Afrikaans
Akan
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Corsican
Croatian
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
İzleyeceğeniz film gerçek olaya dayanmaktadır.
Yer ve olaylar aynıyla vaki olup...
...Catherine Miles Armstrong'un 10 yıl önce başından geçen inanılmaz maceradır.
Günümüzde Londrada yaşamakta olup hikayesini bir ingiliz haberciye satmış..
..olup basım ve yayım haklarını elinde bulundurmaktadır.
Bayan Armstrong. Umukai şu anda neler yapıyor? Onu hala düşünüyor musunuz?
Yoksa sadece anılarda mı kaldı?
Onunla aşk yaşadığınızı söylediniz. Sizi koruduğu için olabilir mi?
-Bundan daha fazlasıydı. -Sizi bu durumda yalnız bırakmasının sebebi ne?
-Onun dünyası bizimkinden farklıydı. -Bizleri küçümsediğini mi söylüyorsunuz?
-Bizim dünyamız onunkinden daha acımasız. -Sanırım öyledir.
-Son olarak? -Çok korkunçdu.Yokluğu yaşadım.
BEYAZ KADININ ÖYKÜSÜ
Çeviri:Nodras
Herkes ayağa kalksın! Ön duruşma başlıyor.
Herkes otursun.
İddialar sanığın yüzüne karşı okunsun!
Amazonya eyaletinden Cathrine Miles Vega Çiftliğinde bir çifti öldürmekten...
-...kanunun 25 ve 91 maddelerine göre yargılanmaktadır. -Savunmanın tezi ne?
Yaşadığı sıradışı olaylar nedeniyle, suçsuzdur sayın Hakim.
Bayan Miles, kısaca bölgede bulunma nedeninizi anlatın.
-Bir süre Londra da eğitim almışsınız? -Evet, Sayın Hakim.
Dönem sonu okul bittikten sonra ailemin yanına gelmiştim.
Büyüdüğüm yer olan Rio Fuentes'te ailemin kauçuk arazileri vardır.
Okula burada başladım ve sonra Amerika daha sonrada Londrada devam ettim.
Ama her yaz tatilinde ailemin yanına geliyordum.
Uçsuz bucaksız yeşil bitki örtüsü her zaman bana cennet hissi yaşatmıştır.
Bölgede hala kafatası avcısı yerlilerin yaşadığını duymadınız mı?
Evet ama onları gerçek dışı sanıyordum.
-Devam edin. -Doğum günü partim vardı.
-On sekizime basmıştım ve daha önce olmadığım kadar mutluydum.
-Cici kız! -Tebrikler!
Tekrar evde olman harika bişey. Artık koca kız oldun.
Dilerim bizi affedersin. Amcanla ben maalesef sana bir hediye alamadık.
-Aptal olma, önemli değil. -Ama en azından küçük birşeyler almalıydık.
-Kalbimizde ki yerin önemli -Teşekkürler
Sizde benim kalbimdesiniz.
Amazonun en şirin kızını sadece amcası öpebilir.
-Hoşgeldin. -Teşekkürler.
Herkese sandviç öneriyorum.
Bardaklarınızı uzatın.
-Bu senindi. -Herkese var mı?
-Teşekkürler,bu yeter. -Amcamla teyzem ertesi gün için...
...nehirin yukarı tarafına gezi yapmayı teklif ettiler.
Babamın yeni aldığı küçük tekneyi merak ediyordum.
-Bugün dışarda harika bir hava var. -Diğer botu biz alıyoruz.
-Onların peşinden gideceğim. -Nasıl istersen.
-Yakıtımız yeterli mi? -Çocuklara bakmasını söyledim.
-Belki onlarda bizimler gelir. -Peşinizdeyiz.
-Helikopterin burada işi ne, baba? -Yeni postacılar.
Yukarı zıplayamadığımız için mektubları su geçirmez çantayla aşağı atıyor.
-Daha fazla yaklaşamaz mı? -Hayır,Elektrik telleri yüzünden olmaz.
İyi günler, Bay Miles. Bugün size bir kaç mektub var.
İşleri sadece posta dağıtmak değil aynı zamanda devriye görevide yapıyorlar.
Almanyadan gelecek paketiniz bir kaç gün içinde elinizde olur.
