Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Ceza adalet sisteminde,
bilhassa cinsel suçlar menfur olarak kabul edilir.
New York City'de,
bu korkunç suçların soruşturmasıyla görevli olan dedektifler
Özel Kurbanlar Birimi adlı seçkin bir ekibin üyeleridir.
İzleyecekleriniz, onların öyküleridir.
İtaat et ya da öl.
İtaat et ya da öl.
Eliyle ağzımı kapadı. Uyandığımda üzerime çıkmıştı.
Yüzünü gördünüz mü?
Hayır, kar maskesi takıyordu.
Uzun muydu, kısa mı?
Uzun... güçlü.
Kokusu var mıydı, tıraş kolonyası ya da parfüm?
Bebek pudrası gibi kokuyordu.
Sana bir şey söyledi mi Janice?
"İtaat et ya da öl."
Bu ayki üçüncü saldırı.
Şimdilik.
Çok dikkatliyimdir. Kapıyı her daim kilitlerim.
Kilidi çözmüş. Yalnız olduğunu biliyormuş.
Beni takip mi etmiş?
Öyle düşünüyoruz.
Diğer iki kadına da böyle saldırdı.
Hepinizin ortak noktasını anlamaya çalışıyoruz.
Bir gününü anlatabilir misin?
Bir rutinim yok. Otel geliştiricisiyim.
Vaktimin çoğu yollarda geçer.
Şehirdeyken gittiğin bir spor salonu var mı?
Sports Mania. Şehir merkezinde.
Spor salonuna gitmiyorum. Kişisel eğitmenim var.
Şirketin tek iflas avukatıyım.
Spor yapmaya vaktim yok.
Bir kiliseye bağlı mısınız?
Hayır.
Gönüllü olduğunuz bir yer?
Keşke zamanım olsa.
Son zamanlarda kredi kartına ya da krediye başvurdunuz mu?
Hayır.
Kişisel bilgiler içeren bir form doldurdunuz mu?
Doktorda mesela?
Hayır.
Ama bir anket doldurmuştum.
Ne için?
Hızlı Randevu.
Hızlı Randevu.
Hızlı Randevu.
Öğrencilerini Yahudilerle tanıştırmak için bir haham icat etmiş.
Halkımın dünyaya olan katkılarından biri.
Simitlerden sonra.
Nasıl çalışıyor?
Her biri üç dakikadan on kadınla tanışıyorsun, soyadı yok.
Beğendiklerini yazıyorsun.
Hisler karşılıklıysa, organizatör taraflara e-posta gönderiyor.
Epey bilgilisin.
Bir süre kimseyle çıkamamıştım.
Yetişkin olmak böyle.
Kayda değer biri çıktı mı?
Her çeşit insan için var.
30 yaş altı, 50 yaş üstü.
Heteroseksüel, gey, profesyonel...
Bu şekilde fail 30'lu yaşlardaki başarılı kadınları hedef alıyor.
Kurbanlarımız gibi.
Üçünün de gittiği yer
Speed Encounters'ın yeriydi.
Ama aynı adamla çıkmamışlar.
İsimlerini aldık.
Ted Kaye, David Clark, Peter Lowe.
Bence fail onlar değil.
Neden?
Speed Encounters'ın sahibi eskiden psikologtu.
-İki yıl önce lisansını kaybetti. -Niye?
Hastalarıyla yattığı için.
19 EKİM ÇARŞAMBA
Düşündüğünüz gibi değil.
Terapi için gelen kadınlarla seks yapıyordunuz.
Buna ne diyorsunuz?
Yeni tedaviler keşfetmek.
Kuzeyi gösteren pusulanızla.
Bakın, ben dersimi aldım.
İşimi kaybettim.
Ve zengin, bekar kızların sınırsız kaynağını buldunuz.
Kimseye tecavüz etmedim.
Bu kadınların arasındaki tek bağlantı sensin.
Burada tanıştıkları biri olamaz mı?
Hepsi farklı biriyle çıkmış.
Belki değildir.
Birçok erkek gerçek adını kullanmıyor.
Bu kadınlarla çıkmak için, üç farklı isim kullanan biri oldu mu,
bulabilir misin?
Aynı e-posta adresini kullandıysa evet.
Ted Kaye, David Clark, and Peter Lowe.
E-POSTA ADRESİ romeo@forumail.com
Bakalım ne çıkacak? romeo@forumail.com geldi.
Bedava bir servis. Takip edilemez.
-Yani, paçayı yırttım mı? -Hayır.
Romeo başka bir organizasyona LCV yaparsa haberimiz olsun.
Peki, Ted, David, ve Peter bizim Romeo'muz.
Başka ne hatırlıyorsunuz?
Her şeyi o ödedi.
Bana kapıyı açtı
Söylediklerimi dinledi.
İyi birine benziyor.
Ama hiçbiriniz bir daha buluşmadınız. Neden?
Sürekli adıma sipariş veriyordu.
Kontrol manyağıydı.
Bence de.
Suşi sevmediğimi söylememe rağmen.
