All language subtitles for The Young Ones (1961)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian Download
cs Czech
da Danish
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish Download
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Çeviri: Turgay Alparslan

''Cuma akşamı''

''Artık eve gitme zamanı.''

Akşam dans'ta görüşürüz.

-Merhaba Pam. -Merhaba.

''Bu cuma akşamı.''

''Şimdi eve gitmeliyim.''

Kendimi, çok şık göstermeliyim.

Bu gece, en güzel görüneceğin gece. Dans'ta görüşürüz.

Hey, hadi dostum tarağını bana ödünç ver.

Beni seçeceklerini biliyorum.

Ayakkabılarını iyi parlat!

Bu gece dansta görüşürüz.

Bütün hafta gece okulu.

Bize bilgi getirebilir.

Ama biz üniversitede yaptıklarımızdan, daha fazlasını bu gece öğreneceğiz.

Kalplerimiz şimdi krom'dan daha parlak.

Yatmadan önce biliyoruz.

Önümüzde eğlenceli bir gece var.

Yani, bu gece dans'ta görüşürüz.

Bu gece dans'ta görüşürüz

Bu gece dans'ta görüşürüz.

Dans'ta görüşürüz.

Bu gece dans'ta görüşürüz.

Kalplerimiz şimdi,

Krom'dan daha parlak.

Biz yatmadan önce biliyoruz.

Önümüzde eğlenceli bir gece var.

Cuma günü hep birlikte olacağız, hepiniz hoş geldiniz.

Ve bu gece dans'ta görüşürüz..

Sana aşık oluyormuşum gibi, komik garip bir his var içimde.

Evet, sana aşık oluyormuşum gibi, komik bir his var içimde.

Her gün ve gece rüyalarımda, seni hayal ediyorum.

Çünkü, sana aşık oluyormuşum gibi, komik bir his var içimde.

Kalbim seni her gördüğümde bobin gibi sallanıyor.

Kalbim seni her gördüğümde bobin gibi sallanıyor.

Sadece kelimeyi ve ne yapacağımı söyle.

Çünkü, sana aşık oluyormuşum gibi, komik bir his var içimde.

Evet, o sensin.

Koşmayı deneme.

Eğer doğru çıkarsa, bu gece seni...

...kollarımda sıkacağım.

Bana komik bir his versen iyi olur, bana aşık oluyorsun.

Bana komik bir his versen iyi olur, bana aşık oluyorsun.

Sadece, o randevuyu hatırla.

Bebeğim, göreceksin.

'' Çünkü, sana aşık oluyormuşum gibi, bir his var içimde.''

Tamam, şimdi Nicky Black'ı dinlemek için, biraz sessiz olalım.

Teşekkür ederim, yarın hakkında birşeyler konuşmamız gerektiğini düşünüyorum.

Nicky! dinle! Yarından itibaren üç hafta burada olamayacağız.

-Ne? -Ne dedi?

-Burada olmayacağımızı söyledim. -Ama, nerede olacağız?

Artık kimse günlük gazete, okumuyor mu?

Dinleyin! Gökdelenle ilgili ofis alanı devralma anlaşması bugün Londra'da yapıldı.

Bugün konuyu, ortaya atan emlak kralı Hamilton Black oldu.

Londra'nın batısında, 20 katlı bir ofis binası inşa edecek.

Proje çalışmasına hemen başlanacaktır.

-Neden bahsediyor? -Bakın! İşte arazi plan.

Clüb'ümüz, orta suit'te bulunuyor.

İnanılmaz!

-Bu bizi nasıl etkiler? -Bizi tahliye edebilrler mi?

Yasal çerçeve yasalarına göre, evet.

Ama ben, yarın ofisin yasal durumunu kontrol etmeliyim.

Lanet olsun, yasal çerceve'ye. Kendimize barikat yapalım, onları yenebiliriz.

Bir buldozerle savaşmak ister misiniz?

Pekala, beni dinleyin.

Yani, kesinlikle başka daha iyi bir kulüp buluyoruz.

Ciddi olalım! Küçük Club'ümüzü seviyoruz, ama Buckingham Sarayı da, değil.

Peki bu Buckingham sarayı bize ne kadara mal olacak.

Dinleyin, dinleyin.

Şimdi tartışmanın anlamı yok.

Ernest, yarın sözleşmeyi kontrol et ve bize durumun ne olduğunu söyle.

Hadi biraz müzik çalalım.

Dans edelim mi, Toni?

Üzülme! Hiç bir şey olmayabilir.

Endişelenme, herşey iyi olacak.

- Biliyorsun. - Neyi?

- Kulub'ümüzü kaybedeceğiz. - Bilmiyorum.

Bu Hamilton Black, gerçek bir canavar.

Sakin ol, canavar değil, sadece bir arsa satın aldı...

...ve kendimizi onun ortasında bulduk.

Çok özleyeceğim, orada harika zaman geçirdik.

Bak, henüz tüm gerçekleri bile bilmiyoruz.

Yapabileceğimiz bir şey olmalı.

Evet ama bana imkansız geliyor.

Şimdi, bak.

Senin için çılgınca haberlerim var.

''Hiç bir şey imkansız değildir''

''Eğer Tanrı'dan, gerçekten kalpten istersen''

''Bu bir kavga, ama bunu kazanabilirsin''

''Eğer sadece hayallerine veya rüyalarına güvenecek olursan''

''Hiçbir şey imkansız değil''

''Ayakta durup iç çekiyorsun''

''Eğer denersen ve denemeye devam edersen''

''O zaman sen çılgınlığını ortaya çıkarırsın''

''Şarkı söyle''

''İnsana olan inancını belirt''

''Niçin şüphe ediyorsun?''

''Kendi kişisel mucizen''

''Gerçekleşmek üzere''

''Hiç bir şey imkansız değildir''

''İnanç, granit bir levhayı bile taşıtabilir''

''Herhangi, bir gün bir veya iki gezegene ulaşacağız''

''Biz ne yapacağız?''

''Hiçbir şey imkansız değildir''

''Elde edemediğimiz hiçbir şey imkansız değildir''

''İnandığın sürece''

Şimdi bana inanıyor musun?

''Everes için neler dediler? Onlar sadece tırmandılar''

''Hayır! O kadar yükseğe tırmanamayız''

''Ah evet! Taç giyme töreninde ne oldu?''

''Gördün mü? Hiçbir şey imkansız değildir''

''Uzay, asla kazanamazsınız dediler''

''Onlar bir adamın, dünya çevresinde asla dönemeyeceğini söylediler''

''Hiç, Binbaşı Gagarin'i duydunuz mu?''

''Gördün mü, hiçbirşey imkansız değildir, asla''

''Her zaman kazanılacak bir ödül olduğunu anlamıyorlar mı?''

''Orada her zaman kazanılacak bir ödül var''

''Birisi, hiçbirşey yapılamaz dedi''

''İçlerinden birisi çıktı ve yaptı''

''Örneğin, Jericho şehri''

''Bu yüzden Genel Joshua '' Geri çekilin '' dedi.''

''Sadece, o anda!''

''Trompetler rock'n roll ritmi çaldı''

''Ve duvar yıkıldı. Şüphesiz, hatırlayacağınız gibi''

''Yüce bir düşüş ile. Bir kez daha herkes için kanıtlandı''

''Hiçbir şey imkansız değildir''

''Hiçbir şey imkansız değildir''

''Hiçbir şey imkansız değildi''

''Hiçbir şey imkansız değildir''

''Bu şüphe, neden?''

''Senin mucizen gelecek''

''Hiçbir şey imkansız değildir''

İnanç ile granit bir levha bile taşınabilir.

Herhangi bir gün, bir veya iki gezegene ulaşacağız.

Yaptığımız şey bu, elde edemediğimiz hiçbir şey.

''Hiçbir şey imkansız değildir''

Çünkü, uyumakta imkansız değildir.

- Hiçbir şey imkansız değildir. - İnandığın sürece.

- Hiçbir şey imkansız değildir. - Eğer inanırsan.

- Hiçbir şey imkansız değildir. - İnandığın sürece. İyi geceler.

İyi geceler.

- Merhaba, Baba. - Merhaba, Nikki.

Akşam yemeğinde olacağını sanıyordum.

- Bir şeyler oldu. - Bir telefon edebilirdin..

Özür dilerim.

Gördün mü? Bugün, ön safhaya geçtik.

Görebiliyorum, Baba.

Benim olan senindir. Birgün, bu senin olacak.

Gerçekten sana göstermek istediğim şey, Trafalgar Meydanıydı.

İnsanlar, Nelson söz konusu olduğunda aşırı nostaljik.

