Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
KARA KURT'TA DAHA ÖNCE
- Görevden almak istiyorsunuz. - İbret olmalı.
Artık lazım değil.
Dur. Şimdi açma.
Acil bir operasyon için iki avcı lazım.
Hedefi tanıyorsunuz.
Massoud Danawi.
Danawi yörüngemize Artem Golubev sayesinde girdi.
Artem, Danawi'yle bu kulüpte buluşacak.
İçeride adamımız var.
Ne yapılacağını size anlatacak.
Ortak operasyon olduğunu söylemedin.
İran'a karşı çalışıyorum.
Mossad'ın burada olması sürpriz değil.
Benim rulmanlarımla
İran bir yıldan kısa sürede bomba yapacak uranyuma sahip olur.
Plan şöyle.
Molnár'ı ve rulmanlarını halledeceğiz.
Sonra muhbirim sahte rulmanları teslim edecek.
Bingo!
Roketatar var!
Ben, kendine gel!
Mossad'a göre Çoban, Haverford'ı kullanıyor.
Kandırıldınız. Eliza bunu anlayınca öldü.
Bu tesadüf olamaz, değil mi?
Bizi oyuna getiren adam burada. Çoban.
Senin yaptığını yapmaktansa eve tabutta dönmeyi yeğlerim.
Öyle de olacak.
Ödeme.
Rulmanlar gerçekse para sizindir.
Ekibime kurbanlık Çoban lazımdı.
Güvendesin ve takas gerçekleşecek.
Orospu çocuğu.
Bugün tarih yazdık beyler.
ÇOBAN YAŞIYOR.
Şerefsiz.
Ne yapacağız?
Bir piyon bile şahı yenebilir.
Müdür Brennan. Bu adamlar
yasa dışı bir nükleer teknolojiyi düşmanımız İran'a vermiştir.
Bizi kukla gibi oynattı, günah keçisi yaptı.
Ne diyorsun Başçavuş?
Oyun daha bitmedi.
KURBAĞA ADAM
BAĞDAT
ADIM ATMAYIN İŞİNİZ BİTER
JACK CARR'IN KİTAPLARINDAKİ KARAKTERLERE DAYANIYOR
İNFAZ LİSTESİ: KARA KURT
CENEVRE HAVAALANI'NDAN İKİ AY SONRA…
Bay Hastings, ifadeniz ikna edici
ama elinizde
altını dolduracak bir delil yok.
Adam üst düzey bir İranlı yetkiliyle iş birliği yaptı.
Birlikte fotoğrafları var.
Bakın, bunları zaten konuştuk.
Adam, muhbirimin ağabeyiydi.
Vahid bizi açık edecek hiçbir şey yapmadı.
Gerçek rulmanlara bir tek senin erişimin vardı Jed.
Şu rulmanlar nerede?
Başçavuş Edwards masumsa neden nükleer teknolojiyle kayboldu?
Neden teslim olmadı?
Aynen öyle.
Jed, lütfen.
Yapma Fred. Sigara içtiğim için son günümde beni kovacak mısın?
Bay Hastings, soruşturmamız devam ediyor.
Başka sorularımız olabilir ama iş birliğiniz için sağ olun.
Ben Edwards'a yöneltilen suçlamalar hâlâ geçerli.
Rulmanlarla teslim olursa
işin içinden çıkmaya çalışırız.
Yanlış adamın peşindesiniz.
Çünkü asıl suçlu tam karşınızda oturuyor.
GORİL MALAFATI
Reecer.
Böyle gideceğim aklıma gelmezdi.
Oturup bu kelimeleri yazarken
bunun aslında kaçınılmaz bir son olduğunu anlıyorum.
Her yönüyle.
Savaş, savaşın üstümüzde bıraktığı etki.
KARA ORMAN ALMANYA
Keşke cevaplar bende olsa
ama bazen ortada cevap olmaz. Olanlar da önemsizdir.
Bazen sadece rolünü oynarsın.
Fark yaratmaya çalışırsın.
Denedim.
Yine olsa yine yapardım Reecer.
