Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Uuuu
Altyazı M .K.
Geçer, nevran döner, düşler
döner, yeniden aşk döner.
İnsanlar doğar ve insanlar ölür,
düşler kalır, geride aşk kalır.
Göz açıp kapayıncaya kadar geçti. Nasıl geçti iyi geçti mi?
Merhaba. Teşekkür ederim Melahat hanımcığım.
On beş gün ne çabuk geçti ya.
Siz bir de bana sorun. Yıl gibi geldi.
Döndük dolaştık ne güzel evimize geri geldik ya. E anlat bakalım biz yokken ne
oldu bitti? Ne olsun her şey bıraktığınız gibi başka bir şey yok.
Sende ne var ne yok?
Tansiyon bir iniyor bir çıkıyor. Hoş gelmiş.
Dedikodulardan ne haber?
Devam ediyor.
Sen burada mıydın?
Bir hafta oldu geleli ben sürpriz olsun istedim. Dur bakayım.
Boya nasılıyor?
Görmeli sen çok daha güzel bir kız olmuşsun. Ben hep güzeldim zaten.
Elif sen nereden çıktın böyle?
Balyodan.
Şimdi başlarım senin balyona.
Çok özlemiştim bir gidip göreyim dedim.
Bu arada siz hoş geldiniz bana Allah 'a ısmarladık. Akşama görüşürüz.
Hoşçakalın. Gözlerin aydın.
O kız ele avuca sığmıyor. Tıpkı rahmetli.
Ya ne demezsin.
Fık demişsin babamın burnundan düşmüşüm maşallah.
Laf yetiştirebilirsen yetiştir bu gençleri.
Irak bugün gene kana bulandı sevgili izleyiciler.
Bir intihar bombacısı Şiilerin çoğunlukta olduğu bir yerleşim yerinde
yerine üzerindeki bombaları patlattı. 37 kişi öldü yüzlerce yaralı var.
Yerinizi koyayım mı çocuklar? Koy anneciğim.
Sen bugün eczaneye gitme istersen. Yorgunsun.
Haklısın. Kendimi yorgun hissediyorum. Biraz uğrar erken dönerim.
Çaylarınızı soğutmayın çocuklar. Benim hemen kaçmam lazım. Geç bile kaldım.
Duruşmam var.
Aç açın olur mu?
Hoşçakal. Hadi güle güle. Sağ ol anne.
Merhaba.
Merhaba.
Hoş geldin. Hoş bulduk Günsel 'in. Hoş geldin abla.
Hoş bulduk canım.
Sen ablanın kahvesini söyle ben bakarım.
Teşekkür ederim.
Nasıl geçti abla dinlendiniz mi biraz?
İyi geçti Günsel 'i.
Biliyor musun tatilde insanı yoruyor ama gördüğün gibi yine buradayım.
Kim bilir ne güzel yerler görmüşsünüzdür abla.
Bak size bir şeyler getirdim.
Bu senin.
Sağ ol.
Bu da senin.
Teşekkür ederim abla zahmet etmişsin.
Açın bakalım beğenecek misiniz?
Teşekkürler abla çok güzel.
Teşekkür ederim sana abla çok güzel.
Beğendiğinizde sevindim.
Buralarda ne var ne yok?
Bıraktığın gibi abla ne olsun.
Hoş geldin abla.
Kendini özlettin.
Sağ ol Mevlut. Nasılsın? Çocuklar nasıl?
Ellerinden öperler ablacığım.
Buyurun. Hoş geldiniz. Nasıl yardımcı olabilirim?
Tuna.
Ezracım şuna.
Şuna bak.
Sevgi.
Sesinden tanıdım.
Canım.
Çok değişmişsin.
Saçlarını kısaltmışsın. Ne güzel uzun saçların vardı.
Al canım. Kestim gitti.
Sen daha da güzel olmuşsun.
Canım.
Canım. Gel. Gel otur şöyle gel.
Çabuk çay söyleyeyim bize.
Hangi rüzgar attı seni buralara?
İyi bir rüzgar.
İmbat diyelim mesela.
İmbatla gelen kadın sevgi.
Ben İmbat 'la geldim. Ama sense İmbat 'ın sağ kendisisin.
Suna, biliyor musun?
Buraları hep burnumda tütüyor.
Buraların kokuları başka.
Rüzgarları başka.
Almanya 'ya gitmişsiniz değil mi? Hala orada mısın?
Almanya'dayım evet.
Hala oradayım.
Oh çok zaman oldu.
Zor yıllar, kolay yıllar.
Her an hemen dönecekmişiz havasında uzun yıllar. Bir gün döneceksin ama değil
mi? Bilmiyorum.
Döner miyim? Dönebilir miyim? Gerçekten bilmiyorum.
Ben de isterdim Avrupa'da yaşamayı.
Buradan kopamadım.
Bak Avrupa'da yaşamak başka.
Almanya'da göçmen olmak başka.
Göçmen iste.
Kökün orası değil.
Buradan kopulmuyor.
Koptum diyenlere inanma sen.
Gurbet. Neresinden bakarsan bak... ...gurbette yaşıyorsun.
Bunu ancak yaşayanlar bilir.
Ben sözde doğduğum yerde yaşıyorum ama... ...gurbette gibiyim sanki.
Hep buradan çıkmak istedim çıkamadım.
Yuttu beni burası.
Sen çıkmak, ben dönmek istiyorum.
Tam öyle değil.
Benim özlemim büyük şehirdi.
Hadi. Boş ver kederlenmeyi.
Ben buraya bunun için gelmedim.
Ay sahi tatile mi geldin?
He işte.
Arada tatilde çıkarıyorum.
Ama aslında bir iş için geldim. Miras işi.
Esas onun için geldim.
Benim bir avukata bekalet vermem gerekiyor. İznim yakında bitiyor.
Avukatın kim?
Daha kimseyle ilişki kurmadım.
Tamam o zaman. Sen o işi bana bırak.
Benim.
Birazdan sana bir müşteri getiriyorum.
Komisyonumu alırım.
Tamam hemen çıkıyoruz.
Hadi kalk. Gidiyoruz.
Merhaba İnci.
Buyurun efendim.
İçerisi müsait mi?
Müsaittin hanım. Sizi bekliyor.
Merhaba.
Canım hoş geldin hayatım.
Hoş bulduk canım. Hoş bulduk efendim.
Avukat Erhan Bey. Bu da Sevgi.
Memnun oldum efendim.
Siz şimdi birbirinizi tanımadınız mı?
İstanbul hukuktan Erhan, işletmeden Sevgi.
Allah Allah ya. Kız sen ne kadar büyümüşsün böyle. Şimdi
oldu işte.
Ya değişmedik desek yalan olur ha. Ama neredeyse otuz küsur yıl geçti. Çık çık.
Kırk kırk kırk. Ama sus yaşımız çıkıyor.
İşe bak biri geliyor ve seni tanımıyor. Tabii çok değiştik ya.
Nerede fakültedeki gençler?
Bu arada neler yaşandı neler.
Ama bak işte gene buluştuk.
Ya tabii bakmışsın bir zaman sonra grubumuz tamamlanıvermiş değil mi ya? Ne
güzel günlerdi onlar ya.
Bunları akşam evde konuşuruz artık.
Bu arada Sevgi biliyor musun? Biz Erhan 'la evliyiz.