Nasılsa o lanet güvercinler bizi rahatsız etmeyecek

Bana neden Paddington'dan geçeceğini söylemedin?

Çünkü böyle bir anlaşmayla, ilgilendiğimi bilen az insan olması iyi.

Bir kez ilgilendiğimi görseler, sanırım daha çok ödemek zorunda kalırım oğlum.

Gizli saldırı, bu harika şey.

Komuta alanında, kimin için kavga ettiklerini bile bilmeden...

...çeşitli siteleri ele geçiriyorlar, kendileri bile bilmiyorlar.

Ancak, tüm operasyon tamamlandığında,

...mağlup düşman, savaşı planlayan dahinin adını,

...anıt'ın adını, tedadüfen öğrenecekler.

Bunun hakkında ne düşünüyorsun?

Çok etkileyici baba,

Zaten Londra'da, çok fazla ofis blokları olduğunu sanmıyorum.

Asla, çok fazla olmadı.

Tavşan gibi, günden güne çoğalıyorlar.

İşte savaş alanı haritası.

Pembe kısımlar, savaştığım ve kazandığım kısımlar.

Çok çalışıyorsun, baba.

Bu küçük parça ne?

Kilitli, 159. Büyük pazarlık oldu elveda dedik, oğlum.

Aslında hala, Gençlik Kulübü. Kira süresi iki hafta sonra doluyor.

Bunu sormana sebep ne?

Hiçbir şey, sadece tam ortasında o kadar iyi değil.

Düşmanın saldırımı engelleyebileceği tek yer orası.

Neyse ki, kozları nasıl kullanacaklarını bilmiyorlar.

Nasıl bir koz baba?

Kira kontratında bir joker var, ancak bunu kullanmaları için...

... sahip olduğum bir şeye sahip olmak zorunda kalacaklardı.

-Nedir o? -Avukat.

Keskin, yasal beyin avukat arıyorlar. Ve ben öyle birine rastlamadım.

Dickie Icicle James marka buruşuk deri ceketleriyle...

... dolaşan dağınık ergenler kalabalığıyla karşılaştım.

Baba, hiç gençlik klübüne gittin mi?

Hayır, gitmemeye de özen gösterdim.

Pahalıya mal olmasından korkarım.

Yapılacak herhangi bir uyarı varsa, bunu yapacak olan siz olun.

İyi geceler baba.

Nikki, baban'a böyle şeyler söylememelisin.

Kime çekti acaba?

Günaydın.

Santral, Lütfen bana, Dench, Dench ve Dench bağlar mısınız?

Dench, Dench ve Dench, günaydın.

Dench, Dench ve Dench bağlıyorum efendim.

Günaydın, ben Hamilton Black, Mr.Dench lütfen.

Bir dakika, Mr.Black.

Mr.Dench, sizi Mr.Black arıyor.

Merhaba, Mr.Dench.

Mr.Black, hatta mısın?

Günaydın Mr.Black. Senden haber almak ne güzel senin için ne yapabilirim,oğlum.

Dench, çayı bırak ve beni dinle.

Ne diyordunuz, efendim.

Şimdi buraya bak Dench, bu gençlik kulübü mülkünün...

...kira kontratından başka bir anlaşması yok değil mi?

-Hiçbir şey yok, Bay Black. -Hiçbir şey mi?

O kiranın aslı.

Kiranın aslı demek. Tamam, teşekkür ederim.

- İyi geceler Ernest. - İyi geceler, efendim.

Kilitlemeyi unutma.

Merhaba, Ernest.

Eve dönerken aklıma geldi. Acaba o kontratlara bakabildin mi?

Dikkatli değerlendirmeden sonra,

... kulübe yardım edebilecek, hiçbir şey bulamadığım için üzgünüm.

Bu çok kötü.

Emin misin?

Lisanslı bir avukat, hiçbir seçeneği dışlamaz.

Ellerinde bununla ilgili başka kağıtlar olabilir mi?

Sadece asıl sözleşme.

Bir de, çerçeve sözleşmesi var tabii.

Elbette, kesinlikle sıcak bir dosya, değil mi?

Evet, özür dilerim.

Tabii.

Evet, çerçeve sözleşme.

Bu kadar.

Eğitimli bir zihin için.

Soru var mı?

Bu, kulübü beş yıl daha tutabileceğimiz anlamına mı geliyor?

-Evet, yenileme maddesi var. -Bizi kimse durduramaz mı?

Sadece sözleşmenin şartlarına uymamız gerekiyor.

Bay Hamilton Blake, öğrendiğinde ne yapacağını görmek isterim.

Onlar ne yaptı?

Hatırlarsanız bu maddeyi dikkatinize sundum.

Ve, uzatma isteyebileceğim gerçeğini.

Evet ama, fark etmeyeceğini söyledin.

İkna oldum, nasıl öğrendiklerini bilmek istiyorum.

Bilmiyorum, çerçeve sözleşmenin...

... 76.cı maddesine istinaden tebligat geldi.

Ortadaki o iğrençlikle inşaata başlayamam. Bir çaresi olmalı.

Sana ne için para ödüyorum, Dench?

Dinle, bak ne yapacaksın... yaz onları.

Yarın, 17.30'da ofisimde beni görmeye gelmelerini söylüyorsun.

Tamam, 18.30'da olsun! Ofisime kahve içmeye çağır.

Toni, saat 18.15.

Bay Blake, altı buçukta acele bizi bekliyor.

-Nicky olmadan gidemeyiz. -Ne olur?

-Nicky, ne oldu? -Hiçbir şey, bir tür bıçak gibi.

Doktor çağırın. Beni fırtınalı günler bekliyor.

Hamilton Black'a gitmemeli miyiz?

Merak etmeyin, ben iyiyim.

- Böyle gidemezsin, Nicky. - Ama gitmek zorundayım.

Israr etme, Ernest halleder.

Evet, çok doğru.

Madem ısrar ediyorsun Toni, peki.

Biraz dinlen. Hadi Barbara, Ernest.

-İyi olduğuna emin misin? -Evet, evet.

Süt veya şeker?

Hayır, teşekkür ederim.

Sizleri neden aradığımı merak ediyorsunuzdur.

Yeni sahibiniz olarak size hoşgeldiniz demek istedim.

- Bize mi? - Doğru.

- Klüp kontratını yeniliyorsunuz, değil mi? - Bu doğru.

Çok güzel bir klüb'e sahip olacaksın.

Tabi, binalarımın tam ortasında kalmasaydı.

- Ve şimdi, ödeme konusuna geliyoruz. - Ödeme.

Bay Simpkins, beş yıllığna 15.000 pound para ödedi.

Sizin ihtiyacınız olan miktar.

- Çeki ödeyeceğiz, söz veriyoruz. - Ne zaman ödeyeceksiniz?

Bay Simkins'e kazık atmak istemem.

- Aramaya devam edemez miyiz? -Tabii ki, canım.

Önümüzdeki 11 gün içinde, size faizsiz ve teminatsız,

15.000 sterlin borç verecek birini bulmanız gerekiyor.

- 15.000 daha mı? - Bu doğru.

Pasta alır mısınız?

Hayır mı? Bunlar çok lezzetli.

Bu sebeple, Bay Simkins'in 15.000'i oldukça iyi bir miktar olarak gözüküyor, oğlum.

Evet, eminim.

Tek yapmaya çalıştığım, babamı kandırmak.

Sen veya sanat umurumda değil, o proje tamamlanacak.

Baba!

Kimseyle savaşmak değil, projeyi gerçekleştirmek istiyorum.

Bildiğim gençlik kümelerini onaylamıyorum.

Sadece birilerinin, yaramazlık yapabileceği yerler.

Neyse, ben bu toprak parçasını istiyorum.

Burası asla bir parça toprağa dönüşmemeli.

Aksi halde bununla savaşacaklar.

İhtiyacımız olan, kimseyle kavga etmek değil, ama beni anlaman lazım.

Baba, kulüp sadece insanların eğlenmeye geldiği bir yer değil...

...dünyaya açılmanın bir yolu.

Başka kulüp bulamadın mı, oğlum?

Bende o kulüb'ün bir üyesiyim, baba.

O kulüb'ün üyesiyim mi, dedin?

Evet, öyle söyledim.

Seni sorumsuz!

Doğru.

Başka bir iş yapın, Simkins bu klüb'ü dağıtamaz.

Bu, işimden vazgeçmek iş makinalarını çekmek demek.

Bu iyi bir fikir.

Yaptığın her şeyin bir hata olduğunu düşünüyorum.

Özgürce, hedefim var.

Bana bunu yapabileceğini düşünmezdim.

