All language subtitles for Yabani Dizisi 8 B├╢l├╝m - FOX

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müziği)

Güven Aydın, Umut'u ameliyat edecek.

(Gerilim müziği)

Serhan.

Neslihan.

(Gerilim müziği)

Güvenciğim hoş geldin.

Şebnem.

Bu ne sürpriz ya? İnanmıyorum.

Hangi rüzgâr attı seni buraya?

Rüzgâr demeyelim de daha çok fırtına.

Beni de önüne kattı, getirdi.

Ece, odana git canım.

(Sessizlik)

Ne oluyor burada?

Bu nedir?

Bu?

Güven ben. Güven Aydın.

Tanıştığımıza memnun oldum.

(Gerilim müziği)

Bana sakın ama sakın bu olup bitenlerden ailemin haberi yoktu deme.

(Gerilim müziği)

Geliyorsun, önümü kesiyorsun, beni apar topar buraya getiriyorsun.

Sonra Soysalanların hastanesinde Soysalanlardan habersiz...

...bir hastaya bakmamı istiyorsun, öyle mi? Bravo sana.

Sakin.

Sorun yok.

Sonuçta oğlum da bir Soysalan.

(Gerilim müziği)

Tabii, ben unuttum. Soysalanlar büyük aile.

Kalabalık.

Umut'u muayene etmeyi kabul etti kendisi.

Kabul ettim çünkü bana sizin haberiniz olmadığı söylenmedi.

Evet, hatta şartlar uygun olursa ameliyat edebilirmiş.

Hayır, hayır.

Ben hiçbir zaman ameliyat demedim.

Sadece muayene ederim dedim.

Evet, yani muayene durumuna göre ameliyat edecekmiş.

Ali biraz konuşabilir miyiz? Müsaadenizle.

Tabii, müsaade sizin de...

...benim uçağımın kalkmasına bir saat 25 dakika var.

Eğer biraz acele ederseniz zannediyorum yetişebilirim.

Güvenciğim gel, biz seninle...

...birer kahve içelim. Hadi.

(Gerilim müziği)

Serhan.

Ne oluyor, ne yapıyorsun? Nedir bu?

Konuşsana oğlum. Senden bir açıklama bekliyorum.

Ben nasıl bir şeyin içine düştüm ya?

-(Şebnem) Güvenciğim. -Efendim?

İznin olursa önce bir sarılabilir miyim?

Görüşmeyeli 20 yıl oldu.

Gel, gel. Kusura bakma.

-Bana bak. -Efendim?

Geçen yıllar sana yaramış. Karizmatik, yakışıklı olmuşsun.

Diyorsun.

(Duygusal müzik)

Ben gittiğimden beri zaman durmuş sanki.

Pek bir şey değişmemiş.

Bende mi Nesli'de mi?

Şaka yapıyorum be.

Şebnem.

Bu çocuk beni nasıl buldu?

Çünkü çok akıllı.

Umut bayağıdır hastanede, onun da aklı fikri Umut'un tedavisinde.

Meraklı da çocuk. Vallahi bravo.

Arkadaşı için en doğru adresi bulmuş.

Ama ailesi için en yanlış adrese varmış, değil mi?

Kader.

Kahveni nasıl istersin?

Orta.

(Şebnem) Bize bir orta, bir sade Türk kahvesi lütfen.

(Sessizlik)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Yaklaşan ayak sesleri)

Nasıl yani?

Bir broşür buluyorsun, ondan sonra sokaktan doktor mu çeviriyorsun?

Evet. Umut kötüydü, dağılmış hâldeydi.

Tedavisi sonuç vermiyormuş zaten.

Kim söyledi bunu? Kendi kendine mi karar vermiş?

Duymuş işte bir yerden, bilmiyorum. Ne önemi var zaten?

Gerçi senin bana söylemen gerekiyordu ya aslında.

Çocuk burada boşu boşuna...

Tedavi seçeneklerimiz henüz bitmedi. Ayrıca bu tür tedaviler süre alabilir.

Artık benden saklama anne.

Umut'un ayağa kalkabilmesinin tek yolu ameliyat olmakmış.

Ameliyat seçeneklerimizden biri olsaydı burada doktor mu yoktu?

(Neslihan) Sokaktan mı doktor bulmak gerekiyor?

Bu ameliyatın hayati riski olduğunun farkında mısın?

Farkındayım! O yüzden gittim, o adamın peşine düştüm zaten.

Adam alanının en iyi doktoruymuş ya.

(Yaman) Aç, bak internete. Adamla ilgili bir sürü haber var.

-Adamın başarı oranı çok yüksekmiş anne. -Oğlum risk, risktir.

-Bunu kendisi de söyleyecek sana. -Tamam.

En azından bir görsün, muayene etsin, baksın.

Adam buraya kadar gelmiş. Ne kaybederiz?

Bak, adam hayır da demedi. Kalktı, ayağımıza kadar geldi. Lütfen anne.

(Neslihan) Bu kadar heveslenme oğlum. Geldiği gibi gider de.

Onun umurunda bile olmaz.

Aliler, Umutlar, Yamanlar falan umurunda değil, tamam mı?

Olan da sizin hayallerinize olur.

Pelerini var sanma. O adam kahraman değil.

Anne, sen bana söylesene. Bu adam size ne yaptı?

-Sizin bu adamla gerçekten derdiniz ne? -Ne derdim olacak?

(Neslihan) El âlemin adamıyla ne derdim olur? Hiçbir derdim yok onunla!

Nesli ya sanki bunca yıl geçmemiş gibi.

Şebnemciğim, ben Neslihan'ı yalancı çıkartmayayım. Geldiğim gibi...

Saçmalama, sakin. Güven lütfen, sakin.

-Lütfen. -Sakinim zaten, bir şey yok.

-Kahvemizi içelim. -(Güven) Sakinim zaten.

-(Şebnem) Tamam, kahvemizi içelim. -(Güven) İçtik say.

Güven Bey, Güven Bey! Güven Bey, Güven Bey!

Annen haklı çocuk.

Ben kahraman değilim.

(Gerilim müziği)

Ayrıca ortada kurtarılacak bir dünya da kalmadığına göre...

...yani insanlık olarak bu konula ilgili ümidimizi yitirdiğimizi düşünüyorum.

Hızla kendi sonumuza doğru koşuyoruz.

Güven Bey lütfen.

Güven.

Bu arada özür diliyorum.

Emrivaki oldu. Senden de özür dilerim.

(Güven) Gidiyorum, merak etmeyin.

Vermiş olduğum rahatsızlıktan ötürü teker teker özür dileyerek.

O çocuk, Umut. Oğlum için kıymetli.

Birlikte kardeş gibi büyümüşler.

Dolayısıyla bizim için de çok özel.

Eğer ameliyat bir seçenekse onu senden başka kimseye emanet edemeyiz.

Eğer bu nahoş karşılaşmayı hoş görebileceksen...

...hasta senin.

Lütfen.

Benim için.

(Gerilim müziği)

-Hastanın raporunu görmem lazım. -Hemen.

Yürü eşkıya, yürü. Bir de önümü kesiyor.

(Sessizlik)

Serhan.

Ne yapıyorsun?

Doğru olanı.

Varlığının ailem için bir kriz yaratabileceğini düşünmüyorum.

En azından benim için öyle.

-Hayır... -Aşkım, sen biraz benimle gelsene.

(Gerilim müziği)

Ne yapıyorsun Nesli?

Gereksiz gereksiz hareketler, büyük büyük tepkiler.

Ne yapsaydım? Boynuna mı sarılsaydım?

Yıllar önce bir mesajla terk edip gitmiş beni.

Biliyoruz, tamam. Çok zordu da yüz yıl oldu ya.

(Şebnem) Daha dün terk etmiş gibi...

Bu kadar mı taze öfken?

(Şebnem) Nesli.

Yoksa sen bu Güven'e hâlâ...

Şebnem, saçmalama istersen.

Sen de biraz sakin ol istersen. Bak, yanlış anlaşılacaksın gerçekten.

Çok büyük tepkiler yani.

Serhan da ne yapacağını şaşırdı adamcağız.

Tabii, anlıyorum. Yani...

...çocuk gitmiş, öz babasını bulmuş. -Şebnem.

(Duygusal müzik)

Tutmuş kolundan, getirmiş.

-Şaka gibi. -Şebnem lütfen ya.

Bak.

İstiyorsan ben tatlı bir dille konuşayım, göndereyim onu.

Bu kadar üzüleceksen...

...bu kadar etkileneceksen gerçekten... -Hayır.

-Hiç gerek yok. -Hayır, beni üzemez. Üzemez.

Beni bir daha asla üzemez. Ondan değil, şey...

Ali'yle ikisini yan yana görünce korktum bir an.

Aşkım.

Ama benziyorlar.

Şebnem lütfen ya.

Sen de ne samimiyet? Sanki çok özlemiş gibi.

Of! Siz öyle ışık tutulmuş tavşan gibi kalınca...

...keyfini çıkarayım dedim.

(Gerilim müziği)

Oğlum hem bana hem de ailene büyük gol attın.

Ne oldu hakikaten? Birini falan öldürmedin, değil mi?

"Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi." demiş ya şair, onun gibi bir şey.

Senin anlayacağın ben sizin ailenin kötü adamıyım.

-(Kadın) Umut Bey'in dosyası efendim. -Sağ ol.

Ama arkadaşın için doğru doktorum.

Seni ilgilendiren tek taraf da bu.

-Hangi oda oğlum? -Şurada.

Özdemir Asaf diyorsun.

Bak, bak, bak.

"Ben beklemedim, o da gelmedi.

Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi."

Sokakta yaşayan bir çocuk için bayağı etkileyici.

Ee, soğuk gecelerde kütüphanede ısınmayı tercih edenlerdendim.

Aferin sana.

(Gerilim müziği)

(Kapı vuruldu)

(Kapı açıldı)

(Gerilim müziği)

Ne tuhaf bir tesadüf, değil mi?

Tam da...

...karıcığınla işleri yoluna koymak üzereyken.

Yalan söyleyip otelde oda ayarlamalar falan.

Ne oldu?

Hevesin kursağında mı kaldı?

Bravo.

Sen de...

...hazır Güven İstanbul'da kongredeymiş deyip...

...o çocuğun durumundan faydalandın.

Yaman'ı kullanıp onu buraya getirttin.

Ne olacak? Yabancı değil.

Güven, Ali'nin babası Serhancığım.

