Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
LUIS ESTRADA'DAN "ÖLÜ KIZLAR"
JORGE IBARGÜENGOITIA'NIN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR
Baksana!
Kız, buraya gel.
-Adın ne senin? -Blanca.
Hizmetçim olarak çalışmak ister misin?
Bilmem.
Hadi. Gidelim. Benimle gel.
Bayan Jovita, Blanca'yı Baladro kardeşlere sattı.
Hanımların pek çok anlaşma yaptığı Cuévano'dan bir kaçakçıydı.
Bayan Jovita Meksika'yı dolaşır, kız satın alırdı.
Kıza iyi bakarız.
Mezcala'da iyi kalpli, yaşlı kadınların yanına
hizmetçi olarak yerleştirilecek.
Al. Kız için 50 peso.
Gözünüz arkada kalmasın.
Gidelim Blanca.
Genelevlere gelen kızların hiçbiri Blanquita gibi değildi.
Sırf patronlar değil, diğer kızlar da onu severdi.
Hepimizin hoşuna giderdi.
Onu öldürdüğümüz söylentisi gazetelerin uydurduğu yalanlardan biri.
BLANCA'NIN DİŞLERİ
Bizi koru ve bize yol göster
Lütuf dolu cennetin kapılarına…
Patron hanımlarımız çok dindar kadınlardı.
Meryem Ana'ya saygılarını sunmaya her yıl Ocampo'ya giderlerdi.
Ah, yoldan sapmış insan ırkımızı kutsa
Bizi koru ve bize yol göster
Lütuf dolu cennetin kapılarına kadar
Bizi koru ve bize yol göster
Lütuf dolu cennetin kapılarına kadar
Kendileri ve işleri için dua eder,
hepimiz adına da yüklü miktarda bağış yaparlardı.
Meryem Ana'ya hürmet göstermenin yanı sıra her şeyi satarlardı.
Domuzlar, eşekler, hindiler, koyunlar, tavuklar…
Bazen kızları bile.
İyi bakın Bayan Arcángela. Gençler, güzeller, yepyeniler.
Sevdiğiniz gibi.
Bu ikisi işime yaramaz. Çok zayıf ve çirkinler.
-Bu ne kadar? -Siyahi olan mı? Dört yüz.
Ciddi misiniz Jovita? Kızın dişlerine bakın.
En fazla 200 öderiz.
Tamam, anlaştık.
Hadi, hanımlarla git Blanquita.
Sana çok iyi davranacaklar.
Olur hanımefendi, siz ne derseniz.
Gidelim.
İzninizle.
Hadi kızlar.
Bak Blanca, burası senin odan. Hiçbir eksiğin olmayacak.
Ama evini ve yemeğini kendin kazanacaksın.
Bir bey dans etmek isterse dans edeceksin. Sikişmek isterse sikişeceksin.
Burada fahişe olarak çalışacaksın. Anladın mı?
Tabii, siz ne derseniz.
Yapmayın Bay Azario. Yüz elli peso çok iyi fiyat.
İnanın bana, bayılacaksınız.
Gelin.
Blanca.
Bu beyefendi Bay Azario.
Evimizin dostlarından. Yeni kızımızı denemek istiyor.
Ona itaat et ve ne isterse yap.
Tabii, siz ne derseniz.
Neden orada olduğunu öğrenen çoğu yeni kız ağlamaya başlar.
Blanca bir şey demedi.
Patronlarla geçen onca yıl boyunca
hakkında hiç şikâyet gelmedi, sırf övgü alıyordu.
13 MAYIS 1960
Kaç oldu Calaca?
Bununla beş etti Blanquita.
Ama en iyi müşterin seni bekliyor.
Şu güzelliğe bak.
-Sıra sizde Bay Mariano. -Hayır, kusura bakmayın.
Seni bekliyordum. Önce ben.
Ne yapayım hanımım? Bay Mariano'yla randevum vardı.
-Kusura bakma dostum, sıra bende. -Olmaz!
-Ne? -Benim paramın değeri yok mu?
-Ne oluyor lan? -Endişelenmeyin!
-Sakin ol lan! -Sakin olun! Merak etmeyin efendim.
Size bir fiyatına iki kız gönderirim.
Gelin kızlar.
Bu beyefendiyi odaya götürün. Ona iyi muamele edin.
