All language subtitles for 205 subtitle_auto-tr

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

İzlediğiniz için teşekkür ederim.

Demek senin hakkın.

Gerekli bilgilendirmeyi yaparsın oğlum.

Müsaadenle.

Efendim.

Tamam hemen geliyorum.

Su azarmıştım ama yemeğe kalamayacağım.

Ertelemeyeceğim bir durum çıktı. Kusura bakma.

Ne kusuru estağfurullah.

Bir dahaki sefere diyelim o zaman.

Ben eşlik edeyim sana.

Zeynepciğim.

Halil'lere bakacaktın, yoklar mı atölyede neden döndün?

Yok oradalar da, toplantıdalardı bölmek istemedim ben.

Anladım canım.

Ben bu zeytinyağlar için bir kap getireyim salondan.

Kahve ister misiniz? Hemen yaparım.

Şu an istemiyorum sağolun.

Verdiğim sözü tutmanın bir yolunu bulacağım.

Halil'i benimle konuşup kovmadan önce hatamı telafi etmeliyim.

Ben kilerden bir turşu bakayım.

Alo.

Zeynep Hanım.

Merhabalar Özer Bey.

Benim sizden çok önemli bir ricam olacaktı.

Bir kaza sonucu maalesef sözleşme biraz tarip oldu da.

Benim sizden imzayı bir daha almam gerekecek.

Müsaitseniz ben gelebilir miyim?

Akşam üçte kasabadan ayrılacağım.

O zamana kadar halletmem gereken önemli işlerim var.

Bakın biliyorum bu planda olan bir aksilik değildi.

Ama sözleşme eğer elimizde olmazsa fabrikanın açılışı ertelenecek.

Çok insan mağdur olacak Özer Bey.

Yani eğer kısacık bir vaktinizi alabilirsem..

Zeynep Hanım böyle önemli bir evrağa bile,

gerekli dikkati göstermeyen firkette çalışmamı beklemeyin benden.

Güven iş dünyasında önemlidir.

Ve benim size olan güvenim sarsıldı.

Artık birlikte çalışmamız mümkün değil.

Özer..

Kapattı.

İkna edemedim ne yapacağım ben şimdi?

Aa Zeynepciğim.

Bir sorun mu var canım?

Yani çözebileceğim bir şeyse ben seve seve sana yardım ederim.

Teşekkür ederim.

Çözemeyeceğim bir şey yok.

Dünyadaki tek distribütör Özer Bey değil ya sonuçta.

Sonuçta.

Şimdi köşeye sıkıştın işte kasaba güvercini.

Önce işin benim olacak.

Sonra da Halil'in.

Şu Özer'den imzayı almam lazım.

Alo.

Şahin.

Halil'lerin çalıştığı bir iş insanı var.

İsmi Özer.

Şu adamın numarasını bul bana.

Bir de nelerden hoşlanıyormuş bir öğren.

Gülhan Hanım ben yemeğe kalamayacağım.

Bağışlayın lütfen.

Öyle mi?

Önemli bir sebebi vardır diye düşünüyorum.

Ama bunu saymayız.

Başka zaman mutlaka bekliyoruz yemeğe.

Memnuniyetle.

Zeynep nerede?

Odasına çıkıyordu en son ama.

Göremedim ama selamını söylersin.

Serdar Bey.

Gidiyorum demeyin lütfen.

Kalmak isterdim ama veda etmek zorundayım.

Ben kapıya kadar eşlik edeyim sana.

Teşekkür ederim.

Görüşmek üzere.

Hoşçakalın.

Hoşçakalın.

İyi ki o pahalı beşiği yerletti Kerem.

Tamam o da şıktı.

Güzeldi ama.

Bence bebeğimizin beşiğine emek vererek yapmamız daha güzel.

Doğru söylüyorsun.

Bebeğimiz bir büyüsün.

Bak biz de anneler yapıyoruz.

Eren sen kaşındın.

Selma dur sakın dur.

Gel buraya.

Selma sakın dur.

Hayır dur.

Dikkat dikkat dikkat.

Bebeğimiz.

Dikkat etmemiz lazım biliyorsun.

Oyun bozan kaçtın lan.

Oyun bozan.

Evet.

Ben senin hakkından gelirdim de.

Şimdi malum.

Dikkat etmemiz lazım.

Hım.

Neyse.

Ben gidip bir yalan yapayım bize de.

Biraz mola verelim.

Var mı burnunda bir şey?

Var ama yıkarsın.

Eren hayır sil şunu.

Tamam.

Yıkmıyor.

Ayağını berk bastı.

Gür kuşu.

İnat edeceksin.

Umut efendi senden gözlerini mi bulacak?

Var mı sana hayır diyecek erkek?

Evlenmek istemiyor diye kenara çekilmek yok.

Etafen yamacı geçmeden yakalayacaksın.

Süngüğünü düşürmeyeceksin.

Evet.

Yavruları dolduracaksın.

Edebiyatı dolduracaksın.

Süngün'ü düşürmeyecek, erkeğin için mücadele edecek.

Hem bu işin ucunda para çok.

Evlenince konucun servet böğrünü terleyecek.

Demek sen hâlâ para için Şükran'ın peşindesin Kıymet anne.

Sen istediğin kadar dil dök, benim Eren'e güvenim tam.

Para için benden vazgeçecek bir adam değil o.

Sen konuş konuş, oğlunun beni ne kadar sevdiğini göreceksin.

