Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Czech
Danish
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Slovak
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
LUIS ESTRADA'DAN "ÖLÜ KIZLAR"
JORGE IBARGÜENGOITIA'NIN ROMANINDAN UYARLANMIŞTIR
Hayır!
8 ARALIK 1962
SAN PEDRO DE LAS CORRIENTES, MEZCALA
BİR HAYAT
Doğduğundan beri
oğlum Beto'nun hayatı zor ve talihsizliklerle doluydu.
Daha küçük yaşta kaba saba, yaramaz ve asiydi.
Ama o her zaman benim biriciğim, göz bebeğim oldu.
Şimdi düşününce ölümünün alın yazısı olduğundan eminim.
Seni Humberto adıyla vaftiz ediyorum.
Baba, Oğul ve Kutsal Ruh adına…
Beto'nun babası Humberto Paredes'le tanıştığımda
genç ve tecrübesizdim.
Piç kurusu seyahat danışmanıydı,
benden faydalandı ve beni aptal yerine koydu.
Ama neyse ki ticarete kafam basıyormuş.
Beto'ya tek başıma bakmaya karar verdim, hiçbir eksiği olmayacaktı.
…sağlıkla büyüsün ve tanrının izinden çıkmasın diye, âmin.
Hayır, uslu dur Beto. Zavallı hayvana zarar vereceksin.
Kapa çeneni aptal Calaca!
Gel buraya! Lanet velet!
Ben nasıl yetiştiysem çocuğu da öyle yetiştirdim.
Serttim, gerektiği yerde sopayı da eksik etmedim.
Doğruyla yanlışı her zaman bilsin istedim.
Calaca. Beto'yu eve götür.
En büyük korkum, benim iş yerim gibi bir yerde büyümesiydi.
Fahişeler, fedailer ve sarhoşlarla çevrili bir yerde.
Dinleyin kızlar. Buraya gelin.
Çabuk!
Erkeklerin burada ne işi olduğunu çocuğa söylemeniz yasak.
Çıplak dolaşmak, açık saçık konuşmak yok.
Ne iş yaptığınızı sorarsa buradan geçen öğrencilersiniz.
Anlaşıldı mı?
-Evet hanımefendi. -Gidip hazırlanın!
Hayır, gitmek istemiyorum!
Hayır!
Hayır!
-İstemiyorum! -Hadi Beto!
-Öfke nöbetlerini bırak artık! -İstemiyorum!
Yeni okul arkadaşlarınla mutlu olacaksın! Hadi!
Hayır! Anne!
Anne!
Beto'nun annesi patroniçe!
Beto'nun annesi patroniçe!
Beto'nun annesi patroniçe!
Beto'nun annesi patroniçe!
Geldim!
İyi günler. Çocuğu geri getirdim, müdireden bir not var.
-Teşekkürler. -Sağ olun.
Ne oldu Betito?
"Bayan Baladro, okul yönetim kurulu çocuğu başka okula göndermenizi rica eder.
İşiniz ve itibarınız çocuğa ve okula birçok sorun yaratmıştır.
Otuz peso kayıt ücreti bu mektuba iliştirilmiştir. Teşekkürler."
Of, Calaca.
Ne kadar uğraşsam da çocuk gün yüzü görmüyor.
Evet ama saçmalık bu patron.
Böyle bir yerde doğması çocuğun suçu değil ki.
Götür de yıka onu.
Hadi Betito.
İNCİL
Al bakalım.
Baksana Calaca.
-Sen fahişe misin? -Evet Betito.
Annem de mi fahişe?
Hayır Betito. O patroniçe.
-Nasılsın… -Patroniçe!
Of, Calaca.
Zavallı Betito'm her gün kötüye gidiyor.
Beni mahvetse bile onu uzaklara göndermeliyim.
Çocuk çok zeki. Neler olduğunu anlıyor.
Size uğursuzluk getirmek istemem
ama korkarım o çocuk başınıza dert açacak Bayan Arcángela.
Affedersiniz.
Çocuğu iş yerinden uzaklaştırıp
Cuévano'da yatılı rahip okuluna yollamak mantıklı gelmişti.
Bana çok pahalıya mal oldu
ama tıp okuyup farklı bir hayatı olacaktı, bedeli ne olursa olsun.
Siz beşiniz, benimle gelin!
Ama Beto başımın belasıydı ve sorun çıkarmaya devam etti.
Bay Paredes Baladro, arkadaşlarınız şantajlarınızdan bahsetti.
Onlardan haftada bir peso alıyormuşsunuz.
Ayrıca açık saçık, müstehcen dergilerle kafalarına giriyormuşsunuz.
Ayrıca iş birliği yapmayanları
"Goril" lakabı taktığınız Bay Carrasco'ya dövdürüyormuşsunuz.
Akıllanacağınız yok Bay Paredes.
Derhâl annenizle konuşup okuldan atıldığınızı söyleyeceğim.
Hadi, eşyalarınızı alın.
Hep böyle geçti. Bela üstüne bela.
Tanrının beni cezalandırdığını bile düşündüm.
Ama sonunda, çok çaba ve parayla
liseyi bitirtip onu tıp fakültesine soktum.
İspanyol ve yerliden melez doğar.
