Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
İş birliği yapan muhbirle yatıyorsun.
İşini kaybetmekle kalmazsın. Hapse de girersin.
Büyük bir mal gelecek.
Gloria lider.
Her şeyin başında o var.
Bence gizli görevle gidelim.
Kiana tek seçeneğimiz.
Gloria diğerlerini tanır.
Beni kabul etti.
Onu yakalarsak, bunu aleyhimizde kullanır.
Elindeyim.
Öyle sağlam deliller buluruz ki,
elindeki koz önemsiz kalır.
Kendimizi ve birimi korumalıyız.
Bir kere bir polis tanıdım.
Onu yakınıma aldım.
Memur Dante Torres'i tanıyor musun?
- Ben polis değilim. - İfşa oldu.
Neredeler?
Dante! - Bilmiyorum.
Gloria ve Cook'un arabasını gözden kaçırdık.
Tekrar ediyorum, Gloria ve Cook'un arabasını gözden kaçırdık.
Hemen takip cihazını devreye sok!
Bir ses duydum.
Silah sesi miydi, yoksa araba sesi mi bilmem. Bilmiyorum.
İşte. Burada. Altı sokak ileride.
Dur.
Hareket etmiyor.
Cook'un takip cihazına göre Wolcott ve 23. Cadde'deler.
Hadi, hadi, hadi, hadi.
Neden hareket etmiyor?
Burada bir hareket var.
Campos aracından çıktı.
Alışveriş merkezine gidiyor.
Dur, telefonunu attı.
Patron, telefonunu attı.
Takip edemiyoruz.
Cook'u görüyor muyuz?
Negatif. İki sokak kaldı.
Komiserim, Gloria'nın telefonu da kapandı.
Telefonları kapatıyorlar.
Tanrım. Lütfen yardım et. Lütfen yardım et.
Peki nerede bu?
- Bilmiyorum. - Ama burada olması lazım.
Orada, orada!
Görüyoruz. Onu bulduk.
- İyi misin? - İyiyim.
- Silah sesi duyduğumu sandım. - Hayır, silahı yoktu.
- Yaralı mısın? - Ben iyiyim.
Ne oldu?
Gloria buraya bir takip için geldi.
Sonra telefonumu camdan attırdı, beni arabadan indirdi.
Bir daha beni restoranda görmek istemediğini söyledi.
- Şimdi nerede? - Bilmiyorum.
Satın almayı iptal etti.
Komiserim, Gloria Cook'u zorla arabadan indirmiş.
İfşa olduk. - Bu doğru mu?
Herhalde Campos'la çoktan iletişim kurdu.
- Evet. - Onunla yattın mı?
Muhbirinle?
Evet.
Sence bu gizli göreve gitmeden önce bilmem gereken önemli bir bilgi değil mi?
- Geçen yıl gizli görevdeyken başladı... - Ne başladı?
Gloria ve ben.
Böyle olmasını ben istemedim.
Ama oluverdi.
Biz birlikteydik... - Bu muhbirinle yattığını söylemenin kibarcası.
Evet.
Ona değer verdim ve bu yanlıştı.
Hata yaptım.
Ben... Rozetimi geri verebilirim.
Başka kim biliyordu?
Kimse.
Peki bu neye yarayacak, kendini kurtarmaya mı?
Kendini cezalandırmaya mı?
Bu hiçbir şeyi çözmez.
Artık böyle mi yapıyoruz?
Onlar bilmiyordu.
Ben biliyordum.
Bu iş kayda geçti.
Sonlandırdığımız anlaşma, polis kaydında.
Bir milyon dolarlık peşinat anlaşması.
Ne yani, yüz kiloluk uyuşturucu
kayıt altında mı işleniyor?
Siz yalan söylediniz diye bu davayı
yarıda bırakamayız.
Bu onların suçu değil.
Öyle! Onlar da biliyor!
Bu artık hepimizin suçu.
Sen dua et de bunu kurtarmanın bir yolu olsun.
