Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Esperanto
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Yeni Dünya...
evrendeki en büyük oyun alanı,
destansı öykülerle dolu.
Milyonlarca, milyarlarca öykü.
ALAN YÜKLENİYOR...
Ama biliyor musunuz?
Bu benim hikâyem.
KESİNLİKLE ÇOCUK GİREMEZ
Adım Steve.
Çocukken madenlere çok ilgi duyardım.
Ama o iş pek yürümedi.
Hadi! Git buradan!
- Anne! - Korkunç bir şey yaptım.
Yürü! Kışt!
- Büyüdüm. - Koş!
Evet, o benim.
Aynı tişört, aynı pantolon.
Eksik olan tek şey ruhumdu.
Hayatımla ne yapıyordum?
Kapı kolu satmak için yaratılmamıştım.
CHUGLASS DEVRE MÜLKLERİ
Sonra bir gün bir şey hatırladım!
Doğru!
Madenleri!
Derinlere kazıp neleri kaybettiğimi
hatırlamak için hazırlandım.
Bu defa durdurulamazdım.
Kafa feyki! Evet!
- Vaktim nihayet gelmişti. - Evet!
Maceranın tadını alabiliyordum!
Hiç durmadan kazdım.
Ta ki iki gizemli obje bulana dek.
Bu şey.
Ve şu havalı şey.
O iki şeyi bir araya getirdiğimde...
Bildiniz.
Başka bir dünyaya geçit açtı.
Yeni Dünya'ya!
Burası aklımı başımdan aldı.
Hiç böyle bir şey görmemiştim.
Vay be!
Meğer burası hayatım boyunca aradığım yermiş.
Hayal ettiğiniz her şeyi yaratabildiğiniz
bir dünya!
Bu ilk evim.
İkinci evim.
Üçüncü evim tamamen koyun yününden.
Pembe ev!
Hayat güzeldi.
Sadece 20 dakikada bir gelen geceler hariç.
Böyle zamanlarda keşke bir arkadaşım olsa derdim.
Sonra onu duydum. Arkadaşlık ulumasını.
Aslında o beni yemek isteyen bir kurttu.
Ben de kıtır bir uyluk kemiğiyle onu eğittim.
- Kemik ister misin? - Evet.
Aferin oğluma.
Dennis.
Burnunun kaşınmasını çok severdi.
Dennis, evet.
Dennis ve ben hiç ayrılmıyorduk.
Her şeyi birlikte yapıyorduk.
Sonsuz başyapıtlar inşa ettik.
İnşa ettikçe ustalaştım.
Şuna bak Dennis!
Steve'in yerine hoş geldiniz
STEVE'İN DÜNYASI
Evet
Şansıma, pandalar eğlenmeyi seviyordu
İnekler de.
Hayat mükemmeldi.
Yıllar su gibi akıp geçti.
Ta ki bir gün tuhaf bir harabeye rastlayana dek.
Bir de gözümün önüne konan sandığa.
Çakmak taşı ve çelik.
Vay!
Dennis!
Hayır, Dennis.
Meğerse yepyeni bir boyuta geçit açmışız.
Nether'a.
Hiç eğlence ve yaratıcılık yoktu.
Sadece sonsuz bir altın arzusu vardı.
Dennis!
Başlarında burayı yöneten kötü büyücü piglin Malgosha olan
vahşi piglinler
her yeri sonsuzluğa dek kazmıştı.
Kimsin ve neden bu kadar toparlaksın?
Köpeği bırakın, beni alın.
Hayır, sağ ol. İkinizi de alacağım.
Şu Küre'yi de.
Bir konuda anlaşalım.
Bizim oralarda buna küp denir.
Yakalayın onları!
Malgosha nihayet hep istediği şeye kavuşmuştu.
Hâkimiyet Küresi'ne.
Evrendeki en güçlü küp şekilli küreye.
Dinleyin domuzlar!
Bu Küre'yle, Yeni Dünya'yı yağmalayacağım
ve tüm altınları bizim olacak!
Buna izin veremezdim.
Yeni Dünya beni kurtarmıştı,
şimdi ben onu kurtarmayı denemeliydim.
Onu durdurmalıyız Dennis.
Böylece kaçtık
ve Küre'yi çalarak geri aldık!
Toparlak kaçtı!
Onu bulun ve Küre'yi bana getirin!
Çabuk ol Dennis. Bunu Dünya'ya götür.
Kokumu takip ederek 149 Holly Oak Yolu'nu bul.
Anladın mı oğlum?
Aferin oğluma.
Bu dünyanın son umudusun.
Koş şimdi! Git oğlum!
Koş, pofuduğum!
Bu iş sende Dennis, seni seviyorum!
Koş!
Bırakın beni!
Dennis o gün kahramandı.
Rüzgâr gibi koştu.
Onu bir daha görecek miydim bilmiyordum
ama kurtarmamız gereken bir dünya vardı.
Dünya'daki evime kadar koştu
ve var olan en güçlü objeyi
su yatağımın altına sakladı.
Küre saklı kaldığı sürece
Yeni Dünya güvende olacak.
BİR MINECRAFT FİLMİ
Bir saniye. Onu su yatağımın altına koymak berbat bir plan.
OYUN BİTTİ DÜNYASI
ALIŞ - SATIŞ TAKAS
VİDEO OYUNLARI AKSESUARLAR
1989 DÜNYA ŞAMPİYONASI ORTA BATI KATILIMCISI
Evet.
Garrett Garrison 1980'lerin sonunda oyun dünyasında fırtınalar estirdi.
Hit atari oyunu Hunk City Rampage'in
rakipsiz şampiyonu oldu.
DÜNYA ŞAMPİYONU - 1989
Evet!
Bu iki kişilik oyundaki ustalığı
dünyayı şoke etti.
Çöp atma hareketini etkin kullanması
ona "Çöpçü" lakabını kazandırdı.
Çok kısa süre sonra
Sizzler'la yaptığı pahalı anlaşmayla
oyun dünyasının kıskanılan figürü
hâline geldi.
Evet!
Evet bebeğim!
Çöpçü!
Evet bebeğim!
Kesin olan bir şey var ki...
Evet!
...bu çocuk popülerdi.
- Evet! - Çöpü atma vakti.
Evet!
Garrett "Çöpçü" Garrison mı?
İmza vermiyorum.
İyi günler.
TAHLİYE TEBLİGATI
Evet! Süper!
Garrett "Çöpçü" Garrison.
Bu zevki neye borçluyuz?
Zevk mi?
Depo müzayedelerine eğlence için mi geliyorum?
Ben iş adamıyım Daryl.
Yatırımcıyım.
O zaman sana çok seveceğin haberlerim var.
Bu depoya bayılacaksın.
İçinde su yatağı var.
Kazmalar var.
Kocaman bir teneke karışık yemiş var.
Bir sürü üniseks turkuaz bluz var.
- Kulağa berbat geliyor. - Galiba bir tane de 1978 Atari Cosmos var.
Ağır ol. 1978 Atari Cosmos mu?
Burada öyle yazıyor.
Onlar servet değerinde.
Aynen öyle.
Kanka, bunu ayarlarsan
seninle takılma konusunu ciddi düşünürüm.
