All language subtitles for The.Dead.Girls.S01E06.1080p.WEB.h264-EDITH

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian Download
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole Download
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian Download
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

LUIS ESTRADA'DAN "ÖLÜ KIZLAR"

JORGE IBARGÜENGOITIA'NIN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR

Tarihi yazın, rakamlara sonra bakarız.

-İyi akşamlar. -İyi akşamlar. Ne istemiştiniz?

-Dört tane campechana lütfen. -Tabii. İki peso.

Buyurun.

İyi akşamlar.

Saymanıza yardım edeyim.

Bakalım.

Beni hatırlamadın mı Simón Corona?

Hatırlatayım o zaman piç kurusu!

Bay Simón Corona, şüphelendiğiniz biri veya bir grup var mı?

Hayır, hiçbir şüphem yok efendim.

Kesinlikle eminim,

kendisini elinde silahla karşımda gördüm.

Tüm bunların tek sorumlusu Bayan Serafina Baladro.

Bayan Serafina Baladro'yu ve suç ortaklarını

derhâl tutuklamanızı arz ederim.

Bu ülkede adaletin acelesi olmadığını,

hızlı çalışmadığını hepimiz biliriz.

Hangisi daha şaşırtıcı bilemiyorum,

adaleti sağlamada bürokrasinin dolambaçlı yolları mı

yoksa şaşmazlığı mı?

MEZCALA HÂKİMİ

Bayan Serafina Baladro hakkındaki Mezcala'dan gelen tutuklama emri

haftalar boyunca

Mezcala ve Plan de Abajo'nun farklı kurumları arasında gidip geldi

ve nihayet bana ulaştı.

Ben de hemen emri yerine getirdim.

POLİSLER GELİR

13 OCAK 1964

CONCEPCIÓN DE RUIZ, PLAN DE ABAJO

Serafina'nın durumu ne kadar ciddi Müfettiş?

Çok ciddi Yüzbaşı.

Bu yüzden sizi uyarıyorum,

avukatınızla iletişime geçin ve gerekli önlemleri alın.

Neyle suçlanıyor?

Belgede belirtildiği gibi

Salto de la Tuxpana'da bir çatışma ve cinayet teşebbüsü yaşandı.

Mezcala'da bir kasaba.

Raporlarda sorumlu kişi olarak Serafina'nın ismi geçiyor.

Meksika Ordusu'nun bir subayı olarak annemin üzerine yemin ederim ki

Serafina, Salto de la Tuxpana'da kimseyi tanımıyor.

O kasabaya hiç gitmedi, varlığından bile haberi yoktur.

Doğrudur Yüzbaşı, dürüstlüğünüz takdire şayan

ama benim yükümlülüğüm, Baladro kardeşlerle dostluğuma rağmen

emre uyarak Bayan Serafina'yı tutuklamak.

Anlıyorum Müfettiş. Haber verdiğiniz için teşekkür ederim.

Teşekküre gerek yok.

Unutmayın, eninde sonunda harekete geçmem gerekecek.

Onu bulursam teslim etmek zorundayım ve yarın Danzón Gazinosu'na gireceğim.

Anlaşıldı.

İyi günler.

Zaman ayırdığınız için teşekkürler.

Müfettiş Cueto kararlı görünüyordu.

Zaman kazanalım diye haber vermiş olmalı.

Sizi ateş etmekle suçlayan, şu Simón Corona denen adam.

Müfettiş yarın sizi tutuklamaya gelecek.

Gördün mü Serafina? Bizi mahvettin!

Bencillikten, intikam aşkından!

Doğuştan tutkulu olmam benim suçum mu?

Bir an önce kaçmalıyız.

Amerika'ya gidelim Arcángela.

Elimizdeki her şeyi bırakalım mı? Olamaz!

Yüzbaşı, Escalera'ya söyleyin, çiftliğe gidiyoruz.

Yalnız gelsin.

Rendón'u arayın, her yere bakın. Bir şekilde yardım etmeli.

Evet hanımefendi.

-Herminia, hadi! -Tabii hanımım.

Hadi. Kızlar, her şeyi toplayın.

Her şey nizamlı olsun lütfen. Hadi.

Her şeyi topla lütfen.

Acele edin kızlar. Daha çok yol gideceğiz.

Hadi.

Ticho, acele et, gitmemiz gerek!

İşin bitince salonu hallet.

Bira kasalarıyla kapıyı bloke et ve çatıdan aşağı atla.

-Anladın mı? -Evet patron Serafina.

Bayan Benavides!

Buradayım, yemek odasında!

Bayan Benavides, acilen gidiyoruz.

Biri ihbar etmiş, gazinoyu teftiş edecekler.

Eyvahlar olsun! Umarım bu iş başımı belaya sokmaz.

Hayır, merak etmeyin Bayan Aurora. Bizi sorarlarsa görmedim deyin.

Peki ya bu ayın ödemesi?

Doğru ya.

Buyurun.

-Ne olur ne olmaz, biraz daha vereyim. -Sağ olun.

Ama sizi uyarayım Bayan Aurora, sakın bir şey söylemeyin.

Öttüğünüzü öğrenirsem gelir sizi bulurum.

Hayal edin, benim yaşımda bir kadın, üstelik ömrünü Rabb'imize adamış biri

hapse giriyor.

Hanımlara yardım ettiğim için aldığım o yedi sene

burada öleceğim anlamına geliyor, öyle değil mi?

Yürüyün.

Bu gece burada kalacaksınız.

Yarın size bir şey ayarlarız.

Aptalca bir şey yapmayı düşünmeyin.

-Anlaşıldı mı? -Evet hanımefendi.

-Onlardan sen sorumlusun Calaca. -Elbette patron.

Rosita, galiba ateşin var.

Yarın sana grip çayı yapayım.

Çok teşekkürler Calaca.

Çok üşüyorum, kendimi çok kötü hissediyorum.

Tamam kızlar, çıkıp işinizi görün.

-Günaydın. -Merhaba Calaca.

Ticho.

Nasıl geçti Calaca?

Kızlar geceyi nasıl geçirdi? Sana sorun çıkardılar mı?

Hayır patron, iyiydiler.

Ama Rosa üşütmüş, ateşi var. Ben de ona çay yapıyorum.

Aferin kızıma. Biraz daha.

Biraz daha iç ki iyileş.

