All language subtitles for Siccin.7.2024.720p.WEBRip.x264.AAC-[YTS.MX].tur

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian Download
am Amharic
ar Arabic Download
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali Download
bh Bihari
bs Bosnian Download
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian Download
cs Czech
da Danish Download
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew Download
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ml Malayalam Download
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian Download
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese Download
sk Slovak
sl Slovenian Download
so Somali
es Spanish Download
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili Download
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Downloaded from YTS.MX

Official YIFY movies site: YTS.MX

Zulmat Ayini çok tehlikelidir.

Adını bile anmak istemez bu işin âlimleri.

Hiç dolunay olmayan aylarda yapılır.

Bu aylara Kara Ay denir.

Kara Ay'ın en karanlık gecesi Yeni Ay'ın çıktığı gecedir.

İşte o gece Zulmat Gecesi'dir.

Zulmat karanlık demektir.

Bu, karanlığın zulüm devridir.

Kısmetin varmış ki bu zaman çok yakın.

Bunu bir işaret olarak görüyorum.

Ama kararını vermeden önce iyi düşün.

Zira bu lanetin dönüşü yok.

Oğlumu ve kocamı öldürenin bu acıyı yaşaması için her şeye razıyım!

Gerekirse cehennem ateşinde bile yanarım!

Tövbe de.

Bir kurban bulacaksın.

Zulmat Gecesi bu kurbanla yapacağız ayini.

İstediklerin gerçekleştikten sonraki gece

bu kurbanı canlı canlı gömmen gerekiyor.

Bu büyük günaha razı mısın?

Razıyım.

Başka çarem yok.

O zaman kurbanını bul ve yarın gece getir.

Duy beni ey karanlık.

Bu Zulmat Gecesi sesime gelin.

Ahir zamanlardan duyun beni ve bu kadına güç verin.

Zifirî karanlığınızla sesime gelin.

Zulmat Ayini'yle bu kadına güç verin.

Bu kadının dileğini gerçekleştirin ki

düşmanlarından intikamını alabilsin.

Ay'ı karart, Zulmat'ı başlat!

Baba?

Zulmat tuttu.

Zulüm gerçekleşti.

Şimdi tek bir şey kaldı.

Yarın geceye kadar bekle.

Çocuğu canlı canlı gömeceksin.

Bunu tek başına yapacaksın.

Bu büyük günahı tek başına çekeceksin.

Ona artık ifrit kanı bulaştı.

Bunu yapmazsan şimdiye kadar çektiğin acıların çok daha fenasını çekersin.

Yedi hayvanın kemiğinden yapılmış bu lanetli tılsımı çuvalın içine koy

ve çocukla beraber onu da göm.

Bu tılsım Zulmat'ın mührüdür.

Zulmat Gecesi bu!

Zulmat karanlığı...

Bu karanlığın zulmünden kimler etkilenecek?

Bu zulümden kaçış var mı?

Dün karşılaştığımızda demiştiniz

buradaki evlere temizliğe gidiyorum diye.

Aslında bizim ihtiyacımız yatılı birisi.

Evde bir yaşlımız var. Kayınvalidem.

İki yıl önce alzheimer oldu.

İhtiyaçları, bakımı derken yetişemiyorum artık.

Çok geçmiş olsun Arzu Hanım.

Siz hiç merak etmeyin.

Ben ilgilenirim.

Bu arada iki tane de kızımız var.

Büyüğü 18 yaşında. Adı Serap.

Buraya taşındığımızdan beri arkadaşlarından uzak kaldığı için

biraz gergin.

Gençtir mazur görmek lazım.

Anne?

Bu da küçük prensesimiz Rüya.

Gel bakalım Rüya'cım.

Bak bu Meral Teyzen.

Merhaba Meral Teyze.

Merhaba.

Bakalım bu güzel kız için benim çantamda ne varmış.

Al bakalım.

Teşekkür ederim Meral Teyze.

Bir şey değil.

Çok güzel maşallah.

Allah bahtını da güzel eylesin.

Âmin.

Rüya büyük bir hastalık atlattı.

Sizden ricam onunla özel olarak ilgilenmeniz.

Gözünüz üzerinde olsun lütfen.

Siz hiç merak etmeyin,

çocuklarla aram çok iyidir, ilgilenirim.

O hâlde hayırlı olsun.

-Ailemize hoş geldiniz. -Hoş bulduk.

Başkası yapmış.

Başkası yapmış.

Başkası yapmış onu.

Başkası yapmış.

Babaannecim nasılsın?

Başkası yapmış...

Anlattı baban.

Söyledi, her şeyi söyledi.

Çok pişman oldu ama bir şey diyemiyor.

Korkuyor.

İyileşeceksin babaanne.

Git buradan.

Başkası yapmış seni.

Başkası yapmış seni.

Başkası yapmış seni.

Başkası yapmış.

Serap aç değil misin kızım?

Yok tokum ben.

Siz yiyin.

Arzu Hanım başka isteğiniz yoksa ben Lale Hanım'a bakayım.

-Tamam. -Masayı ben sonra toplarım, olur mu?

Sen de yoruldun bugün. Hiç zahmet etme ben toplarım.