Özür dilerim.
- Senin için yalan söylemesini mi istedin? - Hayır. Tanrım.
Benden hiçbir şey istemedi. Bir seçim yaptım. Aynı şeyi sen de
bizim için yapardın Adam. - Bu yine de bunu düzeltmez.
- Ben öyle demiyorum... - Bu onu düzeltmez.
Kim, hapse girebilirsin.
Hapse girebilir Dante.
Tamam, durumu ihbar etmek isteyen
varsa, şimdi tam sırası.
Anlayışla karşılarım.
Yok mu?
Tamam, bildiklerimizi söyle.
Herkes telefonları kapattı.
Gloria, Campos, Hector, telefonları kapalı.
Buna Mercado'da teşhis ettiğimiz herkes dahil.
Tamam. Şimdi neredeler?
Gloria'nın evine geri döndüğü teyit edildi.
Hector Mercado'da.
Campos kız arkadaşının evine geri döndü.
Gloria belli ki anlaşmayı iptal etti.
Uyuşturucu her neredeyse, onu göremiyoruz. Alışveriş merkezinde bir şey çıkmadı.
Yani elimizde tutuklama yapmaya yetecek delil yok.
Tamam, gözünüzü dört açın.
Sen, benimlesin.
Voight!
Amirim.
Tebrik edeyim mi?
Efendim?
Bugün yapacağın operasyonu gördüm.
Bir milyon peşinat?
Suya düştü.
Hallediyoruz.
Tamam.
İyi misin memur bey?
Evet.
Evet. Evet, amirim.
Hatırlatır mısın? Memur...
Torres.
Hey, Narkotik'ten destek ister misin?
Hayır, gerek yok, sağ ol.
- Bana haber ver. - Olur.
Gloria, aç kapıyı.
Gloria, aç kapıyı!
Roca öldürüldükten sonra davayı ekip aldı.
Ve doğum yerin olan Zibati'yi tanıdım,
sen çıkacağın aklıma gelmedi.
Ama çıktı.
Meğer uyuşturucu çetesi yönetip iki cinayet emri vermiş,
kartelle birlikte çalışmışsın.
Şu anda bizi kaç kişi dinliyor?
Dinleme cihazım yok.
Yani kimse benimle nasıl seks yaptığını kayda almak istemiyor mu?
Kocamı öldürdüğümde beni nasıl koruduğunu?
Bak, elindeki kozun farkındayım.
- İyi. - Benim de kozum var.
Hayır, yok.
Olsaydı, kelepçeli olurdum.
Olacaksın.
Birbirimizi mi yok edeceğiz?
Veya birbirimizi koruyacağız. Sana anlaşma teklif edebilirim.
Pedro Campos'u istiyoruz. O uyuşturucuları istiyoruz.
Ve yardım etmek istersen, Voight da sana anlaşma teklif eder.
Sen böyle değilsin.
Seni tanıyorum. Sen asla... - Hayır. Hayır!
- Sen hiç istemedin... - Hayır Eddie.
Bence birbirimizi aslında hiç tanımadık.
Anlaşmayı kabul etmiyor.
Bir bilgi verdi mi?
Vereceğini sanmıyorum.
Ne yapacağımı bilmiyorum.
Bana bak.
Ben baban değilim. Rahibin de değilim.
Seni ben kurtarmayacağım.
Bu dava benim için önemli. Birimim de.
Bir kurbana ihtiyaçları yok.
Bunu düzeltebilecek bir polise ihtiyaçları var.
Vicdan azabını beklemeye al, bunu hemen çöz.
Beni anladın mı?
Beni anladın mı?
Evet.
Evet.
Anladım.
Tanrım.
Tanrım, seni üzdüğüm için özür dilerim.
Günahlarımdan nefret ediyorum, çünkü onlar bir ceza.
Senin gücünün yardımıyla bundan kurtulacak,
artık günah işlemeyecek,
günahtan kaçınacağım.
