All language subtitles for 199 auto-en

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

I don't know.

This is the real thing, it's an amazing thing.

Are you early on?

Yes, I'm early on, I'm early on.

I'm early on, I'm early on.

How are you doing?

Good luck.

Endişelenme oğlum.

Tülay Hanım biliyor artık, ona da anlattık.

Çok sevindim.

Neticede, kızımın hayatı kurtuldu.

Anne, o ne demek öyle?

Benim zaten bir eksiğim yoktu.

Eren sağ olsun bana gayet iyi bakıyordu yani.

Kötü bir şey söylemek istemedim, Selma'cığım.

Ama bundan sonra daha parlak, daha güvenli bir geleceğiniz olacak.

Ne demek istediğiniz açık Tülay Hanım'a?

Selma'ya yetemediğimi düşündüğünüzde.

Ya aşk olsun, benden böyle güzel bir haberi neden sakladınız?

Ne demek istediğiniz?

Yok, yani öyle bir şey değil bu.

Kesin bir şey olmadan konuşmak istemedim ben, o yüzden.

Kesin oğlum, kesin.

Madem herkes biliyor, endişeye gerek yok artık.

Mangal yakıp, sofra donatak diye.

Pol counter.

Birisi adamlar var.

종suzluğunun TV.

Bir canıya ideal bir şey yoksaabol subscribe!

Bir canıza ise bunuLook interfere!

Bir canıza 좋아하 있지만 sonderninle quatro級 kez silicon.

Oh

I'm not

camping

or

Heavens...

nuns..

..self-lbs..

Get out of here, get out of here, get out of here.

Ne bu nefret dolu bakışların...

...ne de arkana dönüp çekip gitmen yıldıramaz beni.

Ben senden vazgeçmiyorum.

Her şeyin farkındayım.

Sırf para...

...man ilk için...

...onurunu, haysiyetini pazarlıyorsun.

Hiç tanımadığın bir adama yanaşmaya çalışıyorsun.

Terbiyesiz.

Lütfen.

Sen...

...sen aklımın karışıklığını fırsata çevirmiş...

...bir safhalısın Zeynep Hasanlı.

Kaybettiklerinizi bu sahte evcilik oyunuyla almaya çalışacaksın öyle mi?

Unutma...

...bu sahte evlilik senin sınavın olacak, pişman olacaksın.

Bu ömür şansız geçmez artık Zeynep.

Geçemez.

Şu güzel gözlerinde başlasın istiyorum her gün.

Yine o gözlerinde sönsün istiyorum gece.

Aşığım sana Zeynep almıyor mu kafan?

Tüm dünya şahidim olsun ki ben aşığım sana.

Sen benim dizginleyemediğim asil sevdamsın.

Benim onuruma verdiğim bir davetle Teras'ta söylemiştin bana bunları hatırlıyormuşsun.

Ve sen de buna inandın. Öyle mi?

İnandım elbette öyle.

Çünkü ben senin ne zaman kalbinden gelerek ne zaman öfkenle hırsınla konuştuğunu ayırt edebiliyorum ben seni tanıyorum.

Yeter artık.

Zeynep artık çık şuradan.

Çık.

Zeynep'in lütfen.

Zeynep'i bulmak git dedim.

Ben seni tanıyorum.

Yeter artık.

Zeynep artık çık şuradan.

Çık.

Zeynep'i lütfen.

Zeynep'i bulmak git dedim.

Zeynep'i bulmak.

Zeynep'i bulmak git dedim.

