Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Çelenk hazır, sadece kurdeleye ihtiyacımız var.
Adı neydi?
-Samuel. -Pekâlâ.
Tatile hiç gitmemeliydi. Ne aptallık.
Ölüm sebebi neydi?
Brezilyalı bir fahişeyle alakalı bir şeyler söylediler.
Hayır! Saçmalık. Dedikodulara kulak verme.
Bir eşek arısı yutmuş.
Demek ki güzel yaşayıp boktan bir şekilde ölünebiliyormuş.
Andréa, Samuel artık ölü.
Çok iyi bir dostu kaybettim.
Biliyorum, Françoise. Ben de öyle.
-Bir menajerimi de kaybettim. -Anlıyorum.
Devralmaya hazırım.
Evet...
Şu film...
Gabor Rajevski, Sonuna Kadar mı?
Evet, o.
Sonuna Kadar, evet.
Sanırım yapmayacağım onu.
Onlara haber verir misiniz?
Olamaz, çekimler üç hafta sonra.
Film sizin etrafınızda dönüyor.
Bayan Fabian?
Affedersiniz, ama son filminizde...
Teşekkürler, hanımefendi.
Harikaydınız.
Françoise... belki çekimleri biraz erteleyebiliriz,
böylece biraz dinlenme imkânınız olur.
Çok karamsar bir film, iyimserliğe ihtiyacım var.
Françoise, kaybınızın acısıyla karar vermemelisiniz.
Samuel'i düşünün. O ne yapmanızı isterdi?
Güçlü olmanızı.
Film yapmaya devam etmenizi isterdi.
Gabor'unki gibi güçlü ve yoğun filmler.
Seyahat edip kızımı görmek istiyorum.
İçgüdülerime uymalıyım. Samuel olsa anlardı.
Kesinlikle. Fakat...
Fakat içgüdüye uyamayız. Profesyonel olalım.
Ama aileniz yok ki!
Kendinizi işinize adamışsınız.
Benim bir hayatım var.
Ama etrafınızda bu filme bel bağlayan, yapımı için
yıllarca uğraşan insanlar var.
Öylece bırakamazsınız. Bunu yapamazsınız.
Ne yaptığınızın farkında mısınız?
Bu kaprisler kaç yaşında bitiyor?
-Affedersiniz. -Samuel bir sınıf yüksekteydi.
Affedersiniz ben...
Niye bu ajansta kalıyorum bilmiyorum.
Buyurun bayanlar, nasıl olmuş?
Harika olmuş.
Mükemmel.
Her gün ondan sonraya kadar çalışmak çılgınca.
Daha on gün oldu ama bittim.
Böyle nasıl yaşıyorsunuz?
Yaşamıyoruz.
Bir erkekle en fazla bir ay beraber olabiliyorum.
Samuel'in vefatından beri
seks yapmadım.
Altı gündür!
Her şeyi unutacağım.
Üç aydır sevişmedim ben.
-Üç ay mı? -Ne olmuş ki?
Üç aydır seks yapmadın mı?
Burada biriyle tanışmak zor.
Kendimi senin için feda edebilirim!
Üç ay ne demek, Camille!
Bu sağlıksız.
-Merdivenlerden çıkalım mı? -Hayır!
Koca götlü olacaksın!
Kapılar kapanıyor.
Kapılar açılıyor.
-Günaydın. -Günaydın.
-Şimdi ne olacak, patronun... -Bilmiyorum.
Samuel'in vasiyetini öğrenmek için avukatı bekliyoruz.
-Bir de resmi olalım. -Burada yalnızız ama.
Camille!
Geleli uygunsuz bir şey yaptım mı?
Ajansımda çalışmak haricinde mi?
İşimi yapıp seni görmezden geliyorum.
Ben bile kızın olduğumu unutuyorum.
Günaydın.
Gangster cenazesi gibi.
Uyuşukları sevmem!
Bu ne böyle? Size katılıyorum.
Cenaze perşembe saat onda Père Lachaise'de olacak.
Evet, kalabalık olmasını bekliyoruz.
Hayır, bu, Valérie Lemercier'ye
senaryonu vermek için ne zamanı ne de yeri.
Peki, perşembe görüşürüz.
Çılgınlık!
Sanki cenaze değil, Cannes Film Festivali!
Modaevleri cenaze için
kıyafetlerini göndermek istiyor.
Perşembe akşamı olacak anma için misafir listesini vermeyi unutmayın.
Orada oturman yanlış.
İşte geldi!
Bu bir sandalye.
Hayır, altı gün önce ölen Samuel'in yeri.
Neden buraya oturmuyorsun?
Orası Camille'in.
Değil mi?
Evet.
Pekâlâ.
Detaylarla vakit kaybetmeyelim.