Lobo ve yerliden amarazado doğar.
Bir siyahi ve bir mulatta'dan, zambo doğar.
Bir siyahi ve maymundan da Beto!
Sessizlik!
Dersini aldın mı pislik? Bir daha benimle uğraşma.
Paredes!
Halloldu Bayan Arcángela.
Yargıç ve tanıklara para verip yaralının masraflarını karşılayacağız.
Suçlamaları düşürmeleri için de 5.000 peso.
Avukat bey,
Beto'm onu öldürse daha ucuza patlardı.
Neyse ki karşımızdakiler fakir ve makul insanlar.
Yoksa olacakları tahmin edemezsiniz. Oğlunuza en az beş yıl hapis verirlerdi.
CUÉVANO KARAKOLU
Beto!
Bayan Arcángela, size önerim Beto'yu bir süreliğine ABD'ye göndermeniz.
Oğlunuz artık sabıkalı.
Yine bir hata yaparsa onu çıkarmak kolay olmayacak.
-Hizmetinizdeyim. -Teşekkürler avukat bey.
Oğlum Beto'yu Los Angeles'a gönderdiğimde ona her hafta bir mektup yazdım
ve nasihatlerimi ilettim.
Uyurken ayakları güneye baksın ki nazardan korunsun,
romatizmayı önlemek için çıplak ayak yürümesin, o tür şeyler.
Ama nadiren cevap yazardı.
Yazdığında da para isterdi.
Ben de aptal gibi hep yolladım.
Annemin dediği gibi, çocukları en çok para bozar.
Ama başka ne yapacaktım ki? O benim oğlumdu.
İnanıyordum, Amerikalılar onu değiştirecekti.
Orospu çocukları, değiştirdiler de.
20 ŞUBAT 1959
Ne haber anne?
Beto!
Oğlum!
-Beto. -Ne kadar da büyümüşsün!
Çok yakışıklı olmuşsun.
Seni Los Angeles'a gönderdiğimde ufacıktın.
Şimdiyse
erkek olmuşsun!
Gel. İçeri geç.
Yorulmuşsundur.
Teşekkürler Calaca.
Anlat Beto.
Diğer tarafta işler nasıl gitti? İngilizce öğrendin mi?
Pek değil.
Ama çok başarılıydım anne.
Bak şimdi.
Los Angeles'taki arkadaşlar bana çok iyi bir iş teklif etti.
Ama başlangıç için bana borç vermen lazım.
Ne işi bu?
Tohum ve gübre dağıtma işi.
Herhâlde 10.000 peso yeterli olur.
Fazla değil mi?
Anne.
Gerçekten lazım.
Bak.
Yemin ederim, param olunca geri ödeyeceğim.
Ticarete atılmana sevindim Beto.
Parayı vereceğim.
Beto…
Seninle öyle gurur duyuyorum ki.
Ben gidip yerleşeyim.
Beto ticarete atıldığını söylediğinde
çok mutlu oldum.
Hatta umutlandım bile.
Eğitimine yaptığım onca yatırım boşa gitmemişti.
Ne aptalmışım.
Ne tür bir işe bulaştığını hiç anlamamışım.
Beto 10.000 pesoyu bana geri verdi, hatta kendine araba bile aldı.
Onunla gurur duydum ve ticarete kafası basıyor diye düşündüm.
LA CALIFORNIANA TOHUM VE GÜBRE DEPOSU
-Ne haber Pancho? -Senden ne haber?
-Satış nasıl? -İyi patron.
Ama bir gün Yüzbaşı Bedoya geldi. Gerçeği bu şekilde öğrendim.
Henüz açmadık.
Bayan Arcángela Baladro'yu arıyorum.
Dolandırıcı ve yalancısınız!
Üzgünüm hanımefendi
ama oğlunuz Humberto boğazına kadar uyuşturucu kaçakçılığına batmış.
Kanıtları gördüm. Tutuklanmak üzeredir.
İnanamıyorum.
Beto'm uyuşturucu kaçakçısı olamaz.
Guillomar, Mezcala'ya gidiyorsun, San Pedro de las Corrientes kasabasına.
Hedefin haşhaş kaçakçılığına karışmış bir serseri.
Amerikalılar bize çok baskı yapıyor.
Onlara birini vermemiz lazım.
Evet efendim.
Yerel yetkililer tarafından korunduğundan şüpheleniyoruz.
Onlarla iletişime geçme. Bu bir emirdir.
Elbette efendim.
-Yakında sonuç bekliyorum. -Evet efendim.
Bizi askere kimin gammazladığını öğrenmeliyiz.
O puştlar hem ailenizi öldürdüler, hem de tarlalarımızı yaktılar.
Aynasızlar da doğrudan o bölgeye üşüştü.
Ortaklarım bize ihanet eden muhbirin kellesini istiyor.
Anladınız mı?
Kimseyi feda etmeden, hasatımızı kaybetmeden
orduyla meseleyi hallettik.
Yakında haber bekliyorum.
Çünkü muhbirin kim olduğunu derhâl öğrenmezsek
hepimiz mahvoluruz.
Beto, seninle ciddi bir şey konuşmalıyım.
-Vaktim yok anne. -Hayır.
Bu iş çok ciddi Beto.