Bir bakarsın, Neslihan'la Ali'yi almışlar, bir daha dönmemek üzere...

Ne oldu? Duymaya bile mi tahammülün yok?

Ne oldu? Bu kadar mı korktun?

Ben karımla okyanusları aştım.

Derede boğulacak değilim.

Yalnız adam fırtına gibi geldi.

Yağmur şiddetli, bu dere taşar. Benden söylemesi.

Seni kimse, benden başka kimse sevmedi Serhan.

Bunu canın yana yana tekrar hatırlayacaksın.

Ben şimdi eve gidiyorum. İyi geceler.

Tabii uyku tutarsa artık.

(Gerilim müziği)

Hemşire Hanım, Umut'un son çekilen MR'ları, filmleri...

...ne varsa bütün dosyayı alayım, olur mu? -Tabii hocam.

Sağ olun.

Bak kim geldi oğlum? Seni görmeye dünyanın en iyi doktoru geldi.

(Kapı kapandı)

Bu ne hâl?

Bak, vazgeçmek yok. Umudunu yitirmek yok.

Senin adın Umut. İsmine sahip çıkacaksın.

İyileşir miyim peki? Tekrardan yürüyebilir miyim?

Bakacağız.

(Kapı vuruldu) (Kapı açıldı)

Merhaba.

İşte bunlar da bizim tayfanın geri kalanı Güven Bey.

Bey ne çocuk?

Şey, doktor.

Olur.

Doktor, kardeşimiz için uçak biletini yakmışsın.

-Allah ne muradın varsa versin. -Eyvallah.

Ben Cesur, bu da kız biraderim Asi.

Merhaba, memnun oldum.

Hayırdır lan? Bu senin için kazan kaldırdı diyor.

İsyan bayrağı açmışsın.

Yok abi ya.

Yaman, her şey yolunda mı?

Konuştuk işte.

Anladığı dilden.

Oh, eline sağlık birader.

Şiirle kavga aynı satıra sığmaz çocuk.

Arasına sıkışır kalırsın.

Kendimden biliyorum.

(Duygusal müzik)

Ben sevdim bu doktoru. İyi bir şey dedi, değil mi?

Evet, insan olun diyor canım.

Evet, aynen.

Şiir gibi adam çıktı yemin ediyorum.

(Sessizlik)

Umarım oğlunu da yarı yolda bırakmazsın.

Umarım.

(Siren çalıyor)

(Siren çalıyor)

(Ortam sesi)

-(Neslihan) Hastanın genel durumu nedir? -Tansiyonu 40'a 20, nabız 120'lerdeydi.

-(Neslihan) Peki dispnesi? -Evet, acilen entübe edildi.

Rüzgâr bu.

(Neslihan) Hemen kan bankasını arayın.

Dört ünite ES, iki ünite de TDP isteyin.

-Hastanın GKS'si yedi. -Ameliyathaneyi hazırlatın.

-Büyük ihtimalle sağ tarafta kanama var. -Önce tomografiye alacağız.

-Burak Bey'i arasanıza çocuklar. -(Kadın) Burak Bey şehir dışında.

-Epidural hematomu var. -Batın kanla dolmuş.

Hemen açmazsak hastayı kaybedeceğiz. Geçin.

-Neslihan müsaade var mı? -Hadi gel.

-(Neslihan) Bir, iki, üç, hadi bakalım. -(Güven) Hematom yaklaşık 150 cc.

Bir buçuk santimle ortada hat şifti yapmış.

-(Neslihan) Getir, getir. -(Güven) Acil ameliyata hazırlamak lazım.

-(Neslihan) Damar yolunu açın. -(Güven) Ameliyathaneye haber verin.

Yaman abi, doktor bakacağız falan dedi de beni ameliyat edecek, değil mi?

Oğlum adam müneccim mi lan? Doktor.

Önce bir baksın, kontrol etsin, yoklasın.

Şey yapacakmış.

Bugüne kadar çıkmış bütün raporlarına bakacakmış.

Sen moralini yüksek tut, yeter.

O kramponları alacağız oğlum, o halı sahaya çıkacağız.

(Kapı vuruldu) Oh.

(Duygusal müzik)

Bakıyorum resetlenmişiz.

Gel kız buraya, gel.

Özledim seni. Oh, gel.

Umut Bey'e sormak lazım şimdi, beni yine kovmasın odasından?

Bana bak lan, bu kızın gönlünü al. Senin kafanı kırarım.

Yaman hadi biz çıkalım, sen de anlat ne oldu.

Oy.

Sen de otur şuraya.

Bakın, geri döndüğümde bu küslük bitmiş olacak.

-Anlaşıldı mı? -Evet.

-Söz mü? -Söz.

Ver bakayım, hoppa. Sen de.

(Duygusal müzik)

Özür dilerim.

Salak.

Beni çok korkuttun.

Bir daha böyle bir şey yapmak yok.

Söz mü?

Söz.

Eğer Rüya karışmasaydı çok kötü elimde kalacaktı o çocuk.

Oh, mübarek bu eller. Ver, öpeceğim.

Hâlâ ne diyor ya? Elinde kalsa ne yapacaktık acaba?

Ne var kız? Kalmamış işte.

Gerektiği kadar tam kıvamında almış dersini ciğersiz.

Hayır.

Bir daha karşısına çıkamaz.

-O iş bitti. -Oh.

Baba! Baba, Rüzgâr nerede? Rüzgâr iyi mi?

(Serhan) Sakin kızım. Ameliyata aldılar şimdi. Sakin.

(Çağla) Baba ölmeyecek, değil mi?

Ne oldu sana? Sen Rüzgâr'la birlikte miydin?

Baba, Rüzgâr ölmeyecek, değil mi?

Yavrum ne oldu sana? Seni de mi darbettiler?

Telefonda duydum, polis nabzı yok dedi.

Kızım, sana bunu kim yaptı?

Baba ne olur bana yaşayacak de.

Çağla, seni bu hâle kim getirdi kızım?

Rüzgâr.

Çağla'yı bu hâle Rüzgâr getirdi.

Rüzgâr'ı da o hâle Yaman getirdi.

(Gerilim müziği)

(Sessizlik)

(Sessizlik)

Çocuğu fena dövmüşler.

Neydi adı? Rüzgâr mı?

Tanıdık biri galiba.

Kızımın erkek arkadaşı.

İstersen sen girme ameliyata, başkasını bulalım.

İstersen benim hastanemde sen bana akıl verme.

Baba, Rüzgâr isteyerek yapmadı. Hata bendeydi.

O her şeyi yanlış anladı, beni kıskandı.

(Çağla) Sen Rüzgâr'ı tanıyorsun, o böyle bir şey yapmaz ki.

Onu ben öfkelendirdim.

-Bak, yemin ederim ilk defa oldu. -Çağla yeter!

(Rüya) Yeter, kendini de bizi de kandırma artık! Bu ilk değildi, değil mi?

Neslihan teyze haklıydı.

-Rüzgâr daha önce de seni... -Sana ne ya? Sana ne?

Senin benden başka derdin yok mu? Defolup gitsene kızım sen!

(Yaman) Çağla ne oluyor?

Allah belanı versin senin!

Keşke sokaklarda geberseydin, keşke hiç dönmeseydin!

-Çağla. -Bırak! Bırak!

Hayatımızı mahvettin! Hayatımızın içine ettin!

Bir de bize abilik yapacakmış.

Bir yabaniden anca böyle abi olur işte.

-Senden nefret ediyorum! -Yeter!

Dua et, Rüzgâr o ameliyattan çıksın yoksa ben öldürürüm seni.

Ne ameliyatı?

Ne ameliyatı lan?

(Gerilim müziği)

(Alaz) Baba.

Biliyorum, haberim var.

Bana müsaade et oğlum.

Biraz yalnız kalmaya ihtiyacım var.

Konuşmamız lazım.

Neyi konuşacağız Alaz?

Yok, bunun konuşulacak, izah edilecek bir yanı yok oğlum.

Kim bilir o (Bip) kaç kez yaptı bunu Çağla'ya?

Nasıl anlamadım?

Nasıl fark etmedim?

Ya sen?

Arkadaşın lan o (Bip) senin! Siz aynı okuldasınız.

Allah kahretsin!

(Gerilim müziği)

Baba.

Özür dilerim oğlum. Bak, gerçekten seni suçlamak için söylemedim.

O yüzden söylemedim. Lütfen yanlış anlama.

Merak etme oğlum.

Her şey yoluna girecek.

Her şey düzelecek.

Geçecek.

Biz bunu atlatacağız oğlum.

(Serhan) Ben o (Bip) ne yapacağımı biliyorum.

Ameliyattan bir çıksın...

Eğer sağ salim çıkabilirse kendi elimle polise teslim edeceğim.

(Serhan) Bir daha kardeşine dokunamayacak.

En ağır ceza neyse onu alması için elimden geleni yapacağım. Merak etme.

O zaman beni de polise teslim etmen gerekecek.

(Gerilim müziği)

Ben yaptım.

(Gerilim müziği)

Yaman'ın başladığı işi ben bitirdim.

Eğer Rüzgâr ameliyattan kurtulursa...

...benim adımı verecek.

(Gerilim müziği)

(Yaşam destek cihazı çalışıyor)

(Yaşam destek cihazı çalışıyor)

(Gerilim müziği)

Çıkın dışarı!

Ameliyat falan yapılmayacak.

-Serhan ne oluyor? -Boşaltın dedim!

Alın bunu, koyun kapıya. Anasını babasını arayın, başka hastaneye götürsünler.

-Serhan delirdin mi sen? Ne diyorsun? -Bu ameliyata izin vermiyorum Neslihan.

Nereye izin vermiyorsun? O çocuk kim, farkında mısın? Rüzgâr o.

-Hastanın tansiyonu ne durumda? -Beni duymadın mı?

Bu ameliyat olmayacak dedim.

Serhan bak, bu çocuk ölür.

-Gebersin. -(Neslihan) Serhan.

Çağla'yı dövmüş!

Kızımızı darbetmiş, hem de defalarca.

(Serhan) Haklıymışsın, bu ilk değilmiş.

Bu (Bip) hak ettiği dersi oğlum vermiş.

-Güvenliği çağırın. -Tabii hocam.

-Alaz? -Yaman Ali.

(Yaşam destek cihazı çalışıyor)

İyileştirmeyeceğiz.

Kızımızı döven bu pisliği kurtarmayacağız.