Tanrım.
Tanrım, lütfen bunu düzeltmeme izin ver.
Lütfen bunu herkes adına düzeltmeme izin ver.
Lütfen.
Toplantı yapıyoruz.
Sana söylemem gerekirdi.
Bunu düzelteceğim.
Bakın, Gloria bizimle iş birliği yapmak istemiyor. Olsun.
Onu bu davada öyle sağlam yakalayacağız ki,
söyleyeceği her şey, her yola başvuran bir suçluymuş gibi görmezden gelinecek.
Tamam. Bunu nasıl yaparız?
Herhangi birinde hareket var mı?
Hayır, hayır. Telefonları kapalı.
Gloria akıllı.
Olay unutulana kadar saklanacak.
Evet, ama bunu sonsuza dek yapamaz. Buna gücü yetmez. Müşterileri var.
Onu bir yerde bekleyen yüz kilo uyuşturucu var.
Daha parası ödenmedi.
- Tedarikçiler parasını isteyecek. - Aynen öyle.
Campos'un karteli Gloria Perez'in kendini güvende hissetmesini beklemez.
Onlar parasını ister.
Hemen isteyecekler.
Bu bölge daha önce boştu.
- Buradaki satıcılar onu indirmeye çalışacak, zaaflarını arayacak. - Doğru.
Evet, Gloria bunu biliyordur, değil mi?
Bir yerden sonra harekete geçmek zorunda kalacak.
Ve o zaman, bir giriş yolu olacak.
Birinin unuttuğu bir telefon, e-posta, GPS koordinatı,
yeni iletişim yolları, kullan-at telefonlar.
İnanın, bir şey çıkacak.
Ve çıktığı zaman biz orada olacağız, duydunuz mu?
Tamam. Buyurun.
Evet, güvenlik kamerası kayıtlarını sana gönderdim.
Merhaba Charlie, yine ben, Ruzek.
Evet, bir kamera daha lazım.
Hayır, bunun açısı kötü.
Evet.
Yine bir şey yok. E-postalarında kesinlikle hiçbir şey yok.
Hector'ın GPS'inde bir şey var mı?
GPS? Henüz yok.
Görünüşe göre Gloria kablosuz internetini bile kapatmış.
Hareket etmiyor.
Tamam, bu araba verileri tuhaf.
Hector'un telefon arayüzü.
Ne zaman Hector kullansa, telefonunu bağlıyor.
Ama altı ay önce, bambaşka bir telefon bağlanmış.
Başka biri olabilir, bir yolcu.
İki kere olmuş.
İkinci bir telefonu olabilir, kullan-at.
Onu şu anda kullanacak kadar salak olabilir mi?
Bir bakalım, arama emri çıkar.
Sana gönderirim.
Kayıtlar geldi mi?
Evet, bu aptal onu kullanıyor. Zahmet edip yeni bir telefon almamış.
Yani Hector'ın normal telefonu, Gloria bizi anladıktan 15 dakika sonra kapandı.
İki dakika sonra bu eski kullan-at telefon açıldı.
Çağrılar için değil, mesaj için kullanıyor gibi.
- Kiminle? - Onu anlamak zor.
IMEI'ler kullandıkça ödeniyor.
Campos veya Gloria'nın yeni telefonu olabilir.
Burada. "Peşimizde biri olabilir. Tedbirli davranıyorum."
Bu Gloria olmalı, değil mi?
Evet, bu ondan gelen son mesaj.
Yani alımı neden durdurduğunu tamamen anlatmamış.
Hayır, kendini korumak istemiştir.
Bir dakika. Bu ne?
Bak.
En son konuşması, başka bir kullan-at telefondan.
"Sürtük. Bitti artık."
Kullan-at telefon cevap vermiş:
"Onun icabına bakalım, o zaman "masa" da bize kalır."
Masa kesin uyuşturucu.
"Tamam, ama hemen halletmemiz gerek.
