Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Bizim aşkımız gerçek. Biliyorum şu an inanması zor. Ama
sözlerimi şu ellerini tutan ellerim kadar gerçek inan bana
ne olur bir anlatayım.
Beni dinleyecek.
Ben şahsen bir şey olamam. Bize yaşattıklarınızı hiçe sayıp,
aleme ihanet etmiş olamam. Halil beni bir dinlesen
anlayacaksın. Ne olur anlatmama izin ver.
Bana nasıl bir oyun oynadın? Nasıl bir tuzağın içine
düşürdün bilmiyorum. Ama çok pişman olacaksın. Eğer seninle
evlendiysem de olsa olsa intikamın bir parçasıdır. Hayır
değil. Öyle değil. Sen beni gerçekten sevdiğin için
evlendin benimle.
Bak benim de kabullenmem kolay olmadı. Ama lütfen bedenini
anlatayım. Biz çok zor yollardan geçtik ama sonunda
bir araya geldik seninle.
Olmaz. Bu olamaz yalan söylüyorsun sen. Yalan
söylüyorsun bana. Yalan söylemiyorum. Hepsi gerçek. Çok
şey yaşadık biz seninle. Çok olay oldu. Hatta sen beni
ailenle yaşadığın eve götürdün. Benim şu kalbim seni bulmadan
önce buz tutmuştu. Sen o kalbi küçücük ellerinle ısıttın. Ben
yaşamayı unutmuştum. Nefes alamıyordum. Sen yaralarımı
sardıkça ben yenmem Halil oldum. Sen söyledin bana
bunları. Hatırlamıyo musun?
Yalan söylemişim. Sen de buna inandın öyle mi? Halil, Halil
yalan değil. Yalan olsa ben senin buraya neden geldiğini
bilmem. Yaşadıklarını bilmezdim ama biliyorum işte. Izin ver
bana hissettiklerini anlatayım. Benim için kaç kere ölüm göz
aldığını anlatayım sana. Ya da istersen çıkıp gidelim buradan.
Babanın yanına hiç safratın mezarına götüreyim senin. Ya da
istersen doğup büyüdüğün eve götüreyim. Ne olur inan bana.
Yetersizsin sen ha. Yeter. Sakın bir daha babanın adını
ağzına alma.
Sakın.
Şimdi anladın mı ne kadar zengine
Bu gerçek mi acaba? Inanılmaz bir şey.
Eren. Erken döndün. Evet öyle. Toplantı iptal oldu. Ben de
erken geldim. Siz ne yaptınız? Afiyet olsun.
E endişelenme oğlum. Tülay Hanım biliyor artık. Ona da
anlattık.
Çok sevindim.
Neticede kızımın hayatı kurtuldu. Anne o ne demek öyle?
Benim zaten bir eksiğim yoktu. Eren sağ olsun bana gayet iyi
bakıyordu yani. Kötü bir şey söylemek istemedim. Selmacığım
ama bundan sonra daha parlak daha güvenli bir geleceğiniz
olacak.
Ne demek istediğiniz açıktı değil mi? Sermaye yetemediğimi
düşündüğünüzde
Ya aşk olsun, benden böyle güzel bir haberi neden
sakladınız?
Yo, yani. Öyle bir şey değil bu. Kesin bir şey olmadan
konuşmak istemedim ben o yüzden. Kesin oğlum kesin. E
madem herkes biliyor eee Endişeye gerek yok artık.
Mangal yakıp, sofra donatalım.
Bu anı unutma. Unutma. Çünkü ben asla unutmayacağım.
Günbenimiz elim, kolum bal, çaresiz bıraktıysan gün
gelecek. Ben de seni öyle çaresiz bırakacağım.
Kimse yok. Ama güven olmaz bu tekirsiz adamlara.
Çık buradan hadi. Çık git.
Ne bu nefret dolu bakışların. Ne de arkanı dönüp çekip
gitmeyi yıldıramaz beni. Ben senden vazgeçmem.
Her şeyin farkındayım.
Sırf para. Mal mülk için. Onurunu, haysiyetini
pazarlıyorsun.
Hiç tanımadığım bir adama yanaşmaya çalışıyorsun.
Kaçış.
Sen sen aklımın karışıklığını fırsata çevirmiş bir saf mısın
Zeynep Aslan'la?