-(Güvenlik) Serhan Bey, lütfen. -(Güven) Arkadaşlar başlıyoruz.

Sağır mısın sen? O canavarı kurtarmayacağız dedim!

(Güven) Neslihan, kocanı ameliyathanemden çıkart.

Sen kimin hastanesinden kimi göndermeye kalkıyorsun?

Neslihan, Serhan'ı ameliyathanemden çıkart hemen.

-O çocuğu kurtaramazsın! -(Güven) Neslihan!

Sen de.

Bana başka bir genel cerrah bulun.

Çık, çık!

(Güven) Acaba benim burada söylediklerimi anlayan var mı?

-Bana yeni bir genel cerrah bulun. -Tamam hocam.

(Gerilim müziği)

(Çağla dış ses) Allah belanı versin, senin Allah belanı versin!

Keşke geberseydin sokaklarda!

Hayatımızı mahvettin ya, hayatımızın içine ettin içine!

(Geçiş sesi) Bir de abilik yapacakmış bize!

Bir yabaniden anca böyle abi olur işte!

Nefret ediyorum senden, nefret ediyorum!

Yeter!

(Geçiş sesi)

(Gerilim müziği)

Hiçbir şey olmayacak sen merak etme.

O çocuk kalın kafalı, çıkacak o ameliyattan.

Yaman'a hiçbir şey olmayacak, yırtacak bu işten.

Sen hiç merak etme. Kardeşimiz sapasağlam yırtacak bu işten.

Ne oldu, niye ağlıyorsunuz?

Siz söylemişsiniz Yaman’a.

(Rüya) Ne olacağını zannediyordunuz? Ne bekliyordunuz?

Ama siz benden daha iyi tanıyorsunuz Yaman’ı, değil mi?

Ben dün bir, bugün iki.

Ama siz birlikte büyümüşsünüz, kardeşlerisiniz.

Kardeşin dayak yedi deyince Yaman ne yapacaktı?

Gidip güzel güzel Rüzgâr’la mı konuşacaktı?

Polise mi gidecekti?

Ailesiyle mi paylaşacaktı? Ne yapacaktı?

Aynen bunu yapacaktı işte.

Tebrik ederim.

El birliğiyle Yaman’ın hayatını kararttınız.

(Gerilim müziği)

(Yaşam destek cihazı çalışıyor)

(Güven) Evet...

...kafatasını bir kaldıralım bakalım.

Kanama artmış mı?

Oo!

Beyin epey şişmiş.

Ama 'pulse' var, hadi bakalım.

Arkadaşlar, genel cerrah nerede kaldı?

Efendim, haber verdik.

(Güven) Haber vermesen ne olacaktı acaba?

Hoş geldiniz. Gözümüz yollarda kaldı.

Gerçi siz gelmeden başladık, kusura bakmayın ama.

Neslihan?

Ne işin var senin burada?

Hadi çık dışarı, hiç etik değil bak hadi.

Doktor beklerken hasta kaybetmek de etik değil.

Burada ben doktorum, anne değilim.

(Yaşam destek cihazı çalışıyor)

Neşter.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Güven) Arkadaşlar, hastanın 'pulsasyon'unda azalma var.

Anestezi, vitaller ne durumda?

(Hemşire) Nabzı ve tansiyon düşüyor. Kan ve sıvı verdik...

...ancak yeteri kadar 'replase' edemiyoruz, kanama çok hızlı.

(Serhan dış ses) Çağla'yı dövmüş.

Kızımızı darbetmiş, hem de defalarca.

(Neslihan dış ses) Aç kolunu dedim, amma nazlandın.

(Geçiş sesi)

Kanama devam ediyor. Böyle giderse hastayı kaybedeceğiz.

-Neslihan? -(Neslihan dış ses) Çağla, Rüzgâr mı?

Yok artık ya, daha neler.

İyice kafayı yediniz ama artık siz.

Ufacık çarpsam morarıyor. (Geçiş sesi)

(Güven) Neslihan, kendine gel.

-(Hemşire) Kanama devam ediyor. -Neslihan, kendine gel.

(Hemşire) Nabız ve tansiyon düşüyor.

Hastayı kaybediyoruz. (Yaşam destek cihazı uyarı veriyor)

Allah kahretsin.

(Yaşam destek cihazı uyarı veriyor)

(Geçiş sesi)

(Sessizlik)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Ben çok üzgünüm.

(Duygusal müzik devam ediyor)

Hani diyordun ya...

...ben bu Yabani'nin hikâyesini canlı canlı izlemek istiyorum diye.

Yabani evcilleştiremedi içindeki kurdu.

Onu köpek sanıp sahiplenen aileyi yedi.

Çok çabaladı ama uysal bir köpek olabilmek için.

Ne yapalım ki şimdi yani?

Acıyalım mı?

Yemiş insanları.

Bu hikâye de böyle.

Kitap bitti.

(Duygusal müzik)

(Rüya ağlıyor)

Böyle bitemez, bitmemeli.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Yaman Ali.

(Duygusal müzik devam ediyor)

Oğlum.

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Sen elinden geleni yaptın.

Sonunda da iyi toparladın, söyleyeyim sana.

Biliyorum.

Eğer bu çocuk uyanamazsa...

...ki öyle görünüyor.

Sakın suçu kendinde arama.

Zaten yaşama ihtimali çok düşüktü.

Biliyorum.

Neslihan, sen iyi bir doktorsun.

Bunu da biliyorsun, değil mi?

(Duygusal müzik)

İyi bir anne değilim ama.

(Duygusal müzik)

Korkma oğlum, sen abilik ettin.

Kardeşini korudun. Yerinde kim olsa kontrolünü kaybederdi.

Seni oradan kurtarmak için elimden geleni yapacağım.

Bana güven.

İyi olacaksın oğlum, iyi olacaksın. Merak etme.

(Duygusal müzik)

Bana bakın...

...birbirinize sahip çıkacaksınız, tamam mı?

Sen sakın başını belaya sokmuyorsun, tamam mı?

Sen de Umut’a hemen söyleme bir şey.

Sonra konuşursun, Yaman iyiymiş dersin.

Hadi eyvallah.

(Neslihan) Ali.

(Duygusal müzik)

Anne.

(Duygusal müzik devam ediyor)

Öldü mü?

Hayır ama durumu kritik.

Ah oğlum ah, ah!

-Ben sadece... -Abilik yaptın ama Yamanca yaptın.

(Duygusal müzik)

Bir ailen olduğunu, bir annen olduğunu neden unutuyorsun?

Ben kaç defa daha kaybedeceğim seni?

Özür dilerim anne. Ben yapamadım, başaramadım.

Yapamadım anne, özür dilerim.

(Duygusal müzik)

Neslihan.

Güçlü olacaksın.

Tamam mı? Güçlü olacaksın.

Doktor...

...kardeşim sana emanet.

Bizi yarı yolda bırakma, olur mu?

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Geçiş sesi)

Babamdan sonra yeni hedefi sensin.

Sana takmış kafayı.

Bir de Çağla'ya zarar veriyormuşsun falan, öyle söylüyor.

-Ne iş? -Manyak mı oğlum o?

Böyle bir şey olabilir mi 'bro'?

Biliyorsun yani bizim Çağla'yla her zamanki klasik hâllerimiz.

Öyle zarar vermek falan yani.

Sakin oğlum, sorun yok.

Ben zaten ağzının payını verdim.

Eğer öyle bir şey olursa...

...sana kalmaz ben keserim hesabını dedim.

Ben isteyerek zarar vermedim Çağla'ya.

O, o Cesur (Bip) yüzünden. Resmini yapmış Çağla'nın.

Görünce dayanamadım, tutamadım kendimi. Yoksa biliyorsun.

O Yabani beni tanımıyor ama sen tanıyorsun.

(Alaz) Sen yabani görmemişsin.

(Gerilim müziği)

(Geçiş sesi)

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı) Baba.

Şimdilik Rüzgâr’ın uyanması mucize.

Korkacak bir şey yok.

Evet git.

Fazla ortalıkta dolanma.

Yaman ne olacak peki?

İki oğluma da bir şey olmaması için elimden geleni yapacağım.

Ama ikisi de uslu durup, babalarının sözünü dinleyip...

...başka saçma sapan bir şey yapmazsa.

Hadi eve git, kimseye bir şey belli etme.

(Gerilim müziği)

(Kapı kapandı)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Sessizlik)

(Sessizlik)

Dokunma.

Yapma Asi ya.

Az bile sana.

Dua et parçalamıyorum seni.

O da sırf Umut ne oluyor diye sormasın...

...hem Yaman’ı hem seni saklayamam diye.

Yoksa var ya şuracıkta acımam...

...kimse alamaz seni elimden.

Benim de içim yanıyor kızım.

Yansın için, yansın kavrulsun!

Sana anlatma dedim, değil mi Yaman'a?

Ne yapacağız şimdi?

(Asi derin nefes alıp veriyor)

Biz ne kadar kardeşiysek, o kız da öz kardeşi onun.

Bilsin dedim...

...icabına baksın dedim.

Ben ne bileyim işler buraya kadar gelecek?

Bileceksin ya, bileceksin.

Yaman, o çocuğu öldürür demedim mi ben sana?

Ama sen ne yaptın?

Kapıldın o Çağla'ya.

Saldın Yaman'ı üstüne.

O (Bip) hiç suçu yok yani, ben yaktım Yaman'ın başını?

Evet Cesur, sen yaktın.

(Duygusal müzik)

(Asi dış ses) Yaman'ın başını sen yaktın.

(Duygusal müzik devam ediyor)

Memur Bey.

Memur Bey, bir bakar mısınız lütfen?

Şey...

...telefon görüşmesi yapmam mümkün mü acaba?

Telefon görüşmesi yasak.

Hiç yolu yok diyorsunuz yani?

O zaman bir görüşme, yani ziyaret gibi bir şey?

Biriyle görüşmem gerekiyor da çok acil yani.

Kardeşim.

İsim?

Alaz Soysalan.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

Efendim? Buyurun, benim.

Beni mi görmek istedi?

Tamam.

(Gerilim müziği)

(Yaman ses) İn lan!

(Rüzgâr ses) Dur bak, bildiğin gibi değil vallahi.

(Yaman ses) Ben sana ne dedim oğlum, ne dedim?

Kız kardeşimin, bırak saçının telini tırnağına zarar gelirse...

...senin saçının telinden tırnağına kadar sökerim dedim mi lan?