Son Gül Teyze

Adamım Halil'in yerini bulmuş

Hadi hemen yanına git

Evet

Ben de gideyim diyorum ama

Neyi ne kadar hatırlayıp hatırlamadığını öğrenmem gerekiyor

Belki Zeynep'ten öğrenebilirim

Alo Zeynep

Ne durumdasınız sizi merak ettik

Hem Gülhan'da durmadan Halil'i soruyor

Halil'in hafızası yerine geldi

Öyle mi neredesiniz peki

Biz de gelelim hemen

Hafızası yerine geldi ama

Yeşilpınar'a ilk geldiği haline döndü

Yakın geçmişi hatırlamıyorum

Yani seni Ömer Aslanlı'nın kızı olarak mı hatırlıyor

Evet ama şimdilik

Ben ne yapıp anlatacağım onu hatırlatacağım her şeyi

Tabii tabii

Halil'in bunu hatırlaması çok önemli

Yani bu arada desteğe ihtiyacın olursa

Ben de hafıza kaybı vakalarında çalışmıştım

Sağol ben hallederim

Çok geçmiş olsun tekrar

Umarım Halil en kısa zamanda kendine gelir

Bu mükemmel bir fırsat

Mükemmel

Halil her şeyi hatırlamadan müdahale edebilirsek

Zeynep'ten kesin boşanır

Bu bir mucize

Gidip Halil'i konağa getireceğim

Ben buraya intikam için geldim

Evlenmek niye?

Hayır madem

İntikamın bir parçası bu evlilik

Ben niye yaptım bunu?

Bir gün bana ve aileme ait olan her şeyi senden geri alacağım

Ardımda en ufak bir çakıl taşı bile bırakmadan

Her şeyi tek tek geri alacağım

Hiçbir şey alamazsın

Sen önce benden aldığın ailemi geri ver bana

Onun hesabını ver

Dur öyle sakin ol

Sakin ol

Sakin ol gidip

Türlü türlü hikayelerle seni zehirlemesine izin verme

İzin vermeye

Soluklan

Sakinleş

Sen ne dersen

Ne yaparsan yap

Vazgeçmeyeceğim

Olan biteni anlatacağım sana

Öğreneceksin her şeyi

Bana bak baksa da ne bilmiyorum

Hani benden son çakıl taşıma kadar alacaksın ya

Onun git hesabını dışarıda bir yerde benden uzakta yap

İşim çıktı şeyle

Halil bir dur bir sakin ol ne olur

Tamam bir şeyleri hatırlıyorsun ama eksik hatırlıyorsun

Ne olur izin ver bana açıklayayım

Ne açıklayacaksın

Ben neyin ne olduğunu çok iyi biliyorum

Sen merak etme

Benim seninle severek isteyerek evlenmiş olmam mümkün değil

Ben düşmanımın kızını öyle kimselere karım diye ilan etmem

Yanılıyorsun Halil

Ne olur izin ver yanıldığını ispatlayayım ben sana

Sonra yine istersen giderim söz

Bak

Bak bütün Yeşil Pınar biliyor bizim evli olduğumuzu

Halil Fırat'la eşi Zeynep Aslanlı Fırat

GoPolitif seçimlerinde birbirlerine rakip oldular

Haklıymışsın

Evli olduğumuz doğruymuş

Bunu herkesin bildiği de doğruymuş

Ama birbirimize aşık olduğumuz

Yalan

Birbirini seven bir çift rakip olamaz

Bak

Bu da en büyük kanıtı

Bu evlilik sahte

Plan üzerine yapılmış

Bak tamam biz rakip olduk

Ama işin asla öyle değildi

Yeter artık

Bu zırvalıkları dinlemek istemiyorum

Çık buradan

Halil lütfen

Halil yapma

Halil ne olursun aç kapıyı lütfen bir anlatmama izin ver

Halil ne olur yalvarırım aç kapıyı

Halil

Merhaba Cemil

Üzgünüm Gözde Hanım ama bir yere gidemezsiniz

Pardon

Pardon

Sen kimsinde bana talimat veriyorsun çekil şuradan

Gözde Hanım

Ne demek oluyor bu ne bu rezalet

Üzgünüm ama bana verilen talimat verin

Cemil

Ne oluyor burada ha

Bu ne rezillik

Ne demek çıkamazsınız

Halil de yok burada

Kimden aldın bu talimatı

Zeynep Hanım'dan

Onun emri böyle

Ben Halil'in teyzesiyim

Halil burada olmadığı zamanlarda talimatları ben veririm

Açın çabuk şu kapıyı

Duydunuz Songül teyzemi

Açar mısın şu kapıyı

Teyze mi

Allah Allah

Halil yokken

Bu çiftlikte Zeynep Fırat'ın sözüyü açar

Halil döndüğü zaman göreceksiniz

İkinizi de kovduracağım göreceksiniz

Sıkıntı yok Songül Hanım

Halil sağ salim dönsün de

Ben de şimden olmaya razıyım

Ben de

Aynı şekilde

Şaka gibi ya gel

Gel Songül teyzeciğim

Görürsünüz siz

Ben de

Altyazı

Hatırla

Haydi Haydi

Odaklan

Yok

Ayyok

Çok hatırlayamıyorum

Hiçbir şey hatırlayamıyorum

Haydi

Dışarıda üşüyecek şimdi.

