All language subtitles for Law & Order Special Victims Unit S07E03 911 1080p AMZN WEB-DL DDP 5 1 H 264-CHDWEB (1)_track17_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Ceza adalet sisteminde,

bilhassa cinsel suçlar menfur olarak kabul edilir.

New York City'de,

bu korkunç suçların soruşturmasıyla görevli olan dedektifler

Özel Kurbanlar Birimi adlı seçkin bir ekibin üyeleridir.

İzleyecekleriniz, onların öyküleridir.

Polis operatörü 3529. Acil durumunuz nerededir?

Alo?

Nereden arıyorsun?

Alo? Harlem'de misin?

Odadayım.

Sorun nedir tatlım?

Dışarı çıkamıyorum. Acıktım.

Hart, Hart!

Yardıma ihtiyacım var.

Yardım eder misiniz lütfen?

Nerede olduğunu söyler misin?

Nerede olduğumu bilmiyorum.

Olivia, Olivia!

Bana lâzımsın.

9 yaşında bir kız 911'i aramış.

Odasında kilitli kalmış.

-Kız yaralı mı? -Bilmiyoruz.

Ailesi bebek bakıcısı tutmak istememiştir.

Yerini bulana kadar konuşturmaya devam edin. Hat iki.

Herkes sessiz olsun.

Ben dedektif Benson. Kızı bağla.

Alo?

Merhaba, ben Olivia. Senin adın ne?

Maria.

Merhaba Maria.

Arkadaşlar gelip seni alana kadar seninle konuşacağız. Tamam mı?

Çabuk gelsinler.

Bir yerin acıyor mu?

Açım. Midem acıyor.

En son ne zaman yemek yedin?

İki gün önce.

Çok acıkmış olmalısın.

Su içtin mi?

Suyu dün bitirdim.

Lütfen yardım eder misiniz?

Edeceğim tatlım.

Yakında orada olacağız.

23 EYLÜL CUMA SAAT 17.56

Takip sistemi olmayan eski bir telefon.

Ricardo Garcia adlı bir taksici üzerine kayıtlı.

Karısını dövmekten kelepçe takmış.

-911 araması nereden yapıldı? -Harlem'den.

Muhtemelen 115'inci caddedeki sosyal konutlardan.

Orada binlerce daire vardır.

İzine ancak bu kadar yaklaşabildik.

Kız adresini bilmiyor mu?

Hayır. İki gündür aç olduğu için olabilir.

Liv şu anda onunla konuşuyor.

TARU onu sessiz olan görüşme odasına aldı.

Her şeyini ortaya koymalısın.

Elliot, Brooklyn'de bir vakaya bakıyor.

Munch, projelerde kapı kapı dolaşıyor.

Sen de Ricardo Garcia'yı bulacaksın.

Apartman yöneticisi geçen ay taşınıp adres bırakmadığını söyledi.

Maria'dan bir şey var mı?

Soy adını ve ailesinin yerini söylemiyormuş.

-Niye? -Korkuyor galiba.

Olivia, hâlâ adresi almaya çalışıyor.

Maria, bir evde mi yoksa apartmanda mısın?

Bilmiyorum.

Peki yaşadığın yerde kaç oda var?

Ben bir odada yaşıyorum.

Ama o kadar acıkıp susadım ki kilidi kırdım

ve diğer odaya geçtim.

Bir şişe su vardı.

İçtim.

Kapı her zaman kilitli mi?

Ben yalnızken.

Maria, seni bu adaya ailen mi kilitledi?

Hayır.

Bilmiyorum.

Dışarı çıkabiliyor musun?

Kapı açılmıyor.

Pencereden bir şey görebiliyor musun?

Yüksek binalar, köprü, nehir gibi bir şey?

Hiç pencere yok.

Sadece bir yatak ve duvarda bir resim.

Ne tür bir resim?

Bir bahçe.

Maria, telefonu nasıl aldın?

-Buldum. -Nerede?

Ceketinde.

Kimin ceketinde?

Richard'ın ceketinde.

Kapıdaydı.

Telefon da cebindeydi. Ben çalmadım.

Maria, Richard kim?

Babam.

Soyadı ne?

-Bilmiyorum. -Bilmiyorsun?

Soyadı seninkiyle aynı değil mi?

Peki ya annen? Onun adı ne?

Beatrice.

Beatrice Recinos.

O şimdi Richard'la mı birlikte?

-Hayır. -Nerede?

Hiçbir yerde. O öldü.

Üzgünüm Maria.

Maria Recinos'u kayıp kişilerde arayın.

