All language subtitles for Dix.pour.cent.S01E04.1080p.BDRip.DTS.x264-SbR.tr

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian Download
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bekleyin, hızlı yürüyorsunuz.

Uyandırmak istemiyorum.

Dün gece uyumadı.

Dişleri çıkıyor.

Görünüşe göre çok sancılı.

Biz nasıl bir şey olduğunu unutuyoruz.

Ama onlar çok acı çekiyor.

-Buna bir çözüm bulabilirdiniz. -Hâlâ emziriyorum.

Zaten ablası için bakıcı bulmak zor oldu.

Ne olursa olsun risk almıyoruz. Konuşmayı bana bırakın.

Evet.

-Geldiğiniz için teşekkür ederim. -Her zaman.

-Jarron beni iyi tanıyor. -Çok iyi.

GELİR İDARESİ

Özür dilerim.

-Onun eşi misiniz? -Hayır, menajeri.

İşinizin tam olarak ne olduğunu bilmiyorum,

ama belli ki oyuncunuzun hesaplarıyla ilgilenmiyorsunuz.

Bu yüzden, hanımefendi, benden önceki kayıtlara göre

vergilerinizi ödemekte 23 ay gecikmişsiniz.

Ama en azından vergilerimi Fransa'da ödüyorum.

Bay Jarron bize biraz müddet vermişti.

Çok uzun bir müddet. Ve iki kez.

Audrey üç yılda iki çocuk sahibi oldu.

O kendi çapında,

kendini anneliğe adamayı seçti.

Sizi temin ederim ki bu sadece... kariyerinde küçük bir ara.

Bugün yapmak istediği tek şey çalışıp vergilerini ödemek.

Evet.

İş bulamıyor musunuz?

Hayır, şey...

Bulabilir ama,

bir kariyer akıllıca alınmış kararlardan oluşur.

Evet, tatlım!

Hanımefendi, basında bir rol

reddettiğinizi gördüm.

-Bir aksiyon filmi? -Basına inanıyor musunuz?

Yeni doğum yaptım. Kalkıp da zombi arkasından koşamam,

hâlâ dikişlerim var.

Evet sen doydun!

Bayım bunun hakkında fazla konuşamam çünkü hâlâ görüşmeler sürüyor, ama

Audrey'in film setine dönüşü an meselesi.

Değil mi Audrey?

Evet, büyük bir proje.

Tebrikler.

Ek süreye ihtiyacınız yok o zaman?

Hafta sonuna ödersiniz.

Geç kaldığınız için de yüzde on faiz olacak.

ASK, merhaba. Evet...

Bayan Martel. Sağ olun.

Evet, sizi bağlıyorum.

Gabriel!

Fotoğraflar hazır.

İyi.

Siyah beyaz ama renklileri de var.

Sizce iyiler mi?

Bence bunda biraz sırıtmışım.

-Diş etlerim görünüyor. -Bence iyi.

Dişleriniz iyi ama fotoğraflar daha da iyi.

Gerçekten mi?

Çok iyi. Gerçekten.

-İyiler demek, peki sizce... -Evet, Sofia.

Evet, pardon.

Fotojeniksiniz.

Hiç sahnede görmedim, ama belli olmaz.

ASK, lütfen bekleyin.

Hayır, bu...

Bu bakış...

Gülüşünüz de güzel. Bu iyi.

Çünkü... Aslında çok güzelsiniz.

Bu güzelliğiniz çok... kendine has.

Basit, doğal...

Zarafet var, hafif azamet...

Çok iyi.

İyi.

ASK, iyi günler.

Zarafete sahipsiniz. Evet, bu zarafet.

Kapılar açılıyor.

Kapılar kapanıyor.

Haydi işe dönelim.

Peki.

-Alo. -Fırındaki kıza da ümit ver tam olsun.

Première'in kapağında olacak.

-Onu yatağa atmak için, değil mi? -Müşterilerimle asla.

Günaydın.

İstediğim evrakları unutmadınız değil mi?

Beraber çalışırsak bu vergi denetimi acısız geçer.

Teşekkürler.

Colette Brancillon.

Çok dişli!

Kötü bir şeyler bulur mu?

Daima bir şeyler bulunur.

Dişli!

Ne düşünüyorsun...

Bu versiyona bayıldım.

Bence burada sağlam bir şey var.

Teşekkürler.

Başrol kadın oyuncu hakkında emin misin?

Evet, yüzde bin. O mükemmel!

-İsmi neydi? -Armelle Borzek.

-Armelle Borzek. -Hatırla!

Hatırla bu ismi, o muhteşem!

Yeni yüzler keşfetmek her zaman ilginçtir.

Ama seyirci ne yazık ki umursamıyor.

