Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
2025 Cannes Film Festivali Belirli Bir Bakış
- Adın ne? - Manal.
Burayı imzala.
- Sıradaki! Adın ne? - Sayeda.
Burayı imzala.
- Sıradaki! Adın ne? - Hanaa.
Burayı imzala.
- Sıradaki! Adın ne? - Aisha
Burayı imzala, Aisha.
Al, maaşını.
Başka bir şeye ihtiyacınız var mı, Madam Ghada?
Teşekkürler Aisha, gaz vanasının kapalı olduğundan emin ol.
- Her şey yolunda mı, Aisha? - Evet, telefonumu unutmuşum da.
Tamam, pencereyi kapat.
- Hazır. - Ne kadar? - 20 E£.
- Buyurun. - Tamamdır. - Teşekkürler.
Günün iyi geçti mi?
Evet.
- Bıçağı çektim... - Sonra...?
- Hiç. Elimden kayıp düştü. - Niye bizi çağırmadın?
Kız arkadaşım yanımdaydı, sizi görse düşüp bayılırdı.
Sonra yüzüm gözüm şiş hâlde gözümü hastanede açtım.
Doğum mu yaptın yani?
- Adresi sana gönderirim. - Tamamdır!
- Bacaklarını ısır! - Vega, taşaklarını kap!
Bu bölgede uyuşturucu satmamanızı söylemiştim size, orospu çocukları.
Kimin için çalışıyorsunuz?
Cevap ver, yavşak.
Konuş, orospu evladı.
Saldırın!
Madam Ghada'nın şehir merkezindeki evi soyuldu.
Kadın şu anda hastanede, can çekişiyor.
Oraya giden tüm hizmetçileri sorguladık.
Hiçbir şey bilmediklerini söylediler.
Kayıtları kontrol ettim...
...ve oraya en son senin gittiğini öğrendim.
Bu konuda bir şey biliyor musun?
Hayır.
Kadının, ulaşılabilir bir akrabası yok.
Hâlâ komada olduğundan, polis de ona bir şey soramıyor.
Bu nedenle, herhangi bir şeyden şüphelenirsen...
...ya da olağan dışı bir şey hatırlarsan...
...bana hemen haber ver.
Tamam.
Seni, yeni bir evde görevlendireceğim.
Yalnız yaşayan hasta bir yaşlı adam var.
Cuma günleri hariç her gün yanında birine ihtiyacı var.
Bu, evden eve gezip durmandan daha iyi olur.
Al.
Adres bu.
Bugün git, oradaki kız görevi sana devredecek.
Tamam.
Ayrıca, gitmeden önce...
...dışarıda bir polis memuru var, sana birkaç soru soracak.
Gidebilirsin.
- Soruşturma için mi buradasınız? - Evet.
- Beşiniz de orada mı çalışıyorsunuz? - Evet.
Sorgusu tamam.
İçeri gel.
- Adın ne? - Viola.
Temizlik şirketi artık benden şüpheleniyor. Bundan sonra sana anahtar getiremem.
Ayrıca, o kadına zarar vermemeliydin.
Burası salon.
Burası da televizyon izlediği oturma odası.
Tamam mı?
Ve burası misafirleri olduğunda yemek yediği yemek odası.
Burada da tuvaletler var. Büyük tuvalet ve küçük tuvalet.
Bura balkon, çamaşırları burada kurutuyoruz.
Burası da en önemli yer.
Bay Khalil yemek odasından daha çok burada yemek yemeyi tercih ediyor, tamam mı?
Bu yüzden buraya iyi bakmalı ve temiz tutmalısın.
Sağlık sorunları olduğu için temizliğe çok önem veriyor.
Temizlemelisin.
Dediğimi anladın mı?
Temiz.
Temiz.
Anladın mı? Temiz?
Temiz.
Temiz. Temiz.
- Temiz. - Anlamadım.
Temiz.
- “Temiz” mi demek istiyorsun? - Aynen.
Üzgünüm, sadece Fransızca biliyorum ve iletişim kurmak zor.
Burası Bay Khalil'in odası.
Bunlar da onun antikaları. Dokunma ve temizleme.
