Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Yaktık şu mübarek vatanın her yerini.
Saçtık eflake kadar dudunu, ateşlerini.
Kapadı gözde olanlar çıkacak gözlerini.
Vatanın bağrını düşmandaymış hançerini.
Yok imiş kurtaracak bahtı kara maderini.
Beslemişken bu kadar Adem 'i ihsanıyla, Gitti biçare vatan ağlayarak şanıyla,
Yaz bu mersi taşa şu heda kanıyla, Vatanın bağrına düşmandaymış hançerini,
Yok imiş kurtaracak bahtı kara maderini.
Bir zamanlar alemi ikbalde sultan olduk.
Camii alemi de ki şimdi perişan olduk.
Ah bir kan içinin keyfine kurban olduk.
Vatanın bağrına düşmandaymış hançerini.
Bulunur elbet kurtaracak bahtı kara maderini.
Bir şey yapmayacak mısın?
Ne istiyorsun yapamam Ali Rıza Efendi? Bu kaçıncı oldu?
Eşkıyalara haraç vermekten imanımız gevre. Adını açma Ali Rıza Efendi.
İstifa etmeseydin gümrük memuriyetinden o zaman.
Ticarettir bu.
Kazanmakta var kaybetmekten. Bizim hakkımız yok mu ticaret yapmada? Ancak
Frankler mi para kazanacak bu memlekette? Ne alakası var? Çok alakası
bir Fransız İngiliz adına yapaydım bu ticareti... ...şimdi tabur tabur askerle
peşine düşmüşsünüz eşkıyaları. Biz zaten onlar zengin olsun diye çalıştık bu
memlekette. Kafi Ali Rıza Efendi.
İki tane yol keseni idare edemeyecek isen ticaret yapmayacaksın.
Siz anca payitahtı tehdit etti diye gazetecilerin başına düştünüz. Çık
oradan! Sız! Attırma kendini nezarete! Çık!
Osmanlı.
Osmanlı mı kalmış?
Gel Mustafa.
Ters çeviren mi şunu?
Salih, ben eşkıya gördüm. Gerçek eşkıya. Babam demiş idi, Ali Rıza Hacı 'ya
saldırmışlar. Korktun mu?
Korkmadı mı? Tüfekleri var idi.
Ben korkmam.
Üzdürürler, sürdürsünler.
Niçin öleceksin ki? Cennete gideceğim.
Var imiş cennette kocaman bir köşk.
Askeri köşk. Kimle savaşacağım da öleceğim?
Ruslar bizi buradan kovacaklar imiş.
Askeri köşk.
Rüyad değil mi bu?
Ya yesin ama çağır da kessin.
Senin paran o kütüklerle yandı da.
Yok da işte.
Senin ne suçun var imiş Allah rızası için?
Böyle ortaklık mı bitirilir?
Ben seni ortaklığa gümrük memuriyetin yüzünden aldım dayı.
Eşkıyalar benden korkar sanmış.
E kalan paramız?
Hüseyin ağabeyim konuştun mu bir kere?
Ondan çekinir. Benden çekinmez Hüseyin ağabeyinden çekinir öyle mi?
İstersen bir de el açayım Hüseyin ağabeyine.
Zübeyde'm, Bahar 'ım.
Hallederiz elbet.
Rızkımız Cafer Efendi 'nin elinde değil yani.
Üzülme sen.
Senin bu çocukun öldürecek beni.
Kılıçla oynayın. Kaç kere söyledim.
Efendim babana ver hesabını.
Rahat bırak çocuğu.
Denize gideyim habersiz.
Ya boğulursa?
Geçen gün bir kere mi düşmüş sabinin başına?
Yıkıntılarda oynaylar.
Şehzadalar gibi odayı kapat delirsin çocuk.
Ben üç evlat gündüm.
Doymadı mı Ferek?
Ayrılmasınlar gözümün önünden.
Ben bakamıyorum Ege.
Ühtade!
Nedir durumun hekim efendi?
İyi görmedim. Ne zamandır biliyor musun? Bazı gerek sancısı yol evi.
İçme temizlik mi dedim?
Ondan değil.
Dertten olur bu Sübeyde Hanım.
Üzülmemesi lazım.
Burada konuşmayalım.
Evden de çıkmaz oldu.
Yok babamın bir çaresi ilacı hekim efendi.
Ne de hekim?
Dertten değil.
Ben mi üzdüm seni baba?
Mustafa, olur mu öyle şey?
E annemi özeyim.
Ben seninle ancak iftihar ederim.
Ama daha da iftihar edem ister misin?
İsterim. O zaman sana bir mesuliyet vereceğim.
Ama unutmamak mesuliyetin yok. Çünkü ölümden
de ağırdır.
Ona göre.
Okuya canı Mustafa.
Benim gibi.
Mustafa!
Mustafa!
Nereye gidiyorsun?
Gel buraya Mustafa!
Babam niye öldü?
Haklıydı Mustafa.
Tertten diye hekim.
Eşkıyalar yüzünden.
Bir de o kumandan.
Bak Mustafa.
Ticarette batmak da var, çıkmak da.
Babam bunu bilirdi.
Babam kendini mi yaktı tomrukları?
Eşkılarları o mu çağırdı gelsinler yaksınlar?
Haklısın.
İdarenin de ihmali var bu uçuşta.
İdare kim? O zabit Kulasimi. O da valide, kumandanda.
Kim onları vali kumandan yapmış?
Sadrazam.
Ama kim sadrazam yapmış?
Padişah efendimiz.
Padişahı kim padişah yaptı?
Babası.
Babası da padişahtı.
Benim babam öldü.
Ben ne olacağım?
Mustafa. Gitmeyeceğim.
Hiçbir yere gitmeyeceğim.
Mahalle mektebine gideceğim. Yok gitmeyeceğim.
Yatımdır bu abi yatım.
Yatım da ne olur.
Gör bak neler olur.
Mustafa. Mustafa ne yaparsın?
Ne yaparsın?
Kanata ve denizle! Kanata ve denizle!
Harfle ve susle!
Her nerede olursa olsun ordumuzun şevketli başkumandanı
padişahımız hazretlerine daima
doğruluk ve sadakatle hizmet edeceğimiz.
Hazır mısınız? Çekiyorum.
Sağ olasın.
Nuri, gözlerini mi kıttın sen?
Paşam benim, paşacığım.
Paşam benim.
Allah 'ın paşalıkını da göstersin yarabbim.
