All language subtitles for Yabani Dizisi 9 B├╢l├╝m - FOX

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müziği)

(Müzik)

(Gerilim müziği)

(Polis) Teşekkürler.

Serhan Bey hastanın ifadesini aldık.

-Evet? -Trafikte giderken bir dalaşma olmuş.

Önünü kesmişler. Olay o anda vuku bulmuş.

Şahısların eşkâllerini ve araç tariflerini aldık.

Nasıl yani? Pardon, ben...

...tam anlamadım? -Yani burada yapacağımız bir şey kalmadı.

Yardımlarınız için teşekkürler.

(Gerilim müziği)

(Rüzgâr inliyor)

(Yaman dış ses) Eğer...

(Geçiş sesi)

İfadende Alaz'ın adını verirsen...

...Çağla'ya yaptığın şeyin hesabını öyle bir keserim ki...

...öyle bir keserim ki...

...şu hâline şükredersin.

Anlaştık mı?

(Yaman) Anlaştık mı?

(Geçiş sesi)

(Gerilim müziği)

İşte bu.

Aferin sana aferin, aferin. O senin kardeşin oğlum o senin kardeşin.

Alaz için yapmadım.

(Derin nefes verdi)

Annem için yaptım.

Senin için yaptım, dedem için yaptım.

Bir ömür Alaz'ın arkasından yas tutmayın diye yaptım.

Onun için yaptım işte.

Kardeşin bu yaptığını öğrenince...

Hiçbir şey olmayacak.

Ben, bizim kardeşliğimize dair bütün ümidimi yitirdim.

O, benden neden bu kadar nefret ediyor, bilmiyorum ama...

...ne olursa olsun Alaz'dan bana kardeş olmayacak.

Bu da benim ona yaptığım son abilik olsun.

-Sen yokken ne yaşadıklarını bilmiyorsun. -Sakın!

Annemin hiçbir suçu yok.

Kimse, hiç kimse...

...kendi kötülüğüne yarasını bahane etmesin.

Eğer, yarayla kötü olunsaydı var ya...

...esas benden çekeceğiniz vardı baba.

(Müzik)

(Derin nefes verdi)

(Arama tonu) (Alaz ses) Alaz ben.

Açmıyorsam sizinle konuşmak istemiyorumdur ya da hayatımda...

...bir öneminiz yoktur.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

-(Yaman) Ne oldu? -Asıl sen anlat, ne oldu? Ne yaptın?

Rüzgâr uyanmış, verdi mi Alaz'ın adını? İtiraf etti mi Alaz yaptı diye?

O yapmış, değil mi?

-O yapmış. -İşte bu kadar.

Şimdi yapsın bakalım hainliğini. Ne yaptı, aldı mı polisler?

Tamam birader, sıkma canını. Kardeşin de olsa hak etti yani.

Hak etti.

De...

...ben Rüzgâr'la konuştum.

-Ele vermedim Alaz'ı. -Ne?

Yaman dalga mı geçiyorsun sen, kafayı mı yedin?

Oğlum sen manyak mısın, bu herif senin başını yakmayacak mıydı?

Doktor olmasa sen sittinsene içerideydin oğlum.

-Ne yapmaya çalışıyorsun sen? -Bakın...

...ben anneme söz verdim. Bundan sonra...

...bizim yüzümüzden üzülmeyeceksin, dedim.

Maalesef...

...maalesef...

...o çocuk, benim kardeşim. -Yemişim oğlum kardeşini.

-Sen manyaklaştın iyice. -Bana o sesini indir, tamam mı?

Birader sen daha ne olsun istiyorsun?

Oğlum hiçbir şey istemiyorum lan. Vallahi abi falan da olmak istemiyorum.

Sürekli benden bir şey isteniyor, eyvallah deyip gidiyorum...

...sineye çekip yapmaya çalışıyorum ama yok.

(Yaman) Yok, yaranamıyorsun kimseye bu hayatta.

Yoruldum artık yoruldum. Vallahi artık kaldıramıyorum.

Yoruldum, anladınız mı? Gerçekten kaldıramıyorum artık.

Anladık biz anlayacağımızı.

Bak, bu alınganlığınız da yordu beni. Bir kişi ya bir kişi...

...bir kişi de çıkıp desin ki; ben seni anlıyorum, desin ya.

Birader biz senin için diyoruz be oğlum.

Sen de bizi anla. Senin başına bir şey gelecek diye bizim derdimiz.

Lan oğlum daha kötü ne gelebilir benim başıma?

-Cenazen çıkabilir o evden ya. -Gömersiniz o zaman.

-Bir tane kefen, değil mi? Bitti gitti. -Ya sen...

-Hişt, Asi... -(Yaman) Bitti gitti.

Tamam, bırak, bırak Asi. Bir nefeslensin.

Delilenmiş.

Of!

(Hastane ortam sesi)

(Telefon çalıyor)

-Serhan Bey? -Alo? Kaptan geri dönün.

-Alo? -(Serhan ses) Duymuyor musun beni?

-Geri dön, diyorum. -Alo?

-Duyuyor musun beni? -Serhan Bey Türk kara suları...

-Hayır, geri dönün, diyorum. -Alo? Serhan Bey çekmiyor telefon.

-Tehlike geçti, geri dönün. -Ben de sizi aramaya çalışıyordum zaten.

-Bir kız var burada. Bilginiz var mı? -Kız mı?

-Ne kızı? Hangi kız? -Rüya, dedi Alaz Bey. Rüya'ymış adı.

Rüya'nın teknede ne işi var?

(Gerilim müziği)

-Alaz? -Alaz'a söyle...

...sakın bir delilik yapmasın, tamam mı? Derhâl geri dönün, duydun mu beni?

Dönelim mi? Alo?

Alo? Dönelim mi?

(Kaptan) Serhan Bey...

(Gerilim müziği)

(Kesik kesik nefes veriyor)

(Müzik)

Çocuk.

Hayırdır?

Ne var?

Hiç.

Demek ki olmayan bir şey var.

-Ne olmuyor? -Hiç.

Hiçbir şey olması gerektiği gibi olmuyor ya...

...sıkıntı o.

(Müzik)

-Takip et beni. -Nereye?

Bana yemek borcun var ya, onu ödeyeceksin.

Sen yeni yemek yemedin mi?

-Tatsızdı o yemek. -Peki...

...yemek mi sohbet mi?

İkisi de. Hadi.

Araba kiralık, plakayı ezberleyemedim hâlâ.

Şu gri araba işte, takip edeceksin. Tamam mı? Hadi.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Rüzgâr? Rüzgâr uyanmış, iyi mi?

İyi, yalnız ziyaretçi kabul edemiyoruz.

Ben ziyaretçi değilim yalnız. Çekil.

-Ne yapıyorsunuz ya? -Üzgünüm, göremezsiniz.

Ben Çağla Soysalan. Hastane bizim yani, anlatabildim mi?

Adın ne senin?

Bak bakayım tekrardan, şimdi tanıyabildin mi?

Kim olduğunuzu biliyorum efendim, konuyu da biliyoruz.

İyi, erkek arkadaşım olduğunu da biliyorsunuzdur o zaman.

-Şimdi çekilin. -Çağla Hanım, babanızın talimatı.

Bu hastaya yaklaşamazsınız. Ama dilerseniz Serhan Bey'i arayalım?

Tamam tamam, gerek yok. Gerek yok.

Kapıdan görseydim en azından.

Tamam tamam, arama.

(Müzik)

Rüzgâr her şey yoluna girecek, tamam mı?

(Çağla) Her şeye yeniden başlayacağız, bana güven.

(Çağla) Ama telefonu açman lazım, seninle konuşmam gerek.

Ya sabır ya!

-Rüzgâr. -O da siz görmek istemiyor zaten.

(Müzik)

-Çağla ne arıyorsun sen burada? -(Çağla) Sana ne?

-Cesur senden bir şey istesem. -Ne?

Bana yardım edebilir misin?

Yani etmem, diyeceğim ama bu konuda kendime de hiç güvenemiyorum.

-Kalemin var mı? -Kalem? Bende?

Vallahi hiç olmadı desem.

Dur bir dakika.

(Müzik)

Al bunu.

-"Seni kendimden bile... -Ne yapıyorsun, niye okuyorsun?

Gel.

Rüzgâr'a götüreceksin bunu, beni görüştürmüyorlar da.

Keşke ilacın bende olsa.

-Derdine derman olsam keşke. -Ne?

Şifa, diyorum şifa. Bulsam dağları deleceğim, o vaziyetteyim yani.

-Yazık ediyorsun kendine be. -Size ne ya size ne?

-Âşığım ya ben. -Hayır, değil.

Bu ne, bilmiyorum ama aşk değil. Sen öyle sanıyorsun.

Tamam, uzatma.

Götürecek misin götürmeyecek misin?

(Müzik)

(Yaşam destek cihazı çalışıyor)

-Günaydın. -Ne oluyor lan?

Dediler yırttı kefeni. Dedim, Cesur iş başa düştü oğlum.

Yaklaşma...

Sus, sus, sus!

Al şunu oku, oku lan şunu.

Anladın mı?

Sen biraz kalın kafalısın tam anlamamışsındır. Bir daha oku.

(Hızlı hızlı nefes veriyor)

Ulan sen şanslı, adi bir herifsin.

Bak, kız sana selektör yapıyor, insan olman için.

Bekliyor dışarıda, var mı bir diyeceğin?

Söyle...

...o fındık beyinliye...

...o, (Bip) kuş beyinliye söyle...

...benden uzak dursun.

(Rüzgâr) Hatta mümkünse sizi de alsın...

...hayatımdan (Bip) gitsin.

Lan sen var ya...

...Alaz olmasa Yaman, Yaman olmasa ben birimizin elinde kalacaksın bu gidişle.

-Eline ne oldu? -Yok bir şey.

