Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Hacı'yım ben. Benim karşındaki hatırlamıyor musun gerçeklik?
Benim adım Ali de Bunu hatırlamıyorum hiçbir şeyi.
Evet adın Halil mi? Ben de Zeynep senin Zeynep'in eşinin
ben senin. Eşim de
Evli miyiz yani biz? Evli olsak benim yüzüğüm olurdu.
Nasıl anlatacağım? Sana bunu Halil? Ya tamamen yanlış
anlarsın? Tamam. Çıkıyorum yola. Sağ ol.
Evlatlar biraz önce Halil'i muayene eden doktor arkadaşımla
konuştum. Travmadan dolayı geçici bir hafıza kaybı
yaşayabilirmiş. Çocuklar benim yola çıkmam gerek. Hasta bir
amca oğlum var. Birkaç gün ona bakacağım. Istediğiniz kadar
kalın. Kulübe sizin. Gidiyor musunuz? Iyi yolculuklar. Halil
seni önce Allah'a sonra da Zeynep kızıma emanet ediyorum.
Ilaçlar poşette kızım.
Sağlıcakla kalın. Teşekkürler iyi yolculuklar.
Hatırlayacaksın bize. Ben bunun için elimden gelen ne varsa
yapacağım.
Böyle sanki kafamın içinde koca bir kara delik var da Bütün
geçmişini böyle yutmuş gibi. Hatırlayamıyorum.
Biz bütün boşlukları birlikte dolduracağız. Hiç merak etme
söz veriyorum tamam mı? Doğru. Eğer bizim evliysek mesela her
şeyi anlatabilirsin bana. Peki en başından anlatır mısın?
Nasıl evlendiğimizi, ne olduğunu
anlatayım da.
Gel. Gel dayan bana. Iyi misin?
Öyle iyi misin? Iyiyim, iyiyim. Başım döndü sadece. Tamam bak
şimdi. Ben sana her şeyi anlatacağım. Ama önce dinlenmen
gerekiyor, tamam mı? Hadi gel.
Tamam zorlama kendini gel. Şuraya yatırayım seni.
Yavaş, başın dönmesin.
Daha iyi misin? Halil yaran kanamış. Hemen pansuman yapmak
lazım ona. Pansumana falan gerek yok. Ben iyiyim. Sadece
biraz başım döndü. Olur mu canım öyle şey? Gerek var tabii
ki. Inatlaşma lütfen. Ben sen her şeyi dinlemek istemiyor
muydun? Önce iyi olman gerekiyor.
Ben bir pansuman malzemesi bakayım.
Adam ne kadar güzel. Ne kadar merhametli bir kadın.
Ya milyonluk kolyeyi kaptıracak göz var mı bende? Nasıl kaplan
kesildim **** Vallahi şaşırdım kıymet anne. Nasıl sıktı o
öyle? Kamyon zınk diye durdu. Eee orası da bana has bir şey.
Köyde davarları da böyle öktürükle hizaya sokuyordum
ben. Neyse ki kamyon bunu almadan yakaladık. Ama sonra
buraya geri dönecek. Hadi bulalım artık şu kavanozu. Ay.
Ay şaşkınladın mı sen? Git hatta yüklüsün sen. Ben
Bahçe yıldızımız barışmadı ama seni tanıdıkça ne kadar altın
kalpli olduğunu gördüm kıymet anne. Ben senin acemiliğini
uzat verecektim de torunuma şükran için sensin.
Zeynep'in mutluluğu da ailemizin refahı da Halil'e
bağlı.
Ama Halil tekrar beni konakta görmek ister mi? Bilemiyorum
tabii. Ortalık çok karıştı, çok. Biraz uzak kalmak bana da
iyi gelecek. Imkanları konaktaki gibi olmasa da
Selman'ın rahatı yerinde. En azından birkaç gün.
Aha da buldum. Bravo vallahi Kıymet anne.
Selma. Kızım.
Anne.
Zümrüt Hanım'la ilgili bir sorun mu var Zeynep Hanım?
Hayır doktor hanım. Bu sefer eşimle ilgili öneri almak için
aradım sizi. Buyurun dinliyorum. Trafik kazası
geçirdi kısa bir süre önce. Geçici hafıza kaybı yaşıyor.
