All language subtitles for The.Handmaids.Tale.S03E01

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American) Download
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish Download
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

The Handmaid's Tale'de daha önce...

Selam.

Beni bulmaya çalıştın mı? Seni bekledim.

Biliyorum. Orada olamadığım için üzgünüm

Hannah. Adı artık Agnes.

Önemli değil. Artık yeni ebeveynlerim var.

Hey, Waterford! Waterford, seni bok parçası!

- Ve , sen? - Luke Bankole.

Yüzümü hatırla. Çünkü ben seninkini hatırlyacağım.

O, seri tecavüzcü!

Bunun hakkında hiç bir şey yapmayacaksın

Planlanan protestolar var. Ben konuşmanı tavsiye ederim..

- Ruby Değil, Götveren.

Bebekle teması olmayacak.

Ve o kendi odasında sağılacak.

Vazgeçemezsin. Çocuğunu tekrar göreceksin.

- Ben artık onun annesi değilim. - Tabi ki öyleysin.

En azından oğlun Kanada'da. Çocuğun özgür! Karınla birlikte!

Kumandan Lawrence çok parlak, çok önemli bir insan.

O Gilead ekonomisinin mimarı.

Merak ediyorum, neden bu kadar önemli ve parlak bir adam

Böyle boktan bir damızlığı alır.

O çok kötü bir şey yaptı.

Koloniler! Tüm o fikirle geldi.

Sen tam bir aptalsın.

Sen ne zaman böyle bir kahpe oldun?

Gilead'ın çocuklarının kutsal yasalara göre

yaşamasını sağlamak bizim görevimizdir,

Oğullarımıza ve kızlarımıza okumayı öğretmek gerekir

Fred! Durdur! Durdur!

Denedim.

Bu evde mahremiyete değer veririz. Anladın mı?

Tanrı beni yüksek bir amaç uğruna çağırdı.

Sen buna inanıyor musun?

Senin bu yerde büyümene izin vermeyeceğim.

Seni buradan çıkaracağım. Söz veriyorum.

Biz, seni buradan çıkartıyoruz.

Sen ve bebek, fakat hemen çıkmak zorundasın!

- 'Biz' kim? - Arkadaşlar.

Martha'lar. Git! Git!

Çocuğum kayıp!

Dışarısı çok tehlikeli. Burada kalacağız.

Dinle beni! O burada büyüyemez.

Holly, bu senin ablan.

Onunla bir gün tanışacaksın.

Emily?

Neler oluyor?

Kendimi çok büyük bir bok çukuruna koydum.

Gilead'tan çıkıyorsun.

Kendini yakalatma!

Ona Nichole deyin.

June!

Lütfen onu almayın! Hayır! Anneciğim!

Anneciğim!

Anneciğim?

Lütfen tanrım, onu gözet.

Onu koru.

Eğer halen fark etmediysen

burası yeşil meralar

ve durgun suların olduğu bir yer değil.

Burası ölüm vadisi.

Ve korkacak bir ton kötülük var..

Lütfen.

Onu bu cehennemden çıkar.

Eğer o burdan kurtulursa, beni hatırlayacak mı?

Onu uzaklara verdiğimi bilecek mi?

Benim sebeplerim vardı.

Her zaman sebepler vardır.

Üzgünüm bebeğim.

Anne işe dönmeli.

Siktir!

Sen manyak mısın?

Kamyona binmemişsin.

Derdin ne?

Şimdi arabaya biniyorsun.

Sınrı geçmeden onları yakalamaya çalışacağız.

Hadi be.

Kumandan Mackenzie'yi tanıyor musun?

Onun bir kızı var.

Kızın adı Agnes.

Beni oraya götürmene ihtiyacım var. Ondan sonra kuzeye yönelebilirzi

Bir kız çocuğu?

Onsuz terk edemem burayı.

Edebilirsin.

Etmeyeceğim.

Emily'e yardım ettin.

Emily'den hoşlandım.

Onlar, seni duvarın üstüne koyabilirler.

Bir kumandan olsan bile.

Cesur.

Seni Mackenzie'ye götüreceğim.

Bayan Waterford?

Serena, şükürler olsun.

Herkes aklını kaybetti.

Ofisime git.

911'i ara.

Bırak geçsin evlat

Bu kadarı yeter.

Ona biraz daha zaman vermeliyiz...

Uzaklaşması için.

Ne yaptın sen?

Çocuğum için en iyisini yaptım.

Şükürler olsun.

Oh, tanrım.

Nerede o? Üst katta, kendi odasında.

