Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Hepimiz böyle başlayan
hikâyeler duymuşuzdur.
Bir zamanlar
büyük imparatorlukları, altın taçları ve
güçlü orduları olan bir kral varmış.
Bu da bir kral hikâyesi
ama daha önce duyduklarınıza
benzemiyor.
Ben inanıyorum ki
bir kral toprağı ya da servetiyle değil
kazandığı kalp sayısıyla
tanımlanır.
-Bayanlar ve baylar. -Affedersiniz efendim.
Bunu alacağım.
-Teşekkürler. -Rica ederim.
-Pardon. -Evet?
-Su da alabilir miyim? -Tabii.
-Buyurun, battaniyeniz. -Merhaba.
-Evet. -Anne.
Ne zaman dondurma yiyeceğim?
Birazdan onlara sorarım.
Yakında servis başlar, merak etme.
Tamam.
Merhaba.
Önce dondurma, sonra yemek.
Sizi bir yerden tanıyorum.
Oyuncu musunuz?
Hayır.
İnternet dizisi mi?
-YouTuber? Influencer? -Hayır.
Anne, bu ne?
Bırak onu.
Çantaya koy.
Lütfen söyle.
Bırak dedim.
Affedersiniz.
MONICA İÇİN SONUÇLAR
Videolarını izledim.
Kilo almışsın.
Lütfen…
İnsanların geçmişimden bahsetmesi gerçekten acı veriyor.
Mecburiyetten yaptım.
Hepsi geride kaldı.
Artık ailem, çocuğum var.
Kocam her şeyi biliyor.
Kocan her şeyi bildiği hâlde
seninle nasıl evlendi?
O videoları gördükten sonra
senden hoşlanmış olabilir mi?
BİRİNCİ SINIF
-Tuvaletin var mı? -Yok.
-Gelmemi ister misin? -Hayır.
ÇIKIŞ
-Dhruvik… -Video oynatalım mı?
Video oyunu yani.
Gel, otur.
Al.
Şunları tak. Tut şunu.
Oğluna bu videoyu göstersem ne olur?
Ne videosu?
Annenin videosu.
-İster misin? -Evet.
Hayır, oynamaya devam et.
Tamam, oyunu oyna. Hadi bakalım.
Şu ikisi fedailerim.
Oturduğumdan beri
gözlerini kapattılar.
Fırtınalar ardında yükselir
Ormanda dolaşan kaplan gibi
Hanımlar ve beyler, şiddetli türbülans bekliyoruz.
Lütfen koltuğunuza dönüp emniyet kemerinizi takın.
Teşekkürler.
Kiminle yüzleştiğine bak
BİRİNCİ SINIF
Fırtınalar ardında yükselir
İyi misin?
Bak kim senden daha büyük
Kemerlerinizi çözebilirsiniz.
Teşekkürler.
Efendim.
Bu onun geçmişiydi.
Bu şimdiki zamanı.
Bu sevimli çocuk da
geleceği, yani
yapma.
Aferin sana.
İsimsiz bir taht göster
Uğruna ölünecek insanlar
Bana bir taç göster Mücevhersiz bir lider
Ya kaderini belirle İnsanların çığlığıyla
Ya da başını eğ ve af dile Giyotinle tanışmadan önce
O cesur bir ruh Her kalpte hüküm süren
İşte o Sikandar
Eşsiz bir hünerle yürüyor
İşte o Sikandar
Gel ve dünyaya göster
-Liderimizin nasıl olmasını isteriz? -Başkan Pradhan gibi olmalı!
Çok yaşa Başkan Pradhan!
Çok yaşa Başkan Pradhan!
Çok yaşa Başkan Pradhan!
Çok yaşa Başkan Pradhan!
Çok yaşa Başkan Pradhan!
Başkan Pradhan!
Anne, bitirdim. Çıkıyorum.
-Hoşça kal. -Yesene.
-Hoşça kal. -Canım, üniversiteye mi gidiyorsun?
Evet baba.
-Prashant. -Evet efendim?
Arjun, Rajkot'a mı gitmişti?
Evet efendim.
Ondan haber var mı?
Her şey yolunda efendim. Oraya sağ salim varmış.
Uçakta bir adam oğluma vurmuş.
Lütfen, bir tabak daha.
Bunu hak etmiştir.
O sürekli…
-Dinle. -Buyurun efendim.
Bunu büyütme, tamam mı?
Biri oğluma vurdu diye
Haryana Çatışma Uzmanı Prakash'ı Rajkot'a yollama.
Ona o adamı bulup
öldürmesini söyleme. Tamam mı?
Sakın böyle bir şey yapma!
Haryana'daki müfettişin adı neydi?
Prakash.
Prakash.
RAJKOT POLİS KARAKOLU
Jai Hind. Hoş geldiniz.
Geçen sabah bu rotadaki bir uçak Rajkot'a indi.
3F numaralı koltukta bir yolcu vardı,
Sanjay Rajkot.
Dosyasını göster.
Son beş yılda bekleyen 49 dava.
Hiçbir suçlama yok.
Neden?
Efendim, bu biraz zor.
Birazcık zorlukla başa çıkamıyor musun?
Altınız benimle gelin. Silahlarınızı alın.
Geldik efendim.
Demek sarayda çalışıyor.
Küstahlığı bundan demek.
Efendim, tüm saray ona ait.
Rajkot Prensliği'nin son kralı.
Sanjay Rajkot.
Bağımsızlığın üzerinden 77 yıl geçti,
bunlar hâlâ kendilerini kral sanıyor.
Ne oldu Saxena?
İşler yolunda mı?
Bakın efendim,
Rajkot'un eşi Rani Sahiba,
Bayan Saishri Rajkot geliyor.
Hoş geldiniz.
Karakoldan geleceğinize dair haber aldık.
Lütfen, oturun.
Lütfen Sanjay Rajkot'u çağırın.
Tutuklamaya geldiğinizi öğrenince
sizinle buluşmak için karakola gitti.
Buluşmak için mi?
Evet.
Lütfen bu kez harekete geçin.
Bazen birilerini hırpalanmış ve yaralanmış hâlde bırakıp eve geliyor.
Tamam, karakola gidip onunla buluşacağım.
Efendim, lütfen arabamızı alın.
Cipiniz güvenli değil.
Ne?
Polis cipi güvenli değil mi?
POLİS
Neler oluyor?
Kim bu insanlar?
Efendim, hepsi bu ülkenin vatandaşı.
Hâlâ eski krallık sevgisini taşıyorlar.
Bugün hâlâ içlerinde yaşıyor.
Bakın, ne kadar kalabalık.
Fakat kimse ses çıkarmıyor.
Karakola nasıl gideceğiz?
RAJKOT POLİS KARAKOLU
İzninizle.
Prakash.
Bay Sanjay'ın sarayına gitmeden önce
bir büyüğüne danışmalısın Prakash.
Bu çok hassas bir konu.
Oraya Başkan'ın emriyle gittim efendim.
Kanun ve düzen yerine kralların saltanatının
hüküm sürdüğünü bilmiyordum.
İşler böyle yürüyorsa bizim işimiz ne?
Amar, git ve durumu kontrol et.
Peki.
Prakash, siyasi baskı altında asla aceleci davranma.
Önce durumu değerlendirip
sonra gerekeni yap.
İyi bir polis memurunu tanımlayan şey budur.
Bayım, lütfen gidin.
Bu insanlar siz ayrılana kadar gitmez.
Teşekkürler.
Bu iş burada bitmedi.
Böyle güçlü birinin oğluna
el kaldırmadan önce sonuçlarını düşünmediniz mi?
İyi niyetle yapılan hatalar affedilir.
Ancak kötü niyetle yapılan tek bir hata bile affedilmez.
-Alo? -Ne oldu efendim?
Ona bir ders verirsiniz sanmıştım.
Dalga mı geçiyorsunuz?
Affedersiniz?
Bugün Sanjay'ı halk kurtardı.
Bir gün, bu ahmaklardan uzakta
onu tek başına yakalayıp ölümüne sürükleyeceğim.
Sadece siz değil,
size ödeme yapan Başkan da,
ikiniz de şunu anlamalısınız…
Hayallerinizi gerçekleştirmeyeceğim.
Dünya büyülenmiş Senin saf güzelliğinle
Sana duyduğum aşk kesinlikle kutsal
Dünya büyülenmiş Senin saf güzelliğinle
Sana duyduğum aşk kesinlikle kutsal
En derin saygılarımla Elimi uzatıp seni selamlıyorum
Neden bakışlarını indirip Bana cevap vermiyorsun?
Büyüleyici ışıltılı cazibesiyle
Büyüleyici ışıltılı cazibesiyle
Senin kadar büyüleyici Hiç kimseyi görmedim
Büyüleyici ışıltılı cazibesiyle
Büyüleyici ışıltılı cazibesiyle
Senin kadar büyüleyici Hiç kimseyi görmedim
Sen benim Zohra'msın, Zohra!
Auran beni bir mantra gibi çekiyor
Bu nasıl bir büyü?
Zohra, Zohra! Prensesim
Sen benim Zohra'msın, Zohra!
Auran beni bir mantra gibi çekiyor
Bu nasıl bir büyü?
Zohra, Zohra! Prensesim
Gözlerin bana devam etmemi söylediğinde
Hiç korkmadan başladım
Takip ettikleri kişi benim, doğru
Ama senden naçizane ricam
Dinle, güzel kraliçem Kimse seninle kıyaslanamaz
Senin için şiir de yazacağım
Sen bir denizkızısın, çok saf bir meleksin
Kendimi tutamıyorum
Tarzını gördüğümde Sana teslim oldum
Arzularım gezindi, Niyetim geri çekildi
Dudakların beni çılgına çeviriyor Beni deli ediyor
Kızaran yanakların beni Kayıp ve puslu bırakıyor
Nefesimde yaşıyorsun Peşinden koştuğum tek şey sensin
Artık hayatım sana bağlı
Kalbimi senin yoluna koydum
Söyle, hemen hayatımdan vazgeçeyim
Büyüleyici ışıltılı cazibesiyle
Büyüleyici ışıltılı cazibesiyle
Nereye gidersen git Bütün gözler senin üzerinde
Büyüleyici ışıltılı cazibesiyle
Büyüleyici ışıltılı cazibesiyle
Senin kadar büyüleyici Hiç kimseyi görmedim
Büyüleyici ışıltılı cazibesiyle
Hey, güzellik
Yıl dönümünüz kutlu olsun!