Evet anne, bu oğlun İmparatorluğu'na kadar öyle bir retsizlik yoktu,

utanmadan bile emin olmuştu.

Böyle haberleri çekip,

hiç birileri artık bırakmayacak.

He, ne kadar öfkelik bir iş,

bu senin evin mi?

Senin evin mi?

Ne denir bana?

Senin evin.

Bu barış, belge, şu Süngü'nün karşılığında

benim kocam, senin elinin yanında sonra

Ne yaparsan yap, bizi ayıramayacaksın kıymet annem..

Teşekkür ederim yine de..

Kaç tane distribütör aradım, hepsi de reddettin..

Vakit de az tabi, listenin sonundayım..

Allah'ım yardım et bana..

Merhabalar Ali bey, ben Zeynep Fırat..

Merhaba Zeynep hanım, kıyabınızla tanıyorum sizi, buyurun lütfen..

Ben size bir makine listesi atsam, bana bir fiyat çıkarabilir misiniz?

Yalnız çok acil, fabrika açılışı için az zamanımız var..

Bir de alınacak mal genişliğini de göz önünde bulundurup,

fiyatları olabildiğince aşağıya çekerseniz çok sevinirim..

Fiyatlarımız piyasaya göre oldukça uygundur,

listenizi size göndereceğim e-maile atın, ne yapabileceğime bir bakayım..

Tamam, çok teşekkür ederim Ali bey, ben hemen atıyorum size listeyi..

Çok şükür..

Kesin işten atıldığımı söyleyecek..

İnsanın aklı meşgulken, sakarlığı artarmış..

Demiş benim güzel karımın aklına takılan şey..

Yok, iyiyim ben, sakinim yani..

Beni kovmadan önce elimdeki işi halledebilirsem, mağdur olmayacaksın Ali..

Canını sıkacak her şeyi engelleyebilsem keşke..

Hem işle hem teyzemle uğraşıp yoruldun, önündeki engeli kaldıracağım Zeynep..

Seninle konuşmam gereken bir konu var, çok önemli..

Biliyorum sözleşmeyi mahvettim Halil, ama söz veriyorum sana telafi edeceğim..

Bak fabrika açılışını geciktirecek hiçbir şey olmayacak, lütfen güven bana..

Sonra konuşuruz olur mu?

Kocana ayıracağım bir iki dakikam da mı yok?

Gel..

Kusura bakmayın, Zeynep hanım, Songül hanım sizi çağırıyor..

Ben teyzene bakayım, belki acil bir şeydir, sonra konuşuruz..

Ah..

Nerede kaldın sen ya?

Bıraktın beni buraya, yanıma da uğramıyorsun..

Belim ağrıdı, yastığımı düzelt biraz..

Şöyle, ay yavaş..

Canım acıyor, kibar ol biraz..

Yakında tek işin bana bakmak olacak..

Dikkat et de bu işini de kaybetme..

İki iş yapmak senin neyin acaba?

Yazık, öteki işinden de olacaksın şimdi..

Gerçi, iş kaybetsen ne olur değil mi?

Ya benim gibi olsaydın?

İş kaybetsen ne olur değil mi?

Ya benim gibi olsaydın?

Bir başkası yüzünden yataklara düşseydin?

Yürüyemeseydin?

Tütürüm kalsaydı?

Songül hanım, ben gerçekten üzgünüm..

Bir talihsizlik oldu..

Talihsizlik..

Doğru..

Geçmiş olsun deriz, olur biter değil mi?

Yalnız çok dikkat et..

Senin talihsizliklerin daha yeni başlıyor..

İşimle ilgili sıkıntıları ben hallederim, siz hiç canınızı sıkmayın..

Bayılacağım şimdi Zeynep..

Giydirdin beni böyle kat kat, çıkart şunu ya piştim..

Çıkarayım..

Ah!

Ah çok pardon..

Bir tutam saç ne kadar tatlı canın varmış..

Çok özür dilerim..

Kendi acılarımla senin canını sıkmayayım..

Çıkar şunu..

Sakin ol Zeynep..

Kadın kısa bir süre önce ciddi bir kaza atlattı, sabırlı ol..

Allah'ım sen bana sabır ver..

Yüce Rabbim..

Sen Songül hanıma iyileşmesi için şifa nasip et..

Bana da o vakte kadar sabretme gücü ver..

Yalvarırım..

Benim zorumdu..

Songül hanıma da, Serdar beye de verdiğim sözü tutacağım..

Songül hanıma da, Serdar beye de verdiğim sözü tutacağım..

Halil'i utandırmamam lazım..

Ay kıyamam ben ona..

Demek kullandıkları işe yaramadı ha..

Aslında benim aklıma bir şeyler geliyor ama..

Dur dur, ben bir düşüneyim arayacağım seni..

Tamam..

Şu gülümsemeni keşke yanımda taşıyabilsem..

Senden ayrı kaldığım vakitler için diyorum..

Biraz vaktin var mı?

Şu an çok vaktim yok aslında..

Zeynep..

Konuşacaktık ya..

Ali beyden haber almadan seninle konuşmam mümkün değil Halil..

Konuşalım, konuşalım tabi ama..

Sonra konuşalım, çünkü şimdi benim şey..

Babaannemin ilaç saati geldi, ilaçlarını vermem lazım..

Tamam da..

Ne oldu Zümrüt sultan, niye düşüneceksin sen böyle?

Ah be kızım, hani bir Salih vardı bildin mi?