Bu seni ayaklandırır.

Biraz daha.

Umarım Bedoya, Rendón'u bulur da göt herif bize yardıma gelir.

Her şey yoluna girene kadar Amerika'ya gidelim Arcángela.

-Hapse girmek istemiyorum. -Abartma Serafina!

Hele bir Rendón'dan durumun ciddiyetini öğrenelim.

Hanımlar.

Calaca. Kızlar, Rosa'nın kötüye gittiğini söylüyor.

Ölmüş.

14 OCAK 1964

Concepción de Ruiz'de bir söylenti vardı.

Baladro kardeşler ve kızları Danzón Gazinosu'nda saklanıyormuş.

Birkaç kez gidip orada kimsenin olmadığını görmeme rağmen

bir şey atlamış mıyım diye tekrar gittim.

DANZÓN GAZİNOSU

KAPALI

Zincirleri kesin.

Nasıl hâlâ elektrik var?

Değil mi?

Görünüşe bakılırsa kimse yok

ama iyice bakalım, belki bir ipucu buluruz.

Müfettiş, her şeyin bu kadar temiz ve derli toplu olması garip değil mi?

Bu bir şey kanıtlamaz Castro.

Biz Bayan Serafina'yı tutuklamaya geldik.

Siz yerinizde kalın. Castro, benimle gel.

Kimse yok. Gel hadi.

Burada kimse yok. Yapacak bir şey de yok.

Hadi.

Arama orada bitebilirdi ama Concepción de Ruiz kayıtlarında

Baladro kardeşler adına bir çiftlik görüldü.

Oraya da bakmaya karar verdim.

-Günaydın. -Seni bekliyorduk Cueto.

Serafina'yı bulamadığını söylersen sana 10.000 peso veririm.

Aptal rolü yapma.

Yıllardır maaşını ödüyoruz. Parayı sevdiğini biliyorum.

Pekâlâ Bayan Arcángela.

Sizin hatırınız için.

İzninizle.

Ne yazık ki ilk gidişimde onları çiftlikte bulamadım.

Soruşturma raporuna bu işlendi.

Ne diyorsun Castro?

On bin peso.

İşte payın.

Yarısı için bile göz yumabilirdik Müfettiş.

Bak ne diyeceğim Castro.

Baladro kardeşler,

Serafina'ya yöneltilen suçlamadan daha ciddi bir şeyi örtbas ediyor.

Ben de öyle düşünüyorum Müfettiş.

Daha ağzımızı açmadan bize bu kadar para vermeleri tuhaftı.

Ne olur ne olmaz, yarın teftiş için gazinoya döneriz.

DANZÓN GAZİNOSU

KAPALI

Dinleyin.

Sen, üst kattaki odalara bak.

-Daniel, o tarafa. -Evet.

Siz de bara, çok dikkatli olun. Bakmadık yer bırakmayın.

-Castro, sen benimle eve gel. -Tabii efendim.

Bayan Baladro, kızlarınız çok fena.

Müfettiş, yakın zamana kadar burada birilerinin yaşadığı belli.

O önemli değil Castro.

Aramaya devam edelim.

Castro, kulübeyi kontrol et.

Tabii Müfettiş.

Her şey yerli yerinde.

Burası köpek leşi kokuyor.

Zemin de yumuşak Castro.

Memurlar, bir şey var mı?

Yok Müfettiş.

O zaman kürek bulun da gelip burayı kazın.

Bakın Müfettiş.

Hay sizi patroniçeler.

O kadınların bir iş çevirdiğini biliyordum.

Pedrones'ten destek istemeliyiz.

Ceset çıkana kadar kazmaya devam edin.

Hadi beyler. Mülkün etrafını sarmalıyız.

A grubu, şu taraftan. B grubu, bu taraftan.

Castro, benimle eve gel.

-Tabii efendim. -İyi bakın!

Hay lanet olsun.

Pis karılar çoktan kaçmış.

Müfettiş! Ahırda biri var gibi. Yardım isteyen birilerini duyduk.

Castro!

İyi ki geldiniz. İki gündür kilitliyiz ve yemek yemedik.

Patronlarınız nerede? Nereye gittiler?

Dün gece Bayan Serafina'yı Bayan Arcángela'yla konuşurken duydum.

"Nogales'e giden trene binip Amerika'ya geçelim" diyordu.

Memurlar, destek çağırın.

Bu kızları karakola götürün ve bir şeyler yedirin.

Gidelim. O lanet karıların kaçmasına izin veremeyiz.

MEKSİKA DEMİR YOLLARI PEDRONES

Çabuk olun beyler!

Her yere bakın!

Siz ikiniz, şu vagona bakın.

Polis. Treni durdurun!

Hanımlar.

Tutuklusunuz.

15 OCAK 1964

CONCEPCIÓN DE RUIZ, PLAN DE ABAJO

Bizi dövüp kilitleyen patronlar bunlar.

Pis karılar. Hainler.

O pis kadınlar bunlar.

Nankör sürtükler.

İşte katil cadılar.

Nankör sürtükler. Sıçanlar, hesabını vereceksiniz!

Siktiğimin Cueto'su!

Bunu başka bir şekilde çözebilirdik.

İçeri girin.

Üzgünüm Bayan Arcángela.

Ama arka bahçenizde gömülü bulduğumuz kız, durumu çok ciddi kıldı.

İfadelerinize şu andan itibaren çok dikkat etmenizi öneririm.

İzninizle.

Arcángela, bundan nasıl kurtulacağız?

Merak etme Serafina. Bu saçmalık para ve nüfuzla halledilir.

O pislik Rendón bir ortaya çıksa.

Lütfen acele edin Juanita.

Beni Baladro kardeşlerle ilişkilendirecek hiçbir şey kalmasın.

Başkentte koruma kararı çıkartmalıyım.

Bayan Arcángela ve Bayan Serafina için mi?

Hayır Juanita, bizim için.

Onca zamandır avukatlarıyım, bir sürü belge var

ve polisler her an gelebilir.

Bu iş uzun sürecek gibi.

Kim bilir daha kaç ölü kız ortaya çıkacak.

Danzón Gazinosu'ndaki korkunç bulgulardan

ve kurtardığımız kızların ilk ifadelerinden

hanımların bir numaralı suç ortaklarını tespit edebildik.

Onları tutuklamak için harekete geçtim.