- Harbi mi kanka? - Evet.
Vahşi doğada bizim gibi iki koca bizon,
üzerimizde üniseks turkuaz bluzlar.
Bu, ortalığı karıştıracak.
Hanımlar onları neyin...
Dinle, fiyatı 100 doların altında tutabilirsen
tüm acayip hayran hayallerini gerçekleştiririm.
Tamam mı?
Turkuaz bluz giymiş iki serseri mayın.
Evet. Hadi yapalım.
500 dolar verdiler. Buradan 500 geldi.
500 verdiler. 600 var mı?
600 var mı? Buradan 600 geldi.
Buraya bakıyorum, 700 dolar. 700 geldi.
Buradan 700 geldi. Buradan 800 geldi.
850 var mı? Buradan 850 geldi.
Yok mu artıran? 900 var mı? 900?
900 satıyorum, satıyorum...
900'e satıyorum.
Satıldı. Kasabamızın kahramanı
Garrett "Çöpçü" Garrison, 900 dolara aldı.
Altı ay falan tahsil etmeye çalışma.
Ne?
Babana gel! Cosmos!
Daryl? Nerede bu?
Üzgünüm. Kutuya bakmamıştım.
- Hop! - Atari nerede?
- Hop! - Burada Atari yok!
Bu depoyu yıkabileceğin anlamına gelmez.
Zor durumdayım dostum. Ben...
Olamaz. Dükkânım.
Bileklerim eskisi gibi değil.
Bana...
Bana bir başarı lazım. Bana...
Bana bir başarı lazım.
Ne zaman depolarda hazine aramayı bırakıp
asıl hazinenin kendi kalbinde
gömülü olduğunu anlayacaksın?
Hadi gidelim millet.
Bu adamın depo camiasına saygısı yok.
Daryl.
Hay aksi ya.
Olamaz!
Hay aksi!
Bu ne şimdi?
Dinle, Chuglass benim de ilk tercihim değildi
ama burada yaşamamız annemin son arzusuydu.
Ya da ben öyle anladım.
Evet, internette okumuştum.
Burası berbat.
Neyse, kiralar çok düşük ve burada tam zamanlı iş buldum.
Yani bu teklifi şu anda reddedemeyiz.
Evet, anlıyorum.
Bence burayı çok seveceksin.
Şu elemanın nesi var?
Vay be Henry. Chuglass'tayız.
Cips Chuggy'ye merhaba de.
AMERİKA'NIN CİPS MERKEZİ
OYUN BİTTİ DÜNYASI
KENDİN TAŞIN
Tamam. Yeni mahalle burası.
Bu ev ne zaman inşa edilmiş?
Tanıştığımıza çok sevindim.
Evet, biz de.
Yeni patronların bunu yolladı.
Evet, insanlar cips fabrikasında çalışmaya bayılıyor.
Evet, bir süredir sosyal medya hesaplarını yönetiyorum.
Takipçi sayısını 75'in üzerine çıkaracağım dedim.
Çok güzel!
Sen Henry olmalısın. Memnun oldum. Ben Dawn.
Merhaba. Neden arabanızdan sarkan bir alpaka var?
GEZİCİ HAYVAN PARKI
Emlakçılık tek işim değil.
Ek iş olarak gezici hayvanat bahçem var.
Neyse, gitmem lazım.
Bir şey lazım olursa arayın.
Ayrıca annenize de çok üzüldüm.
Yaptığınız şey çok cesurca.
Umarım biliyorsunuzdur.
Teşekkür ederim.
Sakin ol ya, geliyorum.
Yok artık ya!
Natalie'ye Sevgiler, annen
Henry, kahvaltı hazır.
Geliyorum.
Bak.
Sana annemin meşhur patatesli kahvaltı pizzasından yaptım.
İlk günde arkadaşlarına dağıtabilirsin.
Normal görünmemi istediğini sandım.
İstiyorum. Sana yardım etmeye çalışıyorum.
Sana deodorant aldım.
Özel kokular burada çok önemli.
Kadife Yaramazlık mı?
Havaya sıkıp içinden yürümen lazım.
Direkt üzerine sıkma. Çok güçlü.
- Tamam. - Seni seviyorum.
Ben de seni.
Muzlu ekmek ve kaka gibi kokuyor.
OYUN BİTTİ DÜNYASI
Lazerli Dürbün Oyun Dâhil Değil
- Dükkânın süpermiş. - Evet, biliyorum.
Aradığın özel bir şey var mı?
Yok, öylesine bakıyorum.
Bağlanmayan. Klasik ezik yaklaşımı. Yardımcı olabilirim.
ÇÖPÇÜ GARRETT'TAN MENTORLUK
Hayat oyununda kazanmak isteyenler için bir mentorluk programı başlatıyorum.
- Saati 50 papel. - Süper.
Hayatta nasıl kazanılır ki?
Cevapladığım için para aldığım soru o işte.
Patates. Bu kahvaltı pizzasının nesi var?
Ablam yaptı.
Okulda arkadaş edinmek için dilimler dağıtmam gerek.
İlk gün için biraz çaresizce değil mi?
Ayrıca Kadife Yaramazlık sürdüğünü fark ettim.
Harika bir parfümdür.
Her delikanlının kendi özel kokusu olması gerekir.
Çok sürdüğümü düşünmemiştim.
Dinle sana önemli bir Çöpçü tavsiyesi vereceğim.
Dostluk yapboz gibidir.
Bazen havalı olmak için çok parça lazım sanırsın. Bazen de bir parça.
İnsanlar da "O yapboz değil resim" der.
Onların da konuşmaya hakkı var.
Sorun var mı?
Epeyce var aslında.
Dinle evlat, takımda "ben" yoktur.
Ama kazanmak için iki kişi gerek.
Tamam, okula gitmem lazım.
Neyse inek. Pizza kalsın.
CHUGLASS LİSESİ
Tamam. Şu isimliği tak.
MERHABA adım Henry!
Neden ünlem işareti var?
Geldiğin için çok heyecanlıyız Henry.
Okul sıralamalarıyla ilgili makale çıktıktan sonra
buraya kaydolan ilk öğrenci sensin.
Neyse, ben Müdür Yardımcısı Marlene ve çok açık biriyimdir.
Kocam Clemente'nin yakın zamanda beni boşadığını duymuşsundur.
Doğrusu beni daha çok üzeceğini sanıyordum.
Evliliğimizin ateşi 20 yıl önce sönmüştü
ama köpekler için sürdürdük.
Tamam, seni ilk dersine götürelim.
Günaydın.
Biraz kendimden bahsedeyim.
Beden ve resim dersine giriyorum.
Finansal olarak bir kâbus yaşıyorum, tamam mı?
En kötü düşmanımın bile hayatımı yaşamasını istemem.
Geçen yıl 4.000 dolar vergi iadesi aldım.
Yazın havaalanının orada midye satıyorum.
Ama paramın çoğu AVM'deki drone kioskuna bağlı.
Tamam, bugün natürmort çalışacağız.
Bir portakal, bir muz.
Hadi çizelim millet.
Natürmort Muz - Portakal
Ne bu?
Natürmort bilmiyor musun?
O şeyi çizeceksin demek.
Bir dahaki sefere ödevi yap.