Farklı düşünsekte sen ve ben bunu konuşabilirdik.

Babanı değil başkalarını tercih ettin.

Bahsettiğin, aile gibi.

Küstah olma!

Bu saçmalığa bir son vermeni istiyorum.

Üzgünüm baba ama yapamam.

Aslında, bence, anlaşmazlık daha yeni başlıyor.

- Ne olduğuna bak Nicky.. - Bence hatalısın.

Buna inanıyorum ve sonuna kadar gitmek istiyorum.

Bu durum seni aşıyor.

Belki evet, en azından uğruna savaşmaya değer.

Küçük, Nicholas Hamilton Black olmaktan bıktım.

Babamın şirketinde pul yalamaktan da.

Bundan sonra, Ben Nikki Black, işimde tek başımayım.

Seninle gurur duyuyorum evladım, böyle devam et.

Savaşıp benim gibi tecrübe kazanıyorsun.

- Baba? - Evet.

Bana savaşmalısın dedin.

Sana bir şey sorabilir miyim?

Tabii ki, ben hala senin babanım.

Bana 15.000 pound verebilir misiniz?

Bay Blake.

Takım elbise hazırla, Bay Black, kulüb'e gidiyor.

Kot ve Tişort yeter. Senin için bir şey yapabilir miyim baba?

Ama bize hiçbir şey söylemedin.

Kulübe katıldığımda Hamilton Black'in oğlu olmak istemedim.

Kendim olmak istedim, sanırım.

Şimdi, karmaşık.

Durum öyle ki, herkese gerçeği söylemeliyim.

Önce senin öğrenmeni istedim.

-Biliyorum ama diğerlerine söyleme, Nicky. -Niye ya?

Chris'e, bir milyonerin oğlu olduğunu açıklamak nasıl olurdu?

-Seni destekleyeceklerini düşünüyor musun? -Sanırım, hayır.

Ne oldu?

Ben sadece korkuyorum.

15.000 çok para.

Bunu çözebileceğimi düşünüyorum. Ayrıca korkacak bir şey yok.

'' Genç olanlar''

'' Sevgilim, genciz.''

'' Ve gençler, korkmamalı''

'' Yaşamak, sevmek''

'' Alev güçlü olsada''

''Çok uzun süre, genç olmayacağız''

'' Yarın''

''Neden yarına kadar bekleyelim''

''Yarın, bazen asla gelmez''

''Aşk, ben''

''Söylenecek bir şarkı var''

''Ve en iyi zaman, biz gençken şarkı söylemek''

'' Her yaşamda bir kez.''

'' Böyle bir aşk geliyor.''

'' Benim sana, senin bana ihtiyacın var.''

'' Ah, sevgilim, göremiyor musun?''

'' Gençlik rüyası.''

'' Birlikte hayal edilmeli.''

'' Ve genç kalpler.''

'' Korkmamalı.''

'' Ve bir gün.''

'' Yıllar uçup gittiğinde..''

'' Sevgilim o zaman, gençlere öğretin olacak.''

'' Her yaşamda bir kez.''

''Böyle bir aşk geliyor''

'' Benim sana, senin bana ihtiyacın var.''

''Ah sevgilim, göremiyor musun?''

''Gençlik rüyası''

''Birlikte hayal edilmeli''

''Ve genç kalpler''

''Korkmamalı''

''Ve birgün''

''Yıllar uçup gittiğinde''

'' Sevgilim o zaman, gençlere öğretin olacak.''

Demek, alay etmek için bizi aradı.

Tam 150.00 pound, nereden bulacağız?

Belki de, belki patrondan zam istemeliyim.

Daha fazla konuşmayalım.

Hadi! Kendinize gelin.

Elbet, bir çözüm bulacağız.

Zamanımız var ama, 11 gün içinde imkansız.

Bir fikrim var, baba'na bir gösteri yapalım.

Bu show ne hakkında olacak?

-Para toplamak için bir gösteri hazırlarız. -Bu harika!

En iyi ihtimalle, 50 bin pound toplayabiliriz.

Olağanüstü!

Dokuz gün prova yapıyoruz, gösteriyi iki akşama programlıyoruz,

...ve akşamları 15 kez oynuyoruz.

Her neyse, kim bir sürü çocuğu görmeye gelir ki?

Bilmiyorum, belki...

Diğer çocuklar.

Elbette. Çocuklar şehrin her yerinde.

Ve bir geceliğine, büyük bir tiyatro kiralayabiliriz.

Ben, kleopatra rolü oynarım!

Diğer club'lerden yardım isteriz.

Evet, bende, Cleopatra!

Sanırım, birşeyler buldun.

Evet, Hamilton Black'a bunun sadece birkaç çocukla değil,

...şehirdeki, birçok gençle ilgili olduğunu gösterelim.

''Alexandre Dumas'ın silahşörlerini duydun mu?

Birşey duyarsam söylerim.

''Arthur ve Camelot'taki, yuvarlak masa şövalyelerini?''

-İyi ki, duymadım. -Neden bahsediyor?

''Sana tuhaf gelebilir''

''Ancak, olabildiğince doğrudur''

'' Mavericks ve Hopalong Cassidy''

''Aynı şeyi söylediler.''

''Ve söyledikleri bize yardımcı olacaktır''

''Ben, sen ve hepimiz''

'' Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için.''

'' Koro halinde şarkı söyleyelim''

'' Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için.''

'' Şimdi savaşmak gereken bir şey var, orada!''

'' İyi ya da kötü hava olabilir.''

'' Biz hep birlikte olursak bununla yüzleşebiliriz.''

'' Eğer, biz birlikte olursak.''

'' Bizi kimse yenemez.''

'' Gururla yürüyoruz.''

'' Hiçbir güç bizi yenemez.''

'' Bir trompet sesi gibi, yüksek sesle ve net, şarkını söyle!''

''Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için.''

''Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için.''

'' Birleşik durur bölünmez, düşmeyiz.''

'' Savaş kazanılana kadar, yanyana.''

'' Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için.''

'' Seslerimizi birleştirelim.''

'' Hepimiz birimiz, birimiz hepimiz için.''

'' Savaşacak bir şeyimiz var''.

'' İyi yada kötü hava olabilir.''

'' Bununla yüzleşebileceğimizi biliyoruz.''

'' Eğer birlikte kalırsak.''

'' Yan yana durursak ve çanlar çalıyorsa.''

'' O zaman bizi kimse yenemez.''

'' Genciz, gururla yürüyoruz.''

'' Bizi yenebilecek hiçbir güç yok''

'' Yüksek sesli trompet çağrısı kadar net, söyle.''

'' Hepsi bir yenilmezlik için.''

'' Yenilmeziz.''

'' Hepimiz birmiz için''

'' Biz yenilmeziz.''

'' Hepimiz birimiz için.''

''Birimiz hepimiz için''

,,Gençlik kulübü, Hamilton Black'e meydan okuyor. Makaleyi oku!,,

Bana bir gazete ver, lütfen!

Bana bir tane ver, lütfen!

Gazete'ye çıktık.

Bakın millet! Gazeteye çıktık.

Gördük.

Dinleyin, gösteri hakkında konuşuyorduk.

Barbara, oyunculuk okuluna gittiğini biliyorum ama yönetmen olabilir misin?

Tabii, problem değil.

Onlara bazı danslar öğretebilir misin,Toni?

- Çok isterim ama yapabilir miyim? - Evet, tabi.

Gösteri için danslar yeterli değil. Şarkıya ihtiyac var.

Nicky, yeni bir şarkı yazdı.

Hadi! Club'e gidelim size şarkıyı söyleyeyim.

Bir dakika Nicky, Kontes Tiyatrosu yönetmeniyle görüşmeyi unutma.

Kontes mi...çok saçma!

Okulla, 'Peluş Winnie' oynadığımda bir servet istediler.

Hey! Parayı nereden alıyoruz?

Dinleyin, yönetim tarafından kabul göreceğini düşündüğüm bir teklifim var.

Şöyle ki... karın yüzde beşini tiyatroya bırakıyoruz.

-Belki, yüzde on. -Yirmi.

-On beş. -Tamam.

Elde etmeye çalışacağımız kârın, yüzde on beşi.

Sanat dünyasına yaptığımız küçük ama asil katkımızın ardından.

Dolaylı olarak maliyetleri azaltmamız gerekiyor.

-Çok iyi. -Evet.

Tiyatro'ya gitmeliyiz. Hadi,Toni. Gidelim. Club'te görüşürüz.

Hoşçakal, Nicky. Hoşçakal, Toni. Dönünce prova yaparız.

