Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Halil, dur, ara.
Konuşmamız lazım.
Açıklayacağım ben sana her şeyi.
Kirli.
Bu çok kirli bir Hüseyin'im.
Bunun bir açıklaması yok.
Halil.
Konuşmada değerleri gibi yarım kalmayacak.
Dinleyeceksin beni bu sefer.
Dinleyeceksin beni.
Bu defa konuşulmayan bir şey kalmayacak.
Halil, bir dinle artık.
Böyle olmaz.
Halil, söyleyeceklerim önemli diyorum sana.
Yandım ben.
Zeynep Hanım'ı tehdit etmeyecektim.
Halil, Halil.
Halil, Halil, dur dedim sana böyle konuşmadan çekip gidemez.
Halil.
Halil, ben seni böyle ölesiye severken sen benden nefret ediyor olamazsın.
Yalvarırım, dur.
Surata bak.
Çok bozuk.
Bitmiş.
Dur bak, dinlemen lazım.
Anlatmam lazım sana Halil.
Ya Halil, kime diyorum dur sana.
Halil, dinlemen lazım beni.
Halil, sana söylüyorum.
Bak konuşmadan, ne olup bittiğini benden duymadan şuradan şuraya gidemezsin.
Halil.
Halil, yapma.
Yapma bunu bize Halil, yapma.
Halil.
Halil, yapma bunu bize Halil.
Halil, yapma.
Gitme, gitme.
Zeynep Hanım, iyi misin sen?
Abla eniştem nereye gidiyorsun?
Niye bu haldesin sen?
Konuşamadım, anlatamadım ki daha.
Bil.
Yok, bir yanlış anlayışın mı Heda, izin vermeyeceğim.
Zeynep.
Zeynep, bekle bir dakika.
Konuşalım kızım.
Zeynep, Halil'e bir şey mi oldu?
Ne oluyor?
Sonu.
Sonu teyze ne oluyor?
Yani hayır, her şey süper, çok iyi de ne oluyor yani?
Senin beceremediğini başardım diyelim.
Zeynep'le Halil'i boşanmanın eşiğine getirdim.
Şimdi sence hava atmanın sırası mı?
Anlat bana ne oluyor?
Hani bizim şüphelendiğimiz şu vasiyet meselesi vardı ya.
O, tamamen bir uydurmaymış.
Tüle yakalısı yalan söylemiş.
Zeynep'le Halil boşanmasınlar diye,
Metin denen adama para vermiş.
Halil'in babasının hapishanedeki arkadaşıymış gibi davranmasını sağlamış.
Ben de yeğenime görevimi yerine getirdim.
Bu işte Zeynep'in olabileceğini kulağına fısıldadım diyelim.
Bana şunu tüm detaylarıyla anlatabilir misin lütfen?
İstediğin detay olsun canım.
Zeynep dursana Zeynep kızım dur.
Ne oluyor hemen bana anlatacaksın.
Halil vasiyet meselesini öğrendim yoksa.
Anne sırası değil şimdi.
Daha iyi bir zaman bilmiyorum şu an anlatacaktın bana neler olduğunu.
Ay ne oluyor ne bu gürültü?
Bana da anlatın meraklandırmayın.
Zeynep Zümrüt Hanım haklı.
Gözünü seveyim anlat ne olduğunu.
Halil biz Halil'le tartıştık biraz.
Ama merak edeceğiniz bir şey yok.
Çünkü her şey yoluna girecek halledeceğim ben.
Ne oldu benim babişime?
Halil oğlum mu kızdırdı yoksa?
Gerçi o öyle bir şey yapmaz ama.
Yok yok Zümrüt Hanım.
Onlar kendi sorunlarını çözerler.
Gel biz odanıza gidelim.
Zeynep ne oluyor?
Gülen abla benim Halil'le konuşmam lazım anlatacağım ama sonra.
Ya işte böyle Gözde'cim.
Yani iyi ki şüphelenip peşine düşür.
Vay be.
Harika olmuş.
Harika olmuş.
Let's go.
Kumru kuşu.
Teyzeciğim.
Kumru.
Kumru kuşu.
Nasıl ya?
Sen.
Sen ciddi misin?
He?
Umut abi.
Umut bey.
Neysen artık.
Ne demek bu?
Gayet ciddiyim efendim.
Hem bey lütfen.
Bundan sonra bana bey diye hitap ediniz.
Ne üldüğü belirsiz herif.
Evlenicim değil.
