All language subtitles for Law & Order Special Victims Unit S07E11 Alien 1080p AMZN WEB-DL DDP 5 1 H 264-CHDWEB (1)_track17_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Ceza adalet sisteminde,

bilhassa cinsel suçlar menfur olarak kabul edilir.

New York City'de,

bu korkunç suçların soruşturmasıyla görevli olan dedektifler

Özel Kurbanlar Birimi adlı seçkin bir ekibin üyeleridir.

İzleyecekleriniz, onların öyküleridir.

MERCY HASTANESİ ACİL

Tanrım!

-Aman Tanrım! -O kim?

Travma odasını hazırlayın!

Çocuğun ismi Sean Hamill.

-St.Victor's'da beşinci sınıfta. -Ne oldu?

Sırtta tek bıçak yarası.

Acil, göğüs ve kalçada morartıları fark etti ve bizi aradı.

Birisi bu çocuğu kum torbası olarak kullanmış.

Cinsel istismar mı?

Travma yok ama tecavüz tahlil sonucunu bekliyoruz.

Onu kim getirdi?

Dâhinin teki onu hareket eden bir arabadan atmış. Sürücüyü gören yok.

-Kameralarda bir şey var mı? -Güvenlik bakıyor.

Dedektifler, Sean Hamill ameliyattan çıktı.

Durumu iyi mi?

Hayatta.

Selam Sean, nasılsın?

Baba.

Sorun yok Sean.

Onlar dedektif.

Bugün neler olduğunu soracaklar.

Hiçbir şey hatırlıyor musun?

Son zil çaldı.

Kitaplarımı dolabıma koyuyordum.

Galiba sokak beyzbolu oynuyorduk, Joey Sparacino'yla.

Sonra buraya gelmişim.

Sokak beyzbolundan sonra ne oldu?

Hatırlamıyorum.

Zorbanın biri ona bulaşıyordu.

Geçen hafta, her tarafı morarmış olarak eve geldi.

Bunu kim yaptı Sean?

Hiç kimse.

Ağaca tırmanıyordum ve düştüm.

Biri onu dövdü. Kim olduğunu söylemeye korkuyor.

Tamam.

Sean, bize anlatmalısın.

Sonra, olur mu?

Eve gitmek istiyorum.

Hayır Sean.

Hayır, iyiyim. Söz veriyorum.

Baba, neden bacaklarımı hareket ettiremiyorum?

Bacaklarımın nesi var?

Sorun yok.

Her şey düzelecek.

Müdür Parker, dövmeye sıfır tolerans politikasını başlattı.

Tek olayda kovulursunuz.

Bu hafta sonu Sean Hamill'i dövmekten kimi attınız?

Hiç kimseyi. Ağaca tırmanırken düştüm dedi. Boynunu kırmadığı için şanslı.

Bugün o kadar şanslı değildi.

Biri Sean'ı arkadan bıçakladı. Tekrar yürüyemeyecek.

Bugün Sean'ı görenlerle görüşmemiz gerek.

Öğretmenler, öğrenciler.

Sizinle başlayacağız Peder Justin.

Sean'ı bugün görmedim.

Cidden.

Hastanenin kamera kayıtlarına göre Sean sizin arabanızdan atılıyor.

Bu imkânsız.

Arabam tüm gün park yerindeydi.

Plakanız uyuyor.

Ama Peder Justin tüm öğlen kütüphanede sınav kâğıtlarını kontrol ediyordu.

Tamam. O zaman arabası neden Mercy Hastanesi'ndeydi?

Anahtarımı, kilise cemaati de kullanabilsin diye vizörde bırakırım.

Liste gerekecek.

Bu arada öğrencilerle görüşmeliyiz.

Bir seferinde büyük bir çocuk Sean'ı itti.

O düştü.

Büyük çocuğun adı neydi?

Bilmiyorum ama o kötü biri. Sigara içtiğini gördüm.

Peki ya zorbalık?

İnsanlar hakkında konuşursam onlar da benim hakkımda konuşur.

Sean Hamill'i sakat bırakan başkasına da mı zarar versin?

Nöbetçiyim diye ispiyoncu olmama gerek yok.

Adam, eğer Sean'ı kimin dövdüğünü biliyorsan bize söylemelisin.

Neden Sean size söylemiyor?

Korkmuş. Senin de korktuğunu görebiliyorum.

Ben korkak değilim.

Herkese sataşan şişman bir çocuk var.

Geçen hafta Sean'ı fena patakladı.

Bana adını söyler misin?

Charlie Monaghan.

-O kimseye vurmadı. -Bay Monaghan, lütfen.

Ne yaptın Charlie?

Benle dalga geçti.

Sevgilimin benimle seks yapmamasının sebebinin

onu ezeceğimden korkması olduğunu söyledi.

Sen de onu dövdün.

Beni o kadar sinirlendirdi ki onu park yerinde tuttum ve kendimi kaybettim.

Peki. Bugün ne oldu?

Sean'ı bugün görmedim.

Geçen haftadan beri ondan uzak duruyorum.

Bugün saat 16.00'da nerede olduğunu söyleyebilecek biri var mı?

Evet. Emma.

Saat üçte son zilden sonra onu eve bıraktım.

Yoldayken Farrell'ın Dondurmaları'na uğradık.

Emma kız arkadaşın mı?

Üvey kız kardeşi. Eski karımın kızı.

Onu nerede bulabiliriz?

Annesi hastalandığından beri büyükanne ve dedesiyle kalıyor.

DEB VE OLIVER BOYD'UN DAİRESİ 270 BATI 79. SOKAK

17 EKİM PAZARTESİ

Emma ne zamandır burada yaşıyor?

Birkaç gündür.

Kate hastaneye gitmek zorunda kaldığından beri.