Acil meseleler var.
Samuel'in müşterileriyle başlayalım.
Bu konuda
kötü haberlerim var.
Arditi ayrılıyor.
Samuelsiz çok dayanamazsınız diyor.
Ne zaman öğrendin?
Dün aradı.
Öğle yemeğine davet ettim, 250 avroluk da şarap...
Beyhude!
Ciromuzun yüzde 18'i Samuel'in müşterilerinden oluşuyor.
Onları kaybedemeyiz.
Duyulursa, yaprak dökümü yaşarız.
Onları nasıl paylaşacağımızı düşündüm.
Bu benim önerim.
Tabii ki tartışmaya açık.
Kişileri ve kazançları Excel tablosu mu yaptın?
Aynen.
Anladım!
Bana sirozlu bir oyuncu mu düşüyor?
Öyle mi? Hayır.
Öyle!
Françoise Fabian'ı ister misin? Bu sabah gördüm.
Bizimle konuşmadan mı görüştün?
Hayır, Herr Kaporal, "görüşmedim"!
Beni görmeyi o istedi.
Seni mi istiyor?
Evet.
Fakat biraz karışık.
Samuel'in ölümünden dolayı üzgün ve Gabor'un filmini istemiyor.
Onu ararım.
Hayır Mathias, ben ilgilenirim!
Duygusal olarak istikrarlı ve güven verici biriyle konuşmalı.
Ya da sinemayı sahiden seven biriyle?
Bu kadar yeter.
Cécile de France'a da çok güven verdin!
Andréa, bu filmi elimizden kaçıramayız!
24 saatin var yoksa müdahale ederim!
Françoise Fabian'a "Bu kaprisler
kaç yaşında bitiyor" mu dedin?
Bir efsanesin.
Utanç efsanesi.
Yemek yersin değil mi?
Mathias'a söyleme olur mu?
Tabii ki söylemem.
Gerçekten bu film bir harika.
Çok yazık.
Başka birini bulursun.
Yok ya. Çekimler üç haftaya başlıyor.
Sence Mathias haklı mı?
Müşterilerime karşı dengeli ve güven verici değil miyim?
Yok öyle bir şey.
Belki fevri davranışlarını biraz düzeltebilirsin...
Tamam da hangi sektördeyiz?
Biraz kendini gösterince "fevri" mi oluyorsun?
Biraz otoriten olmazsa herkes seni ezer! Bu beni sinirlendiriyor.
Yemek hazır!
İşte...
Bakalım bu ney...
Bu kim?
Eski sevgilim Florence.
Biliyorsun...
Evet.
Florence. Çok zaman oldu değil mi?
Bir yıl. Bir yılı biraz geçti.
Niye seni terk etti ki bu aptal?
Yok aptal değil de, gitti çünkü...
Çok çalışıyordum.
Ben çocuk istiyordum, o istemiyordu.
Geçmişte kaldı, aştım artık.
Ne yapıyorsun?
Aştım demiştin.
-Düşünüyordum da... -Ne?
Seninle bir çocuk yapabilirim.
Şarap konuşturuyor seni.
Harika bir baba olurdun.
Öyle mi?
Müşterilerin "babişko" diyor.
Çocuk mu istiyorsun?
Bilmem ki.
Bu utanılacak bir şey değil.
Fakat sadece kadınlarla yatınca biraz zor.
Yani sen...
hiç erkekle yatmadın mı?
Yok ya, yattım.
Peki?
Fena değil ama tuhaf...
Ben kızları tercih ediyorum, o kadar.
Erkeklere hiç güvenemedim.
Ama Hollandalı bir donörle bir dost arasında tercih yapmam gerekseydi
dostu seçerdim.
Bu bir istek mi?
Etkilendim gerçekten.
Müsait mi bir bakayım.
Rebecca Vialle,
Rebecca Vialle, Rebecca Vialle...
-Evet, Camille? -Andréa!
Oyuncularından biri, Rebecca Vialle burada. Görüşebilir misin?
-Burada mı? -Koridorda.
Rebecca Vialle ajandamda mı bugün?
Hayır ama bir müşteri.
İki yıldır çalışmıyor, bir müşteri değil artık sadece listede.
Ama yardım etmezsek iş bulamaz ki.
Ağlamaya başladı.
Oyuncular için çok kolay.
Françoise Fabian'ın kaşmir şalını aldın mı?
Evet, teslimat yola çıktı. İşte fatura.
-Yeşil mi aldın? -Aynen, çok hoş bir yeşil.
Bir oyuncuya yeşil bir şey verilmez. Uğursuzluk getirir.
Kahretsin.
Hayır, olamaz!
Merhaba, Line.
Geldiğin için teşekkürler.
Beni memnun ettin.