Calaca'ya söyleyin, birinizin parasını ödesin.
-Tabii. -Tabii.
Bu anlaşma hoşuma gitti.
Bilge kadınsınız Bayan Arcángela.
-Teşekkürler. -Teşekküre gerek yok Bay Mariano.
En iyi müşterilerdensiniz, aileden sayılırsınız.
Blanca, elini çabuk tut.
-Bir sürü müşteri var. -Evet patron, siz ne derseniz.
Affedin Bayan Arcángela, Blanquita'yı yarın geri getireceğim.
Öyle olsun Bay Mariano.
Bütün gece.
-Memnuniyetle Bay Mariano. -Teşekkürler.
Müşterilerinin dediğine göre
yeteneği ve başarısının sırrı
erkeklerin sahip olduklarını bilmedikleri yeteneklerini ortaya çıkarmasıydı.
Bay Mariano gibi ona sırılsıklam âşık olanlar vardı.
Saçmalama, bir bakayım.
-Bay Mariano, bunu istemeyin. -Hadi.
Dişlerimden utanıyorum, biliyorsunuz.
Benden utanmana gerek yok.
Seni küçüklüğünden beri tanıyorum ve böyle seviyorum.
Hadi.
Bay Mariano.
Blanquita.
Blanquita, beni çıldırtıyorsun.
Affedersiniz patron.
Bugün doktor randevum vardı, hatırlıyor musunuz?
Tabii ki hatırlıyorum Blanca.
İstediğim parayı borç verebilir misiniz?
Tek ihtiyacım olan bu.
Öf be kızım.
-Emin misin? -Evet.
Büyük para, geri ödeyeceksin.
Merak etmeyin patron.
Çok çalışacağım, göreceksiniz. Sizi hayal kırıklığına uğratmam.
Teşekkürler.
-İzninizle. -İzninizle.
Hadi Blanquita.
ECZANE
TARTI
İyi günler.
Kıpırdamayın küçük hanım. Neredeyse bitti.
Ne güzel olacağınızı göreceksiniz.
Teşekkürler.
Nasılsın Blanca?
-Acıyor mu? -Hayır.
Mutluyum.
Sanki başka biriyim.
-Cidden güzel oldu. -Öyle mi?
Daha tatlı oldun.
Hadi gidelim. Patronlar geciktik diye fırça atacak.
Özür dilerim, geciktim Bayan Arcángela ama bakın!
Harika olmuşsun Blanca.
Acele et, biri seni istedi bile.
Evet.
Bakın patron.
Vay canına Blanca!
Çok güzel! Hadi, hazırlan. Kardeşimin huyunu bilirsin.
Evet.
Bakın.
Vay be! Muhteşem!
-Sahi mi? Güzel mi? -Çok hoşsun.
Teşekkürler!
-Bak. -Tatlım benim!
Ne güzelsin!
Müşterilere yetişemeyeceksin.
Altın mısır koçanı.
Hadi.
Blanca, Danzón Gazinosu'nun açılış gösterisinde
Feliza ve Evelia'yla çalıştı.
Anlaşılan bu, gösteriden ve Blanca'nın sağlığından daha uzun süren
romantik bir ilişki başlatmıştı.
Patron çağırıyor, insanlar geliyor.
Blanca, Bay Mariano bekliyor. Gidelim.
Geliyorum.
Arkanızı dönmeyin. Bir sürprizim var.
Ne oldu Blanquita? Seni bekliyordum.
Hazırım.
Ne sürprizi Blanca? Söyle.
Hayır, burada olmaz. Odada gösteririm.
Beğeneceğinize eminim.
Ben söyleyene kadar gözlerinizi açmayın.
Of be Blanca.
Of be Blanca.
Bakın.
Of be Blanca!
Dişlerinle zaten güzeldin, şimdi afet olmuşsun!
Bay Mariano!
Senin yüzünden beş parasız kalacağım!
3 ARALIK 1962
Ne oldu Blanquita?
-Yine hamile olduğunu söyleme. -Galiba öyle Calaca.
Kendimi çok kötü hissediyorum.
Otur kızım.
Sana kara pelin ve sedef otu çayı yapayım, iyi gelir.
Teşekkürler Calaca.
Ama lütfen,
yine hamile olduğumu patronlara söyleme, olur mu?
