Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
BU ÖYKÜ KURGUDUR.
GERÇEK ŞAHIS VE OLAYLARLA BİR İLGİSİ YOKTUR.
Ceza adalet sisteminde,
cinsel suçlar bilhassa menfur olarak görülür.
New York City'de,
kendilerini bu korkunç soruşturmaya adayan dedektifler
Özel Kurbanlar Birimi adlı seçkin bir ekibin üyeleridir.
İzleyecekleriniz, onların öyküleridir.
KANUN VE DÜZEN ÖZEL KURBANLAR BİRİMİ
Patty?
Patty?
Artık gidiyorum.
Tamam.
Kusura bakma Patty, biz...
Biz birbirimize kötü geliyoruz.
Teşekkürler Güzin Abla.
Seni seviyorum.
Ama bazen sevgi yetmiyor.
Aman Tanrım. Git artık!
Tommy?
Kim o?
Tommy?
Kim o?
-Merhaba. -Kahretsin Baretta. Seni aşağılık.
İyi görünüyorsun.
Seni salmışlar yine.
Bayan Clifford?
Baretta yine kaçmış.
Merhaba.
Tanrım. Burası iğrenç.
-Bayan Clifford? -Merhaba.
Onu yerine koyuyorum.
İyi görünüyorsun.
Hadi bakalım.
Tamam, ben çıkıyorum artık.
Sadece şu kapağı iyice kapatın yoksa...
Zorla girme belirtisi yok. Mutfakta iki ceset var.
Onları kahvaltıdan önce yakalamış.
Simon Clifford, 47 yaşında. Beş saat önce ölmüş.
Boğazında derin kesik. Muhtemelen arkadan saldırılmış.
Çenesinin altındaki sığ yaraya bak.
Kararsızlık izi mi?
Bıçağın ucunun izi.
Ucu kancalı avcı bıçağı muhtemelen. Av hayvanlarını kesmek için kullanılır.
Aman ne hoş.
Lila Clifford kaçıyormuş. Düzgün bir kesik değil.
Suçlu muhtemelen kocayı gafil avladı.
Kadın bunu gördü, kaçmaya çalıştı.
Üçüncü kurbanda hiç kesik yok.
Amy Clifford, 16 yaşında.
Cinsel saldırı izleri var ama meni ya da spermisit yok.
Ya sertleşemedi ya da korktu.
Kızı boğmuş.
Her biriyle yakından ve özenle uğraşmış.
Tam bir katil.
Çocukların odasını göstereyim size.
Ryan dokuz, Rebecca yedi yaşında. Bugün okula gelmediler.
Ne kan ne ceset var. Neredeler, kimse bilmiyor.
Biz biliyoruz tabii.
POLİS HATTI
NEW YORK POLİS TEŞKİLATI
DOĞU YAKASI TECAVÜZCÜSÜ YAKALANDI
KANUN VE DÜZEN ÖZEL KURBANLAR BİRİMİ
Bunları okuldan aldık.
Ryan ve Rebecca'nın en yeni fotoğrafları.
Medyaya ve Manhattan'daki tüm köprü ve tünellere dağıtacağız.
Çocuk kaçırma alarmı verildi bile.
Elimizde başka ne var?
Aile yedi yıldır burada oturuyor. Durum biraz karışık.
Anne ve baba, uyuşturucudan hapse girmiş.
En büyük oğul silahlı soygundan Sing Sing'de.
Suç ortaklarının listesini alacağız.
Liste uzun olacak gibi.
Akrabalarını inceliyoruz. Burada yaşamıyorlar.
Tüm telefonları takibe alındı.
O'Halloran sizi çağırıyor şurada.
Şuna bir bakın.
Topraktaki çökmeyi görüyor musunuz?
Kalın tabanlı bir bot ya da ayakkabı çiftine ait.
Dar bir alanda yüzlerce ayak izi var gibi.
Birisi bir süre burada beklemiş.
Buradan çok net görülen yer de...
Ryan ve Rebecca'nın odası.
Gece içeride ışıklar açıkken her şey görünür.
Komiserim!
Bu Bay Schwartz. Bina sorumlusu.
Lila'nın ilk kocasını, çocukların asıl babasını tanıyor.
Demek Simon Clifford üvey babaydı.
Doğru. Lila'yla geçen sonbahar evlendi.
Ama Glen gider gitmez hemen birlikte yaşamaya başladılar.
Glen Portney. İki yıl önce boşanmışlar. Velayet için büyük kavga yaşanmış.
Bugün bile hâlâ kavga ediyorlar.
"Bu hafta sonu çocuklar bende." "Hayır, bende."
Glen hiç ona vurdu mu?
İkisi de birbirine vurdu.
Sabaha karşı 03.00'te sokakta bağırışmalar.
Bu sabah gördün mü onları?
Hayır ama Glen evvelsi gece buralardaydı.