Yüzbaşı Hermenegildo Bedoya

Baladro kardeşlerin gözaltına alındığını bilmiyordu

ve onlarla Nogales'te buluşmak üzere kaçış hazırlığı yapıyordu.

PLAN DE ABAJO TİCARET BANKASI

Yüzbaşı Bedoya, tutuklusunuz.

Bankada 20.000 pesodan fazla param var.

-Beni bırakırsanız sizindir. -Çok geç Yüzbaşı.

Çok üzgünüm. Lütfen benimle gelin.

Ben masumum. Yüzbaşı Bedoya'nın emirlerine uydum.

Sessiz olun Çavuş.

Merkezde savcılık ifadenizi verirsiniz.

Sence söylenenler doğru mu?

Hayır, imkânı yok. Baladro kardeşler iyi insanlardır.

Asla böyle bir şey yapmazlar.

Bay Escalera, tutuklusunuz.

-Ben mi? Neden? -Castro.

-Benimle gelin. -Neyle suçlanıyorum?

-Ben bir şey yapmadım! -Yürüyün!

Patronlarım hapisteyse beni de alın.

Gelip sizi almalarını, mahkeme celbini bekleseniz ya?

-Burada işler böyle yürür. -Ben bir şey yapmadım dedim ya!

Ben masumum!

Ben onların fedaisiyim!

Beni hapse atmazsanız ben kendimi kilitlerim!

En son yakalananlar Eulalia Baladro ve Teófilo Pinto oldu.

Rahatlıkla kaçabilirlerdi,

onları tutuklamamızı sağlayacak bir fotoğraf veya veri yoktu.

Ama San Antonio, Teksas'a giden bir otobüse binecekken

gerçek isimleriyle bir form doldurmuşlar.

Orada tespit edilip tutuklandılar.

Onları hücrelerine götürün.

Concepción de Ruiz hapishanesinde normalde sadece birkaç ayyaş kilitli olur.

Hapishane tarihinde ilk ve son kez 19 mahkûm vardı.

Herkes beni dinlesin. Özellikle siz pislikler.

Herkesin derhâl serbest bırakılmasını sağlayacağız.

Ama uyarıyorum, boşboğazlık edip

söylememeniz gereken bir şeyi söylerseniz yanarsınız.

Tamam efendim.

Yakaladığımız kızlardan bazıları

başka kızların da öldüğünü bildiklerini söyledi.

Los Angeles Çiftliği'ne döndük.

Çok da aramamıza gerek kalmadan orada üç ceset daha bulduk.

HÂKİM PERALTA'NIN ADALETİ

Kariyerim boyunca önüme gelen davaların hiçbiri

Baladro kardeşlerinki kadar ünlü ve popüler olmamıştı.

Haklarında söylenen ve yazılan şeylerin

davranışlarımı etkilemesine asla izin vermedim.

Adil ve tarafsız davrandım.

Ama korkarım geriye dönüp baktığımızda görüyoruz ki

çoğu insan gerçeğe değil,

gazetelerin anlattığı versiyona inanmayı seçti.

Bayan Arcángela, bakın gazeteler hakkınızda ne diyor.

Orospu çocukları.

Kızları öldürdüğümüzü ne cüretle ima ediyorlar?

Pis akbabalar! Artık ne uyduracaklarını şaşırdılar.

Kızların ifadelerinden edindiğimiz bulgulara göre

karmaşık bir vaka söz konusu efendim.

Sürecin dikkatle ve ihtiyatla yürütülmesi gerekecek.

Kesinlikle katılıyorum.

İlk iş gözaltına alınan kızları ayırmak olacak.

İfadelerinde kötü muameleden şikâyetçi olanları

mağdur ve tanık olarak kayıtlara geçireceğiz.

Şikâyetçi olmayanların

Baladros kardeşlerin iş birlikçileri ve suçlu olduklarını varsayacağız.

Siz ne derseniz efendim.

Sayın Herminia N.,

Guadalupe N.,

Gloria N.,

Luz María N.,

Jacinta N., Perla N.

ve Juvencia N.

Lütfen benimle gelin.

Peki ya biz? Burada mı kalacağız?

İfadelerinize göre

suç ortağı sayılıyorsunuz ve suçlu olduğunuz varsayılıyor.

Ne?

Nasıl yani?

-Neden? -Affedersiniz efendim.

Avukatımız Bay Rendón geldi mi?

Hayır. Kimse gelmedi.

Şu andan itibaren burada yatacaksınız hanımlar.

Bundan böyle mahpus ya da zanlı değilsiniz.

Harika bir yer değil ama özgürsünüz. İstediğiniz gibi gelip gidebilirsiniz.

Tek yükümlülüğünüz yasal işlemlerde hazır bulunmak.

-Anlaşıldı mı? -Evet.

Yine hapishane yiyeceklerinden mi yiyeceğiz?

Açıkçası berbattı.

Merak etmeyin hanımlar. Onu da halledeceğiz.

Rahatınıza bakın.

Patroniçelerin çiftliğinde yine ceset bulundu!

Yeni cesetler!

Patroniçelerin çiftliğinde yine ceset bulundu!

Yeni cesetler!

Patroniçelerin çiftliğinde yine ceset bulundu!

Yeni cesetler!

Patroniçelerin çiftliğinde yine ceset bulundu!

Yeni cesetler!

Anlıyorum ama başka müsait odam yok.

Evet.

Tamam o zaman. Bol şans.

-İyi günler. -Beyler.

Alarma muhabirleriyiz. Gazete adına rezervasyonumuz var.

Baladro cinayetleri için mi geldiniz?

Evet.

Kalabalığız, değil mi?

Hiç sormayın. Hatta son müsait odalarımı alıyorsunuz.

Patroniçeleri tuttukları hapishane buraya uzak mı?

Yok, hiç uzak değil.

Concepción çok küçüktür. Mahkeme iki sokak ötede.

-Gidelim o zaman. -Evet.

Lütfen valizlerimizi odamıza götürün.

Tabii.

-Hayatınız pahasına koruyun. -Tabii.

Hanımlar,

Concepción de Ruiz'de herkes hikâyenizden çok etkilendi.

Sönmez Mum Kilisesi hanımlarının hazırladığı bu yemeğin tadını çıkarın.

Şu andan itibaren

başkanlığını yaptığım belediye adına söz veriyorum,

hiçbir eksiğiniz olmayacak.

