All language subtitles for (TR) Sex in Strange Places 1of3 - Turkey

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Bir ayağı Avrupa'da, bir ayağı Orta Doğu'da olmasıyla

Türkiye hep favori tatil yerlerimizden olmuştur.

Ama Suriye'deki iç savaş, IŞİD'i kapısına dayandırdı.

Buyurun.

Sorun şimdi sınırdan içeri sızıyor.

Bunu kabullenecek değilim. Hepiniz ırkçısınız.

Suriyeli olduğu için sorun çıkarıyorlar.

Köktendincilik Türkiye'de yükselişteyken,

özellikle kadınlar ve seks işçileri için hayatın

Sen, ben.

ne kadar zorlaştığını ortaya koymak adına buradayım.

"O zaman seks işçiliği yapmasaymış." diyorlar, "Yaşamak istiyorsa."

-yasal seks işçiliği çağında,

yetkililerin göz açtırmamasına karşın-

İyi geceler.

Sanırım yavaş yavaş istenmemeye başlıyoruz.

Garip Yerlerde Seks

Garip Yerlerde Seks Türkiye

Burası bir Türk şehri, Gaziantep.

Suriye sınırından yalnızca 50 kilometre uzaklıkta.

Burası tehlkeli bir yer ve sadece birkaç saat kalabiliyoruz.

Kapı komşusundaki iç savaşın etkisini gerçekten hissedebiliyorsunuz

ve IŞİD'in burada bir mevcudiyeti olduğu biliniyor.

Aşırılık yanlısı inançların bölgedeki bazı kadınların yaşamlarına

etki ettiğini anlamaya başlyorum.

İki kız, ikisi de benim yaşlarımda, hikayelerini anlatmak için

buraya geliyorlar.

İkisi de kadınların IŞİD tarafından nasıl seks kölesi olarak kullandığına dair

birinci elden tecrübeye sahipler.

Az önce Leyla'nın arabayla bize doğru geldiği haberini aldım.

İnanılmaz derecede gergin. Gerçekten ürkmüş.

Geçtiğimiz hafta iki gazetecinin boğazı kesildi

ve IŞİD bu eylemi üstlendi.

Burada IŞİD varlık gösteriyor, bu yüzden otelde daha güvende hissedecektir.

Hani açık şekilde konuşabilir olmasını isiyorum sadece.

Burada kapalı durumdayız. Güvenliğim için otelden ayrılamıyorum.

Tek yapabildiğim beklemek.

Merhaba. Nasılsınız? Buyurun.

İki kız da ılımlı Müslüman ailelerden.

Benimle konuşmakla dahi müthiş bir cesaret sergiliyorlar.

Tanınmaları onlar için çok tehlikeli.

-Leyla? -Leyla.

Stacey. Nasıl gidiyor? Benimle konuşmaya geldiğiniz için teşekkürler.

Gerçekten minnettarım.

Hiba, soldaki, birkaç aydır Türkiye'deymiş.

Ancak Leyla IŞİD'den henüz kaçmış.

IŞİD çok güçlenmeden önce

yine böyle giyinir miydiniz?

Hayır, asla. İstediğini giymekte özgürdün.

Ama IŞİD şehrin kontrolünü eline aldığı zaman, sokakta çarşaf giymeyen

ve yüzünü kapamayan bir kadın gördüklerinde kırk kez azarlarlardı.

Leyla evlenmeden önce ailesiyle yaşıyormuş.

Fakat kocası bir hava saldırısında öldürülmüş. Kendisi de tamamen

örtünmüş olmasına rağmen ne yazık ki bir cihatçının dikkatini çekmiş.

Sokaktayken gözlerimi gördü.

Böyle bir örtü giymiştim, yüzüm de kapalıydı.

Senin karısı olmana karar veriyor. Sonra ne oluyor?

Bir evlendirme memuruyla geldi ve onunla birlikte evine gitmeye beni zorladı.

Anlatmaktan çekinmeyeceğin kadarıyla,

ilişkinizin nasıl olduğunu tanımlayabilir misin, cinsel anlamda?

Pek çok şey yapmak zorundaydım.

Her gün gün boyu makyajlı olmak zorundaydım.

Bana çekici iç çamaşırı ve gecelik aldı.

Her gece cinsel anlamda onu tatmin etmek zorundasın, öyle mi?

Bu onlar için çok önemliydi.

Zor bir günden sonra seks yapmak.

Yani bence seks objesi olarak kullanmışlar gibi görünüyor.

IŞİD militanları kızları köle diye çağırırdı.

Güzel kızları pazarda satarlardı.

Geri kalanlarsa bir günde otuzdan fazla cihatçı tarafından tecavüze uğrardı.

İyi misin?

İyi hissediyor musun?

Şimdi yeni bir hayatı var.

Ama tüm o olanları hatırladıkça ağlıyor.

Duralım derseniz duralım, hiç sorun olmaz.

