All language subtitles for 204 subtitle_auto-tr

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Teyzeciğim, ben yanındayım.

Buradayım her zaman.

Bir şeye ihtiyacın olursa hep yanında olurum ben senin.

Gülhan biliyorum.

Çok iyi bakacağına da eminim.

Ama sen daha çok benim bebeğini kaybettin bir tanem.

Sen kendin iyi değilsin ki, zor bir süreçten geçiyorsun.

Benim bakmam en doğrusu olur.

Ben iyileşmeniz için elimden geleni yapmaya hazırım.

Ben yine de teyzemle profesyonel bir bakıcının ilgilenmesi taraftarıyım.

Ama tabi yine de siz bilirsiniz.

Zeynepciğim, ihtiyacın olduğu her zaman buradayım biliyorsun.

Buna bakmam gerekiyor.

Merhabalar, sen nasılsın?

İyiyim, sen?

Merhabalar Serdar Bey, buyurun.

Zeynep selam, ben geldim.

Yeşilpınar'dayım.

Fabrika açılışı için belgelendi durumda.

Hoş geldiniz.

Bugün saat 1'de üretim makinelerinin dağıtıcısı Özer Bey'le buluşacağım.

Son imzayı alacağım sözleşme için.

Böylece fabrikanın açılışı için tüm belgeler tamamlanmış olacak.

Güzel, haberleşiriz o zaman.

Tabi ben mutlaka süreçten haberdar ederim sizi, görüşmek üzere.

Saat 12'de fizik tedavi uzmanınız gelecek.

Tedavinizi aksatmayalım.

Canım benim.

Ne kadar iyi, ne kadar fedakar bir kız bu Zeynep.

Kardeşimin ona neden bu kadar aşık olduğunu anlamak hiç zor değil.

Bak.

Kaç zamandır sana bunu nefret ediyorum.

Kaç zamandır sana bunu nasıl anlatacağımı düşünüyordum.

İnan, benim için de çok zor.

Ama söylemem lazım.

Hayır Eren, benden boşanmak istediğimi duymaya hiç hazır değilim.

Değilim.

Ama bak, sustukça, sana söyleyemeyince, içimde çığ gibi büyüyor.

Selma.

Aşkım duyuyor musun beni?

Anne, Tülay anne. Selma bayıldı.

Selma, canım.

Bayıldı mı? Ne?

Kınalı kaşım. Ne oldu karına?

Selma yavrum.

Bilmiyorum ki.

Konuşuyorduk, birden bayıldı. Anlamadım.

Selma yavrum, duyuyor musun beni?

İyi misin?

Oğlum, soğan koklatalım.

İyi gelecek, ben hemen getireyim.

Soğan da unutma.

Yok, hayır. Hastane.

Ambulans, ambulans.

Hemen, hemen ambulansı ara Eren.

Telefonum nerede benim?

Oğlum, sakin ol. Sakin ol. Al, ondan ara.

Kızım.

Annesi.

Anlıyorlar gerçekten.

Kendine geliyor.

Annem.

Selma.

Kendine geliyor.

Yavrum.

Çok şükür.

Korkuttun bizi kızım.

Selma.

Kalpten götürecektin.

Çok şükür.

Gel, gel şuraya biraz otur.

İyiyim, iyiyim. Başım döndü bir anda.

Gel, yavaş. Yavaş, yavaş.

Yavaş, gel. Gel kızım, gel.

Gel.

Canım.

İyi misin?

Bu böyle olmaz. Hastaneye gidelim.

Yok canım.

Gerek yok hastaneye.

İyiyim ben.

Herhalde tansiyonum düştü bir an ama geçti.

Geçti.

Tamam.

Hastaneye gitmiyoruz.

Ama doktoru çağıracağım.

Yoksa içim rahat etmez.

Evet, evet. Doktor görsün kızım.

Benim de içim rahat etmez.

Hadi iç kızım suyunu.

Hadi.

Hadi kızım, hadi. Sen onu iç. İyi gelecek.

Hadi sen de çağır oğlum.

Ah büyüdün çocuğum. Hadi.

İç yavrum. Kız, iç.

İç.

Hem boşanmak istiyor, hem de benim için endişeleniyor.

Neredesiniz şu an tam olarak?

Anladım. O halde birazdan çiftlikte olursunuz. Bekliyoruz.

Fizik tedavi uzmanıyla konuşuyordum. Yoldaymış. Gelir birazdan.

Tamam.

Fizyoterapist ile konuştuktan sonra çıkıp Özer Bey ile buluşacağım.

Saat bir için sözleştik.

Hatta ben çıkarken giyeceklerimi şimdiden hazırlayayım. Aradan çık kızım.

Elbise bekleyebilir.

Gel biraz konuşalım seninle.

Ben senin mutlu olmanı istiyorum.

Halil, ben mutluyum zaten.

Senin yanındayken aksi mümkün değil ki.

Biliyorum. Ama bahsettiğim konu çok önemli.

Biliyorum. Ama bahsettiğim konu bizimle alakalı değil.

Yani bu teyzeme bakma meselesi.

İçime hiç sinmiyor.

Kendini suçladığın için bunu mecbur hissediyorsun kendine.

Biliyorum.

Ama öyle değil.

Hiçbir şeye mecbur değilsin.

Sadece kendimi suçladığım için değil ki.

Ben böylesinin doğru olduğunu düşünüyorum.

Haklı olabilirsin.

Ama bak biz daha yeni evlendik.

Önümüzde mutlu geçireceğimiz çok güzel günler var.

O kadar işimiz var bizim. Fabrika açılışı olacak.

Bütün bunların içinde teyzemle uğraşamazsın.

Zor olur Zeynep.

İnan bana halledebilirim.

Ne evliliğimizi ne de işlerimizi aksatmayacağım. Söz veriyorum.

Ama bak bu kadar şeyi bir arada üstleniyorsun.

Yazık değil mi sana?

Hallederim diyorsam hallederim biliyorsun.

Hem zaten işleri toparladım sayılır.

Sadece sözleşme için atılacak imza kaldı.