Kusura bakma, doğaçlama bir yemek oldu.
Hiç önemli değil.
İyi ki çağırmışsınız. Sizi görmek harika.
Bizim Samuel... İnanılmaz.
Senin için büyük bir şok olmalı.
Seni o yetiştirdi değil mi?
Evet, bir nevi yetimiz ajansta.
Düşünebiliyor musun
daha iki ay önce
tam burada öğle yemeği yemiştik.
Ne iyi bir arkadaş, ne beyefendi insan.
Beni mezara daha da yaklaştırdı.
Ama hemen geri çekildim.
Tabii.
Melankoli size göre değil.
Melankoli mi? Hayır...
Rio de Janeiro'daki toplu seks hikâyesi doğru mu?
Yok, gerçekten bir eşek arısı yutmuş.
Ne aptallık!
Kötü bir bisiklet aldım oraya vardığımda da...
Onu çöpe atmasaydı, ben aslında...
Çok da pahalıydı.
Git biraz fotokopi çek.
Bir sürü çek. Bir sürü.
Kahretsin!
-Merhaba. -Merhaba.
Bir sorun mu var?
Evet, takılıyor.
Gayet iyi çalışıyor.
Kontrast gerçekten iyi.
Gri dengesi de hoş.
Sen Camille'sin değil mi?
-Evet. -Peki.
Ajanstan mısın?
-Seni hiç görmemiştim. -Ben oyuncuyum.
Andréa'nın dosyalarında görmedin mi? Hippolyte Rivière.
Evet, gördüm, randevunuz var mı?
Yok, ama iyi ki gelmişim.
Nasıl yardım edebilirim?
Biraz daha samimi olabilirsiniz.
Ve terasta bir kahve içebiliriz.
Meşgulüm, Andréa için randevu alabilirsiniz.
Peki, yine de teşekkürler.
Saygılar.
Samuel harika bir menajerdi.
Biliyorsun benim yaşımda bir kadın için fazla önemli rol yok.
Niye bilmiyorum.
Kırkımızdaki gibiyiz, ama durum daha kötü!
Bu ilham vermeli, değil mi?
Hareket, aksiyon, enerji istiyorum.
Bana güçlü bir şey bulmanı istiyorum.
Kıpır kıpır bir şey.
Anlıyor musun?
Evet.
Evet, çünkü...
Line, şu an ajansta çok projemiz var ve...
Seni düşünmüştüm.
-Gerçekten mi? -Evet.
Michel Piccoli ile.
Michel'e bayılırım!
Bir Gabor Rajevski filmi, biliyor musun?
Üç yıl önce Cannes'da ödül kazanan genç yapımcı.
Karmaşık bir film gibi sanki.
Hayır, Line, hiç de değil.
Tam tersi, çok adanmış bir film.
Adanmışlık nedir bilirim, Chiraclarda ondan bahsediyorum.
İşte.
Bonnie ve Clyde'ın seksenlik versiyonu.
Biliyorsun şiddeti sevmem. Evet, zaten...
Çok ince işliyor konuyu.
Kriz mağduru ve durumu idare etmek için
soygunculuk yapan yaşlı bir çiftin hikâyesi.
İşin tadına varıyorlar...
sonra biraz kendilerini kaybedip
bir soyguna karışıp
bir banka patronunu rehin alıyorlar.
Harika! Bütün parasını çalıp
Pasifik'te bir adaya mı kaçıyorlar? Bayıldım!
Aslında SWAT ekibi tarafından
sıkıştırılıp 17'nci kattan atlıyorlar.
Özgürlüğe kavuşan iki kuş gibi.
Bu rol için neden beni düşündün?
Yani... çünkü...
Çünkü güçlü ve kıpır kıpır bir şey...
Çekimler üç hafta içinde.
Üç hafta mı?
Niye bu acele?
İlk olarak Françoise Fabian rolü alacaktı
Ama bu senin için bir şey değiştirmez.
Ne oldu?
-Başka bir teklif mi aldı? -Hayır.
Hayır, kendisi... Biraz yorgunmuş.
Line Renaud, bir Gabor Rajevski filminde.
Kulağa çok iyi geliyor.
Neden olmasın?
Kaç kişi olmalıyız?
Gabriel en fazla 80 kişi dedi.
Listesini kısalt.
Bekle! Mathias'ınkinde 50 tane var.
Normal, ajansa kazandırdığı ciroyla doğru orantılı.
-Merhaba. -Merhaba.
Tamam, ama Gabor Rajevski'yi listeme ekliyorum.
Lütfen bekleyin.
-Selam. -İlgilenirim.
Andréa'yı mı arıyorsunuz?
Size eşlik edeyim.
Yapımcınız geldi.
Françoise aradı, çok kötü davranmışsın.