Ama İnternet'teki videolarımda...

Yıldız yok ama milyonlar onları izliyor.

Bu doğru.

Ama sinema İnternet gibi değil.

Evet, belki de...

Son versiyonu okurken kendime,

"Bu tam Audrey Fleurot rolü." dedim.

Aklıma daha önce gelmeliydi.

Duygularımla oynuyorsun şu an.

Audrey Fleurot, bildiğin gibi... Audrey Fleurot!

-Neden olmasın? -O muhteşem.

Bir harika!

-Muhteşem! -Çok bariz. Güzellik, akıl ile buluşuyor.

-Evet. -O, bunun için harika.

Ama onun ücreti, Armelle Borzek'le aynı değil.

Orası öyle.

Ama o çok izleyici kazandırır, kısacası yeni finansman.

Videolarını da sevmiş.

Bekle!

Audrey Fleurot kendi gözleriyle videolarımı mı izlemiş?

Sana onları sevdiğini mi söyledi?

Evet?

Bana aldırmayın.

Ne arıyorsunuz?

Ağrı kesici.

Samuel sırt ağrısı için içerdi.

Bu hafta sonu tırmanma dersim vardı.

Ve her tarafım ağrıyor! Burada bile kas varmış!

Beğendiniz mi?

Çok beğendim!

Evet, beklemiyordum, daha çok şehir kızıyım,

ama çok büyük tepelere tırmanmaktan

çok zevk aldım.

Ama düşündüğünüz gibi değil!

İpin takılı oldu yer...

Şey... ağrıtan şey,

şeyin etrafında sıkıca bağlı...

Benimle aynı isimde bir şampiyon dağcı var.

Benim başım dönüyor.

Adı koşumdu...

Sonra görüşürüz.

Yapacak daha iyi işleri yok mu?

Bir saniye. Hervé.

Vikipedi'de bir oyuncuyu on yaş yaşlı yazmışlar. Ne yapmam gerek?

-Bir hesap aç ve değiştir. -Tamam.

Düzeltip beş yaş daha az yazabilirim. Bir taşla iki kuş.

Sekiz çok olur.

Cartridge World.

İyi günler. Ürün konumlandırmayla mı görüşüyorum?

Öptüm!

Sizi bağlıyorum...

Büyük yıldızlarımızdan birine "öptüm" mü dedin?

-Hayır. -Evet, dedin.

Alışkanlık galiba.

-Noémie, telefon. -Bir saniye.

Camille, bu ajansta bir saygı protokolü var.

Christophe Lambert'in kızısın diye istediğini yapamazsın.

Al bir tane. Daha tatmadın bile.

En azından tat.

Tatlım, anne için bir tane ye.

Audrey.

Pardon.

Augustin'den bahset.

-Soy ismi ne? -Soy ismi yok.

Ne demek yok? Yetim mi?

Hayır, ama o sadece Augustin.

Norman, Cyprien İnternet yıldızları gibi.

Ben bu şeyler hakkında hiçbir şey bilmiyorum.

Wi-Fi'yi bile kapattım.

Küçük beyinler için zararlı.

Lezyon oluşturabilirmiş.

Hadi, tatlım.

En iyi videolarını getirdim.

Evet, pardon.

Ama Mathias, 12 yaşında!

Genç ama çok yetenekli.

Xavier Dolan gibi.

Öyle mi?

Tatlım, meyve püresi ister misin?

Ya yoğurt?

Senaryoyu kendi getirecek.

Çevrebilimci, militan bir striptizcinin hikâyesi. Çok komik ve modern.

Bence geri dönüşünüz için mükemmel bir film.

Konuyu çok sevdim.

Ama... ben kimi canlandıracağım?

Çevrebilimci, militan striptizciyi.

Öyle mi? Ama...

yeni iki çocuk doğurduğumu biliyor mu?

Bu önemli değil.

Hayır. Önemli değil.

-Ve Sofia Leprince? -İyi ama fazla egzotik.

Fazla siyah mı yani?

Dadı oynayacak kadar egzotik değil.

Kişiliği uygun ama, o biraz fazla şey...

Fazla mı beyaz?

Bana polis rolü için fazla siyah

ama torbacı rolü için yeterince siyah değil diyemezsin. O kabiliyetli!

Tezini yazan bir kız rolü için melez bir kız işe yarar, değil mi?

Hayır, tüm hikâye bunun üzerine kurulu.

Herkes seni muhteşem buluyor.

"Muhteşem" mi?

Neden o zaman hiç teklif yok?

Çünkü yeni başlıyorsunuz. Reddedilmek normal.

Üç tane ret. Cécile de France kaç kere reddedildi biliyor musunuz?

-Üç? -Üç mü?

