Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Toplum için en iyi olan neyse doğru odur.
Kulağa mantıklı geliyor değil mi?
Ama bu iyinin iyi olup olmadığına gerçekten kim karar verecek?
Kolluk kuvvetleri mi?
Mahkemeler mi?
Ama ya verdikleri karar yanlışsa? Ya suçsuzlar cezalandırıldıysa?
Ya da suçlular serbest bırakılıyorsa o zaman ne olacak?
Hiçbir şey.
Hayat devam edecek.
Suçlular unutulacak, masumlar sessizce aramızdan silinecek.
Onların adalet zandıkları şey bakıyor ama görmüyor. Ben baktım,
gördüm ve karar verdim.
bir kötülüğü ortadan kaldırmak bir iyiliğin dolunu açıyordu. O kötülük
kalkmalı.
Bugün kimin ceza alacağını ben seçiyorum.
Ben cezasız kalan suçların celladıyım.
Çünkü bazı cezalar sadece karanlıkta verilir.
Ve karanlıkta sadece gerçekten adil olanlar yürüyebilir.
Kulağım tutuldu.
Şimdi sadece inmem gerekiyor.
Bitti mi şimdi?
Bitti.
Canlıyorum.
Güzel kızım. Tamam bir hata yapmışsın.
Bak kendin geldin itiraf ettin.
Şu an sen anladık.
Güzel kızım.
Size bu işleri yaptıran hakkında... ...hiç mi bir şey bilmiyorsun ha gülüm?
Yok gerçekten bilmiyorum.
Bak.
En ufak şey yeter bize.
Senin hiç önemsemediğin bir yeter.
İyi düşün son gün lütfen.
Bak bu kişinin... ...verdiği talimatları düşün.
Kullandığı kelimeleri düşün, jargonunu düşün.
Bunlar bile o kişinin kimliği hakkında bize ipucu verecek lütfen.
Aslında bir şey var.
Yani işe yarar mı bilmiyorum ama.
Anlat ya dinliyoruz.
Psikiyatrist de gidiyordu.
Daha en başlarda yazışmalarda herkes dertleşiyordu.
Bir çeşit terapi gibi bir şeydi. Herkes sorunlarını anlatıyordu.
Psikiyatristlere gidip de... ...derdine çare bulamayanlardan birine... ...onlar
bir şey yapamaz demişti.
Bizzat kendi deneyimlerinden biliyormuş.
En iyisine gitmiş ama... ...bir şey değişmemiş.
Yaramaz mı bu bilgiler size?
Tamamlıkta yine arayacağız.
Ama o da bizim işimiz.
Sağ ol Sangül.
Harpide, gelmeden önce yere göğe sığdıramamışlardı seni.
Yok bilgisayar dehasıdır, yok şöyle sorumluluk sahibidir. Sen misin
sahibi?
Sorumluluk sahibi misin sen? Deha mısın sen Tolga?
Sen farkında mısın ya?
Sen sana verilen görevi yapmadığın için... ...beni öldüreceklerdi. Hadi ben
öleyim tamam.
Dert değil.
Ya devletin amirini öldüreceklerdi. Bu kabul edilebilir bir şey mi?
Değil amirim.
Bir de şu yapay zeka meselesi var.
Ya sen nasıl anlamazsın... ...o videonun gerçek olmadığını?
Öldü dediğimiz kız benim evimden çıktı ya. Senin işin tam olarak bunu anlamak
değil mi?
Tolga cevap versene.
Haklısınız amirim. Haklıyım tabii.
Demek ki... ...yeteneklerine falan ilgisi yok.
Sen dayın emniyet müdürü diye buradasın. Demek ki.
Amirim haksızlık ediyorsunuz.
Olay benim hatamdı. Evet kabul ediyorum. Özür dilerim.
Ama bu söylediğiniz çok ağır. Ağır falan değil. Aynen öyle düşünüyorum.
Anladım. Hadi sen biraz daha izin yap.
Bu yaptığın sorumsuzlukları bir düşün.
Belki kabul edilebilir bir sebep bulursun.
Düşünmeye gerek yok.
En kısa sürede size istifamı sunacağım.
Bitti mi yazan?
Tolga? Ne oluyor ya?
Amirim, müteahhit gittiniz.
Efendim yazıcı?
Amirim, Tolga 'ya ilgili bir durum mu var?
Evet var.
İstifasını verilecekmiş.
