Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
(Jenerik müziği)
(Neslihan ağlıyor) Oğlum, oğlum, oğlum.
Oğlum...
(Üst üste konuşmalar)
Oğlum...
(Kadın muhabir) Neslihan Soysalan'ın oğlu Ali Soysalan bulundu.
Anne oğul seneler sonra kavuşuyorlar.
(Üst üste konuşmalar)
Neslihan hadi kızım.
(Eşref) Hadi oğlum, evimize gidelim.
(Kadın muhabir) Neslihan Hanım bir açıklama lütfen.
(Kadın muhabir 2) Neslihan Hanım.
(Üst üste konuşmalar)
(Üst üste konuşmalar devam ediyor)
(Müzik)
(Üst üste konuşmalar)
(Üst üste konuşmalar devam ediyor)
Siz arkadaşlarısınız, bir açıklama yapacak mısınız? Lütfen.
(Kadın muhabir) Biz bunu hak ediyoruz. Bir açıklama istiyoruz.
Çok kısa bir açıklama.
(Müzik)
Ne oluyor dışarıda?
Ya bir şey söylesenize, Yaman abim nerede?
-Gitti. -Nereye gitti, ne demek gitti?
Evine.
Evine mi?
(Gerilim müziği)
(Geçiş sesi) Ay! Kimsin sen? Ne işin var evimde?
(Geçiş sesi)
-Ah! -Ailemden uzak duracaksın...
...özellikle de karımdan.
(Geçiş sesi)
Adın ne senin?
Evin, ailen falan yok mu?
Bu benim senden isteğim...
...ailemden uzak durman.
Durdurun arabayı.
Tamam, tamam. Derin nefes al.
Ne kadar istiyorsan söyle sonra da çek git buradan!
-Karşımıza çıkarsan hayatını mahvederim. -Açın kapıyı!
Baba!
-Kenara çek, sağa çek. Sakin ol! -Açın kapıyı!
(Eşref) Tamam sakin ol, tamam.
Sağda dur! Sakin ol tamam.
(Yaman derin nefesler alıyor)
-Dur bekle! -(Eşref) Ali!
-Oğlum! -(Eşref) Ali!
-İyi misin? -(Eşref) Ali!
İyi misin? İyi misin? Derin bir nefes al.
Derin bir nefes al. İyi misin?
Ne oldu?
Ne mi oldu?
Bana bunu mu soruyorsun gerçekten?
Bunca sene ya...
Nereden başlayayım ki anlatmaya!
Hayır madem bu kadar güçlüydünüz madem bu kadar adamınız vardı...
...ya madem bu kadar büyüktünüz, neredeydiniz, nerede?
(Duygusal müzik)
-Ali lütfen. -Ali yok!
Kim ki Ali?
Ne Ali'si? Kim Ali, kim?
Ben bilmiyorum Ali'yi, ben tanımıyorum Ali'yi!
(Duygusal müzik)
Yok olmuş, hiç olmuş Ali!
Yapma oğlum, ne olur!
(Duygusal müzik)
İnsan var ya...
Günahını kaybetse düşer peşine.
Nasıl bulamadınız el kadar çocuğu?
Ben geldim sizin yanınıza ben!
Ben çıktım sizin karşınıza, ben dedim o çocuk ben olabilirim, diye.
Oğlum...
İnanmadın ki!
Sen de inanmadın bana sen de!
-Hiçbiriniz inanmadınız bana! -Özür dilerim...
Bırak.
Bırakmayacağım!
Bırakmayacağım! Bir daha seni bırakmayacağım, anladın mı?
Seni ölene kadar bırakmayacağım.
(Duygusal müzik)
(Neslihan ağlıyor) Seni bir daha bırakmayacağım!
Neredeydiniz ya...
Özür dilerim, bensiz geçen her günün için özür dilerim.
(Duygusal müzik)
(Yaman) Lütfen.
(Ağlıyorlar)
Ali ne olur...
(Neslihan ağlıyor)
(Yaman) Neredeydiniz?
(Eşref) Hadi evlat, kalk!
Hesapları evde keselim.
Kalkmıyor musun?
Tamam, iyi.
Oturalım o zaman. Ah!
Sen olmadan, o eve girmeyeceğiz evlat!
(Duygusal müzik)
(TV kadın ses) Neslihan Soysalan'ın oğlu Ali Soysalan bulundu...
...anne, oğul seneler sonra kavuşuyorlar.
(TV kadın ses) Ailenize kavuştunuz mutlu musunuz Ali Bey?
Duygularınızı öğrenmek istiyoruz...
...basın sizden bir açıklama istiyor, lütfen.
Geberteceğim...
...o serseriyi bu sefer geberteceğim kimse elimden alamayacak.
Alaz tamam! Bir sakin ol!
Mutlaka bir açıklaması vardır. İlk önce ne olduğunu anlayalım!
Neyi anlayacaksın Çağla, neyi anlayacaksın? Yalan söylüyor işte!
O küçücük beyniyle annemi kandırmış! Kapat şunu!
(TV kadın ses) Soysalan ailesinin kayıp oğlu Ali Soysalan...
...15 yıl aradan sonra ait oldu yere, evine dönüyor.
(Bip) dönüyor! O herif buraya girmeyecek anladınız mı!
Kapat şunu!
-Ya kapatsana! -Alaz!
Babam nerede?
-Bu saçmalıktan babamın haberi var mı? -Bilmiyorum!
(Telefon çalıyor)
(Telefon ısrarla çalıyor) (Banyodan su sesi geliyor)
Sessiz!
Efendim hayatım? Toplantıdayım, sessizdeydi, ne oldu?
Ne!
Nasıl yani? Emin misin?
Evet Serhan, eve getiriyorum.
(Neslihan ses) Bak sen şimdi çocukları hazırla. Ee...
...ama özellikle de Alaz'a dikkat et.
Bir taşkınlık falan çıkmasını kesinlikle istemiyorum.
Çocuk dağılmış hâlde.
Yani kaldıramaz hiçbir şeyi.
(Duygusal müzik)
Bunca seneden sonra...
...seni böyle karşımda kanlı canlı gördüm ya...
...artık...
...ölsem gam yemem.
(Duygusal müzik)
Ah be çocuk...
...bilsen ne kadar özledik biz seni.
Ne kadar bekledik. Allah'a şükürler olsun.
Şükürler olsun.
Evimize gidelim mi artık oğlum?
Oğlum bak sen gel...
...göreceksin seni nasıl kucaklayacağız, nasıl saracağız, nasıl sarmalayacağız.
Ama yeter ki sen izin ver buna, müsaade et.
Biz telafi ederiz bunu, merak etme.
(Duygusal müzik)
Hadi.
(Duygusal müzik)
(Üst üste konuşmalar)
(Kadın muhabir) Yıllar süren hasret sona erdi...
...Ali Soysalan az önce ailesiyle birlikte evine giriş yaptı.
(Erkek muhabir) Soysalan ailesinin 15 yıllık özlemi son bulmak üzere...
...gelişmelerin takipçisiyiz. Şu an ailenin evinin önündeyiz.
Olamaz, olamaz bunda bir iş var. Baba bak...
...o herif benim abim, senin oğlun olamaz.
-Annemi kandırdı kesin. -Alaz yeter.
O zaman sen de DNA testi yaptır annemden gizli.
-Saçmalıyorsun. -Ya ne kadar zor olabilir...
...alacaksın kılı, tüyü vereceksin laboratuvara, annemin ruhu bile duymaz.
-Baba bence çok mantıklı. -Bak kalıbımı basarım yalan söylüyor.
Geldiler, geldiler.
-(Alaz, Çağla) Baba! -(Serhan) Yeter!
Değil konuşmak tek bir ima...
...o çocuğun canını sıkacak en ufak şey, her ne olursa...
...sonucu gerçekten ağır olur. Tamam mı?
Ali döndü! Abiniz eve döndü!
(Gerilim müziği)
Bu duruma alışsanız çok iyi olur, nokta!
Gel. Gel...
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Oğlum?
Ee çocuklar hadi. Hoş geldin desenize abinize.
Abi!
(Duygusal müzik)
Ece, Ece yavaş!
Şey... Ben pardon.
Birazcık garip oldu sanki böyle.
Hadi evlat.
Hadi. Hadi!
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Evlat?
(Neslihan) Hadi.
(Duygusal müzik)
-Bir terlik verin torunuma! -(Feride) Hemen.
(Eşref) Evine hoş geldin evladım.
(Duygusal müzik)
(TV kadın ses) Lütfen bir açıklama alalım lütfen.
(TV'den gelen üst üste konuşmalar)
(Rüya) Ne oluyor ya sabah sabah? Sağır mısın acaba?
-Dayı! -Evet?
(TV kadın ses) Yıllar süren hasret bitti. Ali Soysalan az önce ailesine kavuştu.
Biliyordum...
...biliyordum Neslihan teyze vazgeçmemiş. Oymuş o, Ali'ymiş.
-Yalan söylemiyormuş, Ali'ymiş işte. -Kim?
Kimmiş Ali?
Yabani.
-Abla! -Duydum.
(Gerilim müziği)
-Bir şeyler koyayım, hadi ye. -Aç değilim sağ ol.
(İç çekiyor)
Tüh tüh...
Kim yaptı bunu sana?
-Alaz? -Yok, ben ötekini benzetmiştim.
(Neslihan) Yukarı çık abine giyecek bir şeyler getir.
Alışverişe çıkana kadar.
Yalnız benim kıyafetler olmaz ona...
...pot yapar üstüne. -Alaz...
...anneni duydun, hadi!
(Eşref) Feride!
Geldim.
-(Eşref) Ay... -(Neslihan) Baba yavaş!
-Ben yapayım baba ver, ben yapayım. -Allah yarattı dememiş.
İnsan böyle vurmaz ki be!
Bu böyle basit bir sokak kavgası değil, belli.
Kim yaptı sana bunu?
Söyle gidip hesabını soralım.
(Yaman) Bugüne kadar...
...her dayak yediğimden hesap sormaya kalkarsanız...
...bitmez o hesap yani.
Bak bakayım bana oğlum...
...yok bu böyle olmayacak yukarıda yapacağım.
(Telefon çalıyor)
Ben gelirim az sonra. Alo?
Sana evi gezdireyim mi?
Gezdi zaten, biliyor yani...
...avcunun içi gibi.
Çağla!
Pardon gerçekten ya...
...annemi bıçaklayan çocuğu, abim diye kucaklayamadığım için çok özür dilerim.
Ece'ye devredeyim ben kendisini.
Onun hafızası balık kadar olduğu için yaşadıklarımızı çoktan unutmuştur!
Çağla!
Yüzme biliyorsan o zaman takip et beni.
-Dur çekiştirme, Ece çekiştirme. -Hadi!
-(Ece) Turumuza alt kattan başlıyoruz. -Ben de geleyim.
Burası salondu...
...burası da yemek odası.
Yani genellikle bu kadar kalabalık olmaz.
Yemekler bazen de kahvaltılar...
...o da dedemin korkusuna zaten.
(Ece) Burası da mutfak!