Hani öğrenciyken ben ona burs vermiştim..

İşte onun çocuğunun cildine bir hastalık musallat olmuş,

kaşınmaktan helak olmuş çocuk..

Hadi ya, üzüldüm bak şimdi..

Aslında,

ben ona neyin iyi geleceğini biliyorum da,

bir yardıma ihtiyacım var..

Mavişim, sen yardım etsen de onun derdine bir çare bulsak ha?

Tabi sultanım yardım ederim ben sana..

Aslında içime de sinmiyor,

yani senin işin gücün, başından aşkın..

Hiç olur mu öyle şey sultanım?

Seve seve yardım ederim..

İşten bir telefon bekliyorum aslında ama,

o gelene kadar hallederiz biz bence..

Tamam oldu, oldu da..

Ben o malzemeleri hatırlayamıyorum bir türlü..

Üzmeyiz canını, ben biliyorum çocukken kaşındığımda,

yapıyordun ya sen bana o merhemi..

Ay tamam o zaman hemen yapalım,

bak geciktirmeye gelmez..

Yapalım yapalım tabi..

De,

malzemelerden birini taze toplamak gerekiyordu,

yoksa olmuyordu..

Hatırlıyor musun neydi o?

Böyle kuşlu bir şey..

Kırlangıç otu değil mi?

Evet de,

ama o olmadan yapamayız ki..

Ay mavişim ya,

nereden bulacağız kırlangıç otunu şimdi?

Ben sanki bizim kurulukta gördüm,

gider toplarım sen hiç üzme kendini olur mu?

Yaşa sen yaşa canım benim, canım kızım..

Ama önce ilaçlarını içireyim sana olur mu?

Olur..

İyi oldu..

Tamam kızım..

Alo,

merhabalar Özer bey,

ben Gözde Saner.

Biliyorum çok yoğunsunuz,

ama önemli bir mesele yüzünden,

sizden çok acil bir randevu isteyecektim.

Mümkün değil Gözde hanım,

bu akşam ayrılıyorum Yeşimlerden,

zamanım yok.

Özer bey bu sözleşme meselesi,

bizim için çok çok önemli,

fabrika..

Size olan güvenim sartıldı,

artık birlikte çalışmamız mümkün değil.

Peki,

size reddetmekte zorlanacağınız bir teklifle gelsem,

yani,

mesela kasanızda fazladan,

bir 5 milyonunuz olsa,

firmamızla ilgili şüpheleriniz azalır mı acaba?

Neden bu kadar ısrar ettiğinizi öğrenebilir miyim?

Kişisel bir mesele diyelim..

Çabanız karşılıksız kalsın istemem,

nasıl çözelim sorununuzu?

Mesela şöyle yapalım,

gidişinizi erteleyin,

evrakları hazırlatın,

yarın sabah bir araya gelelim,

imzaları atalım ne dersiniz?

Teşekkürler..

Asıl ben teşekkür ederim,

görüşürüz..

Görüşmek üzere..

Oldu bu iş..

Aferin Gülseren..

Tamam sakin ol Zeynep,

telefon çekiyor işte,

Ali Bey ararsa ulaşır sana..

Sakin..

Allah'ım dert de senden,

deva da senden..

Yardım et de şu otu bulayım,

çocuk da şifa bulsun bir an önce..

Ne otuymuş o?

Kırlangıç otu..

Eğer bir çocuğun iyileşmesine yardımcı olacaksa,

ben de arayayım..

Hatta ararken de sohbet ederiz biraz..

Yalnız,

benim şu an otu bulmaya odaklanmam gerekiyor,

yani arayalım ama,

iş konuşmak yok,

kabul mü?

Bu da sorun mu?

Güzel gözlüm,

eğer mevzu bahisi bir çocuğun sağlığıysa,

iş güç önemli değildir..

Kalbinde bu şefkat varken,

çok iyi bir baba olacaksın kesin..

Bir şey düşündün şu an,

şimdi tam şu an,

benimle ilgili bir şey düşündün..

Yok,

hiç hiçbir şey düşünmedim..

E hadi,

işimize konsantre olalım..

Bak..

Aradığımız kırlangıç otu bu,

merhemi temel malzemesi..

Ne?

Tamam..

Hadi bakalım..

Zeynep..

Şey yapalım,

ben bu taraftan gideyim,

sen de o taraftan git,

böyle iki koldan daha çabuk buluruz..

Teşekkür ederim..

Ne güzel kaçıyor Arif,

ne güzel kaçıyor..

Ama ben seni yakalamasını bilirim..

Ne oluyor be?

Oho..

Sen böyle uyu,

her işi gözde çözsün olur mu?

Sözleşmeyi mahvetmiştin ya,

onu diyorum..

Evet..

Firmanın sahibi,

Özer Bey ile görüştüm..

Teklifimi duyduktan sonra,

uçağını erteletti..

Yarın sözleşmeyi hazırlayacağım,

uçağını erteletti..

Yarın sözleşmeyi hazırlıyor,

imzaları atacağız..

Senden gerçekten korkulur Gözde..

Bil bakalım,

bundan sonra Halil'in,

en yakın iş arkadaşı kim olacak?

Ben..

Gözde Saner..

İşi aldıktan sonra,

bakalım Halil'in yüzünü,

görebilecek misin kasaba güvercini?

Bence bu kadar çabuk sevinme..

Erken öten horozun başını keserler bilirsin..