Havas güvesi dıngıldak gibi.
Bu kadının peşli sıra dolanıydın ya.
Ne oldu şimdi?
Sonradan uyandım.
Az önce Kumru hanımın mutfakta bendeniz hakkında söylediklerini duydum.
Kılıbıkmışım.
Ortak noktamız yokmuş.
Malı mülkü çokmuş.
Parayla saadet olurmuş dedi.
Dedi de dedi.
Ah Umut beyciğim.
Onların hepsi şakaydı ama.
Biz böyle kıymıkla konuşuruz aramızda her zaman.
Siz de inandınız hemen.
Ben sizi gayet iyi anlıyorum Kumru hanım.
Gözünüzü para hırsı bürümüş sizin.
Benden hoşlanmadığınız halde benimle evlenmeye kalktınız.
Çok yazık.
Ne aşk, ne sevgi, ne dürüstlük.
İnsanlık damına hiçbir şey kalmamış sizde.
Umut bey, ayıp oluyor ama.
Çok ağır konuşuyorsunuz.
Ne münasebet efendim.
Az bile söylediklerim.
Sizin hakkınızda çok yanılmış.
Sizin gözünüzü para bürümüş.
Çıkarcısınız ne olacak?
Bitti mi anlatacakların?
Bitti.
Benim hanemde kimse böyle laflar edemez.
Ah!
Eren!
Eren ne yapıyorsun?
Umut beyciğim.
Eren, dur!
Ne yapıyorsun oğlum?
Umut bey, iyi misiniz?
Bir yeriniz acımadı inşallah.
Dokunmayın bana.
Sizin yaşattığınız hayal kırıklığının yanında.
Bu yumruk ne ki?
Gelin Umut beyeciğim gelin.
Eren!
Eren yap yer.
Eren!
Kalbim dayanmayacak.
Lütfen daha fazla hırpalama müstaklıl eşimi.
Ben sizin müstaklıl eşiniz falan değilim.
Ve bu hiçbir koşulda da olmayacak.
Gel buraya.
Oğlum!
Gel.
Oğlum!
Eren'im!
Oy!
Ay!
Ay!
Gitti gider benim zengin kocacığım!
Ay teyze inanmıyorum sana ya!
Hala mı?
Bitti!
Artık bu adamın adını bile duymayacağım.
Tamam mı?
Altyazı M.K.
Günaydın.
Günaydın.
Nasıl yaptın bunu bize?
Nasıl bu kadar ileri gidebildin?
Söylemedi.
Şimdi mi aklına geldi konuşmak?
Nasıl yaptın Zeynep'im?
Hayallerimize, geleceğimize bu kaçıncı yakışın?
Hayallerimize, geleceğimize bu kaçıncı yakışın.
Aç hadi şu telefonu Halide, aç ne olur.
Anlamadan dinlemeden yargıladın beni.
Kaçamayacaksın.
Dünyanın öbür ucuna da gitsen yakalayacağım seni, bulacağım.
Olup biteni benden dinlemeden bırakmayacağım senin peşini.
Benim tek suçum senin sevdanla yüreğimde yanan yangını durdurulmamak.
Yanıp tükensem de sevmeye devam edeceğim seni.
Biliyorum seni nerede bulacağım.
Efendim aklım?
Çiftlikte ortalık karışmış Cemil'den öğrendim.
İyi misiniz?
Halil'i de arıyorum açmaya.
Biz nasılız bilmiyorum ama Halil'i nerede bulacağımı biliyorum.
Rüzgar tepeye gidiyorum bana bakmaya.
Haber veririm sana.
Hakan.
Merak etme.
Bir haber alırsam ararım seni.
Tamam sağ ol.
Altyazı M.K.
Seni binde boyadım mı on numara bir şey olacaksın.
...bebeğimiz mis gibi yatsın.
Canım kolay gelsin.
Sağ ol canım.
Bak, neredeyse bitti.
Bir boyaması kaldı.
Ama...
...ringine daha karar elenedim.
Gerçekten dediğin gibi olmuş.
Beşikli uğraşmak sana çok iyi gelmiş.
İyi geldi.
Sakinleştim ama...
...bu konuyu açmasak daha iyi olur bence.
Eren.
Sen haklıydın.
Yani Umut Bey konusunda.
Ben biraz geç anladım ama...
...Omut Bey teyzemı gerçekten hiç tanımıyormuş.
Bu da özürüm.
Al.