İyiyim, devam edebilirim.

Peki ne kadar böyle yaşamaya zorlandınız?

Ondan nefret ettim. İki ay sonra evden çıktı ve bir daha da dönmedi.

Galiba bir bombayla öldü.

Sonrasında ondan hiçbir haber almadım.

Evli bir savaşçı ölürse

karısı silah arkadaşlarına devrolur.

O an aklından ne geçiyordu?

İçten içe ölüyordum. Sadece ölmek istedim.

Bu yüzden kendimi öldürmeye ve yakmaya çalıştım.

Ama başaramadım.

Leyla kaçmayı ve Türkiye sınırını geçmeyi başarmış.

Umuyorum ki hayatını yeniden inşa edebilir.

Bence inanılmaz derecede cesur.

Gelip benimle konuşma cesaretini gösterdiği için.

-Çok teşekkür ederim. -Ben teşekkür ederim.

-Görüşürüz. -Kendinize iyi bakın. Sevgiler.

Teşekkürler kızlar.

Derinden etkiledi, değil mi? Etkileyiciydi.

Ne diyebilirim ki?

Haberlerde gördüğümüz zaman, gazetelerde okuduğumuz zaman...

"Ne kadar üzücü ya. Bir şeylerin değişmesi lazım."

Ama hızlıca yalnız istatistikten ibaret oluverirler.

Rakamlardan ibaret oluverirler.

Onlar insan.

IŞİD tamamıyla İslamî kurallarla yönetim istiyor.

Türk Müslümanların büyük çoğunluğu bunu tahrif edilmiş

bir uç nokta olarak görüyorken, yeni hükümetleri son zamanlarda

dinî anlamda daha fazla muhafazakarlaşmaya başladı.

Tatillerimizden ve televizyonlardan tanıdığımız egzotik Türkiye,

yaklaşık 100 yıl önce din ve devlet işlerini ayıran

ve kadınlar ve seks işçiliği hakkında

şaşırtıcı bir biçimde liberal görüşlere sahip bir anayasa ile kuruldu.

Devlet, genelevler dahi açtı.

Ancak yeni katı başkan Erdoğan'ın yönetiminde,

sekse ve seks işçiliğine yönelik tavır değişmekte, genelevler kapatılmakta.

Aslında nasıl göründüklerini görmek için merak içerisindeyim.

Yani hiç yasal bir genelev görmemiştim, devlet eliyle çalışan bir genelev.

Zürafa Sokak, İstanbul'un en eski ve en ünlü genelev merkezi.

Hangi kapı giriş kapısı bilmiyorum. Bir sürü adam var.

Gezdiğim diğer genelev merkezlerinin aksine, burada tüm genelevler

kapılar ardına gizlenmiş, güvenlik görevlileri ve metal dedektörleri var.

Herkes silah ya da kamera için aranıyor. Kesinlikle sadece erkekler var.

-Video yok! -Tamam.

Hayır, hayır.

Yok artık. İtmeyelim.

-Bakın, istersem burada durabilirim. -Tamam, tamam.

Burası halka açık bir yer.

Evet, sakinleşelim.

-Evli barklı adam, evli. -Pardon?

Aile babası oldukları için mi?

Fotoğraf, seks evinden çıkarken, hoş değil.

-İşte. -Anladın?

Kaygılandıkları şey bu.

Bu geneleve gelen adamlar evli adamlar.

-Evet, tamamen aile babası. -Tamamen aile babası...

Evet.

Deniz, geneleve gitmekte olan genç bir adam, bana

genelevin Türk erkekler arasında bu denli popüler olmasının iç sebeplerini anlatıyor.

Bu ülkede bir adam, başka kadınları öpmek ister.

Ama neden kendi eşlerini değil?

Kendi eşleri şişman, çirkin ve yaşlı.

Genç kızlarla cinsel şeyler yapmak istiyorlar.

Eşleri... Onların da cinsel istekleri olmalı.

Türkiye'de kadınlar, eğer evleniyorlarsa, cinsel şeyler yapmak istemezler.

Bir kız arkadaşım var, 21 yaşında.

Cinsel şeyler yapmak istemiyor.

Neden?

Bir fikrim yok. Türk kızları.

İnanması çok zor bir şey bu.

-28 yaşındayım, seksi seviyorum. -Evet.

Yirmilerindeki pek çok kadın seksi sever.

Türkler dışında.

Türkiye'de evlendiklerinde bekaretlerini kaybederler.

Dinle alakalı bir şey.

Evlenmeden önce kaybederlerse

abisi ya da babası öldürür.

Bu Türkiye'de bir sorun.

-Kadına yönelik aile içi şiddet? -Evet.

- Ne kadar da geri kafalılık. -Evet.

Dinle alakalı bir şey.

-Git. -Bana bağırmayın.

"Kameranı kıracağım." dedi.

-Gitsen iyi olacak, sanırım. -Pekala.

Seks işçileriyle konuşmak için buraya giremeyeceğiz.

