Amma uzattın Asi ya. Gittim banka soydum, oldu mu?

Şansıma da çıka çıka bu kadar çıktı.

Gerçi gitsem banka soysam hakikaten bu kadar çıkar içinden.

-Cesur. -Asi, tamam kızım.

Hadi sen geç eve, bırak arabayı da burada. Ben dönüşte alırım.

Bakma kızım bana öyle, gitmem lazım benim.

Başka yere gideceğim, görüşmeye gideceğim işte.

Sal beni. Bak, geç kalıyorum.

Sal beni artık. Bırak geç eve hadi.

Eğer tahmin ettiğim şeyi yapıyorsan var ya (Bip)!

(Gerilim müziği)

Başına bir şey gelmiş olmasın?

Çünkü annem hayatta açmamazlık yapmaz telefonunu.

Her ne kadar kabul etmek istemesem de...

...koşullar beni şunu düşünmeye zorluyor.

Belki de biricik oğlunun yanındadır, değil mi?

Yazık, sonuçta çocuk çok dağıldı.

Annesi de toparlayacak hâliyle.

Yok artık ya.

Peki, bizi kim toparlayacak?

Çocuklar...

...isterseniz daha fazla zorlamayın annenizi.

Belki de özellikle açmak istemiyordur...

...yani herhangi bir açıklama yapamayacağı için.

İşte hangisi daha kötü onu bilmiyorum baba.

Yabani'nin yanında olması mı...

...yoksa bize açıklama yapmak istemediği için...

...bizden kaçması mı?

-İkisi de aynı bence. -(Alaz) Aynen öyle sevgili ikizim.

O yüzden alacağımız cevaptan korkmayalım, değil mi?

Ki bizi bu ilk seçeneğe götürüyor, Yabani'ye.

(Gerilim müziği)

Bakalım yanında mı.

(Neslihan) Ben yaptım yani.

Çok da özür dilerim herkesten tek tek.

-Senden çok özür dilerim. -(Güven) Eyvallah.

-Çok özür dilerim. -Eyvallah.

Ailemden de herkesten tek tek özür dileyeceğim.

Annenin başladı ya bu özür faslı, bitmez bu.

(Neslihan) Dileyeceğim, herkesten özür dileyeceğim.

(Güven) Dileyeceksin tamam, dileriz. Problem yok, kalkalım.

Doktor. (Telefon çalıyor)

Efendim? (Telefon çalıyor)

Açsana telefonu, aç. (Telefon ısrarla çalıyor)

(Telefon ısrarla çalıyor)

-Ne oldu? -Annem yanında mı lan?

Burada.

(Meşgul tonu)

Oğlum niye kapattın çocuğun suratına telefonu?

Annesini merak etmiştir. İnsan gibi anlatsana.

Ya o şey değil doktor ya.

Yani öyle bir insan değil o yani.

-Hişt, çok ayıp. -(Güven) Ayıp abi.

Alaz'dan da özür dileyeceğim Alaz'dan.

-Diledim de gene dilerim. -Hadi kalk gidelim biz hadi.

Hayri baba, bizim hesabı. Hadi kalk.

Çocukları tek tek karşıma koyup, herkesten tek tek özür dileyip...

Doktor, ben şimdi bizimkileri ararım.

-Annemi eve götürürüm. -Yok, sen arama kimseyi.

Anneni bu şekilde götüremeyiz eve.

Bir şey yapalım, bir kendine gelsin. Bir ayılsın.

-Evlat, size bir taksi çağıralım. -Aynen, aynen baba.

Hadi gel, gir annenin koluna.

Herkese, taksiye de mutlaka özür...

Bırak işte oradan, Allah'ım ya Rabbi'm.

-İyi misin sen? -Değilim.

Neden?

Herife bak, yanımda deyip yüzüme kapattı ya.

Annem de açmadığına göre.

Tamam, biz rahatsız etmeyelim o zaman. Takılsınlar.

(Çağla) Alsın oğlunun gönlünü.

Başlayacağım abisine de oğluna da!

Ağzını topla!

Yaman Ali sizin abiniz.

Benim de oğlum.

Her ne olursa olsun bu gerçek değişmeyecek.

Babanız haklı.

Babam şu anda mı haklı oldu, o Yabani'nin arkasında durunca?

Alaz!

Oğlum, dedenle nasıl konuştuğuna dikkat et.

Tabii ya, doğru.

Çünkü bu evde bir tek Yaman Ali Aydın’ın dokunulmazlığı var.

Tamam, yeter o kadar. İkiniz de odanıza.

Yürüyün hadi!

Peki dede.

Bak, kusura bakmayın ama...

...ben sizin kadar yüce gönüllü falan olamıyorum!

Böyle boş boş oturup bekleyemem!

Alaz.

Serhan, oğlum git şunun peşinden.

Yine bir delilik yapmasın.

Tamam baba, merak etme sen tamam.

(Serhan) Bir şey değil, açlıktan zafiyet geçireceğiz şurada.

Alaz.

-Dur oğlum. Nereye? -Annemi almaya.

Ya gelmek istemezse?

Yüzleşebilecek misin bu gerçekle?

Hangi gerçekle baba ya, hangi gerçekle?

Oğlum bak, anneni herhangi bir seçim yapmaya zorlarsan…

Bizi seçecek baba, başka şansı yok.

Evine geri dönecek. Yok öyle bir dünya.

-Zorla mı Alaz? -Gerekirse zorla baba.

(Gerilim müziği)

Hadi bakalım hoppa. Hop, hop, hop, tamam.

-Güven. -Efendim? Hadi bakalım.

-Özür diledim mi ya? -Sen diledin.

-Herkesten özür diledin Neslihan. -Bir daha dileyeceğim.

-Bütün herkesten özür dileyeceğim. -Evet, tabii.

Hadi bakalım, bırakma kendini hoppa. Koy yastığı oraya.