Nasıl karşıladı?
Denersem beğeneceğimi söyledi.
Farklı isimler, aynı adam.
Hepsi de aynı tipte kadın.
Akıllı, güçlü, başarılı.
Ama onunla bir daha çıkmadıklarında
adam sinirleniyor.
Tecavüzler bir intikam o zaman.
Narsist biri.
Yaralı egosunu tamir etmeye çalışıyor.
Profili nedir?
Detaycı.
Titiz. İşinden gurur duyuyor.
Her saldırısını görev gibi planlıyor.
Eski asker?
Olabilir. Disiplinli ve organize biri.
Ve dikkatli.
DNA, parmak izi veya bir iplik bile bırakmamış.
Yalnızca bebek pudrası kokusu.
Tekniğini mükemmelleştirmiş.
Bu kadınlar, onun ilk kurbanları olmayabilir.
Onu asıl tahrik eden, kontrolü ele almak.
Öldürmek değil.
Speed Encounters'daki çocuk aradı.
"Romeo" bu akşamki organizasyona kaydolmuş.
Yeni Juliet'ini arıyor.
19 EKİM ÇARŞAMBA
Kedilere bayılırım.
Ben köpekleri seviyorum.
Sanki vücudumun dışına çıkmış seyrediyordum.
-Anlıyor musun? -Evet.
Kaçırıldığımda ben de öyle hissetmiştim.
On saniye uyarısı millet. Toparlayın.
PEZ şeker kaplarını biriktirmek
ilginç bir hobiymiş.
Vakit doldu millet.
Beyler, lütfen bir solunuza geçin.
Tamam, teşekkürler.
-Selam. -Selam.
Ben Jim.
Rachel.
Rachel.
Bu odadaki en güzel kadın sensin.
Teşekkürler.
Vakit kaybetmiyorsun demek?
Dürüst oluyorum.
Biriyle çıkmak için yardıma ihtiyaç duymana inanamıyorum.
Reklam sektöründeyim ve tanışabildiğim tek erkekler
iş arkadaşı ya da müşteri oluyor.
İşimle özel hayatımı karıştırmak istemiyorum.
Wall Street'te çalışıyorum.
O yüzden işim, özel hayatımıza karışmayacaktır.
Ses var mı?
Henüz yok.
Belki de tipi değilsindir.
Hayır, ilgilendi.
Anlayabiliyorum.
Evet.
Sence fail o mu?
Onu pek okuyamadım.
Normalde iki dakika içerisinde
suçluyu tanırım ama...
E-posta mı?
YENİ E-POSTA MESAJI
Rachel, biriyle eşleştin. Romeo seninle buluşmak istiyor.
Hislerin karşılıklıysa, haber ver. Speed Encounters.
Eşleşmişim.
Romeo mu?
Rachel'a içki ısmarlamak istiyor.
Zekâsı, güzelliği ve başarılı bir kariyeri olan
bir kadınla en son ne zaman tanıştığımı hatırlamıyorum.
Bunların üçünü de takdir eden bir erkekle tanışmak güzel.
-Ediyorum. -Teşekkürler.
Böyle daha iyi.
Bir içki daha?
Olur, bir kadeh daha Cabernet alırım.
Hayır, ondan istemiyor.
Ekstra zeytinli, votka martini alacak.
Ben votka içmem. Şarapla devam edeyim teşekkürler.
Güven bana, bayılacaksın.
Votka martinisini getirebilir misiniz?
Teşekkürler.
Hızlı Randevu'yu kaç defa denedin?
Sen ilksin.
Ya sen?
Piyasaya yeni döndüm.
-Uzun süreli ilişki? -Bir yıl.
Ama iki ayda bana göre olmadığını anlamıştım.
Çok yapışkan. Güvensiz.
Görmeye devam etmişsin. Sevdiğin bir şeyi olmalı.
İyi yemek yapıyordu.
Evi tertemiz tutuyordu.
Ama bizim hiç... ortak ilgi alanımız yoktu.
Sen eşitini arıyorsun.
Kesinlikle.
Ne istediğini, nasıl elde edeceğini bilen bir kadına ihtiyacım var.
Şu an ne düşünüyorsun?
Geç olduğunu düşünüyorum.
Yarın uzun bir gün olacak.
Rachel, lütfen otur.
İçki için sağ ol.
İyi geceler.
Ne oluyor?
Tecavüzden tutuklusun.
-Üç kez. -Ne?
Ben kimseye tecavüz etmedim.
Ben bir cerrahım. Her gün hayat kurtarıyorum.
Ameliyathanenin kralı.
-Hünerlerim itibar görür. -Yataktakilerin aksine?
Çok reddedildiğini duydum.
Başkasıyla karıştırıyorsunuz.
Evet, Ted'le, David'le, Peter'la...
...ve Jim'le.
Rachel?
Dedektif Benson olacak.
Bu Mike Jergens. Kendisi cerrah.
Niye yalan söyledin?
Birçok kadın doktoru duyduğunda gözleri dolar görüyor.