Evet, tartışacak çok önemli konularımız var, geliyor musunuz?

İyi beyler, sanırım dahil oluyorum.

Pekala, başına buyruk sıra sende.

- Ne dediler? -''Kontes'' tiyatrosu bizde.

Kural olarak, herşey yolunda gitti.

Senin şarkını duyalım, Nicky.

Toni ile düet yapalım.

-Akoru biliyorsun, Bruce. -Evet.

'' Yanımda bana sarılıyorsun, güzel ve yakınsın.''

'' Sonra duymak istediğim, her şeyi fısıldadın.''

'' Bu, ilk aşk dersi.''

'' Hep böyle başlar.''

'' Tatlı dudaklarını benimkine böyle koydun.''

'' Ve şefkatli bir öpücüğün sihrini öğreniyorsun.''

'' Bu, aşktaki bir sonraki ders.''

'' Bana kalbini ver.''

'' Nasıl olduğunu bildiğinde çok kolay.''

'' Oh sevgilim, şimdi sana göstereyim''.

'' Sonra seni çok seviyorum diye fısıldarsın tatlım.''

'' Ve şimdi hepsini, tamamen öğrendin''

'' Bu, son aşk dersi.''

-Burası olmalı. -Dalga mı geçiyorsun, Eddie? Burada işim ne?

Bu sana şimdiye kadar yaptığın her şeyden daha fazla tanıtım sağlayacaktır.

-İnanayım mı? -Bu yaşlı adamı dinle!

-Hadi, onlarla tanışalım. -Tamam.

'' Şimdi o sana bağlı.''

'' Bebeğim, sev beni.''

Benim adım, Dorinda Morell. Nasılsınız?

Bu da Eddie, menajer'im.

Merhaba çocuklar.

Size nasıl yardımcı olabiliriz, Bayan Morell?

Fazla yetenekli olmadığımı biliyorum.

-Ama, asil davanızda işinize yararsam. -Bu çılgınca olurdu.

Hayır çılgınca değil, küçük bir katkı.

Ben sadece, diğerleri gibi bir kızım.

Ben sadece bir kızım.

Vay canına, Dorinda Morell şovda olmak istiyor.

Evet, biletler su gibi satacak.

İyi, peki ya benim şarkım?

-Hiç bir şey anlamadım. -Bekle bir dakika!

Bir saniye, sıkı çalıştım.

''Genç Anne'' diye bir şarkımız var.

Desteğe ihtiyacımız var. Bize yardım et, 3, 4.

Seni seviyorum, Genç Anne.

Sana bayılıyorum.

Seni sabahları daha çok seviyorum.

Tost yapmanı istediğimde.

Bu mümkün değil, arkadaşlar.

Dorinda Morell, bir saat sonra provalara geliyor.

O şovun yıldızı ve onun için hiçbir şey hazırlamadık.

Ama sen, Nicky. Toni, için harika bir şarkı yazdın.

-Neden, onun için de bir tane yazmıyorsun? -O başka bir şey. Toni'yi tanıyorum.

Dorinda Morell'i tanımıyorum.

Seninle bir gün buluşacağım.

Eğer bir saat içinde dünya gibi bir şeye sahip değilsek,

...bizimle şov'a çıkmayacak. Herşey iptal edilecek.

Hadi!

Ciddi olalım.

'' Oh sevgilim, şimdi sana göstereyim.''

'' Sonra seni seviyorum diye fısıldarsın tatlım.''

'' Ve hepsini tamamen öğrendiğini biliyorum.''

'' Bu, son aşk dersi.''

'' Şimdi bu sana bağlı.''

'' Bebeğim sev beni.''

Harika.

Nicky, Eddie ile konuştum.

-Bence o haklı. -Hangi konuda?

Dorinda ile düet yapmalısın.

Gösterinin yıldızı için bu güzel bir şarkı.

Ancak Eddie, bu onun şarkısı.

Bunu halka borçlusun canım.

Ama, ben onu Toni için yazdım.

Şov dünyası böyledir, Nicky.

Kabul edemem.

Bu şarkı, Toni'nin şarkısı.

Nicky, Eddie haklı, bu şov'un yıldızı için bir şarkı.

Dorinda bir yıldız, ben değil.

Pekala, tekrar edelim.

-Ama Eddie.. -Tekrar edelim, tamam mı?

'' İlk önce yanımda sarıl.''

'' Sonra duymak istediğim her şeyi fısıldarsın.''

'' Bu, ilk aşk dersi.''

'' Hep böyle başlar.''

'' O, çok kolay.''

'' Nasıl olduğunu bildiğinde.''

'' Oh, sevgilim şimdi sana göstereyim.''

'' Tatlı dudaklarını benimkinin üzerine koy.''

'' Ve hassas bir öpücüğün sihrini öğren.''

'' Bu, son aşk dersi.''

'' Bana, kalbini ver.''

Bu da nedir öyle?

Birbirine iyi geceler diyen, iki Eskimo mu?

Kusura bakma Nicky, ama onu yavaşca, öpmelisin.

Tabii, içinden geliyorsa...

Hayır, hayır, ondan değil.

O zaman, son kısmı tekrarlayalım mı?.

'' Tatlı dudaklarını benimkinin üzerine koy.''

'' Ve hassas bir öpücüğün sihrini öğren.''

'' Bu, son aşk dersi.''

'' Bana, kalbini ver.''

'' Onu böyle öpmek zorunda değildi.''

'' Bunun oyunun bir parçası olduğunu biliyorum.''

'' Ama beni asla o şekilde öpmedi.''

'' Kendimi kandırmanın bir faydası yok.''

'' Açıkça görüyorum.''

'' Açıklamak için elimden geleni yaptım.''

'' Nicky, beni sevmiyor.''

'' Ve bunu henüz öğrendim.''

'' Bu öyle değil.''

'' Çünkü, içimdeki derinliği biliyorum.''

'' Düşen ve kırılan benim gururumdu.''

'' Çünkü, benim için kimse yok.''

'' Nicky'den başka kimse yok.''

'' Başka çocuk yok.''

'' Bana o duyguyu yaşattı.''

'' Beni aldatmayacağını biliyorum.''

'' Henüz kalbimde, ve onu hala seviyorum.''

'' Mutlu bir gün.''

'' Büyüdüğümüzde.''

'' Omzuna, başımı koymak istiyorum.''

'' Ondan başka kimse yok.''

''Nicky'den başka kimse yok''

'' Onun benim sevgilim olduğunu biliyorum.''

'' Benim için başka kimse yok.''

''Nicky'den başkası yok''

'' Onun, benim sevgilim olduğunu biliyorum''

-Bayan. Buralı mısınız? -Evet.

-Toni'ye telgraf. -Teşekkür ederim.

Herkes toplansın!

# Bu akşam 18.30 da ofisime gel Hamilton Black.#

Ne istiyor ki?

Gösteriyi görmek istiyor, ama bilet bulamıyor.

Acele etsek iyi olur, 20 dakikamız var.

Geliyor musun, Nicky?

-Sırtım ağrıyor... -O yapamaz.

Provalar devam etmeli. Sonuçta hazırlamamız gereken bir gösteri var.

Aynen. Sen halledebilirsin. Şarkıyı, Dorinda ile tekrarlıyorum.

Evet, bunu yapalım.

Hadi, geç kaldık.

Sizi beklettiğim için üzgünüm.

Ne yazık ki sizi hayal kırıklığına uğratacağım, Şovun'uz gerçekleşemez.

Kontes tiyatrosunda gösteri yapamazsınız.

Niye ya?

Çünkü, bugün tamamını satın aldım.

Ama gösteriyi gelecek cumartesi yapabiliriz.

Gelecek cumartesi mi?

Ne yazık ki, gelecek cumartesi müsait değil.

Salonu, Bingo için hazırlayacağız.

Bingo mu?

O zaman ne yapabiliriz.?

Gösteriyi iptal etmek zorundasın.

-Yapamayız. -Neden?

Biletlerin hepsi satıldı.

Parayı iade edebilirsin, değil mi?

Bunu yapamazsınız!

Neden olmasın canım. Kontratın var mı?

En azından kesin anlaşman? Kiralama?

Nezaket dışında iddialar geçersiz. Hayat acımasızdır.

Peki ya şovumuz?

Show kapandı genç bayan.

-Şimdi ne yapıyoruz? -Bir fikrimiz yok.

Ciddi olalım! Yenildik.

-Sanırım, başka bir tiyatro bilyorum. -Nerede?

Orası... küçükken yaşadığım yerdi.

-Nerede? -Ama boşver.

-Haritan var mı? -Elbette.