Baksana nasıl bakıyor.

Ne kadar uzaklaşmamı istiyorsun?

Şu anki hükümetin etkisi altında, yerel yetkililer

Türkiye'nin genelevlerinin neredeyse yarısını, 52 tanesini, kapattı.

Denetim süresince, en ufak bir kurallara aykırılık varsa

bu, mekanı kapatmak için bir mazeret olarak kullanılıyor.

Bu, güç sahibi insanların bizimle hakkında konuşmak

istemediği bir konu. Bu yüzden hâlâ faal durumda olan bir avuç devlet

genelevlerinden birine girebilmek adına 580 kilometre yol katediyorum.

Kemal bize yardımcı oluyor.

O bir aktivist, seks işçisi ve Türkiye'de ender

bir şey olarak kendini gizlemeyen bir gey.

-Mutlu mu? -Mutlu. Nerede olduğumuzu merak ediyor.

Benim açımdan, bir kadın olarak genelevde bulunmak

sorun yaratacak mı?

Devletin temel anlayışı şu ki

genelev ahlaksız, bütünüyle ahlaksız kadınların çalıştığı bir yer.

Ahlaklı ve ahlaksız kadınların bir araya gelmesini istemiyorlar.

Bu kadınlar başka bir iş yapmıyor ama bu kadınlar kötü kadınlar.

Yani işçi odaklı bir bakış açısından bakmıyorlar. İki ayrı...

Ahlakî bir bakış açısından bakıyorlar.

-İki kadın grubu. -Yani seks işçilerini şeytanlaştırıyorlar.

Bu kadınları şeytanlaştırıyor ve lekeliyorlar.

-Burası mı? -Kapısı bu.

-Büyükmüş. -Epey büyük, evet.

Hayal ettiğimle alakası yok. Hapishane gibi.

Dikenli tellerle donanmış, koca koca duvarlar, korkuluklar.

Kirli küçük bir sokakta olacağını düşünmüştüm.

Genelevin atmosferiyle İstanbul'da şahit olduğum

olduğum o canllık arasında dağlar kadar fark var.

-Merhaba. -Merhaba.

-Nasılsın?

Mustafa, buranın sahibi.

Genelevin sahibi olarak Mustafa, bana mekanı gezdirmeye başlıyor.

Kızların nerede çalıştıklarını görebilsem mükemmel olurdu.

Çok geçmeden neden böyle terk edilmiş bir kasaba gibi hissettirdiğini keşfettim.

Neden?

Burası yasal bir genelev, mesele nedir?

Burya gelip katılmak isteyen daha fazla kadına neden müsaade etmiyorlar?

Devlet, yeni kadınların

genelevlere işçi olarak girmesini engellemekle kalmıyor,

-genelevleri şeytanlaştırıyorlar da. -Neden?

Bana sorarsan, bunun ana sebebi

onların muhafazakar İslamcı ideolojisidir.

Buradaki kızlardan biri benle konuşur mu dersin?

Kimseyi...

Kimsenin başını derde sokmak ya da kimseyi rahatsız etmek istemem.

İçeri girmeme izin verdiğiniz için minnettarım.

Çünkü biliyorum ki bu çok büyük bir şey.

İstanbul'da bu imkansız. Bu yüzden teşekkürler.

Burada çalışıp yaşayan bazı kadınlar buldum

ancak kameraya konuşmama konusunda oldukça ısrarcılardı.

Resmî olmasına rağmen

yetkililerin onları ekanda gördüğü takdirde

işlerini, izinlerini ve yerlerini kaybedeceklerine inanıyorlar.

Hatta içlerinden biri ailesinin, kızlarının yaşamak için

ne yaptığını ve işi hakkında 30 yıldır

yalan söylediğini öğrenirlerse onu öldüreceklerini söyledi.

Gelin anlaşalım, peki ya

burada, kanepelerin yanında röportaj yapabilir miyiz?

Gel dışarı gidelim.

O anda birkaç müşteri geldi ve ortamın havası değişti.

Müşterileri rahatsız etmek istemeyiz.

Kızlar da ekmeklerinden olmasın.

Şu köşeye gidersek sorun olur mu? Gidelim o zaman.

Hadi kayıt için dışarı çıkalım.

Biraz gergin, biraz kaygılı hissettiriyor.

Bu yüzden dışarı çıkıyorum.

Nasılsın?

-İyi geceler. -İyi geceler.

Sanırım yavaş yavaş istenmemeye başlıyoruz.

Çıldırtan şey şu ki bu genelev tamamen yasal.

Kızlar, yaptıkları şey tamamıyla yasal.

Adamlar giriyor, sorun yok.

Buradaki kimse esasında yasaları ihlal etmiyor.

Ancak tüm bunlara rağmen, hepsi

kameraya çıkmaktan çekiniyor, bu da gösteriyor ki

muhtemelen bölge halkı onların seçtikleri yaşam biçiimini kabul etmeyecek.