Kate, deri veremi hastası.

Üzgünüm.

Emma, sana Charlie hakkında birkaç soru sormak istedik.

Başı belada mı?

Bugün nerede olduğunu bulmaya çalışıyoruz.

Son zilden sonra dondurma almaya Farrell'a gittik.

Sonra beni eve bıraktı.

Neden bize Charlie'nin okuldan sonra gittiği yeri söylüyorsun?

Niye ders sırasını veya öncesini değil?

Lise, ilkokuldan farklı bir binada.

Son zil sonrası, görüşebilecekleri tek zaman.

Tatlım,

Charlie, birisi sorarsa yanında olduğunu söylemeni istedi mi?

Torunumun doğruyu söylemediğini mi söylüyorsunuz?

Emma,

Charlie yalan söylemeni istedi mi?

Hayır.

Doğruyu söylemenin çok önemli olduğunu biliyorsun değil mi?

Yalan söylemek günahtır.

Sıradan bir günah, ölümcül değil.

Ama tüm günahlar kötüdür.

Ne olursa olsun günah işlememelisin.

Abisini korumak için yalan söylüyor.

Charlie kızar, Sean'ı bıçaklar,

onu acile atar ve kız kardeşine bana tanıklık et der.

Onu içeri alacak mısın?

Tekrar bulaşmadan önce olay yeri raporunu bekliyoruz.

Dileyin, size verilecek,

-Yahudi değilseniz. -Ben değilim.

Laboratuvar, Peder Justin'in aracından bir sürü parmak izi buldu.

Sürücü tarafı dışında her yerdeydiler.

Parmak izlerini sildiyse, çocuk akıllıymış.

Yolcu tarafında çok dikkatli olmamış.

Bunu koltuk minderinin altında bulduk.

Bu nedir? Tel ip mi?

Olay Yeri İnceleme ressam tuvali dedi,

St. Victor's'da çocukların sanat dersinde kullandıkları.

ST. VICTOR'S KATOLİK OKULU

18 EKİM SALI

Hep bir tane fazladan bulundururuz.

Kağıtta akan sulu boyalardan daha çok dayanıyorlar.

Fail, kanı araba koltuğuna gelmesin diye Sean'ı tuvale sarmış olmalı.

Park yeri buradan 18 metre ileride.

Sean'ı sarıp, oraya taşıdı,

arabayı getirdikten sonra da tuvali attı.

Okul çöpünü araştırmamız gerekecek.

-Tabii ki. -Bu ilginç.

Çocukların bunlara erişimi var mı?

Onlara dikkatli olmayı öğretiyorum.

Olay yeri, burayı da incelemeli.

Bir ekip getireceğim.

Ama ilk önce sizin için bir şeyim var.

Okulun karşısındaki Marty's şarküterinin güvenlik kamerasına baktım.

Marty's'de ne yapıyordunuz?

Onlarda Pixy Stix var.

Kamerayı gördüm ve aklıma bir fikir geldi.

Kayıtlar Charlie'yi Emma yokken çikolata alırken 4.02'de gösteriyor.

Saat 3.00'te Emma'yı eve bıraktım dedi.

Hapse gireceksin Charlie.

Seni yetişkin olarak cezalandırırsak, 20 yıl yatacaksın.

Ne için? O bir şey yapmadı.

Güvenlik kameralarına göre Sean hastaneye atılmadan

20 dakika önce okulun hemen dışındaydın.

Saat yanlış olmalı. Emma'yı eve götürdüğüme yemin ederim.

Sence jüri hikâyene inanacak mı?

Özellikle Emma kayıtlarda değilken mi?

Charlie, arkasından bıçakladığın için 12 yaşında

bir çocuk asla yürüyemeyecek.

Ben yapmadım. Size söyledim. Emma'yı eve götürüyordum.

Bir şey bulduk.

Bu makası okul çöplüğünde bulduk.

Onu ton balıklı güvecin altında bulduğumu söylüyor.

Onun tek yaptığı orada dikilip işaret etmekti.

-Makasta kan izleri var. -Parmak izi var mı?

İki tane. İkisi de Charlie'nin değil.

Nereden biliyorsunuz? Parmak izlerini daha almadık.

Buna gerek yok. İzler çok küçük.

Yedi ya da sekiz yaşındaki birinin izleri.

Yalnız sekiz yaşındaki biri parmak izi temizlemeyi

ya da araba kullanmayı bilmez.

Emma mı onu bıçakladı?

-Sonra Charlie ortalığı toparladı. -Emma, abisi için yalan söylemiyor.

Abisi onu korumak için yalan söylüyor.

Emma bugün okula gelmedi. Annesi ile hastanede.

Bence bu gayet iyi.

Bir öğrencinizin okula gelmemesi neden iyi?

Hayır, öyle demek istemedim. Emma'nın durumu karışık.

Vaktimiz var.

Emma'nın annesi onu St. Victor's'a yazdırdığında

tek ebeveyn olduğunu söyledi.

Emma'nın başka bir ebeveyni olduğunu sakladı.

Başka bir kadın.

Emma'nın annesi lezbiyen.

Sorun nedir? Eşcinsel çiftler hep çocuk yetiştiriyorlar.

Evet ama her zaman eşcinsel olduklarını gizlemiyorlar ve çocuklarını muhafazakâr,

-Katolik okullara yazdırmıyorlar. -Yalan söylediğini nasıl öğrendiniz?

Kate hastalandığında partneri okul toplantılarına gelmeye başladı.

Aile Konseyi öfkelendi.

Çocuklarının bir lezbiyenin çocuğuyla

aynı sınıfta olmasını istemediler. Emma'yı okuldan atmamızı istediler.

Onları ciddiye almadınız.

Almak zorundaydık.

