All language subtitles for Law & Order Special Victims Unit S07E12 Infected 1080p AMZN WEB-DL DDP 5 1 H 264-CHDWEB (1)_track17_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Ceza adalet sisteminde,

bilhassa cinsel suçlar menfur olarak kabul edilir.

New York City'de,

bu korkunç suçların soruşturmasıyla görevli olan dedektifler

Özel Kurbanlar Birimi adlı seçkin bir ekibin üyeleridir.

İzleyecekleriniz, onların öyküleridir.

Deli olma.

Beni delirtiyorsun.

İyi vakit geçirdik.

Öyle kalsın.

Olmaz.

Şimdi giyinip gitmen gerek.

-Bunu yatakta konuşalım. -Hadi ama, ciddiyim!

Bunun son olacağını söylemiştim.

-Hadi. -Yeter.

-Bitti! -Yatağa gidelim!

-Bırak beni! -Hadi ama!

Canımı acıtıyorsun!

Çekil hemen! Bu kadar yeter!

-Bu sana kalmamış! -O zaman polisi ararım!

Kim olduğunu sanıyorsun orospu?

Neler yaptığını herkese anlatacak olan orospuyum.

Bunu beğendin mi?

Beni tehdit edebileceğini mi sandın?

Aman Tanrım, lütfen yapma.

Hadi, yapma bunu.

Bu doğru değil. Hadi ama, lütfen.

Bensiz hiçbir şeysin kaltak!

Lütfen yapma.

Aşağıdaki komşular dün geceki gürültüden rahatsız olmuşlar.

Bu sabah şikâyet etmeye gelmişler ve kapı açıkmış.

Bunu bulmuş.

Kurbanın ismi Monica Phelps.

Tecavüz edilip vurulmuş.

Adli tabip yolda.

Aç.

Alo de. Bırak onlar konuşsun.

Alo.

Bekleyin.

Washington Ortaokulu Nathan Phelps'in gelmediğini söylüyor.

Haberiniz var mı, diye soruyor.

-Sence kaçırıldı mı? -Apartmanı aradınız mı?

İlk işimiz oydu.

Peki ya dolap?

Hayır, cesedi oynatmak istemedim.

Kurşun delip geçmiş.

Nathan, orada mısın?

Bir, iki, üç.

Nathan!

Nathan, bir şeyin var mı?

Hayır.

Ben Olivia. Bu da Elliot. Biz polisiz.

Annem...

O öldü, değil mi?

Evet, Nathan.

Üzgünüm.

Hadi.

Hadi.

Bakma.

Şimdi gitmek istemiyorum.

Onu yalnız bırakmak istemiyorum.

Aşağı indirilene kadar bekleriz.

Koruyucu ailede kalmak istemiyorum.

-Burada kalacağım. -Bunu sonra konuşuruz.

Şimdi, doktorlar seni kontrol edecek

ve iyi olup olmadığına bakacaklar.

Adamı göremedim.

Nasıl biriydi, göremedim.

Nathan, şimdi bunun için endişelenme.

Bağırışıyorlardı ve annem polisi arayacağını söyledi.

Niçin kavga ediyorlardı?

Onu göndermeye çalışıyordu.

Anneme vurmaya başladı.

Dolapta saklandığını annen biliyor muydu?

Misafiri olduğunda oraya giderim.

Sürekli misafiri gelir miydi?

Evet.

Baban nerede?

Öldü.

Ben altı yaşındayken bıçaklandı.

Nathan.

Ulaşabileceğimiz bir akraban var mı?

Eğer yakınlarsa onlarla kalmanı sağlayabiliriz.

Gina teyzemi bulabilir misiniz?

Annenin kardeşi mi?

Hayır, ona Gina teyze diyorum çünkü annemin en iyi arkadaşı.

Bizimle beraber yaşıyordu, sonra gitti.

Gina'nın soyadı ne?

Arroyo.

Ne zaman gitti?

Sanırım üç ay önce.

Ama hapse girdi sandık.

Neden girdiğini biliyor musun?

Kristal meth.

Çok kötü bir şey. İnsanları çıldırtıyor.

Annen de kullanıyor muydu?

Daha önce kullanmıştı ve tamamen bırakacağına söz verdi!

Nathan...

...yapabileceğin bir şey yoktu.

Çok hasta olduğu zamanlar, ben almaya gidiyordum.

Annenin torbacısı nerede yaşıyor?

Evet, DJ.

Ondan nefret ediyorum!

Seninle konuşmamız gerek DJ!

Dostum, üzerimde hiç yok!

-Üzerimi arayabilirsiniz! -Bak ne buldum.

-Birkaç bin dolar eder. -Onu üzerime yıkamazsınız.

Evet, ama bir cinayeti üzerine yıkabiliriz DJ.

-Neyi? -Monica Phelps'in tecavüz ve cinayetini.

Hayır. Onu öldürmedim!

Ne kullanayım, Limon Ferahlığı mı

yoksa Dağ Esintisi mi?

Gina Arroyo nerede, söyle.

Bak, Gina diye birini tanımıyorum!

Monica'yı öldürmem aptallık olurdu.

En iyi müşterim.

Bir fahişe kendi dükkânını açacak kadar malla ne yapıyordu?

Sanırım ağır bağımlıydı.