Aslan abim, şu boya fazla bak aslan abim. Biz de fena sayılmayız anne.
Aşk olsun Nuri abim, maşallah sana.
Allah en güzel, en yüce mevkilere nasip etsin evladım.
Anacığım sana kitleyeyim. Ali Fuat buradan. Tınıf arkadaşım.
Maşallah, maşallah.
Allah -u Teala orada Humayun 'un yüzüne bakmış.
Sizin gibi altın gençler nasip etmiş. Çok şükür.
Anacığım Nuri Efendi 'nin yeni gözlüklerine bir şey demedin.
Pek yakışmış Nuri evladım. Çok yakışmış.
Sağ olun.
Anacığım siz geçin iftihar hanımlara.
Ben sizi alırım tren istasyonuna götürürüm. Sen ne vakit geleceksin?
Akşama gelirim.
Merakta koyma beni paşam.
Haydi Allah 'a emanet ol.
Haydi çocuk bu.
Haydi paşalar.
Altyazı M .K.
Yine bitmedi hala senden.
Bize bu haliyle bizden büyük olmaz düşmen. Ömer Naci başlamış yine.
Detti adadayız Allah için.
Ey ehli vatan.
Yetişir. Terk edelim gayri.
Hevabü heveti.
Bu şiir de onun mu? Evet onun.
Vatan şairi.
Hamid Kemal 'in padişahın emriyle okunması yasaktır.
Padişahı Ali Şan ve halifeyi Madilet Müman Efendimiz yasakladığına göre bir
bildiği vardır.
Var tabii.
Çünkü bu adamlar idarecilerin hesap verdiği bir memleket olsun.
İlmin, fennin yani aklın hükmü yürüsün istiyorlar.
Memleket sırf babası padişah diye tek bir kişinin eline kalmasın istiyorlar.
Bunu söylemek de suç olmasın diyorlar.
Kanun olsun, nizam olsun.
Yanisi, hürriyet olsun diyorlar kardeşim.
Bu adamlar dediğiniz kim?
Bu adamlar, Namık Kemaller.
Mehmet Eminler. Bizim Volterlerimiz.
Rus dolarımız.
Fikri ihtilalimizin ve terakkimizin mimarları.
Ama birileri, siz gençler, onları tanımayın istiyoruz. Neden?
Bundan 29 sene evvel... ...Sultan Abdülhamid tahta çıkarken bir söz
Bir kanuni etatimiz, anayasamız olacaktı. Bir meclisimiz olacaktı.
Seçimler yapılacaktı.
Gazeteler, mecmualar, her türlü yazılı matuat hür olacaktı.
İşte.
Vaziyet budur.
Ne yazıyor burada?
Bilemeyeceksin.
Bosna'da ne oldu, Mısır nasıl elden gitti bilemeyeceksin.
Sen payitaht bir karış toprak kaybetmedi zannederken... ...kime itiraz
edeceksin?
Senin derdini anlatabileceğin bir mebusun, bir meclisin var mı?
Peki siz ne istiyorsunuz?
Biz... ...Sultan Abdülhamid tahta çıkarken verdiği sözü tutsun...
açsın istiyoruz.
O kadar.
İsmim Enver.
Bu ismi hatırlayınız.
Yaptı yine cuman işini.
Bunların bir kıtlığının çoğaltılması gerekiyor. Nuri, sen alakadar olur
Ben hallederim.
Topladığımız paralar. Bunların da Selanik tarafına ulaştırılması
giderken götürürüm. Kime ne kadar vereceğin yazıyor orada.
Sen annenleri almaya gitme. Garda buluşalım.
Beyler, teşbirli olmamız lazım. Takip edebilirler.
Doğru söylüyorsun.
Ben haber gönderirim Zübeyde anneye.
Hadi gaddamız mübarek olur.
Yasaklan millet.
Yasaklan vatan.
Bizimle geliyorsunuz. Siz kimsiniz?
Karakolda konuşuruz.
Karakoldan oturun.
Nurim evladım.
Valide Hanımcığım.
Mustafa'm nerededir?
Mustafa 'ya vazife yazdılar anacığım.
Sizi almaya gelen arkadaş süremedi mi?
Sülemedi. Yok Nuri abi kimse bir şey demedi.
Kara gelecek yine sürediler.
İle yapacak diye ama yetişemeyecek. Beni gönderdi. Dogri bugünden mi vazife
verdiler? Gelemeyecek mi?
Devleti alivet deyip büyütüp anasını kucağına geri mi verecek? Zıbına
istersen.
İftihar et anacığım.
İftihar et.
İftihar et. İftihar et. İftihar et.
İftihar et.
İftihar et.
İftihar et.
Allah 'a emanet ol.
Sağ olun.
Burayı ifade edeceksiniz.
Komitacılık yaptınız.
Anarşist faaliyetleriniz.
Sultanımız Abdülhamid Han 'a suikast tertibiniz.
Bütün tafsil atılıyorsunuz.
Bizi atmadan çıkmanız ihtimal dahilinde değil.
Suçunuzu kabul.
İşbirlikçilerinizi ifşa ediniz.
Üzüne dokunmayın.
Bizimkileri derdest etmişler. Kimi? Ali Fuat, Mustafa Kemal ve birkaç kişi daha.
Ali Fuat 'a bir şey yapamazlar, Babası Paşa. Ama Mustafa Kemal 'i
sıkıştırabilirler sahipsiz görüp.
Konuşur mu?
Burayı derhal kapatmamız lazım. Şansımızı fazla zorladık.
Ne yapacağız?
Gidebilen herkes Selahattin 'e.
Orada tekrar teşkilatlanacağız.
Arkadaşlar ne olacak?
Yapabileceğimiz bir şey yok.
Kimse atmadan buradan çıkamayacağınızı söylemiştim.
Bana inanmadınız.
Daha ne kadar tahammül edeceksiniz?
Yazmanız icap eden birkaç isim.
Serbest bırakılmanı da bizzat temin edeceğim.
Hem de derhal.
Sizden hayırlı haber bekleyen validenizi düşünün.
Hatta bizzat kendisinin İstanbul 'a icabetini... ...size olan hasretini
olsa gidermesini sağlayalım.
Annecağızıma ağzınıza alışınız.
Saplandığınız batı ayı kışı biçimde anlatıyor.
Lakin ben ahma halinizi biraz daha tahsilatla anlatayım.