Öyle ya da böyle beni dinleyeceksin. Gel.
Otur.
Tamam anne. Mesele ne?
Bir yüzbaşı beni görmeye geldi, uyuşturucu işine bulaştığını söyledi.
Hapse girebilirmişsin.
Bak anne, açık konuşacağım.
Benim işime karışma, ben de senin işine karışmayayım.
Patroniçelik de çok onurlu bir iş değil.
Anla beni Beto. Başına bir iş gelmesini istemiyorum.
Çok geç olmadan Los Angeles'a dön. Sana yalvarıyorum.
Sağ ol anne, ne yaptığımı biliyorum.
Lütfen hayatımdan uzak dur.
Ben çocuk değilim, nasihatlerine ihtiyacım yok.
O gün kalbim kırıldı.
Onunla ne yapacağımı bilemedim.
Elimden gelen tek şey, başına bir iş gelmesin diye dua etmekti.
Ama tanrı beni dinlemedi.
MERKEZ OTEL
Teşekkürler.
-İyi günler. -Merhaba.
Adınız lütfen.
Demetrio Guillomar.
Meslek?
Sigorta satıcısı.
İmza lütfen.
-Buyurun. -Teşekkürler.
FEDERAL SORUŞTURMA DOSYASI
Bırakayım mı Conchita?
Hayır, sağ ol. Evim burası.
Tamam, başka bir gün o zaman.
Güle güle.
KİLİSE KAYIT DAİRESİ
Bu Beto Paredes'in annesi genelev sahibi bir patroniçeymiş.
Cuévano'da da bir sınıf arkadaşını bıçaklamış.
Adam ölmüş, birkaç yıl hapis yatmış.
Daha kötüsü uyuşturucu taciriymiş.
Esrar içiyormuş, adam öldürmüş.
Size inanmıyorum.
Beto bana hiç kaba sözlerle ya da kötü niyetle yaklaşmadı.
Belki de dedikodudan ibarettir.
Ama inkâr etme, çok esmer ve çirkin.
Benito Juárez'e benziyor. Yeraltı dünyasının Benito Juárez'i.
Evelia!
-Müşteriyle ilgilen, yalnız. -Tabii.
Ne arıyor bu?
Hiç görmüş müydünüz?
Başkentten gelen bir polis gibi.
Bakındığı kesin.
Gözümüz üzerinde olsun, ne istediğini öğrenelim.
Söyle güzelim.
Humberto Paredes'i tanıyor musun?
Beto mu?
Her gün buraya girip çıkıyor.
Patron Bayan Arcángela onun annesi.
Yani burada, evde yaşıyor.
Ne yaptığını biliyor musun? İşi ne?
Hayır efendim. Beto çok ciddidir.
Patron ona yanaşmamıza, onunla konuşmamıza izin vermez.
Zamanınız dolmak üzere.
Konuşacak mısınız, aldığınız şeyin tadını mı çıkaracaksınız?
Hadi o zaman.
Evelia!
O adam ne istiyordu?
Oğlunuz Beto hakkında sorular sordu.
Ne iş yaptığını falan.
-Sen ne dedin? -Annesi olduğunuzu, burada yaşadığını.
Masana git kız. Kımılda!
Hadi Conchita, atla. Dondurma yemeye Muérdago'ya gidelim.
Arabana binmem Beto.
Annem diyor ki talibimin arabasına bindiğim gün
bekâretimi kaybedermişim.
Parkta yürüyüşe çıksak?
Tıp fakültesini bıraktım, benlik bir şey değildi.
Ben ticaret adamıyım. O alanda başarılıyım.
Arabandan belli.
Yoksa hâlâ borçlu musun?
Olur mu? Nakit verip aldım.
Kimseye borçlu olmayı sevmem.
Beto, alınma ama insanlar neden hakkında kötü şeyler söylüyor?
Conchita, yemin ederim ki söyledikleri hiçbir şey doğru değil.
Hep kıskançlıktan. Hem bu kasabada herkes dedikoduya bayılır.
Haksız mıyım?
Değil mi?
Beto, seninle hemen konuşmalıyım.
Çekil başımdan anne.
-Oğlum! -Şimdi olmaz!
-Çok önemli! -Bırak beni!
Beto'mu canlı olarak son görüşüm buydu.
O günden beri merak ediyorum, bana onu tanrı mı gönderip geri aldı
yoksa patroniçe ve sürtük olduğum için beni cezalandırdı mı?
8 ARALIK 1962
Ne haber Pancho?
-Yemeğe git, dükkân bende. -Tamam.
İyi günler Beto.
Merhaba.
Ajan Demetrio Guillomar.
Federal Polis.
-Ne istemiştiniz? -Dinle Beto.
Sana karşı dürüst olacağım.
Haşhaş kaçakçılığından hakkında açık bir soruşturma var.
Seni tutuklamaya gelecekler.
Ajan Guillomar,
yemin ederim ki işlerim yasal.
Burada tohum ve gübre satıyoruz.
Alay etme Beto.
San Pedro'da herkes ne yaptığını biliyor.
Bak, bu fırsatı değerlendir ve arama emri varmadan Mezcala'dan ayrıl.
Teşekkürler memur bey.