-Gel biraz yukarı yat. -Anne, anne.

Vallahi bugünü de atlattık diyorum ben.

Şu üçlü için büyük başarı.

-Bence erken konuşma doktor. -Doğru diyorsun.

Erken de konuşmamak lazım.

Annene acı bir kahve yapacağım. Sen bir şey istiyor musun?

Olur.

Anne.

(Kapı kapandı)

-Anne. -(Neslihan) Efendim oğlum?

(Kapı kapandı)

Al bunu da kafasının altına koy. İki yastık sever o.

-Eyvallah. -Bir de şey yapma öyle.

Çok örtme üstünü, afakanlar basıyor sonra.

Sorduk mu doktor ya? Allah Allah!

Yani annem üşümesin diye, hava soğuk.

-Anne. -Efendim?

Ali.

Ali bana bak.

Bak bana, aferin. Özür dilerim.

Diledin anne zaten.

-Bir kere daha dileyeceğim. -Tamam anne.

-Bak bana. -Ne?

Özür dilerim.

Çok özür dilerim.

(Korna çalıyor)

(Korna çalıyor) (Alaz) Çek şunu yolun ortasından!

(Korna çalıyor)

Ne?

(Duygusal müzik)

(Asi) Ne oluyor ya?

Asi kız...

...bu hâlin ne?

Hâlimiz bu Alaz oğlan.

Buyum yani ben. Sen ne bekliyordun?

Beklentimi sorarsan aklın çıkar da neyse.

Konumuz bu değil.

(Alaz derin nefes verdi)

-Yabani burada mı? -Ne oldu? Yabani mi oldu abisi?

Her zaman öyleydi de ben zorladım diyelim.

Gelmedi buraya. Sabah doktor da sordu.

-Ne oldu, bir durum mu var? -Bir durum var.

O zaman sana müjdemi vereyim Asi kız.

Meğer abisi, abisi değilmiş.

Ne saçmalıyorsun lan sen? Bir açık açık konuşsana ne diyorsun?

O zaman açık açık anlatayım sana. Hazır mısın?

O doktor bozuntusu Güven...

...Yaman'ın öz hakiki babasıymış.

Benim babamın bu olayda hiçbir katkısı olmamış çok şükür.

(Gerilim müziği)

(Alaz) Asi kız, şoka sonra girersin.

Doktorun adresine ihtiyacım var.

Sağ ol ya, kendim bulurum zahmet etme.

Ya şunu alsaydın bari.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Yemin ederim sınıyorsunuz beni.

Teker teker beni sınıyorsunuz.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Sessizlik)

(Duygusal müzik)

Neslihan.

(Duygusal müzik devam ediyor)

-Yaman, Yaman. -Doktor.

Belin ağrıyacak burada. Geç içeri yat hadi.

Doktor, içim geçmiş ya.

Geçmiştir. Hadi kalk, dinlen biraz içeride. Geç yatağa.

Yok yok, gerek yok.

-Kahveleri yaptın mı sen? -Evet.

Şey, şu kahveyi anneme içirelim de kafasını toplasın.

Evdekiler deliye dönmüştür.

Ailesi sonuçta.

Tamam, hadi.

Tutar mısın?

Anne, anneciğim kalk hadi anne.

Çok sıcak. Kim örttü ya üstümü? Üf!

(Duygusal müzik)

Ne diyorsun ya, harbi mi diyorsun kız?

-Bayağı. -Kafa bulmuyorsun yani benimle?

Ben niye kafa bulayım seninle? Doktor, babasıymış işte.

Hayda.

Ama yok, ben anlamıştım.

O Serhan denen kansız, nereden babası olsun Yaman'ın?

Tip desen benzemiyor, huy desen yanından bile geçmiyor.

Ben sana bir şey söyleyeyim mi?

Ben çok sevindim, vallahi.

Kendi babamı bulmuş gibi sevindim hem de.

Yaman ortada yok ama.

Yıkılmıştır şimdi çocuk ya.

Aylardır uğraşıyor o aileye kendini kabul ettirmek için.

Ya bıraksın o da bu işleri.

Doktorun kanatlarının altına giriversin işte.

Baba gibi baba. Daha ne istiyor ki?

-Ya geç kaldım ben ya, of! -(Asi) Nereye be?

(Cesur) Çok geç kaldım ya.

Sen ne işler çeviriyorsun lan? Bak, yalan konuşma çökerim gırtlağına.

Kızım, sen de benim gırtlağıma çökmeye yer arıyorsun.

İşe girdim ben, işe. İnşaatta bekçilik yapacağım.

Vallahi çok kıyak iş. Oturduğum yerden sıcak sıcak, mis.

Hangi inşaatmış o?

Bir gün gelirsin ziyarete, görürsün hangi inşaatmış.

Ben bir kapağı atayım da. Çok kıyak iş vallahi diyorum.

Sıcak sıcak, oturduğum yerden çalışacağım.

Parfüm ne iş? Kendini mi koklayacaksın kulübede?

Evet, kendimi koklayacağım Asi.

İşimizin ilk gününde temiz, derli toplu, düzgün gidelim dedik.

Şu gördüğümüz muameleye bak. Ne tutuyorsun beni?

Bak, geç kaldım. Kaldım burada böyle hadi. Hadi öptüm.

Leş gibi de kokuttu ya.

(Kapı kapandı)

Anne.

(Yaman) İyi misin? Gel.

Başım biraz dönüyor.

Ama...

...ayık kalalım diye beni mahvettiniz be.

Al iç, toparla biraz.

-Şekersiz. -Tamam.

Evden aradılar mı?

Alaz aradı, söyledim benimle olduğunu.

İyi. (Kapı zili çaldı)

Otur, ben bakarım.

(Gerilim müziği)

-Annem burada mı? -Burada gel, yukarıda.

Alaz...

...akıllı ol, olur mu?

