All language subtitles for Law & Order Special Victims Unit S07E05 Strain 1080p AMZN WEB-DL DDP 5 1 H 264-CHDWEB (1)_track17_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Ceza adalet sisteminde,

bilhassa cinsel suçlar menfur olarak kabul edilir.

New York City'de,

bu korkunç suçların soruşturmasıyla görevli olan dedektifler

Özel Kurbanlar Birimi adlı seçkin bir ekibin üyeleridir.

İzleyecekleriniz, onların öyküleridir.

Ne oldu?

Şunlara bak.

Asıl buna bak.

O ayakkabılar için tüm şehri aradım.

Yarın alayım.

Mağaza açıldığında burada olmalıyız.

Bir dakika.

Şimdi ne oldu?

O bir cansız manken değil.

Aman Tanrım.

O kim?

Robin Weller, 27 yaşında.

Ellerinin altında cüzdanı da mı vardı?

Depoda, pantolon cebinde bulduk.

Anahtarlarını da.

Biri ön kapıyı açıyor.

Burada çalışıyormuş.

Robin, mağazanın müdürüymüş.

Adını ofisteki telefon listesinden aldım.

Mağazanın sahibini aradım.

Mağazayı akşam 7'de kapatmış. Robin 5'te çıkmış.

Belki bir şey unutup döndü ve fail peşindeydi.

Veya fail, Robin içeri girdikten sonra geldi.

O zaman Robin faili tanıyordu.

Zorla giriş yok.

Tam burada, yakın mesafeden küçük kalibreli silahla vurulmuş.

Ama üzerinde ve kıyafetlerinde kan yok.

Fail temizlemiş.

Bu sünger lavabodaydı.

Soyunmaya ve sandalyeye oturmaya zorlanmış,

bu telle bağlanmış ve vurulmuş.

Vitrine nasıl girmiş?

Şu izleri gördün mü?

Fail, sandalyeyi sürükleyip cesedi pencereye taşımış.

Bu kadar göz önünde yapabildiğine göre adam çok cesurmuş.

Bence onu gören olmadı.

Vitrinde değişiklik yaparken bu perdeleri indirebiliyorlar.

Bu ona, olayı sahnelemek için vakit kazandırdı.

"Katil" yazmak için de.

Mesaj vermek için çok uğraşmış.

KATİL

Ölü adam katilse, kimi öldürdü?

Erken kalkan faili yakalar.

Ne durumdayız?

Mağaza çalışanlarını ve müşterileri elemek haftalar alır.

Bir sürü parmak izi var.

Katilin parmak izi bıraktığını sanmıyorum. Olay yeri fazla düzenli.

Teller, ayakkabılar, ışıklar. En az bir saat sürmüş olmalı.

O kadar sürede hata yapmamak zor.

Hata yapmadı bence.

Bu sahnelemenin her aşaması kasıtlı ve anlamlıydı.

Bu ayakkabılar ne anlama geliyor?

Bir kalabalık onu izliyormuş gibi Robin'e dönükler.

Yani fail burada

acayip bir oyun mu sergilemiş?

Dramatik. İlgi çekmek istiyor.

Sanki, "Robin'e bakın. Onu yargılıyoruz." der gibi.

Fail hikâye anlatmaya çalışmış.

Onu yakalamak için Robin'i daha iyi tanımanız gerek.

Babasına sorabiliriz.

Cesedi teşhis için morga geliyor.

O benim oğlum.

Çok yaşlı görünüyor.

Daha 30 yaşında bile değildi.

En son onu ne zaman gördünüz?

Altı veya yedi ay önce.

Aranız mı açıktı?

Annesinin ölümü yüzünden.

Eşim geçen yıl vefat etti.

Onun bakımı konusunda anlaşamadık.

Evini aramamız için izniniz gerekiyor.

Tabii.

Eve dönüp cenaze işleriyle ilgilenmeliyim.

Tabii.

-Pek yardımı dokunmayacak. -Adam ömür boyu vicdan azabı yaşayacak.

Ölen eşinden ötürü oğluyla kavgalıymış ve hiç özür dileme fırsatı olmamış.

Şuna bir bakın.

Bir şey göremiyorum.

Işığı kapayın.

Sıvı veya cinsel yaralanma yok

ama eline bir bakın.

"Yeşil."

Gece kulüplerine

girerken basılan mühürler gibi.

Yeşil Balo Kulübü 13. Caddede, Robin'in öldürüldüğü yere yakın.

Mühür bir günden fazla olsaydı yıkanınca çıkardı.

Oraya dün gece gitmiş olmalı.

YEŞİL BALO KULÜBÜ 382 BATI 13. CADDE 26 EYLÜL, PAZARTESİ

Bu adamı gördünüz mü?

Tanımıyorum ama bunun önemi yok.

Dün gece çok kalabalıktı. Çok büyük bir dans partisi vardı.

Mekândaki herkes geydi demek.

O kalabalıkta heteroseksüel erkekler pek rahat edemez.

Dün burada kim vardı öğrenmeliyiz.

Faturalarınıza bakıp kapıdaki görevlilerinizle konuşmalıyız.

Kaçta geliyorlar?

7'de ama şu an size yardımcı olabilirim.

