Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müziği)
-(Asi) Hayır! -Hayır!
Ali, gel.
-Ali, tamam. -Anne, git bir şey yap.
Tamam oğlum. Aliciğim, tamam. (Asi ve Cesur hıçkırarak ağlıyor)
Anne, sen doktor değil misin?
(Yaman) Hadi git bir şey yap!
-(Asi) Hayır! -Bak ne olursun, git bir şey yap anne.
Anne, bana Umut'u geri ver, ne olur.
(Hıçkırarak ağlıyorlar)
Ben...
(Cesur ağlayarak konuşuyor)
(Hüzünlü müzik)
Gel biz bir hava alalım oğlum, hadi gel.
Doktor.
Sen neredesin?
Ya benim kardeşim içeride sen neredesin doktor, neredesin?
Hadi git, hadi git içeri ne olur, git geri getir bana kardeşimi, ne olur doktor.
Bana kardeşimi geri ver doktor, hadi.
Hadi doktor, git içeri bana kardeşimi geri getir.
-(Neslihan) Ali, tamam. -Sen kaldırdın onu ayağa doktor.
Ne olursun git bir şey yap, ne olur doktor.
-Ne olur Umut'u geri getir. -(Neslihan) Ali, tamam.
-Ne olur Umut'u geri ver bana. -Ali, tamam. Ali!
-Doktor, ne olur. -Ali, tamam, bitti!
Umut gitti oğlum.
Umut gitti.
(Cesur) Benim yüzümden!
Benim yüzümden!
Allah benim canımı alsın Umut'u bıraksın!
Allah benim canımı alsın Umut'u bıraksın!
Şimdi mi, hemen mi almak gerekiyor nakil için onayı?
Maalesef, derhâl harekete geçmemiz gerekiyor.
Daha önce kendi isteğiyle doku uyum örneği yapılmıştı.
Geriye sadece vasinin onayı kaldı.
Yaman Ali'nin yani?
(Hıçkırarak ağlıyorlar)
(Cesur) Beni alsın Umut'u bıraksın!
Umut!
(Hıçkırarak ağlıyorlar)
(Asi) Ölme!
(Hüzünlü müzik)
(Konuşmalar duyulmuyor)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
(Geçiş sesi)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
(Umut dış ses) Kalbimi Ece'ye bağışladım.
Kardeşine baktıkça bu kardeşini hatırla, olur mu?
Ve sakın üzülme, ben hiç ölmemiş olacağım.
(Hüzünlü müzik)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
(Yaşam destek cihazı çalışıyor)
Arkadaşınızın kıyafetlerini getirdim.
(Hüzünlü müzik)
(Umut dış ses) Üzülme abi, yakında ihtiyacım kalmayacak.
-(Umut dış ses) O zaman senindir. -(Yaman dış ses) Çak ulan, çak!
(Bağırıyorlar)
(Cesur dış ses) Umut hava yolları!
Yaşa be vallahi! (Geçiş sesi)
(Bağırıyorlar)
(Üst üste konuşmalar)
"Lay, lay, lay Umut ayağa"
(Geçiş sesi)
(Hüzünlü müzik)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
(Gök gürledi)
(Gök gürledi) (Yağmur çiseleyerek yağıyor)
(Hoca) Allahu ekber.
Es selamünaleyküm ve rahmetullah.
Es selamünaleyküm ve rahmetullah.
-Merhuma haklarınızı helal ediyor musunuz? -(Hep bir ağızdan) Helal olsun.
-Helal ediyor musunuz? -(Hep bir ağızdan) Helal olsun.
-Helal ediyor musunuz? -(Hep bir ağızdan) Helal olsun.
Cenabıallah helalliğinizi kabul eylesin inşallah.
(Gök gürledi) (Yağmur çiseleyerek yağmaya devam ediyor)
(Hoca) Merhumun ruhu için, Allah rızası için, El Fatiha.
(Hüzünlü müzik)
(Gök gürledi)
(Metin dış ses) Aslında o araba benim peşimdeydi, bana çarpacaktı.
(Geçiş ses) Serhan Soysalan yaptı.
Onun yüzünden oldu.
(Geçiş sesi) (Metin dış ses) O yaptı.
(Gerilim müziği)
(Hüzünlü müzik)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
("İsmail Tunçbilek - Bir Ayrılık, Bir Yoksulluk, Bir Ölüm" çalıyor)
(Uzatarak) "Vara vara vardım"
"Şu kara taşa aman"
"Yazılan geliyor"
"Sağ olan başa"
"Aman, aman, aman, aman oy"
"Beni hasret etti"
"Dosta, gardaşa aman"
"Bir ayrılık, bir yoksulluk"
"Bir de ölüm"
"Aman, aman, aman, aman oy"
"Bir ayrılık, bir yoksulluk"
"Biri de ölüm"
"Aman, aman, aman, aman oy"
(Geçiş sesi) Umut, ben sana ne demiştim?
-Ne demiştin abi? -Adını koyduğumuz gün oğlum...
...ne dedim ben sana? Adın gibi ol kardeşim.
Umudunu asla kaybetme.
"Nice sultanları"
(Geçiş sesi)
"Tahttan indirdi aman"
Aslanım benim.
"Nicesinin gül benzini soldurdu"
"Aman, aman, aman, aman oy"
"Nicesini dönmez"
"Yola gönderdi aman" (Geçiş sesi)
Hadi Yaman abi, hadi.
Bu sefer herkesi yeneceğim Yaman, hiç şansınız yok.
"Bir ayrılık, bir yoksulluk"
Hadi eve. (Geçiş sesi)
"Bir de ölüm"
"Aman, aman, aman, aman oy"
"Bir ayrılık, bir yoksulluk"
"Biri de ölüm"
"Aman, aman, aman, aman oy"
"Bir ayrılık, bir yoksulluk"
"Biri de ölüm"
"Aman, aman, aman, aman oy"
"Aman, aman, aman, aman oy"
(Gök gürledi)
(Hep bir ağızdan) Başınız sağ olsun.
-Sizin de başınız sağ olsun. -Başınız sağ olsun.
-(Hep bir ağızdan) Başınız sağ olsun. -Başımız sağ olsun.
-Başınız sağ olsun. -Sağ ol canım, senin de.
Oğlum, artık gitmemiz gerekiyor.
Hadi kardeşlerini topla.
Hep beraber evimize gidelim.
Anne.
Biz şimdi...
Biz şimdi burada kardeşimi yalnız mı bırakacağız?
(Hüzünlü müzik)
Hava çok soğuk anne.
Umut üşür burada, bir de anne, Umut çok çabuk üşür.
Üşür anne Umut.
Koy. Tamam çocuğum, tamam.
Abim.
Hasta olacaksın oğlum.
(Hüzünlü müzik)
Hadi kalkın.
Tut Asi'yi elinden.
Tutun birbirinizi.
Kalkın hadi.
-Hadi. -Hadi bakalım, hadi çocuklar, hadi.
Yaman.
Hadi kalk.
Kardeşin kardeşine can verdi evlat.
Hakkını helal et.
Hakkınızı helal edin çocuklar.
Başınız sağ olsun.
(Gök gürledi)
Soysalanlar sağ olsun.
(Gerilim müziği)
(Neslihan) Gel kızım, gel.
Gel bir tanem, hadi. Hadi canım.
Dön, hadi gel.
-Yaman Ali, hadi. -Hadi.
(Serhan) Siz geçin.
Ben hastaneye, Ece'nin yanına geçeceğim.
(Gerilim müziği)
Ah, ah.
(Gerilim müziği)
(Yaşam destek cihazı çalışıyor)
(Çağla) Durumu nasıl?
Neden hâlâ uyanmadı, bir sorun mu var yoksa?
Zor bir ameliyat gerçekleşti çocuklar. İyileşmesi zaman alabilir.
(Hemşire) Burada beklemenize gerek yok. Henüz erken.
Tamam, teşekkürler.
(Yaşam destek cihazı çalışıyor)
Hatırlıyor musun?
Ece kuvözdeyken bizi hastaneye getirmişlerdi.
Kaç kilo doğmuştu bu, yarım kilo falan mı?
Bakın bu kardeşiniz diyorlar.
Biz bakıyoruz bu ne diye.
Şu kadarcıktı ya, küçücük.
Bir de nasıl çirkindi, hatırlıyor musun?
Sana bir şey diyeyim mi?
O çirkin çocuk bu kadar güzel bir kız olduysa...
...ben mucizelere inanıyorum.
Küçük kardeşimiz başaracak.
O kalp Ece'yi ayağa kaldıracak, bak gör.
Umut'un kalbi.
Kim bilir ne hissediyordur Cesurlar şimdi?
Yani hâlâ yaşıyor gibi bir şey olmuş oluyor.
İyi bir şey bu bence.
Sonuçta abisi de Ece'yi çok seviyor.
Alaz.
Annemle babam boşanırsa bu kalp de kurtarmaz Ece'yi, biliyorsun değil mi?
Darmadağın olur.
(Yaşam destek cihazı çalışıyor)
(Kapı zili çaldı)
Güven!
Kusura bakma böyle çat kapı geldim ama.
Müsaitsen bir konuşmak isterim.
Tabii, gelsene.
-Hoş geldin. Mezarlıktan mı? -Evet.
Salona geçebilirsin.
Ay, çok üzüldüm ya.
Çocukcağız tam ayağa kalkmışken yani olacak iş değil.
Evet.
Zavallının da tekiydi.
Ama işte hayat.
Bak bir ölüm kaç yaşama vesile olacak.
Aradım, Ece'nin nakli çok iyi geçmiş.
-Neyse ki. -İşte tek tesellimiz de o.
Ben de bugün baktım bütün toplantılarım online evden çalışayım dedim.
Hah, kahvem sıcak, ne içersin?