Tamam, teşekkür ederim.

-Hayırlı geceler. -İyi geceler.

İyi bir kadına benziyor.

Öyle.

Afiyet olsun Lale Hanım.

Su getireyim mi? İster misiniz?

-Kimsin sen? -Meral. Benim adım Meral.

Niye geldin buraya?

Yer yok başka.

Ben buradayım.

Oğlum burada.

Gelinim burada.

Yemek yetişmez.

Hepsi yiyor.

Aç kalırım.

Dur oğluma sorayım.

Siz zahmet etmeyin. Ben söylerim.

Otur!

Her işi vaktinde yapınca...

...çok güzel olur.

Vaktinde yapmalı.

Böyle olursa

iyi olur.

Geç yaptın mı

olmaz.

Bedeli ağır olur.

Her şeyi vaktinde yapınca iyi olur.

Sonra kıymeti kalmaz.

Yoksa bedeli ağır olur.

Sonra kıymeti kalmaz.

Yoksa bedeli ağır olur.

Her iş vaktinde yapınca güzel.

Öyle değil mi Meral?

Her iş vaktinde yapınca güzel.

Öyle değil mi Meral?

Adın neydi senin?

-Meral. -Meral.

Güzel isim.

Meral.

Gelecek misin yine sen?

Geleceğim, geleceğim.

Küçük torunum var yukarıda.

Onu bulursan söyle gelmesin.

Başkası oldu o.

Torunum değil o.

Kemal başkası yaptı onu.

Başkası yaptı onu.

Tamam, hadi siz dinlenin. Ben söylerim.

Niye geldin sen? Hadi git!

Hadi git!

Git. Niye geldin?

Git! Kemal gelir.

Git! Git diyorum, git!

Git! Gelme bir daha!

Öldürdü onu.

Bilmiyor ne yaptığını.

Aptal Kemal.

Hiçbir şeyle ilgilenmediğin için o kadar şanslısın ki Rüya.

Hep aynısın.

Nerede olduğun, ne gördüğün,

ne yaşadığın seni hiç ilgilendirmiyor.

Hiçbir şey seni mutsuz etmiyor.

Hep aynısın.

Bazen...

...keşke ben de senin gibi olsaydım diyorum.

Benim yerimde olmak istemezdin abla.

Kemal.

İyi misin?

İyiyim, iyi.

Kafam dağınık biraz.

Serap da hâlâ alışamadı buraya.

Alışacak. Daha yeni geldik.

Burada da arkadaşları olur.

İnan bana en iyisi buydu.

Biraz kafamı toplayayım

burada daha büyük bir hastanede iş bakacağım.

Nasıl?

Hani artık bu işi yapmayacaktın Kemal?

Madem doktorluğa devam edecektin neden işini bıraktın?

Arzu.

Anla beni.

Biraz kafamı dinlemem lazım.

Baba!

Hasan!

Anne!

Sözünü tutmadın!

Tutacaksın!

Tutacaksın!

Bak!

Arzu gel.

Rüya nerede?

Aşağıda yıkanıyor.

Her tarafı kirlenmiş.

Ben gidip bakayım.

Sen buna bak.

Bunu diğerlerine boşalt ben gelene kadar.

Tamam.

Dikkatli ol. Dökme sakın, zor bulunuyor.

Böyle yapmasaydın oğlum.

-Anne ne oldu? -Sen öldürünce delirdin yine bak.

Kızım! Rüya!

-Bu kimin kanı kimse bilmiyor. -Kızım! Uyan kızım!

Rüya! Rüya! Kızım uyan. Rüya!

-Delirdin sen, delirdin. -Rüya, uyan kızım. Rüya!

Rüya! Rüya!

-Beni de öldür. -Kızım uyan.

Rüya! Rüya, kendine gel.

-Bu hangisinin kanı kimse bilmiyor. -Uyan kızım!

-Kızım! Kızım! -Baba?

Rüya?

Kemal?

Ne oldu?

-Rüya? -Efendim abla?

Sen bu yeni gelen kadını sevdin mi?

Evet. Neden?

Benim sinirlerimi bozuyor.

Sürekli gülümseyip "Bir şey ister misin?" deyip duruyor.

Ne yapsın? Gülmesin mi? Ağlasın mı?

Bana çok yalan geliyor hareketleri.

Ben sevdim.

Sen yine de çok samimi olma.

Sonuçta çalışan o burada.

Tamam abla.

İyi geceler.

İyi geceler abla.

Rüya...

Rüya...

Ne var abla?

Rüya...

Abla.

Rüya...

Beni yalnız bırak.

Abla?

Bu odada kalmanı istemiyorum.

Abla...

Beni yalnız bırak Rüya.

Beni yalnız bırak.

Ya ne var Rüya? Ya rahat bırakır mısın beni?

Kara Ay, 19 yılda bir gerçekleşir.

Zulmat karanlığı üzerinize çökecek.

Adak adanacak, lanet gerçekleşecek.

Bu zulüm ne zaman başlayacak?

Bu nasıl bir lanet, nasıl bir kötülük?

Ay karanlığa boğuldu.

Seni uyarıyorum, lanetimizden kurtulamazsın!