Canım.
Kulaklarıma inanamıyorum.
Neyse. Ben şimdi gidiyorum Erhan.
Sevgi akşam bizdesin tamam mı?
Sevgi sen aynısın artık canım tamam mı?
Hep eski Sula.
Çok güzel ve hep sürprizlerle dolu.
Bizden böyle.
Sen merak etme canım. Bunca yıldan sonra ben insanı öyle kolay kolay bırakmam.
Hadi bay bay.
Sevgi çok özlemişim seni biliyor musun?
Ayol neler hatırlıyor musunuz?
Hiçbir şey bilmiyorum. Hepsi annem yaptı.
Bana mutfağa girmeye zaman kalmıyor.
Bildiklerimi de unuttum artık.
Hoş bir eczacı gibi hazırlar her şeyi. Böyle telacıyla ölçerek.
Sevgiciğim sen şöyle otur.
Teşekkür ederim.
Ben de burada oturacağım. Annemin yeri de burası. Her zaman oturduğum yere
oturmazsam rahat edemem.
Elinize sağlık. Afiyet olsun.
Efendim. Şarap severdim değil mi?
Kırmızı şarap bayılırım. Ekmek.
Ekmekleri başka valla.
Teşekkür ederim.
Afiyet olsun.
Bana çok hoş. Tamam bu kadar.
Evet.
Bir de bu turşu da çok güzel.
Annem yaptı onu da.
Efendim.
Hoş geldiniz.
Merhaba.
Çökertmeden çıktım da Halil 'im, aman başım
selamet.
Çökertmeden çıktım da Halil 'im, aman başım
selamet.
Bir kez de yalısına varmadan Halil 'im, aman koptu kır
yağ.
Benim bacaklarımlar okulda. Neler yapmışlar neler yapmışlar. Peki sen ne
yapacaksın? Buraların ne kadar özlediğimi bilemezsin.
Korunmalı, sakin kasaba yaşantısı.
Herkesin birbirini tanıdığı böyle yerler işte.
Ben kalabalık büyük şehirleri seviyorum.
Bir de kendimi bin yıldır emekliye ayrılmış gibi hissediyorum.
Mutsuz olduğunu sakın söyleme. Şuraya bak. Her şey ne kadar güzel.
Mutluluk nedir? Bir anlayabilsem.
Güzellerim ben kaçarım.
Aman efendim.
Merhaba.
İyi akşamlar. Pardon pardon.
Nasıl geçti seyahatiniz? Harika müthiş.
Size fakülteden arkadaşımı tanıştırayım. Sevgi.
Merhaba.
Merhaba efendim.
Sevgi Hanım buralara ilk kez mi geliyorsunuz? Pek sayılmaz.
Sevgi bu taraflıdır aslında. Küçük huyludur ama ipidir Almanya'da yaşıyor.
Ne kadar ilginç.
Ya Almanya'da yaşamanın nesi ilginç ya Muharrem ya. Rica ederim yeniden
başlamayın Sunacığım.
Bir akşam mutlaka Sevgi Hanım 'la birlikte yemeğe beklerim sizi.
Hakikaten gelin artık önümüzdeki günlerde.
Tamam tamam. Bir balık yerim arkadaşlar.
Mutlaka bekliyorum. Tamam hayatım.
İyi geceler. İyi geceler.
İyi geceler. Balığı unutmayacağım.
Kalamar da var.
Kalamar da var.
İnşallah.
Kokoreç. O da var.
İyi akşamlar.
İşte hayatımız burada böyle geçiyor. Çok hoş insanlar.
Buraya gelmeden önce birkaç gün İstanbul'da kaldım.
İstanbul. Neydi o günler?
Burnumda tutuyor biliyor musun?
Arada Erhan 'la bir vesileyle gidiyoruz. İş için, alışveriş için.
Ama aynı yerler aynı şeyler değil.
Geçmişi çok özlüyorum.
Her gelişimde İstanbul 'u farklı görüyorum.
Kırk yıl öncesinden geçti. Geçen yıl ki bile.
Ama yine de İstanbul İstanbul'dur.
Benim için İstanbul nasıl diyeyim? Bizim geçti.
Özlem, yaşadıklarım, gençliğim, düşlerim falan filan yani.
Biliyor musun?
Buraya gelmeden önce benzer şeyleri Selim 'le de konuştuk.
Selim de gelecek bugünlerde. Haberin var değil mi?
Yok hayır.
Nereden bileyim?
Erhan 'a söylemiştim yazhanesinde.
Hatta Erhan çok sevinmiş. Senin de buna çok sevineceğini söylemişti.
Unuttu herhalde.
Erhan.
Selim 'in geleceğini Suna 'ya niye söylemedin?
Söylemedim mi?
Unuttum.
Durup tamamlanıyor işte. Yıllar sonra Selim de geliyor. Değişen bir şey yok.
Hala aynı insanlar mıyız bakalım.
Bakalım göreceğiz.
Ya tabii ki değiliz.
Hepimiz değiştik.
Hayat bu değiştiriyor.
Benim bildiğim Selim hiç değişmedi. Hep eski Selim.
Teşekkürler.
Ne o? Hala utanıyor musun?
Elimde değil.
Aklıma geldikçe öyle utanıyorum ki.
Allah iyiliğini versin. Canım ne var utanacak bunca yıllık kocan.
Öyle deme İbrahim.
Bu yaştan sonra olacak şey mi?
Nereden aklına geldi bilmem ki.
Hatırladıkça fena oluyorum.
Bakıyorum ki etkisiniz bu sabah.
Saime teyze nasılsınız? Kemal Bey amca nasıl?
Sandal ne oldu?
Onun sandallık işi mi kaldı?
O artık binse binse dört kollayabilir.
Ama gözü hala çöplükte.
Siz ikiniz bir ailemizsiniz vallahi.
Yaramaz çocuklar demiş. Herkes biliyor.
Ne yapalım?
Günsel 'e ben bugün gelemeyeceğim. Tamam.
Teşekkür ederim.
Günaydın Elif.
Günaydın. Ne o?
Bir şey mi arıyorsun?
Hayır.
Merhaba canım. Hadi hemen gidelim.
Gir içeri beş dakika oturun. Sana kahve yapayım sonra çıkarız. Hadi gel.
Benim için avuç.
Düşünmesi bile hüzün verici. Evet yolun sonu.
Artık tatil stresinin de konu oluşturacaklar. O da bir kıtmı.
Diğerleri köklenecek odun olacak.
Oh içim yanıyor düşündükçe.
Üç yüz dört yüz yıllık ağaçlar.
Evet. Üç yüz dört yüz yıllık.
Peki kocan ne diyor bu işe?
Eter mi?
Ne diyecek canım?
Sen bilirsin diyor.
Pek ilgilenmiyor aslında.
Bak.
Sarışın olanlar Peter 'in.
Ötekisi benim, Cengiz'den olan.
Cengiz benim ilk eşim.
Biliyorsun, okulu zorunlu olarak bıraktım.
İyi ki de gitmişim.
Darbeden sonra bizim evde polis basmış.
Evde karakol koymuşlar.
Sonra pasaportumu uzatmadılar.
Kaldık Almanyalarda. Kaçak olduk yani.
İzbe evler, sığınmacılar.
