All language subtitles for Odwilz.S03E03.PL.720p.HMAX.WEB-DL.H264.DDP5.1-K83.TR

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian Download
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American) Download
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Ayağa kalk. Şimdi.

- Kimseye zarar vermek istemiyorum. - Öyleyse silahını indir.

Hayır, hayır. Çünkü hepiniz benim yaptığımı düşünüyorsunuz.

Ama ben öyle bir psikopat değilim...

Sadece onu seviyordum. Ve onu korumak istedim.

Konuşuruz... silahı indirdiğinde, tamam mı?

Hayır, hayır. Bana inanmıyorsun.

Onu güvende tutmak için ona yakın olmak istedim.

Silah!

- Anne? - Hania! Yardımın gerekli, tamam mı?

Mutfakta kahve makinesinin altındaki çekmeceden bandı al. Çabuk!

Getirdin mi? Uzun bir parça kopar.

Daha fazla, daha fazla. Güzel. Aferin.

Telefonumu ver. Ceketimin cebinde.

Çavuş Katarzyna Zawieja. Evime bir ekip gönderin.

Evime girildi, saldırganı etkisiz hale getirdim. Hania, bandı ver.

Kımıldama, beni duyuyor musun?

Bu kim ve ne yaptı?

Bu adam büyük bir hata yaptı.

Evimize zorla girdi. Ve bu iyi bir şey değil, değil mi?

Çok cesurdun, Hania. Bana çok yardım ettin.

Şimdi ona ne olacak?

Polis onu almaya gelecek.

Ve onu cezalandıracaklar mı?

- Muhtemelen. - Nasıl?

Merak etme, ona zarar vermeyeceğiz.

Gidip bu adamla konuşmam lazım. Tamam mı? Hemen döneceğim.

- İçki mi içiyordun? - Ne?

- İçki mi içiyordun? - Hayır.

Tamam. Olay şöyle gelişti: Sarhoştun.

Evime girdin. Çünkü konuşmak istedin. Tamam mı?

Ve beni silahla tehdit ettiğini polise bildirmeyeceğim. Tamam mı?

Şimdi iç.

Daha fazla.

Bekle.

Pantolonumun cebinde her şeyin içinde olduğu bir harici bellek var.

Lanet olsun.

- Ne oldu? - Onu dışarı çıkarıyorlar.

- Trepa! - Selam!

- Ne olduğuna inanamayacaksın. - Ne oldu?

Annem bir adamı devirdi ve ben de ona yardım ettim.

Ve ellerini bantladık.

Sen tam bir savaşçısın! Bu çok etkileyiciydi.

Nasıl uyuyacaksın?

- Selam. - Selam.

- İyi misin? - Evet. Ama sonra konuşuruz.

Onu yatırmalıyım.

Her şeyi aldın mı? Toparlayalım.

Bayım?

- Dostum, bitti mi? - Pek sayılmaz.

- Sorun yok. - Güle güle.

Wojtek.

O milis benden ne istiyordu?

Trepa. Ben Trepa.

Ne trampası?

Her şey yolunda, Janek. Sadece bir polis tatbikatı.

Onu yere düşürdü, kolunu büktü ve bantladı.

Ve bam! Tam burnuna.

Kulağa film sahnesi gibi geliyor.

Annem beni dövüş sanatlarına yazdıracakmış. Birlikte çalışacağız.

Öyle mi? Harika bir fikir. Senin de güçlü olman lazım.

Evet. Trepa ile çalışacağız.

Benimle mi? Ama buna uygun olduğumdan emin değilim biliyor musun?

Eğer birlikte yaşasaydık bu asla olmazdı.

Ne yani? Benden utanıyor musun? Söyle hadi. Neden korkuyorsun?

Tüm o insanlardan mı? Bir şey söylerler diye mi? Bilmiyorum.

Ya da belki sana karşı çok iyiyimdir?

Çok mu iyi? Çok mu nazik? Sevecen mi? Sıkıcı mı?

Yoksa en çok işler kötü gittiğinde mi kendini adıyorsun?

