Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
ANNEME VE ÇOCUKLARIMIN ANNESİNE
"HİÇBİR MÜCADELE BOŞUNA DEĞİLDİR"
BAŞKASININ ÇOCUĞU
Ngondo festivali
her yıl Douala şehrinde düzenlenmektedir.
Ngondo, insanları temel değerlerine bağlayan göbek kordonu anlamına gelir.
Bu sene,
Ngondo geleneklere inancını kaybeden
genç nesillere ulaşmayı hedefliyor.
Bu hepimiz için tehlikeli bir durum.
Harekete geçmeliyiz!
Git buradan!
Git buradan!
Bana kulak veren atalarımız.
Bugün kızımız Ndomé özgürlüğüne kavuştu.
O evlenmek istiyor.
Büyüklerimiz,
lütfen bu şarabı
bu iki genç ve aileleri arasındaki
bağın sembolü olarak
kabul edin.
Ve sen, Ndomé’nin talibi, dinle bak!
Yaban Tavşanı cesur Antilop’a demiş ki:
"Eğer oturduğumu görüyorsan,
bu oturduğum anlamına gelir.”
Sevgili kızım, bizden evlilikte
bir artı birin…
bire eşit olduğunu öğrendin.
Atalarına layık bir kız evlat ol!
O kibirli, modaya uymaya çalışan
ve kısa ömürlü zevklerin peşinde koşan
kızları örnek almaya kalkma.
İç!
İç!
Kim hak ediyorsa ona ver.
Kardeşlerim,
suya ağlarımızı attığımızda
ne yakalayacağımızı bilemeyiz.
Eğer bir manati yakalarsak
bütün halkımız mutlu olur.
Ama evlendirecek bir kız evlattan daha iyisini tutmak mümkün değildir.
Talibin ona layık olup olmadığını bilmiyorum çünkü
annesiyle evlenirken ve kızını büyütürken çok zorluk çektim.
Bir insan için bu kadar sorun fazla!
Vergiler yine arttı...
Balıkçılarım bu yıl neredeyse hiçbir şey yakalayamıyor,
Çünkü beyaz adamlar tekneleriyle
kendi nehirlerimizde bile balık tutuyor.
Ve olayların bu duruma gelmesine
kendi siyah kardeşlerimiz sebep oluyor,
ve bizi sefalete mahkûm ediyorlar.
Fiyatlar da deli gibi artırıyor.
İki kilo balıkla
bir kilo pirinç almak bile mümkün değil.
Vergilerden bahsetmiyorum bile!
Bir de üstüne Ngando evlenmek istiyor.
Önce bir çocuğumun olması gerektiğini ve bu yüzden de beşinci kez evlenmek
durumunda olduğumu nasıl anlatacağım ona?
Ama bu sefer,
çok genç, bakire bir kız bulacağım
Eğer çocuğumun olmasını istiyorsam, kesinlikle bakire olmalı.
Mbella!
Çabuk ol hadi!
Rahatça tuvaletimi yapmaya da mı izin yok?
Acelem var benim.
O zaman konuşmayı kes. Sinirlerim geriliyor.
Ben de bekleyince geriliyorum. Ne yemek yedin?
Bu kadarı yeter ama!
Hiçbir şey çıkmıyor işte.
Sinir küpüne döndüm.
Hayırdır, aşk çocuğu. Kıçında kurt mu var?
Eğer Ndomé seni bekliyor olsaydı
senin kıçında kurtlardan başka şeyler olurdu.
Yine de onlardan kurtulacak gibi de görünmüyorsun sen.
Acele ediyorsam sebebi bu değil ki.
Ndomé’nin acele etmediğini kastediyorsun galiba.
Namuslu olduğu beyaz bir çarşafın üzerindeki kan lekeleriyle kanıtlanmalı.
Ve eğer bunun olmasını istiyorsan
ona yüklü miktarda başlık parası vermen gerek. Ki bu da sende yok.
Başlık parasını hallettim dostum.