O sırt roketi asla çalışmaz.
Aslında çok basit mantık. Sadece matematik.
Babam matematiğin sahteliği kanıtlandı diyor.
Bakın. Yeni çocuk kendini roket uzmanı sanıyor.
Roket uzmanı olmayı çok isterim.
Kanıtla o zaman.
Tamam. Geri sayın çocuklar.
Beş, dört, üç, iki, bir.
Yeniden markalaşma için hepimiz heyecanlıyız, biliyorum
ama bence büyük boy paketlere "Tuz torbası" dememelisiniz.
"ŞİMDİ EK MALZEMEYLE!" CHUGLASS CİPSLERİ
Chuggy!
Olamaz!
Ben burada yoktum, tamam mı?
İyi haber, kimsenin ölmemesi.
Üzgünüm, tamam mı? Kazaydı.
Bu yüzden okuldan atılabilirsin Henry.
Velini aramanı istiyorum.
Oyun Bitti Dünyası.
Selam Bay Çöpçü, ben Henry. Patatesli kahvaltı pizzası olan çocuk.
Evet.
Tuhaf bir iyilik isteyeceğim.
Okuluma gelip amcam rolü yapabilir misiniz?
Olmaz. Artık öyle şeyler yapmıyorum.
Yirmi altı dolarım var.
Merhaba. Henry'nin amcasıyım.
Sen mi?
Çöp Torbası mı?
Aslında "Çöpçü."
Çöpçü ha?
Beni ne zaman istersen poşete koyup kaldırıma bırakabilirsin.
Ama kapağı bağlaman lazım çünkü orada çok rakun var.
Seni boşayan tam bir salakmış.
Anlamıyorum. Çalışması lazımdı.
Hesaplar doğru.
Muhtemelen ablamı işinden ettim.
Vay be.
Çok yaratıcısın.
Islahevine gideceğin için şu broşürü alabilir miyim?
Kâğıt ağaçta yetişmiyor ve beni artık fotokopiciye almıyorlar.
Defterimi de alabilirsin.
Çünkü onunla işim bitti.
Bu aptal zırvalar da ne?
Kimin umurunda?
Muhtemelen modern saçmalıklardır.
950'ye bırakırım.
Acaba ne işe yarıyor.
Hey. Kullanım talimatı.
"Küre ve Kristal'i hiçbir şart altında birleştirmeyin."
Bekle...
"Zorlanan bir işletme sahibiyseniz
ve acil tonla para bile lazımsa bu Küre'nin peşinden gitmeyin
çünkü burada çok fazla hazine var."
Dostum, sanki bir yere gitmek istiyor gibi.
Ne?
Üzgünüm. Her şeyi denedim. Başka kimi arayacağımı bilemedim.
Hiç sorun değil. Ne oluyor?
Henry kayıp.
Okulu aradım. Telefonunu çok aradım.
Cevap vermiyor. Saatler önce gelmesi lazımdı.
Cips Chuggy'yi patlattığı için hâlâ cezalı olur sanıyordum.
- O mu yaptı? - Telefonunu ver.
Tanrım. Buna inanamıyorum.
Geleli bir gün oldu ve kasabayı kendine düşman etti.
Ulaştım.
Bir şeyi yok. Terk edilmiş bir maden kuyusunda oynuyormuş.
Ne?
Gel. Ben sürerim.
Güzel yüzünü korumak istiyorsan Bay Scribbles'a bu havucu verebilirsin.
Atla.
Tamam.
Önden git, ben arkandayım.
Evet, tamam.
TEHLİKE GİRMEK YASAKTIR
Tehlikeymiş. Neyse işte.
Vay.
- Henry! - Hay...
Burada ne işin var?
Bu adam kim?
Yeni akıl hocam.
Kim, ben mi? Ah.
Pardon. Ne?
Çocuklar!
Beni çekiyor.
Henry!
Bırak o şeyi Henry!
Hay aksi, popom!
Evet.
Artık Idaho'da değiliz.
Bence burası Wyoming.
Dur, sen kimdin?
Garrett "Çöpçü" Garrison. Yılın Oyuncusu, 1989.
Neyse işte. Pek düşünmüyorum.
Nasıl yani?
Sandığım şeyse ilk görev vericimiz olabilir.
Konuşmayı ben yaparım.
Pekâlâ, tamam!
- Henry! - Evet, Henry!
Buraya dön.
Ne yapıyorsun?
Dinleyin domuzlar!
Daha fazla altın bulamazsanız
sizi zombileşmeniz için Yeni Dünya'ya yollayacağım.
Sen!
Ne çiziyorsun?
Yaklaş. Sorun yok.
Hadi. Seni ısırmayacağım.
Ne kadar güzel.
Ama daha fazla altın bulmama ne faydası olacak?
Tüh.
Ne?
Burada neler varmış.
Zamanımız geldi.
Toparlak!
Malgosha!
Kimse sanat ve keyif için
zaman harcamayacak derken açık konuşmadım mı?
Küre geri döndü.
Olamaz.
Dennis?
Onu benden çaldın ve şimdi geri alacaksın.
Benim için ayrıcalıktır efendim.
Şimdi seni çözeceğiz.
Aptalca bir şey yapma.
Tabii ki yapmam.
Bu zindan kuşuna güvenebilirsiniz.
İzin verin... Sinsi saldırı...
Hadi. Öldür beni.
Piglin'lerim güzel kurdundan yemek yapar.
Doğru söylediğini ne bileyim?
Öğrenmenin tek yolu var.
Minik köpeğinin hayatına karşılık Küre.
Hola, bilge Görev Verici.
Altın arıyoruz.
Bizi hazineye götürecek bir görev ver.
Çöpçü, ben hayvanların arasında çalışıyorum
ve o şey dediklerini anlamıyor.
Konuşuyoruz.
Kusura bakma.
Ne diyordun?
Tamam. Gel Henry. Eve gidiyoruz.
Bu size de çok hızlı geldi mi?
Evet.
Pekâlâ millet.
Sakin olun.
Relaje.
Beleş Çöpçü tavsiyesi.
Korku, bedeninin kokpitini ele geçiren bir zayıflıktır.
Bu da ne?
Bu olursa
beden uçağının yön bulma sistemine vaya con Dios diyebilirsin.
Ne?
Evet, Çöpçü, İngilizce ya da español konuşmuyor.
Burada ne işim var?
Kaçın!
Garrett!
Üzgünüm. Ölü tipler Yılın Oyuncusu ödülünü kazanamaz.
Henry!
Vay canına.
Hey! Bir zombi sorunumuz var!
Hemen gitmemiz gerek!
Gel Henry!
Durmak için iyi zaman değil.
Henry! Acele et!
Bunu nasıl yapıyor?
Bilmiyorum ama işe yarayabilir.
Bu taraftan! Daha hızlı!
Hallediyorsun.
- Hadi Henry! - Yavaşlama evlat.
Yavaşlama sakın! Bunu yapabilirsin!
Devam et Henry! Hadi! Hadi! Çabuk!
Daha hızlı! Hadi!
Tanrım. Çok özür...
Henry! Yardım et lütfen! Henry!
Garrett! Buraya!
Garrett!
Ne yapıyorsun?