Teşekkür ederim.
Aşkım tamam hadi sen içeri gir.
Üşüceksiniz yoksa.
Hadi.
Bu bebeğin...
...onun düşünen çok tatlı babası olacak.
O kesin.
Al.
O kesin.
I have a good feeling.
It's a very big deal.
Do you know what I've been doing?
I've been doing it every day.
I've been feeling it.
I've never been so much for you.
I've been living in the past, and I have been living in the past, and I've been living in the past.
What do you mean?
Well,
if you were living in my life,
what did you do for me?
What did you teach me to do?
We had to make a lot of money to you.
But,
...is that I can teach you...
...at the end of my life...
...that I can teach you...
...and I can give you...
...that I can teach you...
I just didn't know what I learned, I didn't know what I was doing.
I didn't know what I was doing.
I didn't know what I was doing.
Seni görmedikçe yüreğim kopuyor benim Halil.
Nefes alamaz oluyorum ben, neredesin?
Yok, Rüzgar Tepede'de değil.
Nerede olduğunu bilmem lazım, ben onun karısıyım ama bilmiyorum Hakan, nereye gidebilirim?
Sakin ol Zeynep, merak etme bulacağız.
Ben gidebileceği birkaç yere baktım, ama izin rastlamadım.
İlla bir ipucu bulacağız.
Hep bulmadık mı? Sen yeter ki kendini üzme.
Hadi bakalım.
Buldum o ipucunu.
Zaten şu an başka bir çaremiz yok.
Halil babasının mezarına gitti büyük ihtimalle.
Gidiyorum ben şimdi, oraya haber vereceğim sana.
Teyzoş'um.
Böyle helak etme kendini, bak üzülüyorum.
Nasip bu işler, ne yapalım?
Hem benim teyzoş'um daha iyilerine layık.
Ben bir daha böyle zengo kocayı nereden bulacağım selmamışım.
İnsanın hayatına sadece bir kere gelir böylesi.
Teyzeciğim, paranın ne önemi var?
Önemli olan sevim seven birisini bulmak.
Bak çıkacak karşına böyle birisi, ben eminim.
Sen de mutlu mesut yaşayacaksın.
Erinin de çok parası yok.
Ama biz çok mutluyuz.
Hayatta her istediğimiz olmuyor ki.
Önemli olan yanımızda duran birisini bulmak.
Karım için zürdüğüm biriyim ben.
Biliyorum.
Bilerek söylemedi.
Kötüm niyeti yoktu.
Ama yok.
Ama yok.
Gururuma dokundu yine de.
Gururuma dokundu.
İnanamıyorum sana Selma.
Sen şimdi Halil Fırat'ın ayakçısıyla evlenmek istediğini mi söylüyorsun bana?
O çocuk senin, Aslan'la ailesinin dengimi hiç düşündün mü?
Ne yapıyorum ben?
Ne yapıyorum?
Bu durumda bir de,
Beşik mi uyuyacağım hiçbir şey yokmuş gibi.
Her şey yolundaymış gibi.
Selma Hanım.
Hayat kalitesini düşürdüm.
Ne istediği hayat veremiyorum.
Daha iyi oldu hayatı veremiyorum.
Benim para kazanmam lazım.
Para kazanmam lazım.
Para kazanmam lazım ama nasıl?
Nasıl?
Nasıl?
Ben Zeynep'in kalbinin mi yenginde?
Saflıktan, sevgiden, temizlikten başka bir şey görmedim.
Ben Zeynep'in kalbinin mi yenginde?
Saflıktan, sevgiden, temizlikten başka bir şey görmedim.
Ama düşünüyorum şimdi.
Böyle birisi nasıl böyle oyunlara?
Nasıl?
All ideal prisimde.
Ya jumper olamadım.
Ya yer, şimdiטüm.
I didn't see my love, my love, my love
I didn't see anything like that
But I think now
What a person can't see like this
I need to touch
I just like that you see me
I want to be like this
My face is my face
Peace be upon you.
Peace be upon you.
This is your name.
If you want to go to the house of my father's house.
Adım Yunus'tur benim.
İstemeden de olsa şahit oldu kulaklarım konuştuklarına.
Bizler sadece vesileyiz evlat.
Allah bizi birbirimize misafir eder.
Hiç hesapta yokken karşılaştırır bizi.
Belki bugün beni de derdini dinlemek için yanına çağırmıştır.
Anlatmak istersen hani derler ya kulak kesildi.
