Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Müsaadenle bu konuyu Zeynep'e kendim açmak isterim. Nasıl
yani beni? Işten mi atıyorlar?
Ya ne yapacaklardı ki? Kendi imzalattığım sözleşmeyi bile
koruyamadım ben. Hem kendim mahcup oldum. Temelli kötü
duruma düşürdüm.
Tabii ki. Bunu söylemek senin hakkın. Gerekli bilgilendirmeyi
yaparsın o.
Müsaadenle. Efendim?
Tamam hemen geliyorum.
Söz vermiştim ama yemeğe kalamayacağım. Ertelemeyeceğim
bir durum çıktı. Kusura bakma. Yoksul estağfurullah. Bir
dahaki sefere diyelim o zaman. Ben eşlik edeyim sana.
Zeynepçiğim.
Harelere bakacaktın. Yoklar mı atölyede? Neden döndün? Eee yok
oradalar da toplantıdalardı. Bölmek istemedim ben. Anladım
canım.
Ay ben bu zeytinyağlar için bir kap getireyim salondan.
Kahve ister misiniz? Hemen yaparım. Şu an istemiyorum. Sağ
ol.
Verdiğim sözü tutmanın bir yolunu bulacağım. Halil benimle
konuşup kovmadan önce hatamı telafi etmeliyim. Benkilerden
bir turşu bakayım.
Merhabalar Özer Bey. Ben benim sizden çok önemli bir ricam
olacaktı. Bir kaza sonucu maalesef sözleşme biraz tahrip
oldu da benim sizden imzayı bir daha almam gerekecek.
Müsaitseniz ben gelebilir miyim? Akşam üstü kasabadan
ayrılacağım. O zamana kadar halletmem gereken önemli
işlerim var. Ya bakın biliyorum bu planda olan bir aksilik
değildi. Ama sözleşme eğer elimizde olmazsa fabrikanın
açılışı ertelenecek. Çok insan mağdur olacak Özer Bey. Yani
eğer kısacık bir vaktinizi alabilirsem. Zeynep Hanım böyle
önemli bir evrakı bile gerekli dikkati göstermeyen şirkette
çalışmamı beklemeyin benden. Güven iş dünyasında önemlidir.
Ve benim size olan güvenim sarsıldı. Artık birlikte
çalışmamız mümkün değil. Özel
Ikna edemedim. Ne yapacağım ben şimdi?
Aaa Zeynepçiğim bir sorun mu var canım? Yani çözebileceğim
bir şeyse ben seve seve sana yardım ederim. Teşekkür ederim.
Çözemeyeceğim bir şey yok. Dünyadaki tek distribütör Özer
Bey değil ya sonuçta.
Şimdi köşeye sıkıştın işte kasaba güvercin. Önce işin
benim olacak. Sonra da Ali.
Şu özelden imzayı almam lazım.
Alo. Şahin. Halillerin çalıştığı bir iş insanı var.
Ismi Özer. Şu adamın numarasını bul bana. Bir de nelerden
hoşlanıyormuş? Bir öğren.
Gülhan Hanım, ben yemeğe kalamayacağım. Bağışlayın
lütfen. Öyle mi? Eee önemli bir sebebi vardır diye düşünüyorum.
Eee ama bunu saymayız. Başka zaman mutlaka bekliyoruz
yemeğe. Memnuniyetle. Zeynep nerede? Eee odasına çıkıyordu
en son ama. Göremedim ama selamını söylersin. Serdar Bey.
Gidiyorum demeyin lütfen. Kalmak isterdim ama veda etmek
zorundayım. Ön kapıya kadar eşlik edeyim sana. Teşekkürler.
Görüşmek üzere. Hoşça kalın.
Iyi ki olmalı bir şey iade ettik Eren. Tamam o da çıktı.
Güzeldi ama bence bebeğimizin bir şeyine emek vererek
yapmamız daha güzel. Doğru söylüyorsun. Bebeğimiz bir
büyüsün. Bak bizler neler yapıyoruz.
Eren değil, sen kaşındın. Selma dur, dur, sakın, sakın dur. Gel
buraya. Kaşındı. Hayır dur. Sen başlat. Bebeğimiz. Dikkat
etmemiz lazım. Biliyorsun. Oyunu bozan, kaç kişiyim ben?
Oyunbozan. Evet. Ben, senin hakkından gelirdim de. Şimdi
malum dikkat etmemiz lazım. Hı. Neyse. Ben gidip bir ıhlamur
yapayım bize de. Biraz mola verelim.
Ben de umurumdaymış. Bana mı yıkarsın? Erdem hayır sil şunu.
Tamam. Gitmeyeyim.
Ayağını Berk basıcı kur kuşu. Inat edeceğim. Umut efendi
senden güzel mi bulacak? Var mı sana hayır diyecek erkek?
Evlenmek istemiyordu ya kenara çekilmek yok.
Eee tavşan yamacı geçmeden yakalayacaksın. Süngünü
düşürmeyeceksin. Erkeğin için mücadele edeceğim. Hem bu işin
ucunda para çok. Evlenince konuşun Servet börünü
deleceksin. Demek sen hala para için şükranın peşindesin kıymet
anne. Sen istediğin kadar dil dök, benim Eren'e güvenim tam.