İngilterden kızınız geldi demek?
Güzel kızınız burada olduğu sürece bir dahaki sefere kapıya yanaşırız.
Hoşçakalın! Artık dönüyoruz. Yarın görüşmek üzere.
Baba, bu harika bir hediye.
Bence sıradan ama annenin seçimi işte bilirsin.
Güzel bir haç kolyesi,beğendim.
-Evet, gerçekten güzel. -Sanırım öyle.
Ama bana ölümü anımsatıyor. Sadece inandığın sürece onu taşımanın bir anlamı vardır.
-Ne geveliyorsun? -Öğrenmesi gereken bir ders.
-Onu ruhunda hissedebilmeli -Sözüme kulak ver,kızım.
Başına ne gelirse gelsin, iyi ve kötü günlerinde hep olumlu düşün.
Emin ol, yaşamın bir bedeli vardır. Yaşam, Caty...
...sayılı günden ibarettir.
Kardeşimle kocası geliyor, her zamanki gibi kahyalarıda yanında.
Neden zorla peşimize takılıyorlar ki?
Köpek sahibinin peşinden ayrılır mı?
-Herneyse?Buraları bizden daha iyi biliyorlar.
-Ama geçmişi karanlık. -O zamanlar kendi başınaydı.
Sanırım işi gücü olmadığından öyleydi. O günleri aştı artık.
Ama şu anda bizimle çalışıyor ve işinde iyi.
Artık sorumluluk sahibi biri, endişe etmene gerek yok.
-Evet öylede biz neden gidiyoruz? -Eminim kardeşin ve kocası buralara iyi bakacaklar.
Onlar çok hırslı ve bizden iyi çalışıyorlar, bizde zaten burada sıkıştık kaldık.
Nasıl böyle bir şey dersin?
-O benim kardeşim ve burayı hiç sevmedi. -Ne? 6000 dönüm araziyi mi sevmez mi sence?
Bence buraları çok istiyor. Bir ara soralım...
... cevabı ne görelim.
O gün çok mu uzağa açıldınız? -Evet.
O kadar çok ormana rağmen halen keşfedilmemiş yerler vardı.
Gördüklerimi buradan nasıl açıklayabilirim ki? Görmek gerek, harika bir yerdi.
-Şehirde yaşamak istemiyordum. -Müzik ve moda eğitimi istemiyor musun?
-Ha bu arada flütünü getirdin mi? Flüt mü? Olamaz, ne flütü?
Sizinle kalmak istiyorum, İngiltere buzullarına dönmek istemiyorum.
-Sanırım kardeşimi ve kocasını örnek alıyorsun. -Bir fikrim var.
Ne dersin bizde Cathy ile Londraya dönelim mi? Bizim içinde değişiklik olur.
Bu harika olur işte!
Beni dinleyin! İyi haberlerim var.
Annemle babam londraya taşınıyorlar. Beraber yaşayacağız.
Artık işleri bana devredip kenara çekilmeleri için kafalarını ütülüyebilirim.
Bu cinayet olayından önce bölgede başka suç işlediniz mi?
-Yerlilere ve ormana rağmen, mümkün mü? -İtiraz ediyorum! Alakasız bir soru.
-İtiraz kabul edildi. -Müzik dinlemek istiyorum.
-Şunun sesini kısabilir misin? -Aynan var mı? Teşekkürler.
Endişelenme, muhteşemsin.
Demir atmak için iyi bir yer.
-Anne! -Ethel!
Kaç Cathy, kaç!
-Neden kaçmayı denemediniz? -Yapamadım. Oklar uyuşturmuştu.
Belki dozu düşük olduğundan zehir direk öldürmedi ama etrafdaki sesleri duyabiliyordum.
Sadece parmağımı oynatabiyor ve nefes alabiyordum.
Zehir etkisini kaybedince neden kaçmayı denemediniz?
Sadece etkisi kaybetmişti ama halen ellerim ve ayaklarım tutmuyordu.
Ailemin kesik kafaları gözümün önünda asılı duruyordu.
Ne gücüm vardı ne de umudum. Bir süre öylece kaldım.