Geçen sefer çok sinirlendiler. Beni kovmalarını istemiyorum.
Bu çayla birkaç güne kalmaz kendine gelirsin, kimse de bilmez.
Teşekkürler.
Ne oldu Blanca? İyi değil misin?
Bayan Serafina.
İtiraf etmeye utanıyorum ama yine hamileyim.
Galiba dört ayı geçti.
Aman be Blanca!
-Neden daha önce söylemedin? -Bilmiyorum.
Birkaç haftadır Bayan Calaca'nın çayından içiyorum
ama bu sefer etki etmedi.
Merak etme. Doktor Arellano'yu arayalım, çocuğu içinden çıkarsın.
Ama bu çok pahalıya mal olur, birikimim de kalmadı patron.
Üstüne üstlük Bayan Arcángela'ya hâlâ borcum var, dişlerim için.
Saçmalama Blanca.
Kardeşimle konuşurum, sana zaman verir. İyileştiğinde geri ödersin.
Çok teşekkürler.
İnanılmazsın.
Teşekkürler.
Sizinle açık konuşayım.
Blanca konusunda yardım ederseniz
imzaladığınız ve vadesi geçmiş senetleri size iade ederim.
Ama Bayan Arcángela, bu çok tehlikeli bir prosedür.
Kızı muayene ettim, hamileliği oldukça ilerlemiş.
Hesaplarıma göre borcunuzu ödemezseniz
avukatımı gönderip sizi tahliye ettirebilirim.
Fahişelere olan düşkünlüğünüzü tüm dünya öğrenir!
Karar sizin Doktor.
İyi. Kürtajı yaptırırsam borcumuzu silecek miyiz?
Neden, bana güvenmiyor musunuz?
Söz veriyorum, işi bitirir bitirmez
bu belgeleri geri verip size yeni bir kredi limiti açacağım.
-Sözüm söz. -Pekâlâ.
-Bir tane daha iç Doktor. Cesaret verir. -Evet.
İşimiz bitti.
Doktor, zavallıcığın kanaması duracak mı?
Kürtaj için içtiği haplardan ve çaylardan olmalı.
Bunu durdurmazsak kan kaybından gider.
Hanımlara söyle, bana sekiz ünite K vitamini bulsunlar, tamam mı?
Bitti Bayan Arcángela. Gidiyorum.
Senetlerim sizde mi?
Buradalar Doktor. Bilirsiniz, ben sözümü tutarım.
Teşekkürler.
Haftaya gelir, kızın durumuna bakarım. İyi akşamlar.
Günaydın Blanquita.
Sana kahvaltı getirdim, iyileş diye.
Blanquita.
Bayan Arcángela, Bayan Serafina. Blanca'ya bir şey oldu.
Zavallıcık tamamen deforme olmuş.
Ne demek deforme olmuş?
Yüzünün bir tarafı yamuk. Böyle.
Doktor Arellano'yu çağır, gelip ona baksın.
Umarım o pislik bizi dolandırmamıştır.
Düşündüğümden daha kötü görünüyor.
Calaca yetişemedi. Korkunç görünüyor.
Doktor Arellano çok üzgünmüş ama gelemezmiş.
İşlemin tehlikeli olduğunu söylemiş, sorumlu tutulamazmış.
Orospu çocuğu! Aptal gibi tüm senetlerini geri verdim.
Dr. Meneses'i çağırmamız gerekecek.
-Zavallıcık ne hâlde. -Delirdin mi Serafina?
Doktor Meneses hem iffetli hem de San Pedro'nun en pahalısı.
İyi de başka ne yapacağız? Hâline bak.
Daha da kötüleşebilir.
Calaca, Señora del Pilar Sanatoryumu'na git.
Doktor Meneses'i bul, acilen gelsin.
Tabii hanımım.
İşiniz yok mu sizin? Burada görülecek bir şey yok! Defolun.
Kımıldayın!
Ne kadardır böyle?
Sadece yüzü değil, sol tarafı tamamen felç olmuş.
Böyle uyandı Doktor. Neden böyle olduğunu tanrı bilir.
Nedenini çok iyi biliyorsunuz ama bu benim sorunum değil.
Felcin dışında kızda ileri derecede anemi görülüyor.
Bir süredir yemek yemedi Doktor.
En iyisi acilen hastaneye yatırılması.
