All language subtitles for EGO (2)

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French Download
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği)

Bu ne terbiyesizlik!

Gözümüzün içine baka baka neler söyledi öyle!

Hadi seni beni geçtim nasıl bir kadın ki bu böyle...

...ahlaksızca bir şey teklif edebiliyor?

Zengin olunca, güçlü olunca gururun, haysiyetin bir önemi kalmıyor mu?

Herkesi satın alabileceğini mi sanıyor bu kadın?

-Aşkım biraz sakin ol lütfen. -Sakin mi olayım?

-Evet. -Ne diyorsun sen?

Sen bu kadının ne teklif ettiğini anlamadın gerçekten? Bu kadar saf mısın?

Saf değilim Elif de belki aptal olabilirim.

En yakın arkadaşımın ipiyle hiç dibini görmediğim bir kuyuya iniverdim. Niye?

Hayal kurdum diye. Hayal kurdum, seninle bir gelecek hayali kurdum.

Sevdiğim; bana güvenen, beni seven insanlara hiçbir faydam yok...

...onları düştükleri çukurdan, bataklıktan çıkaramıyorum.

Hiçbir faydam dokunmuyor. Hiçbir şey yapamıyorum Elif.

Elimden hiçbir şey gelmiyor. Ben buyum herhâlde.

Sen niye hiçbir şey söylemedin yukarıda odadayken?

Nasıl yani?

Bu ne terbiyesizlik falan demedin?

Haddini bildirecek tek kelime söylemedin o kadına, neden?

Nasıl?

Sen...

Sen ciddi ciddi teklifi kabul mü edeceksin?

(Gerilim müziği)

(Kapı zili çalıyor)

(Kapı vuruluyor)

Ben hallederim.

-Kolay gelsin. -Sağ olun.

'Room' servis.

Sen niye geldin?

Niye mi geldim?

Kardeşimin muhteşem başarısını kutlamaya geldim.

Aynen öyledir.

Öyle tabii ama senin bir randevun var herhâlde?

'Okay'.

(Müzik)

Kimmiş bakalım kardeşimin gönlünü çalan bu şanslı adam?

(Elif) Sen delirdin galiba?

-Elif ben delirmedim sadece seninle... -Ne demek ben sadece falan?

-Şakaysa bu hiç komik değil. -Elif bu korkunç.

Annenle anılarının olduğu evin elden bu şekilde gidiyor olması...

...korkunç.

Bu mudur yani çözümün?

Benim daha iyi bir fikrim var. Ben aşağıya ineyim...

...şöyle bir etrafta dolanayım...

...üç günde üç milyon toplayamayabilirim ama bence bayağı bir talibim olur.

Sen ne biçim konuşuyorsun? Kendine gel.

Sen nasıl konuşuyorsun! Sen kendine gel!

Neler söylüyorsun? Aşağı inerim, yok takılırım üç milyon falan!

Sen ne dediğinin farkında mısın?

Daha kadının ne teklif ettiğini bile bilmiyoruz.

Tabii. Ne kadar aptalım ben. Aklıma iğrenç iğrenç şeyler geliyor.

Oysa zavallı Sibel Hanım ne istiyor olabilir ki?

Üç günlük bir can yoldaşı, bir arkadaş istiyor değil mi sadece?

-Benim de aklıma neler geliyor! -Aşkım...

Ya da sadece omzunu dayayacak bir arkadaş istiyordur kendine.

Zirvede o kadar yalnız ki bunun için üç milyon vermeye hazır.

Bu da bana sus payı değil mi?

500 bin de yattı, kapora da tamam. Kendine biçtiğin fiyat bu mu Erhan?

(Gerilim müziği)

Biraz sakin olur musun?

Lütfen.

Şimdi gideceğim kendisine neden böyle bir teklif yaptığını soracağım.

Bu kapıdan çıkarsan...

...bir daha geri dönemezsin. (Ses yankılanıyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Bunu da götür o zaman!

Hiçbir şeyini istemiyorum o kadının bir daha sakın karşıma çıkma!

Bitti her şey!

(Müzik)

Demek benim buzlar kraliçesi prensesimin gönlünü çalan bir prens var.

İnanılmaz. Acaba kim?

Yoksa şu babamın öve öve bitiremediği çocuk mu?

Neydi adı? Hep unutuyorum adını.

Hatırlayacağım.

Zafer.

Zafer'le mi yemek yiyeceksin yoksa? Müthiş, harika.

-Puan üstüne puan toplarım diyorsun. -O ne demek oluyor?

(Müzik)

Gayet güzel geçen bir lansman.

Hemen ardından...

...babamın da onaylayacağı iki kişiyle baş başa yemek yemeler falan.

Babasının gözüne girmeye çalışan cici kız pozları bunlar...

...bilirim.

Zaten bir erkek çocuk veremiyorum.

Yaptığım en ufak şey de herkesin gözüne batıyor.

Şirketin başına geçmek istiyorsun değil mi?

Hesabın bu değil mi?

Aferin benim kardeşime.

Aferin.

Birincisi: Zafer değil.

İkincisi: Ben ufak hesapların peşinde koşmam.

Üçüncüsü: Olay senin erkek torun vermemen değil...

...senin küçük hesaplar peşinde koşturman.

Babam artık rahatsız olmaya başladı.

Dördüncüsü: Sevgili abiciğim artık gidersen ben çok mutlu olacağım.

Aşkım... Aşkım gitme ne olur.

Ne olur gidelim artık buradan, uyanalım bu kâbustan lütfen.

Odaya geçer misin sevgilim? Sibel Hanım'la konuşup geleceğim.

Nasıl batırdıysam öyle toparlamaya çalışıyorum şu an işi.

İyi bunu da ver o zaman. Hiçbir şeyini istemiyorum o kadının...

...ne parasını ne kolyesini, hiçbir şeyini.

Erhan...

Erhan ne olur gitme sevgilim, ne olur gidelim artık buradan.

Kolyeyi de resepsiyona bırakalım. Ne olur uyanalım bu kâbustan lütfen.

Aşkım, odaya geç.

Hayır, geçmeyeceğim. Ben gidiyorum.

-Sen de ya benimle gelirsin ya da... -Konuşacağız, konuşacağız.

-Sadece konuşacağız. -Neyi konuşacaksın?

Üç milyon olmaz, beş milyon mu olsun diyeceksin?

Sibel Hanım genç ve güzel bir kadın.

-Efendim? -Bunu söylememin sebebi...

...o kafandaki şey için birine para teklif etmek zorunda değil.

Onu demeye çalışıyorum.

Zaten sen de üç milyon etmezsin değil mi?

(Duygusal müzik)

(Asansör uyarı sesi)

Son kez söylüyorum. Eğer o asansöre binersen bir daha...

(Duygusal müzik devam ediyor)

Ben de bir şeyler atıştırıp uyuyacağım. Hadi iyi geceler.

Ya sen...

Sen var ya çocukken de yalan söylemeyi beceremezdin.

Sen de küçüklüğünden beri o kadar iyi yalan söylüyorsun ki.

Teşekkür ederim.

Ne oldu? Saat 00.00'ı geçti.

Ekti mi yoksa seni prens?

Prens falan yok, hadi iyi geceler.

Bir dakika, minik şovlar yapıp bu konuyu geçiştiremezsin.

Sende bir şeyler var da yakında kokusu çıkar.

İyi geceler.

(Müzik)

(Asansör uyarı sesi)

(Müzik devam ediyor)

(Kapı zili çalıyor) Sıktın ama artık!

Erhan Bey, girin lütfen.

Hızlı karar vermenize sevindim.

Bir şeye karar vermedim. Benden tam olarak ne istiyorsunuz...

...onu öğrenmek için buradayım, Sibel Hanım.

Müstakbel eşiniz... Adı neydi?

-Elif miydi? Değil mi? -Elif.

Elif bunu yolladı size.

Onun önünde yaşanmasını gerçekten istemezdim.

İstemezdiniz?

Peki benden ne istiyorsunuz tam olarak...

...sizinle alakalı kafamda parçaları bir türlü birleştiremiyorum.

Neyi birleştiremiyorsunuz?

Sizin gibi genç ve güzel bir kadının...

...böyle bir şey için para vermek zorunda kalması...

...saçma değil mi? Gerekmiyor.

-Ben ne için para veriyorum Erhan Bey? -Ben ne için buradaysam onun için.

-Siz ne için buradasınız? -Oyun mu oynayacağız?

Gibi.

Sibel Hanım sizi anlamıyorum.

(Müzik)

-Ne bu? -Sizin üç milyona ihtiyacınız var.

Sizin?

Sizin neye ihtiyacınız var?

Susmanıza.

Pardon?

Benimle birlikte geçireceğiniz o üç gün...

...yanımdan ayrılmayacaksınız.

Ne yaşarsak yaşayalım kimseye tek bir kelime etmeyeceksiniz.

Aklınızın ucundan bile geçmeyecek.

Bizim aramızda yaşanacak şeyler çok bariz değil mi?

Ne oldu?

Az önce böyle şeylere para ödemeyecek bir kadındım ben.

Fikrini mi değiştirdin? Bir anda fikir mi değiştirirsin sen?

Nişanlınıza ne dediniz?

Alacağım para o kadar büyük ki bütün günahlarımızı, ayıplarımızı örtecek.

Böyle bir şey mi? Kabul etti mi?

(Gerilim müziği)

Hiçbir şey kabul ettiği yok, benim de öyle.

Sibel Hanım artık benden ne istediğinizi söyleyebilir misiniz? Lütfen.

Önce kâğıdı imzalayacaksın.

(Gerilim müziği devam ediyor)

-Aa! -Hanımefendi iyi misiniz?

Off!

Dokunma!

Kim sana benim eşyalarıma dokunma hakkı verdi?

Hey!

Elif Hanım...

İyi misin?

(Müzik)

Birlikte yaşayacaklarımız hakkında tek bir kelime etmeyeceğiz.

Bunu zaten daha önce söylemiştiniz Sibel Hanım.

İstanbul'a döndüğümüzde kalan 500 bin lirayı yatıracağım.

Ondan sonraki ay bir milyon...

...ondan sonraki ay da son kalan milyonu yatıracağım.

Üç milyon demiştiniz bana?

Bu şekilde bayağı bayağı beni takside bağlamış oluyorsunuz.