Duygularımı kaybetmiştim,içgüdülerimle hareket ediyordum.Kendimi ölü gibi hissediyordum.
Bayan Miles, Tamuriler tarafından tuzağa düşürüldüğünüzde olanları anlatır mısınız?
Evet. Uzun bir yürüyüşdü. Farkına varmadan Tamurilerin tuzağına..
..doğru yürüyorduk ve hayalet gibi sessizdiler.Yüzlerine beyaz boya sürmüşlerdi.
Yamyamdılar ve Guamiraların baş düşmanıydılar.
-Halen yok mu? -Hiç bir iz yok.
-Orada birşeyler olmalı. -Küçük botu alımış olmalılar.
Çarşamba günü teslimat yaptığımızda iskelede de yoktu zaten.
X1'den merkeze.Milesların teknesini nehrin kenarında terkedilmiş halde bulduk.
Terkedilmiş gözüküyor.
-Ön tarafta iki ceset var,yaşam belirtisi yok. -Konumunuz ne?
Şelalenin 20 mil kuzeyi ve Rio Fuentese bakan taraftayız.
Alçalın ve kontrol edin.
X1'den merkeze,İki ceset var. Çok kötü, katledilmişler.
İşte burası. Ne koku ama.
Orası halen tehlikeli bir bölge. Cesetleri alıp hemen uzaklaşın.
-Burda, Doktor. -Tanrım, Miles çifti olmalı.
Çabuk bir sedye getirin.
-Acaba kızları nerde? -Şu cesetleri örtelim önce.
Tut şunu.
-Ormanda ne kadar süre yürüdüğünüzü biliyor musunuz? -Hayır, Sayın hakim.
Zaman durmuş gibiydi.Ayağım kanıyordu ve hissetmiyordum.
Bir gün sonra büyük çadırların olduğu Guamira köyüne ulaştık.
Kampa shapun diyorlar.
Yani siz köye ulaşdıktan sonra Umukai ile alakanız kalmadı?
Evet,Liderleri Runwani beni köle olarak açık arttırmaya çıkardı.
Umukai genç ve yoksuldu ama en güçlü ve en iyi savaşçılarıydı.
Runwani bile ona saygı duyuyordu. Sanırım bıçak hep onda kaldı.
Yerli kadınlara göre ben sarı saçlı beyaz tenli bir ucubeydim.
Farklı kokduğum için tenimi pis kokulu otlarla ovdular.
Çıplak tenime dokunduklarında çok utanmıştım ama katlanmak zorundaydım.
-Size zarar vermediler mi? -Pek sayılmaz.En azından fiziksel değil. -
Beni tüm erkeklerin olduğu meydana çıplak olarak çıkardılar ve hayvan gibi incelediler.
Fameteri, köyün en varlıklı adamıydı, benim için en yüksek teklifi yaptı.
Sonucun farkındaydım.Satılığa çıkmıştım küçük bir domuz veya..
..kaz gibi bir hayvanla takas karşılığı köle olacaktım.
-Onun müdahalesinen etkilendiniz mi? -Tam olarak değil.
Kendince bir seçim yaptı. Sonra verecek bişey olmadığından..
...kolyem ve benim karşılığımda onun emrine girmeyi teklif etti.
Fameteri red edince, Umukai ona meydan okudu.
Fameteri kabul etmedi.
Daha da kötü olmuştu.Artık başıma gelecekleri düşünüyordum.
Fameteri bakire olduğumu anlayınca vazgeçti.Bu onun için sürpriz olmuştu, sonra...
...Guamira'da bakirelik kızlar için 14 yaşında bitiyordu.
sanığın bu anlattıklarının konuyla ilgisi yok,bu saçmalık.
-Hayır,neler yaşadığının bilinmesi gerek. -Devam edin,Bayan Miles.
İçinde bulunduğum durumdan utanmış ve o an ölmek istemiştim ama aklıma babamın sözü gelmişti.
"Yaşamak herşeye değer,Cathy, bedeli ne olursa olsun."
-Yani Fameteri size tecavüz etmedi. -Hayır, bana çocuk gibi davrandı.
Bir sabah oradan kaçmayı denedim ama nereye gideceğimi bilmiyordum.
Orman işimi zorlaştırıyordu ve o yeşil cehenneme rağmen..