Ne istifası?
Bilmiyorum. Bana olur. Sorarsın arkadaşına.
Var mıydı başka bir şey?
Yok tamam, çıkalım.
Yok.
Evet tamam biraz ağır konuşmuş da.
Kadın ölümden döndü oğlum.
Haklı yani.
Yani değişik bir kadın gıcık.
Tuhaf tuhaf tavırları var ama.
Ben ne var haksız olduğunu kabul etsen ölür müsün?
Ne bu?
Hastane raporları. Yani taciz sonuçları falan.
Bunlar niye bu kadar çok?
Tümör.
Zaten iyi huylu mu kötü huylu mu anlayana kadar baya zaman geçti.
Ne kadar süre ya?
Onu niye söylemiyorsun?
Cihan hiç sormadınız ki.
Ya bak evet farkındayım. Ben hata yaptım.
Ama benim kafam başka bir yerdeydi. Benim son zamanlarda düşünebildiğim tek
öleceğimdi. Ya böyle şey tek başına yaşanır mı Tolga? Olur mu böyle şey?
Ben alışkınım.
Yani yeni bir şey değil benim için.
Kimsenin umurunda olmadığımı da biliyorum. Tolga sana salak konuşma ya.
Herhalde önemli için bizim için.
Temiz yani değil mi bunlar?
Bundan böyle şeyleri bilemem.
Ben kendimin hatırını onu bilmiyorum.
Ben sormasam da anlatacaksın.
Bizden bekleme yani.
Öyle yarı yolda bırakıp da gitmek yok. Ayrıca ağzını tutuyorum senin bak.
Öyle bir niyetim yok zaten.
Bu işi bitirmeden hiçbir yere gitmiyorum. Ama aramızda kalk.
Serpil Amir öğrenmişti.
Bu istifa açtığında bir daha tutun bakalım.
Sağ ol çocuğum.
Otur abla.
Ablam, size ihtiyacın olursa seslenirsin bize.
Başıma atlama.
Biz ne yaşıyoruz benim aklım almıyor gerçekten günlerdir.
Şakayım. Hayır ablamın yanında belli etmeyeyim diyorum da.
Benim de kalbim acıyor oğlum. Ben de teyzeyim.
Acıyacak abla.
Acıyacak kalbiniz.
Almayacak aklınız.
Ama yapacak bir şey yok.
Sen ne yaptın Cihan 'la konuştun mu? Son güldür haber var mı?
Sabah nebeci mahkemeye çıkaracaklar.
Eğer tuttuğu yargılamasına karar verilirse, bir cihan öyle olur diye,
'ine gönderilecek.
İsrail 'e ne ya? Ya küçücük çocuk o.
Ne yapacak, nasıl yaşayacak orada?
Bakacak artık başının çaresine eşek sıpası.
El mahkum çekecek cezafını.
Biz ne en cizasını çekiyoruz?
Çocukluğumuzdan beri bir bitmedi çektiğimiz yazım.
Ne bu?
İstifa dilekçem.
Kabul etmiyorum Tolga.
Siz bilirsiniz ama ben yine de gidiyorum.
Tolga.
Tamam anlıyorum.
Söylediklerim ağır geldi sana.
Ama hak etmediğini söyleyebilir misin?
Anlıyorum üzülüyorsun, üzüleceksin Tolga. Oturacaksın, şapkanı önüne koyup
düşüneceksin ve beni anlayacaksın. Tamam mı?
Anlıyorum amirim.
Hep yapmanız gerekeni yaptınız ama ben de yapmam gerekeni yapıyorum.
Hoşçakalın.
Oğlum saçmalama ya.
Düşündüm ve kararım bu Cihan.
Bu iş artık bitti benim için.
Ne yapacaksın?
Bilmem giderim herhalde.
Nereye mesela?
Canım nereye istersin?
Hayatımda ilk defa fazla düşünmeden hareket edebileceğim.
Bu arada merak etme önce sana verdiğim sözümü tutacağım tabii ki.
Bu işi bitirmeden bir yere gitmem.
Bütün gece çalıştım hiç uyumadım.
Evet kızın öldürüldüğü video yapay zekayda yapılmış orası doğru. Ama
çekildiği mekan gerçek.
Bu da hadise.
Videonun çekildiği adres Tolga verdi.
Nasıl ya?
Eliyle koymuş gibi verdi mi sana bu adresi?
Verdi valla.
