All language subtitles for Law & Order Special Victims Unit S07E01 Demons 1080p AMZN WEB-DL DDP 5 1 H 264-CHDWEB (1)_track17_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil) Download
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Ceza adalet sisteminde,

cinsel suçlar bilhassa menfur olarak görülür.

New York City'de,

kendilerini bu korkunç soruşturmaya adayan dedektifler

Özel Kurbanlar Birimi adlı seçkin bir ekibin üyeleridir.

İzleyecekleriniz, onların öyküleridir.

Kapıyı açın!

ELMIRA ISLAHEVİ

Seni bıraktılar ha.

21 yıl, beş ay ve üç gün.

Kimin umurunda ki?

Geldiğin için sağ ol.

Yüzündeki şu sırıtıştan kurtul lan puşt.

Benden hâlâ nefret ediyorsun.

Nefret beslemek harbiden sağlıklı değil.

Tahliye kurulunu kandırmış olabilirsin ama beni kandıramazsın.

Boş vermelisin.

Mümkün değil.

Tekrar yaptığında bekliyor olacağım.

İstediğin kadar peşime düş ama sıkılacaksın.

Ben ıslah edildim.

Hep bir tecavüzcü olacaksın Schenkel!

Buraya kadar o zaman.

Görüşürüz, Dorsey.

Ona emin ol!

Burası boş mu?

EYALETLERARASI OTOBÜS HATTI

Ne olduğunu anlat.

Hafta sonunu teyzemle Pittsburgh'de geçirdim.

Dönmek için otobüse bindim ve metroya yürüyordum.

Ve o beni yakaladı.

-Ve bana tecavüz etti. -Derin nefes al canım, geçti.

Hastaneye götürmeliyiz.

Onunla gidip ifadesini orada alayım.

Evde tekrar görüşürüz.

Dedektif!

William Dorsey, 67 ekibinden emekliyim.

Elliot Stabler, Özel Kurbanlar.

-Bir şey mi gördünüz? -Tarayıcımdan çağrıyı duydum.

Hemen geldim. Yardım için.

Bakın, bunu takdir ediyorum

ama her şey kontrol altında. Sağ olun.

Stabler!

Bana zaman ayır, sana suçluyu vereyim.

POLİS ŞERİDİ

NEW YORK POLİSİ

DOĞUYAKASI TECAVÜZCÜSÜ YAKALANDI

KANUN VE DÜZEN

ÖZEL KURBANLAR BİRİMİ

'84 yazı.

Ray Schenkel ve kuzeni Carl isimli koca aptal

sekiz genç kıza tecavüz etti.

On ayımı aldı ama onu yakaladım.

Bu kupürü sakladın ha?

Haklandı

Tekrar yapacağını biliyordum.

Unutmak istemedim.

Sen anlarsın.

Ve şimdi o dışarıda.

Elmira'dan bugün çıkarıldı. Otobüsle döndü.

Sekiz tecavüze neden sadece 20 yıl yedi?

Sadece birinde Grey'i enseledik.

Kuzeni Carl'ın diğerlerini tek başına yaptığını iddia etti.

Ve Carl da Ray'i suçladı.

Ray emirleri vermiş, kurbanları seçmiş, Carl da onu izlemiş.

Port Authority'den çıktım, o da 42. Sokak'tan aşağı yürüyordu.

Arkamdan geldi, beni ara sokağa doğru itti.

Yüzünü gördün mü?

Hayır.

Tişörtümü kavradı ve kafamın üstünden onu çıkardı.

Kollarımı hareket ettiremedim.

Nefes alamadım.

Carl güçlüydü.

Kıza arkadan aniden saldırmış, ve kafasına yastık kılıfı geçirmiş.

Kızı eski kamyonetlerine atmış

ve Ray sonra kızın tadına bakmasına izin vermiş.

Sonra Ray kıza arkada tecavüz ederken Carl araçla etrafta dolaşıyor.

Bir kızı en fazla 16 saat ellerinde tutmuşlar.

Bir dakika üzerimdeydi,

pantolonumu indirdi ve sonra gitmişti.