Afiyet olsun.

AÇ BIRAKILMIŞLAR!

GÜNDE SADECE BEŞ FASULYE VE BİR TORTILLA!

Memur bey,

ifademizi alan avukata söyleyin, onunla konuşmak istiyoruz.

Ne lazım?

Ona hatırladığımız bazı şeyleri anlatacağız.

Ama burada meraklı çok.

Peki.

Hadi sürtükler!

Hainler, palavra mı uyduracaksınız? Nankör sürtükler!

Bize ne hâlde geldiğinizi unuttunuz mu? Pis, kir içinde ve aç!

Burada bulunanların ifadelerine ek yapmak istedikleri

kayıtlara geçilsin.

Bunu kendi rızalarıyla yapıyorlar,

hiçbir baskı olmadan.

Hanımlar bana ve anneme yalan söyledi.

On beş yaşındaydım. Anneme benim için 200 peso ödediler.

Pedrones'te hizmetçi olarak çalışacaktım

ama eve vardığımda hanımlar beni

fuhuşa zorladılar.

Pardon.

-Kaç yaşındaydınız? -On beş.

Hayır, durun. Kabareye vardığımda 13'üme yeni basmıştım.

Genelevlerdeki çalışmamın karşılığını almadığımı ekleyin.

Ben 12 yaşındaydım,

aileme kibrit fabrikasında çalışacağımı söylediler.

Ama oraya vardığımda fabrika olmadığını fark ettim, genelevdi.

Bir daha oradan çıkmama izin vermediler.

İşimin karşılığında hiçbir ödeme almadım.

Casa del Molino'da hizmetçi olacaktım

ama oraya varır varmaz erkeklerle yatmak zorunda kaldım.

"Fahişe olacaksın, işte o kadar" dediler.

İfadenize ekleyeceğiniz başka bir şey var mı?

Evet efendim.

Seneler boyunca ben de ödeme almadım.

Efendim, lütfen bu üç kızı serbest bırakın

ve diğerlerinin yanına, yeni odalarına götürün.

Lütfen yasal statülerini de değiştirin.

Kendileri bundan böyle zanlı değil,

kurban ve tanıklar.

Tabii efendim.

ONLARI KANDIRIP FUHUŞA ZORLAMIŞLAR!

MEXICO, 18 MART 1964

Bulgularıma ve kızların ifadelerine göre bu dava uzun sürecek Bay Julio.

Çoğu reşit değil.

Patroniçeler onlara işkence etmiş, kilit altında tutup aç bırakmış.

Hâlâ iş başındayım, size her şeyi rapor edeceğim.

Yarın konuşuruz.

Bay Julio çok memnun, bizi tebrik etti.

Baladro kardeşler de konuşunca tamamdır.

Şerefe Belisario.

Bu bizim şansımız.

Danzón Gazinosu'nun arka bahçesindeki üç cesedi nasıl açıklıyorsunuz?

Bu konuda hiçbir şey bilmiyoruz.

Orada bulundularsa birileri bize zarar vermek için koymuştur.

Size ait Los Angeles Çiftliği'nde bulunan diğer cesetler?

Biz de bir bok bilmiyoruz!

İş yerlerinizde çalışan pek çok kız

zorla tutulduklarından, işkence görüp aç bırakıldıklarından şikâyetçi.

Hatta bazıları

onlara günde beş fasulye ve bir tortilla verdiğinizi ifade ediyor.

-Buna ne cevap veriyorsunuz? -Bunların hepsi yalan.

O nankör kızları herkes ne yiyorsa onunla besledik.

Bazen erişte çorbası bile verdik.

Bakın hanımlar, bu şekilde bir yere varamayız.

Size yol gösterecek bir savunma avukatına ihtiyacınız var.

Hakkınızdaki suçlamalar çok ciddi

ve bunu gerektiği kadar ciddiye almıyor gibisiniz.

Aptal gibi davranan sizsiniz.

Hele nüfuzlu dostlarımız yaptıklarınızı bir duysun,

kim haklıymış görürsünüz!

Hücrelerine geri götürün!

Pis katiller!

-Bırak beni! -Bana dokunma!

Nihayetinde soruşturmayı sonlandırmak için

Mezcala hapishanesinden bir mahkûmu, fırıncı Simón Corona'yı getirdik.

Baladro kardeşlere yönelik ilk soruşturma onun ifadesiyle başlamıştı.

Adınız ne? Memur bey!

Memur bey, beni başka bir yere koyabilir misiniz?

Hayır efendim. Concepción'daki tek hapishane burası.

Hâkim ve savcı "Diğerleriyle birlikte hapse atın" dedi.

Ne haber Simón?

Hayat bizi tekrar bir araya getirdi. Bak, senin yüzünden nerelere düştük.

Lanet olası Simón Corona!

Hırsız olduğun yetmedi, demek bir de muhbirsin!

Memnun oldum Corona.

Nihayet tanıştık. Bayan Serafina senden çok bahsetti.

Serafina, Arcángela, ben konuşmadım, neden burada olduğumu da bilmiyorum!

Of be Simón.

Fırsat varken seni öldürmediğime pişmanım.

Ama korkma, burada başına bir şey gelmez.

Değil mi Yüzbaşı?

Gelmez tabii. Çocuklar ve ben ona çok iyi davranacağız.

Kesin şunu!

Ne oluyor?

Avukatları olmadığı takdirde Baladro kardeşlerin davası devam edemez.

Bakın ne diyeceğim.

Siz kamu avukatı olarak onları temsil edeceksiniz Bay Céspedes.

Paraları ve nüfuzlarıyla övünüyorlar, başkasını bulamadılar mı?

Başlangıçta Rendón'ın onları temsil etmesini istediler

ama o da kaçmış, ortalıkta yok.

Şimdi de başka kimse davayı almaya cesaret edemiyor.

Tamam o zaman.

Ama siz de iyi biliyorsunuz, müvekkillerimi bir mucize bile kurtaramaz.

Onu yaşayıp göreceğiz.

Unutmayın, bu ülkede adaletin gözü kördür.

Bakın avukat bey, kimseden yardım istemiyoruz, ihtiyacımız da yok.

Hele bir yabancıdan.

Hanımefendi, durumunuz oldukça hassas. Avukatsız daha da kötüleşebilir.