Tam arkandalar!
- Yukarı! - Buraya Garrett!
Hayır! Bu hiç iyi değil!
Seni salak. Koş!
- Dikkat! - Ona vur ve kaç!
Kapıyı açın!
Gidin buradan!
Hadi! Şu sümük tipli kare kafayı uzaklaştıralım!
Hay aksi. Olamaz!
Of! Hareket edi... Ah!
Hank! Olamaz.
Olamaz, hayır!
Tadına bak!
Sinsi saldırı!
Sen kimsin?
Ben
Steve'im.
Siz kimsiniz? Dennis nerede?
- Dennis? Kim... Biz Dennis'i tanımıyoruz. - Onu nasıl aldınız o zaman?
Hey. Relaje, muchacho. Bu benim malım.
Ne olduğunu biliyor musun?
Hâkimiyet Küresi.
O bir küp.
Tamam.
Neyle uğraştığınızı cidden bilmiyorsunuz.
Onu verin de kimse zarar görmesin.
Hayatta olmaz!
Eve dönmek için lazım.
Planlarınızın içine etmeyi hiç istemem
ama eve dönemezsiniz.
Dur. Ne demek eve gidemezsiniz?
Toprak Kristali olmadan gidemezsiniz.
O kutu gibi şeyi mi diyorsun? Çöpçü parçaladı onu.
Hayır.
Bak, bu sende kalsın Henry.
Senden iyi Frodo hissiyatı geliyor evlat.
O bende de var.
Burada mahsur kaldınız mı diyorsun?
Evet!
Tabii Toprak Kristali'ni alamazsanız. Tek yolunuz o.
Yenisini almanın tek bir yolu var
o da Orman Malikânesi'nde
ama oraya giderseniz hepiniz ölürsünüz.
Burada kalırsak da ölürüz.
Haklısın.
Sizi eve yollayabilirim ama o Küre'yi bana vermelisiniz.
Onunla ne yapacaksın?
Seni ilgilendirmez!
Ne dersiniz? Anlaştık mı?
Yirmi zombi öldürdü.
On beş falandı ama neyse.
Pekâlâ Steve.
İki şartımız var.
Bir, her zaman benimle konuş çünkü lider benim.
İki, bize kazık atacak olursan
cabeza'nı popo yanaklarımın arasında ceviz gibi kırarım.
Bu adam çok acayip.
Çok özür dilerim.
Onunla yeni tanıştık ve liderimiz değil.
Görünüşe göre Doktor Kasyığını bir anlaşma yaptı.
Yok artık ya.
Pekâlâ.
Önce malzeme almamız lazım yoksa burada öleceğiz.
Midport Köyü'ne gidelim.
Bu adam aklını kaçırmış.
Hadi marş marş!
Olamaz. Yine mi?
Çok özür dilerim.
Tanrım. İyi misiniz? Olamaz.
Tanrım. İyi misiniz?
Kafan kocaman.
Beni dava etmeyeceksin, değil mi?
Çünkü Jeep Grand Cherokee'mle kime çarpsam beni dava etmek istiyor.
Vay canına.
Şu nasıl? Seni yemeğe götürsem?
Yemeğe gitmek ister misin?
İşte burada.
Midport Köyü.
Orman Malikânesi'nde
sağ kalmamızı sağlayacak elit ganimet zulam var.
Vay canına, bunlar kim?
Bunlar mı? Köylüler.
Onlar pasifist ve vejetaryendir.
Rahatsız etmezseniz onlar da sizi etmez.
Onlar böyle takılmayı, ticareti ve eşek yüküyle ekmek yemeyi sever.
Ekmek yemeye bayılırlar.
Burayı onlar mı yaptı yani?
Evet, çoğunu.
Ama gördüğünüz güzel şeylerin hepsini Steve yaptı.
Vay. O kral mı?
Hayır.
O bir efsane.
Burada hayal ettiğin her şeyi inşa edebilirsin evlat.
Sınır yok. Neden bahsettiğimi biliyorsun. O senin kulendi, değil mi?
Evet.
İlk inşa için müthiş.
Sakin olun. Sadece bir Demir Golem.
Yerel güvenlik gücü.
Ama onlar çok yumuşaktır aslında.
Tabii köylülere bulaşmazsanız.
Bunu sakın yapmayın!
Burası çok mantıksız.
Benimle gelin.
Hop, bana acil protein lazım.
Tam yerini biliyorum dostum.
Merhaba.
Burada yürürken bile tüylerim diken diken oluyor.
Sıcak lav ve tavuğu karıştırınca ne olduğunu hiç merak ettiniz mi?
Ben ettim ve siz de öğrenmek üzeresiniz.
Duydunuz mu?
Çıtır çıtır kızarma sesi.
Kokuyu alın.
La-la-la-lavlı
Ta-ta-ta-tavuk
Steve'in Lavlı Tavuğu Muhteşemdir lezzeti
Ah hanımefendi Şimdi çalıyorsunuz zilleri
Çıtır ve sulu Yiyorsunuz işte onu
Ah, süper baharatlı Tam bir lav fırtınası!
Benim de ufak işletmem var.
Ama cıngılımın berbat olmamasını sağlamaya çalışırım.
Ezik ahmak.
Ver şu kuşu ahmak.
Ben koca Steve gibi mızmız değilim.
Sıcağı severim. Acıyı da severim.
Garrett, bekle!
Beni dinle.
O tavuk az önce sıcak lavda pişti.
Bekle soğusun dostum.
Fena değil.
Çok salaksın Çöpçü.
Ne var?
Ne?
General Chungus! Buraya gel.
Selam Malgosha. N'aber?
Eski zindan arkadaşın Steve bize ihanet etti.
Çok kötü olmuş.
Küre, dört Toparlak'ta.
Casuslarım onları lavlı tavuk mekânına götürdüğünü söyledi.
Yok artık. Oraya bayılırım.
La-la-la-lavlı Ta-ta-ta-tavuk
Kes!
En iyi savaşçılarını al, o Küre'yi bana getir
ve Toparlakları öldür.
Yani hayatına son vermemi mi istiyorsunuz?
Sen ciddi misin?
Neden bahsettiğimi sanıyorsun?
Tamam.
Bir an için kafam karıştı da.
Şu Nether siğilini al da zombiye dönüşme.
Bunun herkese yeteceğini sanmıyorum majesteleri.
Çaresine bak!
Merak etmeyin.
Tamam. İçin çocuklar.
Orada zombileşmek istemezsiniz.
Minik yudumlar alın, tamam mı?
Bu Orman Malikânesi'ni nasıl bulacağız?
Dağları aşıp karanlık ormana gireceğiz,
dev kırmızı mantarların hemen ilerisinde.
Dev kırmızı mantarların mı?
Kocaman kırmızı mantarlar.
Gerçek bir harita bulmalıyız Steve.
Burası tehlikeli ve kardeşimi buradan çıkarmam lazım.
Bayağı eğleniyormuş gibi görünüyor.
Kardeşinin bir yeteneği var. Biliyorsun, değil mi?
Bırak onu keşfetsin.
Yaratıcılık bu dünyada sağ kalmanın anahtarıdır.
Tamam ama gerçek dünyada işler biraz farklıdır.