Abur cuburlar bu dolapta. Benden sakladıklarını sanıyorlar ama işte.
Hadi gel.
Şimdiki rotamız, çalışma odası.
Ya hadi biraz hızlansana abi!
Hadi! Ev kocaman değil mi?
(Ece) Hadi abi!
Burası da çalışma odası...
...o yüzden gayet sıkıcı bir yer.
Genellikle tatsız iş görüşmeleri için kullanılıyor.
(Neslihan) Bir dakika! (Geçiş sesi)
Ben yaptığın iyiliğin karşılığını vermek istiyorum.
En azından para vereyim...
...tabii kötü bir şey için kullanmayacaksan!
(Geçiş sesi)
Hadi gel, evin diğer yerlerini de göstereyim.
Hadi... Özür dilerim!
Pardon, iyi misin?
Şimdi bence üst katlardan başlayalım.
En üst kat Alaz abimin odası...
...yani yırtıcı bir türün ini gibi de düşünebilirsin.
Bence sessiz, sakin ve...
...usulca uzaklaşmanı tavsiye ediyorum...
...çünkü ben öyle yapıyorum.
Ve şimdi de Çağla ablamın odasında sıra.
(Ece) Çağla abla...
Hiç üstüne alınma bana bile böyle yapıyor.
Sanırım insan sevmiyor, yani Rüzgâr abi dışında.
Ee erkek arkadaşı.
Ve burası da...
...Ali abimin odası yani bu durumda senin odan oluyor.
(Duygusal müzik)
Şey... Biz bu güzel turumuza küçük bir ara verelim...
...ben dışarıdayım.
(Neslihan dış ses) Kimse yok mu, kimse yok mu?
Hayır ah!
Ah!
(Geçiş sesi)
(Alaz) Anne!
Anne!
(Alaz dış ses) Ne yaptın lan!
(Üst üste konuşmalar)
(Alaz dış ses) Anne...
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Nasıl olacak?
Yokluğun kadar zor olmayacağı kesin.
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Ciddi ciddi ailesi çıktılar ya.
Bildiğin ailesini buldu lan Yaman.
Ne oldu? İnanmıyordun.
Burnundan getirdin çocuğun.
Ya kızım, nereden bileyim ben? Dünyada milyonlarca, milyarlarca insan varken...
...sen git Soysalanların oğlu ol falan.
O değil de yangından mal kaçırır gibi alıp götürdüler çocuğu. Bir arasak mı ya?
Ara diyeceğim de telefonu yok ki.
Hayda! Ne olacak böyle şimdi apar topar bari bir konuşsaydık ya!
-Tamam ailesini buldu da yani... -Yaman abi bırakmaz ki bizi, gelir.
Gelir tabii lan. Gelir tabii oğlum nereye bırakıyor lan bizi!
Ailesini bulduysa buldu. Allah Allah yani!
Nedir yani biz de kardeşleriyiz sonuçta, yalan mı?
Dağda kurtla kuşla mı büyüdü bu çocuk be!
Nereye bırakıyormuş lan bizi!
Bırakmaz.
Aslanım benim nasıl da biliyor Yaman abisini!
Bana bak, sen yürüdün bil kendini.
Tedavin falan bitti, koşuyorsun hatta ben sana diyeyim.
Asi! Kız kurtulduk, kurtulduk.
Kafamıza talih kuşu kondu, piyango vurdu!
Çocukları Yaman. Biz değiliz farkındasınız değil mi?
Tamam onların çocukları Yaman'sa...
...biz de Yaman'ın kardeşleriyiz, ailesiyiz. Bir alana üç bedava yani.
Nereye gidiyorsun ya?
Ne yapıyor bu? (Kapı açıldı)
-(Erkek muhabir) Biri çıktı. -Gel, hadi hadi. Kamerayı aç hadi.
-(Kadın muhabir) Fotoğraf çekin. -(Kadın muhabir 2) Kayıtta mısın?
Burası Ali Soysalan'ın evi değil mi?
-Yaman. -Anlamadım?
Yaman diyorum adı Yaman. Öyle bir günde Ali olunur mu ya!
Hayır yani olsa dükkân sizin de...
Şimdi bir adama yıllarca Yaman dediysen, Ali deyince dönüp bakmaz değil mi?
Sen şimdi... Hangisi daha iyi çekiyor bunların?
Şimdi benim adım Cesur, bana bir Ahmet de.
Ahmet.
Pardon bacım, kim Ahmet?
Ha! Ahmet seni çağırıyorlar oğlum!
Gibi mesela, hani.
Siz Ali Bey'in yani Yaman Bey'in arkadaşları mısınız?
Hayır abiciğim bilemedin. Biz kardeşleriyiz.
Ee, isterseniz fakirhanemizi de bir görün.
Tabii tabii buyurun. Buyurun böyle önden.
Buyurun.
Girebilirsiniz oradan, buyurun. (Üst üste konuşmalar)
Şimdi Ali Soysalan'ın yaşadığı evdeyiz.
Senelerce bu evde arkadaşlarıyla yaşamış.
Hişt! Bir dakika, bir dakika...
...yanlışlık olmasın arkadaşları dediniz ama kardeşleri olacak.
(Asi) Cesur!
-Cesur! Ne yapıyorsun sen ya? -Ne yapıyorum kızım?
Soysalanlara Yaman'ın ailesi kimmiş...
...evi neresiymiş onu gösteriyorum işte.
Şimdi odalara bakıyoruz, şurası banyo galiba.
İçeri geçiyoruz yatak odası herhâlde.
İçeride yatak var. Hemen dışarıdaki odalara da bakıyoruz.
(Kadın muhabir) Şurada yerde bir yatak daha var.
Ali Bey neden annesini bıçakladı?
Şimdi benim hatırladığım kadarıyla...
...olay şöyle olmuş galiba. Alaz buna bıçak çekince...
...evde bir arbede çıkmış, orada kazayla olmuş diye biliyorum ben.
-(Kadın ses) Alaz Soysalan mı? -Aynen, Alaz Soysalan.
Zaten daha önce geldi bizim evimizi de bastı yani...
...beni burada tek sıkıştırdılar sopayla falan dövdüler yani.
Olay yerini de göstereyim isterseniz oradan da görüntü alın.
Bir dakika kızım, bir dakika!
Buyurun, böyle gelin.
(Cesur) O olay şöyle oldu...
Ne anlatıyor bu çocuk böyle!
Gidip susturun şunları, basının önüne çıkmasınlar. Abuk sabuk konuşuyorlar.
Efendim siz bir açıklama yapmayacak mısınız...
...çünkü bir an önce bir aile fotoğrafı vermek gerekir de.
Torunuma yeni kavuştum, basın mı şimdi benim derdim?
-Hadi çık, çabuk hadi. -Emredersiniz.
Evet! Sıra benim odamda.
Yani 7/24 ziyaretçiye açığım...
...ama refakatçi kabul etmiyorum. Herkes kendi odasında yatacak.
Neyin var?
Benim kalbim var.
Benim minnak ve hassas kalbim için çok acımasızmış bu dünya.
Buna tıbbi tanı olarak da kalp yetmezliği diyorlar.
Ama annesi ve dedesi doktor olduğu için onu iyileştirecekler, değil mi?
Sakın. Yıllarca sokaklarda büyümüş birisi olarak bana böyle acıyamazsın.
Hele bu suratla asla olmaz.
Sen kime benziyorsun acaba?
Ama sanırım bunun için birazcık daha zamana ihtiyacım var.
Ece tamam, yeter artık.
Ben de seni birine benzettim.
-Kalbini yani. -Deme, yazık etme her kimse.
Umut'a benziyorsun, benim kardeşime.
Şey... Bir telefon varsa ödünç alabilir miyim?
Teşekkür ederim. Meraktan ölmüşlerdir.
Bu arada teknik olarak kardeşin benim aslında.
Ece...
...biraz daha zamana ihtiyacı var, bekle.
Gel.
Melek.
(Telefon çalıyor)
-Alo. -Asi, benim Yaman.
-Yaman. -Abim, Yaman abim!
Yaman Soysalan diyeceksin oğlum! Alo! Kardeşim!
-Ver şunu ya! -Aç, aç.
Alo Yaman, nasılsın? Her şey yolunda mı?
Yani nasıl desem ki şimdi...
...tuhaf.
Ne tuhaf oğlum? Ters bir durum varsa gelelim anında.
Ne dur kızım? Belki Allah'ın zibidisi bir şey yaptı.
Bana bak, ihtiyacın varsa anında damlarız.
İlk günden! Anası babası yanında.
Yok. Siz beni merak etmeyin.
İyiyim ben, telaşlanmayın.
Ama nasıl olacak böyle?
-Ben yapamıyorum. -Çok güzel olacak, mis gibi olacak.
Daha ilk günün, alışacaksın zaten.
Aynen be oğlum, ne kasıyorsun kendini?
Bak güzel kardeşim, sen kendine güzel kokteyl söylüyorsun geçiyorsun ha...
Havuz var değil mi lan?
Var.
Şey var mı? Bir tane kuş var ya ördek değil.
Leylek gibi uzun bacaklı olan. Neydi o?
-Flamingo. -Flamingo var mı?
-O da var. -Pembe mi?
-Pembe! -Geliyoruz o zaman.
Hoş geldin yabani.
Alo.
Cesur ben kapatıyorum. Sonra yine konuşuruz.
İyi, sana tatlı rüyalar o zaman abiciğim.
Görüşürüz abiciğim!
Kapat.
Ne oldu senin yüzüne?
Madem bir lakabımız var hakkını verelim dedim.
Ekstra bir çabaya gerek yoktu.
Orijinal hâlinle ben zaten çok iknaydım yabaniye ama...
...bu da işin şovu olmuş.
-Yakışmış. -Eyvallah.
Ali Soysalan demek?
Aslında o yersiz öz güveninden anlamalıydım ben.
Bir havalar, bir 'cool' hâller falan.
-Genetik demek ki bu işler. -Senin bu kafayı bırakman lazım yalnız.
Hangi kafa?
Bu yoksul olan ezik olur kafasını.
-Yoksa... -Yoksa ne?
Yoksa biz anlaşamayız seninle.
Diyorsun?
Bence bu daha çok senin problemin olur.
Çok acıyor mu?
Hangi hayvan yaptı ya bunu sana?
Bunu yapan hayvansa ben de hayvan oğlu hayvan oluyorum.
Nasıl? Serhan amca mı yaptı?
Değil oğlum, kapımdaki köpek olamazsın, dedi bana.
Adamın oğlu çıktım iyi mi?
Ne düşüyordur şimdi sence?
Köpek gibi pişmandır, ne düşünecek?
Gel buraya.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
Çekecek misin ayağını? Gel ağzıma sok!
Ne oldu kızım? Neye tutuldun sen bu kadar? Ben anlamadım.
Hişt, alo! Kime diyorum?
(Bip) vardı değil mi doldurdun o kadar insanı içeri!
Çünkü burası ev değil, burası ahır ya...
...o yüzden herkes ayakkabılarıyla girebilir bu eve!