Hani tanımıyordunuz?

Tanımıyorum ama buraya kimse kimliksiz giremez.

Tarayıp bilgisayara kaydediyoruz.

Gelin.

Müşteriler azalır dediler. Büyük Birader seni izliyor falan gibi.

Ama evlenen adamlar dışında

kimse umursamadı.

İşte orada.

Robin Weller, 71. satır.

Dün gece 11.14'te gelmiş.

Arkadaşlarıyla gelmiş olabilir. Önce ve sonrasındaki isimlere bakalım.

Sistem bize 11 bin dolara mal oldu.

15 yaşında bir kıza alkol satarken yakalanınca

bunu kurduk.

78. satırdaki fotoğrafı açabilir misiniz?

Ken Randall.

Tanıyor musunuz?

Evet, tanıyorum.

Baba.

Niye geldin?

Konuşmamız gereken bir şey var.

Misafirim var.

Misafirin erkek mi?

Evet.

Geysin.

Evet.

Bu sorun mu baba?

Ben de öyle düşünmüştüm.

Bu yüzden sana söylemedim.

Gitmem lazım.

Robin Weller'ı tanımıyormuş, fotoğraftan tanıyamadı.

Olay Yeri Ekibi Robin'e gidiyormuş.

Gidelim.

Kurbanı tanımak istediiğnizi söylediniz.

Bilgisayarında fotoğraf ve e-postalarını buldum.

Eğlenmeyi seviyormuş.

97'de Fire Adası'nda birinin güzel bir evi varmış.

Ayrıca Güney Sahili, Palm Springs, P-Town. Hepsi gey merkezi.

Genç başlamış. Şuna bakın.

Palm Springs Beyaz Partisinde daha 17 yaşındaymış.

Beş yıl sonra 30 gibi.

PROVINCETOWN, EYLÜL, 2000

Babası haklıymış. Çabuk yaşlanmış.

Nedenini biliyorum sanırım. İlacını bulan oldu mu?

Ritonavir.

Bu da Enfuvirtide.

Enfuvirtide yeni bir füzyon inhibitörü. İkisi de antiretroviral.

Yani Robin HIV pozitifmiş.

AIDS'miş. T hücre sayısı aşırı düşükmüş.

Virüs yükü aşırı yüksekmiş. Ve yeni yakalanmış.

Nasıl anladın?

Kan testini görünce

Sağlık Bakanlığı'ndan bildirim mektubunu istedim.

Altı ay önce HIV pozitif çıkmış.

Birden AIDS çıkması fazla hızlı değil mi?

Sıra dışı bir şey.

Lafı açılmışken,

telefonla arayıp Robin'in ölüm belgesini istediler.

Daha cesedi soğumadı bile. Kim aradı?

Bir sigorta şirketi.

Babası onu sigortalatmış.

Ne kadar?

500.000 dolar.

Finansal raporlarınıza baktık. Bankada beş kuruşunuz yok.

Kredi notunuz çöpe gitmiş.

Meteliksizsiniz.

Robin'i sigorta parası için mi öldürdüm sizce?

Yarım milyon dolar nakit sorunlarınızı çözer.

Anlamıyorsunuz.

Tüm paramızı ona harcadık.

Görüşmediğiniz oğlunuza mı?

O sonra oldu.

Annesi hastayken Robin eve geldi.

Onu yıllardır görmüyordum.

Neden?

16 yaşındayken bize gey olduğunu söyledi.

Başa çıkamadım.

Evden kovdum.

Geri geldiğinde

onu zor tanıdım.

Berbat görünüyordu.

Sorununun ne olduğunu sordum. Uyuşturucu bağımlısıymış.

Bırakmak isteyip bırakamıyormuş.

Yardım etmeye çalıştınız mı?

Tüm birikimlerimizi onun rehabilitasyonuna harcadım.

Eşim için düzgün bir cenaze ayarlayamadım bile.

Robin hiç bir aydan fazla dayanamadı.

Aşırı doz almasına...

...ramak kaldığını biliyordum.

Bıraktığında paranızı geri almak için sigorta poliçenizi

akdettiniz öyle mi?

Robin'in öleceğini biliyordum.

Uyuşturucudan olmasa AIDS'den olacaktı.

Veya o erkek arkadaşı yüzünden.

Şiddet mi görüyordu?

Robin ile son konuşmam beni acil servisten aradığındaydı.

Adam onu dövdüğü için ağlıyordu.

Adını biliyor musunuz?

Lydon Grant.

LYDON GRANT'İN EVİ, 169 DUANE CADDESİ 26 EYLÜL PAZARTESİ

Sorun olmaz, değil mi?

Hadi gelin, girelim.

Evde kimse yok.

Sanki fırtına vurmuş gibi.

Burada ne oldu?

Fin.

KATİL

"Katil."

Başından tek kurşunla.

Giriş yarası, küçük namlu, Robin Weller ile aynı.

Aynı drama, aynı fail.

Ne zaman ölmüş?

Hâlâ sıcak, ölü sertliği başlıyor. Sekiz saatten fazla olmamıştır.

Burada patlayan şey bir kar küresi değildi.

Kristal mi?

Yüzde 80 saf metamfetamin. Seks uyuşturucusu.