Ben ne yapmalıyım? Ona nasıl davranmalıyım bilmiyorum. Bana
bir tavsiyeniz var mı? Öncelikle yalnız bırakmayın.
Travmatik olayları hatırlamaması iyi olacaktır.
Stresten uzak durması gerekir. Hafıza kaybı yaşayanlar
hatırlamak amaçlı sorular sorabilir. Sizi iyi anılara
odaklanın. Tamam, teşekkürler. Görüşmek üzere.
Iyileşeceksin Ali. Doktorun dediklerini yapıp bir an önce
kurtaracağım seni. Evdekiler de meraktan ölmüştür şimdi.
Kirli işlerin piri sensin Songül Hanım. Ben değilim.
Yeter.
Yok. Yok çiftlikteki herkes çıldırmış gibi şu an. Çok
kaotik bir ortam. Hiç Halil'e uygun değil. Benim onu stresten
uzak tutman lazım. En iyisi burada kalmak. Burada baş başa
daha iyi oluruz. Onu hatırlayınca da döneriz eve. Ya
ama rahatlatmak da gerek onları.
Zeynep. Zeynep nerede? Zeynep. Zeynep Melih kayboldu. Zeynep.
Dur hemen panik yapmayalım. Telaşlanmayalım ha. Dur Ha
kendi arıyor zaten. Ne? Hoparlörü aldım. Alo Zeynep
neredesin? Bir sıkıntı yok değil mi? Hakan iyiyiz. Halil'i
buldum ben. Ne? Durumu nasıl? Iyi iyi merak etmeyin. Yanımda
şu an. Çok şükür. Yalnız kazadan dolayı geçici hafıza
kaybı yaşıyor. Zeynep hastaneye götürdün mü? Hiç merak etme.
Gereken müdahale yapıldı. Doktorun önerisi stresten uzak
bir ortamda olması. Biz şu an bir balıkçı kulübesindeyiz.
Sanırım çiftliğe dönmememiz en iyisi olacak. Yalnız sizden bir
ricam var. Burada olduğumuzdan sakın kimseye bahsetmeyin olur
mu? Sen merak etme Zeynep. Ben çiftlikte durumu anlatırım.
Sizin yerinizi Söylemeden tabii. Hepimize geçmiş olsun.
Bir şeye ihtiyacınız olursa bak beni arayın. Sağ ol. Haber
ederim ben size.
Evet Selmacığım. Bir açıklaman vardır umarım. Neydi o halin
öyle? Bu iş netleşmeden kimseye bir şey söylemeyelim olur mu?
Aramızda kalsın. Var. Var tabii. Bana yardıma dedi. Eee
çok kıymetli. Manevi değeri yüksek bir bilez değil mi?
Kavanozda saklıyordum. Eee yanlışlıkla çöpe gidince iş
başa düştü. Çöpte mi aradınız? Yani Selma'dan daha mı değerli
Kıymet Hanım? Ya mikrop kapsaydı hamile kadın? Allah
korusun. O ne biçim söz?
Kusura bakma ama mecbur söyleyeceğim dünür. Hanımın
kıymetini bilmiyorum da senin kimin evlatlarıma sahte bilezik
mi takayım?
Eh Böyle işte. Aman neyse canım. Bırakalım artık bu
tatsız konuları. Annem gelmiş ne güzel. Iyi ki uğradın
anneciğim. Eee bu pek uğramaya benzemiyor ama. Bavuluna
bakılırsa uzun dönem askerlik. Kızımı özledim.
Hasret gidermek için birkaç günlüğüne çıktım geldim. Ama
istenmiyorsan hemen gidebilirim yani. Anneciğim aşk olsun. Olur
mu öyle şey? Çok güzel bir sürpriz oldu. Hem teyzem de
yok. Onun odasına yerleşirsin. Kumru nerede? Aaa teyzemi
bilmiyor musun? Hadi anlatırım yukarıda gel gidelim.
Kullusu gitti, kartalı kaldı. Mert için bu gelinin tarafıyla
bitkimin başında bittiler.
Biraz canın acıyabilir ama söz çok dikkatli olacağım.
Acıtmıyorumdur umarım. Dokunuşların pamuk gibi.
Yani elin hafif demek istedim. Benden hikayemizi anlatmamı
istemiştin ya imkanım olsa silip seninle en baştan
yazardım hikayemizi. Özür dilerim. Bu sefer acıdı değil
mi? Sorun değil.