Bakın, Audrey, elbise küçük ise değiştirin.

Veya yemeyi kesin.

Hayır, şaka yapıyorum. Görüşürüz.

Üzgünüm. Kadın oyuncular işte!

Samuel onların uzmanıydı.

Eski metreslerinden biri

vasiyeti öğrenmek için geldi.

Ajans için bir alıcı buldum. Ciddi bir teklif.

Fiyat da yüksek.

Daha fazla bilgi?

Jonas Hirsch, Berlin'deki Stern Ajansı'ndan.

Tanıyor musunuz?

Evet.

Avrupa ajanslarına bir merkez kurmak istiyor.

Sizin pozisyonunuzda kalmanızı söyledim,

ama bunu düşünüyor mu bilmiyorum.

Çözüm olmalı!

-Ne gibi? -Bilmiyorum.

Fransız oyuncular için yeni vergiler var diyebiliriz.

Biz ithalatçı değiliz, Gabriel!

Gerçekle yüzleşelim. 1940'a döndük.

Almanlar istila ediyor.

Olamaz, bir çözüm olmalı.

İş birliği?

Herkes biliyor.

Bugün Pascaline Malandrinlere uğradım ve o bahsetti.

Bana şarap doldur.

Pascaline Malandrin'in satıştan haberi var mı?

O daha çok Samuel'in kiminle yattığıyla ilgileniyordu.

Böyle zayıf görülmek ajans için çok kötü.

Biraz kimyon koymalısın.

Öyle mi?

Samuel'in ölümüyle...

Almanların da ASK'yı almaları,

seni orada ne tutuyor bilmiyorum.

StarMédia'ya şimdi katılırsam,

Bréhier'in sağ kolu olursam çok düşman edinirim.

Gabriel, Andréa ve Arlette arkadaşların diye mi?

Hippolyte yemeğe gelmiyor.

Dersi mi var?

Söylemedi, ama sanmıyorum.

Hâlâ Andréa'nın asistanıyla mı?

Bilmem. Bana bir şey söylemiyor.

Camille, değil mi?

Çok hoş birisi, değil mi?

Bilmem, pek tanımıyorum.

-Orada çalışıyor. -Benimle değil.

Birazcık bari.

Belki biraz, ne olmuş?

-Belki onunla evlenir. -Saçmalama ama!

Şaka yapıyorum, Mathias.

Ben menajerinin asistanıyla görüşmesini

çok akıllıca bulmuyorum.

O zaman söyle ona.

Söyleyeceğim.

Evet!

Andréa! Brancillon sabah yedide evime geldi.

Ne? Evine mi?

Elbiselerimin giderlerimle

örtüşmesine bakıyor. Sana da gelecektir.

-Kahretsin! -Bol şanslar!

Colette.

Colette!

Colette.

Colette?

Günaydın.

Bu pek bir şey gibi durmuyor,

ama üzerimde görmen gerek.

-Yemeğe çıkarsak görebilirsin. -Kesin şunu, Andréa.

-Neyi? -Kim olduğunuzu biliyorum.

-Gerçekten mi? -Evet.

Faturalarınızdan.

-Neyi? -Her şeyi.

Beslenmeniz çok düzensiz.

Tatil yapmıyorsunuz.

Çok pahalı bir spor salonuna abonesiniz ama gitmiyorsunuz.

Saç probleminiz var.

-Hayır. -Evet. Her seferinde farklı kuaför.

Pekâlâ.

-Çok kız arkadaşınız var. -Yanlış.

Söyledim sadece, bir şey ifade etmiyor.

Kesin!

Kendini kandırıyorsun.

Çoğu zaman yalnızım.

Clémentine! Burada ne arıyorsun?

İyileşmem için bunu yapmalıyım.

Anlıyorum ama başka zaman...

Sen baştan çıkarıcı bir canavarsın.

Clémentine, bak...

Beni sırtlan gibi parçaladın.

Kanımı döküp bir köşeye attın!

Bu saçmalık!

-Bir ay bile sürmedi. -Duygulardan bahsediyorum!

Senden hoşlanmıştım.

Sen ise ayrılmak için asistanına arattın.

Doğru değil.

Özüne kadar çürüksün.

O pis yükü taşımıyorum artık.

Bu iğrenç!

Seni affediyorum.

Yeni bir doktora ihtiyacın var, seni kaçık!

İnsanlık kalmamış!

Elveda, Bayan Martel.

Evet? Teşekkürler.

Merhaba. Merhaba, Audrey.

Dadı bulamadınız mı?

Herhangi birine bırakmak için çocuk doğurmadım!

Peki eşiniz?

Honduras'taki topraksız köylüler hakkında belgesel çekiyor.