-Ee, okudu mu Rüzgâr, ne dedi? -Okudu.

Şey dedi...

...söyle o... -(Bip)...

Tamam, geç oraları.

Ben şu an kendimi iyi hissetmiyorum...

...bana biraz zaman tanısın, gibi bir şeyler dedi işte.

(Bip), dedi yani?

Ama küfür senin ağzına hiç yakışmıyor.

Olmuyor yani ben sana diyeyim de sen yine istiyorsan et.

Boşuna üzüyorsun kendini. Değmez, değse...

Bir sus ya bir sus.

Mahvettiniz, içine ettiniz hayatımın.

(Müzik)

Ne demek, yine bekleriz.

Ulan adam olan şu mektuba ömrünü verir be ömrünü.

(Müzik)

(Alaz ses) Alaz ben. Açmıyorsam sizinle konuşmak istemiyorum ya da...

...hayatımda bir öneminiz yok...

(Arama tonu)

-(Kaptan ses) Alo? -Kaptan, döndük, de bana.

Tamam tamam, kapat.

(Gerilim müziği)

-Çocuklar. -(Rüya) Merhaba Serhan amca.

Merhaba.

Her şey yolunda, değil mi?

Eh işte.

Alaz sağ olsun, deniz havası iyi geldi.

Ne demek ne zaman istersen.

Bir daha içkili falan olursam dediklerimi ciddiye alma.

Bırak, evimde sızayım.

Görüşürüz.

(Kuşlar ötüyor)

Baba?

Geç içeri.

İçeri geç.

(Gerilim müziği)

Ne oldu, beğenmedin mi burayı? Harikadır buranın mezeleri.

Yani öyleydi, bakalım.

Yok yok, tam aksine. Sen beni böyle...

...kasıntı bir yere getireceksin diye ödüm koptu benim.

Bak bak bak, eğer ben senin üzerinde öyle bir intiba bıraktıysam...

...kendime ayıp sayarım oğlum. -(Erkek) Güven!

Hayri baba. (Sevinçle gülüyorlar)

-Neredesin be oğlum, yıllar oldu? -Ne yapacaksın nerede olduğumu?

Attım kendimi yurt dışına, bir daha da gelmedim.

Yalnız bir şey söyleyeceğim. Sen ne yapıyorsun kendine böyle de...

...genç kalıyorsun? -Yok be oğlum, yaşlandık.

-Ama sen her zamanki gibi aynısın. -Yok be abi.

Hanım kızımız nasıl? Neydi adı?

(Kekeleyerek) Ee, o hikâye bitti Hayri baba. Çok geçmişte kaldı.

Ama sende de iyi hafıza varmış.

Yazık olmuş.

-Ben ayrılamazsınız... -Hayri baba, ne demiş Mevlânâ?

"Dünle beraber gitti cancağızım...

...ne kadar söz varsa düne ait...

...bugün yeni şeyler söylemek lazım."

Değil mi?

Senin oğlan mı?

Yok, değil.

Yaman ben.

Benziyorsunuz da onun için sordum.

Hayda!

Hayri baba sen bize ne uygun görüyorsan önümüze at gitsin, değil mi? Açız.

Bugün bir balık yedim ben, vallahi balığa ayıp olmasın diye yedim...

...öyle söyleyeyim sana. -(Hayri) Tamam, o bende.

Tamam. Bize bir de bir ufak.

Otur.

(Ortamda sanat müziği çalıyor)

-Şey... -Ne?

Eski aşk mevzusu mu?

Bugün benden bahsetmek yok. Senden konuşacağız.

Neden bu sofraya, çilingir sofrası, demişler, biliyor musun çocuk?

Bu sofrada ne acını ne de neşeni gizleyebilirsin.

Çilingir gibi, pat diye açar kapını.

Seni konuşturacağız çocuk. Eğer dilinin kilidini çözmezsek...

...o kalp patlar.

Evet, anlat bakalım çocuk.

(Derin nefes verdi)

-Nereden başlayayım ki? -Başla.

Benim vaktim var.

(Müzik)

Oo.

Ben sana kaçıp git, diyorum, sen Rüya'yı da alıyorsun tekneye?

Hasta mısın sen?

Hasta.

Vallahi hasta.

Ben yokken annem çok fena dağılmış.

(Yaman) O da çok acılar çekmiş.

Benim çektiğim acılar ne olacak?

Ben gidip kime ağlayayım?

Ya adam...

...bulduğu her fırsatta üstüme oynuyor.

Neden peki?

Çünkü Yaman'dan nefret ediyorum.

Ya, ben ne alaka ben? Benim suçum ne?

(Serhan) Yaman Ali ne yaptı lan sana?

Çocuk gidip senin (Bip) kurtardı.

Ben sadece abilik yapmaya çalışıyorum.

(Alaz) Abilik mi etmek istiyor bana?

O zaman aramızdan çıkacak.

Kiminle aranızdan çıkacak Alaz?

Rüya'yla.

(Müzik)

Ben, Rüya'ya âşığım baba.

(Yaman) Onca şeye rağmen...

...bak doktor, onca şeye rağmen...

...sırf annem üzülmesin diye var ya...

...ben gidip ele vermedim onu, biliyor musun?

Ele vermedim derken?

(Müzik)

Rüzgâr'ı...

...o hâle Alaz getirmiş.

(Alaz) Baba, ben, abim olacak o herife...

...Rüya'yı bırakmam.

(Yaman) Ya, kardeşim dediğim adam...

...masum olduğumu bile bile...

...beni polisin önüne atmış ya.

(Alaz) Ben Rüyasız yaşayamam, tamam mı?

Onsuz nefes alamam.

(Müzik)

(Yaman) Ve ben var ya...

...bak, sana yemin ediyorum...

...sana yemin ediyorum, bu nefretin sebebini bilmiyorum.

Ah be oğul.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Rüya dış ses) Siz olduğunuz sürece Yaman'ın başı dertten kurtulmayacak...

...anlamıyor musunuz?

Bence artık bir düşün yakasından, çıkın hayatından, uzak durun Yaman'dan.

Eğer...

...böyle düşünüyorsan...

...bence sen uzak dur benden. (Geçiş sesi)

Ne yaptım ya ben?

Peki, sizinkilerin haberi var mı bu katakulliden?

-Annemlerin? -Evet.

Annemin yok.

Yok, zaten olsa kulağından tutar seni hemen polise.

(Telefon çalıyor)

(Derin nefes verdi)

Kadın bunca sene zaten benim yolumu gözlemiş.

Bir de üstüne Alaz'ın... Sakın diyeyim yani.

Peki, baban?

Babana söyledin mi?

(Gerilim müziği)

Yok, babam da bilmiyor yani.

(Telefon çalıyor)

(Meşgul tonu)

(Müzik)

-Bazen şeytan diyor ki... -Ne diyor?

Yeniden böyle bodoslama vur kendini sokaklara, arkana bile bakma.

Aa, bu havada?

Havalar daha da soğuyacak. Olmaz.

Kış vakti kolay değil sokak çocuğu olmak.

Sen de sanki biliyormuşsun gibi konuştun.

Ben bilmediğim konu hakkında konuşmam çocuk.

Ben de gözlerimi sokakta açtım.

Allah'tan hızlıca aldılar beni. Yurda.

(Telefon çalıyor)

(Derin nefes verdi)

Sen ne istiyorsun bu kızdan, derdin ne? Niye açmıyorsun?

(Duygusal müzik)

O da ayrı mesele ya zaten.

(Yaman) Tutturmuş...

...Yaman'ı bırak, Ali ol, diyor.

-Herkes konuşuyor be doktor. -Olsa dükkân senin, diyeceksin.

("Hakan Taşıyan - Doktor" çalıyor)

("Hakan Taşıyan - Doktor" çalmaya devam ediyor)

"Çaresiz derdimin sebebi belli"

"Dermanı yaramda arama doktor"

"Çaresiz derdimin sebebi belli"

"Dermanı yaramda arama doktor"

"Şifa bulmaz gönlüm senin elinden"

"Boşuna benimle uğraşma doktor"

Diyorsun?

"Şifa bulmaz gönlüm senin elinden"

"Boşuna benimle uğraşma doktor"

"Aşk yarasıdır bu ilaç kapatmaz"

"Verdiğin teselli beni avutmaz"

"Aşk yarasıdır bu ilaç kapatmaz"

"Verdiğin teselli beni avutmaz"

"Dermanı yârdadır sende bulunmaz"

Git elini yüzünü yıka, erken çarptı bu seni, hadi.

"Boşuna benimle uğraşma doktor" -Hadi, hadi.

"Dermanı yârdadır sende bulunmaz"

"Boşuna benimle uğraşma doktor"

"Dokunma, dokunma"

"Benim gönül yarama"

"Dokunma doktor"

(Serhan dış ses) Bazı adamlar harlı bir ateş gibidir oğlum.

Çabuk yanarlar, birdenbire ısıtırlar ortamı.

Sıcacık oldu her taraf dersin.

Ama...

...o kadar çabuk yanarlar ki...

...daha kor bile olamadan...

...bir avuç küle dönerler.

Sonra ne mi olur?

En ufacık rüzgârda...

...savrulup giderler.

Abin...

...tam da bu adamlardan.

Ama bazı adamlar da vardır ki...

...köz gibidir.

İçten içe yanmayı seçer.

Belki sıcaklıkları yetmez.

Ama kimseyi üşütmezler.

Anlıyor musun beni?

Ortam buz kestiğinde...

...sıcaklık yaymaya devam edenler daima kazanır.

Yani sabırlı olanlar.

Evet.

Şimdi sen hangi adamlardan olacaksın?

Önce ona bir karar ver.

Benden sana bir tüyo.

Kadınlar üşümeyi hiç sevmezler.

(Serhan dış ses) Ateşini tasarruflu kullan.

(Gerilim müziği)

(Arama tonu)

(Arama tonu)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Aşkım.