Yıl dönümünüz kutlu olsun!
-Yıl dönümünüz kutlu olsun! -Yıl dönümünüz kutlu olsun!
Gel.
Gel.
Senin kadar büyüleyici Hiç kimseyi görmedim
Ne yaptı ki
bu kadar insan onun için geldi?
Arazisinin 12 bin dönümünü
başlarını sokacak
evleri bile olmayanlara verdi.
Güneş panelleri yerleştirdi,
hastane inşa etti.
Bu yüzden tüm bu insanlar Rajasaab için hayatlarını feda eder.
Yani o bir kahraman.
Kahraman değil.
O bir kral.
Rajasaab'a ulaşmak istiyorsanız
tüm bu insanları geçmeniz gerekecek.
-Namaste. -Namaste.
-Teşekkür ederim. -Merhaba.
-Nasılsın? -Merhaba.
-Namaste. -Rani Sahiba.
Telefonunuz var.
-Alo? -Rani Sahiba.
Rajasaab'ın canı tehlikede.
Dönüş yolunda birileri
ona saldırmayı planlıyor.
Lütfen ona haber ver.
Hepiniz burada kalın ve
düğünün tadını çıkarın.
Eşim ve ben eve gidiyoruz.
-Tamam. -Sanjay.
Onlar da gelsin.
Eğlensinler. Bana güvenmiyor musun?
Öyle bir şey yok.
Gidelim öyleyse.
AMAR TEHLİKE, HAZIR OL
Ne oldu?
Hiçbir şey.
Bir şey var.
Hayır, bir şey yok.
-Dinle. -Konuyu mu değiştiriyorsun?
Dinle, hayır, lütfen.
Fark ettim ki
insanlar seni farklı isimlerle çağırıyor.
Bazıları Rajasaab diyor,
bazıları Sanjay diyor,
bazıları da Bay Sikandar diyor, neden?
Hiç kafan karışmıyor mu?
Kesinlikle kafa karıştırıcı.
Büyükannem bir tarih bilginiydi,
Sikandar, yani Büyük İskender'in büyük bir hayranıydı.
Sikandar adını böyle aldım.
Büyükbabam
Nargis ve Sunil Dutt'un büyük bir hayranıydı.
-Mother India var ya? -Evet!
Çocukları oldu, Sanjay.
Babama da oğluna
Sanjay adını vermesini söylemiş.
Babamın
bizimle çalışan arkadaşı,
Darpan Amca.
Konuşma bozukluğu vardı.
Genizden konuşurdu.
Bu yüzden herkes ona “Bobda Amca” diyordu.
KONUMU PAYLAŞACAĞIM
Hep “Raja Beta, bunu yapma” derdi.
“Raja Beta, yatağına git.”
“Raja Beta, sütünü iç.”
“Sorun çıkarma.”
“Raja Beta, o köpek seni ısırabilir.”
"Raja Beta…"
Bu şekilde Raja oldum.
Babam vefat ettikten sonra
insanlar bana “Rajasaab” demeye başladı.
Yani kısacası,
bu bir unvan.
Sanjay'ı seviyorum.
-Sanjay'ı mı? -Evet.
Seni seviyorum.
Hem de çok.
Yoruldun mu?
Uyu hadi. Eve vardığımızda seni uyandırırım.
-Tamam mı? -Evet. Tamam.
RAJKOT KABİNİ
DUR
KAPLAN ORMANI DEMİRYOLU KAPISI
Bana Badshah deme Ben Sikandar'ım
Yoluma çıkarsan Seni alt ederim
Tek başıma, tam bir felaketim
Tsunami ile Okyanusun efendisiyim
Dedim sana kardeşim Daima yanında olacağım
Bıçak değil Bu gece elimdeki
Cesaretim yeter Bu tarafa gelsinler
Benimle yüzleşmeye dayanamazlar
Benimle yüzleşmeye dayanamazlar
Benimle yüzleşmeye dayanamazlar
Benimle yüzleşmeye dayanamazlar
Cesaretim yeter Bu tarafa gelsinler
Benimle yüzleşemezler
Pek konuşmam Hareketlerimle gösteririm
Hiçbir şey yapmayan O adam olamam
Kaos çağırdığında Orada olacağım
Aç uyuma Sana yemek getirdim
İşe yaramaz dedikleri de yükselir
Şarkı söyleyeceğiz Ninni gibi
Bilmiyorlarsa da öğrenecekler
Yakamıza dokunana vururum kardeşim
Önce orada vuracağız
Orada vuracağız
Sokağa varırsan Orada vuracağız
Kavşağa varırsan
Sokağa varırsan
Kavşağa varırsan Orada vuracağız
Halka karışırsan Sana orada vuracağız
Önce orada vuracağız
Kavşağa varırsan Sana orada vuracağız
Sanjay.
Sanjay.
Sanjay!
Beni korkuttun.
Ne zaman geldin?
Sanjay, o tabloyu hatırlıyor musun?
-Tavan arasındaki mi? -Hayır.
İki aydır üzerinde çalıştığım.
Sonunda tamamladım.
Getireyim mi?
Getir hadi.
Tamam!
Sanjay'a tabloyu göstereceğim.
Ne oldu?
Tabloyu ona göstermediniz mi?
Hayır, çok meşguldü.
Onun için yaşıyorsunuz
ama bakmaya bile vakti yok mu?
Böyle bir kocam olduğu için şanslıyım.
Hiç evlenmek istemeyen o kişi,
aşağılandığımı görünce
bir anda evlenmeye karar verdi.
Aramızda yaş farkı olduğu kesin
ama aynı şekilde düşünüyoruz.
Bana bir şey dışında
her şeyi verdi,
zaman.
Biz ya da onlar.
Biz!
Rajasaab, yarın 8 Aralık.
Bugün yedisi, yarından sonra da dokuzu.
Hayır efendim, yarın Rani Sahiba ile ilk tanıştığınız gün.
Cidden böyle bir şeyi unutacağımı mı sandın?
Hayır efendim, her şeyi hatırlıyorsunuz.
Bunun dışında.
Haklısın, tamamen unutmuşum.
Yarın özel bir şey yapalım.
Peki efendim.
Nereye gidiyoruz?
Bu bir sürpriz.
Teşekkür ederim.
Bak
Gökyüzü hâlâ aynı
Aynı gökyüzü, değişen bir şey yok
Hâlâ aynı
Bak
Ay ışığı aynı parlıyor
Işıltısı hâlâ aynı
-Hâlâ aynı. -Umarım beğenirsin.
Artık nefes almak sebepsiz
Geçmişin tüm anları Bir masal gibi, mevsimsiz
Yaşıyorum, bundan hiç şüphem yok
Ama sen olmadan
Ama sen olmadan
Ama sen olmadan, ben bir hiçim
Ama sen olmadan
Ama sen olmadan
Ama sen olmadan, ben bir hiçim
Hiçbir şey ifade etmiyorum
Ben bir hiçim…
Çok güzel.
-Ben bir hiçim -Çok güzel.
-Hiçbir şey ifade etmiyorum -Senden biraz daha az.
Mutlu yıllar sana!
Mutlu yıllar sana!
-Mutlu yıllar! -Baba!
“Mutlu Yıllar Arjun” sosyal medyada trend oldu.
Gerçekten mi?
Takipçi sayısı binlerce arttı.
-Yüz binlerce. -Bu bir şey değil,
yarın milyonlar olacak.
Neler oluyor?
Neler oluyor?
#SAPIKARJUN #TACİZCİUÇUŞTAYAKALANDI
YORUMLAR
Sil şunu. Arjun, hemen sil şunu!
Baba, bunu silemezsin.
Video viral oldu.
Baba, bittim ben.
Kimse benden korkmaz.
Kimse korkmayacak baba.
Kafasını kesip yola attığın bir video yayınla.
O zaman korkunun
eskisinden de fazla büyüdüğünü gör!
Lütfen.
Lütfen.
Sanjay!
Sanjay, uyan!
Ne oldu?
Yaptığın onca şeyden sonra ne olduğunu mu soruyorsun?
Rajasaab! Ved!
Hemen görüşmeliyim.
-Rajasaab! -Taş Ocağı Müdürü.
Rajasaab'ı görmeliyim! Yoksa geç olacak!
Rajasaab!
-Rajasaab! -Uyandıracaksın!
-Rajasaab! -Bağırma!
Rajasaab!
Ne oldu Ramesh?
Rajasaab, çok büyük bir hata yaptım. Ciddi bir hata.
Söyle, ne oldu?
Rajasaab, geçen hafta bir adam taş ocağımızı ziyaret etti.
Bir taş ocağı olduğunu ve
50 kilo patlayıcıya ihtiyacı olduğunu söyledi.
Bana bunun için iki yüz bin rupi verdi.
Ben de para hırsımla kabul ettim.
-Daha iki gün önce, Pencap'ta… -Bekle.
Terörist saldırıyı mı kastediyorsun?
Evet.
Ona patlayıcı mı sattın?
Terörist olduğunu biliyor muydun?
Hayır Rajasaab, bilseydim asla yapmazdım.
Açgözlülüğün yüzünden
kaç masum çocuğun öldüğünü biliyor musun?
Para için vicdanını mı sattın?
Bir hata yaptım.
-Götürün onu. -Hadi.
Rani Sahiba, tam sizi arayacaktım.
Taş ocağı müdürü mahkemede ifade verirse
Pencap davası daha da güçlenecektir.
Rani Sahiba, Pencap'tan birilerinin müdürü öldüreceği
haberini aldım.
Hayatı tehlikede, onu kurtarın.
Bu haber karakola ulaştı ama
buradakiler büyük bir şey planlıyor.
Taş ocağı müdürünü öldürürlerse
dava doğrudan Rajasaab'ın üzerine kalır.
Evet Rani Sahiba.
Prakash'ın kötü bir geçmişi var.
Önceki görev yerinde birçok kişiyi öldürmüş.
O yüzden Rajasaab'ın peşinde.
Onu tutuklamak istiyor.
