Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Lider: Zibata
Kocam 22 yaşında bir kızla yatıyor,
ve bana bir ayağım çukurdaymış gibi bakıyor.
Ve metresim bizi öldürmek isteyen adamları konuşmak istiyor, yani evet, her şey harika.
Metres mi?
Oyuncak?
Hayır.
Aşna fişne?
Kapatmam? Beğenmedin mi?
Hayır.
Sevgilim?
Daha iyi.
Biraz daha sabret,
özgür olacaksın.
İş Birliği Sözleşmesi Doğum yeri: Zibata, Meksika
Burada ne işin var?
Gloria Perez, Chicago Polisi. Tutuklusun.
Geri çekil, arkanı dön, ellerini arkanda tut.
Saklamaya çalışıyorsun, ama olmuyor.
Sen de benim gibisin.
İş birliği yapan bir muhbirle yatıyorsun.
Bu görevi suistimaldir.
Sadece işini kaybetmezsin.
Hapse de girersin.
Biz aynı şekilde büyüdük.
Biz aynıyız.
Dante, bu iş bitecek.
Bu gerçekti, değil mi?
Biz biriz.
Komiserime yalan söyledim.
Birimime yalan söyledim.
Anneme.
Herkese.
Unuttuğumu sandım ama
sanki hepsi geri geliyor gibi.
Asla yalancı şahitlik etmeyeceksin.
Bu çok önemli.
Bu böyle.
Dante, bu kadını sevdin mi?
Bütün sorun sevgiyle başladı.
İsa'nın sevgiyi sorun etmediğini kabul ediyoruz.
Sana bunu söyledim.
Evet.
Peki yalan söylediğin insanlar?
Onları seviyor musun?
Anneni, iş arkadaşlarını?
Evet.
Onları korumaya çalışıyordun.
İyilik yapmak için polis oldum,
yaptıklarımı telafi etmek için.
Halbuki şimdi...
Bunun kolay olacağını mı sandın oğlum?
Daha iyi olurum sanmıştım.
Bugünlerde vaiz kitabı nasıl gidiyor?
Fena değil.
Bölüm 7, ayet 20,
"Herhalde Dünya üzerinde iyilik yapıp hiç günah
işlemeyen dürüst insan yoktur."
Sen çok iyilik yaptın Dante.
Sen kendini affet, Tanrı da affeder.
Bu akşam tövbe duasını oku.
Tanrı'ya inan.
O'na bak.
O sana yol gösterir.
Şükranlarını sun, çünkü Tanrı iyidir.
Merhameti sonsuza dek sürer.
Tanrı seni günahlarından affetti.
Huzur içinde git.
Annene de selamımı söyle.
Merhaba Kim.
Kiliseden çıkıyorum.
Evet, ne oldu?
Polis Hattı, Girmek Yasaktır
Sağ ol.
Ne olmuş?
Araçta silahlı saldırı. Sağ ol.
Hey.
Onu tanıyorum.
Bu Felipe Roca.
- Perez'in yanındaydı, değil mi? - Evet.
Tahmin ettim. Listede yok.
Burası onun köşesi miydi?
Sokaklardan duyduğum kadarıyla, Felipe, Los Arucos'un başındaki
kişi tarafından dışlanmış, yine burada takılıyormuş.
- Ve onu bu yüzden öldürmüşler. - Evet.
Bir dakika. Buna neden biz bakıyoruz?
Voight bu bölgeyi bir kere temizledik dedi, yine yapacakmışız.
Los Arucos'u bitirmek istiyor, o yüzden dava bizde.
Üç el silah sesi duydum. Eğilmem gerekirdi, ama cama çıktım.
Bir şey gördün mü?
Los Arucos'u duydun mu?
Evet.
Bu mahalleyi mahvediyorlar.
Zombi gibi dolaşan bağımlılar var.
Her gece silah sesleri duyuyorum.
Hanımefendi.
Verdiğin bilgiler çok işimize yarar.
Buna son vermemize yardım edebilirsin.