Ne kadar kötü niyetli. Zaten kararını vermişti.
Piccoli, Françoise olmazsa yapmayacağını söylüyor.
Samuelsiz dağılıyorsunuz!
Samuel'in ölümünü bize karşı kullanmak biraz seviyesizce.
Dört yıldır bu projedeyim, 18 versiyonu da okudum.
Bölgesel yardım gidince, Gabor'a istirahatinde bile eşlik ettim.
Bu film için her şeyi yaptım.
Film ölü.
Ölü olan Samuel. "Ölü"nün anlamı budur.
Bir film asla ölmez.
-Bir çözüm bulacağız. -"Bir çözüm bulacağız."
Françoise yerine.
Gabor'un da sevdiği 80'lik büyük bir oyuncu,
Alzheimer'ı olmayan ve üç hafta içinde müsait biri mi?
Françoise Fabian'ı değiştirmek nereden çıktı?
Onu geri gelmeye ikna edeceğim.
Başaracağım.
Merhaba, Françoise, ben Andréa Martel,
Dün için özür dilemek istiyorum. Kendimde değildim.
Kararın biraz sertti, hazırlıksız yakalandım.
Tabii ki sert olan siz değildiniz.
Siz...
Harikaydınız!
Mesajınızı kaydetmek için bire basın.
Dinlemek için...
Merhaba, Françoise, ben Andréa Martel.
Dün için özür diliyorum.
Gerçekten sizinle konuşmak istiyorum. Size hayranlık duyuyorum.
Sizi kırmış olmam ihtimali beni çok üzüyor.
Kendimi gerçekten... bok gibi hissediyorum!
Merhaba, Françoise, ben Andréa Martel.
-Kapatabilirsiniz. -Kahretsin!
Hassiktir ya!
Sıçayım!
Bu akşam sekizden sonra bir masaj rezervasyonu yap lütfen.
Evet, Gabriel?
Bu da ne?
-Line Renaud. -Evet.
Film için Françoise Fabian'ın yerine Line Renaud.
Ne fikir ama!
Line Renaud, bir Gabor filminde?
Dahice!
Neden Enrico Macias değil?
Bunu konuşacağıma ölürüm daha iyi.
Ne oldu?
Line Renaud, güzel,
doğru yaşta ve çok tanınmış.
Gabriel, aklını kaçırmışsın sen!
Line Renaud'yu severim. Kabare, yaşama sevinci...
ama bu filme gitmez.
-Bir Gabor filmiyle alakası yok! -Gabor'a fikrini sorsana.
Kendimi küçük düşürmeyeceğim. Hayır diyeceğini biliyorum.
Bu filmi kurtarabilir.
Başka film olur.
Bırak da çalışayım.
Nasıl çalıştığımı anlamasan da.
Ne kadar kibirlisin Andréa. Acınacak bir şey!
Bazı kanaatlerim var o kadar.
Line Renaud kim?
Nasılsın?
Şüphelerim var.
-Havuç suyu ister misin? -Yok, sağ ol.
Şüphelerin gidince Line Renaud'yu geri arar mısın? Seni aramıştı.
Hayır sürekli kararımı değiştirmiyorum ama senaryoyu yine okudum.
-Sanırım kendimi kaptırmışım. -Öyle mi?
Çok şiddet içeriyor.
Birinin gözünü oymak size göre olmasa gerek.
-Aslında, komik buluyorum. -Komik?
Kapatıyorum Lido'ya gideceğim.
Görüşürüz.
21'DE WESTIN'DE ACİL TOPLANTI HÉLÈNE KERR BİZİ GÖRMEK İSTİYOR.
Hayır, Gabor, ölmeyeceksin.
Ballı limon suyu içip internette komik videolar seyret.
Olmazsa porno seyret.
Hayatın bir parçası. Yarın ararım.
Öptüm.
Affedersiniz. Dinliyorum.
Hélène, neye ihtiyacınız olursa olsun
bize güvenebilirsiniz.
-Teşekkürler. -Rica ederim.
Kocamın ortakları olduğunuz için gelmenizi istedim
bu nedenle size söylemeliyim ki
Samuel bir vasiyet bırakmadı.
Bütün hisseleri doğrudan bana geçiyor.
O zaman ajansın yüzde 60'ı sizde.
Endişelenmeyin,
ajansta herhangi bir sorumluluk almak istemiyorum.
Hayır, satmak istiyorum.
ASK, Samuelsiz ne olur?
Bazı müşteriler ayrılmış
ve Françoise Fabian, filmde oynamayacakmış.
Bir ömürlük emek yok olsun istemiyorum.
Satmayı tercih ederim.
Kime peki?
Bilmiyorum.
En hızlı ve yüksek teklifi verene.