Bakalım onu ​​bulabilecek miyiz? Diğerlerini yolda alırız.

Hazır. Bir, iki,üç.

Dur, dur. Oradaki değil mi?

Evet o, hemde Paragina'da.

Bu bir şaka olmalı.

Burada şov yapılmaz.

Önce içeri girip nasıl olduğunu görelim.

Pencereden hiçbir şey görünmüyor.

Kapıyı açalım.

Umarım böyle bir yere girmenin yasa dışı olduğunun farkındasındır.

Haklısın.

Girmenin daha basit bir yolu var.Tut şunu.

James, neler oluyor?

Sanırım üzgünüm.

James, acele ettiğini düşünmüyor musun?

Sahnesi yok, hiçbir desteğimiz yok.

Işıklar, kostüm, makyaj, senaryo. Hiçbir şeyimiz yok.

İşte, tam da bundan korkuyorum.

James, bunu yapabiliriz.

Ayrılın milet! Ne yapıyorsunuz?

Hayır, zamanımızı boşa harcıyoruz.

- Kıyafetlerini al, Chris! -Öyle olsun.

Nasıl olduğuna bir bakalım.

Şunlara bak, çirkin değil mi?

Sahneye bak!

Nicky, merdiven koyabiliriz.

- Oturmaz mısınız? -Teşekkür ederim.

-Kahve alır mısımız? -Lütfen.

Bence harika bir tiyatro.

Hayal gücünü kullan, o kadar. Sadece boyanması gerekiyor.

Hadi! Burayı, daha iyi hale getirebiliriz.

Burada, harika şeyler yapabiliriz.

Bu sefil vagonda nasıl gösteri yapılabilir?

Kostümlere ve dekora ihtiyacımız var.

Burada bazı kostümlerimiz var.

Yüz yaşında olmalılar.

- Mutlu Yıllar! -Teşekkür ederim.

En azından elimizde bir şeyler var.

Bakın! Sahnede setler var.

Bunları şöyle koyup, şarkı söyleyebiliriz.

Unut gitsin, Nicky. Çalışıyor, bak!

Hey Jimmy! Işıkları dene.

-Onu kaldırmayacaktım, değil mi? -James..

Işıklarımız var.

Evet, setlerimiz de var.

-Sahnemiz var. -Kostümlerimiz bile var.

Sizce yapabilir miyiz?

Neden olmasın? ihtiyacımız olan hemen hemen, her şeye sahibiz.

'' Şarkı söyleyebilecek bir çocuğu al.''

'' Bu, bütün bir izleyiciyi parıltılı yapar.''

'' Tayt giymiş bazı dansçılar ekleyin.''

'' Biraz kostum, biraz ışık.''

'' Ve ne olur biliyorsun? Bir show oluşur.''

'' Burnu bir gül kadar kırmızı olan, komik olur''

'' Hangi kravat oyunda dönebilir.''

'' O gülecek ve palyaço olacak.''

'' Sonra yere düşecek, ve ne olacak biliyor musun?''

'' Artık bir şovun var.''

'' Bir an çılgına dönüyorsun.''

'' Ve o korkunç günlerden biri.''

- Sonraki an, sihir çalışıyor. - Yaşasın...

'' Ve bu şov dünyası, madeni para ifade eder''.

'' Bazı kızlar ve bazı adamlar.''

'' Gözlerinde yıldızlarla.''

'' Ruhu kalkar gider.''

'' Perde açılacak ve süprizimiz meydana çıkacak.''

'' Peki ne olduğunu biliyor musun? Bir show'umuz var.''

'' Tanıştığınız herkes için bir gülümseme.''

'' Ve herkes sana gülümseyecek.''

'' Hayatın boyunca her mil, kalabalık bir cadde.''

'' Gerçek dostlarla dolu.''

'' Her yarın yeni bir üzüntü getiriyor.''

'' O zaman ağlamak niye? Tanıştığın herkes için.''

'' Herkes için bir gülümsemektir. sahip olduğunu sen.''

Ve şimdi bayanlar baylar, küçük bir karar.

Öyle mi?

Lütfen, dinleyicilere hitap ederken sözümü kesmeyin!

Bazı Afrikalılarla kağıt oynadım.

-Ciddi misin? Zulu muydu? -Hayır, zulu değil.

'' tinkle, tinkle, tinkle..''

'' Ya yağmur damlaları serpilirse?''

'' Dans ayakkabılarına küçük zili bağla.''

'' O zaman güneş parlayacak.''

Ve şimdi, bayanlar ve baylar.

İrene Castle'ın ingilizce versiyonu. ,,Fred ve ada kulesi!,,

Karısı, Batı Hint Adaları'nda tatilde.

Ciddi misin? Jamaika'da mı?

Hayır, anne evde kaldı.

-İNATÇI EŞ-

Güzelim!

Dur! Çek ellerini kadının üstünden!

Sen bir kedi değilsin.

'' O Algy olarak çok iyi bilinir.''

'' Böyle bir neşeli iyi bir adam, Algy.''

'' Ve neşeli büyük favori, ağlayan barmaid'lerle.''

'' Algy, olarak çok iyi bilinir.''

'' Küçük cam gözlü Piccadilly Johnny olarak.''

'' Ginjah, herkes Kaptan Ginjah'ı biliyor.''

'' Eski toprak, çok sıcak.''

''Bayanları seviyorum. Onlar beni yaralamaz.''

'' Herkes onlar için gider.'' G...G...Ginjah.

Joshua, Joshua.

'' Neden annemi görmeye gelmiyorsun?

Lütfen, bundan çok hoşlanacaktır.

Sevgilim, seni tanımasına izin ver.

'' Joshua, Joshua.''

'' Sen limonlu kabaktan da daha tatlısın.''

'' Tanrı tarafından öylesin, Joshua.''

'' O şapkayı nereden aldın?''

'' O kadar şık değil ve dakikalardır bende.''

'' Böyle birine sahip olmayı çok isterim.''

'' Bana şapkayı nereden aldığımı soruyor.''

Bay Perkins, beni korkuttunuz.

Tozları al, Daisy.

Bugün, bunu unutma.

Milyoner Aviston'un ikametgahı, tertemiz olmalıdır.

Extra olmalıdır.

Ampul!

Özellikle yakın akrabalarından biri olarak,

...davetini kabul ediyorum.

Hepsi ondan nefret ediyor çünkü...

...onları vasiyeti'nin dışında tutuyor.

Beş dakika içinde.

Bu kim ki?

Kapısında, Fred adlı köpeği olan bir adam var.

Ciddi misin, peki adamın adı ne?

-Lütfen, ayaklarımıza dikkat edin. -Gözlerini bileklerden ayırma!

Bu adımı, Fred Astarie'den alıyoruz.

Ondan kurtulmak ne büyük mutluluk!

- Dans ediyoruz. - Bir şeyler değiştiriyoruz.

'' Bay Arthur Murray, bize yardım için acele edin.''

'' Evde fakir bir kız.''

'' Baloya gitmek için sevilmeyen ve bastırılmış özlemler.''

'' Sihirli bir büyü ve bir peri.''

'' Ve gösterecek bir show'umuz var.''

'' İki aile savaşta.''

'' Bir gece genç Juliet, Romeo ile tanışır.''

'' Ve danscılar görünürler.''

'' Birazdan, bir Show'umuz var.''

'' Bir anda, meşgulsün.''

'' Kötü bir gün geçirdiğini biliyorsun.''

'' O zaman sihir işe yarar.''

'' Grup hazır.''

'' Harika hissediyoruz.''

'' Maceraya başlayabilir miyiz?''

'' Perde açıldı, bizim için sürpriz oldu.''

'' Şimdi gösteri, başlıyor...''

'' Ve şimdi gösterimiz başlıyor.''

'' Ağlıyoruz, konuşuyoruz, uyuyoruz, yürüyoruz, yaşıyoruz...''

'' Olabildiğince güzel, neşeli, komiğiz.''

'' Görmenizi istediğimiz bir Shov'umuz var.''

Kıvrımlar güzel ve...

Haberleri duymak ister misiniz?

Tiyatro, Glasgow'dan yaşlı bir kadına ait.

-Onu aradım. -Ne dedi?

Bedava'ya vereceğini söyledi.

Şaka değil, asil bir amaç olduğu sürece bize bıraktı.

Sadece temizlememiz gerekiyor ve, o bizim.

Provalarımıza devam edelim.

Ayaklarına dikkat et!

Hepimiz şarkıcı olamayız, değil mi?

-Sanırım bazı zincirlemeler yapacağız -Hayır. Atlamak istemiyorum.

-Dinleyin! Bir şey unuttuk. -Ne?