O da bugün hallolur.

Bugün halloluyormuş.

Sen öylesin.

O sözleşmeyi imzalayamayacaksın.

İşini kaybedeceksin kasaba güvercin.

Ben biliyorum.

Sen kararlı olduğunda kafana koyduğunda her işini ayrı ile yaparsın.

Bundan hiç şüphem yok.

Ama yorulacaksın.

Benim gönlüm buna razı değil işte.

O yüzden bu meseleyi başkasına gönderdim.

Bütün bu işlerimle ilgili.

O yüzden bu meseleyi başkasına devredip.

Üstündeki yükü alacağım senin.

İşte bu.

Bence de.

Olmaz.

Ben işten vazgeçemem Halil.

O kadar emek verdim.

Ama.

Teyzene bakmaktan da vazgeçemem.

Bak her şeyi rayına oturtacağım söz veriyorum.

Sadece biraz zaman ver bana.

Hem ben bu işi istiyorum.

Çünkü seninle daha çok vakit geçirmemi sağlayacak.

Bak aşıkla çiçeğe.

Sürekli yan yana nasıl mutlular.

Ayrı kafeste olsalardı böyle mutlu olabilirler miydi?

Bizi de onlar gibi düşün diyorsun yani.

Öyle mi?

Öyle.

Tamam.

Tamam.

Benim bu dünyalar güzeli karım neyi nasıl istiyorsa öyle olsun.

Allah Allah.

Bu niye bu kadar azalmış?

Bilmem.

Ama en kısa zamanda bu kokunun ailesinden yapman gerekiyor.

Çünkü.

Bu koku.

Sen demek benim için.

Ömür boyu bu kokuyu duymak istiyorum Zeynep.

Rahatsız etmiyorum değil mi?

Sizi böyle görmek gerçekten çok güzel.

Ama.

Fizyoterapist geldi Songül teyze kabul etmiyor.

Salonda bekliyor haber vereyim dedim.

Bu arada.

Burası.

Çok güzel bir şey kokuyor.

Bu şişeden mi geliyor?

Zeynep.

Çok özür dilerim sakarlığım tuttu.

Çok özür dilerim ben sana yenisini alırım.

Yok kendi ürettiğim bir kokuyu da bulamazsın.

Ama sağlık olsun tamam bırak.

O zaman sen yenisini yaparken ben de sana yardım ederim olur mu?

Sana teslim olacağım mı?

Hayallerimi paramparça ederim.

Daha iyi.

Formalinin dökümü var mıydı sende?

Yok.

Olsun.

Ben karıma güveniyorum.

O zaman nasıl yaptıysan.

Şimdi de aynı şekilde yaparsın.

Biraz çalışırsam olur herhalde.

Önemli değil.

Neyse ben fizyoterapiste konuşayım.

Benim de bir kaç işim var Gözde.

Ben de son bir teyzeye bakayım.

Nasıl olacak böyle?

İnsan böyle dura dura kafayı yer.

Müjdemi isterim.

İşler benim tahminimden çok daha iyi gidiyor.

Fizyoterapisti kabul etmemen süper oldu.

Anlat hadi ne olmuş?

Halil, Zeynep'in her şeye yetişemeyeceğini düşündüğü için,

onun yerine başka birine bakmaya başladı bile.

O kasaba kızı inat ediyor tabii.

Ben her şeyin üstesinden gelirim falan filan diyor ama.

Saat birde özer diye biriyle buluşup fabrika açılış belgelerini imzalatacak.

Gidebilirse tabii.

Songül teyze, burada top tam da sende.

Ne yapıp edip gitmesine engel ol.

Bu fabrika açılışı çok önemli.

Belgeleri tamamlatamazsa, onu işten uzaklaştırırlar.

Ee, bunun bize ne faydası var Gözde?

Ee'si Songül teyze, o kız burada senin bakıcılığını yaparken,

ben de Halil'in yanında onun yapması gereken işleri yapıp boşluk dolduracağım.

Tam da bu noktada Halil bana alışacak ve yakınlaşacağız.

Böylelikle gözü artık Zeynep değil, beni görecek.

Güzel.

Aslanlı kadınlarının cefa çektiği her şey için elimden ne geliyorsa yapmaya hazırım.

Sen merak etme.

Harika.

Ben de Halil'le yakınlaşabilmek için birkaç bir şey düşündüm.

Gidip konuşayım.

Aa.

Gülhan'cığım.

Ne zaman geldin, görmedik seni.

Şimdi geldim.

Ee, müsaitsen Zümrüt hanım seni ziyarete geldi.

Buyurun Zümrüt hanım.

Ay.

Ay çok geçmiş olsun.

Duydum çok üzüldüm.

Şimdi nasılsın, iyi misin?

Nasıl iyi olayım?

Bak halime, yataklara mahkum oldum.

Gülhan'cığım, siz geldiğinize göre ben gidip birkaç işimi halledeyim olur mu?

Tabi.

Teyzeciğim, iyileşmek için hiç çaba sarf etmiyorsun ki.

Bak fizyoterapist gelmiş aşağıda, odana bile almamışsın.

Mecburen bütün hareketleri Zeynep'e gösteriyor.

E ne olurdu odana alsaydın da beraber çalışsaydınız.

Gülhan, şu halimi görmüyor musun?

Bu acizliğimi bir yabancının görmesini istemiyorum.

Ay olsun, Maviş'im halleder.

Kuzumun elleri çok şifalıdır.

Allah'ın izniyle bir an önce ayağa kalkacaksın inşallah.

Ama merak etme Ali, araştırmaya devam ediyoruz.

Yani önünde sonunda, Songül hanıma çarpanı bulacağız.

Bulun Hakan, birinci önceliğin hep bu olsun.

Sen merak etme.

Yanlış anlamazsam sana bir şey söyleyeceğim.

Şimdi biz Zeynep'ten böyle gizli bir şeyler yapıyoruz ya.

Zeynep öğrendiğinde kızmaz değil mi?

Kızmaz.

Çünkü ben ne yapıyorsam, o daha mutlu olsun diye yapıyorum.