Ama bir şey gördüysen, söylemelisin.
Siyah bir Lexus'tu.
Tamam. Siyah Lexus.
Camları filmliydi.
Peki plakası?
İnanamıyorum.
Sadece ilk üç harfini gördüm.
Tamam. Neydi?
- J-U-A. - J-U-A mı?
- Kızımın adı Juanita. J-U-A. - Tamam.
Kızım da buradaydı. Arkada.
Çok şükür.
Tamam, camları filmli siyah Lexus. J-U-A.
Çok teşekkürler hanımefendi. - Teşekkürler.
Dükkan sahibi, saldırganın aracını kısmen görmüş.
Siyah bir Lexus.
Tamam, peki saldırgan?
Onu görmemiş.
Peki ya mermi kovanları?
10 milimetre. Laboratuvara gönderiyorum.
10 milimetre mi?
Tamam Kim, sen olay yerini incele.
Ve Narkotik'ten birini bul.
Bu şebeke hakkında bilinmesi gereken her şeyi bilmek istiyorum. - Tamam.
Dante, CPIC plakayı araştırsın. Hadi.
Los Arucos, kendilerini çok saklıyorlar.
Henüz çok şey bilmiyoruz.
Narkotik düşük seviyeli
üyelerden bazılarını teşhis edebildi.
Büyük adamlar Juan Fernandez ve Aaron Padilla.
Onların da kanıtı sağlam.
İkisi de olay sırasında
otobüs kamerasında görünüyorlar.
Narkotik birkaç alım yapmış.
Galiba bu çetenin sattığı mal çok saf.
Yani doğrudan Meksika'daki tedarikçiden geliyor olmalı.
Tamam. Peki liderleri, Zibata?
Perez'in bölgesini sokak sokak ele geçirmiş.
Zibata'nın gerçek adını veya eşkalini bilmiyoruz.
Zibata aslında Meksika'da bir şehir,
eski muhbirimiz Gloria orada doğmuş.
Öyle mi?
Perez'in karısı mı? - Evet. Evet.
Nüfusu 2000.
Tesadüf olabilir ama...
Perez öldürüldükten sonra Gloria'ya ne oldu?
Bilmiyorum.
Onu araştır. Hâlâ burada olabilir.
Hey.
Midway'den bir ipucu geldi.
Plaka orada görülmüş.
Saldırganın Lexus'u otoparktan çalınmış.
Şuna bak, Vector 10-milimetre.
Bu bizim saldırgan.
Bir dakika, tekrar oynat.
Durdur. İşte.
Yüz tanımayı aç. - Tamam.
Çıktı. Jose Canto, 20 yaşında.
Sabıkası yok.
Jose Canto'yu buldum.
Lakeside Üniversitesi'ne gitmiş,
notları hep A.
Ve altı ay önce okulu bırakmış.
Bilinen son adresi yurttaki odası.
- Onu bulun. - Peki.
Özel bir işim var, ama 20 dakika sonra dönerim.
Hey.
Mesajını gördüm. Onu buldun mu?
Neden sorduğumun önemi yok.
Senin gibi zavallı bir Guatemalalıya yardım etmek için Mackinac seyahatimi iptal ettim.
Ve nedenini söylemiyor musun? - Hayır.
Keşke seni akademiden atsaydık.
İtalyan mahallesinde.
Kız kardeşinin adını ve kızlık soyadını kullanıyor, Vivian Salazar.
Adres ne?
Gloria.
Dante?
Merhaba.
İyi görünüyorsun.
Sen de iyi görünüyorsun.
Burası ne güzel.
Tacos Del Pueblo'dan çok uzakta.
Çok da uzak değil. Hâlâ sürekli oraya gidiyorum.
Evet.
Burada ne işin var?
Geçen hafta buralarda bir çalıntı araba
davasına bakıyordum,
ve seni gördüğümü sandım, o yüzden tekrar geldim.
Beni mi takip ediyorsun?
Olabilir.
Nasılsın?
Ben...
Özgürlüğümün tadını çıkarıyorum.