Sen karışma istersen.

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bravo.

Gerçekten bravo.

Ne yapıyorsun sen burada?

Bunları evde konuşalım.

Oo, bir de sarhoşsun.

Çok iyi. Başka, sırada ne var?

Daha nasıl bir hayal kırıklığı olmayı planlıyorsun bizim için?

Oğlum, isteyerek içmedi kadın.

Zorla mı içirdin?

İçirdiniz?

Oğlum, boş kovalama lan.

-Yavaş. -Sen neyin hesabını, kimden soruyorsun?

Ailemin, çocukluğumun...

...koca bir yalanın hesabını soruyorum lan!

Annemle konuşuyorum, çekil önümden!

-Düzgün konuş o zaman. -(Neslihan) Çekil.

-Sen bir gel bakayım benimle. -(Neslihan) Git, çekil.

Bir gel bakayım sen benimle.

Babam geldi. Evde, seni bekliyordu.

Seni dinlemeye hâlâ hazırdı, biliyor musun?

Bizi bile ikna etti, oturduk bekledik seni aptal gibi!

-Çıkıyordum, geliyordum. -Gelecektin.

Ama önce biricik oğlunun gönlünü alman gerekiyordu.

(Alaz) Her zamanki gibi öncelik onun.

Bir şey soracağım merak ettiğim için.

Aşk çocuğu olduğu için mi bu kadar kıymetli?

Ne oluyor yani ona bakınca babasını falan mı görüyorsun?

Alaz saçmalama, saçmalama.

(Alaz) Yok ya.

Ben boşuna çabalamışım.

Ben bununla nasıl savaşacakmışım ki?

Sevmediğin bir adamın oğlu olarak baştan kaybetmişim anne.

Ben doğmadan kaybedilmiş bu savaş.

Hepinizi aynı seviyorum, Ali'yi de.

Seni de, Çağla'yı da, Ece'yi de.

Hiçbirinizi birbirinizden ayıramam.

Bir annenin çocuklarına duyduğu sevgi...

...babalarına duyduğu aşkla ölçülemez.

Kabul ediyorsun yani...

...babamı sevmediğini?

Alaz, yapma lütfen.

Niye evlendin o zaman babamla? Ne istedin bizden?

Onlar kavuşamadığın hayalin...

...biz de yaşamak zorunda kaldığın gerçeklerin falan mı olduk?

Alaz.

(Sessizlik)

-Siz benim her şeyimsiniz. -Ya geç orayı, geç!

İlk fırsatta eski sevgilinin evinde ne işin var senin?

Sakın.

Bak doğru konuş, kırmayayım senin o ağzını!

-Karışma lan sen. -(Güven) Çocuklar, sakin.

Oğlum, sen de terbiyesizlik etme o zaman. Bilip bilmeden konuşma.

-Sana mı soracağım nasıl konuşacağımı? -Kesin lan!

İn aşağı, çık dışarı!

Çık dışarı! Oğlum, in aşağı. Sinirimi bozmayın benim.

-Çık dışarı! -Alaz, Alaz hadi lütfen oğlum lütfen.

Sen burada dur, kal burada.

(Gerilim müziği)

Oğlum, siz ne yaşıyorsunuz?

İkiniz de hâlâ kardeşsiniz. Bunu biliyorsunuz, değil mi?

İkinizi de yukarıdaki kadın doğurdu.

Kardeşim falan değil bu benim.

Hiçbir zaman da olmadı.

Sen o kardeşliği hiçbir zaman hak etmedin zaten.

Düşman olabilecek misin onu görelim?

Senden mi korkacağım lan?

-İkiniz de elimde kalacaksınız lan! -Yeter!

(Gerilim müziği)

Yürü.

Yürü Alaz, yürü dedim.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Kapı kapandı)

Hadi sen de çık yukarı, hadi.

Gerek yok doktor.

(Yaman) Benim gidecek bir evim var zaten.

Gördüğün gibi evcilik oyunu da burada bitti.

Yaman.

(Gerilim müziği)

(Sessizlik)

(Duygusal müzik)

(Telefon çalıyor)

Efendim?

Prenses iyi misin?

Bu evde iyi olmak mümkün sanki.

O zaman eğlence ayağına geldi.

(Cesur ses) Hadi çık evden.

Evin önünde sokakta bekliyorum seni.

(Duygusal müzik)

Abiciğim bekliyoruz ama bir yandan yazıyor.

Yazsın kardeşim, sıkıntı yok.

(Erkek) Eyvallah.

İsterse dünyaları yazsın vallahi değer.

Nereye gidiyoruz?

Sana bir sinema sözüm vardı, onu tutalım dedik.

Kurbağa Prensler sözünü unutmaz diyorsun yani.

Ayıpsın.

Teşekkür ederim bu arada.

Evde hiç durasım yoktu zaten.

Haberim var, yine ortalık karışmış.

Boş ver ya, hadi gidelim.

(Araba çalıştı)

Ha, böyle. Tamam.

(Gök gürlüyor)

(Gerilim müziği)

Bekle.

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Neslihan, neredesin sen?

Nereden geliyorsun?

-Sana ne oldu? -Bende bir şey yok dede.

Annemin aklı başından gitmiş, toparlamak gerekti.

Alaz uzatma.

Neden? Utanıyor musun yoksa?

Annen olduğumu unutuyorsun farkındaysan.

Annem olduğunu asıl sen unutuyorsun farkındaysan.

(Eşref) Bana izah edecek misiniz?

Neredeydiniz, ne yaptınız, nereden geliyorsunuz?

Ex aşkıyla ve biricik oğluşuyla kafaları çekmiş.

Şimdi biraz dinlensin, yarın detayları anlatır.

(Alaz) İyi geceler.

-Neslihan... -Baba.

Sus.

İyi geceler.