Halil'in vazgeçmeye hiç niyeti yok..

Zeynep desen,

o da pes etmiyor..

Ne kadar yorarsam yorayım,

yine de işi için çabalıyor..

Çabalamak yasak değil,

çabalasın tabi..

Ama boşuna kürek çektiğini,

önünde sonunda anlayacak..

Kasabada bu makineleri,

bu fiyata verebilecek tek kişi Özer bey..

Ve yarın,

o imzayı,

ben ondan alacağım..

Hadi ama Ali bey,

niye aramıyorsunuz hala?

Buldum..

Çok şükür..

İnşallah çocuğa şifa olur..

Çok şükür..

Kestane ağacı değil mi ya?

Nasıl canım çekti..

Evet..

Otu da bulduğuna göre,

kaçacak yerin kalmadı..

Hadi konuşalım,

ne yapacağız?

Ne yapacağız?

Kaçacak yerin kalmadı..

Hadi konuşalım Zeynep..

Ama iş konuşmak yok demiştik,

sen de kabul etmiştin..

Artık beni dinlemeni istiyorum Zeynep..

Buraya kadarmış..

Birazdan kocan tarafından,

kovulacaksın Zeynep..

Eskiden,

insanlara kaç yaşındasın yerine,

yaşamın kaç kez çiçeklendi diye sorulurmuş..

Ben de bundan sonraki ömrümün,

seninle çiçeklenmesini istiyorum Zeynep..

Toprağım senin sevgin..

Güneşim senin şu gözlerin olsun istiyorum..

Benim için mi bu?

Ay çok tatlı ama bunlar..

Dünyanın en tatlı hediyesini verdin bana..

Dünyanın en tatlı kadını verdim çünkü..

Bu saçın,

saçın içine,

Bu saçın,

saçın niye dökülüyor senin?

Kopmuş mu bu,

ne oldu?

Tamam tamam tamam dur,

bir şey yok,

şey,

ben dala takıldım az önce,

yani saçım dala takıldı,

o zaman olmuştur,

önemli değil..

Senin gibi birini nasıl hak ettim ben?

Kalbime öyle iyi geliyorsun ki..

Tamam,

iyiyim ben canım,

acımıyor..

Hem hadi acele edelim,

şu merhemi yapalım bir an önce,

çocuğa şifa olsun..

Hadi..

Otlar da tamam..

Maviş'im,

limon verir misin biraz?

Tabi hemen..

Buyur babaanne,

tamam sağ ol..

Zeynep,

şimdi sırası,

seninle biraz konuşalım artık..

Ama gerizekalılık etmeyin,

bunu bekletmeye gelmez..

Maden suyu verin,

hadi..

Bir tanesin sultanım,

sayende son anda,

buluşmaya başladın..

Bir tanesin,

bir tanesin sultanım,

sayende son anda,

kurtuldum Halil'le konuşmaktan..

Merhaba..

Buyur babaanne..

Tamam..

Şimdi de üzüm çekirdeği,

lavanta ha?

Geldi..

Üzüm çekirdeği,

lavanta..

Dönücülü alayım..

Şimdi,

bu böyle kısık ateşte,

bir saat pişsin..

Sonra soğuyunca,

merhemimiz hazır..

Hastamızda şifa olsun..

Şifa olur inşallah..

Yapana,

sefa olsun..

Yardım edenden,

Allah razı olsun..

Sevginiz,

bağlılığınız,

hep daim olsun..

Amin..

Teşekkürler sultanım,

ellerine sağlık..

Ben gideyim,

yastığımı kılıp da geleyim..

Allah kabul etsin..

Sağol evladım..

Babaannem de gitti,

kaçışım yok,

Halil konuşmak isteyecek,

ne yapsam..

İşte şimdi,

tam sırası..

Ben karıştırayım şunu yine de..

Karıştır da bak Zeynep,

şu konuyu ben..

Zeynep hanım..

Songül hanım,

sizi çağırmamı istedi,

portakal suyu istiyormuş..

Bunu gelip,

Zeynep'e mi söylüyorsun?

Altı üstü bir portakal,

sık götür..

Olur mu canım öyle şey?

Ben hallederim..

Sen portakalları getir hadi..

Zeynep..

Zeynep..

Al güzel kızım,

taze sıkılmış..

Vitamin olsun..

Teşekkür ederim anneciğim..

Selmacığım bak,

bu böyle olmaz..

Senin bir an önce,

bir aşçı,

hizmetçi,

bebek bakıcısı bakman lazım..

Daha vakit var değil mi?

Öyle hadi ince bulunmuyor,

doğru düzgün biri..

Doğru düzgün biri..

Anne benim sana söylemem,

gereken bir şey var..

Söyle yavrum neymiş?

Bu miras konusuyla alakalı..

Erinin rahmetli halasının,

miras için bir şartı varmış..

Neymiş bu şart?

Kendisine yıllardır bakıcılık yapan,

bir kız varmış..

Erinin benden boşanıp,

onun evlenmesini istiyor..

Eren tabi ki,

benden boşanmayacak..

O yüzden de,

mirası reddetmiş oldu yani..

Ortada para falan yok..

Hala dikkatle harcama yapmamız lazım..

Eren..

200 milyon..

Reddetti öyle mi?

Senin için..

Tabi ki öyle yaptı anne..

Ailesini seçti..

Başka ne yapacaktı?

Çok mu zor inanması?

Yani..