Açıkçası hâlâ bazı şeyleri anlamaya çalışıyorum,
ama gönüllü çalışıyorum.
Aşçılık dersleri alıyorum.
Ne istediğini bulmaya çalışan 18 yaşında bir çocuk gibiyim ama yine de güzel.
Güzel. Güzel.
İyi.
Çok iyi.
Gerçekten sadece bana bakmaya mı geldin?
Kendimi tutamadım.
Aracım geldi.
Seni görmek çok güzeldi.
Dante.
Seni de.
Her şey yolunda mı?
Evet.
Ne bulduk?
Saldırgan şüphelimiz için bir ipucu buldum, Jose Canto.
Lakeside'tan bir öğrenci bazen ablası Nora'nın evinde kaldığını söyledi.
Hemen orada.
- Nora işin içinde mi? - Hayır.
Çocuk doktoru. Sabıkası yok.
- Burgess, bir dakikaya oradayız. - Anlaşıldı. 45. Cadde'de bekliyoruz.
Ben yaparım.
Bu konuda sorun yok ya?
Evet.
Biraz daha lütfen.
Gloria ve ben ayrıldık,
o yüzden yeni bir başlangıç istedi.
Onun bu işle ilgisi yok.
Zibata diye birinin liderliğindeki uyuşturucu çetesi Perez'in bölgesini ele geçirdi.
Perez'in karısı Zibata'lı, nüfusu sıfıra yakın,
aynı sokaklarda uyuşturucu satıyor.
Sence bütün bunlar bir tesadüf mü?
Evet.
Evet.
Umarım haklısındır Dante,
çünkü eğer onunla ilişkin ortaya çıkarsa...
Hapse girerim.
Evet, ama ben de girerim. Seni korudum.
İkimiz de yanarız.
Hey. Ev hemen şurası. Sen arkaya bak. Biz önden girelim.
- Anlaşıldı. - Hadi.
Buyurun?
Dedektif Burgess, Chicago Polisi.
Nora Canto sen misin?
Evet. Ne oldu?
Kardeşin Jose'yi arıyoruz.
Burada mı?
Hayır.
Başı dertte mi?
Hayır, sadece konuşmak istiyoruz.
Etrafa baksak rahatsız olur musun? - Olurum aslında.
Jose şimdi nerede kalıyor?
Bilmiyorum. Jose sürekli yer değiştirir.
Nasıl bir araba kullanıyorsun Nora?
Honda Civic. Neden?
Lexus'u kim kullanıyor?
O bir arkadaşımın.
Nora, açık konuşacağım.
Kardeşin bir cinayet şüphelisi.
Bana yalan söylüyor veya onu saklıyorsan, suç ortağı olursun.
Bizi hemen içeri almanı şiddetle tavsiye ederim.
- Misafir odasında. - Çekil.
Torres.
Chicago Polisi! - Arkanı dön!
Arkanı dön, arkanı dön!
- Tamam, tamam! - Konuşma!
Arkanı dön! Eller arkaya!
- Suçlu gözaltında. - Ne oluyor?
- Anlaşıldı Burge. - Kımıldama.
- Ne oluyor? - Sus, konuşma, başını eğ.
Lütfen, kendimi hiç iyi hissetmiyorum.
- Normaldir. - Midem. Lütfen.
- Geldik sayılır. - Midem yanıyor.
Dışarı çıkmam lazım.
Çıkarın beni!
Hey.
Hey! Torres!
Ben yanındayım, ben yanındayım. Hastaneye git, hastaneye.
5021 Ocean, hastaneye bildirin, nöbet geçiren bir mahkumu getiriyoruz.
Anlaşıldı 5021.
Yanındayım, yanındayım.
Yardım eder misiniz lütfen?
Yardım edin. - Telefon geldi.
Hadi, hadi. Benimle kal.
- Hadi, hadi. - Onu sedyeye koyalım.
Evet, evet. Yardım edin.
Al, tut onu. Tut onu.
İşte oldu.
Hadi, hadi. Biz hallederiz, biz hallederiz.