Bugün olmak zorunda." Hector onu öldüreceğini söylüyor.
Telefonlar nereden sinyal veriyor?
Sadece Hector'unki için arama emri var.
Tamam, restorana 1,5 kilometre mesafede.
Oraya doğru gidiyor.
Kesin olarak bilmiyoruz, ama öldürecek olabilir.
Galiba Hector alımı durdurduğu için bozuldu ve onu ortadan kaldıracak.
- Mesajı kime göndermiş? - Bilmiyoruz.
Yine kullan-at telefon. - Tamam, yoldayım.
Yavaş yavaş gidin, değerlendirin.
Onu sağ salim alın, ama bizi ifşa etmeyin.
Anlaşıldı.
Bu Gloria'nın arabası.
Hector'unkini görmüyorum.
Telefonu burada.
Son sinyal, bir sokak ileriden gelmiş.
Hector görünmüyor, ama telefonu çok yakında. Son sinyal, bir sokak mesafedeki Holman'dan.
Kev, üçünüz oraya gidin.
Dante ve ben gizli yaklaşacağız.
Anlaşıldı.
İki kişilik mi?
Evet. Evet. Önce kokteyl menüsü alabilir miyim?
Kokteyllerinizin muhteşem olduğunu duydum, yani...
- Tabii ki. - Teşekkürler.
- Ne işin var burada? - Hector nerede?
- Çık dışarı. Git. - Onu gördün mü?
Burası bir iş yeri, arama emrin yoksa, çık dışarı!
Hector'ın telefonu yakınlarda. O burada mı?
Burada mı? - Hayır.
Seni öldürmeye geldiğini düşünüyoruz. Kalk. Gel.
Tamam, bu tuzağa düşmem.
Git buradan.
Onu yedin mi?
- Ne? - Yemek, içecek.
Bunlara dokundun mu?
Yere yatın! Herkes yere yatsın! Yere yatın! Yere yatın! Eğil, eğil!
Restoranın arka kısmından ateş edildi.
5021 David, anlaşıldı, Mercado del Mar'da silahlı saldırı.
Tamam, anlaşıldı. Hemen geliyoruz.
Bilinmeyen saldırgan. İçeride gizli polis var.
Orada.
- Silah! - Eğil!
Yardım edin. Mercado Del Mar restoranda polise ateş edildi.
Anlaşıldı.
Kalkmayın! Kalkmayın!
Arka bahçeye saklandı! Arkaya saklandı!
Ben Dante ve Gloria için içeri giriyorum. Sen saldırganı izle.
Anlaşıldı, şimdi takipteyiz.
- Dar yoldan batıya gidiyor, siyah kapüşonlu, siyah pantolonlu. - Anlaşıldı 5021 Ida.
Tüm birimlere haber vereceğiz.
Dante?
Biz iyiyiz.
Gidelim, hadi. Çabuk, çabuk Gloria!
Hadi, hadi, hadi.
Hadi.
Dante ve Gloria'yı buldum. İyiler.
Amirim, hâlâ takipteyiz.
Saldırganı bulduk mu?
- Eğil. - Hector mu?
Daha teyit etmedik.
Onu görmüşler mi? Burada mı?
Onu buradan çıkarmalıyız.
Ben sizi korurum. Sen onu arabaya bindir. Çık dışarı. Hadi.
Ön taraf.
Hadi.
Kiana, görüyor musun? - Hayır, görmüyorum.
Dağılalım.
Hadi. Çabuk, çabuk, çabuk.
Gidebilirsiniz.
Hadi!
Arkama geç, tamam mı?
Hadi, hadi, hadi.
Hadi.
Eğil! Eğil!
Torres, onu buradan çıkar!
Hadi! - Bin, bin, bin!
Torres, onu buradan götür! Onu buradan götür!
Ben iyiyim! Git!
At silahı!
Dedektif Burgess, İstihbarat.
Rozetimi göstereceğim, tamam mı?
Restoranın içindeki müşterileri
boşaltamadım.