...oradan kaçabilmek için çok çaba sarfetim.
Tanrım ...
Ama ormanda hayatta kalmak için çok az şansınız olduğunu bilmenize rağmen mi?
İç güdülerime göre hareket ediyordum.
Tüm düşüncem vahşi hayvanlardan ve yerlilerden kaçmaktı.
Gördüğüm şeylerden korkmuş ve kaçmaktan yorgun düşmüştüm.
Bir kabusun ortasındaydım ve hiç bitmeyecek gibiydi.
Sonra, gücümü toplayıp oradan yine kaçmaya başladım.
Sanırım fırsatınız varken kullandınız ve tekrar yakalandınız.
O gün, av bendim.
Köye tekrar geri getirdiler ve kulübeye kapattılar..
...gücümü tekrar kazanınca kadınların eziyetine maruz kaldım.
Yardım edin.
Tanrım!
Sonra farkettimki yaptıkları işkence ve aşağılama değildi...
..yani geleneksel bir ayinin uygulanma şekliydi.
Ve bekaretin kutsallığı bitmişti, Fameteri istediğini yapabilirdi.
Daha sonra bana sunulan doğurganlık suyunu içmeyi reddettim.
-Fameterinin kulubesine götürüldüm. -Karşı koymadın mı?
Hiç bişey yapamadım.
Elinden kurtulmayı denedim ama başaramadım.
-Tek derdi onu yenmek miydi? -Daha da fazlası vardı.
-Nereden biliyorsunuz? -Hissedebiliyordum.
Benim için döğüşmek istedi.
-Sadece seni istediği için mi? -Evet.
Ama senin aileni öldürmüştü..
Açıklaması zor ama ona olan nefretim Fameteri'den azdı.
Hepsi iğrençdi ve köyde kendimi tek asil gibi hissettim.
Sonu nasıl bitecekdi, bilmiyordum ama onun kazanmasını istiyordum.
İçeri gel. Artık Umukai'nin kadınısın.
Ama.. Sen dilimizi konuşabiliyorsun.
Birazcık işte.
Artık, kardeşimin kadınısın.
Yani ormanın ortasında bir vahşi kadını ingilizce bildiğine inanmamızı mı istiyorsun?
Umameri Amerikan misyonerlerince yetiştirilmiş ve Umukai'nin kız kardeşiydi.
Yıllar sonra bir şekilde kabilesine geri dönmüş.
O gece Fameteri için cenaze töreni düzenlendi..
Tüm kabile cesedin yakıldığı kütük etrafında toplandı.
Kafam allak bullak olmuştu, beynimin içinde herşey yer değiştiriyordu. Söyledikleri şarkılar...
...ve gördüğüm korkunç manzara öncekilerden daha etkileyiciydi.
Aradan günler geçti ve kaçmak istesem bile mümkün olmadı...
Artık Umukai'nin kadını oluyordum.
-Oyalanmak için kendime flüt yaptım. -Ne gereği vardı?
-İtiraz ediyorum! Değerlerimizi küçültüyor.Bulunduğu ortamı övüyor.
İtiraz kabul edildi. Bu suçlamaya cevap hakkınız yok.
Şunu söyleyebilirim. Umukai bana saygı ve sevgiden başka bişey göstermedi.
Dokunma bana! Nefret ediyorum, Uzak dur benden!
Onun beni sadece güneş ve böceklerden korumak istediğini anladım.
-Ama hala nefret doluydum. -Ailenize yaptıkları için mi?
-Ama bir esir gibi davranılmamış. -O günler biraz daha serbestdim..
Ne teknem ne de haritam vardı, İçinde bulunduğum ortama uymak zorundaydım.
Sadece müzik içimi huzurla dolduruyordu.
Ama o pis yerli köyünde küçük çoçuklara...
...dadılık yaparken aklımın bir köşesinde hep ailem vardı.
Yerli çocuklardan hep nefret ettim.
Defolun, küçük maymunlar.
-Guageri hep böylemiydi? -Hayır,eskiden güçlü bir savaşçıydı.
Ayağını kırdı. Artık bir kadından farkı yok.
Bir kadın gibi aciz. Artık onun işi bitti.