Yol açın.
Kenara çekilin.
Jose Canto kurtulamadı.
Doktor zehirlendiğini söyledi. - Zehir mi?
Evet, zehir testi talyum diye bir ilaç olduğunu teyit etti.
Arucos yarım kalan işi bitirdi.
Görevliler ablasının evindeki bir bira şişesinde zehir izleri buldu. Parmak izi yok.
- Ablasının dahil olduğuna dair delil var mı? - Hayır. Saat uyuşmuyor.
Nora bütün gün işteymiş.
Talyum fare zehri. İnsanı öldürmesi altı saat sürer.
Canto bir arkadaşını davet etmiş, bira içmiş, televizyon izlemiş olabilir.
Tamam, ama bunu kanıtlayan kamera görüntüsü var mı?
- Hayır. - Hey.
Çalıntı Lexus'u bulduk.
Nora'nın evinden beş sokak ileride.
Silah da bagajındaydı.
Mermideki yivler Felipe'nin cesedinden çıkan mermilerle uyuşuyor.
Yani Canto kesinlikle bizim saldırgan, ve bunu yapmak için emir aldı.
Teknisyenler telefonunu açtı.
Ona Felipe'nin köşesinin adresi ve vurma emri
şifreli mesajlarla gönderilmiş.
Tek kullanımlık telefondan mı?
Evet, evet. Yani henüz ipucu yok.
Tamam, yani Canto başarılı bir öğrenciydi,
sabıkası yok, çete bağlantısı yok.
Nasıl uyuşturucu çetesinin tetikçisi olmuş?
Nora Canto'yu buraya getirin.
Kardeşi hakkında daha çok şey biliyordur.
Kardeşine çok üzüldüm Nora.
Hayır, üzülmedin.
Bana bunlarla gelme.
Jose'nin katil olduğunu düşünüyorsunuz.
Öyle düşünmüyoruz. Bunu biliyoruz.
Jose araba çalıp bir uyuşturucu satıcısını öldürdü.
Bunu yapmak için emir aldı.
Emir mi?
- Los Arucos diye bir çete için çalıştığını düşünüyoruz. - Hayır.
Hayır, kardeşim iyi bir çocuktu. O üniversite öğrencisi.
Üniversite öğrencisiydi.
Altı ay önce okulu bıraktı ve gözden kayboldu.
Ona bir şey mi oldu?
Ne oldu Nora?
Bu...
Bir işe girdi,
altı ay önce.
O zaman değişti,
gösteriş yapmaya ve
serseri gibi konuşmaya başladı.
Ne işiydi bu?
Humboldt Park'ta bir Meksika lokantası.
Mercado del Mar.
Saldırgan Jose Canto, altı ay orada çalıştı.
Varlık Müsaderesi'ne göre sahibi paravan şirketmiş,
takip edilemeyen bir paravan şirket,
uyuşturucu gelirlerini saklamak için hesapları şişiriyorlarmış. - Yani paravan.
Evet, yemeklerinin her hafta
Meksika'dan gelen otantik malzemelerle yapıldığını söylüyorlar,
bu şekilde uyuşturucu kaçırıyorlar.
Evet, inanmayacaksınız ama, daha iyisi de var.
Bu çalışanların beşi Narkotik sistemine kayıtlı, DEA veri tabanı öyle gösteriyor.
Bir tanesi Zibata, Meksikalı.
Kim?
Hector Lozano.
Lider bu olmalı,
Felipe ve Canto'nun öldürülmesini emretti.
Onu araştırın ve o restorana gidin.
Gerçek delil bulalım.
- Benimle misin? - Evet.
Adam, 7, 9, D, D, F.
Illinois plakası.
Tamam.
Tamam, Thomas Moorehead çıkıyor,
Skokie'li bir elektrikçi.
Bir uyuşturucu çetesi için popüler bir mekan işletiyorlar.
Bir sürü beş yıldızlı Yelp değerlendirmesi var.
İçeriye bakmamız lazım.