Mackenzie'ler?

Kumandan iş için uzakta.

Hanımefendi erkenden uyur.

Lütfen

Dikkatli ol.

Tüm birimer çevre istasyonlara rapor versin.

Anlaşıldı.

Bebeğim, Buradayım.

Seni asla terk etmeyeceğim.

Seni seviyorum. Seni çok seviyorum

Hep burada olacağım.

Seni seviyorum.

Devam edin. Devam edin.

Onu korkutmayın.

Jonathan.

Hanımım.

Onu içeri getirin lütfen?

Peki, Hanımım.

Kız iyi mi, Bayan Mackenzie?

Kız bu olaylar boyunca uyudu

Şükürler olsun.

Şükürler olsun.

Lütfen

Buna son vermelisin

Bu dünyaya bir çocuk getirdin.

Kumandan ve ben, senin için şükrettik. Tanrı biliyor.

Yazlık evde olanlardan sonra haftalarca kabus gördü.

Tabi ki söyledi bana.

Ben onun annesiyim.

Acımazsızın. Kızın kafasını böyle karıştırdığın için.

Ben onun kafasını mı karıştırdım?

Onu evine götürün.

O,nasıl böyle?

O, çok mutlu.

O, sağlıklı ve bağışlanmış bir çocuk.

O büyüyor.

Jonathan.

O iyi.

O inanılmaz.

Dikiş dikmeyi seviyor,

fakat bu konuda çok iyi değil.

Çabarlarına şükürler olsun.

O aslında oldukça iyi bir aşçı.

Luke aşçıdır.

Babası.

O da iyidir

Kız köpek istiyor.

Oh.

Alerjisi var.

Ona aşı yapılması gerekiyor.

Israr etmeyecek.

Hayır.

Aşıdan nefret eder.

Evet. Belki, bir Goldendoodle cinsi köpek.

Bilmiyorum.

Hipoalerjenik bir şey.

Evet.

Kumandan bu fikri sevmedi,

fakat bu fikiri kumandana kabul ettirmeye çalışıyor.

Bu konuda iyidir.

Evet.

Onun için yaptığın eve minnetarım.

Teşekkür ederim.

Lütfen, dur artık.

Bu işin sonunda

onun gözlerinn önünde öleceğini biliyorsun.

Eğer onu seviyorsan,

artık buna bir son ver.

Şükürler olsun.

Kız gözlerini senden almış.

Bu gerçek bir mucize.

Ben onun annesiyim.

Bizi yalnız bırak, Nick.

Nerede o?

Seninle konuşurken bana bakma nezaketini göster! Seninle konuşuyorum!

Nerede o?

Sen hepimizi öldürdün, farkında mısın?

Burada ne olduğunu öğrendiklerinde,

hepimiz duvarda olacağız!

Ve seni parçalayacaklar!

O güvende, Serena.

Serena, yemin ediyorum, o güvende.

Bana nerede olduğunu söylediğinde

onun güvende olduğuna emin olacağım.

Nerede o?

Senin hayatını kurtarmaya çalışıyorum.

Onu Ofjoseph'e mi verdin?

Onun için en iyisini yaptım, Serena.

Bebeğimi Ofjoseph'e mi verdin?

Sen onun için daha iyi bir hayat istedin,

ve bir annenin çocuğu için yapacağı şeydir bu.

Sen onu bir katile verdin!

Bebeğimi öldürdün!

Sen bebeğimi öldrdün!

Onu benden nasıl uzaklaştırabilirsin?

Çünkü benim başka bir kızım daha var!

Bizi ormanda kovaladın

ve bizi köpeklerle avladın.

Ve sen onu benden aldığın zaman,

bebeğim çığlık atıyordu

Benim bebeğim annesi için çığlık atıyordu!

Umarım sana da bunu hissetiriyordur.

Tamam geçti.

Serena,

beni dinle.

O iyi olacak.

O özgür olacak.

Dışarısı çok soğuk.

Onu soğuğa terk ettin.

Senin onu koruman gerekirdi.

Biliyorum

Tanrı onu koruyacaktır.

İnançlı ol.

Nick.

Onu odasına götür.

Senin derdin ne?

Bu gece seni buradan çıkartmak için kaç kişi hayatını tehlikeye attığını biliyor musun?

Tanrım, June.

Çok bencilsin amınakoyim!

Kaçmak için başka bir şansın olmayacak biliyorsun değil mi?

Buradan asla çıkamayacaksın.

Bu siktiğimin yerinde öleceksin.