Kavga ettiler mi?
Glen kadını ölümle tehdit etti.
Ama bunu her zaman söyler.
Bunu ben yapmadım.
Kanıtla Glen.
Nasıl yapabilirim?
Amy?
Onu incitecek bir şey asla yapmam.
Ama eski eşini öldürebilirsin.
O sadece laftı.
Çok iddialı bir laf Glen.
Eşinin kafasını kırıp
East River'a atacağını söylemişsin.
Kızgındım.
Çocuklarla Florida'ya taşınacaktı.
Sen de kafasını kırmak yerine boğazını kestin.
Hayır!
Bir şey yapacak değildim.
Beni çileden çıkardılar.
Nasıl kızdıracaklarını biliyorlardı.
Ölüm tehditleri biraz abartılı.
Çocuklarımı bir bağımlının yetiştirmesine izin veriyordu.
Lütfen.
Ryan ve Rebecca nerededir, bir fikriniz var mı?
Neden sen söylemiyorsun?
Evimi arayın.
Ne isterseniz yapın.
Tanrım, oğlum Calvin'e bunu söylemeliyim.
O işi hâllediyoruz.
SING SING CEZAEVİ GÖRÜŞME ODASI 28 MART SALI
Başın sağ olsun Calvin. Ama şimdi yardımın lazım.
Kim yapar bunu?
Sen bilirsin sanmıştık.
İçeride dostların var mı?
Neden?
Çünkü dostun varsa düşmanın da olur.
Buradan birisi mi yaptı sizce?
Bir telefona bakar. Aryan Grubu'na üye misin?
Hayır.
Bileğindeki 8-8'i gördüm Calvin Kardeş.
Alfabenin sekizinci harfi H. Heil Hitler.
Kendi kıçımı kollamak zorundayım. Ben de bir gruba katıldım.
Aryanlar başkalarından çok kendi üyelerini öldürüyorlar.
Tanıştığımıza sevindim Adolf.
Başka bir yol bulamadım, tamam mı?
İçerisi nasıl, bilmiyorsunuz.
Kimse beni korumaz.
Genelde yalnız takılıyorum.
Ama kimseyi ailemi öldürecek kadar kızdırmadığımı biliyorum.
Bu konuda yalan söyleyecek değilim.
Annenin ve üvey babanın tanıdıkları olabilir mi peki?
O benim üvey babam değil.
O pisliğin teki, muhtemelen arkadaşları da öyledir.
Kardeşlerinle en son ne zaman konuştun?
Bir hafta önce.
Rebecca'yla.
Sanırım bir sorun vardı.
Neden?
Okulda olması gereken saatte telefonu açtı.
Neden okulda olmadığını sordum. Gitmiş ama eve göndermişler.
Annem ise... Çok tuhaf konuşuyordu.
Kötü bir şey olmuştu ama söylemedi.
Rebecca yanlış bir şey yapmadı.
Eve gönderdik çünkü okul bahçesindeki adamdan korkmuştu.
Hangi adam?
Rebecca arkadaşlarıyla bahçede oynarken
adamın biri onlarla konuşmaya çalışmış.
Çocuklardan biri gelip söyleyince haberim oldu.
Oraya vardığımda Rebecca duvarın üzerindeydi.
Adam ise...
Mastürbasyon yapıyordu.
Peki. Siz ne yaptınız?
Kızı çekip uzaklaştırdım. Adam da kaçtı. Güvenlik onu bulamadı.
Birkaç kız, Rebecca da dahil,
o kadar korktu ki hemşire onları eve gönderdi.
Polise göre, adam benden korkup kaçmış.
Bir daha denemezmiş.
Yine de bu çizimi yaptım.
Ben resim öğretmeniyim.
Bu kadını işe almalıyız. Gördüğüm en iyi robot resim.
Olaya bakan karakol bu çizimi bütün mahalleye dağıtmış.
Başka ipucu yok.
Tamam, bunu hemen basına dağıtın.
Adamın aynı şeyi tekrarlamasını bekliyorlar.
Keşke yapsa.
Sokaktaki bir ahlaksızlığın üç cinayet ve iki çocuğun kaçırılmasına
dönüşmesini kimse beklemez.
Adamımız buysa kafayı yemiş olmalı.
Veya kaybedecek şeyi kalmadı.
Birisi Lila Clifford'ın banka hesabını boşaltmış.
-Nasıl? -Şehirdeki bir ATM'den.
Hesapta yalnızca 60 dolar varmış.
Demek ki daha fazlasını arayacak.
Ne zaman olmuş bu?
İki saat önce.
Çizimi mahalleye dağıtın. Bakalım kimse onu görmüş mü.
ATM'nin kamerasına bakın, videoyu netleştirin.
SON DAKİKA Çocuk Kaçırma Alarmı
Ryan veya Rebecca'yı görenlerin
hemen Manhattan ÖKB'yi aramaları isteniyor.