Gitmiş.

Hoş geldiniz, hoş bulduk.

Akrabanız iyi değil mi? Bir sorun yoktur umarım.

Çok şükür, daha iyi.

Birkaç parça eşya alıp geri döneceğim.

Gelirken eşini gördüm, gidiyordu.

Hali pek iyi değildi.

Böyle dedim diye kızma bana.

O seni çok seviyor.

Dahası sen de onu seviyorsun.

Ben onu sevmiyorum.

Yok ölüm dünya, imkansız.

Ben olsa olsa ondan nefret ederim.

Dilin inkar etse de, gözlerin seni ele veriyor evlat.

Gözler sadece, yüreğinden geçeni söyler.

Bunu da mı alsam acep?

Buna der ki, hikaye süperge.

Dersene, bunu da alacağım.

Aha, bunu da aldım.

Bunu da ekledim.

Başka?

Anne.

Ne kadar çok şey almışsın?

Sepetin top dolu.

Ne gerek vardı anne?

Abartmışsın.

E ne var oğlum?

Paramız var şükür.

Biz terbiyemizi alırız.

Yine kargocu herhalde.

Bu da iyi bir şey sanki.

Banyoda çinirken lazım olur.

Bunu da alacağım.

Anne, bunlar ne?

Sen sipariş etmişsin.

Ne yapacağız biz bu kadar eti anne?

Mangal yapmayacak oğlum.

Fakir fukaraya kokar.

Biraz ne de onlara verir ki?

Neyse.

Ben bir sermaye bakayım.

Bak bak.

Körbüsüz.

Bana da aldı.

Oğlum kurtandırıyor.

Başka.

Yapma.

Gelmedi mi yemek?

Çok acıktın.

Geciktim biraz.

Kusura bakmayın.

Arzu.

O yemeği mutfağa götür.

Bundan böyle bu konakta hiçbir aslanlıya yemek verilmeyecek.

Burası sizin babanızın oteli değil.

Sen ne diyorsun ya?

Bu yaptığın enişteme söyleyeceğim.

Ya.

Halil geldiğinde kendi elleriyle kavuracak sizi zaten buradan.

Ay ne oluyor Merve?

Ne diyor bu kadın?

Aa.

Nerede benim mabişim?

Nerede damadım?

Baba anneciğim yok bir şey.

Ben sana sonra anlatacağım tamam mı?

Aa.

Neyi anlatacaksın acaba?

Bence ben gayet net konuştum.

Bütün aslanlılar buradan defolup gideceksiniz.

Ne oluyor burada?

Benim ailemle böyle konuşamazsın izin vermem.

Demek izin vermezsin.

Kimsin sen?

Bu konuğun nesi oluyorsun?

Halil'in karısıyım.

Bırak o tepsiyi.

Arzu.

Ne yaptığını unuttum sen mi?

Seninle sonra konuşacağız.

Ay.

Ay Mavişim.

Sultanım buradayım ben korkma sakın.

Bizi kimse gönderemez buradan.

Korkma sen tamam mı?

Tamam.

Merve.

Ben çıktıktan sonra sakın babaannemi yalnız bırakma.

Kapıyı kitleyin odadan çıkmayın.

Kim gelirse gelsin de kapıyı açmayın.

Sultanım.

Hadi benim hatırıma bir şeyler ye olur mu?

Eyvallah.

Afiyet olsun.

I feel like you're a little bit.

You're a little bit like this.

I think you're going to think about it.

I think that this girl is a little bit.

You're not going to do anything.

I'm going to stay here.

I'm not sure that my family is here for you.

You have a jandarma coming here.

You have a lot of fun and fun.

They have a lot of fun.

They came here.

They were, they were, they were, they were, they were.

They were asked.

I gave you my story.

I gave you my story.

I was leaving you.

I would leave you.

I would leave you a man like this.

I don't know.

I don't know what happened.

It's a long story.

I'm a young man.

Sen evine dön.

Beni merak etme.

Emin misin?