Tamamdır.

Cep telefonu, taksi şoförü Ricardo Garcia üzerine kayıtlı.

Ricardo mu?

Richard. Aynı ad.

Öyle görünüyor.

Fin aradı. Taksi durağından şoförün izini bulmuş.

Hey!

-Ricardo Garcia. -Ne yapmışım?

-Cep telefonun var mı? -Niye?

-Yavaş ol. Kaybettim. -Nerede?

-Bilseydim, kayıp olmazdı. -Kızın var mı?

-Evet, niye? -Kaç yaşında?

Dokuz civarında, bilmiyorum.

Ne demek bilmiyorum?

Onu hiç görmedim çünkü anası benden çaldı.

-Annesi nerede oturuyor? -Harlem'de.

Beni oraya götür.

Nerelisin Maria?

Buralıyım. Amerika.

İngilizcen çok iyi. Nerede öğrendin?

Annem öğretti.

O bir öğretmendi.

Evde mi okulda mı öğretti?

Evde.

Okulun nerede?

Babam okula gitmem gerekmediğini söylüyor.

Hiç alışverişe ya da parka gidiyor musun?

Sinemaya gidiyor musun?

Dışarı çıkmıyorum.

Bazen dışarı çıkman gerekir.

Odamda kalıyorum.

-Polis, kızınız nerede? -Niye?

Bu serseri size ne yalan söyledi?

Buraya öyle giremezsin.

Adam arıza.

Annem evde kalmamı istiyor.

Alo Liv?

Kiminle görüşüyorum?

Adın ne?

Angela.

Affedersin rahatsız ettim.

İyi misin bebeğim?

Kaptan, ben Fin.

Garcia değilmiş. Onun çocuğu güvende.

Tamam. Geri dön.

Maria, Garcia'nın telefonunu nasıl ele geçirdi?

Babası çalmış, hatta numarayı kopyalamış olabilir.

O işler 90'larda bitti sanıyordum.

Geri döndü. Bir DVE yeteriyor.

-Düzgünce söylesene şunu. -Dijital veri engelleyici.

Hava dalgalarını tarayıp numarayı çalıyor.

Bu adamı telefon faturalarından bile izlemeyiz.

İzleriz ama günler sürer.

Kız 50 dakikadır hatta.

John.

-Munch. -Nasıl gidiyor?

Harika. Burada 60 adamımla 2.000 daireyi arıyoruz kaptan.

Ya TARU çemberi daraltmalı

ya da kız yardımcı olmalı.

Odada başka bir şey var mı Maria?

Üzerinde adres yazan kağıt, mektup, fatura gibi?

Hiçbir şey. Sadece büyük bir plastik torba.

İçine baktın mı?

Kıyafetler var.

Ne tür kıyafetler?

Kız kıyafetleri.

Senin mi?

Bazen onları giymem gerekiyor.

Peki ya babanın ceketi Maria?

Bak bakalım ceplerinde başka bir şey var mı?

Tamam.

Kayıp kişilerde Maria Recinos çıkmadı.

-Bir şey var mı? -Pek değil. Hâlâ korkuyor.

Kız uyduruyor olabilir mi?

Bazı şeyler mantıklı değil.

Bence kız gerçek.

Aksanına bakmak için bir şive uzmanı getirtiyorum.

-Belki işe yarar. -Olivia.

Buruşturulmuş bir kağıt buldum.

Aferin tatlım, üstünde ne yazıyor?

Felipe burgerleri.

94'üncü cadde 342 ve bir sürü numara.

Bu yeri biliyor musun tatlım?

Beni dinle Maria, bu çok önemli.

Felipe burgeri biliyor musun?

-Evet. -Emin misin?

Richard bana oradan yemek alıyor.

94'üncü cadde arama alanının 20 blok dışında.

Richard oradan sürekli yemek alıyorsa

onu tanırlar.

Aferin Maria.

Burası.

94'üncü cadde 342.

Ne diyorsun? Burası boş.

DWYER'S ELEKTRONİK

Bayan.

Felipe burgeri biliyor musunuz?

-Buradaydı. -Ne oldu?

Üç ay önce yangın çıktı.

Geriye kalanlar satıldı.

-Teşekkürler. -Kayıp değil.

Hamburgerleri kötüydü.

Kaptan, bu yer kapanmış.

Üç ay önce yanmış.

Bazen sosisli sandviç verir.

Felipe üç ay önce yanmış.

Ama hardallı değil ketçaplı.

Patates kızartması severim.

Maria, Richard sana Felipe'den en son ne zaman yemek aldı?