(Gerilim müziği)

(İç çekiyor)

Çocuklarımı ayırdığımı nasıl düşünürsün?

Anne, ne olur beni de kendini de daha fazla yorma.

-Bak abin kaybol... -Abin deme şuna artık.

Abin ama! İkinizi de ben doğurdum.

Ben senin annenim, o da senin abin. Bunu kabul edeceksin.

Gel şöyle.

(Duygusal müzik)

Bak.

Abin kaybolduğunda ben dağıldım, evet, kabul ediyorum.

Ama orada yaşadığım depresyondan dolayı...

...bütün hayatım boyunca beni düşman ilan edemezsin.

Ayrıca kaybolan sen olsaydın...

...aynı şeyleri yapardım aynı şekilde hissederdim.

Birinizi birinizden daha az ya da çok sevdiğim için değil bu.

Ya da babalarınız farklı olduğu için de değil.

Kalbimde ikiniz için duyduğum sevginin zerre kadar farkı yok.

Peki ben niye böyle hissediyorum?

Nasıl hissediyorsun?

Eksik.

Çünkü öfkeyi seçiyorsun.

Seni çok seviyorum.

İkiniz de birbirinizden ayırmıyorum.

Bunu bu kafaya sok. Tamam mı?

Bizi ayıran çok önemli bir şey var ama anne.

Ben Serhan Soysalan'ın oğluyum.

Senin sevmediğin adamın.

Artık çıkar mısın lütfen?

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Çıkmıyorum.

Ben önceden bu AVM sinemalarında falan...

...gizlice içeri sızıyordum.

Bir filme giriyordum, güvenlik falan hak getire zaten...

...o filmden öbürüne bundan öbürüne.

İçerisi sıcak oluyor kış vakti oh mis gibi.

Öyle takılıyordum içeride. Ayy!

Bu kadar abartmasa mıydın?

Ne olacak ya yenir işte.

Geç.

Geç istediğin yere otur prenses.

-Şurası iyi mi mesela? -İyi.

Ama niye kimse yok? Gece seansı olduğu için mi?

Hayır, ondan değil. Al bakalım.

-Ben salonu kapattım da ondandır. -Ne yaptın?

Bütün biletleri aldım işte.

Ne oldu, sana piyango falan mı çıktı?

Yani aynen, bana piyango çıktı.

Ama paradan yana değil, gönülden yana.

(Duygusal müzik)

-Film başlıyor. -Aynen.

(Filmden gelen sesler)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Kapı açıldı)

Ne o kovuldun mu ilk geceden?

Yaman.

Ben geldim.

(Duygusal müzik)

Olanları duyduk, iyi misin?

Yatacağım.

Burada mı kalacaksın?

Bundan sonra hep buradayım.

Yaman konuşalım mı?

Sonra. Sağ ol.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Hadi bakalım.

(Serhan) Evet.

Dikkat. Serhan al.

-Yavaş. Gel güzel kızım. -Teşekkür ederim.

-(Ece) Dede. -Hoş gelmiş dedesinin gülü.

(Eşref) Geçmiş olsun canım benim.

Kuzum hoş geldin.

Hadi içeri girin de üşümesin.

Serhan buraya kadar geldiğin için çok teşekkür ederim.

Ece için yılbaşı yemeğinde hep birlikte olmak önemliydi.

Kızım için her şeyi yaparım, biliyorsun.

Biliyorum.

Çocuklar.

Ece hiçbir şey bilmiyor. Dikkatli oluyoruz tamam mı?

Merak etme anne, rolüne herkes hâkim, ezberler yapıldı.

(Çağla) Zaten senin için zor olmaz.

Ne de olsa yıllarca rol yaptın, alışkınsın.

Çağla! Kendine gel.

Sen var ya...

...babamı hiç hak etmiyorsun.

Boyunuzdan büyük laflar etmeyi kesin artık!

Bir daha annenize karşı ağzınızdan tek bir kötü söz duymayacağım.

İçeri geçin.

Yürü Alaz.

Nesliciğim canım benim.

Boş ver.

Biz gerçekten çocuk mu doğurmuşuz başımıza bela mı belli değil ya.

Öyle demeyelim de.

Boş ver.

-Serhan. -Ne var?

Lütfen bana Metin'le ilgili bir planın olduğunu söyle.

Bir yandan Rüya bir yandan Metin beni sıkıştırıyorlar.

Ben delireceğim çok az kaldı.

Düşünüyorum hâlâ.

Bu arada seni tebrik ederim gerçekten meseleyi çok güzel çözmüşsün.

Adamı burnumuzun dibine soktun. Şantaja başladı bile.

Peki ne yapacağız?

Ben bir çaresini bulana kadar...

...katlanacaksın.

(Kapı açıldı)

Nasıl olmuş, beğendin mi?

Bence şu an gayet iyi oldu.

Çok güzel oldu değil mi?

Ne o ya eve geldiğine mutsuz gibisin?

Ne oldu ne bu surat?

Ya siz farkında mısınız? Umut öldü, benim yerime.

(Müzik)

Bana kızımı geri verdiği için o çocuğa hayat boyu minnettar kalacağım.

Hadi kızım geç.

Yaman abim nerede?

Konuştum ben.

(Neslihan) Gelecek, biraz işleri varmış.

Alın bakalım.

Akşam gelecek ama değil mi?

(Gerilim müziği)

Belki başka planları vardır ablacığım.

-Al bakalım. -İstemiyorum.

Benden ne saklıyorsunuz? Böyle gizli saklı bakışmalar falan?

Ne saklayacağız hayatım? Hiçbir şey saklamıyoruz.

Abin gelecek tabii akşam.

-Serhan. -Teşekkür ederim.

(Gerilim müziği)

Kızım, asma suratını.

Abin böyle özel bir gecede seni asla yalnız bırakmaz.

(Kapı vuruluyor)

Asi.

Ziyaretçilerin var.

Kim gelmiş?