Para işini benden vazgeçecek bir adam değil o. Sen konuş
konuş. Oğlunun beni ne kadar sevdiğini göreceksin.
Yok yok.
Eyvah eyvah. Gelin gelmiş. Kumruyu gelmedi. Başımı da
sağmaya çalıştığımı anlarsak kıyameti koparır. Turşusunu
koruyacaklar sağır.
Ne yaparsan yap, bizi ayıramayacaksın Kıymet anne.
Teşekkür ederim yine de.
Kaç tane disstrübütör aradım, hepsi de reddetti. Vakit de az
tabii. Biz senin sonundayım. Allah'ım yardım et bana.
Merhabalar Ali Bey. Ben Zeynep Fırat. Merhaba Zeynep Hanım.
Gıyabınızda tanıyorum sizi. Buyurun lütfen. Iıı ben size
bir makine listesi atsam bana bir fiyat çıkarabilir misiniz?
Yalnız çok acil. Fabrika açılışı için az zamanımız var.
Bir de alınacak mal genişliğini de göz önünde bulundurup
fiyatları olabildiğince aşağı çekerseniz çok sevinirim.
Fiyatlarımız piyasaya göre oldukça uygundur. Listenizi
size göndereceğim mail atın. Ne yapabileceğime bir bakayım.
Tamam. Çok teşekkür ederim Ali Bey. Ben hemen atıyorum size
listeyi.
Çok şükür.
Kesin işten atıldığımı söyleyecek.
Insanın aklı meşgulken sakarlığı artarmış. Neymiş
benim güzel karımın aklına takılan şey? Yo, iyiyim ben.
Sakinim yani. Hı hı. Hı hı. Beni kovmadan önce elimdeki işi
halledebilirsen mağdur olmayacaksın Ali. Canını
sıkacak her şeyi engelleyebilsem keşke. Hem işte
hem teyzemle uğraşıp yoruldum. Önündeki engeli kaldıracağım
Zeynep. Seninle konuşmam gereken bir konu var. Çok
önemli. Biliyorum sözleşmeyi mahvettim Halil. Ama söz
veriyorum sana telafi edeceğim. Bak fabrika açılışını
geciktirecek hiçbir şey olmayacak. Lütfen güven bana.
Sonra konuşuruz olur mu?
Kocanı ayıracağım bir iki dakikan da mı yok?
Gel. Kusura bakmayın. Zeynep Hanım, Songül Hanım sizi
çağırıyor. Ben teyzene bakayım. Belki acil bir şeydir. Sonra
konuşuruz.
Ah! Nerede kaldın sen ya? Bıraktın beni buraya. Yanıma da
uğramıyorsun. Belim ağrıdı. Yastığımı düzelt biraz. Hişt!
Ay yavaş. Canım acıyor. Kibar ol biraz.
Yakında tek işim bana bakmak olacak. Dikkat et de bu işini
de kaybetme. Iki iş yapmak senin neyin acaba? Yazık. Öteki
işinden de olacaksın şimdi. Hıh. Gerçi iş kaybetsen ne olur
değil mi? Ya benim gibi olsaydın, bir başkası yüzünden
yataklara düşseydin. Yürüyemeseydin. Tütürüm
kalsaydın. Songül Hanım. Ben gerçekten üzgünüm. Bir
talihsizlik oldu. Hı. Talihsizlik. Doğru. Geçmiş
olsun deriz. Olur biter değil mi? Yalnız çok dikkat et. Senin
talihsizliklerin daha yeni başlıyor.
Işimle ilgili sıkıntıları ben hallederim. Siz hiç canınızı
sıkmayın. Bayılacağım şimdi Zeynep. Giydirdin beni böyle
kat kat çıkar şunu ya piştim. Çıkarayım.
Ah!
Ah çok pardon. Bir tutam saç. Ne kadar tatlı canın varmış.
Çok özür dilerim. Kendi acılarımla seni canımı
sıkmıyım.
Hiç çıkar şunu.
Sakin ol Zeynep. Kadın kısa bir süre önce ciddi bir kaza
atlattı. Sabırlı ol.
Allah'ım sen bana sabır ver.
Sen Songül Hanım'a iyileşmesi için şifa nasip et. Bana da o
vakte kadar sabretme gücü var. Yalvarırım.
Benim
Songül Hanım'a da Serdar Bey'e de verdiğim sözü tutacağım.
Halil'i utandırmamam lazım. Ay ay kıyamam ben ona. Demek
kullandıkları işe yaramadı ha? Ay aslında benim aklıma bir
şeyler geliyor ama o durdur. Ben bir düşüneyim arayacağım
seni. Tamam.
Şu gülümsemeni keşke yanımda taşıyabilsem.
Senden ayrı kaldığım vakitler için diyorum.
Biraz vaktin var mı?
Şu an çok vaktim yok aslında. Zeynep konuşacaktık ya. Ali
Bey'den haber almadan seninle konuşmam mümkün değil Ali. Eee
konuşalım. Konuşalım tabii ama sonra konuşalım. Çünkü şimdi
benim eee şey babaannemle ilaç saati geldi. Ilaçlarını vermem
lazım. Tamam da.