Nuestra Señora del Pilar Sanatoryumu'na sizi sevk edeceğim.
Oldukça ağır bir tedavi görecek. Nasıl tepki vereceğine bakacağız.
Çok pahalı olmaz mı Doktor?
Teşhise ve ihtiyaçlarına bağlı.
Şimdilik burada daha fazla kalamaz, onu taşımalıyız. Anlaşıldı mı?
İzninizle hanımlar.
-Elbette Doktor. -Teşekkürler.
NUESTRA SEÑORA DEL PILAR SANATORYUMU
Buradaki ilk haftası için sizden depozito isteyeceğiz.
Ne kadardan bahsediyoruz?
Bence 500 peso masraflarını karşılayacaktır.
Her hafta gelip hesabını kapatmanız çok önemli.
Aksi takdirde tedavilerini kesmemiz gerekir.
Buyurun Doktor. Endişelenmeyin, ilgileneceğiz.
Merak etme Blanquita.
Burada sana iyi bakacaklar. Yakında daha iyi olacaksın.
Bayan Serafina her şeyle ilgilenecekmiş.
Biz de fırsat buldukça seni ziyarete geleceğiz.
İnancını yitirme Blanquita.
Bizim gitmemiz lazım. Patronlar bekliyordur.
Müsaadenizle.
Günahkârlar.
İyi akşamlar Calaca.
Herhâlde Blanquita meşgul. Adımı listeye eklersin.
Ay, Bay Mariano.
Zavallı Blanquita hastalandı. Nuestra Señora del Pilar Sanatoryumu'nda.
Deme! Nesi var?
Birinin gözü değmiş ya da lanetlenmiş, hastaneye yatırmak gerekti.
Onu ziyaret etseniz ya? Eminim seni görmek ister.
Evet, tabii. Yarın uğrar, bir selam veririm.
Madem geldim, elim boş dönmeyeyim, değil mi?
Tabii. Bir şeyler içseniz ya?
İstediğiniz kızı seçin.
İyi akşamlar kızlar.
-Merhaba. -Bir şey içmiyorsunuz.
Şanslı aday kim olacak?
Nasıl isterseniz.
NUESTRA SEÑORA DEL PILAR SANATORYUMU
-Günaydın Rahibe. -Günaydın.
Blanca adında bir hastayı arıyorum ama soyadını bilmiyorum.
Siyahi fahişe.
Arka odada, dördüncü yatakta.
İzninizle.
SESSİZ OLUNUZ
Merhaba Blanquita.
Nasılsın?
México Lindo'ya gittim, burada olduğunu söylediler.
Uğrayıp selam vermek istedim.
Zavallı kız, konuşamıyor bile. Bir şey anladığından da emin değilim.
Bana sorarsanız bütün bunlar tanrının bir cezası.
Sonra yine gelirim Blanquita.
Umarım yakında iyi olursun.
Müsaadenizle Rahibe.
Fahişe düşkünü pis, ihtiyar ahlaksız!
Blanca konusu daha da kötüye gidemez gibi görünürken
kaderimiz ve bahtsızlığımız daha da çirkin bir hâl aldı.
O hastaneye yatırıldıktan bir hafta sonra Beto öldü.
México Lindo'nun kapatılması,
Bayan Arcángela'nın aklını yitirmesi
ve Plan de Abajo'ya, Danzón Gazinosu'na bir anda dönüşümüz.
DANZÓN GAZİNOSU KAPALI
Bir haftadan uzun süredir kilit altındayız.
Ve uzun sürebilir.
Patronlar Blanca'nın hâlâ hastanede olduğunu çoktan unuttu.
Kim bilir ne durumdadır.
Bayan Arcángela hâlâ odasında kilitli.
Bayan Serafina, México Lindo'yu düzelteceğim diye deliriyor.
Bir şey söylemeliyiz, değil mi?
Hayır, cesaret edemem.
Hanımların huyunu biliyorsun, biz kötü oluruz.
Ya Calaca'ya söylesek de Blanca'yı sorsa?
Patronlar bir tek onu dinliyor.
Yüzbaşı, bunu nasıl çözeriz bilmiyorum.
Arcángela tepki vermiyor, Bay Rendón hâlâ yok.
Burada sıkışıp kaldım, günler sonsuz gibi.