Lydon'ın evini kaplayacak kadar çok uyuşturucu.

Sokakta çok para eder.

Cinayet meth'le mi alakalı?

Robin ve Lydon'ın sevgili olduklarını öğrendik.

Lydon kullanınca Robin de kullanırdı.

Rehabilitasyonu ve Robin'in büyük durmasını açıklar.

Meth hızlı yaşlandırır.

Şiddete meyilli ve paranoyak yapar.

Bir gece kafaları iyiyken birini öldürdüyseler

bu bir intikam olabilir.

Ama öyle değil. Aileleri, dostları, iş arkadaşlarıyla konuştuk.

Bunlar sevilen adamlarmış. Sabıkaları yok.

Kristal bunu değiştirebilir.

Lydon vurulduğunda kanında meth bulundu.

Sadece kullanmıyordu.

Satmayan kimse o kadar uyuşturucu bulundurmaz.

Satıcıysa bu bir çete savaşı olabilir.

Yani fail de satıcı olabilir.

Narkotikçilere Lydon'ı soralım.

NARKOTİK GÖREV KUVVETİ EKİP ODASI 27 EYLÜL SALI

Robin Weller sistemimizde yok.

Bu Lydon Grant de

düşük seviyeli meth satıcısı.

Fazla bilgi yok.

Bilgiyi nereden aldınız?

Geçen sene telefonlarını dinledik.

MKT'nin bir kaçakçısının telefonunu dinledik.

MKT?

Manhattan Katil Takımı. Zorlu bir uyuşturucu çetesi.

İki cinayet gerçekleşti.

Fail duvara "Katil" yazdı.

MKT'nin etiketi olabilir mi?

Hiç görmedim ama mümkün.

Çok vahşi çocuklar.

-Meth satıyorlar mı? -Hem de nasıl.

Pazarın büyük bir parçasını cinayetlerle kazandılar.

-Üretiyorlar mı? -Çalıyorlar.

Ağır bağımlı gey erkekleri arayıp

öldüresiye dövüp uyuşturucularını çalıp

gey satıcılara geri satıyorlar.

Yani dans partisi tek yerden alışveriş gibi.

Kullanıcılar ve satıcılar.

MKT'de muhbir var mı?

Bir tane vardı. Doğu Nehrinde ölü bulundu.

Yerine yenisini henüz bulamadım.

MKT'liler çoğunlukla varoşlardaki beyaz psikopatlar.

Satıcı öldürecek kadar mı?

Duysam şaşırmazdım.

MKT kurbanınızı öldürdüyse partide dedikodusu yayılır.

Kulüpteki geyler neler döndüğünü bilir.

Geldiğin için teşekkürler.

Babamın ayak işlerini mi yapıyorsun?

Hayır. Burada olduğumu bilmiyor.

Dans partileriyle bağlantılı olabilecek bir cinayeti araştırıyoruz.

Tanıdık bir geye soralım mı dediniz?

Ne istiyorsun?

MKT'yi hiç duydun mu?

Ada'dan gelen bir avuç küçük ucube.

Kulüplere gidip ortama aitmiş gibi davranıyorlar.

Ama gey değiller.

Daha çok ibne yemi gibiler.

MKT'den biri partiye gider

meth kullanan birini tespit edip dışarıya çeker.

Ekibinin geri kalanı nerede bekler?

Onlar da adamın fena dövüp zulasını alırlar.

Sana hiç zarar verdiler mi?

Meth sevmem.

Fin muhtemelen sevdiğimi sanıyor. Benden nefret etmesi için bir bahane daha.

-Baban senden nefret etmiyor. -Babam beni tanımıyor.

Ona biraz daha zaman versen?

MKT hakkında bilgi mi istiyorsunuz?

Euphoria adında bir kulüpte bu gece bir parti var.

Bir sürü madde kullanan olur, satıcılar da gelir.

Meth ölümdür!

Meth ölümdür!

Meth ölümdür!

Meth ölümdür!

Meth ölümdür!

Orada neler oluyor?

Protesto gibi bir şey.

Bu adamlar MKT'den değil gibi.

Bu kadar drama varken burada bir şey olmuyor.

Kulüp de aynı fikirde sanırım.

İnsanlar protestonun içinden geçmesin diye

arka yangın kapısını açıyorlar.

Amirim, beyaz tişörtlü adama bakın.

Meth ölümdür!

Meth ölümdür!

Sağlama alın. Korunun.

Git başımdan be.

Selam canım.

Bu gece yalnız mısın?

Saat 12 yönünde, siyah tişörtlü, mavi kotlu, cılız bir çocuk var.

Gri hırkalı adamla oynaşıyor.

MKT'den olabilir.

Kaçamak istiyor da olabilir.

Fin, şunlara bir bak.

Hoşuna gitti mi?

Dövüyorlar.

Tüm ekipler Cortland Sokağı'na.

Polis!

Olduğun yerde kal.

Kıpırdama. Yere yat!

Ellerini göreyim.

Kıpırdama. Yere yat.

Kelepçele.

Hadi bakalım.

Amir.

Şuna bir bakın.

"Katil."

Selam, Katil.

Dövmeyi birini öldürünce mi yaptırdın?

Benim ekibim o.

