All language subtitles for Law & Order Special Victims Unit S07E15 Manipulated 1080p AMZN WEB-DL DDP 5 1 H 264-CHDWEB (1)_track17_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Ceza adalet sisteminde,

bilhassa cinsel suçlar menfur olarak kabul edilir.

New York City'de,

bu korkunç suçların soruşturmasıyla görevli olan dedektifler

Özel Kurbanlar Birimi adlı seçkin bir ekibin üyeleridir.

İzleyecekleriniz, onların öyküleridir.

Lütfen, Tanrım. Lütfen.

Hayır.

Hayır!

Lütfen, yapma!

Polis, kımıldamayın!

Dur...

Ateş etmeyin! Film çekiyoruz!

Devam et, süper. Şişmana zum yap.

Kapatın şunu.

Kestik.

Öğrenci filmi çekiyoruz. Rosemary'nin Nedimesi.

Fena çığlık atıyor, değil mi?

911'i kim aradı?

Bilmiyorum.

-Sen mi? -Ben aramadım.

-Merkez, karıştırdı herhâlde. -15-b değil, 15-d olmalı.

Polis!

3-W-56'dan merkeze.

403 Batı 45. Cadde'ye bir ambulans gönderin.

ÖKB'ye de haber verin.

Olay Yeri Birimi, kurbanın dolabında düğün davetiyeleri bulmuş.

"Vicky Emily Riggs ve Alan Anthony Winchell

düğünlerinde sizi görmekten mutluluk duyarlar."

-Ne zamanmış? -Gelecek ay.

Bu adam davetli değilmiş.

"Onunla evlenme.

Sen bana aitsin.

Evlilik aşkı öldürür."

Adını yazmış mı?

Hayır. Şurada bir düzineden fazla var.

Açılmamış, damgasız.

Elden teslim edilmiş.

Takipçi ya da evlenmesini istemeyen bir eski sevgili mi?

Eve zorla girilmemiş.

Ya anahtar vardı ya da içeri aldı.

Sol elinin yüzük parmağında yüzük izi var.

Alyansını almış.

Damada son bir darbe.

Gerçek anlamda. Sıvı testi pozitif çıktı.

Boynundaki morluğa bakılırsa

onu boğarak öldürmüş, tecavüz sırasında olabilir.

Ya başına aldığı darbe?

Herhâlde saldırı sırasında boğuştu.

Adam da kafasını yatağın başına vurdu.

911'in bu telefondan arandığı söylendi.

Parmak izi var mı?

Maktulünki bile yok.

Katil temizlemiş.

Tecavüz ediyor, boğuyor, belki de öldürmek istemiyor.

Suçluluk duyup 911'i arıyor.

Çok da suçluluk duymamış. Cesetten alyansı almış.

Onu kimseye yar etmemiş.

Vicky Riggs, 29 yaşında, Jackson ve Walsh'ta avukat.

19.00'da işten çıkarken görülmüş.

911 ihbarı 21.45'te gelmiş.

Komşular öğrenci filminin sesinden başka bir şey duymamış.

Eve zorla girilmediyse ev anahtarı kimde varmış?

Nişanlısı Alan Winchell'a göre

maktulde ve ev sahibinde.

Ev sahibi Phoenix'teymiş.

Winchell işteydim, diyor.

-İnanıyor muyuz? -Göreceğiz.

Onu konuşturun.

Morales görüşmeyi dinleyip

911'i arayan kişiyle sesini karşılaştıracak.

Ses izi eşleştirmesi yapacak kadar orijinal ses var mı?

911 araması sadece 16 kelimeden oluşuyor.

Genellikle en az 40 gerekir ama deneyeceğim.

911 araması bu.

Polis operatörü 604. Acil durumunuz nerede?

Tanrım. Ona yardım etmelisiniz.

Ne oldu, bilmiyorum.

Vicky! Vicky!

Beni duyuyor musun?

Nefes almıyor. Sanırım ölmüş.

Fail onu tanıyor. Adıyla hitap ediyor.

Nişanlısı şüpheli görünüyor.

911'i arayan kişinin kullandığı kelimeleri kullandırmaya çalışın.

Vicky'nin biriyle sorunu var mıydı?

Hayır.

Hiç tehdit edildi mi?

Hayır.

Ya işinde?

Hoşnutsuz müvekkili var mıydı?

Hep ayaktakımını savunurdu.

Kokainman fahişeleri savunarak dünyayı kurtardığını sanıyordu.

Jackson Walsh'u kurumsal hukuk firması sanıyordum.

Birçok ücretsiz iş yapıyorlar.

Vicky o eziklerle çok yakınlaşmıştı.

Dikkatli ol, demiştim.

Aşırı korumacı olduğumu söylüyordu.

Akşam yemeğinde eve bir keş getirdiğinde ne deseydim?

Dün gece bir müvekkilini

eve çağıracağından bahsetti mi?

Hayır.

Ama bazen habersiz uğrarlardı.

Dün gece neredeydin?

Ofisimdeydim. Mimarım.

Geç saate kadar bir sunum hazırladım.

-Ne kadar geç? -Belki gece yarısı.

İnanın, Vicky'yi ben öldürmedim.

Ya ailesi?

Annesi Tulsa'da.

Tanrım.

Ona nasıl kızınız ölmüş diyeceğim?

Tanrım, ölmüş.

Tanrım.

Ölmüş.

Adamımız Winchell mı?

Ses kalıbı kesinlikle farklı.

O değil.

Sinema öğrencileri

dün gece Vicky'nin binasında çekim yapıyorlardı.

Belki katili yakalamışlardır.

Munch'ı görüntüleri almaya yollarım.

Vicky'nin patronuyla konuşun.

Şu aralar yedirip içirdiği keşler

var mıymış, öğrenin.

