Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
LUIS ESTRADA'DAN "ÖLÜ KIZLAR"
JORGE IBARGÜENGOITIA'NIN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR
DANZÓN GAZİNOSU
"Mutlu Paskalyalar.
Paquita dergisi sevgili okurlarından…"
Herhâlde 10 aydır kilit altındayız.
Kapanış da iki yıl önceydi.
Bunun nasıl veya ne zaman biteceğini gidişattan kestiremiyorum.
Hiç sorma. Lanet olası Rendón hâlâ ortalıkta yok.
Bu tembel tenekeleri beslemek de bizi mahvediyor.
Belki de her şeye rağmen onları Sirenio'ya satmalıydık.
Delirmişsin sen. O karılardan biri konuşsa mahvolurduk.
Bize bu kadar borçları varken onları salmayı hayal bile edemeyiz.
Teófilo çiftliğe çekidüzen verse de ekmek kapımız olsa.
Umarım.
Ama aptal kayınbiraderimizi tanıyınca insan emin olamıyor.
En kötüsü de lanet olası çiftliğin bize maliyeti.
Affedersiniz Bayan Serafina,
annemi ziyaret etmek için izin isteyecektim.
Bugün doğum günü. Her yıl olduğu gibi onu görmek isterim.
Kusura bakma Maricarmen.
Arcángela sadece Calaca, Lupe ve Rosa'ya izin veriyor,
o da erzak alışverişi için.
Ama memlekete dönmeme her zaman izin verirdiniz.
Evet ama bu yıl farklı. Belki seneye.
Siz ne derseniz hanımım.
Bu aptallar başımızdaki belayı anlamıyor.
Bayan Serafina artık evden çıkamayacağımızı söyledi.
Daha ne kadar burada kilitli kalacağımızı sormaya cesaret edemedim.
İyi olmuş Mari. Öyle gerginler ki kim bilir nasıl tepki verirlerdi.
Ama beni sinir eden,
o yalaka Rosa ve Lupe'nin Calaca'yla alışverişe çıkabilmesi.
Fırsatçı karılar.
Hiç adil değil. Sırayla dışarı çıkmalıyız.
-Evet. -Doğru.
Bence bir şey biliyorlar, o yüzden bizi salmıyorlar.
Zavallı annem!
Rosa!
-Lupe! -Geliyoruz!
Hadi kızlar, kapanmadan yetişelim.
Çabuk.
Hadi.
SIKIYÖNETİM
Derhâl bir şey yapmazsak
bizi burada sıçanlar gibi kilit altında tutacaklar.
Neden bizi cezalandırıyorlar?
O aptalları biz dövüştürmedik, balkondan da atmadık.
Nasıl kaçıp kurtulacağımızı düşünmeliyiz.
Kaçmak mı Aurora? Nasıl?
Tek çıkış Bayan Benavides'in evinden.
Çatıya çıkmamız lazım.
Bayan Benavides'in evine geçeriz, gazinoya geldiğimiz gün gibi.
Ticho'nun odasında büyük bir merdiven var. Fark ettirmeden onu almalıyız.
Diğerlerine söyleyelim mi?
Aklından bile geçirme Luzma. Hiçbirine güvenemeyiz.
Senin ya da herhangi birinizin boşboğazlık ettiğini öğrenirsem
sizi bulur, gebertirim.
Etrafı kolaçan et Mari.
Cadılar falan çıkıp gelmesin.
Git hadi.
Gece hareket etmeliyiz.
23.00 ve 24.00 arasında, herkes uyurken, son Pedrones otobüsü kalkarken.
Ne zaman kaçacağız?
Yarın gece.
Rosa'ydı. Tuvalete gitti.
Sence o muhbir bir şey duymuş mudur?
Sanmam. Odasındaydı.
Ya duyduysa Aurora?
Ya bizi patronlara gammazlarsa?
-İptal mi etsek? -Hayır aptallar.
Daha erken yapalım.