Bilmiyorum.

İki gün önce.

Felipe üç ay önce yanmış Maria. Bu nasıl olur?

Bilmiyorum.

100'ün üzerinde memurumuz orada bir gölgenin peşinde.

Onu zorlaman gerek.

Maria,

bana yalan söylüyorsan sana yardım edemem.

Bunun olacağını söylemişti.

Neyin?

Polise anlatırsam bana inanmayacaklarını söylemişti.

Ne anlatırsan?

Maria?

Kapattı.

Geri ara.

Arıyorum.

Üzgünüz.

-Aradığınız numara... -Tekrar ara.

Telefonda şebeke olmasa bile 911'i arayabilir.

Üzgünüz. Aradığınız numara...

Üzgünüz. Aradığınız numara kullanılmıyor.

Onu kaybettim.

18.47

Çağrı merkezini uyardık.

Tekrar ararsa bağlayacaklar.

Aramaz.

Ona çok sert davrandım.

Yardım için burayı arıyor

ve ona yalancı diyorum.

Öğrenmemiz gerekti.

Başka bir açıklaması olabilir.

Ne demek istiyorsun?

4 Eylül'de Jessica'yı hatırlıyor musun?

911'i aradı.

Dört yaşında olduğunu ve annesinin nefes almadığını söylüyor.

Kapatmadan önce polislere ev, okul adresi

ve hatta öğretmeninin adını veriyor.

Arıyorlar ve hiçbirini bulamıyorlar.

Onlarca polisin binlerce saati boşa harcanıyor.

Hepsi 18 yaşındaki bir kızın oyunuymuş.

Kaptan! Bir şey buldum!

NEFRET SUÇU CAN YAKAR

Arka planı büyüttüm.

Dinle.

Felipe burgerleri. 94'üncü cadde 342 ve bir sürü numara.

Trafik sesi gibi

ama altında mırıldanma gibi bir ses var.

-Tekrar çal. -Sesi ayırmaya çalışacağım.

342...

Bir araba ya da kamyon motoru.

Hareket halinde mi?

NEW YORK POLİSİ TARU

Bir odada kilitliyim demişti.

Bir kamyon vagonunda veya kargo konteynerinde olabilir.

Telefon sinyali hareketli değildi.

Belki de bir yerde park halindedir veya arama alanı içinde dolaşıyordur.

Kaptan, bu şive uzmanı Julia Ortiz.

Onunla mahkemede çalıştım.

-Donald Cragen, Olivia Benson. -Selam.

Size ne gerekiyor?

911 ÇAĞRI MERKEZİ BROOKLYN, NEW YORK, 18.54

Ronda, galiba o.

Numara aynı.

Alo? Maria?

Evet, Olivia adlı bayanla konuşabilir miyim?

Tabii tatlım. Hemen bağlıyorum.

Hollanda tüneli mi?

Manhattan'dan ayrılıyor.

Liv, Maria yine 911'i aradı.

Telefon bağlanıyor.

Çağrının konumu Hollanda tüneli oldu.

Yer değiştirmiş olmalı.

Harlem'deki aramayı durdurup Fin'i oraya yolluyorum.

-Buldunuz mu? -Sanırım Orta Amerikalı.

El Salvador, Nikaraguay, Honduran. Biraz daha dinlersem anlarım.

Olivia, hatta.

Maria, ben Olivia. Geri aramana çok sevindim.

Yalan söylemiyordum. Kızman gerekmiyordu.

-Sana kızmadım tatlım. -Evet kızdın. Sesin kızgındı.

Hayır canım sadece endişeliydim. Şimdi beni dinle.

Maria, aramanı takip ediyoruz

çünkü seni öyle bulacağız.

Yer değiştirdiğini görüyorum.

Hayır, hâlâ buradayım.

Oda yer değiştiriyor mu?

Odalar yer değiştiremez.

Niye dalga geçiyorsun?

Dalga geçmiyorum, anlamaya çalışıyorum.

Maria, bekler misin?

Neye inanacağız? Teknolojiye mi kıza mı?

Maria, hiç ses duyuyor musun?

Bilmiyorum.

Galiba araba sesleri duyuyorum.

Bakayım Fin nerede.

Fin, ben Cragen.

Konumun nedir?

Tünele yaklaşıyorum. Trafik desteği alındı.

Ne yapayım Kaptan?

Liman İdaresine ulaşacağım. Tüneli kapatacağız.

Manhattan'dan ayrılan her kamyonu ara.

Tünel saatlerce kapalı kalacak.