Çünkü Asi temizliyor ne de olsa.
(Kapı vuruluyor)
Cesur eğer haber için geldilerse var ya...
Kızım bir dur, ne bileyim?
-Merhabalar gençler. -Hoş geldiniz, buyurun.
Ayakkabı...
Onları şöyle koyalım abiciğim. Verin isterseniz.
Aynen şöyle aldım ben bunları.
Yaman gönderdi tabii sizi, içine sinmedi öyle.
Yok, bunları Eşref Bey gönderdi. Ben de kendisinin avukatıyım.
Olur. O da olur. Artık yabancısı değiliz. Hepimiz aileden neticede.
Soysalan ailesinin bu durumdan daha fazla zarar görmemesi adına...
...sizlere daha dikkatli davranmanızı söylemeye geldim.
Şimdi söyleyeceklerimi dikkatle dinlemenizde fayda var.
Bundan sonra basınla vesaire konuşmak, görüşmek yok.
Hareketlerinize ve konuşmalarınıza dikkat edeceksiniz.
-Başka? -Başka bir de belaya bulaşmayın.
Problem istemiyoruz.
(Gerilim müziği)
Anladım ben sizi abiciğim!
Alın erzaklarınızı. Al, al, al. Alın abiciğim!
Eşref Bey'e de benden selam söyleyin. Bize akıl vermeye kalkmasın.
Bizim aklımız kendimize yetiyor. Sadaka vermeye hiç kalkmasın hadi güle güle!
-Ama ya... -Aması falan yok abiciğim!
Çıkın hadi evimizden! Çıkın hadi!
Girdiniz ayakkabılarla zaten. Ahır mı ulan burası? Ev, ev!
Hadi selametle.
-Abi ne yapıyorsun? -Ne yapıyorum abisi?
Köpeğin önüne kemik atar gibi geldiler bize bağırmayın, havlamayın diyorlar.
Havlarım ben abiciğim! Sokak köpeğiyim, kimse bana tasma takamaz!
(Müzik)
Al bakalım Ali abisi.
Misafir odasını vermişler sana, mantıklı.
Kısa bir süre kalacağın için.
Yalnız benim kıyafetleri giyince...
...öyle Soysalan falan olunmuyor, uyandırayım da.
Beş yaşına dönmen lazım. Oradan eğitimlere başlayacaksın falan.
Tuvalet eğitimin vardır diye düşünüyorum yoksa bu yaşta zorlar bizi.
Ayakkabılarını çıkar!
Ne?
Ayakkabılarını çıkar. İnsan yatacak orada.
Oğlum benim ayakkabım, senin suratından temiz lan.
Şu hâline bak! Ayakkabı diyor bir de herif!
Ne istiyorsun oğlum sen benden?
Derdin ne senin benimle?
Ben sana yardım ettim. Yatağına kadar sırtımda taşıdım seni.
-Geldin evimi bastın. -Ne güzel söyledin.
Evini.
Evine gitsene lan sen! Burası benim evim, benim!
-Kardeşimi dövdün oğlum! -Aynen.
Kardeşini dövdüm!
Aslında aynı şeyleri konuşuyoruz. İlk defa seninle anlaşıyoruz.
Evin, kardeşin. Netiz yani bu konuda.
O zaman...
...şöyle yapacağız.
Sen eşyalarını falan ne varsa alıp (Bip) gideceksin evimden. Çünkü ne Ece...
...ne Çağla, ne ben senin kardeşin falan değiliz.
Alaz!
Oğlum biz senin gibileri çok gördük.
-Hepsine inansaydık ev kreşe dönerdi. -Çık dışarı!
Bir daha seni ne annemin ne de evimin etrafında görmeyeceğim, anladın mı lan?
-Çık dışarı dedim! -Oğlum biz illa birini besleyeceksek...
...senin yerine bahçeye bir it alırız, onu besleriz lan!
(Müzik)
Özür dile abinden.
Hemen!
(Müzik devam ediyor)
Ben bilseydim...
Ali...
(Duygusal müzik)
Özür dilerim oğlum.
Sıkıntı değil.
Ben alışkınım zaten.
Git, sen ondan özür dile.
(Duygusal müzik devam ediyor)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Alaz...
Daha ilk günden babamı da yanına çekti.
Bana tokat attı. Babam bana tokat attı, Çağla.
-Tamam, sakin ol. -Ne Ali'ymiş be!
Herkes ne meraklıymış bu herife! Kahraman Ali! 'Survivor' Ali!
-Ben o herife abi falan demem. -Deme.
-O yabaniyle aynı evde kalmam. -Kalma, tamam.
Bu herif gidecek; çünkü buraya ait değil. O yüzden seçimini yap Çağla.
-Yanımda mısın, değil misin? -(Bip) tabii ki yanındayım.
Annemizin karnındayken bile yanındaydım. Başka şansım var sanki!
(Gerilim müziği)
Benim olan hiçbir şeyi vermeyeceğim ona.
Arkasına bile bakmadan hayatımdan defolup gidecek.
Hadi, çıkmıyor muyuz?
-Nereye? -Neslihan teyzelere anne.
-Anne ne yapıyorsun Allah aşkına? -Rüya ne yapıyorsun ya? Saçmalama.
Ne? Neslihan teyze yıllar sonra aradığı oğlunu bulmuş.
En yakın arkadaşı olarak bir gözün aydın falan, ne bileyim...
Bu şu anda bir tek bana mı tuhaf geliyor?
Nasıl bakacağım yüzüne? İnanma dedim. O çocuk yalan söylüyor...
...DNA testi falan yaptırma, dedim.
Anne saçmalama. Ona bakarsan Serhan amca sakladı.
Bir de gitmiş çocuğu dövmüş. Ağzını yüzünü dağıtmış.
-Ne! -Anneciğim şu hayret ifadesini...
...yüzünden silip arkadaşının yanına gider misin?
Dayıcığım sana da zahmet olacak ama eşlik edersen!
Bize ne!
Yani aile meselesi. Bize ne bundan, değil mi?
Sen de otur ablacığım, boş ver.
Ben bazen, hatta sıklıkla sizin ebeveyniniz gibi hissetmekten...
...hoşlanmasam da yine de görevimi yapayım.
(Bip) gibi gitmek zorundasınız, affedersiniz.
Ben hiçbir yere gitmiyorum.
Aman iyi, gelme! İşin düşünce koşa koşa gidersin.
-Anne! -Tamam, Rüya. İnsanın üstüne gelme.
Tamam. Ben aile büyüğünüz olarak vazifemi yerine getirmeye gidiyorum.
Eğer sizi sorarlarsa da çocuklar parka gitti falan derim artık.
Merak etmeyin.
(Sessizlik)
(Kuşlar ötüyor)
Oğlum hiçbir şey yememişsin. Yemeği beğenmedin mi?
İstersen sana başka bir şey hazırlatabilirim.
Ali.
Ali iyi misin evlat?
Ali!
-Yaman. -Ne?
Adamın adı yıllardır Yaman'mış.
Ali deyince bakmaz tabii.
-Evlat yemekleri beğenmediysen eğer... -Yok, yok...
...her şey çok güzel.
Ben yemek seçmem.
İnsan sokakta olunca...
...pek seçim şansı olmuyor.
Değil mi?
(Çatalı, bıçağı bıraktı)
Tamam, sakin.
Hazır tüm bakışlar bendeyken...
...yani böyle aile ortamı, yemekler falan her şey şahane.
(Gerilim müziği)
Ben senden özür dilerim.
(Müzik)
Yani bütün bu yaşananlar falan...
Abim olduğunu bilseydim...
Aslında abimiz olduğunu bilmemize gerek yoktu.
Ayıp ettik galiba.
Galiba?
Tamam, anne ayıp ettik.
Ben de özür dilerim.
Ben de bu ortama uyup özür dilemek istiyorum ama...
...maalesef kendimde bir kusur bulamıyorum.
Kahretsin, o kadar mükemmelim ki!
Ama keşke bu haberi bir hafta öncesinden öğrenseydik.
Doğum gününü kaçırdın ama her yıl olduğu gibi bu yıl da pastan efsaneydi.
Aslında tekrar kutlayabiliriz. Yarın mesela.
Çok güzel olmaz mı?
Yine mi ya? Canımdan bezdim artık.
Bu sefer dileğini ben dilemem, şimdiden söylüyorum.
Hem bir zahmet de şu mumunu da artık kendin üfle.
Hediye alacağız, değil mi?
Beni hiç karıştırma, ben hediyemi Çağla'yla ortak alacağım.
(Kapı kapandı)
(Ayak sesi yaklaşıyor)
-Rüyacığım. -Merhaba.
Gel.
Çok teşekkür ederim. Her şey senin sayende.
-Rüya, kızım hoş geldin. -Hoş buldum.
-(Eşref) Annenle dayın neredeler? -Şey...
Afiyet olsun.
Ne güzel ya, bütün aile bir arada!
(Şebnem) Canım, ne kadar mutlu oldum senin için.
(Neslihan) Ben de.
İyi ki beni dinlemedin, iyi ki o testi yaptırdın.
-Serhancığım. -Şebnemciğim hoş geldin.
Hoş bulduk. Eşref amcacığım gözümüz aydın.
İlker de gelecekti ama hasta oldu, evde yatıyor.
Hepinize çok selamı var.
Geçmiş olsun.
Hoş geldin Aliciğim.
(Gerilim müziği)
(Kuşlar ötüyor) (Anlaşılmayan konuşmalar)
Bu kameralar falan hep gitmiş. Dışarıda kimse kalmamış.
Ne sandın? Star mı olacaktın?
Alacaklarını aldılar, gittiler. İşleri bitti.
Doğru diyorsun. Tabii asıl star Yaman şimdi.
Ne yapsak? Yarın gidip şu çocuğu bir görsek mi? Ne diyorsun?
-Olur. -Gel dedi mi sana?
Umut, ablacığım sen öyle bir şey duydun mu?
Yok, duymadım.
Ee?
Hakikaten niye demedi?
Şey... İlk gün ya, o yüzden dememiştir.
Yoksa Yaman abim der.
Tabii canım, doğru söylüyorsun. Ondan dememiştir.
Asi ben acıktım. Ne yiyeceğiz?
Zıkkımın kökünü. Artistlik yapmadan önce düşünecektin onu.
Hani saat kaç? Pazar vardı, pazara gidecektin. Pazar mı kaldı!
Evde sadece salça var.
İyi, tamam işte. Onu ekmeğe sür, onu yeriz gururumuzla.
(Duygusal müzik)
Bakacağız.
Anlattı mı bir şey?
Gerçi çok küçüktü, hatırlamaz tabii de.
-İçer misin Şebnem? -Sağ ol.
Ama mesela Rüya bazen üç yaşında yaşadığı bir şeyi...
...dün yaşamış gibi anlatabiliyor. Hatırlayabiliyor.
Şebnemciğim...
...oğlumuzu sonunda bulduk. Şu an önemli olan bu.
Ne yapsaydık? Daha hasret gidermeden çocuğu sorguya mı çekseydik? Aşk olsun!