Kaybettiklerinizi bu sahte evcilik oyunuyla almaya
çalışacaksın öyle mi? Unutma. Bu sahte iyilik seni sınavına
olacak. Pişman olacaksın. Bu ömür sensiz geçmez artık
Zeynep. Geçemez. Şu güzel gözlerin de başlasın istiyorum
her günüm. Yine o gözlerinde sönsün istiyorum gece.
Aşığım sana Zeynep almıyor bu kafa. Tüm dünya şahidim olsun
ki ben aşığım sana. Sen benim dizginleyemediğim asi
sevdamsın.
Benim onurumu verdiğim bir davette terasta söylemiştin
bana bunları hatırlıyor musun?
Ve sen de buna inandın. Öyle mi? Inandım elbette Ali. Çünkü
ben senin ne zaman kalbinden gelerek, ne zaman öfkenle
hırsınla konuştuğunu ayırt edebiliyorum. Ben seni
tanıyorum. Yeter artık. Zeki artık çekil. Çık. Ay lütfen.
Söyle buradan gittim.
Songül teyze. Adamım Halil'in yerini bulmuş. Eee hadi hemen
yanına git. Evet. Ben de gideyim diyorum ama neyi ne
kadar hatırlayıp hatırlamadığını öğrenmem
gerekiyor. Belki Zeynep'ten öğrenebilirim.
Alo Zeynep ııı ne durumdasınız? Sizi merak ettik. Hem Gülhan'da
durmadan Halil'i soruyor.
Halil'in hafızası yerine geldi. Eee öyle mi? Neredesiniz peki?
Eee biz de gelelim hemen. Hafızası yerine geldi ama
Yeşilpınar'a ilk geldiği haline döndü. Yakın geçmişi
hatırlamıyorum. Eee yani seni Ömer Aslanlı'nın kızı olarak mı
hatırlıyor? Evet ama şimdilik. Ben ne affedip anlatacağım onu.
Hatırlatacağım her şeyi. Tabii tabii. Halil'in bunu
hatırlaması çok önemli. Yani bu arada desteğe ihtiyacın olursa
ben de hafıza kaybı vakalarında çalışmıştım. Sağ ol ben
hallederim. Çok geçmiş olsun tekrar. Umarım Halil en kısa
zamanda kendine gelir.
Bu mükemmel bir fırsat. Mükemmel. Halil her şeyi
hatırlamadan müdahale edebilirsek Zeynep'ten kesin
boşanır. Ha Bu bir mucize. Gidip Halil'i konağa
getireceğim.
Ama intikam için geldim. Evlenmek niye? Hayri Madem
intikamın bir parçası bu evlilik. Diye yaptıkları an.
Nasıl yaptım ben bunu?
Bir gün bana ve aileme ait olan her şeyi senden geri alacağım.
Ardımda en ufak bir çakıl taşı bile bırakmadan her şeyi tek
tek geri alacağım.
Hiçbir şey alamaz seni. Sen önce benden aldığın alemi geri
ver bana. Onun hesabını ver.
Duracağız sakin ol. Sakin ol Kilim. Türlü türlü hikayelerde
seni zehirlemesine izin verme. Izin verme
Sakinleş.
Sen ne dersen ne yaparsan yap vazgeçmeyeceğim ben. Olan
biçeni anlatacağım sana. Öğreneceksin her şeyi.
Bana bak, maksadı ne bilmiyorum. Hani benden sonuç
akıl taşıma kadar alacaksın ya, onun git hesabını dışarıda bir
yerde, benden uzakta yap. Şimdi çık dışarı. Halil bir dur bir
sakin ol ne olur.
Tamam bir şeyleri hatırlıyorsun ama eksik hatırlıyorsun. Ne
olur izin ver bana açıklayayım. Ne açıklayacaksın? Ha? Ben
neyin ne olduğunu çok iyi biliyorum. Sen merak etme.
Benim seninle severek isteyerek evlenmiş olmam mümkün değil.
Ben düşmanımın kızını öyle kimselere karım diye ilan
etmem. Yanılıyorsun Ali. Ne olur izin ver yanıldığını
ispatlayayım ben sana. Sonra yine istersen giderim söz.
Bekle burada.
Bak. Bak bütün yeşil pınar biliyor bizim evli olduğumuzu.
Öyle Fırat'la eşi Zeynep Aslan'dı Fırat. Kooperatif
seçimlerinde birbirlerine rakip oldular.