Sen ve diğer çocuklar benim ailemdiniz, hâlâ da öylesiniz.
Bu da yeter.
Bürokratlar sağ gösterip sol vurmaya,
manipülasyon taktiklerine devam etsin dursun.
Yapmadıkları şey yok.
Benim asıl kafama takılan
burunlarını sokmaya niye ihtiyaç duydukları.
ÜLKELERİ İÇİN CAN VEREN
CIA ÜYELERİNİN ANISINA
Niye karışıyorlar?
Biz, sizin eseriniziz.
MERKEZÎ İSTİHBARAT TEŞKİLATI
Efendim.
Savaş, insan doğasının bir parçası
ve savaşı yalnızca savaşanlar anlar.
O kadar basit.
Ama seçilmiş yetkililer, lobiciler,
kıdemli askerî liderler, beni görevden alan o istihbaratçılar…
Neden savaştığımızı bile bilmeden savaşları yönetiyorlar.
Hayvanat bahçesinde
yetişen bir aslanın
kendini hâlâ ormanın kralı sanması gibi.
Amirlerin olayı o.
Bürokratların da.
Beyinleri durmuş ama farkında bile değiller.
İşte o bürokratlar terfi alıp
kardeşlerimizin kanıyla zengin oluyor.
Onca fiyaskoya rağmen.
Biz silah kaybetsek ceza alıyoruz.
Onlar savaş kaybedip terfi alıyor.
Hep öyle demezler mi zaten?
Ben artık tüm bunlardan yoruldum Reecer.
Biri çıkıp onlara dersini vermeliydi.
Ben de elimi taşın altına koydum.
Şimdi de eve dönüyorum.
"Savaşın sonunu sadece ölüler görür."
Daha doğru bir söz duymadım.
Savaş hiç bitmeyecek.
Savaşı anlamayan liderler de.
Onu kullananlar da.
Bu kardeşlik birbirine kanla bağlı Reecer.
Birkaç evrak veya politikayla değil.
O yüzden bırakmamana seviniyorum.
Sen gerçek bir aslansın.
Bizim çocuklara sahip çıkacak bir aslan.
Pardon.
Yaşasın kardeşlik.
- Ben. - Geliyorum.
Yüzbaşı. Hadi, bir bardak daha.
Almayayım.
Bak, bu diyeceğime kulak ver.
Ben gayet iyi.
Herif tepeden tırnağa kurbağa adam. Seni seviyorum kardeşim.
Otelde görüşürüz.
Rahatlığın tadını çıkarmaya!
Eve dönüşümüze!
Şu uykucuya bak.
Hadi, bugün macera günü.
Uyandın mı?
- Gözlükleri değişelim. - Hayır.
Evet.
Benjamin!
Bu kötü bir fikirdi.
Alıcı: amy.edwards0505@gmail.com Konu: Boşanma Anlaşması
Eve gelemediğim için üzgünüm. Ben
BİLİNMEYEN NUMARA UÇTAN UCA ŞİFRELİ
Alo?
Reecer.
Ben, hangi cehennemdesin sen?
Mektubunu okudum.
Hem de kaç kere.
Öyle mi?
Zaman farklı, sorun aynı.
Rodezyalı dostumuzla da konuştum.
Yasal yoldan birkaç kişiyi aklamaya çalışıyor.
Ben başka yoldan çalışıyorum kardeşim.
Bak. Ne yapıyorsan yap,
nerede olursan ol,
bu yükü tek başına taşıman gerekmiyor.
Bu iş bitince,
ki bitecek,
gerçeği öğrenmek istiyorsan olayı Hastings'den değil,
Mo Farooq'dan dinle.
Her şeyi tüm detaylarıyla biliyor.
Teşekkür etmek için aradım.
Bana hep inandın kardeşim.
Kimse inanmadığında bile.
Bunu unutmayacağım.
Ben?
Ben?
HADİ SAVAŞALIM!
OYUNCU 1: KORSAN KRAL OYUNCU 2: KRALİÇE T
OYUNCU SOHBETİ
Sonraki adıma hazır mısın?