Manhattan Katil Takımı.

-Sana "Katil" mi diyorlar? -Hayır. Kral Henry derler.

Nerenin kralı?

Garden City, Long Island?

Henry Fanello.

Yedi tane madde bulundurma, araba hırsızlığı, darp var.

Daha haftalar önce 18'e basmışsın.

Mutlu yıllar. Artık yetişkinsin.

Artık babacığını arayamazsın. Islah evi de yok.

O ibne hastaneden çıkana kadar kefaleti öder çıkarım.

Kim, kime ibne diyor?

Gey radarın bozuk galiba.

Ya da çok korktuğun için gey olduğunu itiraf edemiyorsun.

Ben nonoş değilim.

Dans partisindeydin.

Tabii seni cinayetten içeri atana kadar.

Cinayet mi?

Onları hiç görmedim.

Hayır, gördün.

Ve öldürdün.

Adını da tam oraya yazdın.

O ibneleri benim öldürdüğümü mü sanıyorsun?

Onlardan çaldım sadece.

Neden geyleri hedef alıyorsun?

Kolay lokmalar.

Saldırıya uğrayınca polisi aramıyorlar.

Acayip seks hayatlarını veya meth bağımlılıklarını kimse

öğrensin istemiyorlar.

Katil.

-Senin etiketin, senin suçun. -Yemin ederim.

Ben yapmadım. Kimseyi öldürmedim.

Sizinle bir konuşabilir miyim?

Sanırım "Katil" ne demek çözdüm.

Evet, içerdeki.

Doktor hemfikir değil.

Lydon Grant AIDS hastasıydı, Robin Weller gibi.

Bu şaşırtıcı değil. Sevgiliydiler.

İkisinde de aynı HIV türü vardı.

Öldüren tür.

Bulaşmasından sonra ölüm bir yıldan

kısa sürede olur, çoğu ilaca dayanıklıdır.

Bunu ilk defa gördüm.

Robin veya Lydon başkalarıyla korunmadan

birlikte olduysa partnerlerine bulaştırmış olabilirler.

Bu ikisini de katil yapar.

HIV POZİTİF KATİL TÜRÜ

Bu intikam olabilir. Robin ve Lydon'ın yeni HIV türüne

sahip olduğunu bilen biri.

İkisinden birinin bulaştırdığı bir seks partneri olabilir.

Veya HIV kurbanlarını öldüren bir katil.

Özellikle gey olan meth kullanıcılarını öldüren biri.

Tüm ülke uyuşturucu içinde yüzüyor.

Neden sadece gey erkekleri öldürsün ki?

Çünkü HIV'i yıllarca kontrol altında tuttuktan sonra

meth yeni bulaşmalarda artışa yol açıyor.

Özellikle kulüplerdeki gey erkeklerde.

Buna "EVS" diyorlar, Eğlen ve Seviş. Meth'den kafayı bulunca saatlerce

seks yapabilirsin.

Kafan öyle iyiyken korunmayı düşünmezsin.

Bu yüzden HIV bulaşabilir.

O zaman neden fail kurbanlarını kandırdı? Kendine daha çok dikkat çekti.

Adam çaresiz.

İnsanların uyanıp tehlikeyi görmesini istiyor.

Fail, Lydon ve Robin'de HIV olduğunu nasıl bildi?

Bu reklam yapılacak bir şey değil.

İkisinin de hasta olduğunu bilen

ortak bir arkadaş, doktor

veya sağlıkçı gibi bir şeydi.

Testte pozitif çıkınca

Sağlık Bakanlığına partnerlerinin

bir listesini göndermeleri gerekiyordu.

NEW YORK CITY SAĞLIK BAKANLIĞI BİLGİSAYAR MERKEZİ

28 EYLÜL ÇARŞAMBA

Hastaların HIV bilgilerini paylaşamam.

Paylaşmak değil, bu bir cinayet soruşturması.

Bakanlık politikası.

Bakın, bu ofisten biri insanları AIDS ile öldürüyor olabilir.

Yardımcı olmazsanız kayıtları mahkemede okuruz, sizi de engel olmaktan tutuklarız.

Bunu benden duymadınız. Kimseyle bunu konuşmayın dediler.

Neyi?

Bilgisayarlarımız hacklendi.

Birileri HIV'lilerin isimlerini mi aldı?

Florida'da da oldu.

Açıklamanız gerekmiyor mu?

Dosyalarımız şifreli. Hackerlar listeyi okuyamaz.

O isimleri almalıyız.

Dosyaları baştan düzenliyoruz.

Adam kopyaladığında zarar gördüler.

Adam mı?

Yapanı biliyorsunuz.

Kanıtlayamayız ama gece denetçimiz bir hademeyi

bilgisayar başında yakalamış.

Hademenin adı ne?

Gabriel Thomason. Ama onu kovduk.

Nerede yaşıyor biliyor musunuz?

Hayır ama nerede takılır söyleyebilirim.

Sürekli Gökkuşağı Ordusu adındaki bir AIDS grubundan bahsederdi.

Gabriel Thomason diye birini arıyoruz.

Hey, Gabe!

Seni görmek isteyen birileri var.

Ben Gabriel Thomason, nasıl yardımcı olabilirim?