-(Rüzgâr ses) Bak, ben... -(Yaman ses) Sen öldün!

(Gerilim müziği)

(Yaman ses) Kimse benim aileme zarar veremez lan!

Kimse aileme zarar veremez! Lan, lan!

(Rüya ses) Yaman, Yaman, Yaman bırak!

Yaman, bırak! Bırak Yaman!

Al, iki şekerli.

Benden daha çok ihtiyacın varmış gibi duruyor.

(Sessizlik)

Senin çocuk sokakta büyümüş ya...

...öfkeli tabii, deli dolu.

Ben de öyleydim ya.

O sokaktan gelen öfkemi dizginleyebilmek için...

...epey eğittim kendimi işte.

Galiba sadece bu konuda eğitmişsin kendini?

-Ben artık şekersiz içiyorum kahveyi. -İyi.

Tamam.

Neyle vurmuş kafasına?

Ne?

Yaman diyorum, çocuğun kafasına neyle vurmuş?

Kavga görüntülerini izliyordun ya o yüzden sordum.

Bir şeyle vurmamış, yumruklamış.

Sen, şu görüntüleri bana göndersene.

Bir bakayım baştan sona.

(Gerilim müziği)

Geldiğinden beri çok yardım ettin, teşekkür ederiz.

Ama bence sen aile işlerine fazla girme.

(Gerilim müziği)

(Geçiş ses) (Yaman dış ses) Lan, öldün!

Kimse benim aileme zarar veremez lan!

Kimse benim aileme zarar veremez!

(Geçiş sesi)

(Kapı açıldı)

(Gerilim müziği)

(Kapı kapandı)

(Alaz) Beni emretmişsin abisi.

Kardeşiyle görüşmek istiyor dediler ama...

...resmî olarak kardeşin görüldüğüm için mi buradayım...

...ya da bir yanlışlık mı oldu, bilmiyorum?

Ne yapayım, çıkayım mı ben?

(Gerilim müziği)

Ben çağırdım seni.

Evet, dinliyorum.

Ben gerçekten çok iyi anladım seni.

Sen de haklısın.

Hiç iyi bir çocukluk geçirmemişsin ki.

(Yaman) Siz hiçbiriniz iyi bir çocukluk geçirmemişsiniz.

Bu ailedeki tek mağdur ben değilmişim.

Bana olan öfkeni de anladım.

Sıkıntı yok.

Güzel, o zaman ben gideyim.

Geri kalanını koğuştaki arkadaşlarına anlatırsın.

Alaz.

(Duygusal müzik)

Ben...

...çok uzun bir süre...

...olmayacağım hayatınızda.

Başa döndük yani.

Rahat ol.

Kurtuldun benden.

Ama bazı şeylerin eskisi gibi olmasına izin verme, olur mu?

Çocuk değilsin artık oğlum sen, büyüdün.

Küsme kimseye. Eğer...

...annemiz düşecek olursa...

...sen dik tut onu.

Kızma.

Kırma kimseyi.

Belli ki bu ailenin en güçlüsü sensin.

Bak...

...küçükken ne güzel abilik yapmışsın kardeşlerine.

Devam et.

Küstüm, oynamıyorum olmaz oğlum.

Çağla’ya, Ece’ye abilik yapmaya devam edeceksin.

Ama tek bir şey var.

(Duygusal müzik)

O Rüzgâr senin arkadaşındı.

(Gerilim müziği)

Olaylar hiç buraya kadar gelmeyebilirdi yani.

Bak, yine aynısını yapıyorsun. Şov üstüne şov.

Yüce gönüllü, doğru dürüst adamsın ya abisi.

Parmaklıkların ardından bile kardeşine vasiyette bulunuyor.

Ne büyük yürek ya. Cesur, fedakâr yürek.

Oğlum, bir etrafına baksana neredesin?

Bana akıl verecek hâlde misin sen?

Neden benden bu kadar nefret ediyorsun?

Ben yokken olanlar benim suçum değildi ki.

Benim de suçum değildi.

(Gerilim müziği)

Tamam, şovun bittiyse bana müsaade.

Bütün bu konuşmaları aynen ileteceğim.

Takdirler senin. Rol çalacak da değilim.

Kabul. Çağla’yı da sen kurtardın, tamam.

Yani kahraman yine sensin abisi.

(Gerilim müziği)

Yalnız unutma.

Bu hayatta gizli kahramanlar da vardır.

Alkışı pek sevmezler.

(Gerilim müziği)

Polis abim, yeminle şu kadarlık çocuktan beri...

...beraber büyüdük biz.

Yaman bizim her şeyimiz. Kanımız, canımız.

Kardeş olmak için illa kimlikte soyadının...

...aynı mı yazması lazım be abim?

Gençler, uzatmayın. Aileden değilseniz göremezsiniz.

Güzel abim, bari yemin ediyorum...

...azıcık, iki dakika görelim çıkalım, gözünü seveyim hadi be.

Ne o? Can bağı değil miymiş mesele?

-Hay Allah! -Yaman'ı mı ziyaret ettin?

Beni görmek istemiş...

...kardeşini.

Nasıl, iyi mi?

Seni niye çağırmış? Bize bir şey iletmeni mi istedi?

Ne oldu oğlum? Ne dedi lan? Oğlum bir dursana lan.

Ne dedi, ne konuştunuz? Bizden bir şey mi istiyor?

(İç çekiyor)

O zaman size kötü haberi vereyim.

Adınız bile geçmedi.

(Bip)!

Hop, Memur Bey ne oluyor? Kim bunlar?

Yani kim oluyor bunlar?

(Polis) Gençler, hadi müsaade edin. Gençler.

(Gerilim müziği)

Olur mu öyle şey? Siz avukatsınız, bir yolu olmalı!

Elimiz kolumuz böyle bağlı kalmış olamayız.

Maalesef. Olay basit bir kavgadan çıktığı için...

...cinayete teşebbüs diye bakıyorlar.

Üstelik ifadesinde suçunu da kabul etti.

Kamera görüntüleri de emniyette.

Peki ya hayatta kalırsa?

Bu pislik ölmezse?

Maalesef Yaman Ali Bey'in suçu sabit.

Allah kahretsin.

Kardeşini dövmüş, ne yapacaktı başka?

(Eşref bağırarak) Yaman Ali onun abisi. Abilik yapmaya çalışıyordu.

(Yaman dış ses) Abiyim ben ya. Abiler ne yapar?

Abiler halleder.

Sana söz. Kaldığımız yerden, tamam mı?

(Yaklaşan ayak sesi)

Sakinleştirici verdim.

Erkek arkadaşı kendine gelene kadar uyanık kalmak istemiyor.

Nasıl ya? Benim bir türlü aklım almıyor Sevilay.

Yaşanan bunca şeyden sonra...

...benim kızım kendisine zarar birinden sevgi konusunda niye bu kadar ısrarcı?

Çünkü kendi perspektifinden bakıyorsun.

Nasıl yani, empati mi kuramıyorum?

Gel, biraz konuşalım.

Çağla çocukluğunda sık sık hastalanır mıydı?

Evet yani her çocuk gibi hastalanırdı.

Böyle buyur.

Çağla, hassas bünyeli bir çocuktu, nazlıydı.

Daha doğrusu severdi böyle başında biri beklesin, hasta olsun.

Muayene ederdim, çoğu zaman da bir şeyi çıkmazdı.

(Neslihan dış ses) Öksür bakalım.

Bir daha öksür.

Bir daha öksür.

Çağla hiçbir şeyin yok.

Hadi bakalım ama madem kendini iyi hissetmiyorsun, yat birazcık tamam mı?

Hadi.

Anne gitme.

Gitme.

Gitmiyorum, hiçbir yere gitmiyorum ben, buradayım.

Ben de buradayım, beraber dinlenelim. Ne dersin?

-Masal ister misin? -İstemiyorum.

İstemiyorsun. Tamam, beraber sarılıp dinleniriz.

Bir ara çok düşüyordu, denge problemi var zannettik.

Hatta testler falan yaptırdık ama hiçbir şey çıkmadı.

(Çocuk Çağla ağlıyor)

Çağla!

İyi misin, ne oldu?

Bu mu? Ah, tamam.

Tamam, geçti, gel kuzum, gel.

Gel. Aferin sana.

Bir keresinde havuza düşmüştü.

Çok şükür Allah bağışladı da...

Çok korktu. Ben de çok korkmuştum.

Uzun süre benimle beraber yattı.

Çok zor günlerdi.

Şimdi sana sormaya korkuyorum ama...

...benim ihmalim, değil mi?

Tam olarak nedenlerini anlamak için yolumuz çok uzun Neslihan.

Ben Ali'yi kaybettiğim için...

(İç çekiyor)

Dikkat çekmek içindi, değil mi?

Sadece hastalanırsa, incinirse...

...zarar görürse sadece ve sadece o zamanlarda annesi yanındaydı.

Ve eğer zarar görmezse...

...sevgiyi hak ettiğini düşünmüyordu.

Bu yüzden de Rüzgâr'ın yaptıklarına rağmen...

...onu sevdiğini düşündü.

Belki de.

Ne yapacağım?

Çocuklarımı, kendi yıkıntılarımın altında bıraktım.

Ne yapacağız, nasıl toparlayacağım?

(Sevilay) Öncelikle görünen yaralarını değil...

...gizledikleri yaralarını göreceksin.

Sonra onları iyileştireceksin.

Bu süreçte ben de sana hep destek olacağım.

Benim yüzümden.

Hepsi benim yüzümden.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Arama tonu)

(Alaz ses) Ben Alaz. Açmıyorsam ya sizinle konuşmak istemiyorumdur...

...ya da hayatımda bir öneminiz yoktur ya da keyfim öyle istemiştir.

Yine de ısrar ederseniz sinyal sesinden sonra dökülün.

(Sinyal sesi)

(Yaklaşan ayak sesi)

Seni arıyordum.

Bulamayınca, mesaj atacaktım.

Gelsene.

Gel, otur.

Gel.

Gel.

Hani geçende bir şeyler söyledin ya bana.

Konuşamadık sonra.

Çocuklar haksız olunca akıl vermesi kolay da...

...haklı olunca...

...ne yapacağını, nasıl savunacağını bilemiyorsun.

Ben de bir yolunu bulamadım.

Sadece şunu bilmeni istiyorum.

Annen olarak senden özür diliyorum.

(Duygusal müzik)

Yapamadıklarım için...