Buna asla izin vermeyeceğim.
Raju.
Rajasaab!
-Rajasaab, kurtar beni! -Kimse seni kurtarmaya gelmiyor.
Kimse gelmeyecek!
Sanjay!
San…
Sanjay!
-Ne oldu? -Hayır.
Sanjay, orada kimse yok.
O zaman?
Buraya gelmen için yaptım.
-Şimdi mi? -Öyle yaptım.
Rajasaab, çok şükür iyisin.
Saishri hayatımı kurtardı.
Yoksa parçalarım ocağa saçılırdı.
Rajasaab, Rani Sahiba hep seni korudu.
Sanjay, kaybedecek vaktimiz yok.
Lütfen onu götür, birkaç gün sakla
yoksa polis onu öldürecek.
Bugün cuma, mahkeme cumartesi ve pazar kapalı.
Pazartesi onu mahkemeye çıkar, lütfen.
Sağ ol. Pazartesi görüşürüz.
Buraya polis gelmesin.
-Peki. -Tamam.
Rani Sahiba'yı eve sağ salim götür.
Rajasaab'a onunla konuşmam gerektiğini söyle lütfen.
Peki Rani Sahiba.
Rajasaab, Rani Sahiba konuşmak istiyor.
MORBI RAJKOT'A 66 KM UZAKLIKTA
-Götürün onu. -Peki Rajasaab.
Polisin gelmediğine emin olun.
Burası gizli yerimiz, kimse gelmeyecek.
-Rajasaab, iyi misiniz? -Evet, iyiyim.
BAKIM HASTANESİ
Rani Sahiba hastaneye kaldırıldı.
Neden?
Patlamada şarapnel parçaları ona isabet etmiş ama önemli bir şey yok.
O iyi mi?
Henüz onu görmemize izin verilmedi.
Akşam ziyaret edeceğiz.
Pekâlâ. O zamana kadar doktorla irtibatta kal, tamam mı?
Eve gidince beni ara.
Peki. Tamam efendim.
Avukatlarla görüştüm.
Yarın sabah onu mahkemeye çıkaracağız.
Saishri nasıl?
YOĞUN BAKIM
Rajasaab, hâlâ biraz bitkin.
İki gün daha hastanede
müşahede altında tutulacak.
İyi.
Ağrısı var mı?
Hayır Rajasaab. Ona iyi bakıyoruz.
Konuşmayalı epey oldu.
Kocasının onu özlediğini söyle.
Peki.
BÖLGE MAHKEMESİ, RAJKOT
Tamam Rajasaab.
Tamam Rajasaab.
-Rajasaab! -Rajasaab!
Tamam.
Rajasaab.
SERENITY BAKIM HASTANESİ
Kalbimi öyle kırdın ki
Bir daha onarmaya çalışmayacağım
Bir daha onarmaya çalışmayacağım
Anılarla sarmalanmış Boş evde
Arkamda bir şey bırakmayacağım Tek bir iz bile
Arkamda bir şey bırakmayacağım Tek bir iz bile
Bir zamanlar senin olan her şeyi
Her işareti, her izi
-Özür dilerim. -Hepsini toplayacağım
Ve saklayacağım
Sonsuza dek kalacakları bir bodrumda
Aşk hediyelerini
Mektup ve zarfları
-Hepsini toplayacağım -Rani Sahiba
-sana mesaj göndermişti Rajasaab. -Saklayacağım
Sonsuza dek kalacakları bir bodrumda
O zaman göreceğiz
GÜNAYDIN
Düşüncelerinin bana nasıl geri döndüğünü
Bana nasıl geri döndüğünü
Bana nasıl geri döndüğünü
O zaman göreceğiz
Anıların bana nasıl geri döndüğünü
Bana nasıl geri döndüğünü
Bana nasıl geri döndüğünü
Efendim, Rani Sahiba kayıtlı bir organ bağışçısı.
İzin verirseniz süreci başlatabiliriz.
Senin fotoğrafını
-Burcu ne? -Hepsini toplayıp saklayacağım
-Kova. -Kalacakları bir bodrumda
-Kova. -Senin kokulu mendilini
Hepsini toplayıp saklayacağım
Sonsuza dek kalacakları bir bodrumda
Karım hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Ne ay burcunu,
ne güneş burcunu,
ne en sevdiği tatlıyı, ne de yemek tercihlerini.
Önümüzde bir ömür var sanıyordum,
ne kadar az zamanımız kaldığını fark etmemiştim.
Sevdiklerini asla hafife almamalısın.
Rajasaab, lütfen kendinize acı çektirmeyin.
Kasıtlı olarak yapmadınız, değil mi?
Onu sevmediğinizden değil.
Sadece zamanın kısıtlılığı,
sorumluluklarınız…
Hayır Amar.
Tamamen benim hatamdı.
Yanında olmalıydım.
Hatalıyım…
Hatamı kabul ediyorum.
Hatalı olduğumu
kabul edecek kadar erkeğim.
Benden bu kadar dostum.
Benden bu kadar.
Onun yerine ben ölseydim,
en azından aile,
soy devam ederdi.
Saishri hamileymiş.
Anne olacakmış.
Gelecek ne getirir bilmiyorum ama
bir şeyler olacak.
Rajasaab, bunlar Rani Sahiba'nın organ bağışı sertifikaları.
Peki.
Ne garip bir hikâye bu böyle
Kim bilir nerede başlıyor Ya da nerede bitecek
Hangi hedefleri bulmalıyız?
Ne o ne de ben zihnimizde kavrayamadık
Bana nasıl geri döndüğünü
Bana nasıl geri döndüğünü
Sen hiç burada yoktun
Kendimi buna inandırmalıyım
Artık mum yok
Her akşam kalbim yanmalı ve kederlenmeli
Ağlamayacağım
Acıya rağmen gülümseyeceğim
Senin için yas tutarak ölürsem
Ne elde edeceğim?
Aşk hediyelerini
Mektup ve zarfları
Hepsini toplayıp saklayacağım
Sonsuza dek kalacakları bir bodrumda
O zaman göreceğiz
Düşüncelerinin bana nasıl geri döndüğünü
Bana nasıl geri döndüğünü
Bana nasıl geri döndüğünü
O zaman göreceğiz
Düşüncelerinin bana nasıl geri döndüğünü
Hastane mi satın alıyorsun?
Teşekkürler.
Teşekkürler.
Organ bağışı için kayıt oluyorum.
Organ mı?
Neden?
Düşmanların arasında oldukça popülersin.
Ben de organlarımı bağışlıyorum ve güvenliğin için Tanrı'ya dua ediyorum.
İnsanlar pahalı şeyler bağışlıyor.
Sen de organlarını mı satacaksın?
İnsanlar Tanrı için yapıyor,
bense insanlığın iyiliği için.
Böylesi daha etkili.
Göreceksin, sana hiçbir şey olmayacak.
Sana bir şey olmasına asla izin vermem.
Efendim Rajasaab?
İyi misiniz?
Doktor, Saishri'nin organları bağışlandı.
Evet, ciğerleri, kalbi ve gözleri.
Alıcıların bilgilerine ihtiyacım var.
Mumbai'de üç kişi organlarını aldı.
Size bilgilerini gönderdim.
Lütfen kimseye söylemeyin.
Lisansımı kaybederim.
Rani Sahiba için.
Merak etmeyin,
bu aramızda kalacak.
O cesur bir ruh Her kalpte hüküm süren
İşte o Sikandar
Eşsiz bir yetenekle yürüyor
İşte o Sikandar
Gel ve dünyaya göster
Mumbai'ye gidiyorum.
Birkaç gün yalnız kalacağım.
Rajasaab, yalnız kalabilirsiniz ama
lütfen biz de yanınızda olalım.
Rani Sahiba'nın organlarını alan kişilerle tanışmak istiyoruz.
Sahiba hayatta olsaydı
sizinle gelmemizi isterdi.
Bu sadece bizim işimiz değil, görevimiz.
Pekâlâ.
İKİNCİ SINIF
RASHTRIYA SAMARTHAN PARTİSİ
Andheri, Jogeshwari yolcuları!
Goregaon, Goregaon! Andheri, Jogeshwari!
-Bayım! -Bayım…
-Rajasaab, buradan. -Gelin.
Hadi gidelim.
Efendim, kimin düğününde çalacaksınız?
-Çalmak mı? -Üniformalardan anladım!
Davulunuz nerede?
Fazla konuşma, gidelim.
Nereye efendim?
Rajasaab, önce kıyafet alalım.
Ardından otele gideriz,
ondan sonra devam ederiz.
Size otel ayarlarım.
500 ila 5000 rupi arasında seçenekleriniz var.
500 rupi olana gidelim.
475 rupiye bir oda ayarlarım, sadece sizin için.
-Hepiniz mi? -Evet.
-Hadi. -Balaji, Bilal!
Diğerlerini siz alın.
Buyurun efendim.
Araba klasik model.
Anlarsın ya, klasik. Eski.
Rahat edin.
Bunun borcunu ödeyince yeni bir tane alacağım.
Alo, evet, taksi şoförü De Niro konuşuyor.
Buyurun.
Nasılsınız efendim?
Evet, ben de iyiyim.
O bir müdavim efendim.
Amerika'da yaşıyor
ama Hindistan'da Hollywood tarzı iş yapıyor.
Mumbaili bir şoför birden fazla dilde
rahatlıkla küfür edebilir.
Hintçe ile başlıyoruz. “Sen…”
İngilizce, “Çıkar dostum”
Pencapcada, “Seni…”
Güceratçada, “Aklını kaybetti.”
Marathi dilinde, “Lanet olsun!”
Tamilce, “Bu da ne…”
Fransızca, Almanca ve İtalyanca'ya hiç girmeyeyim.
Çekil yolumdan!
Ölmek mi istiyorsun?
Yaşasın Mumbai taksi şoförleri!
Buyurun efendim,
Dharavi'ye geldik.
Buradan yürümek zorundasınız.
Ne kadar?
Hey.
Taksiyi mi yol ücretini mi ödüyorsunuz?
-Efendim. Bu… -Al şunu.
-Uzun zaman sonra gülümsedim. -Efendim!
Efendim.
Bütün gün benimlesiniz!
Sizi burada beklerim, ekstra ücret yok!