Eksik olmayın sağ olun.
Yunus tayı.
Sen benim kusuruma bakma.
Benim kafam bu aralar beyaz dalgın.
Ben şimdi döneceğim.
Araban yoksa eğer seni de götüreyim istediğin yere.
Tek bir şartım var evlat.
Tavşan kanı bir çayı mı içeceksin?
Eyvallah.
Ben aşağıda bekliyorum.
Tamam.
Geliyorum hemen.
Annem.
Babam.
Bundan sonra hayatımın geri kalanı sizi utandırmamak için yaşayacağım.
Sizi çok sevdiğimi unutmayın tamam mı?
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Gelmişsin.
Buradaymışsın demek.
Whichonun toplumuMs.
Halil'in yüzüğü bu.
Ah Halil.
Neden yaptın bunu?
Hani biz söz vermiştik birbirimize bu yüzükler bir daha çıkmayacaktı parmaklarımızdan.
Yoksa...
Yoksa bizim evliliğimiz bitti mi senin için?
Bitmesene neden çıkarırsın ki parmağımdan bunu?
Yapma Halil.
Anlamadan dinlemeden vazgeçme işte bizden.
Sevdamdan öyle kaçarak kurtulamazsın ki.
Ben biliyorum senin beni sevdiğin.
Sensizken canımı yakan da senin sevdandan başka bir şey değil zaten.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Öyle mi bitecekti bu masal ayol?
Saat daha on iki olmadan her şey bal kabağına dönüştü.
Senin gibi varlıklı birini nasıl kaçırdım ben Umutcuğum.
Umutcuğum.
Umuru kuşu olmuş kukumal kuşu.
Ne düşünüyün de feryat edeyim böyle?
Sana hiç yakışıyım mı miskilim?
El verip etek silkiyiz mi hemen?
Eğer istiyorsan sakırı kakinin yapışıcı numuta.
İsnay edici.
Nasıl olacakmış o kıymıkcım?
Al bak.
İstanbul'a döneyim aramayın lütfen.
Ne olmuş ki buna?
Nasıl yazdığı işte?
Kela?
Dava katlarında İstanbul adresi yazmayayım bir de.
Doğru.
Doğru ya.
Silkinin peşinden gel.
Çabuk.
Yoksa böyle kısmet bulamayacağım bir daha.
Olur mu dersin?
Ettiğin söze bak.
O kadar yol da ettin.
Sevinir tabii.
Yani...
Kırıklık ettin ama...
Affedicik sana.
Benim kalacak yerim yok ki İstanbul'da.
Kela derde bak.
Hele hak çok bizde.
Dayı kızım İstanbul'da.
Ana kız yaşıyorlar.
Haber ederim onlara.
Sen var ya bir tanesin kıymıkçım.
Size kavuşacağım diye düştüğüm hallere bak.
Bileziklere.
Malcanın yongasıdır.
I was a leader of the plaza, I was a leader of my life.
But the way I saw the road, I saw the other side of my life.
I lost my life.
I took care of my life.
Then a day, my legs were brought to me.
O gün bugündür buradaymıştın.
Buraları görünce...
...zamanında onu dinlemediğim için çok pişman oldum.
Öyle severdi ki Deniz'im.
Her fırsatta soluğu deniz kenarında alırdım.
Sürekli gelmek isterdim.
Ama benim aklım işlerdeydi.
Daha iyi bir hayat için hırsla çalışıyordum.
On dediyse bir kere getirebildim anca onu buralara.
Aslında onu alıp burada yaşamalıydım.
Ama gerçeği göremeyecek kadar kördüm.
Hep ben konuştum evlat.
Kabristanda da söyledim.
Allah insanları birbirine vesile eder.
Bunca şeyi neden anlattın?
Benim hatama düşme diye evlat.
Benim yaptığım gibi sevdiğini dinlememezlik etmediği.
Dinleyecek ne kaldı ki?
Her şey gün gibi ortada.
Paramparça olmuş bir gerek nasıl bir daha toparlanır?
Nasıl bir daha bir araya getirilir bilmiyorum.
Bilmiyorum.
Hay Allah'ım.
Ya niye tartıştılar?
Ben anlamadım ki.
Ben de bilmiyorum ki babaanneciğim.
Ama bir an önce düzelsin araları ne olur.
Evet.
Bir an evvel düzelmeli.
Kendimi affettirmeni ne olursa olsun bir yolunu bulmalıyım.