Biliyorum şu an benim sesimi bile duymak istemiyorsun.

Ama sana söz veriyorum.

Sen telefonunu açıp bu mesajı dinlerken...

...sana bunu yapanlar bedelini ödemiş olacak.

Hem de en sevdikleriyle.

Sen reddettikçe ben de aramaya devam edeceğim.

Açacaksın o telefonu.

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

(Telefon ısrarla çalıyor)

(Telefon ısrarla çalıyor)

Rüya.

Merhaba.

Test sonuçlarını hemen istiyorum.

Aşağı laboratuvara istediğimi söyleyin, tamam mı?

(Gerilim müziği)

Nerede kaldılar annen, baban, hâlâ gelmediler mi?

Uçakları yeni indi.

Yoldalar.

(Yaşam destek cihazı çalışıyor)

Nasıl bakacaksın onların yüzlerine?

Ne söyleyeceksin onlara?

Özellikle de annene?

Ne oldu yavrum, bunu sana kim yaptı dediklerinde ne diyeceksin?

Ben bir genç kızı dövdüm, o yüzden bu hâldeyim mi diyeceksin?

(Neslihan) Yüzüme bak!

Yüzüme bak!

(Neslihan) Senin ameliyatına ben girdim.

Hayatın benim ellerimdeydi.

Doktor kalabilmekte çok zorlandım.

Eğer bir anne olarak o ameliyatı yapsaydım senin ciğerini söküp alırdım.

Bak çocuk, ben sadece hastanede doktorum.

Şu kapıdan çıktığım anda anneyim.

Yani eğer kızıma bir kez daha zarar vermeye kalkarsan...

...seni öldürürüm.

Bu işi kimseye bırakmam.

Haberin olsun.

-Aradı mı Yaman? -Hayır.

-Bir sen mi arasan acaba? -Asi, bir sal ya.

Hah, çocuklar.

Ne oluyor, neyiniz var?

-Sizin canınız bir şeye mi sıkkın? -Yok.

Ya anlıyorum artık ben sizi.

Umut için mi endişeleniyorsunuz?

Yok ya, Umut iyi. Abisi ona şair doktor getirdi ya, keyfi paşada yok.

Şair doktor?

Şey diyordu da Yaman o odada işte şiirle kavga aynı kitapta yazmaz.

(Cesur) Ben kendimden biliyorum, sıkışırsın falan hani...

Tamam, saçmalama.

Ali'yi gördünüz mü çocuklar, yemeğe de gelmedi?

Bakın, eğer bir şey varsa benim bilmem gerekiyor, öyle değil mi?

Yok ya, her zamanki durumlar işte.

Yani işte sizi bulduktan sonra olaylar olaylar.

(Cesur) Neslihan Hanım, siz ona bakmayın.

Onun kafası başka bir şeye takılı, arada böyle arıza veriyor.

(Neslihan) Olur öyle.

Peki Riva'da keyfiniz yerinde mi?

Her şeyiniz var, değil mi? Bir şeye ihtiyacınız yok?

Yok ya, ne olacak? Allah razı olsun, sıkıntı yok yani.

-Sağ olun. -(Neslihan) Güzel.

Zaten iş de arıyoruz. Yakında onu da buluruz, her şey çözülür.

-Tamam mı? -Bakarız be Neslihan Hanım.

O zamana kim öle kim kala, değil mi?

Bir bakmışsınız bizim de başımıza çoraplar örülmüş.

-Sen ne demek istedin Cesur? -Şaka yaptım ya, şaka, şaka.

-Serhan. Evden mi geliyorsun sen? -Evet. Neden?

-Ali evde mi? -Hayır, ne oldu ki?

Arıyorum arıyorum açmıyor telefonunu.

Alaz'la aralarında ufak bir gerginlik olmuş.

Ne gerginliği yine ya, ne istiyor çocuklar birbirlerinden?

Neslihan, endişe edilecek bir şey yok.

-Ne olacak bu çocukların hâli Serhan? -İyi olan kazanacak.

Şaka yaptım. Gevşe biraz, şaka yaptım.

Hiç hoşlanmıyorum böyle şakalardan.

(Müzik)

(Şebnem) Neredesin sen?

O kadar telefon ettim, defalarca mesaj attım.

Bakmadım Şebnem. Tek derdim sen değilsin. Bin tane şeyle uğraşıyorum ben.

Eşref amca Caner için otopsi raporu istemiş.

Nasıl?

Umarım bundan daha büyük bir derdin yoktur.

Ne, nereden çıktı bu, emin misin?

Avukat söyledi, başvuru yapmışlar.

Serhan, ne yapacağız?

Niye şüphelenmişler?

Ne olmuş da otopsi istemiş? Bana bir şey demedi.

Caner'in evine gitmiş.

Bir şey bulmuşlar herhâlde şüphelenecek.

Sen nereden duydun eve gittiklerini?

Küpemi düşürmüşüm orada Serhan.

Feride Hanım bulmuş, bana getirdi düşürmüşsün diye.

Aldım deme sakın.

Ne bileyim, o anda bilemedim işte, boş bulundum.

Allah kahretsin!

Nasıl böyle bir hata yaparsın?

Lütfen, ne olur, ne olur Serhan, bir şey yapmamız lazım.

Caner'i ben öldürdüm. Lütfen.

Bir sus, sus! Kafamı toparlamam lazım, sus!

Serhan, bizi bu beladan kurtarman lazım.

(Gerilim müziği)

İçeride kim var adamımız?

Çarptı ya.

Sen birazdan daha fena çarpılacaksın haberin olsun.

Kalkıyor muyuz?

Sen değil, ben kalkıyorum.

Tamam. Niye?

Sen biraz daha oturuyorsun.

Şifan bende değil de ondan.

("Gamzedeyim Deva Bulmam" çalıyor) "Hey, hey"

Ne demiş şarkıda?

"Dermanı yârdadır"

Bende bulunmaz çocuk.

Ayrıca aşk her türlü derdi iyileştirir.

Afiyet olsun.

Teşekkür ederim.

(Rüya) Bir sade kahve lütfen.

(Duygusal müzik)

Rüya.

Kahve mi içeceksin meyhanede?

Kahveyi ben değil, sen içeceksin.

Sevgilimin söyleyeceklerimi anlayacak kadar ayık olduğundan...

...emin olmak istiyorum çünkü.

Kim ki senin sevgilin?

Yaman mı?

Ali mi?

Yaman Ali.

Namıdiğer Yabani.

-O zaman hoş gelmişsin tekrar. -Hoş buldum.

(Duygusal müzik)

Yaman'ı merak etme, Güven'de.

"Çaresiz derdimin sebebi belli"

("Hakan Taşıyan - Doktor" çalıyor)

"Dermanı yaramda arama doktor"

"Çaresiz derdimin sebebi belli"

"Dermanı yaramda arama doktor"

"Şifa bulmaz gönlüm senin elinden"

"Boşuna benimle uğraşma doktor"

"Şifa bulmaz gönlüm senin elinden"

"Boşuna benimle uğraşma doktor"

"Aşk yarasıdır bu ilaç kapatmaz"

"Verdiğin teselli beni avutmaz"

"Aşk yarasıdır bu ilaç kapatmaz"

"Verdiğin teselli beni avutmaz"

"Dermanı yârdadır sende bulunmaz"

"Boşuna benimle uğraşma doktor"

"Dermanı yârdadır sende bulunmaz"

"Boşuna benimle uğraşma doktor"

"Dokunma dokunma"

"Benim gönül yarama"

"Dokunma doktor"

"Aşk yarasıdır bu ilaç kapatmaz"

"Verdiğin teselli beni avutmaz"

"Aşk yarasıdır bu ilaç kapatmaz"

"Verdiğin teselli beni avutmaz"

"Dermanı yardadır sende bulunmaz"

"Boşuna benimle uğraşma doktor"

"Dermanı yardadır sende bulunmaz"

"Boşuna benimle uğraşma doktor"

"Dokunma dokunma"

"Benim gönül yarama"

"Dokunma doktor"

"Dokunma dokunma"

"Benim gönül yarama"

"Dokunma doktor"

Daha iyi misin?

Daha iyiyim.

Ama kahveden değil.

(Duygusal müzik)

-Rüya. -Yaman.

Ben senden çok özür dilerim.

(Rüya) Çok ileri gittim.

Aslına bakarsan herkesin yaptığını yaptım sana.

Geldiğin günden beri herkes bir şey bekliyor senden.

(Rüya) Ali ol.

Yaman'ı unutma ama.

Bak sen abisin, artık yalnız değilsin, senin bir ailen var, ona göre davran.

Geçmişini unutma ama geleceğini de onun üzerine kurma.

Hep bir istek, hep bir beklenti.

Biliyorum, görüyorum, hepsini yapmaya çalışıyorsun.

Herkes mutlu olsun istiyorsun.

(Rüya) Kimse kırılsın, üzülsün istemiyorsun.

Ama olmuyor işte.

Sen ne kadar senden istenileni yapsan da...

...herkesi aynı anda memnun edemiyorsun, edemezsin de.

(Duygusal müzik)

Yaman, ben hata yaptım.

Yapabilirim de bu arada yani bu ilk değil.

Son da olmayacak muhtemelen.

Ben yeni tanıyorum Yaman'ı.

Bazen sorular bilmediğim yerden geliyor, bocalıyorum.

(Rüya) Ne olur yardım et bana.

Ben tanımak istiyorum Yaman'ı.

Ne sever, ne yapar?

Nasıl eğlenir, canı sıkıldığında nereye gider?

Telefonunu açmadığında nerede bulabilirim onu?

(Duygusal müzik)

Yaman, nereye? Konuşuyorduk daha.

Hadi.

Yaman'la tanışmak istemiyor muydun? Bugünden başlayalım işte.

Hayri amca, hesabı alabilir miyiz?