Damgalanmış ticaretleriyle, öldürülmeyi

göze almaları sebebiyle, görüştüğüm seks işçilerinin

kameraya çıkmayı istememesi beni şaşırtmıyor.

Fakat cesur bir seks işçisi benimle görüşmeyi kabul etti.

Hülya, nasılsın? Tanıştığıma memnun oldum. Ben Stacey. Nasıl gidiyor?

Mükemmel görünüyorsun.

Hülya, Türkiye'deki sayılı yasal genelevlerden birinde çalışıyor.

Lisanslı seks işçilerinde görülen azalmaya nazaran,

genelevi, artan hazırlıksız

polis kontrollerine maruz kalıyor.

Sence hükümet, seks işçiliğine karşı durumda ve

bunu sizin için daha fazla zorlaştırmaya mı çalışıyor,

genelevleri kapatmaya mı çalışıyor?

Seks, Türkiye'de bir tabu ve seks eğitimi denen bir şey yok.

Yani gerçekten, aletini göbek deliğinize sokarak

sizi becermeye çalışan erkekleriniz mi var?

Duyduğum en acayip şeylerden biri bu sanırım.

Dünya genelinde pek çok seks işçisiyle konuştum ama

bu bir ilk.

Biliyorum ki Hülya, sen genelevlerin gerekli olduğuna canıgönülden inanıyorsun.

Neden? Neden bu kadar önemliler?

Ne kadar kaçık bir düşünce.

Anlattıkların, ciddi psikolojik rahatsızlıkları olan adamlar.

Hülya gibi seks işçileri, günde elliye kadar adam görüyor. Müşterilerinin

belki de üçte birinin benzer fantezileri olduğunu düşündüğünü söylediği zaman

şok oldum.

Peki Hülya, ne zamandır seks işçiliği yapıyorsun?

Yani 15 yaşındayken, biri seni bu iş koluna girmeye mi zorladı?

Kim?

Bunlar olup biterken ailen neredeydi?

Başka bir kariyer denemeyi isteyip istemeyeceğinin sorulması

şansına sahip olmadın bile.

Evet, doğal olarak

seks işçileriyle, yaşamak için seks

işçiliği yapmayı seçmemiş kadınların aynı

türden özgürlüğe sahip olmasını istiyorsun.

Şeytan gibi görülmekten yorulmadın mı?

Siz kızlara bakıyorum da bence çok güçlüsünüz,

çok cesursunuz ve savaşmaktan vazgeçmiyorsunuz. Eminim bu çok yorucudur.

Hülya, Türkiye'de geriye kalan 1,500 lisanslı seks işçisinden biri.

Ancak daha çaresiz olan 100,000 kadar

kayıtsız seks işçisi var.

Hükümet, daha sıkı bir İslamî tutum takındıkça

liberaller karşı koyuyor.

Bazı seks işçileri de onların yanında durma cesareti gösteriyor.

Türkiye'deki ilk siyasi yürüyüşüme gidiyorum.

Cumhuriyet Halk Partisinin yürüyüşü.

CHP, şu anki hükümetin karşısındaki ana muhalefet.

Seküler bir parti.

Türkiye, genel seçimlere yalnızca birkaç gün uzakta.

Görünen o ki iki seçenek var:

şu anki muhafazakâr hükümetle devam etmek

ya da ülkeyi daha liberal bir yöne çevirmek.

Yürüyüşe, cinsiyet değiştirmiş

bir seks işçisi ve liberal CHP'nin destekçisi Derya ile gidiyorum.

İyi misin?

Seni görmek güzel.

Tutumlardaki değişikliği zaten gördü,

hayatın sadece daha da kötüleşmesinden korkuyor.

Pekâlâ, hadi biraz hareketlenelim.

Burada olduğum için gerçekten çok heyecanlıyım.

Kaçınılmaz biçimde, çok kuvvettli görüşleriyle

pek çok insan olacak. Çok tutkulu olacaklar.

Birkaç hafta önce Ankara'da, Türkiye'nin en kanlı

bombalı saldırılarından biri gerçekleştirildi.

Bu gösterinin de barışçıl bir protesto olması gerekiyor.

Bakıp görelim. Eminim ki güzel olacak.

Tüm bu insanlar,

canlarına tak ettiği için bu gece buradalar.

Değişim istiyorlar.

Tıpkı Derya gibi.

Her dakika korkarak yaşamak istemiyor.

İslamî bir hükümetlerinin olmasına da pek meraklı değiiler.

En azından, bu insanlar.

Fakat Türkiye'deki ilk siyasi yürüyüşüm kısa kesildi.

Derya çok rağbet gören bir kadın.

Vay, tamam. Gelebiliyorum?

-Gel. -Geleyim? Tamam, gidelim o hâlde.

Parayı bekletemiyorum.

Teşekkürler.

Transseksüel seks işçileri Türk erkekleri arasında popüler

fakat istismara uğramaları çok daha muhtemel.

