All language subtitles for Halka 4. Bölüm - Engelsiz

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali Download
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English Download
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian Download
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

*Bu dizide İç Anadolu şivesi kullanılmıştır.

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı altyazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi ES FİLM tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

(Jenerik müziği...)

(...)

(...)

(Jenerik müziği...)

(...)

(...)

*Şimdi tabii size ateş etmesinler diye ben arkada kaldım.

Mesafe de açıldı tabii.

*Pantolon da üstüme oturunca… Abi bakma ben giymem bunları.

*Esnaf rica ettiydi. Âdem abi moda bunlar, dedi.

Tamam, Âdem. Önemli değil.

Kağan sen bu Terziyi tanıyorum dedin. Nereden tanıyorsun?

Tanımıyorum. Görmüşlüğüm var.

*Ulan kopil ne muamma yapıyorsun. Şöyleyken şöyle desene dan dan!

Bir dur Âdem.

*-Konuşalım diye şey ettim abi. -Tamam. Bir dur.

Kağan bak bu Terzi, katilin teki.

Gördün işte gözümüzün önünde çocuğu indirdi.

Ne biliyorsan anlat da işimize bakalım.

*Yahu ben de onu diyorum abi.

(Telefon zili sesi)

Bir saniye.

(Titreme sesi)

(Meşgul tonu)

(Titreme sesi)

(Gerilim müziği)

(Kapı gıcırtısı sesi)

(Gerilim müziği...)

(...)

(Höpürdetme sesi)

(Titreme sesi)

*Abi bak sana bir şey diyeceğim ama bak yanlış anlama.

*Biz bu bebeyi çok çabuk aramıza aldık.

*Önden önden kostaklanıyor.

*Ulan bir dur. Sırayla. Nereden geliyor bu derenin suyu?

Ne oldu?

*Sen şimdi bu mekânın adresini…

…garsonun anasından öğrendim dedin değil mi?

*Ben kendi kulağımla duydum. Kadın adresi bilmiyordu.

Ee?

*Ya arkadaş, mekânın adresini nereden öğrendin? Ee’si bu.

İşte sana söylememiş, bana söylemiş.

-Tipe bak ya! -Aynen. Tipe bakmış işte.

He ya, he.

Sen görmüşlüğüm var dedin.

Nereden biliyorsun bu Terzi’yi anlatsana.

(Âdem) Evet.

Uzun hikâye.

Bir ara başım dertteydi. Hapse girmeden evvel.

Terzi denilen herif de bana yardım edecekti.

Sonra biri geldi bunu vurdu.

*Abi bak ben de bunu diyorum, bebe cahil.

*Ulan oğlum senin bu Terzi dediğinin işi adam öldürmek.

*Kimseye yardım falan etmez. Çatır çatır öldürür.

*Bu manyak kendine kızsa kendini öldürür.

Doğru söylüyor. O seni öldürmeye gelmiştir.

Geçecek. Hepsi geçecek.

*Terzi’yi kim vurduysa…

…aha seni o kurtardı.

(Silah sesi)

Eyvallah. Dediğiniz gibiyse…

…ki öyledir ama benim muamma hâlâ çözülmüyor.

Terzi beni niye öldürmeye geldi?

Kim beni niye kurtardı?

Bu soruların cevabı hâlâ yok.

-Buluruz. -Buluruz derken?

Buluruz derken, birlikte buluruz.

Belli ki senin aklında bu herif. İlla bulacaksın Terzi’yi.

Bulmam lazım.

Tamam. Ben de onu diyorum işte. Birlikte buluruz.

Eyvallah.

*Abi gözünün yağını yiyeyim. Bizim Terzi’yle ne işimiz var?

*Cin çağıralım, iblis kovalayalım daha iyi.

İstanbul’un en ünlü terzisiymiş.

Gidelim tanışalım o zaman.

Bir kere indirmişler Âdem, o kadar abartma.

(Âdem) Hasbinallah!

Ama ölmemiş işte.

(Kapı kapanma sesi)

(Telefon titreşim sesi)

(Gerilim müziği...)

(...)

(Nefes sesi)

(Çığlık sesi)

Bırak!

(Cam kırılma sesi)

(Boğulma sesi)

(Çığlık sesi)

(Boğulma sesi)

(Darp sesi) (İnilti sesi)

(Nefes sesi)

(Nefes sesi)

(Gerilim müziği...)

(...)

(Operatör ses) Aradığınız kişiye şu an ulaşılamıyor…

…lütfen daha sonra tekrar arayınız.

(Nefes sesi)

(Gerilim müziği)

(Kilit açma sesi)

(Gerilim müziği...)

(...)

(Martı sesleri)

(Deklanşör sesleri)

Amirim, depoyu basmışlar.

İçeriden çıkan biri de bu tekneye binmiş.

-Kim diyor? -Depodaki çalışanlar.

İskender’in adamları. Ee?

Depoyu basanlar da bu tekneye binmiş.

Anlaşılan o ki peşinde oldukları adamı burada infaz etmişler.

Açıkta bulduk tekneyi. Motoru yanmış. Biz de kenara çektik.

-Kamera kaydı? -Yok. Daha doğrusu silinmiş.

İskender’in işi.

Üzerinden pasaport da çıktı amirim. Muhtemelen yurt dışına çıkıyordu.

-Burada da kamera var? -Hard diski yok amirim.

Depoda kim var kim yok hepsini sorgulayın hadi.

Emredersiniz.

(Telsiz sesleri)

(Gerilim müziği)

Ne işin var senin burada?

Altan Müdür’üm gelmemi istedi.

Nispet için değil herhâlde.

Amirim, çağrıldım geldim. Başka bir şey değil yani.

Hah. Esas oğlan da buradaymış.

(Gerilim müziği)

(Altan) Maşallah her bir şey kontrolün altında Cemal.

Ne işin var senin burada?

Burası Sirkeci, burası Taksim olabilir miydi Cemal?

Ben sana bir şey sordum.

Ben de sana soruyorum. Ne halt ediyorsun?

Burası senin yetki alanın dışında. Bırak da işimi yapayım.

O yetki işleri seni aşar Cemal.

Yarın sabah kurula gireceksin. Orada anlatırsın anlatacaklarını.

Baştan itibaren mesele buydu değil mi?

Onun için salıverdin değil mi orada yatan çocuğu?

(Mesaj zili sesi)

(Altan) Bunlar benim değil, içeriden çıkardığın suçlunun marifetleri.

Kimlerle çalışıyorsun?

Sonra pişkin pişkin karşıma geçip hesabı bana kesiyorsun.

Komiksin Cemal, komiksin.

(Kontak sesi)

(Gerilim müziği)

İyi de vallahi saat de geç oldu ama.

Mutfak dediğin her saat hazır olacak oğlum.

Ye. Ye.

Eyvallah.

Nasıl?

Vallahi İskender abim, et biraz bekleseymiş iyiymiş.

Aferin ulan sana.

Saati yok ulan bu işin.

Yok ulan!

Her dakika hizmete hazır olacaksın.

Kaldırın ulan şunları.

Ee Şener?

Abim, Terzi denen kitapsız…

…o gariban garsonu indirmiş abim ya.

Onu biliyoruz.

İstediğin görüntüleri aldım getirdim. Aha burada.

Hiçbirini polise bırakmadım.

Bunun böyle bir aleti var abi, bunu oraya takacaksın…

…anca öyle izliyorsun.

-Cihangir de orada mıydı? -Aynen abi.

Öbür çocuk da oradaydı. Sorduydun ya.

Benim size diyeceğim başka bir şey İskender abi.

Bu Kağan denen delikanlı var ya…

…kimmiş meğer?

Senin akranın Eren Karabulut’un oğluymuş.

Hapisten yeni çıkmış çocuk.

Eren ile Hümeyra’nın evladı yani.

(Gerilim müziği)

İskender abi.

Hey, hey! Daldın gittin yahu.

Daldım. Dalamaz mıyım?

Sen ne yumurtlayacaksın söyle.

Yok, abim. Estağfurullah da...

Şimdi bu Terzi namussuzu canıma kıymayıp beni serbest bıraktı ya…

Vurma! Allah’ını seversen yapma. Ne olur.

Bum!

(Gülme sesi)

İşetti mi ulan seni?

Yok, abim. Olmaz öyle şey.

Yani ama şey dedi…

…bak canını bağışlıyorum ama seni bir kez daha İstanbul’da görmeyeceğim.

Terzi hiç o kadar uzun cümle kurar mı ha?

Seninle pazarlık yapar mı?

Yok, abim. Yapar mı? Yapmaz hiç. Ben sana diyorum.

İskender abi bak kapına kul köle olmuşum ha.

Hmm…

Pazarlığı benimle yapıyorsun yani.

Bak hele Şener.

İşime yararsan, elim kolum olursan…

…elimi kolumu kimseye meze ettirmem. Sen de işine gücüne bakarsın.

Benim bu saatten sonra işim gücüm sensin İskender abim.

(Şener) Başımla gözümle birlikte.

Afiyet olsun.

(İskender) Sağ ol.

Bu ne baba?

O, film. Filmdir abla.

Abla ne?

Ne filmi ulan ha?

Daha maç başlamadan film çeviriyorsun Şener.

Ee...

Kusura bakmayın Müjde Hanım.

Abi ben cahil adamım. Sen de hoş gör. Vallahi kusura bakmayın.

Ne var bunun içinde?

Muhasebe kayıtları, kızım. Aç mısın sen ha?

Salata söyleyeyim böyle nar ekşili.

Şener sen hadi yol al.

Müsaadenle abim.

Müjde Hanım.

Ne filmi bu?

Vurdulu kırdılı.

Babam vurdulu kırdılı filmleri izlememi istemiyor.

Aferin ona.

(Gerilim müziği...)

(...)

(İrem dış ses) Bir ses dosyası var bana lazım olan.

(İrem dış ses) Şifre konmuş. Bir türlü açamıyorum.