Gidelim bakalım hemen.
Bir şey söyleyeyim mi? Bu teknoloji çok ilerledi. Hani yakında bizim devrimiz
kapanır.
Senin devrin kapanacak. Biz hala gençiz. Ben sizin gibi elli tane genci cebimden
çıkarırım.
Gençmiş.
Sandalye aynı.
Binalar da aynı.
Helal olsun Tolga 'ya valla.
Olay yeri bir an önce koymak izleniyor hatunla. Kimin evi inmiş öğrenelim.
Evet.
Bahsettiğiniz ev bana ait.
Ancak bir sürü emlak yatırımım var benim.
Bazılarının yerlerini bile bilmem. Bunun yerini biliyorsunuz ama.
Kapı kolunda parmak iziniz çıktı.
Doğrudur. Birkaç kez uğramıştım. Ne için uğramıştınız?
Özel bir sebebi yok.
Öylesine bakmak için.
Yatırım için aldığınız evleri gezmek gibi bir hobiniz mi var?
Neden burada olduğumu, neyle suçlandığımı anlayabilmiş değilim.
Vakti gelince öğrenirsiniz. O zamana kadar sizi biraz misafir edelim.
Bakın.
Komiser bey, komiser hanım.
Ben meşgul bir insanım.
Yokluğum birkaç günde milyonlar kaybettirebilir şirkete.
Lüzumsuzca beni burada tutmanız hiç adil değil.
Adil değil mi?
Neyin adil olduğuna siz mi karar veriyorsunuz?
Ayrıca kimse o kadar vazgeçilmez değil.
Kendinizi bu kadar büyütmeyin.
Bu arada biz sizi burada misafir ederken bilgisayarınızı incelemeye alacağız.
Soruşturma tamamlanınca teslim oluruz.
Tamam sen sağdan devam et. Ben ortadan koruyorum seni.
Gerizekalı nereden burada olduğunu anlamadım.
Geliyorum ben bir saniye.
Ne haber?
Yani abartmadınız biraz.
Her gün her günde beni ziyaret etmene gerek yok.
Bu adresin verdiğin evin sahibinin.
Bir incele bakalım ne bulacaksın.
Ya Cihan.
Tamam bak ben sana verdiğim sözü tuttum.
Videonun çekildiği mekanı da buldum.
Benden bu kadar. Öyle mi konuştuk Tolga?
Bu iş bitene kadar bizleydin.
Serpil Ahmet Serkan 'ı almış zaten ekibe.
Hani benim kadar olmasa da fena değil. O ne istiyorsan bulur.
Olabilir. Ben sana güveniyorum.
Hadi bulacağız şu adamı. Tamam.
Oyunla da çok iyi gidiyordum ya.
Can, böyle başımda mı bekleyeceksin?
Biraz uzun sürebilir.
İyi, tamam.
Bu kim?
Meral.
Ee?
Eee?
Yok bir şey.
Öyle işte.
Ne çoğaf?
O kadar yıldır arkadaşım.
Çok az şey biliyorum hakkında.
Efendim?
Bir şey çıkarsa haber ver.
Saat kaç olursa olsun.
Tamam mı? Ara.
Tamam. Bu iş bende.
Eyvallah kardeşim.
Oğlum kan şekerim mi düştü ne oldu?
Öldüm acımdan ya.
Oturma Enes.
Adamı yakaladık.
Hoş geldin.
Film grubu hakkında ne biliyorsun?
İlk defa duyuyorum.
İlk defa duyuyorsun ama...
Bilgisayarını grubun kullandığı sohbet uygulamasını indirip silmişsin.
Birkaç ay önce o isimde bir gruptan bir davet linki aldım.
Linke tıkladım, yükledim. Evet.
Ne olduğunu merak etmiştim.
Linke tıkladın, yükledin, yazıştın.
Yazıştım. Ama sadece birkaç yazışma.
Neden beni davet ettiklerini, nasıl bir grup olduklarını anlamamıştın?
Anlamadığım için anlatmadım bize.
Hatırlayamadım hemen.
Kaç ay geçti?
Sana hatırlayamadığım başka şeyler de hatırlatalım.
Mesela gençliğimdeki hekörlük geçmişini.
Bunlarla bahsetmedim bize.
Kaç yıl önceydi.
Kaç ay önce bu, kaç yıl önce. Sen kendi kendine zaman aşılığına mı uğratıyorsun
bunları?