Siktiğimin Rosa'sı. Bu gece gidiyoruz, tamam mı?
-Emin misin? -Evet.
-Daha eşyamızı toplayacağız. -İhtiyacınız olduğu kadarını alın.
Bilet için birikmişiniz ne kadar?
-Bende 52 peso var. -Bende 45 var.
Bende 38 var.
Bende de 27 var. Pedrones'e ulaşmaya yeter.
Sessiz olun.
Ticho'ya vurmak gerekirse diye.
-Merdiven yok. -Ne?
Gidelim.
-Hadi. -Çıkar şunları.
Yürü.
Rosa'nın işi olmalı. Merdiven oracıktaydı.
Bu sabah kendi gözlerimle gördüm.
Rosa muhbirin teki. Başımızı hep belaya sokuyor.
Pis kaltak. O haini cezalandırmak lazım.
Ne yapacağız?
Harekete geçelim. Hadi.
İspiyonculuk cezasız kalmaz! Hain! Al sana Rosa!
Cehennemin dibine git!
Al sana Rosa!
Boşboğaz!
Hain seni! Al sana!
Durun.
Bence fazla ileri gittik.
Gidelim.
Bitti mi Calaca?
Evet, neredeyse.
Rosa nerede?
Rosa'yı gören var mı?
Rosa.
Rosa.
Eyvahlar olsun Rosa. O sefil karılar seni iyi benzetmiş.
Bayan Arcángela!
Bayan Arcángela!
Kıza yaptıklarına bakın Bayan Arcángela.
Rosa!
O karılar seni İsa'dan beter etmiş.
Bayan Arcángela, yemin ederim bunu hak edecek bir şey yapmadım.
Sana kim vurdu Rosa?
Yemin ederim bilmiyorum Bayan Arcángela. Yüzlerini görmedim.
Sana bunu yapan pislikleri cezalandırmamız lazım Rosa.
Buna izin veremeyiz. Kimin yaptığını söyle.
Yemin ederim, kimlerin yaptığını görmedim.
Bu çatı altında yaşıyorlar.
Ne olursa olsun onları bulacağım!
Karılar onun canına okumuş Yüzbaşı.
Kesinlikle haklısınız Bayan Arcángela.
Nereden bakarsak bakalım bu bir itaatsizlik eylemi.
Diğer kızlara kötü örnek teşkil ediyor.
Böyle bir şeyden sonra kim bilir neler yaparlar.
Haklısınız Yüzbaşı ama bunu yapanları bulamadık.
Aptal numarası yapıyorlar, kimse de kimin yaptığını söylemiyor.
Müsaadeniz varsa
sorumluları bulmak için şaşmaz bir yöntemim var.
Kim olduğunu öğrenmeniz 15 dakika sürmez.
Teşekkürler Yüzbaşı. Takdirinize bırakıyoruz.
İtiraf etmeniz için size son bir şans veriyorum kaltaklar.
Rosa'ya kim vurdu?
Dinleyin aptallar.
Bu son şansınızdı.
Diz çökün!
Taşları alın.
Kollarınızı haç gibi açın!
Hadi!
Hayır!
Bendim!
Onu dövenlerden biri bendim. Lütfen, artık vurmayın Bayan Arcángela.
Başka kim vardı?
Siz dördünüz, benimle gelin.
Gelin!
Şöyle geçin.
Çabuk!
Onu dövdüğünüz için hak ettiğiniz ceza
adil olması için ona yaptığınız şeye benzeyecek.
Gel lan buraya.
Yorulana kadar vuracaksın,
sonra adil olması için sıra onlara geçecek.
Hadi!
Sıradaki.
Daha sert!
Sıradaki.
Sıradaki!
Hadi!
Daha sert.
Daha sert!
Sıradaki.
Daha sert!
Daha sert!
Daha sert!
Hayat bana karşı neden bu kadar adaletsiz Calaca?
Rosa'cığım.
Ne diyebilirim ki? Hayat acımasızdır.