Kendimi koruyordum.
Neden beni takip ettin?
Özür dilemek istedim.
Yerini öğrenip sonra gidip tecavüz etmek istedin.
Yanlış adamı yakaladınız.
Bir kızla tanışıyorsun, çıkıyorsun sonra kontrol manyağı gibi davranıyorsun.
Seni reddediyor, onu takip ediyorsun,
sonra gidip tecavüz ediyorsun.
Senin gibiler kompulsif olur. Her seferinde aynı senaryoyu izliyorsun.
Salı gecesi Jance Clay'e tecavüz ettiğin gibi.
-Delisin sen. -Deli miyim?
Tek kelime daha konuşma.
Minerva Grahame Bishop.
Dr. Jergens'ı temsil ediyorum.
Hadi gel. Isırmazlar.
-Bu kim? -Merhaba.
Bu benim kız arkadaşım Cora Kennison.
Kız arkadaşın mı?
Yalnız olduğunu sanıyordum.
Hayır, Mike ve ben bir yıldır beraber yaşıyoruz.
Dedektiflere bana dediğini de.
Sorun yok tatlım. Söyle onlara.
Salı gecesi neredeydim söyle.
Evdeydik.
Tüm gece? Mike hiç gitmedi mi?
Hayır, yatakta yanımdaydı.
Mike, randevunun yarısında Cora'yı kötüledi.
Onu sevmiyor, mazerete ihtiyacı var.
Somut bir delil olmadığı sürece de onu koruyacaktır.
Delil yok mu? Üç kurban da onu tanıdı.
Evet, çıktıkları bir adam olarak. Maskeli tecavüzcüleri olarak değil.
Mike, üç kadınla da çıktı. Üç kadın da saldırıya uğradı.
Çok net bir olay örgüsü, mahkemede kabul edilebilir.
Gene de ikinci dereceden. Hüküm için yeterli değil.
Saldırmasını beklemeliydiniz.
Kadınlar, haftalar sonra tecavüze uğradı.
Bekleyemezdik.
Ben de dava açamam. Serbest bırakın.
Tekrar yapacak.
O zaman kızı çözün.
Cora ile şansımı deneyeceğim. Sevgilisiyle çıktım.
Mike hastanede.
Aslında seni görmeye geldim.
Polisi içeriye alma dedi.
Konuşmak için başka bir yere gidebiliriz.
Hayır, olmaz.
Cora bekle...
Bilmen gereken bir şey var.
Mike beni kandıracağını söyledi.
Bizim çıktığımızı da söyledi mi?
Yalan söylüyorsun.
Başka bir dedektif fotoğraf çekti.
Bir açıklaması vardır.
Köşede bir kahveci var.
Mike ile nasıl tanıştınız?
Son sevgilim beni dövmüştü.
Acil servise gittim. Mike bana baktı.
Ne zaman sevgili oldunuz?
Geçen sene.
Onun gibi biri...
Bana ilgi duyduğuna inanamadım.
Hiç senden mesela yatakta
yapmak istemediğin şeyleri yapmanı istiyor mu?
Mike için yapmayacağım hiçbir şey yok.
Onu seviyorum. O da beni seviyor.
Peki neden başkalarıyla çıkıyor?
Mike benden akıllı.
Üniversiteye gitmedim.
Bazen konuşmak için başka insanlara ihtiyaç duyuyor.
Ama her zaman eve gelir. Önemli olan da bu.
Cora, Mike bana seninle ilgili şeyler söyledi.
Ne gibi?
Ama iki ayda bana göre olmadığını anlamıştım.
Çok yapışkan. Güvensiz.
Görmeye devam etmişsin. Sevdiğin bir şeyi olmalı.
İyi yemek yapıyordu.
Evi tertemiz tutuyordu.
Ama bizim hiç... ortak ilgi alanımız yoktu.
Ona çok iyi bakmışsın.
Ve şimdi de seni gerçeği örtmek için kullanıyor.
Cora, senden yalan söylemeni istedi mi?
Evet.
Salı gecesi evde miydi?
Kusacağım.
O gece evden ayrılırken Mike yanına bir şey almış mıydı?
Spor çantasını.
Spora gideceğini düşündüm.
O çantayı bulmamız gerekiyor Cora.
Daireyi arayabilmek için iznin gerekiyor.
Mike'ın iyi biri olduğunu biliyorum.
Cora...
Üç kadına tecavüz etti.
Sana inanmıyorum.
Mike masumsa, saklayacak bir şeyi de yoktur.
O yüzden daireni aramamıza izin ver.
Bakın hele, lateks eldivenler.
Cerrahi araçlar.
Büyüteçli gözlük.
Bunlarla her kilidi açabilirim.
Ve işte bebek pudrası.
Mike bir doktor, terlemeyi durduracağını ve DNA bırakmayacağını biliyor.
Akıllı adammış. Niye tecavüz ediyor ki?
Parası var, yakışıklı,
eve gittiğinde bekleyen bir kadın.
Kadınlara saldırması öfkesinin dışa vurumu.