Anladın mı?
Bu Bay Khalil, hâlâ uyuyor ve geç uyanır.
Gördüğün gibi, diyabetik ayakları var.
Haftada iki kez pansuman yapıp sargıları değiştirmelisin.
Tamam mı?
Neredeyse bitti, 1 saate yatağında olursun.
Bu herifin belgesi falan yok; bırak parayı basıp kalsın.
- 3 Numaralı binaya geç. - Götür onu, şunların arasına at.
- Hepsinin pasaportu var mı? - Hayır, bazıları kaçak olarak geldi.
- Öyle mi? - Evet.
Nasılsın Saeeda?
Memleket ne âlemde?
Sudan'da durum çok kritik artık. Hızlı Destek Milisleri tüm ülkeyi ele geçirdi.
Ne su var ne elektrik, ne de iş.
Son maaşımı bile vermediler.
Dün marketteydim ve Hızlı Destek Milisleri oradaydı.
Beni dövdüler. Kimse yardım edemedi çünkü herkes korkuyordu.
Burada yaşamak mümkün değil artık.
Çocuklar beni görünce korktular.
Allah yardımcımız olsun; 2 ordu savaşıyor ve kurbanları biz oluyoruz.
Allah bizi onlardan koruyacak ve bu yaşananlar sona erecek.
Gelin çocuklar, Aisha teyzeye merhaba deyin.
- Merhaba Aisha teyze. - Merhaba Aisha teyze.
Merhaba Neama, merhaba Suliman, nasılsınız?
- Nine. - Nine.
Nasılsınız? Sizi özledim.
- Bu arada, bugün size biraz para gönderdim. - Eksik olma, çok düşüncelisin.
Mısır'da durumlar nasıl? Her şey yolunda mı? Okul ve işlerin nasıl gidiyor?
Okulumu bitirmek üzereyim. Evlerde değil, hastanede çalışmak istiyorum.
O ses de ne? N'oldu?
- Bir şey yok, sokaktan geldi. - Cam kırılma sesi duydum.
Bir bakıp seni geri arayacağım. Hoşça kal.
Bana anahtar getirmeye devam edeceksin.
Aksi takdirde, kendini bir hafta içinde o evden atılmış farz et.
- Selâmünaleyküm. - Ve aleyküm selâm.
- Teyze, ben gidiyorum. - Bir dakika.
Bir dakika bekle, Aisha.
- Hayır! Gerek yok! - Sadece yol parası için.
Kabul edemem, gerçekten, yardımcı olmaktan memnunum.
Teşekkür ederim... Çok teşekkür ederim.
- Mosaad? - Buyur, patron?
Beyaz maldan getir biraz.
Ne kadar lazım?
2 kilo.
Hâlloldu say.
- Güzel. - Harika. Kilosu ne kadar?
- Teşekkür ederim. - Rica ederim.
Arkadan itekle.
Gözlüğümü ve gazeteyi getir.
Burayı imzala.
Devam et, canım.
Adın ne?
Burayı imzala.
- Adın ne? - Burayı imzala.
Devam et.
- Adın ne? - Tawfiqah.
Burayı imzala, Tawfiqah.
Git ileride say.
200 E£ eksik.
Ne demek istiyorsun, deli misin sen, orospu?
- Bana hırsız mı diyorsun, orospu? - Şerefsiz.
Sâkin ol.
Dur.
Sâkin ol.
Sâkin ol.
Yeter!
Kes şunu.
Kes şunu, dostum.
İyi misin?
Su ister misin?
Hayır, sağ ol.
Her gün kaç kızın bundan şikayet ettiğini biliyor musun?
Ne de olsa, o düzenli bir müşteri, onu kızdırmamalıyız.
Beni başka bir eve transfer edemez misin?
Seçme hakkın yok.
Emirleri hiç şikayet etmeden yerine getireceksin.
Ayrıca, bunlar yaşlı ve hasta insanlar.
İstediğini yapsan ne olur sanki?
İncilerin mi dökülür?
Onu da bir bakım hizmeti olarak düşün.
Bu sıralar şikayet duymak istemiyorum.
Şehir merkezindeki ev soygunundan beri...