Biliyorum.

Bunu bilmediğimi mi sanıyorsun?

Hadi, Nichole.

Hayır. Hayır.

Hadi.

Nichole?

Oh.

Oh, Tanrım.

Çocuklar siz iyi misiniz?

Hayır, Hayır!

Hayır. hayır, hayır, hayır.

Tamam. Geçti.

Geçti. Hepsi geçti.

Hanımefendi.

Eğer ülkenize geri dönerseniz,

kadın olmanızdan dolayı hakkınızda dava açılır mı

işkenceye tehlikesine maruz kalıyor musunuz

veya yaşamınız riske giriyor mu?

Korunmaya muhtaç bir insan olarak,

Kanada'ya sığınmak ister misiniz?

Evet!

İstiyoruz.

Pekala.

Burası SQA13.

Bulunduğum yere ambulans

ve çocuk doktoru gönderin.

İyi misin?

Temiz tutmam gerekiyor.

Çabucak iyileşecek,

Eminim.

Ofise gitmem gerekiyor.

Sen iyi olacak mısın?

Evet.

Nichole'un kaçırılması olayına

Hansen'i görevlendirecekler.

O'na ne olduğunu anlat.

Ofjoseph, Lydia Teyze'ye saldırmış,

ve Nichole'u alıp kaçtı.

Sen ve Offred, o'nu durdurmaya çalıştınız

diğer annelerin yapacağı gibi.

Seni duvardan uzak tutabilmenin tek yolu bu.

Beni korumana gerek yok.

Ben...

... bu evi koruyorum.

Tanrı, beni bu inanlımaz kadınları yönetiblmek için güç versin.

Kızımı ben uzağa gönderdim, Fred.

Bu benim seçimimdi.

Seni çaresizliğe sürükledim.

Bunu düzelteceğim.

Her şey tekrar ...

... normal olacak, Serena.

Eskiden olduğu gibi.

Söz veriyorum.

Serena.

Serena.

Serena.

Hadi.

Ne oldu?

Çık dışarı. Git!

Tanrım

kudretli meleklerinle

cenetten ortaya çıktı

ve alvlerin içinde

sen intikamını alacaksın

Yan orospu çocuğu, yan

Merhaba, Ben Dr. Chung.

Şu anda guvendesiniz,

ve burada olduğunuz için çok mutluyuz.

Neler yaşadığınızı

ancak tahmin edebiliriz.

Şimdi, ilk yapacağımız şey şu,

ikinizinde sağlıklı olduğundan emin olacağız.

Bebekle kalmayı tercih ederim.

Eğer senin için de uygunsa.

Tabi ki, uygundur.

Bu taraftan.

Bayan.

Hey.

Dikkat et.

Sen de.

Nick.

Adamları yeniden konuşlandır.

Anlaşıldı.

Mackenzie'ler seni affetmiş olabilir

fakat Tanrı kefret ister.

Hadi gidelim.

Afedersin-üzügünm dostum.

Hey.

MOIRA: Hey.

Bunun ne olduğunubiliyor musun?

Ne olduğunu anlayacağız.

Merhaba, sıradaki.

Evet, ben. Merhaba.

Sizin için ne yapabilirim? Afedersin.

Kimliğiniz var mı? Bankole. B‐A‐N‐K‐O‐L‐E.

Bana bir dakika verebilir misin?

Afedersin.

İşte burada.

Mülteci sevrsisinde çalışıyorum

Dundas ofisinde.

Biz de orada çok yoğunuz.

Herkes Kanada'yı sever.

Evet. Teşekkürler.

Tamam. Anladım.

Ee, burayı imzalar mısınız, lütfen?

Evet.

İşte burada.Harika.

Teşekkürler.

Tamam. Jackson?

Okay. Tamam.

Oh, aman Tanrım.

Çok büyümüş.

Çok büyümüş.

O

Merhaba.

Merhaba.

Sen Luke'musun?

Evet.

Benim adım Emily.

Karın hayatımı kurtardı.

Hadi gidelim.

Gözler yerde.

Rab meyveni kutsasın.

Rab yolumuzu açık etsin.

Onlar güvende.

Emily ve bebek.

Başardılar.

Tanrı göztesin.

Sen.

Valizini al ve benimle gel.

Yeni bir yere gönderildin

Tanrı meyveni kutsasın.

Rab yolumuzu açık etsin.

Hiç sorun çıkartmayacaksın,

değil mi?

Hayır, efendim.

Çeviri: UckiloBirMilyon Yükleyen: izle.ninja

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.