Nereden çıktı bu şimdi?

Ödeme şeklini söylememiştim ki size.

-Güvenmiyorsunuz bana. -Ben kimseye güvenmem.

Ben babama bile güvenmem.

Babam böyle öğretti.

Herhangi bir çekinceniz varsa bu kâğıdı alıp şimdi yırtabilirim.

Siz de nişanlınıza, eski hayatınıza dönersiniz.

Tabii eski hayatınız kaldıysa.

(Geçiş sesi)

(Sibel dış ses) Bu odada benimle üç gün geçireceksin...

...ve ben ne istiyorsam onu yapacaksın.

Ve geçirdiğin her gün için bir milyon alacaksın.

(Geçiş sesi)

(Sibel dış ses) Bu odada benimle üç gün geçireceksin.

(Geçiş sesi)

(Sibel dış ses) Ve ben ne istiyorsam onu yapacaksın.

Off!

Saçmalama Elif, saçmalama.

Yapmaz Erhan öyle bir şey, saçmalama.

(Müzik)

(Telefon çalıyor)

(Aramayı kapattı)

(Hat meşgule düştü)

Hangi hakla?

Sözleşmenin verdiği hakla.

Üç gün boyunca benim kurallarım geçerli.

Hazır mısın?

(Gerilim müziği)

Melisa çayı getirdim.

Biraz içerseniz iyi gelecektir.

(Müzik)

(Gök gürlüyor)

(Gök gürlüyor)

(Gerilim müziği)

-İyi akşamlar Sibel Hanım. -Anahtarları alayım.

-Gideceğiniz yere ben götürseydim? -Anahtarları dedim.

Buyurun.

Nereye gidiyoruz?

Öyle her adımı soracak mısın sen?

(Gerilim müziği)

(Mesaj geldi)

(Mehmet dış ses) Sibel Hanım arabayı kendisi kullanacakmış.

(Mesaj geldi)

(Tuncay dış ses) Takip et.

(Müzik)

Nişanlınıza haber vermemi ister misiniz?

-Nişanlınızdı değil mi? -Hayır, yok.

Yok, yok hayır.

Yok, benim buradan hemen gitmem lazım.

Pardon, bana bir taksi çağırır mısınız lütfen?

Tabii efendim.

-Bir dakika, nereye gidiyorsunuz? -Havaalanına.

-Uçağınız kaçta? -İlk uçak ne zamansa o zaman.

-Bilet almadınız yani? -Yok!

Tamam, bir sakin olur musunuz?

Berkay odada uyuyor. Biz de İstanbul'a döneceğiz.

İsterseniz sizi havalimanına bırakabiliriz.

Hem Berkay da seni gördüğüne mutlu olacaktır.

(Gök gürlüyor)

(Gerilim müziği)

Begüm...

...yatmadın mı sen daha? -Tuncay'a ulaşmaya çalışıyorum.

Yoldadır kızım, bu kadar üstüne gitme.

Tabii yoldadır, bir oteldedir ya da yanında birileri vardır belki.

Sen nasıl yakıştırıyorsun kocana böyle bir şeyi?

Benim oğlum öyle bir adam mı?

Biliyorum, sizin için kabul etmesi güç ama...

...oğlunuz tam da öyle bir adam.

Gerçekten görmüyor musunuz?

Ne benim ne de kızlarının onun umurunda bile olmadığını.

Bence bal gibi görüyorsunuz ama oğlunuz tabii, toz konduramıyorsunuz.

-İçki mi içtin sen? -Bir şey içmedim.

Akşam akşam nereden icap etti bu?

Dayanamıyorum artık anne.

İnsan yerine, kadın yerine konmamaya artık dayanamıyorum.

Siz oğlunuzun yaptıklarına körsünüz de...

...katlanmak için benim yaptıklarım mı göze batıyor?

Begüm biraz sessiz olur musun lütfen? Tahir Bey uyanacak.

Uyansın!

Benim de hayal ettiğim hayat bu değildi.

Hadi çocuklar için dayan diyorum, hadi kendin için dayan.

Ama artık onurum kırılıyor anne.

Benim canım çok yanıyor anne, benim canım çok yanıyor.

Begüm, Begüm.

Sana söz veriyorum, her şey düzelecek.

Hadi kızım. Ağlama artık.

Kızlar seni böyle görsün istemezsin değil mi?

Hadi gel.

Gel bakayım. Gel, gel.

Elif Hanım, ben çalıştığımız acenteyle konuştum...

...bu gece için hiçbir hava yolu şirketinde uçak bileti yok maalesef.

Otobüsle giderim.

Yeter ki şuradan bir an önce kurtulayım da.

(Müzik)

Uyudu.

Canım, gel bakalım.

Bunu da alayım.

Biz de İstanbul'a doğru devam edeceğiz.

Berkay uçaktan korkuyor da o yüzden...

...şehirler arası mecburen araçla yol yapıyoruz.

Eğer dilerseniz bize eşlik edebilirsiniz.

-Yani nasıl olur bilemedim. -Çok güzel olur.

Şey...

Berkay için. Çok mutlu olur sizi gördüğüne.

Size çok benziyor.

Benziyor.

Maalesef huyu da benziyor. İstediği bir şeyi alana kadar...

...peşini bırakmaz. Aynı babası. Ben de öyleyim.

Mesela sizi çok sevdi...

...ve buradasınız işte. Öyle düşünün.

(Müzik)

Bunu...

...burada sormak ne kadar yerli bilmiyorum ama...

...nişanlınız nerede?

(Müzik)

Tahmin etmiştim.

Başka bir kadın var.

Ancak ihanete uğrayan bir kadın bu ruh hâline bürünür de o yüzden...

Neyse, uzatmayayım daha fazla.

-Canım... -Uyandın mı sen?

-Uyandın mı babacığım? -Bir şey ister misin?

Susadım.

Susadın mı? Ne güzel uyudun sen öyle.

Ne güzel uyudun.

Al bakalım.

(Müzik)

-Başka bir şey ister misin? -Yok.

O zaman gel bakalım birazcık daha uyuyalım, olur mu?

Gel bakalım.

Uyu babacığım hadi.

Dilinden anlıyorsunuz.

Çocukların.

-Anaokulu öğretmeniyim. -İnanılmaz.

Bizde bir söz vardır ya iyi olacak hastanın doktor ayağına gelir.

Tam öyle bir durum oldu. Çok şaşkınım gerçekten.

-Berkay'ın annesi döndü mü? -Nereden?

Seyahatte demiştiniz ya.

Se... Döndü seyahatten. Tabii.

Döndü.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Biz ne için geldik buraya, ne işimiz var bizim burada?

(Sibel) Çok soru soruyorsunuz.

Siz de hiçbir şey söylemiyorsunuz Sibel Hanım.

(Sibel) Bilmeniz gerekenleri söyledim ben.

Oyun oynamak istiyorsunuz ama ben büyüdüm size de tavsiye ediyorum.

Heyecanı gidin başka yerde arayın.

Erhan Bey ben heyecan arıyor olsaydım...

...arayacağım son yer siz olurdunuz.

Üzülmeli miyim buna gurur mu yapmalıyım?

Buna siz karar verin.

Düşüneyim.

Biz nereye geldik böyle?

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Martı sesleri)

Tabii ki söylerim, sağ olun.

Sağ olun size de iyi günler.

İyi günler.

-Günaydın. -Günaydın.

-Kimmiş baba? -Kreşten aradılar.

Elif'i soruyorlar.

Sen ne dedin?

Bir şey demedim. Sana bir şey söyledi mi?

Yoo. Ben de sana söylemiştir diye düşündüm.

Oğlum kız üç gündür odasından çıkmıyor...

...tıkınıp duracağına ablanla ilgilensene biraz.

Bana ne bağırıyorsun baba? Ne yapayım konuşuyor.

-Ağzını açmıyor. -Yok, yok, yok. Ben...

Ben göndermeyecektim Antalya'ya, izin vermeyecektim Erhan'la gitmelerine.

Yok, yanlış yaptım.

Baba ne kadar abarttınız! Kaç yaşında insanlar, bıraksana sen.

Hem Erhan abi kral adamdır...

...bir sıkıntı olduysa da alır ablamın gönlünü, sen karışma.

Aradı mı seni Erhan?

Aramadı.

Elif kreşten aradılar. Ben de ağır gripti dedim.

-Onlar da geçmiş olsun dediler. -İyi yapmışsın.

Aç mısın ablam? Çay koyayım mı?

Oğlum sorulur mu! Koysana tabii. Allah Allah! Durduğun kabahat.

Kızım yumurta yaptım en sevdiğin şekilde.

Yok, aç değilim baba. Kreşe gideceğim zaten.

Şimdi durduk yere işimden de olmayayım.

Kızım üzerine gitmeyeyim...

...o nasıl olsa zamanı gelince anlatır diyorum ama...

Benimki de can be yavrum.

Ne oldu? Söyle Allah aşkına bir şey mi oldu Erhan'la aranızda?

Kızım...

-Bir şey olmuş o belli de. -Sen bir sussana!

O tercihini yaptı baba.

-Tamam? -Nasıl yani?

Ne tercihi?

Abla sorun ne bilmiyorum ama abarttığınıza eminim.

Evlilik arifesi olur böyle şeyler.

-Ben hazırlanayım. -Kızım...

-Geç kalacağım baba. -Peki.

(Müzik)

(Sibel dış ses) Ben size yardımcı olabilirim.

Üç milyon.

(Elif dış ses) Sen niye hiçbir şey söylemedin yukarıda odadayken?

500 bin de yattı, kapora da tamam. Kendine biçtiğin fiyat bu mu Erhan?

Bu kapıdan çıkarsan...

...bir daha geri dönemezsin.

(Duygusal müzik)

Yok.

Bu naz niyaz kavgası değil.

Aralarında daha büyük bir dert var. Kızımı tanırım.

Olmamıştır baba. Olduysa da hallederler, bırak.

İştahımı kaçırdınız.

-Sana afiyet olsun. Ben gidiyorum. -Şundan at ağzına.

Atayım.

Afiyet olsun.

Sağ ol.

Güle güle.

(Kapı kapandı)

(Sibel) Bundan sonrası ikimiz için de zor, biliyorsun değil mi?

(Erhan) Biliyorum Sibel Hanım.