Ya da tehlikeli? İstikrarsız?

Yoksa senin için ideal partner korkacağın türden biri mi?

Tüm ilgini vereceğin biri mi?

Bir sonraki adımda ne yapacağını bilemediğin biri.

Ve benimle her şey senin için çok fazla iyi gidiyor.

Çanta taşıyıcısı. Bebek bakıcısı. İsteğe bağlı sevgili.

Lanet olası ev aşçısı.

Ve şimdi de lanet olası bir şoför.

- Selam. - Selam.

Girin.

Her şey yolunda mı? Onu öldürmeyeceksin, değil mi?

Amirim! Bu nasıl bir soru böyle?

Karım evde saldırıya uğrasaydı, bilemiyorum...

Öncelikle, Zawieja benim karım değil.

Ve onun evi benim değil.

Trepa...

Hadi başlayalım.

Ne yaptın sen? Seni ezik.

Aklından ne geçiyordu?

Özür dilerim, sarhoştum.

Onu sevmiştin. Ama yürümedi.

Öyle olur ya.

Her şeyi doğru yapıyor olsan bile.

Olması gerektiği gibi. Elinden geleni yaparsın.

Sen her zaman onun yanında olursun.

Onun için her şeyi yapabilirsin. Yine de yetmez.

Ve kendisi de ne istediğini bilmez.

Senin neyi daha iyi yapabileceğini bile açıklayamaz.

Ve artık birlikte olmasanız da onun yanında kalırsın.

Saatlerce onu izlersin.

Arkadaşlar, bu kendi mutfağında

katilleri yakalayan çalıştığım ilk memur. Bravo!

Bravo!

Tamam, tamam. Çok teşekkür ederim. Katil olup olmadığını göreceğiz.

Ama iç çamaşırların üzerindeydi, değil mi?

Lewandowski bana küçük bir hediye bırakmış.

Bunun masumiyetinin kanıtı olduğunu iddia ediyor.

Fena değil.

Söyle bana, Grzegorz.

Katlanamadın.

Çaresizlikten. Hepiniz benden ne istiyorsunuz?

Fotoğraflar sende.

- Hangi fotoğraflar? - İçinde ne var?

Fotoğraflar. Dün bulamadıklarımız.

- O memura flaş bellek verdim. - Bir dakika, ne belleği?

İçinde katilin fotoğrafları var. Ben kimseyi öldürmedim dostum!

Hadi ama, her şeyi kendine saklama. Haksız mıyım?

Ne yapıyorsun?

Ne yaptığını sordum! Kendi soruşturmanı mı yürütüyorsun?

Ben şüpheliyi sorguluyorum ve sen kanıt mı saklıyorsun? Ver şunu bana!

Arabada sana verecektim

ama sen dava yerine bana bağırmaya odaklanmıştın.

Bunun bir cezası var!

Tamam. Bu da ne?

- Bir flaş bellek. - Fotoğraflar...

Tanrı aşkına! Teker teker, lütfen.

Zawieja, devam et.

Bunlar Lewandowski'den aldığım fotoğraflar.

Dün onun dairesinde bulamadığımız dava ile ilgili deliller.

- Bu kim? - Bilmiyoruz ama Lewandowski değil.

- Fotoğrafı Lewandowski çekti. - Belki de sevgilisidir.

Bu fotoğraflarda bir halt göremiyorum zaten.

Adli tıpa yolla. Belki onlar görür.

Kamil Pawlak.

Alicja'nın öldürüldüğü gece onu gören son kişi.

Bu Lewandowski'nin sözlerini doğruluyor.

Kadın perdeleri çekti. O da fotoğraf çekemeyince annesine gitti.

Peki, Kamil Pawlak, Nowak için çalışıyor.

Kuba Bosko'ya uyuşturucu satan kişi oydu.

Alicja'nın evinde görülen son kişi oydu.

Belki de uyuşturucu için gelmiş, tartışma çıkmış

ve onu öldürmüştür. Bu kadar basit.