Sesinizi mi kaybettiniz?

Hayır, sadece...

Hâlâ hafif göbeğim çıkıyor, o yüzden korse giydim.

Ama o kadar sıkı ki zor nefes alıyorum.

Ama iyiyim, çok sesli konuşamasam da önemli değil.

Burada olmaz.

Mathias, çocuk edinmek hastalık değil!

Audrey, yönetmenlerde hiç hayal gücü yoktur.

Çocuklu bir kadın görürlerse akıllarına bebek bezi gelir,

striptizci değil.

İşte anneciğim.

Teşekkürler, canım.

Mathias, bakın, sizi çizdi.

Çok yetenekli!

Size Laura Smet'sin adresini veremem,

buraya gönderin.

Hayır, hayran mektuplarını atmıyoruz.

Hediye mi? Bir hediye yollayın o halde.

Hayır, sevdiği parfümü bilmiyorum.

Carnage? Hayır, ona göre fazla ağır.

Hayır, çiçekli, ferah bir şey olsun... Onun gibi!

Carnage daha çok annesine göre.

Teşekkürler.

Görüşmek üzere.

Annem nerede?

İş görüşmesinde dedim ya.

Geri dönüşüm merkezinden çıkıp nükleer santrale gider.

Ve polisleri bacaklarını açarak durdurur.

Çok komik.

Hayır, gerçekten, çok ama çok... sevdim.

Teşekkürler.

Çok güçlü.

Söyle bana... senaryoyu sen mi yazdın?

Baştan sona ben yazdım!

Çok havalı.

Annem nerede?

Annem nerede?

Annemi istiyorum.

François? Ben, Mathias.

-Evet. -Cevap ver!

Baksana...

Senin teklifini düşündüm.

StarMédia'ya katılacağım.

Pardon?

Annem nerede?

Annem nerede? Annem nerede?

Ben de çok memnunum.

İlk Kanada kısmını çekeceğiz.

Kanada kısmı mı?

Kanada'da bir ay çekim olacak. Mathias söylemedi mi?

Hayır. Hayır, unutmuş olmalı.

Önemli değil, şimdi anlatacağım.

Kuzey'de, nehirlere yakın.

Manzaralar öyle ki...

İnsanı hayrete düşürüyor.

-Muhteşem. -Üzgünüm, ama...

Paris'in hemen dışında muhteşem çekim yerleri var.

Rambouillet mesela?

Kanada ormanlarına çok benziyor.

Dediğim gibi,

film annemin hayatından esinlendi ve annem Kanadalı.

Anladım.

-O yüzden orada çekmek istiyorum. -Evet.

Aramızda kalsın ama,

çalışmaya başlamadan önce...

Julie Gayet'i siyahi oyuncuyla değiştirmeni söylemiyorum ama...

Aynen öyle!

Bu durumda sana kontes kısmını oynaması için

Sofia Leprince'i gönderebilirim.

Bu mükemmel!

Görüşürüz.

Çok iyi!

İşte.

Buyur, hediye.

Bunlar kimin çocukları, Arlette?

Köpeğimin, onlardan mikrop kapmasını istemiyorum. Jean Gabin!

Bu aptal hippi şeyi de ne?

-İyi misin? -Jean Gabin!

Ve direk dansı için...

Tango yaptığını biliyorum.

Hayır, ben azıcık direk dansı da yapabiliyorum.

Öyle mi?

Sen?

Direk dansı yapabiliyor musun?

Evet.

Yani, işin temelini biliyorum.

Bana yeter bu. Şahane!

Ben gerçekte olanla çalışmayı severim.

Bence...

Geri dönüşüm merkezinde,

çöpler arasında yuvarlanırken

tişörtünün yırtılıp açılması harika olur,

bir nevi isyan gibi...

Isabelle Adjani'ye benzemiyor mu?

Kapıyı kilitleyin. Augustin görmesin.

Kilitlenmiyor.

Kapıyı kapalı tutun ve perdeleri kapatın.

-Audrey, iyi misin? -Evet.

Kızmadın değil mi?

Hayır.

Bu sadece bir fikir...

Augustin, Bayan Fleurot'la yasal bir konu görüşüyoruz.

Beş dakika bekler misiniz?

Tamam o halde.

On dakika olsun mu?

On dakika? Tamam.

Tamamdır.

Müthiş!

-Beni mi istedin? -Evet. Hippolyte Rivière'i tanıyor musun?

-Evet. -İçeri gir.

Bir polis dizisi için seçildi.

Onun çocukluk resimleri lazım.

Gidip beraber seçin.

Ne zaman?

Pazartesi.

Hayır, Camille, şimdi!

Tamam.

-Seçilmen çok havalı. -Evet.