Bulaşırsan bundan kurtuluşun olmayacak. Uzak dur!

Zulmat zamanının zalimleri.

Senin buna gücün yetmez!

Benden korkmasaydın ayağıma gelmezdin.

Uzak dur, yoksa zulümden kaçışın yok!

Defol habis mahluk!

Defol!

Uzak dur sakın bulaşma!..

Ayin tamamlanmazsa lanet daha da büyüyecek,

karanlık masumlara bulaşacak.

Al bakalım.

Aferin.

Bugün nasılsın kızım?

Anne, sana bir şey söyleyeceğim.

Söyle bir tanem.

Kulağına söyleyeceğim ama.

Ben başka odada yatabilir miyim?

Yalnız kalmak istiyorum.

Neden kızım?

İstemiyorum aynı odada kalmak.

Tamam. Ben ablanla konuşurum.

Şu hâle bak.

Ne yaşadığım belli değil.

Ne olacak bu işin sonu?

Ne yapacağım ben?

Nasıl çözülecek bu iş?

Nasıl çıkacağım bu işin içinden?

Ne bok yiyeceğim ben?

Çok zor. Evlat acısı çok zor.

Geldim.

İkisi de kanlar içinde yerde yatıyordu.

Ben çıkıyorum biraz işim var.

Geleceğim.

Niye oturuyorsunuz lan siz? Kalkın lan ayağa!

Kalkın gidin para getirin oğlum bana!

İyice yurda çevirdiniz lan burayı!

-Duydun mu lan? -Tamam Kazım Amca.

Hadi siktirin gidin şimdi para getirin bana!

Geri zekâlı herifler!

Yürü. Hızlı. Sallanma.

Zibidiler.

-Meral'in peşine adam yolladın mı? -Yollarım Kazım Abi.

Güzel. Ulan kadına bak ya. Adamı bulacağım diye varını yoğunu verdi.

-Sen bu işten bir şey anladın mı Samet? -Yok abi.

Ben de anlamadım.

Neyse sen yine de dikkatli ol. Başımızı belaya sokmasın bu manyak.

Onun kafa yanmış abi.

Mehmet'i diri diri gömecekti çocuklar haber vermeseydi.

O gömemedi doktor gömdü. Ya da başkası gömdü fark eder mi?

Neyse. Bu durum yine bizim işimize yaradı.

Sen şimdi bu Meral orospusunun peşine düş.

Ne bok yiyeceğine bak. Tamam?

Sağı solu belli olmaz. Ben az çok tanırım o manyağı.

Ben de kaçak doktoru bir ara ziyarete gideceğim.

Sen de dikkatli ol.

Hadi eyvallah.

Rüya?

Böceğim.

Bak.

Sana ne aldım?

Bu Rüya.

Bu da Mehmet.

Teşekkür ederim babacığım.

-Hiç ayırma onları olur mu? -Tamam babacığım.

Hep yan yana dursunlar.

Canım kızım benim.

Rüya.

Mehmet.

Küçük kuzu.

Yanıma gelsene Meral Teyze.

Söyle bakalım, neden yalnız uyumak istedin?

Ablamla yatmak istemedim.

Tuhaf davranıyor.

Nasıl tuhaf davranıyor?

Korkutuyor beni.

Geceleri ismimi fısıldıyor.

Sonra da ben yapmadım diyor.

Şaka yapmıştır kuzum.

Benim ablam da bana aynısını yapardı.

Sana bir sır vereyim mi?

Ablalar her zaman kardeşlerini kıskanırlar.

Çünkü...

büyükler küçükleri daha çok sever.

Hastayım diye ablam beni sevmiyor.

Seni de sevmedi.

-Ama ben seni çok sevdim Meral Teyze. -Gel.

Kemal.

Hayrola ne yapıyorsun?

Yorgunum biraz.

Dün gece hiç uyuyamadım.

Uyurum belki bununla.

Neden uyuyamadın?

Çocukları düşündüm.

Alışamadılar da.

Tuhaf davranıyorlar baksana.

Ama hepimiz için iyi olacak. Göreceksin.

İnşallah.

Nasıl memnun musun kadından?

Bugün dertleştik biraz.

Toprak davası yüzünden kocasıyla oğlunu öldürmüşler.

Adamın çevresi genişmiş. Hiç ceza almamış.

Ama sonra o da belasını buldu dedi.

Delirip bütün ailesini katletmiş.

Kim ne kötülük yaptıysa

er ya da geç cezasını çekiyor işte.

İlahi adalet.

İlahi adalet...

İlahi adalet...

Sözünü tutmadı.

Kim tutmadı sözünü?

Kocam olacak o sünepe.

Seni hiç bırakmayacağım dedi.

Ama sözünü tutmadı.

Şimdi cehennemde cayır cayır yanıyor.

Sözleri tutmak lazım.

Tutmazsan çok kötü.

Çok kötü olur.

Ver.

Öyle değil mi Meral?

Öyle değil mi Meral?

Otur!

Adın ne senin?

Yine gelecek misin sen?

Abla...

-Abla... -Rüya git başımdan.

Yalnız yatmak istemiştin ya. Git yat şimdi.

Çok korkuyorum abla.