Bu yüzden başka bir iş düşünün ve genelevleri unutun diyorum.
İnanın bana, çiftlik satın almak iyi bir yatırım.
Bu kararı tek başıma veremem Yüzbaşı.
Aklı başına gelirse Arcángela'ya söylerim.
-Ne oldu Calaca? -Merhaba patron.
Affedersiniz, kafanızın dolu olduğunu biliyorum
ama kızlar sordu, ben de merak ediyorum.
Blanquita'nın durumunu sormasak mı?
Calaca, yemin ederim ki zavallıyı unutmuştum.
Onu orada bıraksanız ya?
Korkunç bir fahişeyi kim ne yapsın?
Onu orada bırakamayız Yüzbaşı.
Hem sorumlu kişi olarak evrak imzaladım.
Onu çıkarmazsak maliyeti alır başını gider.
Escalera'yı bul, söyle de bizi götürsün.
Tabii hanımım.
Burada bekle Escalera.
Bayan Baladro, nihayet gelmenize sevindim.
Hasta son evresini yaşıyor ve hesabınız 2.000 pesoyu aşmış durumda.
Doktor, istediğiniz miktar bizde yok.
Duymuşsunuzdur, biraz sorun yaşadık. Maddi durumumuz çok karmaşık.
Anlıyorum Bayan Serafina
ama hesabınızı kapatmazsanız yasal yollara başvurmamız gerekecek.
Elimde sadece bu var, 1.500 peso.
İster alın ister almayın.
Kız derhâl taburcu edilebilir.
Ticho, Calaca, gidip Blanca'yı bulun. Dişleri yerinde mi diye bakın.
Bu sırtlanlar ve akbaba dişlerini almış olabilir.
Tabii hanımım.
19 ARALIK 1962
Açım Calaca.
Bayan Arcángela.
Gelin, oturun. Size bir şeyler hazırlayayım.
Size bir şey pişireyim mi?
Nasılsınız?
Bu ıvır zıvıra haftada ne kadar harcıyorsun?
Açıkçası bilmiyorum patron.
-Serafina'yı uyandır, söyle de gelsin. -Tabii.
Aklı nihayet yerine gelen Bayan Arcángela durumdan hiç hoşnut kalmadı.
İşleri yoluna koymak istedi.
Daha iyi olmana sevindim Arcángela.
Saçmalamayı kes Serafina.
Ben hastayken yaptığın harcamaları gördün mü?
Sen evlere hep ne harcadıysan onu harcadım.
Aptalın tekisin.
Kızların çalışmadığını, beş parasız olduğumuzu görmüyor musun?
Böyle para harcamaya devam edersek mahvolacağız.
Sana bir şey söylemeliyim
ama seni üzüp tekrar hasta etmek istemiyorum.
Blanca'yı sanatoryumdan çıkarmak da çok pahalıya patladı.
Ne kadar harcadın?
Hiç söylemeyeyim, bir de felç geçirme.
Bin pesodan çok mu?
O lanet rahibeler seni kandırmış.
Blanca daha iyi mi bari?
Hayır, hem de bir deri bir kemik.
Ne yapsaydım? Rahibeler bizi dava edecekti.
O karılar bir kuruş için her şeyi yapabilir.
Blanca'yla ne yapacağımızı düşündün mü?
Hayır.
Kusura bakmayın, bölüyorum Bayan Arcángela.
Bayan Tomasa'ya gidebilirim, Pedrones'teki şifacı.
Mucizeler yaratıyor.
Belki zavallı Blanca'ya faydası olacak bir şey önerir.
Olur Calaca.
Tanrının izniyle o kız için Tomasa'da deva bulunur.
-Bu hâlde kalamaz. -Yok.
Nasılsın Blanquita?
Senden bir iyilik isteyeceğim.
Hareket etmeden ağzını kocaman aç.
Acımayacak, söz.
-Hayır! -Nankör kız!
Onca iyiliğime böyle mi karşılık veriyorsun?
Lanet karı!
-Günaydın Bayan Tomasa. -Günaydın Calaca.
Bayan Tomasa, zavallı kızın sol tarafı aylardır baştan aşağı felçli.
Önce onu yatağa bağla.
Sonra lanet çıkana kadar onu ütüleyeceksin.
Cevap vermezse cevap verene kadar ütüle.