Aileler çocuklarını okula göndermemeye, bağışçılar desteklerini çekmeye başladı.

-Ne yapacaktık? -Onları görmezden gelmeye ne dersiniz?

Bunu söylemesi kolay

ama Emma sınıftayken nasıl ilmihal öğretirsiniz?

"Eşcinsellik günahtır çocuklar. Ama sorun yok Emma,

senin annenler iyi insanlar."

Neden onu okuldan atmadınız?

Çünkü ailesi okulu dava etti.

Emma okula hedef olarak geri döndü.

Evet, bu yüzden

Emma ne kadar gelmezse bu herkes için o kadar iyidir diyorum.

CLINT HASTANESİ

18 EKİM SALI

Hemşire Demi okul terapisine gelin.

Hemşire Demi okul terapisine gelin lütfen.

Affedersiniz. Oraya giremezsiniz.

Polis.

Emma Boyd ile konuşmalıyız.

Ben Zoe, Emma'nın annesiyim.

Onun Sean Hamill'e olanlarla bir ilgisi yok.

Sean'ı nereden duydunuz?

Kate'in eski kocası aradı.

Charlie ve Emma'nın bu işin içinde olduğunu düşünüyormuşsunuz

Charlie ve Emma birbirlerini kolluyorlar.

Emma'nın dün ne olduğunu bize tam olarak anlatması lazım.

Annesi ölüyor.

Sonrasına bekleyemez mi?

Çok kısa sürecek.

-Bir şey yapmadım. -Emma, kaza olduysa bile

bize anlatman lazım.

Okulda zor zamanlar geçirdiğini ve çocukların zalim olabildiğini biliyoruz.

Sean sana kötü bir şey mi söyledi?

Ucube olduğumu ve cehenneme gideceğimi söyledi.

Neden?

Çünkü anne ve baba yerine iki tane annem var.

Tatlım, bunu konuşmuştuk, değil mi?

Ne söylemiştim?

İstediklerini söylesinler

-ama beni yaralayamazlar. -Emma, Charlie bize yalan söyledi.

Sean'ı onun hastaneye götürdüğünü biliyoruz.

Bize gerçeği söylemezsen başı çok belaya girecek.

Gerçeği söylüyorum!

Dedektif, Emma Sean'a zarar vermedi.

Ona kötü davranan diğer çocuklara

zarar vermediği gibi.

Eğer St. Victor's'daki çocuklar çok kötülerse

neden onu başka bir yere götürmüyorsunuz?

İnancımız bizim için önemli.

Emma Katolik eğitimi alsın istiyoruz

ve St. Victor's şehirdeki en iyi Katolik okulu.

Bence çocuklar onu rahatsız edince

çok eğitim alamazmış gibi geliyor.

Onlarla baş edebilir.

Terapiye gidiyor. Eğer sorunu olursa bana söyler.

Dün saat dörtte neredeydin?

Sizce Sean'ı acile ben mi götürdüm?

-Götürdünüz mü? -Burada Kate'in yanındaydım.

Sekiz yaşındaki bir çocuktan gerçeği öğrenmek ne kadar zordur?

Annesi yan odada ölmekte olan bir çocuğu zorlamayı dene.

Emma'nın başından çok şey geçti.

Zoe ve Kate, St. Victor's'a dava açtıktan sonraki altı ayda

tüm aile taciz edilmiş,

telefon numaralarını bile iki kere değiştirmişler.

Bir faydası olmamış.

Kırık camlar, kapıya çizilen grafitiler.

Zoe altı kez şikâyet etmiş. Kimse suçlu bulunmamış.

New York ne zaman Cumhuriyetçi oldu?

Bunlar sadece burada olmuyor.

California'da bir Katolik okulu, gey bir çift tarafından yetiştirildiler

diye iki kardeşi atmaya çalışmış.

Zoe, Kate'in yalanını devam ettirseydi

Emma çok daha iyi bir durumda olurdu.

Birkaç homofobiği memnun etmek için

sence Zoe kimliğini mi gizlemeli?

Barışçıl biriysen çocuğunu askeri okula göndermezsin.

Sürtüşme beklemen gerekir.

Okula katılıyorsun yani.

Durum karmaşık diyorum.

Katolik olmak belli şeylere inanmak demektir. Zoe bunu biliyor ama

bir şeyi kanıtlamaya çalıştı.

Okulu mahkemeye ver. Davan için kazan.

Biri kavgayı sürdürmeli.

Ama sekiz yaşında bir çocuk değil.

Emma'nın kafası öyle karışık ki haftada iki kere psikiyatra gitmeli.

Zoe'nin de biraz danışmanlığa ihtiyacı var.

Kayıtlara göre aynı numarayı birkaç kez aramış.

Peder Justin.

Belki onun arabasını alması gerekmiştir.

PEDER MILLER'IN EVİ

19 EKİM ÇARŞAMBA

Zoe'nin beni aradığını sanmıyorum.

Kayıtlarda neden hep numaranız çıkıyor?

Çünkü Emma'ya numaramı verdim.

Okulda sorun çıkmaya başladığında

istediğin zaman beni arayabilirsin dedim.

Sean Hamill'le sorunu olduğunu hiç söyledi mi?

Her zaman.

Sean Emma'ya bulaşıyordu.

Fırsatını buldukça.

Onunla konuştum. Ona yalvardım. Hiçbir şey işe yaramadı.

-Ailesini aradınız mı? -Denedim.

Bu yüzden tekrardan kınandım.

Sean'ın Emma'ya işkence ettiğini bilseniz de

kendinizi kurtarmak için ses çıkarmadınız.

Papaz olmayı seviyorum.

Kilisenin beni atmasına çok yaklaştım.

Okulun adının daha fazla kirlenmesini istemedim.