Gel hadi kendin bak, sürpriz.

Ah.

(Cesur) Of! Kim bu ya alacaklı gibi bam bam vuruyor!

(Yaman) Vay, vay, vay!

Kimler gelmiş ya?

Ver bir öpücük.

Getir. (Öptü)

Bu ziyaretinizi neye borçluyuz?

Yılbaşı.

Ben yılbaşını unuttum.

Yaman abi bu sene de bizimle kutlayacaksın değil mi?

Umut yok ama biz varız diyor.

(Duygusal müzik)

Bize hediye alır mısın diyor.

Tabii ben size hediye alacağım.

Yılda bir kere eğleniyoruz sonuçta, değil mi?

-Hadi. -Hadi çocuklar.

-(Çocuklar) Görüşürüz Yaman abi. -Görüşürüz.

Hay maşallah size.

Yaman süs, hediye işini ne yapacağız?

Yani Umut'un üzüntüsünden düşünemedik.

Ben onu halledeceğim bir şekilde merak etme.

(Cesur) Yaman...

...ya hepimizin kafa gidikti Umut'tan sonra.

Ben de biraz saçma sapan konuştum. Kusura bakma birader.

Ama ben senin geri dönmene çok sevindim, vallahi.

(Duygusal müzik)

Gel lan buraya.

Ya ben size kızsam ne olur küssem ne olur gitsem ne olur?

Benim sizden başka gidecek yerim mi var be?

(Duygusal müzik)

Ama şimdi şöyle bir sıkıntımız var.

Şimdi yılbaşı falan tamam da bende araba yok.

Ben arabayı verdim. Nasıl git gel yapacağım?

Oğlum sen arabayı niye verdin ki? Sana onu deden hediye etmedi mi?

Serhan hırtıyla ne alakası var?

Aman neyse ne ya boş verin.

Nasıl neyse ne kızım? Allah Allah!

Serhan baban değilse değil. Soysalan senin annenin soyadı değil mi?

O araba da senin ev de senin kime ne?

Ben o eve bir daha adım atmam.

(Telefon çalıyor)

Efendim?

(Neslihan ses) Ali iyi misin oğlum?

Ne kadar iyi olunabilecekse.

İşim var sıkıntı yoksa.

(Neslihan ses) Tabii. Ben şeyi söyleyecektim.

Ece bugün hastaneden çıktı da. Çok hevesli.

Akşam yılbaşı yemeğinde akşam beraber olmamızı çok istiyor.

Tamam, ben Ece'yi ararım, görüşürüm sonra.

Ali, Ece'nin hiçbir şeyden haberi yok.

Onun hatırı için olur mu?

Uğrarım.

Tamam, bekliyoruz.

Hişt, oğlum git lan yazık.

Kalbi temiz en azından.

Zaten pırlanta gibi kızdı da...

...bir şimdi onda kardeşimiz yaşıyor.

Araba işini de dert etme, ben bir şekilde çözeceğim.

Nasıl?

Güya iş bulmuş da.

Nasıl güya kızım? Bildiğin inşaatta iş buldum işte. Allah Allah!

Kardeşim, ben inşaatta bekçilik işi buldum.

Çok kıyak iş vallahi oturduğun yerden çalışıyorsun.

Bir de şimdi yılbaşı ayağına avans da verdiler.

Ben araba işini çözerim sen merak etme.

İyi bakalım Cesur Bey işe girdiğine göre...

...yeni yıl güzel geçecek.

(Müzik)

Toparlanıyor musun?

Ben Ece için buradayım, biliyorsun.

Gece 00.00'dan sonra her şey balkabağına dönecek maalesef.

Serhan, sen mükemmel bir babasın.

Çocukların sana tapıyor, bunu biliyorsun değil mi?

Yani onlarla nasıl baş edeceğimi hiç bilmiyorum.

Düşündükçe daha da zor geliyor.

Ama sana da haksızlık edemem.

İmzaladım.

(Duygusal müzik)

Sen nasıl mutlu olacaksan.

Sana yaşattığım her şey için özür dilerim.

Eski eşin olarak bana kırgın olabilirsin.

Ama ebeveyn olarak...

...sırtını bize dönmemeni rica edeceğim.

Ece biraz toparlansın...

...sonra ona uygun bir dille anlatırız beraber, olur mu?

Tabii tabii.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Yaklaşan araba sesi)

Doktor. Hayırdır, burada ne işin var?

Böyle fırladın çıktın gittin ya, bir bakayım dedim.

Herhangi bir belaya dolandın mı girdin mi çıktın mı?

-Kontrol edeyim dedim. -Yok, bir sıkıntı yok ama...

...beni biliyorsun, söz veremem. -Biliyorum.

Sana bunu getirdim.

Ucu açık, tarih yok.

Yani burası kadar olmasa da İsviçre de hiç fena değildir.

Doktor, ben sana kendimi anlatamadım galiba.

Anladım da sen beni anlamadın işte.

Ben seni buradan almadan hiçbir yere gitmiyorum.

Bana şimdi evi, köyü taşıtma buraya.

(Telefon çalıyor)

Hah bak oğlun arıyor.

Bence sen ne yap biliyor musun? Al biletini, ailenin yanına git.

Hiç boşuna kendine macera arama.

Allah'ım ya!

Alo Deniz, oğlum.

Al şunu.

-Yok maalesef oğlum, gelemiyorum. -Hayır Deniz, hayır.

Baban sana sürpriz yapacak bileti elinde şu an.

Deniz oğlum ben seni birazdan arayayım mı?

Tamam canım.

(Duygusal müzik)

İrsî işte ne yapacaksın?

İrsî.

(Korna sesi)

(Müzik) (Korna sesi)

(Gülüyorlar)

(Cesur) Bu ne oğlum, bu ne lan?

Gel, gel.

Aç hadi kapıyı aç!