Umarım beni yarı yolda bırakmazsın.

Paramı geri almak için başka bir şansım yok o sözleşmeye uymaktan başka.

Zaten siz işinizi şansa bırakan bir insan değilsiniz.

Elif'e ne diyeceksin?

Elif'e özür dilemek dışında ne söylerim bilemiyorum.

Ne denir ki?

Gerçekten iyimser misin yoksa kadınlar anlamıyor musun anlamadım.

-Sence hangisi? -Sizce.

Sizce hangisi. Sınırları aşmayalım.

Şirkete birlikte girmeyelim.

-Kimse bir şeyden şüphelenmesin. -Haklısınız.

Benim zaten bir adım bile atasım yok.

Hatta beni müsait bir yerde indirirseniz çok sevinirim.

Bu ne demek?

Niye gülüyorsun?

İşe gelmeyeceğimden korktunuz herhâlde. İyiymiş bu.

İyi olan ne?

Benden korkmanız.

Ben kimseden korkmam.

Bir anlaşmamız var, sadece ona uymanı istiyorum.

İkimizin de o anlaşmaya uymaktan başka şansı yok.

Bunun ikimiz de farkındayız.

Sibel Hanım, birkaç saat işim var.

Size de uygunsa onu halledebilir miyim?

Çok önemli.

(Duygusal müzik)

Şirkette görüşürüz. Geç kalma.

Teşekkür ederim.

(Duygusal müzik)

Bakın, anlıyorum. Haklısınız ama size numarasını veremem.

Kendi...

Kendisi ufak bir iş seyahatine çıktı.

Evet.

Tamam, ben döndüğünde aradığınızı ileteceğim.

-Evet Selim Bey. -O numune bedenlerini ayırır mısın?

(Kadın) Tabii.

(Seval) Darladı ya.

Hâlâ haber yok deme. Nerede bu kız?

Bilmiyorum Tansel. Telefonlar susmuyor zaten.

(Telefon çalıyor)

Yalan söyleme. Onun karakutusu sensin, her şeyi biliyorsun.

Sibel Hanım'ın bir tane karakutusu var, o da Melis Hanım.

Şu doktor olan.

Hiç sevmiyorum o kızı. Soğuk nevale.

Aradın mı? Gerçi hayatta cevap vermez.

Aradım tabii ki. Bilmiyormuş. Şaşırdık mı?

Ben bu kızın yanında dört yıldır çalışıyorum.

Değil tatile gitmeyi, bir saat bile geç kaldığını görmedim.

Sabah 08.00 dedi mi masasında otururdu.

Acaba bir gönül meselesi falan mı var?

Ay, Tansel! Vallahi darlandım.

İşim başımdan aşkın zaten. Hadi git.

Geldiğinde kendisine sorarsın.

Gözüm üzerinde.

Gözün çıksın.

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Efendim?

(Sibel ses) Seval, bugünkü ajanda nasıl?

Sibel Hanım! Siz misiniz?

Neredesiniz Sibel Hanım? Burada feci patladık.

Şu anda neredesiniz?

Ben hemen geliyorum.

Tamam Sibel Hanım, geldim şimdi.

-Sibel Hanım mı geldi? -Evet.

-Neredeymiş? -Ne bileyim? Geldi işte.

Size demedim Sibel Hanım. Zaten geldim sayılır.

-Hoş geldiniz Sibel Hanım. -Hoş buldum.

Telefonlar susmadı Sibel Hanım. Tebrik edenler, sipariş geçenler.

Tamam, hepsiyle ilgileneceğiz.

Neredeydiniz Sibel Hanım?

İş dışında arayan var mı?

Tahir Bey bir kez, Şükran Hanım bin kez.

Onlara da haber vermemişsiniz, çok merak etmişler.

Sabah konuştum, merak etme.

Hoş geldin Tunacığım.

(Gerilim müziği)

Elif, konuşmamız lazım sevgilim. Bir konuşalım.

-Konuşmamız mı lazım? -Evet.

-Konuşacak bir şey var mı? Bence yok. -Aşkım çok özür dilerim.

Yo, dileme. Niye diliyorsun ki?

Sen o asansöre bindin mi? Bindin. Elimde bavulla bekledim mi? Bekledim.

-Açıklama... -Yalnız sözümü kesme.

Asansörden indin mi? Hayır. Bir de üzerine telefonun kapattın.

Bence konuşacak hiçbir şey yok. Şimdi çekilir misin önümden?

-Bilmediğin şeyler var kızım. -Hayır, yok!

Yetişkin bir kadın olarak neler olduğunu tahmin edebiliyorum.

O zaman yanlış tahmin ediyorsun Elif.

Ben de söyleyeceklerini dinlemek istemiyorum diyorum!

Çıkar mısın? Geç kalıyorum.

-Tamam ama geri geleceğim. -Hayır, gelmeyeceksin!

Çünkü ben dediğimde gelmedin. Bundan sonra da gelme zaten.

-Elif, geleceğim aşkım. -Hayır, gelmeyeceksin.

Tamam da konuşmamız lazım. Bu şekilde kabul etmiyorum.

Bu bir konuşma değil.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Efendim canım?

-(Melis ses) Ölümlerden ölüm beğen. -Tamam.

Neredesin?

Şirketteyim.

Geri döndün, aramaya tenezzül bile etmiyorsun, öyle mi?

Tamam, çok haklısın ama gelir gelmez işe gömüldüm.

Tamam, anlat.

Müsait olduğumda anlatacağım, tamam mı?

-Ne zaman? -(Sibel ses) En kısa zamanda.

En kısa zaman ne zaman?

Çok kısa bir zamanda.

Sibel, hoş geldin canım.

-Seni hemen arayacağım, tamam mı? -(Melis ses) Ama Sibel...

-Harika bir lansmandı. -(Kadın) Defile değil, şov oldu.

-(Erkek) Sizi merak ettik. -(Kadın 2) Her şey çok güzeldi.

Teşekkür ederim.

(Duygusal müzik)

Zeynepciğim, tableti kapatır mısın? Hadi kahvaltını yap.

-Halamın fotoğraflarına bakıyorum anne. -Ben de bakacağım!

Bak işte! Eline alman şart mı?

-(Mercan) Ver! -(Zeynep) Bıraksana.

-Bıraksana! -Hişt. Kızlar yeter.

Kahvaltı ediyoruz. Sonra bakarsınız, tamam mı?

Hadi babacığım.

Kızlar, babanız bir şey söyledi, duydunuz mu?

Şükran Hanım, bu ara arayabildiniz mi kızı? Konuşabildiniz mi?

Konuştum. Kafa dinlemek için Melis'le tatil yapmışlar üç gün.

Yeni yeni âdetler.

(Şükran) Koca kız. Çalışıyor, hak ediyor.

Melis'le baş başa.

O ne öyle? Ergen gibi.

O zaman ben de Pelin'le tatile gidebilirim.

Sen önce kahvaltını bitir de.

Hanım, ben bu moda işine başlarda pek ısınamadım ama...

...bizim kız bayağı iş becerdi galiba.

Gerçekten de öyle.

Sabahtan beri televizyon müthiş lansman diye döndürüp döndürüp verdi.

(Şükran) Allah nazardan saklasın.

-Maşallah. -Maşallah.

Hiç değilse içlerinden biri dişe dokunur bir şey yaptı.

Abi kardeş çalışsanıza siz. Bence harika olur.

O modelleri giydirmeye başarılı, sen de soymada.

(Telefon titriyor)

(Telefon titriyor)

(Tuncay) İzninizle. Bu telefona bakmam gerekiyor.

Bari burada yakanı rahat bıraksalar.

(Telefon titriyor)

İş telefonu ya.

Onu diyorum.

Evet?

Ama ben sadece bir tane dergiye röportaj veririm.

-(İkisi birden) Mezura. -Aynen öyle.

Tamam, çok iyi seçim.

-Sibel Hanım. -Efendim?

(Seval) Kızmazsanız size bir şey soracağım.

Sana niye kızayım? Sor.

Size bir başkalık gelmiş.

Nasıl bir başkalık?

Tam adını koyamıyorum ama bir farklısınız.

Gözleriniz bir farklı bakıyor. Işıl ışılsınız.

Teşekkür ederim.

(Telefon çalıyor)

Bu da iyice kabak tadı verdi.

-Kim ki o? -(Seval) Ayşin'in menajeri.

Üç günde hiç yoksa 30 kez aramıştır.

-(Seval) Mesajlarını saymıyorum bile. -Ne istiyormuş senden?

Biz Ayşin'i yanlış anlamışız, Ayşin çok pişmanmış.

(Seval) Çok üzülüyormuş, bilmem neymiş. Bir şeyler söylüyor.

-En azından iş ahlakını anlar. -Katılıyorum.

Başka bir şey?

Kahveni çok özledim.

Gerçekten mi?

Ben de unuttunuz sandım. Hemen yapıyorum.

-Bu arada röportaj için... -Ayarlandı bilin.

Tamam.

Sibel Hanım, vallahi bir başka bakıyorsunuz. Maşallah.

(Kadın ses) Tuncay, ben daha fazla uğraşamayacağım.

Bak, müsait değilim. Sonra konuşalım mı?

(Kadın ses) Vallahi hiç kusura bakma. Gel al bu oğlanı başımdan.

Annemi isterim diye ağlıyor. O bitiyor, Elif ablası başlıyor.

-Kafa kalmadı artık bende. -Elif.

Elif ya. Madem çok seviyor, Elif ablası baksın.

Müsait olunca arayacağım seni, tamam mı?

O verdiğin paraya bu iş çekilmez. Sen onu üçle çarp.

Tamam... (Telefon kapandı)

Kapattı.

İş görüşmesi mi?

Evet baba.

İşle güçle alakan var yani.

Evet baba.

Bana niye öyle gelmiyor?

Bilmem.

Ne yapsam gözünüze görünmüyor. Alıştım artık babacığım.

Begüm'le biraz ilgilen.

Pardon babacığım? Neyiyle ilgileneyim koca kadının?

O senin karın, çocuklarının annesi. Biraz vakit geçir.

Baba ne istiyorsan yapıyorum, tamam mı?

Siz ne istiyorsanız onu yapıyorum. Daha ne?

Ailesiyle vakit geçirmeyen erkek, erkek değildir.