Doktor halletti. Afiyet olsun.

Eyvallah.

Nasıl bir adam çıktı ya bu? Hadi.

(Duygusal müzik)

Yok daha neler, bu hâlde araba kullanmayacaksın herhâlde?

Ben değil ki sen kullanacaksın.

Ama ben daha acemiyim.

Ben de bu yolun acemisiyim Rüya.

Ama sen varsın.

Ben varım.

Biz varız.

Ve yalnız değiliz yani.

Birimiz çamura saplandığında...

...öbürümüz onu çekip çıkaracak oradan.

Bazen de beraber duvara toslayacağız.

Ama ne yapalım?

Yani yolumuz hep gül bahçesine çıkmıyor diye vaz mı geçelim?

Vazgeçmek için artık çok geç.

Yollar bizden korksun Yabani.

Hadi o zaman.

Buyurun.

"Dermanı yârdadır sende bulunmaz"

(Boğazını temizledi)

Ay! Aklım çıktı Neslihan.

Ali, Güven'in yanında.

(Şebnem) Yani?

Yani ne işi var o adamın oğlumun yanında?

(Şebnem) Güven onun da babası olduğuna göre yani...

...Güven’de oğlun, merak etme 'okay'?

Espri anlayışlarınız da çok benziyor arkadaşımla al bak.

(Neslihan) Oğlun Güven'de yazmış bir de. Çok rahatladım doğrusu.

Eskiden bu aramızda geyikti ya, bak unutmamış, çok tatlı.

Ama kabul et, iyi espri.

Nedense bugün beni hiçbir espri güldürmüyor.

Şebnem, niye anlamıyorsun ya?

Ali babasının yanında, Ali Güven'in yanında.

Tatlım Güven de bir şey bilmediğine göre kimse birbirine bilmediği...

...bir bilgiyi veremez, 'okay'? Rahat ol.

Hayır ne münasebet, neden beraber takılıyorlar, ben onu anlamıyorum.

Ara sor o zaman.

Açmıyorlar, aradım. İkisi de açmıyor.

Acaba azar iş etmekten bıktığı için olabilir mi?

Tamam, dur ben arayayım.

Sende numarası mı var?

Nesli, aynı numarayı kullanıyor. Allah Allah ya!

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

-Şebnem. -Güvenciğim, ne haber?

(Güven ses) İyiyim.

Kafam da iyi.

Dağıttık bugün biraz Yaman'la.

(Güven ses) Evdeyim öyle.

-Öyle mi? -Neredelermiş?

Nesli birazcık endişelenmiş de Yaman Ali'ye ulaşamadığı için.

Niye? Ben Neslihan'a mesajı gönderdim her şey yolunda diye.

Şebnem, biz daha sonra konuşalım mı?

Şimdi kapatayım ben olur mu?

Tamam tatlım, görüşürüz.

Ne diyor, neredelermiş?

İyiymiş oğlunuz.

-İçmişler birlikte. -İçmişler mi?

Nerede?

-İçmişler işte yani. -Bravo.

Çocuğu alıp meyhaneye mi götürmüş?

Delireceğim, gerçekten delireceğim.

Yer falan söylediler mi, neredelermiş şimdi?

-Evdeyim dedi. -Evdeyim mi?

Hangi ev, eski ev mi?

Bilmem, herhâlde.

Duruyor mu ki o ev?

Demek ki Nesli, yani evdeyim dediğine göre.

Bravo.

Oraya mı almış götürmüş çocuğu? Bravo!

Şebnem, Serhan sorarsa...

Söylemem Nesliciğim, merak etme.

O kadar derdim başımdan aşkın ki şu anın bile tadını çıkaramıyorum.

Hop, gel.

Neresi burası?

Hani diyordun ya...

...Yaman Ali canın sıkılınca nereye gider diye.

İşte orası burası.

Beni burada bulabilirsin yani.

Salim abinin yeri.

Çok da tatlı heriftir biliyor musun?

Hatta dur bak, sesleneyim tanıştırayım sizi.

Salim abi.

Salim abi.

Yok. Onun kafa git gelli biraz, kendi de öyle.

(Rüya) Yalnız burası çok romantik bir yermiş.

Eğer sadece canın sıkkın olduğunda geliyorsan yazık yani.

Yani hiç öyle romantik bir anım olmadı.

Yaman'ın olmadı yani.

Hayata kafa tutmaktan...

...tutunmaya çalışmaktan fırsat olmadı.

Ne zaman nefes alamayacak gibi hissetsem...

...burada buldum kendimi.

Sen bir de burayı var ya böyle yakamoz varken göreceksin.

Böyle yıldızlar sanki üstüne yağıyormuş gibi.

Hani sen de...

...senin derdin de...

...şu koskoca dünyada birer hiçsiniz der gibi.

O zamanlar işe yarıyordu yani.

Yani canım sıkılırsa, kafam atarsa buradayım diyorsun.

Tamam, olur.

Ama beni hiç yalnız bırakma olur mu?

(Duygusal müzik)

Yolumuz uzun yani.

Eğer sen kendini çekersen ben yolumu kaybederim.

(Rüya) Bak, senin pusulan burada.

Ama benim pusulam sensin.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik)

Nihayet ya.

Saatlerdir burada seni bekliyorum, öldüm meraktan.

O işler öyle kolay olmuyor Şebnem Hanım.

Buldum birini.

Tabii adamın karşısına hayatında ilk defa böyle bir fırsat çıkmış...

...para konusunda çok uçtu.

Hayır Serhan, lütfen sakın bana...

Sence öyle bir şansımız var mı?

Mecburen kabul ettim.

Yarın parayı getireceğim, buluşacağız adamla.

O da otopsi raporunu değiştirecek.

Böyle iş bitirici olunca o kadar seksi oluyorsun ki...

...anlatamam.

Her seferinde nerede olduğumuzu hatırlatmak zorunda bırakma.

Neslihan nerede?

Odasında yok, telefonuna da bakmıyor.

Bilmem. Hastanededir herhâlde.

Nerede olacak ki başka?

(Gerilim müziği)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Kapı kilidi açıldı)

(Neslihan dış ses) Sürpriz!

(Güven dış ses) Nasıl ya, nöbetin yok muydu senin?

(Neslihan dış ses) Son anda değiştirdim. Sevgilimin doğum gününü...

...yalnız kutlamasını istemedim ve bu da pastamız.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Güven dış ses) "Ağır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden"

"Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak"

(Neslihan dış ses) "Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak"

"Sular sarardı, yüzün perde perde solmakta"

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Telefon çalıyor)

Alo, neredesin oğlum sen?

(Neslihan) Açmıyorsun telefonunu.

Rüya'ylaydın.

Tamam.

Tamam.

Neslihan.

(Duygusal müzik)

Ne işin var burada?

İçeri nasıl girdin?

Aynı yerdeydi.

(Duygusal müzik)

Kusura bakma.

Oğluma bakmaya geldim. Merak ettim de.

Neslihan, Yaman'ın burada ne işi olsun?

Telefonunu açsaydın eğer...

Ben sana zaten mesaj attım, iyi, her şey yolunda diye.

Sana kaç tane rapor vermem lazım?

Oğlum söz konusu olduğunda gerekirse on defa.

Gerçekten senin ebeveynlik performansına bayıldım ama...

...Yaman yetişkin bir çocuk ya. Onu da söyleyeyim.

Aa, öyle mi? Fark edememişim.

Tabii haklısın, çocuklar yetişkin olunca...

...ebeveynleri artık onları merak etmemeli değil mi?

Eğer oğlunun nasıl olduğunu düşünüyorsan...

...merak ediyorsan yani...

...inan ki bulduğumdan çok daha iyi durumda.

Sizin aile meseleleriyle ilgili bayağı yorulmuş oğlan.

Neyse.

Başka bir şey yoksa...

Yapman gereken bir ameliyat var. Bir an önce yap.

-Çünkü kaldıkça haddini aşıyorsun. -Hmm...

(Müzik)

Rüya.

Çağla.

Ama senin...

Depresyonda olmam gerekirdi.

Ya da belki sinir krizi falan.

Yok, gerçekten ben onu kastetmedim ama...

...en azından dinlenmen gerekir diye düşünmüştüm.

Tamam, sorun yok. Takılıyorum zaten sana.

Ben iyiyim, merak etme.

Çağla gerçekten iyi misin?

Biliyorum, bize kızıyorsun, konuşmamızdan hoşlanmıyorsun ama...

...gerçekten biz senin iyiliğini düşündüğümüz için.

Dışarı çıkalım mı?

Çıkalım ama ben biraz yorgunum.

Ben bütün geceyi Yaman'la geçirdim de.

Yani Yaman kendini biraz kötü hissediyordu...

...ben de biraz üstüne gitmiştim de o yüzden.

Sorun yok.

Aranızdaki elektriği fark etmemek için kör olmak lazım zaten.

Sonuç?

Sonuç...

...şey işte, yani şeyiz...

...sevgiliyiz.

Süpermiş. Tebrik ediyorum.

O zaman bugün dışarı çıkmak için harika bir sebebimiz daha oldu.

Bunu kutluyoruz.

-Çağla gerçekten... -Rüya.

Gerçekten iyi olmak için sana ihtiyacım var.

Tamam o zaman. Üstümü değiştirip geliyorum.

Süper. Bugün çok eğleneceğiz.

Yani en azından ben eğleneceğim.

(Gerilim müziği)

Al bakalım.

Sağ ol abla da siz niye burada kalıyorsunuz?

Evi (Bip) bastı.

Hani ev ayarlayacaklardı size?

Ablacığım biz iyiyiz evimizde, sıkıntı yok.

-Yok, bir şey olmuş. -Bir şey olmadı.

Sen de takılacak şey arıyorsun. Hadi ye, kahvaltı getirdim mis gibi.

Cesur. Cesur!

(Masaya vuruyor)

Cesur!