Anlayışına karşılar merak etme.

Merak etme.

Eyvallah.

Halil'ciğim.

Ben seninle bir şey konuşmak istiyordum ama, işin varsa daha sonra geleyim.

Yok ben çıkıyordum zaten.

İşlere bakayım.

Dinliyorum seni.

Halil normalde ben bu zamanlarda kendi evime geçecektim biliyorsun ama,

benim çiftliğin tadilatı tahmin ettiğimden çok daha uzun sürdü.

Yani hala bitmedi. O yüzden ben otel bakıyorum.

Otele geçeceğim, haberin olsun.

Yani otel falan bakmana gerek yok.

Tadilat ne zaman biter, o zaman gidersin.

Beni layığıyla ağırladınız zaten.

Daha fazlası hoş olmaz. Çok sağ ol.

Gözle bak aramızda böyle şeylerin lafı yok.

Yani dediğim gibi ne zaman biterse o zaman geçersin. İstediğin kadar kal lütfen.

Çok iyisin. Teşekkür ederim.

Bir de ben bir şey daha konuşmak istiyorum.

Tabii.

Yani Yeşilpınar'a geldiğimden beri bu kasaba için bir şey yapmak istiyorum Halil.

Zeynep ve senin yaptıklarınız beni çok etkiledi.

Bana da bir iş var.

Ben de bu kasaba için bir şey yapayım.

Yani ne dersen olur, her şeyi yaparım.

Yani bu isteğin beni şaşırtmadı.

Sen oldum olası böyleydin zaten.

İnsanlara yardım ederdim.

Tek derdim senin yanı başında olabilmek Halil.

Ama bu konuyu biraz düşüneyim ben olur mu?

Haber veririm sana.

Tabii. Çok teşekkür ederim.

Başıma bu odada beklemedin.

Başıma bu odada bekle dur.

Çıldırmamak işten değil.

Oh ne güzel. Sonunda teşrif edebildiniz.

Hem beni bu yatağa böyle mahkum et, hem de bütün sabah böyle yalnız bırak.

Songül Hanım fizyoterapisti kendiniz istememişsiniz.

Ama neyse önemli değil.

Ben konuştum. Size yaptırmam gereken hareketleri bana detaylı olarak anlattı.

Ben düzenli olarak hareketleri yaptıracağım size.

Eğer takıldığımız bir yer olursa telefonla arayacağız.

Hadi başlayalım.

Dur. Ne yapıyorsun? Şu çekmeceden ıslak mendil al ellerini sil önce.

Tamam. Şimdi önce bir dizinizi karnınıza doğru çekeceğim.

Şimdi öbür bacağınız.

Eğer canınız acırsa söyleyin bana lütfen.

Tamam. Şimdi tekrar dizinizi çekeceğim. Ellerinizle tutmanız gerekiyor.

Çok ağrım var benim. Ben tutamam öyle dizlerimi. Sen yaptır onu da.

Ama yattığınız süre boyunca diğer kaslarınızın zayıflamaması için kendiniz tutmanız gerekiyormuş.

Lütfen biraz gayret gösterin.

Yapamam diyorum ya. Anlamıyor musun? Bırak sen benim şimdi kol kaslarımı bacaklarımla ilgilen.

Tamam. O zaman kendinizi hazır hissettiğinizde yaparsınız.

Aa ya. Çok sarsıyorsun beni. Kum torbası mıyım ben? Yavaş ol.

Tamam. Gevşeyim biraz elimden geldiğince hassas davranmaya çalışıyorum.

Gevşeyim. Tabi. Senin için söylemesi kolay değil mi?

Sen de bir başkası yüzünden yataklara düş. Kötürüm o.

Ben senin niye benim etrafımda böyle döndüğünü bilmiyor muyum?

Kendi vicdanını temizlemeye çalışıyorsun sen.

Gel ablacığım.

Songül Hanım benim biraz işlerim var. Birkaç saate geleceğim. O süreçte Merve yanınızda kalacak sizin.

Olmaz. Saçmalama. Bu bana bakamaz. Bu daha kendine bakamıyor ya.

Ben de bayılmıyorum burada olmaya.

Ama işte ablamın hatrına.

Yani sonuçta narkoz verip ameliyat edecek halim yok ya.

Alt tarafı bir şey isterseniz vereceğim o kadar.

Yani bunun için de tıp diplomasına gerek yok.

Saat bir. Benim çıkmam lazım. Yoksa geç kalacağım.

Zeynep. Olmaz. Bak bu bakamaz bana. Bunda pabuç gibi dil var.

Bir dokun bin ağ işitmen. Ben bununla uğraşamam. Bırakma beni.

Tamam söz huysuzluk yapmayacağım.

Çok güzel vakit geçireceğiz.

Hadi ablacığım sen de git işinden alma.

Hadi dedim. Merak etme.

Tamam. Merak etmeyin zaten çok uzun sürmez benim işim. Hemen gidip geleceğim.

Tamam bırak. Bırak yaparım ben.

Gel.

Zeynepciğim.

Merdivenlerden çıkarken gördüm seni de Zeynepciğim.

Songül teyzenin yanında olman gerekiyordu ya. Bir sorun mu var diye merak ettim.

Yok. Hiçbir sorun yok. İş görüşmem var benim. Birkaç saatliğine Merve'ye emanet ettim Songül Hanım'a.

Onun için hazırlanacağım şimdi.

Tamam süper ama ben de seninle konuşmak için fırsat arıyordum.

Zeynepciğim son zamanlarda işin başından aşkın yetişmeye çalışıyorsun her yere.

Yani sana yardımcı olabileceğim bir şey varsa seve seve yapabilirim.

Mesela istersen ben gidebilirim senin yerine iş randevuna.

Ben hallederim. Çok sağ ol.

Tabii ama yine de senin için söylüyorum sonradan üzülmeni istemem.

Biliyorsun ben Halil'i çok eskiden beri tanıyorum.

Söz konusu işse çok hassastır.

En değer verdiği kişi de olsa bu konuda çok katıdır.