Tukladığına hiç kimse konuşmamıştır. Konuşmayacaktır.
İtan ve iftiralığınız yersizdir.
Aramızda kimsenin... ...Sultan Abdülhamit 'e suikast gibi bir derdi
...olmamıştır. Lakin buyurunuz bizi mahkeme ediniz.
Anlaşıldı.
Sevgilisiniz.
Bir husus daha var.
Sultanımız şunu da hesap etmelidir ki...
Bizler mahkum yahut idam edildiğimiz vakit cephede devlet hali için kim
savaşacaklar? Hayatında savaş meydanı görmemiş, hatta kimi saraydan çizmemiş.
Göğsündeki bütün madalyaları sultanın etrafında koşturarak edinmiş sözde
mı?
Bulduğu ilk fırsatta birbirini sırtından vuran saray soytarıları mı?
Biraz evvel annecağızımın bana olan hasretinden bahsettiniz. Peki siz, zabit
efendi, evladınızın...
Bu adamların emrinde savaşa gitmesine razı gelir miydiniz?
Mustafa Kemal Selanik. Emredin kumandanım.
Sizi saatler önce emretmiştik.
Banyo yaptım kumandanım.
Banyo yaptınız demek.
İki aydır nezaret altındaydım kumandanım. Fizlerin kartına öyle çıkmak
istemedim.
Kovuşturma neticesinde muhalif hareketleriniz tespit edilse dahi...
edilen cüğümle ilgili bir iz bulunamamış.
Mesul kumandanınız Esat Paşa da bizleri lehinizde tasarrufta bulunmaya ikna
ettiler. Sağ olsunlar. Sağ olun kumandanım. Bu haseple tayininize karar
için toplanılmış bulunmaktadır.
Nerede vazife almak arzusundasınız?
Devleti halinin her karışı benim için aynı kütüphettedir kumandanım.
Nerede faideli olacağınız zannındasınız.
Sarih olun.
Doğup büyüdüğüm topraklarda pek çok ihtiyam baş göstermiş vaziyette.
Yunan ve Bulgar dillerine hakimiyetim, hem yöreyle hem insanıyla istigalim,
Telanik'te. Üçüncü orduda bir mana ifade eder kanaatindeyim.
İsyanlar, evet. Pek çok isyanla karşı karşıyayız.
Sizin bu hususta muvaffak olacağınıza dair en küçük şüphem yok.
Sizi şu sıralar, dürzi isyanlarını bastırmakla vazifeli, beşinci
orduya veriyoruz.
Vazife yeriniz Şam vilayeti olacak.
Pek müstesna hamamları var diye duydum.
Bol bol banyo yaparsınız.
Emredersiniz kumandarım.
Hakikaten Rumeli de daha faydalı olmaz mıydı paşam?
Memleketine kolay dönemeyeceği bir yere tayinine.
İtirazınız varsa Yıldız Sarayı orada paşa hazretleri.
Bunların elebaşı bu haline baksanıza.
Sanki o paşa da biz yüzbaşıyız.
Üniformayı almaya gittim altın makasa. Senin gelip almadığını da orada
Seni nasıl aldılar?
Karaköy'de yürüyorum. Önümde bir araba durdu. Ahmet Refik Paşa. Aldı beni
arabaya. Yolda ağzını yokladı.
Eee? Konuşmayınca?
Konuşmayınca doğru Yıldız Sarayı 'na.
Orada da kaba sakal Mehmet Paşa. Ona da konuşmayınca doğru Kodeser. Ne zaman
bıraktılar?
Senden bir hafta önce.
Su gücü bırakmışlar bizi takip ediyor. Bir de türkün etapları yapıyorlar.
Ya ne yapacaklar? Bizden başka kimseden korkmalarına lüzum yok. Ne demek o? Yahu
Avrupa'dan mı korkacaklar?
Avrupa memnun zaten bu adamların bu halinden. Böyle Osmanlı 'ya can feda.
Mısır alır elinden ses çıkarmaz. Tunus 'u alır ses çıkarmaz.
Bosna 'yı alır ses çıkarmaz. Tek kursun atmadın ha. Yahu memleket gitmiş zaten
borç vatanla. Yolları da vermişsin duyunlu umumiyenin eline. Böyle Mithat
gibi gayretli, halkçı bir sadrazam çıktı mı? Yavura kalmadan bunlar zaten alıyor
kendisini. Olur mu canım?
Mithat Paşa şirpençeden öldü. Yanlış biliyorsun sen.
E tamam işte.
Daha ne istersin gavur olsan? İçimizi kararttın ya. E doğruyu söylüyor, çareyi
de söylüyor. Bakın arkadaşlar.
Sömürgecilerin tek bir derdi var.
Pazarlık yapabilecekleri tek bir muhatapları olsun. O da herkese sözünü
geçirsin, onu dinlesin.
Ama onlardaki gibi farklı fikirler olursa, temsil olursa... ...o vakit
bizi sömüremez.
Vatan bizim vatanımız.
Hürriyette hakkımız.
Çama mı sürdüler? Peki.
Fizan 'a da sürseler... Fizan daha yakın. Sürüldüğü yerden hala Fizan
Doğru.
Affedersiniz. Çok özür dilerim.
Yaşa be Mustafa.
Yaşa be Mustafa.
Dur orada dur dur bekle gelim dur.
Dur dur Mustafa'm dur dur.
Çok iyi rastlattırdın be Mustafa'm.
Bekle dedim sana. Çünkü yurtıcı kuşlarla şaka olmaz.
Cani var ise hala vardır gücü.
Koparttır parmaklarını.
Çiftlikteki güvercinleri dadanıyorlar. O yüzden mi burayız? Evet.
Ya bu dadanmamışsa başka doğansa?
Hayvanın fıtratı değişmez Mustafa'm.
...gövercin gülürse dalar.
Fıtrat ne demek dayı? Huy işte huyu.
İnsanın fıtratı değişir mi?
İnsan doğanı görünce gövercin... ...gövercini görünce doğan olur.
Kumandanım Cemal ve Talat Beyler.
Hürriyet kahramanı. Kardeşim. Oturun beyler.
Yarın değilse öbür gün Abdülhamit 'in gazeteleri çıkacak beyanatı.
Okuyun.
Sesi okuyun rica ediyorum.
Bugün bütün millet iddiatçıdır.
Ben de reisleriyim.
Hemen bütün tegraflardan havabisi geçeceğiz.