İnsanlara, Tiyatronun yerinin değiştiğini nasıl bildireceğiz?

Reklamla!

Şehrin her yerine, afişler ve paneller asarız.

Bu işi kim yapacak, Chris?

- Bir dakika. -Tv'de

Hayır, bu çok pahalı olacak.

Televizyon...Bakın!. Bir fikrim var.

Eski bir radyo vericisini nereden bulabiliriz?

Neye ihtiyacın var?

Bilmiyorum. Nerede bulabileceğimizi bilen var mı?

Evet. Her türlü şeyin olduğu bir hurdacı biliyorum.

Ama, bir radyo vericisini tamir etmek pahalıya patlar.

Ne kadar?

Lambalar, piller tahminen 30 şilin.

Dinleyin! Eğer alırsak, nasıl kullanacağını biliyor musun?

Evet, prize tak ve çalıştır.

İyi, kayıt cihazınıza ihtiyacımız var. Bu gece club'e gelin.

- Neden? - Soru sormayın.

-Onları kulüp'e getir, o zaman söylerim. -Neden bir radyo istasyonu istiyor?

'' Kollarındaki kız ne zaman''

'' Senin kalbindeyse''

'' O zaman her şeye sahipsin.''

''Rüyan'da göğsüne bastırdığını.''

''Yatırdığını hayal ediyorsan''

'' Bir kral kadar zenginsin.''

''Yani onu sıkı tut''

''Ve asla gitmesine izin verme''

''Gece ve gündüz''

''Onu çok sevdiğini belli et.''

''Hayatının aşkıyla''

''Aşkın ömrünü geçirin''

''Onu sonsuza dek senin yap''

''Bu yüzden onu sıkı tut''

''Ve gitmesine asla izin verme''

''Gece ve Gündüz''

''Onu çok sevdiğini belli et''

''Hayatının aşkıyla''

''Aşkın ömrünü geçirin''

''Onu sonsuza dek senin yap''

''Onu sonsuza dek senin yap''

Durdur!

Harika!

-Bir kilo domates istiyorum. -Mümkün değil, artık onların mevsimi değil.

Nasıl yani? Neden satılık etiketi var?

Zor bir yaz oldu.

Yarım kilo istiyorum.

Hayır, afrika uyuzu.

-Afrika uyuzu? -İzin verin!

Hey! Ne yapıyorsun? Karıştırmayın!

Bu yüzden geldim, almak istiyorum.

Neyse, daha fazla karıştırmayın.

Bebeğiniz ve kocanız için bir hediye. İyi günler!

Güle güle, sevgilim!

Toni nerede?

Bilmiyorum, geleceğini söyledi.

Üzgünüm, anten problemi vardı.

Hadi çalışalım.

-İyi. -Bunu monte et.

-Mikrofon nerede? -Mikrofon mu?

Portakalların arasında.

Ağzına yakın tut.

-Hazır mı. Chris? -Evet.

Ses, oldukça net.

Canlı. Şimdi!

``Gece yarısı Gençlik kulub'ün yayınlarını dinleyin``

``Unutma! Gece yarısı``

Görev zamanı Watts. Radyo korsanları televizyonda yayın yapıyor.

Dikkat ederiz, efendim.

Hemen çözeceğiz.

İki dedektör, C4-J5

Beklemede kalın!

``Bu gece, televizyon programlarının korsan radyo yayınlarından dolayı,

...kesintiye uğradığını öğrendik``

``Vericileri çok güçlü ama,

... BBC yayınlarını kesmesi imkansız``

İddiaya var mısın? Gece yarısı BBC'den tamamını dinleyin.

Şu an gece yarısı ve Gençlik yayınımız başlıyor.

Londra'nın beklediği şov' la ilgili haberler.

Dorinda Morell'in olağanüstü katılımıyla.

Ayrıca, en özel extra cazibe performanslarını izleyeceksiniz.

Gizemli Şarkıcı.

Hamilton Black tiyatroyu satın aldı, ancak gösteri iptal edilmedi.

Gösteri gününü ve yerini size, güvenlik nedeniyle gün içinde açıklayacağız.

M4 raporları, 265'i bildirdi efendim.

265, bulun hemen!

Koordinatlar N-58, efendim.

Scotland Yard'a haber verin!

-Watts -Evet efendim?

Başka ne biliyorsun?

Herşey anlatıldı, şu an polis iz üzerinde.

-Burası mı? -Evet, emirlerin biliyor musun?

Hadi, BBC yayınını bozan korsanları yakalayalım.

Bu aptalca , tam burada BBC'de.

Acele edelim, yerimizi keşfedebilirler.

-Yayını başlat, Toni. -Tamam, mikrofon nerede?

Dikkatli ol, polis! Çabuk.

Tabii, iyi yapmışsın.

-İyi akşamlar, polis bey. -İyi akşamlar, bayan.

Bunlar istiyorum.

Çabuk, poşet ver!

Ne kadar?

Ne kadar mı?

-Bizden olsun. -Teşekkür ederim.

Ucuz atlattık. Hadi başlayalım.

Mikrofonu buldun mu?

Şimdi, Gençlik Kulub'ü olarak gösterimizden bir bölüm yayınlıyoruz.

Gizemli Şarkıcı ve '' Kollarımdaki Kız ''

Bir rüya gibi, değil mi?

Sanki bir hayalete aşık oluyorum.

'' O senin sevdiğin kız''

'' O zaman istediğin her şeye sahipsin.''

''Rüya'da göğsüne bastırdığını''

''Yatırdığını hayal ediyorsan''

'' Bir kral kadar zenginsin''

''Bu yüzden onu sıkı tut''

''Ve gitmesine asla izin verme''

''Gece ve Gündüz''

''Onu çok sevdiğini belli et''

''Hayatının aşkıyla''

''Bu yüzden onu sıkı tut''

''Ve gitmesine izin verme''

''Gece gündüz''

''Onu çok sevdiğini belli et''

Ne korkunç bir gürültü.

Bu sesin çok bilet satacağını sanmıyorum.

Haksızlık ediyorsun, kötü bir ses değil.

Saçmalık! Sen bile daha iyi söylersin.

Şarkı söyleyebilseydin...

...her neyse, ben yatmaya gidiyorum.

Ayrıca bir de, Dorinda Morell var.

O gösterinin yıldızı.

Dorinda Morel mi? Bunu hiç duymadım.

Sanırım duymayan tek kişi sensin, Baba!

Son albümü bir milyondan fazla sattı.

Bir milyondan fazla mı?

Tam olarak! Altın disk aldı.

-Geliyor musun? -Ne?

-Hayır, henüz değil. -İyi geceler, baba.

Bir milyon satış.

Bayan, Morell.

Bayan, Dorinda Morell?

Beni tanımıyorsun, benim adım Hamilton Black.

Bay Black, elbette sizi tanıyorum. Tüm milyonerlerle tanışmak istiyorum.

Sana temiz bir sayfa açmak istiyorum, eğer bana zaman ayırırsan.

Şimdi olmaz, provalara geç kaldım.

Zaten geç kaldıysanız, biraz daha geç kalın.

Boşver, arabama binelim! bu konuyu konuşalım.

Bay Black, bu bir teklifle mi ilgili?

Bu mümkün, Bayan Morell.

Mahallede bir gezintiye çık, James.

Açıkçası, satılık bir mülk gördüğünüzde durursunuz.

Bu gün öğrendiğimize göre Hamilton Black, Dorida Morell ile ''Kontes Tiyatrosu'''nda,

...yeni bir dergi şovunda rol almak için, anlaşmaya vardı.

Bayan Morell, bu reportaj'ı muhabirimize verdi.

Gençlik kulüb'üyle arasının, iyi olduğunu söyledi.

Gösterimizin de, adı geçti.

Şov dünyası işte böyle!

Yani, boşuna mı uğraştık?

Gazeteleri okuyun.

-Ne güzel bir haber! -Çok komik.

Dorinda Morell, şov'dan neden kaçtı?

Bu sabah gazetesi, burayı dinle!

''Gizemli Şarkıcı'' büyük başarının tadını çıkarıyor.

BBC genel merkezi, aramalarla ilgili saldırıya uğradı.

Burayı dinle!

Vokal Records, plak şirketi müdürü,

Kendisine 5 yıllık sözleşme teklif edeceğini söyledi.

Bir dakika!

Gösteri için hala bir yıldızımız yok.

Ne demek bir yıldızımız yok?

Şimdi yıldız sensin.

-Hayır, ben olamam.. -Bunu halka borçlusun, Nicky.

'' Hepimiz birimiz birimiz hepimiz için.''