Kusura bakma Hélène,
ama biz senin ortaklarınız, düşmanların değil.
Öyle hemen karar...
Samuel ne isterdi, hep beraber...
Affedersiniz.
Samuel'in hisselerini alabiliriz.
"Biz"den kasıt kim?
Biz, dördümüz.
En zenginimizin sen olduğunu biliyoruz.
Bende bir şey yok, ailemde de yok. Vermezler.
Kiracıyım, ajansa yatıracak bir kuruşum bile yok.
Ben de aynı.
Benim bir dairem var
ama içinde kardeşim yaşıyor.
Benim hayat sigortam var.
Para bulunur.
Evet, zaten varsa kolay.
Başka sanatsal seçimlerle daha fazla kazanabilirsin.
Hiç ilgimi çekmeyen insanları temsil ederek mi?
Boktan filmler için devasa kontratlar yapıp nefret ettiğim
bir insan haline gelerek mi?
-Andréa... -Doğru değil mi?
Hisseleri almak isteyen sensin.
ASK ajansı yok mu olsun?
Tamam da satılmak, yok olacağımız anlamına gelmez.
En iyi durumda Hélène bir yatırımcıya satar
ve bizim için bir şey değişmez.
En kötü durumda büyük bir gruba katılırız ve karşı koyamayız.
Senin patron olman gibi bir şey yani.
Teşekkürler, Arlette!
ONLINE BANKA
Hayatı tatmak ister misin?
Olgun biriyle üçlü yapmak istiyoruz.
Sitede yeniyim, bilmiyorum, tam çıkacaktım, seni görüp kaldım.
Sağ ol. İyi yaptın, hoş geldin.
Bir yabancıyla konuşmak tuhaf.
Parti gibi. Tek fark içki olmaması.
Bir içkiye hayır demezdim ama.
Bu sitelere sık girer misin?
Biraz...
Arada sırada uğrarım. Eğlenceli.
Eğlenmeyi severim. Ama ciddi bir şey arıyorum.
Ne?
Hassiktir!
Sağ ol!
Selam! Şeytani gözlerin var.
-Gerçekten görmek isterdim! -Olabilir.
Ne zaman istersen.
Ayrıldın mı?
Bu sitelerde böyle mi yapılıyor?
Erkek gibi davrananları sevmem.
Ben de senin gibi kızları sevmem.
Beni rahat bırak!
İşte.
-Nasılsın canım? Geç kaldın. -Kahve mi?
Evet, sağ ol, Damien.
Pek uyuyamadım.
Parti mi yaptın?
-Hadi, heyecanlandır beni. -Evet, çılgıncaydı!
Geceyi bankamın sitesinde kredi simülasyonları yaparak geçirdim.
Ya sen?
Ben de hesaplamalar yaptım.
Elimdekileri ajans için
harcayabilirim.
Zaten hiç çocuğum yok.
Jean Gabin hariç.
Para neye yarar ki?
Ailem sizsiniz.
Siz ve oyuncularımız.
İşemek mi istiyorsun, Jean Gabin?
Bekle, işiyor.
Gabriel'in Françoise Fabian yerine Line Renaud'yu önermesi küstahça.
Küstahça mı buluyorsun?
Gabriel'i severim, hayatımı yaklaşık yüzde 36
iyileştiriyor ama bazen ne yaptığını bilmiyor!
Line ile Françoise'ın geçmişini bilince bu tuhaf kaçıyor.
Ne geçmişi?
Birbirlerine tahammül edemiyorlar.
Öyle mi? Hiç duymamıştım. Çünkü belli etmiyorlar.
Gençken Régence'ta tanıştılar,
orası herkesin parti için gittiği bir restorandı.
Line tanınan bir şarkıcıydı,
çoktan "My Cabin in Canada"yı çıkarmıştı.
Françoise da konservatuardan yeni çıkmıştı ve biriyle tanıştı...
Tahmin et bakalım.
Bilmem.
Samuel.
-Samuel ile mi birlikteydi? -Evet!
Onu Line ile tanıştırana kadar.
Anlıyor musun?
Bilmediğim şeyler varmış. Peki sonra?
Araları bozuldu
ve bir daha da düzelmedi.
Line büyük bir şarkıcı oldu, Françoise ise...
sinemada kariyer yaptı.
Buñuel, Malle, Rohmer, Demy...
Bence, aslında...
Françoise şarkıcı olmak istiyordu.
Line de bir Yeni Dalga oyuncusu.
Birbirlerinden bu yüzden mi nefret ediyorlar?
Aynen öyle.
İyi günler, ASK ajansı. Saat 10'da, Père Lachaise'de, evet.
Andréa'ya paket var mı? Sağ ol.
Sofia, bir şeye ihtiyacım var.