Yanına geleyim mi?

Rüya git başımdan!

Çok korkuyorum abla.

Rüya?

Yanıma gelsene.

Rüya?

Abla, yanıma gelsene.

Abla yanına geleyim mi?

Ben neden hasta oldum?

Abla?

Rüya?

-Rüya? -Yanına geleyim mi?

Çok korkuyorum.

-Abla... -Rüya?

Yanıma gelsene.

Ben gelemiyorum.

Abla.

Rüya?

Abla.

Çok korkuyorum.

Büyümek istiyorum.

Çok korkuyorum abla.

Rüya?

Abla çok korkuyorum abla.

Rüya.

Çok korkuyorum abla.

-Yanıma geleyim mi? -Rüya?

Yanına geleyim mi?

Geldim abla.

Geldim abla.

Geldim abla.

Çok korkuyorum abla.

Yanıma geleyim mi?

Benim abla. Korkma.

Anne.

Beni rahat bırakmıyorlar.

Hasan?

Sözünü tut anne.

Oğlum...

Göm onu anne.

Hasan.

O zaten hasta.

-Onun için üzülmene gerek yok. -Hasan.

Kurtar beni anne.

Kurtar.

Hasan.

Anne.

Oğlum.

Anne?

Hasan?

Oğlum?

Anne!

Benim için yaptın, değil mi anne?

Sözünü tutmamışsın anne.

Sözünü tut!

Anne.

Anne kalk.

Uyan.

Rüya için canını verir misin anne?

Hangi Rüya? Kim o?

Senin torunun anne.

Kızım Rüya.

Çok uğraştın onunla.

Çok uğraştın.

Rüya'nın yaşaması için senin ölmen gerekiyor anne.

Beni de öldür.

Mehmet'i de öldür.

Mehmet'i nereden biliyorsun?

Kendi geldi söyledi.

Geliyor gidiyor buraya.

Geliyor gidiyor.

Geliyor gidiyor.

Senin delirmen lazım artık oğlum.

Deliriyorum anne, deliriyorum.

Merak etme.

Senin kanını alabilseydik her şey çok iyi olacaktı anne.

Ama olmuyor işte.

Tamam hazırsın.

Gel anne.

Hazır mısın anne?

Kemal!

Kemal!

Kemal!

Rüya değil bu, Kemal.

Ben gidiyorum Kemal.

Anne?

Anne?

Anne?

Anne!

Anne!

Anne! Anne!

Anne! Anne!

Anne...

Hoş geldiniz Arzu Hanım.

Hoş bulduk Meral Hanım.

Tekrar başınız sağ olsun.

Sağ olun.

Rüya sordu mu bizi?

Babaannen küçük bir kaza geçirdi.

Annenle baban hastaneye götürdüler dedim.

Rüya?

Rüya kızım?

Ne oldu anneciğim?

Neden ağladın?

Küçükken babaannem çok severdi beni.

Sen benim için her şeyden daha değerlisin derdi.

Hatırlıyorum.

Hep oynardı benimle.

Ama hasta olduktan sonra beni hiç sevmedi.

Neden anne?

Hep böyle mi olur?

Seni yine seviyor.

Ama insanlar yaşlanınca bazen unutkan olurlar.

Ama o "Git buradan.

Gelme bir daha" dedi.

"Baban başkası yapmış seni" dedi.

Niye öyle dedi ki anne?

Başın sağ olsun doktor. Bütün aileyi amcanın evine toplamışsın.

Hayırdır, bir şeyden mi kaçıyorsun?

Nasıl buldun burayı?

Nasıl bulduysam buldum doktor. Ne önemi var?

Böyle kaçarak kurtulmak bir tek senin aklına gelmiyor.

İstediğini aldın artık.

Bırak. Daha ne istiyorsun?

Sen ne istediğimi çok iyi biliyorsun doktor.

Sana verecek bir şeyim kalmadı benim.

Bunu senden zorla almaya gerek duymadığımı sen çok iyi biliyorsun doktor.

Bırak artık peşimi.

Bırakmazsam ne olur lan?

Ha? Bırakmazsam ne olur doktor?

Polisi mi ararsın? Ne yaparsın doktor?

Ben öyle içeri girip çıkmalara alışığım.

Ama sen bir girersen içeri var ya o zaman sıçtın işte doktor.

Şimdi ne yapıyorsun?

Senden istediğim o iki milyonu veriyorsun.

Ondan sonra ne sen beni görüyorsun, ne de ben seni, doktor.

Yok.

Bütün paramı verdim.

Keşke daha dikkatli olsaydın doktor.

Keşke...

Hoş geldin baba.

Telefonu bırakıp yemeğini yesene.

Serap bırak şu telefonu.

Görmüyor musun? Biriyle yazışıyorum.

Bırak diyorsam bırakacaksın!

Bırak diyorsam bırakacaksın!

Yemeğini yemeyeceksen defol git odana!

Bugün doğru davran hiç olmazsa!

-Kemal... -Karışma!

Bütün gün elinde telefon çıt, çıt, çıt, çıt mesajlaşıp duruyor.

Bıraksak tepemize çıkacak hanımefendi! Yeter artık!