Dileğimi yerine getir ey Muhammed
Elim boş dönemem
Dileğimi yerine getir ey Muhammed
Elim boş dönemem
Dileğimi yerine getir ey Muhammed
Elim boş dönemem
Kamaruddin nerede?
Çöpün oradaki kulübenin altında.
Kamaruddin?
Evet, Shamsuddin?
Rahatsız edebilir miyim?
Tabii, istediğin kadar rahatsız et.
Diğer sorunları ortadan kaldıran türden bir rahatsızlıktan bahsediyorum.
Sırtım kaşınıyor,
bundan da kurtarır mısın?
İşte, şurası.
Ailen nerede?
Geçmişim oldukça karanlık dostum.
Seni ağlatır.
Doğduğumda ailem beni perona bırakıp
bir sonraki trene binmiş.
Çok küçüktüm.
Sorunları benimkinden büyük olmalı.
Artık çok iyiyim.
Şehirdeki en büyük yatak odasına sahibim.
Nerede yatarsam orada iyi geceler derim.
Kim bana yemek verirse yerim.
Abdul Amca beni okula yazdırdı.
Benimle gel.
Yiyecek alır mısın?
Paket yaptırabilirim.
Rahim'in biryani'si eşsizdir!
Kıyafetlerin?
Hepimizin kıyafete ihtiyacı var.
Herkesi yanına alırsan
ben de gelirim.
Herkese kıyafet almalısın.
Herkese kıyafet alacak mısın?
Evet, alacağım.
-Herkese kıyafet alacağım. -Gerçekten mi?
Raj! Gopal! Varsha! Hadi alışverişe gidelim!
-Çocuklar, şerefe! -Şerefe!
Gerçekten çok iyi.
Durun.
Kamar, burada ne işin var?
Sana birkaç gün dışarı çıkmamanı söylemiştim.
Kimsiniz?
Tıp fakültesi öğrencileriyiz.
Bu duman nereden geliyor?
Görünüşe göre henüz tüm bölgeyi görmemişsiniz.
Size göstereyim. Lütfen gelin.
Bir yılda 36 ölüm ve hepsi
akciğer yetmezliğinden.
Lastik, plastik, evsel atık, tıbbi atık, kimyasal atık,
hepsi burada yakılıyor.
Bu çöpler neden temizlenmiyor?
ABD'den bir alışveriş merkezinin 80 dönümlük bir araziye ihtiyacı vardı.
-Defolun. -Yapmayın.
Aracı Virat Bakshi de burayı önerdi.
Arazinin yarısını yedi yıl önce satın aldı.
Virat şimdi tüm alanı satın aldı,
geriye sadece 40 dönüm kaldı.
Orayı aldığında,
ana yola bağlanacak.
Kaybol. Annen seni çağırıyor! Defol!
Efendim.
Virat Bakshi bir aracı.
Deewar filmindeki Amitabh Bachchan gibi
verilen parayı almayan biri değil.
-Ved. -Efendim?
Git yüzüne para fırlat.
Buranın Virat'sız ve kirlilikten arınmış
-olmasını istiyorum. -Peki Rajasaab.
-O halleder. -Teşekkürler.
Seni seviyorum Noel Amca.
Derin nefes almaya devam et.
Matunga'ya vardık efendim.
Rajasaab, ev burası.
Rani Saishri'nin gözlerini alan kadın orada kalıyor.
Neden döndünüz?
Dönmek mi?
İlk kez geliyoruz.
Yani? Kim olduğunuzu bilmediğimi mi sanıyorsunuz?
Bizi tanıyor musun?
“Sandhya Vandanam” uyguluyor.
Yüzünüze bakarak kalbinizi okur.
Parayla gelmiş olmalısınız.
Yaşlı adam tam bir yüz okuyucu.
Kesinlikle hayır demiştim,
Vaidehi yine de Sudarshan'dan para istedi.
-Ben bu ailenin reisiyim. -Doğru.
Sudarshan'a mangalsutra ve küpeleri
satmadığımızı söyle.
-Söyleyin. -Göz ameliyatı için Surana'da
teminat olarak tuttuk.
Amca, sen gerçekten her şeyi biliyorsun.
-Eviniz çok güzel. -Sadece güzel mi efendim?
Şu kapıya bakın. İnanılmaz!
İçeri girin.
-Amca, bir dakika. -Ona kapıyı göster.
Evi diyorum. İçeri gelin.
Merhaba, nasılsınız?
Nereye gidiyorsunuz?
Ayakkabılarınızı çıkarın.
Babam bunu sevmez.
-İşte. -Tamam.
Merhaba.
Amca nasıl?
O iyi.
Biliyorum, üzgün.
O gün o ameliyatı olmasaydım
bu gözler başka birine gidebilirdi.
Bu gözlerle kıyaslandığında mücevherlerin hiçbir değeri yok.
Ailevi acil durumdu,
aile de halletti.
Babamın evinde bir başkasının parasını kabul etmeme durumu var.
Babanın evinde kahve servis edildiği bir durum da var, değil mi?
Vaidehi.
Duadan başka bir şey sunmayı aklından bile geçirme.
Çocuklar için çikolata.
-Alın. -Teşekkürler amca!
Çocuklar, amcanıza hoşça kal deyin.
Hoşça kal amca!
Peki.
Bir kadının serveti her zaman onunla kalmalıdır.
Buyurun.
Teşekkür ederim.
Vaidehi'nin mangalsutra takmasına yardım et.
Peki anne.
Mangalsutra’lı bir sürü ev var
ama onları takacak kimse yok.
Şanslısınız.
Hoşça kalın.
Nisha, Rani Sahiba'nın kalbini aldı.
Burada olmalı.
ST. AGNES SAĞLIK MERKEZİ
Sakin ol canım.
Affedersiniz.
Neden ağlıyorlar?
Uzun bir mücadeleden sonra kızlarına kalp nakli yapıldı ama
şimdi kalp atışları yavaşlıyor.
Yaşayacak mı bilmiyoruz.
Haberi aldıklarından beri
yıkılmış durumdalar.
-Sağ ol. -Rajasaab, oraya nasıl gireceksin?
Amar.
Siz burada bekleyin.
Tamam.
Hare Rama Hare Krishna Krishna Krishna Hare Hare
Hare Rama Hare Krishna Krishna Krishna Hare Hare
Hare Krishna Hare Rama Rama Rama Hare Hare
Endişelenme, her şey yoluna girecek.
O iyileşecek.
Merhaba.
İyileşeceksin.
Her şey yoluna girecek.
Merhaba Sanjay. Eşin için çok üzgünüm.
Sorun değil.
Acil bir işim var.
Baş Kardiyoloğunuz John,
onunla konuşabilir miyim?
Dr. John görüntülü mü arıyor?
Buna inanamıyorum!
Çok teşekkürler.
Teşekkür ederim.
Dr. John'u tanıdığınızdan
hiç bahsetmemiştiniz.
-Doktor, kızım nasıl? -İyileşecek.
Tedavi işe yaradı.
Hepimizden daha sağlıklı olacak.
Teşekkürler.
-Sağ olun. -Sorun yok.
Endişelenmeyin!
Teşekkürler.
İyi olmana çok sevindim.
Saishri'nin burada olmamasına rağmen hâlâ yanımızda olması ne kadar
şaşırtıcı, değil mi?
Artık Rajkot'a dönebiliriz.
Saray, anılar
peşimi bırakmayacak.
Muhalefetin oğlumu ve beni mahvetmek için nasıl komplolar kurduğunu anlatsam
öfkeyle dolarsınız.
Savaşmak istersiniz.
Bu yüzden bu şeyleri saklıyorum.
Uçakta bir adam
köpek gibi dövülmüş.
Oğluma benzetmişler.
Oğluma!
Yapay zekâ kullanarak!
Bu problemlerle yüzleşeceğiz.
Rajasaab, şuraya bak.
Birlikte yüzleşeceğiz.
-Bu da ne? -Neden bu yola girdim?
Derhâl dışarı çıkın!
Efendim, bela kokusu alıyorum.
Neden?
Arabanın üzerindeki parti bayrağına bakın.
Sorun çıkarıyorlar!
Yere yat!
İşte başlıyorlar!
Bakan'ın mitingine parti bayraklarıyla girmişler.
Kaos yaratıp birbirlerine zarar verecekler.
Onları boş ver!
Tüm bunlar muhalefetin dikkatle yaptığı planın bir parçası.
-Çok dikkatli olmalıyız. -Devam edin.
Onların tek amacı ülkemizin kalkınmasını durdurmak.
Mohit, telsizi Arjun'a ver.
Peki efendim.
-… yüzleşmek için. -Söyle.
Efendim, Sanjay Rajkot, sizi döven kişi
burada bir takside.
Bu ne saçmalık! İmkânsız!
-Partimizin mitinginde mi? -Evet.
Başka biri olmalı.
Peki efendim.
Hadi, devam edin! Devam edin!
Benim ülkemin insanları masum ve çok saf
ama aptal değiller!
-Zekiler. -Evet, söyle.
Efendim, Bakan'la konuşmalıyım. Çok acil bir durum.
-Babam sahnede. Meşgul. -Muhalefetin planını anladılar.
Ne olduğunu anlat.
Buna kanmayı reddettiler.
Telefonunun izini sürdük.
Bulunduğu yer sizin mitinginize çok yakın.
Hatta tam orada.
Kalabalığın içinde onu görmeye çalışın.
Sarayına gidiyoruz.
Neden Mumbai'de olduğunu öğrenirsek
onu yakalamak kolay olur.
Bu işi tüm enerjimizle yapalım.
Ülkemizin gençliği interneti ve sosyal medyayı
-yanlış kullanmamalıdır. -Telsiz!
-Memur! -Evet efendim.
O arabayı bulun! Bulun onu!
Efendim, o hâlâ burada takside.
Basın burada mı?
-…ne kazanacaksınız? -Evet.
Her arabaya yakınlaşmalarını söyle.
Hayal etsinler…
LED ekranda gösterin.
Birinci kamera!
Oğlumun o viral videoyla bir ilgisi yok.
DESTEĞİNİZ GÜCÜMÜZDÜR
Biz yıkılacak insanlar değiliz.