Bir ara iki işe birden koşuyordum.
Kaçak işçi olarak.
Ay bir de soğuk, bir de soğuk.
Alışmışız buraların güneşine. Romatizma yakama yapıştı. Bir daha da bırakmadı.
İşte o sıralar rastladım Cengiz 'e. O da sığınmacıydı.
Evlendik. Bir oğlumuz oldu.
Sinan, resimdeki.
Af çıktığında döneriz diyorduk.
Bu defa da 12 Eylül oldu.
Sonra Cengiz 'le yollarımız ayrıldı.
Şimdi Peter 'leymişti.
Mutlu musun?
Peter efendiyle şimdilik iyi bir beraberliğimiz var.
Memnunum. Huzurluyum en azından.
Ya sen?
Seni Erhan 'la karı koca görünce çok şaşırdım.
Sen oğlanı hiç yüz vermiyordun çünkü.
Staja başlamadan kendini atmıştı zavallı.
Benim başka projelerim vardı.
Okulda kalmayı falan düşünüyordum.
Doktora yapacaktım.
Yurt dışını düşünüyordum.
Babam ölünce eczanenin başına geçmek zorunda kaldım.
İşleri toparlayıp tekrar dönerim diyordum.
Üniversitede kariyer yaparım falan.
12 Mart geldi.
Ortalık çok karıştı.
Erhan da hep etrafımızdaydı.
Israr ediyordu.
Çevre bas kız da var. Evlendik işte sonunda.
Bu evlilik bana sanki iyi olmuş gibi geldi.
Erhan iyi bir kocaya benziyor.
Erhan gerçekten iyi bir insan.
Çok anlaştı.
Ne söyleyebilirim ki?
Peki çocuk falan?
Bir oğlumuz oldu Haluk.
Yaşamadı öldü.
Daha da beni istemedi.
Yani nasıl?
Kötü bir hikaye.
İşte bu ev.
Aaa! Mindiş nene!
Bak gene ben geldim. Hoş gelmişsin sefalar getirmişsin. Ben seni gitti
diyorum. Aaa! Mindiş nene! Ben seni hiç görmeden gider miyim? Evet evet tabii.
Baksana kimi getirdim.
Kusura bakma çıkaramadım ben bunu.
Kimlerdensin kızım sen?
Eczacısına! Çakırollarından.
Hoş geldin.
Hoş geldin.
Nasılsın teyzeciğim?
İyi kızım.
Gelin bakalım oturun şöyle.
Bir tek bindiştene kaldı bizim buradakilerde.
Biliyor musun?
Buranın kokularını hiç unutamıyorum.
Gene otlar toplayıp biriktirip kurutuyor musun?
Toplamaz olur muyum? Neyle vakit yetineceğiz?
Alın bakalım size nar veren.
Sağ ol nenem. Hadi siz oturun bakalım. Ben geliyorum şimdi.
Buralar güzel yerler aslında.
Edirne'de yerleşmeyi hiç düşünmemiştim.
Büyükşehir'de İstanbul'da falan kalmayı düşünüyordum.
Orada her şey çok farklı olurdu.
Hala hep bir gün oluverecekmiş duygusunu atamadım.
Zaman zaman üniversite yıllarını düşünüyorum.
Dışlar parçalandı.
Herkes bir yerlere savrulup gitti.
Bir şeyler terk edildi.
İhanet gibi.
İçimde... ...hala bir yer acıyor biliyor musun?
Geçmişi kurcalayınca...
İçimde bir şeyler kanıyor biliyor musun?
Selim de... ...içimde bir şeyler... ...acıyor demişti. Biliyor musun?
Selim de bana... ...içimde bir yerler kanıyor demişti.
Selim... ...benim için... Amin dişe be!
Dur sana yardım edeyim. Hayır.
Hadi.
İçin hayvanlarım.
Ayran bir stik ayrı bir stik olmasın gari.
Ne muhteşem değil mi?
Haydi gel. İşte bu.
Çok güzel değil mi?
Gel benim oyuna bak.
yüreği ah yanık olur
aşıkların
yüreği
Akçay karakolundan geliyorum.
Elif Ersöz burada mı kalıyor?
Evet burada kalıyor.
Evde mi şimdi?
Daha kalkmadı uyuyor. Bir şey mi vardı? Önemli bir şey değil. Amirin bir konuda
ifadesine başvurmak istiyor.
Karakola kadar gelmesi gerekiyor.
Tamam canım.
Tamam bir tanem.
Hadi çıkalım buradan.
Hadi.
Ne olur şimdi Sinoş. Ona kötülük yapmışlar mıdır?
Yok canım. Niye yapsınlar ki?
Daha dün öğleden sonra çay bahçesinde uzun uzun konuşmuştuk. Size geçen sabah
bahsettiğim çocuk.
Onun gizli örgüt üyesi olduğunu söylüyorlar. Hiç de öyle gözükmüyordu.
Merak etme. Bir yanlışlık olmuştur.
Bana onun bizimle neler konuştuğunu sordular. Kuşkulu darbalışları var mıydı
dediler.
Neyse. Sonra evde konuşuruz bunlar olur mu?
Etrafa bir şey belli etmeyelim şimdi.
Ona işkence yapıyorlar mıdır Sunuş?
Bilmiyorum.
Umarım yapmıyorlardır.
Ya yapıyorlarsa Sunuş? Ya yapıyorlarsa?
İyi günler memur bey. İyi günler Erhan bey.
Sizinkiler az önce çıktılar. Mesele nedir ya?
Önemli bir şey değil. Basit bir soruşturma. Bir çocuk hakkında ihbar var
Amirim içeride mi? İçeride. Hoş
geldin. Hoş
geldin Sevgi Hanım. Tuna Hanım yok mu?
Bugün gelmeyecekmiş.
Dur bakalım bir arayalım.
Neredeymiş kaçak?
Merhaba Suna.
Eczanedeyim. Biliyor musun? Bu sabah Selim geldi.
Akşam hep birlikte mercanda yemekteyiz. Benim davetimsiniz tamam mı?
Yok yok hayır itiraz istemem. Hadi canım hoşçakal.
Kimdi arayan?
Sevgi.
Selim gelmiş.
Bizi yemeğe davet ediyor. Tamam pekala gideriz.
Bugün bütün bu olanlardan sonra mı?
Elif perişan yatıyor içeride. Çocuk ayol bunlar daha. Ne isterler bu
çocuklardan? Merak etmeyin bir şey yok. Bir şey olmayacak. Ben amirimle
görüştüm. Elif 'i zaten çağırmasalar bile olurmuş.
Elif arkadaşını merak ediyor.
Ona kötü muamele yaparlar mı dersin?
Emniyet amiri merak edecek bir şey yok dedi. Güvence verdi.
Muhtemelen yarın salı vereceklermiş çocuğu. Basit bir soruşturma olduğunu
söyledi.
İnşallah öyledir.
Demek Selim de gelmiş ha?
Gitmesek olmaz mı yemeğe? Elif bu durumdayken.
Ayol niye gitmeyeceksiniz gidin? Hem biraz havanız değişir. Annem haklı.
Sen Elif 'e söyle merak etmesin.
Ben de bu arada bir tıraş olayım. Siz gidin daha iyi olur ben evde kalayım.
Televizyonda benim dizim var. Hadi.