Biz masumuz! Söylenenler yalan.

Bakın hanımlar, beğenseniz de beğenmeseniz de

duruşmalara ve ifade vermeye gelmek ve orada kendinizi savunmak zorundasınız.

Size yardım edebilirim.

Neden size güvenelim?

Çünkü yükümlülüğüm sizin için elimden geleni yapmak.

-Bize inanıyor musunuz? -Sizi yargılayan ben değilim.

Ama bana gerçeği söyler, benimle iş birliği yaparsanız

sizin için elimden geleni yaparım.

Avukatımız olacaksanız bize inansanız iyi olur.

Bizi buradan hemen çıkarırsanız sizi zengin ederiz.

Hakkınızdaki suçlamalar ciddi.

Artık sakin olmanız ve hâkime bağırmayı kesmeniz lazım.

Bununla bir yere varamazsınız ve işi yokuşa sürersiniz.

İyi. Sizi avukatımız olarak kabul ediyoruz.

İzninizle. İşimin başına dönüyorum.

Hanımlar bizi kilit altında tuttu.

Bir kez ben ve diğer üç kız hoşlarına gitmeyen bir şey yaptık.

Bizi odaya kilitlediler.

Bir gün Bayan Serafina bana "Şu sopayı al ve onlara vur!" dedi.

"Sert vur yoksa öğrenmen için ben sana vururum!"

Beni ne hâle getirdiğine bakın efendim.

Sessizlik!

Sessizlik!

Kazandıklarımızdan masrafımızı kestiler.

Okumadığımı, hesap yapamadığımı biliyorlardı.

Bir kuruş bile görmedim.

Sen sefil bir yılansın Aurora.

Her kuruşunu ödedik! Bazen sana elbise ve ayakkabı bile aldık!

Doğru değil mi?

Arka bahçede gömülü bulunan kızlar konusunda bir ifadeniz olacak mı?

Evet efendim.

Hatırlıyorum da Bayan Arcángela ve Bayan Serafina'yı,

Feliza ve Evelia'yı gazinonun balkonundan iterken gördüm.

Zavallı kızlar öldükleriyle kaldı, kafaları yarıldı.

Onları arka bahçeye gömdüler.

Katiller.

Pis kaltak! Yalancı!

Hepsi yalan.

Arcángela!

Bize yemek vermiyorlardı.

Kendileri güveç ve yumurta yerken bize çöpten artıklar veriyorlardı.

Nankör bir yalancısın María del Carmen.

Size hep evlatlarımız gibi iyi davrandık.

En fenası bu değildi.

Bizi o kadar kilitli tuttular ki

bazı arkadaşlarım hastalandı ve öldü, hep onların yüzünden!

Aramaya devam ederseniz başka kızları da gömülü bulursunuz.

Sessizlik!

Sessizlik!

"Zavallı, masum kurbanlar çok çile çekmiş olmalı.

O adı çıkmış evlerde cehennemi yaşamışlar.

Adaleti ancak o ruhsuz kadınlara verilecek ibretlik bir ceza sağlayabilir."

Çok iyi Chucho.

Baladro kardeşlerin kızları tehdit ettiği fotoğraflar var.

Makalene çok yakışacak.

Bak.

-Güzel, değil mi? -Harikalar.

Alarma gazetenizi alın!

Sorun şuydu,

dava ülke çapında öyle bir tiksinti ve merak uyandırmıştı ki

mahkeme salonları karışmaya başladı.

Sessizlik!

Sessizlik!

Çiftliğe vardığımızda arkadaşımız Rosa hastalandı.

Şu kadın ona yaklaştı ve "Sana çay yapayım" dedi.

Sonra da hepsini içmeye zorladı. Birkaç saat sonra Rosa öldü.

Bence hep cadı gibi davranan bu kadın çaya bir şey koydu. Onu bu öldürdü.

Guadalupe N.

Oradaydım, Calaca onu ütüledikten sonra

zavallı Blanca'ya soda içirdi, bu da onu öldürdü.

Ekleyeceğiniz bir şey var mı?

Ne zaman hamile kalsak

Bayan Calaca bebekleri çıkarmak için bize çay verirdi.

Bize nasıl bir büyü yaptığını bilmiyorduk, zavallı çocukları ne yaptığını da.

Sayın hâkim, yemin ederim ki bunların hiçbiri doğru değil.

SUÇ ORTAĞI, CADI VE AKBABA!

CEHENNEM BÖYLE BİR YERMİŞ

Süpürgeyle akbabaları kaçırdığını hatırlıyor musun?

Hayvanlar çırpınıyordu.

Yıllar boyunca pek çok kez akbabaları kaçırmam gerekti.

Hangisinden bahsettiğinizi bilmiyorum hanımefendi.

Hani Bayan Serafina çaresiz kaldı da

silahı getirdi, sana verdi ve "Ticho, vur şunları" dedi ya.

-Hatırlamıyor musun? -Hayır, orada değildim.

Bir öğleden sonra Bayan Arcángela, sana Feliza ve Evelia'yı

Blanca'yı gömdüğün yere gömmeni söylemedi mi?

Hayır, rüyanızda görmüş olabilirsiniz çünkü böyle bir şey olmadı.

Götürün onu.

"Eustiquio Natera, 'Ticho' ya da 'Mezarcı'

olanlardan haberdar olmadığını iddia etti.

Fakat kötülük, acımasızlık ve kin dolu o asık suratıyla

gerçeği bizden saklayamadı.

Vicdanında en az 10 ölümün yükü olmalı."

Hayır.

"Yüz ölüm."

Kapa çeneni Teófilo! Saçmalamayı kes!

Başka bir sefer de dedi ki

"Bu dört kadını burada bırakıyorum,

kaçmaya çalıştıklarını görürsen

inekleri idare etmen için sana bıraktığım tüfeği kullan."

Boşboğaz!

Yalan uydurmayı bırak pislik.

Yani efendim, o tüfeği ateşlediğimde

Bayan Arcángela'nın emirlerine uyuyordum.

Kapa çeneni orospu çocuğu!

Baldızlarım çok zengindir.

Çok paraları, belki milyonları olabilir.

Ama bize tek kuruş vermek istemediler.

Bu kadar ucuzcu ve cimri olmasalar hikâye farklı olurdu.

Hainsin, pisliğin tekisin Teófilo!