Ne yapıyorsunuz burada?
Seni tekrar tutukluyoruz.
Sessiz kalma hakkına sahipsin.
Söyleyeceğin her şey mahkemede aleyhine delil olarak kullanılabilir.
Seni bırakabilirdik.
Hayır, ben böyle iyiyim.
Cora, arkasında telefonum var.
Bir şeye ihtiyacın olursa beni ara.
Mike...
Tatlım, sana onlarla konuşma demiştim.
-Özür dilerim. -Cora.
Senin suçun yok tatlım.
Merak etme. Yakında beraber olacağız.
Çok güvenme.
Çantasını bulduk. Maymuncuk ve bebek pudrası.
-Anlamıyorum. -Cora.
Tatlım, seni seviyorum. Bunu unutma.
Her şeyi açıklayabilirim.
Cora, onu dinleme.
HÂKİM ELIZABETH DONNELLY'NİN ODASI 24 EKİM PAZARTESİ
Talebinizin temeli nedir Minerva?
Cora'nın arama izni verme hakkı yok
çünkü onun dairesi değil.
Emsali var.
Beraber yaşayan sevgili
veya ev arkadaşı ortak alanları arama izni verebilir.
Çanta da orada bulundu.
Ancak kız orada yaşamıyor.
Cora'nın dairesinin kira kontratı.
Yasal ikametgâhı orası.
Postalarını aldığı, oy verdiği
ve vergilerini ödediği yer burası.
Müvekkilimin bir gecelik misafiri
ve arama izni verme hakkı yok.
Dedektifler biliyor muydu Casey?
Kesinlikle hayır.
Katakulliye ihtiyacım yok.
Bayan Bishop'un talebi ne olursa olsun
kanıta izin verilmeli.
Ne gerekçeyle?
Göz ardı edilemez bulgu.
Sanık bir numaralı şüphelimiz.
İzin için gerekçelerimiz var. Zaten bulacaktık.
Neyi bulacaktınız? Müvekkilim doktor.
Çantadakiler cerrahi malzemelerdi, maymuncuk değil.
Mike Jergens, hırsız malzemeleri taşıyıp
tutuklanma riskini almayacak kadar akıllı,
bu yüzden yasal bir alternatifi kullandı.
Kurbanlar bir kar maskesinden bahsediyor.
O nerede?
Bulamadık ama bebek pudrasını bulduk.
Müvekkilim cerrah. Ellerini düzenli olarak ovalar.
Bebek pudrası cildi yumuşatmak için kullanılır.
Bunu ciddiye alamazsınız.
Anayasayı ciddiye alıyorum.
Arama izni çıkmıştır.
Sayın Hâkim, spor çantası müvekkilime karşı
ellerindeki tek delil.
Tecavüz suçlamasının reddini talep ediyorum.
Bunu Büyük Jüri'ye bırakıyorum.
Suçlamanızı belirtmek için 72 saatiniz var yoksa Dr. Jergens gider.
-Şimdi ne yapacağız? -En baştan yeni deliller bulacağız.
Jergen'ın evi, hastane dolabı ve arabası için arama iznimiz var.
Kar maskesini bulun.
Bu adam aptal değil. Maske çoktan gitmiştir.
O hâlde satın aldığını kanıtlayın.
Banka kayıtlarına bakın.
Olivia, Cora'yla ilgili yardımına ihtiyacım var.
Tanık olması gerekiyor.
Kaldırabileceğini sanmıyorum.
Mike'ı ele verdiği için kendini suçlu hissediyor.
Cora'ya ihtiyacımız var. Onu ikna etmelisin.
Ne zaman?
Yarın. Büyük Jüri'de ilk tanığım olacak.
Haber veririm.
Cora?
Cora?
Dedektif Benson.
Cora?
Cora? Cora!
Cora, uyan.
VOTKA
Özel Kurbanlar Birimi'nden merkeze.
Baygın bir kadın var.
Araca ihtiyacım var. 390 Batı 23. Sokak.
Cora? Cora, uyan.
Uyan.
Cora'nın kanındaki alkol seviyesi 0.35.
Ölmediği için şanslı.
İyi olacak mı?
Şimdilik.
Ama makrositoz belirtisi var ve böbreği düzgün çalışmıyor.
Kronik alkol kullanımı görülüyor.
Bu kadar genç biri nasıl bu kadar zarar verebilir?
Aşırı tüketim.
Gençlerde giderek artıyor.
Her gün içmiyorlar ama bazen
saatte beş, altı kokteyl içiyorlar.
Yani teşhisiniz alkol zehirlenmesi mi?
Evet ama bu tek sorunu değil.
Parmaklarında yaralar,
diş minesinde hasar vardı.
Bulimya hastası.
Evet bir süredir diyebilirim.
Rehabilitasyonda olmalı.
Onu kabul edebilir misiniz?
Elektrolitlerini dengelemek için gece tutabilirim
ama ihtiyacı olan uzun süreli program bizde mevcut değil.
Nasılsın?
İyiyim sanırım.