''Koro halinde şarkı söyleriz''

'' Hepimiz birimiz birimiz hepimiz için.''

''Şimdi uğruna savaşacak bir şeyimiz var''

'' Bazı düşmanlarımız var.''

''Geleceğimiz ne olursa olsun çözebileceğimizi biliyoruz''

''Eğer birlikte olursak''

''Birlikte ya yağmur, ya rüzgar olacağız.

''Bizi kimse yenemez''

''Gururla, yürüyor şarkı söylüyoruz.''

''Bizi kesinlikle kimse yenemez''

''Şimdi, yüksek sesle''

''Şarkını söyle''

- Bizi kimse yenemez. - Biz yenilmeziz.

-Bizi, kimse yenemez. -Yenilmez.

''Hepimiz birimiz birimiz hepimiz için''

-Dikkat antikadır! -Onu boşverin, hanımefendi.

Şimdi, Gizli radyo istasyonumuzun,

Gizemli Şarkıcının en son kaydını sunuyoruz.

-Koordinatlar M-84, efendim. -Polise haber verin!

,,İşte Chepstow'daki ikinci yarışın son bahisleri,,

Alo, ben Hamilton Black.

Merhaba! Yaban Havucu'na, 50 pound bahis oyna.

Yaban Havucu!

Elbette beni duyamazsın.

Ben de kendimi duyamıyorum, polise başvurun.

At ismi olmadığını biliyorum. Önemli değil.

Tamamen delilik bu!

Sessizce radyo bile dinleyemiyorum.

Devlet.

Alo? Polis mi?

Ben, Hamilton Black. Komiserle konuşmak istiyorum, lütfen.

Komiser mi? Eminim, ne hakkında olduğunu anlamışındır.

-Korsan radyo istasyonuyla ilgili. -Baba...

-Klüb hakkında. Polisle konuşuyorum. -Gerek yok. Onlar çoktan geldiler.

Ciddi misin? Ne çabuk!

İyi günler bayım. Biz polisiz.

-Beni şaşırttınız. -Tam da bunu istiyorduk.

Arama emrimiz var.

Burada, gizli bir radyo istasyonu olduğuna inanmak için nedenimiz var.

Seni yakaladılar, baba! Senin yanındayım.

-Bu arada, ziyaret programı nedir? -Aptal olma!

-Bu bir skandal! -Biz görevimizi yapıyoruz, efendim.

Ben iyiyim, itiraf et, baba!

Ben olsam, kütüphane'den başlardım .

Aptal olma! Kütüphane'ye niye baksınlar?

Otur, arkana yaslan ve sakin ol, baba. Unutma!

Söyleyeceğin her şey aleyhinde kullanılabilir.

,, Ve şimdi, uzun zamandır beklenen duyuru ,,

,, Gizemli şarkıcının katılımıyla clu show, bu akşam...

... Finsbury Park Empire'de gerçekleşiyor ,,

Tekrar ediyorum; Finsbury Park Empire.

-Efendim! -Evet.

-N-27 -N-27

Polis'i arayın.

Watts! N-27 orası, polis merkezi.

Anlıyorum. Dikkatli olacağım!

Yangın yönetmeliklerini veya diğer yasaları iihlal edip etmediğini kontrol ettiniz mi?

İyi.

Tiyatronun sahibinin Glasgow'da yaşadığını mı söylüyorsunuz?

Tamam, buroda kal.

Seni, Glasgow dan arıyacağım.

Güzel, sandalyeleri geri koymaya başlayın!

Pekala, devam et! Çok iyi gidiyorsun.

Peki Jonathan, o sandalyeleri yerlerine koy lütfen, teşekkür ederim.

James, ne yapıyorsun?

Toz alıyorum.

Onu bana ver, Ernie.

Sahnede, işler nasıl gidiyor? Paspasladın mı?

Devam edin.

Tamam, herkes temizlesin.

-Chris! -Evet.

Kostüm provası nasıl?

-Biz hazırız. -İyi.

Odayı boşaltın.

Tamam, hadi oturun.

Prova'lara yer açın.

İyi. Müziği açın.

''Neden utandın''

''Sana ne yapabileceğini söyleyeceğim''

''Dans'' '' Beni sıkıca tut''

''Ve, yakına gel''

''Konuşmaya çalışma''

''Dans''

''Mambo, ritim demektir'' ''Konuşmaya zaman yok''

''Bir ritme girdiğinde, engelleri unuttuğunu''

''Hemen anlarsın''

''Nasıl böyle hissediyorum''

''Dans''

Dench, Dench ve Dench.

Glasgow'dan arıyorum ben, Hamilton Black.

Bay Dench, Glasgow dan Hamilton Black sizi arıyor.

Tamam, bağla.

-Alo Dench, Glasgow havaalanından arıyorum. -Sağ salim, geldiğinize sevindim, efendim.

Ne demek istiyorsun? Şimdi geri dönüyorum.

Tiyatro'ya gittim, satın aldım.

Şimdi iki tiyatromuz var. Dinle!

Yerel polisi getirmeni istiyorum.

Tiyatronun önünde buluşalım. Nasıl yapacağın önemli değil.

Evet, efendim.

Alo, Bay Black?

Orada mısınız, efendim?

Ernest. Aman Tanrım!

Nereye gittin?

Salon ışıkları.

Kontrol panelini yönetebilyor musunuz, yardıma ihtiyacınız var mı?

Halledebilrim.

Güzel, şimdi de balkonun ışıkları.

Spot ışıklar.

4 çalışmıyor.

Onları değiştirebilir misin?

Jimmy'de sana yardım etsin.

Bu harika!

Şimdi, spotlar.

Harika!

Nasıl gidiyor? Boya kurudu mu?

O, spotlar çalışıyor mu?

Orkestra ne durumda?

Tamam Jimmy, perdeyi aç.

Tamam, herkes hazır, 15 dakika sonra, perdeyi açıyoruz.

Barbara, bak dinle!

-Hamilton Black, tiyatro'yu aldı. -Ne yaptı?

Yaşlı kadından satın aldı. Şimdi Glasgow'dan dönüyor.

Dışarıda polisler var.

Yani, gösteriyi çekebilir mi?

Eğer, satın alma kanıtı varsa?

Onu bir şekilde durdurmalıyız.

-Ne yapabilirsin? -Bir fikrim var.

Bazı piçlerin her zaman savaşa hazır olduğunu biliyorum.

Black, havaalanından geldiğinde takip ediyoruz ve onu alt ediyoruz.

Nasıl yani? Bir dakika!

Yardım istemiyor musun?

Şaka mı yapıyorsun, hadi. Görüşürüz.

Ya, onları durduramazsa?

Ben sahneye gidiyorum.

-James, bir şeyler yapmalıyız. -Evet.

-Bunu düşünelim. -Öyle mi?

-Sence? -Evet.

-Düşünelim. -Zor değil.

Bunun, yıldızların kulübesi olduğunu düşündüğünüzde ...

...bir tiyatro'yu harabe halinde bırakmak ne kadar üzücü.

Yakın zamanda şartlara uygun olacağını düşünüyorum.

Bu sadece başlangıç.

Yakında, bir plak şirketi yıldızı olacaksın.

-Korkuyor musun? -Evet, biraz.

-Zor oldu değil mi? -Bir bakıma, ama heyecan vericiydi ve...

...sen de benimleydin.

Beni, çabucak unutursun.

Başarısız dansçılarla zamanımı boşa harcıyorum.

Bu nedir?

-Bence iyi oldu. -Komik olma!

Ayrıca, sensiz ne yapardım bilmiyorum.

Bir şey yapmak zorunda değilsin.

Herhangi birini istemiyorum.

Asla.

Merhaba, ne oldu?

Ofiste, bazı haberler duydum.

Bay, Hamilton Black gösteriyi durdurmaya çalışacak.

-Nasıl? -Bunu yapabilir mi?

Belki de daha fazlasını. Chris, yanına birkaç adam aldı, onunla savaşacaklar.

Hey, nereye gidiyorsun?

Babam'la konuşmaya, Hamilton Black, benim babam.

-Ne? -Aynen öyle. Benim babam.

Ve onlunla yüzleşmeye gidiyorum. Kimse, yardıma gelmesin.

-Onu durdurun! -Hakkı var.

Fiziksel güç kullanırsak, Hamilton Black'la aramız daha kötü olur.

-Böyle kazanamayız. -Evet, ancak...

James, o haklı.

-Nasıl, hepsi tamam mı? -Herkes oturdu.

Müziği aç.

Al, müziği aç!

Hadi, değişelim.

Hadi binin, acele edin!

-Ne oldu? -Araban alev aldı.

