Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
The Handmaid's Tale'de daha önce...
Selam.
Beni bulmaya çalıştın mı? Seni bekledim.
Biliyorum. Orada olamadığım için üzgünüm
Hannah. Adı artık Agnes.
Önemli değil. Artık yeni ebeveynlerim var.
Hey, Waterford! Waterford, seni bok parçası!
- Ve , sen? - Luke Bankole.
Yüzümü hatırla. Çünkü ben seninkini hatırlyacağım.
O, seri tecavüzcü!
Bunun hakkında hiç bir şey yapmayacaksın
Planlanan protestolar var. Ben konuşmanı tavsiye ederim..
- Ruby Değil, Götveren.
Bebekle teması olmayacak.
Ve o kendi odasında sağılacak.
Vazgeçemezsin. Çocuğunu tekrar göreceksin.
- Ben artık onun annesi değilim. - Tabi ki öyleysin.
En azından oğlun Kanada'da. Çocuğun özgür! Karınla birlikte!
Kumandan Lawrence çok parlak, çok önemli bir insan.
O Gilead ekonomisinin mimarı.
Merak ediyorum, neden bu kadar önemli ve parlak bir adam
Böyle boktan bir damızlığı alır.
O çok kötü bir şey yaptı.
Koloniler! Tüm o fikirle geldi.
Sen tam bir aptalsın.
Sen ne zaman böyle bir kahpe oldun?
Gilead'ın çocuklarının kutsal yasalara göre
yaşamasını sağlamak bizim görevimizdir,
Oğullarımıza ve kızlarımıza okumayı öğretmek gerekir
Fred! Durdur! Durdur!
Denedim.
Bu evde mahremiyete değer veririz. Anladın mı?
Tanrı beni yüksek bir amaç uğruna çağırdı.
Sen buna inanıyor musun?
Senin bu yerde büyümene izin vermeyeceğim.
Seni buradan çıkaracağım. Söz veriyorum.
Biz, seni buradan çıkartıyoruz.
Sen ve bebek, fakat hemen çıkmak zorundasın!
- 'Biz' kim? - Arkadaşlar.
Martha'lar. Git! Git!
Çocuğum kayıp!
Dışarısı çok tehlikeli. Burada kalacağız.
Dinle beni! O burada büyüyemez.
Holly, bu senin ablan.
Onunla bir gün tanışacaksın.
Emily?
Neler oluyor?
Kendimi çok büyük bir bok çukuruna koydum.
Gilead'tan çıkıyorsun.
Kendini yakalatma!
Ona Nichole deyin.
June!
Lütfen onu almayın! Hayır! Anneciğim!
Anneciğim!
Anneciğim?
Lütfen tanrım, onu gözet.
Onu koru.
Eğer halen fark etmediysen
burası yeşil meralar
ve durgun suların olduğu bir yer değil.
Burası ölüm vadisi.
Ve korkacak bir ton kötülük var..
Lütfen.
Onu bu cehennemden çıkar.
Eğer o burdan kurtulursa, beni hatırlayacak mı?
Onu uzaklara verdiğimi bilecek mi?
Benim sebeplerim vardı.
Her zaman sebepler vardır.
Üzgünüm bebeğim.
Anne işe dönmeli.
Siktir!
Sen manyak mısın?
Kamyona binmemişsin.
Derdin ne?
Şimdi arabaya biniyorsun.
Sınrı geçmeden onları yakalamaya çalışacağız.
Hadi be.
Kumandan Mackenzie'yi tanıyor musun?
Onun bir kızı var.
Kızın adı Agnes.
Beni oraya götürmene ihtiyacım var. Ondan sonra kuzeye yönelebilirzi
Bir kız çocuğu?
Onsuz terk edemem burayı.
Edebilirsin.
Etmeyeceğim.
Emily'e yardım ettin.
Emily'den hoşlandım.
Onlar, seni duvarın üstüne koyabilirler.
Bir kumandan olsan bile.
Cesur.
Seni Mackenzie'ye götüreceğim.
Bayan Waterford?
Serena, şükürler olsun.
Herkes aklını kaybetti.
Ofisime git.
911'i ara.
Bırak geçsin evlat
Bu kadarı yeter.
Ona biraz daha zaman vermeliyiz...
Uzaklaşması için.
Ne yaptın sen?
Çocuğum için en iyisini yaptım.
Şükürler olsun.
Oh, tanrım.
Nerede o? Üst katta, kendi odasında.
Mackenzie'ler?