Seni dövenleri cezalandırılırken görmeliydin.
Yüzbaşı "Rosa'ya benzeyene kadar dövüleceksiniz" dedi.
Karılar da var güçleriyle vurdular.
Herhâlde Yüzbaşı da kışlada
itaatsizlik eden askerlere böyle yapıyordur.
Veba gibi.
Rosa'ya vuranları diğerlerinden ayırmalıyız.
Haklısınız Yüzbaşı.
Bu pislikler, diğerlerinin aklına kaçma fikrini sokmasın.
Serafina, Calaca'ya söyleyelim de onları kilitlesin.
Ticho kapılara asma kilit taksın, çıkıp birbirleriyle konuşamasınlar.
O dördü hep başımıza bela oldu. Ama diğerleri bunu nasıl algılayacak?
Onlara göz kulak olmalıyız ama tek başınıza altından kalkamazsınız.
En güvendiğim çavuşlarımdan biri Cesur Nicolás size yardım edecek.
Her gece silahıyla başlarında nöbet tutacak.
Çok teşekkürler Yüzbaşı. Yardımınız için minnettarız.
Bunca belayla kendimiz başa çıkamazdık.
Her zamanki gibi hizmetinizdeyim.
Girin şuraya.
Kabul edilemez itaatsizlik eylemlerinden ötürü
o kızları suçlu buldum.
İbretlik bir ceza verilmeliydi.
Açıkçası yaptıklarımla gurur duyuyorum.
TEÓFILO'NUN YAPTIĞI
Dönüşte görüşürüz.
Bensiz dönme. Ayıp etme.
Ticho.
Günaydın Bay Teófilo.
İyi ki geldin. Gelmeyeceksin sanmıştım.
İşte maaşınız efendim.
Ama Bayan Arcángela özürlerini iletti. Sadece yarısını gönderebilmiş.
Ya giderler ve aletler? Onu da göndermemişler.
Patronlar sadece bunu ilettiler efendim.
Geçen haftanın ödemesinin de hâlâ durduğunu onlara iletir misin?
Masraflar, acil durumlar oluyor. Parasız bir şey yapmıyoruz.
Tabii efendim, söylerim ama patronları biliyorsunuz.
Kötü algılayabilirler.
Sağ ol Ticho. Elinden geleni yap lütfen.
İyi günler Bay Teófilo.
Çocuklar.
Ne oldu patron?
Kusura bakmayın, size olan borcumun sadece yarısı elimde.
Merak etmeyin, baldızlarımın parası var. Söz verdiler, pazartesi gönderecekler.
Olmaz patron, yine mi? Paramızı tam istiyoruz.
Bize borç takmak alışkanlık hâline geldi.
Bir bakayım. Anlıyorum.
Yani…
Elimde bu kadarı var.
Ya geri kalanı?
Sabırlı ol. Dedim ya, üstü pazartesi elime geçecek.
Bay Teófilo, hep lafta kalıyor.
Bedavaya çalışamayız, cidden.
Hatta bence bugünlük bu kadar yeter.
Böyle çalışamayız, gidelim.
Adam bozuk para veriyor.
Hayatım boyunca alın teriyle sıkı çalıştım ve elimde ne varsa üç kez kaybettim
ve hapse düştüm.
Ticaret anlamında Los Angeles Çiftliği daha başından falsoydu.
Ne oldu?
Adamlar gitti, çok sinirlendiler. Dönerler mi bilmiyorum.
Ne yapsam bilmiyorum Eulalia. Elimizde ne var ne yok onlara verdim.
İşler her gün kötüye gidiyor.
Teófilo, karamsar olma.
Kardeşlerim ziyarete gelince onlarla konuş, durumu açıkla.
Pılımı pırtımı toplayıp
yol kenarında durasım ve geçen ilk otobüse binesim var.
Bizi götürdüğü yere gidelim, bu çiftliği ve kız kardeşlerini unutalım.
Teófilo, öyle deme. Onlara bunu yapamayız.