Sevgi, dostluk ve saygıyla hareket ediyoruz.
Bu ülkenin gençlerine şunu söylemek istiyorum,
yapay zekâyı ve interneti kullanacaksanız
iyilik için kullanın.
Rajasaab, yaklaşıyorlar.
Bırakın gelsinler, biz hallederiz.
Hayır Rajasaab, yakalanamayız.
Yakalanırsak neden burada olduğumuzu öğrenirler.
O zaman bu üç kişinin hayatı tehlikeye girer.
Bas gaza dostum.
Kımıldayın!
Geceyi burada mı geçireceksin?
İşte oradalar!
Yürüyün!
Hadi!
Binin. Gidelim!
Hadi.
Hadi.
Daha hızlı gitmelisin!
Hadi!
Hadi.
Delirdin mi sen?
Ben ailemin tek çocuğuyum!
Henüz evlenmedim bile!
Efendim!
Farlar gitti!
Şişeyi bana ver!
Bakın!
Bir tane daha ver!
Bu bir bisiklet değil, araba!
Devam et!
Hayır!
-Çekil! -Başkanımıza
teşekkür etmek istiyorum.
Efendim, Arjun bir kaza geçirdi.
Artık aramızda değil.
Oğlum!
Maharashtra Bakanı Pradhan'ın oğlu trafik kazasında
hayatını kaybetti.
Rajasaab'ınız ve ekibi
o sırada oradaydı.
Tüm yolcular, lütfen dikkat. 4004 numaralı tren.
Efendim, bunun için gitmediler.
Rajasaab'ın böyle bir niyeti yoktu.
Rani Sahiba tarafından bağışlanan
organları alan kişilerle görüşmeye gittiler.
Rani Sahiba'nın organları Mumbai'de mi?
Bak sen!
BAŞKAN'IN OĞLU ÖLDÜ
Lütfen eşyalarınızla birlikte güvenli bir şekilde trene binin.
Çantayı Viraj'a ver.
Viraj.
Sen burada kal.
Saishri'nin avukat dostlarıyla irtibatta ol.
Üç organ alıcısını
sistemden çıkarın.
Böylece onları bulamazlar.
Hadi! Arabaları getirin! Çabuk!
Nereye gidiyoruz?
Binin! Anlatacağım!
Surinder, gidelim!
POLİS
Alo?
Rajasaab.
Bakan mı arıyor?
Evet.
Uzlaşma çağrısı olması için dua edin.
Buyurun Sayın Bakan?
REZERVASYON
Kendini efsanevi Sikandar sanıyorsun, değil mi?
Herkese adalet mi sağlayacaksın?
Oğlumu öldürüp kaçtın, değil mi?
İstediğin kadar uzağa kaç!
Mumbai'ye neden geldiğini biliyorum!
Eşin organlarını bağışladı,
sen de onlar için geldin.
Devam et.
Onlara iyi bakacağım.
Sayın Bakan, oğlunuzun ölümü için başsağlığı diliyorum.
Eşimin ölümünden siz sorumlu değilsiniz,
oğlunuzun ölümünden de ben sorumlu değilim.
Bu bir kazaydı.
Bırakalım öyle kalsın.
Kederimiz aynı.
Hayır, kederimiz aynı değil!
Oğlum önümde ölü yatıyor,
senin eşin ise hâlâ hayatta.
Nefes alıyor,
görebiliyor ve kalbi hâlâ atıyor.
Nefesini, kalbini ve
gözlerini durdurana kadar
bu savaş bitmeyecek!
O zaman bitirelim şunu!
Dinle beni Sikandar!
Kalyuga geldi,
ben ölümün habercisiyim!
O zaman bir anlaşma yapalım Bay Haberci!
Af dilemeyin
çünkü ben affetme yetimi kaybettim.
Dediğiniz gibi, ben Sikandar'ım,
şimdi olacaklar Sikandar'ın
kendi kaderini kontrol ettiğini gösterecek!
Mumbai'ye geliyorum.
Gel!
İsimsiz bir taht göster
Uğruna ölünecek insanlar
Bana bir taç göster Mücevhersiz bir lider
Ya kaderini belirle İnsanların çığlığıyla
Ya da başını eğ ve af dile Giyotinle tanışmadan önce
O cesur bir ruh Her kalpte hüküm süren
İşte o Sikandar
Eşsiz bir hünerle yürüyor
İşte o Sikandar
Gel ve dünyaya göster
Munna, ne yapıyorsun? Acele et.
Wasim yak, çabuk.
Acele edin.
TEMİZLİK
Hadi.
Yak şunu, çabuk.
Acele edin.
Devam edin.
Yapın hadi.
Kocam öldü!
Huzur içinde yatmasına izin vermiyorlar.
Hâlâ çöp döküyor.
Virat Bakshi, kurtçuklar seninle ziyafet çekecek!
Cehennemde çürüyeceksin!
Çöpü yakmak için
-cenazeyi beklemelisiniz! -Yürü git!
Adam az önce öldü!
Kenara çekil, bırak çalışalım.
Kesin şunu! Bunu yarın da yapabilirsiniz.
Kimsin sen? Burası özel mülkün değil!
Çekil!
Sadece bir gün.
Yarın tekrar gel.
Sen git amca.
Durun!
Çalışmayı bırakın!
Herkes bıraksın!
Tamam. Peki.
-Dur! -Rajasaab!
Fırtınalar ardında yükselir
Bak kim senden daha büyük
Kimsin sen?
Seni hiç görmedim.
Neye bakıyorsun öyle?
Sen…
Fırtınalar ardında yükselir
Ormanda dolaşan kaplan gibi
Kiminle yüzleştiğine bak
Bak kim senden daha büyük
Cehenneme hoş geldin!
Bak kim senden daha büyük
Oturun.
Üç organ alıcısından haber var mı?
Hayır efendim.
Birisi sisteme girmiş ve
tüm veri tabanını bozmuş.
Bu üçüne giden tüm yollar kapatılmış durumda.
Ona yakın olan kişileri bulun.
Onları yakalayın, konuşturun…
Ayrıntıları anlatsınlar.
Efendim, Sanjay Rajkot hakkında suç duyurusunda bulunmalıyız.
Bundan sonra
onu ve adamlarını arananlar listesine koyabiliriz.
Ardından fotoğraflarını medyaya ve karakollara dağıtabiliriz.
Evet, geldik.
Yolun bittiği yerde, değil mi?
Evet.
Efendim.
Beni bu dostluğa zorladınız.
Rehin mücevherleri aldınız.
Neden yapıyorsunuz?
Söylemezseniz polis çağıracağım.
Aslında olay şu.
Vaidehi çocuklarının da en iyi eğitimi almasını istiyor.
Bu yüzden çalışmak istiyor ve kavganın nedeni de bu.
Bugün bile bazı kadınlar
aşk yüzünden hırslarını,
hayallerini ve kendilerini bastırıyorlar.
Eşlerinin kimliğini kendi kimlikleri gibi üstleniyorlar.
Muhtemelen anlamayacaksınız.
Siz bir aristokratsınız,
bunlar orta sınıf sorunları.
Eşim vefat etti
ve gözlerini bağışladı.
Böyle asil bir davranışın
boşa gitmesine izin veremem.
Gelinim benim çatım altında yaşamak istiyorsa
kurallarıma göre yaşamalıdır.
Bir işe girmeyeceğine söz vermesini söyle.
Yoksa, geri dönebilir.
Tamam, söz veriyorum.
Güzel.
İşte, söz verdi.
Girebilir miyiz?
-Girin. -Gidelim.
Yine mi sen?
Kendi ailen yok mu senin?
Var.
Amca, o benim dostum.
Çok tanınmış bir göz cerrahı.
Dubai'den geldiğini söylemedi mi?
Dubai'de de göz cerrahları var amca.
Evet.
Vaidehi, herkese kahve yap.
On beş dakika verin,
yemek hazırlayayım.
Eğitim durumunuz nedir?
Muhasebe okudum, Chennai'de sınıf birincisiydim.
Yani siz iş aramıyorsunuz,
-iş sizi arıyor. -Evet.
Yaşlı adamın öfkeyle bir tencere fırlatmasını istiyorsanız
doğru yoldasınız.
Peki neden çalışmak zorundalar,
özellikle de kadınlar?
Doğru.
Baban tam bir erkek.
Gerçek bir alfa erkeği.
Yeter, biraz çekilin.
Bir dakika efendim.
Benim için çok şey yaptınız,
karşılığında verebileceğim bir şey yok.
Şu popadum'ları alın.
Ne kadar beğendiğinizi gördüm.
Eşinizden yemeklerle servis etmesini isteyin.
Hayatım olmasaydı, o zaman…
Merhaba.
Merhaba.
Çalışıyorum.
Her zaman çok çalışıyorsun!
Yapmam gereken bir şey.
Çok fazla sorumluluğum var.
Artık kendim için değil, başkaları için çalışıyorum.
Peki ya ben?
Sen benim
en büyük sorumluluğumsun.
Ama önümüzde koca bir ömür var.
O ömürden bir an istiyorum, hemen şimdi.
Al bakalım.
Bugün bana hediye edildi
Bu sefer, kader
Yaklaş
Çok geç olmadan beni tanı
Kim bilir kader Bizi tekrar bir araya getirir mi
Belki bu hayatta Buluşuruz ya da buluşmayız
Bunları evde yapabilirsiniz.
Peki efendim.
Seni pek tanımıyorum
ama o gün tam zamanında ortaya çıktın.
Nisha'nın zayıf bir kalbi vardı.
Sonunda kalbini kıran birine
âşık oldu.
Bu onu depresyona sürükledi.
Şimdi asıl mesele, sevdiği adamın evleniyor olması ama Nisha
bu konuda hiçbir şey bilmiyor.
Eğer öğrenirse
sağlığı yine bozulacak.
-Görüşürüz. -Tabii.
Dostum! Bacaklar mı göğüs mü?
Sen kimsin?
Nisha'nın arkadaşıyım.
Hadi ama dostum!
Yakında evleniyorum.
Evet.
-Yoluma devam ettim. -Biliyorum.
Nisha da aynısını yapmalı.
Haklısın.
Ben de hayatına devam etmesini istiyorum
ama yeni kalp nakli oldu.