...anlamadıklarım, hatalarım, kırdıklarım, hepsi için.

Hepsi için özür dilerim Alaz.

(Duygusal müzik)

Tamam ama hatırlatırım...

...yine başladığımız yere geri döndük.

Oğlun içeride anne. Yine yok.

Yani şunu soruyorum.

Çağla'yı teselli etmek...

...Ece'yle ilgilenmek yine benim başıma mı düşecek?

Sen yine dağılacak mısın?

Evet, dağılacağım.

Dağılacağım...

...çünkü ben anneyim.

Ama bu defa...

...sizi enkazım altında bırakmayacağım.

Söz.

(Duygusal müzik)

Abin nöbetçi mahkemeye çıkıyor.

Kim bilir, belki bir mucize olur.

Rüzgâr gözünü açar, değil mi?

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Rüya neredesin ya?

Niye telefonlarıma cevap verilmiyor?

Anne üstüme gelme ne olur, hiç iyi değilim.

Lütfen Rüzgâr'a üzüldüm falan deme bana.

(Şebnem) Tamam, arkadaşınızdı da yani...

...o da Çağla'yı dövüyormuş ya. Psikopat.

Yaman'a üzülüyorum anne.

Farkında mısın bilmiyorum ama Yaman tutuklanacak.

Biliyorum. Kusura bakma da o da hak etmiş yani.

Dövmek var, dövmek var. O ne öyle vahşi gibi?

Ben şimdi adliyeye gideceğim Neslihanlarla.

Bakalım Nesli'yi nasıl toparlayacağız? Uğraş dur artık.

Ayy, çok abartı mı oldu?

Sen niye böylesin?

Ne var ya? Ağlayalım mı yani?

Ne bekliyordun Rüya?

Olacağı zaten buydu, biraz gerçekçi ol.

(Gerilim müziği)

Sen bu Yabani'ye âşık falan olmadın, değil mi?

Lütfen benim hatalarımı tekrar etme, olur mu?

Bak, ben de zamanında Ali gibi...

...öyle düşük profil birine kapıldım.

Sonuç...

...babasız bir Rüya.

Hadi, topla kendini.

Bu hâline inan tahammül edemiyorum.

(Müzik)

Osman, arabayı hazırla.

Birazdan Eşref Bey'le Neslihan iner.

Hadi hayırlısıyla Yaman Bey çıkıp kurtulur inşallah.

İnşallah. Hadi sen git, arabayı hazırla.

Neslihanlar çıktı mı? Yetişemedim. Gittiler deme sakın.

Yok, çıkmadılar. İnerler birazdan.

İyi bari.

Bak, geçen ne buldum.

(Gerilim müziği)

Yine düşürmüşsün.

Bunun kancası bozuktu, değil mi?

Evet, ben onu her yerde arıyorum. Nerede buldun? Çok sağ ol.

Nerede düşürdüysen orada buldum Şebnemciğim.

Yani tam olarak evde mi?

Düştüğü yerde.

Şebnem sen bizimle mi geliyorsun?

Tabii ki tatlım. Böyle bir günde seni yalnız bırakacak değilim herhâlde.

Teşekkür ederim canım.

(Şebnem) Lütfen ama üzülüp ağlama olur mu?

-Çocuğu da perişan etme orada. -(Neslihan) Tamam canım.

(Müzik)

(Eşref) Oğlumun ölümünü şüpheli buluyorum.

Benim oğlum intihar etmedi!

(Gerilim müziği)

(Eşref) Evet. Evet.

Sayın Savcı'm, otopsi raporu talep ediyorum.

(Geçiş sesi)

(Gerilim müziği)

Rüzgâr Sezer'in durumunda herhangi bir değişiklik var mı?

Yok efendim, aynı. Durumu hâlâ kritik.

Ailesi?

(Hemşire) Yurt dışındalarmış. İlk uçakla gelecekler.

Gözünü dört açıyorsun.

Kirpiğini dahi kırpsa kimseye değil, sadece bana haber veriyorsun.

Peki efendim.

(Telefon çalıyor)

Efendim baba?

Durumunda bir değişiklik yok, stabil.

Maalesef. Kızıma yaptıklarına rağmen...

...oğlum için yaşatmaya çalışıyoruz bu serseriyi.

Anladım baba. Adliyede buluşuruz.

(Kapı vuruluyor)

Gel.

Rüzgâr Sezer'in MR ve röntgen görüntüleri efendim.

Sağ ol.

(Gerilim müziği)

(Yaman dış ses) Kimse benim aileme zarar veremez lan!

(Yaman ses) Kimse, kimse aileme zarar veremez!

Yaman, Yaman!

(Geçiş sesi)

(Gerilim müziği)

(Kapı vuruluyor)

Şey, biz Eşref Bey'i görmeye gelmiştik de.

Sana zahmet, bir seslenebilirsen.

Çocuklar.

Hoş geldiniz. Eşref Bey yok. Gelsenize.

Neslihan Hanım'la konuşsak?

Bakın, biliyorum, hepsinin canı sıkkın ama...

(Cesur) Biz de perişan hâldeyiz.

Kardeşimizi aldılar, götürdüler. Bir konuşamadık bile.

Bari gidelim görelim dedik, içeri de almadılar.

Aileden değilmişiz.

Belki bir çaresini bulup görüştürürler.

En azından birkaç dakika görsek yeter.

Sizin haberiniz yok tabii.

Yaman Ali nöbetçi mahkemeye çıkarılacak.

Eşref Bey'le Neslihan da az önce yanına gitti.

Nasıl yani, hemen mi?

Bu kadar çabuk mu?

Ne olacak peki şimdi?

Ne olacak kızım? Yaman'ı alacak, gelecekler.

Koca Soysalanlar, oğullarını hapse gönderecek değil herhâlde. Değil mi?

Keşke o kadar basit olsa.

Büyük ihtimal tutuklanacak.

(Müzik)

-Asi, Asi! -(Feride) Asi! Dur kızım.

Al içeri al, al.

Ebru! Ebru, yardım et.

Tansiyonunun düşmüş.

Ah be kızım be, aklımı aldın.

Nasıl oldun, daha iyi misin şimdi?

Siz dün akşamdan beri hiçbir şey yemediniz değil mi?

Olmaz öyle şey. Ben size bir şeyler hazırlayayım.

Yok, biz de kalkalım hadi.

Nereye kalkıyorsun? Otur.

Yemeden, dinlenmeden hiçbir yere yollamam sizi.

Bir şey lazım mı yardımlık falan?

Yok çocuğum, sen kendinle ilgilen. Hadi git, elini yüzünü yıka.

Sonunda abini de yaktın kendini de.

(Duygusal müzik)

Kızım insan sana dokunmaya kıyamaz.

Sen nasıl izin verdin bu herifin sana böyle yapmasına?

Çağla?

Rüzgâr.

Rüzgâr yok.

Çirkin Cesur burada.

Gözlerini açma da manzaran bozulmasın.

(Duygusal müzik)

Kurbağayı niye öpsün ki prenses, değil mi?

Saçma.

Senin canın sağ olsun.

Sen iyi ol da.

(Duygusal müzik)

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Sen de annem gibisin.

O da acısını böyle bastırırdı.

Neyse.

Sen uyurken ben sana kısa bir özet geçeyim.

Malum, maalesef haberler kötü.

Yabani'yi tutukladılar.

Nöbetçi mahkemeye çıkacak.

15 sene daha ortalıkta görünmeyeceği kesin.

Yazık, tam da abi olacaktı.

Bu arada hakkını bana devretti.

O yokken sana ve anneme ben sahip çıkacakmışım.

Tamam, tamam. Biliyorum.

Kötü haber değil bu.

O zaman diğer habere geçelim.

Rüzgâr, ameliyattan çıktı.

Hoş, annem sana bunu söylemiştir ama...

...durumlar çok kötü.

Yani yaşaması bir mucizeymiş.

(Alaz) Biz ona kısaca...

...öldü diyelim.

Bu da kötü haber değil.

Demek ki neymiş Çağlacığım?

Kötü haber yokmuş.

Senin şu hâlin dışında.

İkisine de acımıyorum, biliyor musun?

İkisi de başına gelenleri hak etti.

İleride bir taşla iki kuş vurduğum için...

...bana çok teşekkür edeceksin.

Kimse benim kardeşime dokunamaz.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Kapı açıldı)

(Erkek) Hadi bakalım, mahkeme öncesi savcıya çıkacaksın.

(Kapı kilidi açılıyor)

(Müzik)

Uzat.

(Savcı) Evet Yaman Ali Soysalan, işler değişti.

Son anda gelen bir bilgi, durumu senin lehine çevirdi.

Ameliyatı yapan doktorun raporuna göre...

...mağdurdaki yaralanmaya sen sebep olmamışsın.

Darp sebebiyle adli kontrol talebiyle...

...sulh ve ceza hâkimliğine sevk edileceksin.

Ben şimdi...

Adli kontrol şartıyla serbestsin.

Haftanın bir günü ikametine yakın bir karakola gidip imza vereceksin.

Ayrıca yurt dışı yasağı talep ettim.

(Müzik)

Doktor!

(Duygusal müzik)

Eyvallah. Vallahi sayende kurtuldum yemin ediyorum.

Yalnız biraz daha sıkarsan elinde kalacağım.

Şey...

Kurtarmam gereken başkaları da olabilir.

Pardon. Ben böyle bazen...

Ayarını kaçırıyorsun değil mi? O kadarını anladık.

Ama biraz frene bas be çocuğum.

Sen iyisin değil mi?

"Ölüm gibi bir şey oldu ama kimse ölmedi."

Sen Özdemir Asaf'ı bayağı seviyorsun değil mi?

İçeride düşünecek çok fırsatım oldu.

Bak, bak, bir de içeride düşünmüş eşkıya!

Bu hikâyenin kötü adamı sen değilsin, biliyorsun değil mi?

Az kalsın öyle oluyordum ama.

Düşünme artık, hadi.

Ali!

-Anne! -(Neslihan) İyi misin?

-Anne! -İyi misin? İyi misin?

(Duygusal müzik)

Ama sen nasıl...

Doktor sağ olsun.

Kurtardı beni.

(Duygusal müzik)

Sağ ol.

Yaman Ali.

Baba.

Oğlum.

(Gerilim müziği)

Dede.

(Neslihan) Nasıl oldu?

Doktor.

Rüzgâr'ın kafasında epidural hematom vardı.