Bizi aileden gördükleri için sana güvendiler.
Öylesi adil olmaz.
Eulalia…
Baldızlarımın suçu, borçlarını asla ödemediler.
Elimden geldiğince idare ettim.
Maalesef pek bir şey yapamadım.
Ne oldu Ticho? Ne dedi?
Bay Teófilo, iş gücü ve masraflar için
acilen para göndermenizi istediğini söyledi.
Çiftlikte yapılacak çok iş varmış ve parasız kalmış.
Bence o pislik bizi kandırmaya çalışıyor.
Tadilat nasıl gidiyordu Ticho? Bir gelişme gördün mü?
Çok bir şey yoktu patron.
İşçiler hâlâ orada, geçen hafta bıraktığım yerde.
Gidip duruma bakmalıyız.
Salak kayınbiraderimizle uğraşmamız gerekecek.
Eulalia'nın o moron Teófilo'da ne bulduğunu hep merak ettim.
Daha iyisini bulabilirdi.
Senin de övünecek pek bir şeyin yok Serafina.
Erkekler konusunda pek de başarılı olmadın.
En azından sevgililerim oldu.
Yine bizi aç mı bırakacaksın Calaca?
Bayan Arcángela'nın emri.
DANZÓN GAZİNOSU
Kendisi benim sağ kolumdur, Cesur Nicolás.
En iyi adamlarımdan biri.
Onunla sorun yaşamazsınız, kızları uzak tutar.
Hizmetinizdeyim hanımlar.
Memnun oldum Nicolás. Rahat et.
Kızlarla çok sorun yaşayacağını sanmıyorum
ama tuhaf bir şey görürsen beni ya da kız kardeşimi çağır.
Hoş geldin Cesur.
Calaca sana yemek hazırlasın ve odanı göstersin.
Benimle gelin Çavuş.
Sağ olun Yüzbaşı.
En azından daha rahat uyuruz.
Daima hizmetinizdeyim Bayan Arcángela.
Eulalia!
Eulalia. Bardağı taşıran son damlaydı bu.
Herhâlde adamlar, ödemeleri karşılığında
aletleri ve suyu tutan plakaları almış.
İnsan böyle bir şeyi nasıl yapar, nasıl tüm işleri mahveder anlamıyorum.
Of, Teófilo. Şimdi baştan başlaman gerekecek.
Böyle kötü insanların varlığına inanamıyorum.
Dur bakalım!
Tortilla'lar sayılı, herkese bir tane.
Kes şunu, başımıza bela açacaksın.
Calaca, bize güveçten biraz veremez misin?
Hayır, patronlar ve Yüzbaşı için.
Ne? Hayır!
Bırakın beni!
Yapmayın!
-Tuvalete. -Hayır!
-Gir! -Hayır!
Hayır!
Hayır!
Sessiz ol!
Sığmıyor.
Sığmıyor!
-Baş aşağı sokun! -Hayır!
-Önce kafası! -Hayır.
Hayır!
Sefil kızlar!
Bırakın onu! Öldüreceksiniz! Kızı öldüreceksiniz!
Bayan Arcángela!
-Bayan Arcángela. -Yine ne oldu Calaca?
Ay, Bayan Arcángela.
Kızlar Lupe'yi dövüp tuvalete sürüklemişler.
Onu deliğe sokup diri diri gömmeye çalışmışlar.
Hayret bir şey!
Hem bütün gün hiçbir şey yapmayın hem de kavga çıkarın.
Madem anlamıyorsunuz,
sizi diğerlerinden ayırıp bugün çiftliğe götüreceğiz.
Gidip giyinin.
İyi ki geldin.
Nasıl gidiyor Eulalia?
İyi ki geldin Arcángela.
Pazartesi gelirsin sanıyorduk ama gelmediğin için işçiler gitti.
Çiftliği ne yapacağız?
Dur Teófilo, dertlerini sonra anlatırsın.
Daha ciddi bir mesele var. Gelin.