Su.
Su.
-Şebnem? -Efendim?
Metin'i gördüm ben.
Polisler alırken.
(Güven) Hayırdır?
Ay, sorma ya.
Yani çıkar çıkmaz yine soluğu burada aldı.
Biliyorsun ezelden beri böyle aşk, nefret arası bir psikoloji.
(Şebnem) Ne yapacağım bilmiyorum.
Sardı yine bana.
Afiyet olsun.
Galiba sadece sana değil de anladığım kadarıyla Serhan'a da sarmış.
Metin bana...
...o çocuğa çarpacak araba aslında benim peşindeydi, dedi.
Hedef bendim, dedi.
Serhan beni öldürecekti, dedi.
-Serhan? -Evet.
-Sebebi neymiş peki? -Hah.
Ben de buraya geldim ki belki sebebini sen söylersin bana.
Ay! Gerçekten bu adam içeride iyice delirdi ya.
Ay!
Ne yapacağımı bilmiyorum yani Güven.
Atsan atılmaz, satsan satılmaz. Sonuçta çocuğumun babası bu adam.
Ah.
Şebnem.
Biz şöyle bir şey yapalım.
Birbirimize dürüst olalım, açık açık konuşalım.
Lafı evirmeden çevirmeden.
Serhan'ın sizinle derdi ne?
Bizimle derken?
Metin'le bir derdi var mı onu bilemem de yani...
...Serhan'ın benimle ne derdi olacak? Benimle bir derdi yok.
Sen çünkü benim karşıma geçip Serhan deccal deyince...
Evet.
Yani deccal derken ben sana karşı tutumunu kastettim.
Yani biliyorsun hep öyleydi.
Böyle içten pazarlıklı, plancı falan.
Ben sana iyilik olsun diye, yani uyarmak istedim.
Ne?
Yani sonuçta bu adam karısını kıskandığı için çocuğu senin üstüne saldı.
Ben iyiliğin için, yani çocuğuna sahip çık istedim.
Yani Serhan'ın deccalliği sana işte.
Biliyorsun nefret ediyor senden.
Yani senin Serhan'la kişisel bir problemin yok?
Yok canım. Benim ne derdim olacak, niye olsun?
Ay, ne?
Ne söylememi istiyorsun Güven, söyle.
Söyle onu söyleyeyim.
Gerçekten insanı pişman ediyorsun.
Yani şöyle arkadaşça seni uyardığıma gerçekten pişman oldum.
Ya Metin'in...
Yani Serhan'ın Metin'le ne derdi var bilemem ama...
...benim bildiğim tek şey Serhan'ın senden nefret ettiği...
...Metin'in de çok sağlıklı biri olmadığı. Yani ben bir alaka kuramıyorum.
Hım.
Sen herhangi bir alaka kurabiliyorsan söyle ben de aydınlanayım.
Kuracağım, kuracağım.
Ben bir alaka kuracağım.
Seni de aydınlatacağım, merak etme.
Aa! Yok, hiç rahatsız olma, ben giderim. Kendine iyi bak.
(Gerilim müziği)
Bir bu eksikti ya.
Yoruldum.
Vallahi yoruldum.
-Başınız sağ olsun abi. -Sağ olun.
-Allah kabul etsin. -Sağ ol kızım.
(Ezan okunuyor)
Aşağı mahalle komple Tamam Eşref Bey, herkes duacı.
Eline sağlık.
(Eşref) Pide işini halledebildin mi?
Bu akşam bu mahallede kimse aç yatmayacak.
Siz hiç merak etmeyin.
Sağ ol.
Ali, oğlum taziyeler bittikten sonra bizim eve geçelim.
Arkadaşlarını da misafir et.
Arkadaşlarım değil.
Kardeşlerim onlar benim.
(Hüzünlü müzik)
Baba, Ali kardeşleriyle burada kalsın.
Ben buralardayım.
Hadi Ali, sen güçlü bir çocuksun.
Topla bakalım kendini, hadi.
Kardeşlerin için, hadi.
Osman, burada bir şeye ihtiyaç olursa diye sen kal, olur mu?
(Hüzünlü müzik)
Yaman, istersen ben bu gece burada kalayım.
Ali, bir şeye ihtiyacın olursa ara, olur mu oğlum?
Rüya.
Hadi.
Seni seviyorum.
(Hüzünlü müzik)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
-Serhan. -Sonra Şebnem.
-Üstümü değiştirip hastaneye gideceğim. -Çok önemli, konuşmamız lazım.
-Çabuk anlat. -(Sesi titreyerek) Güven geldi.
Metin'le karşılaşmış.
-Ne zaman? -Polis götürürken.
Çocuğun ölümüne Serhan sebep oldu, demiş.
Allah kahretsin!
Bir şeyler söyledim, idare etmeye çalıştım ama bence ikna olmadı, bana inanmadı.
İnanmaz tabii.
Beni alaşağı edecek malzeme geçti ya eline, peşine düşer şimdi.
Ne yapacağız?
Benim önce şu arabayı kullananı (Bip) halletmem lazım.
Sen de Metin'e gideceksin.
Ben Metin'e ne diyeceğim? Dinlemez ki beni.
Dinleteceksin Şebnem, dinleteceksin.
Artık zehirliyor musun, tehdit mi ediyorsun, sarılıp öpüyor musun...
...ne yapıyorsan yap, o adamı sustur, bana biraz zaman kazandır.
Serhan, işler iyice sarpa sarıyor.
Ben çok korkmaya başladım.
Korkma.
İkisinin zekâsını toplasan bir Serhan etmez.
Alo?
(Serhan) (Bip) Halil! Geri (Bip) Halil! Neredesin sen?
Benim canımı sıkma, ben ne diyorsam onu yapacaksın. Kapat.
Çocuklar, siz hastanede değil miydiniz?
Hastanedeydik.
Ama sen orada olmayınca konuşamadık. O yüzden eve geldik.
Evet.
Ne konuşacağız?
Bundan başlayabiliriz bence.
(Derin nefes verdi)
(Boğazını temizledi)
Ya bu şekilde öğrendiğiniz için çok üzgünüm.
Baba nereden çıktı şimdi bu durup dururken?
Gerçekten boşanacak mısınız annemle?
Ee, bu çok çetrefilli bir konu.
-Annenle ikimizin arasında. -Ha bizi ilgilendirmiyor diyorsun yani?
Biz kimiz ki Çağla?
Sizin çocuklarınız oluyoruz ya baba hani.
Gerekçenizi... Sana zahmet olmazsa tabii…
...kısa özet şeklinde bize de açıklarsanız.
(Derin nefes verdi)
Sizi ilgilendiren kısmını açıklayayım.
Ben hâlâ babanızım.
Anneniz de anneniz.
Her ne yapmış olursak olalım...
Ne yapmış olabilirsiniz mesela?
Baba, annemi mi aldattın?
Yani annem seni aldatmış olamayacağına göre.
Bu konuda daha fazla sizinle yüz göz olmak istemiyorum.
Ayrıca ikinize de çok çok teşekkür ederim.
Benimle ilgili güzel düşünceleriniz için.
Çocuklarımın babalarıyla ilgili intibaları...
...gerçekten gözlerimi sulandırdı.
Çok güzel. Ben aldatıyorum annenizi öyle mi?
Bravo. Vay be çok güzelmiş. Bravo.
Bravo!
Başka ne olmuş olabilir ki?
Bilmem.
Ama annem babamı bayağı delirtmiş.
Orası kesin.
(Sessizlik)
(Hüzünlü müzik)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
Yemek gerekirmiş.
Dua istermiş.
(Hüzünlü müzik)
Ece iyi miymiş?
(Hüzünlü müzik)
Aklım almıyor ya.
Hayat gerçekten çok basit. Şu kapıdan çıktı...
...bir daha hiç giremedi.
Sa... Sadece...
...bir ekmek almak için.
Ben şuradaydım...
...kafamı toplayıp gelinceye kadar...
...ben gitseydim, yollamasaydım onu.
Ekmek almaya göndermeseydim.
Ben gitseydim.
Araba bana çarpsaydı, ben ölseydim.
Umut'un yerine ben ölseydim.
Sen ne diyorsun yani Yaman?
Ekmek almaya gönderdik diye mi oldu yani hepsi?
Bizi mi suçluyorsun yani?
Ne diyorsun oğlum sen?
Ben sana sordum ya oğlum aynısını.
Açık açık konuşsana lan.
Sen ölseydin desene lan.
Cesur...
Umut'un yerine sen ölseydin de, rahatla.
Bak, ben...
...bu hâlleri kaldırabilecek durumda değilim.
Ne varmış lan benim hâlimde?
Basit bir soru soruyorum oğlum ben sana.
Gayet basit bir soru soruyorum.
Bizi mi suçluyorsun diye soru soruyorum ben sana.
Beni mi suçluyorsun diyorum.
Nereden çıktı oğlum bu şimdi?
Asi...
Suçlasan ne fark eder ki?
Ya ben öyle bir şey mi dedim?
-Ben niye suçlayım sizi? -Bağırma lan kıza!
-Dur, dur. -Lan ben kıza bağırmıyorum.
-Ben sana bağırıyorum sana! -Ha, bana bağır bana!
Ama yürekli ol biraz!
Öyle kıvırtma, erkek gibi cevap ver lan bana! Beni mi suçluyorsun?
Bizi mi suçluyorsun lan?
Cesur...
-Bizi mi suçluyorsun lan? -Cesur bak elimde kalacaksın.
Oğlum bizi mi suçluyorsun lan?
Suçluyorum lan!
Ama seni suçluyorum.
Asıl ben seni suçluyorum lan!
Senin suçun lan bütün bunların hepsi.
Ne yaptım oğlum ben? Ne yaptım?