Evet. Sana döneceğim.

Maria, New York'ta mı doğdun?

Evet.

Hayır mı? Tamam.

Maria, arkadaşım Julia burada.

İnsanları dinleyerek

nereli olduğunu anlıyor.

Hayır. Daha fazla konuşamam. Başım derde girer.

Başın niye derde girer?

Richard kızar. Bir şeyler yapar.

Korkuyorum.

Kapatmam gerek. Hoşçakal.

Hayır Maria kapatma.

Sorun yok canım. Lütfen kapatma.

Me da mincho "korkuyorum" demek. Honduran dili argosu.

Tamam. Tatlım başın derde girmeyecek.

Sen Honduranlı mısın?

Buraya ondan önce gelecek misin?

Geleceğim.

Evet.

Honduran'ın neresi?

Tegus.

Yerliler Tegucigalpa der. Başkent.

Tegus'un neresindensin?

1253 calle federal, apartman no üç.

Honduran konsolosuyla konuşmamız gerekecek.

Maria, seni Amerika'ya kim getirdi?

Meşgul. Konsoloslukta bir resepsiyon varmış.

Konsolosun ne yapmasını istiyorsun?

Bize Honduran polisiyle irtibat kurdursun.

Tamam, ben yüz yüze görüşeyim.

-Tanıyor musun? -Henüz değil.

Çölden ve büyük tellerden geçtik.

Bir adam bekliyordu Beni New York'a getirdi.

Bu annen öldükten sonra mı oldu?

Hayır. Hâlâ yaşıyordu.

Seni annen mi yolladı?

Amerika'da babamla olayım diye.

Yani Richard ile.

Bilmiyorum.

Beni almaya ne zaman geleceksin?

Yakında, Maria.

Cesur olman gerek.

Seni Richard'a annen mi gönderdi?

Söylememem için söz verdirdi.

Maria, beni dinle. Richard canını yakmayacak.

Seni ona annen mi gönderdi?

Hayır.

Annem beni eski babama gönderdi.

Anlamıyorum tatlım. Baban Richard sanıyordum.

O yeni babam.

Annem ve babam beni para ile sattı.

artık ben Richard'a aitim.

Onun istediklerini yapmam gerekiyor.

O ne yapıyor Maria?

Bundan bahsetmek istemiyorum.

Sana kötü şeyler mi yapıyor?

Canımı çok yakıyor.

Arkadaşları da canımı yakıyor.

O da fotoğraf çekiyor.

HOLLANDA TÜNELİ

Liman idaresi yolları kapattı.

Her türlü kamyon, vagon, panelvan, traktör ve hepsini istiyoruz.

İyice arayın, istisna yok.

Neyin var?

Çıkarın buradan.

HONDURAS KONSOLOSLUĞU SAAT 19.27

Honduranlı olduğundan nasıl eminsin?

Şive uzmanı aksanını tespit etti ve kız da doğruladı.

Şaka yapıyor veya dikkat çekmek istiyor olabilir.

Bay Farias, kız çok korkmuş ve çok aç.

Ona hemen ulaşamazsak cesedini buluruz.

O zaman kim dikkat çeker sizce?

Ne yapmamı istiyorsun?

Bizi Tegucigalpa polisi üst mercilerle irtibata geçirin.

Bize kapı açabilirsiniz.

Bir sorunumuz var Kaptan.

İkinci arama saat 18.54'te yapıldı. Şimdi sat 19.29.

Hareket halinde olsa baz istasyonu değişirdi.

Trafikte, yolu kapattığımız yerin gerisindedir.

Öyle bile olsa yarım saatte birkaç blok ilerlerdi.

Bir şey var. Telefon sinyali.

Aramalar üç baz istasyonundan yapılır.

Ama iki çağrıda da bu telefonda iki istasyon var.

FBI'dan bir iletişim uzmanı çağırdım.

Şimdi ne yapabiliriz?

Maria'dan kapatıp tekrar aramasını isteyelim.

Bakalım sinyal ne olacak.

Hayır.

Onu tekrar kaybetmeyi göze alamayız.

Liv onunla iki saattir konuşuyor.

Hâlâ yaklaşamadık.

Kaybedecek neyimiz var?

Kapatmamı mı istiyorsun?

Sadece iki saniyeliğine.

Sonra daha önce yaptığın gibi yine 911'i ara.

Ama niye?

Çünkü Maria, bu seni bulmamıza yardımcı olacak.

Lütfen, benim için yap.

WATTS SOKAK

Olivia, kız hatta.