Yaman abiniz geldi lan!

(Sevinçle bağırıyorlar)

(Anlaşılmayan konuşmalar)

(Hep bir ağızdan) Oo!

(Hep bir ağızdan) Yaman abi oley! Yaman abi oley!

(Hep bir ağızdan) Yaman abi oley! Yaman abi oley!

(Alkışlıyorlar) (Duygusal müzik)

-Maytap aldın mı abi? -Unutur muyum lan hiç?

Kızkaçıran bile aldım.

(Sevinçle bağırıyorlar)

-Hadi herkes yardım etsin hadi! -Hadi, hadi!

Cehennemin Dibi böyle yılbaşı görmedi be!

Bu yılbaşını dibine kadar kutlamayan Cesur'un ben ta...

(Sevinçle bağırıyorlar) (Alkışlıyorlar)

Al lan.

(Asi) Elden ele.

-Elden ele. -Alın.

Onların içinde var, paylaşın.

(Telefon çalıyor) (Duygusal müzik)

(Cesur) Heyt be!

-(Erkek) Alkış! -Hoppa!

(Cesur) Hadi!

-Rüya. -Yılbaşı coşkusu başlamış.

Tabii. Bak, söz verdim bizimkilere.

(Yaman ses) Sana bir şey söyleyeyim mi?

Burada var ya yılbaşı kutlamak efsane oluyor.

Sen de gelsene.

Tabii yeni yıla benimle girmek istersen.

Aa, sen bir de bunu soruyor musun bana?

Sen gelirsen var ya yanar buralar.

Peki gece 00.00 olduğunda beni öpecek misin?

Bunu gerçekten soruyor musun?

Öpersen yanar işte oralar.

Yansın o zaman.

Oğlum hadi hadi.

(Yaman) Herkes aldı mı bir şeyler?

-Aldık abi. -Aldık.

(Yaman) Hadi o zaman hadi!

Hadi!

İnanmıyorum ya, kıza kendimi sevdireceğim diye...

...başıma şef kesildin.

Yıllar sonra kızımla ilk yılbaşım.

(Yaklaşan ayak sesi)

Ne bu hazırlık? Misafir mi var?

Biz varız kızım.

-Yılbaşına birlikte gireriz diye... -Beni saymayın.

-Ben Yaman'la olacağım. -Aa, olur mu canım?

Babanla yeni başlangıcımıza kadeh kaldıracaktık.

Ben artık içmiyorum Şebnem biliyorsun.

En azından biraz erken dönersen yeni yıla birlikte gireriz diye...

Siz girin birlikte.

Neydi o laf?

Körler sağırlar birbirlerini ağırlar.

Seni bekleyeceğiz kızım.

(Kapı kapandı)

Mutluluğumuza.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Baba yemek hazır, gelmiyor musun?

Sen iyi misin?

İyiyim.

Bu elindeki ne peki?

Yok oğlum önemli bir şey değil.

(Gerilim müziği)

İmzalamış ya.

(Alaz) Yapmış yani gerçekten.

Senden boşanıyor yani.

Ece sakın duymasın.

Baba, annem kararını vermiş, kapıları kapatmış.

Ece duysa ne olacak?

Ne oluyor burada, siz ne yapıyorsunuz?

Kızın yine yapmış yapacağını dede.

İmzayı atmış, babamı boşuyor.

Yani ex aşkının kollarına koşmak için hiç zaman kaybetmiyor.

Bana bak, çizmeyi aşmaya başladın.

O senin annen, lafını bilerek konuş!

Annelik yapsaydı o zaman, çocuklarını düşünseydi.

Ama onun tek derdi o Yabani!

-Oğlum rica ederim sakin ol. -Sakin falan olmuyorum tamam mı?

Başkasından peydahladığı çocuğu babama yamadı.

Senelerce o (Bip) abi diye yutturdu bize!

(Eşref) Defol lan!

(Gerilim müziği)

Sana çizmeyi aşma dedim, değil mi?

Kaybol gözümün önünden! Kaybol, defol!

(Gerilim müziği)

Asıl sizin yaptıklarınız çizmeyi aştı baba!

Alaz.

Alaz, nereye oğlum, nereye gidiyorsun?

(Neslihan) Alaz!

Bize servis açmanıza gerek yok.

-Serhan, ne oluyor? -Pes artık Neslihan.

Buna bir son veriyorum.

Ben de çocuklarım da artık bu evde bir dakika daha durmayacağız.

Ne oluyor anlamadım ki, ne diyorsun sen?

Baba, ne oluyor?

Yok bir şey kızım.

Yok babacığım.

Gidiyoruz sadece. Çağla, kardeşini al sen.

Hadi gel.

Serhan! Serhan, ne diyorsun? Serhan!

Ben artık daha fazla hiçbir şeye katlanmak zorunda değilim.

Tamam mı?

Çocuklarım da öyle.

Onları ne senin ne de babanın vicdanına bırakmaya niyetim var.

Madem o boşanma evrakını imzaladın...

Serhan!

...biz neyi bekliyoruz, niye bekliyoruz?

Az önce baban içeride oğlumu tokatladı.

Ne?

Bu kadarı da fazla ama artık ya!

Yeter! Hadi yürü Ece!

-Bir dakika çocuklar. -(Ece) Anne, baba, ne oluyor?

Kızım bak, ben sana her şeyi anlatacağım, tamam mı?

-Anne! -Tamam, anlatacağım canım. Bir sakin ol.

-İnan bana buradan gitmek için... -Serhan, lütfen.

...yeteri kadar sebebimiz var. -Serhan!

Çekilir misin önümüzden Neslihan?

Çekilmeyeceğim.

Serhan, yapma.

Yapma.

Bu hiçbirimize iyi gelmeyecek.

Serhan, yüzüme bak.

Gitme.

Çocuklarımı da götürme, lütfen.

(Hüzünlü müzik)

Lütfen.