Umut ayağa kalksın, Umut yürüsün, iyileşsin!
Bunun için kendimi paralamaktan başka ne yaptım?
Yeter, bağırmayın! Bağırmayın.
Bırak döksün eteğindeki taşları.
Şurada kendi yağımızla kavruluyorduk lan.
Umut'u sırtımızda taşıyorduk ama mutluyduk.
Sorun senin Allah'ın belası ailen çıktı geldi.
Bütün düzenimizi bozdunuz lan!
-Ya bu da mı benim suçum? -Senin suçun lan tabii (Bip)!
Senin suçun lan tabii (Bip)! Senin suçun!
Yok lan yok! Umut yok, yok oğlum yok!
(Hüzünlü müzik)
(Cesur burnunu çekti)
Hiç ameliyat olmasaydı, hiç ayağa kalkmasaydı.
O halı sahanın (Bip) topuna vurmasaydı da şurada bizimle oturuyor olsaydı lan!
Helvasını değil de kuru ekmek kemiriyor olsaydık keşke.
Bir gram mutluluğumuz vardı.
Onu da elimizden aldınız lan!
Kardeşimizi aldınız lan elimizden kardeşimizi!
Oğlum Umut bizim de kardeşimizdi.
Biz de kardeşimizi kaybettik.
Yanlışın var Yaman Ali Soysalan!
Biz kardeşimizi kaybettik!
Siz dakikasında kalbini söküp senin kardeşine taktınız!
Hastanede yatıyor senin kardeşin!
-Lan! -Dur, dur!
Vur lan vur.
-Yeter lan! Yeter! -Vur lan!
-Dur! -Vur!
Kardeşini kaybeden de biz, dayağı yiyen de biz. Tabii vur!
Hakkındır. Soysalan'sın ya sen.
(Cesur) Vur! Duramaz o Asi.
Kanında var.
Soysalan ya o.
-Soyunuz kurusun lan! -Cesur sus!
Yoksa ben sökeceğim senin dişini sus!
(Asi ağlıyor)
Umut şu hâlinizi görse çocuk kahrından ölürdü lan.
Hani kardeştik biz, hani aileydik?
Yazıklar olsun bize.
O kardeşlik işi biteli çok oluyor kızım.
İşledik hep bunları, geride kalma.
Bu mu... Bu mu yani?
Umut muydu bizi bir arada tutan?
Umut gitti.
Biz de bittik.
(Hüzünlü müzik)
Allah belanızı versin ikinizin de.
Aferin lan sana.
Yine (Bip) ettin her şeyi.
(Bip) git lan!
(Hüzünlü müzik)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
(Kapı açıldı)
Ben de seni bekliyordum.
Ben seni bir daha hiç görmemeyi umuyordum ama...
Ama kuyruğun sıkıştı.
Benim mi?
Sen olayları tamamen yanlış anlamışsın.
Öyle mi?
Anlatsana neyi yanlış anlamışım ben tam olarak?
Sen, dışarıda seni yeni hayat bekliyor sandın değil mi?
Kızın boynuna atlayacak...
...bana sırtını dönecek, seninle gelecek...
Biz de seyredeceğiz.
Gerçekten nasıl inandırdın ya kendini buna?
Sen Rüya'ya ne verebilirsin ki? Ne vadedebilirsin?
Açlık...
...acı ve sefalet.
Başka?
Hiç değişmemişsin.
İnsanın sinir uçlarıyla oynamayı çok iyi biliyorsun hâlâ.
Neyse, sadede gel.
Serhan sıkıştığı için buradasın.
Ne istiyorsunuz?
Teklifiniz ne susmam için?
Teklifimiz...
...hayatın aptal herif.
Serhan, sen cezaevine nakledildiğin dakika...
...seni temizletir.
Bunu biliyorsun değil mi?
Sen de tanıyorsun adamı.
Ve kaybedeceğin bir savaşa neyine güvenerek giriyorsun anlamıyorum ki.
Ne sırıtıyorsun Metin?
Öleceksin diyorum.
Çeneni kapalı tutmazsan...
...seni öldürecek.
Rüya'ya Güven'e ya da herhangi birine...
...herhangi bir şey söyle...
...haklı ama ölü bir adam olacaksın.
Karar senin.
Tam tahmin ettiğim gibi.
Kibrin gözlerini öyle bir kör etmiş ki.
Benim artık eski Metin olmadığımı...
...kendimi ezdirmeyeceğimi göremiyorsun.
Ben seni çoktan ezdim Metin.
Benim karşımda Metin yok ki.
Sen Metin'in posasından ibaretsin.
Anlamıyorum ya sen neyine güveniyorsun?
Dışarıda bir dostum var.
Adı Vedat.
Aynı zamanda avukatım olur kendisi.
O sana izah eder.
Neyime güvendiğimi.
(Müzik)
(Polis sireni çalıyor)
Şebnem Hanım sizi bekliyordum.
Konuşacağım bir şey yok. Gereken her şeyi içeride Metin'e söyledim.
Elimdeki fotoğrafları görmeden mi?
Ne fotoğrafı?
Neden bahsediyorsunuz anlamadım.
Sanat eseri sayılmazlar ama ilginizi çekeceğine eminim.
(Gerilim müziği)
Bunlar ne?
Siz bana şantaj mı yapıyorsunuz?
Söyleyin ona bu oyunlar onun boyunu aşar.
Serhan'ın bu saçmalıklardan haberi olursa onu olduğu yere gömer.
Aklını başına toplasın.
Şebnem Hanım bu fotoğrafın kopyaları çok güvenli yerlerde.
Müvekkilimin başına bir şey gelecek olursa...
...derhâl kızına iletilecek.
Ne istiyor benden?
Susması için ne yapmam lazım?
Benim isteğim, daha doğrusu ricam olur.
Şikayetinizi geri almanız.
Sonrasını Metin'le yüz yüze konuşursunuz.
Buyurun lütfen.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Alo, Selim Başkomiser'im.
Evet, iyiyim abi iyiyim. Sağ ol. Sen nasılsın?
İyi.
Ne?
Ha ona sen bir sene daha devam edeceksin o...
...fizik tedaviye, sakın atlama onları.
İyi.
Ya eğer senin başını ağrıtmayacaksa benim bir ricam olacak.
Şahsi bir mesele.
Bir MOBESE kamerasının görüntülerine ihtiyacım var.
Dün saat 16.00'da...
...o civarlarda ne çekmiş, ne kaydetmiş bir görebilir miyiz acaba?
Ben şu anda şeydeyim, kameranın konumundayım.
Çok teşekkür... Gerçekten çok teşekkür ederim. Sağ ol.
Ben konum gönderiyorum şimdi sana.
Tamam, tamam. Hemen gönderiyorum.
-Abisini aradın mı? -Ne diyeceğim ki arayıp?
Sağ ol verdiğiniz kalp için mi diyeceğim?
Orada kaldı ya.
Gelmeyecek herhâlde.
Umarım öyle olur.
Bir daha da gelmez.
O tipsizle haberleştin mi peki?
-Onun adı Cesur. -Her neyse.
Senin amacın ne açık açık sorsana. Yorma beni Alaz bak ne olur.
Kızım kardeşleri öldü ya, iyiler mi diye soruyorum.
Sen niye gülüyorsun?
-Hoşuma gitti. -Hoşuna giden ne?
Sendeki bu göz yaşartıcı değişim. Başkalarını da düşünmeye başlamışsın.
Direkt insanlıktan soğuttun beni.
Unut söylediklerimi. Vazgeçtim.
(Kapı kapandı)
(Duygusal müzik)
(Telefon titriyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Burnunu çekti)
Bana bak paran falan var mı senin? Öpücük mü vereceksin bakkala?
Var bak. Yaman abim vermişti.
Ha, Allah bereket versin. Güle güle harca.
(Geçiş sesi)
Allah bereket versin abiciğim.
(Duygusal müzik)
(Burnunu çekti)
(Kapı açıldı)
(Kapı kapandı)
(Tren sesi)
(Gerilim müziği)
-Pardon abiciğim. -Ne abisi lan? Ne abisi?
Nereden abin oluyorum lan ben senin?
Ya yürü git işine ya?
(Erkek) Bırakın ya bunu! Aranıyor bu deli.
Aynen aranıyorum!
Gel gel aranıyorum!
-Versene bana aradığımı! -Hayırdır birader kaşınıyor musun?
Aynen, kaşınıyorum!
Sizde beni kaşıyacak yürek var mı lan (Bip)!
(Bip) belanı!
(Dövüş sesleri)
Senin ben...
Sakin olsana lan! Neyin peşindesin oğlum?
Lan oğlum sizin var ya hepinizi toplasam...
...bir tane adam etmezsiniz, bir tane adam etmezsiniz.
Ne anlatıyor lan bu lale?
(Geçiş sesi)
(Duygusal müzik)
Umut.
Umut.
(Umut şarkısı çalıyor) "Uzun zaman önce bıraktı"
(Erkek) Deli lan bu. Salın bunu gidelim ya.
(Erkek) "Uzun zaman önce bıraktı umut etmeyi insan oğlu"
"Zalimin zulmüne uydu"
Gel abim.
Yakışıklım.
Yakışıklım.
Gel hadi abim.
Gel hadi eve gidelim. Hadi abim.
"Gül ki sen, gül ki çocuk gül ki yeşersin umut"
Umut. Umut gitme abim!
Umut gitme!
Umut!
"Gül ki sen, gül ki çocuk gül ki yeşersin umut"
"Ölme sen ölme ki çocuk"
Gitme.
"Yarına kalsın umut"
Gitme abim.
Sen de gitme abim.
Sen de gitme.
Sen de gitme abim.
(Duygusal müzik)
"Uzun zaman önce bıraktı umut etmeyi insanoğlu"
"Zalimin zulmüne uydu"
Abla iyi misin? Ver istersen.