Ölmek istiyor. -Neden?
Çünkü ava çıkamıyor. Bir kaplumpağa kadar yavaş.
-Nereye gidiyorlar? -Tamurileri kovalamaya.
Tamuriler izini belli etmez ve yamyamdırlar.
Evet, onlar kötüdür.. Artık Tamurilerle savaş başladı.
Umukai büyük savaşçıdır.Hep kazanır. Neden onunla yatmıyorsun.
-Seni seviyor. -Umarım onu gebertirler.
Kulak işitir.
Adet döneminde kadınlar kocalarından ayrı yaşarlar.
Yemek veya ev işleri gibi şeyleri yapmazlar.
Adet dönemi uğursuzluk olarak görülür.
Orada kaldığım süre içinde Luamari'den yerli dilini öğrendim.
-Aslında bunları atlayalım. Şimdi de Vega'daki baskına gelelim.
Oldukça geçti, kaçmayı düşünüyordum ama emin olmam gerekiyordu...
...sonra farkettimki aldatan kadınlar kocaları tarafından ağır cezaya çarptırılıyordu.
Adai kötüdür. O başka erkeklerle yatar.
Etrafta duyduğunuz sesler sizi etkiliyor muydu?
Fazla değil. Hala beni rahatsız eden şeyler vardı.
Açıkta yatıyorduk,baskına uğrayabilir ve orada öldürülebilirdik.
Kafama takılmıştı ve son bişey daha vardı,bunu yapmalıydım.
Bu anı uzun bir süre bekliyordum.
Duygularımı bastırmaya çalışıyordum. Onlar benim bir süre önceki aileme ait kafalardı.
Oldukça ürkütücü görünüyorlardı ve tüylerim diken diken olmuştu.
Çok etkilenmişdim.Onları sonsuza kadar gömdüm.
O zavallı sakatın feryatını hala duyuyordum.
Ne o ne de Umukai konuştu. Kafaları alan bendim.
Garagueri bayılınca kabile kafaları Tamurilerin aldığına inandı
Garagueri'nin kırık bacaklarını iyileştirmeye karar verdim.
Sıkı tutun. Burayı ve omuzun üstüne bastırın.
Bunu ısır.
Canın yanacak.
Sayın Hakim,Sanık bu fantastik masallarla sempati kazanmaya çalışıyor.
-İtiraz ediyorum. -sanığın bulunduğu ortamı anlamak için bu gerekli.
Orada yaşadıklarım benim için çok şey ifade ediyor.Çok ilginç şeyler yaşadım.
Örneğin, Adari'nin aşığı ile basılması
Bizim kültürümüzde bunun sonucu boşanmadır, onlarda ise ölümdür...
Acımasız bir kuralları vardı. Erkeğin yüzünü balla sıvadılar.
Adari yıkanarak günahdan kurtuldu ama nehir tanrısına adandı.
Erkek ise yüzünü böcekler yemek suretiyle öldürüldü.
Durun,Ne yapıyorsunuz? En azından bir kürek verin.
-Hayatta kalması için bir şansı olmalı -Hayır.
Seni bu şekilde gönderemezler.
Bu korkunç bişey,Onun da yaşamaya hakkı var, durun!
-Hayır.
Adari! Lütfen, oradan uzaklaş.
Adari!
Anladımki Umukai'nin koruması olmasa ya vahşiler..
...ya da ormanda ki vahşi hayvanlar tarafından öldürülürdüm.
Bu yüzden aklıma bana onun yardım edebileceği fikri yerleşmeye başladı.
Ver şunu, korkacak bişey yok.
Yürümeye devam et.
Bu olay vahşilerle arandaki ilişkiyi düzeltti mi?
Evet, kesinlikle. Benim sihirli güce sahip olduğuma inanıyorlardı.
Onlarla yakınlaşsam bile nefretim hiç geçmiyordu.
Orada saygınlık kazanmıştım.Sonraki günlerde bana daha nazik davranmaya başlamışlardı.
Umukai'nin size değer verdiğinde, diğer kadınlardan daha mı gözde oldunuz?
Kendini beğendirmek için bazı şeyler yapıyordu, mesela süslü çelenk gibi şeyler.
Ama umurumda olmadı,Çünkü ailemi öldürmüştü.