Borcum ne kadar?
O sana kalmış Beto. Özgürlüğün ne kadar eder?
On bin peso.
On beş bin.
Gitmen için sana 48 saat veriyorum.
On beş bin.
Kendine iyi bak Beto.
Seni uyarıyorum.
Yerinde olsam bu gece giderdim.
Yaptığını asla affetmeyeceğim.
Conchita, kötü bir niyetim yoktu.
-Bir anda oldu. Özür diledim. -İnanmıyorum.
Saygısızlık ettin Beto.
Yemin ederim bir daha yapmayacağım. Evlenene kadar.
Çünkü istediğim bu. Seninle bir an önce evlenmek.
Söz veriyorum, evet dersen Cuévano Katedrali'nde evleneceğiz.
Balayımızda Acapulco'ya gideriz.
Ne diyorsun Conchita? Düşüneceğine söz ver.
Beto. Şimdi başım büyük belada.
Onlar kardeşlerimdi.
Kesin öpüştüğümüzü gördüler. Gitmem gerek.
-Evet, gir içeri. -Ne?
Bırak beni!
Bırak!
Bir daha o adamı görmeyeceksin Conchita.
Beto denen o tip sırf patroniçe oğlu değil,
kirli işlere bulaşan bir gangster!
Bak Concha, sana bir daha yaklaşırsa sonu kötü olur.
Ben reşitim, izninize ihtiyacım yok.
Umarım açık olmuştur.
Kim o?
Pacheco, Guillomar.
Ne var?
Nasıl gidiyor Guillomar?
İyi.
Peki ya Paredes?
Haber var mı?
Onu günlerdir takip ediyorum, hiçbir şey bulamadım.
Ama annesinin genelevleri varmış.
Başkentte sonuç bekliyorlar. Paredes için tutuklama emri çıkardılar.
O zaman iş başına, değil mi?
EL GALEÓN LOKANTASI
Ortak, bu o.
-Alalım mı? -Hadi beyler!
Yalnızken yakalayalım.
Ya mariachi'ler silahlıysa ve çatışma çıkarsa?
Kadın
Eğer tanrıyla konuşabiliyorsan
Sana tapmayı hiç bırakıp bırakmadığımı sor
Ve denize
Kalbimin aynası
Yas tuttuğumu gördüğü zamanlar
Aşkının ihanetiyle
Gittiğim her yerde seni aradım
Seni bulamıyorum
Öpücüklerini ne yapayım
Dudakların beni öpmüyorsa?
Ne isteyeyim…
Beto!
Beto!
Koş, Arcángela'ya haber ver!
Zanlımız öldü Pacheco.
Beto…
Burada işimiz bitti.
Gidelim.
Beto.
BERBAT GECE
Gel, gel.
Gel.
AMBULANS
Validemiz Hazreti Meryem, biz günahkârlar için dua et, şimdi…
Yapacak bir şey yok efendim. Çocuk ölmüş.
MÉXICO LINDO'DA SİLAHLAR PATLADI, CAN KAYBI VAR!
POLİS, UYUŞTURUCU TACİRLERİNİN HESAPLAŞTIĞINI İDDİA EDİYOR
Sıraya girmenizi rica edeceğim, ifadenizi alacağım.
İsim.
Juana Cornejo. Ama herkes beni Calaca olarak tanır.
Çatışma nasıl ve neden çıktı?
Ne çatışması efendim? Burada öyle bir şey olmadı.
Olanları ne zaman fark ettiniz?
Ne demek ne zaman? Cesedi yerde gördüğümde.
Sıradaki.
İsim?
María del Carmen Régulez.
Meslek?
Fahişe.
Kendi iradenizle mi buradasınız, zorla mı?
Kendi irademle.
Sıradaki.
İsim?
Aurora Bautista Mejía.
Meslek?
Fahişe.
Kendi iradenizle mi buradasınız, zorla mı?
Kendi irademle.
Sıradaki.
-İsim. -Socorro Montes Ramírez.
Meslek?
Fahişe.
Al bunu Arcángela. Daha iyi olmana yardımcı olur.
Calaca, Beto için merasim düzenliyor.
Gelmek istemiyor musun?
Validemiz Hazreti Meryem, biz günahkârlar için dua et,
şimdi ve ölüm saatimizde, âmin.
Selam sana ey Meryem, lütufla dolusun, Rab seninledir.
Kadınlar arasında kutsalsın ve kutsaldır rahminin meyvesi İsa.
Validemiz Hazreti Meryem, biz günahkârlar için dua et,
şimdi ve ölüm saatimizde, âmin.
Başınız sağ olsun.
Selam sana ey Meryem, lütufla dolusun, Rab seninledir.
Kadınlar arasında kutsalsın…
Sağ olun Yüzbaşı.
Validemiz Hazreti Meryem…
Beto'yu kim öldürdü, ne oldu biliyor musunuz?
Bir şey bilmiyoruz.
Yeğenim içeri girdiğinde yaralıydı, buraya yığıldı.
Çocuk şaibeli işlere bulaşmıştı.
Uyuşturucu işi yüzünden polis, hatta ortakları yapmış olabilir.
Validemiz Hazreti Meryem, biz günahkârlar için dua et,
şimdi ve ölüm saatimizde, âmin.