Lüzum görülürse ev ev, sokak sokak gezeceğiz.
Herkese ihtilali bizim yaptığımızı, Abdülhamit 'in meclisi açmaya mecbur
kanunu esaseye sahip çıkanın bizler olduğunu anlatacağız.
Hususiyetle İstanbul 'a derdimizi anlatmasak yararız beyler.
Mebuslarla yekten alakadar olunması icap eder.
Hangi fırkadan, hangi görüşten olduğu mühim değil.
Hiçbir mebusa...
Hürriyetin bizim elimizde getirildiği, meclisin bizim sayemizde açıldığı
unutturulmamalı. Abdülhamid 'e itimat edemeyeceklerini, ilk fırsatta Mithat
'ya yaptıklarını onlara da yapacağını kafalarına sokmalıyız.
Bütün bu tedbirleri alacağız.
Abdülhamid 'in hürriyeti kendi getirmiş gibi gösteriş yapmasına müsaade yoktur.
İlk olarak İstanbul 'a avcı taburlarını göndermeye karar vermiş durumda.
Avcı taburları İstanbul.
Hürriyete sahip çıkmak için ne gerekiyorsa yüzbaşım.
Hangi sıfatla yapacaklar bunu?
Anlamıyorum nereye varmaya çalışıyorsunuz?
Hürriyet bizim yıllardır hayalimiz.
Uğruna hapis yatanlarımız, üçkence görenlerimiz, sürülenlerimiz oldu.
En iyi siz bilirsiniz.
Lakin ya kanuni esas ya ölüm dediğimiz vaka ise bizler burada.
...anayasanın hangi kuvvetine dayanarak karar alıyoruz?
Mevzunun hassasiyetini göz ardı etmiyor musunuz?
Bilhassa... ...bu hassasiyeti biz gözetmezsek... ...kimse gözetmez.
Kanuna ve nizama uyulsun istiyorsak... ...bu önce bizden başlamalıdır.
Tavsiyeniz nedir Mustafa Kemal Yüzbaşı?
Bana kalırsa... ...ittihat ve terakki...
...bu saatten sonra yoluna...
bir fırka olarak devam etmelidir. Ve fırkada vazife almak isteyenlerin
askerlikten istifa etmesi, askerlikte kalmak isteyenlerin fırkadan istifa
lazımdır.
İtimadım yok.
Nasıl yaşadığı ortada.
Bir de sırrımı kime, nerede teslim edecek diye uykusuzum kalacağım.
Mustafa Kemal öyle şey yapmaz. Haksızlık ediyorsun.
Sırrını teslim et diyen yok. Bir payı ver, yakını da tut.
O dediğin ahmak takımı için geçerli. Mustafa Kemal için değil.
Bir kökede dursun maaşını alsın diye adamı kama sürdüler.
Rüşvet meselesinden ortalığı ayağa kaldırmış. Askeri birbirine katmış.
etmişler ya.
E kendin söylüyorsun işte vazife işin nasıl olduğunu.
Biz de Abdülhamid gibi şüpheyle, vehim ile adam eksiltmeye devam mı edeceğiz
Zahit 'inden?
Mustafa Kemal kadar kabiliyetli, şahsiyetli kaç subay var orduda?
Biz sırtımızda yumurta küfesiyle yürüyoruz bu yolda Ömer Naci.
Abdülhamid 'in 30 yıllık zayıf siyasetini devam ettirmek değil bizim
Biz Osmanlı 'yı eski günlerine döndüreceğiz.
Dünyaya hükmettiği günlere. Türk 'ün adı duyulduğunda insanların haşyetle
titrediği günlere.
Fatih olmaya, kanuni olmaya.
Ben siyasete falan atılamam.
Bir de verdiğim kararların münasebetini Mustafa Kemal 'e izah etmekle uğraşamam.
Şimdi kim bilir nerede kiminle beni çekiştiriyordur.
Onu bu kadar yüzeltmek iyi bir şey değil. Emre 'yi kıskanma. Hürriyet için
çıktı o.
Anlamıyor musunuz?
Bütün bu övgü ve söylevler yüzünden öyle şımaracak... ...öyle kendini beğenmeye
başlayacak ki... ...memleketin başına bela kesilir.
Ne yaparsın kardeş?
Azıcık cins ol.
Neymiş? Mebusların kulağını çekecekmiş... ...İstanbul 'a asker
Yavaş biraz, yavaş yavaş. Ne yavaş?
Hürriyet yok mu kardeşim?
Hürriyeti ilan etmedik mi biz?
İstediğimiz gibi konuşalım diye değil mi?
İyi tamam. Konuş yahu. Allah Allah.
Konuşurum tabii.
Konuşmalıyız çünkü.
Hürriyeti sofralarda birbirimizi çekiştirmek için mi ilan ettik?
Yaşasın millet yaşasın vatan diyoruz. Nasıl yaşayacak vatan?
İnkılap yapmadan nasıl yaşayacak millet?
Kemal. Neden bu kadar öfkelisin sen? Vakit daralıyor Fuat. Savaş çıkacak.
Avrupa düveli muazzama kaldırmış pençesini bekliyor.
İnkılapların yapılması şart arkadaşlar.
Ne inkılabı yapacaksın?
Ordu da binbaşıdan yukarı ne kadar rütbe varsa yakacak.
Yok paşaymış generalmiş yok.
Tekrar imtihan etsinler bakalım. Hangisi o rütbeye layık görelim. Öyle sarayda
padişahın eteğinden madalya toplayanlara geçit yok.
Sizin kendinize itimadınız yok. Benim size sizden daha fazla itimadım var.
...seni harbiye nazırı yapsam... ...bizi senden iyi kim temsil edebilir?
Seni harbiye nazırı yapsam... ...muvaffak olamaz mısın? Pek tabii
Seni seni Nuri Efendi... ...harp okullarının başına getirsem... ...kim
iyi subay eğitirir?
Gülüyor ya. Neye gülüyorsun?
Sen ne olacaksın?
İşte sizi bu vazifelere getiren adam olacağım.
Yok Kemal.
Bana vazife vermedin.
Ha.
Salih.
Sen... Sen dur be Salih. Sen hep benim yanımdadın.
Ben biraz yetkileyim.
Doğru söylüyor.
Neden ilacı başkasında aramak?
Neden illa başka biri olsun?
Neden biz olmayalım?
Kırk ben yedirir anlatıcım. Günaydın anacığım. Günaydın abi. Günaydın Mahpus.