Doktor çok hasta olduğunu söylüyor.
Sürekli içmiyorum.
Daha önce hiç bayılmadım.
Mike'a çok üzüldüm.
Anlıyorum.
Ama içmeyi bırakmazsan,
yer ve kusarsan, ölebilirsin.
Artık saklayamazsın Cora.
Mike sorunlarımı biliyordu.
Yardım etmeye çalışıyordu.
Artık kimsem yok.
Seni bir tedaviye sokarsam
gider misin?
Evet.
Cora.
Tanrıya şükür iyisin.
Anne, burada ne işin var?
Hastane aradı, seni almaya geldim.
Aslında, Cora tedaviye girmeyi kabul etti.
Pardon siz kimsiniz?
Dedektif Benson, Özel Kurbanlar Birimi.
-Mike sana ne yaptı? -Hiçbir şey.
Polis neden burada?
Bayan Kennison, Mike Jergens üç kadına tecavüz etti.
Cora'nın tanık olması gerekiyor.
O adam bir zehir.
Cora, içki içmenin sebebi o.
Artık onu görmeni istemiyorum.
Bu akşam Wilmington'a döneceğiz.
Aslında Cora gidemez.
Yarın Büyük Jüri'de tanık olacak.
Günaydın. Novak aradı mı?
On dakika önce, Jüri Mike'a üç tecavüzden dolayı dava açtı.
Güzel.
Sevinmişe benzemiyorsun.
Cora için endişeleniyorum.
Jüri'nin karşısına çıkmakta zorlandı
ve hâlâ mahkemede Mike aleyhine tanıklık edecek.
Gerçekten kırılgan.
Bu yüzden onu tedaviye soktun.
Hayır, annesi izin vermedi.
Virginia, Cora'ya tek başına bakabileceğini söylüyor.
Sevgi asla alkoliği iyileştirmedi.
Bayan Kennison?
Gitti.
Cora mı?
Penn İstasyonu'nda tren bekliyorduk,
sonra bir anda kayboldu.
Hepsi benim suçum.
Asla gözümün önünden ayırmamalıydım.
Sakin olun. Ne oldu?
Tuvalete gitti.
Uzunca orada kaldı.
Kustuğunu düşündüm ve içeri girdim. Gitmişti.
Nerede olabilir, bir fikrin var mı?
Mike'a gitmiştir.
Muhtemelen Rikers'tadır.
Gidelim.
Tek söylediği veda etmekti.
Mike Jergens bir görüşmede.
-Cora Kennison ile mi? -Bilmiyorum.
Papaz ile mi görüşüyor?
Sanırım.
Cora.
Evlendik.
Seni şerefsiz.
Lütfen, Tanrı'nın evindesin.
Eminim Cora'yı tanık listesinde görünce
teklif ettin.
Tanık olmasını engellemeyecek.
Engeller. Artık karısıyım.
Evliliğe özgü bir hak yok.
Tecavüzler evlilikten önce işlendi.
Onunla bu yüzden evlenmedim.
Tabii, memur bey, hücresine geri götürün.
-Yarın geleceğim. -Tamam. Seni seviyorum Cora.
Hiçbir şey bunu değiştiremez.
Cora, annen seni çok merak etmiş.
-Mike'ın bana ihtiyacı var. -Tedaviye ne oldu?
Kocam yardım edecek.
Daha önce yardım etmedi.
Seni kontrol edebilmek için içmene izin veriyor.
Beni seviyor. Bu yüzden benimle evlendi.
Cora, sesini kesmen için evlendi.
Seni kullandığını anlamıyor musun?
Beni kullanan sensin.
Onu suçlayabilmek için arkadaşımmışsın gibi davranıyorsun.
Mike yemin etti.
Tecavüz etmedi.
Tecavüz malzemelerinde parmak izi var.
Siz yerleştirdiniz.
Spor çantasında bulundu.
-Yerini sen söyledin. -Kes.
Yatağından üç kadına tecavüz etmek için ayrıldı.
Kes sesini!
Cora, beni dinle.
Kalbinde onun suçlu olduğunu bildiğini biliyorum.
Öyle olmasın istiyorum.
Yüzleşmenin çok zor olduğunu biliyorum...
Ama tanıklık etmek zorundasın.
Kocamı hapse göndermemi mi istiyorsun?
Gerçeği söylemeni istiyorum.
DURUŞMA 29. BÖLÜM 7 KASIM PAZARTESİ
Polise vermiş olduğunuz ilk ifadede,
Mike'ın üç tecavüzün yaşandığı gecelerde yanınızda olduğunu söylemiştiniz.
Evet.
-Bu doğru mu? -Hayır.
Neden yalan söylediniz?
Çünkü Mike söylememi istedi.
Nereye gittiğini biliyor musunuz?
Hayır. Söylemedi, sormadım.
Teşekkürler.
Cora, Mike Jergens ile tecavüzden suçlandıktan sonra evlendin.
Evet.
Onu seviyorum.
Sizce kocanız tecavüzcü mü?
Bilmiyorum.