Kamera kaydı şimdi geldi. Henüz bakamadım.
47. ve 2. caddelerin köşesindeki ATM'nin kamera kaydı.
Kartın kullanılma saati bu.
Dur. Geri git, geri.
Orada, ekranın altında.
İşte orada. Durdur.
Bir çocuğa benziyor.
Sarı saçlı.
ATM'yi Ryan'a kullandırmış.
Akıllıca. Kameraya göre çok kısa.
Şifreyi annesi söylemiştir.
Keşke daha fazlasını gösterebilseydim.
Çocuklardan birinin hayatta olduğunu gösterdin.
Bu iyi oldu.
Benson.
Çok çabuk oldu.
Çizimden birini teşhis ettik.
DOĞA MACERALARI -BATI 30. CADDE 116 29 MART ÇARŞAMBA
Onu hemen hatırladım çünkü bir ay önce bunu satın aldı.
Uzak mesafe dürbünü.
En kalitelisi, 2.000 dolar.
Sadece üç tane satıldı.
Dijital kamera, otomatik odaklama, tele objektif mercek.
Başka neler aldı?
Bir çift çocuk uyku tulumu.
İp.
Ve avcı bıçağı, şuradaki.
Ucu kancalı, sert paslanmaz çelik.
Bunu alana sabıkası sorulmuyor, değil mi?
Nakit mi, kart mı diye sorarız.
Kartla ödedi.
Kimliğini kontrol ettik.
Teşekkürler.
Victor Paul Gitano.
SABIKA SİCİL KAYDI
Altı hafta önce Pennsylvania'da dokuz yaşında bir kızı tacizden tutuklanmış.
Daha sonra kefaletle çıkmış.
Bir çocuğa tecavüz edip
ağır biçimde yaralamaktan sabıkalı bir cinsel suçlu.
İlk cinsel suç sabıkası, 1987'de 12 yaşında bir erkek çocuğa tecavüz edip
18 yıl hapis cezası almasına dayanıyor.
Polis!
Çocuğu sekiz saat esir almış ve o sırada işkence etmiş.
Vücudunu sigarayla yakmış, avcı bıçağıyla kesmiş
ve tecavüz etmiş.
Yatak odası temiz!
Temiz.
Temiz.
Bir şey buldum.
Küçük kız buradaymış.
Kaçırdık onları.
"Bay Gitano itirafında henüz bir ergenken ondan fazla
erkek ve kız çocuğuna cinsel saldırıda bulunduğunu söyledi.
Tanımadığı çocuklar."
Ne okuyorsun?
Gitano'nun tahliye öncesi psikolojik değerlendirmesi.
Cezasının tamamını yatmış.
Eyalet onu akıl hastanesine yatırmaya çalışmış.
"Cinsel taciz ve şiddet uygulamaya çok erken yaşta başlamıştı."
O zaman bile pedofildi yani.
Aslında Gitano'nun klasik anlamda bir pedofil olduğunu sanmıyorum.
O bir sadist.
Çocukları hedef alıyor çünkü onları kontrol etmek daha kolay.
İş aletleri.
"Şiddet, Bay Gitano'yu tahrik ediyordu.
İçerisinde acı olmayan pornografiyle ilgilenmiyordu."
Victor herhâlde erotik dergi niyetine bunu okuyordu.
Orta Çağda İşkence Yöntemleri!
Bir anlamda öyle.
Şunlara bak. Cerrahi metinler, otopsi kitapları.
Kesilip açılan vücut fotoğrafları.
O değerlendirmeyi kim yazmış?
Dr. Paula Greenfield,
Pennsylvania Ceza İnfaz Dairesi'nden.
Gitano onun cinsel suçlular tedavi programında
üç yıl kalmış ama sonra onu atmış.
Neden?
"Bay Gitano davranışını değiştirmek için hiç çaba göstermedi.
Terapiye katılmayı reddetti
ve tahliye olunca aynı davranışa devam etmek istediğini söyledi."
Ondan umudunu kesmiş mi?
Onu değiştirmek için
yapabileceği bir şey yoktu.
Öyle mi? Şunu alsana.
Tımarhaneye kapattırsaydı o piçi.
Kriterlere uymuyordu.
Davranışına devam etmek istediğini söylemiş.
Tekrar suç işleyeceği apaçık.
Evet ama psikoterapi insanları isteklerini ifade etmeye teşvik eder.
Tedavide ceza almaktan korkmadan
fantezilerini dile getirmelisin.
Bir sürü saçmalık.
"Bay Gitano'nun topluma karşı
tehdit oluşturduğuna dair ciddi kaygılar olsa da,
onu mahkeme emriyle akıl hastanesine kapatmak için
yeterli kanıt yok."
Ceza İnfaz Dairesi'ne yeni kanıt bulmaları için
yalvarmış resmen.