Anlaşıldı mı?
Teşekkürler Bayan Tomasa. Çok bilgesiniz.
Borcum nedir?
Otuz peso Calaca.
İyileşmek için bir şeyler yemelisin.
Evelia, faydası yok.
Bizi anlamıyor. Bence kim olduğumuzu bile bilmiyor.
Kahretsin Serafina. Blanca daha da kötüye gidiyor.
O da ne? O şey nedir hanımefendi?
O bir şey değil Yüzbaşı. Zavallı Blanca.
O kadın hiçbir işe yaramaz.
Ticho'ya söyleyin de onu gece vakti bir yere atsın.
Bir çöplüğe mesela. Atsın da köpekler yesin.
Bu laflara lüzum yok.
Blanca bize çok para kazandırdı. Biz de en azından ona bakalım.
Köpekler yesin!
Bayan Tomasa onu bağlamayı önerdi.
Blanquita felçli kısmını oynatıp konuşana kadar durmayacağız.
Ne zaman iyileşeceğini söyledi mi?
Hayır patron ama yavaş yavaş iyi olacak.
İyi olmazsa geri döneceğim ya da Blanquita'yı oraya götüreceğim.
Bugün yapalım. Zavallı kız bundan daha kötü olamaz herhâlde.
Ticho hazırlıklara yardım eder.
Tabii hanımım, siz ne derseniz.
Patronlar her birinize birer peso veriyor, öğle yemeği yiyip pazara gidin.
Yiyecek bir şey alıp dolaşın. Beşten önce dönmeyin.
Unutmayın, kimseyle konuşmayacaksınız.
Siz dördünüz kalın. Bana yardım edeceksiniz.
Başka bir gün çıkarsınız.
Bitti hanımlar. Ben her şeyi hazırlarım.
Tamamdır Calaca.
İyi Ticho, masa iyi oldu.
Yürüyüşe çık.
-Akşam gelirsin. -Tabii Calaca. Sağ olasın.
Bu korkuluk gevşemiş. Biri düşebilir.
Tanrının izniyle Blanquita.
Üstünü örtelim.
Lupe, çarşafa su sık. Islak kalmasına dikkat et.
Ütüleyeceğim.
Bak Calaca! Oluyor sanki!
Kötü tarafını oynatıyor!
Yandım!
Ne dediğini bile anlıyoruz!
Bayan Tomasa "Örtü kararana kadar ütüle" dedi.
Şimdi ne olacak Calaca? Duralım mı?
Bir soda getir de uyandıralım.
Bir yudum daha soda içir. Bakalım şimdi içecek mi.
Blanca.
Çarşafı kaldıralım.
Tanrım!
Ört üstünü!
Onu çözüp odasına götürün.
Artık nefes almıyor hanımlar.
Cennetteki babamız, adın kutsal kılınsın.
Egemenliğin gelsin…
FARKLI BAKIŞ AÇILARI
Ticho.
Ticho.
Calaca.
Yaklaş. Buraya gel.
Sakin ol da benimle gel.
Kazma ve küreği getir.
Bir şey yapmanı istiyorum ama çok sessiz ol.
Buradan şuraya kadar bir çukur kaz.
Koltuk altlarına kadar gelsin. Anladın mı?
Evet Calaca, yaparım. Merak etme.
Calaca sana sessiz olmanı söylemedi mi Ticho?
Ne bu yaygara?
Kusura bakmayın patron ama burası taşlık. Kazmaya devam etmek için kırmam lazım.
Bırak.
Komşuları, daha da kötüsü kızları uyandıracaksın.
-Git yat. -Siz ne derseniz patron.
Göm onu Calaca.
Ticho.
Ticho, hadi.
Ne oldu Calaca? Şimdi canın mı istedi?
Kendine hâkim ol.
Yine benimle gel.
Çukuru kapat,
o mesquite kütüğüyle toprağı bastır, kalan toprağı bahçeye yay.
Çukur olduğu fark edilmesin.
-Anladın mı? -Evet Calaca, anladım.
Calaca, fasulye hazır mı?
Hayır, henüz değil.
Blanca'ya ne oldu? Kötüleştiği doğru mu?
Evet. Zavallıcık öyle kötüleşti ki onu dün gece hastaneye götürmemiz gerekti.