Götürün.

-Aman be! -Dokunma!

Cezamızı patronlara Yüzbaşı tarif etti.

Arka bahçede sopaları kestiğini gördüm. Acıtıyor mu diye kendi elinde denedi.

Bizi cezalandırırken en çok acıtanı kullandı ve bununla övündü.

Efendim, o anda bu kadınların

bir itaatsizlik eylemi gerçekleştirdiğini düşünmüştüm.

İbretlik bir ceza vermek gerekiyordu.

Yaptıklarınızdan memnun musunuz Yüzbaşı?

Evet efendim.

Meksika Ordusu'nun gururlu bir mensubu olarak

düzeni sağlamak daima benim sorumluluğumdur.

"Ruhsuz bir subay olan Yüzbaşı Hermenegildo Bedoya,

patroniçelerin

zavallı kurbanlarına çektirdiği işkencenin

infazcısıydı."

Bir gün çamaşır yıkıyorduk, Yüzbaşı Bedoya geldi.

Birden durdu, yerdeki bir kütleye dikkat kesildi.

"Bu ne?" diye sordu.

Bayan Serafina "Blanca" dedi.

Yüzbaşı öfkeyle bağırdı,

"Ticho'ya söyleyin,

Blanca'yı bu gece kasabanın kenarında bir çöplüğe atsın da köpekler yesin!"

Sadece şakaydı sayın hâkim.

Öyle bir şeyi nasıl söyleyebilirim?

"Zalim subay,

Serafina Baladro'nun sevgilisiydi.

Çok sayıda âşığı olan bu korkunç kadının

küçük kara defterinde bir isim daha,

öyle ki ona

kara dul diyebiliriz."

Gazeteler, Baladro kardeşlerin çok güçlü olduğundan

ve Plan de Abajo'daki nüfuzlu dostlarından bahsediyordu.

Onları mahkûm etmenin imkânsız olduğunu söylüyorlardı.

Tüm mülklerine el koyarak anında yanıt verdim, amaç…

…mağdurların tazminatını güvence altına almak.

Mülklerimizi mi almak istiyorlar?

O orospu çocukları başından beri bunu istiyor!

Bizi mahvedecekler!

Arcángela!

-Memur! -Efendim.

-Polis! -Efendim.

Doktor çağırın! Bayan Arcángela bayıldı.

Bir şekilde durduramaz mıyız?

Ne oldu?

-Ambulans lazım. -Doktor!

Hava alsın!

Arcángela!

-Geliyor! -Avukat bey!

Avukat Céspedes!

Bir sorum var, rahatsız edici olabilir.

Avukatları olarak, sizce Baladro kardeşler masum mu?

Lütfen yanlış anlamayın.

Bu kadınları görev icabı savunuyorum,

zira kamu avukatıyım ve bu davaya atandım.

Ama elbette onlarla hemfikir değilim.

Tam tersine bence ikisi de idam cezasını hak ediyor.

Ne yazık ki Plan de Abajo'da var olmayan bir ceza.

Affedersiniz.

-Avukat bey! -Avukat bey, lütfen.

Tabii kendi avukatlarının ağzından çıkınca

talihsiz bir açıklama oldu.

Bunun gibi birkaç taşkınlık yaşandı ve farklı yerlerden çok fazla baskı vardı,

başkent de dâhil.

Alarma! İfadeler lanetli kardeşlerin sonunu getirdi!

Ama o zamana kadar dava çoktan uluslararası üne kavuşmuştu,

Concepción de Ruiz'i gerçek bir sirke çevirdi.

Bir noktada mahkemede 119'dan fazla kişi vardı.

Orada hiçbir işleri yoktu.

Pis patroniçeler!

Katiller!

-Cadılar! -Katiller!

-Lanet olsun size! -Katiller!

Pis kaltaklar!

Alarma! İfadeler lanetli kardeşlerin sonunu getirdi!

Alarma'nızı alın!

Ama dava devam edecekti

ve prosedür gereği, olayların canlandırılması

mağdurlar ve sanıklarla birlikte yapılmalıydı.

-Kahrolası patroniçeler! -Sakin olun!

Sakin olun lütfen!

Buyurun hanımlar.

Calaca ona şurada çay verdi.

Kısa süre sonra zehirlenerek öldü, değil mi?

Benim de arkadaşlarım şurada öldü.

Koşuyorduk, sonra silah sesleri duydum.

Bay Teófilo kapıda duruyordu. Bayan Eulalia evden çıkıp tüfeği verdi.

Hanımların söyledikleri doğru mu?

-Sayın hâkim, mezara gidelim mi? -Tabii efendim.

-Cadılar! -Katiller!

Onları buraya mı gömdün Ticho?

Evet efendim.

-Bunu yapmanızı kim emretti? -Patronum Serafina.

"Onları oraya göm de mezar, yoldan belli olmasın" dedi.

Emin misin, sadece üç kızı mı gömdün?

Yemin ederim, sadece bu üçü vardı,

bir de gazinoda gömdüğüm diğer üç kız.

Başka varsa bilmiyorum.

Kızlar, mezarı işaret eder misiniz?

Halkın öfkesi,

her gün abartılı haberler yapan gazeteler tarafından manipüle edildi.

Bu da öyle bir öfkeye sebep oldu ki

halk birkaç kez sanıkları linç etmeye kalktı.

Katiller!

Hanımlar, Evelia ve Feliza'yı şu balkondan itti.

Hanımların birçok kez bize işkence ettikleri yer.

Yalancılar! Sefil sürtükler!

Nankör yalancılar!

Sakin olun hanımlar. Benimle gelin, bu taraftan.

Gelin.

Lanet karılar.

Bir gün hanımlar Yüzbaşı'yla konuşuyordu.

Bizi öldürmeyi planladıklarını duyduk. Buraya, arka bahçeye gömeceklerdi.

Değil mi kızlar?

-Evet. -Evet.

Socorro, bir şey ekleyecek misiniz?

Bir gece Bayan Arcángela, Bayan Serafina ve Yüzbaşı Bedoya

bizi çatıdan atmak istedi.

-Değil mi kızlar? -Evet.

Sıradaki canlandırmaya geçelim.

Söyleyin Yüzbaşı,

kızlara boyun eğdirmek için uyguladığınız bu zalim ve insanlık dışı cezayı

orduda mı öğrendiniz?