Peki madem.

Ben dönerim o zaman.

Ben de zaten birazdan hastaneye döneceğim.

Eşyaları hazırladım.

Sen merak etme.

Allah senden razı olsun oğlum.

Sen de buradan doğruca eve değil mi?

Karın bekler seni.

Bak evlancım.

Hayat buluşmadan ve kavuşmadan ibarettir.

Bir çiçek bile konuşur bizimle.

Ona bakan bir göz olmazsa da solar gider.

Sen ve eşin birbirine bağlı iki hücre bir hayatsınız.

Biriniz solsa sanır mısın ki diğeri yaşasın, nefes alsın.

Soldurma çiçeğini.

O senden bir bakış, bir göz bekler.

Sesine kulak ver.

Tamam.

Seni artık bunaltmayacağım.

Estağfurullah olur mu öyle şey?

Allah sonunu zahir etsin.

Ben biliyorum ki iyi olacaksınız.

Rabbime de böyle dua ediyorum.

Ben artık kalkayım Müstahy'im.

Mutlak haberim olsun olur mu Müstahy'im?

Numaran var sende zaten.

Her şey için de çok sağ ol.

Allah senden razı olsun.

Allah senden razı olsun.

O belalılar buralara gelmeden gitmen en iyisi oldu oğlum.

Allah sendeki merhamete ve iyiliğe aynı ile karşılık versin.

Seni eşinle barıştırsın inşallah.

Hele bir hastamızı sağ salim çıkaralım hastaneden,

Onların da icabına bakacağız elbet.

Bence bunu atın.

Artık yenisini alırsınız.

Neden?

Selman bir şey bayağı beğendi.

Bence bunu atın.

Artık yenisini alırsınız.

Neden?

Selman bir şeyi bayağı beğendi.

Bazen kadınlar erkekleri üzmemek için tatlı yalanlar söylerler.

Kızımı iyi tanıyorum.

Böyle bir şeyi asla sevmez Selman.

Ben kızımı bakıcılarla, ithal beşiklerle büyüttüm.

Ne kadar öyle değilmiş gibi davransa da göz gördüğünü arar.

Nereye koydum ben bunu?

Zeynep.

Halil nasıl, iyi mi?

Gözde bir şeyler söyledi ama benim içim hiç rahat etmedi.

Sakin ol ablacığım.

Halil iyi merak etme.

Ama...

Hafızız tam olarak yerine gelmedi.

Beni sevdiğini hatırlamıyor.

Yaşıl Pınar'a ilk geldiği hali gibi şu an.

Kalbinde, aklında intikam var.

Nefret ediyor benden.

Ben onun bu hallerini çok iyi bilirim.

Kalbinde uzun süre intikam hırsı vardı.

Sen onun kalbine değene kadar...

Kalbinde sadece karanlık vardı.

Biliyorum abla.

O ne yaparsa yapsın, ne söylerse söylesin asla ayılmayacağım.

Onu o karanlıktan çekip alacağım.

Zeynepciğim...

...biraz sabırlı olman gerekebilir.

Halil'in kalbi şu an çok kırık.

Sana öfkeli davranabilir.

İstemediği şeyler söyleyebilir.

Biraz sabırlı olman lazım sanırım.

Farkındayım.

Ama yaptıkları, söyledikleri ne kadar canımı yakarsa yaksın...

...ben Halil'le birbirimize olan sevgimizi hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğim.

Ne arıyorsun?

Kırmızı kurdeleyi arıyorum.

Sen de biliyorsun ilk tanıştığımız gün vermiştim ona.

Düşündüm ki belki onu görürse...

...hatırlar o günleri, inanır bana.

Gerçi...

...o günleri hatırlasa bile beni şu an sevdiğini hatırlar mı bilmiyorum ama...

...yani açıkçası alacağım cevaptan biraz korkuyorum.

Ama başka çarem yok şimdilik.

Sana açılacağı günlerde bana ne söylemişti biliyor musun?

Korkaklar...

...mutluluğun kendisinden de korkarmış.

Ben korkak değilim.

O yüzden sen de korkma.

Bence...

...bir şekilde sana inanacak, biliyorum ben.

Ben de korkak değilim.

Biliyorum o mutluluk artık çok yakın.

Artık çok yakın.