Belki de size rakip olmaya çalışıyordu.

O hatun sosisli dükkanında çalışıyordu.

Torbacılık yapsaydı o işte çalışmazdı.

-Yardımcı oldum mu? -Hem de çok.

564 BATI 54. SOKAK

15 KASIM SALI

Monica'nın ölmesine üzüldüm ama şunu söylemeliyim,

-onu zaten kovacaktım. -Neden?

Vardiyalarına gelmemeye başladı ya da o kadar kafası güzeldi ki

-onu evine göndermek zorunda kaldım. -Teşekkürler.

Bu çok talepkâr bir iş.

Uyanık olmalısınız.

Monika'nın son zamanlarda sevgilisiyle falan bir derdi oldu mu?

Sanmam. Umurunda olan tek şey kafayı bulmaktı.

Dolabı var mıydı?

Evet.

Eşyalarını alabilir misiniz?

Oraya ihtiyacımız var.

Süveter, sakız, dudak parlatıcısı.

-O kadar da yer kaplamıyormuş. -Aşağıda bir şey var.

Sosisli işine girmemiz gerek.

-Ne kadar? -15 bin.

-Çalıntı mı? -İşten değil.

Patrona göre kasada 15 sent eksik olsa bilirmiş.

Bu kadar parası varsa

neden sosisli dükkanında çalışıyordu ki?

Ekmek parası değil, eğlence parasıydı.

Nathan dolapta saklanırken para karşılığı birçok kişiyle beraber olmuş.

Başka bir yerden gelmiş o zaman.

Oğlu nerede?

-Odada. -Bu gece burada kalmak istiyor.

Burada bir gece kalmasının bir zararı olmaz.

Eğer güvende hissediyorsa yardımı bile dokunabilir.

Merhaba.

Pijamalar için üzgünüm.

Yarın apartmandan eşyalarını almaya gideceğiz.

Oradan istediğim bir şey yok.

Yarın beni bir eve mi göndereceksiniz?

Biliyorum.

Nathan, sen hazır değilsen seni bir yere göndermeyeceğim.

Gina teyzeyi buldunuz mu?

Hâlâ arıyoruz.

Ama...

Kayıtlarda tutuklandığı yazmıyor.

Ama annenin iş yerindeki dolabında çok fazla nakit bulduk.

Bunun hakkında bir fikrin var mı?

İyi insanlar verdiler.

Eğer fakirseniz size para veriyorlar.

Bir kilise mi?

Hayır, sadece yardım ediyorlar.

Anneme okula gitmesi için para verdiler...

...ama hiç gitmedi.

Onları nerede bulabiliriz?

Bir yerde ofisleri var.

Hatırlayamıyorum.

Sorun değil Nathan.

Sorun değil.

Geç oldu.

Uyuyabilir misin?

Tabii.

İstersen kalabilirim.

Yabancı bir yerde uyumak bazen zordur, bilirim.

Hayır, gidebilirsin.

Tamam.

İyi geceler.

Dedektif Benson...

Evet?

Bir keresinde, iyi insanlar hapisten çıkması için

anneme para verdiler.

Sana söylemek istemedim çünkü...

İstemedim işte.

Bunun çok yardımı dokunacak Nathan.

Teşekkürler.

İyi geceler.

Dedektif Benson...

Evet, David?

İsterseniz kalabilirsiniz.

Bir süreliğine yani.

Sen uyuyana kadar kalsam nasıl olur?

İyi olur.

Tamam.

KURTULUŞUM HAYIR KURUMU 363 BATI 20. SOKAK

16 KASIM ÇARŞAMBA

Mahkeme kaydına göre Monica Phelps'i kefaletle serbest bırakmışsınız.

Evet, Monica'nın kefaletini ödedik.

Çok iyi gidiyordu ama metamfetamin bırakması zor bir alışkanlıktır.

Aranızdaki ilişki tam olarak nedir?

O bir müşteriydi.

Onu arkadaş olarak görüyorum.

-Ne müşterisi? -Kurtuluşum Hayır Kurumu'nun.

Zordaki kadınlara yardım ederiz.

Bekâr anneler, yeni şartlı tahliye olmuş kişiler.

Şansı yaver gitmemiş kadınlar kısaca.

Dolores Anderson ve kocam Ted Carthage

kurumu yönetiyor.

Bunlar polisler.

Monica Phelps öldürülmüş.

-Olamaz. -Aman Tanrım.

BELGELER MONICA PHELPS 3240565 1002

-Peki ya oğlu? -O güvende.

Ama annesine para verdiğinizi söyledi.

Ona uyuşturucu rehabilitasyonu ve eğitimi için para vermiştik.

Öldüğünde kese kağıdında 15.000 doları vardı.

Ona nakit mi verdiniz?

O bizden değildi.

Ara sıra başlangıç fonları veririz

ama hiç kimseye o kadar para vermedik.

Para hakkında bilgisi olan arkadaşlarını arıyorduk.

Gina Arroyo'yu tanıyor musunuz?

İsim tanıdık gelmedi.

Monica ile arkadaş olan müşterileriniz var mı?

Candace Tanner yardımcı olabilir. Monica ile rehabilitasyona gitmişti.

Monica'yı en son ne zaman gördüm hatırlamıyorum.

-Üzgünüm. -Tahmin edebilir misin?