Sen de bizi bu lanet yere getirmeseydin o zaman!

Defol git odana Serap!

Ya ben neler yaşıyorum, sizin umurunuzda mı?

Benim burada hiçbir arkadaşım yok! Ben kimseyle görüşemiyorum!

Sen yeni bir hayat kuracaksın diye bizi peşinden sürüklemeye hakkın yok!

Defol git odana!

Ya ben bu evde saçma sapan kâbuslar görüp duruyorum!

Dün Rüya geldi yanıma.

Abla çok korkuyorum seninle yatabilir miyim dedi.

Sabah kalktığımda gitmişti.

Niye gittin dedim. Hiç gelmedim ki diyor.

Serap yeter!

Bak kardeşini korkutuyorsun.

Varsa yoksa Rüya zaten.

Ben ne yaşıyorum sizin umurunuzda mı?

Ya ne hâliniz varsa görün ya!

Serap!

Serap!

Serap nereye gidiyorsun?

Serap dedim.

Serap?

Baba.

Ben ablamın yanına hiç gitmedim.

Yalan söylüyor.

Şimdi yapman gereken tek bir şey kaldı.

Çocuğu canlı canlı gömeceksin.

Bunu tek başına yapacaksın.

Bunu yapmazsan şimdiye kadar çektiğin bütün acıların

daha beterini çektirirler sana.

Ne yapıyorsun lan sen? Ha?

Çıkar şu çocuğu çıkar! Ulan bu çocuk benim sermayem lan!

Ulan var ya bu çocuğa bir şey olursa var ya

gömerim lan seni oraya! Anladın mı?

Gömerim seni!

Allah'ın manyağı!

Var mı bir şey?

-Yok abi. -Götür şunu.

Allah'ın manyağı.

Bütün gün bunun için mi dilendin lan piç kurusu?

Çok soğuktu dışarısı Samet Amca kimse yoktu.

Harcadın mı lan hiç?

Yemin ederim harcamadım.

Ama bu getirdiğin senin yediğine içtiğine bile yetmiyor ki Rıza.

Ceza vermezsem diğerleri de öyle yapar değil mi oğlum?

Aç bakalım elini, uzat.

Ellerin daha kötü görünürse belki daha çok üzülürler sana.

Söz veriyorum daha çok para toplayacağım yemin ederim.

Biraz acıması lazım ama Rıza.

Samet Amca.

Mehmet?

Beni niye kurtardın Samet Amca?

Rüya. Rüya.

-Babaanne? -Ben öldüm biliyor musun?

Ama sana söylemediler.

Üzülmeyesin diye.

Ama ben öldüm.

Sana söylemediler.

Öldüm ben.

Ama öldüm ben.

Hastanede değilim.

Mezardayım.

Kimse seni duymaz.

Rüya.

Rüya. Duymaz.

Duyulmaz.

Mezarda duyulmuyor sesler.

Mezarda duyulmuyor sesler.

Mezarda duyulmuyor sesler.

Mezarda sesler duyulmuyor Rüya.

Mezarda duyulmuyor sesler.

Duyulmuyor.

Duyulmuyor Rüya.

Mezarda sesler duyulmuyor Rüya.

Rüya.

Rüya.

Yakaladım seni.

Kuzum ne oldu?

Ne oldu?

Kızım?

Ne oldu?

İyi misin kızım?

Babaannem hastaneden geldi mi?

Yok kızım.

Biraz daha kalacak orada.

Ama bana öldüğünü söyledi.

Kızım bu gece bizim yanımıza gel.

Birlikte yatalım olur mu?

Ben bu gece Meral Teyzemle yatsam?

Olur kızım.

Meral Teyzenle yat bu gece.

Çocuğu boşu boşuna öldürdün Kemal.

Utanmadan da anlatıyorsun.

Bana niye anlattın?

O Meral de senin yüzünden burada.

Çok uğraştın onunla. Çok uğraştın.

Hangi Rüya? Kim o?

Geliyor gidiyor buraya.

Geliyor gidiyor.

Geliyor gidiyor.

Öldürünce olmuyor.

Öldürünce olmuyor.

Senin delirmen lazım artık oğlum.

Beni de öldür.

Mehmet'i de öldür.

Mehmet.

Babam bu bebeği sana aldı.

Rüya?

Bak. Bu Rüya. Bu Mehmet.

Bu benim. Bu sensin.

Bu Rüya.

Bu Mehmet.

Bu Rüya. Bu Mehmet.

Başka çarem var mıydı?

Söyleyin, başka çarem var mıydı?

Yoktu.

Siz ne yapardınız, söyleyin?

Başka çarem yoktu.

Bakmayın bana öyle! Başka bir şey bulamadım!

Siz ne yapardınız? Söylesenize ne yapardınız? Susmayın!

Serap.

Ne yapmalıyım söylesene?

Arzu?

Arzu, ne olur bir şey söyle, yalvarırım.

Yalnız bırakmayın beni.

İki tane çocuk.

Biri ölecek,

biri yaşayacak.

Biri ölecek,

biri yaşayacak.

Biri ölecek, biri yaşayacak.

Bu ölecek, bu yaşayacak.

Bu ölecek, bu yaşayacak.