Ailesiyle mutlu olamayan, hiçbir işte başarılı olamaz.

Unutma.

Bak bana. Ben ne yaptıysam annenin sayesinde oğlum.

Başarılarını mutlu ailemize borçlu olduğunu unutmuşum. Kusura bakma.

İzninizle kimsenin gözüne görünmeyen ama yapmam gereken işler var.

Benim de vermem gereken önemli bir karar var.

Aslında verdim gibi.

Sibel'e söyle, akşam buraya gelsin.

Babacığım, bundan sana bir tane alalım. Bu büyük kolaylık.

Basıyorsun tek tuşa, biricik sevgili kızın karşında.

Bazen biraz acele mi karar veriyorum diyorum ama...

...maşallah, beni hiç yanıltmıyorsun.

Akşam eve erken gel.

(Gerilim müziği)

Güvendiğin dağlara kar yağdı babacığım.

(Gerilim müziği)

-Günaydın Erhan Bey. -Günaydın.

-Benim Süpermen'im gelmiş. -Ne oluyor lan?

Uçmaya kıyamamış da yürüyerek mi gelmiş? Gel, sarılacağım sana.

Gel, gel.

Bir de buradan.

Oğlum dur, tamam. Nefes alamadım.

-Tamam kardeşim. -Günaydın arkadaşlar.

(Hep bir ağızdan) Günaydın.

Kardeşim al, bütün nefesler sana feda olsun.

Ben de senin sayende nefes alıyorum.

Ne yaptın? Adamların parasını yatırabildin mi?

Sorma. Film gibiydi.

-Herifler kafama silah dayadı. -Ne?

Borcuna bir de kurşun parası eklendi dediler.

Tamam Samet, bitti. Yolun sonu, buraya kadar dedim.

Sonra birden bir ses, hesabınıza para geldi.

O nasıl bir ses biliyor musun? Bülbül şakıması gibi.

Üzümünü ye, bağını sorma derler ama...

...yine de merak ediyorum. Bu para işini nasıl hallettin?

Böbreğini mi sattın? Banka mı soydun?

Senin de dediğin gibi işte.

Üzümün keyfini çıkar, bağcılık sana göre değil.

Öyle deme. Şakaya vuruyorum ama yaptığımı da biliyorum.

Tamam be oğlum. Geçmiş geçmişte kaldı.

Bundan sonra önümüzdeki maçlara odaklanacağız.

Peki. Hadi benim parayı buldun, teşekkür ederim.

Burhan amcanın evi ne oldu?

Samet Bey, Erhan Bey. Sibel Hanım'la toplantınız var, unutmayın.

Oho. Senin buzlar kraliçesi üç gündür yoktu.

Tıpkı senin gibi, o da üç gün.

Senin buzlar kraliçesi ne istiyormuş gidip soralım.

Hadi. Benim ceketi de alsana, yoksa geç kalacağız.

(Gerilim müziği)

(Kadın) Hadi bakalım, sen böyle gel.

Sırayla. Sırayı bozmak yok.

Sıra sende, hadi bakalım.

Abla.

Ödümü kopardın. Ne işin var burada?

Hiç. İki arka sokağa yolcu getirdim de.

Gelmişken ablamı göreyim dedim.

Uydurma. Ablana bak diye babam yolladı seni, değil mi?

Evet.

İyiyim ben, merak etme.

Erhan abiyi de aradım, açmadı. Bir şey mi oldu?

Erhan abin lütfedip açarsa neden açmadın diye sorarsın.

-Sen de aramadın yani. -Hayır.

Oo. O zaman kavga büyük.

(Ders zili çaldı) Çocuklar hadi içeri.

-Hadi. -(Kadın) Hadi bakalım.

-Evde görüşürüz. -(Kadın) İçeri girme zamanı.

Tamam, görüşürüz.

-Kolay gelsin. -Sağ ol.

-(Kadın) Hadi bakalım. -Hadi içeri.

(Telefon çalıyor)

(Kadın) Gel bakalım. Sen de gel. Hoppa.

(Telefon çalıyor)

(Meşgul tonu)

Hay Allah.

(Duygusal müzik)

(Mesaj geldi)

(Tuncay dış ses) Elif Hanım, Tuncay ben.

Berkay'la ilgili bir ihtiyacınız olursa diye telefonunuzu vermiştiniz. Oldu.

Yani Berkay'la bir süre ilgilenmenize ihtiyacım oldu.

Müsait olduğunuzda aramanızı bekleyeceğim.

(Kadın) Hadi bakalım.

Dışarıda kimse kalmadı, değil mi?

(Mesaj geldi)

(Elif dış ses) Maalesef uygun değilim Tuncay Bey, çalıştığımı söylemiştim.

Berkay'la ilgilenebilecek biri aklıma gelirse haber veririm.

Size kolay gelsin, Berkay'a sevgiler.

Allah kahretsin.

(Kapı vuruldu)

Gel.

Buyurun.

(Sessizlik)

(Gerilim müziği)

Herifin yüzünün göründüğü bir fotoğraf yok mu Mehmet?

Sadece bunları çekebildim Tuncay Bey.

-Teşekkürler. -Hadi.

Bana bak, bu konuyla ilgili...

...sağda solda konuştuğunu duyarsam...

O nasıl laf Tuncay Bey? Bana her zaman güvenebilirsiniz.

(Gerilim müziği)

Beceriksiz. Beceriksiz!

Çeksene!

Neyse.

Zavallı babacığım.

Biraz yüreğine inecek.

Yalnız...

...bu fotoğrafların benimle ilgili olduğu anlaşılmamalı.

Yani arkadaşlar, şirketimiz çok önemli bir milat yaşıyor.

Hatta bugün ilk röportajımızı vereceğiz.

Sizden elinizden geleni değil, en iyisini isteyeceğim.

Hataya yer yok. Sorusu olan var mı?

Teşekkür ederim.

-Erhan Bey kalabilir misiniz? -Tabii.

(Gerilim müziği)

-Kapıyı kapatabilir misiniz? -Tabii Sibel Hanım.

İşinizi halledebildiniz mi?

Daha değil ama inşallah hallolacak.

Çok teşekkür ederim bu arada. Çalışanlarınızla çok ilgilisiniz.

Bu kişisel bir ilgi değil. Tamamen profesyonel.

Sözleşmenin dışında hareket etmediğin sürece...

...ne yaptığın beni çok fazla ilgilendirmiyor açıkçası.

Tamamen dostane bir hatırlatma.

Dostane?

Güzel espri.

Ama karşınızda çocuk yok. Sürekli hatırlatmanıza gerek yok.

Benimle bir işiniz kaldı mı? Çıkabilir miyim?

-Yarım saate hazır ol. -Ne için?

Röportaja gideceğiz.

Röportaja gideceğiz. Siz, ben, neden?

Bu soruyu sürekli kendime sorup durdum.

-Bir cevap verebildiniz mi? -Verdim.

Ben de öğrenebilir miyim? Sözleşmede böyle bir madde yoktu.

Evet, sözleşmede böyle bir şey yazmıyor ama...

...ben istediğim için geleceksin.

Bu arada hesabınıza 500 bin lira daha aktardım.

Tıpkı sözleşmedeki gibi.

Kolay gelsin.

Kardeşimle yalnız kalabilir miyim Erdal Bey?

Erhan.

Erhan Bey.

Ne haber?

Böyle teklifsiz, izinsiz bana ait olan bir yere dalmanı neye borçluyum?

Bana ait derken toplantı odası mı yoksa çember bayağı genişledi mi?

Benim işim var. Sen buranın tadını çıkar.

Eminim vardır canım. Melis'le baş başa tatiller.

Abi kardeş, anne babaya yalan söyleriz. Tamam.

Hatta birbirimizin açıklarını da kapatırız.

Gerekirse yalancı şahitlik bile yapabiliriz ama...

...birbirimize yalan söylemememiz gerekiyor.

Abi kardeşlik bunu gerektirmiyor mu sevgili kardeşim?

(Tuncay) Yanılıyor muyum?

Yanılıyorsun.

Neyse. Akşam babam yemeğe bekliyor, haberin olsun.

Neden?

(Tuncay) Herhâlde başarılarını kutlayacağız.

Kızların da hala aşkı depreşti. Defile fotoğraflarını biriktiriyorlar.

Eve gittiğinde çapraz sorguya hazır ol.

Gül.

Yalanın ortaya çıkıp...

...yaldızların dökülünce de gülebilecek misin bakalım?

Sibel.

(Gerilim müziği)

Kardeşim seni çok yoruyor, değil mi?

Beni seçecektin.

Ben senin gibi asistanı pamuklara sarardım.

-Âlemsiniz Tuncay Bey. -Beni utandırıyorsun.

Ne oluyor ne bitiyor? Anlat bakalım.

-Her şey göründüğü kadar mükemmel mi? -Yani.

(Gerilim müziği)

Hoşunuza gidiyor, değil mi?

Ne? Anlamadım.

Böyle her şeye sahip olma, hükmetme hissi hoşunuza gidiyor.

Çekinmeyin, söyleyin. Aramızda yabancı yok.

Üç ay boyunca size aitim nasıl olsa.

Git derseniz giderim, kal derseniz kalırım...

...yap derseniz yaparım, öyle değil mi?

Geç kalacağız ve geç kalmaktan nefret ediyorum.

(Korna sesi)

Sağa çekin.

Geç kalacağız diyorum sen ne diyorsun?

Sağa çekin diyorum ben de.

Sağa çekin diyorum. Sağa çekin.

-(Sibel) Ne yapıyorsun? -(Erhan) Sağa çekin.

Sizi röportaja yetiştirmeye çalışıyorum.

İzniniz olursa.

(Müzik)

Madem beni de götürüyorsunuz, bir işe yarayayım.

Antalya'dan dönerken acemi şoförlüğünüz yeterince eziyet oldu.

(Müzik)

(Erkek) Sipariş listesini birazdan mail yoluyla aktaracağız.

Tamam Sinan Bey. Arkadaşlara aktarıyorum.

Ne yapıyor bunlar?

Yeni ekip. Siparişlere yetişemiyoruz da.

Oh, müthiş.

Sevgili küçük kardeşim sonunda turnayı gözünden vurdu.

Tam babam şirketi gözden çıkaracakken...