-Yaman abi, bize de hediye verir misin? -Yaman abi, bize de verir misin?

Veririm tabii.

Ama önce hanımefendiler, değil mi?

-Kimlermiş önce? -Hanımefendiler.

Hah, aferin sana. Hadi fıstık, al bakalım bu da senin.

-Sağ ol abi. -Hadi güzel ceketli.

Ne oldu, hediyeni beğenmedin mi yoksa?

O da senin gibi çok güzel diyor. Adını Rüya koyacakmış.

Teşekkür ederim.

Ay ne kadar güzelmiş bu.

(Rüya) Çok teşekkür ederim sana.

(Cesur) Pideler sıcak sıcak!

Soğumasın, sonra yemeyen ağlamasın!

-(Hep bir ağızdan) Oo! -(Cesur) Hadi, gel, gel, gel.

(Asi) Sakin, sakin.

Sakin.

Nasıl buldun ortamı?

Gördüğüm en güzel yılbaşı partisi.

Bak bakalım.

Bu da senin hediyen.

Seni korusun diye aldım.

Hop, şöyle.

-Kimden? -Kötülüklerden.

Yani tabii ki daha romantik bir şey alsam...

Daha senlik olamazdı.

Allah hep korusun seni.

Çok güzel seviyorsun be Yabani.

Gel buraya.

Bu anı hiç unutmak istemiyorum.

O yüzden...

Hoppa.

(Duygusal müzik)

("Erik Dalı" çalıyor)

(Yaman) Doktor.

Niye geldin sen? Bak, beni korumaya falan geldiysen.

Yok be oğlum, davete icabet ettik. Allah Allah.

(Cesur) Vay doktor!

Eyvallah ya, beni kırmadın, sağ olasın. Vallahi kral adamsın.

-(Asi) Güven abi. -(Cesur) Hoş geldin cümbüşümüze.

-(Asi) Hoş geldin, iyi ki geldin. -Hoş bulduk, sağ ol.

-(Rüya) Mutlu yıllar. -(Güven) Sana da.

Bana niye söylemiyorsun ya?

Ne var oğlum? Allah Allah!

Babanı çağırmak için bir de senden izin mi alacağız? 'Tırrek'!

Cesur ya.

(Yaman) Lan!

Bu kadar yabani olmasa tatlı çocuk aslında.

Değil mi?

O da büyüyecek inşallah, bakalım.

(Gök gürlüyor)

(Gök gürlüyor)

(Gerilim müziği)

(Gök gürlüyor)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

(Gerilim müziği)

(Mesaj geldi)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Hayatımı mahvettin lan!

Hayatımı mahvettin!

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Oğlum buraya kadar gelmeyin dedim ya. Tamam, kapat, kapat, geldim kapat.

-Ne haber? -İyi, sen?

İyi, ne olsun.

(Gerilim müziği)

-Hadi tamam, çok gezme buralarda. -Eyvallah.

(Gerilim müziği)

(Alaz) Hişt!

Bana da versene.

Ne diyorsun lan sen? Ne vereceğim lan ben sana, hediye mi vereceğim?

Noel Baba'ya benzer bir hâlim mi var benim?

-Daha çok (Bip) benziyorsun. -Lan oğlum!

(Cesur) Manyak mısın lan sen?

Bana bak, git başka yerde kaşın Alaz Soysalan.

Bugün kimseyi dövmüyorum, yılbaşı dolayısıyla kapalıyız, hadi uza!

Oğlum ne (Bip) yiyorsan ye umurumda değilsin.

Kimseye söylemeyeceğim.

Al şunu, hadi.

Elimde bir şey var ama biraz tuzlu.

-Aferin, işi güzel kapmışsın. -Uzatma.

Al.

Al.

(Bip) lan!

(Bip)!

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

("Erik Dalı" çalıyor)

(Hep bir ağızdan) "Erik dalı gevrektir"

"Hadi basmaya gelmez"

"Hadi basmaya gelmez"

(Alkışlıyorlar ve bağırıyorlar)

(Üst üste konuşmalar)

("Erik Dalı" ritmi hızlandı)

Yaman abi, hadi gel sen de bizimle oyna be, hadi.

-Yaman abi, kalk. -Gel be abi.

-Hadi be abi. -Gel, gel.

Hadi Yaman abi.

("Bu fasulye 7.5 lira" çalıyor)

Ne, ben de mi oynayayım? Ben oynamayı bilmiyorum ki.

Dur, dur.

"Bu fasulye 7.5 lira"

"Bu fasulye 7.5 lira"

"Hem kaynasın hem oynasın"

Doktor abi, sen de gelsene be abim.

-Yok oğlum, geçin siz keyfinize. -Abi Allah aşkına.

-Oğlum geçin keyfinize bakın siz hadi. -Peki.

Hey!

("Bu fasulye 7.5 lira" çalıyor)

"Bu fasulye 7.5 lira"

"Hem kaynasın hem oynasın"

(Geçiş sesi)

(Hüzünlü müzik) (Konuşmalar duyulmuyor)

(Geçiş sesi)

Hadi!

(Hüzünlü müzik)

("Bu fasulye 7.5 lira" çalıyor)

"Bu fasulye 7.5 lira"

"Bu fasulye 7.5 lira"

Hey! Cesur!

"Yandan Halime'm, yandan"

"Severim seni candan"

"Seviyorsan candan"

"Boşan gel kocandan"

"Bu fasulye 7.5 lira"

"Bu fasulye 7.5 lira"

"Hem kaynasın hem oynasın"

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Ne oldu?

"Ada sahillerinde bekliyorum"

Of! Saat çok geç oldu ya.

Ben anneme söz vermiştim, Ece'yi görmeye gidecektim, uyumuştur kız.

Vallahi benim bir planım yok.

Babam birlikte girelim yılbaşına dedi ama.

Ee, şey...