Ne oldu Zümrüt Sultan? Niye düşüneceksin sen böyle? Ah be
kızım. Hani bir Salih vardı bildin mi? Hani öğrenciyken ben
ona burs vermiştim. Hı hı. Işte onun çocuğunun cildine bir
hastalık musallat olmuş. Kaşınmaktan helak olmuş çocuk.
Hadi ya. Üzüldüm bak şimdi. Ya aslında eee ben ona neyin iyi
geleceğini biliyorum da. Bir yardıma ihtiyacım var.
Maviş'im, sen yardım etsen de onun derdine bir çare bulsak
ha? E tabii Sultan'ım yardım ederim ben sana. Aslında içime
de sinmiyor. Yani senin işin gücün başından aşkın. Hiç olur
mu öyle şey Sultan? Seve seve yardım ederim. Işten bir
telefon bekliyorum aslında ama o gelene kadar hallederiz biz
bence. Tamam, oldu. Oldu da. Aşk ben o malzemeleri
hatırlayamıyorum bir türlü. Üzme isyanını Ben biliyorum.
Çocukken kaşındığımda yapıyordun ya sen bana o
merhem. Ay tamam. O zaman hemen yapalım. Bak geciktirmeye
gelmez. Yapalım yapalım tabii. De malzemelerden birini taze
toplamak gerekiyordu. Yoksa olmuyordu. Hatırlıyor musun?
Neydi o? Böyle kuşlu bir şey.
Kırlangıç otu değil mi? Ah! Evet de. Ama o olmadan
yapamayız ki. Hay mavişim ya. Nereden bulacağız kırlangıç
otunu şimdi? Ben sanki bizim korulukta gördüm. Gider
toplarım. Sen hiç üzme kendini yaşa sen yaşa canım benim.
Canım kızım. Ama önce ilaçlarımı içireyim sana olur
mu? Olur olur.
Iyi oldu.
Ha o kız.
Iıı alo merhabalar Özer Bey. Ben Gözde Saner. Iıı biliyorum.
Çok yoğunsunuz ama önemli bir mesele yüzünden sizden çok acil
bir randevu isteyecektim. Mümkün değil Gözde Hanım. Bu
akşam ayrılıyorum Yeşilpınar'dan. Zamanım yok.
Özer Bey bu sözleşme meselesi bizim için çok çok önemli.
Fabrika size olan güvenim sarsıldı. Artık birlikte
çalışmamız mümkün değil. Iıı peki size reddetmekte
zorlanacağınız bir teklifle gelsem yani mesela kasanızda
fazladan bir beş milyonunuz olsa firmamızla ilgili
şüpheleriniz azalır mı acaba? Neden bu kadar ısrar
ettiğinizde görünebilir miyim?
Kişisel bir mesele diyelim. Çabanız karşılıksız kalsın
istemem. Nasıl çözerim sorununuzu? Mesela şöyle
yapalım. Gidişinizi erteleyin. Evrakları hazırlatın. Yarın
sabah bir araya gelelim. Imzaları atalım. Ne dersiniz?
Teşekkürler. Asıl ben teşekkür ederim. Görüşürüz. Görüşmek
üzere. Oldu bu iş.
Tamam sakin ol Zeynep. Telefon çekiyor işte. Ali Bey ararsa
ulaşır sana. Bir sakin.
Allah'ım dert de senden deva da senden. Yardım et de şu otu
bulayım. Çocuk da şifa bulsun bir an önce. Ne otuymuş o?
Kırlangıç otu. Eğer bir çocuğun iyileşmesine yardımcı olacaksa
ben de arayayım. Hatta ararken de sohbet ederiz biraz. Yalnız
benim şu an otu bulmaya odaklanmam gerekiyor. Yani
arayalım ama iş konuşmak yok. Kabul mü? Bu da sorun mu? Güzel
gözlü. Eğer mevzu bahis bir çocuğun sağlığıysa iş gücü
önemli değildir. Kalbinde bu şefkat varken çok iyi bir baba
olacaksın kesin. Bir şey düşündün şu an. Şimdi tam şu an
benimle ilgili bir şey düşündün. Ha? Yok. Hiç hiçbir
şey düşünmedim. E hadi. Işimize konsantre olalım. Bak
Aradığımız kırlangıç otu bu. Merhemin temel malzemesi.
Hadi bakalım.
Zeynep. Eee şey yapalım, ben bu taraftan gideyim, sen de o
taraftan git. Böyle iki koldan daha çabuk buluruz. Teşekkür
ederim.
Ne güzel kaçıyorlar ya ne güzel kaçıyor. O ben seni
yakalamasını bilirim.
Ay ne oluyor be? Oho. Sen böyle uyu. Her işi gözde çözsün olur
mu? Hani sözleşmeyi mahvetmiştin ya. Onu diyorum.
Evet.
Firmanın sahibi Özer Bey'le görüştü. Teklifimi duyduktan
sonra uçağına erteletti. Yarın sözleşmeyi hazırlıyor. Imzaları
atacağız. Senden gerçekten korkulur gözden.