Cesur hadi kalk, kantinden iki çay al.

Bak daha yeni geldim, hadi.

(Asi dış ses) "Seni kendimden bile çok seviyorum.

Biz ayrılamayız. Bizi artık kimse ayıramaz."

-Kalk hadi kalk! -Ne oluyor ya?

Uyandırma servisi canım. Ayakta uyuyorsun da ondan. Yürü!

Dur kızım, bir kendime gelseydim.

Ben seni kendine getireceğim. Yürü!

Yürü! Salak.

Asi, ne oluyor sabah sabah?

Bu oluyor. Ne bu Cesur?

Sen benim cebimi mi karıştırıyorsun?

Hayır. Yerdeydi, Allah'ın işi işte.

Gör bak diyor, bu (Bip) aptal aptal işler peşinde. Ne bu?

Ben sana niye hesap veriyorum?

Vereceksin lan. Eşek gibi vereceksin hem de.

Yaman bu (Bip) zekâlı Çağla yüzünden (Bip) yoluna gidiyordu.

Sen gitmişsin aracı olmuşsun. Sen ne yapmaya çalışıyorsun?

Niye? Yaman kendini (Bip) yoluna götüren öbür kardeşini affediyor da...

...benimki mi kabahat?

Sen Rüzgâr'la görüşmesine niye aracı oluyorsun?

Kıza iyilik değil, kötülük ediyorsun.

Çok ısrar etti.

Bir de öyle güzel baktı ki kıyamadım.

İki satır yüzü gülsün diye.

O ayıdan haber almak yüzünü güldürecekse eyvallah dedim.

Yok, bu kız senin gözünü iyice kör etti.

Sen artık doğruyu yanlışı da göremiyorsun.

Senin de başını yakmadan ipini çekmek lazım.

-Asi, Asi nereye gidiyorsun? -Git!

(Müzik)

(Yaman) Anahtar içinde usta. Eyvallah.

Kolay gelsin.

Hah.

Gel çocuk.

-Ne haber? -İyiyim.

Belli. Yüzündeki ifadeden belli, aşk yaramış, iyi gelmiş.

Vallahi doktor, 90'ıncı dakikada attın golü.

Maçın kaderini değiştirdin.

Ben bir şey yapmadım.

Top ayağıma geldi, baktım kale boş, salladım gitti.

Neyse. Dün gecenin özetini geçtiğimize göre...

...artık işimize bakalım.

Ben seni buraya Umut için çağırdım.

-Kötü bir şey yok değil mi? -Yok.

Ben diyorum ki artık bu ameliyatı yapayım, ondan sonra da...

Soysalanlara daha fazla bulaşmadan diyorsun.

Sen hazır frene basmışsın.

Kaza yapmayacakmışsın gibi görünüyor. Bırak beni, gideyim.

Eyvallah.

Sen Umut'un vasisisin, öyle mi?

Evet.

Bak, bu çok zor bir ameliyat, biliyorsun.

Biliyorum.

Hiçbir doktor, hiçbir hastasına söz de vermez bunu da biliyorsun.

Bak, benim pelerinim yok.

Kahraman da değilim.

Onun da farkındasın.

Güzel.

O zaman gel, şunu imzala. Ben de hazırlıklara başlayayım.

-Doktor. -Efendim?

Karar vermeden önce son bir kez Umut'la konuşsam olur mu?

Olur.

(Müzik)

Çocuk.

Artık boyundan büyük sorumluluklar almayı bırak.

Müsaade et, Umut karar versin olur mu?

(Müzik)

Abi, sen de yesene.

Yok aslanım, benim ağzımın tadı yok. Sen ye.

(Kapı açıldı)

Oo, uyanmışız beyler.

Yakışıklım, gel buraya.

-İyi misin? -İyiyim abi.

Hani Ece nerede? Gelmedi mi?

Bilmiyorum abi. Bugün gelmedi hiç.

İyi. Ben görürüm onu buradan sonra.

Kardeşim. Asi nerede?

Odada daralmış, hava almaya çıktı.

İyi yapmış.

Hayırdır abi? Biz seni yollarken ateş ediyordun her yere.

Sütliman olmuşsun.

Bir hayır vardır diyelim.

Neyse. Şimdi...

...daha önemli bir meselemiz var.

Bu elimdeki kâğıt var ya abiciğim.

Ameliyatın için onay kâğıdı.

Abi onaylasaydın, imzalasaydın.

(Duygusal müzik)

Evet.

Ama bak...

...ne olursa olsun...

...ama sonunda bu ameliyat...

...çok riskli.

(Duygusal müzik)

Benim, doktora güvenim tam.

Adam gerçekten adı gibi Güven yani.

Güven.

Ama...

...insanın da aklı kayıyor.

Bak oğlum benim aklım çıkıyor, Allah korusun yani...

...bir şey olur diye.

(Duygusal müzik)

Ben ölene kadar seni sırtımda taşırım. Ah demem, of demem.

Sen bu riski almak zorunda değilsin abiciğim.

Al benden de o kadar lan.

Ulan gık dersem insan evladı değilim.

Ben karışmayayım diyordum ama...

...bu ameliyat işi çok sıkıntı be oğlum.

İnsan korkuyor yani.

Abi, azıcık bile şansım varsa ben...

...denemek istiyorum.

(Duygusal müzik)

Sen öyle diyorsan. Eyvallah.

Eyvallah.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Sen de illa tutturdun ayağa kalkacağım diye.

O zaman var ya oğlum benim elimden çekeceğin var.

Umut, kalk çöpü at gel. Umut, git ekmek al.

Ne oturuyorsun oğlum? Git Asi'ye yardım et falan...

...darlayacağım seni sürekli. -Olsun abi.

(Duygusal müzik)

Müsaade var mı?

İyi misin?

Daha iyi günlerim olmuştu.

Ben ameliyat hazırlıklarını tamamlıyorum.

Bir an evvel yapıp gideceğim.

İyi.

Ben dün için biraz mahcubum, kusura bakma.

Çok uzun zamandır girmiyordum o eve. Sen de gelip öyle görünce...

(Güven) Ben bu sabah eşyaları topladım.

(Neslihan) İyi.

(Güven) Yakında evi elden çıkartıyorum.

(Neslihan) Geç bile kalmışsın.

(Güven) Kusura bakma tekrar.

(Gerilim müziği)

Başka bir şey var mı?

Bazen teşhis koymadan önce konsültasyon yapmak gerekir ya.

Bazen bazı şeyler gördüğümüz gibi değildir ya. Yanıltıcı olabilir.

Aklınızda bulunsun Neslihan Hoca'm.

(Gerilim müziği)

(Yaprak hışırtısı)

-Aa, hoş geldin. -Merhaba.

Yaman'ı arıyorsan, Yaman yok.

Ben Çağla'yı görmeye geldim.

Çağla, Rüya'yla çıktı kuzum.

Alaz evde mi?

Evde. Odasında. Ben sana eşlik edeyim.

(Gerilim müziği)

Pardon, pardon.

Ne oldu, utandın mı?

Öyle pat diye bir ortama girersen...

...karşılaşacağın manzarayı da göze alacaksın.

Giyinsene, konuşacaklarımız var.

Bence bu şekilde konuşabiliriz.

Ne oldu, korktun mu asi kız?

Ne korkacağım senden?

Böyle (Bip) ortada gezeceğine, ikizine sahip çık demeye geldim.

Ne yapmış yine benim sevgili ikizim?

Rüzgâr'la görüşmek için yapmayacağı şey yok.

Cesur'u bile aracı yapmış, not göndermiş.

O Cesur (Bip) niye kabul etmiş peki?

Çünkü senin kardeşin insan kullanmayı o kadar iyi biliyor ki...

...çocuğun ağzından girmiş burnundan çıkmış işte.

İkizin de sana çekmiş.

Aklınız fikriniz şeytanlıkta.

Sen Yaman'ı bile bile bir ömür içeride yatıracaktın ya.

Ama dua et, Yaman size benzemiyor.

Hâlâ arkanızı kollama derdinde.

Yabani övgüsüne çektiysek kapanış cümlelerini alalım. Hadi canım.

Olur.

Gönder gelsin.

Bizden uzak durun.

Ben Yaman değilim, senin aklını söker alırım.

(Gerilim müziği)

(Duygusal müzik)

-Abiciğim. -Abi!

Buraya gel.

Kimmiş bu ya?

Yeni bir grup, tanımazsın.

İyiymiş ama.

Ne oldu? Senin neyin var?

Hiç.

Bugün sevimsizlik hakkımı kullanıyorum.

Olmuyor ama beceremiyorsun. Çünkü fazla sevimlisin.

Sana çekmişim.

Bir dakika ya süper kahramanlar...

...sevimli olmazlar ki.

Yakışıklı olurlar.

Yakışıklısın zaten.

Öyle mi diyorsun? Eyvallah.

-Abi. -Efendim?

İyi ki geri döndün.

İyi ki bizi buldun.

Seni tanımadan ölseydim...

...yazık olurdu.

Bak şimdi!

Sen ölümü düşünmek için fazla sevimli değil misin yani?

Ayrıca önce abiler ölür.

(Duygusal müzik)

Sen bayağı bayağı kullanıyorsun. Tebrikler.

Ama sana söyleyeyim, bu hızda gidersek hiçbir yere yetişemeyiz.

Nereye yetişeceğiz, anlamadım ki ben.

Hayata Rüyacığım, hayata.

Senin bu enerjin, kullandığın ilaçlardan olabilir mi?

Acaba daha ufak adımlarla mı başlasak?

Bugün gideriz, bir yerde otururuz. Yarın başka şeyler yaparız.

Ne dersin?

Yarına çıkacağımız ne malum?

İyiyim ben yani iyi olmaya çalışıyorum en azından.

Kendimi gaza getirmeye çalışıyorum işte.

Bu arada gaz demişken.