Kafasına sert bir cisimle vurulduğu sürpriz değil de...

...asıl sürpriz bunu Yaman Ali'nin yapmamış olması.

(Gerilim müziği)

Sen görüntüleri izlerken baktım.

Eğer o kavgada olmadıysa sonra da yapmış olması imkânsız.

Çünkü polisler adım adım ensesindeydi çocuğun.

Yani Rüzgâr'ı komaya sokan bir başkası.

Öyle görünüyor.

Yağmurdan kaçarken de sıkı bir doluya tutulmuş.

(Gerilim müziği)

Ne var Cesur ne? Kadın tutturdu bir şeyler yiyin diye.

Git, bir iki lokma at ağzına, sonra da gidelim.

Konuşacakmışız. Ne konuşacağız acaba?

Kızım, ben demin elimi yüzümü yıkamaya gittim ya.

-Ee? -Çağla'nın odasına girdim.

(Bip) ne işin var senin kızın odasında?

Bir dur kızım, bir dinle beni.

Alaz geldi sonra, ben de çıkamadım odadan. Odada bir yere saklanmak zorunda kaldım.

Bu geldi, kızla tuhaf tuhaf konuştu gitti.

Ne diyor?

Yaman'a da arkadaşına da hiç üzülmüyormuş.

İkisi de başlarına gelenleri hak etmişler.

Bir taşla iki kuş falan.

Çağla'ya da sonradan bana teşekkür edersin falan dedi.

Tamam, biliyorum, Yaman dövmüş, Rüya da görmüş. Şahitli, ispatlı falan.

Aman ne bileyim ya, benim bir kafam bulandı vallahi.

Demek ki sonradan yaptı.

Ben mesaj attım buna.

Çağla'nın durumundan haberi vardı. Biliyordu yani konuyu.

Yaman tozunu aldı, bu da bir güzel parlattı diyorsun yani.

-Olamaz mı? -Olabilir.

Oo, kimleri görüyorum, kimleri!

Ne o, Yaman abiniz gidince onun yerine yerleşmeye mi geldiniz bu eve?

Yalnız bu iş biraz zor, boşuna heveslenmeyin.

Allah belanı versin lan!

Pardon da belayı hak edecek ne yaptım ben?

Anlarsın birazdan ne yaptığını gel de bir ifadeni alalım senin.

Yürüsene oğlun.

Yürü.

Al bakalım ifademi.

İnanamıyorum ya, biz sen tutuklanacaksın, ceza alacaksın diye üzülürken...

...bayağı filmlerdeki gibi.

-Filmin kahramanı belli. -Estağfurullah.

Evet...

Hadi Alaz, aç şu telefonu, aç.

...Doktor Güven Aydın, bir geldi, pir geldi aramıza.

Tatlım, pelerini yok derken erken konuşmuşsun.

Vallahi Şebnem, senin şu abartma huyun da hiç değişmiyor.

Teşekkür ederiz.

-(Yaman) Şey... -Ne?

-Ben nasıl teşekkür etsem? -Hiç gerek yok.

-Yemek ısmarlasam? -Gerek yok oğlum.

-Yemek ısmarlasak? -Hayır.

İyi fikir, bence çok iyi bir fikir. Neden olmasın? Güzel.

Size afiyet olsun.

Benim burada biraz işlerim var.

Doktor...

...borçlandım sana.

Ödersiniz. Eminim.

(Gerilim müziği)

Evet, o zaman...

Serhan, zorlamanın âlemi yok, dağılalım buradan bitsin iş.

Lütfen, olur mu canım, sen oğlumu kurtarmışsın. Aşk olsun.

Tamam o zaman, şöyle yapalım.

Ben bir eve gideyim önce çünkü gerçekten üstüm başım leş gibi, değiştirmem lazım.

Orada buluşuruz. Konum atar mısınız bana?

Atarız. Geç kalma ne olur oğlum, tamam mı?

Tamam. Doktor.

Konuş lan! Sen yaptın, değil mi?

Fırsatını bulmuşken, Yaman'ı da yakmak için.

Yalnız o bıçağı boynuma sokarsan...

...Yaman abinden bile daha çok ceza yersin.

Uyandırayım, her yerde kamera var.

Kes lan, kendi kulaklarımla duydum oğlum, Çağla'ya anlatıyordun.

Ne işin var kardeşimin odasında.

Başlatma lan kardeşinden! Şimdi mi kıymete bindi kardeşin?

Sen yaptın, konuşacaksın.

Vov!

Çok etkilendim.

Anlatsın o zaman ne duymuş? Ben de anlatayım.

Zerre acımıyor muşsun Yaman'la arkadaşına?

Acımıyorum, doğru.

Teşekkür edecekmiş Çağla ileride sana.

Edecek, o da doğru.

Bir taşla iki kuş ne demek lan?

İyi oldu demek.

İkisinden de kurtulduk demek.

Benim duygu durumum bu, asi kız.

Bana bak, ben tehdit etmem direkt sokarım.

Bu da benim duygu durumum, ne olacak şimdi?

Ne yapıyorsunuz, siz manyak mısınız?

Bırak onu, bırak!

Güvenlik!

Rüya, dur. Senin hiçbir şeyden haberin yok. Bu var ya bu...

Bu yakmış Yaman'ın başını. Suçu da üstüne atmış. Cesur duydu.

En son katil sen çıkacaksın Rüya, kaç kurtar kendini.

Kes lan sesini!

Bırak şunu.

Ver!

Bu ne ya? Manyak mısınız siz?

Rüzgâr'ı bu hâle bu getirmiş, anlamıyor musun sen?

Git polise o zaman.

Ailesine anlat.

Ama yok değil mi? Uzun iş, kim uğraşacak ya!

Dayarsın bıçağı boynuna, kesersin hesabı oldu bitti.

Evet, biz kendi işimizi kendimiz hallediyoruz.

Çünkü dayanacak bir kapımız, gidecek bir evimiz, ailemiz olmadığı için.

Yaman'ın var ama.

Gelecek bir evi de var, anlatacak bir ailesi de var.

Vardı.

Yaman'ın kardeşlerim dediği insanlar buysa ben artık şaşırmıyorum içeride olmasına.

Çıkarın şunları.

Rüya, çok yanlış yapıyorsun. Bak yapma.

Yazık sana.

(Rüya) Siz olduğunuz sürece Yaman'ın başı dertten kurtulmayacak, anlamıyor musunuz?

Bence artık bir düşün ya yakasından.

Çıkan hayatından, uzak durun Yaman'dan.

(Yaman) Hey!

Lan!

Çek elini!

-(Cesur) Kardeşim. -(Asi) Yaman.

Gel.

(Müzik)

Yaman.

(Müzik)

Eğer...

...böyle düşünüyorsan...

...bence sen uzak dur benden.

Bak...

...bir daha sakın...

...benim kardeşlerime dokunmayın.

-Tamam mı? -(Güvenlik) Tamamdır Yaman Bey.

Hadi.

Al o zaman.

Al.

Sizin çok ihtiyacınız oluyordur buna.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Nasıl çıktın oğlum sen?

Gel buraya, boş ver.

(Müzik)

(Serhan iç ses) Alaz, neredesin? Ara beni.

Her şey yolunda mı?

(Şebnem) Ay, ne güzel mekân.

Harika seçim Serhan, bravo.

Her zaman.

Seçimlerim tartışmaya kapalıdır.

Ee, o zaman ne yiyeceğimizi de sen seç hadi.

Ben mercan istiyorum. Tam mevsimidir şimdi, yanına da roka salatası.

Bir de duble istiyorum ama sek olsun.

(Müzik)

Cafe de Paris yiyeceğim ben. İçeceklerimizi de sen seç.

Aynısından, iki kadeh de her zamankinden.

Yalnız o seçtiğin yemeğin sosunda hardal var. Ben sana söyleyeyim.

İçinde ne var biliyorum ben.

Senin hardala alerjin vardı da.

Zaman içerisinde o da değişmediyse tabii.

Yanlış hatırlıyorsun.

Peki.

Ben bir avokado salatası alayım lütfen.

Sen hâlâ otçulsun, öyle mi? Hiç değişmemiş.

Herhâlde aşkım, ben formumu otlanmaya borçluyum.

Yani hiçbir şey bulamasam bir yaprak falan yerim.

Öyle sizin gibi vahşi değilim ben, et yemiyorum.

Vahşi mi? Ulan, biz bir adaya düşsek etrafta yiyecek hiçbir şey olmasa...

...sen hepimizi sıraya dizersin, teker teker yersin.

Aa!

Hiç bana bakma, ne yalan söyleyeyim, haklı.

Aşk olsun.

-Hiçbir şey mi yok? -Hiçbir şey.

Hiçbir şey yoksa, yaprak falan yoksa mecbur kalırsam belki.

Ama sen hiç korkma aşkım, sana dokunmam. Bu ikisi bana yeter.

Çok rahatladım Şebnem.

Bizim ne işimiz olur canım ayrıca öyle vahşi doğada falan.

Biz şehir insanıyız.

Kendi adına konuş.

Doğru, sana hiçbir şey söylemiyorum ben.

Sen sal kendini ormanlara, sınır tanımayan doktorum benim.

Ne kaçtın gittin gerçekten, vallahi arkana bile bakmadan.

(Müzik)

Pardon.

Pardon.

Herkes seçtiği hayatı yaşıyor sonuçta.

Öyle tabii.

İnsanlar seçtiği hayattan eğer memnunlarsa...

...orada bir problem yok.

Şey, konum attın mı? Nerede kaldı bu çocuk?

Evet, attım.

Mesaj atmış bana.

"Gelmiyorum, çok yorgunum." yazmış.

Hadi bakalım, eşkıyadan bir gol daha.

(Müzik)

Tamam oğlum, Alaz yapmış işte.

Doktor da demiş ya sert bir cisimle vurmuşlar diye.

Oğlum, bu herif arabasında beyzbol sopasıyla gezmiyor mu?

Ben o (Bip) yediğim dayağı unutmadım daha, kesin bu yaptı.

Attığın fotoğrafları da görünce takıldı tabii Rüzgâr'ın peşine.

Tabii Yaman da bir temiz dövdü zaten, herif sersemledi.

Bu da bir güzel çekti cilayı.

Yaman, bu adam seni bile isteye bir ömür içeride yatıracaktı ya.

Ne yapılacaksa yapalım, atsınlar şunu içeri.

(Alaz dış ses) Bütün bu konuşmaları aynen ileteceğim, takdirler senin.