Bu tantana neymiş öğrenelim mi?
Evet, lütfen. Çok açım.
Kev, biz gidip içeri bakacağız.
Anlaşıldı Burge.
Mezeleriniz.
Afiyet olsun. - Teşekkürler.
Beş yıldız mı?
Güzel mi? - Evet.
Olamaz.
Ne?
Yoksa bu...
Ne oldu?
Burgess, dışarı çık. Hemen çıkın.
- Neden? - Gloria burada.
Ön girişi kullan ve dışarı çık.
Emin misin?
Merhaba.
Hemen geldiğin için teşekkürler.
Zibata'lı iki kişi var, Hector ve Gloria.
Belki bir tanesi örgütün lideridir ve bu cinayetleri emretmiştir.
Zibata'da tanışıyorlar mıymış?
Onu da araştırdık.
Hector ve Gloria aynı liseye gitmiş.
İkisi de fakir büyümüş.
Gloria ABD'ye 2005'te taşınmış. Hector sadece altı aydır burada.
Bir şekilde belgeleri hazır.
Gloria'nın adresini bulduk mu?
Evet, dün gece onu evine kadar takip ettik. İtalyan Mahallesi'nde yalnız yaşıyor.
Herhalde evi de güzeldir, masrafını çete karşılıyordur.
Demek ki elimizde bir şey yok.
Delil yok.
Bu çetenin lideri kim, öldürme emrini kim verdi,
nasıl verdi, hiç delil yok.
Hiç yok.
Gizli göreve gidelim derim, ama Kiana tek seçeneğimiz.
Gloria diğerlerini tanır.
Bana uyar.
Tamam.
Peki, aşağıdan yukarıya çalışalım. Çetede kuzenin var.
Mala ihtiyacı var. Bunu kullan.
Kim, sen ve Dante Cook'la ilgilenin.
Hadi.
Yapabilir misin?
Hey.
Gel buraya.
Nefes al.
Kendimizi ve birimi korumak için birlikte çalışmalıyız.
Onu yakalarsak, bunu aleyhimizde kullanır.
Ben onun elindeyim.
Hapse gireceğim.
Beni dinle. Şu anda yapabileceğimiz en iyi şey,
bunu mümkün olduğunca hızlı ve temiz halletmek.
O kadar sağlam bir delil bulacağız ki,
elindeki koz önemini kaybedecek. Söyleyecekleri önemsiz olacak.
Dante, bir şey fark etmeyecek.
Tamam mı? Bunu anla.
Sen Taktik'teyken hiç gizli göreve
gönderildin mi? - Hayır.
Bu ilk seferim.
Babam hızlı öğrendiğimi söyler.
Baban polis mi?
Hayır.
Tamam.
İçeri girince dinle. Öğren.
Güvenini kazan. Sana yeni bir kimlik ve geçmiş hikayesi vereceğiz,
ama püf noktası, kendinden bir şey katmak.
İşler sarpa sararsa, sen veya bir sivil tehlikeye girerse bildir.
Ne kadar çok uyuşturucu olsa da, ölmeye değmez.
Hector'ı o kadar iyi tanımıyoruz ama Gloria'yı tanıyoruz.
Dante?
Torres, Gloria'yla sen ilgilendin, yani...
Gloria akıllıdır, tedbirlidir.
Zor şartlarda büyümüş ve sert olmayı öğrenmiş.
Hep atlatma sürüşleri yapar, eve giderken bile aynı yoldan iki kere geçmez.
Para kazanmak isteyen birine saygı duyar,
parti ve sosyal medya paylaşımlarını sevmez, dikkat çekme,
gözünü dört aç.
Tamam.
Peki sahte adım ne?
Nia Warren.
Nerelisin?
Aslen Brownsville, Teksas.
Bu aslında Meksika sayılır.
Evet. Çocukken çok giderdik.
Tako, barbakoa, al pastor, biftek bilirim...
Yavaş biraz. Tamam, anladım.
Kiana iyiydi.
Mercado'da garson olarak işe girdi.