Evet doktor, yeğenim Beto.
Bir imza lütfen.
Teşekkürler.
Yeğeniniz için gerçekten üzgünüm Bayan Serafina.
Lütfen Bayan Arcángela'ya en içten taziyelerimi iletin.
Kendisini çok takdir ederim.
Bakın, bu belgeyle yeğeninizin naaşını morgdan alabilirsiniz.
Yardımınız için minnettarız.
Teşekküre gerek yok.
Ama çok önemli bir konuda yorum yapmak isterim.
Söylentilere bakılırsa México Lindo'yu kapatmak istiyorlar.
Beto olayı başka bir yerde oldu, bizim işimiz de yasal.
Bana belli bir sebep sunulmadı.
Bildiğim tek şey şu, emir eyalet başkentinden.
Tepeden.
Sizce işimizi öylece kapatabilirler mi?
Beklememiz gerekecek.
Ama kapatma kararı sağlam temellere dayanmıyorsa
keyfi olarak yapamazlar.
Anayasaya aykırı olur bu.
Merak etmeyin hanımefendi.
Bence bu belediye başkanı abartıyor.
Tanrı korusun Yüzbaşı.
Casa del Molino ve Danzón Gazinosu kapandıktan sonra
bir México Lindo'nun kapatılması eksikti.
Kızlarım, yıllardır süregelen dostluğumuz gereğince
bu acılı anda size eşlik etmeye geldim.
Ama günah içinde yaşayıp tövbe etmeden ölmüş birini kutsayamam.
Sessizce dua edip ruhunun kurtuluşu için yalvaralım.
Hayır!
Beto'm!
-Hayır! -Arcángela.
-Hayır! -Kalk Arcángela.
Hayır!
Hayır!
İyi günler.
Bayan Arcángela Baladro.
Kız kardeşim.
-Ne istemiştiniz? -Merhaba.
Bu belgeyi teslim etmek üzere başkent mahkemesi adına geldim.
Süresiz bir kapatma
ve México Lindo'nun işletme izninin iptali kararı.
Her şey yasalken bu karar neden?
Tüm ayrıntılar kapatma ve tahliye kararında yer alıyor
ama şimdiden söyleyeyim, mevzu, sağlık kuralları ihlalleri
ve dün geceki cinayet.
Mülkü boşaltmak için 24 saatiniz var yoksa sizi kolluk kuvvetleri tahliye eder.
İmzalayabilir misiniz?
Arcángela.
İzninizle hanımefendi. Unutmayın, en fazla 24 saatiniz var.
Affedersiniz.
Kapatma kararına karşı itirazımızı sunabiliriz
ama ne yazık ki zaman alacak ve çok pahalıya patlayacak.
Sizce ne kadar sürer?
Yargıçlara bağlı.
Ama herhâlde en fazla bir iki ay.
-Yine de çıkmamız mı lazım? -Maalesef Bayan Serafina.
Emir çok açık.
Eğer yarına kadar kabareyi ve evi boşaltmazsanız
sizi tahliye etmek için polis gönderecekler.
Buna karşı yapacak bir şey yok.
Uygulamayı durdurma talebini hazırlayacağım.
Ne kadar hızlı sunarsak o kadar hızlı ilerler.
İzninizle.
Yüzbaşı, ne yapacağız? Lanetlenmiş gibiyiz.
Size tavsiyem bu işi unutmanız.
Önce Plan de Abajo Ahlak Yasası, şimdi bu.
Fuhuş işinde bir gelecek göremiyorum.
Günün birinde olabilir.
Şu anda nereye gideceğimizi düşünmeliyiz.
Bu kızlar nerede kalacak?
Otelde mi?
Olur mu hiç? Bir servete mal olur.
Bir şeyler yapmalıyız.
Duydunuz, bu gece buradan çıkmak zorundayız.
Galiba bir çözümüm var. Basit ama yasa dışı.
Danzón Gazinosu'na dönsek?
Ama gazino kapalı.
Evet ama her şey yerinde, hepimiz sığarız.
Mühür ve kilitleri kırmadan nasıl gireceğimizi biliyorum.
Geldim.
Bayan Benavides,
bu saatte rahatsız ediyorum ama durum acil.
Merak etmeyin. Çok şükür döndünüz.
Ne istemiştiniz?
Gazinoya dönmemiz için izin çıktı ama evraklar avukatta.
Mühürleri bozup asma kilitleri sökemiyoruz.
Çatınızı kullanmamıza izin verseniz de geceyi gazinoda geçirsek?
Memnuniyetle.
Tek istediğiniz buysa bana göre sorun yok.
Harika.
Kızlar, hadi!
Onu içeri alın.
Hayır!
Geç.
Tamam kızlar.
Nasıl organize olacağımızı düşünürken elimizdekilerle idare edeceksiniz.
Odaları ikili üçlü paylaşın, sonra hallederiz.
Yemek yemeyecek miyiz Bayan Serafina?
Açlıktan ölüyoruz.
Kendimizi bile doyuramıyoruz Rosa.
Yarın hallederiz. Uyu.
Hadi.
-Hadi Arcángela. -Gel.
DANZÓN GAZİNOSU
Sıraya girin lütfen.