Hoş geldiniz.
Hoş geldiniz canım.
Canım. Hoş geldiniz.
Hadi İfarkat Hanım nerede?
Çok önemli dizi film varmış. Bırakamadı.
Hadi. Ya bu yaşlılarla çocuklar televizyonsuz yapamıyorlar nedense.
Onları muhazır görmek gerek.
Sunacığım seni şöyle alalım.
Efendim sevgili eşinizle sizin yanınıza alalım. Canım benim.
Elif 'ciğim sen böyle geç.
Evet.
Selim gelince de aramızda oturturuz. Ben de sevgili arkadaşımı karşısına
oturayım. Otur canım otur.
Hoş geldiniz efendim.
Elif Hanım.
Sen niye durgunsun? Senin canını mı sıktı bunlar?
Yok. Yok bir şey.
Kapıdan sonra eczaneye uğradım. Yoktu.
Bugün çok karışık şeyler oldu.
Gidemedim.
Sevgi, hani Selim geldi demiştin. Nerede?
Şimdi bir yere kadar gitti. Neredeyse gelir.
Servise başlayalım mı efendim?
Evet başlayalım.
İçmek için ne arzu edersiniz? Ne arzu edersiniz efendim?
Rakı içeriz herhalde. Rakı içerim.
Canım sen?
Ben bira içebilir miyim?
İçebilir mi efendim?
Bir rakı, küçük hanıma da bira. Bir büyük rakı, bir de bira getiriyorum
Canım biraz alır mısın?
Sen? Yok ondan almayayım sevgilim.
Merhaba arkadaşlar.
Hoş geldin.
Hoş geldin canım.
Bu bizim Selim değil mi ya?
Vay arkadaşım ya. Canım benim ya.
Ne haber?
İyilik valla.
Selim, Suna 'yı hatırladın mı ya? Tabii hatırladım.
Hatırlamaz mıyım?
Merhaba. Merhaba.
Ne oluyor ya? Biz etki arkadaş değil miyiz? Bu resmiyet nereden çıktı?
Bu bizim Selim 'in küçüğümüz.
Bu da bizim Suna.
Bu da bizim sevgi işte.
E güzel söyledin be.
Selim, bu gıdık hanım da Suna 'nın yeğeni Elif. Merhaba Elif.
Merhaba. Gel şöyle otur. Gel gel gel.
Buyur Arhan.
Canım bunda. Azıcık.
Selim. Rakı içersin değil mi?
Size sürpriz yapacağım.
Ben şarap içeceğim.
Beyaz mı kırmızı mı efendim?
Kırmızı. Peki efendim.
Canım.
Şuraya bak ya. Yıllar sonra yine beraberiz.
Nereden nereye değil mi ya?
Selim ne zaman geldin?
Sabah. Öğleden evvel buradaydım.
Erhan İstanbul'da berbat bir hava vardı. Bir görsen soğuktu ve yağmur yağıyordu.
Ya buralar gördüğün gibi hep böyle.
Harika bir havası var.
Hiç değişmemiş. Biz de Kıbrıs'taydık yeni döndük.
Çok muhteşem bir tatil oldu. Değil misin ha?
Özür dilerim dalmışım bir şey mi oldu?
Ya Kıbrıs gezimizin ne kadar iyi geçtiğini anlatıyordum Selim 'e.
Öyle değil mi?
Tabii tabii. Çok iyiydi.
Hadi bakalım şerefe ya.
Hadi bakalım şerefe.
Evet.
Hadi canım.
Elif şerefe. Geçmiş güzel günlerin ve gelecek güzel günlerin şerefine içelim.
Evet. Bütün güzel günlere.
Güzel insanlara ve güzel beraberliklere.
Geçenlerde bir dava geldi elime. Tam ibretlik.
Buralar yine de küçük yerler.
Edirne mitin nüfus hep aynı.
Akçay yazın şiştikçe şişiyor. Bir gün patlayacakken neyse.
Sonra da... ...tenha böyle.
Evet, evet Aziz. Buralar mahkemelik ne işleri olabilir ki?
Sıradan şeyler çoğunlukla.
Yani tam bir kasaba hayatı.
Biliyor musun?
Ailemde en çok Selim 'i severim. Bana hep güven vermiştir.
Üzerimde de...
Az emeği geçmemiştir hani.
Yaşını hiç göstermez ama... ...herkese sözünü geçirir. O zaman da böyleydi.
Selim benim için bir anı yalnızca.
Selim 'in çevresinde o zaman... ...ne çok kız vardı değil mi?
Evet.
Anladığım kadarıyla Selim... ...hala düşlerinin peşinde. Hala yorulmadı o.
68 'in eski tüfeği olarak... ...yaşamını sürdürüyor.
Kasaba yuttu beni.
Ben kendimi çok yorgun hissediyorum.
Çıkarım sandım çıkamadım.
Gereken kararları alamadım.
Kendini suçlaman bence çok yanlış.
İçimden o duyguyu atamıyorum.
Evlenmek zorunda değildim.
Ezen de o kadar şey değildi.
Hayallerimin peşine düşebilirdim.
Ya Sevgi sana bir şey soracağım, affedersin.
Bu arta paylarını aranızda konuşabilir miyiz? Tabii konuştuk zaten.
Birbirimize söyleyecek şeylerimizin olduğunu sanıyorum.
Benim yok.
Hoş geldiniz. Hoş bulduk. Çocuklar getirin kolleri.
Al.
Suna Hanım çok teşekkür ederiz.
Mahkumlar size bunu yolladı.
Teşekkür ederim.
Ne kadar güzel. Memnun oldum. Çok teşekkür ederim.
Çok beğendim gerçekten.
Ama herhangi bir karşılık gerekmiyordu ki.
Bak Gülsel 'in çok hoş değil mi? Çok güzel çok hoş.
Sizin bütün bu yaptıklarınızla karşılık. Ben bir karşılık beklemiyorum ki.
Hoş geldin.
Kusura bakma geç otur. Sevgi şimdi gelir.
Bir çay söyle.
Bize müsaade sunanım.
Tekrar çok teşekkür ederim.
Ben teşekkür ederim.
Selam söyleyin. Kuşları hemen atacağım.
Ayrıca ben yine bir şeyler birikiyorum.
Hoşçakalın.
Nereye atalım? Oraya mı?
Abla şuraya atalım. Evet orası iyi at öyleyse.
Evet şuraya.
Çok güzel oldu.
Ay çocuklar çok geç kaldım özür dilerim. Hoş geldin.
Ay canım.
Selim çok oldu mu gelelim? Yok yeni gelmiştim ben de.
Hayatım kusura bakma bizim hemen çıkmamız lazım.
Tamam mı? Dönüşte bunları alırım. Bunlar sana Emal 'im. Tamam canım.
Merak etme. Hadi Selim.
Allah 'a ısmarladık.
Hadi canım. Allah 'a ısmarladık.
Suna!
Sen misin kızım?
Evet anne.
Hoş geldin.
Hoş bulduk.
Çok yoruldum anne.
Kimse yok mu?
Elif 'i telefonla aradılar fırladı çıktı gitti.
Nereye gittiğini söylemedi mi? Sormaya zaman olmadı ki.
Gidiyorum bile demedi. Kapıyı da arkasından açık bıraktı. Ben gidip
gençleri anlamakta güçlük çekiyorum.