İçeri gir. Herkesi çıkar. - Anlaşıldı.
Sen, sokağa bak. Silah sesleri duydum.
Yürü. - Peki amirim.
Ne oldu?
Haklıydık. İki saldırgan var. Gloria'yı hedef aldılar.
Burada veya gelen biri var mı bilmiyorum.
Tamam, dinle, onları götürmeni istiyorum.
Hadi! - Anlaşıldı komiserim.
- Evet. Üç sokağı kapatın. Hadi. - Siz ikiniz, benimlesiniz.
Anlaşıldı.
- Torres, neredesin? - Biz arabadayız. Dikkat et, vurmasınlar.
İyi. Güvenli bir yer bulup saklan.
Komiserim, anlayamadım. Tekrar eder misin?
Saldırganları yakalayamadık.
Kaç kişi var bilmiyoruz.
Dikkat çekmeyin.
Güvenli bir yer bulup orada kalın.
- Hayır. - Evet.
- Hayır. - Anlaşıldı.
- Hayır. - Şaka yapıyorsun, değil mi?
Seninle hiçbir yere gelmem.
- Seni az daha öldürüyorlardı, anladın mı? - Beni gözaltına alamazsın.
Beni eve götür.
Beni burada tutamazsın.
Evet, tutarım.
Elinde delil yok.
Durma. Gitmeye çalış.
Nereye gideceksin?
Gerekirse seni arabama kelepçelerim.
Bir dene.
Telefonunu ver.
Telefonunu ver!
Kapatılıyor
Komiserim, etrafı çevirdik. 35. Cadde'ye odaklandık.
Devriye tüm bahçeleri arıyor, ama Hector'dan iz yok.
Diğer saldırgandan hiç iz yok.
Evet, Hector işleri devralmaya çalışmış.
Bunu sessizce yapması, sadece bir kişiye söylemesi mantıklı.
Tamam, suç ortağını tespit ettik mi?
Adrian Ruiz, 22.
Hector'un onunla yazıştığını teyit ettik.
Telefonu cebindeydi. Şimdi araştırıyoruz.
Hey, Hector'da hiçbir şey bulamadım.
Herhalde araçla kaçtı.
Bölgedeki tüm kamera kayıtlarına bak.
Peki Hector'un evi?
Şu anda önünde bir polis bekliyor, anons da yaptırdım.
- Tamam, peki Campos? - Hareket yok.
Hâlâ kız arkadaşının evinde.
Tamam, bu iyi. Hâlâ telefonu kapalı.
Bundan faydalanacağız.
Bunun alakasız bir aile içi olay olduğunu duyurun,
ve o adi Hector'u bulun.
Yani şimdi ne dediklerini bana söylemeyecek misin?
Bu ne, yeni polis taktiği mi?
Neden bana kızgınsın?
Beni habersiz bırakıyorsun. Bana yalan söylüyorsun.
Ben polisim. Ne bekliyordun?
Mesajda ne yazıyor?
Şu anda Hector'u yakalayamadık, o yüzden burada kalıyoruz.
Şimdi bizimle çalışacaksın.
- Öyle mi? - Evet, öyle.
Sana ateş etmeye başladıklarında,
havlu atma zamanı gelmiş demektir.
Bize Campos'u ver, sana anlaşma sunalım.
Bize gereken sadece Campos, o zaman bu iş biter.
Evet, senin işin kolaylaşır.
Kolay mı?
Bunu kolay mı sanıyorsun?
Eğer bizimle çalışmazsan
ya toprağın altına gireceksin
ya da ömür boyu hapiste yatacaksın.
Sana güvenmiyorum.
Ne oluyor? Neden alakasız bir olaya baktığınızı duyuyorum?
Hayır, hayır, tedarikçiyi korkutup Meksika'ya kaçırmak istemedik.
Tamam.
Sokakta konuşulanları değil, aslında olanı anlat.
Ne... Ne oluyor?