(Gerilim müziği)

(Darp sesi) (İnilti sesi)

(Su sesi)

(Nefes sesi)

(Gerilim müziği)

Sen bu saate kalmazdın Doktor.

İş olsun da…

…gecesi gündüzü fark etmiyor.

Doğru. Ekmek aslanın ağzında.

Aç da konuşalım.

-Ölmemiş ha? -Ölmemiş.

(Nefes verme sesi)

Vay arkadaş!

Karışık işti, iyice karıştı.

Düşünebiliyor musun iki senedir öldü sandığım adam…

…bana yardıma geldiğini zannettiğim adam…

…psikopat bir katil çıktı.

-Adı ne ki? -Terzi miymiş neymiş.

Hmm… Duymuştum.

Pek iyi şeyler değil duyduklarım ama.

Öyle adamların seninle derdi olmaz. Niye olsun?

Biri seni ihale etmiş ki peşine düşmüş.

(Nefes verme sesi)

Öf!

Sağa sola bir sorsana Doktor.

İhale edeni bulamam. Ama Terzi’yi bir arayalım.

Bir bulsam konuşacağım ben onunla.

-Konuşur mu? -Ne bileyim ben ne yapar?

Ben kaçayım.

Benim gecem daha bitmedi.

(Dalga sesi)

(Gerilim müziği)

Sana sağ salim teslim edecektim ama…

(Burun çekme sesi)

…olmadı.

Haberdarım.

-Kim yaptı? -Terzi denilen bir herif.

Katilin teki.

Gözümüzün önünde çekti vurdu çocuğu.

Bir de ben herifi öldü zannediyordum. Böyle…

(İç çekme sesi)

…karşımda görünce…

Kimi?

Terzi’yi diyorum da… Uzun hikâye ya. Anlat…

(Polis siren sesi)

(Gerilim müziği)

(Nefes verme sesi)

Kim o herif baba?

Kimi soruyorsun Cihangir?

Sen gidip yatsana Gülay.

Oğlum sen sinirli misin?

Nereden çıkartıyorsun Gülay siniri falan?

Boşu boşuna vehim yapıyorsun.

Görüyorum da söylüyorum İlhancığım.

Anneciğim sinirli falan değilim. Hadi git yat ne olur.

Bilmen gereken bir şey var.

Görevden alındım.

O ne demek?

Artık birlikte çalışmıyoruz demek.

Bu görevdeki ekipten biri değilim.

Neden?

Sen dedin ya uzun hikâye diye…

…bu da öyle.

Hayda!

Öf!

Vedalaşmaya mı geldin?

Onun gibi bir şey.

Allah Allah!

İyiydik be amirim.

Bilmem. İyi miydik?

Bak şunu öğrensen iyi olur. İşler karışabilir.

Yalnız kalabilirsin Kağan.

Telefonunun takipte olduğunu…

…sana istedikleri zaman ulaşabileceklerini bil.

Bende bir tane daha telefon var. Oradan ararım seni.

(Duygusal müzik)

Amirim, bizim hikâyemiz burada bitmeyecek.

Vallahi bak. Görüşeceğiz.

(Duygusal müzik)

(Kontak sesi)

Amirim, bu Halka’yla ilgili net bir bilgi söylemek esasen mümkün değil.

Ama karşımızda tek tek şirketler ve iş adamları olduğunu düşünüyoruz.

Bir saniye Cemal. Ne zamandır uğraşıyorsun Halka’yla?

Ee...

Aralıklarla...

Çok oldu amirim.

Anladım. Yıllardır ha?

Takıntı benim nazarımda bir polis için elzemdir.

Ama yanlış da anlaşılabilir. Devam et.

Bana duyumlarını aktar.

Henüz ispat edemesen de inandığın şeyi anlat.

Beni ikna et Cemal Sandıkçı.

Amirim bu örgüt 1970'lerin sonunda kuruldu.

Bana göre...

...başta üç kişiydiler, öyle düşünüyorum.

İki kabadayı, bir de iş adamı. Çok akıllı bir adam.

Bu akıllı adam ortalıkta yok.

Fakat iki kabadayının esnafla ilişkisi var.

Çünkü ekonomik kriz sırasında ticaret işine giriyorlar.

Zaman zaman esnafa yardım ediyorlar, zaman zaman da yardım alıyorlar.

Çek senet mafyası mı?

Onu da yapıyorlar ama esasen şu.

Diyelim ki bir esnafın borcu var. Malını satsa borcunu ödeyecek.

Ama ekonomik kriz var, ödeyemiyor.

Gidiyorlar iki kabadayı...

...esnafın mallarını satın alıyorlar. Bir iyilik yapıyorlar.

Karşılığında da vakti gelince ondan bir iyilik istiyorlar.

İlki suç, ikincisi değil.

(Cemal) Zaten şikâyet eden yok.

Sonra o kabadayılar da ortadan kayboluyor.

Birinden bir şey isteyecekleri zaman teyp kasetiyle istiyorlar.

Dolduruyorlar, gönderiyorlar.

(Cemal) Ne istiyorlarsa onun içinde istiyorlar.

Herkesin kazandığı bir örgüt.

Tabii zaman içinde kaset CD’ye, DVD’ye falan dönüyor.

Kırmızı bir kutu içerisinde ya postayla ya kargoyla yolluyorlar.

-Ortada bir muhatap yok yani. -Yok.

Yani...

...silaha falan başvurmuyor değiller ama sonra hemen ortadan kayboluyorlar.

Tepedeki adam kim?

Tepedeki adama Cengizhan diyorlar.

Çünkü Moğol tipi bir hiyerarşiyle...

...kapitalist düzen örgütlenmesi arası bir örgütlenme bu.

İlginç.

Amirim, benden daha iyi bilirsiniz. Büyüyen örgütler...

...zamanla muhakkak gösterişe, kibre kapılıp açığa çıkarlar.

Bunlar vermediler diyorsun.

Asla.

Cemal...

...senin operasyonunla ilgili mır mır konuşanlar duyuyorum.

-Amirim-- -Yok. Ben, sana güveniyorum.

(Erkek) Ama elle tutulur bir şeyler getirmelisin.

Üzerlerine gitmek, devam etmek istiyorsan...

...güçlü bir şey vermelisin teşkilata.

Yoksa?

Yoksa "Adam delirmiş. Kaç yıldır olmayan bir örgüte...

...bir vehme harcadı hepimizi." derler. Demesinler.

(Müzik)

(Martı sesleri)

Bana bir iş veriyorsun...

...üstüme Terzi denen o katili yolluyorsun.

Altı üstü yok. Mühim olan işin bitmesi.

O zaman baştan ver bu işi Terzi'ye.

Cihangir...

...böyle nazla niyazla olacak iş değil bu.

-Ben öyle bir şey söylemiyorum ki. -Tam da böyle bir şey söylüyorsun.

O adam, benim adamım değil. Bize iş verenlerin adamı.

Kim o Terzi?

İnsan değil. Tanışılacak adam değil.

Baba, ben tanışmak istiyorum bu herifle.

Uzatma Cihangir!

Ne sanıyorsun? Anlamıyorum ki!

Uzak durulacak bir adam diyorum bu Terzi!

İyi. Öyle olsun.

(Müzik...)

(...)

(Kafe ortam sesi)

Oturabilir miyim?

Müjde Hanım, günaydın.

Kahvaltı yapmıyor musun?

İki kişilik kahvaltı.

Yahu sen kaçta uyanıyorsun?

Yani biraz uzun bir geceydi.

(Müjde) Daha uyumamış olamazsın herhâlde?

Biraz öyle oldu, evet. Bazen oluyor işte.

Bazen oluyor.

Ben almayacağım.

Ne oldu mesele dün gece?

Yapma Müjde.

Babandan biliyorsun işte. Bizim işlerin öyle zamanı olmuyor.

Sabahlayabiliyorsun bazen.

Buraya arada geliyormuşsun.

Tembihledim...

...sen gelince beni aradılar.

Niye?

(Müjde) İş konuşalım diye.

Babalarımızın işini yapacaksak konuşmak iyidir.

Bilmiyordum.

Neyi?

Babanın işini yapmak istediğini bilmiyordum.

Yapamaz mıyım?

Yaparsın herhâlde.

-Kadın başıma değil mi? -Hayır, öyle demek istemedim.

Konuşalım Müjde.

Babalarımız arasındaki kavganın sebebi ne Cihangir?

Ben sadece para olduğunu düşünmüyorum.

Sen beni yokluyor musun?

Garsona tembihlemişsin. Buraya gelmişsin.

-Baban burada olduğunu biliyor mu? -Bilse ne olacak?

Vallahi bu aralar sık sık karşılaşıyoruz onunla.

Terzi kim?

Terzi...

...ticaretle ilgili biri değil.

Pazarlık yapıyor ama.

Babam da böyle adını duyunca senin gibi hareketlendi.

Endişelenmiştir senin için.

Sen de mi endişelendin benim için?

Söz konusu Terzi olunca evet, endişe duyarım.

Hoşuma gitti.

Kahve uyku kaçırır. Uyuman lazım.

Sonra bir ara zaman bulalım da iş konuşalım.

Konuşalım.

Vurdulu kırdılı filmleri sever misin Cihangir?

Ne alaka?

Ortak noktamız var mı diye merak ettim.

Afiyet olsun.

(Müzik)

(Aksiyon müziği)

Buyurun amirim.

(Aksiyon müziği...)

(...)

Ne diyorsun Cemal?

Amirim, Altan Müdür'üm beni suçluyor.

Yalnız, suçlarken başka bir fasıldan hiç söz etmiyor.

Ben bir örgütün peşindeyim.

Altan Müdür'üm, yanıma bir polis memuru takarak...

...yapacağım edeceğim her şeyi önceden öğreniyor.

(Cemal) Bence bu toplantıyı da çok önceden planladı.

Başarılı olmamı istemiyor çünkü.

Başarılı olmayayım diye...

...bir çalışma arkadaşımı peşime takarak teşkilat içinde ikilik çıkarıyor.