Yapmayın, o daha çocuk.

Çok şey bildiği için saklanıyor, birini öldürdüğü için değil.

Ona ulaşabilmek için bir fikrim var.

- Nasıl? - Kinga.

Onun güvenini kazandım ve beni çocuğa götürebilir.

Tabii amirim, neden tüm soruşturmayı Çavuş Zawieja'ya bırakmıyoruz?

Devralmaya gerek yok. Harika gidiyor, bırakın yapsın.

Hayır, sen devam et. Ara onu. Hadi, konuş onunla.

Lanet olsun, çocuklar.

İşinizi etkilemedikçe aranızda ne olduğu umurumda değil.

Ne yazık ki etkiliyor.

Bu saçmalıklarınız kabul edilemez.

Sakinleşmezseniz, ikiniz de bu lanet davadan alınacaksınız.

Sizi bu davadan alırım.

Pekâlâ? Lański'nin neden şehirde olduğunu çözebildiniz mi?

- Hayır, henüz değil. - Tamam.

Trepa, Aneta ile gidip kontrol et ve neler yaptığını bana bildir.

- Şimdi mi? - Ya ne zaman olacaktı?

Teşekkürler. Hoşça kalın. Görüşürüz.

Pekâlâ. Ya senin planın ne?

Açabilir misin?

Verdiğin fotoğraflarda gerçekten biri var.

Bir sevgili, değil mi?

- Daha fazla bilgi verir misin? Kim o? - Bilmiyorum, çünkü tanımıyorum.

Tek bildiğim geceleri geldiği.

Sanırım arabasını yer altı garajında bırakıp doğruca ona giderdi.

Alicja'nın dairesinde bir uyuşturucu tasnif odası bulduk.

Sence o uyuşturucu mu satıyordu? Ne diyorsun?

Olsa olsa, o şerefsiz Alicja'yı bir şeye sürüklemiş olmalı.

Ya Kamil? Torbacı olduğunu ve onunla görüştüğünü biliyoruz.

Onu öldürmüş olabilir mi?

Alicja, Kamil için bir anne gibiydi.

O olmasaydı bir yetimhaneye düşerdi. Onunla ilgilendi.

Onu neden öldürsün ki?

Alicja gibi bir kadının uyuşturucu sattığını cidden düşünüyor musunuz?

Şimdi bana ne olacak?

Dava sonuçlanana kadar burada kalmalısın. Üzgünüm.

Benim yüzümden kızın... Gerçekten çok üzgünüm.

- Özel bir sahibi var. - Öyle mi?

- Bunlar ne kadar yakıt tüketir? - Doldurduğunuz kadar.

Güzel. Fiyatı ne kadar?

Yaklaşık 180 ila 200 bin.

Tanrı'm, bu benim bütçemin çok üzerinde.

Büyük düşün. Bir göz at.

Çok güzelmiş.

Tamamdır. GPS takip cihazımız yerleştirildi.

Şimdi sadece bekleyeceğiz.

- Alo? - Merhaba, Kinga.

Merhaba.

Kinga, beni dinle, bu çok önemli.

- Kamil'in yerini biliyor musun? - Saklanıyor.

Tamam, anladım. Sence benimle buluşmak ister mi?

Onunla birkaç şeyi netleştirmeliyim.

O şu anda cinayet zanlısı.

Hepimizin umduğu gibi masumsa

benimle görüşmeli ki konuşabilelim, ona ancak böyle yardım edebilirim.

Anlıyor musun?

Tamam, bana bir saniye ver.

Elbette.

- Bir şey sorabilir miyim? - Tabii.

Zawieja geri döndüğünde, birlikte çalışmayacaksınız, değil mi?

Ne demek istiyorsun?

Yani herkes birlikte olduğunuzu biliyor.

Herkes her şeyi çok iyi biliyorsa, muhtemelen eşleştirilmeyiz.

İşte birlikte, evde birlikte.

Yürümez, çok iyi bilirim.

Pekala, Aneta. Konuyu değiştirelim, tamam mı?