Doğru söylüyorsun. Ben heyecandan herhâlde.
Boşboğazlık diyelim.
Her şey sırayla.
Onun da zamanı gelecek.
(Öksürüyor)
Pardon.
Bu ne?
Çiçek mi?
Lotusmuş.
"-Muş" derken? Ne olduğu bile bilmeden mi yaptırdın?
Bilmiyordum. Araştırdım.
Ama...
...adını bilmesem de çiçeği biliyordum.
Kendimi bildim bileli bunu görüyorum.
Görüyorum?
Rüyamda.
Kâbusumda.
Belki geçmişinle ilgili bir şeydir.
Bilmem.
Belki de öyledir.
Hiç mi bir şey hatırlamıyorsun gerçekten?
Gözümü açtığımda bir yol kenarındayım.
Başım kanıyor.
Öncesi yok.
Ne bileyim, ailem... Hiçbir şey yok.
Kim olduğumu bile bilmiyorum yani.
Neslihan Hanım gönderdi. Hiçbir şey yememişsiniz de.
Çocukken de çok severmişsiniz.
Afiyet olsun.
(Rüya) Salçalı ekmek?
Abimiz o zamandan sokaklara hazırlanıyormuş ya.
En azından senin gibi toprak yemiyormuş.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Ne o öyle gülüşmeler filan? Çok yüz veriyorsun o sokak serserisine.
O sokak serserisi Neslihan teyzenin oğlu ya anne.
Senin için Alaz'dan bir farkı kalmamalı artık.
Dünya kadar fark var tatlım. Birini o büyüttü, öteki sokaklarda büyüdü.
İstemiyorum. Duyuyor musun beni? Arana mesafe koy. Başımıza iş açma.
Abla ne arıyorsun?
Bıçakları ne yaptın? Bıçaklar nerede?
Çocuk geldi ya...
...oraya kaldırdım güvenlik amacıyla.
Of... Abla sen ne istiyorsun? Alsın da böğrüne mi saplasın bıçakları?
Sen ölmeyi bayılmak mı sandın?
Saçma sapan! Laflara gel!
Aman! Hiçbir şey de yenmedi ki. Anam bunlar da kuş gibi.
İki bık bık, sonra da bırak.
Etleri kuruttum demiyor da! Yazık, onlar ne olacak şimdi?
Ne yapılacak işte, bunlar yenmez ki; çöpe gidecek.
Şey...
Onlar atılacaksa...
Oğlum sen acıktın mı? Biz sana hemen bir şeyler hazırlayalım.
Onlar kurumuştur.
Yok, atılmasın.
Doğru söylüyorsun, atılmasın. Sokak hayvanlarına verelim, değil mi?
Yurdagül şimdi onları güzelce bir kaba koysun.
(Duygusal müzik)
Ablacığım.
Al çocuğum.
(Duygusal müzik)
Acaba Yaman abi ne yapıyordur şimdi?
Ne yapacak oğlum! Kuş tüyü yastığına kafasını koymuş...
...tam ortopedik yatağında rüya görüyordur kesin.
Ne Rüya'sı be! Yaman buldumcuk mu! Onun derdi şu an Rüya mı!
Yok be! Ben uyuyordur diye dedim kızım.
Sen bu kıza bu kadar niye tutuldun be?
Ne tutulacağım ya, Allah Allah! Boş boş konuşuyorsunuz gece gece!
-Cesur abi. -Ne?
-Yalnız yakışıyorlar. -Yersin terliği vallahi.
(Yaman kapıya vuruyor) (Yaman) Hop, uyudunuz mu?
Geldi lan! Vallahi geldi.
-Yaman. -Kardeşim!
Lan, lan! Lan oğlum dur, devireceksin beni!
Asi al götür şunları, ısıt gözünü seveyim.
Bunlar kibarlıktan öldü, ben de açlıktan yemin ediyorum.
Allah! Ziyafet var be!
Yakışıklım benim! Oğlum çok özledim lan seni!
-Biz de seni özledik lan! Özledik lan! -Yavaş ol oğlum.
-Özledik lan! -Ne oluyor ya bensiz! Ne oluyor!
(Bip)!
-Evdeki tek sağlam eşyamız da gitti. -Ah, ayağım!
Olsun abi, sen geldin ya.
-Gel lan buraya! -Hop, yavaş lan!
Oha! Hayvan ya!
(Kapı açıldı)
Serhan, ben bir Ali'ye bakıp geliyorum.
İlk gecesi ya, huzursuz olmasın çocuk şimdiden.
(Serhan) Olmaz.
Niye olsun ki?
Evinde artık.
Evet evinde de yani şimdi çekinir, bir şeye ihtiyacı olur soramaz...
...en azından bana sorar.
(Serhan) Yapma Neslihan.
Koca adam olmuş.
O benim için hâlâ çocuk.
Ya aklım gidiyor. Çekip gitse evden, anlamıyor musun?
Bu hiç bitmeyecek, değil mi?
Yokluğunda acaba gelecek mi...
...geldiğinde ya geçip giderse?
Sen bize bunu hep yaşatacaksan, değil mi Neslihan?
Çocuk geldi işte, daha ne istiyorsun? Seninle arası da iyi.
Ben kaçırılırken annem ne halt ediyordu falan da demiyor.
Suçlamıyor yani seni. Seninle bir sıkıntısı yok.
(Müzik)
(Neslihan) Serhan, sen iyi misin?
Ne oluyor sana?
Yüzüme bile bakmıyor benim.
O gün sen vardın onun yanında, ben değil.
Senin gözünün önünde kaçırıldı.
Ama suçlu her zamanki gibi ben oldum tabii.
Bana bunu şimdi niye yapıyorsun?
Senin yüzünden çünkü.
Ben seni korumak için, üzülme diye...
...bir daha hayal kırıklığına uğrama diye...
...o çocuğu dövdüm.
(Müzik)
Oğlumu bu hâle ben getirdim, ben!
Yüzüne tekme attım ben oğlumun.
(Hüzünlü müzik)
Uzak dur bizden dedim. Karımdan uzak dur dedim.
Tamam.
Geçti.
Affetmeyecek beni.
Ben oğlumu bulduğum gün yeniden kaybettim.
Bir daha benim yüzme bile bakmayacak.
Çok kötü vurdum Neslihan.
Affedecek.
Affedecek.
İyileşeceğiz.
Sen de ben de iyileşeceğiz.
Yaralarımızı saracağız. Oğlumuzu da iyileştireceğiz.
Affedecek.
Bize bunu neden yaptılar Neslihan?
Ha? Ne istediler bizden?
Neden?
Geçecek.
Geçecek canım.
Geçecek.
Geçecek.
(Hüzünlü müzik)
Peki evdeki tek sağlam eşyamızın da artık olmaması.
Ya hallederiz, hadi yiyin.
Yalnız bir şey diyeceğim. Alışmadık midede et durmaz derler.
Bırbırık olmayalım sonra?
Abim be fotoğraf çekilelim mi?
Oğlum o nereden çıktı şimdi?
Şey abi, tek sağlam fotoğrafımızı yırttılar ya, o yüzden şey yaptım.
Al, dur.
Al, çek.
Çekiyorum gülümseyin.
Et.
Bakayım.
Vay, çok güzel olmuş. Yakışıklım eline sağlık. Bak.
Vay, çok güzel olmuş.
Bir dakika, sen ne yaptın, nasıl karşıladılar, ne oldu?
Hiçbir şey bilmiyoruz ki biz.
Evet, ne yaptı o baban olacak (Bip) seni görünce?
Yani pişman gibiydi.
Hatta söyleyecekti az kalsın herkesin içinde ben yaptım diye de...
...ben kestim önünü.
(Asi) Boş ver, iyi yapmışsın.
Adam nereden bilecek ki? Yıllarca kandırmaya çalışmışlar adamı.
Şey nasıl şey beybaba?
Var ya işte o çok sağlam herifmiş.
Zaten onun adını vermişler bana. İşte Eşref Ali ya.
Evlat deyip geziyor.
Annen zaten iyi.
Bir şey soracağım.
Anne dedin mi hiç?
(Duygusal müzik)
Hayır.
Niye?
Ne bileyim niye oğlum?
Demedim yani.
Diyemedim işte.
Ben olsam derdim.
Bin kere, milyon kere derdim hem de.
(Duygusal müzik)
Ya dünyada daha güzel bir kelime var mı?
Anne.
(Duygusal müzik)
(Geçiş sesi)
(Yaman) Hoppa! Hop!
(Hareketli müzik)
(Yaman) Geldi. Gitti. Hop!
Geri geldi.
Gitti, geldi.
Geldi.
Geldi. Gitti. Hop!
Geri geldi.
Gitti, geldi.
(Yaman) Gitti, geldi.
(Gerilim müziği)
Ali! Ali!
Ali!
Ali!
(Alaz) Hu hu! İşte bu!
Ali!
Ali!
Ali! (Geçiş sesi)
Hıh!
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği)
-(Feride) Neslihan. -Feride abla, Ali nerede?
-Ali çıktı. -Çıktı mı?
Ya sen nasıl... Nereye çıktı?
Sakin ol, endişe edecek bir şey yok.
Yemekten kalan etleri sokak hayvanlarına vermek için çıktı.
Endişelenme kuzum benim.
Hadi gel oturalım biz, ben sana su vereyim, gel.
İyiyim ben.
Ali'yi odasında göremeyince...
Ne zaman çıktı?
(Feride) Yapma böyle, gelir birazdan.
Ne olur yapma kuzum benim.
Feride abla.
(Rüzgâr) Yok artık ya!
Yani o herif şimdi senin ciddi ciddi abin miymiş?
Bombaya gel.
Asıl bomba yarın oğlum.
Ali abimize unutamayacağı bir doğum günü kutlaması yapacağız.
Konsepti anladın, değil mi?
Manyaksın oğlum sen.
(Cesur) Bu Alaz ne yaptı, Alaz?
Seni görünce yine parlamıştır. Bilmiyor ki cürmü kadar yer yakar.
Yani önce bir esti gürledi tabii. Ama sonra o da özür diledi yemekte.
Çağla da. Yani bilmiyorum ama pişman gibiydiler.
Sizin var ya esas şu Ece'yi görmeniz lazım.
Oğlum sana o kadar benziyor ki.
Yani böyle var ya komik, bıcır bıcır.
Beni görünce hemen geldi böyle atladı abi diye.
Ama şey...
O da hasta.
Allah acil şifa versin kardeşine.
-Âmin. -Âmin.
Ne güzel aile olmuşsunuz oğlum işte.
Dur oğlum, daha erken.
Yok yok, affettin affedeceksin gibi, değil mi?
Bilmiyorum oğlum, bakarız işte.
Şeyi merak ettim abi ben.
Bu benim yediğim dayağı takriben kaç güne affedersin?
(Gerilim müziği)
Cesur, ben öyle bir şey mi dedim şimdi sana kardeşim?
-Ye yemeğini bak, canımızı sıkma. -Yok, doydum ben.