-Maria. -Benim.

Geri geleceğini biliyordum.

İşe yaradı mı? Şimdi yerimi görebiliyor musunuz?

Queens'te mi?

Hollanda tünelinden Queens'e iki dakikada?

-İmkânsız. -Bunu nasıl açıklarız?

Açıklayamayız.

Oyuna getiriliyoruz.

Olivia, şimdi beni görebiliyor musun?

Evet seni görüyoruz.

O halde gelip beni alacak mısın?

Yakında tatlım.

Çok yakında.

SAAT 19:35

Teknolojinin ne dediği umurumda değil.

Bu kız gerçek. Dinle onu.

Ya bu bir kız değilse?

Ne demek istiyorsun?

Benson.

Alo?

Başka bir kız.

Hoparlörü aç.

Korkuyorum. Yardım edin.

Kimsin sen?

Lütfen, arayacak başka kimsem yok.

Esir tutuluyorum.

Olivia, gel buraya.

Bu numarayı nereden buldun?

Olivia, bana sen verdin hatırlamıyor musun?

Ne yapıyorsunuz siz?

Bu bir ses değiştirici. İstihbarat birimleri kullanır.

Sesini istediğin şekilde değiştirir.

Nereye varacaksın?

Her şey pis bir şaka olabilir.

Böyle tatlı, küçük bir kız yok.

Olivia, beğendin mi?

Olivia!

Affedersin Maria beğendim.

-Sorun ne? -Sorun yok.

Sesin yine kızgın geliyor.

Kızgın değilim Maria. Gerçekten.

Kafiyeyi tekrar söyler misin.

Bu kez çok iyi dinleyip ezberleyeyim.

Onun yaşadığı kâbusu kimse uyduramaz.

Onu bulmak yerine niye hikâyesinde

açıklar aramaya çalışıyorsunuz?

Çünkü Munch garip bir oyuncak buldu.

Bunu yapan garip oyuncakları seven biri.

En az bir cihaz kullanıyor.

Neden söz ediyorsun?

Arkadaki sesleri dinle.

Aynı araba kornası yedi dakikada bir tekrar ediyor.

Trafik sesleri kaset döngüsü içinde.

Buna ses kılıfı deniyor.

Her ukâlâ bununla olmadığı bir yerdeymiş gibi yapabilir.

Hava alanı, otoban veya her türlü yer.

Bu adamı cihazlardan takip edemiyor muyuz?

Bunları nereden alıyor?

Ses kılıfı sadece Almanya'da

bir web sitesinde satılıyor. Orada saat gece 2.00.

Ses değiştiriciler ülkedeki her casusluk mağazasında var.

Haklı olabilirsiniz. Şapşal olabilirim.

Ama aksi ispatlanana kadar bu kızla konuşacağım.

Fin, Queens'te kapı kapı gezme ayarladı mı?

100 adam daha boşa kürek çekmeye yollamayacağım.

Üzgünüm.

-Manzana elma. -"Manzana elma".

-Verde yeşil. -"Verde yeşil".

-Castillo kale. -"Castillo kale".

-Y reina kraliçe. -"Y reina kraliçe".

Novak, konsolosluktan aradı.

Honduran polisi, Maria'nın annesi Beatrice ile konuştu.

-Ama o ölüydü. -Hayır, ölü olan kızıymış.

Maria mı? Nasıl ya?

Las Vegas'taki babasının yanına giderken ABD sınırını geçmeye çalışmış.

Honduran polisi anneden resimlerini alıyor.

Liv'e söyle.

Daha iyi mi yoksa kötü mü oldu bilmiyorum.

Kaptan Cragen'i arıyorum.

Buldunuz.

Özel ajan Rachel Sorannis, FBI. Telefon sorununuz varmış.

Bu taraftan.

Maria Recinos ölmüş mü?

Kuzeni onu Las Vegas'taki babasına götürürken

sınır polisi tarafından basılınca onu çölde kaybetmiş.

Ceset bulmuşlar mı?

Hayır.

Duruma elverişli.

Ya bu kuzen hainse?

Ve kızı çölde kaybetmek yerine

bir pedofiliye sattıysa?

-Pek akla yatkın değil Liv. -Öyle mi?

Kız, babası olduğunu söyleyen biriyle yaşıyor

ve adamın soyadını bile bilmiyor.

Maria Recinos ölüyse, telefondaki kim?

Bilmiyorum.

Honduran polisi, Maria'nın fotoğraflarını yollayacak.

Olivia, durabilir miyim?

Olivia, neredesin?

Buradayım.