Şaka yapıyorsun herhalde. Nasıl buldun parayı?
Amcam verdi geri zekâlı! Vereceğine söz verdi.
Amcan mı?! Karını sana amcanın satın almasından utanmıyor musun?
Başka ne yapabilirim ki?
Sahip olduğum her şey aileme ait.
Ve aile reisi amcam olduğu için de her şey onun otoritesine tabi.
Ben rüştümü ispatlayana kadar bu böyle olacak.
Başka bir deyişle, bir eşe ve kendi evime
sahip olacağım güne dek.
Ayrıca babamın sahip olduğu her şey amcama miras kaldı.
Buna annem, ikinci karısı ve ben de dâhilim.
Çok susadım!
Duyuyor musunuz beni?
İçecek bir şey verin bana.
Yoruldun mu?
Bir kadına ilgi duyunca hep böyle olur.
Benimkilere baksana.
Onlar için kendimi nasıl yordum.
Onlarla evlenebilmek için bütün paramı harcadım.
Peki sonuçta elime ne geçti?
Beni tatmin bile edemiyorlar.
Dört karım var. Dört karım var ama bir çocuğum bile yok.
Dört karım da kısır ve cadı!
Bana nasıl baktıklarını görüyor musun?
Ben zavallıların da en zavallısıyım.
Amca, çocuk sahibi olmak bu kadar önemli mi?
İnsanlar neden evleniyor sanıyorsun?
Bir adam istediği kadar güçlü kuvvetli olsun
çocuğu yoksa o bir hiçtir.
Çocuk her şey demektir.
Bir çocuk!
Keşke benim de bir çocuğum olsaydı.
Bir çocuk…
Bu cadılar beni bu hâle getirdi işte!
Hadi çabuk gelin!
İşe yaramaz aptallar sizi!
Çabuk bu pisliği temizleyin!
Şuna bir bak. Onunla kendi isteğimle evlendim. Kısır çıktı.
Şunu bana baban satın almıştı. Hem aptal hem de kısır çıktı.
Bu, belanın vücut bulmuş hâli.
Sadakatsiz, aptal ve kısır.
Ve babandan kalan miras…
Senin annen de doğurganlığını kaybetti.
Bana borcu neyse ödemek durumunda.
Aile reisi olarak görevi bu.
Doğrusunu söylemek gerekirse bu benim pek hoşuma gitmiyor.
Bu ona evliliğin hakkında söz söyleme hakkı verir.
Asla!
Buna engel olamazsın ki.
Karın bunu sana anlatacaktır.
Bir eş başlık parasını kim verirse ona aittir.
Amcanın onayı olmadan onu boşayamazsın.
Bunu asla yapmayacağım. Asla!
Ndomé bana ait. Evimde de canım ne isterse onu yaparım.
Yine de daha o noktaya gelemedim.
Önce Ndomé’yle evlenmem gerek.
Nasıl olacağı önemli değil!
- Sen de şunu gördün mü? - Neyi gördüm mü?
Amcanın ikinci karısını gördüm.
Bir adamla beraberdi.
Onu bir adamla beraberken gördüm.
Gitmişler.
Ama onları tam burada şey yaparken gördüm…
Ne rezil bir kadın!
Bugün yine güzelce dayak yiyecek kesin.
Bu beni ilgilendirmez.
Kadınlar bize çok pahalıya patlıyor
ama onlara asla güven olmuyor.
- Hepsi... - Kes artık!
Kötü bir şey mi söyledim yine?
Beni dinle.
Ben amcamın eşlerini gözetleyip casusluk yapmıyorum.
Annem dışında önem verdiğim tek kadın Ndomé.
Ona hakaret edilmesine de asla izin vermem!
Şimdi izin verirsen onunla buluşacağım.
Sevgili amcacığım…
tanıştırayım…
Kendisi müstakbel eşim olur.
Bayan Ndomé.
Merhaba desene.
Amcama merhaba desene.
Merhaba de!
Yaklaş.
Biraz daha yaklaş.
Hayır, o şekilde değil.