Peki Derya, söyle bakalım çantanda ne getirdin. Ne var çantanda?

Kasap bıçağı gibi.

Bu şeyleri hiç kullandın mı?

Derya, neredeyse 20 yıldır seks işçisi.

O da Hülya gibi hapsolmuş hissediyor.

Evet, anlıyorum.

İyi misin?

Çıkalım mı?

Her şeyini aldın mı?

Transseksüeller devlet tarafından kadın olarak görülmüyor.

Bu yüzden yasal genelevlerde çalışamıyorlar.

Tek seçenek sokaklarda riske girmek,

yabancıları evine almak

ya da yasa dışı seks evlerinde çalışmak.

Bu, İstanbul'un en meşhur yasa dışı trans genelevi.

Tamamen yasa dışı.

Ancak her ne sebeple olursa olsun, çok daha aşikar.

Yasal genelevlere esasında girmesi epey zor

ve aşırı derecede iyi gizlenmişler.

Pek çok genelev kapatılmaktayken

bunun böyle alelade faaliyet

göstermesi bence sıra dışı bir şey.

Vitrinleri gezen birkaç adam,

benim de satılık olduğumu sanıyor.

Seks işçisi olduğumu mu düşünüyorlar bilemiyorum.

-Sen. Sen, ben. -Hayır, kalsın.

-Evet, tamam? -Yok, yok, yok.

-Tamam? -Kesinlikle tamam değil.

Bu genç çocuklar bana seks teklif etmeye devam ediyorlar.

Kandırılmışlar. Onlar daha çocuk.

İstedikleri şey bu.

-Bu seks. -Bu seks, evet.

-Seks, evet. -Bu kesinlikle seks.

-Sen, ben. -Hayatta olmaz.

Beni kolay mı zannediyorsun?

Neden?

Bir kadına onu öpüp öpemeyeceğini sormak,

ona seks teklif edip telefondan anal seks fotoğrafları göstermek...

biraz kabaca değil mi? Sizce bu kabul edilebilir mi?

-Playboy. Playboy. -Sen, ben, evet.

-Trans genelevlerine hiç gittiniz mi? -Evet, evet, evet.

Güzel mi?

Dört, dört.

-Dört kez mi gittiniz? -Evet, dört.

Neden trans seks işçilerini tercih ediyorsunuz?

Hardcore'un senin için ne demek olduğundan bahset.

Ya şu an gösteremeyeceğim pozisyon yani.

O mu seni beceriyor, sen mi onu?

Yani sen penisini onun kıçına sokuyorsun.

Kendinizi normal mi görüyorsunuz peki? Biseksüel?

O zaman neden trans seks işçilerine gidiyorsunuz?

Bana sormak istediğiniz bir şey var mı?

Sadece benle seks yapmak istiyorsunuz, öyle mi? Ciddi misiniz?

Gururum epey kırılmaya başlıyor da.

Öylece üstünüze atlayacağımı varsaymanız,

sırf bana biraz ilgi gösterdiniz diye.

Kadınlar böyle etkilenmez. Her kadın böyle değildir.

Bu çocuklarla konuşmamdan anladığım üzere,

trans seks işçilerinin bu denli popüler olmasının sebeplerinden biri,

Türk erkeklerinin hardcore fantezilerini karşılamaları.

Burada çalışan kadınlarla konuşamıyorum.

Ben ve kameram hoşlarına gitmiyor.

Kamera. Kamerayı ıslatmya çalışıyor.

Türk erkeklerin cinsel tercihleri hakkında daha fazla bilgilenmek için

Derya'ya geri dönüyorum.

Merhaba.

Ancak sıramı beklemem gerekiyor.

Bir müşterisi, her an gelebilir.

Sokakta çaışmakla beraber

bir internet sitesi de var Derya'nın.

O müşteriler evine geliyor.

Memelerini görmemizi istemiyorsun musun?

Benimkilerden güzel.

Güzel bir kadınsın.

Bu geceki müşterinden bahset.

Kondom.

Çok gerekli.

-Sen gelip beni alana kadar bir şey söylemiyorum, bir yere gitmiyorum.

-Tamam.

İyi eğlenceler.

Televizyonu aç.

En garip deneyimim bu.

Televizyonun açık olmasını rica etti.

Çünkü yalnız olsa bile

televizyonun duyulmasını sağlıyor ki

müşteriler evde başka birinin de olduğunu sansın.

Saldırıya uğrama ihtimalini azaltma aracı.

Büsbütün yabancı insanları kişisel alanınıza davet etmek,

evinize...

Çok tehlikeli. Ben çok çekinirdim.

Umarım yakında bitirir.

Öyle gibi duruyor.

Neye dönüştüm ben böyle?

Garip İngiliz sapıklar gibi.

Bakayım.

Derin soyulmuş.

Derya penisini aldırmamayı seçti.