Dedektif Benson, Tutuola.

Seni dün gece Club Euphoria'da gördüm.

Protesto etme iznim vardı.

Sonra nereye gittin?

Birkaç kulübe, kondom bakmaya gittim.

Eczaneye neden gitmedin?

Stoklarını kontrol ettim.

Eskiden tüm kulüplerde bedava kondom kaseleri bulunurdu.

İşinden kovulduğundan beri kondom devriyesine mi çıkıyorsun?

O bir yanlış anlamaydı.

Sağlık Bakanlığı'nın bilgisayarlarını hacklediğini duyduk.

Ne arıyordun?

E-postalarıma bakıyordum.

Çok tipik. Sorun çıkınca ibne hademeyi suçlarlar.

O hikâyeye sadık kalacak, aksini kanıtlayamayız.

Onu yakalayamayacağımızı biliyor. Maaşıma bahse varım liste onda.

Gey Polis Derneği'nden biriyle mi konuşsak?

Gökkuşağı Ordusu'na sivil polis sokarız.

Gabriel zaten kıllandı.

Şimdi nereye?

Seni departmana bırakayım. Bir yere uğramam gerek.

Muhbir mi?

Belki.

Gitmem lazım baba.

Bir dakika konuşalım.

Sende yeterince hata yaptım. Yenilerini yapmaya kalkmayacağım.

Hadi ama, dava için çalışıyorum.

Olivia'nın dans partileriyle ilgili anlattığı mı?

Seninle mi konuştu?

Evet. MKT hakkında.

Sana ölü bir adam resmi göstrereceğim.

Olur mu?

Tamam.

Neden "Katil"?

Kurbanda ölümcül bir HIV türü vardı.

Beni gey olmaktan vazgeçiremezsin.

Ona niyetim yok.

O zaman neden bunu soruyorsun?

Bu adam o gece senin de olduğun

Yeşil Balo Kulübü'nden çıktıktan sonra öldürüldü.

Benim gey olduğumu öyle öğrendin.

Bu adamlarla ilgili partilerde çok konuşulur.

Duymuştum.

Gökkuşağı Ordusu'nu hiç duymuş muydun?

Broşürlerini hep görüyorum.

İyi şeyler yapıyorlar.

-Alakaları mı var sence? -Mümkün.

Gey erkeklere yardım etmeye çalışıyorlar, öldürmeye değil.

Biri bu adamları öldürüyor

ve onu bulmazsak kesin başkalarını da öldürecek.

Bunu gey olduğum için ve dikkatli olmamı istediğin için mi söylüyorsun?

Evet.

Bir de yardıma ihtiyacım var.

Tamam.

Hâlâ bilgisayar bilimlerinde mi okuyorsun?

GÖKKUŞAĞI ORDUSU VİTRİNİ 40 BATI 16. CADDE, 29 EYLÜL

Salı günleri dersim yok.

Her hafta gelebilirim.

Güzel. Birçok gösteri yapıyoruz.

Tutuklanırsan ebeveynlerin kızar mı?

Benimle gurur duyar.

Bir arkadaş vardı, ailesi gey olmasını sıkıntı etmiyordu

ama gazeteye çıkınca hoşlarına gitmedi.

"Herkese duyurman mı lazım?

Cümle âlem bilsin mi?"

Millet sonra ne der?

Nasıl gidiyor?

Gözlük kamerası işe yarıyor.

Ken kiminle konuşuyor?

Adı Jason. Büro müdürü.

-Selam Gabriel. -Selam Jas.

-Adam bu mu? -Evet.

Ken Randall, Gabriel Thomason.

İşte bizim arkadaş.

Jas bana senden bahsetti.

Anlatacak fazla şey yok.

Gelmenden memnunuz. Herkesin yardımına ihtiyacımız var.

İnsanların hasta olması, saçma davranması beni buna zorluyor.

Güzel. Bir dakika gelir misin?

-Olur. -İyi misin?

Evet.

Jason bana bilgisayar bilimi bölümünde okuduğunu söyledi.

Yazılım mühendisliği düşünüyorum. Tıbba geçmezsem tabii.

Ama bilgisayarlarla aran iyi.

Öğretmenlerim öyle söylüyor.

Seninki yemi yuttu.

Daha değil. Daha yemi kokluyor.

Bir bilgisayardan diğerine, yani... Sana öğretebilirim.

Yardım etmek istiyorum. Bence harika işler başarıyorsunuz.

Güzel. Aslında...

Ufak bir yazılım sorunum var.

Ne türde?

Açamadığım bir dosya var.

E-postayla mı geldi?

CD'de kayıtlı.

Farklı bir işletim sisteminden mi?

Bilemiyorum.

Windows, Mac, Unix.

Birinden diğerine geçince dosyalar bozulabiliyor.

Sana CD'yi versem açabilir misin?

Denerim.

Al bak.

Bunu kendi bilgisayarımda açabilme ihtimalim daha yüksek.

Tamam.

Ama geri getir.

Açmam gereken dosya hangisi?

İsim listesi.

Yakaladık.

TEKNİK DESTEK BİRİMİ BİRİNCİ POLİS PLAZASI

29 EYLÜL PERŞEMBE

Teorik olarak, bir sistemde şifreleme

kendi kodlama anahtarıyla oluşturulur ama Gabriel dosyayı bozmuş.