Pek sayılmaz.

Kurtuluşum'dan Ted Carthage...

...yardım edebileceğini söyledi Candace.

-Öyle mi? -Evet.

Tamam, o zaman...

Bir ay önce belki?

Monica'nın sevgilisi var mıydı?

Neden acele ediyorsun?

Bir yere mi gitmen gerek? Torbacına mı gideceksin?

-Bırak beni. -Arkadaşın öldürüldü.

Bir şey yapacak mısın yoksa aynı şeyin sana olmasını mı bekleyeceksin?

Bilmiyorum tamam mı? Tanrım!

Arkadaşım bile değildi!

-Yalan söylüyor. -Asıl soru kimin için söylediği.

Benson.

Sonunda iyi bir haber! Harika, geliyoruz.

Balistik, Monica'nın mermilerinden birini morgdaki cesetlerden biri ile eşleştirmiş.

-Gina teyze. -Cesedi üç ay önce

Riverside Parkı'nda bulunmuş.

Yakından göğse iki el ateş edilmiş.

Kimlik bulunamamış, kayıp ilanı yoktu.

Nathan'ın yasını tutacağı biri daha çıktı.

Evet, bu Gina teyze.

Çok üzgünüm Nathan.

Nathan...

Anneni öldüren adamın Gina'yı da öldürdüğünü düşünüyoruz.

Annen ve Gina'nın tanıdığı birini biliyor musun?

Hayır.

Şimdi nereye gideceğim?

Peki...

Merkeze gitmek ister misin?

Öyleyse oraya gideriz.

Hadi.

Kişisel eşyaları. Kıyafetler, takılar, plastik çanta.

Çantadaki şey için bir de makbuz.

-Çantada ne var? -Nakit 7.000 dolar.

Bu paralar nereden geliyor?

Lastik bileziğe bak.

Mezmur 38:22.

Bilmiyorum.

"Yardımıma koş, Ya Rab, kurtuluşum benim!"

"Kurtuluşum" mu?

Gina'yı bilmediklerini sanıyordum.

Kaç kişiye hizmet verdiğimize bakın.

-Herkesi takip etmek zordur. -Kayıt tutmuyor musunuz?

-Tutuyoruz. -Çıkarın onları.

Neden?

Yardım ettiğiniz iki kişi öldü.

İkisinde de bir sürü nakit vardı.

Olaylar burada başlıyor.

Büyük miktarlar vermediğimizi söyledim.

Belki de çalmışlardır.

Bize mali kayıtlarınızı gösterin.

Demek amacınız buydu.

-Ne? -Kayıtlarımız gizlidir.

Yasal olarak onlara bakamazsınız.

Ayrıca bu cadı avından gına geldi.

Neden bahsediyorsunuz?

Ted, diğer insanların çöp diye tabir ettiği insanlara

yardım etmeye hayatını adadı.

Bağımlılar, fahişeler ve yozlaşmışlar.

Karşılığında bir şey istemiyor!

Sizi gönderene bunu söyleyin.

-Saklayacak bir şeyi yokmuş. -Hem de hiç.

Yine de celp gönderelim.

Gerek yok. Hulasaları kontrol ettim.

Ted Carthage, eyalet savcısı tarafından soruşturuluyor.

Kayıtlar için ofisine celp gönderdim.

-Daha az iş. -Ne için soruşturuluyor?

-Yolsuzluk ve dolandırıcılık. -Hayır kurumundan mı?

Hayır, hayır kurumunun tüm parasını Carthage veriyor.

İş çıkarları soruşturuluyor.

Emlak yatırımları, inşaat şirketleri, finans firmaları.

Değeri milyonlar olmalı.

Aslında hiçbir şeye değmiyor olabilir.

Ortakları, hayır kurumu ile işleri arasında

para aktardığına inanıyor.

Paranın dışarı aktığını saklamaya çalışıyor.

Ama hiçbir şey gelmiyor.

Bir sürü parası olan bir çift kadın var.

Yaşayan birçok kadına da çek yazdı.

MARLA'NIN GÜZELLİK SALONU 169 BATI 129. SOKAK

17 KASIM PERŞEMBE

Anlamıyorum Vivian.

Ted Carthage neden sana 11 ayda 14.000 dolar verdi?

Bir krediydi.

Sana sekiz çek yazmış.

Hepsi krediydi.

Ne için?

Kişisel masraflar.

Evet, bunu görebiliyorum.

Suratındakiler güzel meth yaraları.

Bir domuzsun.

O kredileri hiç geri ödedin mi?

Mali kayıtlarını kontrol edebileceğimizi unutma.

Hediye demek istedim.

Affedersiniz.

Katie, 2.000 dolarlık bir çek bozdurduğunu biliyoruz.

-İmzan var. -Hayır, bozdurmadım.

Başın belada değil.

Ted Carthage'ı soruşturuyoruz.

Çok iğrenç.

Uyuşturucularla alakası var mı?

Katie...

Kristal meth mi kullanıyorsun?

Damardan almıyorum.

Kendini öldüreceksin.

Biliyorum.

Biliyorum. Bırakacağım, tamam mı?

Uyuşturucuları alman için Carthage mı para verdi?

Bana verdi çünkü...

Onunla yattım.

Seks mi yaptınız?