Üzülürse ya da ağlarsa
bu sağlığını etkiler.
Bu senin sorunun, benim değil kardeşim.
Neden buna sürükleneyim ki?
-İlk defa gerçekten kafam karıştı. -Neden?
Seni dövsem mi dövmesem mi emin değilim.
Beni dövecek misin?
Asıl sen dayak yemelisin.
Bir dakika.
Bunu söylememeliydim.
Genelde öfkemi kontrol ederim
ama senin yüzünden artık kontrol öfkemde.
Lanet olsun!
MUMBAI POLİSİ
Sanjay, babam artık olmadığı için
üzgün olduğunu biliyorum.
Sana ne zaman yaklaşmaya çalışsam uzaklaşıyorsun.
Ne zaman kendini yalnız hissetsen,
ne zaman ilerlemek için bir yol bulamasan, her şeyi O'na bırak.
Çünkü O hiç kimsenin eli boş dönmesine izin vermez.
Dualar güçlüdür.
De Niro, nasıl yardımcı olabilirim?
Merhaba De Niro. Amerika'dan geliyorum.
-Anlamıyor musun? -Popadum getirebilir misin?
Popadum fabrikasında çalışmıyorum!
Sana söyledim ama dinlemedin.
-Telefonu kapat! -Ver.
Alo, orada mısın?
Gönderdiğin popadum'lara arkadaşlarım bayıldı.
-Daha çok istiyorlar. -Kaç kilo?
On kilo efendim.
Sana 1.200 dolara mal olur.
Tamam.
-Hesap numarası veririm. -Peki.
Vaidehi'nin numarasını gönder.
Pencap'taki patlamaya neden olan Sanjay Rajkot'un
taş ocağı müdürü olarak çalışıyorum.
Rajasaab'ın emriyle yaptım.
Lütfen efendim, ailemi kurtarın.
Efendim, bu dava için yeterli.
Peki ya tanık düşmanca davranırsa?
Sanjay'ın tehditleri yüzünden kendi canına kıydı.
-Efendim? -Efendim?
İntihar.
Git, suç duyurusunda bulun!
ARANIYOR
Buyurun, baharatlı olan sizin,
az baharatlı olan da benim.
Efendim, polis taş ocağı müdürünü
gözaltındayken öldürmüş.
Patlayıcıları sizin sattığınızı söyleyen bir ifade vermiş.
Bize karşı suç duyurusunda bulundular.
Fotoğraflarımızla bizi arıyorlar.
POLİS
Bulun onu.
-Kim yaptı? -O.
Dün geceki kamyon şoförü.
Ben hallederim.
Efendim, bunu biz halledelim.
-Neyi? -Bakın.
Yanınıza mı almak istersiniz, eve mi göndereyim?
Birini götürmeliyim.
Tamam, seninle geliyorum o zaman.
Hayır, demek istediğim
bir kişinin 20 kişiyi tek başına dövmesini nasıl açıklayabilirim?
Elbette efendim.
Salim! Deva!
Kim olduğunu biliyorum.
Kim o?
Babam.
Nereden biliyorsun?
Tüm bunları benim için yapmıyor,
kendisi için yapıyor.
Çocuk istemiyordu, o yüzden terk etti.
Bir astrolog ona günahlarını temizlemesini söylemiş olmalı.
Bu yüzden işleri düzeltmeye çalışıyor.
Kişi ne kadar zenginse korkuları da o kadar derindir.
-Kanıtlayayım mı? -Evet.
Nasıl korktuğunu izle.
Kamar!
Evine git.
Evine git evlat.
Evine git, öksürüyorsun.
Gördün mü? Söylemiştim.
ARANIYOR
MAHARASHTRA POLİSİ
-Ben hallederim. -Güzel.
Bakan Pradhan, arananlar listesindeki
tüm bu kişiler hakkında herhangi bir yararlı bilgi veren herkesi
on milyon rupi ile ödüllendirecek.
-Anlaşıldı mı? -Evet efendim!
Gidip onları yakalayın.
-Herkes kayıt defterini imzaladı mı? -Evet efendim.
O zaman defolun.
Gidin.
Evet efendim, onları arıyoruz.
Onları bulacağız.
Her yeri arıyoruz efendim.
Sanjay,
burada oturup sarhoş olmanın anlamı yok.
Kendini toparlamalısın.
Şimdiye kadar yaptığın her şeyi benim için yaptın,
iyi bir koca gibi.
Şimdi, iyi bir kral gibi bu üçüne
yardım etmelisin.
İyi bir hayatı hak ediyorlar.
Bunu hak ediyorlar.
Tekrar tekrar ölmeni izleyemem.
Haklısın.
Üçünü de kurtaracağım,
hayatın üzerine yemin ederim.
Üçünü de kurtaracağım.
POLİS MEMURU KONUTU
Efendim, onları başka nerede arayabiliriz?
-Demiryolu, taksi durakları. -Peki efendim.
-Her yerde onu arayın. -Tamam.
Taksi şoförleri, esnaf.
Herkese sorun.
Peki efendim.
-Kimseyi ihmal etmeyin. -Peki efendim.
Onu bulmalıyız.
Onu bulacağız efendim.
Benden bir milyon ödül
ama üniformanı çıkarmamalıydın.
Ben seni evinde beklerken
sen beni dışarıda arıyorsun.
Yeterince aramakla Tanrı'yı bulabiliyorsan
ben sadece bir ölümlüyüm.
Sen bir polissin. Gücün var.
Birçok polis hapiste.
Birçok politikacı ve aktör de.
Kimse kanundan üstün değildir.
Babam dönmüş.
-Teşekkürler. -Evet.
Teşekkürler. Çok teşekkür ederim.
Eşiniz mi?
Adın ne evlat?
Rajveer.
Rajveer.
Ne kadar tatlı!
Efendim, üniformanızdan korktuğumu mu sanıyorsunuz?
Ona büyük saygı duyuyorum.
Ancak bu dünyadaki hiçbir çamaşır,
üzerindeki lekeyi asla çıkaramaz.
Bunu temizlemek için önce vicdanınızı temizlemelisiniz.
Kutsal Ganj'a dalın,
yoksa sizin için bir gelecek olmayacak.
En azından evinizde görevinizi dürüstçe yapın.
Bir eşiniz ve çocuğunuz var.
Bana Badshah deme Ben Sikandar'ım
Yoluma çıkarsan Seni alt ederim
Tek başıma, tam bir felaketim
Tsunami getiririm Okyanus efendisiyim
-Dur. -Virat Bakshi.
Patronu istiyor.
Kim o?
Dharavi'deki
çöplüğümüzün yakınında 20 daire satın alan ve planımızı mahveden adam.
Çok iyi.
Tüm belgeleri alın,
ona imzalatın
ve ellerini kırın ki daha sonra bizi suçlayamasın.
Konuşmam Hareketlerimle gösteririm
Hiçbir şey yapmayan O adam olamam
Kaos çağırdığında Orada olacağım
Aç uyuma Sana yemek getirdim
İşe yaramaz dedikleri de yükselir
Şarkı söyleyeceğiz Ninni gibi
Bilmiyorlarsa da öğrenecekler
Yakamıza dokunana vururum kardeşim
Benim bölgemden 20 daire aldın, değil mi?
Ödediğin fiyata yüzde 15-20 daha ekle…
Sonra da sat.
Muhtemelen bu projenin
mahiyetini bilmiyorsun.
Bunun 750 milyon rupi değerinde bir yenileme projesi olduğunu
ve sana 250 milyon kâr getireceğini biliyorum.
Benden iki katı ödeme al
ve evrak işlerini
dışarıda duran kızın adına yap.
Burayı temizle ve sabah ilk iş olarak
onlara teslim et.
Yani ödeyecek misin?
Çek mi nakit mi?
CCTV.
Şunları görüyor musun?
Bu senin paran.
Adamlarına söyle alsınlar.
Otoparkta iki konteyner var.
İçindekileri kontrol edin.
Peki efendim.
Efendim, para dolu.
Ya parayı alıp senin işini burada bitirirsem?
İş için buradayım.
Sınırını bilirsen faydasını görürsün.
Yoksa mezara girip pişman olursun.
Şunu görüyor musun?
Bir, iki, üç. Parçalayın.
Sadece bir direkti. Otur.
Sonraki kolon olacak.
Bana bir taç göster Mücevhersiz bir lider
Ya kaderini belirle İnsanların çığlığıyla
Ya da başını eğ ve af dile Giyotinle tanışmadan önce
Hadi, hadi!
Holi, parlama zamanı
İşte Holi zamanı
Bir grup eğlence düşkünü çıkıyor
Jestler yapıyor, oyunlar oynuyor
Tabanca yok ama ateş ediyorlar
Yakala, tut, bırakma beni
Yaşamama ve şarkı söylememe izin ver
Hava pembe Sarhoş edici bir zevkle dolu
Her sokak bilir neredeyim
Grup muhteşem, gel eğlenceye katıl
Davullar çalarken, biz kaçıyoruz
Eller parlak, acıları geride bırak
Renkler uçuşsun, neşe bulalım
Kraliyet tonlarında boya beni
Beni saf zevkle pembeye boya
Fırtınalı tonlarla kapla beni
Beni ışıltılı mavilere boya
Çınlayan ses Beni neşelendiriyor
Bugün dünya benim için rengârenk
Siyah, gözüme mavi görünüyor
Sarı ise tatlı bir sürprizle parlıyor
Bam Bam Bhole Shambhu
Aklım başımdan gitti
Düşmeme izin verme dostum Sonuna kadar beni sabit tut
Bam Bam Bhole Shambhu
Aklım başımdan gitti
Düşmeme izin verme dostum Sonuna kadar beni sabit tut
Senin kadehinden içtiğimde
Kafam çok iyi oldu
Bana öyle bir çarptı ki
Kısa olan telaşla uzun göründü
Bam Bam Bhole Shambhu
Aklım başımdan gitti
Düşmeme izin verme dostum Sonuna kadar beni sabit tut
Bazen gölge gibi geliyor
Bazen güneş ışığı gibi geliyor
Bu hayatın gerçek hali dostum
Bazen kazanmış gibi hissediyorum Bazen yenilmiş
Bazen herkesle birlikte olursun Bazen yalnızsındır patron
Burada çan yok, halhal yok
Ama kalbim diyor ki, dans et tatlım
Bugün acıları unutacağız
Kalbimizi dans ettireceğiz
Öyle ki dünya ve gökyüzü Bize katılıyor dostum
Bugün acıları unutacağız
Kalbimizi dans ettireceğiz
Bam Bam Bhole Shambhu
Aklım başımdan gitti
Düşmeme izin verme dostum Sonuna kadar beni sabit tut
Bam Bam Bhole Shambhu
Aklım başımdan gitti
Düşmeme izin verme dostum Sonuna kadar beni sabit tut
Bam Bam Bhole Shambhu
Aklım başımdan gitti
Düşmeme izin verme dostum Sonuna kadar beni sabit tut
Senin kadehinden içtiğimde
Kafam çok iyi oldu
Bana öyle bir çarptı ki
Kısa olan telaşla uzun göründü
Bam Bam Bhole Shambhu
Aklım başımdan gitti
Düşmeme izin verme dostum Sonuna kadar beni sabit tut
Çatıdan bakın O balonu kim attı
Bu adam bela arıyor Yakında geliyor
Nişancılarımız hazır, endişelenme
Ona ders vereceğiz, şüpheniz olmasın
Kaos, herkes neşe içinde
Heyecanlı, temiz
Sakinleş, enerji yüksek
Tanka tırmanıyorum
Tahmin et, o balonu atan kişi
O senin baldızın, dostum
-Merhaba. -Selam.