Bil bakalım bundan sonra Halil'in en yakın iş arkadaşı
kim olacak? Ben Gözde Saner
Işe aldıktan sonra bakalım Halil'in yüzünü görebilecek
misin kasaba güvercini? Bence bu kadar çabuk sevinme. Erken
öten horozun başını keserler bilirsin. Halil'in vazgeçmeye
hiç niyeti yok. Zeynep desen o da pes etmiyor. Ne kadar
yorarsam yorayım yine de işi için çabalıyor.
Çabalamak yasak değil. Çabalasın tabii. Ama boşuna
kürek çektiğini önünde sonunda anlayacak. Kasabada bu
makinaları bu fiyata verebilecek tek kişi Özer Bey.
Ve yarın o imzayı ben ondan alacağım.
Hadi ama Ali Bey niye aramıyorsunuz hala?
Buldum.
Çok şükür. Ay inşallah çocuğa şifa olur.
Kestane ağacı değil mi ya? Nasıl canım çekti? Evet. Otu da
bulduğuna göre kaçacak yerin kalmadı. Hadi konuşalım Zeynep.
Eee ama iş konuşmak yok demiştik, sen de kabul
etmiştin. Artık beni dinlemeni istiyorum senin. Buraya
kadarmış. Birazdan kocan tarafından kovulacaksın Zeynep.
Eskiden insanlara kaç yaşındasın yerine? Yaşamın kaç
kez çiçeklendi diye sorulurmuş. Ben de bundan sonraki ömrümün
seninle çiçeklenmesini istiyorum Zeynep.
Toprağım seni sevdi. Güneşim senin şu gözlerin olsun
istiyorum.
Benim için mi bu? Ali çok tatlı ama bunlar.
Dünyanın en tatlı hediyesini verdim. Dünyanın en tatlı
kadınına verdim çünkü.
Bu saçın, saçın niye dökülüyor senin? Iıı kopmuş baba. Ne
oldu?
Tamam, tamam, tamam, dur. Bir şey yok, şey. Ben dala takıldım
az önce. Yani saçım dala takıldı o zaman olmuştur.
Önemli değil.
Senin gibi birini nasıl hak ettim ben? Kalbime öyle iyi
geliyorsun ki.
Tamam, iyiyim ben, canım acımıyor. E hem hadi acele
edelim. Şu merhemi yapalım bir an önce çocuğa şifa olsun.
Otlar da tamam. Maviş'im limon verir misin biraz? Tabii hemen.
Buyur babaanne. Tamam sağ ol.
Zeynep. Şimdi sırası seninle biraz konuşalım artık. Aaa! Ama
geri zelik etmeyin. Bunu bekletmeye gelmez. Ah! Maden
suyu verin hadi. Bir tanesin sultanım. Sayende son anda
kurtuldum Ali'yle konuşmaktan.
Buyur babaanneciğim. Tamam.
Şimdi de üzüm çekirdeği lavanta. Hı hı. Geldi. Üzüm
çekirdeği.
Şimdi bu böyle kısık ateşte bir saat pişsin. Sonra soğuyunca
merhemimiz hazır. Hastamız da şifa olur inşallah. Yapana sefa
olsun. Yardım edenden Allah razı olsun. Ay sevginiz,
bağlılığınız hep daim olsun. **** Teşekkürler Sultanım.
Ellerine sağlık. Ay ben gideyim yatsı mı kalıp da geleyim.
Allah kabul etsin. Sağ ol evladım.
Babaannem de gitti. Kaçışım yok. Ali'yi konuşmak isteyecek.
Ne yapsam? Işte şimdi tam sırası. Ben mi karıştırayım
şimdi yine de. Karıştır da bak Zeynep.
Songül Hanım sizi çağırmamı istedi. Portakal suyu
istiyormuş. Bunu gelip Zeynep'e mi söylüyorsun? Altı üstü bir
portakal, sık götür. Olur mu canım öyle şey? Ben hallederim.
Sen portakalları getir hadi. Zeynep
Alkışlar kızım. Taze sıkılmış. Vitamin olsun. Teşekkür ederim
anneciğim.
Selmacığım bak bu böyle olmaz. Senin bir an önce bir aşçı,
hizmetçi, bebek bakıcısı bakman lazım. Daha vakit var deme.
Öyle hadiyince bulunmuyor doğru düzgün biri.
Anne benim sana söylemem gereken bir şey var. Söyle
yavrum neymiş? Bu miras konusuyla alakalı. Elini
rahmetle alasın miras için bir şartı varmış. Neymiş bu şart?
Kendisine yıllardır bakışlık yapan bir kız varmış. Eren'in
benden boşanıp onunla evlenmesini istiyor.
Eren tabii ki benden boşanmayacak. O yüzden de miras
reddetmiş oldu yani. Ortada para falan yok. Hala dikkatli
harcama yapmamız lazım.
Eren.
Iki yüz milyon. Reddetti öyle mi? Senin için. Tabii ki öyle
yaptı anne. Ailesini seçti. Başka ne yapacaktı? Çok mu zor
inanması?
Yani. Sen bilirsin kızım ama
Eren'le kıymet gibiler için iki yüz milyon çok büyük para.