...gözetim altında olduğunu unutma.
Bir şeyler yemek ister misin?
Hayır, aç değilim.
Bir sorun mu var?
Hayır, yok bir şey.
Aç kapıyı, seninle konuşacaklarım var.
Zaman doldu, ev kirasını tosla.
- Ne kirası? - 50 bin E£.
Geçen yılın tamamı için.
Benim için çalışmazsan, kirayı ödersin.
Birçok aile geldi ve kalacak yere ihtiyaçları var.
Senin evin oldukça büyük.
Peki!
Birkaç gün düşün, akıllı olduğunu biliyorum.
Hoşça kal.
- Selâmünaleyküm. - Aleyküm selâm.
- Tawfiqah burada mı? - Evet, tuvalette. Sen kimsin?
- Aisha. - Gir, içeride bekle.
O götler beni işten attı.
Sudanlı bir herifin işlettiği küçük bir şirket var, orada çalışmaya başladım.
Berbat bir yer; para da değmeyecek kadar az.
...ama ek iş ayarladım.
Daha önce başka hizmet ofislerinde çalışmış mıydın?
Mısır'a yeni geldim.
Yolculuğun ne kadar zor olduğunu tahmin edebiliyorum.
Hiç sorma.
Bizi dağlardan kaçırdılar, Mısır polisi peşimizdeydi.
Kaza geçirdik, kız kardeşimin beli kırıldı.
Hay Allah!
Peki şimdi durumu nasıl?
Bilmiyorum; o olaydan sonra irtibatımız koptu.
- Burada maşallah çok kız var. - Evet, birlikte yaşıyoruz.
Ve kirayı paylaşıyoruz.
- Mutlu musunuz? - Allah'a şükür.
- Bugün kimin doğum günü? - Mimi'nin doğum günü.
Benim doğum günüm.
Damat zaten koyu tenliydi, kınayı sürünce iyice karardı.
Ya erkekler?
Ve bütün erkekler yeşil giyinmişti...
...damadın kafası da taşa benziyordu, bir garipti.
Bize mango suyu yerine hurma suyu verdiler.
Bir de sesi en güzel olan şarkı söyleyecekti ama o da söylemedi.
Kızlar, molehiya'mı yiyin dünyada üstüme molehiya yapan yoktur.
Lütfen, deneyin kızlar.
Beni mahcup etmeyin.
Beni mahcup etmeyin.
Bir keresinde, Jacklin'le bir düğündeydik ve gece eve dönerken...
...Jacklin'e, çantasına ve peruğuna dikkat etmesini söyledim.
Sonra bir hırsız motoruyla geldi ve peruğunu kapıp kaçtı.
O da şok içinde hırsızın peşinden koştu.
Kendine gelsin diye yüzüne su vurmak zorunda kaldım.
Eve kadar yürüttüm, resmen şoktaydı.
Yüzünü hayal edin işte, çünkü peruğu yeniden almak zorunda kaldı.
- Pahalı bir peruk muydu? - Pahalıydı! Çok pahalıydı.
Ne kadardı biliyor musunuz? 5 E£!
O bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı.
O bana kitap verdi ve beni peygamber yaptı.
Nerede olursam olayım...
Nerede olursam olayım...
...o beni kutlu ve bereketli kıldı...
...o beni kutlu ve bereketli kıldı...
...yaşadığım sürece bana namazı...
...yaşadığım sürece bana namazı...
...zekâtı ve anneme saygılı olmayı emretti...
...zekâtı ve anneme saygılı olmayı emretti...
...beni zorba ve isyankâr yapmadı.
...beni zorba ve isyankâr yapmadı.
Doğduğum gün, öleceğim gün ve yeniden hayata döndürüleceğim gün...
Doğduğum gün, öleceğim gün ve yeniden hayata döndürüleceğim gün...
...esenlik benimle olacaktır.
...esenlik benimle olacaktır. (Meryem 30-33)
- Nasılsın? - İyiyim.
Yaşlı adam, yalnız yaşıyor, adres bu.
Tamam.
Teşekkür ederim.
- Sen iyi misin? - İyiyim.