Çok mutluyum.

İyi bir rol mü?

Fena değil. Kırık kalpli...

genci oynuyorum. Başaracağım. Kendime güveniyorum.

Mesajlarına cevap vermediğim için üzgünüm.

Çok meşgulüm. Ama seni görmek güzel.

Kapılar açılıyor.

İyi günler.

Kapılar kapanıyor.

-Motorumla gideriz. -Tamam.

-Korkmuyor musun? -Asla.

-Evde kimse olmadığına emin misin? -Hayır, rahat ol.

Getireyim mi?

Birkaç tane seçtim.

-Evet. -Bunlar en iyileri.

Bisikletle olan iyi.

Bu nerede?

Büyükannemin yanında, Burgundy'de.

Şortlarıma bak, şezlonga uyuyor!

Çok çirkin.

Neden kardeşin yok? Başka çocuk istemediler mi?

Ailem hakkında neden bu kadar soru soruyorsun?

Aile hikâyelerini severim.

Ben ise seni.

Bunlar işimizi görür.

Çok işim var, gitmem gerek.

Camille, sorun ne? Camille!

Sorun sen değilsin. Gitmeliyim.

Problem ne söyle bana.

-İlişkimiz yürümez. -Nasıl bilebilirsin ki?

Aramızda özel bir şey hissediyorum.

Senin saçların mı, yoksa kokun mu...

Merhaba.

Beni gördüğüne sevinmedin!

Bu Camille! Merhaba, Camille.

-Yemek yemediniz değil mi? -Hayır, gerek yok.

Akşam yemeğine kalsanız?

-Teşekkürler ama... -Muhteşem fikir!

Babanın gösterimi var. Beni yalnız bırakmayın.

Tabii ki.

Çok sevinirim!

Tavuk sever misiniz?

Camille? Tavuk sever misin?

Tamam, ben gidiyorum.

İyi gösterim dilerim!

Hiç havasında değilim.

-Yarın görüşürüz. -Oldu, Mathias.

Telefonunu unuttu.

Mathias!

"Kontrat e-postanıza gönderildi. Yeni macera başlasın."

Efendim? Teşekkürler.

Yarın görüşürüz.

Noémie?

Noémie!

Noémie! Ne oldu?

Anlamıyorum.

Mathias.

Tüm yıldızlarını alıp Starmédia'ya gidiyor.

Onunla gitmem için bana sormadı bile.

Beni terk ediyor.

Sıradan bir pislikten farkım yok.

Hayır.

Ölmek istiyorum, Hervé.

Merhaba.

Merhaba.

Ne çabuk döndün?

Eve gelmek istedim.

Çocukları davet ettim.

Fotoğraflar için gelmiştim.

Andréa kalmamı istedi.

Sen de yer misin?

Ne okudunuz?

Bir yıl sosyoloji okudum, sonra bıraktım.

-Yazık. -Evet, neden?

Rahat bırakın onu.

Merak ettim.

Menajerlik mi?

-Hayır. -Evet.

Değerlendiriyorum.

Biraz daha şarap ister misin?

-Dur de. -Dur.

Ailen ne iş yapıyor?

-Annem kuaför. -Harika!

Kuaför gerekli.

-Tabii ki. -Kendi salonu var.

Peki ya baban?

Onu utandırıyorsun!

Babam tekne tamircisi.

Bilmiyordum. Çok iyi. Yelken açıyor musunuz?

Evet, çok. Babamla.

Tekneleri severim.

Misafirimiz olman güzeldi.

-Taksiye kadar eşlik edeyim. -Ben giderim!

Bir proje hakkında bir şey sormam gerek. Fotoğraflar için beni Andréa yolladı!

Kalmana gerek yoktu!

İşini yap ama onunla görüşmeyi bırak, tamam mı?

Buna inanmıyorum!

Ona benden bir şey beklememesini söyle.

Bu ne kadar kötü farkında mısın?

-Yarın konuşacağız. -Evet, tamam!

Dizlerini etrafına dola.

Gerdir.

Otur şuraya.

Bu iyi. Evet, Gaëlle.

Ve iniş.

Harika. Teşekkürler kızlar.

Haftaya görüşürüz. Çıkarken müziği kapatın.

-Hazır mısın? -Evet.

Şimdi geliyorum.

Elbise almaya zamanım olmadı. Bu ikisiyle, çok...

Önemli değil.

Seksi tavır kafada başlar.

-Bir ayım var. -Önceden hiç yaptınız mı?

-Uzun zaman önce. -Sorun yok.

Neyle başlayalım? Koza ile başlayalım, Aicha, Jamila...

Karusel?

Evet, Karusel.

Tutun ve vücudunu geriye at.

Sonra iniş.