Sen yanımda oldun mı? Dünyalar benim oğluyum. Benim de öyle anacığım.
Hayırdır?
Mahpule 'nin yaşı geçer.
Evet. Akranlar çok çocuğa karıştı. Ben peşin abin evlensin.
Sıra sana gelir. Anacığım başlama gene.
Niçin çocuğum?
Benim akıbetim belli değil. Bir de elin karıbanını mı sürükleyin peşimden? Niçin
belli değilim? İşgül gibi mesleğin var.
Evlansam ben de torun sevdim.
Memleket karışık ana. Daha da karışacak.
Sen kimseye karışmazsan kimse de sana karışmaz evladım.
Ah be anacığım.
Babam kime karışmışsa da bunlar geldi başıma.
Makbule hadi de ya!
Makbule 'nin bir talebi var.
Senin bildiğin bir mi?
Adi Lütfü'dür.
Temiz bir çocuğa benzey.
Ne yapayım ne ister?
Bir tanış konuş de. Bir anlamadım.
Geldim.
Sağ olun.
Sağ olun.
Abi.
Lütfi 'yi Teosya 'nın itaatçılarla tanıştırırsan da bir memuriyet verseler.
Ben gidiyorum.
Otur paşam yemek yemeye. Ben ne dedim de kız Aysun abi?
Bir katlı saadet için çabalayın. Sen bile bir şey benden nasıl ister? Ben
ne ihtiyacı olmuşum şimdiye kadar? E ne olur kız kardeşin için yapsan?
Biz de abimiz var deyiz sorana. Yapamam. Ve de yapmam. Mazbule yetişir otur.
Yalan mı yani? Ne ayrını gördün?
Anca bahsen millet memleket.
Bana bak. Geri vur.
Ne oluyor ya böyle kızçığım?
En azından öğrenmişsin.
Derdimin ne olduğunu.
Çekil gözüm görmesin seni.
Sabredemedin. Tutamıyorsun o çeneni.
Rikard olmuş.
Kumandanım.
Size yeni bir vazife emri var.
Tamam.
Doğru mu yaptık şimdi?
O kadarına şükretsin.
Kumandanım.
Rahat çavuş.
Adın ne?
Seyfettin kumandanım. Hoş geldiniz.
Hoş bulduk.
Bize bu dikeyi buraya yazmışlar.
Öyleymiş. Ben size odaları göstereyim.
Burası telgrafhanemiz.
Fenli birkaç malzeme var.
Lamba, gaz yağı vesaire de burada.
Bu oda nöbetçi için. Küçük de bir mutfağımız var.
Bu odada naçizane sizin için.
Burada birlikte çalışacağız demek.
Gönül isterdi. Lakin emekliye ayrılıyorum kumandan.
Senin yerine geldik demek.
Ben de duyunca onu idrak edemedim.
Afınıza sığınarak... ...istasyon şefliği için... ...neden bir kurmay yüzbaşı
düşünüldü?
Ben en iyisi size bir kahve yapayım. Nasıl içersiniz?
Az fecerli. Baş üstüne.
Lütfü.
Nerede yaşamayı düşünüyorsun?
Öyle makbuleyi alıp gitmek gibi düşüncen var mı?
Yok kumandanım, burada Selanik'te.
Okul okudun mu?
İdarede okudum.
Ne iş var aklında?
Şu bir memuriyet olsaydı.
Yok.
Memuriyetten, iddiaçilerden, şunlulardan, bunculardan uzak
Bir iş kur kendine. Başlamak için kafri gelirim.
Nasıl kabul ederim? O zaman Makbule 'yi unut.
Ama kumandan... Şartım bu.
Altyazı M .K.
Altyazı M .K.
Bizde vazifenin büyüğü küçüğü olmaz değil mi çavuş? Olmaz kumandanım.
Ben size bir kahve yapayım. Olur.
Evet.
Hayırlı olsun.
Bana görev vermez misin?
Al işte.
Geç bakalım baldınıza Ali Efendi.
Rusya ordusu Maraşerlerinden Van der Bosch... ...bir tatbikata katılmak için
şeref verecekmiş.
Tatbikata refakat edecek ve zabıt tutacak gönüllü bir arkadaşa ihtiyaç
Dediler.
Karşı ordunun tüm kuvvetleri yamaç itibariyle mevzilenmiş durumda.
Zinkler ise açıkta.
Saha ve istifa avantajı onlarda.
Geri çekilme takvimi nedir?
Geri çekilmek için en münasip zaman aralığı nedir?
Hava karardıktan sonra iki saat içinde kademeli geri çekilme emri verilir.
Topçu ateşiyle çekilen birliklerin emniyeti sağlanır.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Gel.
Kol ordudan emrediliyorsunuz yüzbaşım.
Bu işe karışmamak en doğrusu Nuri.
Sağolun Cemal.
Yüzbaşım. Yarmay Cemal ve Tavak Bey. Acil bekliyorlar. Tamamdır geliyoruz.
Ne oluyor?
İstanbul'da isyan çıkmış. Emre 'nin gönderdiği amca birlikte.
Hayat almışlar. Kime? Emre 'nin.
Şeriatı stresliye başlamış. Kendi komutanlarının en fazla kadar varmış iş.
Mehmet bunun neresinde? Şuan kestiremiyorlar.
Ömer. Berrin. Haber verdiler ama gelir mi gelmez mi? Gelmeyip ne yapacak? Yahu
belki de yolun sonuna geldiler. Belki emri Talat 'ın Cemal 'i aile ilan
edecekler. Ömer kendini emri dalmadan hareket etmez bu saatten sonra.
Bunların olacağı belli değil. Bizi niye çağırtmışlar? Cemal 'le Talat sabahtan
beri hareket çağırtmışlar. Bir çözüm arıyorlar.
Beni mi sordular bunca şey yaparken?
Seni kızrağa çekerken?
Bakın beyler karışmayacağız.
Bizim bu kararlara muhalif olduğumuz en başından biliniyor.
Beyler! Sizi bekliyoruz.
Avcı taburlarının efdat kadrosunu istedim. Geldi kumandanım. Sirkeci
peygamberler ne durumda? Bunların hangileri? Tarihleri ne bunların?
Tatnif edilmedi efendim.
Tatnif edilmedi. Geçin.
Buyurun.
İsmet Bey.
Rauf Bey. Kazım Bey.
Durumdan haberdarsınız.