Rol çalacak da değilim.

Kabul.

Çağla'yı da sen kurtardın, tamam.

Yani kahraman yine sensin.

(Geçiş sesi)

Yalnız unutma, bu hayatta gizli kahramanlar da vardır.

Alkışı pek sevmezler.

Siz karışmayın, o iş bende.

Olmaz abi bu sefer.

Bak, ikinize de söylüyorum.

Eğer işe karışırsanız...

...gerçekten bozuşuruz.

Ben soracağım hesabını...

...kardeşime.

(Gerilim müziği)

Biraz daha böyle dolanırsan başım dönecek.

-Alaz. -Tamam.

Kızgınsın, kırgınsın.

Çünkü seni anlamıyor.

Ama boşuna üzülüyorsun. Beni de üzüyorsun.

Alaz, lütfen.

Tamam, o zaman sana başka bir şey daha anlatayım. Hatta daha yaratıcı.

Siz asla yan yana gelmemesi gereken iki kelime gibisiniz.

Öyle ayrı olunca...

...bir anlamı var ama birlikteyken çok anlamsız.

Alaz, yeter! Yalnız bırakır mısın beni? Gider misin lütfen?

Tamam, sakin. Ağzımı açmıyorum, tamam.

Alaz, lütfen izin verir misin bana?

Lütfen.

Tamam Rüya.

Bir şeye ihtiyacın varsa her zamanki gibi buradayım.

(Serhan dış ses) Alaz, neredesin? Ara beni.

(Telefon çalıyor)

Benim buna bakmam lazım.

Ne oldu?

(Şebnem) Teşekkürler.

Alaz, neredesin oğlum sen, niye açmıyorsun telefonunu?

Sessizde kalmış, duymamışım. Bir sorun mu var?

Var. Ortalık karıştı.

Neyse ki Yaman'ı bıraktılar.

Ama soruşturma derinleşecek.

Sen ortalıkta bir şey bırakmadın, değil mi?

Merak etme, bırakmadım.

İyi. Sen yine de her ihtimale karşı...

...her an gidecekmiş gibi hazırlığını yap. Benden haber bekle.

Peki, tamam.

(Müzik)

Bırakmıyorlar ki bir yemek yiyelim, bırakmıyorlar ki.

Yaman Bey, hazır. Şu düğmeye basmanız yeterli.

Bu ileri sarar bu da geri sarar.

Başka bir isteğiniz var mı?

-Eyvallah abi, sağ ol. -Eyvallah. Hadi kolay gelsin.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Bir de gelişini görelim.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Kıyafeti de değişmiş.

(Müzik)

Ne işler karıştırıyorsun sen?

(Müzik)

(Şebnem) Ne iyi oldu var ya, nasıl iyi geldi. Arada yapalım bunu.

Kusura bakmayın da Yaman Ali de iyi ki gelmedi.

Yani şöyle çocuklardan bahsedilmeyen bir sohbet etmeyeli...

...o kadar olmuştu ki hasret kalmışım.

Tabii, çok çocuk olunca da...

...zor oluyor, değil mi?

Aynen, bitmiyor dertleri, bitmiyor.

Bu arada...

...geçmiş olsun. Ben basından duydum.

Gerçi hâlâ aklım da almıyor.

Tamam Caner sıkıntılı bir oğlandı ama...

...kötü biri değildi o.

Yalnız bu ailemiz için hassas bir mesele.

Ayrıca bu masanın da konusu değil.

Yorum yaptı sadece.

Yorum yapılmasın canım.

Haklısın, özür dilerim.

Biz anne babalar konu çocuklarımız olunca böyle çok hassaslaşabiliyoruz.

Tabii senin çocuğun olmadığı için biraz abartı geliyor olabilir tepkilerimiz.

Yok. Benim de çocuğum var.

(Serhan) Aa!

Ne sevindim senin de babalık hissini yaşamana.

Bu babalık duygusu hiçbir şeye benzemiyor, değil mi?

Hiçbir şeye benzemiyor. Başka bir şeye.

Yalnız biz evlat edindik.

Baktık çok çocuk var ailesi olmayan.

Biz de dedik ki illa aile olmak için üremek gerekmiyor.

Boşandın mı o zaman?

Yüzük yok.

Yok.

Yüzük burada.

Takamıyorum ben.

Bu da çapkın erkeklerin yeni bahanesi.

Aşkım, sokmuşsun içine biz nereden bilelim evli misin değil misin yani.

Hem pastam dursun hem karnım doysun hesabı diyorsun.

Hiç öyle bir şey değil.

Karım da boynunda taşıyor.

Öyle mi? O da senin gibi demek.

Aynen.

Birbirimize çok benziyoruz.

İkimiz de özgür ruhlarız.

Öyle ayağımızda prangalarla gezmiyoruz.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Hop! Birader, ne yapıyorsun sen?

İşine bak lan!

Manyak mı lan bu?

Gidiyor lan.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Cesur dış ses) Tamam oğlum, Alaz yapmış işte.

Doktor da demiş ya sert bir cisimle vurmuşlar diye.

Oğlum, bu herif arabasında beyzbol sopasıyla gezmiyor mu?

Ben o (Bip) yediğim dayağı unutmadım daha, kesin bu yaptı.

(Asi dış ses) Attığın fotoğrafları da görünce takıldı tabii Rüzgâr'ın peşine.

(Cesur dış ses) Tabii Yaman da bir temiz dövdü zaten, herif sersemledi.

Bu da bir güzel çekti cilayı.

(Gerilim müziği)

Hoş geldin Yaman.

Ali'yi nereye bıraktın yine?

Çocuğun arabasını da almışsın.

Ali'nin arabasından inen pislik içinde bir Yaman.

Nedir bu çelişki değil mi?

Rüya, ne yapıyorsun sen?

Ver şunu bana.

Yaklaşma.

Çünkü kokuyorsun yine.

İyi misin sen?

Kim soruyor? Yaman mı...

...yoksa Ali mi?

Ona göre cevap vereceğim de.

(Duygusal müzik)

Anladım ben.

Sen mantıklı konuşulmayacak kadar dağıtmışsın kendini.

O yüzden sonra konuşalım.

-Bir şey soracağım. -Sor.

Sor da...

...cevabını anlayabilecek hâlde misin?

Bugün bana bir saniye bile tereddüt etmeden uzak dur benden diyen hangisiydi?

Yaman mı...

...yoksa Ali mi?

Yaman'dı.

Çünkü Yaman'ın kardeşleri onlar.

Okulda elimi tutan kimdi peki?

Ali miydi?

Ben hep yarım bir adam mı seveceğim?

Ali elimi tutarken, Yaman hep beni itecek mi?

Yaman'dan vazgeçmezsen hiçbir zaman Ali olamayacaksın, biliyorsun değil mi?

Buraya, bu eve...

...ailene, bana ait olamayacaksın.

Her şey yarım kalacak, hep yarım olacak.

Yaman büyümüş...

...eğilmez bükülmez bir yetişkin olmuş.

Ona buna saldıran, gözü dönen, adam döven.

Ali hâlâ çocuk.

Yaman, Ali'nin sırtında yük, anlamıyor musun?

Sırtından at şu yüklerini.

Yaman...

Yaman benim geçmişim.

Yaman benim gerçeğim.

Yaman benim 15 senem.

Yaman benim.

Yaman'ı sahiplenmeyen var ya...

...Ali'yi hiç sevmesin be Rüya!

Ben galiba...

...hiçbir zaman senin o hayalindeki adam olamayacağım.

Hiçbir zaman.

(Duygusal müzik)

O yüzden sen gerçekten benden uzak dur.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Kuşlar ötüyor)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Çağla dış ses) Keşke annemin karnındayken yeseydim seni!

Keşke boğsaydım. Kordonu boynuna dolasaydım keşke!

(Duygusal müzik)

(Alaz iç ses) Keşke gerçekten yeseydin beni annemin karnındayken.

Keşke kordonu boynuma dolayıp boğsaydın.

Ama yapamazdın.

Çünkü ikizler isteseler de birbirinden kopamazlar.

Özür dilerim...

...çektiğin acıları fark etmediğim için.

Ama geç de olsa hesabı soruldu.

Bundan böyle özgürsün.

Şunu bilmeni istiyorum.

Seni Yaman abisi değil, ben kurtardım.

(Duygusal müzik)

(Rüya dış ses) Yaman'dan vazgeçmezsen hiçbir zaman...

...Ali olamayacaksın, biliyorsun değil mi?

(Alaz dış ses) O ev benim evim. O aile benim ailem.

Sen hayatımızdan defolup gitmediğin sürece...

...sana kim olduğunu, nereden geldiğini asla unutturmayacağım.

(Çağla dış ses) Ben onun kardeşi falan değilim.

(Yaman dış ses) Abilik var ya, benim en iyi bildiğim şey.

(Çağla dış ses) Bir de abilik edecekmiş bize!

Bir yabaniden anca böyle abi olur işte! Nefret ediyorum senden!

-(Neslihan dış ses) Yeter! -(Rüya dış ses) Buraya, bu eve...

...ailene, bana ait olamayacaksın. Her şey yarım kalacak, yarım olacak hep.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Telefon çalıyor)

Aa... Benim buna bir bakmam lazım.

-Alo? -Baba biliyor. Yaman biliyor.

Ne demek biliyor? Neyi biliyor oğlum?

Kanlı kıyafetleri bulmuş. Sopayı da yatağıma bırakmış.

Oğlum sen bana delilleri yok ettim demedin mi?

Etmiştim baba da bulmuş nereden bulduysa.

Ne yapacağım ben şimdi? Benim hayatım bitti.

Tamam, sakin.

Şimdi pasaportunu da alıyorsun, derhâl tekneye geçiyorsun.

(Serhan ses) Kaptanla konuşacağım, size haber vereceğim.

Eğer işler yolunda gitmezse...

...yola çıkıyorsun.

O kazandı değil mi?

Hayatımı mahvetti ve o yabani kazandı, değil mi?

Senden asla vazgeçmeyeceğim oğlum. Alaz duydun mu beni?

Seni çok seviyorum.

(Gerilim müziği)

Maalesef benim hemen çıkmam gerekiyor.

Ne oldu? Çocuklardan birine bir şey mi oldu?

Yok, sakin canım. Aklımdan çıkmış. Çok önemli bir toplantım vardı.

Sekreter aradı şimdi. Adamlar hastanede beni bekliyormuş. Geçiyorum ben.