JACKSON VE WALSH HUKUK FİRMASI

19 OCAK PERŞEMBE

Zamanla hangi suçlu havlar, hangisi ısırır öğrenirsin.

Vicky güvendiği birini eve alırdı.

Nişanlısı, bazı müvekkillerinden endişe duyduğunu söyledi.

Alan, Vicky'nin alt tabakayla çalışmasından hoşlanmazdı.

Ama Vicky bayılırdı.

Mesai saatlerini hayır işlerine harcamasını

sorun etmez miydiniz?

Sanırım felçli olduğum için acıklı hikâyelere dayanamıyorum.

Başını derde sokabilecek bir davası var mıydı?

Bir iş hukuku davası vardı.

Times Square'deki 4-Play Kulüp'te

sendika kuruyordu.

Striptizciler greve mi gidiyor?

Tehdit ettiler.

Rimaldi ailesi, sağlık sigortası

ve emekli maaşı ödemek istemiyor.

Ama mafyayı kızdırırsan bir arsaya gömülürsün.

Vicky yatağında tecavüze uğrayıp öldürüldü.

Şöyle ki, Vicky'yi

Rimaldilerle ilgili uyarmıştım.

Dikkatli olmalıyız, demiştim.

Onlara para kaybettirmek

ateşle oynamaktır.

Katile benzer bir hâlim var mı?

Kadınları sömürerek geçinen birine benziyorsunuz Bay Rimaldi.

Joyce o adamın bütün parasını söğüşleyecekti.

Kim kimi sömürüyor?

Sen ikisini de sömürüyorsun. Payın kaç, %70 mi?

Sendika kurulursa aile kazancı azalacaktı.

Bu yüzden Vicky ile anlaştım.

Tamam mı? Onlara sigorta yapıyorum,

%80 pay alıyorum. Ayrıca ona da iş verdim.

Zaten işi vardı.

Seninle ne iş yapacaktı?

Dans etmek istiyordu.

Göğüsleri şahaneydi. Hayır mı deseydim?

Vicky burada dans mı ediyordu?

-Evet. -Çıplak mı?

Ayakkabılarını çıkarmazdı.

Hadi oradan.

Haftada üç gece, Bayan Josie ile birlikte.

Bir görseydiniz.

Büyük finalde herifler sahneye

50'lik, 100'lük atardı.

Para için yapmıyordu.

Dans etmeyi seviyordu.

Salondaki her erkeği parmağında oynatmak.

Güç gösterisi.

Nişanlısının haberi var mıydı?

Sormadım, o da söylemedi.

Tek bildiğim,

evlenmeye can atıyordu.

Vicky, fazla yakınlaşan bir müşteriyle

sorun yaşadı mı hiç?

Tim diye biri vardı.

Ona sosisçi derdi.

Vicky dans ederken aletini avuçlardı.

Galiba birkaç kez eve kadar takip etmiş.

Onu nerede bulabiliriz?

Sosis Dünyası'nda. Sosisli satıyor.

Tim, sosisin şahaneymiş diye duyduk.

Şehrin en iyisi.

4-Play'deki kızlar

sosisinden pek memnun değil.

Konu ne?

Vicky Riggs.

Büyük hayranıymışsın.

Kız arkadaşım.

Eveleneceğiz.

Öyle mi?

Bu gece büyük gece.

Teklif edeceğim.

Güzel taş. Bakabilir miyim?

Sonsuza kadar Vicky ve Alan.

Sen neredesin Tim?

-Açıklayabilirim. -Sabırsızlanıyoruz.

Çok güzel bir kızdı.

Alan, Vicky'ye uygun değildi.

Onun ne kadar özel olduğunu anlamıyordu.

O yüzden mi bu tehdit mektuplarını yazdın?

Tehdit etmiyordum.

Onu uyarıyordum. Mutlu olmayacaktı.

Terapist misin sen sosisçi?

Vicky, Alan'ı sevmiyordu.

Onunla evlenmeyecekti.

Kucak danslarında mı söyledi?

İşten sonra.

Onu evine kadar takip ettiğinde.

Ona göz kulak oluyordum.

Takip ediyordun.

Onu koruyordum!

Senin gibilerden korunması gerekiyordu.

Dışarıda kötü insanlar var.

Bazı erkeklerin neler yapabileceğinden haberi yoktu.

Sen neler yapabilirsin Tim?

Takip, cinayet, tecavüz?

Neden bahsediyorsunuz?

Vicky Riggs'e tecavüz edip onu boğarak öldürmenden.

Hayır. Vicky'ye asla zarar vermezdim. Onu seviyordum!

O kadar seviyordun ki onu öldürüp cesedinden bunu mu çaldın?

Onu çöpten buldum!

Çöptenmiş.

Atmıştı.

O pislik Alan onu terk ettikten sonra kulübün arkasındaki çöpe.

TIETJEN & OTTEN MIMARLIK

20 OCAK CUMA

Düğünü iptal edecektik.

Neden?

Geçen hafta arkadaşlarım beni bekârlığa veda partisine götürdü.

Her striptiz kulübüne uğradık.

4-Play de dâhil.

İçeri girdiğimizde

Vicky adamın birine sürtünüyordu.

Arkadaşlar bunu seksi buldu.

Dışarı çıkıp kustum.

Arayıp her şeyin bittiğini söyledim.

Bize neden yalan söyledin?

Vicky magazin gazetelerine çıksın istemedim.

"Gündüz avukat, gece striptizci".

Nişanlımın para için striptiz yapmasını istemezdim.

Onu öldürürdüm.

Ona bir şey yapmadım.

Dedim ya, buradaydım.

Alan Winchell'ın tanığı var. Gerçekten ofisteymiş.

Çıkıp Vicky'yi öldürecek vakti yokmuş.

