Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Kaçmaya çalışırken trafik kazası geçirmiş.
Şu anda hastanede durumu çok ağırmış.
Polis gözetimindeymiş.
Su tesisi su yolunda.
Beter olsun inşallah.
Sen yine de beddua etme.
Allah'a havale et.
Sonuçta kızımız kurtuldu.
Yeliz Hanım da sağ salim konağa gitmiş.
İyi sevindim abi.
Bir hayır yapalım.
Sonuçta Hicran kızımız kurtuldu.
Yaparız abi yaparız.
Neyse canım bana kremlerini verebilir misin?
Tabii canım.
Al canım.
Şu an meşgulüm sonra görüşelim.
Ne yaman ne akıllı kız.
Elinden su içmiş.
Her beladan kurtulur o.
Uzatma.
Derdin neyse onu söyle.
Vallahi akrabana çok güzel sahip çıktın.
Yeğenim diye yedi düveli ayağa kaldırdın.
Boşuna dememişler.
Takdir ettim senin doğrusu.
Ama akrabanın akrabaya yaptığını akrep bile yapmazmış.
Onu da bil Aliye Hanım.
Ne saçmalıyorsun sen?
Evin asıl sahibi geldi diyorum.
Kendi sonunu elinde hazırlıyor.
Koyarsa şaşma.
Senin saçmalıklarını dinleyecek vaktim yok.
İşte ben öyle boş boş konuşuyorum.
Bir şey bildiğimden değil.
Ne bileyim öyle içimden geldi söyledim işte.
Asıl derdin ne Keriman?
Açık açık söyle.
Benim bildiğim Aliye lep demeden leblebiyi anlardı.
Armut dibine düşermiş diyorum.
Başka ne diyeyim?
Bu arada dua edin de son elin vadesi dolmuş olsun.
Vallahi yoksa sizin için hiç hayırlı olmayacak.
Üç gün önce namusuma şerefime etmedik laf bırakmadın.
Ne oldu Aliye?
Döndü dolaştı seni buldu.
Oh.
Rahatladım vallahi.
Bu Keriman cadısı boş yere konuşmaz.
Bildiği bir şey var kesin.
Aliye Hanım.
İyiniz nasıl?
Dinleniyor.
Psikolojisi çok bozuldu.
Sen de gördün.
Çok tutarsız.
Bir uzmana göstersek iyi olacak.
Traumatik bir olay yaşadım.
Dinlenmesi gerekiyor.
Biraz zaman ihtiyacı var.
Ah merhaba Emrecim.
Hoş geldin hala.
Yeliz uygun mu bilemediğim için burada bekleyeyim dedim.
Sonra da işe dalmışım.
Ziyaretçi kabul ediyorsa ben de uğrayayım yanına.
Hıcır Hanım beni burada bekleyecekti ama.
Ben gelince çıktım.
Halacığım ben hemen geliyorum.
Afiyet olsun.
Berkay nerede biliyor musun?
Çok oldu da gideli.
Yani hiç bu kadar geç kalmazdı o yüzden sordum.
Ne yapacaksın Berkay'ı?
İş güç var işte o yüzden.
Elif.
Hı.
Akşam ders için haber bekliyorum senden.
Kolay gelsin.
Battıkça batıyorum.
Bu aşk ne bela bir şeymiş ya.
Ben duygularımı bastırmaya çalıştıkça ayrı kotu gibi saçılıyor.
Açılayım desem bu sefer yalanım ayağıma dolanıyor.
Dostum sana dürüst olacağım.
Bu iş bir olur yok.
Sonunda kız üzülecek.
En iyisi başkasına takıl.
Başkası umurunda değil.
Elif üzülürse hiçbir şeyin anlamı kalmaz.
Neyse bir ara uğrarım yanına.
Daha uzun konuşuruz.
Akşam dersi unutma.
Elif'ten konum gelince atacağım sana.
Ne var Pelin?
Berkay'cığım.
Bu akşam bizim mekana rezervasyon yaptırıyorum.
Tatsız bir gün geçirdin.
Hem havan değişmiş olur.
Ya daha önce de söyledim sana.
Eski mekanlar olmasın.
Mekanı ben seçeceğim.
Karar verdiğimde konum atarım sana.
Tamam olur.
Bana uyar.
Sürprizlere bayılırım.
Gece Berkay'ın aklını başından almam lazım.
Elif.
Ben çıkıyorum.
Dükkanı kapatırsın.
Süleyman abi.
O soner denilen adam hapiste miymiş?
Yok hastanedeymiş.
Durumu da çok ağırmış.
Zaten çıkarsa hemen hapse atarlar.
Çıkamaz inşallah.
Boyu devrilesi için.
Yalnız size bir şey söyleyeyim mi?
Öyle büyük bir kaza.
Araba pert olmuş.
O Yeliz Hanım.
Nasıl çıktı o arabanın içinden maşallah.
Belli bir sadakası varmış.
Başkalarının dertlerine daldık.
Kendi derdimizi unuttuk Süleyman.
Paralar ne oldu Süleyman?
Paralar nerede?
Ne parası kayboldu işte.
Nasıl kayboldu?
Odanın içinden nereye gider para?
Acaba hırsız mı girdi Süleyman?
Bana bak.
O soner de girmiş sessizce konağa.
Ruhumuz duymadı be ruhumuz.
Acaba söylesek mi Emre Bey'e paramız kayboldu diyeyim.
Emre Bey'e paramız kayboldu diyeceksin öyle mi?
Ya sen delirdin mi?
Adamın zaten işi başından aşkın.
Sıkıntı içinde adam olmaz.
Allah Allah.
Bu ne be?
Bu ne be?
Zehir gibi ya.
Sen benim şekerli kahve içtiğimi bilmiyor musun?
Bir kahve keyfim var.
Bunu bile yapamıyoruz.
Yapamıyoruz.
Yolu da şaşırdın.
Bunun da heyheyleri üstünde.
Bir daha kahve falan yapmam ablasının kocana.
Otur kendin ye.
Kolay gelsin.
Sağ ol oğlum.
Yüce Hanım'ı gördünüz mü?
Biz Yeliz Hanım'ın telaşına düştük.
Bilgilenemedik kızcağızla.
Ben de Melek'in yemeğini götürdüm.
O da sordu Yüce Hanım nerede diye.
Böyle habersiz de gitmez ama.
Yüce Hanım.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.