-Oğlum ne yedin de doydun? -Yemeyeceğim oğlum, zorla mı?
Tamam.
Tamam kardeşim, tamam sakin ol.
-Cesur. -Ne var be, ne?
Gitmiş kardeşlerin artıklarını toplamış gelmiş buraya aç doyuruyor.
Eyvallah beyim, sağ olasın. Sayende bu gece de doyduk.
Oğlum ne biçim konuşuyorsun lan sen?
Ben kardeşlerimle yemek yemeye geldim buraya.
Senin kardeşlerin orada abiciğim, evinde, üç tane.
Onlarla yersin bundan sonra yemeğini...
...artıklarıyla gelip burada bize vicdan yapmazsın.
Oğlum senin derdin ne lan, hayırdır?
Bizi boşu boşuna sırtına yük etme istersen diyorum.
Kendi vicdanını rahatlatacağım diye gelip burada bizim ayarlarımızla oynama.
Bizim midemiz aşımız kadar kalsın.
Yoksa yarın biz bu masadan daha aç kalkarız.
Sen bakma ona, tamam mı?
Biliyorsun çocuk gibi zaten.
Hani kıskanırlar ya sevdiklerini, mızmızlanırlar, o hesap işte bu da.
(Asi) Hadi asma suratını Yaman.
Hadi hem kalk sen, git, ilk geceden geç kalma.
Ama haber ver, tamam mı? Bak, seni merak ediyoruz.
Görüşürüz yakışıklım.
Ara ama tamam mı?
Tamam, görüşürüz.
(Hüzünlü müzik)
(Asi alkışlıyor)
Tebrikler ya, yine (Bip) ettin her şeyi! Bravo!
(Asi) Sayende çocuğun gözüne uyku girmeyecek tüm gece.
Ya çocuk bir kere sevindi ya ailesini buldu diye.
Onu da kursağına dizdin sen.
Tebrikler.
-Hadi ben gidiyorum. -Tamamdır 'bro'.
-Ekibi topla, benden haber bekle. -O zaman ben de kaçar.
Rüzgâr.
Arıyorum açmıyorsun. Niye geleceğini haber vermedin?
Çünkü seni değil, Alaz'ı görmeye geldim.
Rüzgâr, konuşabilir miyiz lütfen?
Çağla, şimdi değil. Belki yarın, belki haftaya, belki gelecek sene.
Hatta belki de hiç.
(Gerilim müziği)
Ne yapıyorsun?
Üzgünüm ama bir geceyi daha seninle küs geçiremem.
-Çağla, aşağıya iner misin? -Hayır.
Benimle barışmadan hiçbir yere gidemezsin.
Kızım bak, in aşağı, elimden bir kaza çıkacak!
Bak, barışmadan inmem. Ya ne olur yapma böyle.
Ya oynama benim ayarlarımla, laf dinle!
Kızım basmıyor mu kafan ya?
Şu boş beynini bir çalıştırmayı denesene biraz!
Ya bir kere bir düşün ben ne yaptım da bu çocuğu bu kadar delirttim diye.
Annen bir yandan, sen bir yandan, yeter be, bir rahat bırak ya!
(Gerilim müziği)
Hayırdır, çevirme mi var?
Bir sıkıntı mı var?
Yok, ne sıkıntısı olacak ki? Konuşuyorduk öyle.
Emin misin?
Anladım, abicilik oynuyoruz.
-Henüz değil. -Bakıyorum rolüne çabuk adapte olmuşsun.
Emin ol abicilik oynadığımda anlarsın.
Abiciğim müsaade edersen kız arkadaşımla bir şey konuşuyoruz.
Özel.
(Gerilim müziği)
Ne yapıyor bu ya? Gitmiyor.
Anlamadım ki.
Ya sen neyi anladın ki acaba bugüne kadar Çağla?
Böyle var ya çoğala çoğala geliyorsunuz üstüme ya!
Beni bekliyor sanırım.
O zaman güle güle sana Çağla! Elimden bir kaza çıkmadan düş yakamdan!
(Gerilim müziği)
Neydi bu şimdi?
Hiç.
İyi geceler.
Aptala bak ya!
Seni bizden kim koruyacak acaba?
(Geçiş sesi)
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gıcırtı sesi)
(Geçiş sesi)
(Geçiş sesi)
(Gıcırtı sesi)
(Geçiş sesi) Anne!
Ali, dur.
Ali, iyi misin? Tamam, tamam, tamam.
(Neslihan) Kâbus gördün. Derin nefes al, derin nefes al.
Tamam, geçti.
Geçti, al. Geçti.
Kâbus gördün, tamam. İç şunu, iç şunu.
(Neslihan) İç bakalım bir.
İyi misin?
(Neslihan) Tamam, geçti.
Anlatmak ister misin?
Anlatacak bir şey yok ki.
Hep aynı görüntüler.
Belli belirsiz.
Kaçırıldığımı öğrendiğimden beri böyle.
Peki, bir yüz, bir ses?
Peşine düşebileceğimiz bir şeyi hatırlamıyor musun?
Bir gıcırtı var böyle. Kapı gıcırtısı gibi sanki.
Başka da bir şey yok zaten.
Peki.
Geçti.
Ben de doğum günü hediyeni verecektim.
Ama gerek yoktu ki. Vardı benim telefonum zaten.
Telefon değil hediyen.
Hattını taktım, aç bakalım. (Telefon çalıyor)
(Telefon çalıyor)
(Telefon ısrarla çalıyor)
Abim.
-Umut, kardeşim. -Abi bak, neredeyim ben?
(Yaman) Neredesin?
Abi, tedaviye başladılar. Annen... Şey Neslihan teyze sağ olsun.
İyileşeceğim artık abi ben.
İyileşeceksin tabii aslanım benim.
Abi bak, kimler var yanımda? Asi ablamla Cesur abim de yanımda.
Yaman, nasıl sürpriz ama?
Asi, beni bekleyin, ben de geliyorum şimdi oraya, tamam mı?
(Asi ses) Yok, gelme. Biz de çıkacağız zaten şimdi.
Ziyaretçi kabul etmiyorlar.
Hastane kuralları.
(Asi ses) Yaman, biz şimdi kapatıyoruz.
Şarjım çok az, sonra arayacağız, tamam mı?
Bu arada iyi ki doğdun, iyi ki varsın.
-Bye bye. -İyi ki doğdun abi.
(Duygusal müzik)
Ben gerçekten çok teşekkür ederim yani.
Böyle güzel bir hediyem olmamıştı hiç.
Eyvallah, sağ olun.
Bir şey değil.
Bakalım babanın sürprizini görünce ne diyeceksin.
(Müzik)
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
(Müzik devam ediyor)
Sakın bana takım değiştirdim deme.
"Yağmurlu bir günde görmüştüm seni"
"Üstünde çubuklu formalar vardı"
"Bir anda tutuldum, âşık oldum ben"
"Hayatın anlamı siyah beyazdı"
"Ölümle yaşamı ayıran çizgi"
"Siyahla beyazı ayıramaz ki"
"Her yolun sonunda ölüm olsa da"
"Sevenleri kimse ayıramaz ki"
(Duygusal müzik)
Özür dilerim oğlum.
Affet beni.
(Duygusal müzik)
Affet.
(Duygusal müzik)
(Eşref) Ali!
Ali!
Ali!
Dede.
Abiniz nerede? Hemen çağırın gelsin.
-Dede, ne oluyor ya sabah sabah? -Oğlum çağırın diyorum.
Ali!
Yaman Ali!
(Eşref) Gel evladım, gel.
Gel, gel oğlum.
(Müzik)
Söyle bakalım bana ehliyetin var mı?
-Hayır. -Şu ehliyet işini hemen halledelim.
Yani o durduk yerde paslanır gider sonra, değil mi?
Evet.
-Yok artık! -Olaya gel!
Vay, vay, vay!
Şimdi bunu kullanamam diyemezsin bana, değil mi?
Yok yok, gayet iyi kullanıyor Eşref amca.
Hatta test edildi, bana da sözü var. Öğretecek.
Ben sana araba kullanmayı öğretmediysem kimse öğretemez Rüyacığım.
Abinin senden daha iyi olduğunu düşünüyorum.
Ders verme konusunda.
İyi, hadi, al bakalım. Hadi bir tur at gel.
-Fazla uzaklaşma ama. -Baba, yalnız basın kapıda.
Hakikaten ne bu böyle ya, insan kendi evinde hapis gibi.
(Şeref) Şu kapıdaki gazetecileri gönderin, kapıyı açsınlar.
Ben yarın bir basın toplantısı düzenleyip tanıştıracağım onları torunumla.
Tamam, geliyorum. Hadi oğlum, hadi, hadi.
Abi, hadi bin bakalım yakışıyor musun. Hadi.
Yakışmaz mı canım benim oğluma? Aslan oğlum benim, gel.
-Daha çok çalmış gibi görünüyor. -Alaz!
Ya yüzü gözü iyileşmedi, ondan yani, şaka.
Özür duyamadım.
Tamam, hadi beni boş ver.
Abinden dilesen yeter.
-Diledim merak etme. -Alaz Bey.
İnsanlık için küçük, sizin için büyük bir adım olmuş bu, bravo.
-Ya. -Hım.
Bu arada ona neden yakın olduğunu anlamış oldum.
Yani kardeş çıkabilme durumundan haberdarmışsın.
Ben de diyorum Rüya'nın bu yabaniyle ne işi olur diye.
Yok.
Kardeş olmasaydınız da iyi anlaşırdık bence.
Kafa çocuk.
(Müzik)
(Müzik devam ediyor)
Oha, oha, oha! Banyo mu yaptın?
Hişt! Yavaş kız, çocuk uyuyor.
Otel mi burası (Bip) zekâlı? Hastaneden mi attıracaksın bizi ya?
Vallahi otel gibi. O kremli şeylerden de koymuşlar.
Ya çek şunu ya!
Ben nöbetteyim. Gir sen de bir koşu duşa.
Allah'ım!
Allah kabul etsin, abdestimizi de aldık.
MR çekilecek, uyanınca haber verin.
Tamamdır, teşekkürler.
Pencereyi açın da buhar çıksın bari.
Bak, okumuş kızın hâli bir başka oluyor. Hemen çözdü meseleyi.
Sen problem çıkarmaktan başka bir işe yaramaz mısın?
Rezil ettin ya bizi kadına. Bak Cesur, şimdiden söylüyorum.
Akşam Yaman'ın doğum gününde en ufak bir arıza çıkartırsan var ya...
...yemin ederim seni mahvederim, kimse alamaz elimden.
Merak etme, arıza falan çıkmaz. Ben gelmiyorum çünkü.
Ne diyorsun ya, nereye gelmiyorsun? Salak saçma konuşma.
Söz verdik annesine, sürpriz yapacağız dedik.
Tamam ya, sen beni de temsilen gidiver işte.
Ben şimdi tadını kaçırmayım kardeşimizin.
Sen ne uzatıyorsun hâlâ ya? Eşek gibi geleceksin.
Asıl sen gelmezsen çocuğun tadı kaçacak.