Bir şey söyledi mi?

Onları dizleri üstüne çöktürür, son dualarını ettirir,

horozu kaldırır, tetiği çeker.

Tabanca boştur.

Sonra tekrar tecavüz eder.

Suçlunuz Ray.

DNA'sını bırakmamış olabilir

ama Ray bugün o kıza tecavüz etti

ve bunu tekrar yapacak.

Ta ki siz onu tekrar içeri atana kadar.

Ya da mezara girene kadar.

Yaşlı adam, kafayı Ray'e takmış.

Bilmiyorum. O zamanla bu zaman arasında birçok fark var.

Ve Ray bir ortakla çalışmış, sadece gece saldırmış

ve tecavüz aracını kullanmış.

Saldırılar aynı. Yastık kılıfı yerine tişört var.

Ve Kelly Browning saldırıya uğradığında Ray Port Authority'deydi.

Onunla konuşmalıyız.

Eski dosyalara baksın diye Elliot'ı polis merkezine yolluyorum.

Sen ve Olivia, Ray'i alın.

İnfaz kurumu onu bir rehabilitasyon merkezine bırakmış.

REHABİLİTASYON MERKEZİ

PAZARTESİ, 12 EYLÜL

Ray Schenkel!

Posta arabası?

Hapishane arabası.

Her neyse, ben yapmadım. Kasabaya daha bu sabah döndüm.

Duyduk.

Otobüsten indiğinden beri neredeydin?

Times'da yürüyüşe çıktım.

Striptizci ya da orospu mu bakıyordun?

Deuce'i görmek istedim.

Orayı inanılmaz düzeltmişler.

Peki sonra nereye gittin?

Doğruca 6. Sokak'a gittim.

Bryant Park'a göz attım.

Sonra burada biraz saptım, Flatiron Binası'na selam verdim.

Kimseyle konuştun mu?

Ve ne konuştun?

Hapisten şimdi çıktım, tanıştığıma memnun oldum?

İşte bir mağazaya gitmek,

kendine bir kahve almak gibi şeyler?

8. Sokak'taki Gray's Papaya'ya gittim.

75 sente bir sosisli aldım.

Hâlâ kasabanın en ucuzu.

Ayrıca şehirdeki en kalabalık yerlerden.

Seni hatırlamazlar.

Bir şahit gerekeceğini bilmiyordum.

Bir kız tecavüze uğradı ve ben radarda mıyım?

Tecavüzden bahseden oldu mu?

Mahkum olmuş bir seks suçlusuyum.

Olağan şüpheliler alınır, değil mi?

Yaptığım şey için hiç bahane üretmiyorum.

Ama suçlarımla yüzleşecek vaktim oldu

ve daha iyi biri oldum.

Ya da hastalıklı fantezilerinin iltihaplanması için çok zamanın oldu.

20 yıl önce olduğun adam mısın?

Bu benimle ilgili değil.

Hayır, Dedektif Dorsey'le ilgili.

O size geldi.

Değiştiğime inanmıyor ve sizler de öyle.

Hangi aptal hapisten çıkar çıkmaz birine tecavüz eder?

Sen, Ray.

Seks suçluları için tedavi yoktur.

Evet, var.

Bir kodeste 21 yıl geçiriyorsun.

Ne zaman yiyeceksin, uyuyacaksın, işeyeceksin,

onlar söylüyorlar.

Özgürlük kıymetli şey. Onu tekrar kaybetmeyi riske atamam.

Ray Schenkel, masumu oynamakta iyi.

Masum olmadığını bilemeyiz.

Bu tipler değişmezler.

Tecavüzcü her zaman tecavüzcüdür.

İstatistikler, yarısının tekrar tecavüz ettiğini söylüyor.

Ray değişmiş olabilir. Onu linç etmeden önce,

sağlam kanıt istiyorum.

Anlaşıldı.

Arşivlerden dosyaları çıkarırken elbiselerimi berbat ettim.

Şuna bir bak.

Uzun, koyu kahverengi saç. Utangaç gülümseme.

Sana Kelly Browning'i anımsatmadıklarını söyle bana.