-İyi günler Yüzbaşı. -İyi günler Bayan Benavides.
Bir şey sorabilir miyim?
Dün komşumun evinde neler olduğunu biliyor musunuz?
Korkunç çığlıklar duydum.
Sonra çok kötü bir koku geldi, yanık kokusu gibi.
Hayır, bilmiyorum Bayan Benavides.
Birkaç gündür görevdeydim. Bir şey öğrenirsem hemen haber veririm.
-Çok naziksiniz. -Teşekkürler.
-Rahatınıza bakın. -Müsaadenizle.
Görüşmek üzere.
Ne oldu? Neden yüzünüz asık?
Yüzbaşı. Çok zor günler geçirdim.
Zavallı Blanca kötüleşti, yine hastaneye götürdük.
Umarım genel hastanededir.
O kıza yatırım yapmak parayı çarçur etmek demek.
Evet Yüzbaşı.
Onu genel hastaneye götürdük, bize maliyeti olmayacak.
Gerisi tanrıya kalmış.
Baksanıza Yüzbaşı.
İşletmeyi açabileceğimize dair umudumuzu kaybediyoruz.
Bazı şeyleri daha net görebilmeniz iyi.
Ben umudumu kaybedeli çok oldu. Fikrinizi ne değiştirdi?
Uzun zaman geçti.
Çok şey oldu ve her şey daha da karmaşıklaşıyor.
Bayan Arcángela'yla çiftliğe taşınmalı ve oradan geçinmelisiniz.
Başka seçeneğimiz yok Yüzbaşı.
Arcángela kararını verdi, kalan kızları satacak.
Bu arada siz yanıma gelin.
Size bunları unutturayım.
Bayan Serafina.
Uyanın!
-Uyanın. -Ne oldu Yüzbaşı?
Avluya çıktığımda başımın üstünde uçan iki akbaba gördüm.
İki akbaba derken?
Rüyaydı herhâlde.
Hayır. Bakın, yemin ederim ki çok şükür ateistim.
Ama o hayvanları görünce kötü bir alamet hissettim.
Dua ettim, hatta istavroz çıkardım.
Umarım uğursuz bir işaret değildir.
Hayır, sanmıyorum Yüzbaşı.
Gelin, uzanın.
Hadi.
Ticho. Ne yapıyorsan bırak ve şu hayvanları kaçır.
Çekil Ticho! O lanet akbabaları vuracağım!
Aptal olma Serafina.
Bütün mahalle korksun da polisi mi arasınlar?
Hadi.
O lanet akbabalar beni deli ediyor.
Bu gece bir şey yapmazsak kızlar ya da komşular anlayacak.
Baksana Calaca!
Al şunu.
Ticho'ya söyle, iki büyük varil benzin getirsin.
Tabii hanımım.
İşte hanımlar. Benzini dökeyim mi?
Bir dakika bekle Ticho. Bu kızın hâlâ bana borcu var.
Onu yakmadan önce altın dişleri sök.
Yerinde yok patron! Başkası bizden önce davranmış.
Bakın.
Lanet olsun!
Kızlardan biri olmalı!
Sürtükler! Nankör hırsızlar!
Yetti artık. Şimdi hepsi boku yedi. Ver ateşi Ticho!
Uyuyamadım Serafina.
Etrafımız hırsızlarla çevrili!
O dişler bizimdi. O sürtüklerden biri onları bizden çaldı.
Kimden şüpheleniyorsun Arcángela?
O nankör sürtüklerin hangisi yaptı bilmiyorum.
Fark etmez.
Yarın Sirenio'ya gidip hepsini satacağız!
EYLÜLÜN ON DÖRDÜ
Günaydın Bayan Arcángela.
Küçük hanım.
İşte geldim. Söyleyin, ne istemiştiniz?
Maddi bir sorun yaşıyoruz. Sana 15 kız daha teklif etmek istiyoruz.
Amanın. Bir anda 15.
Elimizde bir onlar kaldı.
Bayan Arcángela, çok fazla kız ediyor, hem şu anda param yok.
İnanın ya da inanmayın, Ahlak Yasası beni de bitirdi.
Size kız başına 300 teklif edebilirim.
Gidelim Serafina.
Bizi gücendirdin Sirenio. Üç yüz peso mu?
Açlıktan ölsek de olmaz.