Asıl olan devlettir Cemal. Aklına eseni yapacağını mı sandın?

Sadece dün değil, bugün değil, yarın da denetleneceksin.

Bu denetleme mi şimdi?

Mahkûmu hapisten çıkarıyorsun. Nasıl endişelenmeyeyim?

Kanunu temsil eden insanların sorumluluklarını...

...tetkik edeceğim tabii ki.

Bir suçlu, hapse girmiş adi bir suçlu kanunu temsil edemez.

Örgütün içine yerleştirdiğimiz Kaan Karabulut...

...şu âna kadar görevini harfiyen yerine getirdi.

Duyan da...

Dün akşam olanı mı sayayım, öncekileri mi?

Efendim biz bir yola çıktık. Hedefe varamazsak hesap veririz.

Varırsak da nasıl vardığımızın hesabını veririz.

Ama şu an bu işi baltalarlarsa bunca senelik emek heba olacak.

Yola suçlularla çıkılmaz. Kaan Karabulut hapse dönmeli.

Bir suçlu, polisle çalışamaz.

Bunu hangi akılla söylüyorsunuz bilmiyorum ama...

...bir örgütü çökertmenin başka bir yolu kalmadıysa ki...

...teşkilat bunu çok sık yapar, elbette çalışılabilir.

Ne örgütü Cemal?

Hayalî birtakım şeylerden bahsediyorsun ama...

...elle tutulur bir şey var mı? Somut bir şey var mı? Yok.

Ağzını doldura doldura örgüt diyorsun.

Bu örgütün adı...

...Halka.

Dosyayı ve bize yazdığın raporları inceledim Cemal.

Örgütle mücadele etmek hususunda hemfikirim seninle.

Burada toplanmamızın nedeni, ismi geçen mahkûmun...

...kanun dışı ve kontrol dışı eylemlerde bulunup bulunmadığını soruşturmak.

Amirim...

...bu operasyon bu biçimiyle durdurulmalı ve Kaan Karabulut...

...cezasını tamamlamak üzere tutuklanmalı.

Ayrıca cinayet zanlısı olduğunu hatırlatma gereği duyuyorum.

Uzatmayalım Altan.

Operasyonu şimdilik kaydıyla durduruyorum.

Adı geçen mahkûmu, soruşturma tamamlanana kadar...

...görevinden geriye çekiyorsunuz Cemal.

Emredersiniz amirim. Yalnız...

...görevin gizliliği gereği şu anda hiç irtibatımız yok.

İrtibat kurduğumuz anda emirlerinizi yerine getireceğim.

Amirim, bu adam bir katil.

Daha dün gece bir cinayete karıştı.

-Masum bir insanı öldürdü. -Cezasını çeker o zaman Altan.

(Müzik...)

(...)

(Polis) Evet Altan Amir'im.

Zanlı Kaan Karabulut'un evinin yakınındayız.

(Polis) Binanın arka tarafına iki kişi gidiyor.

(Polis) Sokağın karşısında biri mevzilenecek.

(Polis) Binaya üç kişi girecek.

(Polis dış ses) Biri üst katta merdiven boşluğundan...

...kapıya doğru mevzilenecek amirim.

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Gerilim müziği)

(Kapı zili sesi)

Kırın kapıyı!

(Gerilim müziği)

-Temiz! -Temiz!

(Polis) Temiz!

(Gerilim müziği)

İçeri buyur etmeyecek misin?

Kim geldi oğlum?

(Gerilim müziği)

Bir tuhaf oldum be yenge.

Bunca zaman geçmiş.

Hayırlar olsun İskender.

Hayırlar oldu.

İskender Bey oldum.

Maşallah.

Oğlana geldim.

Niye ki?

İlla dedi ağam gel bir çayımı iç.

Geçiyordum...

...hatırı kalmasın, geleyim dedim.

Değil mi evladım? Yalan mı?

Gel.

-Çay taze. -Ha şöyle.

(Müzik)

Altan Amir'im ev temiz. Zanlıyı evinde bulamadık.

(Telefon atma sesi)

(Müzik...)

(...)

Çaylar demli olsun yenge.

Sesim de güzel.

Dem çekeriz değil mi evlat?

Kıyametin türlü türlüsü var Kaan Efendi.

Suyuma mı gideceksin, zoruma mı gideceksin...

...onu da sen bileceksin.

Ben bildiğimi okurum da...

...sen ne okuyacaksın onu sormaya geldim.

Ne istiyorsun?

Sen, benim canımı yaktın.

Ne istiyorsun, ne demek şimdi?

Korkayım mı?

Vallahi kork.

İlla bir can alacağım.

Canın nasıl yanarsa artık.

Ananın evine niye geldim?

Ya senin canını alacağım ya ananın.

Hişt!

Aferin lan! Eren'in oğluymuşsun.

Kaan!

Yavaş oğlum.

Evimizde misafir İskender...

...Bey.

Değil mi ama yenge?

Ne istiyorsun...

...İskender?

Can.

Oğlun canımı yaktı.

Onun da canı yansın istiyorum.

Ya onun ya senin canını alacağım.

(Hümeyra) Kaan.

Onu diyordum.

(Gerilim müziği)

Korkutmaya geldiysen...

...korkmadık.

Pazarlığa geldiysen canımızı pazarda bulmadık.

Hele onu seninle pazarlık edecek değiliz.

Vallahi eski günleri özlüyorum be yenge.

Kimse racon bilmiyor.

Ben racon bilmem.

Ama kocamın katillerini iyi tanırım.

Dik duruyorsak...

...sıramızı, zamanımızı beklediğimizdendir.

Demiş oldum.

(Gerilim müziği)

Duymuş oldum.

(Gerilim müziği)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Gerilim müziği)

Bu işe girerken bu kısmını hesaplamadık.

Benim bu işe bir çözüm bulmam gerekiyor.

(Halit) O olduğuna emin misin?

Evet, eminim.

Hayal sandığım, rüya sandığım her şey...

...o adam, o mekân... Her şey gerçekmiş.

Yani o bakımdan rahatladım aslında.

Ee...

Kendisini öldürdüğümü söylüyordu, öldürmemişim.

O adam sahiden varmış.

Aklımın uydurması değilmiş. Yani o bakımdan da rahatladım.

Ama...

Devam et.

Uff... Bir şey eksik.

-Öncesi yok. -Neyin öncesi?

İşte onu bilmiyorum.

Ama çözmem lazım.

Bana ne olduğunu anlamak istiyorum. Anlatabiliyor muyum?

Çünkü gördüklerim bence benim hatıralarım.

Bu duruma düşmüş olmamı kabullenemiyorum.

Bir şey yaşamışım ama hatırlamıyorum.

Artık iyice kendimden korkmaya başladım.

Neden korkuyorsun?

Ya bir kötülük yaptıysam?

Ya birine kötülüğüm olduysa?

Cihangir, bunları düşünmene gerek yok. Giderek hatırlıyorsun.

Üstelik hiç de olmayacak bir şey değil bunlar.

Senin başına gelenler, dışarıda binlerce insanın da başına geliyor.

Ne o, hatların kopması mı?

Şimdi binlerce insan geçmişlerini mi hatırlamıyor?

Bunun farkına varmamak da var ya da geçmişini farklı hatırlamak.

Anlattığı yalanlara inanarak geçmişini kurmak.

Geçmişimizi unutmayız.

Nasıl anlatsam...

...zihnimizdeki çekmecelerden birine atarız, hatta kilitleriz.

Bak ne oldu? Bir şey oldu hatırladın.

Karamsarlığa kapılma. Bu yüzden buradasın.

-Tırlatmıyorum yani? -Hayır.

Zihnini ve bedenini çok yoruyorsun. Yapma.

Bana o çekmecenin anahtarı lazım.

Başka birinde olabilir mi o anahtar?

Ben çilingir değilim.

Madem çekmece var, kilit var...

...o zaman çilingir de olmalı.

(Müzik)

-Bunları ne zaman kullanacağız? -En son ne zaman ağladın?

Ölmüş de ağlayanı yok Cihangir'in.

Görüşürüz.

Görüşürüz Cihangir.

(Kapı kapanma sesi)

(Müzik...)

(...)

(Telefon zili sesi)

-Efendim Cihangir. -Ne haber İrem? Neredesin?

Dışarıdayım. İşlerim var.

Görüşelim mi?

Benim bir-iki saat işim var. Akşam görüşelim.

(İrem) Ne oldu? Bir şey mi diyecektin?

Yok, öyle konuşalım dedim. Neyse, haberleşiriz.

(Aksiyon müziği...)

(...)

(...)

(Aksiyon müziği...)

(...)

Nasıl ya?

(Aksiyon müziği...)

Amirim, İskender sadece beni değil annemi de tehdit etti.

Asıl mesele başka Kaan.

Anlamadım.

Bir süreliğine bu operasyonu durdurmak zorundayım.

Yine anlamadım.

Teşkilatta bu operasyona muhalefet edenler var. Onlarla uğraşıyorum.

Beni ilgilendiren tarafı ne bunun? Daha açık konuşun.

Seni koruyamam, kollayamam demek.

Hatta zaten şu anda seni kelepçeleyip götürmem gerekiyor.

(Gülme sesi)

Bunun için mi buradayız?

Bu, resmî bir görüşme değil.

Sana durumu anlatmak istedim.

İçinde bulunduğumuz koşulların anlamı şu: Ben, işleri düzeltene kadar yalnızsın.

(Cemal) Durum bu.

Annem?

Onu koruyacağım. Ama sen bugün itibarıyla hapse dönmek zorundasın.

Beni niye hapisten çıkardınız o zaman?

Konuşacağım Kaan.

Konuşacağım.

Üstlerimi ikna etmeye çalışıyorum.

Amirim, herif evime kadar geldi.

Bana dedi ki "Senin canını alacağım.".

"Senin olmazsa annenin alacağım."

O üstün artık her kimse, benim girdiğim riski görecek, görmeli!