Tek bir yere odaklanamayız.

Muhtemel her şüpheliye bakmalıyız.

Munch'ı alıp Port Authority'yi araştırın.

Bırak Ray'i birkaç gün izleyeyim.

Seni Ray Schenkel konusunda Dedektif Dorsey öfkelendirdi.

Hatalı olabileceğini düşündün mü?

Ama o haklıysa, tahliye kurumu Ray'i sıkı denetime almalı.

Craig Lennon seks suçluları tahliyesine bakıyor.

Sağlam adam. Bırak onunla bir konuşayım.

Peki.

Ama davaya dönünce.

Ray Schenkel'ı izlemek tahliye kurumunun işi, bizim değil.

Kıyafetini de değiştir.

TAHLİYE DAİRESİ

12 EYLÜL, PAZARTESİ

Tahliye Memuru Lennon için geldim.

Otur ve çağrılana kadar bekle.

Bu senin mi?

-Buyur al. -Teşekkürler.

Vay! Bunu gördün mü?

Evet.

Tahliye memurun kim?

Tahliye memurun kim?

Lennon.

Benimki de o.

Bu benim ilk bildirimim.

Güzel.

Nasıl davranmam lazım?

Sadece düzgün davran, vaktini çalma,

bir sıkıntın olmaz.

Neredeydin?

Elmira.

Sen?

Attica.

-Elliot? -Randevuma geciktiğimi biliyorum.

Üzgünüm, tamam mı?

Özür dilerim.

Aynen, ha şunu bileydin McEvoy.

O üzgün götünü kaldır da gel buraya.

İyi şanslar.

McEvoy? Bunu nereden buldun?

Neyim ben, zihin okuyucu mu?

"Seni tanımıyorum" rutininin nesi var?

Bu Schenkel.

Gözümüz onun üzerinde.

Ve?

Benim de şartlı tahliye edildiğimi sanıyor

Numara yapmadığından emin misin?

Beni ekipte görmedi, yani...

Onun için planın ne?

Yoğun denetim.

Erken sokağa çıkma yasağı, rastgele aramalar.

Çocuklarla iletişim kurmamak.

Araba edinmemek. Bu kadar mı?

İş bulması, tedaviye gitmesi gerek.

Ne tür bir tedavi?

Bir odada sekiz sapık, içlerini terapiste döküyorlar.

Üst katta toplanıyorlar.

Altı tecavüz suçlamasından mahkum edildim.

Net ol, Pete.

Bir kadını cinsel münasebete zorladım.

Barda tanıştık, sarhoştum.

Bahane değil.

-Sarhoş ya da ayık. -Biliyorum.

Bu benim sorumluluğum.

Pekâlâ. Leo?

Üç kadına cinsel istismarda bulundum.

Üçü de benim hastamdı. Onların dişçisiydim.

Ve şimdi de yeni üyelerimiz.

Ray Schenkel. Genç bir kızı alıkoyup tecavüz ettim.

Ve sen?

Elliot McEvoy.

Bana Mack deyin.

Tecavüz iki. Yasaya göre. Üvey kızıma.

Ne bok yiyorsun sen?

Boşluğu gördüm, harekete geçtim.

İzin almadan.

Tahliyeden Craig Lennon ne yaptığımı biliyor.

Beni gruba o koydu.

Ona çalışmıyorsun sen.

Birkaç seks suçlusuyla oturup

dürtüleri hakkında konuşacağım.

Bir terapi grubu.

Oradaki herkesin mahremiyetini ihlal ediyorsun.

Mahremiyet yok ki!

Terapist her şeyi kurula raporluyor.

Onlar bunu biliyor.

Yapma Elliot bundan bahsetmiyorum.

Benimle konuşmasını sağlayacağım.

Ray'in önceden ortağı vardı. Şimdi de birine ihtiyacı var.

Ben oyum.

Söz veriyorum tekrar saldırmadan onu durduracağım.

Onu nasıl durduracaksın?

Bugün Tahliye'ye girerken polis girişini kullandın.

Sivilken, metal dedektöründen geçeceksin,

aynı suçlu gibi. Silahsız, korumasız.