Haklıymışsın. Evli olduğumuz doğruymuş. Bunu herkesin
bildiği de doğruymuş. Ama birbirimize aşık olduğumuz
yalan. Yalan. Birbirini seven bir çift rakip olamaz. Bak. O
da en büyük kanıtı. Bu evlilik sahte. Plan üzerine yapılmış.
Bak tamam biz rakip olduk. Ama işin aslı öyle değildi. Yeter
artık. Huzur balıkları dinlemek istemiyorum. Çık buradan.
Lütfen. Ali yapma lütfen. Ali yapma kızım. Ali ne olursun aç
kapıyı lütfen bir anlat bana izin ver. Ali ne olur
yalvarırım aç kapıyı.
Merhaba Cemil. Üzgünüm Gözde Hanım'a ama bir yere
gidemezsiniz. Pardon. Sen kimsin de bana talimat
veriyorsun? Çekil şuradan. Gözde Hanım. Ne demek oluyor
bu? Ne, ne bu rezalet? Üzgünüm ama bana verilen talimat ver.
Cemil
Ne oluyor burada? Ha? Bu ne rezillik? Ne demek
çıkamazsınız? Halil de yok burada. Kimden aldın bu
talimatı?
Zeynep Hanım'dan.
Onun emri böyle. Ben Halil'in teyzesiyim. Halil burada
olmadığı zamanlarda talimatları ben veririm. Açın çabuk şu
kapıyı. Duydunuz Songül teyzemi? Açar mısın şu kapıyı?
Açarım. Allah Allah. Halil yokken bu çiftlikte Zeynep
Fırat'ın sözü geçer.
Halil döndüğü zaman göreceksiniz. Ikimizi de
kovduracağım. Göreceksiniz. Sıkıntı yok Songül Hanım. Halil
sağ salim dönsün de. Ben de işimden olmaya razıyım. Ben de.
Aynı şekilde. Şaka gibi ya gel. Gel Songül teyzeciğim.
Görürsünüz siz.
Hatırla, hadi, hadi, odaklan.
Ah yok. Çok hatırlayamıyorum. Hiçbir şey hatırlayamıyorum
hadi.
Dışarıda üşüyecek şimdi.
Gitmiş.
Hoş geldiniz. Hoş bulduk. Akrabanız iyi değil mi? Bir
sorun yoktur ama. Çok şükür. Daha iyi. Birkaç parça eşya
alıp geri döneceğim. Gelirken eşini gördüm. Gidiyordu. Hali
pek iyi değildi. Öyle dedim diye kızma bana. O seni çok
seviyor. Dahası sen de onu seviyorsun. Ben onu sevmiyorum.
Yok öyle bir dünya. Imkansız. Ben olsa olsa ondan nefret
ederim. Dilini inkar etse de gözlerin seni ele veriyor
evlat. Gözler sadece yüreğinden geçeni söyler.
Bunu da mı alsam acaba? Bu nedir ki? Iki ay süpürge. Neyse
ne? Bunu da alacağım.
Aman bunu da aldın. Bunu da ekledim. Başka?
Anne. Ne kadar çok şey almışsın? Sepetin dopdolu. Ne
gerek vardı anne? Hı? Abartmışsın. E ne var oğlum?
Paramız var şükür.
Biz ağabeyimizi alırız.
Yine kargocu herhalde.
Bu daha iyi bir şey sanki. Banyoda çim erken lazım olur.
Bunu da alacağım.
Anne bunlar ne? Sen sipariş etmişsin.
Ne yapacağız biz bu kadar et anne? Ha? Mangal yapmayacak
oğlum. Fakir fukaraya kokar birazını da onlara vermiş.
Neyse. Ben bir sermaye bakayım. Bak bak.
Kör güçsüz. Canım. Oğlun da utandırıyor. Başka?
Gelmedi mi yemek? Çok acıktım.
Geciktim biraz kusura bakmayın.
Arzu. O yemeği mutfağa götür. Bundan böyle bu konakta hiçbir
aslanlıya yemek verilmeyecek. Burası sizin babanızın oteli
değil. Sen ne diyorsun ya? Bu yaptığını enişteme
söyleyeceğim. Ya hayır geldiğinde kendi elleriyle
kovacak sizi zaten burada. Hayır ne oluyor Merve? Ne diyor
bu kadın? Aaa nerede benim mavişim? Nerede damadım?