Yaratıcı çocuklar beden dersinde son seçilir,
öğlen yemeğinde dışlanır ve zorbalığa uğrarlar.
Bilmez miyim.
Evde ne yaptığını biliyor musun?
Cips Chuggy'yi patlattı.
Belki ben bu dünyaya aitimdir.
Onu kastetmedim Henry.
Dediğim kesinlikle o değildi.
Bilgin olsun,
ben Hank için senden daha fazla ablayım.
Evet.
Döner tekme.
STEVE'İN GİZLİ ZULASI!
- İyi misin? - İyiyim.
Şu koca kafalılardan harita satan birini buldum.
Gerçek gibi duruyor. Gel.
Zulaya hoş geldiniz.
TNT.
Havai fişek roketleri. İtici güç olarak da iyiler.
Sürat Botları.
Elmas zırh, tam set.
Ve bir sürü kılıç.
Orman Malikânesi'ne ulaşmak için gereken her şey.
Vay canına.
Dandik yerleşim kanka.
Bak ama dokunma.
Onlar en sevdiğim hazinelerden bazıları.
Bu dandik şey de ne?
Ender incisi.
Seni fırlattığın yere ışınlar.
Tabii canım.
Hayır!
Tanrım.
Nasıl yani...
Sonuncuydu.
Önemli değil.
Onu almak için bir Enderman'la dövüşürken az daha ölüyordum.
Gelin benimle.
Bu bir eşya yapma masası.
Şöyle çalışıyor.
Bu elementleri farklı biçimlerde koyuyorsunuz
ve bum!
Harika bir kılıcınız oldu.
Kılıç mı görmek istiyorsun?
Sana kılıç göstereyim.
Evet!
Çekiç.
Güm!
Sorun değil dostum. Kovalar burada işe yarar.
Evet. Güzel oldu Garrett. Nunçaku gibi.
Evet, biliyorum. O yüzden yaptım.
Bu Kova-çaku.
Ne dedin?
- Başka bir şey deneyebilir miyim? - Denemezsen hatırım kalır.
Yanında patates mi vardı?
Evet. Pardon.
Bu bir Patates-Atar.
Gerçek dünyadan sıkıcı şeyler alıp inanılmaz bir şey yarattın.
Bu üst düzey bir şey.
Hank? İşin bitince Patates-Atar'ınla oynayabilir miyim?
- Olur. - Süper.
Baksana Steve. Biraz konuşabilir miyiz?
Tabii ki.
Ne oldu?
Küre'nin yanına bıraktığın not var ya?
Hazineyle ilgili olan.
Onu okudum.
Evet. Her yer hazine dolu.
Redstone Madenleri'nde yüklü bir elmas zulam var.
O hazineler Malikâne'ye gidiş yolu üzerinde mi?
Pek sayılmaz. Yolu çok uzatır.
Artı madenler tehlikeli olabilir.
Sana basitçe anlatayım Steve.
Elmas yoksa Küre de yok.
Dediğimi çakozladın mı?
İyi günler.
Bize Orman Malikânesi'ne giden yolun haritası lazım.
Sadece harita lazım.
- Nat? - Dawn?
Bir şey oluyor.
Tamam çocuklar. Mahsullerini dağıtmaya başlayın.
Köylüler bunu hiç sevmez.
Kim bunlar?
Piglin'ler. Küre'nin peşinde olmalılar.
Steve. Neler oluyor dostum?
Hay... Chungus.
Çok üzgünüm ama yaşamanı durdurmam lazım.
Malgosha bana kelek attı.
Şu Küre zamazingoyu istiyoruz.
Onu tanıyor musun?
Evet, eskiden zindan muhabbetimiz vardı.
İyi biri gibi duruyor ama katildir!
Vay, iyi görünüyorsun Kan-kiç.
Kilo mu verdin?
Geride durun çocuklar.
Bu domuz benim.
Hayır.
Bütün takdirleri toplamandan bıktım.
Bu domuz benim.
Steve!
- Henry'ye ulaşmalıyız. - Evet.
Sence onları haklayabilir miyiz?
Hadi yapalım!
Evet, bunu hallederiz!
Güzel hareketler kanka.
Üzgünüm.
İşte bu!
Parti bitti dostum.
Küre'yi ver.
Sana bir şey diyeyim. Bir şey diyeyim!
Ne?
Sağ ol kocaoğlan.
Ninja taklası!
Ne oldu?
Seni kurtardım, ne olacak. Sonra teşekkür edersin.
Duvara ulaşmalıyız. Peşimden gel!
Henry!
Hemen gitmeliyiz Nat.
Onu bırakamam Dawn. Tüm ailem o.
Ona sağ lazımsın, tamam mı?
Orman Malikâne'sinde buluşuruz.
Haritacıyı bulmalıyız! Hadi!
Peşimden gelin!
- Natalie ne olacak Garrett? - Malikâne'de buluşuruz.
Hadi! Koşun!
Harika. Şimdi ne olacak?
Elytra Takma-kanatları!
Vay!
- O dağlara gidin. - Orman Malikânesi'ne gitmiyor muyduk?
Büyüklerine cevap verme.
- Ama... - Güle güle.
- O şeyler çalışıyor, değil mi? - Kesinlikle.
Bakın. Uçuyorum!
Evet!
Buenos días.
"Sonra görüşürüz" demek.
Olamaz! Üç tane aldım sanmıştım!
Beni bekle!
Hızlı geliyorum!
Hayır! Olmaz dostum!
Saçımı bırak!
Sakin ol. Kalçalarım sana yön versin.
Tek yolu bu.
Ne?
Hank! Ayrılırsak şansımız artar!
Ne?
Bırak beni!
Bırak beni!
İşte bu!
Sağımızda domuz binicileri var.
Tuttum seni kanka!
Etrafımızı sardılar!
Tünele yönel!
Sığmayacağız. Çok şişmanız!
Başlı ayaklı durmamız lazım.
Tam insan sandviçi.
Ne? Hayır, onu yapmayacağım.
Sana tam insan sandviçi emri veriyorum.
Tamam!
Evet!
Hay aksi! Lav kovası!
- Tamam. Sıkılaş! - Ne?
Burada hâlâ negatif alan var!
İkimiz de biliyoruz!
Boşlukları kapamaya çalışıyorum!
Tamam, hazır ol.
Güvenliğin için sıkışacağım.
Anlıyorum.
İşte oldu!
Evet!
Bırak beni!
Henry!
Lanet...
Merak etmeyin, bu su kovasıyla düşüşümüzü yavaşlatacağım.
Bırak!
Güzel dövüşüyorsun Nat. Canlarına okuyordun.
Sağ ol! Nasıl oldu, anlamadım.
İşte orada!
Buraya dön! Bize harita lazım!
Önce tekne lazım.
Tamam...
Çabuk ol. Haritacı uzaklaşıyor!
Tekne sihri!
Gördüğüm en kötü tekne bu Nat.
Üzgünüm. Ne yaptığımı bilmiyorum.
Boş ver. Gidelim, hadi!
Hayır, teşekkürler.
Rica ederim.
Söylemem lazım, harika vakit geçiriyorum.
Yakın zamanda kocam Clemente'den boşandım ve...