Bana bak, sen kıskanıyor musun Yaman'ı yoksa?
Ne saçmalıyorsun ya, ne kıskanacağım be?
Ha, o zaman tırsıyorsun.
Ne tırsması kızım, neyden tırsıyormuşum?
Yaman'ın sırtından indik, senin sırtına bineceğiz diye tırsıyorun, yalan mı?
Ya hadi, bak işine ablacığım ya.
Ben bu sırtta neler taşımışım, sizin altınızda mı ezileceğim?
-Taşı sıksam suyunu çıkarırım ben be. -Aynen aynen.
Ne aynen aynen ya? Ne istedin de yapamadık be Asi?
Elbise lazım mesela.
(Asi) Çocuk gibi küstüm gelmiyorum diyeceğine akşam ne giyeceğiz onu düşün.
Allah aşkına bir şunlara baksana, bir üstüne bak, üstüme bak.
(Asi) Bunlarla mı gideceğiz partiye?
Kim bilir neler giyecekler.
Tamam, ben hallediyorum onu.
Ne yapıyorsun?
Ne ne yapıyorsun? Soru sorma Asi.
Madem bundan sonra ben bakacağım size, o zaman soru sorma bana.
Ne yap biliyor musun? Git banyo yap Asi.
Orada kızların hepsi mis gibi kokar...
...sen kötü kötü kokarsın, sonra utanır, ağlarsın, tamam mı?
Ben geliyorum şimdi.
Nereye ya?
Serhan Bey bir iki gün daha gelmeyecek, raporları bana getirin.
-En ufak bir aksaklık istemiyorum. -Tamam Şebnem Hanım.
Hop! Aman teyzeciğim, dikkat et, bir yerine bir şey olacak ya.
Teyze ne be? Kazık kadar adamsın, teyze ne?
Sen dikkat et!
(Müzik)
Ta, ta, tam!
-Ne bu? -Doğum günü hediyen.
Ya aslında ben sana başka bir şey alabilirdim ama bunu vermek istedim.
Çünkü biliyorsun ki biz her yıl senin doğum gününü kutluyoruz.
Annem sağ olsun.
Ama ben ilk seferinde gerçekten geleceksin sanıp almıştım bunu.
Ama işte kayıp demiyorlardı, daha çok küçüktüm.
Öyle kaldı, ben de sakladım.
Açsana.
(Duygusal müzik)
(Yaman gülüyor)
Vay!
Süper kahraman, ha?
Bunca yıl sokaklarda hayatta kalmayı başardığına göre.
Eyvallah, sağ olasın.
Abi, biz böyle durumlarda sarılıyoruz genelde.
(Duygusal müzik)
İyi ki doğmuşsun.
Hişt!
Nasıl olmuşum?
Jilet.
Nereden buldun sen bunu?
Çöpten.
Ya nereden bulacağım kızım? Gittim parasını verdim aldım işte.
Oha! Bu ne?
(Asi) Nereden buldun sen bu parayı?
Çaldın mı yoksa?
Cesur, sakın bana çaldım deme. Bak, Yaman duyarsa...
Ya kızım çalma falan nereden çıkıyor? Dedim ya parasını verdim aldım diye.
Allah Allah! Bak, bu da seninki.
Tamam, parayı nereden buldun?
Ya bizim Yakup abi var ya mahalleden...
...geçen aydan ben onun bir işini halletmiştim...
...onun bana borcu vardı, bugüne kısmetmiş.
Ne işi ya, ne Yakup abisi? (Bip) değil mi o adam?
Ne işin var senin onunla?
Ya kızım bir sakin ol. Altı üstü gittim iki tane elbise aldım geldim.
Yani utanmasan adam mı kestin diye soracaksın.
Al, götür, çöpe at onu, istemez. Elimi bile sürmem ben ona.
İyi, ellemezsen elleme.
Orada bütün Rüyalar falan süslensin gelsin, sen böyle gel, tamam mı?
Yalnız ayıktırayım, bir tek sen sırıtırsın orada.
Ben jilet gibiyim çünkü ya.
Üf!
Düşürdüm mü ya?
(Geçiş sesi)
Hop! Aman teyzeciğim, dikkat et, bir yerine bir şey olacak ya.
(Geçiş sesi)
Allah kahretsin!
(Telefon çalıyor)
-Alo? -Ne haber komşu?
Rüya.
Nereden buldun numaramı?
Sen yıllar sonra aradığın aileni bulmuşsun...
...ben bir numara bulmuşum çok mu?
Neslihan teyze sağ olsun.
-Ne yapıyorsun? -Keşif.
Karşıya geçsene, bizim tarafa.
-Sizin bahçeye mi? -Evet, hadi.
-(Yaman ses) Geçitten mi yani? -Evet.
-Şimdi giriyorum geçide. -(Rüya ses) Evet, hadi geç.
Tamam.
Karşına bak.
Heyecanlı mısın?
Niçin?
Partiye, doğum günü için.
Ya yok, çocuk muyum ben?
Hadi oradan be.
Daha düne kadar bırak doğum gününü yaşını bile bilmiyordun, ailene kavuştun.
(Rüya) Hayatında ilk kez doğum gününü kutlayacaksın...
...ve adım kadar eminim şu an heyecandan ölmek üzeresin...
...ama belli etmemek için...
Ya tamam, tamam yani. Büyütmeyelim diyorum sadece.
Neyi büyütmeyelim?
Öz güvenini mi?
-Kapatıyorum. -Dur dur, bekle, kapatma.
Bekle orada.
Ne oluyor ya, ne yapıyor bu?
(Müzik)
Alo? Alo abla, eve gelmiş, eve dik dik bakıyor bu.
Evet. Kim olacak abla? Ali!
Abla, bittim ben abla, bittim ben.
Bu mu, bu mu?
-Kim o? -Kim kim?
Pencereden az önce biri baktı.
Dayımdır o, siz daha tanışmadınız tabii.
O kadar şanslısın ki yani ben de kendisini hiç tanımamış olmayı dilerdim.
Neden?
Tanışınca anlarsın. Neyse, kaynatma ya konuyu.
Hangisi? Seç hadi.
Ya Rüya, bu konuda fikir alacağın insan ben miyim gerçekten?
Biliyor musun ilk defa çok haklısın.
Ama senin doğum günün olduğu için sen seçeceksin.
(Rüya) Hangisi?
Ee...
Fark etmez.
Gerçekten en sinir olduğum cevap.
Bu mu, bu mu dedim ya. Fark etmez diye bir şık yok cevaplarda.
Ya tamam. Ben de sana diyorum ki sen zaten çok güzelsin.
Ne giysen yakışacak sana.
Bir dakika, sen bana iltifat mı ettin az önce?
Evcilleşmeye başlamışsın bile ya sen. Güzel.
Yok, ben gerçeği söyledim.
(Şebnem) Tamam.
Tamam kapat, ben geldim.
(Müzik)
Aliciğim, hayırdır?
Bir şey mi lazımdı?
Yok.
Şey...
(Kekeleyerek) Rüya bir şey sordu da bana.
Neyi?
Önemli değil ya, doğum günümle alakalı. İyi günler.
(Müzik)
Ne oldu, Yaman nereye gitti?
Ne söylüyordu o?
Niye öyle sapık gibi dolanıyor evin etrafında?
Oha anne! Ne alakası var ya? Ben çağırdım, sadece konuşuyorduk.
Kimse kalmadı mı konuşacak Rüyacığım?
O çocuğa yüz vermeyeceksin, son kez söylüyorum.
Ben ona güvenmiyorum.
(Gerilim müziği)
Hişt!
Hadi inat etme be.
Bak, mis gibi banyo da yapmışsın. Gel giy şunları gidelim.
Yemin et çalmadığına lan!
Benim...
Gerçi benim üstüme yemin et diyeceğim de kurtulursun.
Hayda!
Yaman üstüne yemin et, hatta Umut da. Hatta çaldıysan ikisinin ölüsünü gör.
Ha bir de benim, üçümüzün.
Tamam lan göreyim.
Eğer ben bu elbiseleri çaldıysam hepinizin ölüsünü göreyim, tamam mı?
Ya kızım çalmadım diyorum. Alo!
Ya gittim parasıyla 'cash', tak, tak, tak, saydım aldım.
(Cesur) Giyecek misin şimdi?
Oldu mu? Hadi bir karar ver de giy gidelim.
Ayakkabılar ne olacak?
O kadarına para yetmedi. Ben de bununla idare ediyorum.
İyi tamam, ne yapalım? Dost başa düşman ayağa. İyi.
-Gidelim o zaman. -Aynen, hadi bakalım.
İyi giyeyim bari.
Hazırlıklar ne âlemde 'bro'?
Üç organizasyon şirketiyle görüştüm 'bro'.
İkisi kafamızı anlayamadı da son şirket uyandı ne istediğimize.
Güzel, çok iyi.
O zaman akşama misafirlerimizi bekliyoruz.
Tamamdır, haberleşiriz yine.
Rüzgâr mı o?
Rüzgâr’dı.
Konuşma bitmişti. Gel otur şöyle.
Durduk yere kaçırma keyfini, hadi.
Kostümün hazır mı senin?
Güzel.
Rüya'ya bir şey anlatmadın.
Aferin. Çünkü o yabaniye yumurtlarsa sürprizin bir anlamı kalmaz.
Ya Alaz, ben çok emin değilim galiba.
Neyden?
Yani ne bileyim, çok ileri gidiyoruz sanki.
Hişt! Geri vites yok.
Yanındayım demiştin.
(Gerilim müziği)
Bak, ben buraya bir şeyler koydum.
Sen duşunu al, istediğini giy.
Sonra hepimiz aşağıda seni bekliyoruz, tamam mı?
Acımıyor değil mi artık?
Acımıyor.
İyi. Hadi.
("Can Bonomo - Hikâyem Bitmedi" çalıyor)
"Bir hikâyem var, bir hikâyem bitmedi"
"Yorgandan, yastıktan kokusu gitmedi"
"Yaz bana, ne yazarsan yaz, doktor"
"Ağladım, ağlamaklar yetmedi"
"Mutsuzum, çok hastayım, güldür beni, doktor"
"Öldüm ama hayattayım, tarifi çok zor"
"Çıkmaz bir sokaktayım, gel bul beni, doktor"
"Sanki çocuk yaştayım, bana bilmeceler sor"
"Hava kapanır, eser batıdan"
"Bir çocuk evine döner yatıdan"
"Soy beni, sol baştan soy, doktor"
"Al beni, kurtar bu sıkıntıdan"
"Mutsuzum, çok hastayım, güldür beni, doktor"
"Öldüm ama hayattayım, tarifi çok zor"
"Çıkmaz bir sokaktayım, gel bul beni, doktor"
"Sanki çocuk yaştayım, bana bilmeceler sor"
"Bitince kara kışlar"
"Belki de yeni bir ömür başlar"
"Bitince kara kışlar"
"Ulaşır ona mektubumla kuşlar"
"Dinince yakarışlar"
"Belki de yeni bir ömür başlar"
"Mutsuzum, çok hastayım, güldür beni, doktor"
"Öldüm ama hayattayım, tarifi çok zor"
"Çıkmaz bir sokaktayım, gel bul beni, doktor"
"Sanki çocuk yaştayım, bana bilmeceler sor"
"Mutsuzum, çok hastayım, güldür beni, doktor"
"Öldüm ama hayattayım, tarifi çok zor"
"Çıkmaz bir sokaktayım, gel bul beni, doktor"
"Sanki çocuk yaştayım, bana bilmeceler sor"
"Sanki çocuk yaştayım, bana bilmeceler sor"
(Kapı vuruldu)
Ne kadar yakışıklı olmuşsun.