Nasılsınız?
Amerika'dan sipariş aldık,
dört milyon avans verdiler.
Sipariş büyük, ekibimiz küçüktü.
Bu yüzden işe ihtiyacı olan kadınları getirdim.
Gelin.
Böyle siparişler almaya devam edersek
daha büyük bir yer gerekir.
Babam onaylar mı bilmiyorum.
-Bunları alın. -Elbette hanımefendi.
-Bunu alın. -Bu iş tamam.
Doktor!
Artık Vaidehi'nin ağlamak için bir sebebi yok.
-Sen gelmesen de biz idare ederiz. -Evet, onlar da kalsın.
Tüm halkımız burada,
herkes bana saygı duyuyor.
Burada beni sevmeyen kimse yok.
-Yeni okul eğlenceliydi. -Anne!
Merhaba.
Amcanızın ayaklarına dokunun.
Durun.
Kimi örnek alıyorsunuz?
Babamızı!
Babanızı mı annenizi mi daha çok seviyorsunuz?
Annemizi!
Ya sonra?
Büyükannemizi.
Ya sonra?
“Büyükbaba” deyin.
-Hayır, teyze ve amca. -Teyze ve amca.
Peki sonra?
Ondan sonra kimse yok.
Amca!
Neden yalan söyleyelim ki? Büyükbabamı sevmiyoruz.
Hadi, acele edin,
temizlenme zamanı.
Gidin!
Neyi yanlış yaptım?
Çocuklar bile benim hakkımda böyle mi düşünüyor?
Güvenlikleri için her şeyi yaptım.
Evet efendim.
Aileyi kazanmaya çalışırken
aslında onları kaybediyorsunuz.
Sizden oldukça gencim
ve size yabancıyım.
Size oldukça sert şeyler söyledim.
Eşiniz muhtemelen beni kovmalıydı
ama kovmadı.
Kendinizi değiştirin efendim.
Lütfen efendim.
Baba.
-Ona bak. -Nereye gidiyor?
İşte evin evrakları.
Kredi alın ve işinizi büyütün.
Nereye isterseniz gidebilir,
ne isterseniz yapabilirsiniz.
Gerçek mi bu?
Alfa erkeği.
İşi kaybettiğinizde
moraliniz düşüktü.
Verilen mücadelenin ardından
yeni bir iş bulundu ve moraliniz yerine geldi.
Bu sadece yeni bir başlangıç
ve eski düşüncelerin kesinlikle sonu.
Her popadum, yiyenin adını taşır
ve her adımda
ilerleme alevi ateşler.
Teşekkürler.
Çok iyiydi.
Teşekkürler.
-Alo? -Bulduk efendim.
Nisha, Kapil'in eski sevgilisi.
Sanjay'ın karısının kalbi ona gitmiş.
Kan grubu AB negatif, çok nadir görülen bir tür.
Bu yüzden organları Mumbai'ye gönderilmiş.
Son iki ay içinde,
AB negatif kana sahip olup organ alan başka hastalar da olmuş.
Bunlardan biri akciğerlerini alan
Dharavi'den Kamar
ve gözlerini alan, Matunga'dan Brahman bir kadın olan
Vaidehi.
İşte bunu bekliyordum.
Şimdi eski krala bir kralın gerçek gücünü göstereceğim.
Kim olduğu önemli değil, kadın ya da çocuk,
hepsini indireceğim.
Kimin bisikleti bu?
Benim, efendim.
Klimaya bakım yapmak için içeri girdim ve biri dışarıda çalmış.
Ödünç almıştım efendim.
ARANIYOR
ARANIYOR
Anne!
İşimiz bitti! Şuna bakın!
Mahvolduk!
-Mahvolduk! -Neler oluyor?
Neden bağırıyorsun?
-Sorun ne? -Bitti! Her şey bitti!
Bak, şuna bak!
O göz doktoru.
O doktor değil anne.
O bir doktor değil!
O bir terörist baba.
Bu adam bir terörist!
Pencap'taki patlamaya karışmış Vaidehi.
Sana Kamar'ı hemen hastaneye yatırmanı söylemiştim.
-Neden yapmadın? -Bayım.
İnatçılık yapıyor.
Babası olduğunuza inanıyor,
sizinle görüşmek istiyor.
Herkesi endişelendirip burada rahatça yatıyor musun?
Neden bu kadar endişelisin?
Hastaneye gidersen
endişem sona erer.
Yalnız yemeyi reddettim.
Beni kabul ediyorsan o zaman herkesi kabul et.
Ancak böyle giderim.
Gurur duydum evlat.
Keşke bunu ben söyleseydim.
O haklı.
Kaç hastamız var?
Bu bölgede altı bin hasta var efendim.
Peki kaç tane hastane var?
Yaklaşık 20-25 hastane.
Peki altı bin hastayı nasıl tedavi edebiliriz?
Hanımefendi, geldiğim yerde sadece altı bin değil,
altmış bin hastayı da altı bin kez
idare edebilirim.
Nefes al.
Bu taraftan.
Acele edin!
Hadi, binin.
Evlat, sana bir şey olmayacak.
Kenara çekil. Tamam!
Nisha!
-Nisha! -O alçak burada.
-Derdin ne? -Nisha.
Kes şunu!
Nisha, çabuk aşağı in!
Ne oldu amca?
Acil durum nedir?
Aradığında uçağıma binmek üzereydim.
Dr. Sanjay nerede?
Dr. Sanjay mı?
O bir doktor değil, seni aptal!
O bir terörist!
-Dur! -Nisha, lütfen bağırma.
-Kapil, çok üzgünüm! -Geri çekil!
-Yalvarıyorum. -Baba, benim için geldi.
-Onu Kapil'i korkutmak için mi tuttun? -Sakin ol.
Ya sen, kim olduğunu sanıyorsun?
Neden hayatıma müdahale ediyorsun?
O iyi bir insan değil.
Ya sen?
Erkek arkadaşımı dövdün! İyi bir insan mısın?
Yeter Nisha. Kes şunu!
Neyse ki çok geç olmadan gerçeği keşfettik.
Evdeki Sanjay ile ilgili her şeyden kurtulduk.
Polis bizimle tek bir bağlantı bulsa
tüm ailem hapse girer.
Senin neyin var Nisha?
Niye burada?
Seni sevmediğini söylemek için.
Baba, umurumda değil!
Ne olursa olsun, onu seviyorum!
-Tamam, anladım. -Kapil bir alfa ve alfa kral demektir!
-Anlıyorum canım. -Saçma sapan konuşma!
Bir suçlu, bir terörist olduğunu düşündüğün adamın gerçekte
kim olduğunu biliyor musun?
O aslında Rajkot'un kralı!
Sanjay Rajkot!
Hindistan'daki altının yüzde 25'ine sahip.
Sizinki gibi binlerce aileyi ömür boyu destekleyebilir.
Ne? Bana öyle bakmayın!
Telefonunuz var.
Google'dan bakın.
Gerçekleri görün.
Rajkot'un tartışmasız kralı.
Sanjay Rajkot!
Makalelere bakın.
Hastaneye yattığımdan beri bizimlesin.
Benim için herkesle kavga ettin.
Neden?
Çünkü içindeki kalp Rani Sahiba'ya ait.
Ne?
Gözlerini sana veren kadın,
Sanjay'ın eşi Rani Saishri'den başkası değildi.
Özür dilerim.
Artık eşinin kalbi her zaman güvende olacak.
Seni mahcup etmeyeceğim.
Sana yardım etmek için geldi,
sonunda tüm bu kadınlara da yardım etti.
Merak etme Kamar.
Dubai'den senin için bir doktor çağırdılar.
Bunların hepsi babam yüzünden oluyor.
Beni çöpte terk etmeseydi
bu hastalığa hiç yakalanmayacaktım.
O şimdi nerede?
Yine kaçtı, değil mi?
Kamar, lütfen öfkeyle konuşma.
Onun hakkında yanlış düşünceler beslemeni istemiyorum.
Baban olduğunu düşündüğün kişi
-aslında Rajkot'un Maharaja'sı! -Kral!
Tedavi görmenizin nedeni de
ölen eşinin ciğerlerini almış olman.
Anladın mı?
Nasılsın dostum?
Neden ağlıyorsun?
Merak etme dostum. Her şey yoluna girecek.
Biri onunla konuşsun.
Ağlamamalı, gülümsemeli.
Anladın mı?
Bu dil pek benim tarzım değil.
Endişelenme, baban burada.
Her şey yoluna girecek.
Güven bana, sana bir şey olmasına izin vermeyeceğim.
Doktor.
Efendim.
Özür dilerim efendim.
Sizi babam sandım efendim.
Eşinizin ciğerlerini aldığımı biliyorum.
Kamar.
Bunlar eşimin ciğerleriydi.