Maria, sana şey var söyleyeceğim.

Annen yaşıyor.

Tegus polisi az önce onunla konuştu.

Ama Richard dedi ki...

Richard yalan söylüyor. Annen yaşıyor.

Maria, sana bir soru soracağım.

Çöldeyken ne oldu?

Kuzenin seni kayıp mı etti?

Hayır, beni tellerden geçirip

beni babama götürecek bir adama verdi.

Ama adam beni Richard'a getirdi.

Olivia, telefon bir şey diyor.

Düşük pil.

Fikriniz var mı?

Evet sanırım.

Tahminimize göre her arama yapıldığında bir cihaz

telefon sinyalini farklı baz istasyonuna yöneltiyor.

Maria'nın doğru söylediğini farz edelim.

O ve telefon bir yerde.

Telefon sinyalini en yakın istasyonlar almalı.

İstasyondan geriye giderseniz

yaklaşık bir konum alınabilir.

Ama Maria haritada her yere zıplıyor.

Harlem, Hollanda tüneli, Queens.

Bu nasıl yapılır?

Cep telefonu şirketi santraline korsan olarak girip virüs programlayarak.

Bu telefon ne zaman arama yapsa

virüs numarayı tanıyor

ve sinyali rastgele istasyonlara yöneltiyor.

Bunu nasıl düzeltiriz?

Cep telefonu şirketinin Manhattan'da en az 10 santrali var.

Her birinde virüs taraması yaptım ve bunu indirdim.

Her türlü anormal programı bulup kaldırabileceğim.

-Ne kadar sürer? -Telefon şirketi tam yetki verdi.

Ne kadar sürer?

Kaptan.

Fotoğraf geldi.

İşte Maria Recinos.

Hondura polisi az önce yolladı.

Dokuzuncu yaş gününde çekilmiş.

Fotoğrafı basına vereyim.

Bir dakika.

Önce Olivia'ya göster. Başka bir oyun olmasın.

Kuzenlerim vardı ama kardeşim yoktu.

Senin çocuğun var mı Olivia?

Hayır.

Çocuk sevmez misin?

Severim. Çocuğum olmasını çok isterim.

Onu uzaklara yollamazsın, değil mi?

Annemin beni yolladığı gibi.

Annesi Maria Recinos'un resmini yolladı. Dokuzuncu yaş gününde. Emin olmalıyız.

Özellikle de kedimi.

Adı Chimichanga.

Hani şu yemek olan.

Maria.

Son doğum gününü hatırlıyor musun?

Evet.

Ne giydiğini hatırlıyor musun?

Sarı kurdeleli pembe bir elbise.

Annem, büyük gelse de altın bileziklerini takmama izin vermişti.

İlk seferde mumları söndürdüm.

Onu daha önce gördüm.

Mobile geçiyorum.

Olivia, neler oluyor?

Seni bulmamıza yardım edecek bir şey arıyorum. Bekle.

Ne arıyorsun? Anlamadım.

Tatlım beklemen gerek, tamam mı?

Ne oldu Liv?

Montreal, tüm birimlere bir kızın fotoğrafını postaladı.

Bende vardı.

Olivia, çok yoruldum. Konuşmayı kesebilir miyiz?

Hayır bebeğim. Beklemen gerek. Bir saniye.

Bir şarkı söylesene.

Dosya odasına bakalım.

İyi.

Şarkı söyle tatlım. Favori şarkın ne?

Bilmiyorum.

Favori şarkını biliyorsun.

Hadi söyle bana.

Şarjı ne zaman bitecek Tanrı bilir.

Ne arıyorsunuz?

Bir kızın fotoğraflarını.

Montreal birimleri onun onlarca porno resmini görüp

kimliğini belirleyememişti.

BİLDİRİM

Buldum.

İşte bu.

Bu o.

Duvarda bir bahçe resmi var demişti.

İkna oldun mu?

Bu adam gördükleri en kötü çocuk pornocusu

ve hakkında hiçbir şey bilmiyorlar.

Bu, telefondaki zil ve ıslık seslerini açıklıyor.

Çocuk pornosu işinin takibe alınmasını istemiyor.

Montreal'i ara, haber ver. Olivia, adamın eşkalini al.

Deniyorum. Kız çok yoruldu.

Lütfen bir iz bulduğunu söyle.

Aramaları nasıl yönlendirdiğini bulduk ama nereden yaptığını değil.

Düşük pil diyor.

Yakında orada olacağız bebeğim. Söz.

Tatlım duvardaki resmi tarif eder misin?