Tamam, peki.

Hayata yetişelim bakalım.

Ha şöyle! Uçur bizi Rüya, uçur!

Bugün seninle çok eğleneceğiz.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Çağla dış ses) Sevdiğin birini kaybetmek Ne demek bugün öğreneceksin sen de.

Rüya yanımda. Gün batımına kadar vaktin var.

-Ne oldu abi? -Yok, bir şey.

-Benim çıkmam gerekiyor abiliğim. -Abi...

Bir... Bir öpseydin keşke.

(Yaman) Of!

Ne yapmaya çalışıyorsun kızım sen?

Aç şunu hadi!

(Bip)! (Bip)!

Abi!

(Gerilim müziği)

Derdin ne kızım senin?

(Çağla dış ses) Sevdiğin birini kaybetmek ne demek bugün öğreneceksin sen de.

Rüya yanımda. Gün batımına kadar vaktin var.

Ne saçmalıyorsun kızım sen?

(Derin nefes verdi)

Allah kahretsin.

(Gerilim müziği)

Aptal. Aptal!

Aç şunu hadi, aç.

(Gerilim müziği)

(Yaman) Eyvallah usta eyvallah.

(Mesaj geldi)

(Gerilim müziği)

Çağla!

(Serhan) Buralarda olmak canını epey bir sıkar diye düşünmüştüm.

Ama bakıyorum keyfin bayağı bir yerinde.

Yok be.

Biliyorsun böyle kapalı alanlar beni darlıyor.

Saha adamıyım ben.

Doğru. Sen bir şövalyesin.

Don Kişot da kendini şövalye zannediyordu.

Ama değirmenlere karşı savaşan budaladan başka biri değildi.

Doğru. Ama en azından...

...kralın tahtına oturmak için hevesle bekleyen bir soytarı da olmadı değil mi?

Serhan istersen bu kelime oyunlarını bırakalım...

...direkt konuşalım.

-Sıkıntın ne? -Sıkıntı?

Sıkıntı yok. Bu senin için fazla iddialı olur.

Biz buna küçük bir ikaz diyelim.

Şu ameliyatını bir an önce yap...

...ve sahalarına geri dön.

Ailemden de uzak dur.

Aile? Hani bütün sorumluluğunu...

...gencecik bir çocuğun sırtına yüklediğin ailen mi?

Ne demek şimdi bu?

Şu demek Serhan...

...eğer Alaz önüme komalık başka birini daha getirmezse...

...ben ameliyatımı yapıp buradan tıpış tıpış gideceğim.

-Bak Alaz sadece... -Sakın.

Bunu ne yaparsan yap izah edemezsin, sakın.

Ama bak sana şunu söyleyeyim...

...Yaman konusunda çok şanslısın.

O çocuğun kumaşı bir başka.

(Gerilim müziği)

(Müzik)

Şu süreci de hızlandırın.

Otopsi raporu bir an önce çıksın, bugün.

Eşref Bey hoş geldiniz.

Feride Hanım bir dakika sizi görmüşken.

Hayrola Şebnem?

Hastasın galiba, bembeyaz olmuşsun.

Öyle mi?

Hiç farkında değilim ya, hastanenin işleri herhâlde.

Yorgunluktan.

Haklısın tabii zor. Evet?

Şey önemli bir şey değil ya, şunu verecektim.

Bunu ben geçen gün benim sandım ama...

...benim küpemin teki çantamda kalmış, bu herhâlde bir başkasının.

Öyle mi? Hay Allah.

Neyse sahibi kimse bulunur.

Az kaldı zaten, eli kulağında.

(Gerilim müziği)

Abisi!

Oğlum senin ne işin var lan burada?

Sence? Hani Rüzgâr’a son noktayı ben koydum ya abisi.

Sen de yüce gönlünle bütün olayın üstünü örttün.

Ee, Çağla nereden biliyor ki senin yaptığını?

Giderken not bırakmıştım okumuş.

Oğlum sen aptal mısın?

Not bıraktım diyorsun iyi bir (Bip) yemiş gibi.

Kahramanlığı sadece sana bırakmadım diye gıcık oluyorsun değil mi?

Alkışlar sadece Yaman Ali Soysalan’a gelsin.

Sen bayağı alıştın bu sahne ışıklarına.

Ben şimdi şeyi anlamadım tam olarak.

Çağla niye Rüya’yla tehdit ediyor ki seni?

Bak yine dünya senin etrafında dönüyor sanıyorsun.

Sen ve uyduların.

Rüya benim için de kıymetli olduğundan olabilir mi acaba?

Hadi.

(Gerilim müziği)

(Rock müzik çalıyor)

Pardon, pardon.

Şu iki kızı gördünüz mü?

Evet gördüm, aşağıya doğru gittiler.

-Bu tarafa doğru? -(Erkek) Evet, evet o tarafa.

Eyvallah.

(Erkek) Taş gibi kızlar yalnız ha.

İstedim oğlum telefonlarını. O kadar yazıldık bana mısın demediler.

(Gerilim müziği)

-(Erkek 1) Abi pardon kusura bakma. -(Erkek 2) Kusura bakma.

Kardeşim lan.

-(Erkek 1) Abi pardon kusura bakma. -(Erkek 2) Tamam dur, yapmayın.

Yok bir şey.

Kusura bakmayın.

(Gerilim müziği)

Serhan, Eşref amca gelmiş, avukatlarla birlikte.

Otopsi raporunun peşinde, bugün çıkacak diyor. Ne yapacağız?

Elimizi çabuk tutmamız lazım. Bak yolun sonuna gelmiş olabiliriz.

-Bir şey söylesene ya. -Hişt!

Sus artık.

Şimdi şöyle yapacağız.

Sen adamla buluşacağımız yere gideceksin. Ben sana adresi atacağım.

Sonra ben para işini halledip yanınıza geleceğim, anlaştık mı?

Çağla yeni 'story' koymuş.

-Bakayım. -Ne yapıyorsun oğlum?

Deccal. Girdikleri film bu mu?

(Derin nefes verdi)

Ne bu şimdi sübliminal mesaj mı?

Oğlum...

...bak gerçekten aklım kabul etmiyor yani.

Annem ne yaptı lan size çocukken?

Karanlık odada kızgın demirle mi dövdü sizi kadın?

Kalorifere mi bağladı oğlum?

Bu nasıl bir manyaklık? Ya bu kadar manyak mısınız siz gerçekten?

Takip et ya da etme. Ben hallederim.

Gördük senin nasıl hallettiğini.

(Gerilim müziği)

Hadi, gidip bulalım şu sinemayı.

(Telefondan gelen müzik sesi)

(Cesur) Ne oldu çektin mi kulağını kızın?

Esip gürleseydin bir de. Sanki seni çok takarmış gibi.

Oğlum sen harbi (Bip) ha!

Hiç mi dokunmuyor ya sana? Kız o ayının peşinde, sen hâlâ...

Bu kadar mı onursuzsun ya sen?

Evet, onursuzum kızım ben.

İnkâr etmiyorum ki.

Kapıldı gitti benim gönlüm bu kıza.

Evet, biliyorum başkasını seviyor.

Ama ben ona tutundum işte, tamam mı?

Oldu mu? Aldın mı cevabını?

Ulan ben en azından korkak değilim be!

Sen bunca yıl sustun da ne oldu?

-Senin gibi olacağıma onursuz olurum... -Yeter, başlama yine!

Niye? Bana gelince vur gitsin, sana gelince başlama yine!

Ben sana söyleyeyim Asi sen neden susuyorsun.

Reddedilmekten korkuyorsun çünkü.

Benim öyle bir derdim yok ki.

Kızın seçimi belli zaten.

O yüzden sen bana vurma Asi.

Senin yükün sana yeter, benimki de bana.

(Duygusal müzik)

Korkuyorum evet.

O kadar çok seviyorum ki...

...kaybedeceğim diye ödüm kopuyor işte.

(Duygusal müzik)

Ne oldu, korktun mu lan?

Sen adam öldürüyordun az kalsın.

(Sinema ekranından gelen konuşma sesleri)

(Sinema ekranından gelen konuşma sesleri)

Bingo.

Rüya! Çağla!

-Rüya! -(Kadın) Ne oluyor ya?

Çekilir misiniz? Ne oluyor ya?

-(Erkek) Arkadaşlar filmi izliyoruz. -(Kadın) Sinema salonundayız.

(Kadın) Beyefendi sinema salonundayız.

Tamam, kusura bakmayın pardon. Özür dileriz.

Kusura bakmayın gerçekten.

Delireceğim ya, kedinin fareyle oynadığı gibi oynuyor bizimle.

Rüya neyin içinde olduğunun farkında bile değil.

Çağla oğlum bu. Küçük Sinsirella. (Mesaj geldi)

-Rüya'ya ağlamıştır şöyleyim... -Yeni 'story' atmış.

(Müzik)

Midye ne alaka ya? Çağla sevmez, Rüya zaten yemez.

Adres veriyor aklınca işte, hadi gidelim.

Ha, yeri biliyorsun yani?

Ne o sokağın çöplerini mi karıştırıyordun yoksa?

(Erkek) Nerede kaldı Serhan Bey? Saati netleştirmiştik.

İşlerim var benim.

Gelir, gelir Serhan gecikmez.

Ama ben onun keyfini bekleyemem ki.

Neyse ki karşımda sizin gibi hoş bir hanım var da sıkılmıyorum yani.

Ee, gelir birazdan gelir.

-Biter bu işkence de. -Pardon, anlamadım?

Bankadan para çekiyordur diyorum, herhâlde kalabalık o yüzden.

Ha.

(Boğazını temizledi)

(Martılar ötüyor)

(Üst üste konuşmalar)

(Telsizden gelen konuşmalar)

Usta ne oluyor burada?

Kızın birini bıçaklamışlar, ona geldiler.

Rüya!

Rüya! Rüya!