Arabada yaramaz dört kız var. Onları diğerlerinden ayırmam gerek.
Ne yapacağıma karar verene kadar onları birkaç gün burada bırakacağım.
Onları kilit altında tut, besleyebildiğin kadar besle.
Hiçbir koşulda gitmesinler, tamam mı?
Ticho gelir, çiftliğe el atar. Sen de sızlanmayı kes.
Bir an önce faaliyete geçirmeliyiz. Bahane istemiyorum.
Evet, tamam Arcángela. Onlara göz kulak olacağıma söz veriyorum.
Neden böyle dedin?
Görüşürüz!
Girin.
Kızlar, şunu açıklığa kavuşturayım.
Sizinle aramızda bir sorun yok.
Birkaç gün burada kalacaksınız, Bayan Arcángela öyle emretti.
Sizi dışarı salmamamızı söyledi.
Böyle yapmam gerekecek.
Merak etmeyin, sorun yaşamayacağımıza eminim.
Hadi.
Öf be, buz gibi.
Umarım bizi burada fazla tutmazlar.
Burası gazinodan beter.
Nasıldı?
Biraz daha veremez misiniz?
Üzgünüm kızlar ama bu kadar var.
Biz de aynı şeyi yiyoruz. Yetsin diye porsiyonlara bölüyorum.
Burada ne kadar kalacağımızı biliyor musunuz?
Bayan Arcángela ve Bayan Serafina aksini söyleyene kadar.
Patron onlar.
13 KASIM 1963
LOS ANGELES ÇİFTLİĞİ, PLAN DE ABAJO
Günaydın Bay Teófilo.
Ne oldu Ticho?
Bayan Arcángela beni çiftlikte sizinle çalışmaya gönderdi.
Teşekkürler Ticho.
Kulübede aletler var. Traktörü çalıştırmayı dene.
-Sana yetişirim. -Tabii efendim.
E, Ticho?
Cidden çalıştıramıyorum Bay Teófilo.
Günaydın kızlar!
Elinizi çabuk tutun da tekrar kapıyı kapatayım.
Koş!
Eulalia! Kızlar kaçıyor!
BAHTSIZ KOŞU
Ne oldu Ticho?
Bay Teófilo söylememi istedi,
onunla bıraktığınız dört kız kaçmaya çalıştı.
Ona verdiğiniz emre uyarak
inekleri idare etmesi için verdiğiniz pompalı tüfekle onları vurdu.
Ve biri öldü.
Diğeri de can çekişiyor.
Neyse ki diğer ikisi teslim oldu da onları tekrar kilit altına aldık.
O salağa onlarla ilgilenmesini söyledim!
Gitmelerine izin vermesin, onları vurmasın diye!
Bir de kalkıp öldürmüş!
-Başım dönüyor. -Arcángela, otur.
Misket limonu çayı getir, hadi!
Nefes al.
Sakin ol Arcángela.
Ben halledeceğim. Gidip ne olduğuna bakacağım.
O salak Teófilo'nun suçu.
Bana kalp krizi geçirtecek.
Çiftliğe gidiyorum. Onunla ilgilen.
Size şifalı çay getirdim Bayan Arcángela. Sakinleşmenizi sağlar.
Of, Calaca.
Bir kız daha öldü.
Bence şimdi sahiden boku yedik.
Ne oldu? Yaralı kız nasıl?
Üzgünüm Serafina ama o kız da öldü.
Lanet olsun Teófilo!
Başımızda bir bu eksikti!
Başka seçeneğim yoktu Serafina. Yoksa kaçacaklardı.
Cesetlerle ve diğer kızlarla ilgilenmeliyiz.
Ticho, Escalera! Gelin.
-Bir kürek al. -Olur patron.
Diğer kızlara ne oldu?
Kulübede kilitliler.
Salak.
Tamam Ticho, şurayı kazmaya başla.
İki kızın cesedi için yeterince büyük bir çukur kaz.