Sen bilirsin kızım ama..

Eren ile Kıymet gibiler için,

200 milyon çok büyük para..

Selma..

Ben senin yerinde olsam,

hemen güvenmezdim..

Para insanı hızlıca değiştirir,

şaşar kalırsın..

Anneciğim bu miras konusu kapandı,

gitti tamam mı?

Biz de daha fazla konuşmayalım,

canımızı sıkmayalım..

Bitti diyorsan bitmiştir kızım..

Tamam..

Ama aklın varsa,

söylediklerimi biraz olsun düşünürsün..

Ben diyeceğimi dedim..

İyi geceler..

Aklım varsaymış..

Aklım var ki,

beni seven Eren ile evlendim..

Sonuna kadar güveniyorum ben kocama..

Piyasada bağlantım olan kişilerle görüştüm..

Haber bekliyorum Zeynep hanım..

Kasabadaki en uygun fiyatı verebileceğim muhtemelen..

İçiniz rahat etsin,

fakat yerini beklememiz gerekecek..

Yarın da görüşürüz..

Görüşürüz..

Ben de şu işi kazasız belası halledersem,

tutmuş olacağım sözümü..

Fabrikada zamanında açılacak..

Bu koku,

ben tanıyorum bir yerden bu koku..

Arzu..

Şunu son dönüme sen götürür müsün,

benim bir işim var geleceğim..

Gel karım bak sana kestane yaptım..

Sen duydun mu korudukta beni?

E çabucak da hazırlamışsın..

Kocalık vazifelerimden birincisi..

Karımı mutlu etmek..

Hem konuşuruz..

Hem ağzımız tatlıdır dedim..

Hayır diyemeyeceğim şeyleri nasıl iyi biliyorsun..

Ama yapamam,

Ali bey ile konuşmadan olmaz..

Harika gözüküyorlar,

çok teşekkür ederim ama benim

Somra hanımla ilgilenmem lazım..

Zeynep dur..

Ben o işi hallettim..

Nasıl?

Teyzemin keyfi gayet yerinde..

Çok güvendiğim birisi yanında,

şu an konuşuyorlar..

Kim?

Zeynep..

Kendisi gelmez,

ninesini gönderir..

Açısını çıkaracağım..

Zümrüt hanım,

saat çok geç oldu,

uykunuz gelmiştir sizin he?

Ben iyiyim zaten,

hadi siz gidip dinlenin biraz..

Ay yo..

Uykum falan gelmedi..

Hem sana anlatacaklarım bitmedi..

Burası Ömerimle Tülay kızımın odası

değil miydi?

Ne güzel günlerdi onlar..

Ah Ömerim,

Tülay kızımı bir severdi..

Yani dünyayı önüne dökseler,

Tülay kızımdan başkasını

gözü görmezdi..

Ay sanki birbirleri için

yaratılmışlardı,

öyle çok seviyorlardı birbirlerini..

Zümrüt hanımcığım,

anlattınız ya bunları zaten..

Öyle mi?

Ne zaman?

Ne zaman?

Zümrüt hanım..

Çattık gece gece..

Bir daha aynı şeyi anlatırsa,

sinirlerime hakim olamayıp,

boğacağım..

En iyisi sessiz kalmak,

uyandırmamak..

Nerede kalmıştım?

Ömerim diyordum,

ay bir tutulmuş ki

Tülay kızıma yani sorma..

Ama Tülay'ı da bir göreceksin yani..

O kadar güzel bir içim su..

Ömerimin gönlü,

ayaklarından önce giderdi

Tülay kızımın yanına..

Benim ayaklarım tutacaktı ki şimdi..

Ah Ömerim ah..

Ah nasıl severdi Tülay kızım..

Ay nasıl severdi..

Evet artık bütün bahanelerimizi

tükettiysek,

rahat rahat konuşabiliriz..

Çay?

Kehsane çaysız olmaz ki,

ben bir çay alıp geleyim..

Aynen ben de öyle düşündüğüm için,

Arzu'ya söyledim,

birazdan getirecek..

Hadi..

Bunu da düşünmüş,

illa kovacak beni..

Ama konuşamam,

yarın fiyat teklifi gelene kadar

oyalamalıyım seni..

Ee kehsane yemiyor muyuz karım?

Senin için yaptım o kadar..

Geldim geldim..

Bu harika kehsanelere,

kim hayır diyebilir ki?

Zeynep,

şimdi benim seninle konuşmak

istediğim mesele bu..

Ama önce aç ağzını,

sen çok yoruldun bugün..

Afiyet olsun..

Ben diyorum ki,

sen şimdi iki iş birden yapıyorsun ya..

Bak soğutmadan yemek lazım bunu..

Afiyet olsun..

En azından,

işlerden bir tanesini..

Yani..

Şey,

Songül hanım,

Zeynep hanıma sesleniyor,

koridordan duydum sesini..

Ben bakarım hemen..

Bakar tabi,

hemen bakarım..

Kehsaneler için teşekkür ederim..

En tatlı hediyeleri veren

koca olduğunu söylemiştim zaten..

Her seferinde aklım gidiyor..

Allah..

Ay bu nasıl bir işkence ya,

çıldıracağım..

Zeynep..

Zeynep..

Neredesin sen?

Bir kız kardeşini yolluyorsun,

bir babaanneni yolluyorsun..

Senin söz vermekten anladığın bu mu?

Niyetin ne?

Halil,

kestane deyince..