Anlatıyorum Kaan. Anlatıyorum ki görsünler!

İşi başka bir noktaya taşıdılar.

Kurcalıyorlar, anlıyor musun? Önüme engel çıkarıyorlar.

Yeter! Yeter! (Vurma sesi)

Seni tutuklamak, yeniden hapse göndermek...

...işi yatırmak, operasyonu bitirmek istemiyorum.

Ben senin yanındayım yahu! Karşında değil.

Allah razı olsun ya.

Bana, dişe dokunur bir şeyler getir.

Can alıcı bir şeyler.

Getir ki operasyona karşı olanların önüne atıp...

..."Aha işte, Halka burada." diyebileyim.

Yoksa? Hapse geri mi dönüyorum?

Oğlum, senin zaten şu anda hapiste olman gerekiyor.

Seni bulamadığımı...

...Kaan Karabulut'un kaçak olduğunu ihbar etmek zorundayım.

Ulan ne güzelsin İstanbul be!

(Cemal) Acele et Kaan, acele et.

(Cemal) Senin için de annen için de başka bir ihtimal yok.

(Müzik)

(Dijital sesler) (Efekt sesleri)

(Müzik...)

(...)

(Sinyal sesi)

(...)

(...)

(...)

(Efekt sesi)

(Kilit sesi)

(Gerilim müziği...)

(Kapı gıcırtısı sesi)

(...)

(Ayak sesi)

(...)

(Efekt sesi)

(Ayak sesi)

(Efekt sesi)

(Efekt sesi) (Cam kırılma sesi)

(...)

(Efekt sesi)

(Saat tik tak efekt sesi)

(...)

(...)

(...)

(...) (Saat tik tak efekt sesi)

(...)

(Müzik)

(Gerilim müziği...)

(...)

(Kuş cıvıltısı sesleri)

Nereden bulmuş seni bu pislik?

Kaan size çalışıyor Gülay.

Onu biliyorum da neden Kaan'a kafayı takmış?

Bilmiyorum. İlhan Bey ne emrettiyse onu yapıyor oğlum.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Mutlaka.

(Kaan) Zaten sebebinin bir önemi yok.

(Kaan) Herif, evimize kadar geldi, bizi ölümle tehdit etti.

Beni etmesi dert değil. Annemi etti.

Kaan'ı sorumlu tutuyor.

Kendince hesap kesiyor oğluma.

(Müzik)

Kusura bakma yenge. Bu hadisenin sana kadar gelmemesi gerekiyordu.

Kaan haklı.

(İlhan) Annesini koruyor.

(İlhan) Halledeceğiz, halledeceğiz.

İskender'i konuşmuyorum.

Yenge.

(İlhan) Senin güvenliğini bir şekilde sağlamamız gerekiyor.

(İlhan) Öyle ya da böyle, o evde kalmamalısın.

Hatta yalnız bile kalmamalısın.

Bir yer bulmak lazım.

Ben hiçbir yerde rahat edemem.

Ama belirli bir süreliğine mecbursun.

Hem bizim de aklımız kalmaz.

Ha, Kaan?

(Boğaz temizleme sesi) Evet.

Nurten.

Nurten'in yanında kalabilir.

(Gülay) Hem orası bildiğimiz bir yer.

Güvenliğini de sağlayabiliyoruz.

Ah, evet. Güzel fikir vallahi.

Gülay, gerçekten...

...çok teşekkür ederim.

Ama istemiyorum.

İskender'den hiçbir korkum yok.

Isıracak köpek havlamaz.

Elinden geleni ardına koymasın.

Anne.

Lütfen.

Hümeyra Hanım, kusura bakmayın ama bu saatten sonra sizin fikrinizin önemi yok.

Bizi düşünün. Oğlunuzu düşünün.

Sizin söylediğiniz içimize sinmiyor.

Bir süreliğine bizim misafirimiz olun.

Cihangir'le konuşalım. Evdeki güvenliği arttırsın.

Sen de Nurten'i ara. Hümeyra Hanım'ın rahatı için her şeyi yapsın.

Tamam.

Aslında burada da kalabilirdiniz ama...

...Nurten'in yanı daha güvenliymiş madem.

(Müzik)

*Bu, Terzi iblisinin mekânı burasıymış.

-Emin misin? *-Değilim abi.

*İnternette yazmıyor ki.

*Ben, eski usul...

...bir bilene sor, zorla, yor...

...yıldır şeklinde ulaşıyorum bilgiye.

*Şimdi bizim Yozgatlı bir değnekçi vardı.

*O beni Kayserili bir taksici arkadaşa yönlendirdi.

*Liste bu şekilde uzayıp gidiyor.

*Ha, bir de Sorgunlu bir oğlan vardı...

...o avareye de sordum ama hiç sorma yani.

*Selamünaleyküm.

Aleykümselam. Buyurun?

*Biz, birine bakmıştık gardaş.

Kim abi?

*Bize burada takıldığı söylendi.

*Sık sık gelir gidermiş.

*Böyle fıkracı, muhabbetçi.

*Kıyafetten anlıyor, bol kremli...

...böyle bak bak, doyamıyorsun yani.

*Yahu gardaşım...

...buraya gelir gidermiş.

*(Âdem) Sen ne melül melül bakıyorsun? Anlamadın mı?

*Dur, ben sana anlatayım.

(Cihangir) Hişt...

Kardeş. Biz Terzi'yi arıyoruz.

Onunla konuşmamız lazım. Tamam mı?

-Abi ben tanımam öyle birini. *-Hadi lan!

*Allah'ıma yerini biliyor abi.

Âdem bir dur. Parlama çocuğa.

İçeri bak bakalım, bir şey var mı?

Abi siz karıştırıyor olmayasınız?

(Cihangir) Karıştırmıyoruz.

*Yemin ediyorum, şu kuru temizleme olayından zerre anlamıyorum.

*Bir anlasam, memlekette dükkân açacağım.

*Hayır yani, kurutmayı...

*Aha...

Bana bak, aç kulağını.

Terzi buraya gelirse, "Seni Cihangir Bey arıyor." dersin.

Ne diyeceksin?

"Seni Cihangir Bey arıyor." diyecekmişim.

*Böyle bir gömlek miydi abi Terzi'ninki?

*Ha?

*Bu Terzi'nin memleketi neresi?

(Müzik...)

(...)

Bazen, insan bir şeyin olmasını çok istiyor.

Olunca da doymuyor.

Madem olacaktı, keşke diyor, başka bir şey isteseydim.

Hoşuna gitti mi İlhan?

İskender, senindir artık.

-Ne fark etti? -Hiçbir şey fark etmedi.

Karar böyle. Olması gereken bu.

Gerisi magazin.

İskender, benimle olan savaşının bir parçası olduğunu düşünecek.

Emrin, sizden geldiğinin bir önemi olmayacak.

Dikkatli ve özenli çalışırsan.

İşi net olarak, söylediğimiz gibi yaparsan böyle bir şey olmaz.

Tozu kalmaz.

Tozu kalmasın.

Merak etmeyin.

Etmiyorum.

Kırlangıçların, sinek yiyerek yaşaması bana daha ilginç geliyor.

(Müzik...)

(...)

Şener.

Ye oğlum ye. Al.

Eyvallah abi.

Etten anlıyor hergele.

Hı?

Nasıl?

Vallahi İskender abi, bu diğerine göre daha iyi.

Ama bak, bu eti terbiye ederken...

...ekşiyi fazla kaçırmışlar.

Bir de içindeki suyu emmiş.

Böyle ince kesecek abi, kalın değil.

Lan vallahi helal olsun be.

Yarına hazır mıyız lan?

-Hazırız abi. -Hah.

Böyle yağsız, sinirsiz, mis gibi geçsin gitsin.

Sonra, abi dövüyorsun, sövüyorsun, haklısın, duymak istemiyorum.

(İskender) Hiç sorun olmayacak.

Şıkır şıkır. Çok kalabalık da olmayacağız.

(Şener) Sen merak etme abi. Tamamdır.

Kızım.

(İskender) Sen bir gün de arabayı buraya park etsene.

(İskender) Neden oradan buraya kadar yürüyorsun? Yazık sana.

Ne yapıyorsunuz baba?

Hadi Müjde, hadi.

(İskender) Hadi, aşağı in. Hava al biraz. Sonra görüşürüz.

Neymiş iş? Bana da anlat.

(Nefes sesi)

Et kızım, et. Benim etten başka işim var mı?

Et taşıyacağız yarın.

Bana da anlat, ben de taşıyayım.

Ya sabır, ya selamet.

(Müjde) Ayrıca hiç inanmadım.

Sen, et taşıyacak olsan bu yancılara anlatır mısın?

Para mı taşıyacaksınız?

(Boğaz temizleme sesi)

Bin kere konuştuk. İnadına yapıyorsun, onu da biliyorum.

Evlat da babanın kaderi işte.

Ben de kaç kere söyledim. Bana iş ver, beni yanına al.

Kızım, bu işler sana göre değil.

Para aklamak mı?

Bir kamyoneti, kim bilir kaç milyona satacaksın yurt dışına.

Güya tabii.

Faturasını keseceksin adamın birine.

O etler gümrükten çıkmış gibi olacaklar ama hiç çıkmayacaklar.

Sonra da bu nereden geldiği belli olmayan parası, birden ülkeye girecek.

Sen de adamın 100 milyonunu, 30 ayıklayıp...

...tertemiz 70 vereceksin.

Diye tahmin ediyorum.

Kızım, sen benim kapılarımı mı dinliyorsun?

Yok, dersimi çalışıyorum.

Ne alınıyordu baba?

Ben, on dolara üç dolar yıkama masrafı diye biliyorum.

Tarifi mi değişti?

Para mı lazım kızım?

Hareket lazım baba.

Beni yanına al.

İşi öğretecek misin, kendim öğrenmeye devam edeyim mi?

Vallahi bence iyi olmuş.

Yani benim evde rahat eder.