Kumandan iş için uzakta.
Hanımefendi erkenden uyur.
Lütfen
Dikkatli ol.
Tüm birimer çevre istasyonlara rapor versin.
Anlaşıldı.
Bebeğim, Buradayım.
Seni asla terk etmeyeceğim.
Seni seviyorum. Seni çok seviyorum
Hep burada olacağım.
Seni seviyorum.
Devam edin. Devam edin.
Onu korkutmayın.
Jonathan.
Hanımım.
Onu içeri getirin lütfen?
Peki, Hanımım.
Kız iyi mi, Bayan Mackenzie?
Kız bu olaylar boyunca uyudu
Şükürler olsun.
Şükürler olsun.
Lütfen
Buna son vermelisin
Bu dünyaya bir çocuk getirdin.
Kumandan ve ben, senin için şükrettik. Tanrı biliyor.
Yazlık evde olanlardan sonra haftalarca kabus gördü.
Tabi ki söyledi bana.
Ben onun annesiyim.
Acımazsızın. Kızın kafasını böyle karıştırdığın için.
Ben onun kafasını mı karıştırdım?
Onu evine götürün.
O,nasıl böyle?
O, çok mutlu.
O, sağlıklı ve bağışlanmış bir çocuk.
O büyüyor.
Jonathan.
O iyi.
O inanılmaz.
Dikiş dikmeyi seviyor,
fakat bu konuda çok iyi değil.
Çabarlarına şükürler olsun.
O aslında oldukça iyi bir aşçı.
Luke aşçıdır.
Babası.
O da iyidir
Kız köpek istiyor.
Oh.
Alerjisi var.
Ona aşı yapılması gerekiyor.
Israr etmeyecek.
Hayır.
Aşıdan nefret eder.
Evet. Belki, bir Goldendoodle cinsi köpek.
Bilmiyorum.
Hipoalerjenik bir şey.
Evet.
Kumandan bu fikri sevmedi,
fakat bu fikiri kumandana kabul ettirmeye çalışıyor.
Bu konuda iyidir.
Evet.
Onun için yaptığın eve minnetarım.
Teşekkür ederim.
Lütfen, dur artık.
Bu işin sonunda
onun gözlerinn önünde öleceğini biliyorsun.
Eğer onu seviyorsan,
artık buna bir son ver.
Şükürler olsun.
Kız gözlerini senden almış.
Bu gerçek bir mucize.
Ben onun annesiyim.
Bizi yalnız bırak, Nick.
Nerede o?
Seninle konuşurken bana bakma nezaketini göster! Seninle konuşuyorum!
Nerede o?
Sen hepimizi öldürdün, farkında mısın?
Burada ne olduğunu öğrendiklerinde,
hepimiz duvarda olacağız!
Ve seni parçalayacaklar!
O güvende, Serena.
Serena, yemin ediyorum, o güvende.
Bana nerede olduğunu söylediğinde
onun güvende olduğuna emin olacağım.
Nerede o?
Senin hayatını kurtarmaya çalışıyorum.
Onu Ofjoseph'e mi verdin?
Onun için en iyisini yaptım, Serena.
Bebeğimi Ofjoseph'e mi verdin?
Sen onun için daha iyi bir hayat istedin,
ve bir annenin çocuğu için yapacağı şeydir bu.
Sen onu bir katile verdin!
Bebeğimi öldürdün!
Sen bebeğimi öldrdün!
Onu benden nasıl uzaklaştırabilirsin?
Çünkü benim başka bir kızım daha var!
Bizi ormanda kovaladın
ve bizi köpeklerle avladın.
Ve sen onu benden aldığın zaman,
bebeğim çığlık atıyordu
Benim bebeğim annesi için çığlık atıyordu!
Umarım sana da bunu hissetiriyordur.
Tamam geçti.
Serena,
beni dinle.
O iyi olacak.
O özgür olacak.
Dışarısı çok soğuk.
Onu soğuğa terk ettin.
Senin onu koruman gerekirdi.
Biliyorum
Tanrı onu koruyacaktır.
İnançlı ol.
Nick.
Onu odasına götür.
Senin derdin ne?
Bu gece seni buradan çıkartmak için kaç kişi hayatını tehlikeye attığını biliyor musun?
Tanrım, June.
Çok bencilsin amınakoyim!
Kaçmak için başka bir şansın olmayacak biliyorsun değil mi?
Buradan asla çıkamayacaksın.
Bu siktiğimin yerinde öleceksin.
Biliyorum.