Ufacık bir hatada en değer verdiklerini bile affetmez.

Gözde Halil'i eskiden beri tanıdığını her fırsatta söylüyorsun ama anlamadığın bir şey var.

Halil senin tanıdığın Halil değil. Çok değişti.

Çok değişti.

Tabii yani sen en doğrusunu bilirsin Zeynepciğim ama ben seni düşündüğüm için söyledim.

Yani yardım etmek istedim.

İnan bana çok düşüncelisin çok teşekkür ederim ama beni merak etmene gerek yok.

Halil konusuna gelince de durumlar şartlar ne olursa olsun Halil Beyimle çalışmayı tercih eder.

Şimdi hazırlanmam lazım müsaadenle.

Tabii canım kolay gelsin.

Sağolun.

Evet evet ben de baktım o zaman Cenk Tarık ile.

Ya çok beğendim.

Annemden izin alırsam gideriz birlikte alışverişe.

Bir saniye.

Mert'cim geldim ben canım Songül teyze bende.

Sen rahat rahat konuş arkadaşından.

Tamam bir şey olursa bana seslenirsiniz.

Tamam canım.

Hani aslanlı kadınlarının cefa çekmesi için elinden gelen her şeyi yapardın.

Elinden gelen her şeyi yapardın.

Şu kadarcık bir şey bile beceremedin Songül teyze.

Zeynep hazırlanıyor gidecek birazdan adamla görüşmeye.

Ne yapsaydım Gözde?

Getirdi o aklı beş karış havadaki kardeşini dikti buraya hemen geleceğim dedi.

Ellerini kollarını bağlayıp zorla mı tutsaydım?

Bahane ararsan ohoo çok.

Sen neticeye bakacaksın.

Bak az önce yanına uğradım.

Benimle bir konuşması var ukala ukala üstten üstten.

Sen kimsin ya sen kimsin benimle bu şekilde konuşuyorsun?

Yok o imzaya bir şekilde engel olmam lazım benim.

Yoksa her dakika Halil'in yanında yaklaşmama izin bile vermiyor.

Gözde.

Vazgeç artık.

Engel olamadık.

Başka bir plan yap bence.

Vazgeçmek benim tarihimde yok.

Gitmeyecek yapamayacak o iş görüşmesini.

Ne yapıyorsun sen Gözde delirdin mi?

Şöyle bağırıp durma.

Senin yapamadığını yapıyorum.

Çağır şimdi Zeynep'i.

Yıkasın seni.

Vakit kaybederse o imzayı almaya gidemez.

Böylelikle Halil de Zeynep'i yıkasın.

Zeynep.

Zeynep'in her şeye yetişemediğini düşünüp.

Onu işten uzaklaştırır.

Ve mutlu son.

Gözde.

Lütfen yapamam ne olur rezil olurum.

Lütfen isteme bunu benden.

Lütfen Gözde.

Yapacaksın.

Duydun mu beni?

Bana bak yapacaksın.

Mecbursun buna.

Ağla.

Ağla iyice daha inandırıcı olur.

Sağ olun doktor hanım.

Teşekkürler güle güle.

Sağ olun.

Allah Allah.

Miras durumunu anlattı.

Zavallı kızcağız da dayanamadı.

Koyverdi kendine tabi.

Yok.

Öyle olmadı.

Yani söyleyemedim bile.

Birden bayıldı.

Anlayamadım ki.

Allah Allah.

Benim eşek başım.

O telefonu o kürkü almayacaktım.

Çok para harcadım çok.

Küller başım.

Şimdi sen bana dedin duracaksın işte.

Yok anne.

Senin bir suçun yok.

Bu saatten sonra geri dönüşü de yok zaten.

Doktor ne dedi peki?

Neden olmuş?

Yok bir şey yok çok şükür.

Doktor dinlensin.

İstirahat etsin dedi.

Anne.

Bak.

Şu an beni ilgilendiren tek şey.

Selma'nın hamileliği.

Gerekirse.

Doğum yapana kadar hiçbir şey söylemeyeceğim.

Strese girip bebeğe bir şey olursa.

Ben yaşayamam.

Mahvolurum.

Biterim ben anne.

Yaşayamam.

Ne?

Nasıl yani Eren?

Umursadığın tek şey bebek mi?

Bu yüzden mi katlanıyorsun bana?

Evladım.

Rabbim size de evladınıza da acısın.

Yardım etsin size.

Dua etmekten başka bir şey gelmeyeyim de.

Oğlum kara kuzum.

Sen geç otur ben sana kayfa yapayım.

Gel otur.

Otururum anne sen yap.

Gel kara kuzum benim gel.

Gel.

Alo Cevat.

Ne yaptın?

Hallettin mi işini?

Allah senden razı olsun.

Düğün salonuydu, gelinlikti.

Hepsini senin kredi kartınla hallettim.

Çok sağ ol be Eren'im.

Aydan ayol diyeceğim.

Sen hiç merak etme.

Ne demek.

Bak sen bunları düşünme şimdi.

Tamam mı?

Tadını çıkar.

Allah mesut etsin.

Allah'ın delisi.

Ne hale getirdi beni.

Rezil olacağım.

Başka çarem yok.

Mecburum.

Zeynep.

Zeynep.

Neredesin Zeynep?

Songül Hanım.

Ne oldu ağrınız mı var?

Merve nerede?

Kardeşin çekip gitti.

Bak şu halime.

Senin yüzünden bir başıma bulun gelmediği kalmıştı.

O da oldu.

Şu hale bak.

Tamam üzmeyin kendinizi.

Hallolur.

Çabuk al.

Yıka beni.

Buraları da temizle.

Bundan kimsenin haberi olmayacak.

Bak kimsenin.

Duydun mu?

Ah Songül ah.

Şu düştüğün durumlara bak.

Yardım için birinin gözünün içine bakmak.

Ondan bir şeyler istemek ne kadar zormuş.

Tabi.

Herkes kendi işine gücüne daldı.

Kimsenin beni düşündüğü yok.

Tamam siz üzmeyin kendinizi.