Ve esas sebebi de onun...
Onun bir kişiliği olmamasıydı.
Senin gibi değildi.
Açıklama yapman gerek dostum. Hank ve ben cevap istiyoruz.
Onları nasıl durduracağız? Sakalım niye küflü peynir kokuyor?
Bahsettiğin o kötü büyücü kim?
Bakın!
Büyücü, Malgosha adında bir piglin kraliçesi.
Onlar da uşakları.
Nether adlı karanlık bir cehennemde onlara hükmediyor.
Bir de ön cebimde hep bir parça küflü peynir taşırım, tamam mı?
Bakın!
Malgosha'nın karanlık yolu genelde herkeste olduğu gibi başladı...
Yetenek Sizsiniz Nether'ın yarı finalleri sırasında.
YETENEK SİZSİNİZ NETHER
Genç Malgosha hep dünya çapında bir dansçı olmayı hayal ederdi.
Figürleri çok tuhaftı.
Nether'daki hiç kimse buna hazır değildi.
Bu onu yıktı.
Sana dans konusunda ne demiştim?
Artık büyümen lazım.
Hayallerini kovalamandan bıktım.
Şimdi şu baltayı al da biraz altın çıkar.
Utanç verici bir danstı!
O günden sonra yaratıcılığın her türlüsünü reddetti.
Küre'yi ele geçirirse güneşi karartacak.
Nether siğili çiçek açacak.
Bu güzel dünya ve içindeki her şey solup yok olacak.
Sen de bunu ona mı vereceksin?
Harika fikir!
Ona vermeyeceğim.
Ama koz olarak o Küre'ye ihtiyacım var.
Dennis'i kurtarmam lazım.
Gelin.
Orman Malikânesi, Redstone Dağları'nın hemen ötesinde.
Üzerinden ya da içinden geçebiliriz.
Hangisi en hızlıysa.
İçinden geçmek.
Beni son kez yolda bıraktın General Chungus.
Evet, o konuda çok üzgünüm.
Canavarı getirin!
Ne?
Ne demek sadece beyni takmamız lazım?
Evet, çok önemli. Hallet!
Herkes en iyi günümde olmadığımı biliyor.
Ama kendime yeni hedefler koymak için çok uğraşıyorum ve...
Büyük Domuz.
En büyük silahım.
İşte orada.
Öldür onu!
Durun, beni kovuyor musunuz yani?
Bravo.
Şimdi Toparlakları bul ve Küre'yi bana getir!
Çok fena kaybolduk.
Tek işim Henry'yi korumaktı ve bunu mahvettim.
Anneme onu koruyacağıma söz vermiştim.
Sanırım ebeveynlik işi bana göre değil.
Keşke biraz daha uzun süre çocuk olarak kalabilseydim.
Her şeyi yapabilecekmiş hissine sahip olsaydım.
Seni anlıyorum. Büyük olmak berbat.
Bir sürü sorumluluğun var ve hayallerini kovalamayı bırakıyorsun.
Sence 15 işim olmasını seviyor muyum?
Dur, bekle.
Sakin olalım.
Sanırım buna biraz şefkat lazım.
Evet... Kemik sever misin?
Eminim seviyorsundur. Evet, seviyorsun.
Sen çok güzelsin.
Evet, öylesin. Evet.
Bunu yaptığına inanamıyorum.
Bekle.
Dennis mi?
Steve'in Dennis'i mi?
Bizi ona götürebilir misin?
Orman Malikânesi'ne gidiş yolumuz bu olabilir Nat.
O kuçuyu takip edelim!
Vay canına, bulduk.
Bakın şuraya.
Redstone Madenleri'ne hoş geldiniz.
Şu pırıldak şeyi gördünüz mü? Redstone o.
Enerji iletir.
Onunla çılgınca aletler yapabilirsiniz.
Burası elmas madeni dememiş miydin?
Sakin ol koca adam. Onlar burada ama dikkatli ol.
Uzun zaman önce bubi tuzakları kurmuştum.
Ama yerlerini bir türlü hatırlayamıyorum.
Alın onları üzerimden!
Yardım edin lütfen!
Pardon!
İşte burada! Sağ ol Garrett.
Evet.
Evet!
Elmaslarım.
Of. İşte bu be!
Steve sözünü tuttu!
Bunu planladınız mı?
Üzgünüm Henry.
Evet! Ben üzgün değilim!
Of be!
- Ne oluyor ya? - Sakin ol.
Natalie, Malikâne'ye varmış olabilir. Tehlikede olabilir!
Olamaz. Kokuyu alıyor musunuz?
Nether siğili.
Ne demek o?
Olamaz! Büyük Domuz!
Nihayet beynini takmış.
Maden arabalarına koşun!
Çalıştır Henry! Çalıştır!
Yürü!
Hafızam yanıltmıyorsa az ileriye süper bir güvenli oda yapmıştım.
Hay aksi, meşalem söndü.
Neden duruyoruz?
Redstone'umuz bitti de ondan!
Acil hızlanmamız gerek.
O ses ne?
Sakin ol Gar-Gar. Güvendeyiz.
Hay içine! Creeper tarlam.
Ne... Şaka mı yapıyorsun?
Hangi salak bunlardan yetiştirir?
İleri bakın!
Redstone rayına ulaşmamız lazım!
Bizi bu işe sen soktun Garrett! İn ve it!
Peki.
Hadi Garrett! Hızlı git!
Başaramayacağız!
- Hadi! - Hadi Garrett, daha hızlı!
Tokatlamaya başla Hank!
Gidin buradan! Evet! Gidin!
Atla Garrett!
Tam arkamızda!
Seni seviyorum Dennis!
Evet!
Bravo Gar-Gar.
Yolu değiştirttiğin için az daha ölüyorduk.
Relaje, çok dramatiksin. Hâlâ yaşıyoruz.
Senin derdin ne ya?
O aptal elmaslara ihtiyacımız yoktu.
Yemin ederim tanıdığım en bencil insansın.
Neyse. Onlara ihtiyacım var.
Elmaslara ihtiyacım var çünkü para lazım çünkü beş parasızım.
Siz bunu bilmezsiniz.
Hayatım berbat evlat. Tamam mı? Eziğin tekiyim.
İşte söyledim.
Her şeyim iyiymiş gibi göründüğünü biliyorum.
Zekiyim, komiğim, birkaç dil biliyorum.
El humble to un el faultot.
Ama gerçek öyle değil.
İyi durumda değilim.
Bitiğim Hank ve her şeyi kaybedeceğim.
En kötü kısmı da o değil.
Yalnızım.
Yalnız değildin.
Ben arkadaşındım.
Para durumun için üzgünüm.
Kapa çeneni Steve.
Vay be.
Beni anlıyor gibisin ve muhteşem bir dinleyicisin.
Sadece duygusal zekâsı olanlar iyi dinleyicidir.
Bir daha biriyle ilk randevuya çıkacağımı
hiç düşünmemiştim, anlıyor musun?
Seni tatlı için evime davet etme cesaretim olsun istiyorum.
Finito?
İtalyan değil, İsveçli.
Ama yemeğimiz bitti.
İşte orada. Woodland Malikânesi.
Oraya girip Toprak Kristali'ni alacağız
ve sizi eve göndereceğiz.