Oral olacaktı.

Ama çok ısrarcı oldu.

Uzağa bakıp başka bir yerdeymişim gibi yaptım.

Katie...

Bahsettiğin şey tecavüzdür.

Hayır, bana para verdi.

Yasalara göre bu önemli değil.

Cinsel rüşt yaşının altındasın.

Candace sonuna kadar gitmeyeceğini söylemişti.

Yalancı.

Candace Tanner mı?

Onun bununla ne alakası var?

Bizi buluşturup motel odalarını falan ayarlıyor.

Ted parayı veriyor, binlerce dolar.

Ama orospu benimkinin çoğunu aldı.

500 dolar kazandım sadece.

Candy, eline yüzüne fena bulaştırdın.

Fahişelik yaptırmak tek başına büyük bir suçtur.

Reşit olmayan bir kızla seks mi?

Kanıtlayabileceğiniz tek şey Ted Carthage'ın seks için para verdiğidir.

Müvekkilim için müptelaların sözlerinden başka bir şeyiniz yok.

Çok akıllısınız.

Carthage ile para bağlantını gizlemek için

kızların ödemelerinden komisyon aldın.

Ona borcun olan 1.500 dolar için

seni becermek isteyen

bir tanığımız var.

Tanık mı yoksa gönüllü katılımcı mı?

Diğer kızları satarak ne kadar kazandın?

Kendini satmaktan bıktın mı Candy?

Kes sesini.

Onu tutukladığımızda sence Ted Carthage

nasıl tepki verecek? Direnmeyeceğini mi sanıyorsun?

Tüm suçu sana mı atacak sanıyorsun?

Bir sürü kanıtınız var. Benden ne istiyorsunuz?

Avukatın pek haksız sayılmaz.

Bay Hayırsever'in sözleri karşısında müptezellerin sözleri mi?

Bizi çok ileri götürmez.

Geri kalan yolu senle gideceğiz.

Selam, ben Candace.

TEMİZ - PARLAK - TV- KABLOLU MOTEL - AÇIK

Senden haber almak güzel.

Polisle nasıl geçti?

Sorun yok.

Senin için bir randevum var.

Sürekli müşteri. Beğeneceksin.

Harika.

Ne güzel bir sürpriz.

Adın neydi?

Katie.

Tabii ki.

En sevdiğim isimdir.

Evet. Daha önce söylemiştin.

Peki...

Ne yapmak istersin?

Ben...

Üstündekini beğendim.

Teşekkürler.

Bir şeyler içmek ister misin?

Hayır.

Fantezin var mı hiç?

Ya da

denemek istediğin bir şey?

Sen gerçekten harikasın.

Çok memnun oldum Katie.

Bu...

...en son karşılaşmamızdan beri büyük bir değişiklik.

Elbiselerini

çıkar da

güzel vakit geçirelim.

-Ne? -Ben de güzel vakit geçirebilir miyim?

Ben de. Bence hepimiz eğlenebiliriz.

Katie. Harika iş çıkardın.

Teddy, tutuklusun.

Sesiz kalma hakkına sahipsin.

Bu hakkından vazgeçersen söyleyeceğin her şey

mahkemede aleyhine kullanılacaktır.

Avukat tutma hakkınız var.

Eğer durumunuz yetmezse sizin için atanacaktır.

Aklım karıştı dedektifler.

Müvekkilimin reşit olmamış bir kızla seks yapmaya çalıştığını söylediniz.

Aklını okuyabildiğiniz için mi bunu biliyorsunuz?

Bunu biliyoruz çünkü reşit olmayan kıza seks için 2.000 dolar ödedi.

Bu doğru değil.

Janie Myer'a 4.000 dolar ödedi.

Alisha Jackson 6.500 dolar aldı.

Lori Reeves toplamda 123.000 dolar aldı.

Lori'nin özel bir yeteneği var galiba.

Buna bilerek yanlış bakıyorsunuz.

O muhtaçlara para veren bir hayırsever.

Kaç para harcadın biliyor musun Ted?

Hesabını yaptın mı?

İki milyon.

İki milyonluk seks mi?

Yüzlerce kadın mı?

Kimseye seks için para vermedim.

Her seferinde korundunuz mu Bay Carthage?

O kadınların çoğu damardan alıyor.

Hepatit C ve HIV testi yaptırdınız mı?

Karınız test yaptı mı? Ona sorabiliriz.

-Üzgünüm, haklısınız. -Yeter, Ted.

Hayır, bunu söylemem gerek.

Sadık olmadım. Çoğu zaman.

Ama kimseye seks için para vermedim.

Onlar kız arkadaşlarımdı.

Meşgul bir adamsınız.

Seksten sonra yapılan

tüm bu para aktarmaları tamamen alakasızlar demek.

Onlara yardım etmek istedim. Onları sevdim!

Zayıf bir adamı görüp içindeki cömertliği

kullanmak isteyen kadınlar oldukları belli.

Bence bu doğru. Sen bir kurban mısın Teddy?

Belki seks bağımlısıyım.

Ama tek sorunun o değil.

Bunlar da sevgilin miydi?

Çünkü ikisi de mali kayıtlarında.

Gina senden altı bin kazandı. Monica neredeyse 30.000 kazandı.

-Yeter. -Kullanıldın mı?