Burada bir şey var.
Clifford'ları öldürürken bunu giymiş.
Paula Greenfield sonraki hamlesini anlamamıza yardım edebilir.
DR. PAULA GREENFIELD'IN OFİSİ
29 MART ÇARŞAMBA
Gitano bunu aylarca planlamış, belki yıllarca.
Kurbanların kimliğinin önemi yoktu.
Ona heyecan veren planlamaktı.
-Kahve? -Hayır, sağ olun.
Nereye gitmiş olabilir sizce?
Güvende hissettiği bir yer?
Hiç fikrim yok.
Hapisten önceki hayatı
neye benziyordu, ondan bile emin değilim.
Sürekli yalan söylüyordu.
Annesinin onu taciz ettiğini, sonra da annesinin bir melek olduğunu söylüyordu.
Babası asker olduğu için sürekli taşındıklarını, sonra da
babasını hiç tanımadığını söylüyordu.
Bir süre sonra sizinle oynadığını anlıyorsunuz.
Gitano gibiler yüzünden hapishanelerde çalışmayı bıraktım.
Hastalık bilimi açısından en kötüsü bu tür cinsel suçlular.
Çünkü yardım edebileceğinize inandırıyorlar sizi.
Bir sosyopata yardım edemezsiniz.
Cinsel suçluları tedavi etmenin mümkün olup olmadığı tartışması...
Oksijen ihtiyacınızı tedavi edebilir miyim?
Yine de Victor Gitano'ya yardım edebileceğinizi sandınız.
Kurnaz bir adam.
Akıllı ya da zeki değil.
Ama sizdeki zayıflığı görüyor.
Ve onu sömürüyor.
Sizin zayıflığınız neydi?
Tiksinme duygum.
Anlattığı her detayı dinledim, bir çocuğu nasıl parçaladığını
ya da işkence ettiğini
ya da korkuttuğunu
ya da aşağıladığını, en mahrem detaylarıyla anlattı.
Bir saat oturup sanki eğlenceli bir
çocukluk hatırasıymış gibi, hikâyelerini anlatırdı.
Odadan çıkmak için sabırsızlanırdım.
O da bunu biliyordu.
Bunu kullandı.
Sonuç olarak, sanırım
en büyük başarım ona normal insan davranışlarını
taklit etmeyi öğretmiş olmamdı.
Aslında onu daha tehlikeli hâle getirdim.
Kariyerimin başında cinsel suçluları tedavi ediyordum.
Ama bir süre sonra, bir adama iki aylık kızıyla ilgili
fantezilerini söyletmek, yeterli gelmemeye başladı.
Şimdi onları yakalamaya çalışmamın sebebi bu.
Gitano'yu yakalamamıza yardım edecek ne söyleyebilirsiniz?
Günlükleri var bende.
Pek çok terapi seansının kaydı var.
Bir de bazı kurbanlarıyla konuştum.
Yakalamanıza yardım eder mi bilmem.
Ama en azından neyle uğraştığınızı bilirsiniz.
En inanılmaz olanı kandı.
Hiç bu kadar kan görmemiştim.
Belki bir hastalık ya da bir şeyi vardı...
Çünkü her tarafımız kan içindeydi.
Onu pek tanımıyordum.
Mahallede rastlardım sadece.
Bir gün evden okula giderken beni durdurdu.
Bana bir şey göstereceğini söyledi.
Bizim sokağın arkasındaki ağaçlık yere götürdü beni.
O anda bıçağını çıkardı.
Aklında kalan şey neden kandı sence?
Sanırım...
Sanırım bunun sebebi, onun çok...
Çok küçük bir çocuk olmasıydı.
Küçük kemikler, kas neredeyse yok.
Açık, soluk bir teni vardı.
Tıpkı bir bebek gibi.
Bir şekilde komik gelmişti.
Küçücük bir insandan bu kadar çok kan çıkması.
Öyle değil mi?
Yapmaması için yalvardım.
İnsanların vücuduma böyle şeyler yapabileceğini hiç düşünmezdim.
İnsanların bu kadar kötü olabileceğini düşünmezdim.
Buradan hiç çıkmıyorum.
Anlıyor musunuz?
Yıllardır sokağa çıkmadım.
Telefonla yapılan bir işim var.
Bilgisayarla ilgili sorunları çözüyorum.
Her şeyi internetten sipariş ediyorum.
Evde TV de var.
Fena bir hayat değil.
Hiç fena bir hayat değil.
O çocuğa ne oldu sence?
Ona mı? Bilmiyorum.
Ölmedi ama, bunu biliyorum.
Sanırım birkaç defa aleyhime ifade verdi.
Aslında pek düşünmüyorum bunu.
Bu kasetlerden daha kaç tane var?
On beş.
Kendi ofisinde seyret.
Ben dayanamıyorum.
Nasıl işimize yarayacaklar, bilmiyorum.