Seçseniz hangisini seçerdiniz?

Kim olsa benim yaptığımı yapardı.

Hiçbir baba başka karar veremezdi.

Bu mu?

Bu mu?

Bu mu?

Bu mu?

Bu mu?

Bu mu?

Bu mu?

Bu mu?

-Bu mu? -Bu mu?

-Bu mu? -Bu mu?

-Bu mu? -Bu mu?

-Bu mu? -Bu mu?

-Bu mu? -Bu mu?

-Bu mu? -Bu mu?

-Bu mu? -Bu mu?

-Bu mu? -Bu mu?

-Bu mu? -Bu mu?

-Bu mu? -Bu mu?

-Bu mu? -Bu mu?

-Bu mu? -Bu mu?

Bu mu? Bu mu?

Bu mu? Bu mu?

Bu mu?

Arzu.

Arzu.

Arzu, uyan Arzu.

Arzu kalk.

-Kemal. -Arzu kalk, konuşmamız lazım, kalk.

-Kalk. -Kemal ne oldu?

Konuşmamız lazım Arzu. Bunu saklayamam artık.

Kemal ne diyorsun? Neyi saklayamazsın?

Kızma bana ne olur.

Kendine gel Kemal.

Neden kızayım sana?

Ben çok kötü bir şey yaptım Arzu.

Ama bunu Rüya için yaptım.

Kızımız için yaptım.

Kemal ne yaptın anlat artık?

Başka bir çocuğun canına kıydım.

Ne canına mı kıydın?

Ama çarem yoktu.

Bunu Rüya için yaptım. Biricik kızımız için yaptım.

Ne diyorsun sen Kemal?

Çocuğun kanını alırken durmam gereken yerde durmadım.

Rüya'ya kızımıza daha fazla kan verebilmek için sınırı aştım.

Rüya'yı kurtarmak için.

Onun ölümüne sebep oldum.

Rüya iyileşsin diye yaptım.

Ama her baba bunu yapardı.

Elimden bir şey gelmedi.

Onun öyle yitip gitmesine izin veremezdim.

Onun için her şeyi yaparım Arzu.

Ne oldu baba?

Neden ağladın?

Rüya.

Gel kızım buraya.

Yok bir şey anneciğim.

Bu küçük bıcırık için mi yaptın babası?

Bu pislik için mi yaptın Kemal?

Evet anne. Benim için yapmış.

Biricik kızı için yapmış!

Biricik kızı için yapmış.

Değil mi Kemal?

Biricik kızı için yapmış.

Biricik kızı için yapmış!

Efendim?

Ne haltlar karıştırıyorsun lan sen yine?

Ne haltı karıştıracağım? Ne oldu?

Ne işin var lan o adamın evinde?

Ne işim olacak? Hizmetçilik yapıyorum.

Çocuklara bakıyorum.

Çocuklara bakıyorsun ha?

Ben senin çocuklara nasıl baktığını çok iyi bilirim.

Ulan o zorla kaçırdığın çocuğu

gelip kurtarmasaydık öldürmüştün lan.

O iş geçti gitti. Unuttum ben.

Ulan çakal,

geldin bana bir ton para verdin.

O herifin şeceresini döktürdün.

Ha? Niye?

O evde hizmetçilik yapasın diye mi?

Sen kimi salak yerine koyuyorsun lan?

Bana bak kadın.

Mehmet piçi öldü, mevzu kapandı.

Şu saatten sonra gelip benim tezgâhımı bozarsan

şerefsizim, akraba makraba dinlemem, gebertirim seni.

Ben senin ne haltlar karıştırdığını biliyorum.

İki saate kadar geleceğim, çık dışarı.

Buldular beni. Çocuğu aldılar benden.

Haberim var.

Söylediler bana.

Üç gün oldu.

Sana bunun bedelinin ağır olacağını söyledim.

-Neden haber vermedin? -Ne yapacağımı bilemedim.

Rahat bırakmadılar değil mi?

Aklının başına gelmesi için illa musallat olmaları mı gerekiyordu?

Korkuyorum.

Çocuk ölmüş.

Kanını boşaltmışlar.

Çocuğu öldüren adamın bir kızı var.

Onu bulacaksın.

Senin adağın artık o.

Çok zamanın kalmadı.

Bu işi bir an önce yapmalısın.

Bunu yapmazsan şimdiye kadar çektiğin acıların

çok daha fenasını çektirirler sana.

Sana daha önce verdiğim tılsımı çuvalda sakla.

Meral...

Vakti gelince tılsım seni uyaracak.

Ne oluyor lan?

Selim.

Zikri.

Rıza.

Konuşsanıza oğlum.

Dilinizi mi yuttunuz lan?

Kim getirdi lan sizi buraya?

Ne oluyor lan manyaklar? Ne oluyor lan?

Ne oluyor lan? Ne oluyor?

Ha siktir.

Çalışsana lan!

Kazım Amca...

Kendi geldi söyledi.

Geliyor gidiyor buraya.

Geliyor gidiyor.

Senin delirmen lazım artık oğlum!

Deliriyorum anne, deliriyorum.

Merak etme.

Öldürünce olmuyor.

Öldürünce olmuyor.