Yorum kontrolün, iki çocuğun hayatlarının mahvolmasını önlemekten daha önemli.

Bir şey yapmalıydım.

Charlie onu döverse, Sean'ın artık Emma ile

uğraşmayacağını umuyordum.

İşe yaradı mı?

Bir haftalığına.

Ama Emma'ya bir sonra yapacağı kötü şeyi planlıyordu.

Siz beni sorguladıktan sonra okula geri gittim.

Bunu sanat odasında buldum.

Emma'nın atkuyruğu.

Sean onu kesmiş.

Emma da aynı makası kullanmış.

O gün Emma Boyd'u okulda gördün mü?

Evet.

Sanırım oradaydı.

Onunla konuştun mu?

Hayır.

Onu sevmiyorsun, değil mi?

Ona hiç bulaştın mı?

Çok garip olduğu için onunla uğraşıyorum.

Öyle mi? O neden garip biri?

Annesi bir lezbiyen.

Bu yanlış.

İncil'e göre eşcinsellik günahtır.

İncil'de öyle bir şey yazmıyor.

Korintliler'e göre geyler cehenneme gidecekler.

Bu, Yeni Ahit'te.

Eski Ahit daha da sert.

Geylerin öldürülmesini emrediyor.

Pekâlâ,

bu, Emma'nın saçını kesmeni normalleştiriyor demek.

Bunu neden yaptın Sean?

Ona zarar vermedim.

Sadece bir şakaydı!

Küçük kızın peşinden makasla gittin.

Sadece saçını kestim.

O beni sırtımdan bıçakladı. Artık yürüyemiyorum.

Bu adil değil.

Elliot, Sean'ın ailesi geldi.

Neden Sean ile tekrar görüşüyorsunuz?

Çocukla konuşmak için aile izni gerekmiyor mu?

Sean bir şüpheli değil. O bir kurban.

Bir şeyler hatırladı mı?

Evet, bir kıza zorbalık yaptığını.

Emma Boyd, St. Victor's'a asla kabul edilmemeliydi.

Anneleri eşcinsel diye mi?

Sean'a özel eğitim vermek için çok para ödüyoruz.

Neye maruz kaldığına karar verebilmeliyiz.

Oğlunuza sekiz yaşındaki bir kıza bulaşabileceğini söylediniz.

Emma'nın anneleri gibi insanlara acımasını ve onlar için

dua etmesini söyledik.

O böyle anlamamış.

O kız Sean'ı bıçakladı mı?

Evet.

O zaman ona cehennemlik ibne lez orospu demesi umurumda değil.

Onu tutuklayın.

KATE BOYD VE ZOE DUNLOP'UN EVİ

19 EKİM ÇARŞAMBA

Ne olduğunu biliyoruz Emma.

Sean bize söyledi.

O küçük canavara inanıyor musunuz?

Kanıtlar hikâyesini doğruluyor.

Emma'nın saçının kısalığını da.

Sakız yapıştı.

Charlie yardım etmeye çalıştı ama beceremedi.

Merhaba Emma.

Böyle olmadı değil mi?

Sean'ın sana ne yaptığını biliyoruz.

Ne yaptı?

Emma, ne oldu?

Anne Zoe'ye yalan mı söyledin?

Evet, özür dilerim. Sean'ı incitmek istemedim.

"Sen bir lezsin" deyip durdu.

Ben de öyle olmadığımı söyledim. "Kanıtla" dedi.

Sonra beni öpmeye çalıştı ve ben de onu ittim.

Sonra beni tuttu ve saçımı kesti.

"Bir lezsin. Şimdi de onlar gibi görünüyorsun" dedi.

Çok sinirlendim. Çok çirkindim.

Makası aldım ve arkasına vurdum.

Düştü ve kafasını yere vurdu.

O zaman mı Charlie'yi çağırdın?

Sean'ı alıp Peder Justin'in arabasıyla hastaneye götürdü.

Makası dışarı atmamı söyledi.

Özür dilerim.

Yalanları söylemek istememiştim.

Tatlım, sorun yok.

Her şey düzelecek.

Kimseye zarar vermek istemedi.

Yine de onu tutuklamalıyız.

Geç oldu. Kate'i hastanede ziyaret edene kadar bekleyemez misiniz?

Avukat tutup, saat dokuza kadar onu getirin.

Sean Emma'yı gerçekten korkutmuş olmalı.

Emma'nın daha önce başı belaya girmemiş.

Aile mahkemesinde dava takipçisi kim?

Yeni biri, Garrett Gillespie.

Onu tanımıyorum ama sağlam biri olmalı.

Zoe?

Sabah gelirsin sanıyorduk.

Trafiğe yakalanmayalım dedim.

Emma'nın itirafını lağvediyoruz.

Ne sebeple?

Reşit olmayan birini ebeveyni olmadan sorguladınız.

Emma'nın annesi hastanede bir hasta.

Onu diğer annesi Zoe Dunlop'ın yanında sorguladık.

Kate Boyd, Emma'nın biyolojik annesidir.

Zoe ve Kate'in on yıllık birlikteliğine rağmen

yasalar Zoe'yi Kate'in karısı ya da Emma'nın annesi olarak tanımıyor.

Onu evlatlık edinmedi.

Peki, Emma'nın annesi değil.

Yine de Kate hastanedeyken onun yasal velisi.

Fiili velisi.

Devlet ona Emma adına karar verme hakkını tanımıyor.

Onun için bir bebek bakıcısından farkı yok.

Doğduğundan beri Emma'yı büyüttün.

Nasıl bebek bakıcısından farkım yok dersin?

Emma üzerinde yasal haklarım olmalı ama yok.

Niye sadece ona zarar verecekse bunları isteyeyim?

İtiraf geçersizdir.