Selma. Ben senin yerinde olsam hemen güvenmezdim. Para insanı
hızlıca değiştirir şaşar kalırsın. Anneciğim bu miras
konusu kapandı gitti. Tamam mı? Bizle daha fazla konuşmayalım.
Canımızı sıkmayalım. Bitti diyosan bitmiştir kızım. Tamam
ama aklın varsa söylediklerimi biraz olsun düşünürsün. Ben
diyeceğimi dedim. Iyi geceler.
Aklın varsaymış. Aklın var ki beni seven Eren'le evlendim.
Sonuna kadar güveniyorum ben kocana.
Piyasada bağlantım olan kişilerle görüştüm. Haber
bekliyorum Zeynep Hanım. Kasabadaki en uygun fiyatı
verebileceğim muhtemelen. Içiniz rahat etsin fakat yerini
beklememiz gerekecek.
Yarın da şu işi kazasız belasız halledersem tutmuş olacağım
sözümü. Fabrikada zamanında açılacak.
Ben tanıyorum bir yerden bir kokayı.
Arzu. Eee şunu Songül Hanım'a sen götürür müsün? Benim bir
işim var geleceğim.
Gel karım bak sana kestane yaptım. Sen duydun mu korudukta
beni? Eee çabucak da hazırlamışsın.
Hocalık vazifelerimden birincisi. Karımı mutlu etmek.
Hem konuşuruz.
Hem ağzımız tatlanır dedim.
Hayır diyemeyeceğim şeyleri nasıl iyi biliyorsun. Ama
yapamam. Ali Bey'le konuşmadan olmaz. Iıı Harika gözüküyorlar.
Çok teşekkür ederim ama benim Sungur Hanım'la eklenmem lazım.
Zeynep dur. Ben o işi hallettim. Nasıl? Teyzemin
keyfi gayet yerinde. Çok güvendiğim birisi yanında şu an
konuşuyorlar. Kim?
Zeynep kendisi gelmez, ninesini gönderir. Açısını çıkaracağım.
Zümrüt Hanım, hı. Saat çok geç oldu. Uykunuz gelmiştir sizin
ha? Ben iyiyim zaten. Hadi siz gidip dinlenin biraz. Ay yok.
Uykum falan gelmedi. Hem sana anlatacaklarım bitmedi.
Ay burası. Ömer'imle Tülay kızımın odası değil miydi? Ay
ne güzel günlerdi onlar.
Ah Ömer'im, Tülay kızımı bir severdi. Yani dünyayı önüne
dökseler Tülay kızımdan başkasının gözü görmezdi. Ay
sanki birbirleri için yaratılmışlardı. Öyle çok
seviyorlardı birbirlerini. Zümrüt Hanımcığım, anlattınız
ya bunları zaten. Öyle mi? Hı. Ne sabah?
Ümit Hanım. Zümrüt Hanım. Çattık keçe keçe. Bir daha aynı
şeyi anlatırsa sinirlerime hakim olamayıp boğacağım. En
iyisi sessiz kalmak. Uyandırmamak.
Ay nerede kalmıştım? Ha? Ömer'im diyordum. Ay bir
tutulmuş ki Tülay kızıma yani sorma. Ama Tülay'ı da bir
göreceksin yani. O kadar güzel bir içim su. Ömer'imin gönlü
ayaklarından önce giderdi Tülay. Kızımın yanına. Nah
benim ayaklarım tutacaktı ki şimdi. Mah Ömer'im ah. Bak
nasıl severdi Tülay kızım. Ay nasıl severdi. Evet artık bütün
bahanelerimizi tükettiysek rahat rahat konuşabiliriz.
Mikail ııı kestane çaysız olmaz ki. Ben bir çay alıp geleyim.
Aynen ben de öyle düşündüğüm için Arzu söyledim. Birazdan
getirecek.
Bunu da düşünmüş. Illa kovacak beni. Ama konuşamam. Yarım
fiyat teklifi gelene kadar oyalamalıyım seni. E, kestane
yemiyor muyuz karım? Senin için yaptım o kadar. Geldim, geldim.
Eh bu harika kestanelere kim hayır diyebilir ki?
Zeynep. Şimdi benim seninle konuşmak istediğim mesele. Bu
önce aç ağzını. Sen çok yoruldun bugün. Ha? Afiyet
olsun.
Ben diyorum ki sen şimdi iki iş birden yapıyorsun ya. Bak
soğutmadan yemek lazım bunu ha. Afiyet olsun.
En azından işlerden bir tanesini yani
Şey Songül Hanım Zeynep Hanım'a sesleniyor. Koridordan duydum
sesimi. Aaa ben bakarım hemen. Bakar tabii. Hemen bakarım.
Kestaneler için teşekkür ederim. En tatlı hediyeleri
veren koca olduğunu söylemiştim zaten.
Her seferinde akıl alıp gidiyor.
Ay bu nasıl bir işkence ya? Çıldıracağım. Zeynep! Zeynep!
Neredesin sen? Ha? Bir kız kardeşini yolluyorsun. Bir
babaanneni yolluyorsun. Senin söz vermekten anladığın bu mu?