Babaanneciğim yok bir şey. Ben sana sonra anlatacağım tamam
mı? Aaa neyi anlatacaksın acaba? Bence ben gayet net
konuştum. Bütün Aslanlılar buradan defolup gideceksiniz.
Ne oluyor burada? Benim ailemle böyle konuşamazsın, izin
vermem. Demek izin vermezsin. Kimsin sen? Hı? Bu konağın nesi
oluyorsun? Halil'in karısıyım. Bırak o tepsiyi.
Arzu.
Ne yaptığını unuttum sanma. Seninle sonra konuşacağız. Ay
mavişim. Sultanım. Buradayım ben korkma sakın. Bizi kimse
gönderemez buradan. Korkma sen tamam mı? Tamam.
Ben çıktıktan sonra sakın babaannemi yalnız bırakma.
Kapıyı kilitleyin odadan çıkmayın. Kim gelirse gelsin de
kapıyı açmayın.
Sultanım, hadi benim hatırıma bir şeyler ye olur mu?
Eyvallah. Afiyet olsun.
Yapma böyle evlat. Düşünmekten rengin soğuk. Ben derim ki
evine, karına dön, onu bir dinle.
Deneyecek bir şey kalmadı ki. Ben bir süre daha burada
kalacağım. Zaten benim burada kalmam senin için de hayır
olacak. Sen gittikten sonra jandarma geldi buraya. O seni
sıkıştıran tek elsiz tipler var ya birilerine daha musallat
olmuşlar. O yüzden yine senin ifadene başvuracaklar.
Jandarmalardan sonra yine geldi o kişi. Vardılar, çağırdılar,
tehditler savurdular. Seni sordular. Gönderdim ama seni o
belalarla baş başa bırakamam. Ne olur ne olmaz. Geri
dönebilirler.
Bunu sev. Yani senin gibi bir adama niye böyle insanlar
musallat oluyor? Ben onu anlamadım. Sorun ne? Uzun
hikaye. Zaten adamlar yakalandı. Yakaladı mı?
Yakalandı. Sen evine dön. Beni merak etme. Emin misin?
Ben dönerim o zaman. Ben de zaten birazdan hastaneye
döneceğim. Eşyaları hazırladım. Sen merak etme. Allah senden
razı olsun o. Sen de buradan doğruca eve değil mi? Karım
bekler seni.
Bak evlatcığım. Hayat buluşmadan ve kavuşmadan
ibarettir. Bir çiçek bile konuşur bizimle. Ona bakan bir
göz olmasa da solar gider. Sen ve eşin birbirine bağlı iki
hücre bir hayatsınız. Biriniz solsa sanır mısın ki diğeri
yaşasın, nefes alsın. Soldurma çiçeğine. O senden bir bakış,
bir göz bekler. Sesine kulak ver. Tamam. Seni artık
bunaltmayacağım. Estağfurullah olur mu öyle şey? Allah
sonumuzu hayretsin. Ben biliyorum ki iyi olacaksınız.
Rabb'ime de böyle dua ediyorum. Ben artık kalkayım bir ustaya.
Mutlaka haberim olsun olur mu yoksa? Numaran var sende zaten.
Her şey için de çok sağ ol. Allah senden razı olsun.
O belalılar buralara gelmeden gitmen en iyi solda oğlum.
Allah sendeki merhamete ve iyiliği aynıyla karşılık
versin. Seni eşinle barıştırsın inşallah.
Hele bir hastamızı sağ salim çıkaralım hastaneden. Onların
da icabına bakacağız elbet.
Bence bunu atın. Artık yenisini alırsınız. Neden? Selman bir
şey bayağı beğendi.
Bazen kadınlar erkekleri üzmemek için tatlı yalanlar
söylerler. Kızımı iyi tanıyorum. Böyle bir şeyi asla
sevmez Selma.
Ben kızımı bakıcılarla, ithal beşiklerle büyüttüm. Ne kadar
öyle değilmiş gibi davransa da göz gördüğünü arar.
Nereye koydum ben bunu?
Zeynep. Haril nasıl iyi mi? Ya Gözde bir şeyler söyledi ama
benim içim hiç rahat etmedi. Sakin ol ablacığım. Aliliği
merak etme. Ama Hafızası tam olarak yerine gelmedi. Beni
sevdiğini hatırlamıyor. Yeşilpınar'a ilk geldiği aile
gibi şu an. Kalbinde, aklında intikam var. Nefret ediyor
benden. Ben onun bu hallerini çok iyi bilirim. Kalbinde uzun
süre intikam hırsı vardı. Sen onun kalbine değene kadar
kalbinde sadece karanlık vardı. Biliyorum abla. O ne yaparsa
yapsın, ne söylerse söylesin asla yılmayacağım. Onu o
karanlıktan çekip alacağım.