Orospu çocuğu.

Hey, Mack.

Ritz'de bana mı katılıyorsun?

Kız kardeşimin yerinde takılıyordum,

yan komşu banka hırsızlığından hapis yatmadığımı öğrenene kadar.

Öz kız kardeşin evden mi attı?

Komşu demiş ki,

"O gitmezse evini yakıp kül edeceğim."

Ee ne yapacaksın?

İncil, komşunu sev diyor ha?

Cincinnati halkı hâlâ seviyor.

Topluluk bir araya gelip bizim gibi bir adam gitsin diye

20 bin ödemiş.

İçmeye ne dersin?

İçemem.

Ayık kalmak şartlı tahliye koşullarımdan biri.

Ah, iyiymiş.

Ayrıca, biliyorsun, grup dışında sosyalleşmemeliyiz.

Ah, harbiden mi?

Tahliye ne diye bizi aynı ortama koyuyor?

Bizi izlemekten daha ucuz sanırım.

Ucuz, evet.

İyi geceler.

Olur.

Ray Schnekel, Elliot'la yakınlaşmaya pek ilgi göstermiyor.

Belki suçlu o değildir.

Ya da yeni bir ortak istemiyor.

Kuzen Carl onu ele vermişti. Yalnız çalışmak daha güvenli.

Sanmıyorum.

Tecavüzcüler takım olurlar çünkü birbirlerini yüreklendirirler.

Ray'in seyirciye ihtiyacı var.

Peki neden tek başına yapıyor?

Eğer tecavüzcü Ray'se, ilk tecavüzü

cinsel dışavurum eylemiydi.

Hapiste 20 yıldan sonra, bu güçlü bir dürtü.

Otobüsten inip gördüğü ilk kıza atladı.

Er ya da geç, Ray eski şablonuna dönecek.

Değişmek için cinselliğiyle fazla kaynaşmış.

Ray ne zaman yeni ortak seçecek?

İhtiyaç duyduğu birini bulduğu zaman.

Elliot'ın mevcut olması yeterli değil.

Kendisini Ray için cazip kılması lazım.

Ray, itaatkâr bir ortak arayacak.

Risk alacak birini.

Atılgan ama otoritesine tehdit oluşturmayacak.

Doğru kişi olduğunu gösterme

fırsatını Elliot'a vermemiz lazım.

Yapma Lennon, senin emirlerine uyuyorum.

İstediğin her şeyi yapıyorum.

Bu dedektiflerin beni rahatsız etmesine neden izin veriyorsun?

Bir şikayetin mi var? Yazılı şikayette bulun.

Hey, biraz daha yavaş olabilir misin?

Bak bu saçmalık! Seni zibidi.

Boş ver Mack. Sadece bir radyo.

Radyoların vatandaşlık hakkı yok.

Şartlı tahliye olanların da mı hakları yok?

Sorun mu arıyorsun?

Sorun sensin zibidi.

Odana dön, McEvoy.

Hemen.

Geri bas.

Hey, ne diyorsa yap Mack. O buna değmez.

Peki geri hapse o zaman. Hadi!

-Hadi! -Hayır.

-Bu polis şiddetidir. -Kes lan sesini!

Bırakın beni!

Burada şahitler var!

Kimse bir şey görmedi.

Evet, senden korkum yok.

-Al beni içeri. -Kes sesini!

Huang seninle konuşmak istiyor.

Çekilmek istiyorum. Çekilmeyi isteyeceğim.

Eğer seni görmek istersem, sorarım.

Sana bilgi vermem lazım.

Bir bilgilendirmeye ihtiyaç duyarsam bunu isterim.

Elliot, sen iyi misin?

Bana ne söylemek istiyorsun?

Tedavi grubu bu gece toplanıyor.

Tamam, tecavüzcüler nasıl davranır biliyorum, sağ ol.

Sorgularlar ama birbirlerini değil.

Onlar avcı. İnsanları nasıl okuyacaklarını biliyorlar.

Onları asla aldatamayacaksın. Ya da terapisti.