Yoksa değil konak.
Müştemilatın kapısından bile giremem.
Anne.
Anne.
Sence ne oldu onların arasında?
Eniştem öyle çekip gitmezdi ki.
Büyük bir olay mı yaşandı acaba aralarında?
Lütfen öyle bir şey yaşanmamış olsun.
Ben dayanamıyorum bir ablamı arayacağım.
Yok.
Açmıyor.
Anne ben çok merak ediyorum.
Dönerler mi acaba?
O nasıl sözmer böyle?
Dönecekler tabii.
Her evlilikte olur böyle ufak tefek tartışmalar.
Düzelir mutlaka.
Annesin sen kızım.
E Halil de oğlun sayılır.
Al karşına konuş.
Evi terk edip gitmek de neymiş canım?
Evlilik önemli bir müessesi.
Anlat onlara.
Aaa.
Biri için yorgan mı yakılırmış hiç?
Üf.
Doğru diyorsunuz Yumurt Hanım.
Meğer de sen babaannen de alsan şöyle bahçede bir hava alsınsa.
İkinize birden iyi gelir.
Olur.
Olur tabii.
Gel babaanneciğim gezelim.
Tamam.
Ay.
Tamam kızım tamam.
Zeynep vasiyet meselesini nasıl öğrendi acaba?
Tabii ya.
İstediği parayı alamayınca kesin Metin söyledi.
Tüynetsiz.
İstediği parayı alamayınca kesin metin.
İstediği parayı alamayınca kesin metin.
Alo.
Zeynep'e vasiyet meselesini nasıl söylersin Metin Efendi?
Sen ne biçim bir insansın?
Yuva yıkıyorsun yuva.
Ayıp günah.
Hop hop hop.
Tülay Hanım.
Zeynep'e ben bir şey demedim.
Geçenlerde Songül Hanım'ın adamı geldi.
Onu anlattım.
Ne?
Nasıl söylersin?
Kusura bakma.
Ben sana söyledim ben geçinemiyorum.
Sen de görmezden gelince saklanacak bir şey kalmadı.
İhtiyacım olan parayı ilk verene söyledim ben de.
Songül.
Yılan Songül.
Oh be.
Sonunda aslanlı denen o ailede.
Sonsuza kadar kurtuluyorum.
Yok Songül teyze.
Rüzgarlı tepede de yok Halil.
Zeynep de oradaydı tabii.
Görmedi beni neyse ki.
İyi de Zeynep konağa da dönmedi.
Demek hala arıyor Halil'i o kasaba güvercini.
Ben de mi gidip arasam acaba?
Sonuçta Halil'i Zeynep'ten önce bulman bana avantaj sağlar.
Takma kafana Gözde'cim.
Yakında bu çiftlikte tek bir aslanlı bile kalmayacak.
Ondan sonra da er geç Halil senin çekimine kapılacak.
Görürsün.
Hay ağzına sağlık.
Doğru söylüyorsun haklısın.
Halil bunu asla sineye çekmez.
Affetmeyecek Zeynep'i.
Ne kadar adamımız varsa Halil'i arıyor.
Sen merak etme.
Eren'i de aradım.
Nerelere gidebilir diye sordum.
Gidip baktım ama oralarda da yoktu.
Halil Fırat bu.
Kaybolmak istedikten sonra kimse bulamaz zaten onu.
Bu arada Zeynep, Füley Hanım, Merve Hanım, Gülhan Hanım seni sordular.
Herkes merakta.
Çiftlikte endişe seviyesi yüksek.
Haberin olsun.
Anladım.
Tamam benim çiftliğe dönmem en doğrusu sanırım şu an.
Belki Halil de gelir oraya.
Görüşürüz Hakan sağol.
Bu anlattıkların zor şeyleri evlat.
Koşuşturmuş.
Her türlü zorlukla mücadele etmişsin ama kendini unutmuşsun.
Yeterince dinlememişsin galiba.
Oysa, o kıza ilk görüşte aşık olduğunu zamanlıca anlasan, bunca şeyi de yaşamazdın.
Anladığım kadarıyla, baban Bilge, yüreği zengin bir adam.
Öyleydi.
Şu an benim yerimde, senin karşımda olsa eminim aynı şeyleri öğütlerdi sana.
Derdi ki, kendini, sevdiklerini dinle.
Hayatın güzelliklerini anca böyle yaşayabilirsin.
Ben burada dinlemeyi öğrendim evlat.