Zeynepçiğim. Biraz sabırlı olman gerekebilir. Halil'in
kalbi şu an çok kırık. Sana öfkeli davranabilir. Istemediği
şeyler söyleyebilir. Biraz sabırlı olman lazım sanırım.
Farkındayım. Ama yaptıkları, söyledikleri ne kadar canımı
yakarsa yaksın ben Halil'le birbirimize olan sevgimizi
hatırlatmaktan vazgeçmeyeceğim.
Ne arıyorsun? Kırmızı kurdeleyi arıyorum. Sen de biliyorsun.
Ilk tanıştığımız gün vermiştim ona. Ya düşündüm ki belki onu
görürse hatırlar o günleri inanır bana. Gerçi. O günleri
hatırlasa bile beni şu an sevdiğini hatırlar mı
bilmiyorum ama Yani açıkçası alacağım cevaptan biraz
korkuyorum. Ama başka çarem yok şimdilik. Sana açılacağı
günlerde bana ne söylemişti biliyor musun? Korkaklar
mutluluğun kendisinden de korkarmış. Ben korkak değilim.
O yüzden sen de korkma.
Bence bir şekilde sana inanacak. Biliyorum ben. Ben de
korkak değilim. Biliyorum o mutluluk artık çok yakın.
Buldum sonunda.
Rüzgarlı tepedeki sana güç veren o çocuk
Bizim için dua et abla.
Evet. Sucuklar da bitti. O ver. Ver oğlum. Ver.
Dünür. Olayım mı bana? Hiçbir şey yemeyin. E çekinme. Ya
yiyebildiğin kadar. E zaten kızınkini çırpısın. Ye, iç,
kendine iyi bak. Artık genç değilsin, çöker gidersin ona
göre.
Teşekkür ederim. Ben daha fazla yiyemiyorum. Ya öyle deme. Bak
bak. Bırak. Bırak şöyle. Hah. Hah. Bir daha nereden
bulacaksın?
Entap işi bunlar. Ya masa sonra pişman olursun bak. Elinize
sağlık çok çok güzel. Teşekkür ederim. Ben torbamı korumaya
çalışıyorum da biraz.
Ağır gelir hepsi. Gönül yanlış yap yeğen. Bu yemekler şifadır
şifa. Asıl beni dinle. Al bir iki lokma hadi. Anneciğim evet
kümeden ne haklı? En azından tadına baksaydın.
Ay acı bu. Hay Allah. Tabii sen alışkın değilsin ya o yüzden.
Sen alıştın herhalde Selma. Onun önüne getirdiğim yerler az
biraz daha acı ektim. Ama iyi oldu bence. Eee gelin doğru
diyor. Eee dünya kabul etmiyor
Al oğlum al. Alırım birazdan önüne ben.
Aşkım bak.
Bu eşeği aldım. Nasıl?
Ne gerek vardı ki? Saç çok güzel bir ışık yapmıştın zaten.
Üç yüz bin mi? Elin üç yüzünde beşi kim olur? Iptal et şunu
lütfen. Hiç gerek yok böyle bir şeye. Yok canım. Niye iptal
edeyim? Benim yaptığım pek sağlam değilsin. Iyi
sağlammıyordu zaten. Bu daha iyi. Her şeyi almaya paramız
var çok şükür. Aferin oğlum. Iyi etmişsin.
Mahvettiler bizi oğlum. Birileri mezara gömdüler.
Aslanlılar acımadı bize. Kimse sana böyle davranamaz. Kimsin?
Çizin bu çiftlikte yeriniz yok. Hiçbir zaman da olmayacak.
Lütfen. Lütfen bir dinle. Anlatayım lütfen.
Ayberk'in bu yaptıklarından çok pişman olacaksın.
Allah'a şükür.
Kardeşim
Gel, gel, gel. Biz içeride karşılayalım.
Cemil Asıl Taş.
Seni kaçmayayım.
Gitmemiş. Beni bekliyor hala.
Halil, Halil ben geldim. Hadi aç lütfen kapıyı. Halil
konuştuğumuz gibi. Yakın geçmişi hatırlamıyorsa da
üstüne çok gitmemeli, aklını karıştırmamalıyız Songül teyze.