Hayır efendim. Bu seferki benim ilhamımın ürünü.

Ama patron bizi hep kırbaçla cezalandırırdı efendim.

Bayan Arcángela,

şu sopayı kaldırır mısınız?

HALK ADALET İSTİYOR

Medyanın daha fazla ceset bulmamız için uyguladığı baskıya rağmen

aramalar devam etse de başka bir şey bulunamadı.

Ama mağdurların ifadeleri ve canlandırmalar sayesinde

zanlıları itham etmek

ve onları resmen tutuklayıp hüküm giymelerini sağlamak mümkün olmuştu.

Bana böyle davranamazsınız orospu çocukları!

Ben Arcángela Baladro'yum! Hiçbir suçum yok!

Düzgün durun hanımefendi, lütfen!

Sıradaki!

Levhayı tutun lütfen.

Sağ profil.

Sol profil.

Sıradaki!

Çok yazık! Tanrım, çok yazık!

Sakin olun hanımefendi, lütfen!

Sağ profil.

Sağ!

Sıradaki!

Yüzbaşı, gözlüğünüzü çıkarın lütfen.

Sağ profil.

Sol profil.

Sıradaki!

Sağ profil.

Sol profil.

Sıradaki.

Çömelebilir misiniz?

Daha aşağı. Oldu.

Sağ profil.

Çömelin!

Sol profil.

Sıradaki!

Yürütülen kapsamlı soruşturma

ve her iki tarafça sunulan kanıtlar ışığında

sanıklar huzurunda hükmü açıklıyorum.

Sizden tavırlarınıza dikkat etmenizi rica ediyorum.

Yüzbaşı Hermenegildo Bedoya.

Suç ortağı

ve iddianamenizde yer alan olayların planlayıcısı olduğunuz için

25 yıl hapis cezasına çarptırıldınız.

Katil!

Juana Cornejo.

Juana Cornejo adlı kadına,

namıdiğer Calaca'ya,

Bayan Rosa N. davasında birinci derece cinayetten 10 yıl,

yasa dışı kürtaj yapmaktan dört yıl

ve Bayan Blanca N. davasında

cezai ihmal suçundan altı yıl hapis cezası.

JUANA CORNEJO - "CALACA" 20 YIL

Teófilo Pinto ve Eulalia Baladro.

Bay Teófilo Pinto'ya,

kasıtlı, kötü niyetli ve çıkar amaçlı

birinci derece iki cinayetten 20 yıl.

Eşi ve suç ortağı olan Eulalia Baladro için

kurbanları vurabilsin diye

av tüfeğini duvardan alıp kocasına vermekten

15 yıl hapis cezası.

EULALIA BALADRO 15 YIL

TEÓFILO PINTO 20 YIL

"Ticho" ya da "Mezarcı" olarak bilinen Eustiquio Natera,

defin yasalarını çiğnemekten

ve suç ortaklığından 12 yıl.

EUSTAQUIO NATERA - "TICHO" 12 YIL

Şoför Fulgencio Pérez'e,

namıdiğer Escalera'ya,

trafik kurallarını ihlal

ve eyaletler arası insan kaçakçılığı suçlarından altı yıl.

FULGENCIO PÉREZ - "ESCALERA" 6 YIL

Nicolás Pérez, namıdiğer Cesur Nicolás'a,

cinayete teşebbüs,

memur kimliğine bürünmek ve otoriteyi kötüye kullanmak suçlarından

altı yıl hapis cezası.

NICOLÁS PÉREZ - "CESUR NICOLÁS" 6 YIL

Simón Corona.

"Fırıncı" olarak bilinen Simón Corona'ya

yasa dışı defin ve suça ortaklıktan altı yıl hapis cezası.

SIMÓN CORONA - "FIRINCI" 6 YIL

Ve son olarak Serafina ve Arcángela Baladro.

-Pis şeytanlar! -Katiller!

Birinci derece cinayet,

sorumsuzluk nedeniyle adam öldürme,

kişiyi özgürlüğünden yoksun bırakma,

fiziksel ve ahlaki istismar,

yasa dışı silah sahibi olmak ve bu silahı üzerinde bulundurmak,

çocuk istismarı, fuhuşa aracılık etme,

üçüncü bir şahsı gelirinden mahrum bırakma,

el konulan mülkün kasten işgali,

defin yasalarının ihlali,

federal trafik kanunlarının ihlali ve mal kaçırma suçlarından

Bayan Serafina ve Arcángela Baladro, bu mahkeme tarafından

suçlu bulunmuştur.

Sessizlik!

Hepsi yalan, iftira!

Biz masumuz!

Sen rüşvetçi bir hainsin Peralta!

Hepiniz öylesiniz orospu çocukları!

Piç kuruları!

Orospu çocukları! Ödlekler!

Biz kimseyi öldürmedik!

Bunların hepsi haksızlık sayın hâkim!

Bu rezilliğe katlanmaktansa ölümü tercih ederiz!

Bunun sonucunda Bayan Serafina ve Bayan Arcángela Baladro

35 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır,

şartlı tahliye imkânı olmaksızın.

ADALET YERİNİ BULDU! SIRTLANLAR HAPİSTE ÇÜRÜYECEK!

ÇAKAL ÇETESİ HÜKÜM GİYDİ!

Aurora Bautista,

Perla Pilar Cardona,

Guadalupe Enríquez,

Gloria López,

Luz María Méndez,

Socorro Montes,

María del Carmen Régulez.

Jacinta Reyes,

Herminia Solórzano.

Hanımlar, hem benim

hem de Concepción de Ruiz ve Plan de Abajo eyaleti yetkilileri için

adaleti sağlayabilmek bir ayrıcalıktır.

Baladro kardeşlerin sahip oldukları güç ve nüfuzun,

ibretlik bir ceza almalarını imkânsız kılacağı söyleniyordu.

Fakat adalet kördür

ve Meksika, yasalarına uyar.

Bunun kanıtı,

şu anda size sunulan, adil ve hakkınız olan tazminattır.

CONCEPCIÓN DE RUIZ İDARESİ VE KATOLİK KİLİSESİ

YENİ BİR HAYAT İÇİN DESTEK

Çok yaşa Concepción de Ruiz!

Çok yaşa!

-Çok yaşa Plan de Abajo! -Çok yaşa!

-Çok yaşa Meksika! -Çok yaşa!