Ne garip. Seninle ilgili neredeyse hiçbir şey
hatırlamıyorum. Ama ta derinim de bir yerde seni biliyor. Her
şeyimle sana çekiliyorum.
Insan
Gözlerinde kayboluyorum şu an.
Çekiyor benim işi içine.
Benim karım hep böyle utangaç mı? Bilmem.
Tamam. Oldu bu. Ben bir şeyler hazırlayayım şimdi. Sonra ağrı
kesicinle içersin. Acıkmışsındır sen. Emti nasıl?
Kurt gibi açım. Ne yapayım sana canım? Ne istiyor? Karım
sensin. Insan kocası ne sevdiğini biliyor. O zaman
benim en sevdiğim şeyi yap.
En sevdiğin değil belki ama seni çok güzel, çok huzurlu
zamanlara götüren bir yemek. Kara şimşek. Kara şimşek.
Sen böyle söyleyince daha çok merak ettim.
Ben hazırlayıp geleyim.
Ilhan biraz sakin ol. Üzülme bu kadar kendini.
Hakan Iyi bir haberle gelmiş ol ne olur.
Halil yaşıyor.
Merak etmeyin gayet iyi. Zeynep de yanında zaten. Allah'ım
Çok şükür. Neredeler peki? Ne zaman dönecekler? Yakında
dönecekler. Ama şu an nerede olduklarını söyleyemiyorum.
Zeynep Hanım'ın kesin emri var. Pardon anlamadım. Biz Halil'in
ailesi değil miyiz? Hı? Nerede olduğunu bilmeye hakkımız var
değil mi? Zeynep Hanım mı karar veriyormuş buna?
Yoksa Halil iyi değil mi? Benden bir şey mi
saklıyorsunuz? Geçici bir havza kaybı yaşıyor.
Zeynep'te doktor tavsiyesiyle onu sakin bir ortamda tutmaya
karar verdi. Hafıza kaybı mı? Yani Halil iyi olacaksa Zeynep
eminim ona en iyi şekilde bakar ama
Ben yine de çok merak ediyorum. Halil'in telefonu çalışmıyor.
Ama istediğiniz zaman Zeynep Hanım'ı arayabilirsiniz. Ne
güzel. Ana kız oyunlarıyla Halil'i bu konaktan
uzaklaştırdılar. Biz de böyle elimiz kolumuz bağlı
bekliyoruz. Teyzeciğim Tülay Hanım'ın söylediklerini
biliyorsun sen de. Zeynep'in bu meseleyle bir alakası yok ki.
Kapatalım bu konuyu lütfen. Ben yeğenimin sağlığından
endişeleniyorum Gülhan. Yok mu benim buna hakkım? Songül
teyzem haklı. Yani ailesi olarak biz de Halil'in yanında
olmayı hak ediyoruz. En azından ben. Iıı yani gerekli
psikolojik desteği verebilirim Halil'e.
Eşinin kararı böyle. Üzgünüm.
Bu Hakan Neci? Kafa tutuyor. Halil'in yerini kimseye
söylemiyor. Bırak şimdi Hakan'ı Gözde. Tam Tülay'dan kurtulduk
Zeynep'in kolunu, kanadını kırdık derken Zeynep Halil'i
yok ediyor. Gülhan da karısı yüzünden kardeşimi göremiyorum
diye ortalığı birbirine katacağına gelmiş bana Zeynep'i
koruyor. Ne yaparsak yapalım Zeynep gözden düşmüyor.
Çıldıracağım. Ki bu Zeynep kim ki ya? Kim ki Halil'i bize
göstermiyor? Ben izin ver Buna. Zeynep Halil'le yalnız şu an.
Yalnız anlayabiliyor musun bunu gözden? Önce Halil'e kendini
hatırlatacak. Sonra Halil'i işleyecek. Sonra da vasiyet
meselesine bir kulp takıp kendinin suçsuz olduğunu
Halil'i inandıracak. Yok. Dedim ya izin vermeyeceğim. Ya sen
Halil'in teyzesisin. Hesap sor. Vasiyet meselesindeki Zeynep'in
payını yüzüne vur. Halil'in buraya getir Sağla yeter.