Fiko yürü git.
-Yaman abiyi arayayım. -Arama lan kimseyi.
Abla...
Fiko (Bip) git dedim. Hadi uza hadi.
"Gül ki sen, gül ki çocuk gül ki yeşersin umut"
(Telefon çalıyor)
"Ölme sen ölme ki çocuk"
"Yarına kalsın umut"
Asi kız.
Tamam sonunda açtın telefonu.
Konuşmasan da olur.
Aslında konuşsan daha kolay olur.
Yani ne bileyim?
En azından iyiyim desen.
İyiyim, iyiyim. Çok iyiyim.
Gömdük işte Umut'u.
Toprağa verdik ellerimizle.
Hakkımızı helal ettik.
Okuduk duasını.
Sizinkiler de sağ olsun helvasını kavurmuşlar.
Tutuşturdular elimize.
Onu da yedik kapattık konuyu.
Benden iyisi yok yani Alaz oğlan.
Çok iyiyim (Bip) süperim!
Alaz oğlan?
Sarhoş musun sen?
Daha değil.
Neredesin?
Sana ne lan?
İyi olacak mısın peki?
Sa-na ne?
Doğru diyorsun.
Ba-na ne?
(Derin nefes verdi)
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Uğultu sesi)
Umut.
(Duygusal müzik)
-Umut ablacığım. -Buyur abla.
Kaybol hadi.
Ne bakıyorsunuz lan? Kalksanıza hadi. Kalk! Ver şunu da.
Hadisene oğlum!
(Duygusal müzik)
(Gök gürlüyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Gök gürlüyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Ee...
(Gök gürlüyor)
Umut.
(Gök gürlüyor)
Yakışıklım benim.
(Duygusal müzik)
Oğlum hava çok soğuk lan.
(Burnunu çekti)
(Derin nefes verdi)
Şey...
Senin ceketin nerede?
Nerede abim?
Kim aldı lan benim kardeşimin ceketini?
Getirin lan!
(Duygusal müzik)
(Gök gürlüyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Geldim ben abim.
Yettim, yettim bak.
Bak.
Üşüme sen, tamam mı?
Tamam mı yakışıklım?
Tamam mı?
Tamam mı abisinin güzeli?
Umut abim bize kızma, olur mu?
Çünkü biz daha ilk günden birbirimize düştük.
Kavga ettik.
Daha ilk günden abim.
Benim yüzümden.
(Hüzünlü müzik)
(Yaman hıçkırarak ağlıyor)
Benim yüzümden abim, benim yüzümden.
Abim.
Asi haklıymış.
Senmişsin bizim mayamız, senmişsin bizim tutkalımız abim.
Ama şimdi sen yoksun Umut.
Ne yapacağım abim, ben ne yapacağım abim, ben ne yapacağım?
Ben ne yapacağım abim, ne yapacağım?
(Yaman) Affet beni.
Koruyamadım ben.
Ben koruyamadım abim sizi.
Sizi koruyamadım.
Ben kardeşlerimi koruyamadım.
(Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor) (Yaman) Benim yüzümden.
-Alo? -Yaman neredesin?
Kapıya geldim, evde kimse yok.
Telefonu düşürmüş abi.
Telefonu mu düşürmüş? Nerede düşürmüş?
Mezarlık abla. Burada, çok üzgün.
Tamam, sen orada bekle, ben hemen geliyorum, tamam mı?
Gözünü sakın ayırma, gitmesin bir yere.
(Hüzünlü müzik)
-Yakup abi burada mı? -Ne yapacaksın?
Sana ne? Ne yapacaksam yapacağım. Söylesene.
Gel.
Abi, seni görmek istiyormuş.
Bırakın gelsin.
Başın sağ olsun Cesur.
Duyduk, üzüldük Umut için.
Eyvallah abi, sağ olasın.
Ee, sen hayırdır niye dolanıyorsun buralarda?
Yoksa Soysalanlar giderken sizi almayı mı unuttular, ha?
Bize ev düzüyorlar diyordun en son.
Soyları kurusun hepsinin.
Ne oldu? Ne oldu, geldin mi dediğime?
Boşuna konuşmuyoruz koçum biz.
Günün sonunda herkes kendi çöplüğüne döner.
Onlar malikânesine, sen bataklığına.
Abi, bana mal lazım.
Yoksa ben bu kafayı söküp atacağım.
Sahte değil, değil mi lan bunlar?
Yok.
(Gerilim müziği)
Al bakalım.
Eyvallah abi.
(Gerilim müziği)
-Sağ ol ablacığım. -Ne demek abla.
(Hüzünlü müzik)
(Gök gürledi)
Yaman.
Yaman! Yaman, ne oldu sana?
Yaman!
Yaman, ne oldu, ne bu hâlin?
Yaman! Yaman!
Yaman bana bak, bana bak!
Yaman, kendine gel. Yaman, Yaman bak bana.
Rüya.
Tamam.
Tamam bak, ben buradayım, yanındayım.
Kim yaptı Yaman sana bunu?
Yaman.
Bitti.
Bitti.
(Hüzünlü müzik)
Kardeşlik bitti.
Umut'umuz gitti.
Rüya.
Rüya, bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Yaman, Yaman, yapma.
Uf! Donmuşsun sen.
(Hüzünlü müzik)
Orada abi.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Asi kız.
Ne işin var lan senin burada? Nasıl girdin içeri?
Senin sayende.
Tanınıyorum artık buralarda.
Niye geldin sen? Rahat bıraksana oğlum beni!
Aklıma takıldı.
Sana bir şey olursa canım sıkılır.
Hadi kalk gidelim.
Gidecek başka cehennemim yok ki benim.
O zaman bu sefer benim cehennemde yanmayı deneyelim.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Cesur) Sana bir daha kardeşim diyen Cesur'u (Bip) lan!
Soyunu saldığımının Soysalan'ı!
Dağıttınız lan bizi, dağıttınız lan!
Dağıttınız lan bizi, dağıttınız!
Bir kişi var lan o ailede, koca ailede bir tane insan çıkmış.
Onun da yeri benim buram, kalbim lan.
Kalbim ulan, kalbim, kalbim.
Sen kimsin lan, sen kimsin oğlum? Kimsin lan sen, kimsin? Kurbağa!
Kurbağa! Senin neyine lan prenses, neyine?
Hıh, şimdi tam oldun ha.
(Bip) derenin kurbağası.
(Rüya) Yaman.
Yaman, yapma. Bak, konuş, ne olur konuş, bir şey söyle, korkutma beni ne olur.
Ne oluyor Yaman, Yaman.
Yaman bak bana, bak ben buradayım bak.
(Gök gürledi)
Onu bulduğumda böyleydi. Kimi arayacağımı da bilemedim.
Ne yapacağımı da bilemedim. Neslihan teyzeyi arasam kadın aklını yitirirdi.
İyi yapmışsın güzelim.
(Hüzünlü müzik)
Oğlum.
Yaman.
Biliyorum, biliyorum çok zor bir şey isteyeceğim senden.
Ama hadi gel, kalk gidelim.
(Hüzünlü müzik)
Hadi aslanım.
Bir bak benim yüzüme.
(Güven) Ha?
(Hüzünlü müzik)
Ben artık yanındayım senin.
Hiçbir yere gitmiyorum.
Seni hiç yalnız bırakmayacağım.
Söz ulan, ha?
Hadi aslanım.
Hadi kalk gidelim, hadi koçum benim.
Dayan bana.
(Hüzünlü müzik)
Gel. Hadi tamam.
Hadi.
Sen giyin onu, sen giy.
Gel.
(Hüzünlü müzik)
Artık ben varım, hadi.
(Gerilim müziği)
Dur, dur. Durdur arabayı durdur, durdur!
Cesur! Cesur! Cesur! Cesur, iyi misin?
Cesur! Cesur! Cesur! Cesur, iyi misin?
-Çağla. -İyi misin, neyin var?
-Geldin mi? -İyi misin, ne oldu sana Cesur?
Halüsinasyonu bile çok güzel.
Cesur! Ya ne bakıyorsun? Yardım etsene!
Cesur, tamam, hadi kalk.
Hadi kalk, kalk.
Hadi gidelim, tamam. Tamam, tamam, tamam.
Tamam hadi, hadi gidelim. Hadi.
Yürü, yürü.
(Rüya) Yaman, ben buradayım.
Seninleyim.
Duyuyor musun beni?
(Duygusal müzik)
(Rüya) Tutacaksın, tutacaksın tamam mı?
Sakın bırakma bu eli.
(Rüya) Yaman bana bak, bak bana.
Bak, ben buradayım, yanındayım.
Ne olur dön bana geri.
(Duygusal müzik)
(Güven iç ses) Yaman biraz hırpalanmış benim evde, merak etme.
Uyandığında Umut için çok üzülecek.
Nasıl söyleyeceğimi hiç bilmiyorum.
Ben söylerim.
Ne de olsa bütün tatsız işler benim vazifem, değil mi?
Bu arada boşanma meselesini öğrenmiş Alaz'la Çağla.
Sordular.
Seni aldattığımı falan düşünüyorlar.
Artık ne anlatacaksak bir karar verelim, konuşalım çocuklarla.
Serhan, biz daha kendimiz konuşmadık.
-Ne anlatacağız çocuklara? -Dinlemek istemiyorum Neslihan.
Babanız beni aldatıyor dışında bir bahane bulup...
...çocuklarınla konuş lütfen.
(Mesaj geldi)
(Neslihan iç ses) Yaman biraz hırpalanmış benim evde, merak etme.
Oo!
Gece mesajlaşmalarına başlamışsınız.
Serhan, lütfen.
Artık bitsin bu işkence.