Niyetin ne? Halil kestane deyince ben ne diyorum? Bu ne
diyor? Kestaneymiş. Tabii. Hasta bakmak zor geldi değil
mi? Ilk fırsatta kaçıyorsun. Aslanlı değil misiniz? Yalan
söyleyince her şey çözülüyor zannediyorsunuz. Songül Hanım.
Sultanım tamam. Tamam. Merak etme sakin ol. Bir şey yok.
Songül Hanım ben elimden geleni yapıyorum zaten. Tamam bundan
sonra daha dikkatli olurum. Ama ben kimseyi yarı yolda
bırakmadım. Bırakmam da. Çok eminsin kendinden. Ben de
şundan eminim ki daha eline geçen ilk fırsatta
sıkışacaksın. Bana bakmaktan kaçacaksın. Var mısın iddiaya?
Kanıtlayayım mı sana aslanlıların yalancı olduğunu?
Gel Sultan. Gel sen. Nereye? Işin Senin? Babaannemi odasına
götürüyorum. Tamam. Hemen bırakıp gel. Ben uyuyana kadar
başımdan ayrılmayacaksın. Seni çağıracağım diye öyle bütün
konağı ayağa kaldıramam ben. Babaannemi yatırıp geleceğim.
Songül Hanım.
Afiyet olsun gençler.
O saat geç olmuş. Gideyim Zeynep'i alıp getireyim buraya.
Konuşalım bir an önce. Daha fazla geciktirmeyeceğim bu
meseleyi. Hem özledim karımı.
Kıyamam ben sana. Yoruldun tabii
dişine taktın teyzeme bakmak için.
Ama çok yoruldum. Senin sevgin şefkatin yeter.
Beni ayışığımdan arbetme daha fazla.
Benim Masum Bey.
Nasıl geldim oraya? Alev. Yoksa sen Ağva'daki gibi?
Kaptan pilotunuz konuşuyor. Kaptan pilotunuz konuşuyor.
Gece geç saatte de olsa hava muhalefeti olmadan inişimizi
gerçekleştirdik. Fırat Havayolları'nı tercih ettiğiniz
için. Teşekkür ederiz.
Günaydın güzeller güzeli. Her zaman ilk ve tek
tercihimizsiniz. Günaydın.
Meryem bütün gece bekledi. Hazırdır artık. Ben onu Hakan'a
vereyim, Salih Bey'e götürsün bir an önce. Çocuğa şifa olsun.
Allah şifasını tez zamanda versin. **** Ben de çalışma
odasında olacağım. Ufak birkaç işim var. Tamam.
Ben her şeyin farkındayım biliyorsun değil mi? Neyin
farkındasın anlamadım. Bak bakayım bana.
Çok yoruluyorsun Zeynep. O kadar yoruluyorsun ki koltukta
uyumaları başladın. Bu kadar sorumluluk iyi bir şey değil.
Tamam mı? En azından işlerden bir tanesine yorulmuyorum ben.
Yani pek değil. Pek yorulmuyorum. Hem sen beni
merak edeceğine işine dön. Görüşürüz.
Inatçı keçim. Ağız tadıyla bir konuşturmuyor ki.
Zeynep'le konuşabildin mi? Henüz değil. Ama bugün bir
fırsat yaratıp konuşacağım Serdar Bey.
Bebek arabalarında indirim varmış. Hayata uykuna geliyor
gibi. Bir bakayım şuraya.
Kredi kart ekstresi de gelmiş. Bir bakalım.
Bu ne ya? Biz ne harcadık bu kadar?
Tamamı sandın bir de asgarisiymiş. Bir yanlışlık mı
var acaba?
Gelinlik
Yemek salonu? Nikah şekeri. Bu ne ya? Kimin düğününü yapıyoruz
biz? Süngünü düşürmeyeceksin. Erken için mücadele edeceğim.
Hem bu işin ucunda para çok. Eren'le kıymet gibiler için iki
yüz milyon çok büyük para. Selma Ben senin yerinde olsam
hemen güvenmezdim. Para insanı hızlıca değiştirir şaşar
kalırsın. Annem haksız mı yoksa? Eren para için bu
kadınla evlenecek mi? Tüy içinde lazımsa almış. Gözünün
içine baka baka yalan mı söylüyor yani bana? Yok canım.
Yapmaz böyle bir şey. Tanımmıyor muyum sanki onu?
Vardır. Bir açıklaması mutlaka vardır. En iyisi gelince
sormak.
Of. Canınızı acıtırsam söyleyin lütfen. Hı. Hem beni bu hale
getir hem de bütün sabah beklet. Tabii. O çok mühim
işlerinden bana sıra gelmedi değil mi? Benden kaçmak için
fırsat kolluyorsun. Itiraf et Zeynep. Yarın daha erken
gelirim yanınıza Songül Hanım. Ben kahvaltınızı hazırlayıp
getireyim. Dur bakalım. Öyle hemen Kaçmak yok. Sen geç
kaldığın için bu ağrıyan kollarımla kendi ellerimin
tırnaklarını kendim kestim. Ama bir de senin yüzünden
kıpırdatamadığım ayaklarım var. Onların tırnaklarının kesilmesi
gerekiyor.
Al şunu. Hadi.