Sesi de 911'i arayan kişiyle uyuşmadı.

Arayan kişi Sosisçi de değilmiş.

Morales ses analizini tamamladı.

Eşleşme yok.

Bende eşleşme olabilir.

Sinema öğrencimiz, Vicky'nin binasının önünde

dış mekân çekiyormuş.

Onu arka planda bu adamla yakalamış.

Görüntüleri bedava verecek ama

karşılığında gerçek bir başkomiserden tanıtım yazısı okumasını istiyor.

"İşim katilleri yakalamak

ama ben bile Rosemary'nin Nedimesi'ndeki dehşete hazırlıksız yakalandım."

Bunu mu söylemem gerekiyor?

Filmi izledim.

O saçmalık insanı her türlü hazırlıksız yakalar.

TARU'ya bazı kareleri büyüttürdüm.

Şuna bakın.

Vicky binaya adamla giriyor.

Kamera kaydına göre 20.15'te olmuş.

Vicky ölmeden bir saat önce.

Daha eve girmemişler ama

birazdan DNA'sını aktaracak gibi.

Belki kulüpte tanışıp eve getirmiştir.

Rastgele biri değil. Anahtarı var.

Bir tecavüzcü aramıyoruz.

Sevgilisini arıyoruz.

Gizemli sevgilinin kimliğini bulabilirim.

Eyalet polisinden yardım istedim.

New York'ta çıkarılan her ehliyete ulaşabiliyorlar.

Fotoğraftaki adamın ehliyeti varsa buluruz.

11 milyon ehliyete mi bakacağız?

Biz değil, bilgisayarlar.

Önce fotoğrafı büyütüyoruz.

Sonra DMV veri tabanındaki görüntüyle karşılaştırıyoruz.

Mesela Elliot'ınki.

-Güzel fotoğraf. -Bir de seninkini görelim.

Gerisini yüz tanıma yazılımı hallediyor.

EŞLEŞME YOK

Tebrikler. Failimiz değilsin.

Bilgisayarlar adamı bulana kadar işleme devam ediyoruz.

Arama parametrelerini erkek, beyaz, 30-50 yaş arası olarak ayarlıyoruz.

Yazılım ne oranda doğru?

Fotoğraf kalitesine bağlı.

Çözünürlük yükseldikçe eşleşme olasılığı artar.

İç Güvenlik, bunu bir ulusal kimlik belirleme sisteminde kullanmak istiyor.

Bir şey bulduk.

Linus McKellen.

Bu ismi nereden biliyorum?

Tessa McKellen.

Vicky'nin patronu.

MCKELLEN'LARIN EVİ

20 OCAK CUMA

Ben eşiyim.

Tessa oturma odasında.

İnsülinini vermek üzereydim.

Beklerseniz birazdan gelir.

Sizinle konuşacaktık.

Vicky Riggs hakkında.

Tessa olanları anlattı.

Nasıl yardım edebilirim?

Onu ne kadar iyi tanıyordunuz?

Tessa'nın üç yıl önceki kazasından sonra

onun birçok davasını üstlendi.

Vicky'yi yakınlarda gördünüz mü?

Linus.

İzninizle.

Dedektifler, lütfen girin.

Vicky'den haber mi var?

Eşinize onunla ilgili birkaç soru sormalıyız.

Güzel heykel.

O babam.

Müthiş, değil mi?

İnanılmaz bir sanat zevki vardı.

Bu evle birlikte koleksiyonu da bana miras kaldı.

Bayan McKellen, eşinizle yalnız konuşmalıyız.

Maalesef avukatı olarak buna izin veremem.

Günlük işkenceme hazırım.

Doktor musunuz Bay McKellen?

Hayır. Sadece Tessa'yla ilgileniyorum.

Bu, çarşamba akşamı 20.15'te çekilmiş.

Vicky öldürülmeden bir saat önce.

Onunla karşılaşmıştım.

Times Square'de.

Onu evine bıraktım.

Bana bahsetti.

Döndüğü zaman.

Neden bize söylemediniz?

Konuyla ilgisiz buldum.

Eşinizin cinayet gecesi maktulle karşılaşmasını

konuyla ilgisiz mi buldunuz?

Yeni bir avukat tutmalısınız.

Linus'ın Vicky'nin ölümüyle ilgisi yoktu.

Çarşamba akşamı 21.15'te neredeydiniz?

Trafiğe takılmıştım.

Mount Pleasant'ta oturmanın dezavantajı.

Eve geldiğimde 22.00'yi geçiyordu.

Bir yere uğradınız mı?

Yemek ya da tuvalet gibi şeyler için?

Hayır.

Bu sorgu şekli hoşuma gitmedi.

Gitseniz iyi olur.

Bay McKellen, bu mont,

fotoğraftakiyle aynı mı?

Evet.

Koluna nasıl kan bulaştı?

Dün gece burnum kanadı. Benim kanım.

İkinizden de DNA örneği almamız gerekecek.

O zaman mahkeme emri alın.

Alacağız. Gelin lütfen.

Onu tutukluyor musunuz?

Hayır, eşinizi resmî olarak karakolda sorgulamamız gerekiyor.

-Ben de geliyorum. -Hayır.

Hayır, sen evde kalıp dinlen.

Merak edilecek bir şey yok.

Vicky! Vicky! Beni duyuyor musun?

Nefes almıyor. Sanırım ölmüş.

Galiba adamımızı bulduk.

Ancak laboratuvarda kesinleşir.

Hangisi seni mahkûm ettirir?

Maktulün içindeki spermin mi,

montundaki kanı mı

yoksa kayıttaki sesin mi?

-İstersen yine dinleyelim. -Hayır. O benim.

Vicky'nin cesedini bulunca 911'i aradım.

İlişkimiz vardı.

Kazadan beri eşimle

cinsellik yaşayamıyorum.