Yalanlarını seyredip durarak bir şey öğrenemem.
Anlamadığım şey şu:
İki çocuğu kaçırmak için neden üç kişiyi öldürmeye karar verdi?
Tamamen yeni bir davranış.
Altı hafta önce tutuklanması onu tetiklemiş olabilir.
Ebediyen hapse girmeden önce yapmak istediği bir fantezisi vardı.
Pennsylvania'daki yargıç kefaletle bırakınca
istediği fırsatı buldu maalesef.
Sence çocuklar hâlâ yaşıyor mu?
Bilmiyorum.
Ama yaşıyorlarsa bu çok uzun sürmez.
Gitano, Washington Köprüsü otobüs terminalinde görülmüş.
45 dakika önce buradaydı.
500 dolar havale beklediğini söyledi.
Çocukları görünceye kadar tanıyamadım.
İki çocuk da yanında mıydı?
Orada duruyorlardı. Zombi gibi.
Nereye gittiler?
Aslında adına havale falan gelmemişti.
Ama ben geldiğini söyledim.
İşlem yapmam gerek, dedim.
Siz gelene kadar onu oyalarım sandım.
O çocuklara çok üzüldüm.
Saat 16.00'da paran hazır, dedim.
Az kalmış. Sivil ekip lazım.
Tamam.
Bu odayı kullanabilirsiniz.
Adam polis görürse telaşlanır.
Tüm üniformalı polisleri çekin ve yerine sivil ekip gönderin.
Menzili terminali kapsar.
Tüm ekipler sessizce gelsin.
Bekleyeceğimizi sanmıyorum.
Lütfen dikkat.
Park yapmak yasaktır...
Tüm araçlar yalnızca izin verilen alana park etmelidir.
Sahipsiz bırakılan her araca ceza yazılacak ve çektirilecektir.
Düşünüyordum da...
Adam muhtemelen çok kızacaktır.
Sana kızmaz. Merak etme.
Ama insanları öldürdü, değil mi?
Belki de amirimi aramalıyım.
Sakin ol. Normal işini yap, tamam mı?
Normal işim bu benim.
Korkmuş görünmeden yap işini.
Dikkat.
İşte orada. Bu o.
Geliyor.
Sana geliyor. Çocuklar yok.
Ryan ve Rebecca buralarda bir yerde olmalı.
Fin, çocukları ara.
Tam bize bakıyor.
Sanırım onu korkutuyorum. Başka yere bak.
Başka yere bak.
Beni bırakmayın!
Ne yapacağım?
Kaçıyor!
Onu gördün mü?
Hayır.
Ayrılalım.
Evet.
Fin. Gitano kaçtı.
Çocuklardan iz yok. Üst kata bakacağım.
Çekil yoldan!
Çekilin. Polis, çekilin önümden.
Açılın, çekilin.
Ryan.
Selam dostum.
Buraya gel.
Kıpırdama!
Ah! Aman Tanrım!
Çekil!
Olivia!
Tanrım. Hayır!
Hayır.
Sorun yok.
Ben iyiyim.
Gitano nerede? Git Elliot.
Git, ben iyiyim. Git!
Fin?
-Gelme. -Ne oldu?
Öldürmüş onu Elliot. Boğazını kesmiş.
Kız?
Kıza ne oldu?
Gitano kızı kucağında tutuyordu. Sonra yok oldu.
Şanslı gününmüş Dedektif.
Birkaç santim yana gelse çoktan tahtalıköye gitmiştin.
Dikiş atmaya bile gerek yok.
Bir iki gün izin almak istemezsin sanırım.
Evet.
Ben de öyle düşündüm.
Köprüde görüldüğüne dair ihbarlar var, şehir dışı ve şehir içi trenlerinde.
Sağlam bilgi yok.
Çocuk tam önümdeydi, beş metre ileride.
Neden kaçmadı?
Şok geçiriyordu Elliot.
Bu adam annesini ve ablasını öldürdü, muhtemelen gözlerinin önünde.
Tek yapmam gereken onu tutmaktı. Birkaç adım atıp tutacaktım.
Bak, hiç oraya girmeyelim.
Elliot, bir kaos vardı.
Yapabileceğin pek...
Lütfen, beni rahatlatmaya çalışma şimdi.
Neden Gitano onları buraya getirip tanınma riskini aldı?
Belki buralıdır.
Mahallede saklanıyor olabilir.
Komiser!
İki sokak ileride demin bir araba çalınmış.
-Yanında küçük bir kız varmış. -Gidin.
Caddede gidiyordum.
Birden arabamın önüne atladı.
Kucağında küçük bir kız vardı. Her tarafı kan içindeydi.
Kız yaralı mıydı?
Bilmiyorum ama ağlıyordu.
Kocaman bir bıçak çekti.
Arabadan inmemi söyledi.