Ya ne yapıyorsun? Böyle mi tutuyorsun sen sözünü? Ha? Önce
işini bitir. Songül Hanım bu telefon işle ilgili açmam lazım
gerçekten. Ha. O önemli. O iş. Bu ne peki? Karar ver Zeynep.
Benim bakımımı mı, işlerin mi?
Iş diyo. Izin versem mi? Belki bi şey öğrenirim. Iyi tamam.
Aç. Bu iyiliğimi de unutma. Merhabalar Ali Bey. Ben de
sizden haber bekliyordum. Merhaba. Haber geldi. Fiyatı
sizin için tüm teçhizat ve kurulum dahil yüz milyona
indirebildim Zeynep Hanım. Iyi de nasıl olur uygun fiyat
vereceğinizi söylemiştiniz?
Inanın elimden geleni yaptım. Fiyat güncellemeleri yüzünden
benim de tahmin ettiğimden yüksek bir rakam çıktı. Elimden
ancak bu kadarı geliyor. Son teklifim yüz milyon ve
aşağısına inmem mümkün değil. Anladım. Teşekkür ederim ama
maalesef o fiyat bizim için çok yüksek. Kabul edemeyeceğim.
Ne yapacağım şimdi ben?
Yok artık. He hasta yatağımın üstüne kursaydın ofisin üzerine
Zeynep. Ne güzel ya. Şimdi bir de telefon bahanesi çıktı her
dakika. Işim bitince açarım. Hı. Isabet olur.
Evet evet. Ben de hemen vereyim Şükran'ına. Teşekkür edeyim.
Alo. Şükran Hanım. Çok naziksiniz. Ne zahmet ettiniz?
Hediyenizi aldım.
Bu zahmet Kerem Bey ufacık bir hediye. Siz benim işleri öyle
kolaylaştırdınız ki bu yüzden sizi bir teklifte bulunmak
istiyorum. Ailenizle birlikte Avustralya'ya taşınmaya ne
dersiniz?
Çok isterim. Ama Selma doğum yapmadan bu mümkün değil
maalesef.
Yani anca Selma doğum yaptıktan sonra konuşabilirim Selma'yla.
Düşündüğünüz için çok teşekkür ederim. Şimdilik böyle idare
etmek zorundasın. Sen planını programını yapmışsın zaten.
Yazıklar olsun. Tek ayak üzerinde kırk tane yalan
söylemişsin bana. Ama ben sana bunun hesabını sormaz mıyım?
Konuşsam ne olacak? Yeni bir an atarsın. Ben de saf gibi
inanırım zaten. Ama geçti o devir. Ben çok daha iyisini
yapacağım. Tamamdır. Çok teşekkür ederim tekrardan.
Görüşürüz.
Sözleşme meselesi hepimizin gözü önünde bir felakete
dönüşünce ben dayanamadım Halilciğim. Özer Bey'le
konuştum. Yani ikna etmek kolay olmadı tabii ki. Ama sonunda
teklifimi reddetmedi. Bir yıllık sözleşmeye imza atmış
bulunduk. Serdar Bey ve sen de imza atınca her şey tamamdır.
Yardımcı olmak istedim. Umarım kızmadın.
Her şey tamam.
Ben senin iş bitirici olduğunu biliyordum ama meseleyi bu
kadar hızlı çözmen iyi iş başarmışsın. Sağ ol. Yani
yardım edebildiysem Ben Serdar Bey'le konuştum. Bu yani
yeteneklerinden ve çalışma isteğinden yararlı olma
çabamdan bahsettim. O da bir teklifle geldi. Senin bu işle
alakalı temsilcisi olmanı istiyor. Ne dersin? Halil. Bu
bana çok büyük bir sürpriz oldu. Yani evet diyeceğim
sanırım. Bu kasabaya sizin kadar yararlı olmak istiyorum
çünkü.
Merhaba. Güzel haberlerim var. Yine çıktı geldi. Rahat yok bu
kasaba güvercininden. Neyse kovulmasını izlemek de ayrı bir
zevk olacak. Ben yeni bir distribütör buldum. Ha
Zeynepçiğim Hiç gerek kalmadı. Sözleşme meselesini ben
hallettim. Özer Bey'le bir yıllık imzaları attık. Öyle mi?
Boşuna zahmet edip koşturmuşsun peşinden.
Ali Bey beş yıllık sözleşme imzalayacak.
Üstelik fiyatlara özel bir eğitimin oldukça altında. Tabii
sen de kabul edersen.
Ayağı altında hem de. Nasıl başardın bunu? Birlikte
başardık diyelim. Eh tabii bi de babaannem.
Beraber hazırladığımız merhem işe yaramış. Salih Bey'in
çocuğuna şifa olmuş. Öyle mi? Çok sevindim. Ama hala
sözleşmeyle ilgisini anlamadım. Haklısın, anlatayım. Iıı şöyle,
Salih Bey babaannemi aramış. O da merhemde benim de katkım
olduğunu söylemiş. Teşekkür etmek için beni aradı.
Konuşurken de laf lafı açtı. Ali Bey'le bayağı yakınlarmış
meğer. Bizim sıkıntılarımızdan haberi olmuş. Ali Bey'i arayıp
karı minimumda tutarak gene bir teklif hazırlamasını söylemiş.