İstanbul'daki isyanın şüphelini öğrenmeye çalışıyoruz.
Bahriye Nazırı Rıza Paşa 'yı yaralamışlar.
Latke mevzusu Emir Aslanbey 'i de öldürmüşler.
Asari Tevfik Zırhlısı kumandanı Ali Kabuli Bey 'i sarayın önünde
öldürmüşler.
Avcı Birlik kumandanlarını vazifeden el çektirelim. İşe yaramaz. Başlarında
kumandan mı kaldı zaten?
Bir muhtıra çekelim.
Bütün İstanbul matbaatını yayınlayabileceği şekilde
akbete uğrayacağını bildirelim. İstanbul gazeteleri öldürülen yazarların
müstebibi olarak iddia ve terakkiyi görürken çok zor. Kendinize gelin!
Eğer olaylar büyürse bütün emeklerimiz heba olur.
Hürriyet hürriyet dediğimiz şey başlamadan biter.
Biteriz.
İstanbul 'u yürümeden olmaz.
Bu dedikleriniz ancak o zaman işe yarar.
Orduyu orduyla karşı karşıya mı getireceğiz?
Hali hazırdaki orduyla değil.
Bu mevzu için yeni bir ordu teşekkül ettirilebilir. İddiaç subaylardan oluşan
bir ordu.
Onun için vakit yok yüzbaşım.
Doğru kumandanım lakin tahsilatıyla çalıştığım bir sefer planı var. İstanbul
bir karaçıklık çıkması ihtimaline binaen.
İsmini hareket ordusu dedim.
Takdir dedim.
Fakat nasıl?
Ne vakit çalıştınız?
En son münasip gördüğünüz vazifede vakit sıkıntım olmadı Terat Bey.
İstanbul 'a varılır.
Şehre girilmez önce, muhtıra verilir.
Lakin İstanbul halkını tehdit eden bir muhtıra değil.
Onlardan yana olduğumuzu, hürriyeti, müdafaa, derdinde olduğumuzu sarı
beyan eder.
Mülutan ve ayan meditlerin desteği alınır.
Halk tehdit edildikten sonra şehre girilir.
görülen tedbirler alınır.
Sırtlılar.
Memleketteki huzursuzluk öyle bir hale geldi.
Ayaklanmışlar işte.
Çok karışmış Arabistan.
Ne olacak peki şimdi?
Büyüdük mü biz?
Bozukluk böyle devam ederse nasıl büyümesin Zubay da?
Bırak da kırsık.
Bugün oratlar ayaklandı. Bakalım yarın nerede başlayacak?
Allah korusun.
Niçin ayaklanmış bu adamlar baba?
Boş ver evladım. Sen düşünme bunları.
Senin anlayabileceğin şeyler değil.
Anlat baba ne olur.
İdaremiz kötü Mustafa'm. Ne yapar idare?
Haksızlık yapar.
Haksızlık yapan sevilir mi?
Sevilmez. Ne için onlar haksızlık yaparlar?
Onlar ezik değil mi?
Ben Araplardan süslükleri de bağlayayım. Susam kesmesi alayım.
Hepsi de iyi kadınlar.
Daha dün gördüm ben onları.
Senin yanlışın var baba.
Sen üzülme Mustafa'm. Dedigin gibi. Onlar iyi uslu insanlar.
Baksana kim yapar baba?
Dedim ya idare yapar.
İdare bizim idaremiz değil mi?
Bizim.
Bizim idaremiz.
O zaman ne için ayaklarını yiyorlar?
Önce toplarla saldıracaklar. Geçen seferki gibi.
Sonra piyadeyle.
Tamam.
Yok acele.
Bizim topların mendiline girecekler.
Bunlarda bir makine var.
Gökten geliyor. Büyük böyle kuş gibi.
Gökten geliyor.
Ama demirden.
Lakin.
Kahrolsun İtalya yaşasın vatan! Yallah gidin yapın hazırlıklarınızı yallah!
Çok güzel anlattın.
Bırak Allah aşkına.
Bunlarla zor.
Yine saldıracaklar.
Kıya çıplarına hiç müsaade edilmemeliyiz.
Nasıl güçlendiriciler mevzulara baksana.
Nasıl söküp atacak?
Söküp atsak ne olacak Nuri?
Hadi diyelim İtalyanlar burayı aldılar sonra.
Bu şöyle sıkışıp kalacak değiller ya. Fransızlar ne diyecek bu işe?
Mısır 'a doğru gitseler İngilizlerin ayağına basacaklar.
Büyük bir harbin habercisi bunlar.
Ne kadar büyük?
Ya 'kuf.
Dinbaşım.
Nuri. Dinbaşım.
Şeyhi.
Kayıddın Nebinbaşı Mustafa Kemal.
Kulağısı Nuri Bek.
Allah rızası olsun.
Estağfurullah, lütfen.
Şerifine. Şeyhi.
El Muhariri 'nin intizuru lazım. El Allah.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Ömer muhtar.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Dünyanın gücü ne?
Evet, ama... ...bu gücün bu hükümetin hükümeti olmadığında...
...bu gücün bazı insanların hükümetlerine... ...görecek bir
olacaktır.
Tanrı 'nın kimseden başka birinin... ...görecek bir alışverişi olmadığını...
...görecek bir alışverişi olmadığını... ...görecek bir alışverişi olmadığını...
...görecek bir alışverişi olmadığını... ...görecek bir alışverişi olmadığını...
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Her zaman fikirlerini sakramak daha kolaydır.
Yoksa... ...Yüce Peygamber 'e daha önce bir kitabı göndermiş miydi?
Geçen gece ne yaptın?
Ben öğretmenim.
Bu ne?
Önümüzdeki öldüğümüz çocuklarla birlikte yaşayalım.
Sizler.
Sizler.
Verildi Nuri.
Ateş! Verildi!
Ateş!
Sen burada kal. Tamam.
Ne oldu?
Kumatta kaldı kumunlarım. Sonra teker kırıldı galiba. Beraber.
Bir, iki, üç!
Yurdu almayız artık. Geri çekil. Geri çekilmek yok. Bir, iki, üç!
Şabus görüyorlar.
Gözüne şarap geldi.
Akıbeti sonra belli olur dediler.
İyi, hayattayız işte. Muharebe ne oldu?
Dükdürttük. Ama gene gelecekler.
Boşuna savaşıyoruz burada.
Belki.