O terapist mi? Dur sana ondan bahsedeyim.

Terapisti parmaklarında oynatıyor.

O tam bir aptal.

Eh, o aptala danıştım

ve bu geceki oturumdan önce bir tanı testi uygulayacak.

Onu nasıl geçeceğini biliyor musun?

Ne tür bir test?

Bir cinsel ilgi değerlendirmesi.

Çük metre.

Benzer ama penis kelepçeleme yok.

Bazı kadın, erkek, küçük çocuk, ergen

fotoğrafları gösterecek sana.

Davetkâr ama açık seçik değil.

Bu kadar mı? Tamam, genç kızları seçerim.

Bu test komik resmen.

Bu adamların yalan söylemeyeceğini mi sanıyorsun?

Test, nümerik cevapları yok sayıyor.

Her fotoğrafa ne süre baktığının süresini tutuyor.

Peki bana ne soracaklar?

Tanya'yı asla seks objesi olarak görmedim.

O daima sevgilimin kızıydı.

Ve sonra işte bir gün vardı.

Rene, Tanya'nın sutyen giymeye nasıl

başladığından bahsediyordu, bilirsiniz işte,

şöyle bir inceledim ve aniden

bilirsiniz işte

Tepki vermeye başladım.

Erekte oldun.

Evet ama bunu istemedim.

Bilirsiniz, oluverdi. Çocukmuşum falan gibi yani.

Cinsel güdüne göre davrandın.

13'üne gelene kadar yapmadım.

Bilirsiniz, ve...

İnterneti kullanmaya başladı.

Ve, şey...

Ona e-postalar yolladım

ve benimle flört etti.

Erkekler ve seksle ilgili tüm o mevzular.

Bunu yapmamı istiyor gibiydi.

Bu bir bahane.

O bir çocuk. Sen onunla seks yaptın.

Bu yanlış.

Bilmiyor muyum sence? Bu yüzden hapse girdim.

Hapse girdin çünkü yakalandın.

Tutuklandığından beri,

üvey kızın hakkında düşünüyor muydun?

Sadece onu öptüğümü ve dokunduğumu hatırlıyorum.

Bu anılardan kurtulamıyorum.

Tekrar yaparsam diye

korkuyorum.

Bu sana nasıl hissettiriyor?

Kendimden tiksiniyorum.

Tüm bu nefretle ne yapıyorsun?

Öfkeleniyorum ve birini incitmek istiyorum.

Sinirini kontrol etmeyi öğrenemezsen eğer,

her şeyini kaybedersin.

Uzun bir oturum oldu.

Gelecek sefer dürtülerimizi kontrol için bazı yöntemler öğreneceğiz.

Dürtü dedik, hamburger ve patates için birini öldürebilirim.

-Sen aç mısın? -Cidden akıllanman lazım.

Kuralı unutma, takılmamamız gerekiyor.

İyi.

Sanırım gezinti de istemiyorsun.

Ne, araban mı var?

Çalıştığım tamirhaneden ödünç bir araba.

Ne diyeceğim. Ablamın evinden eşya almam lazım.

Yapacak bir şey yok.

Seninki gibi bir sabıkayla nasıl iş buldun?

Kız kardeşim, kocasının işine aldırdı.

O istemedi ama işte,

ondan iyi şanzıman tamir ederim.

Lennon araba almama izin vermez.

Ballbuster da bilgisayar kullanmama.

En azından araba sürebiliyorum.

Sana diyeyim, birkaç maaş çeki sonra gerçi,

kendime araba alıyorum.

Öyle mi? Gözüne bir şey kestirdin mi?

Boktan bir dört kapılı.

Panelvan.

Camaro.

Ne kadara?

800-900 dolar.

Sana ödünç verebilirim.

Bir amcam öldü, bana biraz para kaldı.

Ve sana geri ödeyeceğime öylece güveneceksin ha?

Bana kazık atacak halin yok. Nerede yaşadığını biliyorum.

Minibüsü al. Onunla iyi vakit geçirebiliriz.

İbne değilsin, değil mi?

Yok.

Kız kaldırmak için kullanırız diye düşündüm.