Anne.

Beni affet anne.

Ben sebep oldum her şeye, biliyorum.

Benim yüzümden oldu bunlar.

Keşke sana daha iyi bir evlat olabilseydim.

Keşke seni öldürmeseydim.

Kemal!

Rüya?

-Öldürünce olmuyor. -Rüya.

-Öldürünce olmuyor. -Rüya, dur kızım.

Öldürünce olmuyor.

-Öldürünce olmuyor. -Rüya.

Rüya.

Kızım dur, Rüya, gitme.

Rüya.

Rüya, kızım dur.

Rüya, kızım dur. Rüya. Rüya.

Öldürünce olmuyor.

Öldürünce olmuyor.

Öldürünce olmuyor.

Öldürünce olmuyor.

Öldürünce olmuyor.

Geldiniz mi?

Oturun.

Bunu size başka türlü anlatmanın bir yolunu bulamadım.

En iyisinin böyle olacağını düşündüm.

Bakın burada Rüya'yı kurtarmak için bulduğum çocuktan kan alıyorum.

Biliyorsunuz Rüya durup dururken hiç beklemediğimiz bir şekilde hasta oldu.

Hastalığı yüzünden kanı sürekli değişmek zorundaydı.

Bu yüzden sürekli taze kan bulmamız gerekiyordu.

Fakat son zamanlarda bu çok zor olmaya başladı.

Çaresizlikten kimsesiz çocukları para karşılığı satan

aşağılık bir çeteyle anlaştım.

İstediğim kanı bulurlarsa onlara çok para vereceğimi söyledim.

Bu iki adam istediğim kanı buldu.

Bu kan sayesinde kızımı kurtardım.

Donörden çok fazla kan aldığım için çocuğun ölümüne neden oldum.

Çocuğun adı Mehmet'miş bunu sonra öğrendim.

Bu iki adam söyledi.

Mehmet ölünce bunlar beni tehdit etmeye

ve şantaj yaparak para istemeye başladılar.

Çocuğu göz göre göre öldürdüğüm için mecbur istediklerini verdim.

Tehditleri, istekleri bir türlü bitmeyince çareyi kaçmakta buldum.

Size bunu söylemedim.

Rüyayı kurtarmıştım ama bunu size asla anlatamazdım.

Haftalarca kendimi yaptığımın doğru olduğuna inandırmaya çalıştım.

Tuhaf kâbuslar görmeye başladım.

Hatta sana her şeyi anlattığımı gördüm Arzu.

Bu suçla nasıl yaşayacağımı bilemiyordum ama

Rüya için yaşamam gerekiyordu.

Yoksa her şey boşa yapılmış olacaktı.

Bu suçluluk ve çaresizlik beni iyice delirtti.

Son günlerde işler iyice çığırından çıktı.

Artık olmayan şeyler görmeye başladım.

Rüya'yı Mehmet'le el ele gördüm az önce.

Peşlerinden gittim.

Ve bu odaya geldim.

Şimdi odanın kapısından kendimi izleyip

kendi sesimi dinliyorum.

Şimdi odanın kapısından kendimi izleyip

kendi sesimi dinliyorum.

Bakın.

Bakın.

Bakın.

Bakın. Kendimi izliyorum.

Aslında bomboş bir odadayım.

Benim dışımda kimse yok burada.

Ben delirdim.

Ben delirdim.

Delirdim ben.

Ben delirdim.

Delirdim ben!

Ben delirdim!

Delirdim ben!

Ben delirdim.

Delirdim ben!

Delirdim ben! Delirdim ben!

Delirdim ben!

Delirdim ben! Delirdim ben!

Kemal?

Rüya?

Karabasan bu, Arzu.

Hareket edemiyorsun.

Rüya bu gece ölecek.

Babaannesinin yanına gidecek.

Rüya ne diyorsun sen?

Ben Rüya değilim.

Aklını kaybediyorsun anne.

Sus...

Küçük kızın bu gece ölecek.

Arkana bak Arzu,

daha çok korkacaksın.

Meral!

Rüya bu gece ölecek.

Rüya bu gece ölecek.

Rüya bu gece ölecek.

Habise karşı bize güç ver.

Yolumuzu nurunla aydınlat.

Onları ezme gücü ver.

Rüya'cım seninle bir oyun oynayalım mı?

Ne oyunu?

Şimdi seninle bahçeye ineceğiz, kazdığım çukurun içine gireceğiz.

Ama önce...

Böyle...

Yolumuzu nurunla aydınlat.

Bizi mahcup etme.

Bu geceyi hayrınla kapat.

İşte bizim oyun yerimiz.

Sana bulaşma demiştim!

Bu lanete son ver!

Sakın o kapıya bakma, eceline yürüme!

Zulmat Ayini!

Uzak dur, karışma!

Bu zulme son ver.

Madem bulaşmak istiyorsun, eceline gel.

Eceline gel, eceline yürü!

Lanetine yürüyorsun, sana uzak dur demiştim!

Uzak dur!

Burada neler oluyor?

Bu karanlığın nedeni ne, neden hiç bir şey göremiyorum?

Aşağıya gel, aşağıya gel.

Zulmat Ayini!