Bunu bilmediğimi mi sanıyorsun?
Hadi, Nichole.
Hayır. Hayır.
Hadi.
Nichole?
Oh.
Oh, Tanrım.
Çocuklar siz iyi misiniz?
Hayır, Hayır!
Hayır. hayır, hayır, hayır.
Tamam. Geçti.
Geçti. Hepsi geçti.
Hanımefendi.
Eğer ülkenize geri dönerseniz,
kadın olmanızdan dolayı hakkınızda dava açılır mı
işkenceye tehlikesine maruz kalıyor musunuz
veya yaşamınız riske giriyor mu?
Korunmaya muhtaç bir insan olarak,
Kanada'ya sığınmak ister misiniz?
Evet!
İstiyoruz.
Pekala.
Burası SQA13.
Bulunduğum yere ambulans
ve çocuk doktoru gönderin.
İyi misin?
Temiz tutmam gerekiyor.
Çabucak iyileşecek,
Eminim.
Ofise gitmem gerekiyor.
Sen iyi olacak mısın?
Evet.
Nichole'un kaçırılması olayına
Hansen'i görevlendirecekler.
O'na ne olduğunu anlat.
Ofjoseph, Lydia Teyze'ye saldırmış,
ve Nichole'u alıp kaçtı.
Sen ve Offred, o'nu durdurmaya çalıştınız
diğer annelerin yapacağı gibi.
Seni duvardan uzak tutabilmenin tek yolu bu.
Beni korumana gerek yok.
Ben...
... bu evi koruyorum.
Tanrı, beni bu inanlımaz kadınları yönetiblmek için güç versin.
Kızımı ben uzağa gönderdim, Fred.
Bu benim seçimimdi.
Seni çaresizliğe sürükledim.
Bunu düzelteceğim.
Her şey tekrar ...
... normal olacak, Serena.
Eskiden olduğu gibi.
Söz veriyorum.
Serena.
Serena.
Serena.
Hadi.
Ne oldu?
Çık dışarı. Git!
Tanrım
kudretli meleklerinle
cenetten ortaya çıktı
ve alvlerin içinde
sen intikamını alacaksın
Yan orospu çocuğu, yan
Merhaba, Ben Dr. Chung.
Şu anda guvendesiniz,
ve burada olduğunuz için çok mutluyuz.
Neler yaşadığınızı
ancak tahmin edebiliriz.
Şimdi, ilk yapacağımız şey şu,
ikinizinde sağlıklı olduğundan emin olacağız.
Bebekle kalmayı tercih ederim.
Eğer senin için de uygunsa.
Tabi ki, uygundur.
Bu taraftan.
Bayan.
Hey.
Dikkat et.
Sen de.
Nick.
Adamları yeniden konuşlandır.
Anlaşıldı.
Mackenzie'ler seni affetmiş olabilir
fakat Tanrı kefret ister.
Hadi gidelim.
Afedersin-üzügünm dostum.
Hey.
MOIRA: Hey.
Bunun ne olduğunubiliyor musun?
Ne olduğunu anlayacağız.
Merhaba, sıradaki.
Evet, ben. Merhaba.
Sizin için ne yapabilirim? Afedersin.
Kimliğiniz var mı? Bankole. B‐A‐N‐K‐O‐L‐E.
Bana bir dakika verebilir misin?
Afedersin.
İşte burada.
Mülteci sevrsisinde çalışıyorum
Dundas ofisinde.
Biz de orada çok yoğunuz.
Herkes Kanada'yı sever.
Evet. Teşekkürler.
Tamam. Anladım.
Ee, burayı imzalar mısınız, lütfen?
Evet.
İşte burada.Harika.
Teşekkürler.
Tamam. Jackson?
Okay. Tamam.
Oh, aman Tanrım.
Çok büyümüş.
Çok büyümüş.
O
Merhaba.
Merhaba.
Sen Luke'musun?
Evet.
Benim adım Emily.
Karın hayatımı kurtardı.
Hadi gidelim.
Gözler yerde.
Rab meyveni kutsasın.
Rab yolumuzu açık etsin.
Onlar güvende.
Emily ve bebek.
Başardılar.
Tanrı göztesin.
Sen.
Valizini al ve benimle gel.
Yeni bir yere gönderildin
Tanrı meyveni kutsasın.
Rab yolumuzu açık etsin.
Hiç sorun çıkartmayacaksın,
değil mi?
Hayır, efendim.
Çeviri: UckiloBirMilyon Yükleyen: izle.ninja
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.