Sıraya girin yoksa alamazsınız.
Nizam lütfen, nizam!
Evet! Bu sana. Hayır, bir tane. Tamam, bir tane al.
Baksana! Calaca!
Dinle, sakin ol.
Ya burası?
İşte.
Anlatın bakalım.
Mühürlerin çıkarılması için uğraşırken size bir teklifimiz var Bayan Benavides.
Size elimden gelen her şekilde yardım ederim.
Sorunumuzu çözene kadar
evlerimizi birleştirecek bir kapı yapsak ve oradan girip çıksak?
Elektriğimizi de sizinkine bağlarız.
Genelevinizi benim evime bağlayan bir delik mi olacak yani?
Tabii bedelsiz olmaz Bayan Benavides.
Bana ne kadar ödeyebilirsiniz?
Yardım etmek istemediğimden değil.
Ama emekli maaşımla zar zor geçiniyorum.
Ayda 200 peso giriş ücreti uyar mı? Yirmi de elektrik için.
Giriş için 300, elektrik için 50 olursa kabul ederim.
Harika Bayan Aurora. Oldu bilin. Anlaştık.
Yüzbaşı Bedoya da şahidimiz.
O zaman kahveyi unutun. Buna kadeh kaldırılır.
Azıcık vereceğim çünkü serttir, tamam mı?
Çok teşekkürler.
Buyurun.
Tanrıya şükür.
GİZLİ HAYAT
Acele et Ticho.
Bitti Bayan Serafina.
Mükemmel Ticho.
-Görüşürüz Bayan Aurora. -Bayan Serafina, ne…
Al.
Arcángela.
Arcángela, yemek yemelisin. Bir haftadan fazla oldu.
Bana yardım etmelisin. Tek başıma evi ve kızları idare edemem.
Ne yiyor ne uyuyor,
elinde Beto'nun resmiyle orada öylece yatıyor.
Bu yetmezmiş gibi Bay Rendón da hâlâ kayıp.
O avukattan hayır gelmez demiştim.
Hâlâ fırsat varken kızları satın ve bu işi sonsuza kadar unutun.
Yüzbaşı, hayat bazen çok acımasız, değil mi?
Bu kadar kısa sürede şansımız döndü ve başımıza bir sürü talihsizlik geldi.
Bir an önce bir şeyler yapmalısınız.
Kâr getirmedikleri sürece bu kadar kızı beslemeye devam edemezsiniz.
Onları satmak bir servete mal olabilir Yüzbaşı.
Rendón'u biraz daha bekleyeceğim.
Bu işi hemen çözmezse ne yapılabileceğine bakarım.
Gazinoda ilk günler, Bayan Arcángela rahatsızken
Bayan Serafina her şeyle ilgilendi.
Komşuların dikkatini çekmemek için
sadece ben, Rosa ve Lupe alışverişten sorumluyduk.
Diğerleri kilit altında kalacaktı.
BARBARA HANIM'IN TORTILLA DÜKKÂNI
Günaydın. Buyurun?
On iki kilo tortilla ve altı hamur lütfen.
Danzón Gazinosu'na döndünüz mü kızlar?
Hayır. Şükürler olsun ki o işi bıraktık.
Şimdi Bayan Benavides ev işleri için bizi tuttu, değil mi?
19 ARALIK 1962
CONCEPCIÓN DE RUIZ, PLAN DE ABAJO
Açım Calaca.
Bayan Arcángela, gelin.
Oturun, hemen bir şeyler hazırlarım.
Bu yiyecekler ne böyle?
Her hafta bunlara kaç para harcıyoruz?
Gerçekten bilmiyorum patron.
Bunun sorumlusu Bayan Serafina. Alışveriş listesini o yapıyor.
Bence aptal kardeşim parayı çöpe atıyor.
Burası otel değil.
Şu andan itibaren ne yiyeceğimizi ben söylerim.
Evet patron, nasıl istersen.
Şu işe yaramaz şeylere bak. Kuluçkadan çıkmış kuşlara benziyorlar.
Ağızlarını açmış, onları beslememizi bekliyorlar.
Bana bakın, tembelliği bırakıp bir işe yarayın!
Onlarla ne yapacağımıza karar verelim.
Böyle giderse paramız bitecek.
Kızların bugüne kadarki borçları yarım milyon pesodan fazla.
Borçları, onları burada tutmanın masrafı derken
er ya da geç batacağız.
Birkaçını satalım ki karşılığını alalım.
Orası öyle ama masrafları da azaltmalıyız.
Bu tembeller işe dönmeyene kadar sadece fasulye ve tortilla yiyecekler.
Baksana Arcángela.
Birikimimizin bir kısmını bir çiftliğe yatırsak ya?
İneklerimiz bile olur.
Her şey sırasıyla.
Bunu düzeltelim de sonra bakarız.
Şimdilik 10 tanesini satalım, diğerleri kalsın.
Tanrının izniyle México Lindo'yu yeniden açacağız.
Kararın ne Sirenio?
On kızı alıyor musun, almıyor musun?
Bilmiyorum Bayan Arcángela.
Bakın, hepsiyle ilgileniyorum ama istediğiniz miktar makul değil.
Çok fazla.