-Senin de aklın kalmaz işte. *-(Âdem) He.

*Nurten Hanım'ın yemekleri güzeldir. Karnın doyar--

Ne diyorsun sen ya? Boş boş konuşma.

*Lan sen ne heyheyleniyorsun?

*Çiğ mi yedin karnın ağrıyor?

Abi ben ne dedim ya?

Tamam, kusura bakma. Ben sinirliyim biraz.

*Ya yok, hepsi İskender'in halt yemesi.

*Hiç yakışık alıyor diyor muyum bak?

*Yok, bozmasın bunlar bizi gardaşım.

*Sen benim kusuruma bakma. Ben girdim öyle lafa.

Terzi’yi bulabilecek miyiz?

Haber bıraktık.

O da öyle bir iki güne bulunacak bir herif değil ki.

*Abi, yemin ediyorum...

...ben bu oğlanın tespitlerine hastayım ha.

*Bak, nasıl aklımızı açtı ama değil mi?

Âdem, sen rahatsız falan mısın?

İki dakika itişmeden duramıyor musun sen?

*Ben, değil mi? Ben?

(Gülme sesi)

Beyler, adresi bulduk. Mesaj da bıraktık.

Artık yerine ulaşır diyeceğiz.

(Kapı açılma sesi)

Cihangir.

Biraz konuşalım mı?

(Müzik)

*Kesin bir şey oldu. İlhan Bey buralara hayatta gelmezdi.

İskender'i indiriyoruz.

Tamam baba. İndirelim de...

Biz mi indiriyoruz yoksa yukarıdan mı istediler?

Ne fark eder Cihangir? Ne fark eder?

İskender bizim için sorundu, artık sorun olmaktan çıktı.

Anladım, tamam. Yukarıdan öyle istemişler.

-Güzel. -Cihangir.

Ne anlatıyorsun sen bana ya? Ne diyorsun?

Ya baba, sakin olalım diyordun hani?

Ticaret yapıyoruz diyordun, ne oldu?

Ticaret yapalım diyordum...

...o zaman öyle diyordum, şimdi böyle diyorum.

İşte bu demek oluyor ki ticaret falan yapmıyoruz.

Onlar emrediyorlar, biz de yapıyoruz demek bu.

Her neyse.

Yarın İskender, yüklü bir miktar parayı...

...Silivri'deki deposundan sevkiyat yapacak.

Tamam mı? Onu o anda indirmeliyiz.

Hiç dinlemek istemiyorsun, değil mi?

Cihangir! Bilmediğin konularda yorum yapma!

(İlhan) Tamam mı?

*Çok fena girdiler birbirlerine ya.

Bakmasana oğlum.

*Ben aileden sayılırım. Her şeylerini bilirim bunların.

He, he.

*Sen benimle dalga mı geçiyorsun göbel?

(İhsan) Cihangir!

Ben bu gemiyi yıllardır yüzdürüyorum.

Eğer senin dediğin zamanda, biz bu işi yapmış olsaydık...

...o zaman o ölüm emri, bizim için çıkmış olacaktı.

Vallahi ben bilemedim baba. Sen böyle diyorsun da...

...belki de öyle bir emir falan çıkmayacaktı.

Ben sana söyleyeyim, bu yukarısı kimse artık...

...gemiyi o yüzdürüyor, sen değil.

Sen, ben sadece tayfayız.

Ama ben senin için her zaman çalışırım.

-Onlarla işim olmaz. -Ne demek bu?

Ha? Ne demek bu?

Senin bu durumlarda bir adamın vardı. Neydi adı?

Terzi, değil mi?

Onu ara baba. He?

Nasılsa benden daha iyi halleder.

Cihangir, bazı şeylere bozulmuş olabilirsin.

Olabilir. Oturup konuşuruz bunları.

Ama şimdi iş zamanı. Hadi.

Yok.

Vallahi ben bu işte yokum.

Nasıl yoksun Cihangir? Ne diyorsun sen ya?

Ha?

Eğer ben senin arkanı kollamasaydım...

...senin başına neler gelirdi, biliyor musun?

Baba, kim bu adamlar, kim?

(Cihangir) Yıllardır aynı şeyi söylüyorsun.

Bilmemem gereken şeyler varmış!

O varmış, bu varmış... Var da var!

Bak, şu anda karşında dikiliyorum.

Anlat, öğreneyim.

(Cihangir) Anlatmadığın sürece hiçbir şey yapmayacağım.

(Anlaşılmayan konuşma)

(Gerilim müziği...)

(...)

(Kapı tıklama sesi)

*Abi?

*Abi iyi misin?

*-Abi, su getireyim mi sana? -Âdem.

*Abi ben İlhan Bey'i bazen hiç anlamıyorum.

*Senin gibi evladı var, sevineceğine--

Âdem.

*Ya abi... Bir şey de. Gözünün yağını yiyeyim.

*Abi, İlhan Bey senden ne istediyse...

...zoruna gittiyse...

...sal beni, ben yapayım. Sen ne yoruyorsun kafanı?

Ya Âdem, bir dur da adam nefes alsın.

Âdem, merak etme bir şey yok. Atıştık sadece.

Hadi çıkalım.

*Aha, abimi yine ben güldürmüş oldum.

-Fıkrasın ya. *-Lan göbel!

Arabanın anahtarını unutmuşum. Siz gidin, ben geliyorum.

(Gerilim müziği...)

(Geçiş sesi)

(İhsan) Cihangir.

(İhsan) Biraz konuşalım.

(Geçiş sesi)

(...)

(...)

(Gerilim müziği...)

(...)

(Kapı vurma sesi) (Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Bak bunu alacaksın...

...bunu da böyle takacaksın.

Müjde Hanım...

...şimdi İskender abi bana sorarsa ne diyeyim?

Müjde Hanım emretti dersin.

-(Şener) Öyle mi diyeyim? -Ha, öyle de.

Çok pis bağırdı, korktum de.

Yok hayır, onun için demiyorum.

Yani şimdi...

(Gerilim müziği)

Babamın vurdulu, kırdılı film dediği bu mu?

(Gerilim müziği)

Ay yazık!

Kim bu?

Ne yazığı ya? Terzi'dir o, lanet herifin tekidir ya.

O değil oğlum. Ölen kim?

Ha, ha o. Ya bu garip, geldi benim oraya. Kaçacaktı bu.

(Şener) Hepsi onun peşine düştü.

(Şener) Ama onda bir şey var.

İskender abim onu kenara ayırdı bak, polise vermedi.

Ha, polis de işin içinde?

Öyle.

(Şener nefes sesi)

(Gerilim müziği)

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

(Mutfak ortam sesi)

(Kapı zili sesi)

(Kapı zili sesi)

(Kapı açılma sesi)

-Şaşırdım. -Polis peşimde.

Güvenli bir yere ihtiyacım vardı. Aklıma sen geldin amirim.

Geç, geç içeri.

(Kapı kapanma sesi)

Çok güzel kokuyor. Yemekte ne var?

Nereden buldun beni?

Yani, evi. Adresi ben vermediğime göre.

Söylemem.

Cemal Amir'im mi verdi?

Yok, telefonu kapattım. Sen dinleniyor dedin ya.

(Geçiş sesi)

(Kaan dış ses) Bizim de kendimize göre taktiklerimiz var tabii...

...öyle sizin gibi bilgisayardan yer tespit edemiyoruz ama...

...birini ararsak bulabiliyoruz.

(Geçiş sesi)

O tamirci mi takip etti beni?

Yemek çok güzel olmuş.

Lafı çevirme.

(Kaan) İş konuşalım mı?

Kaan, görevden alındım ben. Unuttun mu?

Benim de polis peşimde. Yakalarlarsa hapse alacaklarmış.

Hı.

Yani burada seninle makarna yiyerek suç mu işliyorum şimdi?

Bilmem. İşliyor musun?

Bak...

...Cemal Amir beni kovdu.

Yani, artık benimle değil, onunla konuşman lazım.

Üzüldün mü sen buna? Üzülmüş gibisin.

(İlhan ses) İskender'i indiriyoruz.

(Cihangir ses) Tamam baba.

(Cihangir ses) İndirelim de biz mi indiriyoruz...

...yoksa yukarıdan mı istediler?

(İlhan ses) Ne fark eder Cihangir, ne fark eder?

(İlhan ses) İskender bizim için sorundu. Artık sorun olmaktan çıktı. Tamam mı?

(Cihangir ses) Anladım, tamam. Yukarıdan istemişler, güzel.

Hadi canım.

(İlhan ses) Cihangir, ne anlatıyorsun sen bana ya?

İlhan Tepeli mi bu duyduğum?

(Cihangir ses) Ya baba.

Diğeri de Cihangir.

(Cihangir ses) Ticaret yapıyoruz diyordun. Ne oldu?

(İlhan ses) O zaman öyle diyordum, şimdi böyle diyorum.

Akşam telefonuna bakamadım. Kusura bakmıyorsun. Değil mi?

Yo, sonra konuştuk işte.

Doğru, konuştuk gerçi.

Sen o sıra meşguldün.

Ne yapıyordun?

Hep senin mi işin olacak Cihangir?

Ben bir şey yapamaz mıyım?

Yaparsın tabii de...

...sorun ne, onu anlamadım.

Bir sorun yok.

Ee?

Hani birlikte çalışıyorduk?

Vazgeçtim. Çünkü bana göre değil senin işlerin.

Çabuk vazgeçmişsin.

Benim için endişelenirsen...

...beni anlarsın diye düşünmüştüm.

Hak verirsem vazgeçersin.

Ama yok. Sen vazgeçemezsin.

Çünkü karanlık işleri seviyorsun.

(Nefes sesi) Ne oluyoruz İrem?

Ne karanlığı? Yine ne diyorsun sen?

Senin karanlığın.

(İrem) İşlerini, sırlarını. O karanlık var ya...

...işte çevrendeki herkesi sarıyor.

Aileni, sevgilini, eşini, dostunu.