Ne diyenlerin lafının peşine düşüp geldin buralara?
Ölüyordun az daha.
Senin anlamadığın bu Yakup. Benim bir hususu tenkit etmem, hizmet etmeme mani
değil.
Sana kötü bir alabicim var.
Neyin?
Yunan saldırmış.
Selanik düşmüş.
İtalyanların hava taarruzlarına karşı yetersiz kalıyoruz. Doğru mu? Sen niye
kalktın? Bir geri dur Nuray. Bir dur.
Doğru mu binbaşım?
Doğru.
Tek kursun atmadan.
Telani 'yi memleketime verdiler.
Doğru mu anladın?
Hesabını soracağım binbaşım.
Endişen olmasın. Ne zaman soracaksın?
İstanbul 'a dönüyoruz.
Gereken neyse yapılacak.
Burası ne olacak?
Buraya niye geldik o zaman?
Buradan nereye gideceğiz? İstanbul, Edirne, Bursa kadar mukaddet. Başka
var oraya da gidelim.
Çıkın dışarı.
Çık!
Sen ne istiyorsun binbaşım? Benim ne istediğim belli.
Asıl sen ne istiyorsun Enver?
...Selani 'yi üç beş vasıfsız subaya terk edecektiysen... ...bu kadar gücü
da neden tuttun? Ben elimden geleni en iyi... Devirdiğin padişahın yerine...
...getirdiğinin yeğeniyle evlenecektiysen... ...saraya damat
Biz öncekini niye devirdik? Naciye Sultan 'ı bu münakaşaya malzeme etmenizi
reddediyorum. Niye? Biz okumuşlar, hürriyet hayalleri kurabiliriz. Ama
sıradan insanlar için devlet payitaht demek.
Dediğim gibi... ...hesabını soracağım.
İstifa 'nıza imza ediniz.
Sadra'dan tahmin peki.
Gözün nasıl oldu?
Hadi kalk seni bir yere götüreceğim. Hemen değil.
Halifesi istifa etmiş erkenlikten.
Enver. Tamam tamam.
Konuşmayalım mı? Ne konuşacağız Nuri? Neyi konuşacağım?
Selani 'yi satmışlar.
Tek bir kursun atmadan.
Topukların fıçlarını duramayınca açmışlar.
Bulgar edilmeye almış.
Gazeteler Naciye Sultan 'ın aşkını konuşuyor. Ne konuşacağız?
Böyle kendi kendini doldurunca çözülecek mi?
Sorsan.
Binbaşı Mustafa Kemal Selanik ama yok.
Artık yok değil mi Selanik?
Sadece binbaşı Mustafa Kemal.
Ben de istifadeyim Fethi gibi.
Bitsin gitsin.
İstifade edeyim Fethi.
Bizim komşu... ...evlerin önüne
gelen bir kediye kıyamamış ev almışlar.
Ama kedi yemek koydukları kaptan bir türlü yemek yemiyormuş.
Ee ne yapıyormuş?
Önce... ...yemeği yarı döküyormuş sonra yerden yemiyormuş.
Yani... ...kediyi sokaktan aldın iyi tamam da... ...sokak kediden almak zor
Sen asker de olduğun asker olacaksın.
Anacı gün.
Makbuş ne halde gidip göremiyorum bile bir Nuri.
Mustafa.
Süleyman.
Nuri bak. Delik de beni söyle ne söyleyeceksen. Bir şey mi oldu?
Hiç istemiyor musun Mustafa?
Evlenip bir yuva kurmayı.
Evde seni bekleyen bir hanımın bir sofra.
Kızma bana ben senin kardeşini mi üzüleyim?
Bırak Allah 'ını seversen.
Hepimiz bulduk o vakti.
Bir oğlun olsun da mı istemiyorsun hiç?
Nereye getirdin bre?
Ben de bir şey söyleyeyim bari. Kimseye bakmıyor mu bura? Hilmi bak bura.
Hoş bulduk.
Hoş bulduk.
Her şey böyle evlerde dönüyor artık.
Kim bu insanlar Nuri?
Şairler, ressamlar, piyasetçiler, itibaratçılar. Ne ararsan var.
Teşekkürler.
Yahu neredesiniz?
Hemen alıp geliyorum dedim.
Lafladık biraz. Çok pek güzeldi. Güzel. Hoş geldiniz. Hoş bulduk.
Neşe 'nin yerinde. Aldığım haberi nazara.
Benle mi uğraşacağım?
Talat Paşa Tofya 'ya... ...büyük elçi olarak gitmemi istiyor.
Ne diyorsun sen Fethi? Nasıl bu kadar rahat olabiliyorsun? Bir anlat bakayım
bana.
Gel konuşalım şimdi bunları. Aranın uzaklaşmak lazım.
Şimdi konuşmayalım ne zaman konuşacağız?
Bu insanlar kim bilmiyorum.
Ama akıbetimiz umurlarında değil.
Zannımca böyle bir zamanda çalıp söyleyip... ...hoş sohbet
Sana da aşk olsun Nuri.
Beni tanımazmış gibi.
Müsaadenizle.
Bir ikramımızı dahi kabul etmeden mi ayrılacaksınız?
Ev sahibimiz Madam Kore.
Binbaşı Mustafa Kemal Selanik.
Memnun oldum.
Başka bir zaman umarım.
Müsaadenizle.
Hiç olmazsa bir çarkı ikram edeyim size.
Nazarınızdaki kayıtsızlığımız pertinlensin.
Öyle gidin.
Nuri. Siz iletirsiniz hanımefendiye.
Kemal baba.
Neşe bir Türk subayıydı.
Balkan harbinde şehit oldu.
Ne için haklı aydın kızcığım?
Adın nedir senin?
Basriye.
Benim babam nerededir Basriye?
Bilmiyorum.
Allah 'ım bizim kızcığı güz kulak oldukumuz gibi.
Sen de bize güz kulak ol.
Gel.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Ne diyor?
Enver 'i soruyor.
Ne dediniz?
Selamı var dedim. Ne diyeceğim?
Yeter ama.
Nereden aklına geliyor böyle fikirler?
Geliyor işte.
İngiliz büyük elfi.
Enver 'i sordu sen gelmeden.
Ne dedin?
Ne diyeceğim çalışıyor dedim.
Yutmadı tabi.
İstihbarat bekliyor Bulgarlar. Almanlarla mı İngilizlerle mi görüşüyor
Enver mi?
Para göndermiyor tabi.