Ben halledeceğim şimdi.

Söz veriyorum.

Kimse görmeyecek bilmeyecek bunu.

Gelin tutunun bana.

Ah.

Hayırdır Halil?

Neden saate bakıp duruyorsun?

Zeynep'in.

Özer Bey ile randevusu yaklaştı ama hala evden çıkamadı.

Her işe koşturup duruyor kız.

Üzülüyorum da ona.

Hazırlanamadı demek ki hala.

Aslında işinin ehli bir bakıcı en iyi seçenekti ama.

Zeynep.

Valla abla ben de aynısını düşünüyorum.

Hatta kaç kere söyledim Zeynep'e de.

İlla kendisi yapacak.

Ama olmuyor işte.

Bak muhtemelen şu an teyzemle ilgileniyor.

O yüzden geç kalacak.

Abla.

Benim senden bir ricam olacak.

Tabi ablacığım söyle.

Yavaş.

Özür dilerim.

Bu nevresim takımı nereden çıktı ya?

Nefret ederim ben bu renkten.

Elime bu geçti bunu serdim.

Yarın arzuya söyleriz değiştirir.

Bana bak.

Bu olanlardan kimseye bahsetmeyeceksin çok ciddiyim.

Hele Halil asla bilmeyecek anlaşıldı mı?

Tamam merak etmeyin siz.

Söz veriyorum kimse duymayacak.

Abla.

Gitmedin mi sen hala?

Banyo mu yaptırdın?

Nevresimler de değişmiş.

Ne oldu ki?

İlacını içirirken üstüne su döküldü ondan.

Hadi sen banyodan kurtma makinesini getir de sonra gel.

Hay Allah saat iki buçuk olmuş.

Abla nerede duruyor kurutma makinesi?

Bulamadım ben.

Canım dolapta alt rafta olması lazım.

Bak iyice.

Abla.

Alt rafta olması lazım.

Bak iyice.

Songül hanım benim randevum için çıkmam lazım.

Merve saçlarınızı kurutur olur mu?

Ne?

Saçmalama.

En son beni ona emanet ettiğinde ne olduğunu hatırlıyorsun değil mi?

Olmaz.

Daha bu kurutma makinesinin yerini bile bilmiyor.

Beceremez o.

Zaten ben sadece saçımın kurutulmasını da istemiyorum.

Böyle fön çekilmesini istiyorum.

Ne yapıyorsunuz?

Songül hanıma banyo yaptırdım da.

Saçlarını kurutacaktık.

Sen niye çıkmadın daha?

Çıkacağım birazdan.

Olmaz öyle Zeynep.

Çıkman lazım seni yetişemezsin.

Teyzeme ablam bakacak.

Fön çekecektim ben Songül hanımın saçlarına.

Ben yaparım.

Zaten çok severim bilirsin.

İstersen ben de yardım ederim.

Tabi olur.

Tamam o zaman çıkayım ben.

Tamam.

Gel bakalım teyzeciğim.

Çok teşekkür ederim.

Hızır gibi yetiştin.

Sen hemen hazırlan.

Ben seni arabada bekliyor olacağım.

Evet üstümü değiştirmeye fırsatım olmadı.

Ben onu halledeyim.

Çok gecikmemem oyalanmam.

Tamam.

Kahretsin.

Yine kedi gibi dört ayağının üstüne düştü.

Ben bu kızı yolumdan nasıl çekmeyi başaracağım?

Allah'ım biz kocamla birbirimizi severek evlendik.

Şimdi böyle bir çırpıda benden vazgeçemez.

Geçmesin.

Yalvarırım sana onu doğru yolu göster.

Yılan yıkılmasın yalvarırım.

İyi görünmüyor ki hanım kız.

Yoo iyiyim.

Yok de sen.

Böyle bir yorgun, bitkin bir halin var.

Evde doktora görünmek yetmez.

Bir çalı hastaneye gidip tahlil verecektin.

Belki vitaminin neyim eksiktir?

Kocası ısrar etse giderdi de etmedi işte.

Varsa yoksa iş.

Ne yapsak sana da yaranamayız ha?

Ulan dedin sen mahkeme de istemedin.

Doktor gerek yok tahlile dedi.

Duymadınız mı?

Kızım senin kocan nerede?

Fabrikaya gitti anne.

İşte ben de boşuna demiyorum.

Karısı hastayken işe güce gidiyor.

Olacak iş mi?

Hayır ihtiyacı var desin artık ihtiyacı da yok.

Otursun evinde karısının yanında.

Değerlendirsin parasını.

Halil'in yanında çalışmasına da lüzum yok ki artık.

Tülay Hanım.

Benim oğlum sizin kimin ağzında gümüş kaşıkla doğmadı.

Parayı buldum da iyi.

İşini arkadaşını yarı yolda bırakmaz.

Ama beni bırakır.

Ne dedin kızı mı anlamadım?

Ben de ben de anlamadım.

Bir şey demedim.

Yani size demedim.

Öyle kendi kendime mırıldanıyordum.

Telefon çalıyor.

Memleketten arkadaşım Arif.

Şimdi sizin yanınızda konuşup da başınızı şişirmeyeyim.

Şükran denen kadınla telefonda konuşmaya bile başlamış.

Bu inşallah.

Sen olmasaydın yetişemeyecektim.

Serdar Bey'e de mahcup olacaktım.

Her zaman olduğu gibi yine hayatımı kolaylaştırdın.

Teşekkür ederim.

Benim kocalık vazifelerimden biri de

hanımımı iş toplantılarına yetiştirmek.

Hanımım mı?

Hı.

Sen söyleyince bir değişik geldi ama

otantik aslında.

Hanımım.

Eşim.

Karım.

Hayatım.

Canım.

Sevdam.

Yüreğim.

Yüreğim.

Ben sana istediğim her şeyi söylerim.

Ama haklısın.

Hanımım biraz otantik oldu.

Ben teyzenin yanına gideyim.

Yeterince oyalandım zaten.

Dur dur Zeynep dur.

Acele etme.