Size hiç şiddet uyguladı mı?
Hayır.
Aslında sizi kötü bir ilişkiden kurtardı.
Evet.
Size hiç tecavüz etti mi?
Hayır, Mike bana asla zarar vermez.
Cora, neden buradasın?
Tanıklık etmem gerektiğini söylediler.
Dedektif Benson ve Avukat Novak'tan mı bahsediyoruz?
Evet başka seçeneğim olmadığını söylediler.
Ve Mike'ın tecavüz ettiğini söylediler.
Ama sen inanmıyorsun.
Onu seviyorsun. Onunla evlendin.
Masum olduğunu düşünüyorsun.
-Evet. -İtiraz ediyorum.
Bunu sevdiğin adama neden yapıyorsun?
İtiraz ediyorum Sayın Hâkim, tanığı yönlendiriyor.
Kabul edildi.
Ara verelim mi Bayan Kennison?
-Lütfen. -Yarına kadar ara veriyoruz.
Özür dilerim.
Sorun değil tatlım.
Seni seviyorum.
Alo?
Cora?
Dur. Mike seni ne zaman aradı?
Ne dedi?
Cora, ne kadar içtin?
Cora, sakin ol.
Geliyorum.
Elliot, benim. Cora'ya bir araç gönder.
Rikers'ı ara ve Mike Jergens'ı intihar takibine alsınlar.
Teşekkürler.
Hey! Ne kadar içmiş?
İlk Yardım gelene kadar suni teneffüs yaptım.
Suni teneffüs mü? Ne oldu?
Hey, ne oluyor?
Değerleri solunum yetmezliğine iniyor.
-Yeni konuştum. -Entübasyon yapmamız gerek.
Nabzı düşüyor.
Onu kaybediyoruz.
Boru içeride.
Nabız geldi.
Değerleri yükseliyor.
Hadi gidelim!
Cora'nın kalbi hâlâ atıyor
ama beyni uzun bir süre oksijensiz kaldı.
İyileşecek mi?
Hayır. EEG geri dönülmez beyin hasarı olduğunu gösteriyor.
Ama uyanık, gözleri hareket ediyor.
Bu yalnızca beyin kökü refleksi.
Bizi göremez.
Komutları takip edemez ya da acıyı hissedemez.
Bu nasıl oldu?
Dört ya da beş kadeh içki içmiş olmalı.
Ama Cora'nın bünyesi bulimya sebebiyle güçsüzleşmişti.
Bu da alkolün etkisini ikiye katladı.
Peki tamam, ne zaman iyileşecek?
Bayan Kennison, Cora iyileşmeyecek.
Yapabileceğiniz bir şey var mı?
Destek tedavisine devam edeceğiz ve onu rahat ettireceğiz.
Başka bir deyişle, hiçbir şey!
Üzgünüm Bayan Kennison.
Tanıklık ettirdiğiniz için içti.
Mike, Rikers'dan arayıp
intihar edeceğini söylediği için içti.
Ölmedi ama değil mi?
Onu koruyamazsınız.
Kızımı eve götürüyorum.
Bunu tavsiye etmiyorum.
Umurumda değil!
Benim kararım.
Cora eve gidiyor.
Virginia Kennison teşhisi kabul etmiyor.
Beyni ölse de vücudunu hayatta tutmak istiyor.
Cora ve annesi uzun bir süredir uzaklardı.
Virginia suçlu hissediyor olmalı.
Bir tek o değil.
Onu tanıklığa zorladım.
Ben de mahkemeye çağırdım.
Duruşmayı nasıl etkileyecek?
Etkilemeyecek. Cora ifadesini tamamladı,
savunma hatalı yargılama talep edemez.
Gardiyanların, intihar etmeden Mike'a ulaşmaları kötü olmuş,
duruşmayı bitirmek zorunda kalmazdın.
Gene de şerefsizi mahkum edeceğim.
Casey!
Sana ulaşmaya çalışıyoruz.
Telefonum kapalıydı.
Hâkim Donnelly seni çağırıyor.
Hayra alamet değil.
HÂKİM ELIZABETH DONNELLY'NİN ODASI 8 KASIM SALI
Konu nedir avukat?
Müvekkilim, besleme borusunun çıkarılmasının talep ediyor.
Böyle bir hakkı yok.
Her türlü hakkı var.
-Cora Jergens onun karısı. -Nikâh bir numaraydı.
Cora'yla tanık olmasın diye evlendi.
Evlenmek onun kararıydı
ama siz tanık olması için zorladınız.
Duruşmada susturamadınız şimdi ebediyen mi susturacaksınız?
Misilleme bu, Sayın Hâkim.
Sevgisinden yapıyor bunu.
Durun.
Dr. Jergens, neden bu kararı verdiğinizi bilmem gerekiyor.
Karımın beyin cerrahı ile konuştum.
Cora, kronik bitkisel hayatta.
Herhangi bir kortikal ya da beyin aktivitesi yok.
Asla iyileşmeyecek.
Acı çekmesine izin veremem.