Tamam.

Teşekkür ederim.

- Alo? - Kamil seninle konuşmayı kabul etti.

Zgody Meydanı'nda buluşacağımızı söyledi.

Tamam, yalnız geleceğim.

On dakika içinde orada olabilir misin?

Kinga, bekle. On dakika içinde orada olamam.

Demek istediği tam olarak bu.

Ama bu fiziksel olarak imkansız.

Tamam, 15 yapalım.

Tamam, 15 dakikada gelirim.

Bir Szczecin haritası bulun.

Bir bakalım. Zgody Meydanı.

Zawieja ve Woźniak sivil giysili olarak

Księcia Bogusława ve Wojska Polskiego kesişimine gidecekler.

Madejski ve Kamińska, Bałuki Caddesi'ne gidecek.

Üçüncü birim, Skupień ve Poroz, yaya bölgesinin güvenliğini sağlasın.

Ve Zawada'nın birimi tüm meydanı kapsayacak.

O tekneyle nereye gidiyor? Gece vakti.

Görünüşe göre Nowak'a.

- İster misin? - Hayır, sağ ol Aneta.

- Hadi ama, sevdiğini biliyorum. - Severim ama ne derler bilirsin.

İyi şeylerin fazlası...

Bana daha fazla kalır.

Tamam, sadece bir tane.

- Alo? - Parkta, haçların yanında olacağız.

- Beş dakika içinde. - Evet. Nasıl yani?

Ama zamanında yetişemem.

Yetişmek zorundasın.

Tamam. Kahretsin. Woźniak, planlar değişti. Yeni konum.

Beni burada bırak. Tamam, çabuk yerine git ve beklemede kal.

- Tamam, rapor verin. - Yerimizdeyiz.

Yerimdeyim. Bekliyorum.

Küçük pislik bizimle eğleniyor.

Yan anlaşmalar yapamazsın. Bu bizim güzergâhımız ve bizim adamlarımız.

- Tavsiyemi dinle, Nowak. - Geri çekil.

Yoksa Molski seni gebertecek.

Marek, seni küçük geveze. Şöyle söyleyeyim

çarklar dönmeye başladı.

Geri dönüşü yok. Kararlar verildi.

Molski'ye bu şehirde patronun ben olduğumu söyle.

Yoluma kim çıkarsa ölür.

Anladın mı?

Çocuğu al ve buradan defol git.

Geri çekil.

Onları görüyorum. Geliyorlar.

Lanet olsun, o burada.

Merhaba, Kamil. İyi karar.

GPS takip cihazını ara.

Öyle mi?

Kahretsin, Patron. Çok kararlı. Vazgeçmeyecek. Bu bir savaş.

Ve polisler peşimizde. Tekneye bir takip cihazı yerleştirmişler.

Kahretsin!

- Toparlan, anneni görmeye gidiyoruz. - Ne?

Beni duydun. Toplan.

Lanet olsun!

Biliyordum.

Kahretsin, Kamil! Dur! Önünü kesin!

O kaçıyor.

İşte! O küçük pislik kaçamaz.

Kamil, dur!

Kahretsin!

Kamil!

Bir, üç, bir, sıfır, Çavuş Kamińska.

Kapitańskiej ve Świętosławy köşesi.

Ambulans lazım. Bisikletliye yardım gerek.

Bu katiller arkadaşımı öldürdü! Bu bizi ihanet eden memur!

- Kinga, kes şunu! - Bir tane daha! İşte ikinci katil!

Çekmeyin. Kaydı durdurun.

- Bu da arkadaşım. - Kamerayı indir.

Burada acil bir durumla uğraşıyoruz. Ver onu bana!

- Defol git! - Woźniak, ne oldu?

- Siktir... Her şeyi mahvettim... - Neden ışıkları yaktın?

Kahretsin!

- Siktir. - Lanet olası...

- Yaşıyor mu? - Evet. Ne oldu?

- Onu görmedim. - Nasıl olur?

Görmedim işte. Birden önüme çıktı.