Yani hep yakışıklısın da...
...böyle saçın kesilince falan...
...çok iyi olmuş, çok yakışmış.
Ver.
Bak canım.
Senden Yaman'dan vazgeçmeni beklemiyoruz.
Hatta Yaman'la gurur duyuyoruz.
-Bunca sene tek başına... -Tek başıma değildim ki ben.
Kardeşlerim vardı benimle birlikte.
Evet. Onlar da vardı.
Hem kendine, hem onlara bakarak benim diyen yetişkinin bile...
...göze alamayacağı sorumluluğu alıp ayakta kalan o Yaman'a hayranız biz.
Gurur duyuyoruz onunla.
Senden tek ricamız...
...bizim de Ali'miz olduğunu kabul etmen.
Yani belki denersin.
Ha?
Ver bunları.
Biz kendi aramızda konuştuk.
Dedik ki belki sadece Yaman ya da Ali değil de...
...ama Yaman Ali olabilir.
Yaman Ali nasıl?
(Duygusal müzik)
Tamam mı?
Eğer kabul edersen...
Gel. İyi ki doğdun.
(Neslihan) İyi ki doğdun.
İyi ki doğdun.
(Alkışlıyorlar)
(Hep bir ağızdan) "İyi ki doğdun Yaman"
"İyi ki doğdun Yaman"
"İyi ki doğdun Yaman"
"İyi ki doğdun, iyi ki doğdun, mutlu yıllar sana"
Yakışıklım be.
Hadi bakalım oğlum, üfle mumları.
Dur dur üfleme.
Dilek dile önce.
Ben...
Aklıma bir şey gelmiyor ki yani.
Hiç bana bakma.
En son öldüysen cesedini bulalım noktasına kadar gelmişti benim dilekler.
Komik mi bu şimdi?
-Ya vallahi (Bip)! -Hişt!
Hadi abi ya, biz bunca yıl senin için dilekler diledik.
Bir tane dileğin yok mu şimdi?
Hadi.
Ben küçükken hep sokağa bırakıldığımı düşünürdüm.
Yani istenmediğimi.
Bu düşünce gerçekten çok acıtırdı canımı.
İnsan soruyor yani.
Neden sevmediler ki beni?
Acaba neden vazgeçtiler benden?
Çok mu çirkin bebektim be?
Pardon birader, biz böyle araya kaynadık gibi oldu. Kusura bakma, sen devam et.
Kaçırıldığımı öğrenince önce bir sevindim.
Sonra acımın yerini bir öfke aldı.
Bazı şeyler hatırlıyorum.
Doğru mu, yanlış mı emin değilim.
Ama umut ediyorum.
Hatırlamayı diliyorum.
Ben galiba...
...artık o beş yaşındaki çocuğa...
...Ali'ye bunu yapanları bulmayı diliyorum.
(Müzik)
-Âmin. -Âmin.
(Müzik)
Bu da benden olsun.
Bu ne?
Aç, bak.
(Müzik)
-Çok aradın mı bunu? -Hayır.
Evde vardı.
Ee, ne oluyor sonunda anlatsana.
Bilmem, henüz okumadım.
Sen oku ama bana anlatma.
Ben bu hikâyeyi izlemeyi tercih ediyorum.
Ne yapıyorsunuz siz burada?
Sen bu.
-Ya kızım yapma ya. -Abiciğim ya.
Bu kadın niye geldiğimizden beri sana bakıyor?
-Yok, kim? -Esmer olan.
Yok ya.
Şeydir... Yakışıklılığıma bakıyordur.
Sen onu bunu bırak asıl manzara şurada. Bak, görüyor musun?
(Cesur) Arkadaş ne hasretmiş kardeşe be.
Hadi kardeşini anladım da diğerine ne oluyor?
Sülük gibi yapıştı çocuğa.
Ya hadi, biz de hediyemizi verelim de uzayalım şuradan. Bastı bana burası.
Bence de verelim.
Kasıntılar.
Gençler ne haber?
Nasıl keyifler?
Sen resme girene kadar idare ediyorduk.
-Ne aldınız abinize bakayım? -Sana ne?
Dedemin aldığı arabayı gösterdi mi size?
-Kime, Yaman'a mı? -Evet.
Alaz'ınkinden bile havalı.
Yakışır.
Allah kaza bela vermesin.
(Alaz) Aynen.
Söyle abine arada versin, turlarsın.
Sen kaşınıyor musun abinin doğum gününde ya?
Cesur, hadi.
Ayakkabılar yıkılıyor bu arada.
Sağ ol.
-Canınızı sıkmıyorlar, değil mi? -Yok ya.
Yok. Sevimsizler sadece.
O ne?
Bu şey ya...
-Rüya'nın hediye. -Dalga mı geçiyor bu?
Ya yok kızım, öyle esprisine yani.
Sen 'okay'sin yani yabaniye, sevdin?
Bana bak, sen ne güzel olmuşsun kız bugün.
Nereden buldunuz bunları, bizimkiler mi verdi?
Sizinkiler?
-Yani Cesur... -Yok abi, tamam, sen de haklısın.
Sizinkiler tabii.
Ama sizinkilerin pek umurunda olmadı bizim ne giyeceğimiz...
...nasıl geleceğimiz falan.
Kendi imkânlarımızla giyindik, dolmuşa atladık geldik işte.
Cesur, tamam. Kadın nereden düşünsün? Davet etti zaten.
Tamam, Allah razı olsun ya.
Al. Bu da bizim hediyemiz.
-Ne gerek var ki şimdi buna? -Aç, aç.
-Nereden? -Buradan oğlum, buradan.
Kardeşlerini unutma diye.
Lan oğlum olabilir mi öyle bir şey be?
(Duygusal müzik)
(Eşref) Dedim uyumuş.
Kim çıkıyor ki?
(Alaz) Tamam, güzel, şahane.
-Ne oluyor? -Haber bekleyin benden.
-Evet, Ali abisi nerede? -Yaman Ali.
Yaman Ali, peki.
Sayın Yaman Ali...
Pardon, Yaman Ali Soysalan...
...en yakın danışmaya bekleniyorsunuz.
(Alaz) Hah, geldi.
Gel abisi, gel.
Şimdi farkındaysan yani bir tek benimle Çağla senin hediyeni vermedik.
Çünkü senin hediyen burada değil.
Dışarıda.
O ne demek?
Yani şu demek anneciğim, bu parti bayağı bir sıkıcı.
Biz abimiz için gerçek bir parti düzendik.
O yüzden sizden ricamız biz gençleri bir salın.
Benim niye haberim yok bu partiden?
Sürpriz Rüyacığım.
Hayır, hiçbir yere gitmiyorsunuz. Buradayız hepimiz işte.
Neslihan!
Serhan, bu da parti yani. Nereye gidiyorlar?
Anne, bu ortam partiden daha çok şey gibi...
Biraz huzurevi konsepti gibi.
Ah! Sen de!
Bence bu konuda kararı Yaman Ali kendisi versin.
Gitmek istiyor musun evlat?
Tabii ki arkadaşların da davetli.
Oğlum o kadar uğraştık, düşünüyor musun bir de?
Ayıp be.
Tamam, peki.
(Alaz) Güzel.
Biz önden gidiyoruz, size konum atarız, tamam mı?
Alazcığım, Rüya da sizinle gelsin tatlım.
Kusura bakma Şeboş'um, yoldan arkadaşları alacağız.
Rüya sende.
(Duygusal müzik)
Oğlum.
Kardeşlerin sana emanet, onları sağ salim eve getir, tamam mı?
Söz mü?
Söz.
(Mekânda hareketli müzik çalıyor)
(Mekânda hareketli müzik çalıyor)
Vay anasını sayın seyirciler!
Ne dürtüyorsun kız?
-Alt tarafı dört duvar, görgüsüzlük etme. -Ne, görmedim.
Yaman hadi.
Yaman girmeyecek çünkü içeri. Kapıda dikilecek.
(Kadın) İsimler lütfen?
Yaman, Rüya, Asi, Cesur.
(Kadın) Buyurun efendim, üst kat.
(Mekânda hareketli müzik çalıyor)
Bu ne?
Anlamadım, tadilat falan mı var acaba?
(Rüya) Bu arada ne kokuyor?
Bu ne be?
(Cesur) Rüya biz köpük partisi falan duyduk da...
...bu ne böyle? Çamur partisi mi bu?
Anlamadım ki.
Bir şey diyeceğim, yanlış mı geldik acaba?
Yo, doğru yerdeyiz işte.
(Hareketli müzik)
(Hareketli müzik devam ediyor)
Sürpriz!
Sokak çocukları partimize hoş geldiniz.
(Hareketli müzik)
(Hareketli müzik devam ediyor)
Nasıl, olmuş mu? Eğlenirken yabancılık çekmeyin istedik.
Sizi açık büfeye alalım. Bakın, semtin en havalı restoranlarının...
...çöplerinden seçildi atıştırmalıklarınız.
(Rüzgâr) Ben hemen bir tabak hazırlıyorum.
Şurada tarihi geçmiş içeceklerimiz de var. Tam damak tadınıza uygun.
Çağla, güzelim, abinle arkadaşlarına ikram etsene.
(Hareketli müzik)
Bu ne şimdi, komik mi?
-Hadi yürüyün gidelim. -(Asi) Çek elini, sana ne oluyor?
Arkadaşlarının yanına geçsene.
Ali abisi ne oldu, yoksa beğenmedin mi?
Aslında sana kendini evinde hissettirmek istedim.
Nereden geldiğini unutma diye.
Ben unutmam.
Ben hiçbir şeyi unutmam. Sen merak etme.
Yalnız biz burada çok rahat eğleniriz var ya.
Ama bu ortam sizi açmaz.
Aç kalırsınız.
Al. İç bir fırt.
Yalnız genelde sokakta eğlence kavgayla biter.
Ortam kötü, kollayın (Bip).
(Hareketli müzik)
Size inanmıyorum.
Ya sen Çağla, bunlara nasıl uyarsın?
Bunlara derken Rüya? Alaz kardeşi...
...ben sevgilisiyim de, sen ne ayaksın onu hâlâ çözemedik.
(Hareketli müzik)
-Yüzsüz lan bunlar. -Dur, daha yeni başlıyoruz 'bro'.
Bu ısınma turuydu.
(TV kadın spiker) Yarın Soysalan Ailesi'nin...
...yıllar sonra kavuştukları oğullarıyla ilgili...