Göster bana. Tamam.

Bu biraz hızlı.

Aferin, anne!

Kaygan.

Tatlım! Anne bilerek vurmadı!

Bakmama izin ver, tatlım. Canın acıdı mı?

Mathias geldi.

-Selam, Mathias. -Audrey.

Geldiğin için teşekkür ederim.

Bu ikisiyle Paris'te bir yere gitmek kâbus.

Sorun yok, çok doğal.

Mathias'a merhaba de. Merhaba kaka!

Bu da nereden çıktı?

Gideceğimi hissediyor. Çocuklar sünger gibi.

Kontratın beş tane örneğini getirdim.

Bir saniye. Hazır buradayken...

Bu dadı almak için.

"Daha önce alkol, uyuşturucu, Coca-Cola, şeker sorununuz var mıydı?"

Şeker kendince bir uyuşturucu.

Belgeselde gördüm.

Bu birinci aday olmalı. Fikrinizi belirtin.

İyi günler, girin.

Buyurun.

Yanılmıyorsam siz

Pauline Adam olmalısınız.

Hayır. Armelle Borzek.

Armelle... Armelle...

-İsminizi mi değiştirdiniz? -Aylarca çalıştım.

Ve her şey bitti.

Hayır... Daha görüşme gerçekleşmedi bile.

Altı ayda üçüncü altın direğimi aldım. Bir rekor!

Şu nasırlara bakın. Dokunun.

Ellerime dokun. Hisset onları.

Neden bahsediyorsunuz?

Kanada Fransızcası öğrendim.

Bana bunu neden yapıyorsun?

-Gitmeniz gerek. -Ağlamayın.

-Benim rolümü alamazsın! -Bilmiyordum.

Gitmeniz gerek.

Yapmayın. Ayağa kalkın, size bir şey olacak.

-Bu çok acımasız bir iş... -Augustin rolü bana vermişti!

-Bilmiyordum. -Hayatımın şansı!

Gelin konuşalım.

Kalkın. Sakinleşin.

Hayır, Mathias! Sakin olun.

Sakin olun. Bakın...

İkimiz mutfağa gideceğiz ve konuşacağız.

Sonra da sakinleşmek için çay içeriz, olur mu?

Ve bana her şeyi anlatırsınız.

-Audrey Fleurot, büyük bir kadın! -Hayır.

Hayır, gerçekten...

Sayenizde insanlığa inancım tazelendi.

Gerçekten, yemin ederim.

Hadi, iyi çekimler.

Hadi bakalım!

Augustin'in başka bir oyuncu seçtiğini söyleyebilirdiniz.

Bu korkunçtu.

Oyuncular her zaman başkalarının rollerini çalar.

Ne halde olduğunu görmediniz mi?

Armelle Borzek'e iyi baktınız mı?

O muhteşem olacak!

O kadını kırmızı halıya gönderdiniz.

İyi kariyer kararı!

Galiba gerçekten paraya ihtiyacınız yok.

Hayata bakış açınız korkunç. O beni etkiledi.

O yüzden değil. Çocuklarınızı yalnız bırakamıyorsunuz.

Saçmalık!

-Büyüyüp sizi terk edecekler. -Tamam da...

O vakit Armelle Borzek'in filmlerini izlemek için yeterince vaktiniz olacak.

Ben pilatese veya spa'ya giderken çocuklarıma bakacak

insanlar olmadığı için üzgünüm!

Diğerleri gibi yapmacık anne olmadığım için üzgünüm.

-Karar sizin. -Hayır.

Çalışmak istediğimi biliyorsunuz,

ama bana ihtiyaçları var!

Ne yapabilirim?

Onları altı aylığına terk mi edeyim?

Bana Kanada'dan bahsetmediniz bile.

-Bilmiyordum. -Yalancı!

Bebeği çekimlere götürmek korkunç.

Herkesi kızdırıyorsun, çalışamıyorsun,

ve tüm figüranlar çocuklarla oynuyor.

Marion Cotillard'a sor! Çocuğunu kapak yaptılar.

Çalışmayan bir anne olarak yardıma başvurdunuz mu?

Vergi borcunuzu kapatacağını sanmıyorum,

ama size bol şans diliyorum!

Kapılar açılıyor.

Kapılar kapanıyor.

Merhaba.

Seni pislik.

-Pislik herif! -Andréa!

Bırak beni!

Jean Gabin, yeter!

Hainleri hiç sevmeyiz!

-Ajansı bırakıyorsun demek. -Haber verecektim.

Bizi bitirecek olmak umurunda değil!

Sonumuzu Samuel'in vefatından beri planlıyorsun.

Şahsi değil.

Şirket bu durumdan kurtulamaz.