...tak, röveşata.

Böyle durumlarda hep bir kılçık çıkar.

O da işin nazarıdır zaten.

Değil mi?

Tabii.

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Of!

-Çok yakışmış. -Ne?

Ruj diyorum. Kırmızı, müthiş.

İnsan gözünü alamıyor. Neyse.

Ha şöyle, gül biraz.

Az önce telefon çaldı, gerildin. Boş ver.

Dediğiniz gibi, ufak bir kılçık.

Ufak bir kılçık.

Problem nedir?

Of! Of!

-260 beygir bu, değil mi? -(Sibel) evet.

Çok iyi.

Arabadan anlıyorsunuz.

Biraz anlarım arabalardan.

Mesele bu araba biraz asi.

Ama dilinden anlarsanız kendisini avcunuzun içine bırakır.

-Müzik? -Arabada hiç sevmem.

Öyle tahmin etmiştim.

"Sonuna kadar, gideceğim yolun sonuna kadar"

"Manitalar paparazzi gibi yakalar"

"Baba 'für die familie', sadece aile"

Müziğin sesini kıs biraz bari.

Efendim? Duyamıyorum Sibel Hanım.

"Baba 'für die familie', sadece aile"

Hiç duyamıyorum. Biraz yüksek verirseniz.

"Kurtuldum dertten sadece içip hayal kurardım"

"Kurtuldum senden, göreceğim güne günler sayardım"

"Kurtuldum derken, daha daha dibe, daha dibe battım"

"Kurtuldum derken"

Ayşin.

-Miss Turkey. -Ta kendisi.

Ama Sibel Hanım istememekte haklıydı.

Kız önce bize söz verdi, sonra dijitalle anlaştı.

Aa!

Derdi neymiş?

Bu dijital projesine Sibel Hanım'ın taş koyduğunu düşünüyor.

Menajeri sürekli arıyor. Galiba biraz zarar etmişler.

Arar.

Ama tam Sibellik bir hareket.

Hiç şaşırmadım.

Neyse, şu dosyaları yerine koyayım.

Kırmızıdan vazgeçme, müthiş.

(Müzik)

-(Erhan) Buyurun. -Teşekkürler.

Aman efendim, ne demek? Bakıyorum saatime.

Sizi o kadar yorduk ama tam vaktinde yetiştirdik.

Ben gayet iyiyim.

Hoş geldiniz Sibel Hanım. Özge ben.

Şef editör 'slash' partner.

(Özge) Talebimizi kabul ettiğiniz için çok sevindik.

Ben de çok sevindim. Çok teşekkür ederim.

Sizden başka kimseye güvenemezdim.

-Erhan Bey. -Finans uzmanı 'slash' şoför.

Erhan. Çok memnun oldum.

Aynen.

Buyurun, buradan.

Nasıl?

-(Kadın) Başka bir isteğiniz var mı? -Teşekkür ederim.

(Kadın) Rica ederim.

Ne yapıyorsun?

Kafanda yeni sabotaj planları mı kuruyorsun?

Yo.

Beni neden buraya getirdiğinizi bilmesem de emrinize amadeyim.

Bence ne için burada olduğunuzu gayet iyi biliyorsunuz.

Şoförlüğünüz dışında bir düşüneyim.

Otoritenizi test etmek için.

-Otoritemi test etmek için? -Evet, o yüzden getirdiniz beni.

Neden böyle bir şey yapayım?

Bizim bir anlaşmamız var. Hatırlatırım.

Nasıl unuttum?

Sayenizde hiç unutmuyorum bu tip şeyleri zaten.

-Sağ olun, merak etmeyin. -Çok güzel.

Şimdi 2023 finansal projeksiyonumuzla alakalı bana bir şeyler anlat.

Gerçekçi ama umutlu olsun.

Tamam.

İnsanlar önümüzdeki yıl, daha doğrusu önümüzdeki sezon...

...yırtık kot mu moda olacak yoksa çuval mı moda olacak...

...bence onu duymak istiyorlar sizin ağzınızdan.

Para pul çok ilgi alanları değil.

Uyarıyorum sadece.

Çok biliyorsun.

Herkes ama herkes para konuşmayı çok sever Erhan Bey.

En sevmediğini iddia eden de para konuşmayı çok sever.

(Sibel) Hadi anlat.

Eğer Tahir Bey'in kendi şirketinde uyguladığı sistemi...

...siz kendi şirketinize çekmek istiyorsanız...

...yani modaya uyarlamak istiyorsanız...

"Siyah beyaz bir adamdı"

"Hayalimdeki resim"

"Kadehimi fırlattım yüzüne"

"Kızgınım hiç gelmeyişine"

"Bilmeyişine"

"Hissetmeyişine"

"Sen orada yoksun"

"Çağırdığımda"

"Susuzluğumda"

"Açlığımda"

"Sen orada yoksun"

"Koşsam, sarılsam"

"Tutunsam yoksun"

"Ruhumun kara boşluğunda"

"Sen orada yoksun"

("Göksel - Sen Orada Yoksun" çalıyor)

"Sen orada yoksun"

"Çağırdığımda"

"Susuzluğumda"

"Açlığımda"

"Sen orada yoksun"

"Koşsam, sarılsam"

"Tutunsam yoksun"

"Ruhumun kara boşluğunda"

"Sen orada yoksun"

-Yeterli mi? -Yeterli.

Dediğine göre 2023 yılının ikinci yarısından itibaren...

...biz kâra geçeceğiz ve bir an önce halka açılacağız.

Aynen öyle.

(Telefon çalıyor)

Konuştunuz mu? Yani bir şey söyledi mi?

Bu sizi hiç ilgilendirmez.

Böyle bir şey sormaya hakkınız bile yok.

Orada bir durun.

Doğru söylüyorsun.

Biz hazırız Sibel Hanım.

Güven...

...bir ilişkinin tabi tutulduğu en önemli testtir derler.

Eğer birine güvenmek istiyorsan o güveni gider kendin alırsın da derler.

Bir de Sibel Hanım bence biz dünya üzerinde güven hakkında...

...ahkâm kesecek son iki insanız.

Haklısın.

(Müzik)

(Kapı vuruluyor)

(Kapı vuruluyor)

Geldim!

Ne istiyorsun?

Allah'ın cezası bütün apartmanı ayağa kaldıracaksın şimdi.

Sen de aç o zaman kapıyı.

Geçebilir miyim?

Geçerim.

Konuşmamız gereken şeyler var.

Of...

Tuncay eğer seni buraya kardeşin gönderdiyse...

...hiç boşuna nefesini tüketme. Hadi naş naş!

Saçmalama! Haberi bile yok.

Hayırdır...

...niye geldin o zaman sen buraya?

Bir yıldır aramamışsın, sormamışsın. Şimdi mi aklına geldim?

İstersen şimdi geçmişten konuşalım? Benim ne kadar karaktersiz...

...haysiyetsiz bir adam olduğumdan.

Ya da...

Ya da?

Ya da ikimizin de kazanacağı bir oyun oynayalım.

Sibel...

...seni işten çıkarmıştı değil mi?

Evet.

İnsanların ekmeğiyle oynuyorsun Sibel. Bu çok kötü bir davranış.

Bazen kardeşim olduğundan utanıyorum.

Ah, Sibel!

Çok uzatma da anlat artık.

Sana bir ödeşme fırsatı sunuyorum.

İlgini çekerse tabii.

(Müzik)

Kestik.

Geçmiş olsun.

Çok güzel bir röportajdı. Çok teşekkür ederiz Sibel Hanım.

-Çok teşekkür ederim. -İnternet sitemizde...

...bazı resimlerinizi paylaşacağız.

Biliyorsunuz, insanlar sizi görmek istiyor.

-Tekrardan teşekkür ederim. -Görüşmek üzere Sibel Hanım.

İyi günler.

Tebrikler.

Beğendiniz yani?

Yoo, beğenmedim ama kendiniz gibiydiniz. O yüzden takdir ettim.

Ben nasıl biriyim peki?

İddialı, acımasız. Tuttuğunu koparan, istediğini alan.

Bence bu sıfatlar biraz iddialı.

Başka?

Başka bir şey yok. Yani şimdilik başka bir şey yok. Bu kadar.

Sizi daha yakından tanıdıkça bilgileri günceller...

...sizinle paylaşırım Sibel Hanım.

Sibel Hanım benimle bugün başka bir işiniz yoksa çıkabilir miyim?

-Çıkabilirsin. -Çok teşekkürler.

(Müzik)

Abla aynı nineme benzemişsin.

-Şimdi görürsün sen! -Mercan yapma kuzum!

Zeynep hadi sen hanım kız ol da kardeşine örnek ol. Hadi.

Ama babaanne ilk o başlattı.

Oy, babaannesinin boncuğu! Ablasın sen, hadi.

Fatima arabaşı çorbasını koy ocağa.

Tahir Bey özellikle istedi. Begüm nerede?

Buradayım anne. Başka nerede olacağım!

Yavrum bunlar mutfağı oyun alanına çevirdiler.

Yemeği yetiştiremeyeceğiz sonra. Sen bunlara bir oyun filan mı açsan?

Açayım tabii. Siz de rahat rahat hazırlanın taç giyme törenine.

-Kim taç giyecek? -Halanız kızım.

Oley! Halam prenses olacak.

Kraliçe olacak. Biz de onun tebaası.

Begüm!

Gelin kızlar, biz yukarıda oynayalım en iyisi.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

(Müzik devam ediyor)

Erhan?

-Oğlum kapıyı çalmadan mı gidiyordun? -Baba şey...

Ee...

Hadi gir içeri.

Ben olanları biliyorum. Hadi gel.

Gel.

Ben bir çay koyayım.

Baba hiç zahmet etme. Zaten içim almaz. Ben Elif'e ulaşamayınca...

Hadi geç, otur. Geliyorum.

(Müzik)

Otur oğlum.

Evladım...

...ben çuvaldızı önce kendi kızıma batırırım ama...

...bu konuda Elif haklı.

Haklı baba, hem de çok haklı.

Ben o kadar çaresiz kalmasam böyle bir şey yapmazdım baba.

Konu ev olunca...

Ev mi? Bir dakika, bir dakika!

Ne evi?

Ben geldim.

Ne işin var senin burada?

Allah Allah!