Emma ile tekrar konuşmak isterseniz bana gelin.

Casey Novak? Garrett Gillespie.

Emma Boyd'un davasını yürütüyorum.

Tanıştığıma sevindim.

Sean Hamill'in ailesi aradı.

Neden Emma Boyd'un hâlâ tutuklanmadığını bilmek istiyorlar.

Annesinin avukatı itirafı geçersiz kıldı.

O kızı suçlu bulmak için itirafa ihtiyacım yok.

Şüphesiz o yaptı ama

onu on yıl hapse mi göndermek istiyorsunuz?

Makası Sean'ın sırtına o kadar derin saplamış ki omurilik hasar görmüş.

Sean Emma'ya işkence etti. Onu çıldırtmış.

Danışmanlık almalı, ıslahevine gitmemeli.

Bu sizin fikriniz ama bu benim davam.

SVU'ya söyleyin, onu tutuklasınlar.

Dedektifler, burada ne arıyorsunuz?

Emma nerede?

Meyve suyu almaya gitti. Neden sordunuz?

Bayan Boyd, ben Dedektif Stabler.

Sean Hamill'e saldırdığı için Emma'yı tutuklamaya geldim.

-Onu alamazsınız. -O bir şey yapmadı.

Yapmadığını bana söyledi.

Bize farklı şeyler söyledi, değil mi Zoe?

Lütfen bunu yapmayın.

Onu getirmeye söz vermiştin.

Ne yaptın Zoe?

Deb, buna karışma.

O benim torunum. Ne olduğunu bilmek istiyorum.

Anne, lütfen.

Anne, Olivia onunla gitmemi istiyor.

Biri bizimle gelmeli.

-Ben giderim. -Hayır, ben giderim.

İkiniz de gidin.

Ben annemle kalırım.

Dr. Watson 11'i arayın.

Dr. Watson lütfen 11'i arayın.

HASTA MAHREMİYETİNE SAYGILI OLUN

Nasıldı?

Harika.

Sekiz yaşındakileri cezaevine atmaya bayılırım.

Aile mahkemesi hâkimi muhtemelen onu yarın salar.

Duruşmaya kadar evde kalabilir.

Büyükanne ve dedesiyleevde kalır umarım.

James Decker. Bay ve Bayan Boyd'u temsil ediyorum.

Müvekkilim torununu görmek istiyor.

Üzgünüm ama bu olmaz.

Yarınki duruşmaya kadar tutuklu.

Torunumu hapse mi atıyorsunuz?

Sean Hamill'i sırtından bıçakladı.

Eğer Zoe yaşam tarzını

Emma ve Kate'e dayatmasaydı, bunlar olmayacaktı.

Yaşam tarzı mı?

Kızınız cinsel eğilimini seçmedi.

Kızım, Zoe gelene kadar bir anne ve karı olmaktan memnundu.

Kızınızın gey olması Zoe'nin suçu mu?

Emma kesinlikle suçlu değil.

O çocuk onun iyiliğini düşünen birine muhtaç.

Bu yüzden mahkeme ona bir avukat atadı.

Göreceğiz.

AİLE MAHKEMESİ 12. OTURUM

21 EKİM CUMA

Emma Boyd'un

çocuk hapishanesine gönderilmelidir.

Saldırgan bir çocuk olduğu çok açık.

Sayın Hâkim, Emma daha önce hiç saldırgan davranmamıştır

ve kimse için tehlikeli değildir.

Ailesine şartlı tahliye edilmelidir.

Katılıyorum. Ayak bilekliği takmasını ve annesinin evinde

hapis kalmasını isteyeceğim.

Bu bir sorun Sayın Hâkim.

Emma'nın annesi hastanede.

Babası ve yasal koruyucusu yok.

Sayın Hâkim, benim adım Zoe Dunlop.

Emma'nın yasal koruyucusu olmasam bile

annesi kadar ben de onun ebeveyniyim.

Neden Emma'yı evlat edinmediniz Bayan Dunlop?

Kızımla ilişkimi tanımlayan bir kağıda ihtiyacım yok.

Maalesef bu mahkemede var.

Sayın Hâkim, belki ben bir çözüm sunabilirim.

James Decker, Emma'nın büyükanne ve dedesinin temsilcisiyim.

Kızları hastanedeyken çoğu zaman Emma'ya bakıyorlar.

Bu sorun çözülene kadar yine bakmaktan memnun olurlar.

Emma'nın yeri, evde benim yanım.

Sayın Hâkim, emsal kararlar var.

Mahkemeler sıklıkla

akraba olmayan aile üyelerine vesayet veriyorlar.

Sadece California'da.

Kan bağı olan bir akraba çocuğu almak istiyorsa olmaz.

Zoe anneyle eve gitmek istiyorum.

Üzgünüm. Bunu yapamam Emma.

Bayan Dunlop, Emma'ya

vesayet hakkım yok demişsiniz,

şimdi bunu niyaz etmek istiyorsunuz. İkisi birden olmaz.

Mahkeme Emma'nın vesayetini büyükanne ve dedesine veriyor.

Saldırı davası için bilgi toplamaya salı günü başlayacağız.

Hayır. Anne Zoe!

Tatlım.

Sadece birkaç günlüğüne tamam mı?

Sadece birkaç günlüğüne, tamam mı?

Dedektif Benson, Emma'nın

davasının bugün başladığını duydum.

Evet,

çok iyi gitmiyor.

Ona ne olacak?

En kötüsü, hâkim onun diğer çocuklara tehlike oluşturduğunu

düşünürse, 18 yaşına kadar çocuk hapishanesine gönderilecek.

Yardımım dokunmaz mı?

Emma için ifade veririm, Sean onu kışkırttı derim.