Tamam, ben de geleyim. Benim de hastanede işlerim var zaten.

Hayatım sen oturur musun? Daha yemeğin bitmedi.

Şebnem'le beraber geçersiniz.

Şebnemciğim...

Derhâl bitiriyorsun bu saçmalığı.

-Ben hesabı ödüyorum. -Ben öderim hesabı. Sen git işine.

Yalnız bir dahaki sefer aklında bulunsun, hesabı davet eden öder.

O zaman Yaman Ali'ye ödetecektik, o davet ettiğine göre.

Tamam, bende. Afiyet olsun.

-Aa! -Ne oldu? Bir şey mi oldu?

Ben Rüya'yı alacaktım. Çocuk ağaç oldu orada. Hay Allah!

-Tamam, hadi gidelim. -Tatlım benim yolum ters.

Güvenciğim yine yapalım, tamam mı? Ama bu sefer kaçmak yok.

Hadi ben kaçtım.

Baybay.

Hadi sen de kaç, gitmek istiyorsan eğer.

Bence de.

Ben niye kaçayım ya?

Kaçmak senin işin.

Hem daha yemeğim bitmedi.

Yemeği varmış! Sanki yiyor!

-Gel, şundan al. -Yok, istemiyorum ben.

-Açsın. Şundan seversin sen. -İstemiyorum ben.

Ben artık balık sevmiyorum.

Ben bunu seviyorum.

Neslihan sen ne yapmaya çalışıyorsun?

İkimiz de biliyoruz senin hardala alerjin var.

-Başımıza iş açacaksın. -Asıl sen ne yapmaya çalışıyorsun?

(Neslihan) Sen ne yapmaya çalışıyorsun?

Sen kim oluyorsun da benim hayatımı yargılıyorsun?

Yok prangalarmış, yok bilmem neymiş!

Benim ailem ve çocuklarım ayağıma pranga falan değil, tamam mı?

-Ben onu kastetmedim. -Ne kastettin o zaman? Ne diyorsun yani?

Sana ne benim yaptığım çocuklardan!

Dört tane.

Sana ne Güven!

Hani sen terk edilen acılı kadını oynuyorsun ya...

...altını çizerek söylüyorum. Hani ben de bırakıp giden kötü adamım ya.

Hani sen sadece bir ay sonra gidip Serhan'la evlendin ya.

Dört tane çocuk yaptın ya.

Ben...

...bu kötü adam...

...kendine tekrar bir aile kurabilmek için yıllar harcadı.

Çünkü sen korkaksın!

Korkaksın!

Cesaretin yok.

Kendinden kaçıyorsun. Hayattan kaçıyorsun.

Hani özgürsün ya. Rüzgâr nereden eserse oraya gidersin ya.

Neyse, sevindim senin adına.

En azından sonunda cesaret edip de bir sorumluluk alabilmişsin.

Onları da terk edip yüzüstü bırakmazsın.

İnşallah.

Bari mutlu olsaydın be kadın.

Bari yaktığın gemilere değseydi.

Ben mutluyum.

Çok mutluyum hem de.

Sen de bir an önce defolup gidersen...

...oğluma verdiğin sözü tutup...

...çok daha mutlu olacağım.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

(Serhan ses) Yaman Ali, oğlum neredesin?

Buradayım baba. Hastanedeyim.

-Rüzgâr uyanmış bu arada. -(Serhan ses) Oğlum...

...sakin ol, tamam mı? Sakın açık verme. Sakın.

Ben geleceğim, her şeyi halledeceğim. Merak etme.

Biliyorum. Az önce Alaz aradı. Bir haltlar yemiş, duydum.

Ama sen onun abisisin oğlum. Siz kardeşsiniz.

Kardeş olmaya niyeti var mı ki?

Ben içerideyken bile sustu.

Alaz öyle bir çocuk işte oğlum. Benim oğlum bu.

Ben de böyle bir çocuğum işte baba.

Her şeye rağmen en doğrusunu yapmaya çalışan.

Yaman Ali sakın sonradan pişman olacağın bir şey yapmaya kalkma oğlum.

Dinle beni.

Oğlum... (Telefon kapandı)

Yaman!

Allah kahretsin!

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

-Ne var? -(Kadın ses) Serhan Bey, Rüzgâr uyandı.

Duydum. Sakın ben gelmeden odaya polis falan almayın, tamam mı?

Güvenlikle konuş, Yaman Ali'yi o odadan çıkarsın.

-Gerekirse zorla! -(Kadın ses) Tamam, efendim.

(Gerilim müziği)

(Kuşlar ötüyor)

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Vay be!

İşte bu çok acıklı.

Hiç benimle böyle dağıtmadın.

Ki birlikte dağıtmaya oldukça müsait bir adamım.

Ayıp ettin, kabul et.

Belki de o gün bugündü.

(Duygusal müzik)

Canım hiç bu kadar acımamıştı.

Benim de.

Şimdi olduğu kadar yani.

Ne bu?

Ben hiç bilmiyorum, anlamıyorum bu acıyı.

Ne ya bu?

Aşk.

İstemiyorum.

Eğer canımı bu kadar yakacaksa istemiyorum, çıksın içimden.

Biri çekip alsın bunu.

İşte öyle olmuyor.

Öyle olsa çok kolay olurdu.

(Duygusal müzik)

Yatırayım mı yatağına seni?

(Duygusal müzik)

Ben kaçıyorum.

Nereye?

Dağıtmaya mı?

Ben çoktan dağıttım.

Toparlamaya diyelim.

Beni de götürsen?

Yalnız ben çok uzağa gidiyorum, Rüya.

Tamam işte.

Ne kadar uzak, o kadar iyi.

Ben bu acıyı unutmadan dönmek istemiyorum.

Nerede dağıtacaksan birlikte dağıtalım.

Emin misin?

Hiç bu kadar emin olmamıştım.

O zaman benden günah gitti.

(Müzik)

Sırtıma alayım mı?

Sarhoş değilim.

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

-(Erkek ses) Alo? Şebnem Hanım merhaba. -Buyurun, Çetin Beyciğim.

Hastanenin icralık dosyalarını istemişsiniz ama...

...yarın kalsa sorun olur mu acaba? -Sebep? Çalışasınız mı gelmedi bugün?

Vallahi alın benden de o kadar.

(Çetin ses) Hayır, Eşref Bey'le adliyedeydik. İşim biraz uzadı da.

Eşref Bey'in bir otopsi talimatı vardı.

Ne... Ne otopsisi?

Oğlu için. Olayın intihar olmadığı yönünde Caner Bey'in evinde bazı deliller bulmuş.

(Çetin ses) Şebnem Hanım? Orada mısınız?

Bak, geçen ne buldum? Yine düşürmüşsünüz.

Bunun kancası bozuktu, değil mi?

Evet, ben onu her yerde arıyorum. Nerede buldun? Çok sağ ol.

Nerede düşürdüysen orada buldum Şebnemciğim.

(Gerilim müziği)

(Kuşlar ötüyor)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Kapı vuruldu)

Eşref Bey...

...Güven Bey geldi. Sizinle görüşmek istiyor.

-İyi. Gelsin. -(Güven) Geldim.

Geldim, Eşref Bey.

Hem de çok uzaklardan geldim.

(Gerilim müziği)

Denize mi açılacağız?

Nereye?

Plan net değil. Rota hesaplanıyor. Bakacağız.

İyi fikir.

(Müzik)

-Alaz Bey... -Hişt! Uyuyor.

Ama babanız...

Babamız artık başımızda olmayacak, malum.

Yani anladığım kadarıyla bir süre baş başayız.

O yüzden işimize bakalım.

(Gerilim müziği)

Korktun mu?

Gelmemden yani.

Niye güldün Eşref Bey?

Sen zamanında benden çok korkmuştun.

Hatta öyle bir korkmuştun ki...

...adamlarına beni öldüresiye dövdürttün.

Komaya soktun.

Hak ettin.

Neden?

Önünde boyun eğmediğim için mi hak ettim?

Kulun, kölen olmadığım için mi?

Senin imparatorluğunu yönetecek kukla olmadığım için mi hak ettim?

Kızımı...

...dünyanın bir ucuna götürmeye kalktığın için hak ettin.

Kızınla konuşsaydın o zaman.

Gidemezsin deseydin. Müsaade etmiyorum deseydin.

Ya bu herif ya ben deseydin.

Ama diyemedin.

Neden?

Korktun çünkü.

Kızının vereceği cevaptan korktun.

Seni tercih etmeyeceğinden korktun. O kadar korktun ki...

...ben ayağa kalktığımda, gözlerimi açtığımda...

...Neslihan'a koşacağımı bildiğin için apar topar evlendirdin kızını.

Benim...

...Neslihan'dan başka tutunacak dalım yoktu.

Benim de.

-Bak, evlat... -Sakın!

Sakın bana evlat deme.

Kızımla aşkının okyanusları aşacak kadar büyük olmadığını sana söylemiştim.

O sadece senin rüzgârına savrulup gidiyordu öyle.

İşte bu yüzden seni kolay unuttu ve gidip Serhan'la evlendi.

(Eşref) Ben mecbur etmedim. Zorlamadım.

İkiniz de çok mutsuz olacaktınız. Ama şimdi bak...

...ikiniz de fıtratınıza uygun hayatlar yaşadınız sayemde.

Gene ben haklı çıktım işte.

Yanıldın Eşref Bey.

Hem de çok yanıldın.

Kızın da...

...ben de çok mutsuzuz.

Sana bir sorum var, Eşref Soysalan.

Değdi mi?

İki insanın da hayatını mahvetmene değdi mi?

(Müzik)

İçeride verdiğiniz ifadeye ekstra eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Ne dediysem o. Yani...

...harfi harfine ne bildiysem söyledim zaten.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

-Baba? -Alaz...

...bitti oğlum. Yolun sonu.

Derhâl hareket ediyorsunuz.

Kaptan seni nereye götüreceğini biliyor.

Korkma oğlum, ben hep arkanda olacağım.

Bu arada eline sağlık. Sen kardeşini korudun oğlum.

Aferin sana.

Yolun açık olsun.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Kaptan...

...yelkenler fora.

(Müzik)

(Motor çalıştı) (Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

(Geçiş sesi)

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Eylül Yılmaz - Gülay Yılmaz...

...Büşra Taşcıoğlu - Nuray Ünal - Ece Naz Batmaz

Editör: Ela Korgan

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.