Vicky zekiydi, güzeldi.

Birden oluverdi.

-Ona âşık oldun. -Hayır.

Hayır, eşimi seviyorum. Bir kaçamaktı.

Hepsi bu.

Vicky için de mi öyleydi?

Tessa'yı terk etmemi istiyordu.

-Edemezdim. -Neden?

Eşim benim yüzümden felç oldu.

Arabayı ben kullanıyordum. Buza girdik.

Ben sağlam çıktım.

Yani suçluluk duyduğun için kalıyorsun,

başkalarıyla yatıyorsun.

Tessa'ya söylemekle tehdit ettiği için mi öldürdün?

Hayır. Seviştik.

Ben çıktım.

Arabama giderken saatimi unuttuğumu fark ettim.

Almak için döndüm.

Cesedini o zaman buldum.

Madem onu öldürmemiştin,

neden orada kalmadın?

Tessa öğrensin istemedim.

O hasta.

Kahrolurdu.

Sen evden çıktıktan sonra beş dakika içinde başkasının eve girip

Vicky'yi öldürdüğüne

inanmamızı mı bekliyorsun?

Evet.

Vicky'yi kazara öldürdüysen suçlu olmayabilirsin.

Yardımcı oluruz.

DNA'mı test edin. Montu test edin.

Ama yemin ederim, Vicky'yi öldürmedim.

Bunu başkası yapmış olamaz.

Onu alenen gördük.

Sinema öğrencileri 20.00 ile 21.30

arasında lobide çekim yapmışlar.

Girip çıkan altı kişinin hepsi elendi,

Linus dışında.

Onu 21.12'de çıkarken çekmişler.

Vicky'nin öldüğü sıralarda.

-İtiraf eder. -Etmeyecek.

Davayı düşürteceğim.

Hangi gerekçeyle?

Usulsüzlük.

Vaka raporunu okudum.

Polisin müvekkilimin ehliyet kaydını

incelemeye hakkı yoktu.

HÂKİM PETROVSKY'NİN ODASI 20 OCAK CUMA

Polis, ehliyet kaydını hep kullanır. Mahremiyet söz konusu değil.

Mesele mahremiyet değil, teknoloji Sayın Hâkim.

Ehliyet kaydını polis değil,

bilgisayar araştırdı.

Polis her zaman bilgisayar destekli arama yapar.

Parmak izleri öyle eşleştiriliyor.

Frye standardına göre,

bilimsel çevrelerce

test edilip güvenirliği kanıtlanmamış

bilimsel teknikler kullanılamaz.

O yüz tanıma yazılımı bu standartları karşılamıyor.

Bu yazılımı ülke çapında tüm devlet teşkilatları kullanıyor.

Güvenilmez.

CNN, bu yazılımın bir muhabirin fotoğrafını

ehliyetiyle eşleştiremediğini gösterdi.

Bunu biliyor muydunuz Bayan Novak?

Teknoloji yeni ama bu, güvenilir olmadığı anlamına gelmez.

Bizim vakamızda doğru kişiyi teşhis etti

ve bu kişi cinayet gecesi olay yerinde olduğunu itiraf etti.

Polis, mahkemenin onaylamadığı bir teknolojiyi kullanarak

delil toplama prosedürünü ihlal ettikten sonra.

Dedektifler iyi niyetle hareket etti.

Dedektifler müvekkilimi yasa dışı olarak teşhis etti.

Bu yüzden de bu teşhis sayesinde elde edilen tüm deliller geçersiz sayılır.

Katılmak zorundayım.

Teşhis geçersiz.

Sonrasındaki her şeyle birlikte.

Bay McKellen'ın tutuklanması da dâhil.

Linus'ın Vicky ile ilişkisi, DNA örnekleri,

monttaki kan, hepsi geçersiz.

Bu arada, Linus'ın montundaki kan

Vicky'nin değil, Tessa'nınmış.

Burun kanama hikâyesi doğru çıktı.

Tek gereken, bizi yine Linus'a götürecek bir delil.

O zaman bildiğimiz her şey yine geçerli olur.

Vicky'nin telefon kayıtları var.

Linus'ı aradıysa onu yine sorgulayabiliriz.

Vicky aramamış.

Sadece üç farklı numaradan Tessa McKellen'a

telefon etmiş.

Biri iş, ikisi cep telefonu.

Birinin neden iki cep telefonu olsun?

Belki ikisi de Tessa'nın adınadır

ama birini Linus kullanıyordur.

Evet, hangisi olduğu da belli.

Bu numaradan Vicky Riggs gecenin bir yarısı

onlarca kez aranmış.

Başka kimi aramış dersin?

Josie Post.

Vicky'nin 4-Play'deki striptizci arkadaşı.

JOSIE POST'UN DAİRESİ

20 OCAK CUMA

Josie, Dedektif Benson ve Stabler.

Ölmüş.

Her ne biliyorsa Linus söylemesini istememiş.

Eteğinde sıvı var.

Sapık herif. Kendini tutamıyor.

Zincir takılıyken nasıl girip çıkmış?

Anca pencereden girmiş olabilir.

Yangın merdiveni yok.

Ayrıca sekizinci kattayız.

Buradan sadece Örümcek Adam girebilir.

Cam yıkama ekipmanı yok.

Elliot, şuna bak.

Örümcek Adam.

Josie Post'un dairesinde bulduğunuzla aynı bot izi.

Vicky Riggs katiline kapıyı açmamış,

adam pencereden girmiş.

Yani Örümcek Adam 15 kat tırmanmış ya da inmiş mi?

İnmiş.

Failiniz ipini bu boruya bağlamış.

Şu sürtünme izleri var ya?

Aşağı inmiş.

Aynı izleri Josie'nin çatısındaki bacada da bulduk.