Ve biliyor ki bir trans seks işçisi olarak bu onun en büyük varlığı.

Sonra ne oldu?

Penisini yalarken mi boşaldı yani?

Normalde, azmışlarken,

sertleşmiş durumda mı oluyorlar?

Yoksa genelde, azıyorlar ve sen mi halletmek durumunda kalıyorsun?

Bazı gey olduklarını düşündüğün insanlar,

cinsel durumlarını kabul etmekte zorlanıyor ve

bundan ötürü trans seks işçilerini kullanarak

bir şekilde kendilerini tam anlamıyla

gey olmadıklarına mı ikna ediyorlar sence?

Ne kadar ödedi sana?

Fazlasıyla iyi mi bu?

Duş almak için can atıyor

çünkü çok terli ve kirli olduğunu söyledi.

Türkiye'de erkekler için açıkça gey olmak zor görünüyor.

Türkiye'nin başkenti Ankara'ya gitmek üzere İstanbul'dan ayrılıyorum.

beni geneleve alan

kendini gizlemeyen gey, seks işçisi ve aktivist

Kemal'le konuşmak için.

-Kemal, nasılsın? -Merhaba.

İyi olmaya çalışıyorum. Sen?

Çok iyiyim, çok iyiyim. Sağ ol.

-Ofise hoş geldin. -Teşekküler.

Burası ofis.

Bu şu ana dek Türkiye'de rastlamadığım bir şey.

-Bu uğruna savaştığımız gökkuşağı şeyi. -İlk kez görüyorum.

Posterlerden görebileceğin üzere, aslında yaptığımız şey farkındalık uyandırmak

ve seks işçilerinin karşı karşıya kaldığı insan hakları ihlallerine dikkat çekmek.

Örneğin, bu ihlallerle karşılaşanlara hukukî yardım sunuyoruz.

Derneğimin gerçekleştirdiği en önemli aktivitelerden biri bu.

Genel anlamıyla Türkiye'de,

seks işçileriyle yetkili kişiler arasındaki ilişkiden bahset biraz.

AKP hükümeti, seks işçilerini ortadan kaldırmak istiyor.

Ülkeyi seks işçilerinden

arındırmayı arzu ediyor.

Abartmıyorum gerçekten.

Durum bu.

İnsanlar neden ayaklanmıyor?

Neden bu insanların hakları için gösteriler yapmıyorlar?

İnsanlar seks işçilerini umursamıyor işte.

Hikayelerine tanıklık ettin mesela, öldürülen cinsiyet değiştirmiş insanlar,

kafaları kesildi,

silikonları vücutlarından söküldü,

ayakları kesildi ve bir çöp konteynerine fırlatıldı.

Keza bir seks işçisi 200 kez bıçaklandı.

Ancak internette yorumları görüyorsun,

haberlerin altında.

Adeta bu nefret içlerinde var.

"O zaman seks işçiliği yapmasaymış." diyorlar.

"Yaşamak istiyorsa..."

Bunlar hep karşı karşıya kaldığımız hikayeler.

Kemal, ihbar edilmiş olsun veya olmasın, seks işçilerine yapılan

saldırıların polis tarafından ciddiye alınmadığını iddia ediyor.

Kendi deneyiminden bildiği üzere, evinde

bir müşterisi tarafından tecavüze uğradığında bunu yaşamış.

Bu benim için apaçık bir travma.

Hakkında konuşmak da pek kolay değil.

Çünkü, bu bir hırsızlık ve

cinsel saldırıydı.

Olmak istemediğim bir yerde

beni zorla tutuyorlardı.

Olay altı ay önce, sıradan bir müşterinin

bazı arkadaşlarıyla Kemal'in evine gelmesiyle gerçekleşmiş.

Üç kişi vardı. Biri dışarıda, ikisi içeride.

Kötü bir şeyler olduğunu fark ettim o anda.

-Biri sana tecavüz etti. -Evet.

Ve tecavüz ederken sürekli şunu söylüyordu:

"Biz üç kişiyiz..."

Çok kötü.

"Üç kişiyiz,

evine yine geleceğiz."

"Bize para vereceksin."

Donup kaldım açıkçası.

Sakin olmaya çalıştım doğrusu

çünkü biliyorum ki pek çok arkadaşım bu yüzden hayatını kaybetti.

Hepsi, üçüncü adam da dahil,

evime geleceklerini,

yine paramı alacaklarını ve beni becereceklerini söylediler.

Ağlamaya başladım

ve "Tamam, size para vereceğim." dedim.

Beni bir ATM'ye götürdüler.

Fakat yolda polis arabasının ışıklarını gördüm.

Polislere doğru koştum.

Polisin ilk tepkisi "Kes sesini." idi.

Ben...

-O an ağlamaya başladım.

-Dedi şey bu muydu? -Evet. "Kes sesini."

Az evvel kendi evinde tacize uğramışsın

ve polisi gördüğün zaman, eminim ki şansına inanamamışsındır.