(Gerilim müziği)
Hoş geldiniz Alaz Bey.
(Hareketli müzik)
İşte burası da benim cehennemim Asi kız.
Hoş geldim o zaman.
(Hareketli müzik)
(Hareketli müzik devam ediyor)
Ulan halüsinasyonumda bile fakirim ha.
Ne işimiz var lan bizim evin banyosunda?
(Cesur) Millet ne güzel halüsinasyonlar görüyor ya.
Biniyorlar uçağı falan filan böyle of!
Lan!
Ben böyle halüsinasyonun ta...
Ya şu hâline bak, leş gibi olmuşsun.
-Çağla! -Ne?
Sen gerçekten gerçek misin ya?
Bak bakayım gerçek miyim.
(Müzik)
Tamam, tamam. Hadi yıkayalım şimdi seni.
(Müzik)
(Konuşma anlaşılmıyor)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
(Hareketli müzik)
(Hareketli müzik devam ediyor)
(Hareketli müzik devam ediyor)
(Sessizlik)
(Duygusal müzik)
Artık cehennemde baş başayız Asi kız.
-Hoş geldin, gel. -Ne oldu, nesi var Yaman'ın?
İyi değil, yani tabii Umut'un ölümü çok etkiledi onu.
Öç alacak bu da, kimden alacak? Kendinden, gitmiş dalmış çocuklara.
Ama zararı kendine yani.
Ya niye böyle bu çocuk ya, niye böyle?
Genetik.
Ne yapacaksın?
Neslihan.
Yalnız hakikaten oğlan çok etkilenmiş.
Çok üstüne gitme, olur mu?
Sen de bana akıl verme istersen, olur mu?
(Hüzünlü müzik)
Ali.
Ali, ne bu hâlin?
Ne yaptın kendine oğlum?
(Neslihan) İyi misin?
Beni çok korkuttun, biliyor musun?
Niye yapıyorsun bunu kendine?
Kay bakayım şöyle, kay.
Ağrıyor mu?
Hani ben bir kere sana tokat atmıştım, hatırladın mı?
Günlerce uyuyamadım, biliyor musun?
Canın yanmıştır diye.
Sen niye kendi canını yakıyorsun oğlum?
Umut.
Başaramadım.
Anne, ben koruyamadım ailemi.
Umut gitti.
Umut hiçbir yere gitmedi.
(Hüzünlü müzik)
Bak, sana ne getirdim.
Bak Ali.
Bu Merve. Ne güzel gülüyor, görüyor musun?
Ama böbrek hastasıydı, nakil bekliyordu. Bir buçuk senedir tedavi görüyor.
Umut Hızır gibi yetişti.
Merve Umut sayesinde büyüyecek, gülümsemeye devam edecek oğlum.
Sonra bak.
(Neslihan) Bu da Ozan.
Doğuştan görme engelli, kalıtsal kornea göz hastalığı var.
Umut'un korneası şimdi onda.
Ama şimdi Umut'un gözleriyle görecek. Umut'un korneası ona gitti.
Ali, düşünebiliyor musun?
Bu çocuk artık ışığı, ağaçları, çiçekleri, dünyayı görebilecek.
Bu çocuk artık karanlıkta değil, Umut sayesinde.
(Hüzünlü müzik)
Bu da Uğur.
Hepatit A'sı vardı. Karaciğer nakli için bekliyordu.
Ama bulunamadı.
Doktorlar ailesine bir haftadan az ömrü var, dedi.
Dua etmekten başka çareleri yoktu.
İşte tam o sırada Umut ona umut oldu. Onu da kurtardı Ali.
(Hüzünlü müzik)
Ece.
Benim Ece'm.
Senin Ece'n, bizim Ece'miz.
(Hüzünlü müzik)
Umut sayesinde o da hayatta artık.
Dört çocuk.
Dört çocuğa umut oldu Umut.
Umut hiçbir yere gitmedi, Umut var.
Umut hep vardı.
O Umut, kardeşin artık bu çocuklarımızın bedeninde yaşayacak.
Umut hep yaşayacak, değil mi anne?
Yaşayacak tabii oğlum.
(Hüzünlü müzik)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
Daha iyi misin?
Hani sen hep bana diyordun ya güle gülmek yakışır diye.
Sana da gülmek çok yakışıyor.
Ama kaşlarını böyle çatınca biraz şey oluyorsun sanki…
-Çirkin mi? -Yok, çirkin demeyelim de...
...sevimsiz diyelim.
Eh, başlangıç için idare eder.
Ama söyleyeyim ben daha büyük hareketlere alıştım.
Cebimizde kalan son tebessüm kırıntıları.
O da sana kadar ha, başkasına kalmadı.
Merak etme, ben bile kendimde yeniden gülecek gücü bulduysam...
...hayat seni de iyileştirir.
-Ben böyle hayatın... -Hişt! Yapma ama çirkinleşiyorsun.
Neyse, ben kalkayım artık. Bizimkiler merak etmiştir.
Sen kalkma, kalkma, ben çıkarım.
Prenses.
Sağ ol.
Ne demek Kurbağa Prens, öl de ölelim.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Ee?
Kurbağayım ben hâlâ.
Ulan bu masallar harbiden yalan ha.
Evet Serhan Bey, hâlâ içeride Çağla Hanım.
Şimdi geldi. Tamam efendim.
Ah Çağla ah, ah Çağla ah!
(Gerilim müziği)
Annem nerede?
Güven abiyle konuşuyorlar.
Toparlan hadi, gidiyoruz.
Yaman, biraz daha dinlenseydin.
Burada değil.
(Gerilim müziği)
Merak etme, daha iyi.
Ya, özür dilerim.
Niye özür diliyorsun?
Yani dedim ya, çocuğun üstüne gitme falan diye bir şey bilip bilmeden.
Vallahi sen geldin beş dakikada dünya değişti.
Benim dört çocuğum var unutmadıysan.
Unutmak mümkün mü? Çabalıyorum ama mümkün değil.
Ben biraz taktım o sayıya.
-Fark ettim. -Ah!
Ne olacak bu çocuğun hâli, ha?
Ama ben oğlumu böyle gördükçe...
-Güven! -Ne?
-Duyacak, yapma. -Aman, duysun be.
Duysun.
Ne olacak? Herkes biliyor zaten.
Serhan bile biliyor.
Biz boşanıyoruz.
Yani...
...Serhan benden boşanmak istiyor.
Anladım.
Ama galiba sen pek istemiyorsun.
Ama dert etme...
...boşamaz o seni.
Vardır kafasında bir bildiği, çeviriyordur bir mevzular.
Sen hiç merak etme.
Serhan'a niye bu kadar kızgınsın?
Çünkü sana kızmaktan nefret ediyorum.
(Müzik)
Güven sen benden ne istiyorsun?
Oğlumu.
Başka isteyecek neyim kaldı ki zaten, değil mi?
Ben oğlumu alayım sonra da...
...gideyim.
Nasıl yani?
-Sen Ali'yi alıp gidecek misin? -Neslihan...
...asıl sen ne istiyorsun benden?
Onu söylesene bana, ne yapayım?
Anne. Anne.
Hayda, olmaz bu kadar erken. Rüya al çocuğu yukarı çıkıp...
...yatsın, devam etsin dinlenmeye. -Anne hadi.
Anne hadi.
Sağ ol doktor bu arada. Yani...
...seni yine soktum bu enteresan toplara, sahaya çektim.
Kusuruma bakma olur mu?
Biz böyle maçlara gönüllüyüz çocuk. Her zaman.
Eyvallah. Hadi Rüya, anne hadi.
(Müzik)
Bu arada ben çok teşekkür ederim.
-Siz olmasaydınız ne yapardım bilmiyorum. -Estağfurullah. Ne demek.
Yalnız Rüyacığım ne olur, birkaç gün gözün...
...şu eşkıyanın üzerinde olsun, olur mu?
-İstesem de ayıramıyorum ki gözlerimi. -Doğru.
-Ne yapıyorsun oğlum sen? -Bir şey yapmıyorum anne.
Hadi gidin hadi. Hadi.
-Sen? -Ece'ye gideceğim.
-Bugün orada kalacağım, iznin olursa. -Estağfurullah anne.
-Hadi görüşürüz. -Görüşürüz.
(Müzik)
Sen ne yapıyorsun?
Başım dönüyor hâlâ, kendime gelemedim galiba.
-Sen kullanır mısın arabayı? -Tamam, geç.
(Müzik)
(Demir kapı yumruklanıyor)
Hayırdır?
Çekil.
Hadi bize saygınız yok, cenaze evine de mi saygınız yok be?
Böyle paldır küldür dalınır mı eve?
(Gerilim müziği)
Başınız sağ olsun.
Zahmet oldu diline.
Ne demek, Soysalanlar sağ olsun.
-Bak Cesur. -Baktım. Bakıyorum.
Biz sizin için daha ne yapabiliriz ya?
Böbrek falan lazımsa vereyim onu da çekip gidin artık be.
Umut'un...
...kıymetli bağışı için...
...bir baba olarak...
...yürekten minnettarım.
Ama konumuz şu an bu değil.
Şu an...
...konumuz...
...senin...
...sürekli benim kızımın peşinde koşman.
Vallahi ben bu ara hiç koşacak hâlde değilim.
Sağ olsun, kızın koşup geldi.
İnsanlığı annesine çektiyse demek.
Ece'nin hatırına...
...size acıdığı için geldiyse...
...bunu hiç düşündün mü?
Düşüneyim.
Düşündüm. Hayır.
(Cesur) Rüzgâr'ı öldürdüğünde de buraya geldi çünkü.
Üstelik, yanlış anlama da...
...acınacak hâlde olan kızındı.
Demek ki neymiş?
Bana acımıyormuş, güveniyormuş kızın.