Yaklaş.
Evet, yavaşça.
Başını utangaç bir şekilde eğ.
Sakın unutma, genç görünse bile dört karısı var onun!
Yaklaş.
Oturduğu koltuktan kalkacak…
seni kendine doğru çekip…
dikkatlice inceleyecek.
Popoma dokunmaya kalkarsa ona da böyle tokat atarım.
Hele amcama böyle bir tokat at!
Oraya dokunmasa iyi eder!
Amcanla tanışacağım için biraz tuhaf hissediyorum.
Annenle tanıştığımda da aynı şey olmuştu.
Harika bir annedir o.
Yakında senin de annen olacak.
Evet, harika olacak.
Bence onunla çok iyi anlaşacağız.
Ama sana karşı sevgisi çok fazla.
Kıskandın mı?
Hayır, ama kocamı kimseyle paylaşmak istemiyorum. Annesiyle bile!
Ama sonuçta o benim annem!
Ne olmuş yani?
- O zaman seni yere indiririm! - Hayır, hayır!
- Tam buraya. - Elbiseme dikkat et.
- Tam burada bırakırım seni! - Hayır, hayır!
- Bırakıyorum bak. - Hayır dedim!
Senin sadece bana ait olmanı istiyorum, anladın mı?
- Canın mı yandı hayatım? - Evet.
Sol ayağım. Bu hiç iyi bir işaret değil.
Hep negatif düşünüyorsun.
Dur bakayım.
Ciddi bir şey yok.
Amca, bu Ndomé.
İzin verirsen onunla baş başa konuşmak istiyorum.
Yaklaş.
Korkma.
Gel, yaklaş. Korkmana gerek yok.
Çok güzelsin. Bana güvenebilirsin.
Evet, ona tokat attım. Çünkü hak etmişti.
Ama attığın tokattan sonra başlık paranı asla vermeyecek artık.
Hepsini kendim kazanmam gerek. Çok uzun sürer bu.
Seni hayatım boyunca beklerim.
Biliyor musun, amcam için çok üzülüyorum.
Hiç çocuğu yok.
Ben sana bir sürü çocuk vereceğim.
Ailemdeki kadınların hep bir sürü çocuğu var.
Annemin altı çocuğu var. Tek kız benim.
Sen kaç tane isterdin?
Birden fazla ama evlenene kadar beklememiz gerek.
Başlık param için beraber çalışırız.
Bir şekilde hallederiz. Boş ver amcanın parasını.
Amcam aptalın teki.
Ndomé’nin anne babası da aptal.
Başlık parası geleneğini icat edenler daha aptal.
Bunu kabul edenleri de unutmamak lazım.
Ben de aptalım,
çünkü bu geleneği değiştiremiyorum.
Şu düştüğün hâle bir bak.
Benimle evlenebilmek için odun kesiyorsun.
Çok yoruldun, değil mi canım?
Umarım ona sahip olduğumda bitap düşmez.
Senin için ölesiye çalışıyorum, canım benim.
Ama buna değersin.
Bu şekilde ölesiye çalıştığını görmek beni nasıl üzüyor bir bilsen...
Ama bunu benim için yapmandan gurur duyduğumu da söylemem gerek.
Bu manyok ve balığı
annemden çaldığımı bilsen…
Yine de dikkatli olun…
Bir gün başka kadınlara baktığını hele bir göreyim!
Bir senin için,
Bir benim için.
İki senin için, iki benim için.
Üç senin için, üç benim için.
Dört senin için, dört benim için.
Beş senin için, beş benim için.
Altı senin için, altı benim için.
- Ndomé! - Yedi senin için, yedi benim için.
Nereye gittin?
Eve dönüyoruz biz!
Ngando.
Neden anlamak istemiyorsun?
Çocuk sahibi olmak için tek umudum Ndomé.
Karşılığında sana iki kadın veririm.
Ondan vazgeç yoksa seni mirasımdan mahrum bırakırım. Seninle konuşuyorum, cevap versene!