Kızım o ne biçim soru!

İnsan müstakbel kocasına ne işin var diye sorar mı!

Yoo baba. Hiç önemli değil ki.

Gelsene sen benimle biraz.

(Müzik)

Aşkım, Burhan baba ev meselesini biliyor mu?

Biliyor! Bilsin de kalpten gitsin adamcağız değil mi?

Her şeyi biliyorum dedi sevgilim. Ne söyledin sen Burhan babaya?

Antalya'da kıskançlık yüzünden kavga ettik dedim, Erhan. Oldu mu?

Kredinin altı aylık kısmını ben kapattım aşkım.

Altı aylık kısmını kapatmış! Alkış mı istiyorsun?

-Bilmiyorum sanki nasıl kapattığını! -Sevgilim lütfen ama.

Nasıldı bari? Güzel miydi?

Teklif benim gözümün önünde oldu sonuçta. Detayları bilmek hakkım.

-Anlatsana. -Hiçbir şey olmadı ki.

Ne demek hiçbir şey olmadı?

Ne yaptınız o zaman üç gün boyunca o kadınla?

Düşündüğün gibi hiçbir şey yaşamadık biz Elif.

Ben de buna inanacak kadar aptalım değil mi Erhan?

Yemin ederim yaşamadık Elif. Senin aklından ne geçiyor bilmiyorum ama...

...biz Elif Hanım'la şimdiye kadar en ufak bir şey yaşamadık...

...bundan sonra da yaşamayacağız zaten Elif. Sibel Hanım'la aramda...

...hiçbir şey geçmedi.

Peki o zaman neden? Söyle, neden? Anlamıyorum.

Aşkım neden diye sorma. Sadece inan.

Sibel Hanım'la aramda en ufak bir şey geçmedi...

...geçemez bundan sonra da sevgilim.

Akşam yemeğe kalıyorsun değil mi oğlum?

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Teşekkürler.

(Telefon çalıyor)

-Ne var? -(Kadın ses) Paşama bak sen!

Bir de ne var diye soruyor!

Bütün gün anne diye viyaklayan benim (***) sanki!

Bana bak, ağzını topla!

Susturamıyorum ben bu çocuğu. Bütün gün evde tıkıldım kaldım.

Zaten sinirlerim laçka!

Tamam. Yarın gelip alacağım diyorum, anlamıyor musun?

(Berkay) Anne! Annemi istiyorum!

Çocuğu ver bana çabuk.

(Tuncay ses) Hadi.

Berkay. Oğlum.

Annem geldi mi?

Yarın gelip alacağım seni. Anlaştık mı?

Anneme mi gideceğiz?

Annene gideceğiz.

Ama şimdi uslu durman gerekiyor, tamam mı?

Tamam.

-(Tuncay ses) Söz mü? -Söz.

Aferin oğluma.

(Gerilim müziği)

Konuştuğumuz gibi Ayşinciğim, tamam? Hadi.

(Gerilim müziği)

(Televizyon açık)

(Zeynep) Halacığım bu fotoğrafta fıstık gibi çıkmışsın.

Ay, sen neler biliyormuşsun! Sensin fıstık.

Zeynepçiğim masada tablet yasak yalnız. Bunu konuşmuştuk.

Mercan sen de kapat televizyonu artık, masaya gel.

Dedenizin keyfi yerinde. Aman kaçırmayın!

Ama anne daha bitmedi.

Karışma. Bugün hiçbir şey benim keyfimi bozamaz.

Bu arada tebrik ederim Sibel.

Sağ ol.

Çok da iyi gördüm seni. Tatil yaramış.

-Tatil? -Evet.

Melis'le üç gün tatil yaptık demiştin ya telefonda.

-Ondan bahsediyor Begüm. -Evet.

-İyi akşamlar herkese. -İyi akşamlar oğlum.

Bu kız niye yemek yemiyor? Baba geldi, hiç oralı değilsin. Aa!

Karışma. İyi akşamlar.

İyi akşamlar babacığım.

Sevgili kardeşim.

Seni buralarda görmek ne güzel.

Masa da bayağı donatılmış.

Geldiğin belli oluyor.

Sana da iyi akşamlar abi.

Şükran Hanım hadi bakalım servis başlasın.

Yemeğimizi yiyelim, sonra konuşacağımız önemli konular var.

Mercan...

...hadi kızım.

Hala fotoğrafların yine internete çıkmış.

Bugün röportaj vermiştim, onun fotoğraflarını yayınlayacaklardı.

Ohoo! Halan yürüdü gitti kızım, senin haberin yok.

Başarılar kardeşime. Yakışır. Yürü.

Bu gecenin, hatta bu haftanın...

Halan televizyona çıkmış!

(TV sunucu ses) Kiminle mi ilgili?

Tabii ki modanın yeni prensesi Sibel Koraslan.

Ünlü iş insanı Sibel Koraslan'ın Antalya'da gerçekleştirdiği...

...başarılı lansman sonrası sırra kadem bastığı bir süredir konuşuluyordu.

Sibel Koraslan nerede olduğunu sır gibi saklasa da...

...şu anda elimize ulaşan fotoğraflar...

...bütün soruları cevaplar nitelikte.

Sibel Hanım'ın genç sevgilisiyle birlikte gözlerden uzakta...

...bir dağ evinde gerçekleştirdiği aşk tatilinin fotoğrafları...

...şu anda elimize ulaştı.

İzliyoruz.

(Gerilim müziği)

Antalyalı ünlü iş insanı Tahir Koraslan'ın olan...

...Sibel Koraslan'ın hakkındaki bu iddialara ne cevap vereceğiyse...

...merak konusu.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Ne... Ne demek oluyor bu?

Ha?

(Gerilim müziği)

(TV sunucu ses) Sibel Koraslan'ın hiçbir yerde yayınlanmayan...

...kaçamak görüntüleri ilk defa bizim programımızda.

Sibel Koraslan'ın yanındaki gizemli erkek kim?

Erhan, oğlum kanal değiştirirken tesadüfen gördüm.

Bu hanım kız senin patronun değil mi?

Evet, öyle Burhan baba.

Sevgilisi mi varmış ne. Allah Allah! Varsa var!

Nedir yani bu kadar tatavaya gerek var mı? Genç insanlar. Kime ne!

Burhan baba saat geç oldu. Sabah da toplantım var benim.

İzninle çıkabilir miyim baba?

Oğlum izin ne demek! Burası senin evin. İstediğin saatte girersin...

...istediğin saatte çıkarsın.

Sağ ol baba. İyi akşamlar.

(Burhan) Ama bir kahve içmeden de olmaz değil mi?

Kızım hadi bakayım, müstakbel kocanla babana...

...senin o güzel acı kahvenden bir tane... Hadi, bir zahmet.

Tamam babacığım.

(Gerilim müziği)

Bir ele güne rezil olmadığımız kalmıştı, sonunda onu da olduk.

Ne hâle düştük!

Sibel kim bu adam?

Kim bu adam?

Baba bir sakin olur musun? Tamam. Begüm çocukları alıp odaya. Hadi kızım.

Zeynepçiğim gel kızım.

-Hadi. -Tahir Bey'e limonlu su. Çabuk.

Ben sana güvenmiştim.

Kızım ben sana güvenmiştim.

Sonunda gözüm arkada kalmadan şirketi bırakabilirim diyordum.

Şu başımıza açtığın işlere bak Sibel! Kim bu adam?

Kim bu adam?

Baba böyle bir şey yok, yemin ederim.

Bu fotoğraflar ne?

Baba sakin olur musun? Ben kardeşime güveniyorum.

Kardeşim öyle şeyler yapmaz, değil mi Sibel?

Hadi ne olursun.

(Şükran) Gözünü seveyim böyle yapma Tahir Bey. Lütfen.

-Lütfen, siz bize lazımsınız. -Bir dakika, hiçbir şey olmayacak. Tamam.

(Telefon çalıyor)

Kim arıyor ya? Efendim?

Evet, benim.

Ne? Ne diyorsun sen ya? Ne diyorsun sen!

Terbiyesiz!

Bu yaptığınız büyük ahlaksızlık.

Mahkemede hesaplaşacağız hepinizle. Kapat telefonu!

Sizin haberiniz var mıydı? Konu hakkındaki sorunuz, yorumunuz...

...ne olacak diyor. Ben hesaplaşacağım onlarla mahkemede.

Sibel...

...nedir bu başımıza gelen?

(Müzik)

Baba bir sakin olur musun? Sen kızını tanımıyor musun?

Yok, tanımıyorum oğlum.

Kızımı tanımıyorum.

Benim yetiştirdiğim evlat olamaz.

Bir dakika, bir yanlışlık vardır.

Sibel...

...bir şey söylesene canım benim. Sen, Melis'le tatilde değil miydin?

En kötü alırsın Melis'i, çıkarsın kameranın karşısına...

...dersin ki, başarımı kıskanan adiler...

...üzerime komplo kurdu dersin.

Adalet önünde hesaplaşacağız dersin, olur biter.

Bu kadar basit.

-Montajdır diyorum size. -Sibel bir şey söylesene kızım.

Montaj değil mi o fotoğraflar?

Gerçek mi yoksa?

Yoo...

...montaj değil, değil mi?

Montaj değil.

Yazıklar olsun!

Yazıklar olsun!

Ben...

...bugüne kadar şerefime leke sürecek hiçbir şey yapmadım ama...

...sen bu saatten sonra benim başımı öne eğdin.

Yazıklar olsun!

Yazıklar olsun!

Defol git evimden!

-(Şükran) Tahir Bey lütfen. -(Tahir) Defol!

-Tahir Bey... -Defol!

(Şükran) Oturur musun şöyle? Lütfen.

Lütfen, Tahir Bey.

Su iç hadi.

(Müzik)

Rezil olduk, farkında mısın?

Kim olduğum belli olmuyor ama ben konuşacağım Sibel Hanım'la.

-Biliyorum. -Hâlâ Sibel Hanım'la konuşacağım diyor!

Sen beni delirtmek mi istiyorsun? Kim çekti o fotoğrafı?

Ne bileyim ben sevgilim! Kadının düşmanları falan var herhâlde.

Eğer o teklifi kabul etmeseydin bunların hiçbiri olmayacaktı.

Ya babam televizyondakinin sen olduğunu anlasaydı?