Neyine güvenecek lan benim kızım? Senin neyine güvenecek?
Kaç para var lan cebinde? Çıkartıp göster.
Bir kahve ısmarlayacak paran var mı acaba?
Kahve olmazsa çay içeriz be Serhan amca.
Bak şimdi...
...sana çok samimi bir yerden soracağım.
Sen kendini...
...benim kızımın benim prensesimin yanına...
...yakıştırıyor musun gerçekten? Şöyle etrafına baksana.
Şu aynaya bak bakayım, bak bak, aynaya bak.
Dön.
(Müzik)
(Serhan) Söylesene, ne geriyorsun lan aynada?
Söyle.
Ben sana söyleyeyim mi?
Evet...
...bakıyorum...
...aa...
...sefil bir (Bip) görüyorum.
Kızımın küçükken...
...acıyıp bakmaya çalıştığı...
...sokak hayvanlarından birini görüyorum.
Hangi baba...
...böyle bir pisliğe kızını yakıştırır ki?
Hangi baba...
...beş para etmez bir adama...
...kızını feda eder, söyle bana.
Söyle.
Bak, bu sana son uyarım.
Bir dahaki sefere...
...leşini bile bulamazlar.
Uzak dur kızımdan.
Anladın mı lan beni?
Anladın mı?
(Gerilim müziği)
(Avazı çıktığı kadar bağırıyor)
(Gerilim müziği)
(Yağmur yağıyor)
Ne geçiyor aklından?
Bilmek istemezsin.
Ama istiyorum.
Umut'a arabayla çarpan adamı bulup gebertmek istiyorum.
Bilmek istemezsin demiştim.
Yaman içindeki bu karanlık beni hâlâ çok korkutuyor.
(Sessizlik)
Aslında...
...şu dünyada benden korkması gereken son kişi sensin.
Senden korkuyorum ki.
Senin için korkuyorum ben.
Ya bu karanlık bir gün seni yutarsa?
Pişmansın değil mi benimle olduğuna?
(Duygusal müzik)
Küçükken etimi sıkardım.
Nereye kadar dayanabileceğimi çok merak ederdim.
Canım yanardı, çok yanardı canım.
Ama yine de devam ederdim.
Gidebileceğim yere kadar gitmek...
...tuhaf bir haz verirdi bana.
Güçlü hissettirirdi.
Acı veriyorum değil mi ben sana?
Tuhaf bir hazzın yanında.
Ya daha fazla yakarsam canını?
Gidebildiğim yere kadar.
(Duygusal müzik)
Bir de bunu geri takmanı istiyorum.
Neden bilmiyorum ama...
...o karanlıkta yolunu kaybettiğinde yönünü gösterecekmiş gibi geliyor.
(Duygusal müzik)
Bunu hiç çıkartma olur mu?
(Duygusal müzik)
Bir gün ayrılsak bile.
Bir gün terk edeceksin değil mi beni?
"Bakma bana öyle derin"
"İşimiz olmaz seninle benim"
"Hiç bu kadar sevilmedin"
"Gözlerinden okuyorum"
"Haberin yok ölüyorum"
"Sorma bana nerelisin?"
"Ne içersin ne giyersin?"
"Derdim sana derman olsun"
"Ben gönülden okuyorum"
"Haberin yok ölüyorum"
"Vay"
("Haberin Yok Ölüyorum" şarkısını söylüyorlar)
(Asi) "Azdı yine deli gönül"
"Üzerine geliyorum"
"Geçti yine boş bir ömür"
"Gözlerinden öpüyorum"
"Haberin yok ölüyorum"
"Vay"
"Haberin yok ölüyorum"
"Vay"
"Haberin yok ben ölüyorum"
"Sen gelirken ben gidiyorum"
"Dermanım yok ben ölüyorum"
"Ayrılırken ben içiyorum"
(Asi) "Haberin yok ben ölüyorum"
("Duman - Haberin Yok Ölüyorum" çalıyor)
"Haberin yok ben ölüyorum"
("Duman - Haberin Yok Ölüyorum" çalıyor)
"Haberin yok ben ölüyorum"
"Sen gelirken ben gidiyorum"
"Dermanım yok ben ölüyorum"
"Ayrılırken ben içiyorum"
("Duman - Haberin Yok Ölüyorum" çalıyor)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Asi dur! Asi!
Yeter.
Bu kadar gözyaşı cehennemi bile söndürür.
Toparlan artık.
O zaman senin cehenneminin pek ateşi yokmuş.
Ateşi yok da...
...fena yakarım diyorum Asi kız.
Ben (Bip), diyorum...
...Alaz oğlan.
Asi...
...Asi...
...Asi. -Ne?
Benden yara bandı olmaz, tamam mı?
Ben kapattığım yerden daha fazla yara açarım.
Ateş olsan cürmün kadar yer yakarsın lan.
(Müzik)
Ben geldim.
Bütün gece Yaman'laydım. Haber veremedim, kusura bakma.
(Müzik)
(Şebnem) Rüyacığım...
...biz de seni bekliyorduk.
Merhaba kızım.
Ne demek, vicdanım rahat değil? Ne saçmalıyorsun sen?
-Oyun mu oynuyoruz lan biz burada? -Bak, anlaşmamız Metin içindi.
Gencecik çocuk öldü senin yüzünden gencecik.
Benim yüzümden mi? Yapacağın işi doğru düzgün yapsaydın...
...o çocuk hâlâ hayattaydı aptal herif. -(Erkek ses) Ben onu bunu bilmem aga.
Metin'in arayanı, peşine düşeni olmaz dedik.
Bu çocuğun arayanı soranı çok olur. Verdiğin para da bu saatten sonra...
...bir işe yaramaz artık. Açıkça söyleyeyim...
...yakalanırsam da susmam, tamam mı? Ben diyeceğimi dedim. Hadi.
Senin ağızından çıkanı kulağın duyuyor mu? Bitiririm lan seni.
(Meşgul tonu) Alo?
(Gerilim müziği)
(Asi - Cesur gülme sesleri)
(Asi dış ses) Aman, bunun arabası varmış ya. Allah Allah.
(Cesur dış ses) Yapacağım rampasını, beklesin.
(Yaman dış ses) Oğlum kadın almadı parayı.
Dedi ki bu da özrümüz olsun size.
(Cesur dış ses) Ne diyorsun oğlum, bütün bu para bizim mi şimdi?
-(Yaman dış ses) Aynen öyle. -(Cesur dış ses) Kesin?
-(Yaman dış ses) Kesin. -(Cesur dış ses) Ne yapıyoruz peki abi?
Ne alıyorduk? Yatak alalım mı yatak? Ne diyorduk ona ya...
...rahat olandan, adı neydi lan? Ortopedik miydi neydi?
-(Asi dış ses) Çamaşır makinası alalım. -(Cesur dış ses) Bir dur kızım ya.
-Neyimiz var da neyimizi yıkayacağız? -(Asi dış ses) Niye bana yıkatıyorsun...
...o zaman? -(Cesur dış ses) Allah'ım ya.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Rüya dış ses) Baba! (Araba fren sesi)
(Çarpma sesi)
(Yaman dış ses) Umut!
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Aferin çocuk sana aferin.
Nesiniz ya siz?
Şaka falan mısınız? Kamera nerede?
Rüyacığım biz senin için...
Benim için? Benim için seni darbeden bir adamla bir araya geliyorsun, öyle mi?
Canım benim anlattık ya.
Biz sadece öyle tartışmanın hararetiyle biraz kırıp döktük.
Tabii ben, babana çok sinirlenince...
...aslında kazaydı ama ben öyle öfkelenince çok...
Öfkelendiğin için yalan söyledin.
-Yine yalan söyledin. -(Metin) Bir dakika bir dakika...
...ben darbetmedim, etmem.
-Hiçbir kadını. -(Rüya) Kadın darbetmezsin...
...ama hiçbir lafına inanma, yalan söylüyor, dediğin bir kadınla...
...yan yana bir yola girebiliyorsun. Öyle mi?
Tekrar soruyorum, siz şaka falan mısınız?
-Bak kızım... -Ne diyecektin ya bana?
Derdin neydi senin?
Rüyacığım uzatmasak.
Yani, bak biz...
...çok uzun zaman sonra böyle sakince oturup konuştuk...
...kusurlarımızı, yanlışlarımızı sonra...
...geçmişin üstüne sünger çekelim, dedik babanla.
Bir anda?
Ben artık anneme inanmakta çok güçlük çekiyorum, biliyor musun?
Rüyacığım yapma, lütfen.
Eğer bana anlatmak istediğin bir şey varsa...
...gerçek olmak kaydıyla... -Rüyacığım...
Dinlemeye hazırım.
Gerçek olan tek bir şey var kızım.
O da bu hayatta senden daha çok hiç kimseyi sevmediğim.
O yüzden izin verirsen, burada senin yanında olmak istiyorum.
Yanımızda.
Çok saçma.
(Gerilim müziği)
(Rüya kapıyı çarparak kapattı) Gördün, inanmadı.
Metin böyle saçma sapan bir şey ne kadar devam edebilir?
Sen de...
...o Serhan denen soysuz da bu saçmalığa alışsanız iyi olacak.
Ben yeteri kadar çektim, şimdi sıra sizde.
Kızımı bırakıp hiçbir yere gitmeyeceğim. Bu ev benim de evim.
Tamam mı?
Burada kalışım sizin için zulüm...
...kızım için kurtuluş olacak.
(Gerilim müziği)
Neslihan.
(Sessizlik)
-Efendim baba? -Gel.
(Sessizlik)
Konuşalım biraz.
Serhan'la vaziyetiniz?..
-Ne gibi? -Şu boşanma mevzusu.
Kararlı mı hâlâ?
Evet, kararlı baba.