-Ne talihsizlik! -Arka tarafta.

Uslu durun! Arabanızın güzelliğini mahvetmek istemezsiniz, değil mi?

Adam kaçırmanın ölüm cezası veya müebbet hapis cezası aldığını biliyor muydunuz?

Çok, korktum.

-Sanırım bu, Nicholas'ın fikriydi. -Nicholas kim?

-Oğlum. Onu tanımıyormuş gibi davranma. -Umarım, Nicky'i kastetmiyorsundur?

Oğlum diyorum. Bu korkunç gösteriyi o kurdu.

Bir dakika! Nicky Black senin oğlun mu?

Bundan haberin yok mu?

Bizimle geçirdiği tüm zaman da, senin oğlun muydu?

Elbette. O, her zaman benim oğlumdu.

Yani, onu bizim için casus mu yaptın?

Bize, o tiyatroyu ayarlattı.

Seninle o tiyatro'yu, ücretsiz olarak satın almanız için.

-İnanılmaz! -Ne olduğuna bak...

...kapıları kapatıyorsun ve o sana yardım ediyor.

Tüm bu zaman, burnumuzun dibindeydi.

Ve gizemli şarkıcı adıyla ünlü oldu.

Nicholas, gizemli şarkıcı mı?

O korkunç gürültü benim oğlımdan mı çıkıyor?

Evet. Bence, onunla gurur duymalısın.

Birşeyler yapıyor. Sanırım gurur duymaya başlıyorum.

Ne yapacağız? Nicky'nin sırası.

Nerede? Şimdiye kadar ortaya, çıkmış olması gerekirdi.

Tamam, geldik. Bak!

Zorluk çıkarma, sessizce içeri girelim.

-Gidelim. -Hadi!

Belki, başka birini koyabiliriz. Ne dersin? -Evet.

``Gizemli Şarkıcı'yı istiyoruz.``

Bak! Birinin çıkıp duyuru yapmasına izin ver.

-Hayır! -Evet.

-Sen yasal temsilcisin. -Sen de olabilirsin.

Jimmy, hayır. Gitmiyorum!

``Gizemli Şarkıcı.``

Bayanlar, Baylar. Lütfen..

Bayanlar ve Baylar...

Söylemem gereken şeyler var.

Lütfen, Bayanlar ve Baylar.

Lütfen! Sakin ve sessiz olun!

Kontrol'ümüz dışında gelişen olaylar yüzünden üzgünüm.

Mesela bu gece ki gibi, Gizemli Şarkıcı bu gece katılamıyor.

Bayanlar, Baylar lütfen sakin olun. Bu adil değil.

Bu haberin sizi şok ettiğini biliyorum.

Bende, sizin kadar onu dinlemeye can atıyordum.

Ama, eminim onsuz da iyi hissedebiliriz.

Harika performanslarımız var.

Oturun ve rahatlayın.

Gösteriyi beğeneceğinize eminim.

Paramızı geri istiyoruz!.

Paramızı geri istiyoruz!

Lütfen, Bayanlar Baylar.

Tamam, sıradaki kim?

Seni, neden judo kursuna gönderdim? O-soto-gari'yi dene!

-Tekrar aynı pozisyonda olmak güzel. -Kazandık gibi görünüyor.

Dikkat et, baba!

Burada ne yapıyorsun, Nicky? Tiyatro'da olman gerekmiyor mu?

Başının belada olduğunu duydum, buraya geldim.

Sen ve arkadaşların hala gösteriye gidebilirsiniz.

Bu senin için daha iyi değil mi?

Sen ciddi misin, baba! Buna kızmaz mısın?

Beni neyin kızdıracağına ben karar veririm. Hadi, kalk!

-Gösteride ona ihtiyacın olacak. -Hayır, o değil.

O zaman yatmaya devam et. Kime ihtiyacınız var?

-Chris. -Chris, nerede?

Bilmiyorum baba, ona en son sen vurdun.

İşte şurada!

Umarım sov'da herkes hazırdır.

Paramızı geri istiyoruz!

-Paralarını geri istiyorlar. -Bu mümkün değil.

-Peki, ne yapıyoruz? -Zaman kazanalım.

Aktörlerin çok çalışması gerekmez.

Burada her şeye hakim olmalı.

Shov devam etmeli.

Haklısın James, net düşünemedim.

Hanımlar, Beyler, sessizlik.

Benim hatam değil, lütfen oturun.

Lütfen, sessiz olun ve oturun!

Bu çok yanlış.

Hey sen! Bunları atmaya nasıl cesaret edersin?

-Bay, Black. -Merhaba, Dech!

Burada ne yapıyorsun? Gösteriye geldim.

Beni Glasgow'dan arayıp dediniz ki...

Saçmalık! Bağlantı iyi değildi duyamadın.

- Onu içeri al, Nicky. -Ama polisler ne olacak?

Herkes omuz verirse araba gider, değil mi?

Lütfen, artık bana elma fırlatma.

Bu adil değil, buraya taciz edilmeye gelmedim.

Durun artık, yoksa hepinizi kovarım.

-O, burada! -Bayanlar ve Baylar yalvarırım...

-Bir daha bunu yaparsan! -Nicky geldi.

Sessiz olun Bayanlar, Baylar oturun!

Lütfen! Bayanlar ve Baylar, Gizemli Şarkıcı'yı takdim ediyorum.

'' Kollarındaki kız ne zaman''

''Senin kalbindeyse''

''O zaman herşeye sahipsin''

''Annem, hayır diyor''

''Babam, hayır diyor''

Kardeşim hayır diyor, ama hepsi gitmek zorunda.

Çünkü, Evet diyoruz.

Evet, diyoruz.

''Eğer, vazgeçmezsek.''

''Eğer, söyledikleri her şeyi dikkate alırsam''

'' Vazgeçebiliriz''

''Ölmüş bile olabiliriz''

''Çünkü, evet diyoruz''

''Evet, diyoruz''

''Şimdi öne geçiyoruz bebeğim''

''Başka bir şarkı söyleyeceğiz''

''Yaşlılar, bize hepsinin öldüğünü ve gittiğini öğrettiler''

''Çünkü, evet diyoruz''

''Evet, diyoruz''

''Gökyüzüne nişan alacağız'

''Ve yüksek ateş etmeye devam et''

''Bu sorunları unut bebeğim''

''Sadece oturup iç çekmeyin''

''Çünkü, Evet diyoruz''

''Evet, diyoruz''

Bravo Nicky! Seninle gurur duyuyorum oğlum.

-Teşekkürler, baba. -İşe yaradı, Nicky!

-Sana söylemiştim. -Elbette.

Hadi, üzerini değiştir.

Artık anlaştığımıza göre ofis binasının tam ortasında...

...yeni bir kulüb inşa edeceğim. Ne diyorsunuz?

Teknik olarak konuşacak olursak, orada İnşaat yapmanızı, beş yıl boyunca engelleyebiliriz.

Üstelik...Ernest.

-Bu kadar, babacığım! -Teşekkür ederim.

İlk onursal üyemisiniz.

Ve, judo eğitmeni.

Hadi, bir sonraki gösteriyi sunalım.

-Nasılsınız? -Ne olsun, iyiyiz.

Shov, nasıl yapılır?

-Bir şeye ihtiyacın, var mı? -Evet, ihtiyacım var.

Çalışması için, neye ihtiyacın var?

-Nasılsınız? -Ne olsun, iyiyiz.

Seyirciyi nasıl güldürürsün?

-Onun yaptığı gibi. -Kimin?

Seyirciye nasıl şarkı söyletirsin?

Cevabın ne olduğundan emin değilim...

...ama, bence bu kadar.

''Ezilmiş bir çocuk bul''

'' Hayat dolu bir şarkı''

''Ve halk, hayal et''

''Dansına, birşeyler ekle''

''Kostüm, ışıklar''

''Gösteride, ne görmeli?''

''Bir anda, korkarsın''

''Kötü bir gün geçirdiğini biliyorsun''

''O zaman, sihir işe yara''.

''Gösteri dünyasında alıntı yapmak böyledir''

Hadi, baba!

-Hadi, herkes yapabilir. -Ben çok yaşlıyım.

Devralma şansın var.

''Gösteri'de ne görmek istersiniz?''

''Gözlerinde pırıltı olan kızlar ve erkekler''

-Ve çok heyecanlı. -Bravo, baba!

''Bizim için sürpriz perde yükselir''

-Ne görmek istersin? -Biz şey..

''Güzel, neşeli komik bir tane var''

''Gösteride, ne görmek istersin?''

Çeviri: Turgay Alparslan

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.