Hatta kalın, lütfen.
Çok önemli bir randevum var, Hervé de meşgul...
Ben de boşum zaten...
-Evet? -Sofia!
Doğrudan ajansa getirin.
Bu fotoğrafları Caroline Braudel'e gönderin. Seçtiğim kişiler.
Size güvenebilir miyim?
Tabii, böyle işler benim işim zaten.
Merhaba, ASK. Hatta kalın lütfen.
Affedersiniz.
Gabriel! Niçin sarışınlar arasına kumralı koydunuz?
Onu ön plana çıkarmak için bir strateji.
Öyle mi?
Evet, affedersiniz...
Ne tesadüf, Françoise!
Andréa.
Ben de şurada gösterimdeydim.
-Nasılsınız? -Çok iyiyim, teşekkürler.
-Gerçekten özür dilerim. -Unuttum bile.
Kendimi kaybettim.
Her halükârda, Gabor, kararınıza saygı duyuyor.
Büyük bir darbe olsa da, size bir düşmanlığı yok.
Akıllı bir çocuk.
Durumu nasıl?
Aslında... gayet iyi.
-Öyle mi? -Evet.
Öğrendiğime sevindim.
Her ne kadar bir şok olsa da...
Hemen kendini toparladı.
Bu işte kıvılcımın bu kadar hızlı gidip gelmesi şaşırtıcı.
Evet, öyle.
Aslında bu gizli ama
projenin parçası olduğunuz için size söyleyebilirim.
Rolü Line Renaud'ya veriyoruz.
-Line... Line Renaud? -Evet.
Fikir Gabor'dan çıktı. Bence çılgınca.
Yani siz ve Line çok farklısınız ama...
Françoise Fabian filmde rol almayacak.
Çekimlere bu kadar az kala!
Hiç uygun değil.
Duruma bakılırsa, yorgun, çok yorgun.
Gabor çok istekli.
Rol için çok uygun olduğunu düşünüyor.
Beni ikna etti, yani.
Harika.
Line, çok az rol alıyor.
Son filminin ismi neydi?
Evet, Les Ch'tis idi.
Kaç yaşında?
Bilmiyorum.
Son doğum gününde
mumlar pastadan pahalıya mal olmuştu.
Çok büyük bir oyuncu.
Evet, büyük bir oyuncu. Çok büyüleyici.
Evet, o mavi gözler, o efsanevi bakış...
O bir filmde oynayınca
insan hemen daha akıllı hissediyor.
Bir Nazi'yi bile canlandırsa, sempatik bulur insan.
Tam bir Fransız kadını.
Her Fransız erkeğinin kalbinde.
Çok sağlam bir zarafeti var.
Bazen korkutuyor insanı. Ebedi dost yani.
-Bence bu rol tam size göre. -Gerçekten mi?
Françoise Fabian'ı ikna ettim.
-Olamaz. -Evet!
Geri geliyor, filmde oynayacak.
-Nasıl oldu? -Mathias gibi yaptım.
Gabor'un Line Renaud'yu istediğini söyledim.
Yalanlarla manipüle ettim onu.
-Bunu sevmiyorum. -Biliyorum ama çok güzel bir his!
Bir oyuncunun hayat aşkını bulup kullanmak dehşet bir şey!
Rekabetin gücü.
Bu iş cidden harika, değil mi?
Oldu bitti.
Filmi kurtardık, Gabor çok sevinecek.
-Şimdi düşününce... -Ne var?
Line Renaud bir Gabor Rajevski filminde.
Çok saçma!
Efendim?
Beni istiyor!
Gabor'la iki saat görüştüm.
Birbirimize âşık olduk. Üç haftaya çekimlere başlıyoruz çocuklar.
Çok sağ ol, Gabi.
Küçük mucizem benim!
Şampanya!
Kimiz biz şimdi?
Zevk sahibi insanlarız, Andréa.
Gabor'un sinemasını bilenler
ve aldıkları inisiyatifle kötü durumları kurtaran insanlar.
Senden kimse karışmanı istemedi.
Hayır, sinir krizi geçiriyorsun.
Ama hâlâ durumu yönetebiliyorum.
Amacım yardımdı.
Yeni müşterine hava atıyordun!
Bu senaryo sadece Françoise Fabian için yazıldı!
Git Line Renaud'ya işin içinden çıkmasını söyle!
Sen git Françoise Fabian'a rolün alındığını söyle.
Gabriel, dediğimi yap, oyun oynamıyorum!
Bana emir veremezsin!
İşleri berbat etmeni istemiyorum!
Tek yaptığın müşterilerine hakaret etmek.
Kimseye ihtiyacın yok senin Andréa!
Sana ve aptal fikirlerine ihtiyacım yok!