Evet, şu an gözlerim kör olsa, rüzgarın, dalgaların sesini dinler, yine de bulurum denizde yok.
Ama geç kaldım.
Sen vaktin varken sevdiğini dinle.
Bin bir yüzle çıkar hayat insanın karşısında.
Hangi yöne bakacağını, hangi yoldan gideceğini şaşırırsın.
Şaşırırsın.
İşte o zaman, sevdiklerine kulak vermen gerekir.
Sen iyice bir düşün.
Ben birer çay daha doldurayım.
Halil, dinleyeceksin beni.
Bu defa konuşulmayan bir şey kalmayacak.
Halil!
Yapma teyzoşum, vazgeç bu sevdadan.
Hem sevmiyorsun ki sen bu adamı, niye gidiyorsun peşinden?
Ya unut beni seviyor ya.
İkimse de yeter onun sevgisi.
Biraz incindi sadece o kadar.
E geçiverir.
Post kocaman adam.
Sen misal hesap eden, paça yemezsin.
Sen bu sevdadan vazgeçme kumru kuşum.
Bileziklerimi de getiriver.
Ya zengin koca az şey mi sen boşum?
Gençken yükseklerini atıp tutmak kolay.
Para mutluluk getirmez derler.
Ama Saadet dediğin parasız olmaz.
Ya bu gerçeğe gözümü kapayamam.
Bu hayattaki şansımı umutsa eğer, kaçırmaya da hiç niyetim yok.
Hoşçakalın.
Anadolu.
Olağa girelim.
I'm sorry, I'm sorry.
Good luck.
Good luck.
Come on.
Why are you doing this?
I don't know.
Biraz sıkıldık değil mi bu ara biz?
Şöyle yapalım.
Bugün...
Ojet restoranda yemek yiyelim.
Hem baş başa yemek yemiyorduk uzun zamanlar.
Çok güzel olur.
Çok sevindim.
Ya da vazgeçtim ya.
Ne gerek var ki?
Çok pahalı bir yerde orası.
Evdemiz gibi yemeğimiz var.
Onu yeriz.
Hem artık tek başımıza değiliz.
Bebeğimizin geleceğini düşünmemiz lazım.
Benim yüzümden istediklerini yapamıyor.
Ertele ertele.
Nereye kadar?
Oysa o en iyisine layık.
En iyisine.
Ne yapıp ne edip daha fazla para kazanmam lazım benim.
Gelirimi artırmalıyım.
Nasıl?
Nasıl?
Nasıl?
Selim 330...
Mesut...
Noaya, I just watched a little bit of justice, Oh boy, Oh.....
Oh, Oh boy, Oh boy, Oh boy, Oh boy, Oh boy, Oh boy, Oh boy, Oh boy, Oh boy, Oh boy.
Halil?
Zeynep hanım, Halil bey gelen evren masasına bırakıyordun da.
Halil?
Besides, I...
...and I couldn't get the one.
I can't get it.
I can't get it anymore.
But anyway, I have no way to get it anymore.
Hadi gelin, çabuk çabuk.
Bu niye hala burada?
Ben bunu boşuna mı aldım bu hediyeyi?
Hala yapmamışsınız.
Hala konuşamadım annemle vasiyet meselesini.
Çok basit aslında.
Birlikte karışımı hazırlayacaksınız.
Sonra el ile tutuşup hazırladığınız karışımın içine elinizi daldıracaksınız.
Sonra malzemeler kuruyunca da elinizin şeklini almış olacak.
Bitti bu kadar.
Yani Zeynep de istersen.
E madem dünyanın en tatlı kız kardeşi bize böyle bir hediye almış, onu kırmak olmaz.
Yapalım.
Bence de.
Tamam o zaman.
Kolay gelsin size.
Kaçtım ben.
Sağ ol.
O zaman iç başa düştü desene.
Çeviri ve Altyazı M.K.
Şimdi bunu karıştırması kaldı.
Doğan rüzgarı nasıl toplarsa çiçeklerin üstüne.
Böyle güzel kokuyorsun Zeynep.
Ah anne.
Konuşamadık sıkıştım kaldım.
Halil'e haksızlık ediyorum.
Üzüklere zaman gelmesin.
Buraya emanet bırakalım.
Altyazı M.K.
Ne kadar bekleyeceğiz böyle acaba?
Alham kurdum.
Bir on dakika falan.
Bu işle insanla azen üzülüyor.