Ne dediyse yaptım.
Çok korkmuştum.
Arabanın bilgilerini alın.
Memur Ramirez sizi eve götürecek.
Teşekkürler.
Hadi merkeze geri dönelim.
Dur biraz.
Bak, bu caddede olmadığını biliyoruz.
Elliot!
Elliot, ne yapıyorsun sen?
Arabanın lastiği patlak.
Ne var bunda?
Neden burası? Neden bu caddeye geldi?
Çünkü otobüs garının polis kaynadığını biliyor.
Ya da arabasını almaya geliyordu.
Ama bu gitmeyince, başka bir tane aldı.
Bu araba olduğunu nasıl anladın?
Plakalara bak.
Hiç yok. Bunu çalmış.
Şimdi ona kimin para göndereceğini biliyoruz.
Eddie Loomis, 500 dolar, alan kodu 856.
Orası Güney Jersey.
Parayı göndermedim.
O gönderdin sanmış.
Gönderirim dedim.
-Yalan söyleme. -Söylemiyorum.
Telefonu kapatsın istedim.
Sabahın 04.00'üydü.
Eddie şu anda bir katile yardım ve yataklık ediyorsun.
Hayır, ne yaptığını bilmiyorum.
Yalan söyleme bana.
-Gitano nerede... -Onu nereden tanıyordun?
Hava Kuvvetleri'nde arkadaştık.
Onu 20 yıldır görmedim.
Nerede şu anda?
Hiçbir fikrim yok!
Gitano seni...
Bir şey bildiğini öğrenirsem...
Herhangi bir şey.
Senin tepene binerim.
Gidebilirsin.
Baksana.
-Baksana. -Bir şey bilmiyor.
Bana söylemek istediğin bir şey mi var?
Varsa söyle.
Gitano'yu niye vurmadın?
Çocuğu kalkan olarak kullanıyordu.
Sana bu kadar yaklaşmasına nasıl izin verdin?
Etrafta masum siviller vardı. Ateş edemedim.
Adam yaklaştı ve Ryan öldü.
Benim hatam mı yani?
Artık buna devam edemem.
Sen iyi misin diye sürekli arkama bakamam.
Aşağılık herif. Bu doğru değil, biliyorsun.
İşini yapabildiğine ve seni kurtarmamı beklemediğine emin olmalıyım.
Tamam, bu kadar yeter. Kesin kavgayı.
Eğer unuttuysanız
bir sapığın elinde küçük bir kız var.
Şanslıysak ve hâlâ kızın boğazını kesmediyse tabii.
Bunu bana tekrar söyletirseniz ikinizi de görevden alırım.
Şimdi kıçınızı kaldırıp morga gidin.
Warner size bir şey gösterecek.
Arama nasıl gidiyor?
-Berbat. -Çok kötü.
Bu canavarı bulursanız
taşaklarına benim için bir tekme atın, olur mu?
Ne var elimizde?
Bunlar küçük çocuğun giysileri.
Bu ceket aslında büyükler için.
Ya Ryan'ın üvey babasının ya da Gitano'nun.
Umarım Gitano'nundur.
Bir şey göstermek istiyorum. Işıkları kapat.
Otopsi fotoğraflarını çekerken tuhaf bir şey fark ettim.
Şuna bakın.
Parlıyor.
Nedir o?
Fosforlu bir şey.
Işığa tepki veriyor.
Laboratuvara...
Neden hâlâ göndermedin?
Görür görmez gönderdim Dedektif.
Sonuçları bekliyorum.
Peki biz niye buradayız, ışık gösterisi için mi?
Bir dahaki sefere telefonu kullan.
Bazen tüm bu aşırı yoğunluk insanın sinirini bozuyor.
Bu cep telefonu da çocuğun üzerinde bulundu.
Kilitli. PIN kodu gerekiyor.
Aileye ait tüm telefonlara baktık.
Bu Gitano'nun olmalı.
Beni çok seveceksin.
Telefon Gitano'nun.
Daha iyisi.
İşverenine kayıtlı.
K & V Kamyonculuk.
Adını Victor Franklin olarak biliyorlar.
Bunun neresi daha iyi?
Çünkü pek çok şirket gibi
K & V de personeline tam olarak güvenmiyor.
Bu yüzden küçük bir teknolojik önlem almışlar.
Takip sistemi.
Yani?
Tüm telefonlarda GPS özelliği var.
Ama yalnızca 911 aranırsa konum bildiriyor.
Telefon şirketi bu hizmeti ücretli sunuyor.
Elemanını ya da 15 yaşındaki kızını takip edebilirsin.
Her zaman mı?
Telefon açık olduğu sürece. Ayrıca konumunu da
enlem, boylam, yükseklik ve hız vererek belirliyor.
Victor Paul Gitano'nun geçen ay bulunduğu yerler.
Haklısın. Seni seviyorum.
İçeri gel.