Bizim zamanımızda hiçbir şey böyle değildi. Neyse. Sen nasılsın kızım?
nasıl geçti?
Çok yorgunum anne.
Hemen bir duş yapmak istiyorum.
Hadi.
Suna kızım.
Efendim anne bir şey mi var?
Yok şey diyecektim.
Pembe havluyu kullanma. Temiz olan dolapta sağda. Pembeyi kirliye at
Peki anne.
Peki anne.
Merhaba yenge. Ahmet ustayı getirdim. Evi bir görelim. Hoş gelmişsiniz.
Düşünmeye gerek yok.
İfakat hanım işini biliyor.
Gecelikler solda. Çamaşırlar sağda.
Saatler olsun tatlım.
Girerken kapıyı vurabilirdim.
Mis gibi kokuyorsun.
Yapma. Dokunma Erhan. İyi değilim.
Döndüğümüzden beri kendi başımıza olamadım.
Gelmeler, gitmeler.
Oysa tatili iyi gelmişti.
Bir tanem.
Her şey iyi olacak.
Erhan anlamıyorsun.
Nasıl anlatacağımı da bilemiyorum.
Hayatım. Benim güzel karıcığım. Erhan yeter.
Hayatın güzel karı olmaktan bıktım.
Sinirlerin bozulmuş senin.
Evet bozuk.
Üstüme gelme.
Seni anlamıyorum.
Benim istediğim hayat bu değildi.
Aksesuarım ben yalnızca.
İfakat Hanım 'ın sevgili kızı.
Erhan Bey 'in güzel karısı.
Edremit 'in eczacısı nasıl?
Ölsem de kurtulsam.
Yeter Suna yeter.
Ölüm sözünü bir daha etmemeye söz vermiştim.
Ölümü bulursunuz o zaman.
Bu sefer kurtarma şansınız da olmazdı.
Burada herkes senin iyiliğini istiyor.
Çok mutluyum.
Tatilde bir işe yaramadı.
Yine başlasın.
Evde deterjan kalmamış. Bir ara alırsanız iyi olur.
Yarın çamaşır iteyim diyorum.
Önce çarşafları koyarım. Beyazları yıkarım. Sonra renklilere gelir sıra.
Elif aç mısın?
Ben ilgilenirim.
Elif, Elif ne oldu? Kötü bir şey mi oldu?
Hadi anlat.
Çok işkence yapmışlar Sinoş. Elektrik vermişler. Sen nereden biliyorsun gördün
mü? Gördüm Sinoş. Korkunçtu.
Tanıyamadım.
Sinoş ne istediler ki ondan?
Evet ne istemişler ondan? Niye almışlar?
Abisini sormuşlar. Nerede demişler.
Abisini niye sormuşlar?
Senin abin terörist.
Bize onun hakkında bilgi ver demişler. Bize yardımcı olursan biz de sana
yardımcı oluruz. Okul işini falan çözeriz demişler.
Çekiyor da anladık.
Merhaba, hoş geldiniz. Merhaba, hoş buldum. Ben Selim. Erhan Bey 'e
haber verebilir miyim? Bir dakika lütfen.
Selim Bey geldi efendim.
Peki.
Buyurun, sizi bekliyor.
Merhaba Erhan.
Hoş geldin Selim.
Nasılsın? İyiyim, sen nasılsın?
Dernek toplantısına geliyorsun nasıl olsa.
Onu orada bir daha düşünelim, tartışalım.
Kardeş okul işinde.
Tamam tamam hadi öpüyorum.
Efendim.
Yok Erhan. Başım çok ağrıyor.
Sizin de keyfinizi kaçırırım.
Özür dile benim adıma Selim'den.
Israr etme ne olur.
Size afiyet olsun.
Mühesser. Benim sunam.
E işte.
Sana ilaçlarını getireyim. Oturur laflarız biraz ha?
Bu arada provada yaparız.
Tamam. Hemen çıkıyorum.
Canım ablacığım. Hoş geldin.
Buyur gir içeri. Gel bir sarılayım sana.
Al bakalım ilaçlarını.
Sana nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum.
Allah ne muradım var seversin.
Senin bu güler yüzün bana yetiyor Mehter.
Siz iyi olun.
Kıbrıs 'a gittiğinizi duydum. İyi geçmiştir mutlaka.
Aman Kıbrıs'tan konuşmayalım ne olur.
Canım ablacığım benim.
Senin canın çok sıkılmış yine anlaşılan.
Ne iyi yaptın da gelmekle.
Senin bu tatliliğin yok mu? Bütün dertlerimi götürüyor.
Desene benim ilacım sende, seninki de bende.
Geçir tur şöyle.
Hadi rahatla biraz.
Ha şöyle.
Çok gerginsin yine.
Bir kahve yapayım hemen.
Karşılıklı içeriz.
Falanı da bakarım kapatırsan.
Ay canım ablacım benim.
İki elbiseni de provaya hazırladım. Çok güzel olacaklar.
Ben şimdi geliyorum. Sen bekle. Rahatına bak.
Evet Erhancığım. Bu kadar yıl sonra tavlayı öğrendin mi bari?
Deneyeceğim seni. Bu tavlanın kitabını yazdım ben. Bak göreceksin.
Görürüz.
Herhalde atılmaz artık.
Merhaba. Merhaba kızım.
Sen mi geldin kızım hiç duymadık.
E tabi televizyona dalmış gitmişsiniz.
Sayma hanım nasılsınız?
Dünya yanıyor.
İnsanlar ölüyor.
Biz de böyle uzaktan bakıyoruz. Sen nasılsın? Biraz yorgun ama idare
Anne yarınki düğün için Mehmet amcadan... Sağol kızım iyi yatmışsın.
Ha, Elif nerede?
Odasında mı? Evet, bugün odasından hiç çıkmadı. Bir ilgilen istersen. Bu arada
Sevgi Hanım da aradı. Oteldeymiş.
Sizi televizyonunuzda baş başa bırakayım.
Rahatsız ediyorsan gideyim.
Ne o?
Ders notları mı?
A a.
Özelliklerim.
Zaman zaman bir şeyler karalıyorum oraya.
Ben de var mıyım içinde?
Belki. Herkes, her şey olabilir.
Anlıyorum. Devlet sırrı.
Elif sırrı.
Senin de kim bilir ne sırların vardır.
Sen de yazar mısın?
Benim okumam var, yazmam yok.
Belge bırakmıyorum ben.
Ama birilerine anlatıyorsundur illaki.
Belge yok, tanık var. Olabilir mi?
Belki. Kim bilir.
Olabilir de olmayabilir de.
Devlet sırrı.
Suna sırrı.
Sunoş. Seni ben çok seviyorum.
Sanki aramızda gizli bir bağ varmış gibi.
Kim bilir? Belki de.
Ben de seni çok seviyorum.
Sunoş. Sana bir şey sorabilir miyim?
Sor bakalım. Ne soracaksın?
Senin lisede, üniversitede...
Hiç sevgilin oldu mu?
Suna sarı deme ama ne olur.
Ben o zamanlar güzel bir kızdım. Beni beğenen çok çocuk olmuştur herhalde.
Sunoş ben ciddiyim.
Sen hiç aşık oldun mu?
Unutamadığın biri var mı?