40'ına geldiğinde ve çocuk istediğinde
o iş için de başkasını bul!
Aynen öyle!
Yani hâlâ yüzde 17 hissem olacak?
Evet, düşündük ki...
Samuel'in hatırasına bu geliri kabul edersiniz.
Payınızı almaktan başka bir şey yapmayacaksınız.
Emekliliğimi düşünmeniz çok ince. Tabii ki asıl sebep, dördünüzün
bütün hisseleri alamaması değilse.
Size bu teklifi yapmak için bütçemizi bayağı zorladık.
Gabriel dairesini ipotek ettirdi, Andréa 20 yıllık kredi aldı,
Arlette hayat sigortasını...
Siz de en fazla hisseyi alıp ASK'ın patronu olacaksınız.
Kârlarımızı arttırarak
bir yıl içerisinde bütün hisseleri alabileceğiz.
Hiç karınızı aldattınız mı, Mathias?
Affedersiniz, ama bu meseleleri konuşmam.
Samuel beni çok aldattı, genelde de oyuncularla.
Sanırım biliyordunuz. -Hayır, bilmiyordum.
Belki insan yaşlandıkça
bu kabul edilebilir olur sanıyorsunuz...
Ben etmem.
Bir şey söylemek istiyorum.
Kadın oyunculardan nefret ederim.
Gördüğünüz gibi...
Onlardan kazanılandan yüzde almak beni iğrendiriyor.
Kusura bakma ama diğer teklifleri de değerlendirmeliyim.
-Hesap lütfen. -Başka teklifler mi var?
Tabii ki.
İnsanlar cesetlerin üstüne hemen üşüşüyor.
İyi akşamlar, Sofia.
İyi akşamlar.
Merhaba.
Vakit çok geç. Andréa çoktan çıktı.
-İyi akşamlar. -Affedersiniz.
Nasıl yardım edebilirim?
Andréa'dan bir senaryo alacaktım.
Bir şey bırakmadı.
Keyfine bak!
Sağ ol, Camille.
Düşünsene...
aramızda görünmez bir hat var.
Seni başta böyle çekersem...
Bu, yönetmenlerin yaptığı tuhaf bir şey...
çekimi hayal etmek.
Güzel görünmüyor bile.
Hâlâ denemek isteyen insanlar var.
Annem saç yapımı üzerine küçük dersler veriyor...
Senin üzerinde mesela, bayağı emek istiyor...
-Bu hangi yıldız? -Hiç kimse!
Filmleri izlerken...
sevişme sahneleri...
Gerçekten yapıyorlar.
-Hayır. -Evet, gerçekten.
Öpüşme gerçek.
Öylece yapıyorlar mı?
Yani, evet.
Gabor'un ikisi arasında kalmasına inanamıyorum.
O rol için Françoise'ı hayal etmişti.
Lina'da bir şeyler var ama...
Cidden, olmaz.
Onu istemezse Françoise'a ne derim?
Bu ne şimdi!
Kendimi veremiyorum.
Affedersin.
Pardon.
BU ZOMBİ TUTUŞUYLA ONA HER İSTEDİĞİNİ YAPTIRDI
Ne oldu?
Samuel'in cenazesi. Yetişemeyeceğim.
Eşyalarım nerede?
Motosikletimle bırakabilirim.
Öyle mi?
Harikasın!
Yanlışım varsa düzeltin.
Françoise Fabian ve Line Renaud aynı rolü istiyorlar
ve hangisi alamazsa bizden nefret edecek,
ajanstan ayrılıp itibarımızı mı mahvedecek?
Böyle mi?
Bu duruma nasıl düştük?
Gabriel'e sor.
Andréa'ya sor.
Ateşkes yapamaz mıyız?
Samuel'i gömüyoruz, unuttunuz mu?
Teşekkürler.
İyi akşamlar.
ASK ajansı adına, geldiğiniz için teşekkür ederim.
Şimdi mikrofonu Samuel'in yakın dostu Bayan Françoise Fabian'a
veriyorum.
İyi akşamlar.
Birkaç hafta önce Samuel ile birlikte yemekteydim.
Şu an hâlâ aklımda olan şu cümleyi söyledi:
"Siz oyuncular ne kadar şanslısınız...
'oynamak' denen işi yapıyorsunuz.
O yüzden çocuk kalıyorsunuz. Oynuyorsunuz.
Büyümemek için, ölmemek için oynuyorsunuz."
Samuel, tutkuyla dolu büyük çocuklar olarak kalmaya çalışıyoruz.
Fakat bu hüzünlü günde oynamak istemiyoruz.
Seni çok özledik.
Teşekkürler.
Ama o ağlamamızı istemezdi. Değil mi, canım?
Gülmemizi isterdin.