Saldırı girişimi.
Buraya zamanında geldik.
Saldırgan kaçtı.
Peki kurban, olası hedef?
O sağ kurtuldu.
Birimin gözaltında mı?
Hayır, daha değil.
Vaktini boşa harcamıyorum.
Bana net cevaplar verirsen,
sürekli soru sormama gerek kalmaz.
Daha hızlı ilerler.
Ben hallediyorum.
- Tamam. - Komiserim, bir şey bulduk.
Bak, bu Hector,
olaydan iki dakika sonra.
Ve araba, ölen suç ortağının adına kayıtlı.
Tamam. Onu takip edin.
Anlaşıldı.
Sana daha az ceza, daha iyi bir hapishane,
daha hafif güvenlik garanti edebilirim. Cinayet suçlamalarını kaldırtabiliriz.
Aleyhimde cinayet suçlaması yok.
Elinde hiçbir suçlama yok.
- Gloria! - İstediğin kadar sor.
Cevabım hayır! - Neden?
Neden?
Neden evet diyeyim?
Neden?
Vicdan azabı çekiyorsun diye mi?
Utanıyorsun diye mi?
Küçük birimin sana kızdı diye mi?
Çünkü bu işin içindesin!
Kartelle iş yapıyorsun.
Şehre yüzlerce kilo mal sokuyorsun.
Sen böyle biri değilsin. - Evet, böyleyim.
- Hayır, değilsin. - Evet, böyleyim. Böyleyim!
Ben böyleyim! - Hayır!
Ben... Ben böyleyim!
Ben buyum işte!
Söyledim sana.
Kim olduğumu söyledim.
Çocukken nasıl aç kaldığımı anlattım,
ve sen gözü yaşlı
o küçük kıza odaklandın,
hayatta kalmak için bebeklerden
ekmek çalan kıza değil.
Sana ailemi nasıl kurtardığımı anlattım,
ve sen kurtarmama odaklandın,
babası yaşında adamla evlenen,
onun altına yatan,
yalanlarına kanan, işkence yapıp, uyuşturucu satıp
adam öldürdüğünü gören kıza değil.
Ben böyle biriyim.
Ben böyle biriyim, hep de böyleydim.
Peki sen?
Güç fırsatı görüp bunu kullandığımı görünce
buna şaşıramazsın.
- Ne yapıyorsun? - Gidiyorum.
Elinde bir şey yok. - Nereye gidiyorsun?
Elinde bir şey yok.
Seni 48 saat tutmaya hakkım var.
Bırak beni! Tanrım!
- Evet. - Hayır.
Evet. Dur. Dur.
Hayır! Yapma!
Hayır!
Sen ne... Kimsin sen?
Kimsin sen? Kimsin sen?
Sen ne...
Tanrım, haline bak. Artık kendini onlardan biri sanıyorsun.
Ne, polis mi?
Evet, onlardan biriyim.
Her zaman onlardan biriydim.
Hayır, değildin,
şimdi de değilsin.
Sen kaybolmuşsun.
Biz hâlâ aynıyız.
- Tamam. - Tamam, hadi.
Chicago Polisi!
- Eller yukarı! - Burası benim evim!
- Ellerini yukarı kaldır! - Ne oluyor?
Otur şuraya.
Ellerini arkaya doğru uzat!
Hadi, hadi, hadi!
Yürü! Sus!
Hareket etme.
Yerde kal. Kımıldama!
Sakin ol. Sakin ol!
Hector Lozano,
anlatacak çok şeyin var.
Komiserim.
Bana gönderebilir misin?
Evet.
Tamam. Sağ ol.
Ne? Ne oldu?
Hector gözaltında.
Tamam, o zaman kelepçeleri çıkar.
Seni ele verdi.
Hayır, vermedi.
Seni öldürmeye çalıştı, sana sadık kalacağını mı sanıyorsun?
Hayır, sadece aptal olmadığını biliyorum. Polise konuşmaz.