Teşekkürler, Bayan Miles.
Bayan Miles hristiyan mısınız? Orda tanrıdan yardım istediniz mi?
Önceleri, hiç düşünmemiştim, çünkü sıkıntılı durumdaydım.
Sonra hayat normale dönmeye başladı, yaşadığım acıya rağmen...
..herşeye ve herkese karşıydım. Tanrıya rağmen bu olayı yaşamışdım.
Ama daha sonra tanrının varlığını orada her yerde hissettim.
Tanrı hayatta kalmama yardım etti, ama başıma gelenleri önlemedi.
-Tüm gününüz köyde mi geçiyordu? -Hayır, kadınlarla beraber çalışıyorduk.
Meyve topluyor,temziliyorduk, Bazende balığa gidiyorduk.
Tapukane diye bir alette balıkları temizliyorduk ama kendimiz için değil tabiki.
Yani siz orada yaşadığınız zamanın hep kötü olduğuna inanmamızı istiyorsunuz?
Olayı dramatize etmeniz yönünde savcıya katılıyorum.
İnanılmaz şeyler yaşadım.Bazen doğa nefesinizi kesiyor.
Ortam aslında barışçıldı.Çoğu zaman bana ve Luamari'ye dostça davranırdı.
Bu güzellik neden bu kadar acımasızdı hiç anlayamadım.
-Bunlar ne için, Luamira? -Guamira'da tuz yok, sadece beyazlarda var.
-Burasını kazırsak tuz kendiliğinden çıkıyor.
-Yapma, hasta olursun. -Hayır, azıcık sadece.
-Buradaki küçük biri için ve gittikçe büyüyor. -Hamile misin?
Gerçekten mi,Luamari?
-Evet. -Kesinlikle harika, ilk çocuk mu?
-Evet, ilk çocuk. -Senin için çok mutluyum.
Bu sadece jüriyi duygusallıkla etki altına almak.
Jüriye bu kendini sevimli göstermeye çalışan doğa aşığının...
..İki cinayetin sanığı olduğunu hatırlatırım. Bu kız bu kadar..
...olay karşısında şaşkın ve endişeli olması gerekirdi.
Geçici bir delilik hali olamaz mı?
Kendi tezinizi duruşma sonuna saklayın.Tanık anlatmaya devam etsin.
-Güzel bir gün. -Cennet gibi.
-Cennet gibi. -Gökyüzü.
Umukai herşeyi bana şirin görünmek için yapıyordu...
.. o gücüne rağmen bana saygılı davranıyordu.
Bir yandan hayranlık duyarken bir yandan nefret ediyor ve bunu hep belli ediyordum.
Lütfen Luamari, Umukai'ye kaçmam için yardım etmesini söyle.
Ona sizin dilinizi öğretiyorum.
-O seni dinler, seni sever.
Ama o umurumda değil. Ondan nefret ediyorum. O bir katil.
Annemi ve babamı öldürdü. O bir canavar.
-Onu öldürmek isterdim. -Hayır, Cathy. Aileni ...
...o öldürmedi ama Umukai onları kimin öldürdüğünü biliyor.
O aileni öldürenleri görmüş.
Sana inanmıyorum.Orada onu da görmüştüm.
Bu helikopter Luamari. Lütfen yardım edin!
Dur! Geri gel!
Öncekinden fazla alacağız. Ne kadar ölü yerli o kadar para.
Bir beyaz maymun.Onu da halledelim. Kahretsin,ormana daldılar.
Dur hele, yavaşla.
Geri dön. Tam aşağıdalar.
-Hadi çabuk! -Bunu niçin yapıyorlar?
Hayır, neden?
Bir kaç güne kökünü kuruturuz. Şirketde yakında buraya taşınır.
Güzel bir yer nehre yakın, mal sevkiyatı için uygun.
-Burada bize de bişeyler var. -Pis işlerini neden biz yapıyoruz?
-En iyisi bizizde ondan,profesyoneliz. -Boşversene, ödeme sağlam.
Acele et. Yerlilere av olmayalım.
-Bana bez gibi bişey ver. -Al işte.
-Hadi çabuk ol. -Bunu niye yapıyorlar?
Tamamdır.