Ben de hiçbir kaynağı kullanamıyorum.
Para kalmadı ki kasada Kemal.
Anca sefalarına yetiyordur saraydakileri.
Şu kız kim?
Ortadaki mi?
General Kovaçev 'in kızı Dimitrina.
Her şeyden beri para gelmemesine bağlı.
Madem, akceptiyor musunuz bu kadar uzun süre?
Altyazı M .K.
Ağabey, bir şey var mı?
Bir şey olabilir.
Hayır, hayır, burada, evde.
Çok istedim sizi tanıdığınızı.
Ağabey, bir şey var mı?
Ağabey, bir şey var mı?
Ağabey, bir şey var mı?
Ağabey,
bir şey var mı?
Altyazı M
.K.
İngilizler böyle yapmak istiyorlar.
Onlar bize böyle diyorlar.
Onlarla İngilizler arasında farklılık yok.
İngilizler bizi Osmanlılar arasında desteklediler.
Ne için?
Osmanlılar önce ya da sonra atlayacaklar. Biz de size söyleyelim.
Yine önce çözülecekler.
Gerçekten tanımlamalıyız. Her şey için hazır olmalıyız.
İzmir 'e gittin mi?
Mitya 'ya bu güzelliği vermiş gibi görünüyor.
Genç, güzel bir ofisör.
Mitya çok genç.
Ama ofisöre inanıyorum, çok eğlenceli.
Üniversite üniversitelerinde uluslararası üniversite üniversitelerini
gösterecekler.
Ne zaman hatırlıyor?
Genel, tepki veriyor musun?
Önceden çok genç bir Osmanlı ofisör olabilirdi.
Söylediğim gibi, Mithi hala genç.
Başka bir karar vermeyecek.
Ayrıca, Turçin 'in erkek olduğunu görmek için başını yıkamıyorum.
Kemal!
Kemal! Kardeşim! Bana bak!
İyi misin?
İyiyim Fethi. İyiyim. Oh be!
Gel.
Kazanamayacaklar.
Almanlar Ruslar ve Fransızların arasında kalacaklar.
Harbe girdik bile.
Almanlarla müttefik olduk.
Dün iki Alman hırsızı... ...Karadeniz'de Osmanlı sancağı çekip... ...Sivastopol
'u bombalamış.
Ahmet!
Ömer inkar ediyor.
Ama geçmiş olsun.
Ben İstanbul 'a gidiyorum.
Ya ne yapacaksın İstanbul'da? Dur da ayağa kalkamıyorsun.
Vazife et diyeceğim cepheden. Ne yapacağım?
Fatih 'in ile inatlaşacaksın Kemal.
Biletimi al.
Sen yürü
çocuk.
Ali Fethi Bey yazdı geleceğine.
Nereye? Sizi bu vaziyette otel odalarında bırakacak değilim.
Hem belki bu vesileyle bana Sofya Sepahattin'den bahsedersin.
Yoksa Sepahattin'den.
Senden şikayet var.
Doğu sınırında halka zulmediyormuşsun.
Henin hizmetini konuş ögatlarına.
Benim zulmümü konuşsunlar.
Hizmet falan yok.
Ben de öyle diyorum.
Gazete gazete dolaşıp... ...sarı kamışı yazmayacaksınız diyorum.
Gir.
Kumandanım. Yarbay Mustafa Kemal 'in vazife emrini soruyorlar. Erkan 'ı
harbiyeden.
On dokuzuncu tümene yazdırtım demiştim. On dokuzuncu tümen yedek birliklerden
teşekkür ediyor.
Cepheye sevk olunacakları kesin değil diye cevap geldi.
Kumandanım sıkıntılı bir tümen diyorlar.
19 'un bir tümen.
Emredersiniz kumandanım.
Çık şimdi.
Hüseyin Çavuş 'um. Söyle. Bir grup asker var. Talim 'e katıldım.
İstemiyorlarmış. Kim onlar?
Şunlar. Elebaşları var.
Dostlar bu.
İman mı? Hadi herkes hizaya!
Kalkın hizaya hadi!
Kalk!
Kalk diyorum! Kalk!
Duymuyor musunuz lan beni? Kalk hadi!
Kime diyorum?
İşiyoruz.
Kardeşlerim hasta.
Asker!
Bak son kez de ikaz ediyorum.
Kalkmazsan ceza vereceğim.
Kalk!
Tut kaldır şunu onbaşı.
Kalk asker! Lan kalk!
Onbaşı!
Rahat!
Oturun.
Oturun oturun.
Bir çorba da ben içerim çavuş.
İyi dersiniz kumandan.
Alpede artan kemik ne varsa.
Yemek seçmez kendileri.
Çocuklar haklı. Soğuk çavuş.
Gerçi öldürecek kadar değil.
Haksız mıyım?
Sarıkamış öldürdü kumandanım.
Dayımı... ...kardeşimi öldürdü.
Soğuk deyince benim aklıma ne gelir biliyor musun?
Kumandanım.
Tamamdır.
Baba evindeki ocağımız.
Çocukken erken kalkardım bazen.
Yaz kış fark etmezdi.
Anam o ocağı yakana kadar üşürdü.
Mutfaktaki ocaktan ne olacak?
Bütün evi ıssızacak değil.
Ama olsun.
Olacak yanlıma.
İçim sınırda.
Dünyanın en büyük donanması geliyor çocuk.
İngilizler, Fransızlar yedi düveli toplamış.
Düveli muazzama diyorlar bir de.
Düveli muazzama.
Şu Çanakkale boğazında onları durduramazsak... ...ne olacak biliyor
Evlisin.
Bitlis kumandanı.
Bitlis'teki ocağı var ya baba evinin.
O sönecek.
Sen nerelisin? Aydın kumandanım.
Senin baba ocağın da sönecek.
Sen çocuk.
Kırşehir kumandanım. Seninki de sönecek.
Seninki de sönecek. Seninki de sönecek. Seninki de sönecek. Hepinizinki sönecek.
Ben size soğuk vaat ediyorum.
Ben size açlık vaat ediyorum.
Ben size perişanlık vaat ediyorum.
Ben size ölüm vaat ediyorum ölüm.
Siz de benimle varım diyor musunuz?
Duyamadım asker!
Benimle yürür müsünüz?
İçinde aynalı çarşı.
Çanakkale içinde aynalı
çarşı.
Bana ben gidiyorum düşmana
karşı.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.