Var mısın?

Varım.

Minibüs ne iş?

Parayı Ray verdi.

Bu Ray'in tahliyesini bozmak için yeterli, onu hapse geri yollayın.

1.5 yıllığına mı?

Ne? Karavanı ona mı vereceksin?

Anahtarları vermeyeceğim. Ben...

ona bir fırsat veriyorum.

Ray'i tecavüze teşebbüsle suçlayacak kadar ilerletirsin.

Kızın travmasından biz sorumlu oluruz.

Kadın bir gizli çalışanı yem olarak kullanabiliriz.

Ray gençleri seviyor.

Ergen gibi duracak bir polis bulmalıyız sadece.

Tamamdır.

Ama tedbir istiyorum. Minibüsü tam teşkilatlı yapacaksın.

İyi duruyor!

Bok gibi duruyor.

Kimse ona ikinci defa bakmayacak.

Sahte plaka. Ray kontrol ettirirse,

Hunt's Point'teki bir tamirhaneye kayıtlı.

Sahte adına kayıtlı ehliyet ruhsatlar.

Bir bak.

Av köpeği?

GPS aktarıcı.

Minibüsün lokasyonunu ekibin bilgisayarlarına

ya da el bilgisayarına bildirecek.

Üç tane fiber optik kamera.

Şurada, şurada ve şurada.

Mikrofonlu.

-Gerçek zamanlı mı? -Değil.

Ama dijital kasete kaydediyor.

Dahası da var.

Ryan'ı sigorta poliçesi için ayarladım.

Klima açık, ses önayarı beş,

sola dönüş sinyali.

Gizli bölmeyi kontrol et.

Onu kaldır.

Korumasız gezemezsin.

Ray bunu anlayacak.

Gezintiye ne dersin?

Hadi onu alıştıralım.

Nereye?

Batıya git, genç adam.

Hareket halindeler.

-Houston'da doğuya gidiyorlar. -Anlaşıldı.

Önlerine geçip yemi bırakacağım.

Rockaways'e gidebiliriz ya da Jones Beach'e.

Uzaklaşma belki Coney Island'a koyuluruz. Boardwalk'a göz atarız.

Kıza bak.

Seksi.

Tilki kümeste.

Kızı fark etti.

Görsel temas sürüyor.

Anlaşıldı.

Hızlan.

-Niçin? -Yap sadece.

Şuradaki köşede kenara çek.

Houston ve Orchard'da duruyorlar.

Devam edin. Ben bakıyorum.

Koca gün burada mı oturacağız?

Kes sesini.

Harekete geçiyor.

Hadi gidelim!

Nereye?

Gruba.

Hadi, geç kalmak istemiyorum. Gidelim.

Elliot'ı çıkarıyorum.

Başkomiserim, ona güvenin.

Güvendim. O yanıldı.

Ray hâlâ otobüs durağındaki kıza tecavüz etmiş olabilir.

Ve tekrar tecavüz edebilir.

Burnunun ucuna güzel bir yem sarkıttık,

ve o dönüp gitti.

Polis olduğunu anlamış olabilir.

Ya da belki artık tecavüzcü değildir.

Eğer değiştiyse, onu yemlemek

iki haftadır içmemiş birine

bir şişe viski vermek gibi.

Elliot onu yapması için teşvik etmiyor.

Başkomiserim, iyileşme seks suçluları için de, alkolikler için de aynı.

Bazı insanların değişmek için iradesi vardır, diğerlerinin yoktur.

Peki yaptığımızı doğru kılan nedir?

Eğer Ray rehabilite olduysa, ilk özür dileyen ben olacağım.

Ama eğer hâlâ tecavüzcüyse

onu durdurmalıyız.

Elliot'ı çekme.

Eski sevgilimi görmeye gittim.

Takılıyorduk.

Gülümsüyordu, omzuma değiyordu.

Onu öpmek istedim, beni itti.

Bana artık o tür duygular hissetmediğini söyledi.

Bu sana nasıl hissettirdi?

Ona vurmak istedim.

Ne yaptın peki?

Ayrıldım.