Hayır, söyledim ya, tanımıyorum.
Pedro Campos. Onu tanımıyor musun?
Hayır, hayır. Bak, ben...
Peki neden onunla karşı karşıya
otururken görüntünüz elimde?
Hayır.
Hayır, bak, ben Gloria Perez'e çalışıyorum.
Kendini yenilmez zanneden o sürtüğe çalışıyorum,
Meksika'dan geliş biletimi o aldı.
Ben ona çalışıyorum. - Tamam.
Peki o kime çalışıyor?
Ben Campos'u falan tanımam.
Gloria'yı tanırım. Gloria Perez.
Size adını verdim. Anlaşma teklif edin.
Herhalde böyle devam ediyor.
Campos'tan korkuyor, ama senden korkmuyor.
Anlaşmayı kabul et.
Campos'u ele ver, yine de bir hayatın olsun.
Yolun sonuna geldin.
İmzalamadan önce tamamını okumanı öneririm.
- Beni buraya atmak istemiyor musun? - Hayır.
Neden buradayım? Kamera yok diye mi?
Neden Dante'yi üst kata gönderdin?
İtirafının ayrıntılarını okumak ister misin Gloria?
Benden nefret ediyorsun, değil mi?
Onu bozduğumu düşünüyorsun.
Sence ben...
Onun ruhunu kararttım.
Seni düşünmüyorum.
İlk kez Campos'la doğrudan iletişim kurdum.
Sevkiyatın büyüklüğü
nedeniyle Chicago'daydı,
ve daha önce para karşılığı uyuşturucu verdiğini hiç görmedim.
O yüzden onu ele veremem.
Sen bu anlaşmayı yapmazsan olmaz.
Haklı.
Tutuklamamız için elinde yeterli bilgi yok.
Peki ya Hector?
O adam Gloria'yı memnuniyetle ele veriyor ama Campos için kılını kıpırdatmıyor.
O adamdan ödü kopuyor.
- Tamam, Campos'un hâlâ Hector'dan haberinin olmama ihtimali ne? - Yüksek.
Hector'un mesajından onun telefonunu tespit ettik. Eğer onun telefonuysa, kullanmıyor.
Adam akıllı. İletişimi kesti mi, tamamen kesiyor.
Basın da bunun normal bir olay olduğunu duyurdu.
Bence bunun için Reid'e teşekkür etmeliyiz.
Siviller hâlâ Campos'un evinin önünde.
Eve giren veya çıkan olmadı.
Anlaşmayı ayarlayabiliriz.
Gloria onu arasın.
Boşu boşuna tedbirli davrandığını,
artık güvenli olduğunu söylesin.
Anlaşmayı istiyor.
Güvenlik görevlisi gibi davranıp sürekli onu izleyebilirim.
Tamam.
Bu işi halledelim.
Campos koruman olduğumu kabullenir, ama beni tanımaz.
Takım da uyuşturucu güvenli yere alınana ve para verilene kadar bekler.
Bana açıklamana gerek yok.
Daha önce de yaptım, unuttun mu?
Evet.
Bu kadına gerçekten güveniyor muyuz?
Kevin?
Evet komiserim. Hâlâ görüyoruz.
Campos sana doğru geliyor, bir sokak kaldı.
Dur.
Komiserim, misafirimiz var.
Plaka?
King, 9, 4, Frank, 7, 7.
Hemen bakıyorum.
Plaka sahte. Herhalde mal geldi.
Tamam Kev, sen ve Cook girişi tutun.
Anlaşıldı.
Fazla yaklaşma.
Kızım.
Bu kim?
Koruma, seninki gibi.
Geveze olana ne oldu?
Ona yol verdim.
İyi.
Hadi.
Hadi bak.
Parayı göster.
Sorun yok.
Tamamdır.
Arkadaşlar, Gloria araca bindi.
Ne yapıyor?
Dur, bekle.
Anahtar sende mi?
Gloria, iyi misin?
Ne?