Bu kulaktan dolma delil. Orada değildiniz. Görmediniz.

Sean'in onu kışkırttığına dair kanıt lazım.

Ne tür bir kanıt?

Notlar, e-postalar, bu tür şeyler.

Okuldaki anında mesajlaşma kayıtlarını incelediniz mi?

Bilgisayar mesaj kaydetmez.

St. Victor's'daki kaydediyor.

Müdür Parker çocukların konuşmalarını

izlemek için özel bir yazılım yükledi.

AİLE MAHKEMESİ 12. OTURUM

24 EKİM PAZARTESİ

Niye bacaklarımı kıpırdatamadığımı sordum.

Doktor makasın omuriliğimi kestiğini söyledi.

Bu yüzden yürüyemiyorum.

Bir dakikanızı alabilir miyim?

Çabuk olun.

Sean'ın zorbalığının kanıtı.

"Okuldan sonra sana bir oyun öğreteceğim.

Canın acıyabilir ama seni ibne olmaktan kurtaracak."

Kulağa sevimli mi geliyor?

En kötüleri de değil.

Bunu davalılarla paylaşmalıyım.

Bunu yaptığım anda Sean'ın güvenilirliği yok olur.

Seninki de.

Sayın Hâkim, davacı yarım saatlik ara istiyor.

Gillespie'nin uzlaşmaya varması yaklaşık on dakika sürdü.

Danışma, öfke kontrolü ve mahkeme değerlendirmesi bir ay sürer.

Ve Emma, Zoe'ye geri dönecek.

Sizi geç bulduğum için özür dilerim.

Emma'nın vesayetini Zoe Dunlop'tan almalısınız.

Bay Decker, vesayet işlerine aile mahkemesi bakar.

Bir suç yoksa bizim elimizde değil.

Zoe Dunlop, Kate hastalandığından beri Emma'yı cinsel olarak taciz ediyor.

Bunu Emma'dan duymamız lazım.

Duyacaksınız.

Şu anda hastanede annesi ile beraber.

Zoe'yle dönmesine izin veremezsiniz.

Bu suçlamayı daha önce duymadık.

Zoe'nin vesayeti aldıktan hemen sonra gelmesi oldukça büyük bir tesadüf.

Emma bunu büyükanne ve dedesine gösterdi.

Neden yetişkin bir kadın sekiz yaşındaki bir kızla

yatakta çıplak fotoğraf çektirir?

Zoe'nın dairesini araştırırsanız

düzinelercesini bulacaksınız.

KATE BOYD VE ZOE DUNLOP'IN EVİ

24 EKİM PAZARTESİ

Bilgisayarda anormal bir şey yok.

Çoğu e-posta ve dandik MP3 indirmeleri.

Okul harcı, hastane faturası.

Borçtan başka bir şey yok.

Eğlenecek kadar paraları varmış anlaşılan.

Coney Island, Özgürlük Heykeli.

Metropolitan.

Elliot, şuna bir bak.

Üstsüz güneşlenme.

Emma, Zoe ile küvette.

Neler oluyor?

Bir şikâyet var. Birkaç soru sormamız lazım.

-Şimdi hiç sırası değil. -Üzgünüm ama bekleyemeyiz.

Emma, iyi misin?

Tatlım, ne oldu?

Annem Hz. İsa'nın yanına gitti.

Emma nerede?

Büyükanne ve dedesi onu evlerine götürdüler

ama

bunlar hakkında konuşmalıyız.

Ne sanıyorsunuz onları, porno mu?

Sekiz yaşında bir çocuk yatakta çıplak yatıyor.

Emma hep utangaç olmuştur.

Kate ve ben onun vücuduyla barışık olmasını istedik,

ben de ne kadar güzel olduğunu göstermek için çektim.

Özsaygısını artırmanız başka,

ama sanki Playboy modeliymiş gibi poz vermiş.

Bunlar seksi diye düşünüyorsanız sorun sizde.

Melek gibi görünüyor.

Bu fotoğrafla da mı vücuduyla barışık olmasını sağlıyorsun?

Sen ve Emma yatakta çıplaksınız,

uyluklarına dokunuyorsun.

Emma'nın terapisti stresini azaltmak için masaj yapmamı önerdi,

bu yüzden Kate masaj derslerimin son günü bunları çekti.

Eşcinsel olduğum için çocuğumu taciz ettiğimi mi düşünüyorsunuz?

Eşcinsel olmasaydım bu sorun olur muydu?

Bu kimliğinizle ilgili değil,

kızın ona ne yaptığınızı söylemesiyle ilgili.

Emma ona taciz ettiğimi asla söylemez.

Annem hep üstümü çıkartıp yatağa yatırırdı.

Sonra da beni ellerdi.

Nereni ellerdi?

Devam et Emma. Söyle onlara.

Bayan Boyd, bizi Emma ile biraz yalnız bırakır mısınız?

Emma.

Annen nerene dokundu?

Her yere.

Burama.

Kimseye söyledin mi?

Kimsenin anlamayacağını söyledi.

Bana dokunmasını istemedim ama iyi hissettireceğini söyledi.

Nasıl hissettin?

Kötü hissettim.

Nasıl kötü hissettin?

Yalan söylerken hissettiğim gibi.

Ya da Kutsal Cuma'da burger yemek gibi.

Suçlu mu hissettin?

Yapmaman gereken bir şeyi yaptığın zamandaki gibi mi?

Günah olduğunu biliyordum.

Neden günahtı?

Çünkü kızlar birbirine çıplakken dokunmamalı. Bu yanlış.

Emma, sence annelerinin

aynı yatakta yatmaları yanlış mı?

Tanrı'ya göre, bu doğaya aykırı.

Kadınlar erkeklerle olmalı. Yoksa cehenneme giderler.