-İyi işdi. -Evet.
Anlamıyorum, neden?
İnsanlar nasıl böyle şeyler yapıyorlar?
Dokunma bana!
Uzak dur benden seni katil! Nefret ediyorum senden, anlamıyor musun?
-Annemle Babamı öldürdün. -Ben değildim. Ben yapmadım.
-Beyaz bir kadınla adam gördüm. -Yalan söylüyorsun!
-Yalan söylüyorsun! -Ben yapmadım.
İndioslarla bir beyaz kadın ve erkekdi. Ben değildim.
Umukai doğru konuşur.Annenle Babanın cesedini ben buldum.
Daha fazla bişey söylemedi. Ona inandım.
Ama ailemi öldürenler kim di? Ve O iki beyazla yerliler kimdi?
Bir yanım intikamla doluyken diğer Umukai'nin masum...
...olması nedeniyle mutluydu.
Sen yemek. Ye hadi.
Oraya,güneşin doğduğu yere evime gitmek istiyorum.
Orası tehlikeli bölge.Kendim giderim.
Umukai! Ölmemelisin.
Beni bırakma. Tanrım! Lütfen, ölmemelisin.
Lütfen, ölme.
Cathy.
Umukai. nasılsın?
Biraz daha iyisin değil mi?
-İyiyim. -Yani iyisin. Senin için dua ettim.
-Özel ahşap kano,yoksa çaldın mı? -Hayır, Ödünç aldım.
-Kimin peki? -Adı Karaweri, yarasa kabilesinden.
Seni arıyorlardı.ben de dövüştüm,senin için.
-Teşekkürler. -"O vahşi yerliyle aranızda...
...böylece aşk hikayesi mi başladı? -İtiraz ediyorum.Bu alaycı bir tavır.
-Sakin olun.Devam edin,bayan. -Evet, Ona aşık olmuştum.
O benim ilk aşık olduğum erkekdi.
O gerçek bir erkekdi. Hem dürüst, hem güçlü ve yakışıklyıdı.
Yani sizin için bir kayık çaldı diye ona aşık mı oldunuz?
Hayır,herşeyi benim için yapıyordu, aşkının gerçek olduğunu gösteriyordu.
O meşhur bıçağı suya fırlattı ve kafatası avcısı kimliğinden kurtuldu.
Tüm gününü benimle geçiriyordu. Sonunda onun oldum.
Anlıyorum.
Ama hala ailemi öldürenlerin kim olduğunu öğrenmek istiyordum.
Umukai benim için hayatını riske attı ve o koruluğa tekrar gittik.
İntikam saplantı haline gelmişti. Bu duygudan kurtulmanın sadece bir yolu vardı.
-Kim var orada? -Lambanın düğmesi hep bozuktu.
-Ne? -O hep bozuktur zaten.
Annem hep tamir etmesini söyledi ama babam hep ihmal etti.
-Hayır! -Evet, benim, Cathy.
Hayır... Sen gerçek değilsin.
Beni gönderdiğin yerden, cehennemden geri geldim.
Mümkün değil. Ölmüştün, sen ölmüştün!
-Bazen ölüler geri gelir. -Teknede ölmüştün, Cathy.
Yeteri kadar beklemiştim.
Annemle Babamı ölmeden önce son kez görmek için mi?
-Lütfen,Sana yalvarıyorum... -Bu ok kuvvetli zehire batırılmıştır.
Kendi kızkardeşini bu şekilde öldürttün ve hepsi senin planındı.
-Herşeyi kim planladı? Sen mi,O mu? -Onun fikriydi.
Ben bişey yapmadım. Oydu. Yemin ederim...
Cathrine...Bilirsin hep seni sevmişimdir.
Seni uzun zamandır her yerde aradık!
-Evet,Yine öldürmek için tabi. -Hayır, O yaptı.
-Sadece Oydu. -Yalan söylüyorsun! Sende ona yardım ettin.
Masum olsaydın,kız kardeşini öldüren bir adamla aynı yatakta yatmazdın!
-Kapa çeneni, adi karı! -Yapma Cathy! Yalvarıyorum.
Şimdi de senin sonun.
Her şeyi duyacaksın, göreceksin ama hiçbir şey yapamayacaksın.