(Gerilim müziği)

Ah, ah!

(Kadın) Yavaş, yavaş, yavaş. Çok acıyor.

İyi misiniz? Yapabileceğimiz bir şey var mı?

-(Polis) Arkadaşlar müsaade edelim. -(Kadın) Yavaş lütfen.

-Pardon. -Delikanlı ya, erkek!

-(Yaman) Hadi gün batıyor, yürü. -Bu işin tadı kaçtı.

Bu işin tadı kaçtı.

(Gerilim müziği)

(Arama tonu)

Açmıyor mu?

Bir tane daha içer misiniz?

Yok, sağ olun. Benim de işim gücüm var, o kadar bekleyemem.

Lütfen, lütfen, lütfen. Biraz bekleyin, bize...

Bize biraz zaman verin gelir Serhan Bey.

Niye vakti boşa harcıyoruz değil mi?

Onu beklerken zamanı...

...daha keyifli geçirebiliriz.

-Na... Nasıl anlayamadım? -Bunda anlaşılmayacak bir şey yok.

Her şey para değil Şebnem Hanım.

Eğer derseniz ki başka bir yolu da var, bana uyar.

Beklerim o zaman.

Hah, birkaç arama yapmam lazım benim.

Tamam derseniz siz oda işini de size zahmet halledin.

(Gerilim müziği)

Hadi hanım.

(Yaşam destek cihazı çalışıyor)

Nasıl da kıymışlar yavruma.

Hadi hanım soracağız hesabını işte.

Neyin hesabını soracaksın sen bakayım?

Sus ve oğlunun ayıbıyla otur oturduğun yerde.

Oğlun torunumu darbetti.

Ve ben hâlâ senin oğluna bakıyorum bu hastanede.

Önce sen adam olacaksın.

Sonra da adam gibi evlat yetiştireceksin, anladın mı? Adam gibi.

Senin gibi yani? Eşref Ali Soysalan.

Gördük senin de yetiştirdiğin evladı.

Senin oğlun torununu kaçırmış lan!

Gebertirim lan seni. Gebertirim lan seni!

Ha, seni ben...

Senin gibi yedi sülaleni ben haritadan silerim!

Eşref Bey hastanedeyiz. Ne yapıyorsunuz? Hastanedeyiz.

-Siz de uzaklaşın buradan lütfen. -Hadi hanım.

Bravo vallahi, bir insan bu kadar mı değişmez?

Sen de ayağımın altında dolaşırsan...

...ne olacağını hatırlamış oldun.

Bu adamı istemiyorum hastanemde.

(Gerilim müziği)

(Arama tonu)

Allah kahretsin Serhan!

(Gerilim müziği)

(Arama tonu)

(Arama tonu)

(Kapı vuruldu)

(Kapı vuruldu)

(Kapı vurulmaya devam ediyor)

(Derin nefes verdi)

(Derin nefes verdi)

Serhan!

Serhan!

Beni yalnız bırakmayacağını biliyordum. O adama yem etmeyeceğini biliyordum.

Çok teşekkür ederim.

Hişt!

Sakin!

-Sakin. -Çok korktum.

Hişt tamam.

(Gerilim müziği)

(Geçiş sesi)

(Güven dış ses) Bazen teşhis koymadan önce konsültasyon yapmak gerekir ya...

Hani bazen gördüğümüz gibi değildir ya bazı şeyler.

Yanıltıcı olabilir.

Aklınızda bulunsun Neslihan Hoca'm.

(Güven dış ses) Vallahi bravo, bir insan bu kadar mı değişmez?

(Eşref dış ses) Sen de ayağımın altında dolaşırsan...

...ne olacağını hatırlamış oldun.

(Gerilim müziği)

(Kapı açıldı)

Ay, keşke birkaç saat daha burada kalsaydık.

O kadar rahatladım ki şu...

...otopsi meselesinden sıyrıldığımız için.

Keşke o parayı pis herifin suratına, suratına çarpsaydım.

(Mesaj geldi)

Aa, yurt dışından.

İlker. Bak video yollamış bir de. Başımı belaya sokacak.

Bir de mesaj atıyor.

İlk videoda her şeyi itiraf etmiştim, bir konu hariç.

Yeğenim için sustum.

Ablamı korumaya çalıştım.

Ama öyle bir kadınla aynı çatı altında yaşamaktansa, annesiz kalması daha iyi.

Yaman Ali Soysalan’ı kaçırmak ablamın fikriydi.

Caner'le beni bu işe o bulaştırdı. Her şeyden haberi vardı.

Plana kadar o yaptı.

Hatta Caner kendisini ötecek diye...

...onu zehirleyerek öldüren...

...ablam Şebnem Sualp’tir.

(Gerilim müziği)

Ne?

Ne diyor ya bu (Bip) zekâlı?

Ablam diyor Serhan. Bunu nasıl söyleyebiliyor?

Kim olabilir bunun arkasında?

İlker’in yemini, suyunu ben verdiğime göre...

...ben ne söylesem yapması gayet...

...normal sanki.

Sen mi?

Sen mi yaptın bunu?

Bu arada otopsi meselesinde de yalnızsın sevgilim.

Adli tıpçıyı geri çektim, para falan da vermedim.

Serhan...

Serhan niye yapıyorsun bunu bana?

Güven’i getirip hayatımızın ortasına koymadan önce...

...bütün bunları hesap etmeliydin.

Beni en iyi sen tanıyorsun.

Hayatımda yanlış yapanı hiçbir zaman cezasız bırakmadım.

Serhan lütfen saçmala. Tamam, özür dilerim.

Kendini...

...kuklacı mı sandın sen?

Hâlbuki kukladan başka bir şey değilsin.

Hiçbir zaman da olmadın.

Serhan... Serhan lütfen yalvarırım.

Söyle silsin o videoyu lütfen.

Lütfen İlker'e söyle silsin. Yalvarırım Serhan lütfen.

Lütfen, lütfen. Hayır, hayır ne olur.

Yapma Şebnem.

Böyle zayıf insanlara hiç tahammülüm olmadığını biliyorsun.

Serhan...

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Yok mu yeni bir şey?

Yok.

Oğlum benim aklım hâlâ kabul etmiyor ya! Bu kadar mı gözü döndü bu kızın?

Küçükken tavşan beslemeye heveslenmişti Çağla.

Bizimkileri zorlamıştı tavşan istiyorum diye.

Babam da kırmadı aldı.

Bir gün tavşan bunun yatağını pislemiş. Çok ağlamıştı.

Bana bunu yapamazsın diye.

İki gün sonra o tavşan evden kaçmıştı biliyor musun?

Tamam da ne diyorsun oğlum sen?

Yani...

Bence o tavşanı...

...Çağla salmıştı bahçeye. Sonra da kaçtı dedi.

Yani kendince cezalandırdı hayvanı.

Sağ ol ya, çok yardımcı oldun gerçekten.

(Mesaj geldi)

'Story' daha yeni geldi.

Günü bitiriyoruz!

-Tabela falan var mı bir şey orada? -Yok.

Allah kahretsin.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik)

(Mesaj geldi)

Geldi.

(Gerilim müziği)

(Bağırıyor)

Oğlum...

...nasıl bir manyak lan bu? Alaz yaptı mı şimdi bunu gerçekten?

Bilmiyorum.

(Bağırıyor)

Tamam, şimdi bir sakin olalım. Bir anlamaya çalışalım önce.

Ne yapmış olabileceklerini, nereye gitmiş olabileceklerini.

Oğlum Alaz bir şey söylesene bana, bir şey bulsana.

Gelme üstüme. Bir sakin ol!

Oğlum tabela yok, yol yok, elektrik direği yok.

Bir (Bip) yok! Nasıl anlayacağız biz nerede olduklarını?

Tamam, bir kafamı toparlayayım, sakin ol! İzin ver.

Ne yapacağız biliyor musun?

Şu manzaranın fotoğrafını çekip...

...görselini de internette aratacağız. Bak şimdi.

Konum gösteriyor işte.

(Gerilim müziği)

-(Yaman) Rüya! -(Alaz) Çağla! Neredesiniz?

Bak, bana bunu yapmayacağını söyle.

Gerçekten bu kadar manyak olmadığını söyle Alaz.

Bu kadar manyağız maalesef, evet.

(Mesaj geldi)

Sürpriz!

(Erkek) İyi akşamlar gençler.

-Çağla Hanım'ın size selamını getirdim. -(Yaman) Gerçekten manyakmışsınız siz.

(Alaz) Bu kadarını ben de beklemiyordum. Ne yapacağız?

-Bilmem, sana güvenebilir miyim? -Başka şansın yok gibi.

Hayırlısı o zaman.

-Yaman! -Alaz, yüzünü kapat!

-Yaman! -Yüzünü kapat Alaz!

(Umut) Yardım edin! Yetişin kimse yok mu? Yardım edin!

-Ne oluyor burada? -(Umut) Ece fenalaştı.

Ece, kızım! Tamam, tamam bir şey yok.

Geçecek, geçecek, bir şey yok kızım. Geçecek kızım.

-Yardım edin! -Serhan Bey müsaade edin.

Ece, canım bende kal.

(Serhan) Kızım, bir şey yok yavrum, tamam.

Bak oksijen veriyoruz sana, iyi olacaksın. Bende kal.

-Baba! -Tamam kızım, geçecek.

(Serhan) Geçecek yavrum, nefes al.

Serhan Bey, biliyorum bunu bekliyorduk.

Ancak maalesef kalbi dayanamıyor.

Ece için başka tedavi seçeneği kalmadı.

Nakil tek şans.

Siz şimdilik Neslihan ve Eşref Bey'e bir şeyden bahsetmeyin.

-Ben kendim izah ederim. -(Doktor) Tabii efendim.

Önce bir kafamı toparlamam lazım.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

-Bu ameliyata girecek ekibin listesi mi? -Evet efendim.