Halil getir diye tutturacak şimdi kes. Merakla da bırak
anne. Alo. Nerede benim yeğenim? Ha? Nereye sakladın
Halil'i? Songül Hanım sakin olun lütfen. Halil yanımda ve
iyi merak edilecek bir şey yok. Sana yeğenim nerede diye
sordum. Hemen yeğenimle konuşmak istiyorum. Annesiyle
beraber dolaplar çeviren birine niye inanayım ben? Hemen
Halil'i telefona ver. Teyzesi olarak sağlığından endişe
ediyorum. Şu an Halil'i üzecek veya strese sokacak bir şey
yapamam ben. Doktorun kesin talimatı bu. Çiftlikte son
yaşananlardan sonra e sizin de yaptıklarınız ortada.
Konuşamazsınız kusura bakmayın. Vay be. Annesiyle beraber iş
çevirip Halil'i kandıran Zeynep'e bak sen. Sen benim
Böyle konuşacak cesareti nereden buluyorsun be kendinde?
Daha fazla saçmalamayın lütfen. Ne? Bana bak. Sana bu laflarını
yediririm. Sen kim oluyorsun da benim yeğenimle konuşmama engel
oluyorsun? Karısıyım ben Halil'in. Zeynep Fırat.
Tanışmadık herhalde. Ha suratıma kapattı. Sen şimdi
görürsün. Dur dur. Dur Songül teyze. Bizde oyunun kuralına
göre oynayacağız. Inan Zeynep'e ben senden daha çok sinir
oluyorum. Şu anda odağımız Halil. Zeynep'le vakit
kaybedemeyiz. Hı. Bunun için de önce Halil'i bulmamız gerekiyor
ama. Evet. Üstelik bunu Halil'in kafasını sinsi
planlarıyla işlemeden önce yapmalıyız. Bir Fırsatını bulup
Halil'i ince ince işlersek Zeynep'ten vazgeçmesini de
sağlayabiliriz. O zaman da önce Tülay'dan sonra Zeynep'ten ve
dolayısıyla da bütün Aslanlı ailesinden kurtulmuş oluruz.
Ama yapamazsak Zeynep konağa daha güçlü döner.
Unutma. Ben Halil'i kaybedemem.
Yuh! Gözde başından beri Halil Bey'in peşinde miymiş? Inşallah
başarırsınız da Zeynep Hanım bu konağa dönemez. Onu tehdit
ettiğim için başımın belaya girmesinden de kurtulurum
böylece. Halil'i nasıl bulacağımızı düşüneceğim. Bir
şey bulacağım. Sana da haber veririm Songül teyze.
Ne yapıyorsun sen burada? Bizi mi dinliyorsun yoksa? Hayır
Gözde Hanım yeni geldim. Telefonunuzu unutmuşsunuz. Onu
getirmiştim.
Inşallah başarırsınız. Tek umudum bu.
Çuvalların üstüne adımı yazdım.
Şimdi yaptın yani. Sana adil bir yarış olmadığını söyledim
ama zaten. Evde görüşürüz kocacığım.
Her şeyin bunu görmemesi lazım. Doktor sadece iyi anlar
hatırlasın dedi.
Bir şey mi istemişti? Yo. Seni merak ettim. Yani daha doğrusu
kişi misin?
Böyle sanki benim için bir yabancısın. Ama sana baktığım
zaman ya da seni istediğim zaman böyle tam şurama bir şey
doluyor sanki. Tadını koyamadığım bir duygu oluyor.
Işte onu merak ediyorum ben. Onu ne olduğunu merak ediyorum
aslında. Biraz konuşsak? Tabii sor ne istersen. Mesela Mesela
sen şimdi yemek yapıyorsun ya. Önceden yaptığında da ben sana
yardım ediyor muydun?
Birlikte yapalım o zaman. Biz birlikte yemek yapacağız.
Ve emin ol. Yedikten sonra bir daha unutamayacaksın. Evet.
Tabii yardım ediyordun. Hatta biliyor musun? Ben bu yemeği
ilk seninle beraber yaptım. E hadi o zaman beraber yapalım,
yardım edeyim sana. Belki böylece bir şeyler hatırlarım.
Olur, tamam. Ne yapıyoruz? Eee önce mercimekleri yıkayacağız.
Tamam.
Sen tek ben içeyim.