Sunoş özür dilerim sormamalıydım.
Yok hayır.
Biliyor musun Elif?
...bizim üniversite yollarımız... ...darbeden önce... ...nasıl diyeyim...
...sanki havai fişek gibiydi... ...coşkuluyduk...
...inançlıydık... ...geleceğe dönük güzel düşlerimiz vardı...
...nasıl böyle... ...bademler, erikler, çiçeklenir...
...hafif rüzgarda böyle havada çiçekler uçuşu... ...böyle...
Küçük kelebekler gibi.
Öyle bir şeyler işte.
Dünyayı değiştirebileceğimize inanıyorduk.
Tarih yazıyorduk.
Gelecek ellerimizdeydi, yüreklerimizdeydi.
Sana bir hediye aldım.
Aç bakalım.
Beğenecek misin?
Sinoş seni çok seviyorum.
Biliyor musun Sinoş?
Sen anlatırken gözlerimin önüne Selim abi geldi.
Ne garip.
Bir sihir kitabı.
Sinoş seni çok seviyorum.
Hadi toparlan çıkıp biraz yürüyüş yapalım.
Tamam. Ama önce... ...senin kısmetine çıkacak bir sihir okumamız gerek.
Çok güzel bir sihir. Tam sana göre.
Bak dinle.
Sevgileri yarın ara bıraktınız.
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız sizi yanlış tanıdı.
Bitmeyen işler yüzünden.
Siz böyle olsun istemezdiniz. Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi,
kalbinizi dolduran duygular kalbinizde kaldı.
Efendim Erhan.
Anladım tamam.
Biz Elif 'le iskeleye gidiyoruz.
Tavla oynuyorlarmış Elif 'le Erhan.
Sonra bize yemeğe geliyorlarmış. O ne?
Birazdan kaz dağlarının morluğu vuracak denize.
Yüzü gözümün önünden bir türlü gitmiyor.
Bir haber var mı?
Manisa 'ya dönmüşler. Cepten konuştum.
Sık sık ara onu Emi. Yanında olmaya çalış.
Arayacağım Sunuş. Merak etme. Arayacağım.
Ne kadar güzel Sunuş. Dağlar deniz ve batan güneş.
Elif 'ciğim. Sende şairlik de varmış.
Acı ve mutluluk hep yan yana.
Sevgi olsa, dostluk olsa.
Niye böyle değil?
Yüzlerimiz hep güzel.
Elif şairliğe devam ediyor.
Hadi bu gecenin şerefine.
Evet, şerefe, dostluğa. Her günümüz böyle olsun.
Ben kadehimi yaşama kaldırıyorum.
Ben de, ben de Elif 'e içiyorum.
Yüreği çıkarar mısın?
Elif?
Bu takım böylece yarın düğüne de gider.
Gidiyoruz değil mi? Bilmem ki.
Ne düğünü bu böyle? Nereden çıktı şimdi bu?
Bizim kulübün çocuklarından biri evleniyor.
Tabii ki gezeceksiniz.
Hep beraber gideriz.
Bak burada kaptan benim.
Gidiyoruz tamam.
Eniştem kulübün as başkanı olurlar.
Ah ne iyi olur çocuklar. Erhan haklı. Buraya bize gelirsiniz. Hep beraber
gideriz.
Valide Hanım olaya el koymuştur. Kaçış yok artık.
Kaçış yok Selim. Teslim oluyoruz.
Suna.
Merhaba. Ben Selim.
Evet.
Evet.
Bilmem. Teşekkür ederim.
Evet iyi olurdu ama sıra buradan ayrılamam.
Olmaz hayır.
Hayır lütfen rica ederim.
İyi günler.
Erhan yardım eder misin?
Tabii canım.
Teşekkür ederim.
Pamuk 'cum.
Beni nasıl buluyorsun? Biraz şöyle dur bakayım.
Kızım sen eteğini giymeyi mi unuttun?
Bu da bu Pamuk 'cum.
Bu da.
Ben şimdiki modaları hiç anlamıyorum.
Bizim zamanımızda her şey birbirine yakıştırılırdı.
Kapı aç.
Hoş geldiniz.
Canım. Merhaba.
Merhaba.
Hazır mısınız?
Efendim biz gençler yani Pamukçum ve ben hazırız.
Elif ne kadar güzelsin bu akşam.
Biz daha sonuçta onu konuşuyorduk zaten.
Teşekkür ederim Selim abi. Gördün mü?
Merhaba.
Rahatsız olmayın lütfen. Hoş geldiniz.
Nasılsınız? Çok şükür. Onlar da gelirler şimdi. Buyurun rahatınıza bakın. Hoş
geldiniz.
Büyük hanım ışıklı da bir başka anne. Ana kraliçe.
Efendim. Hoş geldiniz.
Sevgi Hanım bu ne şıklık böyle?
Beni şımartıyorsun Erhan Bey.
Merhaba. Hoş geldin. Selim her zaman farklı.
Daha neler. Kendine haklılık etme.
Ve Elif en güzelimiz.
Çok teşekkür ederim enişteciğim.
Anne.
Seni unuttum kanma.
Sağ ol. Seni yerin her şeyin üstünde.
Hepiniz hoş geldiniz.
Nasılsın hayatım?
Sevgi harikasın.
Anneciğim. Merhaba canım.
Elif bu ne şıklık böyle?
Merhaba. Gel yanıma bakayım. Hazır hepimiz bir aradayken böyle giyinmişiz.
fotoğraf çekelim.
Tarihi buluşmamızın anısı olsun.
Sevgi nerede duralım?
Dur bakalım.
İfakat Hanım çevresine geçelim.
Ben de makinayı şöyle koyayım. Hayatım gel.
Tamam mısınız?
ben de sunanın yanına geliyorum o kadar ciddi durmayalım arkadaşlar
Altyazı M .K.
İzlediğiniz için teşekkür
ederim.
Evet arkadaşlar, bu aşk, bu beraberlik,
bu şarkı ömür boyu sürüyor.
Hadi bakalım.
Hadi bakalım.
Son aşığım.
Gel gel gel. Kaldı.
Selim abi.
Dans edelim mi?
Tabii Matmazel. Neden olmasın?
Tamam. Mersi.
Hayatım biz de kalkalım mı?
Sevgiye kaldır. Önce ona dans et.
Sevgilim. Bu dansı bana lütfeder misin?
Dedikodu olmasın.
Aman Allah 'ım.
Şekerim şimdilik Peter Efendi 'yi kimseyle değişmem.
Ya satışa mı geldik? Ne oluyor? Kim kimi satıyor ya?
Peki herif sen şimdi istediğin fakülteye giremezsen ne olacak?
Valla Selim abi bilmiyor.
Girersem de ne olacağını bilmiyorum.
Okumasam ne olur onu da bilmiyorum.
Belki bir dev kursuna gidip yabancı dil öğrenirim.
Bilmiyorum.
Anlıyorum. İşin zor deteni.
Bir dakika bir arkadaşım var.
Görüşmem gerekiyor.
Sen sınıfı kaldırsana. Yalnız kalmasın tamam mı? Bak mutlaka kaldır ama.
Şimdi pek çok kişi bize bakıp kim bu Suna Hanım 'ın yanındaki kişi diye sorup
duruyor. Burası küçük bir yer tabii.
Herkes birbirini tanır.