Ağırdan alıyor.
Gloria ve Hector şimdiye kadar onu sevmiş gibi.
- Nasıl gidiyor? - İyi. İyi.
Bir içkiye ihtiyacım var.
Görünüşe göre Arucos malları
donuk gıda kutularıyla alıyor.
Hector'u iki işaretli kovayla çıkarken gördü, biz de takip ettik.
Onları bilinen bir Arucos satıcısının evine götürdü.
Bununla harekete geçersek, Cook ifşa olabilir.
Bu satıcıyı gördünüz mü?
Evet amirim.
Tamam, yani Hector bu işin içinde.
Peki ya Gloria?
Cook onu inceliyor, ama pek ilerleme kaydedemedi.
Dükkanı kapatıyorum. Yardımcı olabileceğim bir şey var mı?
Yok, gerek yok. Teşekkürler.
Çıkarken kapıyı kapat.
Tabii ki.
Gloria ihtiyatlı. Sıcakkanlı ama ihtiyatlı.
Nia, nasıl gidiyor?
İyi. İyi.
Bazı dedikodular duydum.
Los Arucos'un burada bir çete yönettiğini söylüyorlar.
Cook Gloria'ya kuzenini anlattırmaya çalıştı.
Hector bana anlattı. Bu yüzden hapse girdiğini söyledi.
- Biliyorum, Hector... - Gloria oltaya gelmedi.
Mercado'da uyuşturucu satan kimseyi duymadığını söyledi.
Cook'tan böyle bir şey görürse haber vermesini rica etti.
Tamam, yani Gloria ihtiyatlı.
Biraz daha zamana ihtiyacı var.
Veya Hector bunu tek başına yürütüyor.
Evet, o da mümkün.
Öyle.
Cook göreve devam etmeli.
Açık verecekler.
Hadi kızım.
Ben de.
- Güzel. - Evet.
Bir portakalın üzerine biraz tahin sürüyorsun.
Güzel. - Bundan hiç yemedim.
Güzelmiş.
O zaman sana da yapayım.
- Tamam. - Başka kimseye söyleme.
Birer Mezcal daha, beşinci masa.
Hemen. Beğenecekler demiştim.
Hector'ın baharatlarına bak.
Acaba başka hangi baharatları biliyor.
Ne dersin? Jose'yi o mu zehirledi?
Benden söylemesi.
Bir dakika.
Ne?
Olamaz.
Ne?
Şu köşedeki adamı görüyor musun?
Bu Pedro Campo.
Ben Narkotik'te görev yaparken,
öncelikli hedefleri oydu.
Campos kartelinin ana tedarikçisi.
Bu adam soğukkanlı bir katil.
Evet, öyle.
Tüm kurumlardan uyarı geldi.
Campos Karteli, rakiplerine
kızgın demirle işkence ediyorlardı, değil mi?
Eğer diri diri gömmüyorlarsa evet.
Arucos'a onlar mal veriyorsa, demek ondan en saf mal onlarda.
Komisere haber verelim. - Evet.
Bay Campos, her zamanki gibi şeref duydum.
Çok tatlısın Hector.
Gel. Gel, otur.
Campos'un önünden geçip gitti.
Demek ki Zibata, Hector.
Hayır. Bekle.
Evet, işte geldi.
Patronculuk oynamayı bırak da işinin başına dön.
Teşekkürler.
Hiç susmaz mı bu adam? - Hayır. Özür dilerim.
İçeride bir saat kaldılar.
Gloria lider.
Her şeyin başında o var.
Ve görünüşe bakılırsa, büyük bir mal geliyor.
Campos'un arabasına takip cihazı takabildik.
Roscoe'da kız arkadaşının evinde kalıyor.
Narkotik şu anda evin önünde bekliyor.
Narkotik'e göre Campos denetleyecek büyük bir
teslimat olmadığı sürece buraya gelmiyormuş, 100 kutu veya fazlası.
Gloria'nın ofisini görmemiz lazım.
Bizi oraya sokabilir misin Kiana?