Buraya nasıl çıkmış ki?

Yöneticiye göre çatı kapısı hep kilitliymiş.

Bu binadan girmemiş.

Şu kabloyla geçmiş.

Ciddi misin? Elleriyle mi?

Linus McKellen sirkte çalışmış mı?

Ya öyle ya da komplo mağduru.

Bana tuzak kuracak biri aklıma gelmiyor.

Düşmanın var mı? Tehdit eden biri?

Hayır.

Tüm vaktimi evde Tessa ile geçiriyorum.

Bu cinayetlerle bir ilgim yok.

İki maktulle de yatmışsın.

Josie Post'la hiç yatmadım.

İçinde spermini bulduk.

İmkânsız.

İstediğin kadar striptizciyi becer, umurumuzda değil

ama yalan söylemeyi kes.

Yalan değil. Dedim ya.

Vicky'yle yatıyordum. Josie Post'la hiç tanışmadım.

Onu onlarca kez aramışsın.

Bazen Vicky'yle onun evinde buluşurduk.

Josie'yi arayıp ayarlıyordum.

Ama onunla hiç tanışmadın.

Peki DNA'n nasıl içine girdi?

Komplocu koymuştur.

Peki spermini nereden buldu?

Öyle ortada mı bırakıyorsun?

Keşke bilsem.

Doğru söylediğimi kanıtlayabilirdim.

Linus'a inanıyorum, bence Josie'yle yatmamış.

Bir erkeğin DNA'sı kendi dâhil olmadan bir kadının içinden çıkmaz.

Bizimle iki kere avukatsız konuştu.

Bir şey saklamıyor.

Linus bir bakıcı sayılır.

Tessa'yla evde kalıyor.

Neden biri buna, onu hapse göndermek

isteyecek kadar kızsın?

Belki katil Tessa'ya zarar vermek istiyordur.

Linus hapse girerse acısını Tessa çeker.

Tamamen ona bağımlı.

Bir avukattan ailesine zarar vererek

intikam almaya çalışan ilk kişi olmaz.

MERCY GENERAL HASTANESİ TESSA MCKELLEN'IN ODASI

23 OCAK PAZARTESİ

Buyurun dedektifler.

Linus uğrayacağınızı söyledi.

Konuşacak durumda mısınız?

Zatürree oldum.

Diyabet ve felç yüzünden

vücudum enfeksiyona karşı savunmasız.

Zor olmalı.

Linus bana iyi bakıyor.

Firmanız birçok üst düzey davaya bakıyor.

Size zarar vermek isteyen bir müvekkiliniz

eşinize komplo kuruyor olabilir mi?

Ceza avukatı değilim.

Katil ve tecavüzcülerle muhatap olmuyorum.

Multimilyon dolarlık davalara bakıyorsunuz.

Onca para insanları çirkinleştirebilir.

En çirkin insan bile avukat-müvekkil mahremiyetini hak eder.

Size bir liste verip

müvekkillerimi sorgulatmam.

Emin olun, gizli tutarız.

Mahremiyeti çiğnersem barodan atılırım Dedektif.

Bu kadınların katili, eşinizi müebbede mahkûm ettirebilirdi.

Biliyorum.

Yine de profesyonel etik kurallarıma bağlıyım.

Bulabildiğimiz her devlet kaydının kopyasını aldık.

Tessa McKellen'ın son beş yılda baktığı her davanın.

Bu kadar mı?

Sağlık durumu yüzünden yılda sadece

üç davaya bakıyormuş.

Yine de ortak maaşı mı alıyor?

Baba parasıyla lüks yaşıyor.

Mahkeme kâtibinin dediğine göre, firmayı babası kurmuş

ve geçen yıl ölünce kendi yarısını ona bırakmış.

Tessa geçen yıl bir telif davasından on milyon kazanmış.

Şuna bakın.

"Silverhammer Koruma Birleşik Devletler'e karşı".

Savunma Bakanlığına 100 milyonluk dava açmış.

Ne için?

Bir özel askeri şirketle yapılan

sözlü anlaşmanın bozulması.

Mahkeme davayı düşürmüş. Silverhammer kaybetmiş.

Bir avuç güvenlik elemanı için 100 milyon büyük para.

Özel askeri şirketlerde güvenlik elemanları yok.

Yılda milyar dolar kazandıran bir sektör.

Bu şirketler ne yapıyor?

Irak ve Afganistan'daki savaştan kazanç sağlıyor.

Yine Dick Cheney'sinden başlatma.

İşte, Silverhammer Koruma.

SILVERHAMMER KORUMA "EN İYİ SAVUNMA İYİ ATAKTIR"

CEO JEFFREY SOBCHAK Eski Deniz Piyadesi, Ex-Delta Birliği

Başlarında eski Delta Birliği Komutanı Jeffrey Sobchak var.

Kiralık profesyonel paralı asker ve korumalar.

Tessa yüzünden yüklü bir kontratı kaybetmişler.

Silverhammer'dakilerden biri Örümcek Adam'ımız olmalı.

SILVERHAMMER EĞİTİM ÜSSÜ SAHA ÇADIRI

23 OCAK PAZARTESİ

Bakın. Bizi sadece kiralık katil sandıklarını biliyorum.

Ama Silverhammer'ın çalışanları paralı asker değil.

Silahlı kuvvetlerimize taşeronluk hizmeti veren

özel eğitimli sivil vatandaşlarız.

Para için çirkin işlere atlıyorsunuz.

Bizden isteneni yapıyoruz.

Dışişleri Bakanlığı, özel askeri şirketlere

yılda bir milyar dolar ayırıyor.

Devletle anlaşmanızı kaybedince çok sinirlenmişsinizdir.

Dünyanın sorunları bitmiyor.

Liberya, Sierra Leone gibi yerler yardıma ihtiyaç duyuyor.