Yaşaman için
onları sana verdi.
Bütün bunları senin için yapıyorum.
Neden peki?
Çünkü seninle
Everest Dağı'nın ana kampına gitmek istiyorum.
Yüksek rakımlı dağlara tırmanmayı denemek istiyorum.
Oraya vardığımızda, o derin, yorgun nefeslerin
tadını çıkaralım.
Hiç su altında yüzdün mü?
Şnorkelle?
Tüplü dalış?
Suyun altında.
Sudaki balıkların arasında
nefes almak.
Balonları şişirmek…
ve onları…
bırakmak.
Bak…
senin bir ailen yok.
Benim de yok.
Sen beni baban olarak gör.
Ben de seni
oğlum olarak göreceğim.
Sana bir şey olmayacak.
Doktorun uçağı 20 dakika içinde inecek.
AKCİĞER PULMONER KAMPI
-Sen, oraya git. -Hadi.
-Şuraya bak! -Oraya bak.
Vaidehi, nereye gidiyoruz?
Indira Hastanesi'ne!
Sanjay bizi kurtarmak için orada olacak, Lord Vishnu gibi.
Hadi gidelim. Acele edin.
İşte! Şu sokağı kontrol et.
-Efendim. -Alo?
Burada çöp ya da insan yok.
Başka bir şey umurumda değil.
Kamar nerede?
Asha, ne yapıyorsun?
Facebook'tan canlı yayın yapıyorum.
Neden?
Ne demek neden? Bu tarihi bir olay.
-Tarihi mi? -Kral.
Kralın eşi için ne yaptığına bak.
Bu neslin bunu bilmesi gerek.
Dinle, lütfen şunu tut.
Hani ablamdan bahsetmiştim ya?
Bu o. Nisha.
Geçen ay kalp nakli oldu,
içinde Kraliçe Saishri'nin kalbi var.
Gerçek aşk bu dünyada hâlâ var,
bunu bu canlı yayınla göstereceğiz.
Kamar'ı kurtarmak için ne kadar ileri gideceğini
görmek için bu canlı yayına devam edeceğiz.
-Telefonu ver. -Tamam.
Efendim. Müfettiş Prakash.
Nisha'nın telefonu Indira Hastanesi'nde olduğunu gösteriyor.
Oradan canlı yayın yapıyor.
Tamam.
Rajasaab, hastane personeli
doktoru alması için birini gönderdi
ama güvenlik için ben de gideceğim.
-Seninle geleceğim. -Tamam.
Kendinize iyi bakın.
Tamam Rajasaab.
Yakınlarda bir Indira Hastanesi olup olmadığını kontrol edin.
Evet.
Demek oraya gidiyorlar.
Üç alıcı ve kral da oradalar.
Hepsini ortadan kaldırın.
Polis oraya gelmeyecek.
INDIRA HASTANESİ
-Ne? -Bak!
-Polis yok. -Sanjay nerede?
Sizinle değil mi?
Kapıyı kapat. Kimse girmesin.
Acele edin.
Salim, Rajasaab'a haber vermeliyiz.
Herkesi dışarı çıkarın. Saldırın!
-Evet? -Rajasaab, Nisha, Kamar, Vaidehi.
Hepsi burada.
Bakanın adamları da onları öldürmek için burada.
INDIRA HASTANESİ
Kaç kişi?
İki yüz civarında Rajasaab.
İki yüz veya 500 olması umurumda değil.
Ben gelene kadar onları oyala.
Adalet istemiyorum.
Tamam Rajasaab.
Hepsini yok edeceğim.
Saldırın!
Raja'n nerede şimdi?
Hiç taht kalmadı
Hiç taht kalmadı
Saltanat sürmek için
Peşimde bir sürü insan olduğunu duydum.
Geri dönmem an meselesi.
İsimsiz bir taht göster
Uğruna ölünecek insanlar
Bana bir taç göster Mücevhersiz bir lider
Ya kaderini belirle İnsanların çığlığıyla
Ya da başını eğ ve af dile Giyotinle tanışmadan önce
O cesur bir ruh Her kalpte hüküm süren
İşte o Sikandar
Eşsiz bir hünerle yürüyor
İşte o Sikandar
Gel ve dünyaya göster
Başım için ordu gönderiyorlar
Kollarımı açarak İçeri alıyorum
Onlara kol, bacak ve tepside kafa gönder Kimim ben?
Ölümün yüzü Ayakta kalan son kral
Cennetin kapılarıyla yüzleş Veya terk edilerek ölümsüzleş
Adımı öncekilerle birlikte kazı Hikâyemi yaz, topları ateşle
Hiç taht kalmadı
Hiç taht kalmadı
Saltanat sürmek için
621 sefer sayılı hava yolu uçağı
-Yirmi sekizinci kapıya. -Johnson.
Dr. Archibald?
-Evet. -Lütfen benimle gelin.
Pasaportunuz alıkonuldu.
Kamar'ı Dharavi'den kurtarmaya çalışmanın yanı sıra
Sanjay Rajkot, Dharavi kenar mahallesinden
altı bin kişiyi hastaneye kabul etti.
Tedavileri sürüyor.
Ancak ülke genelinde yaygın bir endişe var.
Çünkü Kamar'ın durumu kötüleşiyor.
Tüm şehir Kamar'ın sağlığı için dua ediyor.
Dubai'den tanınmış bir akciğer uzmanı olan
Dr. Archibald çağrıldı.
Ancak ne yazık ki, göçmenlik sorunları nedeniyle
kendisi havaalanında durduruldu.
Kamar'ın nabzı düşüyor.
Dr. Archibald indi ama
Dubai'ye geri dönecek.
Havaalanında sorun yaşamış.
Sanırım bakan onun buraya gelmesini engelliyor.
Dharavi'de altı bin kişinin hayatını kurtardınız.
Kamar'ın istediği gibi.
Hayatlarını kurtardınız.
Rajasaab, polis.
Her şeye rağmen.
Bu Tanrı'nın takdiri Rajasaab.
Bu Tanrı'nın takdiri olamaz.
O adamı affetmeyeceğim.
Bakan'ın evinde yoğun güvenlik önlemleri vardır.
Planımız ne?
Fırtınalar ardında yükselir
Ormanda dolaşan kaplan gibi
Fırtınalar ardında yükselir
Kamar'ın ameliyatı sürüyor.
İyi haberi paylaşmaya geldim.
Nasılsınız efendim?
İyiliğe ihtiyacım var.
Bir sürü sorun çıkaran
bir baş belası var, lütfen onunla ilgilenin.
Karın ölmüş olsa da yaşamaya devam ediyor demek.
Olsun, bir dahaki sefere o lanet Kamar başaramayacak.
Üç organı ölene kadar
oğlumun ruhu huzur bulamayacak.
Seni bitirmek için gereken tek motivasyon buydu.
Sanırım oldukça popüler oldum.
Başbakanlığı bilmem
ama kesinlikle milletvekili olabilirim.
Ne var ki ilgilenmiyorum.
Çünkü bu benim olayım değil.
Beni buna zorlama.
İsimsiz bir taht göster
Uğruna ölünecek insanlar
Bana bir taç göster Mücevhersiz bir lider
Ya kaderini belirle İnsanların çığlığıyla
Ya da başını eğ ve af dile Giyotinle tanışmadan önce
-Çok yorucuydu. -Evet, haklısın.
Ne oldu doktor?
Hemşire sizi bilgilendirecekti.
Söylemedi mi? Nerede o?
SAĞLIK MERKEZI
Neden ağlıyor?
Sevinç gözyaşları.
Kamar iyi, içeri girebilirsiniz.
Tanrı'ya şükür!
Teşekkürler Doktor!
Tanrı'ya şükür!
Seni seviyorum Noel Amca.
Hayatımın en güzel anı.
Bunu hiçbir şey geçemez.
Bundan sonra ne olacağı umurumda değil.
Umurumda değil.
Dinlen.
İyi dinlen.
Teyze!
POLİS
-Lütfen. Efendim. -Efendim, lütfen!
Eşine meydan okudum.
Seni kelepçeleyip polis cipiyle götüreceğimi söyledim.
Kötü bir adamın baskısı iyi birine acı çektirmeme sebep oldu.
Hastanede ve Bakan'ın evinde
yaşananlar nedeniyle
bu adımı atmak zorunda kaldım.
Özür dilerim.
Memur Bey, görevinizi yapın.
Rajkot'tan gelenler burada mı?
Efendim.
Onlar Rajkot'tan değil.
Onlar Mumbai halkı, efendim!
Bana kalırsa,
gerçek bir Sikandar kalpleri kazanan kişidir.
Herkesin kalbine hükmeden biri.
Kimin kalbi olursa olsun,
nerede olursa olsun,
Sikandar'ları için her zaman
atmaya devam edecektir.
Sikandar!
Sikandar!
Sikandar!
Bir, iki, üç. Başla!
Seni korurum
Sana taparım
Seni korurum
Sana taparım
Güzelliğin ve zarafetin Beni büyüledi
Seni kaybetmekten korkuyorum
Kalbinde yaşıyorum
Başından beri aşkında kayboldum
Sikandar dans ediyor
Sikandar dans ediyor
Kaygısız Sikandar dans ediyor Coşku ve esrimeyle dolu
Sikandar dans ediyor
Sikandar dans ediyor
Kaygısız Sikandar dans ediyor Coşku ve esrimeyle dolu
Sikandar!
Dans ediyor
-Sikandar -Dualarım seninle
Hayatımı tamamlıyorsun
Arzularım senin için
Tüm sevincim senden geliyor
Duaların benimle
Hayatımı tamamlıyorsun
Arzularım senin için
İçkiden değil
Senin eşliğinde dönüp duruyorum
Aşkınla, bir kasırga gibi Vahşi ve özgür
Sikandar dans ediyor
Sikandar dans ediyor
Kaygısız Sikandar dans ediyor Coşku ve esrimeyle dolu
Sikandar dans ediyor
Sikandar dans ediyor
Kaygısız Sikandar dans ediyor Coşku ve esrimeyle dolu
Sikandar!
Dans ediyor
Sikandar dans ediyor
Dans ediyor
Sikandar dans ediyor
Alt yazı çevirmeni: Bengi Uğurluoğlu
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.