-Çok yaşa Meksika! -Çok yaşa!

-Çok yaşa Meksika! -Çok yaşa!

Meksikalılar, savaş çağrısında

Çelik ve dizginleri hazırlayın

Yeryüzü, çekirdeğine kadar titresin

Topun çınlayan kükremesiyle

Rab'bimize şükürler olsun,

bu masum kızları, bu trajik ve acı verici deneyimden kurtardı.

Her şeye kadir ve ebedî olan babamız, onlara daha iyi bir gelecek sun,

kusurlardan ve günahlardan uzak olsunlar.

Âmin. Dua edelim.

Tanrı'ya inanıyorum, her şeye gücü yeten babamız,

göğün ve yerin yaratanı,

görünen ve görünmeyen her şeyin.

Onun biricik oğlu, Rabb'imiz Mesih İsa'ya inanıyorum.

O, Baba'dan doğmuştur, zamanların başlangıcından önce.

Tanrı'dan Tanrı, ışıktan ışık, gerçek Tanrı'dan gerçek Tanrı.

Doğurulmuş, yaratılmamış, Baba ile aynı özdendir.

Her şey onun aracılığıyla var.

Biz insanlar ve kurtuluşumuz için

Pontius Pilatus zamanında gökten indirildi,

acı çekti ve gömüldü

ve üçüncü gün dirildi

ve göğe yükseldi.

Baba'nın sağında oturur.

Diri ve ölüleri yargılamak için yücelik içinde yeniden gelecektir.

Onun egemenliğinin sonu olmayacaktır.

Baladro hikâyesini abarttığımızı itiraf etmeliyim.

Özellikle onlarca, hatta yüzlerce kızı öldürdüklerini söylediğimizde.

Ama o anda gerekli olduğunu düşündük

çünkü Meksika, çalışmamız sayesinde bazı konuları ciddiye almaya başladı.

Çocukların fuhuşa zorlanması,

fuhuşa aracılık,

insan kaçakçılığı,

kaybolan kadınlar,

çocuk istismarı

ama hepsinden önemlisi,

her seviyeden yetkilinin yolsuzluk ve suç ortaklığı gibi.

Kendimizi aziz ilan etmeye niyetimiz yok,

böbürlenmiyoruz da.

Ama çalışmamızın

Meksika'da gazeteciliğin işleyişini ebediyen değiştirdiğine inanıyorum.

O zamandan beri her türlü medya, radyo ve televizyon da dâhil,

bizi taklit etmeye çalıştı.

Dava o kadar

büyük ve başarılıydı ki

okuyucularımızı tatmin etmek için

yıllar sonra güncelleme amacıyla ana oyuncuları aradık.

Ancak keşfettiğimiz şey o kadar iticiydi ki

vazgeçtik.

SONUÇ

Simón Corona'nın hapishanedeki bıçak yarası

tamamen iyileşmişti.

Kimin yaptığını öğrenemedik.

Mezcala eyaletinde bir hapishanede yatmış, orada örnek davranışlar sergilemiş,

serbest kalınca Salto de la Tuxpana'ya dönmüş.

Yeni bir fırın açmış, mutlu mesut yaşıyor.

Casur Nicolás ordudan atılmış.

Hapishanede kunduracılık mesleğini öğrenmiş.

Şimdi kendi atölyesi var.

Mezarcı Ticho, fedailiğe dönmeye çalışmış

ama şansı yaver gitmemiş, depolarda yükleyicilik yapıyor.

Çok sevdiği Baladro kardeşleri fırsat buldukça ziyaret ediyormuş.

Escalera şoförlüğe dönmüş.

San Pedro de las Corrientes'te bir araç filosuna sahip.

Bunu Baladro'lardan gelen parayla finanse ettiği söyleniyor,

onlara her hafta yazıyormuş.

San Pedro'ya. Bas gaza.

Eulalia Baladro, serbest kaldıktan sonra

Pajares hapishanesinin önünde geleneksel şekerler satmaya başlamış.

Kocası Teófilo Pinto'nun hapisten çıkacağı günü bekliyormuş.

Kaptan Hermenegildo Bedoya, Pedrones hapishanesinde.

Kendi bölümünün başkanı.

Gardiyan ve mahkûmlar onu sayar, ondan korkarmış.

Arcángela ve Serafina hâlâ kadınlar hapishanesinde.

Yemek ve gazoz.

Pek çok farklı işin yanı sıra

tefecilik yapıyor, söylentiye göre içeride fuhuş işi de çeviriyorlar.

İddiaya göre 100.000 pesoyu aşan büyük bir servet biriktirmişler

ama hapishaneden sağ çıkacaklarına dair en ufak umutları yokmuş.

Bir öğün.

Genelevlerdeki kızlara gelince,

her yere baktık ama hiçbir şey bulamadık.

Kendi yollarına gittiler, izlerini kaybettik.

Kimse onlara ne olduğunu bilmiyor.

Tamam, içeri buyurun.

Nasılsın Ernestina?

-Benimle geliyor musun? -Benim adım Ernestina değil.

Helda ya da Elena da değil.

Ama alışkınım. Ben María.

-Gidelim mi? -Tabii.

Otuz peso.

Hadi.

"BURADA ANLATILAN OLAYLARIN BAZILARI GERÇEKTİR.

BÜTÜN KARAKTERLER KURGU ÜRÜNÜDÜR."

"ÖLÜ KIZLAR"

EK

FOTOĞRAFTAKİLER:

1. ARCÁNGELA BALADRO

2. CALACA

3. SERAFINA BALADRO

4. BLANCA… İSMİ BEYAZ OLSA DA SİYAHİYDİ (17 TEMMUZ'DA ÖLDÜ)

5. EVELIA (14 EYLÜL'DE ÖLDÜ)

6. FELIZA (AYNI ŞEKİLDE)

7. ROSA (15 OCAK'TA ÖLDÜ)

8. LUPE (TUVALETE SIĞMAYAN)

9. AURORA BAUTISTA (TAZMİNAT ALDI)

10 VE 11. TEÓFILO PİNTO'NUN VURDUĞU İKİ KADIN

ÖLÜ KIZLAR

JORGE IBARGÜENGOITIA'NIN ANISINA VE DEHASINA ADANMIŞTIR

Alt yazı çevirisi: Ezgi Acar

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.