...bir basın açıklaması yapacakları bilgisini aldık sayın seyirciler.
-Bunlar için erken değil mi baba? -(Eşref) Geç bile kaldık kızım.
Ailece toplanıp bunların karşısına çıkmazsak susmayacaklar.
İyi de çocuğu basının karşısına atıyoruz.
Yani Ali böyle şeylere alışkın değil ki.
Ali mi? Aşk olsun.
-Yaman Ali diyeceksin. -Yaman Ali yakıştı.
Bizimki adını dolduruyor.
Evet. Daha çok...
...mahalle kabadayısı adı gibi.
Bak şimdi!
Neden? Öyle değil mi baba?
"Ben Yaman Ali. Bu düzene dur demeye geldim."
(Neslihan) Sen oğlunla dalga mı geçiyorsun?
Aşk olsun, niye dalga geçeyim? Ben oğlumuzla gurur duyuyorum.
Bunca seneyi sokaklarda geçirmiş bir çocuğun...
...bu geceyi de sağ salim atlatacağına eminim.
Kavga falan etmezler, değil mi?
Etseler de dayak yemeyecekleri kesin.
Abi kardeş bir aradalar artık.
Tabii.
-Karşı taraf düşünsün diyorsun yani baba. -Yani.
Birbirleriyle kavga etmesinler de.
Sana ne oluyor, sen niye bu kadar ilgileniyorsun?
Bu çocuklardan ne istiyorsun?
Neyi çekiyorsun abiciğim, yürüsene hadi!
-Yürü! -Cesur sakin!
Ne sakini oğlum? Neyi çekiyorsun lan?
Sirk maymunu gibi, gelmişler bizi seyrediyorlar burada.
Sen de neyi bekliyorsun ben seni de anlamış değilim.
Seni de bırakıp gidemiyorum. Kardeşlerinin özrünü gördük işte.
-(Bip) gidelim şuradan! -(Bip) lan!
Oğlum bak yürü git lan!
(Bip) gidelim şuradan, delireceğim yoksa.
Ya da bana bir destur ver, ben birkaç tanesine dalayım, rahatlayayım.
Hayır abiciğim. Onlar da bizim olay çıkarmamızı istiyorlar zaten.
Ben bu tuzağa düşmeyeceğim.
-Yaman ne yapıyoruz? -Hiçbir şey yapmıyoruz Asi.
Menüde kabuklu fıstık varmış. Oğlum bak telefonunu kırarım, yürü lan!
Birazdan fıstık atacaklar, fıstık sever misin? Yakaladığını yersin artık.
(Hareketli müzik) (Üst üste konuşmalar)
Yaman buradan gidin.
Bak, bir şey çeviriyorlar, ne çevirdiklerini bilmiyorum ama...
...bunlar böyle saçmalamaya devam edecek. -Hiçbir yere gitmiyorum.
-Allah'ım ya Rabb'im! -Yaman bunu kendine niye yapıyorsun?
Evet oğlum, kendine yapıyorsun, bize niye yapıyorsun lan?
-Biz bunları eğlendirmeye mecbur muyuz? -Tamam.
-Asi'yi de al, siz gidin oğlum. -Sen?
Ben söz verdim.
İkisini de sağ salim eve getireceğim, dedim.
Ben anladım abiciğim. Sen kardeşlerini eve götür.
-Cesur... -Tamam, yürü Asi. Biz de evimize gidelim.
Cesur, kardeşim... Bak Asi...
-(Yaman) Yapmayın... -(Rüzgâr) Aa, nereye ama böyle?
Daha sürprizlerimiz bitmedi.
Sen sürprizini yap güzel kardeşim, Ali Soysalan'ın derisi kalınmış.
Ona dokunmaz. Yürü Asi, gidelim.
Gel Çağla, Ali abimize doğum günü hediyesini verelim.
Gel.
(Gerilim müziği) (Üst üste konuşmalar)
Ali abiciğim güle güle kullan. Buna ehliyet de gerekmiyor.
O zaman...
(Gerilim müziği)
Müzik!
(Çocuklar şarkı söylüyor) (Gerilim müziği)
(Alaz) Eller! Daha canlı!
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
İşte sana layık parti!
O ev benim evim, o aile benim ailem.
Sen hayatımızdan defolup gitmediğin sürece...
...sana kim olduğunu, nereden geldiğini asla unutturmayacağım.
(Gerilim müziği)
(Gerilim müziği devam ediyor)
Ulan senin gibi kardeşin ben!
(Rüya) Çocuklar gel buraya. Çocuklar buraya gelin.
(Gerilim müziği)
Yaklaşma lan! Yeminle keserim! Saplarım lan!
Karışma!
(Çağla bağırıyor)
Yaman yapma, yapma bak onlar senin kardeşin, yapma!
Yaman bırak. Yaman bırak!
(Gerilim müziği)
(Duygusal müzik)
Evdekileri çağırır mısın?
(Duygusal müzik)
Çocuklar geldi efendim, bir bakın isterseniz.
-Daha erken değil mi? -Ne oldu Osman?
(Gerilim müziği)
Oğlum?
İn!
İn!
(Yaman) Sen de in.
(Gerilim müziği)
Al. Oğlun, bu da kızın.
Alaz ne oldu? Kızım bu hâliniz ne?
Bana, sana emanetler, demiştin. Emanetlerini getirdim.
Benden abilik bu kadar. Bunlar benim kardeşlerim falan değil.
Ali!
Ali mi?
Ne Ali'si?
Ali kayboldu. Ali'yi kaybettiniz.
Evlat sakin ol!
(Duygusal müzik)
(Duygusal müzik devam ediyor)
Ne yaptınız yine?
-Ne diyeyim size! -Cevap verin. Alaz!
-(Neslihan) Ali! -(Serhan) Biri bir şey anlatsın!
Rüya.
Rezilliklerini kendileri anlatsınlar Serhan amca.
Rüya?
İçeri geçin.
İçeri geçin!
(Eşref) Yürü!
Ali bak sakin ol.
Oturup konuşalım, bana her şeyi anlat, konuşur çözeriz.
Gerek yok. Ben meseleyi kökten çözüyorum.
Ne yapıyorsun, bırak. Saçmalama, bırak!
Esas sen bırak. Sen neyin hayalini kuruyorsan var ya...
...bunların hiçbiri gerçek olmayacak.
Bak, seni kırıp üzecek ne yaptılarsa çözeceğim.
Bana güven, sana söz veriyorum çözeceğim.
Ne yapacaksın? Benden nefret ediyorlar. Beni zorla mı sevdireceksin?
Niye öyle söylüyorsun?
Abilerinden niye nefret etsinler?
Çünkü insan değiller!
Beş yaşında kaçırılan bendim, sokakta büyüyen bendim...
...aç kalan, susuz kalan, dayak yiyen, işkence gören bendim!
Bunların her şeyleri olmuş. En iyisini giymişler, en iyi okullarda okumuşlar!
Ama olmamış! Ne olmamış, biliyor musun?
İnsan olamamışlar! Sen insan yetiştirememişsin!
Bunlar var ya, bunların hiçbiri benim kardeşim falan değil!
Bak!
Bak, bunlar benim kardeşim.
Nereye? Gidemezsin!
(Neslihan) Serhan!
Zaten her şeyi abartıyor, görmüyor musun?
-(Neslihan) Gidemezsin dedim sana! -Bana karışma!
(Neslihan) Serhan!
(Yaman) Hiçbir şey yapamazsın. Siz hiçbiriniz hiçbir şey yapamazsınız.
-Kimse hiçbir şey yapamaz! -Sakin ol oğlum, konuşalım.
Beni bırakır mısın?
(Serhan) Oğlum bak her şey yoluna girecek, sakin ol, konuşalım.
-Bırakır mısın? -(Eşref) Ali sakin oğlum.
-Çekil. -Gidemezsin, çekilmem.
-Çekil. -(Neslihan) Gidemezsin.
-(Yaman) Gideceğim. -Gidemezsin!
-Çekil! -Bunca yıl seni bekledim...
...yollamam, gidemezsin.
Oğlum, Ali üzme bizi bu kadar Allah aşkına.
(Eşref) Bunlar ne eşeklik ettilerse senden özür dileyecekler, barışacaksınız.
Onlar senin kardeşin. Biz bir aileyiz.
Bunlar benim ailem falan değil.
Hiçbiriniz benim ailem değilsiniz1
(Duygusal müzik)
-Çekil. -Gidemezsin.
-Çekileceksin. -Gidemezsin!
Çekil!
Lütfen Ali. Lütfen.
Ali yok.
Ali yok. Ali neden yok, biliyor musun?
Çünkü annesi parkta Ali'yi bırakmış.
(Yaman) Ali yok. Neden, biliyor musun?
Çünkü Ali'nin annesi telefonda konuşuyormuş.
Ali yok. Neden, biliyor musun?
Çünkü annesi meşgulmüş! Çekil.
Ali yok. Neden, biliyor musun?
Çünkü Ali'nin annesi onu koruyamamış.
Çekil.
(Duygusal müzik)
Ali gitmiş.
Yaman da gelmiş.
Bu hikâye de burada bitmiş.
(Duygusal müzik)
(Bir şey gıcırdıyor)
Peki bir yüz, bir ses...
...peşine düşebileceğimiz bir şey hatırlamıyor musun?
Bir gıcırtı var.
Sanki kapı gıcırtısı gibi.
(Bir şey gıcırdıyor) (Gerilim müziği)
(Bir şey gıcırdıyor) (Duygusal müzik)
(Bir şey gıcırdıyor) (Duygusal müzik devam ediyor)
(Salıncak gıcırdıyor) (Duygusal müzik devam ediyor)
(Salıncak gıcırdıyor) (Duygusal müzik devam ediyor)
(Salıncak gıcırdıyor) (Duygusal müzik devam ediyor)
(Geçiş sesi)
(Duygusal müzik)
(Geçiş sesi)
(Salıncak gıcırdıyor) (Gerilim müziği)
(Salıncak gıcırdıyor) (Gerilim müziği devam ediyor)
(Salıncak gıcırdıyor) (Gerilim müziği devam ediyor)
(Salıncak gıcırdıyor) (Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Gerilim müziği devam ediyor)
(Salıncak gıcırdıyor)
(Salıncak gıcırdıyor) (Gerilim müziği)
(Geçiş sesi)
(Geçiş sesi)
(Salıncak gıcırdıyor) (Gerilim müziği)
(Salıncak gıcırdıyor) (Gerilim müziği devam ediyor)
(Salıncak gıcırdıyor) (Gerilim müziği devam ediyor)
(Salıncak gıcırdıyor) (Gerilim müziği devam ediyor)
(Salıncak gıcırdıyor) (Gerilim müziği devam ediyor)
(Salıncak gıcırdıyor) (Gerilim müziği devam ediyor)
Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...
...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.
www.sebeder.org
Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Ayhan Özgören - Belgin Yılmaz...
...Bülent Temür - Çağıl Doğan - Hatice Başpınar
Editör: Ela Korgan
(Jenerik müziği)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
(Jenerik müziği devam ediyor)
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.