Başladıktan sonra sana ne kadar zaman lazım?
Saldırıyı izlerler.
Haverford'ın VPN maskelemesini 15 dakikada aşarım.
Tal, 15 dakika çok fazla.
- 10 olsun. - 15 dedim.
Anlaşıldı.
Mo ve Landry her gün seni soruyor. Senin için endişeliler.
Bir şekilde geçiştir.
Plan işe yaramazsa onlara ihtiyacın olacak.
Yaraması gerek.
Haverford ve Cyrus'a sohbet malzemesi vereceğim.
- İhtiyacın olanı alsan yeter. - Cidden hazır mısın?
VPN'ini kapattığında hemen harekete geçerler.
Sen kendi işine odaklan.
Ben hazırım.
Portala girdim. Her şey hazır.
JAPONYA - VPN MASKELEME - BAĞLI MEVCUT BAĞLANTI SİTESİ
ALMANYA - VPN MASKELEME BAĞLANTI KESİLDİ
Artık yerim belli, değil mi?
Gün gibi ortadasın.
Güzel. Hadi bakalım.
REECER YAŞASIN KARDEŞLİK
TAHRAN
Arkadaşımız geri geldi.
Bunu mutlaka ileteceğim.
Bunu mutlaka ileteceğim.
Gerçek zamanlı güncellemeler.
Paket hâlâ onda mı?
Bunu öğrenmenin tek bir yolu var. Beklemedeyim.
Bunu öğrenmenin tek bir yolu var. Beklemedeyim.
Portal açıldı. Haverford ve Cyrus konuşuyor.
Bol şans. Anlaşıldı.
GÖZÜMÜ SAVAŞLA AÇTIM
Gelin bakalım şerefsizler.
Ateşi kes!
Sola ilerleyin! Ağaçlıktan saldırın.
Siktir!
Dağılın, Birinci Takım sola!
İkinci Takım, yükseğe çıkın!
İlerleyin! Daha yükseğe!
Götünüze girsin.
Bunu bitireceğim.
Ateş açın.
Yürü!
Bitirelim. Sol taraf.
Gidiyorum!
Yürü!
İlerliyorum!
Hazır!
Yürü!
İlerliyorum!
- İlerliyorum! - Yürü!
Hazır!
- Yürü! - İlerliyorum!
Koruyun, beni koruyun.
Yürü, yürü!
- Hey. - Savunmadayız.
Nereden vuruldun?
- Bana bak. - Ağır yaralıyım.
Dayan.
Seni bu dağdan götürelim.
İşaretimle. Bir, iki, üç.
Olamaz.
Sen benimle ilgileniyorsan boku yemişim demektir.
Yemiştin zaten. Biz gelene dek.
Evet.
İran'ın yarısını peşine takmışsın.
Evet, benden bu kadar nefret ettiklerini bilmiyordum.
İnsanları kıl etmekte senin eline kimse su dökemez.
Güldürmesene.
- Kanama durdurucu basacağım. Kusura bakma. - Yap hadi.
- Siktir. - Bir şey yok, iyisin.
Kiminle geldin?
Boozer, Cortese, Shipwreck, Rooney ve ben.
- Neredeyse Alfa'nın yarısı. - Bilincim kapanırsa ya da ölürsem
rulmanlar burada.
Şu balyanın altına gömdüm.
Rulmanları Teşkilat'a götür ve Tal'ın kanıtını al.
Böylece Mo, Landry ve hatta Raife bile temize çıkar.
Ya sen?
Ben de çıkarım.
Daha time geri döneceğim. Değil mi?
Şuraya bir baksana kardeşim.
Senin için ölümü göze alıp geldiler.
Timde olup olmaman fark etmez.
Boozer! Durum bildir.
- Boozy. - Nasılsın Başçavuş?
- Turp gibiyim. - Öyle mi?
- Durum ne? - Herkes iyi.
24 düşman leşi saydık.
O evde her ne yaptıysan helal olsun Başçavuş.
Rica ederim.
Boozer. Şu balyanın altını kazar mısın?