Keşke hep böyle kalabilsek diye.
Sonsuza kadar bu şekilde kalabilirim Zeynep.
Ah Halil.
Gözlerimde kaybolmak ne güzel.
Yaşadığımı hissettiriyor.
Zeynep.
Burada mıydın?
Evet biraz önce geldim Gülen abla.
Benim de aklım Halil'e takıldı.
Böyle tek bir laf etmeden çekip gidince endişelendim ben de.
Ne yaptın?
Konuşabildiniz mi?
Aradım ama bulamadım.
İlla bulacağım.
Aramızdaki sorunu düzelteceğim.
Yani ben ne yaşadığınızı bilmiyorum.
Ama bir sıkıntı varsa bana anlatabilirsin.
Ben de senin bir ablan sayılırım.
Ne zaman istersen yanında olurum.
Seni dinlerim.
Yardım edebileceğim bir şey varsa elimden geleni yaparım.
Annenin yaptıklarını nasıl söylerim sana Gülhan abla?
Ben bile hazmedememişken.
Neyse.
Seni yalnız bırakayım.
İyi geceler.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yakında eksiklerinizi geri getiricim kıyım atlularız.
Buyur.
Oğlum.
Anne.
Hayırdır?
Kınalı kaşıyor.
Anne.
Ben sana bir şey soracağım.
Sor oğlum.
Hani senin...
...babandan kalma on dört dönüm tarlan vardı ya?
Ehe var ya.
E ne olacaktı?
Biz oraya...
...badem mi eksek?
Hem boş durmamış olur.
Biz de değerlendirmiş oluruz.
Birkaç sene sonra...
...çok para edecek diyorlar bak.
Oğlum.
Nereden aklına düştü tarla sabahın böyle?
Olur mu öyle şey anne?
Yeni devir...
...organik tarım devri olacak diyorlar.
Değerlendirebiliriz bence.
Evladım.
Olur mu heç?
Atıf ütüf biterli o.
E zamanında bakındık.
E civarında...
...kuyu muyu yok.
E derli olsa Ökkeş baban...
...çoktan sattıydı orayı pey pey.
Öyle mi diyorsun?
Oğlum.
Sen canını sıkma.
Kınalı kaşıyor.
Hemen muhtarı arayacağım.
E bakarsın...
...etrafında...
...kuyu neyin bulunuvermiştir.
Sen can çabasına düşme de.
Tamam.
Sağ ol anne.
İyi geceler.
Kala.
Ne dedi ki bu oğlan...
...kuru kupalak tarlayla?
Dokunma bana.
Senin hep varlığın...
Adamı bile anma.
Değil seni görmek.
Varlığını bile hatırlamak istemiyorum artık ben.
Zeynep bak sonradan pişman olacağın şeyler söyleme.
Ben pişman olacağım kadar oldum zaten.
Sevdiğinin seni dinlememesine sadece verir biliyorum Zeynep.
Ama ben iyi veya kötü...
...seni dinleyeceğim.
Dinleyeceğim.
...ben artık müsaadeni isteyeyim.
Her şey için çok sağ ol.
Bir baba gibi yolumu ışık tuttun.
Özellikle de konuşmak iyi geldi.
O nasıl ya Fevlat?
Ne zaman istersen...
...bu fukaranın kapısı sana...
...her zaman açık.
Dert lafla dağınır derler Halic.
Gerek deyince savururuz.
Eyvallah.
Sende bir şeye ihtiyacın olur.
Başın sıkışır.
Benim evlat benim.
Eyvallah evlat.
Hayvallah.
Halic.
Neredesin?
Her yerde seni aradım bulamadım.
Çiftliğe geliyorum şimdi.
Konuşacağız.
Sonunda...
...çok şükür konuşabileceğiz.
Yoksa...
...benden ayrılmayı düşünmüyorsun değil mi Halic?
Yok.
Yok olmasın bu.
Ne olursa olsun kurtulamaz bu sefer elimden.
Gerekirse bağırırım, çağırırım, yalvarırım anlatırım yine de her şeyi.
Koruyacağım evliliğimizi.
Onsuz olamam ben.
Bakma bana öyle.
Ben ne yaptıysam sizin için...
...evliliğiniz için yaptığınıza in hep.
Halil geldiğinde konuşacağım onunla.
Anne mesele sadece evliliğimiz mi sence?
Evliliğimizi kurtarayım derken Halil'i fersa fersa uzaklaştırdın benden.