Bu kadınların uyuşturucu bağımlılıklarını

onları fahişeye çevirmek için kullandın!

Monica Phelps seni ifşa etmekle tehdit etti ve sen de onu öldürdün.

Gina da mı aynı şeyi yaptı?

Yarattığın her şeyi yok mu edecekti?

Bu saçma hayır numaranı mı?

Tek kelime etme Ted.

Onun birini öldürdüğüne dair kanıtınız yok.

Tanığa ne dersiniz?

Bir numara.

Bensiz bir hiçsin orospu.

İki numara.

Bensiz bir hiçsin orospu.

Üç.

Bensiz bir hiçsin orospu.

Dört.

Bensiz bir hiçsin orospu.

Beş numara.

Bensiz bir şey değilsin orospu.

Nathan, apartmandaki adamın sesine benzeyen var mı?

İki ya da beş numara olabilir.

-Cevabımızı aldık. -Kes sesini.

Sadece bir tane seçebilirsin.

Bir daha duymak ister misin?

Anlayabilirim.

Beş numara, doğru muyum?

Akşam yemeğine yetişmesi için müvekkilimi mahkemeye çağırmam lazım.

İki numara mı? Bir daha yapabilirim.

Sorun yok. İyi iş çıkardın.

Bir daha denesem?

Hayır tatlım, adamı başka bir yolla yakalayacağız.

Sokağın karşısında İtalyan restoranı var.

Hadi. Sana yemek ısmarlayayım.

O avukatı duydum.

Akşam yemeğine serbest kalacak.

Elimden gelse yaptırmam.

Nathan, anneni öldüren adamı hapse atmak için

elimden geleni yapacağım.

Hadi. Bir şeyler ye.

O adamı tanıyorum.

İyi insanlardan biri.

İki numara!

Nathan! Hayır!

Nathan, hayır!

Nathan!

Nathan, yoldan çekil!

Dur!

Dur!

Nathan!

Durun! Annemi öldürdü!

Annemi öldürdü!

Nathan!

Sorun yok.

Sorun yok.

-Carthage'ı tanıdı. -Çünkü onu daha önce gördü.

Annesini öldürürken.

Katili hiç görmediğini biliyorsun Liv.

Onu görmek hafızasını tetikledi.

Ya da teşhisteki avukatın yanında Carthage'ı

elleri kelepçeli görünce böyle düşündü.

Fark etmez. Nathan yanlış sesi seçti,

yapacağı her kimlik teşhisi kusurlu sayılır.

Buna jürinin karar vermesine izin veremez miyiz?

Hiçbir hâkim bunun jüri önüne çıkmasına izin vermez.

Cinayet davasını hazırlayana kadar

Carthage'ı kanunen tecavüzden içerde tutabiliriz.

Gerek olmayabilir.

Kurtuluşum Hayır Kurumu'nda ateş edilmiş.

Nathan nerede?

Odada.

Yaklaşık 50 dakika önce siyahi bir genç mekana gelmiş.

Yetkili adamı görmek istemiş.

Kurban hedefe yaklaşmış

ve hemen göğsünden iki kez vurmuş.

İçeride başka kim var?

Sadece fail ve kurban.

Çocuk herkesi salmış.

Lütfen kocama yardım edin! Ambulans lazım!

Kurban hâlâ hayatta mı?

Ona sesleniyoruz. Cevap yok.

Faille temas kuruldu mu?

Tek kelime yok. İçeri girmeye hazırız.

Ben de gideyim.

Silahlı ve korumalıysan olur.

Nathan?

POLİS

Ben Dedektif Benson. Geliyorum.

Nathan?

Nerede olduğunu söyle.

Nathan.

O silahı yere koyman lazım.

Başka ne yapacağımı bilmiyordum.

O hayattaydı ve annem ölmüştü!

Nathan, biliyorum.

Bunu anlıyorum.

Ama şimdi beni dinlemelisin.

Tamam mı?

Bana o silahı vermelisin.

Nathan, sana kötü bir şey olmasını istemiyorum.

Onu vurdu!

İşleri berbat ettim ve bunu düzeltmeliydim.

Bana o silahı ver.

Beni sosyal hizmetler görevlisine vermeye çalışmıştı.

Annen mi?

Artık umurumda bile değil.

Benim umurumda.

Nathan...

Annen çok hastaydı.

Senin gibi bir oğlum olsa çok şanslı olurdum.

Herkes şanslı olurdu.

Silahı nereden aldın?

Apartmanımdaki bir çocuktan.

Babasınındı.

Bay Carthage'ın ofisini nasıl buldun?

411'den.

Burada işbirliği yapmaya çalıştığımızı görüyorsundur umarım

ve umarım karşılığında Savcılık

hafifletici durumu göz önünde bulundurur.

Bunu yapamayız Sophie.

Evet, yapabilirsiniz. Yapmamayı seçiyorsunuz.

Dedektifleriniz silahı Ted Carthage'ın masasında buldu.

Ted Carthage onun annesini öldürdü.

Müvekkilim bir çocuk olarak yargılanmalı.

Savcı onun bir yetişkin olarak yargılanmasına izin veriyor.

Seçme şansım yok.

Nathan...

Sana onu yakalayacağımızı söyledim.

Neden beni dinlemedin?

Üzgünüm.