Buldum seninde...

...buldum seni.

I'm not going to die.

Ruzgarlı tepede ki sana güç verena çocuk.

I don't know.

Let's pray for you.

Let's go.

Yes, it's been done.

Come on, come on.

You're not.

Look, look.

Look.

Bırak.

Bırak şöyle.

Bırak.

Bu yemekleri bir daha nereden bulacaksın?

En top işi bunlar.

Demetsen sonra pişman olursun bak.

Elinize sağlık.

Çok güzel.

Teşekkür ederim.

Ben formumu korumaya çalışıyorum da biraz.

Ağır gelir hepsi.

Gönül.

Yanlış yapayım.

Bu yemekler şifadır şifa.

Asın ben edin lan.

Al bir iki lokma hadi.

Anneciğim.

Evet.

Kümöten de haklı.

En azından tadına baksaydın.

Ben mi?

Acı bu.

Hay Allah.

Tabi sen alışkın değilsin ya o yüzden.

Sen alıştın herhalde Selma.

Onun önüne getirdiğim yerler az biraz daha acı ektim.

Ama iyi oldu ben.

E gelin doğru diye.

Dünya kabul etmiyorlar.

Al oğlum al.

Alayım birazdan önlemen.

Aşkım bak.

Bu eşeği aldım.

Nasıl?

Nasıl?

Ne gerek vardı ki?

Sen çok güzel bir beşik yapmıştın zaten.

Ne?

Üç yüz bin mi?

Evden üç yüz bin de beşik mi olur?

İptal et şunu lütfen.

Hiç gerek yok böyle bir şeye.

Yok canım.

Neyi iptal edeyim?

Hem benim yaptığım pek sağlam değilsin.

İyi sağlanmıyorduk zaten.

Bu daha iyi.

Her şeyi almaya paramız var çok şükür.

Aferin oğlum.

Ayetmişsin.

Aslanlılar acımadı bize.

Kimse sana böyle davranamaz.

Kimse?

Sizin bu çiftlikte yeriniz yok.

Hiçbir zamanda olmayacak.

Please, please listen, please listen, please listen, please listen, please listen.

Please, look Megan, you've been doing so much, you've been doing so much!

This is my old home,

I got married to you,

I got married to you in your old home.

But then, when you go to Müştemilat, Tülay went to my house.

Of course, he was a little devil Merve.

Tülay, Merve.

Tülay, Zeynep's mother, Merve's daughter.

Halil, iyi misin?

Yakında çok daha iyi olacağım.

Hepiniz buradayken söyleyeyim.

Bu zamana kadar yaptığım ne plan varsa hepsinden vazgeçiyorum.

Aslanlılara dair kim varsa bu evden defolup gidecek.

O kadar.

Halil, sakin ol.

Hadi.

I love you.

Okay...

...this is our chance.

Please don't tell me anything to say,

...if you'd never go out of bed.

If you're telling me what you've done,

...I'll be able to prepare you for a lot of the company's business.

I'll be able to design you as a business.

You don't have to live in life, Gülhan's money to live in the future.

Bırakın beni!

Sıkı bağlı kekliği kaçmasın.

Bırakmıyorum sana.

Ne yapacaksın bana?

Amacın ne?

Biz hiçbir şey yapmayacağız sana.

Darbeyi hiç beklemediğin yerden göreceksin.

Bırak!

Ne yapacaksın dedim sana.

Ne istiyorsun benden?

Madem o adam için bize silah doğrulttun, sen de kurşunu en güzel yerinden yiyeceksin.

Ne demiştin?

İkinci kurşun asla adresi şaşırmaz demiştin.

Hiç merak etme, bizim kurşunlar direkt her yerini parçalayacak.

Ama hiç üzülme.

Kocanın elinden öleceksin.

Siz uzak kuruyorsunuz Halil.

Bak ya çok akıllı kız, cidden zekiymişsin.

Bu silahla kapıya düzenek kuracağız.

Kocan kapıyı açınca vuracak seni.

Öleceksin.

Bir ömür boyu vicdan azabı çekecek.

Biz de mutlu olacağız.

Alil.

Alil.

Zeynep'i dinle ne olur.

Sakın bir yanlışa düşme.

Alil.

Zeynep'i dinle ne olur.

Sakın bir yanlışa düşme.