Peşimden gelin!
Şuna bakın.
Yapalım hadi.
Steve Baba'yı iyi izleyin.
Orman Malikânesi'nin üç katı var.
İlk kat Baltalı Köylülerle dolu.
Baltalı katiller diyelim.
Üçüncü kat neden birinci katta?
Kafam çok karıştı.
Üç kat yapmaya çalışıyordum
ama bir bebek evi yapacak vaktim yoktu.
İkinci kat Uyandırıcı kaynıyor.
Çok kuvvetli karanlık büyüleri var.
Bu, gördüğüm en kötü maket.
Konuşmayı kes Garrett. Plan yapmaya çalışıyoruz.
- Bana ne kadar kızgın kalacaksın? - Daha yeni kızdım.
Bunun için lütfen bana kızma
ama sen eşya yaparken kazara Küre'yi çaldım.
Barıştık mı?
Sen bu dünyadaki en kötü adamsın.
Çocuklar! İkiniz de sunumuma bakın!
Üçüncü katta Ganimet Odası var.
Toprak Kristali orada ama Enderman'ler tarafından korunuyor.
Sakın gözlerine bakmayın.
Beyninizi yakarlar.
Ben ikinci kata çıkan merdiven yapabilirim,
pencereden gizlice girip kristali alırım.
Harika bir fikir Hank.
Ama bunu başarmak için ortalığı iyi karıştırmamız gerek.
Bu adamlarda işe ne yarar?
- Kulağa çılgınca geliyor. - Söyle.
Dostluk dilektir tuttuğun
Doğum günü pastandaki mumları Üfleyip söndürürken
Zorba olma, vahşi olma
- Doğum günü kıyafetini giyme vakti - Giyme vakti
Hadi git Hank, biz üflerken!
Bu şaka olmalı.
Sen halledersin Gar-Gar.
Kendi derinliklerine uzan.
Sen Chuglass Çocuğu'sun ve seni seviyorum.
Neler oluyor Steve?
Bu bir sadist Baltalı Köylü dövüş kulübü.
Bunları duymuştum ama hiç görmemiştim.
Tavukla mı dövüşeceğim?
Ölümüne dövüş evlat.
Tavuk jokeyi.
Dikkat et!
Onu yüzünden uzak tut!
Fırlat onu!
Nihayet.
Üzgünüm ufaklık.
Sakın bunu yeme Gar-Gar!
O bebek, iblis kalbi taşıyor!
Sen iblis değilsin, değil mi?
Şirin bir sümük suratlısın.
Minik kafanı okşayacağım.
Asla benim kadar havalı olmayacaksın Hank.
Pes et.
Yeni Dünya'nın sana ihtiyacı yok Henry.
- Benim de yok. - Pes et.
Hepsi senin suçun Henry. Ne yapsan batırıyorsun.
Bunlar çöp evlat.
Nasıl...
Geliyorum!
Dayan!
Sinsi saldırı!
İşte bu. Yanındayım Gar-Gar.
Gel.
Hayatımı kurtardın.
Dostlar böyle yapar Garrett.
Hank! Toprak Kristali'ni aldın mı?
Evet, aldım.
Bu pis yerden çıkalım.
Hadi! Koşun!
Siz ahmakları burada bulacağımı biliyordum.
Olamaz. Bu o!
Elbette benim aptal.
Kokunuzu iki biyom öteden takip ediyordum.
Bakın. Kendime yeni bir Domuz bile yaptım.
Malgosha! Hükümdarlığın sona erdi!
Yanılıyorsun.
Daha yeni başlıyor.
Hayır!
Hayır!
Öldürün onları.
Yapacak işimiz var.
Elveda Steve!
Hayır!
Bu köprüyü patlatacaklar!
- Üzgünüm Hank. - Ne?
Evet! Balçık küpü.
Hadi Garrett, zıpla!
Yapamam Steve.
Götür onu buradan!
Git Hank! Ablanı kurtar ve eve dön!
Bunu yapmana gerek yok Garrett!
Hikâyemi şarkıyla anlat.
Metal olsun. Sert olsun. Gerçek enstrümanlarla.
Ayrıca...
...luau'lara bayılırım.
Döner tekme.
Çöp atma! Hay aksi!
Hayır!
Düşüyoruz!
Çarpışmaya hazır olun!
Dennis?
Dennis!
Gerçekten de sensin!
Öpücük...
Beni nasıl buldun?
Müthiş bir kurt o.
Bizi doğruca size getirdi.
Şimdi neden böyle pis ve kokulu gezdiğini anladım.
Dennis bir gün seni bulabilsin diye.
O iyi mi?
İyi. Dinleniyor.
Güzel.
Bayağı sert bir iniş oldu.
Bir dakika. Neredeyiz?
Vay be!
Keşke Çöpçü de burada olup görseydi.
Mantar kulübene bayılırdı.
Evet, bence de öyle.
Seni kaybettim diye çok korktum.
Ben de seni.
Dediklerim için çok üzgünüm.
Garrett için de çok üzgünüm.
Bunu bir kez söyleyeceğim.
Bu şey, o şeyin üzerine geliyor.
Anladın mı Travis?
Çok harika bir lazer ışını yapacağız ve şeyi karartıp...
Boş ver.
Hayır!
Büyük Kararma! Başladı.
Malgosha tüm güçlerini topluyor.
Burayı yok edecek.
Tabii biz o Küre'yi almazsak.
Burada ne yapıyoruz?
Gidip domuzlarla dövüşelim.
Hazırım. O domuzlarla işim bitti.
Evet, benim de.
Gar-Gar için yapalım.
Önce kazacağız, sonra yapacağız.
Hadi Kazıp-yapalım!
- Bir, iki, üç. - Takım!
- Küre'yi alalım. - Küre! Sen ne dedin?
- Kazıp-yapalım. - Hepimiz söylemeliyiz.
Üç deyince. Bir... Neyse. Vakit yok!
Bize kabiliyetini göster Henry.
Tamam. Bir planım var.
Müthiş tarifler.
Hızlı hareket etmeliyiz.
İşe koyulalım!
Önce bize demir külçeler lazım.
İşte bu!
Ve Sürat Botları.
Burayı aydınlatma vakti.
Gelin çocuklar.
İyi uçuşlar!
İşte bu!
Hanimiş...
Bize bir sürü de elmas lazım olacak.
Yeteneğini göster Nat.
Vay! Evet!
İster misin dostum?
Hazırız.
Gidip Yeni Dünya'yı kurtaralım!
Tamam domuzlarım.
Bugün Yeni Dünya bizim olacak!
Köylerine saldırın.
Evlerini ve simetrik tarlalarını yakın.
Yarattıkları her şeyi yok edeceğiz!
Ne bekliyorsunuz?
Gidin buradan!
Hadi, bana altını getirin!
Çabuk Henry!
Son dakika!
Demir Golemler kışkırtılmadan saldırmaz.
Süpersin Travis!
Hazır mısın?
Hadi yapalım.
Tanrı aşkına!
Sen ne yapıyorsun koca et parçası?
Oraya git de o Toparlakların işini bitir.
Domuz pirzolasını beğendiniz mi?
Hadi!