Suçlayamıyoruz da bu durumda.
Kızım karar vermeden önce kendinizden çok...
...çocuklarınızı düşünün, derim ben.
Ne bileyim, Serhan'ı vazgeçirecek, yola getirecek bir yöntem...
...bir yol varsa gidip ben konuşayım.
Lütfen, artık benim özel hayatıma karışma baba.
Çünkü karıştığın için bu hâldeyiz.
Mevzubahis çocuklar olunca özel hayat kalmıyor kızım.
Bak Çağla'ya, yeni bir yıkımdan çıktı. Ece'nin hâli malum.
Alaz yeni sakinledi.
Yaman Ali yasta.
Yaman Ali’nin Güven'in oğlu olduğu anlaşınca bu çocukların hâli...
...ne olacak Neslihan, düşündün mü hiç?
Ben çocuklarımı senden daha iyi düşünürüm, emin ol.
Hep de öyle yaptım.
Artık ne Serhan’a kal ne de Güven'e git, diyecek ne yüzüm ne de gücüm kaldı baba.
Bitti mi konuşma?
Güzel. İyi günler.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Usta selamünaleyküm.
Aleykümselam da delikanlı, sen de kimsin? Ne lazım?
Şey...
...bu arabayı gördün mü daha önce?
Gördüm, dün geldi.
Sahibi kimdi peki, kim getirdi?
(Usta) Araba cillop değilse öyle kayıt falan almıyoruz.
Adamı da tanımam, arabayı bırakıp gitti.
-Böyle... -(Güven) Araba neredeymiş peki?
(Derin nefes verdi) Doktor?
Yine mi sen?
Nasıl buldun burayı? Sabahtan beri benim kaçıncı hurdalık.
Oğlum sen gidip yasını yaşasana.
Yok mu senin bir durun durağın? Yok mu?
Yok. Umut, benim canım ciğerimdi.
-Nasıl durayım ben? -Durma o zaman.
Hadi koş. Başını belaya sok yine.
Bana bir (Bip) olmaz.
Tabii, dokuz tane canın var ya ondan değil mi?
Yalnız üç tanesi benim gözlerimin önünde gitti. Geçmişi de maalesef...
...bilemediğim için tam hesap yapamıyorum şu an.
Var bir 99'u, rahat ol sen.
Bak, sen git buradan.
Bırak bu işleri. Ben sana söz veriyorum...
...kardeşinin katilini bulacağım.
Söz veriyorum ulan, daha ne diyeyim?
Umut, benim kardeşimdi.
Gitmesi gereken biri varsa o da sensin.
-Ama gitmiyorsan ısrarla, sağ olasın. -Gitmiyorum ulan.
Hadi gitmiyorum, ne yapacaksın?
O çocuk, benim için de çok kıymetliydi. Ben kaldırdım onu ayağa.
En az senin kadar ben de öfkeliyim, merak etme.
-Kimmiş sahibi peki? -Tanımıyormuş.
-Hadi gidip bulalım şunu. -Abi siz polis misiniz?
Yok.
Kendisi doktor ama dedektif olmaya heves ediyor.
Bu da çocuk ama yetişkin olmaya heves ediyor.
Olacak bir gün ama inanıyoruz. Değil mi?
İnşallah.
İşte burada.
Abi başımı belaya sokmayacaksınız, değil mi?
-Az daha konuşursan belki. -Tamam abi, sustum.
(Gerilim müziği)
Bu araba kesin çalıntı, yüzde 100!
Sizin oralarda bir güvenlik kamerası falan var mı kardeşim?
Yok, bekçi var diye gerek görmedik.
(Müzik)
(Gerilim müziği)
Adamın eşkâlini tarif edebilir misin peki?
Vallahi kılıksız bir şeydi. Açıkça akla gelecek bir tip değildi.
Sağ ol ya, çok yardımcı oldun gerçekten.
(Gerilim müziği)
(Arama tonu)
(Arama tonu) Alo, Selim.
Kusura bakma abi, seni ikidir rahatsız ediyorum.
Eyvallah, sağ ol.
Şimdi ben sana bir isim vereceğim. Bu isimden kaç tane vardır...
...nerede yaşıyordur, adresi nedir, işi nedir bilmiyorum ama...
...benim aradığım biraz karanlık bir isim.
Halil Kölemen.
(Yaman) Halil Kölemen.
Bir dakika Selim.
Ben şimdi ne diyeyim ki sana çocuk?
Ay, ay, ay.
Ben senden o zaman haber bekliyorum. Eyvallah, sağ olasın. Sağ ol.
Sağ ol kardeşim.
(Kapı zili üst üste çalıyor)
(Kapı vuruluyor)
(Kapı vuruluyor) (Kapı zili üst üste çalıyor)
-Kim o? -(Serhan) Aç, Halil aç.
Ne oldu Halil, tırstın mı? Telefonda atıp tutuyordun, ne oldu?
Adresi nasıl bildin?
Son ikametin burasıymış.
Zeki adam olmadığın yanlış kişiye çarpmandan belliydi.
Yürü, yürü, yürü geç içeri yürü. Geç.
Aptal Halil.
(Gerilim müziği)
Oo!
Şimdi yüzüme söyle bakalım.
(Bip) vicdanı sana ne diyordu?
Ben yapamam.
Gencecik çocuğun vebalini alamam.
(Gerilim müziği)
Oğlum sen acaba neden benim peşimi bırakmıyorsun?
Acaba neden illa ben de başımı belaya sokayım diyorsun, neden acaba?
(Telefon çalıyor)
Selim.
(Selim ses) Güvenciğim, dört yetişkin Halil Kölemen var.
Bunların ikisi İstanbul'da, birisi savcı diğeri de sabıkalı.
Yani aradığın Halil Kölemen'in adresi belli.
(Güven) Selim, o adresi bana gönderirsen çok sevinirim.
Ben de sana bir hurdalık adresi göndereceğim.
-(Selim ses) Tamam. -Suça karışmış araç o hurdalıkta...
...park hâlinde.
-(Selim ses) Tamam. -Bir ekip gönderirsen oraya iyi olur.
-(Selim ses) Tamamdır. -Gerek yok polise.
(Selim ses) Bir şey mi söyledin?
Yok yok, çocuk mızmızlanıyor. Senlik bir durum yok.
(Selim ses) Tamam hadi kapattım ben.
Polise gerek yokmuş. Allah'ım ya Rabb'im!
Halilciğim.
Sen iki yanlış yaptın.
Birincisi, yanlış adama çarptın.
İkincisi...
...çarptığın çocuk benim oğlumun...
...en yakın arkadaşıydı.
Şimdi, sana bir soru.
Eğer oğlum bu işin içinde benim olduğumu öğrenirse...
...ailem dağılır mı, dağılmaz mı?
Peki, benim ailem dağılırsa ne olur?
Ha?
Senin memlekete, annene gönderdiğin dört çocuğun var ya.
-Ha. -İşte onlar...
...çarptığın o garibanın yanına gider.
Tehdit diyorsun?
Yok, tam tersi.
Sana bir anlaşma öneriyorum.
Eğer teklifimi kabul edersen...
...dört çocuğuna ve ailene bir ömür boyu bakarım.
Korkma, korkma.
Sadece sapı.
Bak, beni dinle.
Benimle anlaşmadan buradan çıkış yok.
-Şimdi sakin olacaksın. -Tamam.
-Sadece konuşacağız. -Konuşacağız.
(Serhan) Aferin sana, aferin.
(Gerilim müziği)
-(Yaman) Burası mı? -(Güven) Evet, burası.
(Yaman) Tamam, sen gelme.
-Buradan sonrasını ben hallederim. -Öyle mi diyorsun?
Hadi kolay gelsin.
Ya doktor!
Doktor!
Doktor!
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Peki ben suçlansam sen ne kazanacaksın?
Gerçekten aptal olabilir misin acaba?
Her türlü hapse düşeceksin.
Sen sana yaptığım teklifin farkında bile değilsin.
Hiç değilsin, hiç.
(Kapı kırılır gibi açıldı)
-Ne yapıyorsunuz lan siz? -Güven.
Pazarlık mı? (Gerilim müziği yükseliyor)
Yalnız bak, ben sana söyleyeyim, bu cimridir.
Dikkat et seni bedavaya kapatmasın.
-Ne saçmalıyorsun sen? -Biliyordum ulan.
Her şeyin altından senin çıkacağını biliyordum.
Birazdan ikiniz de buradan polis eşliğinde çıkacaksınız.
(Gerilim müziği)
Kafandaki saçmalığı nasıl kurdun, neden kurdun...
...bilmiyorum ama emin olduğum tek bir şey var.
Kuyruk acından nereye saldıracağını şaşırdığın.
Neymiş lan benim kuyruk acım?
İkimiz de biliyoruz senin derdinin ne olduğunu.
Serhan, derdim neymiş?
Ailemden de oğlumdan da uzak duracaksın.
Defolup git, gideceğin yere bir an önce.
Gideceğim.
Hiç merak etme.
Oğlumu da alıp gideceğim.
Ama önce senin foyanı bir ortaya çıkartayım da.
Foya, ne foyası?
(Serhan) Ne foyası?
Ben kızıma can veren Umut'un, o zavallı çocuğun katilinin peşindeydim.
Lan!
(Gerilim müziği)
Kaçma lan, dur!
(Yaman) Selamünaleyküm.
Yaman! Ne yapıyorsun? Tamam.
-Niye sürdün lan arabayı Umut'un üstüne? -Oğlum yavaş! Yaman!
-(Güven) Öldüreceksin lan adamı! -(Yaman) Niye lan? Ne istedin?
Yaman!
Baba bak, bu herif sürdü arabayı üstümüze!
Tamam oğlum, biliyorum. Ben de o yüzden buradayım, bırak.