Her zaman iyi adamlar arıyoruz.

Kadınlar da.

Tessa McKellen 100 milyon kaybettirince kaç iyi adamı kovmak zorunda kaldınız?

50 civarında.

Çok yazık oldu.

Öyle mi? İsimleri lazım.

Önce mahkeme emri lazım.

Tamam.

Savcının mahkeme emri alması gerekirse

işletmenize büyük jüri soruşturması

açmak ister.

Ama tüm silahlarınızın geçerli belgeleri vardır herhâlde.

Kapsamlı geçmiş araştırması yapıyoruz.

Psikolojik değerlendirmeler.

Delileri işe almıyoruz.

İşten atılanları?

Adamlarım en iyileridir.

Hepsi bir numaradır.

Öyle mi?

Bu bir numaranın sabıkası var.

Walter Inman. Aile içi şiddet, darp, soygun.

Yattığı bir kızla sürtüşmüş.

Sızma uzmanı.

Dağcılıkta uzmanlık derecesi var.

Walter Inman!

Evet?

Polis. Birkaç soru soracağız.

Bay Inman.

Kaçıyor.

Liv, aşağıya bildir.

Fin, pencereden kaçtı. Aşağı iniyor.

Orada dur örümcek!

Walter Inman, Vicky Riggs'i öldürmekten tutuklusun.

Kıpırdama!

Kaldır ellerini!

Kaldır ellerini!

Kaldır!

Bir kez daha deneyelim.

Walter Inman, Vicky Riggs'i

ve Josie Post'u öldürmekten tutuklusun.

Ayrıca New York'un en iyilerinden birine saldırmaktan.

Dolabında bu botları bulduk.

Tabanları, suç mahallerindeki

bot izleriyle birebir uyuyor.

Popüler bir ayakkabı.

Epey zeki adamsın Walter.

Bizi afallattın ama bir hata yaptın.

Josie Post'un kapısının zincirini takılı bıraktın.

Linus'ın yapmadığını öyle anladık.

Senin kocaman bot izlerini de o sayede bulduk.

Linus'ın spermini nereden buldun?

Aranızda gizli kapaklı

bir şeyler mi dönüyordu?

Walter, neden yaptın?

Neden bahsettiğini bilmiyorum.

Ama daha yaklaşırsan

dizimi hayalarına öyle bir geçiririm ki

ağzından çıkarlar.

Inman'dan itiraf koparmayı beklemiyordunuz, değil mi?

Anlamıyorum.

Adi herif Tessa'dan öç almak istiyorsa

neden Vicky ve Josie'yi öldürdü?

Neden sadece Tessa'yı değil?

Çünkü acı çektirmek istedi. Kocasına da o yüzden komplo kurdu.

Anlamadığım şu,

Inman, Linus'ın DNA'sını Josie Post'un içine nasıl yerleştirdi?

Belki Linus'ı takip etti,

Vicky'yle ilişkisini gördü, kullanılmış bir kondomu çaldı.

Bundan 50 ila müebbet yer.

Birini vurarak öç alınan günleri özlüyorum.

Ben de "O sperme yine DNA testi yaptım."

demek zorunda kalmadığım günleri özlüyorum.

Josie Post'tan alınan numune mi?

Evet. Linus McKellen'ın spermine karışmış amilaz buldum.

Amilaz tükürükte olur, değil mi?

Bir enzim.

Linus ve Josie'nin DNA'larıyla uyuşmadı.

Ben de monttan alınan DNA ile karşılaştırdım.

Tessa'nın burun kanamasından.

Linus'ın DNA'sına Tessa'nın tükürüğü karışmış.

Kocasına oral seks yapıp spermini mi saklamış?

Sonra da Josie Post'a yerleştirsin diye Walter Inman'a vermiş.

Inman, Tessa'dan intikam almıyormuş.

Onu kocasına komplo kurmak için tutmuş.

Kocama komplo kurmak için

ne sebebim olabilir?

İntikam.

Kocan seni aldattı, bunu ödetmek istedin.

Linus'ın ilişkisi olduğunu siz söyleyene kadar

bilmiyordum.

Linus ve Vicky'nin telefonlaşmalarından

hiç mi şüphelenmedin?

Müvekkilim bunu sezmiş olsa da

profesyonel bir suikastçı tutup kocasının metresini öldürttüğü

ve kocasına komplo kurduğu teoriniz çok saçma.

Davranışları kadar saçma değil.

DNA'sını almak için kocana oral seks yapmışsın.

Doğru değil.

Ancak o şekilde birlikte olabiliyoruz.

Müvekkilimle eşi cinsel ilişki yaşamışlar.

Tükürüğü bu yüzden üstündeymiş.

Linus, Josie Post'la yatınca

Tessa'nın DNA'sı da ona geçmiş.

Peki.

Bu teoride tek bir sorun var.

Linus, Josie'yle yatmadı.

Kendisi öyle diyor.

Neden yalan söylesin? Bir ilişkiyi itiraf etti.

Diğerini neden inkâr etsin?

On ilişki yaşamış da olsa Linus'a asla zarar vermezdim.

Onu seviyorum.

Terk etmesini istemedin.

Onu başkasıyla görmektense hapiste görmeyi yeğlerdin.

Ona ihtiyacım var.

Onsuz hayatta kalamazdım.

Yeter, gidiyoruz.

Tessa'yı tutuklayacak kadar deliliniz yoksa...

Yok. Tahmin etmiştim.

Walter Inman, Tessa aleyhinde konuşmalı.

Anlaşma olmadan konuşmaz.

Bunu hiç istemem.

İki masum kadını planlayarak öldürdü.

Çuvalla para karşılığında.

Kızı Phoebe, Columbia'da birinci sınıfta.

Okul harcını peşin ödemiş.