Evet desem bir partiden belediye başkan adayı ya da milletvekili olmamıştan bile
değil. Bravo.
Ama istemiyorum.
Aktif politikaya artık katılmak istemiyorum.
Geçmiş de kaldı benim için.
Avukatlık yapıp artık sağlamaya çalışıyorum.
Biraz da futbola takılıyorum işte.
Vardır. Sendeniz.
bir şey sormak istiyorum.
Polis gençleri niye suçlu gibi görüyor?
Sana bunu daha sonra anlatırım. Burası yeri değil. Canını sıkma şimdi. Tamam
Ben şimdi Sevgi ablanı dansa kaldırayım. Tamam.
Sevgi Hanım.
Bu dansı bana lütfeder misiniz?
Ne zaman sıra bana gelecek diye bekliyordum zaten beyefendi.
Ne kadar garip. Bu ilişkiler başka türlü de olabilirdi.
Erhan 'la Tuna birbirlerine yakışıyorlar. Evet, yakışıyorlar.
Mutlular mı acaba?
Öyle görünüyorlar.
Bir iki fikir atalım.
Altyazı M .K.
Ya Selim ya, nostalji güzel şey.
Arada bir düşünüyorum da, neydi o 60 'lı yıllar, 68 falan.
Her şey kendi zamanında güzeldir ve gerçek.
Şimdi o yıllardan çok uzak.
Hadi Selim, inat etme.
Nostalji de bazen güzeldir.
Geçmişi kim yazmayabilir ki?
Ama geçmişte de yaşayamayız ki.
Geleceğe önümüze bakmamız gerekiyor şimdi.
Geçmiş o zaman bir anlam kadındı.
Bu da nostalji değildir.
Nostalji geçmişle yaşamaktır.
Siz düğüne değil panele gelmiştiniz meğer.
Ama çok ilginç Nur.
Edem 'i takacağı güzel yerden.
Cennet yerler.
Cennete uzaklar.
Körfezimize laf yok.
Biz burada gerçekten cennette yaşıyoruz. Cennette.
Kim ne derse desin benim aslan karım hatunum.
Teşekkür ederim efendim.
Cennete içelim öyleyse. Hadi.
İçelim.
İşte görüyoruz.
Benim yaşantım artık.
Özür dilerim. Anlayamadım. Çok gürültü vardı.
Mutlu musun?
Efendim?
Ben mutluyum.
İyi bir yaşamım.
Sevindin mi?
Ya sen beni asıl eskiden görecektin.
Yok, yok, yok. İyisin, iyisin.
Alaylar malaylar.
Hepiniz benim için duyduksunuz hala.
Tamam. O kadar da değil canım.
Ne iyi olur.
Haklısın. İyi canım. Her yaşın yaşanacak güzellikleri yok mu?
Yaşanmamış güzellikleri içerim.
Tamam.
Yavaş biraz.
Bayan abla.
Benim karım erkek kadındır. Hadi içelim.
Ben Suna 'yı içiyorum.
Suna 'nın dostluğuna içelim.
Dostluğuna içelim.
Benim mutluluğum için.
Ve bu mutluluğum için çırpınan.
Buyurun efendim.
Biraz oturalım mı? Ne dersin?
Sabaha kadar oturabiliriz istersen. Benim uykum yok nasılsa.
Şöyle geçelim. Tamam.
Bu tür düğünler toplumun iç aynası gibi.
Gizli kalmış, bastırılmış birçok şey rahatça ortaya çıkabiliyor.
Suna'dan ne bekliyorsun?
Anlamadım.
Suna'dan ne bekliyorsun dedim.
Hiçbir şey.
Yani ne sanıyorsun?
Ben bir şey sanmıyorum. Sen ne sanıyorsun?
Bana bunu sormak için mi oturalım dedin. Oysa ben bir şey içeri sanıyordum.
Yersiz bir kuşku benimki belki ama... ...bence sanki sen Suna 'ya özel bilgi
gösteriyorsun gibi geldi.
Yanılıyor muyum?
Daha neler? Nereden çıkarıyorsun ki bütün bunları?
Birkaç gün sonra buradan gideceğiz.
Ne umuyorsun ki?
Saçmalama lütfen.
Sen saçmalıyorsun.
Bütün gece saçmalayıp durdun.
Kızcağız da yapmadığını bırakmadın. Her numarayı denedin. Bereket Erhan bir
şeyin farkına varmadı ya da varmaz göründü. Olgunluk gösterdi.
Hiçbir şey bilmiyorsun. Bu nedenle de yanılıyorsun.
Lütfen bu meseleyi kapatalım.
Sen evvelden böyle değildin. Beni hayal kırıklığına uğrattın.
Yalan da söylüyorsun artık.
Hislerin beni yanıltmaz. Düğünde hep seni izledim. İkrar edip durdun.
Erhan ile Sunan arasına girmeye çalışma.
Seni uyarıyorum.
Karşında önce beni bulursun.
Aklını başına topla.
Bilmiyorsun. Hiçbir şey bilmiyorsun ve saçmalıyorsun.
Anlat da öğrenelim öyleyse.
Biz evlenmek üzereydik.
Nişanlanmıştık Sunay 'la.
Evet. Evleniyorduk. Gün meselesiydi.
Ne yaptı oğlum?
Aramızda hallediyorduk her şeyi.
Kimseye danışmaya, izin almaya gerek görmedik.
Kimseye de söylemedik.
İki özgür birey olarak nikah günümüzü bile almıştık.
Babası öldü önce.
O buraya geldi.
12 Mart oldu, aranmaya başladı.
Dışarı kaçmak zorunda kaldım.
Haberleşemedik. Döndüm, tutuklandım, hapis yattım.
Onun başı derde girmesin diye kendimi saklı tuttum.
Bunları sen bilmiyordun.
Bir şeyler hep ters gitmeye başlamıştı.
Sonra, yıllar sonra evlendiğini duydum.
Daha af çıkmamıştı.
Bekleyebilirdi. Gerekirdi.
Kırgınım diyordu.
O benim sevdiğim tek kadındı.
Çok üzüldüm.
Ne diyeceğim?
Gerçekten bilmiyorum.
Önümüze temiz, beyaz bir defter açmıştık.
Hayatımızı oraya birlikte yazacaktık.
O defter kapandı artık.
Hiç yansınmadı.
Suna 'yla biz birbirimizi çok sevmiştik, çok.
Deli gibiydik.
Sarhoştuk.
Kalktın mı kızım?
Günaydın Snor.
Günaydın. Hadi yüzünü yıka da çayını koyayım.
Ya başım çatlayacak sanki.
Midemde çok kötü.
Ah kızım. Ne vardı bu kadar içecek? Baban da içeride rahmetli ama usulusun.
İçeride bir şey olmazdı. Ben bilirim şimdi seni nasıl iyi edeceğimi.
gidecek miyiz?
Bilmiyorum Elif. Bakarız.
Hadi kızım iç şunu.
Sağ ol anne.
Bir daha birini seveceğim. Şimdi getiririm çayınla beraber.
Günaydın. Nasılsın bu sabah?
İyi değilim.
Birazdan bir şey kalmaz. İşin bitti sayılır. Şimdi geliyorum.
Getirdim işte.
Şu aspirini de al.
Afiyet olsun canım.