Bakın, bahsettiğiniz şey basit bir gençlik hatası sadece.
Ne güzel bir gençlik hatası o.
Benim tertemiz bir sicerim vardır.
Hesabına epey bir para geçirmişsin Ayhan.
Bu da yalancıktı.
Avukatımı aramak istiyorum.
Çok iyi edersin.
Çok ihtiyacım var.
Bu iş bittiğine göre artık veda vakti.
Oğlum ne vedası emekli mi olacağım bu yaşta?
Abi sen demiyor muydun çık şu odadan biraz dolaş diye?
Ulan ben sana cehennemin dibine mi git dedim?
Yolun düşerse beklerim ama.
Can bizi çok beklersin.
Avustralya 'ya.
Yazıcı sen gelirsin belki.
Bakalım çocuklar büyüsünler.
Yolun açık olsun.
Bir dakika.
Efendim baba.
Yok yok. Yarın kalkıyor Can.
Sen öyle istiyorsan. Peki.
Babam yarın bana gelecekmiş. İlla seni geçireyim diyor.
Ne gerek varsa.
Ya valla bak oldu mu oğlum böyle ya?
Affetmeyeceğim ha seni.
Affedersin affedersin.
Yani o ikisinden pek umutlu değilim ama... ...bence beni ziyarete de
sen. Özlersin değil mi?
Özlerim tabii.
Ay tamam hadi bırak.
Hadi siktirin.
Kendinize iyi bakın.
Bu hackerlik geçmişi öğrenince önce bir inkar etti.
Sonra ortaya çıkınca genç katılası falan diye geçiştirdi.
Grupla olan yazışmalarını da gizlemişti bizden değil mi?
Ayrıca size gelen bu tehdit meyillerinin Hollanda'dan geldiğini söylemişti
Tolga.
Ne tesadüf ki Ayhan da aynı dönem Hollanda'daymış.
Çıbanın başını ense dedik sonunda.
Öyle görünüyor.
Öyle görünüyor artık. Çutuklamak için yeterli delilimiz var.
Yazıcı. Şu adrese bir bakın.
Bilişimden arkadaşlar bu yapay zeka videosunun yeri için bu adresi
Biz bir bakalım.
Ama biz Solgan 'ın verdiği adrese gittik zaten.
Olsun bakalım yine de.
Aklımızda kalmasın.
Bir şey çıkacağını düşünmüyorum ama.
Cihan, bu Ayhan 'ı tek evle yetinmemiş anlaşılan.
Gerçek karargahı burasıymış. Bir de bu Songül 'ün bahsettiği psikiyatrist vardı
ya galiba onu da bulduk.
İsmi Emel Yılmaz. Sen istersen bir ona bak. Ben de Ayhan 'ı tekrardan sorguya
alacağım.
Ayhan Yıldız.
Hiç hatırlamıyorum böyle bir ismi.
Tamam sorun değil listeden buluruz.
Yani danışanlarımın ismini de unutmam ama.
Tolga.
Tolga, senin altın mı?
Biri bana tuzak koydu.
Bunlar emniyet.
Sen bu bilişkincilerin sitesini aldın mı emniyetteki?
Baktım Ayhan Bey. Ama emniyetten beri sen ne biliyormuşsun yapacağını
düşünürsün.
Nedenini bilmiyorum.
Ama böyle bir durum varsa mutlaka buradan beri olması gerekiyor.
Dışarıdan birinin böyle bir şey yapması mümkün değil.
Anlıyorum.
Serkan Çalışkan.
Nihal Kurt.
Tolga Kocabey.
Murat Kartlı.
Tolga Kocabey mi dedi?
Evet.
Ama kısa bir süre önce ayrılmış.
Niye ne oldu ki onu tanıyor musun?
Tolga çok gençti bana geldiğinde.
Ağır bir depresyon geçiriyordu.
Annesini yeni kaybetmişti.
Ve... Bu durumdan da babasını sorumlu tutuyordum.
Babasından nefret ediyordum.
Meral diye bir kıza aşıktı.
Meral de çok kısa bir süre sonra intihar etmişti.
Meral 'in bir abisi vardı.
Adı Ayhan'dı.
Evet, sanırım sizin aradığınız kişi olabilir.
Adı Ayhan'dı. Çünkü Tolga...
Meral intihar ettikten sonra Ayhan'dan nefret ediyordu.
Bu iki olay Tolga 'ya darmı duman etmişti.