Sonra onlara yaklaşıyorsun ve daha da berbatlaşıyor. Yani, ne bileyim...

Suçlular polise "Bak sen bizim kardeşimizsin,

bu ibneleri bilirsin, böyle şeyleri

hep söylerler." demeye başladılar.

"Evet seks yaptık ama

yani yalan söylüyor işte."

Kendilerini gey olarak görmüyorlar mıydı?

Hayır, hiç.

Polislere dediler ki "Bak, biz erkeğiz,

çoluğumuz çocuğumuz var, yardımcı olursun bize."

"Biz de sizin gibiyiz, kardeşimizsiniz."

Kelimesi kelimesine böyleydi.

Olay gerçekleştiğinden beri, Kemal üç adama

ve polise dava açmış durumda.

Aylar süren bekleyişten sonra,

bugün zanlının ilk duruşması var.

-Of. -Sorun nedir?

Çok stresliyim.

Beni dinle. Stres yapma.

Bunu neden yaptığını hatırla.

Sen yeteneklisin. Halledersin.

Yani, olanları unutmak için dört ay harcadım ve şimdi

benden detayları anlatmamı istiyorlar.

Tamam, tamam, tamam.

Kemal bugün arkadaşları ve çalıştığı avukatlarca destekleniyor.

Merhaba, nasılsın?

Geçmişte yardımcı olduğu pek çok

seks işçisiyle aynı durumda.

Bu çok büyük bir şey.

Cesaret gösterip seslerini yükselterek

şöyle diyemeyen pek çok seks işçisini temsil etmeye çalışıyor:

"Biliyor musunuz, ben bir seks işçisiyim ama bana tecavüz edildi."

"Bunu ben istemedim ve bu kabul edilemez."

"Polisler beni ciddiye almadı."

"Ve ben bir insanım, saygı görmeyi hak ediyorum."

Duruşmaya girmeme müsaade vardı ancak

kameranın dışarıda kalması gerekiyordu.

Ama görünen o ki Kemal adelet için epey daha beklemek durumunda.

Bugünkü ilk resmî duruşma ertlendi.

İki buçuk ay kadar sonra, ikinci duruşmayla devam edecek.

Kemal, ifade verirken,

hep hıçkıra hıçkıra ağladı.

Üç adam da tamamen masum olduklarını savundular.

"Biz suçsuzuz." diye bağırıyorlardı.

"O kadar korkuyorsa ne diye gecenin

bir yarısı evine adamları davet ediyor?"

Hak ettiği adaleti

elde etmesi ne kadar gerçekçi görünüyor?

Duruşmadan sonra Kemal'i yakaladım.

Tabii ki cinsiyetleriyle çatışıyorlar

ama dışına çıkmıyorlar. Çıkmak istemiyorlar.

Çünkü kendilerini gey kabul etmiyorlar.

Bize gelen müşterilerin çoğu geu gibi davranıyor.

Fakat evlerine döndüklerinde,

eşlerinin kocası gibi ya da

çocuklarının babası gibi davranıyorlar.

Çok heteroseksüel bir biçimde.

Ve ben... Ben bazen onlara acıyorum.

Çok şey yaşadın.

Seks işçiliğine dönecek misin?

Belki dönerim.

İstediğin için mi, mecbur olduğun için mi?

Bu sırf parayla alakalı değil.

Çünkü para için çeviri yaptığımı hatırlıyorum.

Kafamı allak bullak ediyordu.

Bir seviyeye kadar seks işçiliği yapmayı yeğlerim,

çeviri yapmaktansa. Açık konuşayım.

-Gerçekten mi? -Evet.

Ama şu an değil çünkü psikolojik olarak hazır değilim.

Pekâlâ, seni bırakıyorum.

Kendine iyi bak.

Yaşadığı onca şeye rağmen,

Kemal'in seks işçiliğine dönebilecek olmasına çok şaşırdım.

Derya, başka çares olmadığını düşünüyor.

Faturalarını ödeyebilmek için bu işi yapmak zorunda.

Fakat Türkiye'de, kıdem sırasında transseksüellerden bile

düşük olan bir başka seks işçisi grubu var.

Hiçbir hakları, destekleri yok ve geçimlerini zar zor sağlıyorlar.

Savaş mağduru Suriyeli kadınlar.

Şu ana kadar, en az 3 milyon Suriyeli mülteci Türkiye'ye giriş yaptı.

Bunların büyük bir kısmı İstanbul'un köhne yerlerine yerleşti.

Burası Suriyeli mültecilerin küçük bir gettosu oldu.

Devletten az gelen ya da hiç gelmeyen

yardımla yaşayan pek çok çaresiz insan.

Bir şeyim yok tatlım.

Gerçekten yok.

Para, para.

Türkiye'nin onlara savaşsız bir hayat sunmasına karşın,

karşı karşıya kaldıkları ayrımcılıkla, mücadeleleri devam ediyor.