Halil.
Çok korkuttun bizi. Nasılsın? Ha? Nasıl oldun oğlum? Merak
etme. Sadece öfkeliyim. Aslanlarla görülecek hesabından
başka bir şey düşünemiyorum.
Iıı balyayı muhtemelen sen benim gelişimi hatırlamıyorsun
ama ben bir müddettir buradayım. Kusura bakma Gözde.
Alacağım intikam dışında başka bir şey düşünemiyorum,
hatırlayamıyorum da zaten. Hiç sorun yok. Sen iyi ol yeter.
Halil senin kazadan kurtulduğunu duyunca hemen
yanına gelmek istedik. Ama Zeynep Hakan'a emir vermiş.
Kimse konaktan çıkmayacak demiş. O yüzden yanına
gelemedik. Resmen hapsetti bizi burada. Nasıl yapar böyle bir
şeyi? Nasıl cüret eder buna? Muhtemelen evli olmamıza
dayanarak böyle davranıyor. Yalnız teyze. Nasıl yaptın
böyle bir şeyi ben? Halil inan ben çok karşı çıktım. Engel
olmaya çalıştım. Ama başarılı olamadım. Sonra belki senin
hakkında bir şey vardır diye düşündüm. Anladım ki sen o
kızsan hesap sormak istiyordun Halil. Tam tahmin ettiğim gibi.
Ben intikam almak için onunla evlendim. O da duruma fırsata
çevirdi. Bana olmadık hikayeler anlattı. Kandırmaya çalıştı
beni. Ben Yakın geçmişte geldiğim için çok sürece hakim
değilim ama sen birkaç gün önce teyzeni müştemilatta yaşamak
durumunda bıraktın. Ben de senin hakkında bir plan
olduğunu düşündüm. Çünkü seni büyüten, koruyan, kollayan bir
kadına böyle bir şey yapacak biri değilsin sen. Ben
gerçekten yaptım mı bunu ha? Seni müştemilata mı gönderdim?
Nerede bu kız? Konaktadır herhalde. Çıktığını görmedim.
Odanızdadır. Odanız mı? Merdivenden çıkınca soldaki
ikinci oda. O da mesela.
Burası benim eski odam Belli. Siz evlenince size bu odayı
verip ben senin eski odana yerleştim.
Ama sonra sen beni müştemilata gönderince Tülay benim odama
geçti. Tabii o küçük şeytan Merve'de yan odaya
babaannesinin yanına. Tülay. Nerede?
Tülay Zeynep'in annesi, Merve'de kız kardeşi.
Halil. Iyi misin?
Yakında çok daha iyi olacağım. Hepiniz buradayken söyleyeyim.
Bu zamana kadar yaptığım ne plan varsa hepsinden
vazgeçiyorum.
Aslanlılara dair kim varsa bu evden defolup gidecek. O kadar.
Hafif sakin ol.
Sakin Halil.
Peki. Bu bizim son şansımız. Sakın Gülhan'a bir şey söyleme.
Ki odasından çıkmasın. Eğer bu dediğimi yaparsan Ben de senin
o çok istediğin şirket hisseleri konusunda Halil'i
manipüle edip düzenlemeye gitmesini sağlarım. Sen de
hayatın boyunca Gülhan'ın parasıyla yaşamak zorunda
kalmazsın.
Bırakın beni. Sıkı bağla kekliği kaçmasın. Bırakmıyorum
sana. Ne yapacaksın bana amacın ne? Biz hiçbir şey yapmayacağız
sana. Darbeyi hiç beklemediğin yerden göreceksin.
Ne yapacaksın dedim sana? Ne istiyorsun benden? Madem o adam
için bize silah doğrulttun, sen de kurşunu en güzel yerinden
yiyeceksin. Ne demiştin? Ikinci kurşun asla adresi şaşırmaz
demiştin. Hiç merak etme. Bizim kurşunlar direkt her yerini
parçalayacak. Ama hiç üzülme.
Kocanın elinden öleceksin.
Siz tuzak kuruyorsunuz Bak ya çok akıllı kız. Cidden
zekiymişsin.
Bu silahla kapıya düzenek koyacağız. Kocan kapıyı açınca
vuracak seni. Öleceksin. Bir ömür boyu vicdan azabı çekecek.