Sen sadece bencil bir adamsın.
Onu asla elde edemeyeceksin.
Kadınlar mısır koçanı gibidir.
Sadece dişli olanlar onu ısırabilir.
Nereden bulacaksın 100.000 frangı?
Dört kasa viskiyi, 20 keçiyi
her biri 20 litrelik on damacana, kırmızı şarabı
her biri 100 kiloluk beş çuval pirinci,
15 şişe büyük boy St. James romu,
yedi metrelik bir kanoyu,
her biri 18 kiloluk 60 çuval yemek tuzunu,
30 kilo tütün yaprağını,
her biri 5,5 metreden 25 rulo baskılı kumaşı,
100 litre palm yağını
ve üç kasa Marsilya sabununu?
Daha ucuzu yok! Bu mallardan ucuzu yok!
Her şey satılık!
Buyurun efendim.
Ne kadar bu?
400 frank.
- 400 frank mı? - 400 frank, evet.
Pahalıymış.
- Bu gümüşten. - Ne kadar peki?
300 frank.
300 mü?
250 vereyim.
275 olsun.
Ciddi ciddi konuşalım bunu.
Ndomé’nin bir nişanlısının…
daha olması onur verici bir şey.
Ayrıca senin yararına da olur.
Bu fırsatı değerlendirmelisin.
Dipoko, sevgili dostum.
Bu konuda tereddüt ediyorum çünkü
Ngando senin yeğenin.
Bırak yahu!
Ngando genç ve bir kuruş parası yok.
Ndomé, baba olmak için
benim tek umudum.
Ndomé ne diyecek bu duruma?
Onun söz söylemeye hakkı yok.
Kararımıza uyacak sadece!
Size kararınızı vermeniz için yardımcı olayım.
Önce kendinizi düşünmeniz gerek.
Ngando daha genç.
Sırasının gelmesini beklemeli.
Bugün para demek güç demek.
Kabul ederseniz size minnet duyarım.
Bu senin için.
Ve bu da onun için.
Kararımı verdim.
Mbongo, dostum…
Kararım kesin, Ngomé senindir.
Al şu hediyeyi!
Al şu hediyeyi!
Evimde kargaşa çıkmasına izin vermem! Burada sadece benim sözüm geçer!
- Onu da anlamaya çalış biraz. - Söylediklerimi duydun mu?
Hemen çağır gelsin buraya!
Ndomé ben kimle istersem onunla evlenecek. O kadar!
Hadi git şimdi.
Siz ikiniz, acele etsenize!
Ndomé.
Bu senin için.
Eğer onu istiyorsan, başlık parasını getir.
Ne sanıyorsun sen?
Senin isteğine boyun eğeceğimi mi?
Ben senin babanım ve bana itaat etmek zorundasın!
Ngando?
Benimle birlikte ol.
Ne? Aklını mı kaçırdın sen?
Gerçekçi ol biraz.
Bu kararı sadece senin için vermedim.
Çok acı çekiyorum.
Bekaretimi kaybettiğimde
amcan beni artık istemeyecektir.
Babam da makul bir para karşılığında beni sana verir böylece.
Beni dövecek, bana lanet edecek ama senin için her şeyi yapmaya hazırım.
Tek çözüm yolu bu.
Bu çok ciddi bir karar.
Neden buradan kaçıp gitmiyoruz?
Nereye?
Bizi her yerde bulurlar.
Ve başlık parası vermezsen çocuklarım senden sayılmaz.
Başlık parasını bulacağım.
Yemin ederim.
İki aydır sürekli kusuyorsun. Bağırsaklarında kurt da yok.
Hasta değilim anne.
Bunu söyleyip durma artık.
Gerçeği bilmek istiyorum.
Gerçeği öğrenmek zorundayım.
Ben senin annenim. Gerçeği bilmek hakkım!
Anne, sana karşı gelmek için yapmadım bunu.
Elimden başka bir şey gelmiyordu.
Hamileyim.
Ne?
Ngando’dan.