Silah!
Eğil!
Polis!
İn arabadan!
Hemen arabadan in!
Arabadan yavaş yavaş in.
Hey!
Hey, hey!
İndir onu! Hey, bırak!
Bırak onu!
Kımıldama. - Sen git.
Ben silahı alacağım. - Seni koruyorum.
Minibüse bak!
Boş!
5021, ateş edildi.
Saldırgan vuruldu.
Anlaşıldı 5021.
Destek geliyor. - Gloria. Gloria.
Hey.
Hey, ne oldu, ne oldu?
Vuruldun mu? - Bilmiyorum.
Tamam, dur, dur, dur, dur.
Dur, dur, dur.
Bakayım, bakayım.
Dur.
Hemen bir ambulans lazım, lütfen.
Tamam, tamam. Hayır.
Hayır, hayır, hayır, hayır.
Hayır, hayır, hayır, hayır.
Gloria, bana bak. Bana bak, bana bak, bana bak.
Sen iyisin, tamam mı? Bir ambulans lazım.
5021, acil durum. 59. Cadde'ye ambulans gönderin.
- Ne yapabilirim? - Ne yapacağımı bilmiyorum.
Kurşun hâlâ içeride. - Ambulans geliyor.
Hayır, hayır, hayır!
Geçecek, geçecek. Hayır, hayır. Bana bak. Gözümün içine bak.
Geçecek. Geçecek. Yanındayım. - Oradaydı.
- Benimle kal. Hayır. - O bana...
Dur. İyisin. İyi olacaksın, tamam mı?
Yanındayım, tamam mı? Hayır, hayır.
Yanındayım, yanındayım.
Ne yapacağımı bilmiyorum. Bilmiyorum.
Ne, ne, ne, ne?
Biz aynıyız.
Tamam. Nefes al.
Hayır, hayır, hayır, hayır.
Hayır, hayır Gloria.
Hayır, hayır, hayır. Nefes al, nefes al. Nefes al, nefes al, nefes al.
Lütfen Tanrım. Tanrım, özür dilerim. Özür dilerim Tanrım. Özür dilerim.
Özür dilerim. Lütfen beni affet.
Beni affet. Lütfen düzeltmeme izin ver Tanrm.
Lütfen düzeltmeme izin ver. Benimle kal. Benimle kal lütfen. Lütfen.
Gitme, gitme, gitme.
İşte geldi.
Sakıncası olmaz diye düşündüm. Geri dönmeni beklerken biraz çalıştım.
Peki neden beni bekliyorsun?
Gelişmeler için.
Anlaşmadaki araçta sadece
bir kasa eroin vardı.
Muhbirin sana ihanet mi etti?
Hayır.
Galiba son alımı durdurunca
Campos ona olan güvenini kaybetti.
Ve ona tuzak kurdu,
parasını alıp onu öldürdü.
GPS sayesinde kalan uyuşturucuyu bulduk.
150 kilo.
150 kilo ele geçirildi,
bir milyon geri alındı,
dört kartel üyesi öldü.
Ne gece ama.
Evet.
Ve hepsi raporumda yer alacak.
Neden buradasın?
Çünkü Memur Torres muhbiriyle yasa dışı
cinsel ilişkiye girdi.
Dedektif Burgess biliyordu ve suç ortağı oldu,
ve takımın son iki günü
bu olayı örtbas etmeye çalışarak geçirdi.
Bir şey demeyecek misin komiserim?
İç İşleri'nin Memur Torres,
Dedektif Burgess ve beni tutuklamak için
neden gelmediğini sen söyle.
İkimiz de biliyoruz, bunu yapabilirlerdi.
Tekrar soruyorum,
neden buradasın?
Bu bilgiyi farklı şekilde kullanmak istiyorum.
Peki.
Nasıl?
Seninle arkadaş olmak istiyorum.
Bu hikaye kurgudur. Gerçek insan, varlık veya olaylar anlatılmamaktadır.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.