Casey, merhamet gösteremez misin?

Başından geçenleri düşün...

2. dereceden cinayet, çocuk ıslahevinde yatacak.

Bundan keyif almıyorum, merhamet yetmez.

Bana bir sebep verirseniz bunu kabul ederim.

DURUŞMA 29. OTURUM 12 KASIM, PAZAR

Bazılarınız Nathan Phelps'in intikam duygusuyla hareket ettiğini sanabilir.

Ted Carthage annesini öldürdü, bu yüzden o da Ted'i öldürdü.

Savcı buna itiraz edecektir.

Karşılık olarak öldüren kişilerin

hapse gitmesi gerektiğini söyleyecekler.

Ona katılıyorum.

Ama müvekkilim bunu yapmadı.

Ted Carthage'dan nefret etti mi? Kesinlikle.

Onu öldürdü mü?

Evet.

Karşılık olarak değilse

Nathan neden bunu yaptı?

Bu, Science dergisinde yayınlanan yeni bir makale.

Silahlı saldırıya maruz kalan insanların

şiddet eğiliminde olmaları iki kat,

hatta bazen üç kat artar.

Nathan, Ted Carthage'ın annesini öldürdüğünü gördü.

Çalışmanın tahmin ettiği gibi

şiddete tepki verdi.

Bu çalışmaya göre silahlı saldırı

bulaşıcı bir hastalıktır.

Buna maruz kalan biri hastalığı kapmıştır.

Bu çalışmaya katılmıyor ya da onu sevmiyor olabilirsiniz.

Silah üreticileri de sevmiyor.

Onların sloganına aykırı.

"Silahlar insanları öldürmezler.

İnsanlar öldürür."

Bu çalışma bugünün silah kültüründe

konuşulmayan bir şeye işaret ediyor.

Bu da şiddetin suçu

doğrudan silaha atılabilir.

Birinin tetiği çektiğini görürseniz

bunu sizin de yapmanız kolaylaşır.

Nathan gözleri önünde annesinin öldüğünü gördü

ve o anda

hastalık ona da bulaştı.

Bu onun tercihi değildi, nezle olmanın sizin

tercihiniz olmadığı gibi.

Biri üzerinize hapşırdıktan sonra.

Şiddet hastalıktır.

Silahlar virüslerdir.

Bir salgın var.

Bayak Novak, ilk tanığınız.

Savcılık, Dedektif Olivia Benson'ı çağırıyor.

Nathan hiç Ted Carthage'ı vurup öldürdüğünü kabul etti mi?

Olay yerinde ve soruşturmada.

Nedenini söyledi mi?

Nathan, Bay Carthage'ın annesinin ölümünden suçlanmamasının

kendi suçu olduğunu söyledi. Bir şey yapması gerektiğini söyledi.

Nathan annesini vurulduğunu gördüğü için mi bunları yaptı?

İtiraz ediyorum. Tanık yönlendiriliyor.

-Kabul edildi. -Başka sorum yok.

Dedektif...

Nathan'ı dolapta buldunuz.

-Evet. -Duygusal durumu nasıldı?

Travma geçirmişti.

Soruşturma boyunca

Nathan'ın geçmişte şiddet sergilediğine dair kanıt var mı?

-Hayır. -Duygusal dengesizlik peki?

Hayır.

Nathan'ın davranışlarını incelemek için çok fırsatınız oldu.

Merkezde uyumasına izin verdiniz. Yemeğe çıkardınız.

Yakınlaştınız.

Sayın Hâkim, soru sorulacak mı?

Evet, sorulacak.

Sizce Dedektif,

eğer annesinin vurulmasına şahit olmasaydı

Nathan birine zarar verecek bir şey yapar mıydı?

İtiraz ediyorum, yönlendiriliyor.

Kabul edildi.

Hayır.

-Yapacağını sanmıyorum. -İtiraz, Sayın Hâkim. Geri alınsın.

Kabul edildi.

Jüri tanığın ifadesini dikkate almayacak.

Başka sorum yok.

Dedektif Benson,

cinayete tanıklık etmek, cinayet işlemeyi meşrulaştırır mı?

Meşrulaştırmaz.

Ama açıklayabilir.

Casey...

-Beni yine tuzağa mı düşüreceksin? -Özür dilemeye geldim.

Jüriye aklamaları için bir sebep verdin.

Gerçeği söylemeye çalışıyorum. Üzgünüm.

Ne yapacaksın?

İddia pazarlığı hazırlayacağım.

Davaya o kadar mı zarar verdim?

Fikrimi değiştirdin.

Bir ya da iki jüri üyesini de ikna etmişsindir.

29. DURUŞMA OTURUMU 13 KASIM, SALI

Sayın Hâkim, taraflar bir iddia pazarlığında anlaştı.

Davalı, ikinci dereceden adam öldürmekten

suçlu olduğunu kabul edecek.

Affedersiniz Sayın Hâkim.

Mike Geddes, Carthage ailesini temsil ediyorum.

Bu konuda konuşmak isterim.

Carthage ailesinin duruşmaya katılma hakları yok.

Hâkim Joseph Malloy'dan, aksini söyleyen mahkeme ilamı aldım.

Dava vekilleri, korkarım ki devam edemeyiz.