(İrem) Ama sen farkında değilsin.

Ya da daha kötüsü.

Farkındasın ama umurunda değil.

Sen öyle diyorsan…

Yalan mı?

(Mesaj sesi)

(Gerilim müziği...)

(...)

(...)

(Öğürme sesi)

İyi misin?

İrem. İyi misin? Ha?

-Yediğin bir şey mi dokundu? -Bilmiyorum!

(Cihangir) Peçete versene.

(Cihangir) Hastaneye götüreyim mi seni?

İstemiyorum. Eve gitmek istiyorum.

-İyi değilsin ama-- -Eve gitmek istiyorum dedim!

Hesabı versene.

Hesabı arkadaşınız ödedi efendim.

Kim?

Az önce şurada oturan beyefendi.

Bunu size vermemi istedi.

(Gerilim müziği...)

(...)

Bu sevkiyat belli ki çok yüksek miktarda olacak.

İskender, bizzat başında olacaktır.

Öyle.

(Bahar) Yer ve zaman?

İşte orada biraz sıkıntı var.

Ama öncesini konuşalım. Bu bilgi işimize yarar mı?

Ne diyor bizimkiler?

Adamınız faydalı değil. Operasyon ilerlemiyor diyorlar.

Adamınız derken, benden mi bahsediyorsun?

Yani köstebek falan da deniyor da...

...ben böyle yüzüne karşı ayıp olmasın diye demedim.

Ee doğru. Adam, köstebekten daha iyi.

Adam gibi adam.

Neyse.

Eğer İskender'i alabilirsek elinde canlı parayla...

...daha ne olsun?

İşte o zaman işler değişir.

Hem İskender'i hem İlhan'ı alabiliriz.

(Kaan) Yani sonuç da plan ortada.

Cinayete teşebbüsten ya da cinayetten içeri alınabilir.

İskender'i vuracak ya.

Ha bırakalım da İskender ölsün diyorsun yani?

Kaan, sakın ha.

Ya tam diyorum seninle frekansı tutturduk...

...yine olmadı.

Sen şakadan anlamıyorsun ha.

Ben de gülersem o zaman şaka olur o.

Ama sen maalesef genelde kendin çalıp kendin oynuyorsun.

(Kaan) Doğru.

Tamam, ciddi olayım. İş konuşalım.

Yer ve zaman konusu sıkıntılı.

Yani benim onu öğrenmem için işe dâhil olmam gerekiyor.

-Ol o zaman. -Ol o zaman?

Adamı duydun işte. Cihangir yoksa ben de yokum.

Ne diyeceğim adama? Oğlunuz gelmiyor İlhan Bey, beni alın mı diyeceğim?

(Kaan) Zaten polis orada olacak. Dal gibi açığa çıkarım.

Cemal Amir'in operasyonu yürütmesi buna bağlı.

(Bahar) Senin dışarda kalman buna bağlı Kaan.

(Bahar) O yüzden öyle ya da böyle bir şekilde katılacaksın o işe.

Madem Cihangir yok...

...o zaman Cihangir'i ikna edeceksin.

(Kapı açılma sesi)

(Gerilim müziği)

(Nurten) Cihangir, sen ne zaman geldin?

(Cihangir) Şimdi girdim abla.

(Nurten) Hiç görmedim.

Bak bakayım.

-Neyin var senin? -Yok bir şey.

Yok, bir şey var. Gözünden anlarım.

İrem'le mi kötü oldunuz?

Yok ablacığım yok. Toparlarım, merak etme.

(Ayak sesi)

(Nurten) Hümeyra Hanım.

(Erkek ses) Baba Eren Karabulut...

...İlhan Tepeli ve iki adamı tarafından öldürüldü.

*(Âdem dış ses) Ya Eren Karabulut'un karısı.

(Nurten dış ses) Hümeyra.

(İlhan dış ses) Kadın bir çocuğuyla kaldı ortada.

(Nurten) Hümeyra Hanım.

Oğlumuz, Cihangir'imiz.

Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Kaan çok bahsetmişti sizden.

Memnun oldum.

-Buyurun lütfen. -Buyurun. Böyle oturun.

Sizin de başınıza iş açtık.

Yani bir şey olacağından değil ama...

...tedbirli olmakta fayda var.

Rahatsız ettik hepinizi.

-Estağfurullah. -(Nurten) O nasıl laf?

Bize de değişiklik oldu. Değil mi Cihangir?

Yaşamadığım sıkıntı değil.

Rahmetli eşim de bu yoldaydı, babam da.

Evet, eşinizi biliyorum.

Babanızı bilmiyordum. Kaan'ın dedesi oluyor. Değil mi?

Evet.

Babamı yaşlılıktan, eşimi hastalıktan kaybetmedim ben.

İkisi de ellerinde silahla öldüler.

Bir tek Kaan'ım kaldı.

Başka da kimsem yok bu hayatta.

Evlat başka tabii.

Kaan'ım başka.

Çok sürmeyecek. Merak etmeyin, halledeceğiz.

Bu İskender'i ben eskiden beri tanırım...

...eskiden beri de hiç hazzetmem.

Unuttum zannediyordum.

Görünce yine hatırladım hazzetmediğimi.

Ağzını açtı bir, iki laf etti...

...yine hatırladım.

(Kapı zili sesi)

Ben açayım kapıyı.

Yani evet.

İskender'in sağı, solu belli olmuyor.

Ama dediğim gibi siz merak etmeyin, halledeceğiz.

Eskiden bir görseydiniz. Yok, yokluk içindeydi bu İskender.

Görsen ah vah ederdin. Acırdın hâline.

Ama kader...

...kader onu bu günlere, böyle getirdi işte.

(Ayak sesi)

Herkes buradaymış.

Anne.

Bu da benim oğlum işte Nurten Hanım.

Maşallah. Biliyorum Kaan'ı.

Cihangir'le birbirlerine sahip çıkıyorlar. İyi oluyor.

Sohbet ediyorduk Cihangir'le.

Hayret.

O pek konuşmaz ama.

Öyle mi Cihangir?

Kaan da konuşmadan edemez.

Zaten ben seninle değil, Cihangir'le konuşmaya geldim.

-Numaracı. -(Kaan) Yok ciddiyim ya.

Şu iş hakkında bir konuşalım mı seninle, İskender falan?

Tamam. Konuşalım.

Gel.

Terzi...

...bu akşam karşıma çıktı yine.

Gerçi karşıma çıktı denmez. Uzaktan belirdi.

Üff! Bir de Terzi var, değil mi?

(Geçiş sesi) Bu Terzi...

...bir kuru temizleme dükkânında duruyormuş. Psikopatın teki.

Merak etme.

Yerini, yurdunu, uyuduğu eve kadar her şeyi öğreneceğim ben sana.

(Geçiş sesi)

Bak Cihangir, yalnız benim Terzi'den daha büyük bir sıkıntım var.

Annemi burada, böyle görünce...

...yani tamam misafiriniz. Teşekkür ederim ama...

...bu bir çözüm değil.

Ben neler dönüyor, hepsinin farkındayım.

Bu İskender, sana dokunamıyor. Babana da dokunamıyor.

Hırsını benim üzerimden alıyor.

(Cihangir) Yani evet, maalesef öyle.

Ama bu seninle İskender'in arasında bir şey değil.

Onunla benim aramda da bir şey değil.

Babamla ikisi, oturup çözecekler.

(Kaan) İyi söylüyorsun, güzel söylüyorsun da...

...benim bir işime yaramıyor.

Benim annemin günahı ne? Büyükler kavga ediyor, ee?

Olan Hümeyra Hanım'a mı olacak?

O zaman bırak büyükler kavga etsin Kaan.

Bu gibi durumlarda en iyisi dışarıda durmak, karışmamak.

Yani ben öyle yapıyorum. Tavsiye gibi olmasın ama.

Geçecek.

Anladım. Anladım.

Hem karışma diyorsun hem karışmam diyorsun.

Üç gün önce böyle demiyordun İskender'le ilgili. Ne oldu?

Kendini benim yerime koysana.

Sonuç da tehdit edilen benim annem.

Herif evime kadar geldi. Ya sen ya annen dedi.

Daha ne diyecek?

(Kaan) Anladım. Anladım.

Ben kendi işimi, kendim halledeceğim.

Yarın bir geçsin de bakalım.

Ne olacak yarın?

İşte bazı sıkıntılar çözülecek.

Kim çözecek pardon sıkıntıları?

Sen bana dur diyorsun.

Ee, belli sen kılını kıpırdatmayacaksın. Ee?

Hayır, bir bildiğin varsa anlat, ben de öğreneyim.

Bak ben annemin kaderini kimsenin insafına bırakamam. Anlıyor musun?

Yarın bir olsun, bakalım.

Benim yarına kadar vaktim yok.

Benim bir çıkış yolu bulmam lazım.

Anladım ben seni Cihangir.

Eyvallah.

Kaan...

...sabahtan haberleşiriz.

(Gerilim müziği)

(Bahar ses) Hah, nedir durum?

Emin değilim ama elimden geleni yaptım.

Nasıl emin değilsin Kaan? İşe dâhil misin, değil misin?

Sabah göreceğiz. Yani benim anladığım o.

Ha, iyi tamam. Sabaha da çok bir şey kalmadı zaten.

(Kaan ses) Yalnız benim kafama takılan bir şey var.

Bu iş bittiğinde Cihangir'e ne olacak?

O kadar da karmaşık değil.

Ne yaptıysa cezasını çekecek.

İyi de...

...bulaşmak istemediği işe, adamı zorla sokuyoruz.

Duygusal davranıyorsun.

Cihangir'e sütten çıkmış ak kaşık diyebilir misin?

(Bahar ses) İlhan Tepeli'nin oğlundan bahsediyoruz.

Nereden geldiğimi unutmadım.

Kaan, Cihangir'i tanımıyorsun.

Ama kendimi tanıyorum.

Yani ben bugüne kadar bir yanlışını görmedim Cihangir'in.