- Ne vardı? - Rulman.
- Rulman. - Anlaşıldı.
Hayatımın özeti.
Hâlâ birkaç numaran var demek.
- Olmaz mı? - Alfa, gidiyoruz.
İki tane X5 alın. Yanımızda götüreceğiz.
Ben'i götürecek uygun bir yer bulmalıyız.
Yüzbaşım. Bir araç kaçırsak İran fark eder mi?
Başçavuş'un delik deşik etmediği bir tane buldum.
Olay yerini temizlediğimize sevinirler.
Aynen.
Başçavuş, bunlar kaç kişinin hayatına mal oldu?
Çok fazla kişinin.
Şuna bak Yüzbaşı.
Şekere benziyor bildiğin.
Pekâlâ, gidiyoruz.
Siktir.
İyi olacaksın.
Buradan sonra kendi başınasın.
Anlaşıldı.
NOA Annenden hediye
Niye bana dönmedin?
Dedim ya. Münih'ten sonra izini kaybettik.
Aramaya devam et. O rulmanlar hâlâ işe yarayabilir.
Benden bu kadar artık Jed.
Almanya'da olanları iki ayda anca toparladım.
İstediğimizi aldık. Dışişleri Bakanı olacağım.
Daha bitmedi Qudosh.
Üzgünüm ama tek başınasın.
Al. Dağda düzgün yemek bulamadığın çok belli oluyor.
Duyduğuma göre az daha bok yiyecekmiş.
İyi ki Tal haber uçurmuş.
Ben bir şey uçurmadım.
Mo, sen miydin? Vay anasını.
Başçavuş'un planına göre biz karışmayacaktık.
Ama Reece için bir şey söylemedi.
Sikeyim öyle işi. Gücendim.
Biz de biraz eğlenirdik.
Aksiyon mu arıyorsun?
Üstüne bastın.
Sizce şu an ne yapıyordur?
- Haverford mı? - Evet.
Haverford şimdi Tahran'dan cukkaladığı parayı sayıyordur.
- Bence para için yapmadı. - Bence de.
Hesaplarına baktım. Şüpheli bir şey yok.
Niye yaptıysa yaptı.
Ne onun ne de diğerlerinin yanına kâr kalacak.
Evet.
Başına gelecekleri tahmin ediyor mudur?
Cyrus işi ne oldu?
Yousef'in telefonunu hack'lediğimizden beri takipteyim.
Güzel.
Ya Artem?
Yılanların gözleri doğru düzgün bir bok görmez.
O yüzden dilleri hep dışarıdadır.
Bilmen gereken her şey burada.
Omuzlarıma biraz daha masaj yap canım.
Sonra oradan aşağıya doğru inersin.
Ellerin güçlü, güzel.
TAHRAN
Evet! Git! Git, Mehdi! Pası ver!
Şut! Şut!
Evet! Evet, Mehdi!
Bunu babasından almış. Mehdi-naldo!
Sessiz bir yere geç. Konuşmamız lazım.
Hemen dönerim. İşle ilgili.
Ne yapıyorsun? Sana söyledim, yokum.
Orada mısın? Bu neyle ilgili?
Eliza için.
Cyrus!
Harika. Bir de yendin onu.
Al bakalım dostum.
Çok teşekkürler.
Eline sağlık. Şu puan tablosunu getir.
Hoş geldiniz. Arnold Palmer alır mısınız?
- Evet. - Güzel geçti mi?
Bok gibiydi.
İRAN'IN NÜKLEER ENERJİ BAKANI ARAÇ BOMBALANMASIYLA ÖLDÜRÜLDÜ
Ben de gelmeni bekliyordum.
Tabancamı bulmuşsun.
Artem ve Qudosh'u ustaca halletmişsiniz. Etkilendim.
Mohammed ve Landry mi yaptı?
Gurur duydum.
Kusura bakma. Bir kadeh ister misin?
Bayağı iyidir.
Neden yaptın?
Ne yapmışım Ben?
Nereden başlamamı istersin?
Nükleer güçlü İran yaratmaya çalıştın.