Dürtüleri kontrol ettin. Aferin, Pete.

Yorum yapmak isteyen?

Mack?

Yok, konuşma havamda değilim.

Pete'in söylediği bana umut verdi.

Buraya gelmenin beni arzularımdan alıkoymayacağını biliyorum

ama kontrol etmemi sağlıyor.

Ne zaman uygunsuz fantezileriniz olursa,

bunun zihninizden yayınlandığını

ve etraftaki herkesin sizi duyabildiğini düşünün.

McEvoy, seninle ofisimde görüşmek istiyorum.

-Ah, gitmem gerek. -Kal.

Yoksa tahliyeni ihlal edersin.

Mack, sadece öyle bulunamazsın.

Gruba katılman gerekiyor.

Daha çok konuşmalıyım. Tamam.

Anladığını sanmıyorum. Otur.

-Bak cidden buradan çıkmalıyım. -Otur oraya.

Neler oluyor?

Aklım çok dolu.

Baskı hissettiğini görebiliyorum.

Ve onunla başa çıkıyorum.

Dayanabileceğin birisi var mı?

Ailen?

Yok.

Bu savaşı yalnız veremezsin.

Bu yüzden gruptasın.

Sorunların hakkında konuşabilir ve böylece onları eyleme dökmezsin.

Eh, bilirsin, ben böyle büyümedim.

Şimdi, şartlı tahliye memurum beni buraya yolladı, işte buradayım, tamam?

Buradayım.

İdare edemeyince çoğu insandan daha fazla sinirlenirsin.

Mack,

nefret ve şehvet içimizdeki aç yaratıklardır.

Onları besledikçe daha da güçlenirler.

Değiştiremeyeceğin şeylerle mücadele etmeyi bırak.

Hey, Mack!

Hâlâ niye buradasın?

Psikolog ölene kadar tuttu.

Peki, iyi olduğundan emin olmak istedim.

-Adam sana takmış. -Evet, başa çıkabilirim.

Dışarı çıkma yasağı vakti neredeyse, farkında mısın?

Benim bahanem var

ama geç kalırsan başın belaya girer.

Ben kullanırsam girmez.

Anahtarları bana ver.

Anahtarlar!

Pekâlâ.

Orada biraz heyecanlıydın dostum.

Biraz rahatlama planı yaptım.

Emanet ne iş?

Sokağın aşağısındaki bardaki birinden aldım.

Seni beklerken biraz içtim.

Öyle mi? Yeniden başladın ha.

İkimiz için biraz eğlenme vakti geldi.

Arka tarafa bir bak.

Bir şeyler dönüyor.

Elliot rehabilitasyon evini geçti ve durmadı.

Konumu nedir?

Delancy Sokağı'nın doğusu.

Neler oluyor?

Emin değilim.

Minibüs nehre doğru yol alıyor.

Ve Williamsburg Köprüsü üzerinde.

Hadi.

Bekleyin, bekleyin, minibüs durdu.

Taşrada çok uzaktayız. Yaptıkları araba gezintisi değil.

Burası da neresi?

Amcamın öldüğünü söylemiştim ya?

Bura onun fabrikası.

Makine parçaları yapıyordu.

Bana bir yardım et.

Hemen geliyorum.

Bu benim oyunum.

Sana söyleneni yap, anladın mı?

Evet.

Ne yaptın, buraya girmek için kilidi mi patlattın?

Evlat, dahi misin?

Kızı getir buraya.

Şimdi ne yapıyoruz?

İlk sen yap.

Eh, yani, onu sen buldun.

İzlemek istiyorum.

Bir sonraki soldan dön.

Yaklaşık iki kilometre ilerideler.

Ee sorun nedir? Ondan hoşlanmadın mı?

Hayır, o gayet iyi.

O zaman seni tutan ne?

Ben...

Bunu başka bir adamın önünde yapamam.

Hepsi bu.

Performans endişesi.

En iyilerimize bile olur bu.

Sana biraz mahremiyet vereyim, ilk seferin olduğu için.

Teşekkürler.

Dinle.

Ben polisim.