Iıı tamam tamam olur öyle kazalar. Önemli değil. Hah
şunun içine koyabilirsin. Tamam.
Tamam bu şimdi biraz beklesin.
Şu an şu an doğranan sensin.
Bak bakayım bana.
Gözlerin hep böyle hassas mı? Soğanda. Güzel gözlerin
kaderim. Ben halledeyim.
Suyunu uzatabilir misin orada?
Yeter.
Susatır.
Sen soğanı da istersin şimdi yanına. Ister miyim? Istersin
tabii çok seversin. O zaman ver ben halledeyim. Olur mu? Ben
yaparım. Ver işte şunu. Ay yok iyileşmedin ki daha. Sen hep
böyle keçi gibi inatçı mısın?
Fazla fazla var gibi. Yani pat diye sordum ama içimden bir ses
senin inatçı olduğunu söylüyor.
Yani güzelliğin gibi.
Güzelliğin çok gerçek. Inatçın da öyle sanki. Yanılıyor muyum?
Ay. Dur dur. Bak yanakların alay oldu zaten. Bir de kendini
yakma. Beni de yakma.
Istiyorsan şimdi yemeğin altını biraz kısalım. Kendi kendine
pişsin. Biz de biraz hava alalım dışarıda. Alalım tabii
olur.
Ay kızım, mavişim nerede? Yine ortalıklarda yok. Dışarıda işi
vardı ya babaanne. Öyle miydi? Hay Allah. Bir sorun yoktur
inşallah. Gelince söyle hemen beni görmeye gelsin. Yani ben
onu görmeyince günüm huzurlu geçmiyor. Neyse Ben gideyim
abdestimi tazeleyeyim. Ay.
Ah babaanneciğim ya. Unuttum tabii ablamla eniştemi kavga
ettiğini. Gerçi böyle senin için daha iyi oldu.
Burada sınır diye tahmin etmiştim. Güzel haberlerim var
sana. Halil Bey bulunmuş. Şaka yapıyorsun. Harika haber bu.
Nasılmış peki durumu? Geçici bir hafıza kaybı yaşıyormuş.
Ama Zeynep Hanım yanında ilgileniyor. Merak etme. Çok
şükür. Yani hayatta ya önemli olan bu. Al bir de
kış elması. Sen çok seversin. Öyle dalında olgunlaşmış
görünce dayanamadım koparttım bir tane. Mis gibi kokuyor.
Bir ihtiyacın olursa bana seslenmen yeter. Eee konakta
Tülay Hanım, Zeynep Hanım, Halil Bey yoklar. Kendini sakın
yalnız hissetme. Ben buradayım. Sağ ol canım. Sen var ya harika
birisin. Eee, şey, ben, gideyim. Eee işime döneyim.
Koskoca aslanla çiftliğindenmiş demilata Oradan da hiç
istemediğim damadımın evine.
Haline bak Türe yaslanma.
Alo. Alo anne. Sana çok güzel bir haberim var. Halil eniştem
bulunmuş. Yalnız şöyle bir durum var. Kaza sebebiyle
geçici hafıza kaybı yaşıyormuş. Ama durumu iyi. Ablam da
yanında. Şükürler olsun sağ salim bulundu. Çiftliğe ne
zaman döneceklermiş? Onu bilmiyorum işte. Bak
döndüklerinde adlandı konuşmayı sakın unutma tamam mı kızım?
Sen merak etme anneciğim. Eve dönmen için bütün sevimliliğimi
kullanacağım. Her fırsatta darlayacağım onu. Yakında
görüşürüz. Aklın kalmasın. Görüşürüz kızım.
Halil Hafızasını kaybettiyse vasiyet meselesini
hatırlamıyordur. Böylesi hepimiz için daha iyi oldu
sanırım.
Sürekli sana bakmak istiyorum. Doyamıyorum sana bakmaya. Çok
mu aşıktım ben sana? Zamanla hatırlayacaksın her şeyi. Biz
nerede yaşıyorduk? Fırat Çiftliği'nde. Çiftlik mi? Vay
be. Nasıl bir yer?
Orada gezinirken kendini uçsuz bucaksız bir güzelliğin
göbeğinde hissedersin. Gün batımları harikadır. Çok mutlu
bir sürü hayvan yaşar orada. Sen at binmeyi çok seversin.
Bizim atlarımız da var. Hatırlıyor musun?