Ben buna evde bakarım. Ameliyat için tarih alın, hemen hem de olur mu?

Umut.

-Hayırdır oğlum, ne oldu? -Ece iyi değil.

-Ece kim? -Yaman abinin kardeşi.

Dört numara. Nesi var?

Kalp yetmezliği.

-Yapma be! -İzin de vermiyorlar görmeme.

-Allah Allah! Kim izin vermiyor? -Doktorlar işte.

Babası da kızdı zaten. Yok neymiş ziyaretçi yasakmış.

Ziyaretçi yasakmış öyle mi? Hadi bakalım.

-Abi ne yapıyorsun? -Ziyaretçiler hastaları öldürmez oğlum.

Bilakis iyi gelirler, iyileştirirler. Özellikle de sevdikleriyse.

-Müsaade edin lütfen. -Ama Serhan Bey izin vermiyor.

Arkadaşlar müsaade edin lütfen. Teşekkürler.

Gel sürpriz yapalım.

Affedersiniz, ziyaretçi kabul ediyor musunuz efendim?

Evet.

Umut!

(Yaşam destek ünitesi çalışıyor) (Duygusal müzik)

Ece çok korkuttun beni, iyi misin?

Ağlıyor musun sen?

Yok yok, ağlamıyorum. Kızma.

Niye? Herkes için ağlıyorsun.

-Benim için niye ağlamıyorsun? -Ağlayabilir miyim yani?

İzin verdim, ağla peki.

(Duygusal müzik)

Ece, ölmeyeceksin değil mi?

Şahsen benim öyle bir niyetim yok.

Tabii bana soruyorlarsa.

Ölemezsin ya. Ben belki de yakında ayağa kalkacağım.

Bunu görmek istemiyor musun? Nasıl yürüdüğümü merak etmiyor musun?

Niye merak edeyim ki? Herkes gibi yürüyorsundur.

Yok yok. Ben var ya acayip havalı yürüyeceğim.

Vallahi bak görürsün.

Vay! Kim ya bu havalı çocuk? Kalk bir daha yürü diyeceksin.

Bunu kaçıramazsın Ece.

Anlıyor musun? Ölemezsin.

(Duygusal müzik)

(Kapıya vuruldu) Gel!

-Serhan Bey, beni görmek istemişsiniz. -Gel. Geçin, oturun.

-Umarım yanlış bir şey yapmamışımdır. -Aksine, teşekkür etmek istedim.

Uzun zamandır bizim hastanemizde görev yaptın.

-İşinde de oldukça iyisin. -Teşekkür ederim. Bunu sizden duymak...

Yalnız bazen uzun yolculuklarda kan değişikliği yapmak gerekir.

Yeni tecrübeler kazandırır size bu.

Ki sizin meslek için bu önemli bir kazanım, değil mi?

Ayrıca yeni meslektaşlarınıza yol açmak da gerekir.

-Nasıl yani, siz şimdi beni... -İşten çıkışınız yapıldı.

-Tazminatınızı alacaksınız. -Ama Serhan Bey...

Müsaadenizle. Muhasebeye uğrayabilirsiniz.

Gerçekten anlamıyorum. Ben hiçbir şeyi yanlış yapmadım.

(Müzik)

(Kapı kapandı)

Evet, sen hiçbir şeyi yanlış yapmadın. Yapmazsın da, sorun bu zaten.

Alo?

Bana elini kirletebilecek biri lazım.

Evet. Birinin ameliyattan sağ çıkmaması gerek.

Ara, bul.

Karşılığında bir servet öderim.

Çağla seni böyle toparlanmış, güçlü...

...en önemlisi de mutlu görmeyi o kadar özlemişim ki.

Rüzgâr gibi bir adamdan da kendini kurtardığın için seninle gurur duyuyorum.

Bir daha asla öyle adamları hayatına sokma olur mu?

Onun gibisi yok ki zaten.

Doğru. Onun kadar pisliği yoktur.

Neyse, ben yatayım artık.

Bu arada çok yorgunum falan dedim ama bana da çok iyi geldi.

İyi ki çıkmışız dışarıya. Çok eğlendim, çok teşekkür ederim.

Asıl ben teşekkür ederim. Sayende ben çok eğlendim.

-Görüşürüz. -Görüşürüz.

-Yaman! -Yüzünü kapat Alaz!

Tamam, karşılıyoruz. Alaz'la Yaman Ali yolda, ambulansta!

Bütün doktorları yığın kapıya. Hadi çabuk!

Oğlum, Alaz.

Ciddi ciddi dövdürdü bizi ya.

Fındık Çağla'ya bak sen.

Aa!

Parmağında oynattı bizi.

Ezdi geçti en sonunda.

Gerçi sen alışıksın ama bana biraz fazla geldi.

Çok pis dövdüler.

Aa, kolum!

(Ambulans sireni çalıyor)

(Müzik)

Oğlum çok pis vurdular ya.

(Müzik devam ediyor)

(Çağla gülüyor)

Öff!

(Yaşam destek ünitesi çalışıyor)

(Müzik)

(Çağla ses) Aşkım biliyorum şu an benim sesimi bile duymak istemiyorsun.

Ama sana söz veriyorum sen telefonunu açıp bu mesajı dinlerken...

...sana bunu yapanlar bedelini ödemiş olacak.

(Mesaj geldi)

(Rüzgâr iç ses) Şimdi affettin mi beni?

(Mesaj geldi)

-Yaman! -Yüzünü kapat Alaz!

(Müzik)

(Mesaj geldi)

(Çağla iç ses) Affedildin.

İşte bu ya, işte bu!

Siz kiminle uğraştığınızı bilmiyorsunuz.

(Bip) zekâlı Çağla öyle mi? Alın size fındık beyinli Çağla.

(Gerilim müziği)

Çok mutlu bir aile olacağız.

(Kapıya vuruluyor)

Eşref Bey, Avukat Bey geldi. Otopsi raporu sonuçlanmış.

-Gelsin. -Buyurun, buyurun.

Eşref Bey, çıkacak sonuca göre dosyanın yeniden açılması...

Onlar sonraki iş.

-Müsaade et. -Tabii.

Feride sen kal.

(Müzik)

Bu zarftan ne çıkmasını istediğimi ben de bilmiyorum Feride.

Oğlum Caner kendini öldürmüş olsa da...

...dinmeyecek bu içimdeki yangın.

Öldürülmüş olsa da.

-Ne fark edecek? -Şu fark edecek.

Eğer düşman oğlunuz değilse hâlâ hayatınızda demektir.

Hayatınızdaysa da sevdikleriniz hâlâ tehlikede Eşref Bey.

(Gerilim müziği)

Anne ne oldu, nereye?

-Rüya ben bir süre burada olmayacağım. -O ne demek?

İş için. Bir iş gezisine çıkacağım.

Ben seni ararım tamam mı? Sen beni merak etme, ben sana ulaşacağım.

Anne ne zaman döneceksin?

Canım...

...seni çok seviyorum anneciğim.

Özür dilerim.

Ben geç kaldım.

Anne! Anne ne zaman döneceksin?

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

Efendim?

Ne!

(Duygusal müzik)

Neslihan.

Sana bir soru soracağım.

Ama cevabın hayatımda hiçbir şeyi değiştirmeyecek, farkındayım.

Senin de değiştirmeyecek çünkü artık çok geç.

İkimiz de yetişkiniz. Sorumluluklarımız var...

...ama yine de bilmek istiyorum.

Bunu bilmek benim en doğal hakkım.

Babam mı?

Gitmene babam mı sebep oldu?

(Duygusal müzik)

Beni babam yüzünden mi terk ettin Güven?

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Baktın böyle durumlarda işin içinden çıkamıyorsun, dayağı yiyeceksin.

-Kapanacaksın hemen koruyacaksın kendini. -Tabii ben senin kadar sık...

...dayak yemediğim için abisi.

Sen de tek başına kavgaya girmediğin için.

Çok komik.

Biri bana ne olduğunu anlatacak mı artık? Kim yaptı oğlum size bunu?

-Hayda! -Baba inan söylesek inanmazsın.

-Sizin sinirleriniz iyice bozulmuş. -Aynen.

-Yaman. -Yaman!

Rüya.

(Müzik)

Sen niye böylesin, niye yapıyorsun bunu bana?

Bak, bir şeyim yok ayaktayım.

-Çok korktum. -İyiyim iyi, merak etme.

-(Rüya) İyisin değil mi? -(Yaman) İyiyim tabii ya.

-Dur oğlum nereye gidiyorsun? -Karışma lan!

(Serhan) Bırak gitsin.

Oğlum ben sana ne yaptım?

Bak baba, bak sana yemin ediyorum bu çocuk dengesiz.

Derdini de anlamıyorum ki.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Tam diyorum tamam, oldu bu sefer, bitti ama yok.

Bu herifin nefreti geçmeyecek baba bana ya.

Ne yalan söyleyeyim ben de öyle düşünüyordum.

Belli etmiyordum ama hiç umudum yoktu sizden.

Sizi bugün birlikte gülerken görünceye kadar.

Tam bir abi kardeş gibiydiniz.

Bence hâlâ oğullarımın kardeş olabilme şansı var.

Aynen. En fazla iki üç dakika.

Hani sordun ya bana, derdi ne...

...niye benden nefret ediyor bilmiyorum diye.

Ben galiba...

...bugün cevabı buldum, oğlum.

Abi kardeş olabilmeniz için aranızda tek bir engel var.

(Duygusal müzik)

Alaz'a abilik yapmak istiyor musun oğlum?

(Duygusal müzik devam ediyor)

O zaman...

...uzak durmak zorundasın Rüya'dan.

(Duygusal müzik devam ediyor)

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Belgin Yılmaz - Bülent Temür...

...Büşra Taşçıoğlu - Hatice Başpınar - Ayhan Özgören

Editör: Ela Korgan

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.