Teyzemin yanında ablam var.

Ayrıca benim sana göstermek istediğim bir şey var.

Neymiş o?

Cemil.

Buyurun Ali Bey.

Sana söylediğim şeyi yaptın mı?

Hallettim.

Hepsi istediğiniz yerde hazır.

Aferin sana.

Bunu al.

Çalışma odama bırakırsın.

Tamamdır.

Gel benim güzel karım.

Gel.

Bibis ağız bile demiş.

Hem elinde hem dilinde.

Yakışıklılık desen onda.

Kınalı kaşık kimindir benim oğlum?

Eh seni de anlayayım tabi.

Buldum böyle çocuğu kaçırmak istemiyor.

Hemen evlen hadi diyeyim.

Bizde meraklanıyor kız Eren ile evlenmeli.

Ay ne yapıyorum ben ya?

Hiç yakışıyor mu bana kapı dinlemek falan?

Bizde seni sorup soruşturduk.

Kimsin neyin nesin öğren hadi derdik.

Ne Allah var?

Herkes hakkında güzel konuşuyor.

Senin kimin güzel?

Sadık.

Aklı başında gelini kim istemez?

Bibis biraz vakıtsız öldü.

Keşke bir yıl önce tanıştırsaydı sizi ama.

Aşk olsun sana kıymet anne.

Ne kadar da meraklıymışsın.

Tamam.

Sakin ol Selma.

Ağlamak yok.

Annem anlamaz.

Odaya çıkana kadar tut kendini.

En nasip deyip geçecek artık kızım.

Sonuçta benim oğlum evli.

Karısını da pek seviyor.

Allah'ın izniyle bir de bebeleri var yolda.

Allah var.

Ben de memnunum gelinim de.

Gözünün üstünde kaşın var değil mi?

Senin anlayacağın bu iş olmaz.

Allah karşına başka kısmetler çıkarsın kızım.

Çok şükür içimin şişi indi.

Durumu anlattım rahatladım bitti gitti.

Nereye gidiyoruz biz anlamadım.

Ben de ne diyorsun kime diyorsun anlamadım.

Nereye gidiyoruz kocam?

Sabret birazdan görürsün.

Karım.

Bir sürpriz daha mı var yoksa?

Ben tüm sürprizleri balayında tükettik sanıyordum.

Ben de sana bundan sonraki hayatımız balayı tadında geçecek demiştim.

Ne çabuk unuttun.

Doğru söylemiştim.

Ne yapacağız bunlarla?

Bizim ömrümüze tek bir fide yetmez.

Bahçemizde birçok anımız büyüsün istiyorum.

Ne yapacağız?

Ne yapacağız?

Ne yapacağız?

Tıpkı yüreğimizdeki sevgi gibi.

Bunu da buraya fidelerin yanına gömelim.

Normalde ben bunu tek başıma yapabilirdim.

Ama işte seninle yapmanın ayrı bir keyfi oluyor.

Böyle el ele, kalp kalbe, sevgimiz gibi.

E hadi başlayalım o zaman.

Ama dur eldiven siz yapmayın.

Neden?

Çünkü elinin değdiği her yer can buluyor.

Kokun siniyor.

Bir şekilde izi kalıyor.

Tıpkı kalbinin değdiği yer gibi.

Yalnız olmaz ama.

Sende dediğin gibi.

El ele, kalp kalbe.

Güzel karım.

Gidelim.

Kesin bu kargaşada bir şey unuttum.

Yetişemiyorum işlere sanırım.

Ah benim bahtsız yavrum.

Biliyorum ben sussam da sen hissediyorsun ne kadar üzgün oldum.

Hala inanmıyorum.

Para için babamla babaannenle vazgeçtim ben.

Hayır.

Sen olmasan çoktan boşanacakmış.

Doğumu bekliyormuş.

Ya seni benden almaya kalkarsa?

Hayır.

Hayırım öyle bir şeye asla izin vermem.

Kimse çocuğumu benden alamaz.

Yok böyle olmayacak.

Kaçmayacağım ben artık.

Konuşacağım herhalde.

Boşanacaksak boşanalım.

Ama seni benden daha bastırır.

Serdar Bey.

Yeşilpınar'da kuracağımız fabrikanın yatırımcısı.

İyi olacak hastanın doktor ayağına gelirmiş.

Demek Zeynep'in patronu sensin.

O zaman Zeynep'in nasıl bir beceriksiz olduğunu görmek en çok senin hakkın.

Zümrüt Sultan, Zeynep'in babaannesi.

Hoş geldin evladım.

Hoş bulduk nasılsınız?

Teşekkür ederim sağ ol yavrum.

Sen nasılsın?

İyiyim çok şükür.

Gözde aile dostumuz.

Tekin de eniştemiz ablamın kocası.

Gözde Saner ben.

Saner?

Muzaffer Saner ile bir yakınlığınız var mı?

Kızıyım.

Öyle mi?

Muzaffer Bey birkaç yıl önce şirketlerimin avukatlarını yapmıştı.

Kendisini çok severim.

Sizi de şimdi hatırladım.

Kendisinin ofisine gittiğimde masasının üstünde sizin fotoğraflarınızı görmüştüm.

Ne kadar hoş bir tesadüf bu böyle.

Seninle daha kolay iletişim kuracağım o zaman Sertar Bey için desene.

Son imzayı aldım.

Bunu da dosyaya yerleştirip bir arada ile teslim edeceğim hepsini.

Ellerine sağlık Zeynep.

Her şey tam vaktinde hazır oldu sayende.

Ayakta kaldınız buyurun oturalım.

Buyurun şöyle geçin.

Bu akşam yemeğe kalın.

Hem uzun uzun sohbet etme fırsatımız olur.

Çok sevinirim ama zaten habersiz geldim.

Rahatsızlık vermeyeyim mi?

Estağfurullah memnun oluruz.

Ablam da geldi Gülhan.

Abla Sertar Bey.

Hoş geldiniz.

Hoş bulduk.

Sertar Bey isminizi çok duyuyoruz.

Zümrüt Hanım teşekkür ederiz.