Açamayınca başka formatta kaydetmiş.

Sıkıştırılmış mı?

Sanmıyorum.

Belki UUE uzantılı falandır.

Onu deneyeyim.

Al bakalım. Ne düşünüyorsun baba?

İyi, değil mi?

İşte bizim listemiz.

Gabriel'in listeye ihtiyacı var. Neden?

Uyarmak için mi, öldürmek için mi?

Ölümcül HIV türünün yayılmasını durdurmak istiyor.

Hasta olanları öldürebilir.

O zaman listedekileri ve Lydon Grant

veya Robin Weller ile yatmış olanları sorgularız.

Bir dakika. Gabriel'in soyadı Thomason.

Listedekilerden birinin adı Alexander Thomason, 23 yaşında.

Üç ay önce ölmüş.

Ölmeden önce, 458 Batı 10. Cadde, daire 3B'de yaşıyormuş.

Bu Gabriel'in adresi.

Alex Thomason en küçük kardeşi.

İki gey çocuğu olan birkaç aile biliyorum.

Alex ve Gabriel yakınlarsa...

Gabriel'e, Lydon ve Robin'i öldürmeye sebep olabilir.

Tüm dünyaya da onların "katil" olduklarını söyler.

Ama niye bakanlığın listesini aldı? Kardeşinin intikamını zaten aldı.

Gabriel, Lydon'a kimin bulaştırdığını öğrenmek istedi.

Bu bir zincir.

Geriye doğru ilerliyor.

Sonraki kurbanını bulmadan Gabriel'i alın.

Meth ölümdür!

Meth ölümdür!

Meth ölümdür!

Meth ölümdür!

Meth ölümdür!

Meth ölümdür!

Meth ölümdür!

Meth ölümdür!

Gabriel Thomason.

Şu an meşgulüz. Sizinle yarın ofiste konuşabilirim.

Pankartı indirin, lütfen.

Bu barışçıl bir protesto ama beni tutuklayacak.

Neyle suçlanıyorum?

Gey hâlimle oyalanmak mı?

Hayır. Cinayet.

Gabriel Thomason, Robin Weller ve Lydon Grant'i

öldürmek suçlarından tutuklandınız.

Sessiz kalma hakkınız var.

Söyledikleriniz aleyhinize delil olarak kullanılabilir.

İtiraf ediyorum. Robin ve Lydon'ı öldürdüm.

Ama bu hastalık salgına dönüşürse

yaşamını yitirecek binlerce insana kıyasla bu iki insan nedir ki?

Cinayeti itiraf mı ediyorsun?

Seçeneğim mi var?

Meth'den kafayı bulup birbirleriyle her gece birlikte olup

başkalarına bulaştırıyorlardı.

Onlar da diğer partnerlerine bulaştıracaklardı.

Kardeşine bulaştırdıkları gibi.

Alex her zaman kondom kullanırdı.

Düzenli test ettirdi.

Robin Weller onu meth'e alıştırana kadar böyleydi.

O gece Robin'i kulüpte gördüm.

Kafası o kadar iyiydi ki beni tanımadı.

Ona asıldım.

Beni ayakkabı mağazasına, sevişeceğimizi

umarak götürdü.

Kardeşimi öldürdü. Ben de onu öldürdüm.

Tanrı'yı mı oynadın?

Kimin yaşayıp öleceğine karar verdin.

Buna Mesih Kompleksi denir.

Gabriel kimsenin göremediği şeyler görebildiğine inanıyor.

Yani deli.

Hayır, öldürmenin yanlış olduğunu biliyor.

Yaptıklarını haklı buluyor.

Peki niye yakalanmamaya uğraştı?

Çünkü hâlâ yapacakları var.

Amaç uğruna öldürüyor.

Yaptığı şeye inanıyor. O yüzden itiraf etti.

Evet, savunma da duygusal rahatsızlığını ileri sürecek.

Gabriel kardeşinin ölümünden ötürü bir süreliğine aklını yitirdi.

O kadar tahmin edilebilir olduğumu mu düşünüyorsun, Casey?

Geç kaldın Carolyn. Müvekkilin itiraf etti.

Öyle mi?

Fark etmez.

Gabriel hapse girmeyecek bile.

Nasıl olacak bu?

Tüm sırlarımı sana mı vereyim?

Duruşmada görüşürüz.

Mahkeme kararı sonu 497.

Savunmanızı duyalım Bayan Maddox.

Suçsuzum.

Savunma azaltılmış sorumluluk iddia edemez.

Gabriel Thomason itirafında açıkça ne yaptığını

ve bunun yanlış olduğunu bildiğini söyledi.

Onu iddia etmiyoruz.

Sayın yargıç, kabul edilmiş "gelecek zarar"

ve "daha büyük tehlike" anlayışıyla savunmamız

-meşru müdafaadır. -Meşru müdafaa mı?

Robin Weller sandalyeye bağlanıp

başından vurulmuştu.

Gabriel Thomason'a nasıl risk teşkil ediyordu?

Robin Weller ve Lydon Grant ölümcül bir virüsün taşıyıcılarıydılar.