Dün terminalde olanları duydum.
Korkunç.
Gerçekten çok üzgünüm.
Böyle durumlarda...
Lütfen yapabileceğin bir şey yoktu deme.
Teşekkürler.
Böyle durumlarda iyi bir seçenek yoktur,
diyecektim sadece.
Her seçeneğin bir bedeli olur.
Doğru değil.
Çocuğu ya da Olivia'yı kurtarmak arasında seçim yapmalıydın.
Evet ama Olivia iyiymiş.
Bunu bilemezdin.
Keşke yapmasaydım...
Neyi yapmasaydın?
Bu kadar düşünceli olmasa mıydın?
Elliot, seni iyi bir ortak yapan bu.
Dikkatimi dağıttı.
Nasıl?
Seni nasıl yönlendirdi ki?
O yönlendirmedi.
Benim seçimimdi.
Başkasının değil, sadece benim sorumluluğumdu.
Teşekkürler.
Elliot...
Dedektif Stabler.
Evet.
Harika, ne buldunuz?
İkincisini tekrar söyle.
Tamam, teşekkürler.
Gitano'nun ceketindeki fosforlu maddenin test sonuçları.
Neymiş o madde?
Bakır ve çinko kadmiyum sülfat izleri.
-Nedir bu? -Ne olduğunu biliyorum.
50'ler ve 60'larda ordu gizlice tüm ülkeye bunu havadan sıktı.
Amaç, nükleer kalıntının ne kadar yayılacağını saptamaktı
çünkü çinko kadmiyum sülfat da benzer ağırlığa sahip.
Sonra bunun kanserojen olduğu anlaşıldı,
ordu da bilmiyormuş gibi davrandı.
Gitano eskiden havacıydı.
Peki bunu ceketine nasıl bulaştırdı?
Bunların depolandığı bir askerî üste bulunmuş olabilir.
Terk edilmiş bir üs.
Temizlenip dönüştürülen yerlerden de olabilir.
Belki de hiç temizlenmedi.
Olivia'yı aramalısın.
Nerede o?
Gitano'nun cebini takip ediyor.
Bu ay gittiği her yerin listesi var.
Benson.
Jersey'de izbe bir restorandaydım.
Gitano'yu hatırlamıyorlar.
Tamam, sırada neresi var?
Sanırım Canton Road.
Canton Road, evet, Route 44 civarında.
Buradan 25 kilometre falan.
Tamam, orada buluşuruz.
Listende hiç askerî üs var mı?
YOL HARİTASI
Sanmıyorum. Neden?
Beni bekle.
J & R SANAYİ SİTESİ
30 MART PERŞEMBE
Burası nedir böyle?
Metal kaplama tesisi. Terk edilmiş galiba.
Kaçırdığın birini saklamaya uygun.
Ayrıca, eskiden burası o sorduğun askerî üstü sanırım.
Şuna bak.
"Dikkat, yasak bölge."
Savunma Bakanlığı emriyle.
Destek çağırıyorum.
Acil olduğunu söyle.
Sigara kokusu.
At silahını!
Hemen at silahını!
At, dedim!
-At yoksa onu vururum. -Onu vuracağım.
İndir silahını!
Aptal olma Gitano. İndir silahını...
Çek tetiği. Düşünme bile.
Duyuyor musun? O ölecek.
-Onu öldüreceğim. -Vur onu.
Susun. Herkes sussun.
Victor.
Bundan çıkış yok.
Bırak konuşmayı!
O silahı indirmezsen olacakları biliyorsun.
-Yeterince insan öldü. -Olivia.
Ve ölmek istemiyorsun, biliyorum.
Dedektif Stabler'a ateş edebilirdin.
O zaman da seni öldürürdüm. Ama yapmadın.
Yapmadın çünkü akıllısın.
Tek bir şansın var.
Buna mecbursun.
Rebecca nerede Victor? Yaşıyor mu?
Silahı indirmezsen hiçbir bok söylemem sana kaltak!
-Vur onu! -Kapa çeneni Elliot.
Kıpırdama yoksa o ölür.
Sonra ne olacak?
Buradan kurtulacağını mı sanıyorsun?
Çünkü öyle bir şey olmayacak.
Şimdi seçim senin.
Öl ya da yaşa.
Ben ölürsem o da ölür.
Victor.
Rebecca'nın yerini söyle, bunu şimdi bitirelim.
Öldü.
Onu becerdim ve tüm kanını boşalttım.
Nasıl çığlık attığını duymak ister misin?
-Nasıl yalvararak annesini çağırdığını? -Kes şunu.
Kaltağın tekiydi. Tam bir küçük orospu.
Şu anda ölü bir adama bakıyorum.
Bir adım atarsan
onun beynini uçururum.
Olivia.
Bu pisliği yaşatmanın bir anlamı yok.
Çek şu tetiği artık.