Zümrüt Hanım teyzem için şerbet yapmıştı.

Ben onu bırakıp geleyim.

Aslında ben de Songül Hanım'ı bir görsem.

Geçmiş olsun desem.

O zaman ben önden haber vereyim.

Siz de sonra gelirsiniz.

Onu da götüreyim ben.

Tamam canım.

Sertar Bey bu arada yemekte misafirimiz abla.

Çok sevindim.

O zaman ben bir hazırlıkları kontrol edeyim.

Ablacığım Sertar Bey'i sen götürür müsün?

Teyzemin yanına.

Ben de sana bir yardım edeyim.

Ben de o zaman bir Zeynep ile Songül teyzeye bakayım.

Bir şeye ihtiyaçları var mı?

Rezil olacaksın kasaba güvercin.

Yeşil pınarımızın yeşil çınarıdır kendisi.

Maşallah.

Çok duyuyorum adını.

Of.

Babaannem sizin için vişne şerbeti yapmış.

İstemem.

Ekşi ekşi hiç sevmem.

Sen hani hemen gelecektin?

Neredeyse akşam oldu.

Tabi.

Hasta kadına bakmak zor geldi değil mi?

İki günde sıkıldım.

Kaçacak delik arıyorsun.

Songül hanım kaçtığım yok.

Söyledim ya size önemli bir görüşmem var diye.

Zeynepciğim burada mıydın?

Bunları salonda bırakmışsın.

Çok önemli olduklarını bildiğimden getireyim dedim.

Başlarına bir şey gelmesin.

Zeynepciğim.

Çok önemli olduklarını bildiğimden getireyim dedim.

Başlarına bir şey gelmesin.

Salonda başlarına bir şey gelmezdi ama.

Sağ ol.

Olsun koyayım ben şöyle.

Sağ ol.

Songül teyzeciğim.

Senin taçların ne güzel olmuş böyle.

Sağ ol.

Serdar bey seni görmek istiyordu bu arada çağırayım mı?

Ne kibar adam çağır.

Zeynep.

Hadi.

Topla şuraları şu kurutma makinesini falan al.

Rezil olacağız adama.

Büyük kaza atlatmış.

Umarım kısa sürede çarpıp kaçanı bulursunuz.

İnşallah.

Ben gideyim namazımı kılayım.

Akşam yemekte görüşürüz evlat.

Allah kabul etsin.

Allah kabul etsin sultanım.

Zeynep ile Songül teyze müsait.

Çıkabiliriz.

Halil bey.

İki dakika bekleteceğim.

Serdar bey bu arada ben fabrikanın açılışı için sizi tebrik edememiştim.

Tebrik ederim tekrar.

Sağ olun.

Halil bey Zeynep olmasaydı bu kadar kolay atlatamazdık.

Ah Zeynep.

Canım benim.

Her yere yetişmeye çalışıyor kızcağız.

Yani on dakika bile oturamıyor.

Şimdi bir de Songül teyzenin sorumluluğunu üstlendi.

Öyle mi?

Büyük sorumluluk.

Madem biz tanıştık artık.

Belki Zeynep'e yardım etmemi sağlayabilirsiniz.

Nasıl olacak o?

Şöyle.

Zeynep'in işlere yetişemediği durumlarda haberi olmadan.

Siz benimle iletişime geçerseniz.

Ben ona destek olabilirim.

Böylelikle de.

Onlara bir faydam dokunur.

Ha bu arada.

Ben Amerika'da işletme üzerine master yaptım.

Bu işlerde son derece iyiyimdir.

Çok ince.

Düşünceli bir tavır.

Çıkabiliriz.

Olur.

Var mı bir isteğiniz benden?

Hadi biraz şerbet ver içeyim.

Kadın madem o kadar uğraşmış ayıp olmasın.

Benim damağım kurudu zaten.

Tamam.

Ay nasıl kaydı elimden.

Güzel bir in imzası.

Silinmiş.

Özür dilerim Zeynep'cim.

Benim elimde böyle arada güç kaybı olmaya başladı.

Tam tutamadım.

Ama keşke sen içirseydin bana.

Buyurun Serdar Bey.

Ne oldu?

Kusura bakmayın sizi de böyle karşıladım.

Şerbet döküldü de.

Olur öyle kazalar.

Çok geçmiş olsun sonunda.

Sağ olun Serdar Bey.

Bana kaza oldu.

Zeynep'in hiçbir suçu yok aslında.

Benim elimden kaydı ama.

Belge gitti bütün imzalar gitti.

Kızcağız da ne yapsın.

Bir sürü şeyle aynı anda ilgileniyor.

Zor tabi yatalak birine bakmak.

Hay Allah ya Zeynep'cim.

O imzayı ne kadar zorluklarla aldın sen.

E ne olacak şimdi?

Serdar Bey ben çok özür dilerim.

Ama merak etmeyin.

Ben gerekirse Özer Bey'den tekrar alırım imzayı.

Sağlık olsun.

Aynı anda onca şeyle uğraşıyorsun.

Kolay değil.

Halil'e anlattı.

Bacağınızdaki his kaybının geçici olduğunu anlattı.

İnşallah öyledir.

Bu bakıcı mevzusunu bir kere daha düşün istersen.

Çünkü ben karımdan daha fazla ayrı kalmak istemiyorum.

Demli demiştik.

El ele kalp kalbe.

Ben üstümü değiştireyim.

Senin için yapabileceğim bir şey var mı?

Çok teşekkürler. Düşünmeniz yeter.

Biz gerekeni yapıyoruz Serdar Bey. Sağ olun.

Zor uydurun. Allah şifa versin.

Sağ olun Serdar Bey.

Halil aşk sözleri ediyor ama

Aslında bu işin altından kalkamadığını düşünüyor.

Bir şey yapmam lazım benim.

Halil'i Serdar Bey'e karşı zor duruma düşüremem.

Hadi o zarbeyi açın.

Lütfen imzayı tekrar almam lazım sizden.

Lütfen.

Yok.

Açmıyor işte.