Durun. Kızmayın Bayan Arcángela.
-Tamam, 400 veririm. -Sekiz yüze anlaşırız.
Beş yüz, daha fazlası olmaz.
Kızlar için size 10.000 veririm ama bir kuruş fazlası olmaz.
Lanet olası Sirenio. Kötü günümüze denk geldin.
Anlaştık.
Tamam o zaman. Yarısını peşin veririm.
İzninle.
-Buyurun. -Gidelim.
Küçük hanım.
-Bu ne hırsız? -Blanca bana verdi!
Yalancı! Bana vereceğini söylemişti.
Hiç de bile, yalancı!
-Pis hırsız! -Ver!
Kaltak!
-Benim! -Bırak beni orospu!
-Ver! -Bırak beni!
Hemen ver!
-Ver dedim sürtük! Hadi! -Bırak beni!
Pis fahişe!
Gel buraya!
Birbirlerine girdiler.
Seni pis…
-Dur! -Hayır, ver şunu!
Derhâl!
-Ver şunu! -Benim!
Hayır, hayır!
Onları kim itti?
Kimse itmedi patron. Kavga ediyorlardı.
Ayırmamanız sizin suçunuz.
Yemin ederim ayıramadık.
Çıldırdılar, hiçbir şey yapamadık.
Birbirlerine vuruyorlardı. Aşağı baktığımızda çoktan ölmüşlerdi.
Pis hırsızlar!
Şükürler olsun ki cezalarını buldular da o iş bize kalmadı.
Diğerleri, odalarınıza. Derhâl!
Çabuk!
Evelia ve Feliza'nın ölümünü bütün kızlar gördü.
İçlerinden biri ağzını açarsa sıçtık.
Yüzbaşı'ndan tavsiye isteyelim. Belki bir şey düşünür.
Hayır. Şimdilik ona bir şey söyleme.
Önce cesetleri gömmeliyiz.
Biraz zaman kazanalım.
Ya Sirenio'yla olan anlaşma? Kızları yarın teslim edecektik.
İptal edip parasını iade edeceğiz.
Ticho.
-Ne oldu Calaca? -Gel.
Kazma ve küreğini getir.
Bir çukur daha kazman lazım, bir öncekinden iki kat geniş olsun.
Bir kız daha mı öldü?
-İki kız daha. -İki mi?
Hemen kazmanı istiyorum.
Arcángela ses çıkarıyorum diye kızacak.
Olsun. Patronların acelesi var, sen de acele et.
Tamamdır Calaca.
16 EYLÜL 1962
CONCEPCIÓN DE RUIZ, PLAN DE ABAJO
Utancımı unutmak için içesim var.
Ne kadar utandığımı bilemezsiniz.
At, geçit töreninin ortasında beni yere çaldı.
Kıçımın üstüne yığıldım.
Çavuşlar kalkmama yardım etti.
Hiç bu kadar küçük düşmemiştim.
Yüzbaşı, çok üzüldüm.
Biz de büyük bir karmaşanın içindeyiz.
İki yıl önce, 15 Eylül'de gazinonun açılışı yapıldı.
Böyle kutlayacağımız hiç aklımıza gelmemişti.
Evet, o günü hatırlıyorum.
Bakın, en azından birbirimize sahibiz.
Yüzbaşı, bir şey söyleyeceğim. Aramızda sır olmasını istemiyorum.
Ne oldu?
Hani size birkaç hafta önce
Blanca kötüleşti de hastaneye kaldırdık demiştim ya?
Doğru değildi.
Blanca burada, evde öldü ve onu arka bahçeye gömdük.
O akbabaların ve iğrenç kokunun sebebi bu.
Altın dişleri nereye gitti?
Arcángela aldı.
Paranın bir kısmını geri almak için onları kuyumcuya satmak istiyor.
Ama bitmedi Yüzbaşı.
İki gün önce Feliza ve Evelia da öldü.
Aptallar Blanca'nın dişleri için kavga ediyormuş.
Balkondan düştüler.
Onları da gömmekten başka çaremiz yoktu.
İyi yapmışsınız hanımefendi.
Bekleyelim de diğer 13'ü de ölsün, böylece onları da gömebilirsiniz.
Ondan sonrası evet, çok yaşa Meksika!
Alt yazı çevirmeni: Ezgi Acar
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.