Çiçek. Onu hatırlıyor musun? Çiçek mi? Hangisi? Hangisi
çiçek yani? Yok öyle değil. Onun adı Çiçek. Kendisi kuş.
Sen her gece onun üstünü örtersin. Çok güzel açar o sesi
çok güzeldir. E çok güzel ötüyorsa niye üstünü örtüyorum?
Benim için. Uyandırmasın beni de.
Hatırladım.
Üzgünüm.
Kolay gelsin Cemil. Sağ ol Gözde Hanım. Ben Halil'i çok
merak ediyorum. Zeynep onu bulmuş olmanın heyecanıyla kaza
geçirdiğini unutuyor ama bu çok ciddi sorunlara neden olabilir.
Nerede olduklarını bilmiyorum gözlem. Iıı Halil senin
arabanla kaza yapmıştı değil mi? Çünkü ııı Halil'in arabası
Zeynep'teydi. Evet. O zaman şöyle yapalım. Sen bana
aracının plakasını ver. Ben oradan bulayım. Lazım olmaz
diye ezberlememişim ama demek ki olabiliyormuş. Iyi
niyetinizden şüphem yoksa ama veremem. Hakan abinin kesin
talimatı var.
Yarışalım mı seninle? Tabii. Kaçacağımı mı düşündün? Vay.
Hemen kabul ettim. Rekabetçi tarafın da var yani. Haline
bakılırsa da biz sık sık oyun oynuyoruz seninle. Evet. Her
fırsatta sen çok seversin o zaman her seferinde yeniyorum
seni.
Imdat. Yirmi dört. Ben kazandım. Evet. Sen kazandın.
Hem de bir taş farkla. Yani tam olarak öyle değil. Çoğunlukla
ben kazanırım. Öyle diyorsan. Öyle olsun. Aaa inanmıyor musun
sen bana? Yo. Yerinden pehlivan güreşe doymazmış derler. Oyun
meraklısı olmakla kazanılmıyor ama söyleyeyim. Oyun oynamadan
bilemeyiz bunu. Gel barışalım. Yarışalım.
O zaman en çok da hissettiren kazanır. Hadi. Ama bak yavaş
ol. Dur dikkat et kayar oralar. Yavaş.
Saymaya gerek var mı? Yine kazandın Ali Fırat. Hiç
değişmemişsin. Öyle hemen bozulma. Bir kere taş seçimin
Başta yanlış oldu. Bak taşın geniş yüzeyi yeterince düz
olmazsa havadaki sürtünme kuvveti onu durdurur. Ama
birincisiyim onu da bir şey kaybetme. Bir şey mi dedin? Ben
yok. Bir de duruş çok önemli. Istersen üretebilirim. Öğret
taşı alırlar.
Sen yakınındayken tüm dünyayı unutuyorum sanki. Şimdi karşıya
odaklanıyoruz. Bir de şu dizlerimi biraz kır. Evet
böyle.
Taş iş yanda. Var gücünle fırlat.
Işte oldu.
Sen Çok ama çok güzelsin. Bir de ölüm kokardın sen bana. O
kadar güzel ki.
Iıı yemek yemek yanacak. Onu unuttum. Yavaş.
Selma bu fincanlar ne böyle demode. Rengi solmuş. Bak
köşesi de kırılmış. Yeni bir fincan takımı alamadınız mı
kızım? Hadi ben yabancı değilim de bir misafire çıkmaz.
Eskiyle de içini yani. Insanın ağzı açın neyle içerken?
Nasıl olmuş anneciğim kahven? Sevdiğin gibi yapmış mıyım?
Gerçekten harika olmuş.
Hoş geldin kara kuşum.
Hoş geldin canım. Bak. Annem geldi. Bize sürpriz yapmış. Ne
iyi etmişsiniz Tülay Hanım. Vallahi ben de öyle düşünmüştüm
ama gelir gelmez keyfim kaçtı. Selma'yı çöp karıştırırken
göreceğim. Ölsem aklıma gelmezdi.
Yani ya mikrop kapsaydı. Ya eli kesilseydi? Sen hamile karına
böyle mi sahip çıkıyorsun?
El anlattım sana da beni ama Allah mı hiç ya? Taktı bir kere
sosyete.
Vallahi mis gibi koktu.