Aptal rolü yapma Sirenio.
Kız başına 15.000 neredeyse bedava.
Kızlarımız terbiyelidir, çok temizdir.
Önlerinde uzun bir yol var, yatırımını geri kazanacaksın.
O zaman neden satıyorsunuz?
México Lindo'da beklenmedik bir olay yaşadık.
Sadede gelelim.
Yine kişi başı 1.000 ver. Pislik gibi pazarlık yapmayı bırak.
Bayan Arcángela, sizinle tartışmak imkânsız.
Tamam o zaman. Kız başına 1.000 peso vereceğim.
On bin peşin,
sonra bir şey çıktı deyip şartları değiştirmeyesiniz diye.
Hanımlar 10 kızı satmaya karar verince evde herkes rahat bir nefes aldı.
Külyutmaz Bayan Arcangela
en kötü çalışanlarını Bay Sirenio'ya sattı.
En çirkin ve asi kızlardan kurtulmuş oldu.
-Teşekkürler. -Onlara iyi bakın.
Gidelim.
Artık her kızın kendi odası vardı, yiyeceğimiz de artmıştı.
Buna rağmen patronlar için işler daha da kötüye gidiyordu.
Bakın efendim.
México Lindo'yu iki üç aya geri alacağımıza söz verdiniz.
Yedi ay geçti, bir servet harcadık ama bir şeyi çözdüğünüz yok.
Bizimle dalga geçiyorsunuz.
Sabırlı olun.
México Lindo'nun kapatılmasının anayasaya aykırı olduğunu göstermek için
arka arkaya üç dava açtım.
Umarım haklısınızdır.
Siz de biliyorsunuz, durumumuz dayanılmaz bir hâl alıyor.
Son çaremiz valiliğe başvurmak olacak.
Gerekeni yapın.
Gerekirse cumhurbaşkanıyla görüşün.
Rüşvet verin, ne kadar olursa olsun. Acilen yeniden açılmamız gerekiyor.
Bu görüşme için çok teşekkürler Bay Sanabria.
Zamanınızı almak istemiyorum
ama müvekkillerim Bayan Arcángela ve Bayan Serafina Baladro çaresiz.
Vakalarını valiye sunmam için elimden gelen her şeyi yapmamı istediler.
Bu belgelerde gördüğünüz gibi
uygulamayı durdurma emri çıkartmaya çalıştım
ama çeşitli nedenlerle bütün başvurularım reddedildi.
Oysa müvekkillerimin iş yerlerinin kapalı kalması için
hiçbir yasal gerekçe yok.
Bakın Bay Rendón.
Girişimlerinizin başarısızlığına dair size pek çok neden sunabilirim.
Ama tek gerçek sebep
valinin, bu tip genelevlerin eyaletimizde faaliyet göstermesini istememesi.
-Ama efendim… -Bitirmeme izin ver.
Maalesef ben de
Plan de Abajo'daki bir genelevin açılışına katıldım
ve orada tanık olduklarım
en hafif tabiriyle ahlaksızca ve utanç vericiydi.
Bunu biliyor olmalısınız.
Size bir tavsiye,
ısrar etmeyi bırakın
çünkü ne siz ne de müvekkilleriniz Baladro kardeşler bir şey elde edebilir.
Bunu kişisel algılamayın ama valiyle toplantım var.
İyi günler.
-Teşekkür ederim. -Rica ederim.
Hepsi politik Bayan Arcángela.
Ne yazık ki buna karşı yapılacak bir şey yok.
Sen bir orospu çocuğusun Rendón. Daha önce söyleyemez miydin?
Boşuna bir servet harcadık.
Her şeyin 15 Eylül günü Danzón Gazinosu'nda başladığını
nereden bilebilirdim?
-Bay Sanabria için bu bir gurur meselesi. -Gururmuş!
Herif onlara zarar vermek isteyen ibnenin teki.
Ne yapabiliriz Rendón?
Bir ömür boyu alın teriyle çalışayım, ibnenin teki gelip işimi mahvetsin.
Acilen bir şeyleri geri almalıyız.
Şu anda üç evden
yalnızca Casa del Molino'yu satabilirsiniz.
O zaman yapalım efendim.
Casa del Molino'yu satışa çıkaralım.
O kazançla başka bir işe yatırım yaparız.
Los Angeles Çiftliği'ni Baladro kardeşlere satan bendim.
Bir borcum vardı ve ödeyecek param yoktu.
O yüzden bazı mülklerimi satacaktım ve etrafa haber salmıştım.
Bay Reyna.
Yüzbaşı Bedoya. Geldiğiniz için teşekkürler.
Memnun oldum Yüzbaşı.
-Lütfen oturun. -Teşekkür ederim.
Arkadaşım, Los Angeles Çiftliği'yle ilgilendiğinizi söyledi.
Şahsen ben değil
ama çok iyi müşterilerim var, çok ilgililer.
Lafı dolandırmayalım, direkt sorayım.
O arazi için bugün alıcı bulsam bana ne kadar komisyon verirsiniz?
Eyvahlar olsun.
Yüzde 10 desek?
Garson! Bir şişe brendi lütfen.
Duydum ki Radomiro Reyna denen Concepción'lu bir adam
Los Angeles çiftliğini açık artırmaya çıkarıyormuş.