Evet, biliyorum.

Devriye arabalarının araç kamerası ve CCTV görüntüleri ele geçirildi.

Onları hemen göndereceğiz. Şimdilik bu kadar yeter.

Tamam o zaman, sizi bilgilendirmeye devam edeceğim. Teşekkürler.

Pekâlâ?

Ne olduğunu anlatacak mısınız?

Amirim. Çocuk kaçtı, biz de peşine düştük.

- Önünü kesmeye çalıştık ama o... - Hayır, benim hatamdı.

Üzgünüm. Kararlaştırdığımız gibi o kadar yaklaşmamış olsaydım...

Tamam.

Amirim, her şey çok ani oldu.

Düzgün tepki verecek kadar vaktimiz yoktu ve hatamız yüzünden

buluşmaya gittiğim Kamil kaçtı.

Kamińska ve Madejski şüpheli için kötü sonuçlanan bir takibe başladı.

Talihsiz bir kaza.

Dinleyin, savcı yarın hepinizi sorgulayacak.

Şöyle söyleyeyim. Hepimiz bu pisliğin içindeyiz, tamam mı?

Bugünlük gidebilirsiniz.

Zawieja. Tek kelime daha etme. Evine git.

Selam.

Beni bekle. Seni eve bırakayım. Tamam mı?

Bu katiller arkadaşımı öldürdü!

- Teşekkürler. - Teşekkürler.

Madejski!

Madejski!

Piotrek, kendine gel! Sakin ol! Lanet olsun!

Kendini topla! Sakin ol.

Lanet olsun.

- Yaptıkların doğruydu. - Zırvalamayı kes!

Asıl sorun çocuk ölürse başlar.

Deme be!

Bak.

- Bu katiller arkadaşımı öldürdü! - Ne yapıyorsun?

- Bakın. - Ne yapıyorsun, Kinga?

Bu esas...

Lański'yi Nowak'ın yerinde gördüm.

Tamam.

Lański, Nowak ile buluştu. Nowak yüzünü parçaladı.

Neyle ilgili olduğunu bilmiyorum ama bir çete savaşına benziyor.

Bence Kamil uyuşturucu sattığına göre, mallar Nowak'tan geliyordu

ve Lański kesin Molski'nin adamı.

Bu bir kaçakçılık güzergâhıyla ilgili olabilir.

Ya da daha büyük bir anlaşmayla.

Muhtemelen.

Üzgünüm, ama aklım tamamen başka bir yerde.

Konuşmak ister misin? İki arkadaş gibi.

Hayır, sanırım konuşacak bir şey yok.

Kamil?

Kamil, oğlum!

Yardım edin!

Bir doktor gerekli! Oğluma bir şey oldu!

- Yoğun bakım nerede? - Asansörle bir üst kata çıkın.

Teşekkür ederim.

Çabuk olun!

Geri çekilin, lütfen.

- Selam. - Selam.

Ben bu işler için uygun değilim.

Her şey boka sarıyor.

Bütün bunlar için gücüm yok.

- Neyin var senin? - Gerçekten gücüm yok.

Tatlım, bunu yapabilirsin.

En son ne zaman ağladın? Hamileyken.

Bebeğim benim.

- Alo? - Evet?

Kamil Pawlak öldü.

Ne? Nasıl?

Hastanede.

Lanet olsun!

Ekibe haber verir misin?

- Tamam, sağ ol. - Güle güle.

- Ne oldu? - Dinle, çocuk kurtulamadı.

- Ne diyorsun sen? - Başaramadı.

Kahretsin.

Şimdi gerçekten boku yedik.

Bu gece yalnız kalmak için iyi bir gece değil, değil mi?

Değil. Kamińska'nın evinde mi?

Tamam. Yirmi dakika içinde orada olabilirim.

- Sana adresi göndereceğim. - Hoşça kal.

Tamam.

Defolup gidin! Canınız cehenneme!

Gidin!

Canları cehenneme! Hadi, yakın şunu!

Lanet olsun!

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.