Bir de mutlu olacağız.
Seni bir dinle ne olur. Sakın bu yanlışa düşme.
Gülhan. Aziz buradaydı. Gayet iyiydi. Ama gerçekten
hafızasını kaybetmiş gibiydi. Böyle eski intikamcı günlerine
geri dönmüş gibi Zeynep'ten nefretle bahsediyordu.
Yetmiyormuş gibi teyzem bir saniye bile durmadı. Halil'i
Zeynep'e karşı doldurdu. Ne diyorsun Tekin? E Halil nerede?
Buralardaydı. En son Zeynep'in birkaç parça eşyasını atmak
için çıktı. Bununla hemen Konuşman lazım. Ben konuşsam
veya bir başkası konuşsa dinlemez. Sen onun için bir
başkasın. Onu anca sen ikna edersin. Haklısın. Ben hemen
konuşmalıyım onunla.
Artık Halil'e yanlış yapamam. Songül'ün piyonu olmayacağım.
Ben bunu ne bakardım? Hiç hatırlamıyorum.
Kargocu muydu gelen? Yine ne getirdi anne? Hı? Yetmedi mi? E
ben bunu mu anlatmıştım ya Erden? Olsun yolluk. Gene de
bir şey de lazım olur. Serer. Olsun tabii Kıymet Hanım.
Olmadı duvara falan asarsınız. Ne de olsa almışsınız değil mi?
Alo ben işe yaramaz eşya alma.
He mutfak içinde bir şeyler bakıyor.
Israf günah tabii ama sonra iade ederiz. Gereksizlerden
kurtuluruz. Parayı da alırız. Bak kadın ne güzel mutlu
oluyor. Onu da eğlenmeye hakkı var. Anneme de bakma sen.
Sonsuza dek Evli kalmak dileğiyle. Saçmalık. Bu sadece
bir saçmalık.
Sevgi denilen şey zamanla silinmez.
Aksine. Gün geçtikçe büyür.
Hatta
zamanla insanın kalbine doğar.
Bu çok tanıdık geliyor.
Çemberimde gül oya. Gülmedim doya.
Çemberimde gül oya. Ölmedim doya
Dertleri karı kim bu fotoğraftaki kadın?
O mu? Halil'in en kıymetlisi.
Annemi vicdansızca çiftliğin kapısından kova. Ya Zeynep
dişse karşı dururken
bunca zaman onu boş yere düşmanlık ediyorsan karşı karşı
dururken hasret kaldım Beni kıyamam. Otur
masummuş.
Annemi bu kötülüğe kara değil.
Yine aynı hayatım. Hiç onu yok yere suçladım. Önce sana
kötülük yaptım ne yaptım ben? Ne yaptım? Sen nasıl yaptın
bunu? Var mı?
Affettireceğim kendimi. Zeynep'i.
Halil. Burada mıydın? Her yerde seni arıyorum. Konuşmamız
lazım. Hanımefendi.
Abla aklın benimle oyun oynuyor. Ama şimdi iyiyim.
Halil, benim de seninle konuşmak istediğim şey buydu.
Ben Zeynep'le konuştum. Her şeyi biliyorum. Hatırladıkların
tamamen eksik. Zeynep'e haksızlık ediyorsun. Bak eğer
beni dinlersen anlatmama izin verirsen her şeyi biliyorum.
Ben biliyorum her şeyin farkındayım. Yine ona kötülük
yaptım. Yine onu suçladım ben yok yere. Her şeyin
farkındayım. Şimdi Zeynep'le gidip konuşmam lazım. Nerede
olduğunu biliyor musun? Eee birkaç saat önce konağa
gelmişti. Eee eski anlarınızı hatırlamak için kırmızı kurdele
Arıyordu. Sonra buldu. Sana getirmek için çıktı ama belli
ki buluşamamışsınız. Ben o nerede olduğunu biliyorum. Dur.
Bir şey daha var. Tülay Hanım her şeyi anlattı. Bu sahte
vasiyetle alakalı Zeynep'in hiçbir bilgisi yokmuş. Haberi
yokmuş. Tülay Hanım kendi yapmış her şeyi. Yani Zeynep
masum.
O zaten hep masumdu.
Sana kendimi anlatamadım. Aşkımıza inandıramadım.
Birazdan bir facianın ortasında kalacağız ve hepsi benim atam.