Hoşça kal.
Makarna dışında başka bir şey denemek istemiyor musun?
Annemin Mısır yemeklerinden yapıyorum.
Kendisi çok güzel molehiya yapardı.
- Bir ara bana da yapabilir misin? - Tabii ki.
Yanına da pirinç pilavı yaparım.
O benim abim, İbrahim.
Gidip bakayım ne istiyormuş.
Yarın anahtarı senden alacağım.
Şeyh Abdeljaleel ile anlaştım, gelecek hafta Sharqia şehrinde onun kızıyla evleneceksin.
Ama ben evlenmek istemiyorum; bu benim hayatım.
Bu konuda seçim şansın yok; ailesine söz verdim.
Mal mısın nesin?
Sana bir gelecek sunuyorum.
İçerideki o boktan siyah kadını mı seviyorsun?
- Onunla bir ilişkin mi var? - Yok.
Sikiyor musun onu?
Saat çok geç oldu.
Üstümü değiştirip seni eve bırakayım.
Zuka, anahtarı istiyor.
Nereye gidiyorsun?
Açılın, açılın! Yaralandın mı patron?
O sokukları getir, çevreyi güvene al.
Sen de burayı sağlama al.
Kim olduklarını biliyoruz; onları sana getireceğiz.
- Selâmünaleyküm. - Ve aleyküm selâm.
Mohamed, bu çok güzel!
Harika, işte böyle, çok güzel!
Allah iyilik versin Aisha, çok cömertsin.
Hadi, bir daha dene.
Bu harika Mohamed, Allah'ım sana zeval vermesin!
Artık arkadaşlarınla dışarı çıkabileceksin.
Sağ ol, Ashousha.
Çok teşekkür ederim. Çok cömertsin.
Sağ ol.
- Frenleri gördün mü? - Evet, burada, yan tarafta.
Aisha'ya teşekkür et.
- Teşekkürler Aisha teyze. - Rica ederim.
Omdurman ile Hartum'un doğu kesiminde...
...şiddetli çatışmalar yaşanırken...
...El Halfaya Köprüsü bölgesindeki...
...üçten fazla noktada...
...dumanlar yükseliyor.
- Canın yandı mı? - Hayır, sorun yok.
Olanlar için üzgünüm.
Bir süre yalnız kalmak istiyorum.
- Nereye gidiyorsun Mosaad? - Zuka'ya.
Siyahi kızlardan mı hoşlanmaya başladı?
Kıza malı getir.
Otursana, Aisha.
Kendine mi alıyorsun?
Dikkatli ol, öldürür ha!
Sorun değil, hiçbir şey olmadı zaten.
- Aferin çocuklar. - Günlerini gösterdik.
Bir avuç ibne işte.
Aferin çocuklar.
O kadar kalabalıktı ve kuyruk vardı ki...
...çok kötüydü, ayrıca aşırı sıcaktı.
Omar'ı mutfağa götürür müsün, lütfen?
Gel canım.
Ne yapacağımı bilmiyorum! Omar'ın babası beni rahat bırakmıyor.
Sürekli arayıp taciz ediyor. Omar'ı alacağına dair tehditler savuruyor.
Gerçekten, ne yapacağımı bilmiyorum.
Ve sen bunu çözebileceğini düşünmüyor musun?
Yalnız kalmak yerine ona geri dönüp barışmaya çalış.
Ona geri dönmek mi?
Omar'ı bu hâle getiren o.
Okuldan sürekli “Oğlunuz çok saldırgan ve diğer çocukları dövüyor,” diye arıyorlar.
Babası, Omar'ı saldırganlaşana kadar sürekli dövüyordu.
Hepimize çok kötü davranıyordu. Ona geri dönmem mümkün değil.
Benimle oynar mısın?
Nasıl bir oyun?
Ben saklanacağım, sen de beni bulacaksın.
Tamam.
5'e kadar say.
1...
...2...
...3...
...4...
...5..
Payının yazılı olduğu fıkra burada.
- Bu tam tutar mı? - Hayır, bu sadece kapora.
- Bir sorun mu var? - Hayır, yok.
- Omar iyi mi? - Evet, oyun oynuyoruz.