Peki Goshe. Hadi dans edelim.
Gel bakalım.
Sinsi saldırı!
Elmas zırhım!
Yumurta saldırısı!
Vızz!
Ne bu? Kahvaltı mı?
Çekilin üzerimden!
Çabuk! Küre yukarıda!
Yap Henry.
Bende.
Git Henry, git!
Baksana Kaptan Popo Çatalı!
Sana bir hediyem var.
Yakala onu Dennis.
O domuzdan bir ısırık alın!
Bitir şunu Henry!
- Henry! - Hayır!
Hayır!
Yakaladım evlat!
- Evet! - İşte bu!
Evet!
Yaşıyorsun Garrett!
Evet.
Aramızda kalsın, Steve'in su kovası numarasını kullandım.
Süper ha?
Birazcık.
Şu Küre'yi alıp eve gidelim.
Evet! Hadi Henry!
Tamam Hank. Ateş topu vakti.
Kap şu mızrağı.
Dokunaçlarını dürtmeni istiyorum.
Evet.
Dürt!
Evet!
Bunu nereden öğrendin?
Sorma.
Evet!
Hayır!
Ne yaptınız?
Küre!
Evet!
Seni görmek güzel Çöp Adam.
Evet, öyle.
Karşıla! Sapla!
Yenildin cadı.
Yeni Dünya yaşayacak.
Sen de büyük yalana inanmışsın.
Asla mutlu olmayacaksın.
İçinde biliyorsun.
Umut etmek, hayal kurmak, yaratmak, acı çekmektir.
Haklısın.
Yaratmak, yok etmekten zordur.
O yüzden korkaklar ikinciyi seçer.
Görüşürüz Goshe.
Seni tanıdığım her dakika korku filmi gibiydi.
Dur, bir şey daha var.
Yaklaş.
Bana saplamaya çalışacağın ufak bir bıçağın var mı?
Hayır, çok zayıfım.
Pekâlâ.
Hadi ama!
Denemeye değerdi.
Dur, bir şey daha diyeyim.
- Yaklaş. - Yok ya!
Hayır, cidden, seninle ilgili.
Peki.
Şöyle eğil.
Harbi berbatsın ya.
Elveda.
Bu kadardı. Geri dön.
Bıçağım bile yok.
Neremde tutacağım ki?
Sinsi saldırı.
Baksana!
Dönmek istediğinden emin misin Henry?
Böyle bir his olmayacak.
Sınırlar, eleştiriler, engeller olacak.
Evet, biliyorum.
Ama ben yine de bir şeyler üreteceğim.
Hoşuma gitti.
Sen cesur bir çocuksun.
Steve. Bundan hâlâ emin misin?
Evet.
Gel buraya oğlum. Evet.
Tabii ki seni hâlâ seviyorum.
O yüzden bence bu iyi bir fikir.
Hayatımı değiştirdin.
Şimdi onunkini değiştirme vaktin.
Git şimdi Dennis
Dawn'un hayatını değiştir Dennis
Bir yolculuğa çık
Ve beni düşün Dennis
Git şimdi rüyalarımın efsanevi kurdu
Köpüşüm, köpüşüm, köpüşüm
Dennis'im
Böyle şarkı söyleyebildiğini bilseydim
kokunu atlatmama yardımı olurdu.
Garrett...
Sen gerçekten müthiş bir savaşçı
ve çok iyi bir dostsun.
Keşke bizimle eve dönseydin.
Hank iyi çocuk
ama yaşıtım arkadaşım yok.
Harika bir takım olurduk.
Vaya con Dios.
"Elveda kanka" demek.
Hayır, değil.
Ona bakma.
Öyle.
Hayır, değil.
Evet, öyle.
Dönmek istemediğinden emin misin?
Evet, burada kalıyorum.
Daha inşa etmek istediğim bir sürü şey var.
O sihrin bir kısmını gerçek dünyaya getirsene.
Aman ya, geliyorum.
Meğerse yeterince cesursanız gerçek dünyayı
kendi Yeni Dünya'nızı yapabilirmişsiniz.
YENİ DÜNYA
Garrett nihayet ilerledi
ve dükkânı da ilgi odağı oldu!
Güçlerimizi birleştirerek yeni bir hit oyun yaptık:
Küp Şehri Kanka Dövüşçüler.
Küp Şehri Kanka Dövüşçüler
Evet, hâlâ beta safhasındayız.
Birkaç sorunu hallediyoruz.
Ama benden söylemesi, hayat gerçekten mükemmel.
Evet, evet!
Uyanıp oyun oynardım Çocukluk günlerimde
Büyümek ne kötü bir şey be
Hiç izin vermediler Hayal gücümün dans etmesine
Ta ki ben yeni bir yola girene dek
Madenlerde, her zaman
Eşya üreterek
Güneşin altında, eğlence her yanda
Gülerek
Hiç düşünmüyorum geçmişi
Hissediyorum yaşadığımı
Evet
Dawn nihayet emlakçılık işini bıraktı.
İyi eğlenceler!
Dennis'le birlikte her yere eğlence götürdüler.
Natalie yeni yeteneklerini gerçek dünyayla paylaşmaya karar verdi.
Sağ Kalma Modu - Öz Savunma.
Ve şimdi onun yapacağı...
Chuglass'ın sokakları hiç bu kadar güvenli olmamıştı.
Canlarına oku Natalie!
Peki Henry?
Nihayet sırt roketini çalıştırdı.
CHUGLASS LİSESİ
Hissediyorum yaşadığımı
Oynatıyorum zihnimle dağları
Hissediyorum havayı
Sanki yükselen yeni ayı
Hissediyorum yaşadığımı
Sanki bir redstone patlaması
Hissediyorum havayı
İçimdeki kurdun gücüyle
Hissediyorum havayı
Evet!
MÜDÜR YARDIMCISI MARLENE
Ekmeği çok sevdiğini biliyorum.
Eski kocan geldi Marlene.
Acil bir durummuş.
Söyle ona, ona söyleyecek hiçbir şeyim yok.
Dalga mı geçiyorsun Marlene? Adam bu mu?
Çok geç Clemente.
Şansını kullandın.
Haklı Clemente. Şansını kaybettin.
Şimdi hatalarının meyvesini ben yiyeceğim.
Marlene'in Jeep Grand Cherokee'si beni ezdiğinde
öyle güçlü bir aşka tutuldum ki
normal konuşmanın tüm engellerini
ortadan kaldırdı.
Şimdi ben İnsanca konuşuyorum o da Köylüce.
Sana arabamla çarptığımda kaderim olduğunu anlamıştım.
Ben de.
Hayatım, sen de aynı şeyleri hissediyorsun...
Marlene, dün gece tanıştığımızdan beri
söylemek istiyorum, "Benimle evlenir misin?"
Evet! Bin kez evet!
BİR MINECRAFT FİLMİ
Merhaba, rahatsız ediyorum, pardon.
Eskiden burada oturuyordum. Ben Steve.
Tavan arasındaki sandık için mi geldiniz?
Evet! Hâlâ burada olmasına çok sevindim.
İçeri gelmek ister misiniz?
Bu arada ben Alex.
Alex, memnun oldum.
Alt yazı çevirmeni: Orhan Cevher
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.