Ama Gabriel onlarla birlikte olmadı. Hiç risk altında değildi.

HIV ile enfekte iki adamın uyuşturucu alıp

zorunlu birlikte olmaları diğer geyleri tehlikeye sokar.

Müvekkilim tüm gey topluluğunu cinsel davranışları binlerce kişiyi

tehdit eden iki kişiden koruyordu.

Saçmalıyor Sayın Yargıç.

İlginç bir sav.

İşe yarar mı bilmiyorum, jürinin duyması gerekir.

Savunmaya izin veriyorum.

DURUŞMA 46. KISIM, 11 EKİM SALI

Hastalık Kontrol Merkezi'nde HIV'in etki şekillerini kontrol ediyoruz.

O zaman bu yeni HIV türünden endişe ediyor olmalısınız.

Bu salgının tarihinde görülenlerden

daha ölümcül olabilir.

HKM ne yapmamızı öneriyor?

Kamuya bildirmek, eğitimi arttırmak

ve önlem almak.

Bazı insanlar daha kökten çözümler öneriyor.

Nasıl?

Partnerlerine bilerek bulaştıran kişilere dava açmak,

tedavi masraflarının bir kısmını ödetmek gibi şeyler.

Peki, virüslü insanların öldürülmesi?

Kesinlikle olmaz.

Tabii ki öldürmek çare değildir.

Teşekkür ederim.

Şahidiniz.

Doktor Sloan, bu yeni HIV türünün tedavisi var mı?

Çoğu ilaç tedavisine dayanıklı bir tür.

Yeni tedaviler geliştirmeye çalışıyoruz.

Virüs mutasyona uğradı,

yok etme girişimlerimizle savaşmak için değişti.

Daha fazla ilerlerse durduramayabiliriz.

Hiçbir zaman.

Yani virüse yakalananlar hızlı bir şekilde ölecek.

Evet.

Bir felaketin, dünya çapında yeni bir salgının

eşiğinde olduğumuzu düşünüyorum.

Ne yapabiliriz? Herkesi test edip HIV'li kişileri

ıssız adada karantinaya mı alalım?

90'larda, New York City Sağlık Bakanlığı

ilaç içmeyi reddeden tüberküloz hastaları için

gözaltı merkezleri açmıştı.

Halkı korumak için güzel bir yolmuş. Bunu neden denemediniz?

Kanunlar HIV'li insanları karantinaya almamıza izin vermiyor.

Yani bu yeni tür virüslü kişiler korunmadan ilişkiye girip

virüsü yayabilirler mi?

Evet. Onları durduracak bir yöntemimiz yok.

Teşekkür ederim.

Reşit olana kadar 80'lerde tedavi olmadığı için

gey erkeklerin öldüğünü duydum.

Şimdi de bu meth yüzünden tekrarlanıyor.

Bu seni nasıl hissettiriyor?

Yalnız.

Korkmuş.

Umutsuz.

Bununla nasıl başa çıkıyorsun?

Fark yaratmaya çalışarak.

Genç gey erkeklere korunmalarını öğreterek.

Gökkuşağı Ordusu'na, dans partilerine mesaj vermek amacıyla katıldım.

Çabaların başarılı oldu mu?

Kendi kardeşimi kurtaramadım.

Alex'in testi geçen yıl pozitif çıktı...

...ve beş ay sonra öldü.

Cenazeden sonra, günlüklerini okudum

ve partnerlerinin listesini yaptım.

Neden?

Test olmalarını söylemek için.

Robin Weller bu adamlar arasında mıydı?

Evet.

Onda da bu ölümcül türden virüsün olduğunu söyledi.

Kardeşimle yatmadan önce pozitif çıktığını söyledi.

Bildiği hâlde Alex'e...

...bulaştırmış.

Bu da seni kızdırdı.

Evet.

Sonra Robin'i kulüplerde genç erkekleri tavlarken gördüm.

Uyarmaya çalıştım ama meth'den kafayı bulmuşlardı. Dinlemediler.

Onları kurtaramadım.

Robin onları öldürecekti.

Kardeşimi öldürdüğü gibi.

Bu yüzden Alex'in ölümünden sorumlu olan iki kişiyi öldürdün.

Bulaştıracakları diğer erkekleri

ve tüm erkekleri korumalıydım.

Gabriel, doğru şeyi yaptığını mı düşünüyorsun?

Evet.

İki hayatı durdurarak binlercesini kurtardım.

Teşekkür ederim.

"İki hayatı durdurarak."

Oldukça süslü kelimeler.

İki adamı öldürdün, değil mi?

Evet.

Onlar da binlerce masum insanı öldürebilirdi.

Kardeşin gibi.

Alex masum muydu?

Elbette.

Kardeşin tecavüze uğramadı.

Korunmadan cinsel birlikteliği o seçti.

Onu mu suçluyorsun?

Doktor Sloan'ın kişisel sorumlulukla ilgili ifadesini duydun.

Robin Weller sorumsuzca davranıyordu.

Kardeşin de öyle.

Alex bilemezdi.

Gençti, kafası iyiydi...

Robin Weller da öyle.

Birini suçlarsan ikisini suçlamış olursun.

Peki Alex ölmemiş olsaydı?