(Kaan ses) O yüzden bu durum hoşuma gitmiyor.

Hoşlan ya da hoşlanma. İfadeni ona göre verirsin o zaman.

İyi bir arkadaştı falan dersin.

Bak...

...bu işten çıkışın ancak böyle olacak.

Yanlış bir şey yapmıyorsun.

İnşallah öyledir.

(Gerilim müziği)

(Sessizlik)

(Ayak sesi)

Kızım...

...ne yapıyorsun?

Babam beni sevmiyor. Ne yapsam diyorum.

Hele şuna.

Kay bakayım şöyle.

Kurban olurum ben sana.

Benim Müjde'm bana küsmüş mü?

-Ya baba, gönül almanı istemiyorum. -Ne istiyorsun?

Söyle, hemen bir hâl yoluna koyayım.

Ya istemiyorsun işte.

Haspa!

Nasıl da güzel tafra yapıyorsun.

Güzel kızım benim, bir tanem. Güzel gözlüm.

Benim yapacağım iş var, senin yapacağın iş var.

Hayır baba. O iş öyle değil.

Sen de anlayacaksın bunu. İyi ki Müjde varmış diyeceksin.

Kız, vallahi her gün söylüyorum onu.

Her gün, iyi ki Müjde var diyorum.

İyi ki kebap da var diyorsun ama. (Gülme sesi)

Evet. Kebap da güzel.

Ama sen bir tanesin.

Senden başka var mı?

Gel kız gel.

Sarıl şu deli İskender'e.

(Öpme sesi)

Tamam kızım...

...şu yarın bir geçsin...

...iş meselesini konuşuruz.

(Gerilim müziği)

Anladın mı Âdem?

*Anladım İlhan Bey.

Anlamış! Anladıysan neden kafanı kaşıyorsun ha?

Oğlum, mekânın iki tane kapısı var. Tamam mı?

İkisini de tutacağız işte!

*Tamam İlhan Bey, siz hiç merak etmeyin. Ben halledeceğim hepsini.

Tamam. Gözün, benim üzerimde olsun. Tamam mı?

*Siz de mi geliyorsunuz?

Âdem! Âdem! (Vurma sesi)

*Buyurun İlhan Bey.

(Gerilim müziği)

*Toplanın bakalım.

*Gelin oğlum.

*Şimdi İlhan Bey, size bazı açıklamalarda bulunacak.

Sözü fazla uzatmayacağım.

İskender'in bugün son günü.

Hep birlikte, onun hakkından geleceğiz.

Şimdi Âdem, size detaylar hakkında bilgi verecek.

*Evet.

(Gerilim müziği)

*Detaylar.

Lan ver!

*Allah'ıma geliyor.

*Yeminle ben size demiştim. Aha Cihangir abim geliyor.

*(Âdem) Hah, bir bu eksikti.

(İlhan) Hayırdır Cihangir?

Bugün izin günün değil miydi senin?

Başka bir gün kullanırım iznimi.

*Bizi yalnız koymaya gönlü el vermedi. Değil mi Cihangir abi?

(İlhan) Koçum gel.

*Beyler siz de çayınızı, çorbanızı için bakayım.

Tamam abi.

*La bebe, nasıl oldu bu iş?

*Sen mi ikna ettin?

Ee, konuştuk bir şeyler Âdem.

Bu gemi sensiz yürümez dedim.

*Aferin oğlum Kaan.

*Gerçekten doğruyu demişsin ha.

Hem dedim, Âdem ne yapar sensiz dedim.

Kör kurşunların hedefi olur dedim.

*Göbel! (Kaan gülme sesi)

Onu anladım da; bu kadar adam, bu kadar silah...

...harbe mi gidiyorsun? -Ben eski adamım oğlum!

Benim bildiğim doğru bu!

Gireriz, çıkarız!

Vurulan vurulur, kalanlarla yolumuza devam ederiz.

Evet, harp bu.

(Gerilim müziği)

Peki bu bilgiler nereden çıktı?

Yukarısı diyeceksin. Anladım.

İyi. Ben hallederim.

Ama dediğim şekilde olursa.

Tamam. Sen bu işi hallet...

...şekli, şemaili önemli değil.

Tamam.

-Âdem, Kaan. *-(Âdem) Buyur abi.

(Cihangir) Şunlara bir bakalım...

...sessiz sedasız halledebilecek miyiz.

(Aksiyon müziği)

(Geçiş sesi)

Seni tutuklamak, yeniden hapse göndermek...

...işi yatırmak, operasyonu bitirmek istemiyorum.

Ben senin yanındayım yahu, karşında değil!

Allah razı olsun.

Bana dişe dokunur bir şeyler getir. Can alıcı bir şeyler.

(Geçiş sesi)

(Aksiyon müziği)

Hümeyra Hanım.

Benim biraz çıkmam lazım Nurten.

Öyle mi?

Ters bir şey olmaz değil mi?

Yok, merak etme.

İlhan Bey soracaktır.

Evde, dinleniyor, istirahat ediyor de.

-Her şeyi bilmesine gerek yok. -Peki. Öyle yaparım.

Çok sürmez. Tamam mı?

(Müzik)

(Kaan) Bunlar güvenilir bilgiler değil mi?

Göz göre göre tuzağa yürümeyelim.

Sanmam.

Bayağı bayağı birileri İskender'in ipini çekmiş.

Nereden geldi peki bunlar?

Hiçbir bilgim yok. Bayağı bilmediğim yerlerden.

Neyse. Dediğim gibi yapalım.

Olabildiğince az kişi.

Ben şimdi fazlalıkları yolluyorum.

Bence de.

(Kapı açılma sesi)

(Kapı kapanma sesi)

Âdem, bana bakın!

Adamlardan ikisini seç, seninle gelsinler.

Gerisini gönder.

Cihangir, nasıl olacak böyle?

Merak etme baba. Dediğim gibi olursa daha iyi olur.

Ta-Tamam, peki.

(Fotoğraf çekme sesi)

(Geçiş sesi)

Telefonu mutlaka açman gerekiyor.

Bilgilendirmek yetmez, seni izleyebilmeliler.

(Geçiş sesi)

(Fotoğraf çekme sesi)

(Aksiyon müziği)

(Sinyal sesi)

Amirim, Kaan'ın telefonu tekrar sinyal verdi.

Nerede?

(Sinyal sesi)

(Aksiyon müziği)

(Mesaj zili sesi) Dur, bekle.

(Aksiyon müziği)

Aslanım Kaan. Olacak bu iş.

(Mesaj zili sesi)

(Kaan dış ses) İlhan Tepeli, İskender'i para sevkiyatı sırasında alacak.

Ekip!

Toparlanmayı bırak, operasyona çıkıyoruz.

Amirim, tersini söylediler. Burayı kapatıyoruz dediler.

Bir sorun olmasın?

Tamam işte, Kaan Karabulut'u almaya gidiyoruz. Aldığımız emir bu değil mi?

(Cemal) Yelek verin, yelek.

*La göbel.

-Heyecanlı mısın? -Çok.

-Ne oldu Âdem? Ne istiyorsun? *-Telefonunu ver.

-Ne? *-Telefonunu ver.

-Ne yapacaksın sen benim telefonumu? *-'İnsta'dan ekleyeceğim.

*Arkadaş mevzuyu uzatma işte. Ver diyorsak ver şu telefonunu.

O dediğini ben kullanmıyorum. O yüzden eklenecek, çıkarılacak bir şey yok.

*Lan göbel, bir kez bir lafı ikiletmesen şu dişimi kıracağım.

*Ne uzatıyorsun? Ver şu telefonu.

Sen uzatıyorsun Âdem. Bırak, oyalama beni.

*Arkadaş sen oyalama beni. Ver şu telefonunu.

-Ne yapıyorsun? -Ne oluyor gene?

*Abi bu telefonunu vermiyor.

Bırakır mısın kolumu?

Kaan, telefonları bırakıyoruz. Bu iş bitsin, emniyet ilk bize gelecek.

Şimdi sinyalden falan vermeyelim yakayı.

Ne artistik yapıyorsun? Adam gibi baştan söylesene şunu.

*Şaka yapıyoruz, şaka.

*Biraz düze çıkalım, alırsın telefonunu.

*Abi, bizim bir köylü var.

*Adama diyorum ki ne iş yapıyorsun, diyor ki komünikasyoncuyum.

*Lan sen ikinci el cep telefonu bayisisin. Artistliğin Âdem'e mi?

Goygoyun bittiyse gidelim artık işimiz var.

*Gidelim abi.

Sende çoluk çocuk var mıydı Şener?

Yok abim, nerede? İş güç derken kısmet olmadı ki.

Olur o da olur. Merak etme.

Bir yere gelene kadar.

Öyle çoluktur çocuktur, hanımdır zordur bizim işlerde.

Öyledir abim.

Ama maşallah yani. Senin kız...

...büyümüş yani. Sen hiç beklememişsin abi.

Sen gel bir de bana sor.

Zor o işler.

Bana dokunamayan...

...dur şunun bir kızı vardı oradan korkutayım, diyor.

Kansız çok İskender abim.

Yüzüme gülüp helvamı yemek isteyen çok.

Kim kim gidiyoruz abim?

Sen, ben, bizim oğlan.

Çıkıyor musunuz?

Nereye? Tam da ben gelmişken.

Allah Allah. Bilmiyormuş gibi.

Kızım, çok önemli bir işim var. Bitirip döneceğim.

Sen tavaya yağ koy, soğanlar pembeleşir pembeleşmez oradayım.

Etleri almaya mı?

Akşam yine kebap yiyeceksin o zaman.

Kolesterol diyorum, arada baktırıyor musun?

Baktırıyorum baktırıyorum. Doktorlar maşallah diyor.

Hadi kızım, hadi. Beni lafa tutma.

Dağlar, taşlar para bekler.

(Müzik...)

(...)

Herkes dikkatini buraya versin.

Bugüne kadar aldığımız en önemli ihbar bu.