Gülhan.

Halil buradaydı.

Gayet iyiydi.

Ama gerçekten hafızasını kaybetti.

Gülhan.

Alil buradaydı.

Gayet iyiydi.

Ama gerçekten hafızasını kaybetmiş gibiydi.

Böyle.

Eski intikamcı günlerine geri dönmüş gibi.

Zeynep'ten nefretle bahsediyordu.

Yetmiyormuş gibi teyzem bir saniye bile durmadı.

Halil'i Zeynep'e karşı doldurdu.

Ne diyorsun Tekin?

Halil nerede?

Buralardaydı.

En son Zeynep'in birkaç parça eşyasını atmak için çıktı.

Bununla hemen konuşman lazım.

Ben konuşsam veya bir başkası konuşsa dinlemez.

Sen onun için bir başkasın.

Onu anca sen ikna edersin.

Haklısın.

Ben hemen konuşmalıyım onunla.

Artık Halil'e yanlış yapamam.

Son günün piyonu olmayacağım.

Ben bunu ne vakit aldım?

Hiç hatırlamayayım.

Kargocu muydu gelen?

Yine ne getirdi anne?

Yetmedi mi?

Ben bunu mu az zannetmiştim.

Meğer değermiş.

Olsun yolluk.

Gene de bir şey de lazım olur.

Sererim.

Olsun tabii kıymet hanım.

Olmadı duvara falan asarsınız.

Ne de olsa almışsınız değil mi?

Aynen tabii.

Ben işe yaramaz eşya almam.

İşe yaramaz eşya almam.

Mutfak içine bir şeyler bakayım.

Israf günah tabii ama sonra iade ederiz gereksizlerden kurtuluruz.

Parayı da alırız.

Bak kadın ne güzel mutlu oluyor.

Onun da eğlenmeye hakkı var.

Anneme de bakma sen.

Anneme de bakma sen.

Sonsu Zadek.

Evli kalmak dileğiyle.

Saçmalık.

Bu sadece bir saçmalık.

Ay çıksın.

Ay bu asal bu amacı.

Ay çıksın.

Ay güvene.

Ay.

Ay atın.

Ay.

It's very hot, it's very hot.

Do ya do ya

Dertleri karıyorum

Kim o fotoğraftaki kadın?

Kimleri saya saya

Al beni kıyamam seni

Pembe köyledim soldum

Oğul mu?

Halil'in linkini isim

Anneni vicdansızca çiftliğin kapısından kolay

Ya Zeynep değilse

Bu mümkün mü?

Ya ben

Bunca zaman ona boş yere düşmanlık ediyorsam

Al beni kıyamam seni

Hatırlıyorum

Tosya

Ben

Burda bir yer to

Zeynep...

Masumuş.

Zeynep bugün hastanedeydi.

Annemin bu kötülüğü yapana değil.

Vallahi ben ne yaptım?

Yine aynı hata yaptım.

Şimdi onu yok yere suçladım.

Onca zaman kötülük yaptım yine.

Ne yaptım ben?

Ne yaptım?

Ben nasıl yaptım bunu?

Allah!

Affettireceğim kendimi.

Affettireceğim Zeynep'i.

Halil!

Burada mı gidin?

Her yerde seni arıyorum konuşmamız lazım.

Abla ben...

Abla...

Aklım benimle oyun oynuyor.

Ama şimdi iyiyim.

Ben de...

Halil...

Benim de seninle konuşmak istediğim şey buydu.

Ben Zeynep'le konuştum.

Her şeyi biliyorum.

Hatırladıkların tamamen eksik.

Zeynep'e haksızlık ediyorsun.

Bak eğer beni dinlersen...

Anlatmam izin verirsen her şeyi...

Biliyorum ben biliyorum.

Her şeyin farkındayım.

Yine ona kötülük yaptım.

Yine onu suçladım ben yok yere.

Her şeyin farkındayım.

Şimdi Zeynep'le gidip konuşmam lazım.

Nerede olduğunu biliyor musun?

Birkaç saat önce konağa gelmişti.

Eski anlarınızı hatırlamak için...

Kırmızı kurdeliği arıyordu.

Sonra buldu.

Sana getirmek için çıktı ama...

Belli ki buluşamamışsınız.