Bismillah.
Eline sağlık çok güzel olmuşum.
Ellerinize sağlık. Hatırladın mı peki?
Hadi Halil hatırlayabilirsin o günü. Beraber yemek yaptık. Sen
ve ben. Evet. Bakma. Hatırladım yani bu tadı
Biz nasıl tanıştık seninle?
Ne oldu? Niye durdun birden? Ikimiz de ayrı ayrı yollarda
giderken hayatlarımız bir gün yanlış bir viraja girdi
diyelim. Asıl merak ettiğim nasıl bir aşk bizimkisi? Öyle
ilk görüşte aşk değil. Çatışmalı bir aşktır bizimkisi.
Hani bazen böyle fırtına bulutları, güneşi kapatır.
Deniz ta göğe kadar yükselir ya öyle bir şey işte. Vay çok
korkutucuymuş. Yoksa sana yeniden aşık olmayayım diye mi
böyle söylüyorsun?
Ama beni korkutamazsın böyle. Yıldıramazsın ben. Daha birkaç
saat oldu ama bence çok uyumluyuz. Çok da iyi
anlaşıyoruz.
Öyle ama yine de görünüşe aldanmamak lazım.
Biz bazen kavga da ediyoruz seninle. O zaman sen çok cevval
bir kadınsın. Ne yapayım? Seninle başa çıkmanın tek yolu
bu sanırım. Sen de farklı sayılmazsın ama. Karşına bir
engel çıktığında altından kalkamayacağını düşündüğünü ben
hiç görmedim. Belki de gücümü senden alıyorumdur.
Tamam. Nasıl bir evliliğimiz vardı peki?
Sevgi dolu.
Her şeye rağmen her zaman sevgi dolu. E sevgi dolu. Peki bu bu
kadar sevmeme rağmen seni üzüp kırdığım oldu mu hiç?
Zeynep bak beni delirtme. Söyle bana ne yaptım ben? Ben ne
yaptım? Her şeyi öğrendim ben.
Benden sakladığın. Gizlediğin ne varsa hepsini öğrendim.
Oldu tabii. Ama hep gönül almayı bildin sen. Hatta bazen
çok ileri görüşlü olduğun da oldu. Bir keresinde yıldızları
ayağıma bile sermiştin. Sırf gönlümü almak için. Ya.
Yıldızları ayağına serdim. O zaman ben bayağı kusurlu bir
hareket yapmışım. Hatamı affettirmeye çalışıyorum.
Yıldızları yere serdiğime göre. Doğru mu? Bazen abartıyorsun
sadece. Hadi soğutma. Afiyet olsun.
Iyi günler. Yunus Erol'a bakmıştın, burada mı? Iıı bir
akrabasının yanına gitti. Bir problem mi var? Daha önce
kendisini rahatsız eden bazı kişiler hakkında ifade
vermişti. Yeni mağdurlar var. Tekrardan ifadesine
başvuracağız. Anladım. Dediğim gibi bir akrabasının yanında.
Birkaç güne gelir. Ben geldiğinde haber veririm
mutlaka. Tamam hanımefendi. Iyi günler. Iyi günler.
Iftira bu. Hırsızlık yapmadım ben. Sakın inanmayın. Masumum
ben. Iftira atıyorlar mı? Inanmayın. Siz salonu
götürmeyin. Bir şey yapmadı o huysuz değil o. Bırakamam onu.
Bırakın.
Babamlar öldü gülüm.
Temizlik için gelmiştim ama eğer işiniz varsa sonra
geleyim. Gelebilirsin Arda. Çıkıyorum ben de zaten. Kolay
gelsin. Sağ olun.
Işte bu. Halil Bey'in arabasının sigorta evrakları.
Tamam bu iş.
Alo. Gözde Hanım. Hemen çalışma odasına gelebilir misiniz?
Işinize yarayacağını düşündüğüm bir şey buldum. Öyle mi?
Geliyorum.
Gözde denen yılan eğer onları bulursa Halil Bey'le Zeynep
Hanım'ı anında ayırır. Eğer ayrılırlarsa Zeynep Hanım bir
daha bu eve dönemez. O zaman benim tehdit olayının da bir
önemi kalmamış olur. Harika bence. Ne oluyor Arzu? Ne
söyleniyorsun kendi kendime? Ayrıca harika olan neymiş? Yani
beni ayağına çağırdığına göre harika olsa çok iyi olur. Halil
Bey'in arabasının plakasını buldum. Işte bu.