Meth kullanıp eğlenmeye devam etseydi?

Başkalarına bulaştırabilirdi.

Onun hayatını da "durdurur" muydun?

Soruyu cevapla.

Kendi kardeşini öldürür müydün?

Burada gizem yok.

İki insan öldü.

Gabriel Thomason size ikisini de vurarak öldürdüğünü söyledi.

Neden öldürdüğünü de.

1981'de 41 gey erkeğe doktorların daha önce hiç görmediği

nadir bir kanser türüyle teşhis konuldu.

Şimdi 40 milyon kişi HIV taşıyıcısı.

40 milyon.

Gey ve heteroseksüel.

Çok geç olmadan birilerinin bir şeyler yapmasını umuyoruz

ama kimse bir şey yapmıyor.

Bu yüzden Gabriel Thomason

sorunu kendi çözdü.

Robin Weller ve Lydon Grant düzinelerce erkeğe

virüs bulaştırdı.

Uyuşturucu ve seks âlemleri

devam etseydi yüzlerce kişiye bulaştıracaklardı.

Teröristtiler.

Şöyle açıklayayım.

Buradan çıktığınızda mahkeme merdivenlerinde

Usama Bin Ladin elinde bombayla duruyor.

Onunla ilgili bildikleriniz, bombayı patlatacağını

ve Manhattan'ı bir nükleer çöle

dönüştüreceğini söylüyor.

Elinizde silah var.

Şehri kurtarmak için onu vurur muydunuz?

Denize düşen yılana sarılır.

Gabriel Thomason masumları kurtarmak için

yapması gerekeni yaptı.

Şimdi sıra sizde.

Yapmanız gerekeni yapın.

Onu suçsuz bulun.

AIDS'ten milyonlarca insanın ölmesi akıl almaz bir trajedi.

Ama bu iki ölümün daha önemi

olmadığı anlamına mı gelir?

Savunma bu cinayetlerin gelecek ölümleri önlediği için

haklı olduğunu iddia ediyor.

Mantıklı geliyor olabilir. Ama şunu düşünün.

Tütün yöneticileri sigara üretir.

Binlerce sigara içen kişiden yüzlercesi

akciğer kanserinden ölür.

Tütün CEO'larını öldürmek doğru mudur?

İki durumun aynı olmadığını düşünüyorsanız, yeniden düşünün.

Sigara içenler riskleri biliyor.

Buna rağmen içmeye devam ediyorlar.

Tıpkı kafayı bulup korunmadan cinsel ilişkiye girenler gibi.

Yani kurbanları suçlamayın.

Gabriel Thomason kanuna karşı geldi. İki adamı öldürdü.

Ne yaptığını biliyordu, yanlış olduğunu biliyordu.

Onu sorumlu tutmalısınız.

Bahse girerim ki adam serbest kalacak.

İki cinayet varken ben olsam bahse girmem.

Büyük ihtimalle 25 yıl ile müebbet arası bir şey olacak.

Gabriel'i orada görmedin.

Ağladığında jüri ona inandı.

Hayır inanmadı.

İki cinayetten suçlu buldular.

Jüri göz yaşlarına inanmamış demek.

En yüksek cezayı istediler.

Sonuç olarak Gabriel 50 yıldan müebbete hapis cezası aldı.

Yargıç azaltabilirdi.

Robin Weller'ın babasını dinledikten sonra azaltmazdı.

Adam intikam istiyor ve yargıç sayesinde alacak.

CEZA DURUŞMASI 46. KISIM

14 EKİM PERŞEMBE

Sayın Yargıç, Robin Weller'ın babası

Gabriel Thomason hakkında hüküm vermeden önce beyanda bulunmak istiyor.

Ayağa kalkın Bay Weller.

Oğlumu özlüyorum.

Onu her gün özlüyorum.

Konuşmadığımız yıllar oldu.

Hayatına, davranışlarına

kızdığım zamanlar oldu.

Şimdi pişmanlık duyuyorum.

Her gün acı dolu.

Ama son altı ay onu en çok özlediğim zamanlar

çünkü artık benim oğlum değildi.

Bağımlılığı onu ele geçirmişti.

Tanıdığım Robin gitmişti.

Robin kaç kişiye virüs bulaştırdı

veya yaşasaydı kaç kişiye bulaştıracaktı bilmiyorum.

Gabriel'in yaptığını onaylamıyorum.

Ama neden yaptığını anlıyorum.

Böyle hissedeceğimiz sanmazdım.

İntikam isteyeceğimi sanırdım.

Lütfen

çok ağır ceza vermeyin.

Teşekkür ederim. Mahkeme beyanınızı değerlendirecek.

Kalıp dinleyemedim.

Gabriel kaç sene hapis cezası aldı?

On beş yıl. Cinayet için en düşük ceza.

Konuşmasaydınız daha fazla alırdı.

Robin ile çok fazla hata yaptım.

Eminim elinizden geleni yaptınız.

Bana gey olduğunu söylediği gece

onun ölmesini dilediğimi söyledim.

Onunla bir şansımın daha olması için her şeyimi verirdim.

Bu öykü kurgudur. Gerçek kişi ve olaylarla bir ilgisi yoktur.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.