Rulmanlar senin elinde ama.
Şimdi bile bunları geri almanın derdindesin.
Vazgeçemiyorsun, değil mi?
Vietnam.
58.000'den fazla kayıp verdik.
Ama koca bir nesilde bıraktığı izden başka hiçbir şey kalmadı elimizde.
Ders çıkarırız sandım.
Bu dersleri Lübnan'da kullanırız sandım.
Ama Beyrut'taki ilk yılımı sorma gitsin.
Elçilik bombalaması, adam kaçırmalar, suikastlar.
Bildiğin Vahşi Batı'yı tattık.
Ama her haydudun arkasında bir destekçi vardı.
İran.
Sonra asıl olay oldu.
Ekim 1983'te kışla bombaladılar.
Nükleer silahsız en büyük patlamalardan biri.
Kışla da üs de yerle bir oldu.
Iwo Jima savaşından beri bir günde o kadar kayıp verilmemişti.
Ama yine de hiçbir şey yapmadık.
Sert açıklamalar yapıldı, sonra sessizce çekildik.
Hem İran'a hem tüm dünyaya
kuru gürültüden başka bir şey olmadığımızı gösterdik.
Düşmanlarımıza terörün işe yaradığını gösterdik.
Bir de İsrail ve Mossad'a bak.
Onlar karşılık vermenin öneminin farkında.
İran nükleer bomba yapınca İsrail armut mu toplayacak?
Sen savaşı bitirmek değil,
savaş çıkarmak istedin.
Rejime son vermek için nükleer savaş başlatmak istedin.
Ne uğruna?
İntikam.
Kaç masum canından olacaktı?
Peki kaç masumun hayatı kurtulacaktı Ben?
Pazarlamada çok iyisin. Hakkını vereyim.
CIA'de ne yaptığımızı sanıyorsun Ben?
Yaptığımızı değil, yaptığını.
- Anlamadım? - Senin yaptığını.
Tek başına savaş çıkaramazsın.
IŞİD'i sivillerin üstüne salmaktan çekinmeden
Al-Jabouri'yi öldüren adam söylüyor bunu.
Evime gelip bana nutuk çekme.
Seni izledim.
Doğru saydığın şeyi elde etmek için
yakmayacağın köprü, çiğnemeyeceğin kural yok.
Senin de benden farkın yok!
İntikam konusu hariç.
Öylesine kör olmuşsun ki
daha dostla düşmanı ayırt edemiyorsun.
Artem ve Qudosh'la başladığın işi bitir şimdi hadi.
Herkesi temizle!
Çünkü ben öyle yapardım.
Hatta denedim de.
Sorun çıkaracağını anladığım an
icabına bakmayı denedim.
Zürih'te.
Ama adamlar bombayı şoför tarafına bıraktı.
Senin de o gün şoför koltuğunda olmayacağın tuttu.
Sırf bu yüzden o elindeki silahla karşımda oturuyorsun.
Eliza ise öldü.
Otur lan yerine.
Ish öldüğünde bize ne demiştin?
Duvardaki yıldızı falan.
Onun yeteceğini söyledin.
İnan bana Jabouri'yi geberttiğim gibi seni de zevkle gebertirim.
Ama sen duvarda yıldız olmayacaksın.
Artık sayıdan ibaretsin.
Yüksek güvenlikli cezaevindeki bir sayıdan.
Tal, İran'la mesajlarını ele geçirdi.
Almanya'da Kudüs Gücü'nü üstüme saldığına dair kanıtı var.
Bakasın bile gelmiyor, değil mi?
Kendi kendine inşa ettiğini sandığın o mirasına bak.
Ne uğruna? Değişim mi? İntikam mı?
Artık hiçbir önemi yok.
Bu takımın sonunu getirme planını
haklı çıkarmak için kullandığın yoz prensipler var ya…
Ömür boyu hapiste çürürken seni yiyip bitirecekler.
Ne zırvalıyorsun Edwards? Beni hapse mi tıkacaksın?
Kurttun, şimdi çoban köpeği mi oldun?