Ben ne diyorum,

bu ne diyor?

Kestaneymiş..

Tabi..

Hasta bakmak zor geldi değil mi?

İlk fırsatta kaçıyorsun..

Aslanlı değil misiniz?

Yalan söyleyince,

her şey çözülüyor zannediyorsunuz..

Songül hanım..

Sultanım tamam,

tamam..

Merak etme sakin ol..

Bir şey yok..

Songül hanım,

ben elimden geleni yapıyorum zaten..

Tamam bundan sonra daha dikkatli olurum..

Ama ben kimseyi yarı yolda bırakmadım,

bırakmam da..

Çok eminsin kendinden..

Bende şundan eminim ki,

daha eline geçen ilk fırsatta,

sıkışacaksın,

bana bakmaktan kaçacaksın..

Var mısın iddiaya?

Kanıtlayayım mı sana,

aslanlıların yalancı olduğunu?

Gel sultanım,

gel sen..

Nereye?

İşin bitti mi senin?

Babaannemi odasına götürüyorum..

Tamam,

hemen bırakıp gel..

Ben uyuyana kadar,

başımdan ayrılmayacaksın..

Seni çağıracağım diye,

öyle bütün konağı ayağa kaldıramam ben..

Babaannemi yatırıp geleceğim,

Songül hanım..

Afiyet olsun gençler..

Saat geç olmuş..

Gideyim Zeynep'i alıp getireyim buraya..

Konuşalım bir an önce..

Daha fazla geciktirmeyeceğim bu meseleyi..

Hem özledim karımı..

Yoruldun değil mi?

Yoruldum tabii..

Yoruldum..

Canın dişine taktın teyzeme bakmak için..

Ama çok yoruldun..

Senin sevgin şefkatin yeter..

Beni o işimden mahrum etme daha fazla.

Benim masum bebeğim.

♫ Müzik sesleri ♫

Nasıl geldi maalesef?

Alev, yoksa sen havadaki gibi...

Kaptan pilotunuz konuşuyor, kaptan pilotunuz konuşuyor.

Gece geç saatte de olsa hava muhalefeti olmadan inişimizi gerçekleştirdik.

Fırat Havayolları'nı tercih ettiğiniz için teşekkür ederiz.

Günaydın güzeller güzeli.

Her zaman ilk ve tek tercihimizsiniz.

Günaydın.

Merhem bütün gece bekledi, hazırdır artık.

Ben onu Hakan'a vereyim, Salih Bey'e götürsün bir an önce.

Çocuğa şifa olsun.

Allah şifasını tez zamanda versin.

Amin.

Ben de çalışma odasında olacağım, ufak birkaç işim var.

Tamam.

Ne oldu?

Ben her şeyin farkındayım biliyorsun değil mi?

Neyin farkındasın anlamadım.

Bak bakayım bana.

Çok yoruluyorsun Zeynep.

O kadar yoruluyorsun ki koltukta uyumaları başladı.

Bu kadar sorumluluk iyi bir şey değil.

Tamam mı?

En azından işlerden bir tanesini...

Yorulmuyorum ben, yani pek değil, pek yorulmuyorum.

Hem sen beni merak edeceğine işine dön.

Görüşürüz.

Of!

İnatçı keçim.

Ağız tadıyla bir konuşturmuyor ki.

Zeynep'le konuşabildin mi?

Henüz değil.

Ama bugün bir fırsat yaratıp konuşacağım Serdar Bey.

Tamam.

Aa!

Bebek arabalarında indirim varmış.

Bayağı da uykuna geliyor gibi.

Bir bakayım şuraya.

Aa!

Kredi kartı ekspresi de gelmiş.

Bir bakalım.

Bu ne ya?

Biz ne harcadık bu kadar?

Hi!

Tamamı sandım, bir de asgarisiymiş.

Bir yanlışlık mı var acaba?

Gelinlik.

Yemek salonu.

Nikah şekeri.

Bu ne ya?

Kimin düğününü yapıyoruz biz?

Söğünü düşürmeyeceğim.

Erkeğin için.

Nöcahtalığa edeceğim.

Hem bu işin ucunda para çok.

Eren ve Kıymet gibiler için 200 milyon çok büyük para.

Selma.

Ben senin yerinde olsam hemen güvenmezdim.

Para insanı hızlıca değiştirir, şaşar kalırsın.

Annem haklı mı yoksa?

Eren para için bu kadınla evlenecek mi?

Düğün için ne lazımsa almış.

Gözümün içine baka baka yalan mı söylüyor yani bana?

Yok canım.

Eren yapmaz böyle bir şey.

Tanımıyor muyum sanki onu?

Vardır bir açıklaması mutlaka vardır.

Bir açıklaması mutlaka vardır.

En iyisi gelince sormak.

Of.

Canınızı acıtırsam söyleyin lütfen.

Hem beni bu hale getir.

Hem de bütün sabah beklet.

Tabi.

O çok mühim işlerinden bana sıra gelmedi değil mi?

Benden kaçmak için fırsat kolluyorsun.

İtiraf et Zeynep.

Yarın daha erken gelirim yanınıza Songül Hanım.

Ben kahvaltınızı hazırlayıp getireyim.

Dur bakalım.

Öyle hemen kaçmak yok.

Sen geç kaldığın için,

bu ağrıyan kollarımla kendi ellerimin tırnaklarını kendim kestim.

Ama bir de senin yüzünden,

kıpırdatamadığım ayaklarım var.