Yani çocuğunu

kan parasıyla okutuyor.

Parayı nerede saklıyor?

Üniversiteye Grand Cayman'daki bir hesaptan havale etmiş.

RIKERS CEZAEVİ 23 OCAK PAZARTESİ

Sam'in Oğlu yasasını duydun mu?

Yasa dışı faaliyetlerden kazanç sağlanamaz.

Yasa dışı bir şey yapmadım.

Bunu duruşmada kanıtlamayı denersin

ama o zaman dek tüm hesapların donduruldu.

Grand Cayman'daki de dâhil.

Phoebe okulu nasıl karşılayacak?

İtiraf edersem

paramdan el çeker misiniz?

Tessa'ya karşı tanıklık edersen

kızının eğitimine yetecek kadar

para yollamana izin veririm.

Olmaz.

İyi, tamam.

Phoebe eşyalarını toplasın.

Gardiyan!

Gerekenleri söylerim.

Dinliyorum.

Kovulmamın ardından Tessa beni buldu.

Kocasının aldattığını düşünüyordu,

onu takip etmem için beni tuttu.

İki striptizcinin evine kadar takip ettim.

Vicky ve Josie.

Tessa'ya ikisiyle de yattığını söyledim.

Yanılmışsın, Josie'yle yatmıyordu.

Yani bir kızı boş yere öldürdün.

Tessa için başka işler yapıyor musun?

Cinayet değil.

Birkaç hırsızlık.

Ne çaldın?

Laboratuvardan bir şeyler.

Ne gibi şeyler?

Virüsler.

Bakteriler.

Biri strepto-pnömoni diye bir şeydi.

Onu neden istiyordu?

Kocasını öldüreceğini sanıyordum

ama kendinde kullandı.

O şeyi koluna enjekte ettiğini gördüm.

Kanıtlayabilir misin?

Evet.

Laboratuvardan istediği her şeyin listesini vermişti.

Kendi el yazısıyla.

Listeyi verirsen anlaşırız.

Bırak onu.

Ne yapıyorsunuz? İnsülinim lazım.

Menenjitle cila mı yapacaktın?

Onu rahat bırakın.

Linus, insülinimi alıyorlar.

Karın kendini hasta ediyor.

Kendine çeşitli mikroplar enjekte ediyor.

Bu iğrenç.

Inman seni ele verdi. Tutuklusun.

Ne diyorsunuz?

Kiralık katil tutup sana komplo kurmuş.

Linus, yardım et.

Bayılacağım.

Beni tutuklayın, suç bende.

Karımı felç ettim.

İlişki yaşadım, onu hasta ettim.

İki cinayet planlayacak kadar sağlıklıymış.

İnsülinim lazım, lütfen.

Merkezde alırsın.

Anlattıklarına bakılırsa

Tessa'da yapay bozukluk var.

Munchausen Sendromu.

Dikkat çekmek için kendini hasta mı ediyor?

Kazada neredeyse ölüyormuş

ve gerçekten diyabeti var.

Olivia ve Elliot'ın elinden aldığı şırıngada insülin vardı.

Ama tahminimce

hastayken gördüğü büyük ilgiye bağımlı hâle gelmiş.

Dikkat çekmek için hasta gibi yapmak ayrı,

kendine streptokok bakterisi enjekte etmek ayrı.

Ölebilirdi.

Munchausen hastaları sıklıkla ölür.

Böbrek yetmezliğine neden olmak için böbreklerine yumurta beyazı

enjekte eden hastam vardı.

Onu yakaladığımızda nakil listesine girmek üzereydi.

Ama Tessa doğruyla yanlışı ayırt edebiliyor.

Doğru.

O kiralık katili tuttu ve kocasını ihanetinden ötürü

cezalandırmak için cinayetleri planladı.

Hapse girerse onu asla başkası için terk edemeyecekti.

Jüri cinayeti asla onun yanına bırakmaz.

Bu dava jüri huzuruna çıkmayacak.

Anlaşma yapmaya mı geldin?

Hayır.

Bunu vermeye geldim.

Akıl hastalığı nedeniyle suçsuz.

Müvekkilin ne yaptığını biliyordu.

Müvekkilim çok hasta bir kadın.

Doktorunuz onu muayene ettikten sonra

duruşmaya çıkmaya yetkin olmadığına katılacaktır.

Kaç kere hastaneye yatırıldın?

Sayısını unuttum.

Hangi sebeplerle yatırıldın?

Bu yıl mı?

Zatürre.

Pyelonefrit.

Septisemi.

Ve menenjit.

Bu kadar hastalanmış birine göre çok sağlıklı görünüyorsun.

Teşekkürler.

Felç bağışıklık sistemimi zayıflatıyor.

Vücudu bakteriyel enfeksiyonlara karşı savunmasız bırakıyor.

Öyle mi?

Bazı doktorlar Munchausen olduğunu düşünebilir.

Nedir, bilir misin?

Kendimi hasta etmiyorum.

Benim yaşadıklarıma katlanmayı kim ister?

Güzel soru.

Güzelsin, zenginsin.

Kariyerin muhteşem.

Bence ilgiye o kadar açsın ki

kocanı uşağın yapmışsın.

Kocam beni seviyor.

Kocan bir ilişki yaşamış.

Vicky onu ayarttı.

Bu yüzden onu öldürtmek için Inman'ı tuttun.

Inman'ı Silverhammer duruşmasından beri görmedim.

Ona bir liste verdiğini söylüyor.

Çalmasını istediğin bakteri kültürlerinin listesini.

Yalan söylüyor.

Liste el yazınla yazılmış.

O adam Özel Kuvvetler'deydi.

Dünyanın en iyi kalpazanlarına ulaşabilir.

Yani Inman sana tuzak mı kuruyor?

Benden nefret ediyor.