Merhaba çocuk. Bir şeyim yok.

Üzgünüm.

Hiçbir yasal gelirleri olmaksızın

sefalet içinde, yasa dışı ve istimlak edilmiş

evlerde yaşamaya mecbur kaldılar.

Bu mahallenin şu anda bu kadar dokunaklı olmasını sağlayan bu insanların

nereden geldiklerini düşünmeye çalışmanız gerek.

Binalar her an çökebilir gibi duruyor.

Çocuklar aç. Bu çok berbat.

Ama tüm dürüstlüğümle, buradaki insanlar

kendilerini şansı olanlar olarak görüyorlar.

Çünkü bu, hâlâ Suriye'de olmaktan,

öldürülme korkusu yaşamaktan

ya da sınır kamplarında kalmaktan çok daha iyidir.

Savaşta harap olmuş bir şehir olan Halep'ten bir kadınla

görüşme ayarladık.

Çalışamayacak kadar hasta kocasıyla ve üç çocuğuyla kaçmış.

Dilenmekle yeterli parayı kazanamazsa

tek çaresinin kendisini seks için satmak olduğunu düşünüyor.

Çevre otellerden birinde hikayesini anlatmayı kabul etti.

Hava soğuyor.

Paran var mı? Var mıymış biraz?

Fakat bir markete kısa yoldan gitmekteyken

birinci eldeni, mültecilerin her gün

karşılaştıkları ayrımcılığın farkına varıyorum.

Sorun nedir?

Bu problem, problem.

Sorun nedir?

Bu problem.

-Bu problem? -Evet.

-Arkadaşımı mı kastediyorsunuz?

Hayır, benim arkadaşım değil.

-Neden girmesine izin vermiyorsun? -Defol.

-Dinle, sorun çıksın istemiyoruz. -Defol.

Bir soruna sebep...

Ağzıma bir şey sıktı.

Biri ağzıma bir şey sıktı.

Onun ağzına da bir şey sıktılar.

Üzgünüm, senin için değil.

Sakinleşmen gerek.

Bak, bunu kabullenecek değilim.

Sorun şu ki hepiniz ırkçısınız.

Suriyeli olduğu için sorun çıkarıyorlar.

Bu ırkçı bir davranış.

Ve kabul edilebilir gibi değil.

Gidelim hadi. Gidelim.

Daha fazla zorlama. Tüm kaydettiklerini kaybetmek mi istiyorsun?

-Hayır, istemiyorum da... -Gitmek zorundayız.

Hemen gitmemiz lazım. Dinle.

-Bu kabul edilemez lan. Irkçı piçler. -Evet.

-Ne dediler? Neden bana sprey sıktılar? -Kadının dilenci olduğunu

sandıkları için ona sprey sıktıklarını söylediler.

Ama yüzüme bir şey sıktılar. Nefes alamadım.

Onlar, sanırım...

Hem ırkçı hem de aşırı köktendinci adamlar.

Hadi ama...

İyi misin?

Fatima 18 aydır burada yaşıyor.

IŞİD evini yok ettikten sonra, sınırı geçmek için

kaçakçılara para ödemiş.

Fatima otuzlarında, yüzünü örtüsünün altından görüyorum.

Sesi daha yaşlı geliyor.

Hikayesini anlatmaya başladığı zaman, sebebini anlıyorum.

Suriye'deyken,

hiç seks işçiliği yapmamış mıydın?

Eşin nasıl para kazandığını biliyor mu?

Kocanı ve çocuklarını doyurabilecek kadar kazanmak için,

bir gecede kaç adamla yatman gerekiyor?

Kendini satmaya başlamadan önce,

hiç kocandan başka bir adamla yakınlaşmış mıydın?

Yani, kendini kaybetmiş, normaldir ki.

Sarsılmış. Nasıl sarsılmasın?

Bir insanın atlatamayacağı şeyleri, onun

yapmak zorunda kalması, anlayabileceğim bir şey değil.

Hayal etmeye başlayamazsın bile. Bu...

Onun için bir yaşayış biçimi.

Fakat gerçekten nahoş olanından.

Kapı komşusundaki Suriye kriziyle beraber,

Türk halkı genel seçimlerde oy kullandı.

AKP'yi iktidar seçtiler.

Büyük bir çoğunluğun oyunu alan,

sıkı bir İslamî parti.

Ankara'da, iktidar partisinin destekçileri,

beklenmedik zafer sonucu sokaklara döküldüler.

Vay. Bu beklenmedik bir zafer.

AK Parti şimdi ülkeyi tek başına yönetecek.

Ki bu...

Buradaki pek çok seks işçisi için, bu en kötü ihtimal demek.

Onların deyişiyle.

Olmasını istedikleri son şey buydu.

Başkan ve kurduğu partisinin

çok net bir meajı var:

"Ya biz ya kaos."

Birlikte zaman geçirdiğim insanlar için bu iyi bir haber değil.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.