Ne?
Baban ikimizi de öldürecek!
Kes sesini, orospu seni!
Senden utanıyorum!
Bu yüzden hasta oldun işte.
Senin gibi bir kız doğurmuş olmaktan utanç duyuyorum!
Sen de kadınsın anne, beni anlaman lazım.
Senin gibi bir kadın değilim! Ben evlendiğimde bakireydim.
Bu yüzden de ailem erdemlerimi ve onurumu herkese göstermekten
gurur duyuyordu.
Bu yüzden baban ve diğer herkes bana saygı duyuyor.
- Ngando benle gurur duyacaktır. - Kes sesini!
Kimse seni bu hâldeyken istemez.
Ngando serserinin teki! Kızları baştan çıkaran bir çulsuz!
Başlık parasını bulacağız.
Kapa çeneni. Şifalı otlarla bu meseleyi çözeceğim.
Mbongo hiçbir şey fark etmeyecek.
Ngando'nun amcasıyla asla evlenmeyeceğim!
Git buradan!
Bakın, kocamın beşinci karısının çarşafında leke yok.
Birisi onunla daha önce birlikte olmuş.
Belli ki bu Ngando’nun işi.
Ayrıca bebek de bekliyormuş
Bu yüzden çarşaflarda kan lekesi çıkmamış.
Bu kadını amcandan daha çok hak ettiğine emin misin Ngando?
Onu kim daha mutlu edip,
ailemiz içindeki rolünü yerine getirmesini sağlar?
Büyüklerine saygısızlık eden genç lanetlenir.
İlerde kendi çocukları bile yüzüne tükürecektir.
Başkaldırın sonucu budur.
Dün ya da bugün… Ne fark var ki aralarında?
Yarın her şey yeniden başlayacak.
Anneni dinle ve her zamanki gibi benim sözlerime uy.
Ben ölmedim. Sesime kulak ver.
Ben senin babanım. Dokunduğun nesnelerde,
sana yaklaşan insanlarda yaşıyorum.
Ağlama oğlum.
Acı, ruhu daha da güçlendirir
ve kişinin karakterini sağlamlaştırır.
Baş koyduğun yola ihanet mi edeceksin?
Ne halde olduğunu biliyor musun oğlum?
Ngando!
Senin yerinde olsam başka şekilde hareket ederdim.
Nasıl?
Uzaklara giderdim! Çok uzaklara.
Haksızlık bu.
Doğru.
Ben de gitmek istiyorum.
Gitmek! Hem de her şeyi altüst edip gitmek istiyorum.
Ama bu bana çocuğumu geri getirecek mi?
Ayrıca bir de annem var.
Peki şimdi ne yapacaksın?
Sadece onu öldürmenin hayalini kuruyorum.
Bu bir çözüm yolu değil!
Giydir bunları.
- Bunları giydir dedim. - O senin çocuğun değil.
O senin çocuğun değil.
İşte orada! İşte orada!
Geliyor!
Buraya getirin onu!
Ngando!
Delirdin mi sen?
Götür beni buradan.
Gerçekten delisin sen!
Ben de seninle gelmek istiyorum.
Nereye götüreyim ki seni? Daha ben nereye gittiğimi bilmiyorum.
Önemli değil. Yeter ki biz çocuğumuzla birlikte olalım.
- Delilik bu. - Haklı ama.
Kapa çeneni Mbella!
Köyde kocasının yani amcamın yanında kalması gerek.
Biliyorum.
Ama insan hayatı boyunca adaletsizliğe dayanamıyor.
Biz hep boyun eğdik.
Artık onlar da bize kulak vermeli. İşte.
Gidin!
Daha fazla vakit kaybetmeyin.
Çok uzun zaman önce gitmeniz gerekirdi.
Köye asla geri dönmeyeceğiz Sana söz. Asla!
Yanılıyorsun dostum!
Orospu çocuğu!
Köye götürün onları!
Kalk ayağa!
- Çabuk! - Hayır!
Köye geri götürün onları!
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.