SAYIN ELIZABETH DONNELLY

Davalının iddia pazarlığını kabul etmemi yasaklayan

ve hepimizi hukuk mahkemesine çağıran

bir yasaklama emri verildi.

Sabaha görüşürüz.

Ted Carthage'ın karısı iddia pazarlığını durdurabilir mi?

Hayır, ama birkaç haftalığına hayatımızı mahvedebilir.

Nasıl?

Donelly, Nathan'ın savunmasını, hukuk mahkemesi

Bayan Carthage'ın engellemesine karar verene kadar kabul edemez.

-Avukat kurnazmış. -Onu yenersin.

Geddes dava açmamızı sonsuza kadar engelleyemez.

Ukala olma hemen.

Maaşını kimin ödediğini duymadın.

-Terri Carthage mı? -Ulusal Silah Derneği.

Neden USD cinayet davasına katılır ki?

Devere giriş beyanında bahsetti.

Silah üreticileri şiddet araştırmasından korkuyorlar

çünkü çocukların cinayet işlemesinden sorumlu tutulabilirler.

Savcı bu çalışmaya dayanarak bir ifadeyi kabul ederse

araştırma meşrulaşır.

İnsanlar silah saldırılarının daha çok şiddete sebep olduğuna inanıyor.

İkinci Değişiklik'e elveda.

Eğer USD bu ifadeyi durdurursa silah taşıma hakkından

daha büyük sorunlarımız olacak.

Anayasa'ya meydan okumaktan daha büyük olan nedir?

İşleyen bir yargı sistemini seviyor musun?

Suçluları hapse atmayı yararlı buluyor musun?

Çünkü eğer bu olursa

bunların hepsi gider.

-Hadi ama. -USD bir ifadeyi durdurabiliyorsa

o zaman parası ve eğilimi olan

herhangi bir şirket ya da özel ilgi grubu

aynı şeyi yapabilir.

Eğer savcılar iddia pazarlığı yetilerini kaybederlerse,

o zaman yasal sistem sekteye uğrar.

Ne yapacağız?

Ne yapacağım demek istedin herhalde.

Senin tarafın en çok şeyi kaybedecek.

Bunun başını çekmen gerek.

Argümanlarını hazırla.

Savcı iddia anlaşmalarına kurbanın ailesinin bir girdisi

olmadan katılabilme hakkına sahip.

Bu yüzden Kongre, Suç Kurbanı Yasa Teklifi'ni

kanunlaştırarak anayasayı iyileştirmeyi düşünüyor.

Kurbanların aileleri itiraf pazarlıklarında söz sahibi olmalı.

Bay Geddes kurbanların ya da ailelerinin haklarını önemsemiyor.

İşvereninin davasını güçlendirmek için bunu kullanıyor.

USD'nin çıkarları ve Carthage ailesinin çıkarları aynı.

Bir katille anlaşma yapmak için bir sahte araştırma kullanılıyor

ve çoğumuz, USD de dahil, buna karşıyız.

USD, silahlarla ilgili tüm araştırmalara karşı.

Bunlar, Kongre'ye milyonlarca dolarlık

silah araştırma bütçesini iptal ettiren insanlar.

Burada taraflı, uygulanamaz ve belki de tamamen yanlış olan

bu araştırmayı konuşmaya geldik. Ama bunu bilmiyoruz, çünkü mahkemeler

tarafından daha tamamen incelenmedi.

Öyle yapalım.

Kanıtsal duruşma emrediyorum.

Bu çalışmayı açıklayacak biri var mı?

Evet, çocuk şiddet olaylarında bir uzman.

Müşterek davalılarınızı toplayın ve anlatılacakları dinleyelim.

HUKUK MAHKEMESİ 8. OTURUM 14 KASIM, ÇARŞAMBA

Araştırma yazarları Chicago bölgesindeki

1.500 üzerinde çocukla görüştü.

Ayrıca bakıcılarla da görüştüler

ve ailelerden veri topladılar.

Okul performansı, ekonomik durum.

150'nin üzerinde faktör vardı.

Kaç kez kişilerle görüşüldü?

Beş yıl içinde üç kez.

Amaç, hangilerinin silahlı saldırıya

tanıklık ettiğini ya da kurbanı olduğunu görmek

ve maruz kalmayanlarla aralarındaki farkları görmekti.

Bulgular nelerdi?

Silahlı saldırıya maruz kalanların

gelecekte şiddete başvurması ihtimali iki kat artmıştı.

Yoksulluk, uyuşturucu kullanımı

ya da tek ebeveyn ile büyütülmekten daha etkili.

Bu ne anlama geliyor?

Silahlı şiddete yeni bir açıdan bakmalıyız.

Toplumsal sorun ya da sınıf sorunu değil.

Tıbbi bir problemdir.

Bulaşıcı hastalık gibi tedavi etmemiz gerekir.

Siyasiler silah şiddetine maruz kalmayı sınırlandırarak

ve önceden maruz kalanları tedavi ederek

bu hastalığın yayılmasını önleyebilir.

Teşekkürler Doktor.

Araştırmanızın da iddia ettiği gibi silahlı saldırıya tanık olmakla

saldırgan olma arasında nedensel ilişki olduğuna inanıyor musunuz?

Evet.

Çoğu insanın silah şiddetine tanık olup

saldırgan olmamasına rağmen.