Yedek anahtarın yerini biliyorum.
Kapattıktan sonra girebilirim.
Eğer yine Campos'la görüşürse, onu kayıt altına almak harika olur.
Ben hallederim.
Tamam, hadi.
Yenisini istiyorlar.
Margaritanın acı biberi fazla gelmiş.
Şehirli gringolar, değil mi?
Söyle onlara, Taco Bell'e gidip diyet kola istesinler,
veya kredi kartı numaralarını ver,
onları takip edip lüks evlerinde onları
acı biber gibi keseyim.
Hadi ama.
Hadi yap şunu Hector.
Lütfen.
Gidelim.
Bunları alıyorum.
Hemen dönerim.
Anlamıyorum.
Ne?
Gloria. Nedenini anlamıyorum.
Kocasının uyuşturucu çetesi yönettiğini unutuyorsun.
Evet, biliyorum, ona şiddet uyguluyordu.
Bu işlere girmek istemiyordu. - Gloria tercihini yaptı.
Sen de polis olarak tercihini yapmalısın.
Kiana bu akşam kamerayla o ofisi çekecek,
ve bu işi bitirmeye biraz daha yaklaşacağız.
Yoğun bir geceydi.
İnsanlar Hector'un pozole'sini sevdi.
Güzel. Bu iyi.
Eve bırakayım mı?
Hayır. Hazırlıkları bitirmem lazım.
Onu yarın da yapabilirsin.
Bu akşam yapmayı tercih ederim.
Ben kapatırım.
Peki, tamam.
Güzel. Sağ ol.
O neydi öyle?
Bu plakayı araştır. L, T, 81, 0, V.
Bir dakika, bir dakika.
Birini mi bekliyordun?
Hayır.
Merhaba Gloria.
Tamam, bu Roberto Rivas. Onu tanıyorum.
Eskiden Perez adına Kuzey Humboldt Park'a bakardı.
Ne düşünüyorsun? Gloria onu da mı dışlamaya çalıştı?
- Bilmiyorum. - Pedro Campos burada.
Buraya da gelmiş.
Bil bakalım ne oldu.
Benimle değil, sadece seninle konuşuyor.
Bu ne şimdi?
Pedro ne isterse yapar.
Yalan söylüyorsun.
Beni dışladın.
Bu gece geri dönmek istiyorum.
Sana ve Rafael'e karşı yıllarca sadık kaldım, ne oldu?
Artık bana güvenmiyor musun? - Evine git.
Ayıl. Bunu yapmak istemezsin.
Evet, isterim.
Tek istediğim bu.
Bana para lazım Gloria.
Beni tekrar işe al.
- Silah, silah. - Dur.
İcabına baktı.
Tamam Beto, şimdi o kapıdan çıkacaksın,
ve bir daha benimle konuşmayacaksın.
Beni tanımıyorsun.
Hiç de tanımayacaksın, çünkü benim için bir hiçsin.
Anlıyor musun?
Avukat istedi.
Campos Karteli bizden daha korkutucu.
Korkması lazım.
Evet, söyle Cook.
Gloria aradı.
Bana sorular sordu, beni sınadı.
Galiba kabul edildim.
Ve beni öğlen Mercado'ya çağırdı, kayıt dışı yardımımı istediğini söyledi.
Benimle hiç böyle konuşmamıştı.
Bir şey oluyor demek.
Tamam, iyi. Oraya git. Biz seni koruruz.
Tamam, Pedro Campos'ta hareket var.
Lockport'ta bir alışveriş merkezinde park etti. - Bu 55'e yakın.
Bu Kilo Boru Hattı, Perez'in mal dağıtmak için kullandığı yol.
Demek Gloria ondan Cook'u işin içine kattı.
Demek mallar şimdi geliyor. Campos teslimatı bekliyor.
Onu kontrol edecek, şoförün yanına gidecek, sonra Gloria'ya getirecek.
Kev, sen ve Adam Lockport'a gidin. Campos'u bulun.
İşi takip cihazına bırakın. İfşa olmayın.