Çiçek ve ağaçlar olan bir bahçe.

Bir de beyaz çitler var.

Richard fotoğraflarını burada mı çekiyor?

Her şeyi burada yapıyor.

Bana Richard'ı tarif et Maria.

Gözleri ve saçları ne renk?

Saçı kahverengi.

Gözlerini hatırlamıyorum.

Farklı bir özelliği var mı?

Gözlük ya da bıyığı var mı?

-Yarası var mı? -Gümüş gözlüğü var.

Kötü şeyler yaparken gözlüğünü çıkarıyor,

katlayıp mavi bir kılıfa koyuyor.

Olivia, uykum geldi.

Artık durabilir miyiz?

Biliyorum çok yorgunsun tatlım.

Ama benimle konuşmaya devam etmelisin. Yaklaşıyoruz, tamam mı?

Hep böyle diyorsun ama gelmiyorsun.

Yakında döner.

Merdivenleri çıkarken duyarım.

Merdivenler mi?

Beni görmeye geliyor.

Bazen sadece onun ayak sesleri.

Bazen başkalarının da.

O günlerde ölmek istiyorum.

Merdiven var. Pencere yok.

Bodrum olabilir.

Eşkalini Montreal polisine verin. Eşleşme var mı bakılsın.

-Elektronik manyağı olduğunu da söyle. -Kahretsin!

Bir şey var mı?

12 santralin sekizi tarandı. Şimdilik yok.

-Bu konuda yanılıyorsan? -Sorma.

SAAT 19.52

SAAT 19.53

Olivia, artık gidebilir miyim?

Hayır bebeğim benimle kalmalısın.

Ama seninle değilim.

Telefonda olduğun sürece benimlesin. Tamam mı?

Seni bırakmıyorum.

Sorun değil.

Beni bırakabilirsin.

Ne demek istiyorsun Maria?

Midem artık acımıyor.

Uyuyabilirim.

Hayır tatlım uyuyamazsın.

Uyanık kalman gerek.

Telefonumun da uykusu geldi.

Uyuyacağım.

Maria dinle, şimdi uyuyamazsın. Tamam mı?

Konuş benimle. Şarkı söylesene?

Bana bir şakı söyle olur mu?

Maria, dinle, hazır mısın?

Pollito civciv, gallina tavuk, hadi.

Maria, lütfen konuş benimle.

Benimle konuşman gerek.

Bebeğim lütfen beni bırakma.

Pili şarj et diyor.

Telefonum bitiyor.

Hoşça kal Olivia.

Hayır canım, beni dinle.

-Pil bitiyor. -Biliyoruz.

Hadi Maria.

Cena, yemek, cuchara, kaşık. Hadi bebeğim konuş benimle.

Güzel. Böyle devam et tamam mı?

VİRÜS BULUNDU

Bir şey buldum!

Maria, seni hâlâ duyamıyorum.

Uyanık kalmalısın tatlım.

Beni 118'e bağla.

Hadi Maria, seni duyamıyorum.

Virüs 118'de sizin santralde.

Korsan ODBC sürücünüzden girmiş.

Virüs taraması yapın.

-Şimdi ne olacak? -Virüsü sileceğiz.

Maria tekrar arasın.

Gerçek izi bulacağız.

Maria, seni hâlâ duyamıyorum.

Uyanık kalman gerek bebeğim.

Yapamam.

Yapabilirsin Maria. Biliyorum.

Konuş benimle canım. Şarkı söyle.

Virüs silindi.

Buldular Liv.

Kapatıp tekrar arasın.

Maria.

Arkadaşlarım telefonu onardı.

Şimdi tek yapman gereken 911'i aramak.

O zaman yerini bulacağız.

Lütfen Maria, son kez ara.

Hadi tatlım. Kapat ve 911'i ara. Önceden yaptığın gibi.

Yapabileceğini biliyorum.

Maria, uyan. Maria!

Maria?

Kimsin?

Polisim. Yerini biliyoruz.

Hayır, bilmiyorsunuz.

Hayır.

Hayır!

SAAT 20.18

Maria için kayıp alarmı çıkarıldı.

Montreal başka fotoğraflar yolladı.

Munch inceleyip konum ipuçları arıyor.

Fin ve Sorranis, telefon şirketi santralinde.

Hakim de şirket çalışan evraklarını cinsel suçlularla

karşılaştırmak için izleme izni verdi.

Adamı bulacağız.

Hiçbir kaydı olmayacak.

Kimsenin aramayacağı bir kızı aldı.

Kimsenin bulamayacağı bir yerde tuttu.