Şimdi Jose'nin yaptığı kötülüğü anlayabilir ve umutsuzluğun..
...nasıl bişey olduğunu anlayabilirsin.
Nasıl hissettiriyor di mi?
Peki Umukai bu katliama katılmadı mı?
Hayır. Yaptıklarımın kabile kurallarına ters idi,onaylamadı.
Yani, bir kadının birini öldürmesi onlar için tabudur. Bir kadın...
...tanrı Topan tarafından kınandığında artık geri dönüşü yoktur.
Umukai kabile törelerinden ödün veremedi.Gerçekler değişmiyordu.
Aslında uzun süre bensiz yapamazdı.Neden böyle davrandı bilemiyorum.
Onu herşeyden çok sevdim, asla onu unutamadım.
Sanıkla ilgili bir duruma dikkat çekmek istiyoruz. Kendi gelip polise teslim oldu.
18 aralıkda yaptıkları inkar edilemez, bu bir gerçek.
Neyse, Mahmekemeye şunu hatırlatmak istiyorum...
Başından genç yaşında bu kadar kötü olay geçmiş bir kıza göre sorarım size böyle...
...ağır travmayı kaldırabilecek kadar güçlü müdür genç bir kzın bünyesi?
Nasıl böyle çılgınca davranabil mişti?
İtiraz ediyorum.Doğru değil. O ne yaptığının farkındaydı.
Burada bulunan herkes bu duruma nasıl düştüğünü ormanda nasıl hayatta kaldığını anlayabilir...
Sayın Hakim.Saçmalık bu.Bayan Miles ailesini öldürenlerden ve...
...cinayeti planlayanlardan intikam almak istediğini söyledi.
Sessiz olun!Bu duruma göz yummayacağım.Bu mahkemeyi ben yürütüyorum.
Devam edebilirsin ancak daha olumlu olmanı öneririm.
Ama burada bilinmesi gereken gerçekler var ve sizi ve jüriyi aydınlatmak isterim.Rica etsem acaba..
-Filmi tekrar izleyebilir miyiz?. -izlemeye hazırız.
-Sanığı masım göstermek için boş işler bunlar. -Olayı anlamak için gerekli.
-Karmaşık duyguların kanıtı. -Arkasında başka ne var?
Eğer izlersek bazı şeyleri anlayabiliriz.
Baylar! Tekrar hatırlatıyorum. Mahkememde disiplinsizliğe izin vermem.
Madem savunmanın saçmalıklarını açıklayacak,izleyelim hadi.
Sayın hakim.Değerli jüri üyeleri Bu film bu yaşta dengesini...
...kaybetmiş bir genç kızın bilinçsizce işlediği suçu gösterir.
İntikam almak istediği bir gerçek ama çok kötü anlar yaşadığı...
..bir yıldan fazla sürede çok kötü şeylere katlanmak zorunda kaldığını...
...bu yüzden aklını gelip gittiğini bilmeliyiz.O mağdur biridir ve vahşi değildir.
Çifte ait cesedin olduğu film mahkemeye izletilmiş ve polis raporlarına geçmişdir.
Şu anda izlediğiniz görüntü gerçek Catherine Miles'a ait çekimdir.
Bir akıl hastalıkları kliniğinde filme alınmıştır.
Catherine daha sonra bir mimarla evlendi ve Armstrong soyadını aldı.
Ormanda kafatası avcıları ile geçen o günlerle ilgili fazla konuşmuyor.
Artık hikayesini tamamladı. Mutlu olduğunu ifade ediyor.
Kimileri ise onun başka bir dünyada yaşadığını söylüyor.
Bir zamanlar Amazonda ilkel bir adam onun gönlünü çaldı.
Anne! Buraya gel. Teknem suya batıyor.
Catherine cenneti ve Umukai'yi hiç unutamadı. O hala onları içinde yaşatıyor.
Uzun bir süre önce onunla yaşamak istediği günlerin hayalini hiç unutmuyor.
Umukai için hissettiği şey bir heves değildi.O kalbinin sahibiydi.
Teknemi geri alabilir miyim anne? Teşekkürler.
-Anne, ağlıyor musun? -Yok bişey, tatlım.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.