(Yaman) Bu herif öldürdü Umut'u baba!
Ne istedin lan Umut'tan? Niye böyle bir şey yaptın?
Söyle!
Metin! Metin Arkan! Ben onun için...
Rüya.
Rüya'nın babası o.
Bak, kim yaptırdı lan sana bunu?
Söyle, sana söz veriyorum canına hiçbir şey olmayacak.
Kim yaptırdı sana bunu?
Hiç kimse.
Ah! (Gerilim müziği yükseliyor)
Metin cezaevinden hasmımdı. İçeride şişledi beni.
Ben bir böbreğimi onun yüzünden kaybettim.
(Halil) Dışarı çıktığını öğrenince de peşine düştüm.
Tam üstüne sürüyordum ki kenara attı kendini.
Duramayınca da çocuğa çarptım yanlışlıkla.
Yani pisi pisine öldürdün kardeşimi, pisi pisine öldürdün öyle mi?
(Serhan) Hayır oğlum, yeter, tamam mı?
(Gerilim müziği)
Allah belanızı versin sizin!
Sakin ol, sakin ol.
(Gerilim müziği)
Ne yapıyorsun ya sen burada?
Eşyalarımı yerleştiriyorum.
Benim sabrımı iyice zorluyorsun artık! Al eşyalarını (Bip)!
-Çık, çık, çık! Çık odamdan! -Bana bak.
İyi, tamam. Madem çok ısrar ediyorsun sen yerleştir.
Tabii, sen aşağıya in keyfine bak.
-Başka bir şey ister misin? -Bir kahveni içerim.
Sade olsun ama unuttuysan.
Hiç unutur muyum?
Sağ ol.
Gerçekten inanamıyorum size ya.
Gerçekten ben de kendime inanamıyorum ama işte...
...hayat tatlım, asla asla demeyecekmişsin.
(Müzik)
(Telsiz sesleri)
Adamın tek derdi...
...Rüya'nın babasıymış.
Başına ne geldiyse o sebepten gelmiş.
Canım kardeşim...
...hiç tanımadığı bir adamın nefreti yüzünden ölmüş.
Ya, işte öyle oğlum.
Kimin aklına gelirdi ki?
Ben de onun hesabını sormak için düştüm bu herifin peşine.
Dedim ki belki polise teslim edersem, cezasını çekerse...
...oğlumun içi bir nebze olsun rahatlar.
(Serhan) Kim bilebilirdi ki?
Bu işin ucunun Metin'e dokunacağı hiç aklımın ucundan geçmezdi, hiç.
(Yaman) Ya ben neye yanayım?
Benim canım kardeşim bir hiç uğruna ölmüş.
Yapma be oğlum.
Böyle bırakma kendini, dik dur.
Kendini hırpalayarak Umut'u geri getiremezsin.
Bak, dün gece Ece uyandı.
Abisini görünce kim bilir nasıl mutlu olacak.
Hadi, Ece'nin yanına geçelim.
Bu hesap da kapandığında göre.
Hadi geç arabaya, geç.
(Müzik)
Bu arada Güven, sana çok teşekkür ederim. Bu süreçte oğlumun hep yanındaydın.
Gerçekten sana epey bir borçlandım.
Senin bana borcun bile olamaz.
Sen bana hiçbir şey ödeyemezsin.
Benim ödeyemeyeceğim borç olamaz.
Öyle ya da böyle seninle bir gün hesaplaşırız.
(Gerilim müziği)
Sana küfür etmeye bile değmez.
Şeref yoksunu (Bip)!
Oo, Cesur, sen iyice alıştın buraya gelmeye.
Nereden geliyor lan bu paranın kaynağı? Yaman mı?
Evime almam, dışarıda bakarım hesabı. Hıh, iyiymiş.
Abi, bana iş lazım.
Benim parayı bulmam lazım, en acilinden.
-Senin kafan hâlâ güzel anlaşılan. -Abi ben çok ciddiyim.
(Bip) git, canını sıkma adamın. Önceki vukuatını unuttum mu sanıyorsun oğlum?
-Enayi mi yazıyor lan benim alnımda? -Abi tamam.
Daha evvelden karışıklıklar oldu. Haklısın, eyvallah.
Ne dediysem, ne yaptıysam yaladım yuttum geldim. Abi bak buradayım ben.
Abi gözünü seveyim.
Allah canımı alsın benim o soyunu saldıklarımla işim bitti abi.
Bak, buradayım abi artık, kendi çöplüğümdeyim ben.
Ben çok sıkıldım abi, vallahi ben çok sıkıldım abi itilip kakılmaktan.
Paranın yolu buysa bu, eyvallah.
Ne istersen de yapmaya hazırım abi.
Bunların hepsinden de daha iyi yaparım, biliyorsun.
(Hüzünlü müzik)
(Yaman dış ses) Ben ne yaptım oğlum?
Umut ayağa kalksın, Umut yürüsün, iyileşsin!
Bunun için kendimi paralamaktan başka ne yaptım?
(Asi dış ses) Yeter! Bağırmayın, bağırmayın!
(Yaman dış ses) Bırak Asi, döksün eteğindeki taşları.
(Cesur dış ses) Şurada kendi yağımızda kavruluyorduk lan.
Sırtımızda taşıyorduk Umut'u ama mutluyduk.
Sonra senin Allah'ın belası ailen çıktı geldi, bütün düzenimizi bozdunuz lan.
(Yaman dış ses) Ya bu da mı benim suçum? Oğlum Umut bizim de kardeşimizdi.
Biz de kardeşimizi kaybettik.
(Cesur dış ses) Yanlışın var Yaman Ali Soysalan.
Biz kardeşimizi kaybettik.
Siz dakikasında kalbini söküp aldınız, senin kardeşine taktınız.
Şimdi hastanede yatıyor senin kardeşin, yaşıyor.
(Hüzünlü müzik)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
Asi.
Hepsini Umut kurtarmış.
Bizim kardeşimiz bu çocuklara can olmuş.
(Asi) Cesur, Umut ölmemiş.
Umut hep var.
(Hüzünlü müzik)
(Yaşam destek cihazı çalışıyor)
Abi.
Abim.
Abi, ben çok özür dilerim.
Yaşadığın için mi özür diliyorsun bir tanem?
Abi.
Umut.
Umut gerçekten öldü mü?
(Hüzünlü müzik)
Hayır bir tanem.
Ölmedi.
Tam burada yaşıyor.
Ve Umut hep bizimle birlikte olacak.
Ama sen de o kalbin hakkını vereceksin, söz mü?
Söz.
Anlaştık o zaman bir tanem.
(Hüzünlü müzik)
(Müzik yükseldi)
(Hüzünlü müzik devam ediyor)
Hadi artık gidelim, daha fazla yorulmasın.
Seni çok seviyorum abiciğim.
Ben de seni çok seviyorum abi.
(Neslihan) Yorulma prensesim.
Ali.
İyi misin?
Yani.
Artık öfkeli değilim en azından.
Sadece...
...böyle içimde bir boşluk var.
Hani ne yaparsam, nereye gidersem geçmeyecekmiş gibi.
Gel.
Evine geleceksin oğlum.
Ailenle birlikte dolduracaksın o boşluğu.
Herkes için çok yorucu bir gün oldu.
Alaz nerede, o niye gelmedi hastaneye?
Evde yoktu, aradım ama açmadı, her zamanki Alaz işte.
Ah Alaz.
(Neslihan) Dikkat et, dikkat.
(Alaz) Ve sevgili ailem eve döner.
Ne bu şimdi, karşılama töreni falan mı?
(Alaz) Hayır.
Daha çok veda konuşması.
(Gerilim müziği)
Yabani Soysalanlar adasına veda ediyor.
(Gerilim müziği)
Artık bizimle değilsin.
Ne diyorsun sen Alaz?
Kavga mı ettiniz siz yine bakayım?
(Alaz) Yok.
Kavga edecek bir şey kalmadı ki baba.
Çünkü bundan sonra...
...Yabani kendi babasının yanında yaşayacak.
(Neslihan dış ses) Benim özel hayatıma karışma lütfen artık baba.
(Geçiş sesi) Zaten karıştığın için bu hâldeyiz.
(Eşref) Mevzubahis çocuklar olunca özel hayat kalmıyor Neslihan.
Bak, Çağla yeni bir yıkımdan çıktı.
Ece'nin durumu malum. Alaz yeni sakinledi.
Yaman yasta.
Eğer Yaman Ali'nin Güven'in oğlu olduğu anlaşılacak olursa...
...bu çocukların hâli ne olur hiç düşündün mü?
(Neslihan) Ben çocuklarımı senden daha çok düşündüm baba.
Hep de öyle yaptım. Bundan sonra ne Serhan'a kal...
...ne de Güven'e git diyecek ne yüzüm ne de gücüm var.
(Geçiş sesi)
(Gerilim müziği)
Alaz.
Bak, benim canım çok yanıyor.
Şaka kaldıracak durumda değilim.
(Neslihan) Alaz!
Lütfen.
-Oğlum, yeter. -(Alaz) Bence de yeter.
Bence de bu oyuna artık bir son verelim.
Bilmeye hakkı var.
Burası kadar zengin olmasa da...
...iyi bir yere kapak attın yine.
O Doktor Güven Aydın...
...senin babanmış.
(Gerilim müziği)
Böylelikle sen de Yaman Ali Aydın oluyorsun.
(Gerilim müziği)
Yeni soyadın, yeni ailen, yeni yaşamın...
...kutlu olsun ve mutlu olsun.
Sana iyi yolculuklar dilerim Yabani.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Belgin Yılmaz - Bülent Temür...
...Hatice Başpınar - Sunay Temür - Süheyla Nur Çağlar
Editör: Ela Korgan
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.