Farkında değilmişsin sen.
Ben yaptıklarından sonra ne derim, nasıl açıklarım bu olanlara, nasıl bakarım gözlerine düşündün mü hiç?
Halil'in de Gülhan Abla'nın da canını fena yaktın sen.
Ortaya uydurma bir vasiyet hikayesi attın duygularıyla oynadın ikisinin de.
Ama neyse.
Halil yolda, geliyor çiftliğe.
Her şey çıkacak ortaya zaten.
Gidip her şeyi itiraf ederim.
Halil Zeynep'in suçsuz olduğunu öğrenir.
Kızım da beni affeder.
Çok üzgünüm ben Zeynep.
Yol açtığının acılarının farkındayım.
Geri alamam belki ama...
...telafi etmek için elimden geleni yapacağım kızım.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Nerede kaldı bu Halil ya?
Meraktan çatlayacağım.
Al benden de o kadar.
Ne yapsak?
Çıkıp arasak mı acaba?
Sakin ol karıcığım.
Biraz daha bekleyelim.
Eğer gelmezse ben çıkar bakarım.
Hepinize söylemem gereken bazı şeyler var.
Aslında Halil'in de burada olmasını istiyordum ama...
...yoldaymış zaten.
Yoldaymış zaten.
Geliyormuş.
Ne anlatacağım belli Çülay Hanım?
Ana kız, kirli oyunlarınızla Halil'i kandırdınız.
Yeğenimi en zayıf noktasından, babasından vurdunuz.
Ama ne oldu?
Zorla güzellik olmuyor değil mi?
Boşanmalarına engel olamadı.
Bunları mı anlatacaksın bize pişkin pişkin?
Ne demek oluyor bütün bunlar?
Yok artık.
Çok ilginç gerçekten.
Kızımı karıştırma Songül Hanım.
Onun bu meselede hiçbir dahli yok.
Ne olduysa ben planladım.
Tek başıma uyguladım.
Zeynep'in haberi bile olmadı.
Kızını koruyorsun kesin.
Ama öyle değilse bittim ben.
Siz hakikaten ana kız oyunlara doymuyorsunuz ben anladım.
Ne o?
Yeni yalanınız da bu mu?
Vasiyetten sonra şimdi de bununla mı kandıracaksınız Halil'i?
Songül Teyze.
Sakin ol.
İster inan, ister inanma Songül Hanım.
Gerçekler bunlar.
Tıpkı senin kızımla Halil'i ayırmak için...
...onları tehdit etmen kadar gerçek.
Üstelik ben onları bir arada tutmaya çalışıyorum.
Ya sen?
Ayırmaya çalışıyorsun.
Hem de acımasızca aramızdaki fark bu.
Madem Halil birazdan geliyor...
...bunların hesabını sorar sizden.
Ama sana bir tavsiyede bulunayım.
Bence bunları Halil'e anlatma.
Tahammülü yok çünkü.
Bıktı sizin kirli oyunlarınızdan.
Seni de, kızlarını da kapının önüne koyacak.
Görürsün.
Pirli işlerim, pirli sensin Songül Hanım.
Ben değilim.
Yeter!
I can't wait for you.
I can't wait for our children to come here.
I can't wait for you.
How do I do this?
you're going to touch him.
I'm gonna take care of him.
I'll take care of him.
I will take care of him.
Well, don't you, don't give me a second.
What happened?
What is it, what did he do?
It was aíp.
He took care of him.
He didn't call him.
He was spaced out of us.
He was a good friend of ours.
I am ...
Just that's my father,
my father, my father, my father, my father,
What?
What do you say, you're a son?
You're a son?
My son is not a child.
My son is a son, my son is a son.
If this is true,
I'll be the baby we'll give you.
are you
have
already
yes
we
can
be
let's
we
can
get
you
I
do
I have no idea.
What happened?
Why are people here?
The show looks like...
...and Halil comes...
...and he will kill them...
Halil bey, Halil bey haberlere çıkmış.
Ne?
Ne olmuş Cemil, anlatsana.
Ünlü iş adamı Halil Fırat'ın,
kısa bir süre önce elin bir kaza geçirdiğinin haberini aldık sayın seyirciler.
Kullandığı arabayla seyahat halindeyken,
Yeşilpınar civarında uçurumdan denize yuvarlandığını üzülerek bildirmekteyiz.
Hayır Halil değildir bu!
Halil değildir!
Halil!
Please.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.