Siz de hasta olmadan birçok virüse maruz kaldınız.

Sebep ve sonuç ilişkisini kanıtlamak için

kontrollü deney yapılması gerektiğini sanıyordum.

Bu araştırma sadece bir istatiksel analiz, değil mi?

Kontrollü deney için

çocukları bilerek silahlı saldırıya maruz bırakmanız gerekir.

Bu da, tabii ki, etik dışıdır.

Bu yüzden ikinci en iyi yöntemi kullanıyorlar

ve bu yüzden ikinci en iyi sonuçları elde ediyorlar.

Mükemmel.

Başka sorum yok.

Gidebilirsiniz Dr. Young.

Sayın Hâkim,

Nathan Phelps'in ifade vermeye çağırılmasını talep ediyorum.

İtiraz ediyorum, Sayın Hâkim. Alakasız.

Bu duruşma bilimsel çalışmayı incelemek içindir.

Nathan Phelps'in ifadeleri önemsizdir.

Buna katılmıyorum.

Araştırmanın geçerli olup olmadığına bakmadan,

en azından çocuğun araştırmanın kriterlerine

uyup uymadığına bakmamalı mıyız?

Nathan tam olarak ne gördü, sebepleri neydi?

-Yalnızca o cevaplayabilir. -Beşinci Değişiklik

-mahkemenin... -Ara iste.

...kendini suçlamaya zorlamasını yasaklar.

Ara verdir hemen.

Sayın Hâkim, on dakikalık ara verebilir miyiz?

O ifade vermeyecek, bu kadar!

İzin ver.

Kendini suçlu duruma düşürmesine mi?

Aynen.

Delirdin mi?

Dava vekili olarak siz ne düşünüyorsunuz?

Jüri, kamu davasında yemin etti.

Tanık ifade verdi.

Bunun nereye gittiğini görüyor musun?

Bizi taklaya mı getireceksin?

Güven bana.

Neden Ted Carthage'ı öldürdün?

Bilmiyorum.

Anneni öldürdü mü?

Evet.

Bilmiyorum derken yalan mı söylüyordun?

Yalan söylemiyorum.

Annen bir fahişe miydi?

Bilmiyorum.

O hayattayken daireniz güzel miydi?

İdare ederdi.

Etrafınızda çok suç işleniyor muydu?

Sanırım.

İyi bir hayat mı yaşadın Nathan?

Evet.

Öyle görünmüyor.

Baban bıçaklandığında kaç yaşındaydın?

Altı.

Eğer yapabilseydin, Ted Carthage'ı vurduğun gibi

babanı bıçaklayan adamı da vurur muydun?

-Hayır. -Hayır mı? Neden?

Babanı bıçakladı.

Kimseyi öldürmek istemiyorum!

Tabii ki istiyordun. Kızgındın.

-Hayır! -Ted Carthage anneni öldürdü.

-Ondan nefret ettin. -Kes!

Silahı gördüğün için öldürmedin.

Zarar vermek istedin! Nefret ettin, öldürmek istedin!

Evet, ondan nefret ettim!

Başka sorum yok.

Tanık için bir sorumuz yok.

Emin misiniz Bayan Novak?

Evet.

SAYIN JOSEPH MALLOY

Gidebilirsin evlat.

Sayın Hâkim, davalı tarafı hükümsüz yargılama talep edecektir.

Bayan Devere, bunu yapamazsınız. Bu bir oturum, duruşma değil.

Affedersiniz Hâkim Malloy. Sizin için söylenmemişti.

Hâkim Donelly ile konuşuyorum.

Nathan Phelps bu oturumda

kendini suçlamaya zorlandı.

İfadeleri ceza davasında kabul olunabilir

ve kendi aleyhine tanıklık hakkını ihlal ediyor.

Hükümsüz yargılama gerektiriyor.

Kabul edildi.

Nathan Phelps aleyhine kamu davası

kesin olarak reddedilmiştir.

Ne?

Bu durumda Hâkim Malloy, bu oturumun reddedilmesini talep ediyorum.

Nathan Phelps aleyhine bir dava olmadığına göre

bu araştırmayı incelemek için de bir sebep yoktur.

Sayın Hâkim, bu, savcı tarafından hazırlanan bir tuzak.

Bay Geddes, size katılırdım

ancak Bay Phelps'i çağıran sizdiniz.

Bu oturum reddedilmiştir.

Mahkeme ertelenmiştir.

Katilin koruyucu bir ailesi oldu. Çok iyi.

Sersemin tekisin Geddes.

Bir katili serbest bıraktın.

Nathan Phelps

akdettiğim cezayı çekecekti eğer bulaşmasaydın.

Suçu neden asıl sahiplerine atmıyoruz,

patronlarına.

Casey,

silahların hastalığa sebep olduğunu cidden inanıyor musun?

Babamın silahları vardı.

Küçükken bana nasıl kullanacağımı öğretti.

Ama kimse gözlerimin önünde silahla öldürülmedi.

Sen gördün mü?

Silahları yasaklamak şiddeti engellemeyecek.

Araştırma doğru değilse.

O zaman her şey farklı olur, değil mi?

İZLEDIĞINIZ ÖYKÜ HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KIŞI VE OLAYLARA YER VERILMEMIŞTIR.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.