Davayı kaybetmemin acısını benimle kocamdan çıkarıyor.

Bu sandalyeye mahkûm olmasaydım onu ellerimle öldürürdüm.

YETKİNLİK DURUŞMASI 46. KISIM

25 OCAK ÇARŞAMBA

Tessa McKellen'ın muayenesinde duruşmaya yetkin olmadığını gösteren

hiçbir şeye rastlamadım.

Bilişsel bozukluğu yok.

Sorulara cevap veriyor.

Aleyhindeki suçlamaların

ciddiyetinin kesinlikle farkında.

Ama raporunuzda bir yapay bozukluk olan

Munchausen teşhisi koymuşsunuz.

Bu, akıl hastalığı olduğunu göstermez mi?

Psikiyatrik bir bozukluğu olduğunu gösterir.

Ama bu, yetkinliğini etkilemez.

Munchausen'ı kendi duruşmasında yardımcı olmasını engellemez.

Fakat Munchausen teşhisi başlı başına iyi bir savunma değil mi?

Munchausen olduğunu reddediyor.

Tüm hastalıklarını,

zayıf bağışıklık sistemine bağlıyor.

Yani kendini hasta ettiğini

kendine bile itiraf edemiyor.

Doğru.

Tüm hastalıklarına kendisinin

neden olduğuna dair çok güçlü kanıtlar olmasına rağmen.

Hasta rolü benimsemeye kendini çok adamış.

Gördüğü ilgiden vazgeçmez.

Yani Tessa'nın Munchausen teşhisi

meşru diyorsunuz.

Bu da meşru bir savunma oluşturur.

Ama bunu kullanmayı reddediyor.

Duruşmaya çıkmaya yetkin olduğunu nasıl söylersiniz?

Demek istediğim...

Sağlık görevlisi gönderin.

46. Kısım'da acil durum.

Nöbeti kendi tetikledi.

Tessa McKellen kasten aşırı insülin aldı.

Bu da savımı kanıtlıyor. Duruşmaya çıkmaya uygun değil.

Sayın Hâkim, Tessa mahkemeyi yönlendiriyor.

Anlayış görüp müebbetten kurtulmak için hastaymış gibi yapıyor.

Müvekkilim hasta Sayın Hâkim.

Kendini durduramıyor.

Stres altına girdiğinde kendini hasta edecek.

O zaman kendine HIV vermeden onu serbest bırakalım bari.

Serbest bırakmaktan söz eden yok.

Ama bu olayın tekrarlanmasından endişe ediyorum.

Bence Bayan McKellen şu anda duruşmaya çıkmaya uygun değil.

Psikiyatrik tedaviye ihtiyacı var.

Aynı fikirdeyiz efendim.

Bu nadir hastalıktan ve felçten ötürü özel bir hastanede tedavi görmesini

talep ediyoruz, elbette masraflarını

kendisi karşılayacak.

Mantıklı.

Çıktığında kimi öldürecek peki?

Avukat Hanım, yeter.

Müvekkilim sabah teslim olur efendim.

Kefaleti sürecek ve talebiniz kabul edildi.

Sayın Hâkim, buna kanmayın.

Mahkemenin kararını sorgulamayın Bayan Novak.

Sanık duruşmaya çıkacak kadar iyileştiği takdirde

çıkacak.

O zamana dek gereken tedaviyi görecek.

Tessa'ya karşı sağlam bir davam var ama özel akıl hastanesinde

keyif çattığı sürece onu duruşmaya çıkaramıyorum.

En azından kendine ve başkalarına

zarar veremeyeceği bir koğuşa kilitlenecek.

Ama kiralık katil arkadaşı Inman'la hapiste olmalı.

Petrovsky'nin fikrini değiştirmenin yolu var mı?

Tessa'nın bu savunmayı titizce hazırlayan çıkarcı ve hesapçı bir pislik

olduğunu ona gösterin.

Cinayetleri de öyle.

Belki ikna etmemiz gereken kişi Hâkim değildir.

Tessa hasta.

Ne yaptığını bilmiyordu.

İki cinayet yanına kalacak.

Mahkeme, sorumluluğu olmadığını söyledi.

Karın seni yönlendirmek için hastalığını kullanıyor.

Kendini sana mağdur göstermek için.

Zaten mağdur.

Neler yaşadığını bilmiyorsunuz.

Nörologları devamlı acı çektiğini söylüyor.

Bu, davranışını mazur gösteriyor muymuş peki?

Bilmiyorum, birkaç yıldır onlarla konuşmadım.

Neden? Diğer her işini yapıyorsun.

Onlarla neden konuşmadın?

Tessa onunla gitmemden hoşlanmıyor. Ona kazayı hatırlatıyormuş.

Yani iyileşip iyileşmediğini bilmiyorsun.

İyileşmediğini söylüyor.

Doktorlarla konuşmadıysan bunun doğru olduğunu nereden biliyorsun?

Linus, onların burada ne işi var?

Linus?

Linus, ne yapıyorsun?

Bakın, bir mucize oldu.

Yüzebiliyor.

Ayrıca yürüyebiliyor.

Linus.

Bırak, açıklayayım.

Açıklama!

Onca yıl

sana baktım.

Seni sevdiğim için uğruna her şeyi yaptım.

Özür dilerim. Seni seviyorum.

Ama hastayım. Yardımına ihtiyacım var.

Evet, hastasın.

Artık tek başınasın.

Hayır, beni bırakma.

Beni bırakma!

Hayır.

Şimdi bana ne olacak?

Bana kim bakacak?

Hapishanenin müdürü.

Hapishanede hiç yalnız kalmayacaksın.

BU ÖYKÜ KURGUDUR. GERÇEK KİŞİ VE OLAYLARLA BİR İLGİSİ YOKTUR.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.