Kendinle beraber oyuncularını da alırsan sana dava açarız!

Kanunen hakkım var.

Ayın sonunda gidiyorum.

Gece uyuyabiliyor musun?

-Bir şey daha var. -Kalsın.

Samuel hakkında ve önemli.

St Georges'de bir yıllık otel odası varmış.

Görünüşe göre ajansa ödetiyormuş.

-Bunun adı... -Kerhane.

Şirket kaynakları suistimali.

Brancillon yakında öğrenir.

Sadece uyarmak istedim.

Öğrenecek.

Sayıları falcı gibi okuyor.

Samuel, ne yaptın sen?

Bu Titanik. Her taraftan su alıyoruz.

St Georges'in patronunu tanıyoruz.

Onunla konuşuruz.

Hayır, üzgünüm, ama özel numarasını veremem.

Burası oyuncu ajansı, eskort ajansı değil.

Evet! İyi günler. Patronun iyi ki doğdu.

Kadropov muydu?

-Kim? -Karanlık Rus milyarderi.

Petrol ve votkadan servet edinmiş.

Paris'e doğum günü için gelip bir kadın oyuncuyla görünmek için para ödüyor.

Aramızda buna "ek iş" diyoruz.

Yapan var mı?

Tabii ki!

Teşekkürler.

Beni rahat bırak!

Bay Audibert beş dakika sonra sizinle olacak.

Teşekkürler.

Ona ne söyleyeceğiz?

Ya bizi gizler ya da müşterilerimizi yanına göndermeyiz.

-Her zamanki gibi. -Evet.

Sana bırakıyorum.

-Kahretsin! -Ne?

-Brancillon! -Nerede?

Odayı öğrenmiş olmalı. Lanet olsun!

Merhaba.

Düşündüğünüz gibi değil.

Boş ver, foyamız meydana çıktı!

Beni ilgilendirmez.

Merhaba.

-Ama... -Hadi!

Colette Brancillon, Gelir İdaresi'nden. Bay Audibert içindi.

Bay Audibert'in görüşmesi var.

Ama... galiba iptal edildi.

Anahtarımız lütfen. Her zamanki.

Teşekkürler.

Kahretsin!

Olamaz!

AUDREY FLEUROT'NUN EK İŞİ 20.000 AVRO KAZANDIRIYOR!

Bu olamaz! Kahretsin!

-Memeleri çıkmış! -Korkunç!

Onları kapatması mı gerek?

Bak şuna!

Her yerde.

Bilmiyorum yani...

Son hediyen mi?

Kadropov'un doğum günü için kendini hediye etmiş.

-Montaj bu. -Değil.

Twitter delirmiş halde.

Bir de silah tüccarıymış.

20.000 avro mu almış?

-Basın ataşesini aradınız mı? -Hayır.

StarMédia'yı ara sen.

Halledersin, değil mi?

Mathias, onlara dava açabilir miyiz?

Kimsenin bilmeyeceğine söz vermişti.

Ruslara hiçbir zaman güvenemezsin.

-Umarım avukatınız iyidir. -Gizlilik anlaşması imzaladım.

-Yazılı kanıtım var. -Bu seni bağlar, onu değil!

Kadropov sizin gibi görkemli bir kadınla çıkıyorsa,

herkesin bilmesini ister! Size ne oldu?

Görkemli buluyorsunuz?

Bulmuyorum, görkemlisiniz.

Bu çok tatlı. En az üç yıldır kimse bunu söylememişti.

-Dayanamıyorum artık. -Hayır...

Evet.

Yoruldum. Dayanamıyorum artık.

Ve bu son birkaç kiloyu veremiyorum.

İyi misin Anne?

Anne gerçekten ağlamıyor.

Prova yapıyorum, tatlım.

Bak bu yapmacık. Git odanda oyna.

Onları çok seviyorum.

Dayanamıyorum artık.

Gece gündüz buradayım ama hiçbir zaman yeterli olmuyor.

Hiçbir zaman yeterli değil.

Nasıl iyi babalık yapıyorsunuz?

Ben iyi bir baba değilim.

Kim iyi bir haber duymak istiyor?

Sofia rolü almış.

Harika! Biliyordum.

Bu küçük, kapalı Fransız sinema dünyasında,

siyahi bir kadını piyeste oynatacak kadar

akıllı yönetmenler var.

Hayır, Sofia köleyi oynuyor.

-Olamaz! -Temizlik yapıp, düşese hizmet ediyor,

hasırdan yatakta uyuyor...

Bana bağıracak.

-Köleyi mi oynuyorum? -Evet.

Fazladan replikle.

Rol benim mi? JoeyStarr filminde!

Vay canına!

Oh, Gabriel!

Sizi seviyorum!