Seni bırakayım diyeceğim de...

...sen de babana şans vermeyi düşünüyorsan.

Onu artık seneye düşünürüz.

Bu espriyi yapmış olamazsın şu an.

-Doktor? -Ha?

Seneye görüşürüz.

Nereye be oğlum ya? Saat daha 00.00 olmadı ya!

Ece'ye.

Ha, doğru.

İyi de yani bir sana mı nöbet yazdılar Ece'nin başına şimdi yılbaşı vakti yani?

Alaz niye gitmiyor mesela, ona niye serbest?

Alaz nereden çıktı şimdi?

Alaz buradaydı, siz görmediniz mi?

Evet. Kafası bir dünya dolanıyordu, ben dışarıda gördüm.

-Yaman! -Yaman!

Yaman, dur, bekle dur!

(Gerilim müziği)

Hani, nerede?

(Cesur) Ne bileyim oğlum? Burada bir yerdeydi işte.

Niye gelmedi ki yanıma?

Hayır senin yanına niye gelsin ki?

Beni görmeye mesela.

Hah! Bir bu eksikti yani!

Yaman, hadi gel biz gidelim artık.

Hayır hayır, bir dakika.

Ne diyorsun kızım sen, şaka mı yapıyorsun?

Mutlu yıllar diyorum.

Başlatma mutlu yıllarına ha!

Ne bu, şaka mı şimdi, biz buna gülecek miydik?

Bu sene de bana gülelim Cesur Efendi.

Senin kafan mı güzel ya?

Gel.

Yaman.

Ben sizi bırakayım mı oğlum?

Doktor, çocuk muyum ben?

Yok, değilsin.

(Güven) İyi bari.

Bana bak, evde Alaz falan çıkar karşına aman diyeyim.

Aklım sende kalmasın.

Bastırtma bana o evi.

Ben de kime benziyor diye düşünüyordum.

Dikkatli ol.

Tamam, tamam.

Söz mü?

-Söz. -Güzel.

Lan sen iyi ki benim oğlummuşsun.

Mutlu seneler.

Hadi.

(Duygusal müzik)

Ah, ah, ah!

Ah!

(Kulakları çınlıyor)

(Rüya) Alaz!

Ne zaman kabulleneceksin bu gerçeği?

Gerçek değilsin!

Ben Yaman'ı seviyorum.

Seni hiçbir zaman sevmedim, sevmeyeceğim.

-Sok bunu o kalın kafana artık! -Kes sesini!

-Ben Yaman'ı seviyorum. -Kes sesini!

(Gerilim müziği)

(Yaman) Dur artık abiciğim.

-Durmak zorundasın. -Bana ne yapacağımı söyleyemezsin!

Boşuna uğraşma, anla artık, ben olamazsın.

-Sen kimsin lan? -İstesen de olamazsın.

Sen kimsin lan? Senin olan her şey benim lan!

Benim lan! Benim!

(Nefes nefese)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Acıdan bağırıyor)

Hiç bekleme boşuna.

Rüya seni asla kabullenmeyecek.

Sen baba olma şansını çoktan kaybettin Metin.

(Hüzünlü müzik)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Cesur) Doktor, hadi gel, geri sayıyoruz.

-Oldu mu o kadar ya? -Oldu, olmaz mı?

Bakıyorum.

Aynen. Say.

On!

(Hep bir ağızdan) Dokuz, sekiz, yedi, altı, beş...

...dört, üç, iki, bir, sıfır!

(Islık çalıyorlar bağırıyorlar)

("Cem Adrian - Mutlu Yıllar" çalıyor) "Mutlu yıllar"

"Mutlu yıllar sevgilim"

"Sensiz kutlar"

"Bu gece tüm âşıklar"

"Çok yalnızlar"

"Ellerinde yıldızlar"

"Bekliyorlar"

"Bizim için bir şarkı çal"

"Mutlu yıllar"

"Mutlu yıllar sevgilim"

"Sensiz kutlar"

"Bu gece tüm âşıklar"

"Çok yalnızlar"

"Kalplerinde umutlar"

"Bekliyorlar"

"Bizim için bir şarkı çal"

"Sessizliğin"

"İçindeyim"

"Çok karanlık"

"Bir yerdeyim"

"Uzat bana"

"Ellerini"

"Korkuyorum"

"Derindeyim"

"Nefesim biter"

"Sesim yetmez"

"Çıkmaz sana yollar"

"Güneş doğar"

"Güneş batar"

"Kayıp bize yıllar"

"Şarkı susar"

"Bir gün yine başlar"

"Kim bilir"

"Bir gün güneş"

"Yine bizim için doğar"

"Mutlu yıllar"

"Mutlu yıllar sevgilim"

"Sensiz kutlar"

"Bu gece tüm âşıklar"

"Çok yalnızlar"

"Kalplerinde umutlar"

"Bekliyorlar"

"Bizim için bir şarkı çal"

"Mutlu yıllar"

"Mutlu yıllar sevgilim"

"Sensiz kutlar"

"Bu gece tüm âşıklar"

"Bizim için bir şarkı çal"

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği yükseldi)

Birlikte öleceğiz abisi!

Hep beraber öleceğiz!

Yaman!

(Gerilim müziği)

Yaman!

(Bağırıyor)

(Alaz bağırıyor)

(Gerilim müziği)

Yaman!

(Rüya çığlık atıyor)

Rüya! (Rüya çığlık atıyor)

(Rüya çığlık atıyor) Rüya!

(Gerilim müziği)

(Rüya çığlık atıyor) Rüya!

(Rüya çığlık atıyor)

(Rüya çığlık atıyor)

(Müzik)

(Rüya çığlık atıyor)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Büşra Taşcıoğlu - Bülent Temür...

...Çağıl Yılmaz - Eylül Yılmaz - Gülay Yılmaz

Editör: Ela Korgan

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.