-Evet patron. -Ben gidip ölü kızlara bakayım.
Bir bu eksikti. İki ölü kız daha.
Onları Ticho'nun kazdığı çukura götürün.
Hayır Serafina, beni ölülerle muhatap etme.
Dinle pislik, çeneni kapat da yardım et. Hepsi senin suçun.
Hadi.
Siz üçünüz, onları gömün ve iz bırakmayın.
Eulalia, benimle gel. Diğer kızları götüreceğim.
Hadi.
Kızlar, arabaya binin. Benimle gazinoya dönüyorsunuz.
Kımıldayın!
Yola çıkmadan bir taco yemek ister misiniz Serafina?
Adamlar açtır.
Şimdi olmaz Eulalia.
Arcángela olanlar için çok üzgün. Bir an önce geri dönmeliyiz.
Başka ne yapabilirim Serafina?
Hiçbir şey. Arcángela iyileşince seninle ne yapacağına karar verir.
Calaca, kızları yeniden organize etmeliyiz.
Çiftlikten getirdiklerimizi kilitli odalara koyun.
Böylece Teófilo'nun onları vurduğunu diğerlerine söylemesinler.
Onlara yiyecek götürdüğünü görmesinler. Döndüklerini bilmelerini istemiyoruz.
Tabii. Şüphe çekmemek için onlara artıkları veririm.
Rosa'ya saldıranlara gelirsek,
gün içinde onları odalarından çıkar.
Mutfakta yiyip sohbet edebilirler.
Tabii hanımım.
Bu değişiklikleri sorarlarsa ne diyeyim?
Onlara bir şans daha verdiğimizi, patronlarını üzmemelerini.
Devam ederlerse kötü olacağını.
Çiftlik olayından sonraki haftalarda
Danzón Gazinosu'nda hava daha da gerilimli ve tatsızdı.
Gergin ve stresli Bayan Arcángela bir sonraki adımımızı belirliyordu.
Kızları o gün nasıl hoşuna giderse o şekilde organize ediyordu.
Ama patron,
tecridin kızlar arasında husumet yarattığını öngörememişti.
Dermanın dertten beter olacağını da.
Ne yapıyorsunuz?
Hadi.
Tuvalete.
Neler oluyor?
Calaca'yı odasına götürüp yatağa yatırın.
María del Carmen, Serafina'ya söyle seni tekrar kilitlesin. Hadi.
Hadisenize pis karılar!
Bayan Serafina.
Ne oldu Maricarmen?
Bayan Arcángela odalara çıkmanızı istiyor. Bizi tekrar kilitleyecekmişsiniz.
Calaca neden yapmıyor?
Şey…
Calaca biraz rahatsız patron.
Asiler, sabıkalılar ve sürtükler.
Anlaşılan dersinizi almamışsınız.
Calaca'ya vurmaya cüret ettiğiniz için hak ettiğiniz cezaların en hafifi bu!
Karşılığını alacaksınız.
Onu dövdüğünüz tahta kaşıkla birbirinize vuracaksınız.
Kes şunu!
-Onu öldüreceksin! -Yeter! Sıradaki!
Aziz Yahuda,
yalvarırım bu işkenceye son ver, lütfen.
Bana vuranları affediyorum.
Sana yalvarıyorum, hanımları bu sıkıntıdan kurtar.
Selam sana Tanrı'nın sevgili kulu Meryem, Rab seninledir.
Kadınlar arasında kutsalsın ve kutsaldır rahminin meyvesi İsa.
Aziz Meryem, Tanrı'nın annesi…
Yüzbaşı.
Yorgun ve çaresizim.
Bu tecritteki dertler beni çıldırtıyor.
Aklıma gelen şeyler beni endişelendiriyor.
Benimle Pajares'e gelin demiştim hanımefendi.
Kışlada bir iki düzenleme yapmalıyım
ama buradan birkaç gün uzaklaşmak size iyi gelir.
Yüzbaşı, çok isterdim
ama kız kardeşimi bunca dertle baş başa bırakamam.