Okulda bunu mu öğrendin?

Büyükannem söyledi.

Anne Zoe'nin yaptıkları için cehenneme gideceğini söyledi.

Zoe'nin Emma'yı taciz ettiğinden şüpheliyim.

Niye? Emma taciz edildim dedi.

Emma'nın taciz tanımı zihinseldi,

duygusal değil.

Çocuklar taciz acı verir derler.

Emma günah dedi.

Bu fotoğraflara ne diyorsun?

Çoğu doktor stres altındaki çocuklara masaj önerir.

Emma benim hastam olsaydı ona bunu reçetelerdim.

Ya Emma'nın suçlamaları?

Ebeveynden Soğuma Sendromu.

ESS'nin bir çift boşandığı zaman ve

annenin çocuklarını babalarının bir piç olduğuna inandırması olduğunu sanırdım.

Aynı şey burada oluyor.

Büyükanne, Emma'yı Zoe'ye karşı dolduruyor.

Neden Emma buna katılsın?

Büyükannesi onu bunun doğru olduğuna inandırmış.

Masajları kullanarak Emma'yı annesinin kötü bir şey yaptığına ikna etti.

Sevgili büyükannesi duygu sömürüsü yapmış.

En azından bu, vesayete müdahaledir.

En çok taksirle tehlikeye atmadır.

Her türlü, büyükanne ve dede sadece azar işitir.

Yasa dışı hapsi kanıtlayamazsak tabii.

Nasıl?

Küçük bir kızı asıl evinden, taciz edildiğine dair

yalan söyleterek uzak tuttular.

Bunun sebebi de Zoe'nin eşcinsel olması.

Bu bir nefret suçudur.

Hafif suç kategorisi.

Yedi yıl yiyebilirler.

Tutukla onları.

Oliver ve Deborah Boyd,

iradi kısıtlamadan tutuklusunuz.

Neden bahsediyorsunuz?

Annesinden uzak tutmak için kafasına yalan doldurdunuz.

Annesi öldü.

Zoe, torunumun hayatını mahvediyor. Onu korumak ahlaki görevimiz.

Sekizinci Emir'e uyun.

Yalancı şahitlik yapmayın.

DURUŞMA 83. OTURUM 22 KASIM SALI

Emma'nın büyükanne ve dedesi

taciz edildim desin diye onu kandırdılar.

Kendi suçu olmadığını biliyor.

Ona hiçbir şekilde zarar vermediğimi biliyor.

Artık hep üzgün.

Biyolojik annesi yakın zamanda öldü. Üzgün olması normal.

Tek sebebi bu değil. Korkuyor.

Geçen gece ağlayarak uyandı.

Annesinin öldüğünü ve polisin beni

hapse atmak için geldiğini görmüş.

Beni çağırıp durmuş.

Ama onu duyamamışım.

Onu kimse duyamıyormuş.

Teşekkürler.

-Emma ne zamandır terapiye gidiyor? -Yaklaşık altı aydır.

Okuldaki çocuklar onunla iki annesi olduğu için dalga geçmeye başladığından beri.

Emma üç yıldır St. Victor's'a gidiyor. Neden birden bu bir sorun oldu?

Yakın zamana kadar kimse evdeki durumu bilmiyordu.

Varlığınızın okulda bilinmesinde ısrar ettiniz.

Kate hastaydı. Okul toplantıları için Emma'nın bir ebeveyni olmalıydı.

Eşcinsel olduğunuzu

ve okulun ayrımcılık

yapmaması gerektiğini kanıtlamak istediniz.

Okulun böyle davranacağını düşünmemiştim.

Yalanınıza kızdıklarında

onları mahkemeye verdiniz.

Duruş sergilemek önemli.

Emma'nın mutluluğundan daha önemliydi.

Hayır, tabii ki değil.

St. Victor's'da çok kötü durumdaydı.

Neden onu başka okula göndermediniz?

Anneleri lezbiyen diye utanmasını istemedim.

Davanız için sekiz yaşındaki birinin savaşması doğru mu?

Bunu yapmadım.

Onu çok seviyorsanız

neden onu, nefret ettiği halde, St. Victor's'da tuttunuz?

Eğer tekrar yapabilseydim onu oradan alırdım.

Ama almadınız.

Sizin yüzünüzden Sean Hamill bir daha yürüyemeyecek.

-İtiraz ediyorum. -Biliyorum.

Değiştirebilseydim değiştirirdim.

Hata yaptım ve üzgünüm.

Başka sorum yok.

Annesi hasta olduktan sonra bile Emma mutlu bir çocuktu.

Sonra birden sekiz ay önce

bu değişti.

Ne değişti?

Korkuyordu

ve yalnızdı.

Zoe ya işte ya da hastanedeydi.

Emma'nın abisi onu okuldan eve götürmek zorundaydı.

Siz ne yaptınız?

Kocamla beraber kızıma Emma'nın okuldan sonra bizimle kalıp kalamayacağını sorduk.

Zoe bunu beğenmedi.

O zaman Kate'e vasiyetini yazdırdı.

Kate'e vasiyetini mi yazdırdı?

Kate daha da hasta oluyordu

ve bazen bizi bile tanımıyordu.

Zoe, Emma'nın vesayetinin sadece kendinde olmasını istedi.

Bayan Boyd, Emma'yı Zoe'ye karşı yalan suçlamalar yapmaya ikna ettiniz mi?

Hayır.

Emma'nın mutsuz olduğunu gördüm ve ona neyi olduğunu sordum.

Bu kadar.

Teşekkürler.

Bayan Boyd,

kızınızın vasiyetinin en altındaki, "şahit" yazan

kısmın yanını okur musunuz?

Ray Monaghan.

Kate'in eski kocası, ortak imza atacak kadar bilinçli olduğunu düşünüyor.