Sonra çarpık bir adalet anlayışı geliştirdi.
Dünyada adaletin olmadığını düşünüyordu.
Ve bir gün birinin gelip bu düzeni değiştireceğine inanıyordu.
Bu da onda çok ciddi bir takıntı haline gelmişti aslında.
İki yıllarından tanıyorum Tolga 'yı. Kardeşime aşıktı.
Platonik.
Meral... ...başta hiçbir şeyden haberdar değildi. Daha sonra fark etti ama.
Aralarında gerçek hiçbir şey olmamıştı.
Tolga 'nın sana tuzak kurduğu sonucuna nasıl vardın?
Kardeşim.
Meral.
Son sınıftayken...
...intihar etmişti.
Tolga beni suçladı.
Neden? Kafasında bir kurgu yapmıştı yine.
Dedi ki... ...Meral okulda bir öğretmen tarafından taciz olmuş. O yüzden intihar
etmiş.
Sen de inanmadın ona.
Hayır inanmadım çünkü yoktu öyle bir şey.
Okul araştırdı. Savcılık da baktı. Arkadaşlarıyla konuşuldu ama hiçbir şey,
hiçbir şeye ulaşılamadı.
Ama Tolga takıntı haline getirdi bunu.
Tam olarak Tolga seni neyle suçladı Ayhan?
Onu yalnız bırakmakla.
Meral 'in başına gelenlere sessiz kalmakla.
Sonra onu son gördüğümde tehdit etti beni.
Bana bunun hesabını günün birinde eninde sonunda soracağını söyledi.
Ciddiye almamıştım.
Yıllar geçti.
Bekledi.
Bekledi.
Bekledi.
Hesabında dediğini yaptı.
Yanım bana.
O çok tehlikeli bir adam.
Cihan. Yürü içeri konuşacağız.
Çıkmadan biraz vaktim var. Bir kahve yapayım.
Laflar et.
Ne yapıyorsun lan?
Terapistinle konuştum.
Hakkında her şeyi öğrendim.
O doktor raporları da sahte.
Bırak hastalığı hastanede kaydın yok. O rast bu çocuğu.
Sen miydin lan?
Sen miydin?
O çocukları.
O küçücük çocukları azmettiren, manipüle eden benim yeğenimi.
Yeğenimi azmettiren sen miydin?
Can döndü mü?
Bilmem görmedim.
Yazıcı.
Ne oldu oğlum?
Yüksün el kolini.
Hareket edemezsin. Konuşamazsın ama duyarsın.
Görürsün.
Anlarsın. Dinyar kesimden sonra mesajınızı bırakabilirsiniz.
Ya, aradı bu adam galiba Tolga. Şimdi Ayhan 'la konuştum. Dedikleri doğru,
ettirdim.
Bu mesajı alır almaz ne olur ara beni tamam mı? Şimdi emniyetten çıkıyor Tolga
'nın yanına gideceğim.
Lütfen ara beni.
Birazdan vücut tutacak.
Dene başlayabilir.
Üşümeni istemem.
Sana zarar vermek istemezim Cihan.
Ben adil bir adamım.
Ama şimdi beni dinleyeceğim.
Canım neredesin? Niye açmıyorsun telefonu?
O çocuklar acı çekiyordu.
Ben... O çocuklara sadece yardımcı oldum.
Bu dünya adil bir yer değil.
İnsanlar da değil.
Adalet için kendi payına düşeni yaptığında, bu dünyadan bir pisliği
temizlediğinde ne oluyor biliyor musun?
Geride kalanlar daha rahat nefes alıyor.
Ben sadece adalete hizmet ettim Cihan.
Herkes cezasını çekmeli.
Öldürülmeyi hak edenler öldürülmeli.
O kadar basit.
Vakit geldi.
Şimdi ben birazdan ayrılacağım.
Böyle olsun istemezdim Can.
Hoşça kal.
Dur! Yazık, orada kal.
Ne yaptın Cihan?
Silahını bırak.
Silahını bırak.
Yaşıyor değil mi?
Silahını bırak.
Bırakıyorum silahı. Gitmeme izin vereceksin anladın mı?
Çekil önümden.
Önümden çekil. Ben silahı bıraktım sen de bırak.
Önümden çekil.
Önümden çekil. Kaçacak yerin kalmadı ekipler yolda.
Tamam.
Tolga lütfen.
Sen de in.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.