Elif birini de bana versene.
Al bakalım.
Havi Bey av köşküne kalorifer koyduruyormuş.
Av turizmi için.
Çok akıllıca. Aferin adama.
Biliyor musun?
Bizim Selim bir süre hapis yatmış.
Hapis mi yatmış?
Ne zaman? Niçin?
Ya on iki Mart sonrasında. Çok eskiden.
Geçen gün söylüyordu. Kaçak mıymış bir süre? Neymiş? Yurt dışı falan.
Sonra yakalanmış mı? Teslim mi olmuş? Bilmiyorum.
Yani yatmış senin anlayacağın.
Nasıl yani?
Ya olay çok geçmişte kalmış.
Olmuş bitmiş.
Olmuş bitmiş.
Olmuş bitmiş.
Olmuş bitmiş.
Olmuş bitmiş.
Benim.
Seninle görüşmek istiyorum.
Alo Sevgi. Ben Erhan.
İyiyiz iyiyiz.
Suna orada mı?
Gelmedi mi?
Bana bunu nasıl yapabildin?
Böyle mi konuşmuştuk?
Sen bana ihanet ettin.
Aşkımıza ihanet ettin.
Nasıl yapabildin bunu? Nasıl?
Bana haber gönderebilirdin.
Gönderdim. Kaç defa?
Beklerdim.
Kaç defa?
Haber gelmedi.
Hep haber gönderdim.
Yine bekledim.
Bekledim haber gelmedi.
Nereye gideceğimi ne yapacağımı bilemedim.
Hep gönderdim. Hiç gelmedi.
Hep gönderdim. Gelmedi.
Gönderdim.
Sen neden gelmedin?
Gelemedim. Gelemezdim. Kaçmam gerekiyordu.
Saklandım. Aylarca, yıllarca.
Üstelik sana bir şey olsun istemedim.
Seni korumak istedim.
Beni burada terk ettin sen.
Öldürmek için peşimdeydiler.
İyi sürüyorlardı.
Yaralandım, saklandım.
Sana zarar gelir diye yakınına gelemedim.
Hata ettim belki.
Hata ettim.
Şimdi dönüp geriye bakınca öyle görünüyor.
Özür dilerim.
Hata ettim.
Ama ihanet etmedim.
Ne harekete ne sana ihanet etmedim.
Ama istediklerimiz olmadı. Hem de hiçbiri olmadı.
Olamadı.
Oldurmadılar.
Ne güzel şeyler düşünmüştük seninle.
Çok güzel şeyler düşünmüştük.
İnanıyorduk, seviyorduk.
Dünya bizim ellerimizdeydi.
Burs işini bile halletmiştik.
Önce ben gidiyordum.
Sonra ben geliyordum.
Her şeyi düşünmüştük.
Her şeyi düşünmüştük.
Beni kandırmak için söyleme.
Tamam. Geçti değil mi yüzündeki morluklar?
Çok sevindim.
Bak. Ankara 'ya dönmeden Manisa 'ya uğrayabilirim belki.
Sen mi söylüyorsun?
Çok mu özledim?
Bir daha söyle.
Ben de seni çok özledim.
Dinliyorum.
Tamam. Ben de.
Tamam, görüşürüz.
Hoşça kal.
Anlamama yardım et.
Kendi evinde, kendi kasabasında misafir gibi.
Her istediğini yapıyor.
Seviliyor, çevresi var.
Saygınlığı var.
Daha ne yani?
Haklısın.
Tamam.
Ama... Korkuyorum.
Gerçekten.
Biliyor musun?
Kendisini öldürecek diye korkuyorum.
Bir kez denedi zaten.
Ne olacak bilmiyorum.
Oğlumuz Halyon ölümünden de beni sorumlu tutuyor.
Ben sana bir daha çocuk yapmam ona layık değilsin dedi.
Halyon ölümü.
Dağda avdaydık.
Çocuk hastalandı.
Ateşlendi.
Gece havale geldi.
Aşağını ne kadar kaybettik.
Yetiştiremedik.
Anlatabiliyor muyum?
Bir baba çocuğunun ölmesini ister mi ya? Nasıl düşünebiliyor böyle bir şeyi?
Dayanması çok zor ama bak.
Bunca yıldır buraya kadar getirebildik.
Birbirimize katlanıyoruz.
Götürmek zorundayız. Bunun başka yolu var mı?
Yetmiş beşte evlendik.
Bana daha önce evlendiğini söylemişti.
Sözlüydüm yalnızca.
Evlenecek demişlerdir.
Haftan sonra bekledim.
Çok sonra evlendim.
Senin hayatın nasıl İstanbul'da?
Ekonomik olarak fena değil. Bir tasarım birom var.
Ailen falan?
Ben de evlendim ama olmadı.
Götüremedim. Ya da ben götüremedim.
Çocuk.
Bir oğlum var.
Deniz.
Kocaman oldu.
Dışarıda yaşıyor.
Eski arkadaşlardan gördüklerim var mı?
Bazen bir yerlerde karşılaşıyorum.
Herkes bir yerlere savrulmuş bitmiş.
Ama her şeye karşın yine de dik durmamız gerekiyor.
Her şey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün ışığı yere.
Gökyüzü birdenbire oldu.
Mavi birdenbire.
Her şey birdenbire oldu.
Birdenbire titmeye başladı duman topraktan.
Filiz birdenbire oldu. Tomurcuk birdenbire.
Yemiş birdenbire oldu. Birdenbire.
Birdenbire. Her şey birdenbire.
Kız birdenbire.
Oğlan birdenbire.
Yollar, kırlar, kediler, insanlar.
Aşk birdenbire oldu.
Sevinç birdenbire.
Ne kadar garip değil mi?
Çok garip.
Hiç unutmamışım.
Hiç unutmamışız.
Çok garip.
Bilmiyordum. Dün gece öğrendim.
Yaşıyoruz.
Yaşıyoruz.
Almanya 'ya bir süreliğine yanıma gelsene. Havan değişir. Daha uzun
Dertleşiriz.
Sen de bizim yaşamımızı görürsün. Bilmem.
Bilmeyecek ne var. Atla uçağa gelirsin. Ben sana davet çıkarırım. Gezeriz
beraber.
Bir düşüneyim.
Düşünme. Gel.
Tamam mı?
Peki. Bakalım.
Özür dilerim. Telefon etmem gerekiyordu.
Sevgi merhaba.
Nasılsın canım?
Oturup bir şeyler içelim.
Ben hemen İstanbul 'a dönmek zorundayım.
Akşamdan yola çıksam iyi olacak.
Bu akşam mı?
İyi öyleyse. Ben de eğer ne zaman İzmir 'e gideyim bari. Tapu da zaten işler
yoluna girdi.
Erhan'da da vekiltimiz var.
Gerekirse telefonlaşırız.
Sevgi, ben hissemi satmaya karar verdim.
Karar senin. Az istersen.
Ben alırım o zaman senin ismini de.
Burada da bir evin olması iyi olacak.
Tabii iyi olur.
Ne de olsa kökümüz burası. Doğru, doğru.
Bir gün bakarsın temelli dönür.
Altyazı M .K.
Geçer, devran döner, düşler
döner, yeniden aşk döner.
İnsanlar doğar ve insanlar ölür,
düşler kalır, bir de aşk kalır.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.