Dante, sen ve Kim, benimle birlikte Cook'u izleyin. Gidelim.
Nereye gidiyoruz?
Uzağa değil.
Komiserim, görüyor musun?
Harekete geçtiler, 18. Cadde'den doğuya gidiyorlar.
Tamam, anlaşıldı. Takip edin.
Ben paralelde, 19. Cadde'deyim.
Hey Adam, duyuyor musun?
Evet, söyle patron.
Campos'ta hareket var mı?
Biz geldiğimizden beri hiç kımıldamadı.
Galiba teslimatı bekliyor.
Tamam, anlaşıldı. Beni haberdar et.
Evet, tamam.
Clark'ta Micelli's diye bir pizzacı var.
Biliyor musun?
Hayır.
Bugün şanslı günün.
Otoparkta seni bekleyen
siyah bir Nissan Altima var.
Anahtarı orada.
Çantayı al, arabaya bin ve yola çık.
Tamam.
Nereye gideceğim?
Yeri sana mesaj atarım.
Bu iyi.
Çantada en azından bir milyon dolar peşin para var,
ve Gloria onu takas ediyor. İş üzerinde. Suç ortağı olacak.
Bu iyi.
Sana güveniyorum.
Anladım. Hata yapmayacağım.
Ama benim çıkarım ne olacak?
2 bin dolar ve parlak bir gelecek. İstediğin de bu, değil mi?
Evet.
Evet.
Hiç atlatma sürüşü yaptın mı?
Sürekli plan değiştiriyormuş gibi sür.
Otoyola gir, iki çıkış sonra çık,
bir saat öyle git, sonra başka yola geç.
Anladım.
Senin aynı yoldan iki kere geçmediğin gibi, değil mi?
Eve giderken bile?
Ne yapıyor bu?
Atlatma sürüşü bu, değil mi?
Komiserim, Gloria şimdi Talman'dan sağa döndü.
Onu göremiyorum.
19. Cadde'deki yol çalışmasına takıldım.
Anlaşıldı. Ben bakarım.
Dur, dur, dur, dur.
Sakın dönme. Sağa çekti.
İfşa olacağız. - Tamam.
Öyle dövüşmeyi nereden öğrendin?
Ne? Nasıl?
Beto'yu alt ettin, silahı boşalttın,
asker gibiydin.
Polis gibiydin.
Polis mi?
Dövüşmeyi bana ağabeyim öğretti.
Polis misin Nia?
Tabii ki hayır. Neden?
Bir kere bir polis tanımıştım.
Çok iyi bir yalancıydı.
Yatakta da çok iyiydi.
- Ne? - Evet.
Kocamı yakalamak için gizli görevdeydi,
onu kendime yakınlaştırdım.
Çok yakınlaştırdım.
İlişkimiz kolaydı.
Öyle mi?
Evet, hatta...
Hatta gerçek sanmıştım,
onu tanıdığımı sandım.
Ama şöyle bir sorun vardı.
Dinleme cihazı vardı.
Sürekli birileri dinliyordu.
İşte bu da beni düşündürmeye
başladı,
şu anda da dinleyen insanlar var mı?
Sen güvenilir misin?
Mesela şimdi.
- Ne demek istediğini anlamıyorum. - Merak ediyorum da,
şu anda dinleyen biri var mı?
Acaba o dinliyor mudur?
Dante, sinyali kes.
O polis?
O adam?
Adı... - Dante, sinyali kes!
Da...
Sinyali kaybettim. Sizinki devam ediyor mu?
Elektrik kesildi. Beklemede kal.
- İfşa oldu. - Henüz bunu bilmiyoruz, tamam mı?
Cook bunu halledebilir. Bekle biraz.
Memur Dante Torres'i tanıyor musun?
Hayır.
Ben polis falan tanımıyorum.
Polis değilim.
Sadece fazladan para kazanmaya bakıyorum.
O kadar.
- İfşa oldu. - Dante.
Tanrım, lütfen yardım et.
Tanrım, lütfen yardım et.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.