Ben ona nerede olduğunu biliyorum.

Dur.

Bir şey daha var.

Tülay Hanım her şeyi anlattı.

Bu sahte vesiyetle alakalı...

Zeynep'in hiçbir bilgisi yokmuş.

Haberi yokmuş.

Tülay Hanım kendi yapmış her şeyi.

Yani Zeynep masum.

Zaten hep masumdu.

Zeynep'in...

Ömrün boyunca nefret et benden ama gelme.

Şimdi bırak kendini.

Çünkü gök yaşa bütün korkuları ağırlığa götürür.

Seni kaybedeceğim.

Bu korkuya ne iyi gelir ki?

Ruhum seni hep özleyecek.

Uyuma Zeynep.

Çok yorgunum ama belki sessiz çığlıklarım onu duyurur.

İkimizi de bu acıdan kurtarırım.

Uyuma.

Uyuma Zeynep sakın uyuma.

Benim çok uykum var.

Ne bak falan yok.

Bana bak.

Bak bana inan.

İnan kurtaracağım seni.

Akşam dur karanlığa kalırsın.

Derin derin sevdalara dalarsın.

Koy gelin gelin gelin.

Koy gelin gelin.

Sevdalara dalarsın.

Benden nefret et sen de.

Bunu sana açıklamak zorundayım.

I got in the eye.

I can't see my heart.

I know it's not that you have to know.

I am a

Ailemin başına gelen her şeyi senden bildim.

Seni suçladım.

Zeynep, ben aslında senden...

...alenden intikam almaya geldim.

Ama birden...

...bir çift gözün etkisinde kaldım.

O gözler...

...benim içimdeki o intikam ateşini söndürdü.

Oysa sen masumdun.

Ben...

...ben...

...ben seni boş yere yaraladım.

İncittim.

Dormadan ettim.

Oradan oraya savurdum.

Boş yere üstüm seni.

Belki acını dindirmez biliyorum.

Yaşattıklarımı telafi etmez.

Oradan oraya savurdum.

Ama ben küçücük bir çocuktum.

Yapayalnıztım Zeynep.

Çaresizdim.

Bu hayatta öfkeden başka tutunacak bir dalım yoktu.

İntikamdan başka gidecek bir yolum yoktu.

Şimdi o çocuk karşında...

...kendini senin merhametine bırakıyor.

...bağışlanma itiliyor.

Beni...

...affedebilecek misin Zeynep?

Söylemiş.

Anlatmış bana her şeyi.

Ah Halil.

Neler dedim, neler yaptım ben sana.

Bu devirde sadece okul yetmez.

Özel ders de aldırmamız lazım.

En az iki tane yabancı dil bilmeli.

Muhakkak spor yapmalı.

Hele ki bir enstrüman çalmayı mutlaka öğrenmeli değil mi?

Tabii bunlar benim fikirlerim.

Neticede nihai kararı siz vereceksiniz kendi çocuğunuz için.

Ne demek Tülay Hanım?

Tabii ki sizin tavsiyelerinize uyacağız.

Ben alışveriş ederken yanıma bir şey koymayın Allah aşkına.

Ne yediğimi bileyim ne içtiğimi.

Karnım davul kimin oldu.

Minas avukatı arıyor.

Avukat bey.

İki yüz milyonunuz hazır Eren bey.

Yalnız parayı almak için halanızın son şartını yerine getirmeniz gerekiyor.

Ne şartı?

İki yüz milyonunuz hazır Eren bey.

Halanızın son yıllarında Şükran diye genç bir hanım ona çok iyi bakmış.

Halanızın vasiyeti Şükran Hanım ile evlenmeniz.

Ne?

Şaka mı bu?

Gayet ciddiyim.

İki yüz milyon almak istiyorsanız Şükran Hanım ile evleneceksiniz.

Olmaz öyle şey.

Bu mümkün değil.

Eren?

Ne oldu?

Oğlum bir şey de asana.

Metin'i mi yuttun?

Ne oluyor sen?

Zeynep!

Geldim Zeynep.

Zeynep!

Aç kapıyı!

Ben geldim Zeynep! Aç kapıyı!

Zeynep!

Zeynep aç kapıyı!

Then I'll enter the door.

It's not here.

It's not here, it's not here anything.

You can open the door.

I love you.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.