Buna izin vermeyin.
Kanun net. Seçeneğim yok Casey.
Cora'nın annesi ne olacak?
Yaşam desteğini sürdürmek istiyor.
Bayan Kennison'ın kabullenmesinin çok zor olacağını biliyorum
ama böyle bir hakkı yok.
Kocası olarak Michael Jergens en yakın akrabası.
Tecavüzcünün hakkı anneden fazla.
Bu durumda, evet.
Bu hâkim, Mike ne isterse onu veriyor.
Nihai kontrol.
Mike, doğru kararı veren yanlış kişi.
Sence Cora'nın yaşam desteği alınmalı mı?
Cora iyileşmeyecek.
Haysiyetle ölmeyi hak ediyor.
Bayan Kennison, Cora'yı hayatta tutmak istiyor.
30 yıldır annesi.
Şipşak bir evlilikten daha kayda değer.
Hepsi önemsiz.
Ne zaman ölüneceğini söylemek bize düşmez.
Yani Cora acı çekmeli.
Tamam, çekin fişi.
Sırada kim var?
Felçlilerin yaşaması kararı da
bize mi ait?
Aklı az gelişmişlere ne olacak? Onları da öldürelim mi?
Kimse özürlüleri öldürelim demiyor.
Naziler de ona "cinayet" demiyorlardı.
Kanuna uymak durumundayım.
Ama Cora'nın ne istediğini bilsem çok daha iyi hissederdim.
Peki, bunu kendi annesinden daha iyi kim bilebilir?
Hayır, iletişim kurmaya çalışıyor. Hayatı için savaşıyor.
Size hiç böyle bir şey olursa ne istediğini söyledi mi?
Hayır, hiç konuşmadık.
Ama kızımı tanıyorum. Pes etmez.
Sekiz yaşındayken babası hastalanmıştı.
Altı ay ömür biçtiler.
Kızım her gün hastaneye gitti.
Yatağının ucuna oturup "Babacığım, pes etme." derdi.
İki yıl yaşadı.
Cora'nın dayanma gücü verdiğini söyledi.
Böyle yaşamak istediğine emin misin?
Savaşmak istediğini biliyorum.
Mike'ı nasıl durduracağım?
Hâkim Donnelly'nin kararını temyiz edebilirsiniz.
İyi olacaktır.
Kanun benim tarafımda değil.
Hâkim de beni dinlemeyecektir.
İnsanların dinlemesini sağlayacak başka yollar da var.
ANNEDEN TECAVÜZCÜYE BEBEĞİMİ ÖLDÜRMEYİN
Aklından ne geçiyordu senin?
Cora'nın annesi basına gitti. Benim ne suçum var?
Unu, şekeri verdin o da helva yaptı.
Üçüncü sayfada yazıyor.
Hikâyesini duyurmasını söylemişsin.
Çok sinirliydi ve sesini duyuramıyordu.
Kanun da yardımcı olamıyor.
Bu yüzden, senin de bu karmaşanın
içerisinde olmaman gerekiyor.
Biz kurbanlar adına konuşuruz. Bunu sen öğrettin.
Suç kurbanlarının adına.
Burada işlenen bir suç yok.
Mike Jergens işledi.
Bir haftadır kocası olan bir tecavüzcü mü
çekecek fişini?
Evlendi onunla.
Onu kandırdı. Cora'nın ne istediğini bilmiyor.
Sen mi biliyorsun?
Annesi biliyor.
Neye dayanarak?
Mektuplara mı, günlüğe, hatırlamaya değer bir sohbete mi? Yaşama isteğine mi?
Çocuğunu tanıyan anneye.
Yeterli değil.
Kanun ve adalet arasında fark vardır.
Casey, katılıyorum.
Ama bu bizim kavgamız değil.
Casey, New York One'ı aç.
Özürlüleri koruyun.
Artık anneyi kimse durduramaz.
Virginia Kennison Cora Kennison'ın Annesi
Tecavüzcü, Cora'yı öldürmeye çalışıyor.
Yapmasına izin vermeyin.
Lütfen, kızımı tanıyorum. Yaşamak istediğini biliyorum.
Savaşmama yardım edin.
Bu yasallaştırılmış cinayettir. Lütfen.
Özürlüleri korumak için hâkime bir mesaj
göndermeme yardım edin.
Bir trajedinin, sirke çevrilmesine izin verme.
Bayan Kennison'ı, davanın kanunlar nezdinde
çözülmesine ikna et, kamuoyu nezdinde değil.
Ülkenin dört bir yanından avukatlar Cora'nın dosyasını istiyor.
Savaşmamı söylediğiniz için sağ olun.
Ulusal haberlere çıkmanızı ima etmemiştim.
Bu bir aile kararı olmalı.
Tüm kamuoyunun değil.
Bunun benimle ya da Cora ile bir ilgisi yok.
İnsanlar kızgın.
Devletin kimin yaşayacağına, kimin öleceğine karar vermesini istemiyorlar.
Bunun ne işi var?
Hâkim Donnelly ziyaretine izin verdi.