-Manzara güzel, değil mi? -Çok.

Gabriel ile yatmıyorum.

Ona söylemen gerek, çünkü o bilmiyor gibi.

Öyle değil...

Oyuncularımız için özel fiyatlar hakkında görüşecektik.

Seni gördük ve...

Aniden öpüşüp oda alma ihtiyacı mı duydunuz? Olur öyle.

İnsanları ayartmakta çok iyisiniz.

O kız haklıydı. Siz canavarsınız.

Tamam... Numara yapıyorduk.

Oraya müdürü görmek için gittik...

Ama Samuel'in kaçamak odasını konuşmak içindi.

Bunu dün öğrendik.

Yasal bir harcama gibi gösterebilir miyiz diye.

Seni görünce... panikledik.

-Suçu mu gizleyecektiniz? -Hayır...

Evet.

Sonra korktuk. Senden.

Sizli bizli oldunuz.

Yanınızda kendimi kaybediyorum.

-Tek çare olduğuna emin misiniz? -Güvenin bana, Audrey.

Bayanlar ve baylar, Audrey Fleurot!

Beyoncé bunu Kaddafi konseri için yapmıştı.

Bu akşam aranızda olmaktan mutlu olduğumu söylememe izin verin.

Basının ne kadar acımasız olduğunu hepiniz biliyorsunuz,

hiç yoktan hikâye yapıyorlar.

Bu yüzden size o partiye

katıldıysam sadece çocuklarım için

olduğunu söylemek isterim... Sadece çocuklarım için...

Açlık çeken, temiz su bulamayan,

hastalıklarla baş eden

dünyadaki çocuklar adına.

Onun için bana Kadropov tarafından ödenen...

bütün miktarı

UNICEF'e bağışlıyorum.

10.000 avroluk bütün miktarı. 20.000 avro, pardon. 20.000 avro.

Teşekkürler.

İmza yok.

Özür dilerim. Müsaade edin.

Teşekkürler.

Dadıdan hâlâ haber yok.

Buldunuz mu?

-Evet. -Size bir film teklifim var.

Ne?

Michel Hazanavicius Kadropov'la fotoğrafınızı görmüş.

-Sizi sonraki OSS 117 için istiyor. -Mathias, bu harika!

Vergilerinizi ödeyebilirsiniz.

Onlara haber verir misiniz? İdare korkum var.

Şampanya alayım.

Mathias'ın oyuncu listesini hazırla.

Acele edersek birkaç tanesini tutabiliriz.

Piç!

İntikamımız kötü olacak, merak etme.

Almanlar geri çekildi.

Ne?

Mahias'ın gittiğini duymuşlar.

Onsuz ajans çok değer kaybedecekmiş.

Emin misin?

-Daha bunamadım! -Ama iyi duyamıyorsun...

Orada dur. Hélène ne diyor?

Mathias'a kızgın.

Bilerek mi yaptı?

Sonuç olarak Almanlardan kurtulduk, ama para etmiyoruz.

Bu daha iyi.

-Ya bilerek yaptıysa? -Ne?

Satın alınmamamız için.

Mathias'tan cömert hareket mi? Şaka olmalı!

Cömert değil ama o bir stratejist.

Nasıl?

Vay aptal!

Evet, aptal!

Vaz mı geçmiş?

StarMédia'ya gideceğimi Bay Hirsch'e ben söylemedim.

Nasıl öğrendiğini bilmiyorum.

Hélène, sakin olun.

Kapılar açılıyor.

-Size ne diyeceğimi... -Aferin, Mathias!

Bu bilgiyi düşüneme izin...

Teşekkürler, Mathias.

Sizi geri ararım.

Mathias, bravo! Seni öpmeme izin ver.

Harika, Mathias!

Çok iyi iş çıkardın.

Bravo!

-Şampanya. -Şampanya.

Herkese rakiplere gideceğini yedirdin,

ajansı kurtarmak için. Tehlikeli yaşıyorsun!

Saygılar Bay Barneville!

Günün kahramanı!

Bay Barneville!

Mathias, tarihe geçeceksiniz.

Küfür ettiğim için üzgünüm.

Yarınki yemek, tamam mı?

Özür dile, Jean Gabin.

-Unut gitsin. -İyi evlat!

Salaksın! Niye bize söylemedin?

Risk almak istemedim.

Keşke bunu Samuel görebilseydi.

Bir bardak daha.

Gitme niyetin yok muydu?

-Hayır! -Şüphen mi var?

Biraz. Ama ben böyleyim.

Mızıkçı!

-Tokuşturalım mı? -Evet! -ASK için! -ASK için!

Çok yaşa!

Tadı iyiymiş.

Olgun değil ama.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.