Böyle çözmüş işi. Anladım. Karim, müthiş Iş başarmışsın
Zeynep. Eline sağlık. Ama işte iş dünyasında söz verildiyse
tutulur. Biz de karşı tarafa bir söz verdik. Onlarla
çalışmak zorundayız. Hem ben Serdar Bey'le konuştum. Senin
iki iş birden yapmanı istemiyorum.
Asıl bu harika. Sonunda Halil tekmeyi bastı Zeynep'e.
Anladım. Yani Serdar Bey de sen de oldukça haklısınız tabii.
Ben de Songül Hanım'a bakayım bir.
Şimdilik bitiriyorum gözden.
Zeynep.
Hemen benimle geliyorsun.
Halil işine çok özenlidir. Ilk başta berbat etmeyecektim. Iki
işi yapmamı istemez tabii. Songül Hanım'a bakarken bir
anda çalışmamın imkansız olduğunu düşünüyor. Haklı da.
Ben şimdi senin numaranı bulayım da o zaman göreceksin
sen.
Mert abi kutunun numarası.
Buldum. Antepli Şükran diye kaydetmiş.
Madem çok istiyorsun al Eren'i de turşusunu kur Şükran Hanım.
Yolunuz açık olsun.
Ama bebeğimi asla benden alamazsınız.
Alo Fikret. Videoyu izledim. Her şey çok net görünüyor. Çok
iyi iş çıkarmışsın. Aferin. Bu videoyla Gözde'ye karşı elimde
çok büyük bir koz olacak. Ne demek Songül Hanım? Vazifemiz.
Siz nasıl oldunuz? Fikret, bekle bir saniye şarjım
bitiyor.
Ben sabahtan beri iyiyim. Ayaklandım artık. Tabii bundan
şimdilik kimsenin haberi yok. Zeynep'in bu kukla hali çok
hoşuma gitti. Ipini çektikçe istediğimi yaptırıyorum. Keyfim
yerinde yani. Hem Gözde Hanım. Hem de Zeynep Hanım. Avcunuzun
içinde. Zekanızla aşk atamaları daha fazla. Harika bir plandı
bence.
Halil. Bak ne deseniz haklısınız biliyorum. Yani şu
şerbet vakası da bardağı taşıyan son damla oldu zaten.
Farkındayım. Benim dikkatsizliğim yüzünden
mahvoldu sözleşme. Eee doğal olarak sizin de bana güveniniz
kırıldı. Anlayabiliyorum ama biliyorum iş dünyası bu bir
şeyler daha profesyonel oluyor.
Sakin olunca.
Şimdi senden bir isteğim var.
Öncelikle kendini suçlayıp durma. Ikincisi şuradaki üç
çekmeceyi aç. Içindekini al gel. Çekmece mi? Hı. Dedim ya
pati.
Aç bakalım. Açayım.
Işte bu da benim sana sürprizim.
Bu benim parfüm projem. Numunelerini Fransa'ya
göndermişsin.
Peşinde dolandığım, sana anlatmaya çalıştığım şey buydu.
Sen de sürekli kaçıp durdun. Ben nasıl anlayamadım? Sen iki
iş iki iş diye bundan bahsediyordun yani. Çok mutlu
ettin beni kocam. En güzel hediyeleri veren kocaydın
zaten. Bir de en güzel sürprizleri yapan kocayı
ekledin yanına.
Sevdiğin işi yapmayı istedim. Ben sandım ki sana hiçbir
hayalin yarım kalmayacak demiştim. Şimdi Fransa'dan
senin imzanı bekliyorlar. Onlar attılar. Proje başlatılacak.
Ama bu süreçte tabii ki her şey senin kontrolünde olacak.
Yalnız senden istediğim bir şey daha var. Hemen yapayım. Ne?
Nedir? Bir aylığına Fransa'ya gideceksin.
Düşündüğüm kadar kötü değil bu durum. Zeynep'ten bir aylığına
da olsa kurtulacağım. Bu Halil'le yakınlaşıp onu
istediğim kıvama getirmeye yeter de artar bile.
Ben de geleceğim tabii.
Biz buradan gidecek miyiz yani? Çok ünlü bir firma. Senin
adınla ürünün markalaşacak. Ayrıca beraber Fransa'nın
tadını çıkaracağız. Şahane bir fırsat.
Çok eminsin kendinden. Ben de şundan eminim ki daha eline
geçen ilk fırsatta sıkışacaksın. Bana bakmaktan
kaçacaksın. Var mısın iddiaya?
Bir yanda hayallerim beni bekliyor. Bir anda verdiğim söz
duruyor. Ne yapacağım ben şimdi? Aslında tek bir çıkar
yol var.
Aileleri bu gerçekten şahane bi sürpriz. Ayrıca bunu ayarlamak
için ne kadar çabaladığını düşünemiyorum bile. Çok mutlu
ettin beni. Yani dünyadaki bütün teşekkürler etsem az
kalır şu an, biliyorum. Ama Ama ne? Ben bunu kabul edemem.
Ben teyzene bir söz verdim. Iyileşene kadar ona bakmam
gerekiyor benim. Sözümü tutmam lazım.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.