Umurumda değil, kızıma yaklaşmasını istemiyorum.
Bayan Kennison, Cora'yı sevdiğime inanmadığınızı biliyorum
ama seviyorum.
Ve böyle yaşamak istemediğini biliyorum.
Hiçbir şey bilmiyorsun.
Son bir senedir her günüm
onunla geçti, bir kez bile aramadınız.
Çünkü bizi sen ayırdın.
Kızımı her zaman sevdim.
Neden burada olacağını söylemediniz?
Müvekkilimin karısını ziyaret etmek için iznine ihtiyacı yok.
Rıza belgesi mi?
Mahkeme emri.
Mahkeme, Bayan Kennison'a,
Cora'nın arzusuna karar vermek için acil duruşma hakkı tanıdı.
DURUŞMA 29. BÖLÜM 10 KASIM PERŞEMBE
Cora'ya böyle yaşamasına izin vermeyeceğime dair söz verdim.
Hayatın sona ermesiyle ilgili konuştunuz mu?
Evet.
Mahkemeye bu konuşmayı anlatabilir misiniz?
Geçen yaz bir akşam, plajdan dönüyorduk.
Hemen önümüzde korkunç bir kaza oldu.
Sarhoş bir şoför kavşakta durmuyor
ve üstü açık bir arabadaki genç çifti ikiye ayırıyor.
Cora'ya 911'i aramasını söylüyorum ve yardım etmek için koşuyorum.
Ne kadar kötüydü?
Adam ölmüştü.
Kız arkadaşının da ciddi beyin travması vardı.
Tepki vermiyordu.
Tek yapabildiğim hava yolunu açıp nefes almasını sağlamaktı.
Kanlar içerisindeydim, sonra Cora'yı ağlarken duydum.
Cora bir şey söyledi mi?
Kızın yaşayıp yaşamayacağını sordu.
Ben de yaşarsa,
bir bitkiden farksız olacağını söyledim.
Cora bunu nasıl karşıladı?
Bana, "Mike, benim böyle yaşamama asla izin vermeyeceğine söz ver." dedi.
Yalan. Cora asla böyle bir şey demedi.
Bayan Kennison...
Seni şerefsiz!
-Düzen lütfen! -Ona inanmayın!
Oturun Bayan Kennison.
Hayır! Bebeğimi öldürmesine izin vermeyeceğim!
Mahkemeyi boşaltın. Ara veriyoruz.
Ne yapıyorsunuz?
Tüm tıbbi delilleri inceledikten sonra,
Cora'nın durumunun geri dönülemez olduğuna ikna olmuş durumdayım.
Aklı gitmiş durumda.
Ve ilaçlar onu iyileştiremez.
Yalnızca Tanrı'nın gerçek bir mucizesi onun beynini canlandırabilir.
Bayan Kennison ve Dr. Jergens'ın ikisi de Cora'nın arzusunu bildiğini düşünüyor.
Ama Bayan Kennison'ın inancı, bir annelik içgüdüsü üzerine kurulu iken,
Dr. Jergens'ın ifadesi, Cora'nın sürekli bitkisel hayatta
yaşamak istemediğine dair, güçlü bir delil niteliği taşıyor.
Bu sebeple, mahkeme emrini kaldırıyorum.
Dr. Jergens, Cora'nın beslenme borusunu çıkarabilir.
Huzur içinde gitti. Tam istediği gibi.
Virginia'nın kızının elini tutmasına izin verdiğin için teşekkürler.
Önemini biliyorum.
Rica ederim.
Senin de benim için yapabileceğin bir şey var.
Ne gibi?
Ölüm Sertifikası işini hızlandırır mısınız?
Talebimi karşılamaları için
sigorta şirketi isteyecek.
Tahmin etmeliydim.
Ne kadar alacaksın?
1,5 milyon dolar.
Evlendikten hemen sonra Cora'yı sigortama eklettirdim.
Kendini hiç öldürmeyecektin.
Cora'nın sensiz yaşayamayacağını biliyordun.
Yas tutan kocaya söylenecek söz mü bu?
Götürün şunu buradan!
Yarın ziyaretime gel.
Temyize başlamamız gerekiyor.
Başka imzalanacak bir şey var mı?
Hayır ama otopsi sonuçlarını aldım.
Söyleyin.
Cora'nın beyin korteksinde geniş hücre ölümü tespit ettim.
Beynindeki hasar geri dönülemezdi.
Yani hiçbir umut yoktu.
Hayır.
Bir şey daha var.
Cora'nın şahit olduğu araba kazasıyla ilgili
bir gazete haberi bulduk.
Mike doğru mu söylüyormuş?
Cora, gazeteciye kızın başına gelenin
korkunç olduğunu,
böyle yaşamak istemeyeceğini söylemiş.
Ölümcül araba kazasındaki soruşturma devam ediyor.
Teşekkürler.
BU ÖYKÜ KURGUDUR. GERÇEK ŞAHIS VE OLAYLARLA BİR İLGİSİ YOKTUR.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.