Birkaç güncük Bayan Arcángela, en fazla üç.
Ama Cesur Nicolás burada kalıp yardım edecek.
Lütfen Arcángela.
Bu iş hoşuma gitmiyor Yüzbaşı.
Ama kardeşim hep endişeli biri oldu.
Umarım bu seyahat onu sakinleştirir.
15 ARALIK 1963
PAJARES OTOBÜS TERMİNALİ
ŞEHİR OTELİ
-İyi akşamlar. -İyi akşamlar.
En iyi odanı ver.
Geceliği 120 pesoya bir süitimiz var.
-Tutuyoruz. -Elbette.
Buyurun efendim.
Ne güzel bir yer Yüzbaşı.
Teşekkürler.
Giyinin hanımefendi, dışarı çıkıyoruz.
Balayımızın tadını bol bol çıkaracağız.
Baksanıza Yüzbaşı,
filmi izleyesim yok.
Pedro Infante unutmak istediğim birini hatırlatıyor.
Olsun, önemi yok. Yemeğe gidelim.
-Şerefe Yüzbaşı. -Şerefe hanımefendi.
Bir sorun mu var?
Her şey yolunda Yüzbaşı. Şerefe.
Şerefe.
Evet.
Uzun sürmez.
Karargâhta biraz işim var.
Akşam otelde görüşürüz.
Merak etmeyin. Ben yürüyüşe çıkar, Arcángela'ya tatlı bir şeyler alırım.
Lanet olası Simón Corona!
Neyiniz var sizin?
Pardon, sizi başkası sandım.
Pardon!
Beni tam burada bekle.
Birbirimizi gözden kaçırırsak kaybolabiliriz.
Dün sabah dörtten sonra geldin.
Sığıntı gibi yaşamayı seviyor muyum sence?
Neden hep kavga ettiğini anlamıyorum.
Ben garson, genelev bekçisi ya da fedai değil, fırıncıyım.
Fırıncıyım.
Ne oldu hanımefendi?
Yüzbaşı, benimle ilgili bilmediğiniz bir şey var.
Sizi dinliyorum hanımefendi.
İtiraf ediyorum, birkaç yıl önce bir fırıncıyla birlikteydim.
Adı Simón Corona'ydı. Ona sırılsıklam âşıktım.
Ama o pislik beni aptal yerine koydu. Beni hiç olmadığı kadar küçük düşürdü.
Onu affetmedim.
Bugün Pajares'te dolaşırken onu gördüğümü sandım.
Ondan intikam almam gerektiğini hissettim.
"Böyle korkunç bir suç nasıl cezasız kalabilir?" diye düşündüm.
Adil değil.
Bana sattığınız .45'lik tabancayla onu öldürecektim.
Kesinlikle haklısınız hanımefendi. Böyle bir ihanet cezasız kalamaz.
İntikamınızı almanıza yardım edeceğim. O orospu çocuğu hak ettiğini alacak.
Teşekkürler Yüzbaşı.
Şimdi görüyorum ki
Serafina'ya saçmaladığını, sakinleşmesini ve olayı unutmasını,
her şeyin anlamsız olduğunu söylemek yerine
intikam almasına yardım edeceğime söz vermişim.
Salto de la Tuxpana'ya gidişim
Simón Corona'yı sadece korkutmak içindi, onu öldürmek için değildi.
Usta nişancıyımdır.
Tezgâhın arkasındaki o ikiliyi isteseydim vurur,
oracıkta öldürürdüm.
Yapmalıydım da.
Onları cehenneme yollasam ben içeride olmazdım.
Beni hatırlamadın mı Simón Corona?
Hatırlatayım o zaman piç kurusu!
Hiç şüpheniz olmasın.
Fırının kapısında dururken onu öldürme niyetiyle ateş ettim.
Ne yazık ki yapamadım. Silah bana itaat etmedi.
Alt yazı çevirmeni: Ezgi Acar
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.