Sende yürek olsaydı işimi buracıkta bitirirdin.
GEORGE BUSH İSTİHBARAT MERKEZİ
Efendim, kimlik ve rozet görebilir miyim?
Müdür'le görüşmeye geldim. Arayıp durduğu bir şey elimde.
Adınız?
Ben Edwards.
İKİ AY SONRA…
Kimleri görüyorum.
Nihayet şu külüstürün taksitini bitirdin mi?
Tekrar borçlanmam gerekti. Güzel gemiymiş.
Tekne diyelim.
Yüzüyor mu bari?
Tekne dedik ya.
O hâlde tekneye çıkabilir miyim kaptan?
Seni Delta mı gönderdi yoksa eski bir dostla görüşmeye mi geldin?
Ben de bunu konuşmak istiyorum.
Sağ ol.
Yüzüğün niye yok?
Birkaç yılda bir eve uğramak lazımmış.
Nasıl hissettiğini biliyorum. Üzüldüm birader.
Geç bile kalmıştı doğrusu.
Masabaşı iş bulmamı istiyordu.
Oysa ben gidip Saha Kolu'na girdim.
Teşkilat'a mı çalışıyorsun artık?
Evet. Yeşil rozet.
Üstümdeki adam sağlam ama. Vic Rodriguez. Önceden Yedinci Grup'taymış.
- Subay mı? - Evet ama iyi olanlardan.
Hepsi öyle zaten.
- Tebrik ederim birader. - Sağ ol.
Dasher.
Neden geldin?
Bize katılman için.
CIA ile işim bitti artık.
Biliyorum. Kulağıma geldi.
O zaman cevabımı da biliyorsundur.
Ne yapacaksın?
Taban patlatıp iyilik mi dağıtacaksın?
Taban değil, okyanusa açılacağım.
Ama bilmiyorum. Olabilir.
Reddedeceğini söylemişti.
Siktir et. Bir şeyler yiyelim mi?
İki kadeh atalım. Ya da on.
Teşkilat karşılıyor. Dibini görelim.
Saha Kolu başka. Cidden bak. Önemli bir fırsat sunuyorum sana.
Burada mutluyum.
Pekâlâ Benny.
Fikrini değiştirecek olursan ararsın.
Bizim işimiz taban patlatmak değil Ben,
dünyayı patlatmak.
Daha iyileri için yer açmak.
Miguel'de.
Ne?
18.30'da Miguel'in Mekânı'nda. Yemek ve içkiler senden.
Sadece muhabbet edeceğiz, o kadar.
Tamam. Olur tabii.
"BİZ KURŞUN İLE İŞ YAPARIZ ARKADAŞIM."
Buraya kendi isteğinle mi geldin?
Evet.
Cephede hiç davranış cezası aldın mı?
Evet.
Hiç cinayet işledin mi?
Hayır.
ALDATMA TESPİT EDİLDİ
Irak'ta Hamid Al-Jabouri'yi öldürdün mü?
Evet.
Kesip atılması gereken
bir kanser hücresiydi o.
GERÇEK VE KESİN
Alman istihbaratçılarını
sen ve ekibin mi öldürdünüz?
Evet.
Savaş.
Artık gözünün önünde değil.
İçine dolmuş taşıyor.
Sen ve ekibin
İranlı yetkililere bilerek nükleer teknoloji verdiniz mi?
Amerikalı mısın? Ülkene ihanet ediyorsun.
Hayır.
Fiyatın daha yüksek olmalıydı.
Senin de benden farkın yok.
Mossad'la ortak operasyon muydu?
Canıma tak etti artık, dayanamıyorum.
Evet.
Bu hayatta
bildiğimiz tek iş bu.
Ait olduğumuz tek yer burası.
Sınırlı gözetim ve denetimle çalışırken rahat edebilir misin?
Tercih bile ederim.
Neden Saha Kolu'na katılmak istiyorsun?
Çünkü buraya aitim.
GERÇEK VE KESİN
Alt yazı çevirmeni: Nazlıcan Düşgün
Proje Kontrol Sorumlusu Şengül Usta
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.