Telefon şirketinden bulacağız.

Korsan olarak girdiyse bir iz bırakmıştır.

Onu yakalasak bile...

...cesetten kurtulmak için bol vakti oldu.

Randevun varmış.

Evet.

Tiyatro biletim bile vardı.

Hangi oyun?

Spamalot.

Komikmiş diye duydum.

Dedektif Tutuola.

Gelip ruhunu çocuk pornosuyla kirletsene.

Telefon şirketinde bir şey çıktı mı?

Hayır. Burada bir şey var mı?

Henüz yok.

Şu yatağın yanındakine bak.

Ne? Bardak mı?

Üstündeki logo.

Doldur, doldur, Fel...

-Felipe. -Felipe burger.

Bardağı okudu.

O yüzden Richard ona oradan yemek getirdi sandı.

Orası yandı. Oraya gitmemizi ister misin?

Felipe'nin karşısında bir elektronikçi var.

Adamımız iletişim manyağı.

Burası epeydir kapalı Liv.

ADIYLA SOR

Arama izni alalım mı?

Hangi gerekçeyle?

Polis! Arabayı durdur!

Hey!

Hey! Neler oluyor?

Polis işi.

Anlamıyorum. Ne yapmışım?

Boş.

Şuna bak, Richard Dwyer.

Burada ne yapıyorsun Richard?

Soda almak için durdum.

Long island'da yaşıyorsun.

O kadar yolu soda için mi geldin?

Buradan geçiyordum. Ne arıyorsunuz?

Burada bir şey yok.

O mağaza ne işin var?

-Niye bilmek istiyorsunuz? -Niye cevap vermiyorsun?

Belki anahtarları kapıyı açar.

Hey! Bunu yapamazsınız!

Burada dursun. Feneri ver.

Maria...

Maria?

SADECE PERSONEL

Merdivenler.

Amonyak.

Temizlik yapmış.

Maria?

Maria!

Maria...

Onu almış.

Ama sadece bir saat önce aldı.

Hâlâ yaşıyor olabilir.

Onu buraya getir.

Bu Maria Recinos.

Bugün onunla senin telefonundan iki saatten fazla konuştum.

Bu imkânsız. Telefonum hep yanımdaydı.

Seni tarif etti.

Ona bu odada tüm yaptıklarını anlattı.

Hepsi burada çekilmiş yüzlerce fotoğraf var.

Neden söz ettiğinizi anlamıyorum.

Ben tüccarım. Long island'da yaşıyorum.

Dükkânın anahtarı niye sende?

Babama ait.

Buraya çok az geliyorum. Satmaya çalışıyorum.

Satarsan çocuk pornonu nerede yapacaksın?

Asla öyle bir şey yapmam.

Yemin ederim, buraya yıllardır gelmedim.

Belki babamın çalışanlarından biri anahtar yaptırmıştır.

-İsim verebilirim. -Bu gece niye buradasın?

Merkezde iş toplantım vardı.

Her şey yolunda mı, bakayım dedim.

Kızın yerini biliyorsun.

Kız ölürse

hayatının geri kalanını cehenneme çeviririm.

Bana böyle yapamazsın.

Avukatımı istiyorum.

Avukatımı istiyorum.

Fin!

Tutuklu değilsem gideyim.

-İş toplantım vardı, dedin. -Doğru.

Öyleyse ayakkabın niye çamurlu?

Bırak beni!

Bunu yapamazsınız!

Laboratuvar gelir gelmez

onu nereye gömdüğünü bulacak.

Son şansın Richard.

Kız nerede?

Liv, şuna bak. Yanık ahşap.

Felipe burger yanmıştı. Kömür parçaları vardı.

Kız boş arazide.

Ayrılın.

Eşilmiş ya da koyu renk ayak izi arıyoruz. Haydi.

Bir şey buldum!

Burası eşilmiş.

Ayak izi.

Kazmamız gerek. Alet getirin!

Ahşap, çit parçası bulun. Her şey olur!

Bekle!

Kaz!

Bu da ne?

-Kloroform kokuyor. -Tanrım.

Kaldırmama yardım et.

Hadi.

Nefes almıyor.

Tamam.

Benimle kal. Hadi Maria.

Hadi kızım. Evet.

Evet tatlım sorun yok.

Sorun yok.

Güzelim. Sorun yok.

Sorun yok Maria.

Sorun yok.

Olivia.

BU ÖYKÜ KURGUDUR. GERÇEK KİŞ İVE OLAYLARLA BİR İLGİSİ YOKTUR.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.