Burada büyük bir kötülük var.

Burası neden bu kadar karanlık?

Neden hiçbir şey göremiyorum?

Neden hiçbir şey göremiyorum?

Adın ne, kimsin?

Adın ne?

Neden bu kadar karanlık, neden gözlerim perdelendi?

Burada büyük bir kötülük var.

Evet.

Hazır mısın Rüya'cım?

Adın ne, neden bu bedendesin?

Sana uzak dur demiştim!

Burada çok büyük bir kötülük var.

Neden burada olduğumu öğreneceğim!

Neden buradayım?

Burada çok büyük kötülük var.

Burada çok büyük kötülük var.

Büyük bir kötülük.

Anlat, neden buradayım?

Adın ne?

Konuş benimle!

Kim olduğum seni ilgilendirmez.

Uzak dur benden!

Bu kötülüğü bitirmeden gitmem.

Bana adını ver.

Konuş benimle, kimsin söyle!

Acizsin.

Güçsüzsün.

Bana soru sormaya hakkın yok!

Neyin peşinde olduğunu bilmiyor musun?

Neye bulaştığını bilmiyor musun?

Ne cesaretle buraya geldin?

Sen aciz bir mahluksun!

Bu karanlığı aydınlatmadan gitmem.

Bana adını ver!

Burada çok büyük kötülük var.

Konuş benimle!

Adın ne, neden bu bedendesin?

İnsanlığın karanlık yüzüyle karşılaşmaya hazır mısın?

İnsanların karanlığına aşinayım.

Asfaragh.

Rabbim nuruyla bize yolu açacak.

Yolumuzu aydınlatacak, bize güç verecek!

Rabbim nuruyla bizi aydınlatacak.

Bizi ateşine terk etmeyecek!

Nuruyla yolumuzu aydınlatacak.

Bunu yanınıza bırakmaz!

Rabbim bunu yanınıza bırakmaz!

Bizi sizinle aynı cehenneme atmaz!

Sizin lanetinize bizi terk etmez!

Rabbim nuruyla yolumuzu aydınlatacak.

Bu karanlık kötülüğün nedeni ne?

Kötülük mü?

Bir avuç toprak için bir oğul ve babayı öldüren bir adam.

Küçücük masum çocukları çalıştırıp satan adamlar.

İntikam için düşmanının ailesini öldürmesi için ayin yapan bir kadın.

Çocuğunu yaşatmak için başka bir çocuğu öldüren deli bir baba.

Kötülük ha!

Karanlık kalbinize işlemiş.

Çocuğun hiçbir günahı yok, bunu yapmaya hakkınız yok!

O hasta babanın soyundan gelen kimse masum olamaz, o adak bize ait!

O masumun günahı ne?

O bize adandı.

Kim adadı?

Lanetli bir büyücüyle anlaştılar.

Bak, suyu ateşle böyle yıkadılar.

Ay'ı karart, Zulmat'ı başlat!

Sizi cehennemin en karanlığına göndereceğim.

Ay'ı karartamazsın, Zulmat'ı başlatamazsın!

Git buradan, o bize ait!

Kul Allah'ındır!

O'ndan geldik, O'na gideceğiz!

O kul da O'na gidecek! O masuma karşı gücünüz yok!

Rabbim nurunla yolumuzu aydınlat!

Bizi kötülüğe, bu mahluka teslim etme!

Bizi onların ateşine terk etme!

Bu bedenleri terk edin, onların hiçbir günahı yok!

Rabbim bize cesaret ver!

Bize cesaret ver, yolumuzu aç!

Rabbim bunu yanınıza bırakmaz!

Bu bedenleri terk edin, bu bedenleri terk edin!

Rabbim bizimle!

Bizi kötülükten, eziyetten kurtar.

Rabbim bizi ateşinize terk etmeyecek.

Bizi karanlığa teslim etme!

Bize cesaret ver.

Seni Siccin'in en karanlık çukuruna gönderiyorum!

Anne?

Hasan...

Oğlum.

Bunu yapmana gerek yok anne.

Oyun bitti.

Aferin.

Ne güzel oynadın Rüya'cım.

Saçımı ver Kemal.

Yazık ettin oğlum.

Öldürmeseydin.

Yazık ettin.

Öldürünce olmuyor.

Öldürünce olmuyor.

Öldürünce olmuyor.

Öldürünce olmuyor.

Öldürünce olmuyor.

Yazık ettin Kemal.

Öldürünce olmuyor.

Öldürünce olmuyor.

Rüya hasta değil Kemal.

Sen hastasın.

Öldürünce olmuyor.

Bu Rüya.

Öldürünce olmuyor.

-Öldürünce olmuyor. -Bu da Mehmet.

Öldürünce olmuyor.

Öldürünce olmuyor.

Öldürünce olmuyor.

Öldürünce olmuyor.

Öldürünce olmuyor.

-Kim olsa aynı şeyi yapardı. -Öldürünce olmuyor.

Kim olsa aynı şeyi yapardı!

Karanlıkta yaktığın her ışığın bir gölgesi olur.

Kalbini karartan o gölgeyi görmek istemiyorsan

yüzünü tamamen ışığa dönmelisin.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.