Olivia, çek tetiği!
Vur onu!
Belki de küçük kız...
Ölmemiş olabilir.
Bu binada bir yere kapatılmış olabilir.
Ya da 80 km uzakta olabilir. Hiçbir fikrin yok.
Sen bir yalancısın.
İşte bütün mesele bu.
Kızın yerini söyle Victor.
Burada. Ölmedi.
Yoksa çoktan gitmiş olurdu buradan.
Tabii ölüleri sevmiyorsan.
O da var mı Gitano?
Ölüleri de sever misin?
Bayılırım. Ne kadar ölü, o kadar iyi.
Pek karşı koymazlar.
Olivia, sen beni düşünürsen Rebecca ölür.
Çek tetiği, vur onu.
Vur onu.
Olivia, vur onu.
Evet, yap bakalım.
Ama tek kurşunda işimi bitireceğine emin ol.
Bir...
Tek bir mükemmel atış.
Tabii ki reflekslerim çok keskin.
Kurşun bana gelmeden bile tetiği çekebilirim.
Ya da sen ıskalarsın belki.
Her iki durumda da, bu adamın kafasını uçurmam %80 ihtimal.
Ama denemelisin. Belki sonu iyi olur.
İkimizi de öldürebilirsin Victor.
Yine de buradan kurtulamazsın.
Doğru.
Doğru çünkü...
Destek geliyor, değil mi?
-Ne zaman gelirler? -Her an.
Harika.
Onu nereye sakladın, söyle.
Silahını indir istersen.
O zaman kızı bulursun belki. Yoksa ölecek.
Kız ölecek, o ölecek ve hepsi senin suçun olacak.
Tıpkı o oğlan gibi.
Boynun nasıl?
Aynı şey değil Olivia, biliyorsun.
Aynı şey Olivia.
-İkiniz de beceriksizsiniz. -Olivia.
O küçük oğlanı nasıl bırakabildin?
Olivia, bana bak.
Belki bu işi yapamıyorsun.
Sen doğru şeyi yapabilirsin. Ben yapmadım.
Ryan'la o seçimi yaptım ve yanlış oldu.
-Elliot. -Benim hatamdı.
-Yapma bunu. -Kapa çeneni.
-Bu hatayı yapma. -Kesin konuşmayı.
-Ben de aynısını yapardım. -Susun, dedim!
Benim hatamı tekrarlama.
At silahını! Hemen bırak onu!
Hemen bırak o silahı!
Siz polisler buraya gelirseniz herkes ölür.
Bak.
Bak.
Bak!
Kızın yerini söylerim.
Nerede?
Bir minibüste. Newark'ta bir garajda. Hâlâ yaşıyor olabilir.
Yalan söylüyor.
Biliyorum.
Bize asla söylemeyecek.
Haklısın.
Silahı indirirsen hepimiz buradan canlı çıkabiliriz.
Sorun yok.
Üzgünüm.
Şüpheli öldü.
Girin, içeri girin!
Vay be JB. Suratının yarısı uçmuş.
Onu iyi oyaladınız.
Yine de bir ambulans çağıralım.
Sanki şey yapmışız gibi...
Sessiz olun.
Herkes sessiz olsun.
Rebecca?
Rebecca Clifford?
Bir şey söyle tatlım.
Rebecca?
Rebecca?
Rebecca, tatlım, dışarı çık.
Çık dışarı. Artık güvendesin.
Çık artık Rebecca.
Tamamdır.
Tamam.
Tamam.
İşin iyi tarafı, zamanın çoğunu kaçarak geçirdiler.
Kıza ciddi fiziksel zarar verecek fırsatı bulamadı.
Ruhsal durumu nasıl?
Olanların çoğunu hatırlamadığını söylüyor...
Göreceğiz bakalım.
Babasını aradım. Buraya geliyor.
Keskin nişancı önce davranmasaydı...
Biliyorum, onu vururdun Olivia.
Hayır, vurmazdım.
Gerçekten vurmamı mı bekledin?
Senin ölümüne yol açmamı mı bekledin gerçekten?
Çocuklarına ne olacaktı?
Bilmiyorum.
O ölen çocuğu kafamdan atamıyorum işte.
Ben nasılım sanıyorsun?
İkimiz de işimizi yapmayıp birbirimizi kurtarmayı seçtik.
Bunu asla tekrarlamamalıyız.
Yoksa...
Birlikte çalışamayız.
Bunu söylediğine inanamıyorum.
Sen ve bu iş, elimde kalan tek şeysiniz.
Bunu kaybetmek istemiyorum.
Bunu kaldıramam.
BAŞKOMİSER D. CRAGEN
Olivia. Sorun nedir?
Yeni bir ortak istiyorum.
BU ÖYKÜ KURGUDUR. GERÇEK ŞAHIS VE OLAYLARLA BİR İLGİSİ YOKTUR.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.