Bence bu sizin için harika bir fırsat.
Neden açık arttırmayla satıyor?
Borç içinde yüzüyor.
Ederinin yarısından azını istiyor. Kaçırılmayacak fırsat.
Ne diyorsun Arcángela?
Önce bir görelim.
Ne durumda, orasıyla ne yapabiliriz bir görelim.
Tabii Bayan Arcángela.
Bay Radomiro'yla toplantı ayarlarım, gidip görürsünüz.
Şerefe.
Burası Los Angeles Çiftliği Bayan Baladro. Hoş geldiniz.
Binalara iyi bir çekidüzen vermek lazım.
Ben inekler var sanmıştım.
Satmak zorunda kaldım Bayan Arcángela.
Ama birkaç ufak tadilat ve güzel bir kat boyayla
yeni gibi olur.
Hatta belki fikrimi değiştiririm.
Gelin, size mülkü göstereyim.
Ama şunu bilin,
sözleşmeyi imzaladığımda kim olduklarını bilmiyordum.
Yaptıkları işten haberim yoktu.
Sattığım araziyi nasıl kullanacaklarını hiç hayal etmemiştim,
orada işleyecekleri korkunç suçları da.
İşte.
Yüz elli bin peso nakit.
Para tamamsa benim açımdan iş bitmiştir.
Tebrikler hanımlar, tapularınızı iki hafta içinde alabilirsiniz.
Çok teşekkürler efendim.
Her zaman, zevkle.
Yüzbaşı ve kadınlar gittikten sonra
onları tanıyan noter, bana gerçekte ne olduklarını söyledi.
Ama artık çok geçti.
İmzalar atılmıştı.
Bir elimde de çok ihtiyacım olan para vardı.
Başka çarem yoktu.
Kız kardeşlerimden gelen mektupta
Los Angeles Çiftliği'ni devralmamızı teklif ediyorlardı.
Bizim için bir lütuftu bu.
Teófilo ile zorlu bir süreçten geçiyorduk.
Her şeyimizi kaybetmiştik.
Çok düşünmeden elimizde kalanları topladık ve Concepción de Ruiz'e gittik.
Gördüğün gibi Teófilo, burada yapılacak çok şey var.
Bir an önce başlamak için bütçe çıkarmanı istiyorum.
Tabii ki Arcángela.
Birçok şeyin eksik olduğu belli
ama size katılıyorum, burada epey potansiyel var.
O küçük alana kadife çiçeği dikmeni istiyorum.
Ölüler Günü'nde Beto'mun mezarı için. Gel, bak.
Çiftliği ilk ziyaretimizde
orayı çok ıssız buldum.
Ve tüm o yalnızlık
trajedimizin önemli bir parçası olacaktı.
Onarılacak çok şey var Arcángela.
İlk iş, su pompasını tamir etmek ve elektrik şebekesine bağlanmak.
Sonra evi, depoyu onarmak.
Ekim işleri ve ineklere bakmak için elemana ihtiyacım var.
Proje gayet iyi görünüyor Teófilo.
Ama bütçe bana pek uymuyor.
Çok para.
Sana azar azar vereceğim, karar senin. Benimle gel.
Sana bir şey getirdim, er geç ihtiyacın olacak.
Gel buraya Escalera. Bagajı aç.
Civarda hırsızlar varmış.
İnekleri satın aldığımızda onlara iyi bakmanı istiyorum.
Onları çalmaya kalkanı hiç tereddüt etmeden vurursun.
Hadi Serafina.
Hava kararmadan gidelim.
Görüşürüz Eulalia.
Tanrı seni korusun Arcángela.
-Hoşça kal Teófilo. -Güle güle.
Görüşürüz Teófilo.
Kardeşlerim kocama yavaş yavaş, gerekenin yarısından daha azını verdi.
Teófilo elinden geleni yaptı ama inekler için yeterli olmadı.
Onca şey eksikken
bizi daha sonra mahvedecek o lanet pompalı tüfeği verdiler.
Tanrım,
artık Los Angeles Çiftliği olarak anılacak bu çiftliği kutsa.
Bu evi kutsa, bu toprakları da.
Bu inekleri kutsa.
Ama en önemlisi tanrım, bu iyi ve dindar kadınları kutsa.
-Âmin. -Âmin.
Serafina'ya ver!
Hadi, kalkın, dans edelim.
Hadi! Carmencita, hadi.
Buna rağmen çiftliğin açılış günü
o sıralar hepimizin mutlu olduğu nadir günlerdendi.
Düşüşümüzün açık bir işaretiydi.
Danzón Gazisosu açılışına gelen milletvekilleri, belediye başkanları,
işçi liderleri ve banka yöneticileri yerine
Baladro kardeşler artık düşük rütbeli subaylar,
fedailer, şoförler ve fahişelerle eğleniyordu.
Tamam, kımıldamayın.
Bekleyin.
Ama en büyük talihsizlik bu değildi
çünkü partiden sadece üç gün sonra
Blanca öldü.
Gazetelerin şu şekilde hitap ettiği kızların ilkiydi o,
Ölümcül Kardeşler.
Alt yazı çevirmeni: Ezgi Acar
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.