Kate düzgün düşünmüyordu. Zoe'yi incitmek istemedi.

Emma için en iyi evi düşünmüyordu.

En iyi ev, en iyi heteroseksüel ev mi demek?

-İtiraz ediyorum. Tartışılır. -Başka türlü sorayım.

Sizce eşcinseller çocuk yetiştirmeli mi?

İdeal olarak hayır.

Bence çocuklar anne ve babaları ile yetiştirilmeliler.

Bu yüzden Zoe Dunlop'a karşı suçlamaları uydurdunuz

çünkü inancınız torununuzu eşcinsel bir kadının büyütmesini reddediyordu.

Sadece inançla alakalı değil.

Zoe onu yetiştirirse Emma'ya ne olacağını bilecek kadar okudum.

Ne olacak?

Cinsel olarak aklı karışık

ve herkesle yatan biri olacak.

Homoseksüel ilişkiler deneyecek.

-Neden böyle düşünüyorsunuz? -Çalışmaları okudum.

Eşcinsel çiftlerin yetiştirdiği çocukların, heteroseksüel ebeveynler

tarafından yetiştirilenlerden 48 kat daha fazla

taciz edilme olasılığının olduğu gibi.

Bu çalışmaları nereden buldunuz?

Avukatım bana gösterdi.

Ne zaman gösterdi?

İtiraz ediyorum. Alakası nedir?

Lütfen soruya cevap verin Bayan Boyd.

Emma'nın aile mahkemesindeki duruşmasında.

Siz Zoe'yi Emma'yı taciz etmekle suçlamadan hemen önce.

Evet.

Okuduklarım yüzünden ipuçları aramaya başladım. Fotoğrafları bulduğumda

Emma'ya neler olduğunu sormam gerektiğini anladım.

Bay Decker size Emma'ya ne tür sorular sormanız gerektiğini söyledi mi?

Sayın Hâkim, bu tür bir sorgulama

avukat-müvekkil gizliliğinin doğrudan ihlalidir.

Gizlilik müvekkili korur, avukatı değil Sayın Hâkim.

Buna izin veriyorum.

Devam edin Bayan Boyd.

Bay Decker Emma'yı zorlamamı istedi.

Taciz edilmiş çocukların sıklıkla bunu inkar ettiğini söyledi.

Bazen gerçeğe yönlendirilmeleri gerekir.

Sayın Hâkim, Bay Decker açıkça müvekkillerini

Emma'ya taciz iddiasında bulunmaya yönlendirmiş.

Bu sadece ahlaksız değil aynı zamanda yasa dışı.

Taciz edilmiş çocuklara nasıl yaklaşılması gerektiğine dair tavsiye verdim.

Bay ve Bayan Boyd, Bay Decker olmasa, Zoe Dunlop'ı

Emma'yı tacizle asla suçlamazlardı.

Bu kadar yeter. Dava vekilleri yaklaşın.

Sayın Hâkim, Bayan Novak'ın bu suçlamalar için kesinlikle dayanağı yok.

Bay Decker da heteroseksüel müvekkillerini eski gey partnerlerine

karşı vesayet davalarında temsil etmiş.

Kimi temsil etmek istediğim için iftiraya mı uğrayacağım?

Müvekkillerinize, daha vesayet konusu yokken eşcinsellik karşıtı bilgi

verdiniz çünkü kavgaya hazırlanıyordunuz.

Bu, Emma'yı Zoe'den uzak tutmak için plan yaptınız demektir. Nefret suçu işlediniz.

Bu saçmalık. Bunu kanıtlayamazsınız da.

Bay Decker,

en azından bu, ahlak dışı ciddi bir eylemdir.

Sayın Hâkim...

Sizi dava vekilliğinden alıyorum ve görevsizlik kararı veriyorum.

Bay Decker'a karşı tanıklık

karşılığında size uzlaşma öneriyorum.

Neden ona karşı tanıklık edelim?

Çünkü hatalı araştırma yoluyla sizi kullandı.

Amerikan Sosyologlar Birliği'ne göre,

eşcinsel ebeveynler

çocuklarını taciz etmeye 48 kat daha yatkın değiller.

Okuduğum makale farklı bir şey söylüyor.

O makale Amerikan Psikologlar Derneği'nden

istatistikleri yanlış okuduğu için atılan biri tarafından yazılmış.

Amerikan Pediatri Akademisi

ve Ulusal Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği'ne göre

eşcinsellerin yetiştirdiği çocuklar, heteroseksüellerin yetiştirdikleri

kadar sağlıklılar.

Bay Decker niye bize yalan söylesin?

Kendi davası için.

Sizi ve Emma'yı, homoseksüelliğin topluma verdiği

zararın bir örneği olarak kullanmak istedi.

Tek istediğimiz Emma'yı korumaktı.

Casey.

Zoe seninle konuşmak istiyor.

Emma, dışarıda bekle tamam mı?

Neden buradalar, bilmek istiyorum.

Bay Decker'ın aleyhine ifade vereceğiz.

Zoe, çok özür dileriz.

Emma için en iyisi olduğunu düşündüğümüz şeyi yapıyorduk.

Size inanmıyorum.

James Decker Emma'dan faydalandığı gibi onlardan da faydalandı.

Onları affetmek zor olacak, biliyorum.

Onları affetmeyeceğim.

Zoe,

lütfen.

O benim torunum.

Benim de kızım.

Kızımı bana düşman ettiniz.

Çocuk tacizcisi olduğuma ikna ettiniz.

Size bir daha nasıl güveneyim?

İZLEDIĞINIZ ÖYKÜ HAYAL ÜRÜNÜDÜR. GERÇEK KIŞI VE OLAYLARA YER VERILMEMIŞTIR.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.