Korktuğunu biliyorum ama beni dinlemelisin.

Sakin olman gerek.

Sakin olup beni dinlemen gerek.

Bantı ağzından çıkaracağım

ve çıkardığımda seni

incitiyorum gibi çığlık at. Tamam mı?

Hadi. Gel buraya.

Hadi. Bana bak.

Şimdi, kapı şu tarafta.

Sana koş dediğimde, koşabildiğin kadar

hızlı koşmanı istiyorum. Beni anlıyor musun?

Pekâlâ.

Tamam, hazır mısın?

İşte benim oğlum!

Koş.

Hadi.

Gel buraya!

Git!

Çok büyük bir hata yaptın.

Ben polisim.

Ben polisim.

Bitti artık, Ray.

Sırf kız gitti diye bitti mi sanıyorsun?

Bitmedi.

Sen ve ben, daha yeni başlıyoruz. Minibüse doğru yürü.

Her yerde destek ekibim var Ray.

Öyle mi? Bizi nasıl buldular?

50 polise karşı tek silah, kötü ihtimaller.

Şansımı deneyeceğim.

Siz polisler çok öngörülebilirsiniz.

Arkadaşların dışarıdaysa bile

burada sadece ikimiz varız.

Sinyali kaybettik.

Her yerde olabilir.

Kızılötesi olan bir helikopter lazım.

Menkul ÖKB'den hattaki AMT ekip 5'e.

-Devam et ÖKB. -Bize mahalde hava desteği lazım.

Anlaşıldı, hava desteği tahmini varış süresi yedi dakika.

Fin, dinle.

Yardım edin!

Lütfen biri bana yardım etsin!

Neredeler?

Bilmiyorum.

Uyan, uykucu.

Eh, hadi yap da kurtul.

Her daim şahane bir insan sarrafı olmuşumdur.

Hakkında nasıl bu kadar yanıldım

burada oturup onu düşündüm.

Belki yanılmadım.

Söylediklerinin bazıları saçmalıktı,

fakat geri kalanı

rol değildi.

Kim olduğunu görüyorum.

Sen ve ben,

aslında biz kardeşiz.

İnsanlar seks suçlularının farklı sanır.

Uzaylıymışız gibi.

Çalılıklarda dolaşan canavarlar gibi.

Ama biz de tıpkı herkes gibiyiz.

Neden her reklam panosunu genç kızların resimleri süslüyor?

Yarı çıplak, ağız açık, bacaklar aralık,

kıyafet satmak için göt satmak.

Eğer bizi azdırmazsa, bunu yapamazlar.

Diğerlerinin hayalini kurduğunu yapıyorsun.

Ama senin hayallerin daha karanlık, değil mi?

İçindeki kötülüğü gizlemeye çalış sen,

ben orada olduğunu biliyorum.

Kokusunu alabiliyorum.

Sen beni ayarttın, tuzak kurdun bana.

Arkadaşım oldun ve şimdi de beni yıkıyorsun.

Eminim kendinle çok gurur duyuyorsundur, değil mi?

Ama senin de ellerin kirli.

Bana minibüsü veren sensin.

Beni kışkırttın.

Tekrar tecavüz etmemi istedin.

Suçu bana atma.

O kızı kendin alıkoydun.

Daha iyi hissettirecekse kendine böyle söyleyebilirsin.

İkimiz de bunun yalan olduğunu biliyoruz.

Yapmamı sen istedin.

Benim kadar sen de suçlusun.

Misafirlerimiz var.

-Bu taraftan. -Arabada kal. Kapıları kilitle.

Orada silah zulaladığını biliyordum.

O minibüsün her yerine baktım.

Bunun olmasını bekliyordun, değil mi?

Tüm bu şeyi sen planladın!

Beni tutuklamak istemiyorsun.

Ölmemi istiyorsun.

Ne bekliyorsun?

Elliot!

Geliyor!

Ben iyiyim.

Onun doktora ihtiyacı var.

BU ÖYKÜ KURGUDUR. GERÇEK ŞAHIS VE OLAYLARLA BİR İLGİSİ YOKTUR.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.