Tamam, dikkat et ona.
- Gitme, Aisha, sana ihtiyacım var. - Tamam.
Omar.
Omar.
Omar.
Omar.
Omar.
Omar.
Aisha.
Çay yapıp odama getir.
Tuvalete gidip hemen döneceğim.
Forgina Moussa nerede?
En son ne zaman muayene oldun?
- 2 ay önce. - Tamam, gel.
Sara Youssef nerede?
- Bir hafta önce mi geldin? - Evet.
Tamam, gel.
Viola Joseph nerede?
- Viola! - Viola Jon.
Viola John mu? Tamam, gel.
Aisha Ahmed nerede?
Öksür, lütfen.
Bluzunu kaldır, lütfen.
Bu döküntü uzun zamandır mı var?
Bana bir plastik poşet getir.
Sana daha fazla anahtar getiremeyeceğim.
Mısır'ı terk edeceğim, bir tekneye binip denizi geçip Avrupa'ya gideceğim.
Bana yardımcı olacak birini buldum.
Beni burada yalnız mı bırakacaksın?
İnşallah tekrar görüşürüz!
- Nasıl yardımcı olabilirim? - Abdoun burada mı?
Hayır, Abdoun bir hafta önce restorandan ayrıldı.
- Şu an ne yaptığını biliyor musunuz? - Üzgünüm, hiçbir fikrim yok.
- Ama arabası dışarıda duruyor. - O araba ona ait değil, restorana ait.
Adresini restoran yönetiminden alabilirsiniz.
Müsaadenizle.
Aradığınız kişi şu anda meşgul.
Lütfen, sinyal sesinden sonra mesajınızı bırakın.
Bunları sana getirdim.
Tek seferde 4 anahtar!
Akıllı olduğunu biliyordum.
Bir şeye ihtiyacın var mı?
Burası neresi biliyor musun?
- Seni burada bekleyeceğim. - Tamam.
- Selâmünaleyküm. - Aleyküm selâm.
- 6. parsel neresi? - Bir sonraki sağ.
Teşekkürler.
Sudan ordusu, Hızlı Destek Milisleri'nin saldırı girişimlerini geri püskürttü.
Ordunun hava saldırısı karşısında milislerin girişimleri sonuçsuz kaldı.
Ancak, şehir yakınlarından...
...özellikle Abu Haraz bölgesinden patlama sesleri gelmeye devam ediyor.
Dur!
Gel.
Bir şeye mi ihtiyacınız var?
Çayımı tazele.
Aisha.
Aisha. Bir bardak su getir.
Aisha.
Aisha!
Bir bardak su getir.
Hadi, çabuk ol.
Duymuyor musun? Sana söylüyorum.
Bir bardak su getir.
Neyin var senin?
Bir bardak su getir.
N'oldu? Neden bana öyle bakıyorsun?
Sandalyeyle nereye gidiyorsun?
Aisha!
Seni pislik, adi orospu, kaşar.
Aisha... Aisha!
Aç şu kapıyı, kaşar.
Aç!
Açsana, orospu!
Aç!
Aç şu kapıyı!
Merdivenlerdeyim, kapıyı aç.
Buraya gel, kaşar!
Bunlar da kim?
Bu pislikler de kim?
Kapa çeneni götveren, beynini dağıtırım bak.
Kimsiniz siz? Burada ne işiniz var?
Kapa lan çeneni!
Bir daha ona dokunursan...
...veya polise haber verirsen...
...seni yaşatmam.
Anladın mı?
Gidelim.
Teşekkür ederim.
Sıradaki! Adın ne?
Burayı imzala, Ahlam.
Sıradaki! Adın ne?
- Nora. - İmzala, Nora
Sesin çıksın biraz. Devam et.
Adın ne?
Bay Abdelhady, seni ofisinde görmek istiyor.
Bugün, Bay Khalil'in evindeki son günün.
Yarın gelip yeni evin adresini al.
Teşekkür ederim.
Yerine başka birinin görevlendirilmesini istedi.
Müsaadenizle.
Çeviri: dikistutmaz X: iapetos Letterboxd: moandor
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.