Onların tırnaklarının kesilmesi gerekiyor.

Al şunu.

Hadi.

Ne yapıyorsun?

Böyle mi tutuyorsun sen sözünü?

Önce işini bitir.

Songül Hanım, bu telefon işle ilgili.

Açmam lazım gerçekten.

O önemli, o iş.

Bu ne peki?

Karar ver Zeynep.

Benim bakımım mı, işlerim mi?

İş diyor.

İzin versen mi?

Belki bir şey öğrenirim.

İyi tamam.

Aç, bu ilimi de unutma.

Merhabalar Ali Bey, ben de sizden haber bekliyordum.

Merhaba, haber geldi.

Fiyatı sizin için tüm teçhizat ve kurulum dahil 100 milyona indirebildim Zeynep Hanım.

İyi de, nasıl olur uygun fiyat vereceğinizi söylemiştiniz.

İnanın elimden geleni yaptım.

Fiyat güncellemeleri yüzünden benim de tahmin ettiğimden yüksek bir rakam çıktı.

Elimden ancak bu kadarı geliyor.

Son teklifim 100 milyon ve aşağısına inmem mümkün değil.

Anladım, teşekkür ederim ama maalesef bu fiyat bizim için çok yüksek.

Kabul edemeyeceğim.

Ne yapacağım şimdi ben?

Ne yapacağım ben?

Yok artık.

Hasta yatağımın üstüne kursaydın ofisini Zeynep.

Ne güzel ya.

Şimdi bir de telefon bahanesi çıktı her dakika.

İşim bitince içerim.

İsabet olur.

Evet, evet.

Ben de hemen arayayım Şükran Hanım'ı.

Teşekkür edeyim.

Alo.

Şükran Hanım.

Evet, evet.

Alo.

Şükran Hanım.

Çok naziksiniz.

Ne zahmet ettiniz.

Hediyenizi aldım.

Musa Ahmet Yeren Bey, ufacık bir hediye.

Siz benim işleri öyle kolaylaştırdınız ki.

Bu yüzden size bir teklifte bulunmak istiyorum.

Ailenizle birlikte Avustralya'ya taşınmaya ne dersiniz?

Çok isterim.

Ama Selma doğumu yapmadan bu mümkün değil maalesef.

Yani ancak Selma doğumu yaptıktan sonra konuşabilirim Selma'yla.

Düşündüğünüz için çok teşekkür ederim.

Şimdilik böyle idare etmek zorundayız.

Sen planını programını yapmışsın zaten.

Yazıklar olsun.

Tek ayak üzerinde kırk tane yalan söylemişsin bana.

Ama ben sana bunun hesabını sormaz mıyım?

Konuşsam ne olacak?

Yeni bir yalan atarsın.

Ben de saf gibi inanırım zaten.

Ama geçti o devir.

Ben çok daha iyisini yapacağım.

Tamamdır.

Çok teşekkür ederim tekrardan.

Görüşürüz.

Sözleşme meselesi hepimizin gözü önünde bir felakete dönüşünce ben dayanamadım Halil'ciğim.

Özer Bey'le konuştum.

Yani ikna etmek kolay olmadı tabii ki ama sonunda teklifimi reddetmedi.

Bir yıllık sözleşmeye imza atmış bulunduk.

Serdar Bey ve sen de imza atınca her şey tamamdır.

Yardımcı olmak istedim.

Umarım kızmadın.

Yani

her şey tamam.

Ben senin iş bitirici olduğunu biliyordum ama

meseleyi bu kadar hızlı çözmen

iyi iş başarmışsın.

Sağ ol.

Yani yardım edebildiysem.

Ben Serdar Bey'le konuştum.

Bu yani yeteneklerinden ve çalışma isteğinden

yararlı olma çabandan bahsettim.

O da bir teklifle geldi.

Senin bu işle alakalı temsilcisi olmanı istiyor.

Ne dersin?

Halil

bu bana çok büyük bir sürpriz oldu.

Yani

evet diyeceğim sanırım.

Bu kasabaya sizin kadar yararlı olmak istiyorum çünkü.

Merhaba.

Güzel haberlerim var.

Yine çıktı geldi.

Rahat yok bu kasaba güvercininden.

Neyse kovulmasını izlemek de ayrı bir zevk olacak.

Ben yeni bir distribütör buldum.

Zeynepciğim

hiç gerek kalmadı.

Sözleşme meselesini ben hallettim.

Özer Bey'le bir yıllık imzaları attık.

Öyle mi?

Boşuna zahmet edip koşturmuşsun peşinden.

Ali Bey beş yıllık sözleşme imzalayacak.

Üstelik fiyatları Özer Bey'inkinin oldukça altında.

Tabi sen de kabul edersen.

Oo

bayağı altındayım değil mi?

Nasıl başardın bunu?

Birlikte başardık diyelim.

E tabi bir de babaannem.

Beraber hazırladığımız merhem işe yaramış.

Salih Bey'in çocuğuna şifa olmuş.

Öyle mi?

Çok sevindim.

Ama hala sözleşme ile ilgisini anlamadım.

Haklısın.

Anlatayım.

Şöyle Salih Bey babaannemi aramış.

O da merhemde benim de katkım olduğunu söylemiş.

Teşekkür etmek için beni aradı.

Konuşurken de laf lafı açtı.

Ali Bey'le baya yakınlarmış meğer.

Bizim sıkıntılarımızdan haberi olmuş.