Samou neşe dolu, özgür bir adamdı,
çılgın biriydi!
Geçmişte nasıl da eğlenirdik.
Bir keresinde o kadar eğlendik ki, sahneye gülerek çıktım
ve şarkıma başlayamadım bile!
Seni özlüyoruz, Samou.
Ama şuna söz veriyorum.
Gülmeye devam edeceğiz...
Her ne kadar bu akşam yokluğun bizi hüzünlendirse de.
Teşekkürler, Samou.
Kedere karşı koymak gerek.
Samuel gülmeyi çok severdi...
ama aynı zamanda çok derin bir insandı.
Zekâ parıltın söndü Samuel...
ve hepimizi karanlıkta bıraktın.
Teşekkürler.
Şarkıları çok severdin...
özellikle de şunu...
"bizim şarkımız" derdin...
Evet, söyle bize, Samou.
Neden ikisi de olmasın?
80'lik Bonnie ve Clyde, yenilikçi,
fakat iki kadınla,
işte o zaman modern, feminist olur.
Mavi En Sıcak Renktir ve Tarantino!
-Gerçek kadın partnerler. -Evet.
Evet yaşlı lezbiyenler.
Line Renaud, Françoise Fabian. Gördük işte şimdi.
Her biri kendi alanında bir yıldız.
İkisi birlikte...
Görmediniz mi nasıl parladılar?
Doğuştan soyguncu, haydutlar!
Bununla Cannes'da, Altın Palmiye kazanmazsak...
İşimi bırakırım.
Hiç fena değil.
Hiç beklenmedik bir şey...
radikal bir sıra dışılık...
Herkes bunu konuşacak.
Siz de iki oyuncu ücreti alacaksınız.
-Sana uygun bir fiyat yaparız. -Tabii ki.
Sıra dışı!
Evet, sıra dışı.
Peki... Sıra dışı!
Sıra dışı!
-İster misiniz? -Hayır, teşekkürler.
Mezarlıkta koşarak gitmen mi gerekiyordu?
Evet, mezarlıkta koştum.
-Herkes mezarın etrafındaydı ve sen... -Hippolyte!
-Bu Catherine, annem. -Merhaba.
Bu Camille, Andréa Martel'in yeni asistanı.
Yazık sana!
-Samuel'e yakın mıydınız? -Evet.
Kocam 15 yıldan fazla onun için çalıştı.
İyi adam lafın üstüne... Mathias!
Bütün aile tamam oldu.
Tanıtmaya gerek yok.
Camille, Andréa'nın asistanı.
Evet, Hippolyte söyledi.
Oğlunuzun oyuncu olduğunu bilmiyordum.
Bana söyleyebilirdin.
Ne değiştirir ki?
Susadım.
Bir içki alalım mı? Seni çok istiyorum.
Birisi gelebilir.
Kimse gelmez.
Bir beklesene...
Gerçekten hatırlamıyorum. Geçen gece ne yaptık?
-Bu seni azdırıyor mu? -Cidden, Hippolyte!
Cidden?
Bir şey hatırlamıyor musun?
Şey yaptık mı?
Ne yaptık mı? Seks?
Evet.
Ayıkken bu kelimeyi söyleyemiyor musun?
Söylesene!
Evime gittik, öpüştük,
seni yatağıma taşıdım,
üstünü örttüm, o kadar.
-Hemen uyudun. -Gerçekten mi?
Evet, gerçekten.
Sağ ol.
Cezayir Savaşı'yla alakalı bir Tavernier filmi. Harika!
Sana rol yok. Birkaç Berberi karakter var.
Ne, ben Berberi'ye benzemiyor muyum?
Gallienne'nin filmi peki? Senaryoyu okuyabilir miyim?
Ne oluyor?
En azında konusunu söyle.
Dün için üzgünüm.
Line Renaud harika bir fikirdi.
Ben de üzgünüm.
40'ında çocuk istediğinde seni terk etmeyeceğim.
Hollanda'ya gideriz.
Pislik!
Sen olmasaydın, belki bu işi bırakırdım.
Evet, Sue Ellen!
Oğlumla ne oynuyorsun?
Oğlun olduğunu bilmiyordum.
Söylememiştin.
-Ona asıldın mı? -Hayır!
-Öyle mi? -Hayır!
-Çok sorumsuzsun! -Asıl sen öylesin!
Herkese yalan söyleyen sensin.
Sen bir korkaksın!
-Sus! -Bizimle hiç ilgilenmedin!
Ailemden uzak dur.
Ben de senin ailenim!
Çakmağın var mı, Noémie?
Hayır, ben içmem.
Teşekkürler.
Kafana takma.
Kederler, erkekler...
hepsi sonuçta dumana karışır...
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.