Gelme ne olur. Sakın o kapıyı açma. Bütün bir ömür
unutamayacağını acıyla yok olmasın hayatın. Lütfen Halil
gelme. Gerekirse hiçbir şeyi hatırlama. Ömrüm boyunca nefret
et benden ama.
Şimdi bırak kendini.
Çünkü gökyüzü. Bütün korkuları alır götürür.
Seni kaybedeceğim. Bu korkuya ne iyi gelir ki? Ruhum seni hep
özleyecek.
Uyuma Zeynep. Çok yorgunum ama. Belki sessiz cevaplarım onu
duyurur. Ikimizi de bu acıdan kurtarırım. Uyumayın. Uyuma
Zeynep sakın uyuma.
Benim çok uykum var. Uyumak falan yok. Bana bak. Bak bana
inan. Inan kurtaracağım seni.
Derinden
sevdalı
sevdalı gel öldü
Benden nefret etsen de. Bunu sana açıklamak zorundayım.
Ne gelecekse senden gelsin.
Çıhlarca
sevdalı gel Yıllarca kalbimin bir nefretle büyüttüm.
Alemin başına gelen her şeyi senden bildim.
Seni suçladım.
Zeynep Berat sen de Ailenden intikam almaya geldim.
Ama birden Bir çift gözün etkisinde kaldım.
O göster. Benim içimdeki o intikam ateşini söndürdü.
Oysa sen masumdun.
Ben seni boş yere yaraladım. Iş ciddi.
Darmadağın Kordon oraya savurdu.
Aşırı üstümse de. Belki acele edeyimdir, ben söylüyorum.
Öldürdüm beni. Yaşattıklarımı telafi etmez. Ama ben küçücük
bir çocuktum.
Yapayalnız tüm Seydi. Çaresizdin.
Bu hayatta öfkeden başka tutunacak bir dalım yoktu.
Intikamdan başka gidecek bir yolum yoktu.
Şimdi o çocuk karşında.
Kendini senin merhametine bırakıyor.
Bağışlanma içiliyor.
Sevdadır
Affedebilecek bir sözlerim. Söylemiş. Anlatmış bana her
şeyi.
Neler dedim neler yaptım ben sana?
Öldürdü
Bu devirde sadece okul yetmez. Özel ders de aldırmamız lazım.
En az iki tane yabancı dil bilmeli. Muhakkak spor yapmalı.
Hele ki bir enstrüman çalmayı mutlaka öğrenmeli değil mi?
Tabii bunlar benim fikirlerim. Neticede nihai kararı siz
vereceksiniz kendi çocuğunuz için. Ne demek Tülay Hanım?
Tabii ki sizin tavsiyelerinize uyacağız.
Ben alışveriş ederken yanıma bir şey koymuyorsun Allah
aşkına. Ne yediğimi bileyim ne içtiğimi. Karnım davul gibi ne
oldu?
Miras avukatı arıyor.
Avukat bey. Iki yüz milyonunuz hazır Eren Bey. Yalnız parayı
almak için halanızın son şartını yerine getirmeniz
gerekiyor.
Ne şartı? Alanınızın son yıllarında Şükran diye genç bir
hanım. Ona çok iyi bakmış. Alanızın vasiyeti Şükran
Hanım'la evlenmeniz.
Şaka mı bu?
Gayet ciddiyim. Iki yüz milyon almak istiyorsanız Şükran
Hanım'la evleneceksiniz. Olmaz öyle şey. Bu mümkün değil.
Eren.
Ne oldu?
Oğlum. Ha bir şey desene. Ha dilini mi yuttun? Ne oldu İsa?
Zeynep!
Geldim Zeynep.
Zeynep!
Ben geldim Zeynep. Aç kapıyı. Zeynep! Zeynep aç kapıyı.
Olmuyor. Olmuyor hiçbir şey işe yaramıyor. Halil gelme. Ne olur
açma o kapıyı.
Içimde biriktirdiğim sözler, dudaklarıma varamadım. Aramızda
yaşanacak yarın bir ömür kaldı. Tamamlanamadık Halil. Bir bütün
olamadık. Gözlerimde biriken ağıtları kalbimde taşıdığım
sevinçleri. Yarına sakladığım güçleri anlatamadım ben sana.
Buraya kadarmışım.
Senden esirgediğim sözleri dilerim duyar bir gün
kulakların. Yolun hep açık, aydınlık olsun. Hoşça kal.
Hoşça kal yaşanmamış Seyda.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.