Ali Bey'i arayıp Kermin'i burada tutarak yeni bir teklif hazırlamasını söylemiş.

Böyle çözmüş işi.

Anladım.

Yani müthiş iş başarmışsın Zeynep.

Eline sağlık.

Ama işte iş dünyasında söz verildiyse tutulur.

Biz de karşı tarafa bir söz verdik.

Onlarla çalışmak zorundayız.

Hem ben Serdar Bey ile konuştum.

Senin iki iş birden yapmanı istemiyorum.

Asıl bu harika.

Sonunda Halil tekmeyi bastı Zeynep'e.

Anladım.

Yani Serdar Bey desen de oldukça haklısınız tabi.

Ben de son bir anıma bakayım bir.

Şimdi.

Şimdilik bitireyim Gözde.

Zeynep.

Hemen benimle geliyorsun.

Halil işine çok özenlidir.

İlk başta berbat etmeyecektim.

İki işi yapmamı istemez tabi.

Songül Hanım'a bakarken bir anda çalışmanın imkansız olduğunu düşünüyor.

Haklı da.

Ben şimdi senin numaranı bulayım da.

O zaman göreceksin sen.

Nerede bu kadının numarası?

Hah.

Buldum.

Antepli Şükran diye kaydetmiş.

Madem çok istiyorsun.

Al elini de turşusunu kur Şükran Hanım.

Yolunuz açık olsun.

Ama bebeğimi asla benden alamazsınız.

Al.

Alo Fikret.

Videoyu izledim.

Her şey çok net görünüyor.

Çok iyi iş çıkarmışsın.

Aferin.

Bu videoyla Gözde'ye karşı elimde çok büyük bir koz olacak.

Ne demek Songül Hanım.

Vazifemiz siz nasıl oldunuz?

Fikret bekle bir saniye şarjım bitiyor.

Hadi.

Ben sabahtan beri iyiyim.

Ayaklandım artık.

Tabi bundan şimdilik kimsenin haberi yok.

Zeynep'in bu kukla hali çok hoşuma gitti.

İpini çektikçe istediğimi yaptırıyorum.

Keyfim yerinde yani.

Hem Gözde Hanım hem de Zeynep Hanım avucunuzun içinde.

Zekanızla aşk atamalar daha fazla.

Harika bir plandı bence.

Evet.

Halil.

Bak ne deseniz haklısınız biliyorum.

Yani şu şerbet vakası da bardağa taşıyan son damla oldu zaten.

Farkındayım benim dikkatsizliğim yüzünden mahvoldu sözleşme.

Doğal olarak sizin de bana güveniniz kırıldı anlayabiliyorum ama.

Biliyorum iş dünyası bu bir şeyler daha profesyonel oluyor.

Sakin ol önce.

Şimdi senden bir isteğim var.

Öncelikle kendini suçlayıp durma.

İkincisi.

Şuradaki öz çekmeceyi aç.

İçindekini al gel.

Çekmece mi?

Dediğim gibi aç.

Al.

Aç bakalım.

Açayım.

İşte bu da benim sana sürprizim.

Bu benim parfüm projem.

Numunelerini Fransa'ya göndermişsin.

Peşinde dolandığım sana anlatmaya çalıştığım şey buydu.

Sen de sürekli kaçıp durdun.

Ben nasıl anlayamadım.

Sen iki iş iki iş diye bundan bahsediyordun yani.

Çok mutlu ettin Melik hocam.

En güzel hediyeleri veren kocaydın zaten.

Bir de en güzel sürprizleri yapan kocayı ekledin yanına.

Sevdiğin işi yapmak istedim.

Ben sandım ki.

Sana hiçbir hayalin yarım kalmayacak demiştim.

Şimdi Fransa'dan senin imzanı bekliyorlar. Onları attılar.

Proje başlatılacak.

Ama bu süreçte tabi ki her şey senin kontrolünde olacak.

Yalnız

bu süreçte

her şey senin kontrolünde olacak.

Yalnız

senden istediğim bir şey daha var.

Hemen yapayım. Ne? Nedir?

Bir aylığına Fransa'ya gideceksin.

Düşündüğüm kadar kötü değil bu durum.

Zeynep'ten bir aylığına da olsa kurtulacağım.

Bu Halil'le yakınlaşıp onu istediğim kıvama getirmeye yeter de artar bile.

Ben de geleceğim tabi.

Biz buradan gidecek miyiz yani?

Çok ünlü bir firma.

Senin adınla

ürünün markalaşacak.

Ayrıca beraber Fransa'nın tadını çıkaracağız.

Şahane bir fırsat.

Çok eminsin kendinden.

Ben de şundan eminim ki

daha eline geçen ilk fırsatta

sıfışacaksın. Bana bakmaktan kaçacaksın.

Var mısın iddiaya?

Evet.

Bir yanda hayallerim beni bekliyor, bir yanda verdiğim söz duruyor.

Ne yapacağım ben şimdi?

Aslında tek bir çıkar yol var.

Halil bu gerçekten şahane bir sürpriz.

Ayrıca bunu ayarlamak için ne kadar çabaladığını düşünemiyorum bile.

Çok mutlu ettin beni.

Teşekkürler etsem az kalır şu an biliyorum.

Ama...

Ama ne?

Ben bunu kabul edemem.

Ben teyzene bir söz verdim.

İyileşene kadar ona bakmam gerekiyor benim.

Sözümü tutmam lazım.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.