İyi de o teklifi kabul etmeseydim zaten biz biraz önce içeride...

...yemek yiyip televizyon izliyor olmazdık Elif.

Bu ev olmazdı çünkü.

Hepsi o kadının yüzünden.

Ben hatayı en başta yaptım Elif. En başta ben çok büyük bir hata yaptım.

Ama...

...önemli olan bundan sonra bizim önümüze bakmamız.

Kaldığımız yerden hayatımıza devam edebiliyor olmamız Elif.

Düğün için verdiğim kapora hâlâ duruyor. Her şeyimiz hazır, Elif.

Tek yapmamız gereken düğün.

Bilmiyorum, Erhan.

Hâlâ orada çalışıyorsun.

O kadının sürekli senin etrafında olduğunu bilmek...

...bana ne hissettiriyor, hiç düşünmüyor musun?

Ben bütün bu olanları nasıl unutayım ki? Ayrıl o zaman işten.

Aşkım ikimiz için de çok zor bu durum biliyorum ama...

...üç ay bana zaman tanı ne olur.

Sibel Hanım'la ben bağımı üç ay sonra kopartabileceğim.

Orada olduğun sürece ben yokum Erhan.

Ne demek bu Elif? Ne demek istiyorsun?

Sen benim içinde bulunduğum durumu anlayamıyor musun?

Belki ikimizin de birbirini anlamak için biraz zamana ihtiyacı vardır.

Elif...

İyi geceler.

(Müzik)

(Müzik devam ediyor)

Arkadaşlar geri çekilin lütfen.

(Üst üste konuşmalar)

Sibel Hanım...

(Erkek muhabir) Sibel Hanım bir açıklama lütfen.

(Kadın muhabir) Sibel Hanım lütfen.

(Erkek muhabir) Bir şey söyleyecek misiniz?

-(Kadın muhabir) Sibel Hanım... -(Kadın muhabir 2) Sibel Hanım...

Sibel Hanım...

Senin ne işin var burada?

Hem sen benim evimin yerini nereden biliyorsun?

Nasıl yani? Bu evin kirasını ben ödüyorum, finans departmanında çalışıyorum.

İsmim Erhan Yıldırım. Unuttunuz mu beni?

Ne istiyorsun?

Olanlar aramızda kalacak demiştiniz. Ne oluyor?

Bunları konuşacak durumda değilim.

Bana bir açıklama yapmaya mecbursun.

Kolumu bırak!

Kim çekti o fotoğrafları, kim sızdırdı basına? Söyle.

Bilmiyorum.

Peki fotoğrafları çeken diğer şeyleri de görmüş olabilir mi?

-Bilmiyorum dedim sana. -Bakın...

...ben nişanlımı çok seviyorum...

...ve onu yeniden kazanmak için elimden gelen her şeyi yapacağım.

O teklifinizin hayatımın içine etmesine izin vermeyeceğim.

Bilin.

Lütfen!

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Tahir dış ses) Bugüne kadar şerefime leke sürecek hiçbir şey yapmadım ama...

...sen bu saatten sonra benim başımı öne eğdin.

(Erhan dış ses) Ben nişanlımı çok seviyorum...

...ve onu yeniden kazanmak için elimden gelen her şeyi yapacağım.

O teklifinizin hayatımın içine etmesine izin vermeyeceğim.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Duygusal müzik devam ediyor)

(Gerilim müziği)

(Kapı kapandı)

(Derin nefes verdi)

Babam sakinleşti mi?

Artık ne kadar sakinleştiyse işte.

-Uyudu mu çocuklar? -Evet.

Yoruldum ya.

(Gerilim müziği)

Yani Sibel’i korumaya çalıştım ama...

...aslında ne yaşadıysa hak etti.

Neden öyle söyledin?

Babam her şeyi ilmek ilmek işleyerek yaptı.

Şimdiye kadar ne yaptıysa.

Ama Sibel, bir anda her şeye sahip olmak istiyor her şeye.

Bence Sibel, öyle kaçamak yapacak bir kız değil.

De...

...öyleymiş işte.

-Bu da senin işine geldi değil mi? -Ne?

Ne dedin sen?

Hiç, hiçbir şey demedim.

Deme o zaman.

(Gerilim müziği)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

(Telefon ısrarla çalıyor)

-Efendim? -(Senem ses) Abla?

Ablacığım nasılsın, iyi misin? Duydum haberleri.

İyiyim, sen bunları kafana takma ya.

-(Sibel) Sen nasılsın? -Babam?

Sana bir şey yaptı mı?

Babam, klasik babam işte.

Sever de kızar da.

Sen bunları düşünmesene.

Aldım ben biletimi, bu akşam çıkıyorum yola.

Yanında olacağım abla, sakın bırakma kendini.

(Sibel) Tamam canım.

(Duygusal müzik)

(Kapı vuruluyor)

(Kapı vuruluyor)

(Kapı ısrarla vuruluyor)

(Duygusal müzik)

Neredesin Sibel? Geceden beri arıyorum seni!

Niye açmıyorsun telefonunu?

-Telefonumu sessize almıştım. -(Melis) İyi halt ettin!

Zaten acil bir doğum çıktı, bırakıp gelemedim de.

Ya öldüm öldüm dirildim!

Şu hâline bak, berbat görünüyorsun!

(Melis) Sen bir şey yedin mi?

Yok, iştahım yok.

-Gel hadi, yiyeceksin bir şeyler. -İstemiyorum.

Hadi, yiyeceksin.

Hepsi bitecek, itiraz istemiyorum!

Yiyene kadar böyle bana bakacak mısın?

Evet bakacağım, hadi.

(Duygusal müzik)

Hadi, anlatmayacak mısın?

(Melis) Mesela yanındaki adamın kim olduğuyla başlayabilirsin.

Bir adı vardır herhâlde?

-Erhan. -(Melis) Peki. Kim bu Erhan?

(Sessizlik)

Vay be! Yani bu kadarını senden bile beklemezdim Sibel!

Gerçekten herkesin kendinin bile bilmediği...

...bir arka bahçesi varmış.

Ben neyi anlayamıyorum, biliyor musun?

Bu haberi öğrendikten sonra...

...yani çocuk sahibi olamayabileceğimi öğrendikten sonra...

...böyle sanki bütün mantığım kapı dışarı çıkmış gibi hissediyorum.

(Melis) Evet, bu yaşananlar biraz garip.

Ama senin durumunu düşününce çok da anormal değil.

Sen senlerce duygularını bastırdın.

(Melis) Şimdi böyle travmatik bir gerçekle karşılaşınca da...

...her şey su üstüne çıkmış oldu.

Hem teklifini kabul edip etmemek de o adamın inisiyatifindeymiş.

-Erhan'ın. -Pardon, Erhan'ın.

Peki, siz ne yaşadınız?

(Duygusal müzik)

Daha konuşmaya hazır değilsin anlaşıldı.

Benim anlamadığım bir şey var. Neden bu adam?

Yani sana böyle bir teklif yaptıracak kadar...

...ne özelliği var ki bu adamın?

Birine benzettim herhâlde.

Duruşu...

...dürüstlüğü...

...bilmiyorum böyle hayatı ciddiye almıyormuş gibi duruyor ama...

...aslında her şey onun kontrolü altında.

Kime benzettin?

Babama. Eski hâllerine yani.

(Mesaj geldi)

(Duygusal müzik)

-Fotoğrafları gördün, değil mi? -(Kadın) Görmez olur muyum?

Sosyal medya çalkalanıyor.

(Kadın 2) Bu adam kim?

Sibel Hanım, böyle bir şey yapar mı? Adam kimmiş?

-Hadi işinize! -Tamam efendim.

-(Kadın 3) Olaylar büyük patlayacak ama. -(Erkek) Muhtemelen.

-İşinize! -(Kadın 3) Tabii efendim, pardon.

-Hadi, gel gel. -Hadi geç geç.

(Ofis ortam sesi)

Bu sefer büyük patladı buzlar kraliçesi.

Daha da kendine gelemez.

(Samet) Acaba yanındaki adam kimdi?

Ne bileyim ben Samet, bana niye soruyorsun oğlum?

İşim başımdan aşkın.

Yani kimse Allah büyük sabır versin.

(Gerilim müziği)

Biliyordum ben başkası olduğunu.

Özür dilemek istersen hallederiz.

Yeni bir başlangıç yapabiliriz.

Sen yaptın, değil mi?

Neyi ben yapmışım?

O fotoğrafları basına sızdıran sensin.

Bebeğim...

...tamam, hakkını vereyim güzel kadınsın.

Hani akıllı da kadınsın ama...

...abartmayalım istersen!

Neden inanayım sana?

Antalya'ya kadar peşimden gelmedin mi sen?

Oteline sor istersen.

518 numaralı odada kaldım, sabah da çıkış yaptım.

Soracağım, bir daha da etrafımda dolanma!

Hadi ya, öyle mi dersin?

Tahir Bey sinirlenmiştir muhtemelen biraz.

Bence bana ihtiyacın olacak.

Hiç sanmıyorum.

Haber bekliyorum senden.

Gecikirsen fikrim değişebilir, bilgine.

Yalvara yalvara geleceksin ya.

(Gerilim müziği)

Ne durumdayız?

Telefonlar susmadı, nazar değdi vallahi ya.

Aman canım, magazin bu. İki gün konuşulur...

...sonra başka bir olay patlar, unutulur.

Lansman gecesi 518 numaralı odada kim kalmış...

...onu bir öğrensene bana. -Tamam, bir sorayım.

-Bir şey mi biliyorsun? -Emin değilim.

Zafer Engin diye biri. O kadar sarhoşmuş ki...

...komiler anca odaya kadar taşımışlar.

Kim yapmış olabilir ki bunu? Neden böyle bir şey yapsınlar?

-Benim bir fikrim var aslında ama... -Benim de.

-(İkisi birden) Ayşin! -Ayşin mi?

Evet. Yani dijitalle anlaşmasının feshedilmesini...

...sindirememiş olabilir.

Ben sabah bütün magazinci arkadaşlarımı aradım.

Kaynakları hakkında ser verip, sır vermiyorlar.

Yani bu da birini korudukları anlamına geliyor.

Magazinel birini.

(Tansel) Bu da Ayşin oluyor.