Gördünüz değil mi Serdar Bey?

Anlatmak istediğim tam olarak da buydu.

Her şeye yetişemiyor.

Çok zorlanıyor Zeynep.

Halil benim için çok kıymetli.

Biz birlikte büyüdük.

Yani dolayısıyla eşi Zeynep de benim için çok kıymetli.

Lütfen söylediklerimi bir değerlendirin.

Ne mutlu Halil ile Zeynep'e.

Bu devirde sizin gibi dostlar olmak çok kıymetli.

Sürüklü yuvarlak cevaplar.

Tamam desene be adam.

İstersen akşam yemeği hazırlanana kadar

atölyede bir kahve ısmarlayayım sana.

Olur.

Sürüklü yuvarlak cevap.

Selma.

Canım.

Ne bu halin?

Selma.

Bak bana bir.

Ağladın mı sen?

Dokutma bana Eren.

Selma ne oldu?

Söyle bana.

Ne sıktı senin canını?

Eren her şeyi biliyorum.

Gözümün içine baka baka daha fazla yalan söyleme artık.

Demek,

demek öğrendin.

Aslında bunu sana,

ben kendim söyleyecektim.

Ama,

bir türlü fırsat olmadı.

Her şey, her şey üst üste geldi Selma.

Hani çok seviyordun beni.

Hani ömrümüzün sonuna kadar birlikte olacaktık.

Mirası bulana kadarmış demek ki her şey.

Para için benden vazgeçip o kadınla evleneceksin.

Yazıklar olsun sana.

Benim kocam yapmazdı.

Para için benden vazgeçmez diye

sana savunmuştum bir defa biliyor musun?

Ama sen beni bir kalemde sildin.

Selma.

Sen, sen ne diyorsun?

Yok öyle bir şey.

Eren yeter.

Tamam biliyorum her şeyi.

Gözümün içine baka baka yalan söyleme artık.

Asıl sana yeter.

Yeter.

Bana bak.

Artık saçmalamayıp,

beni dinleyeceksin.

Tamam mı?

Evet doğru.

Halam.

Bakıcısıyla,

evlenmemi istemiş.

Mirası için.

Bu doğru evet.

Ama sen,

sen böyle bir şey kabul edeceğimi nasıl düşündün?

Nasıl?

Hiç mi tanımıyorsun beni?

Hiç mi?

Söyle.

Nasıl olabilir böyle bir şey?

Arzu'cuğum,

diğer meşupat

bardaklarını çıkarabilir miyiz Arzu?

Bunlar biraz büyük kaçar gibi duruyor.

Bir de unutmadan söyleyeyim,

salatayı hazırlarken

ikiye değil,

üçe bölerek hazırlayalım olur mu?

Yardıma ihtiyacınız var mı?

Zeynepciğim,

her işe koşturup duruyorsun zaten.

Bırak yemek masasını da biz hazırlayalım.

Hem daha yemeğe saatler var.

Ben biraz aceleciyim işte.

Peki öyle diyorsan.

Halil ile Serdar Bey'i gördün mü Gülhan abla?

Atölyeye gidiyorlardı sanırım.

Tamam ben bir bakayım.

Arzu bulabildin mi bardakları?

O zaman niye söylemedin bana?

Gizli gizli telefonda konuşuyorsun.

Ben gelince kapatıyorsun.

Neden?

Miras'a güvenip,

bir ton borca girdik.

Selma,

sadece bir ton borcu

değil mi?

Selma,

sadece beşiğe

üç yüz bin verdim.

Gerisini sen düşün.

Gerdanlığı sattım ama,

borcun sadece çok az bir kısmı

kapanmıyor.

Ben de ek iş buldum.

Yapıyorum.

Sen üzülürsün,

yıpranırsın diye de,

sana hiçbir şey söylemedim.

Söyleyemedim.

Nasıl söyleyeyim?

Hamilesin zaten.

Bebeğimiz doğacak.

Bebeğimiz de

seninle üzülme diye,

size bir şey söylemedim.

Eren,

sen nelerle uğraşmışsın?

Ben ne düşündüm?

Özür dilerim.

Affet beni.

Selma,

bak,

senden şimdi bir söz istiyorum.

Ne istersen.

Borçlu, morçlu,

mirastı,

hiçbir şey düşünmeyeceksin.

Tamam mı?

Her şeyi ben halledeceğim.

Hamilelik hormonlarından bunlar.

Yoksa sen şüpheye düşmezsin.

Biliyorum ben.

Sen,

bebeğimize iyi bak.

O bana yeter.

Anlaştık.

Ama sen de kendini çok görmeyeceksin.

Borç kapanır bir şekilde,

bir şey olmaz.

Beşiği de geri veririz.

Beşik,

beşik kalsa,

Eren bu konuda itiraz etme lütfen.

Ben zaten senin yaptığın

beşiği daha çok beğenmiştim.

Tamam.

Ben seni dünyalara bile değişmem.

Hiçbir şeye değişmem.

Tamam.

Bir sözleşmeye sahip çıkamadın Zeynep.

Hayır, Özer Bey'e de ulaşamıyorum.

Neyse.

İlla ki ulaşacağım.

İmzayı yeniden alacağım.

Ortada bir problem kalmayacak.

Zeynep'in aynı anda iki işi birden yürütmesi çok zor.

Hatta imkansız Halil.

Sonuçta ikisi de çok vakit alan işler.

Doğru.

Yani aslına bakarsan,

benim de bu konuyla

alakalı çekincelerim var.

Zeynep'i bu kadar yüklenmek,

onu bu kadar yormak doğru mu bilmiyorum.

Birinden vazgeçmesi senin doğrusu bence.

Sen ne diyorsun?

Yok.

Halil bana güveniyor.

Temsilcilik yapmama izin vermez herhalde.

Bence de.

Zeynep'i bu işten alalım.

Hadi.

İzlediğiniz için teşekkür ederim.

Kanalımıza abone olmayı,

yorum yazmayı ve

beğen butonuna tıklamayı unutmayın.

Bir sonraki videoda görüşürüz.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.