İskender Akay.

Çok önemli miktarda para transferi karşılayacak bugün.

Mesele şu; tam bu sırada, zamanlama önemli.

İlhan Tepeli ve adamları, İskender Akay'ı indirmeye çalışacak.

Olay karışmadan giriyoruz, İskender Akay'ı alıyoruz.

Hatta şanslıysak İlhan Tepeli'yi de alıyoruz. Anlaşıldı mı?

Amirim, telefon sabit bir noktada duruyor.

Cihangir Tepeli'nin iş yerinde.

Önemli değil.

Kaan'ın belirttiği adrese doğru hareket edeceğiz.

Anlaşıldı mı her şey? Hadi Allah utandırmasın.

Hayırdır Cemal?

Ben bu hikâyeyi kapattın sanıyordum ama...

...belli ki ne amir ne istihbarat dinliyorsun.

Kapattık Altan. Kapatıyoruz yani.

Sen, Kaan'ı istemiyor muydun? Onu almaya gidiyoruz işte.

İyi. Beraber gidelim.

Benim ekibim bana yeter, sen kendi işine bak.

Bahar, sen de hazırlan.

Amirim?

Cemal, ikimiz de şimdi evraktı, kâğıttı uğraşmak istemeyiz.

Belli ki acelen var.

Yukardakiler işi ağırdan alabilir.

Şimdi operasyon diyeceğiz, izin falan isteyeceğiz.

(Aksiyon müziği)

Yeleklerinizi giyin.

Ben söylemeden kılınızı kıpırdatmayacaksınız...

...bu benim operasyonum. Anlaşıldı mı?

Emredersin komiserim.

(Aksiyon müziği...)

(...)

(...)

(Aksiyon müziği...)

(...)

(...)

(Aksiyon müziği...)

(...)

Birader ne işin var yolun ortasında? Çek arabanı!

*Gardaşım su mu kaynattı, akü mü bitti vallahi ben de bilmiyorum.

*(Âdem) Hiç anlamam bu işlerden. Az sakin ol.

*(Âdem) Senin memleket neresi?

-(Erkek) Ne oluyor lan? -Hop!

Oğlum sakin ol. Aşağıya.

(Cihangir) Yaslan şöyle.

-(Cihangir) Temiz mi? -Temiz.

(Aksiyon müziği...)

*Şimdi beni iyi dinle.

*Sana nereye dedilerse oraya gideceksin.

*Tıngır mıngır gideceksin.

*Mekâna varınca kılın kıpırdamayacak.

*Her şey bittikten sonra...

...bu bagajdan sana bir hediyemiz olacak.

*-Anladın mı göbel? -Anladım abi.

*Aferin oğlum. Geç bakalım direksiyona.

Tamam abi.

*Numara yok, oyun yok. Anladın mı? Hadi bakalım.

Sen de şanslıymışsın be Şener.

Terzi'den canını kurtardın.

Şimdi bir de benim yanımdasın.

İyi yere dükkân açtın.

Allah razı olsun abim. Sayende.

(Mesaj zili sesi)

Buradan değil oğlum, sağdan. Sağdan gideceksin.

(Erkek) Anlaşıldı abi, tamam.

(İskender) Nereden çıktı bu değişiklik şimdi?

(Gerilim müziği)

Ne oldu lan?

Kaç paranın üstünde oturuyoruz?

Bilmem.

-(Cihangir) Bayağı bir para. -Bütün mesele bu, değil mi?

Para!

Her şey bunun için.

Çekelim şu kamyonu bir sahil kasabasına. Açalım ufak bir pansiyon.

Takılalım ufak ufak.

Olmaz değil mi?

Keşke olsa.

Vay arkadaş ya! Bu nasıl bir dünya?

(Müzik)

(Aksiyon müziği)

Araca zaman verin. Depoya girince harekete geçeceğiz.

(Kaan) Geldik mi?

Bilmem.

(Aksiyon müziği)

Bir terslik mi var müdürüm?

Ne olacak Bahar?

Cemal Sandıkçı...

...20 yıl olmuştur böyle operasyonlarla harcadı kariyerini.

Nafile Cemal, nafile.

(Aksiyon müziği...)

(...)

(...)

Neşem nasıl yerinde be Şener. Vallahi karnım acıktı.

Şu malımızı alalım çıkalım, evvela bir karnımızı doyuralım.

(Aksiyon müziği)

Bir sıkıntı yok ya delikanlı?

*Konuşsana lan göbel!

Yok abi, her şey yolunda.

(Aksiyon müziği)

Sana bir abi tavsiyesi daha Şener.

Millet konuşur hiç kulak asmayacaksın.

Bildiğini okuyacaksın.

İskender öldü, İskender bitti.

Bunca yıl kaç kere duydum bu lafı, biliyor musun?

Peki sonunda ne oldu?

İskender yine kazandı.

(Gerilim müziği)

İniyoruz!

(Gerilim müziği)

-Amirim başlıyor muyuz? -Geç kalma riskini göze alamayız.

Silahlar patlamadan içeride olalım.

-Siz burada ne yapıyorsunuz gençler? -İndirin lan silahları!

İndirin oğlum silahları!

Abi?

(Gerilim müziği)

Sizden emir bekliyorlar galiba.

İndirin oğlum silahlarınızı.

Bunlar yabancı değil.

Muhabbete gelmişler.

İndir lan silahını. İndir lan!

Geri bas lan!

Severler İskender abilerini değil mi?

Senin bizi sevdiğin kadar İskender.

Sen ona mı kızdın?

Sen bana mı kızdın?

Cihangir beni bilir.

Öyle kızarım, söylenirim ama...

...bugüne kadar sana bir zararım dokundu mu Cihangir?

(Geçiş sesi)

(Geçiş sesi) (Cemal) Ali buradan!

(Cemal) Murat!

(Ayak sesi)

(Gerilim müziği)

İşini gençlere gördürüp gerim gerim geriliyorsun ha İlhan.

İskender, sen ne kadar çok konuşuyorsun.

Seni ilk tanıdığımda ne kadar iştahlı bir adam dedim.

Muhabbetti, konuşması hayat dolu demiştim.

Muhabbetim çok iyidir.

Hele indirin silahları da azıcık ben konuşayım.

Ama sonra muhabbetinden de iştahından da...

...tiksindim biliyor musun?

(İskender) Tiksindin tabii. Yakıştıramadın beni yanına.

Sen havuzlu evinde otur, maraba pis işlerini halletsin.

Yahu elim hamurluydu, karnım aç.

Doyamadım beyefendi.

İskender aklın fikrin yemekte değil mi?

Yemek, yemek...

Yat yere! Yat!

(Polis) Çök, kımıldama! Yat!

(Aksiyon müziği...)

Bak şuraya, bak!

(Cemal) Arkaya da bak!

(Polis) Arka taraf temiz!

Allah sevdiğine dert verirmiş Cemal.

(Telsiz anons sesleri)

(Vurma sesi)

*Yolda rota değiştirince gelmeyeceksiniz sandım İlhan Bey.

Ne rotası?

*Şoföre mesaj geldi. Şuradan değil şuradan gidin diye.

*İyi ki yoldan binmişiz.

Kalemimiz yukarıdan kırılmış demek.

Nereye gideceğiz, neyle gideceğiz, yolumuz...

...her şey belliymiş.

Bağa girdim, üzüm mü yokmuş Şener? Görüyor musun?

Zaten başka türlü gözün yemezdi be İlhan.

İskender, benim sabrımı taşırdığın gibi...

...herkesin sabrını taşırmışsın.

Onun için yıllar önce yapmam gereken şeyi...

...şimdi yapacağım.

Baba...

...kazandık zaten.

Peki.

Bu çocuk biliyor mu?

(Silah kurma sesi)

(Erkek) Ne oluyor lan? Ne oluyor! (Silah sesleri)

(Gerilim müziği)

-Abi! Abi! -Çekil!

Hep çok konuşuyordun...

...hep de boş konuşuyordun.

(Gerilim müziği)

Amirim...

...adam işçi. Rutin işiymiş. Hep yapıyormuş.

Yani tavuklar geldi, buzhaneye yerleştirilecek...

...ben yapıyorum diye bir şeyler anlatıyor.

Toparlanın hadi, tamam.

Ne diyelim Cemal? Yanlış ihbar.

Vahlanacak bir şey yok. Olmayan şey değil.

Teselline ihtiyacım yok Altan. Diyeceğini de.

Ama adamın hâlâ dışarıda. Niye geldik buraya?

Kaan'ı almaya gelmediğimizi biliyorum.

İskender denilen adamı çökertecekmişsin.

Bu kamyon para doluymuş. Ne çıktı?

Tavuk.

Derdin Kaan'sa bir an evvel hapse girecek, merak etme.

Kaan'ın bizi yanlış yönlendirdiğini sanmıyorum amirim.

Senin ne sandığın bir süredir beni hiç ilgilendirmiyor Bahar.

(Aksiyon müziği)

Efendim, emrettiğiniz gibi güzergâh son anda değiştirildi, polis boşa çıktı.

(Dijital ses) İş tamamlandı mı?

Tamamlandı. İskender sorun olmaktan çıkarıldı.

(Dijital ses) Güzel.

(Hümeyra) Bir sonraki emrimi bekle.

(Gerilim müziği...)

(...)

Bu dizinin sesli betimleme, ayrıntılı alt yazı ve...

...işaret dilini kapsayan eşerişimi ES FİLM tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Sesli Betimleme Metin Yazarı ve seslendiren: Emine Kolivar

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Fatih Kolivar - Feride Tezcan...

...Gülay Yılmaz - Gökberk Yılmaz - Ece Naz Batmaz

İşaret Dili Çevirmeni: Oya Tanyeri

Son Kontroller: Ela Korgan - Zerrin Yılmaz Çınar - Samet Demirtaş

Teknik Yapım: Dağ Prodüksiyon ve Yeni Gökdelen Tercüme

(Müzik...)

(...)

(...)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.