(Telefon çalıyor)

Efendim? Kim?

Tamam, ben bir sorayım. Tamam, teşekkürler.

Sibel Hanım, Elif diye biri gelmiş.

-Sizinle görüşmek istiyormuş. -Elif mi?

Bu finanstan Erhan Bey'in arkadaşı mıymış neymiş?

Müsait olmadığınızı söyleyebilirim isterseniz.

Yok, toplantı odasına getir.

-Ben de hemen geliyorum. -Tamam.

(Kapı açıldı)

(Kapı kapandı)

(Gerilim müziği)

-Sibel Hanım, konuşabilir miyiz? -Sonra konuşalım, olur mu?

Sibel Hanım, fotoğrafı kim çektiyse onu bulmamız...

Biraz sessiz ol!

Sibel Hanım, tamam da eğer o adamı bulmazsak...

...herkes, her şeyi öğrenecek.

Tamam, sonra konuşuruz dedim!

(Gerilim müziği)

Buyurun. Size nasıl yardımcı olabilirim?

Siz önce kendinize yardımcı olun.

Maskeniz düştü.

Herkes gerçek yüzünüzü gördü artık.

Yanınızdakinin Erhan olduğunu sadece üçümüz biliyoruz, şimdilik.

Bunları söylemek için mi buraya kadar zahmet ettiniz?

Daha fazla kendinizi rezil etmeyin diye geldim.

Gizli kalsın diye o kadar uğraştınız ama daha ilk günden patladı.

Başka?

Söyleyecek başka bir şeyiniz yoksa benim bir toplantım var da.

Var.

Sen benim hayallerimi, umutlarımı çaldın.

Ama bana yaşattıklarını yaşamadan bu dünyadan gitmek yok.

Seninle çok fena uğraşacağım.

Bunlar daha iyi günlerin.

Elinizden geleni yapın.

Hiç şüpheniz olmasın Sibel Hanım.

(Gerilim müziği)

-Pardon, şunu açar mısınız? -Tabii, buyurun.

(Gerilim müziği)

Çok pardon, kusura bakmayın. Benim hatam.

-İyi misiniz? -İyiyim, teşekkür ederim.

-İyi günler. -(Elif) İyi günler.

(Gerilim müziği)

Merhabalar.

Az önce şurada duran beyefendi kimdi genç olan?

-Çok tanıdık geldi de. -Tuncay Bey'i mi diyorsunuz?

-Evet, Tuncay Bey'di galiba ismi. -Tahir Bey'in oğlu.

Az önce çarpıştığınız beyefendinin yani şirket sahibi.

Az önce çarpıştığım beyefendi şirketin sahibi mi?

Evet, Tahir Bey.

Peki, Sibel Hanım kim?

Tahir Bey'in kızı, Tuncay Bey'in kız kardeşi.

Siz iş başvurusunda mı bulundunuz?

Öyle denebilir.

Teşekkür ederim.

(Gerilim müziği)

(Kapı vuruldu)

Gel.

Nasılsın güzelim?

Durumlar pek parlak değil.

Babam nasıl?

Vallahi nasıl olduğunu bilmiyorum.

Erkenden gelmiş şirkete.

Gergin.

Sibel, ne diyeceğim.

Kimdi o adam?

Yoksa odanda beklediğin herif mi?

Bunu mu merak ediyorsun abi?

O fotoğrafları basına kimin sızdırdığını değil de...

...o adamın kim olduğunu mu merak ediyorsun?

Biri beni takip etmiş ya! Bunun hiçbir önemi yok mu?

Güneşe doğru uçan...

...kanatlarının yanmasını göze almıştır sevgili kardeşim.

Bu ne demek şimdi?

Ne demek mi? Sibel, bir düşün.

Yükseklerde bir düşmanının olmamasını beklemiyorsun, değil mi?

Ben biraz hava alacağım ya.

Hayhay.

Unutma söylediklerimi.

(Gerilim müziği)

Sibel Hanım, konuşabilir miyiz artık?

İyi misiniz? Acıyor mu?

Daha iyi günlerim olmuştu.

-Buz getireyim size biraz. -(Sibel) Yok, gerek yok. Ne oldu?

Tamam, sen bilir... Yani siz bilirsiniz.

Bu fotoğraf mevzusu Sibel Hanım.

Kim olduğunu öğreneceğim ben.

Yahu bu durum sizi etkilediği gibi beni de etkiliyor.

-Bunun farkında mısınız? -Gayet farkındayım.

-Ee, o zaman? -O zaman biraz sabırlı olacaksın.

Kim olduğunu öğreneceğim.

Tamam da bütün kaderimi siz, sizin elinize bırakmamı istiyorsunuz.

Mümkün değil böyle bir şey.

Sibel Hanım, Sibel Hanım.

(Duygusal müzik)

Allah Allah!

Allah Allah!

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor) Elif!

(Derin nefes verdi)

-Elif Hanım? -(Elif ses) Tuncay Bey, selam.

Aramanızı beklemiyordum açıkçası.

Ben teklifinizi düşündüm, biraz hızlı karar verdiğimi fark ettim.

Eğer hâlâ geçerliyse kabul ediyorum.

Tabii, tabii, tabii! Geçerli, geçerli!

Ne zaman başlayabilirsiniz?

Ne zaman isterseniz.

(Tuncay) O zaman biz bugün buluşalım.

Hem çalışacağınız yeri görürsünüz.

-Berkay da gelir. -Olur, harika olur.

Tamam, o zaman size haber vereceğim.

-Görüşmek üzere. -Tamam, görüşmek üzere.

(Derin nefes verdi) Bu çok iyi oldu.

Bu çok iyi oldu.

(Sessizlik)

Berkay'ı ver telefona huysuz.

(Baloncu) Baloncu! Renk renk balonlarım var!

Baloncu!

Renk renk balonlar! Baloncu!

Yok mu balon isteyen? Baloncu!

(Duygusal müzik)

(Geçiş sesi)

(Duygusal müzik)

(Çocuk Sibel ağlıyor)

(Tahir) Kıyamam! Ne oldu?

-Canım benim, canım, canım, canım! -(Kadın) Sibel!

Canım benim, canım, canım! Zeliha Hanım buz getir, buz.

-(Zeliha) Tamam, tabii. -Buz getir bir taneme.

Canım benim ne oldu, sen düştün mü?

Canım benim otur, otur şöyle bakayım otur.

Canın acıdı mı? Neresi acıdı?

Burası.

Babası öpse geçer mi?

(Duygusal müzik)

-Geçti mi? -Geçti.

Sen benim her şeyimsin.

(Tahir) Prensesim, pırlantam.

Baban seni çok seviyor.

Bunu sakın unutma, olur mu?

Ya bana kızarsan bir gün?

Kızmam ki.

Sen beni asla üzmezsin.

(Tahir) Akıllı kızım.

(Duygusal müzik)

(Geçiş sesi)

(Duygusal müzik)

(Telefon çalıyor)

(Telefon çalıyor)

Baba?

(Tahir ses) Şile'ye geç, ben de oraya gidiyorum.

(Duygusal müzik)

(Duygusal müzik devam ediyor)

Berkay!

Berkay, ne haber?

Aslan parçası, nasılsın?

Nasıl olacak? Mızmızlanıp duruyor işte!

Berkaycığım, beni hatırladın mı?

Evet.

Seninle çok güzel bir yere gidelim, ister misin?

Annem de orada olacak mı?

Olacak, işleri biter bitmez gelecek o da. Tamam mı?

Hadi gel.

İyi, hadi o zaman hadi.

Sağ ol.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Tuncay) Gel bakalım böyle.

Eviniz güzelmiş.

Teşekkürler.

(Gerilim müziği)

Bir süre burada kalacağız, tamam mı?

Yakışıklı.

Hoş geldiniz Tuncay Bey. Sizi beklemiyorduk efendim.

Hoş bulduk.

Biz yukarı çıkalım. Çocuk yorgun çünkü.

Hazırlayayım odasını da. Hangi odayı açayım?

-Küçük oda olur mu? -Olur.

Elif Hanım'a da karşı odayı açarsan sevinirim.

(Zeliha) Tamam efendim.

Tahir Bey de bu gece burada kalacak mı?

-Aradı da. Birazdan burada olur. -Babam?

(Tuncay) Neyse biz çıkalım yukarı. Bilmiyorum, hadi.

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

(Tuncay) Şu tarafta.

Buyurun.

Gel.

Odadan çıkmayın, tamam mı?

Siz de Berkay da. Açıklayacağım.

Tuncay Bey, ne oluyor? Neresi burası?

-Ben hiçbir şey anlamadım. -(Tahir) İyi günler.

Açıklayacağım, tamam mı?

(Gerilim müziği)

(Zeliha) Size çay koyayım mı efendim?

(Gerilim müziği)

Hoş geldin baba.

Senin ne işin var burada?

Bir şey unutmuşum...

...almaya geldim.

Sen?

Kafa dinlemeye mi?

(Gerilim müziği)

-Elif abla. -Hişt!

Berkaycığım, sen burada bekle.

Ben hemen geri geleceğim, tamam mı?

Nereye gidiyorsun?

Hemen geri geleceğim, söz. Sen sessizce oturup bekle.

(Gerilim müziği)

Kimmiş o herif, sen bir şey öğrenebildin mi?

Hangi herif baba, tam olarak anlayamadım?

(Gerilim müziği)

Oo, sorunun gerçek sahibi de nihayet teşrif ettiler.

Zeliha Hanım, sen bizi biraz yalnız bıraksana.

Abimi çağırdığını bilmiyordum.

Sen şimdi bırak abini falan da...

...bak, sana son kez soruyorum!

O adam kim?

(Gerilim müziği)

(Kapı vuruluyor)

(Gerilim müziği)

(Gerilim müziği devam ediyor)

Sen de kimsin?

(Gerilim müziği)

Bu dizinin ayrıntılı altyazısı FOX TV tarafından...

...Sesli Betimleme Derneğine yaptırılmıştır.

www.sebeder.org

Ayrıntılı Altyazı Çevirmenleri: Ece Naz Batmaz - Ayhan Özgören...

...Eylül Yılmaz - Gülay Yılmaz

Editör: Ela Korgan

(Jenerik müziği)

(Jenerik müziği devam ediyor)

(Jenerik müziği devam ediyor)

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.