Aferin. Güzel. Bunun karşılığını alacaksın. Şimdi
çıkabilirsin.
Alo şahin sana Halil'in plakasını atıyorum. Gerekirse
kasabayı altüst et. Yine de bul onları.
Babama ne oldu?
Bir soru sordum. Benim babama ne oldu? Aylin.
Senin baban hapse girdi.
Ne sebepten?
Yaslan bana gel. Tamam bak böyle sorular sorarak
görüyorsun kendini. Yapma bunu. Daha sonra konuşuruz olur mu?
Ben her şeyi bir anda hatırlamak zorunda değilsin.
Yavaş yavaş ilerleyeceğiz. Yorma kendini. Gel otur.
Iyisin değil mi? Iyiyim. Iyiyim daha iyiyim.
Iyi tamam madem ben soru soramıyorum sana. O zaman sen
anlat. Mesela aileni anlat bana. Onlardan bahset.
Dünya tatlısı iki kız kardeşim bir de annem var.
Babamı kaybettim. Allah rahmet eylesin.
O bu dünyadan gelip geçmiş en güzel yürekli adamlardan
biriydi.
O zaman şu an yaşasaydı seninle gurur duyardı. Belli ki senle
güzel yüreğini ondan almışsın. Çok severdi bizi. Şımartırdı
da. Ben ondan bir şeyler öğrenmeyi çok severdim. Kafkas
oynamayı bile o öğretti bana. Kafkas mı? Hı hı. Maşallah.
Senin de on parmağında on marifet. Kafkas'ı mı biliyorsun
sen? Evet. Babam beni profesyonel bir ekibe
kaydettirmişti. Müsabakalar için hazırlanıyorduk biz.
Yarışma İstanbul'daydı. Babamla beraber gidecektik. Sonra
oradan öve öve bitiremediği Ağva'ya geçecektik. Üstelik at
da binecektik. Ama olmadı. Niye olmadı?
Ben yarışmaya bir hafta kala babamı kaybettim. Yarışmaya
katılamadım. Bir daha hiç Kafkas oynamadım. Al ve ya da
hiç gitmedim. Peki ben götürmedim mi seni Şaba'ya?
Gidecektik aslında bir kez ama olmadı. Niye olmadı?
Önemli bir sebebi yok. Ben rahatsızlanmıştım biraz.
Kıyamam sana. Öyle hissedecek kadar etkilendim mi senden? Bir
yolumu bilsem de kalbini yorarak kötülüğü çekip
alabilsem. Her şeyde o kadar gerçeksin ki Böyle baktığına
göre iyisin sen. Hadi yemeğini ye. Aç değilim. Ben daha
doğrusu doydum. Ama daha iyiyim evet. Sana baktıkça daha iyi
oluyorum. Bir de tıraş olsam iyi olacak sanki. Tıraş mı?
Evet. Yani senin gibi güzel bir kadının yanına yakışmak gerek.
Kafanı çevirir misin?
O tarafa.
O zaman ben tıraş edeyim seni. Sen mi? Hı hı. Olmam öyle şey.
Ben hallederim ya ben. Ya olur tabii. Ben tıraş ederim. Daha
tam iyileşmedin. Kendini incitmeni isteme. Sen hep böyle
asi ve keçi gibi inatçı mısındır?
Ne oldu? Niye güldün öyle? Komik bir şey mi söyledin? Yok.
Sen eskiden de bana hep asi sevdam derdin de
Hatırlayamıyorum. Ama keşke hatırlasam. Seni sana dair her
şeyi
Ama şimdi doğru yani. Eğer Asi ve Keçi diyorsam da ikisi de
sana çok yakışıyormuş.
Neyse. Ben masayı toplayayım, sonra da seni tıraş ederiz olur
mu? Olur. Ben de yardım edeyim sana. Bunlar bende.
Hafızası yerinde olmamasına rağmen keçi dedi bana.
Gerçekten o kadar inatçı mıyım ben?
Kıymet anne olmasaydı kolye çoktan gitmişti Eren. Görmem
lazımdı. Kaplan gibi atıldı. Tam o anda da annemi görmeseydi
iyiydi tabii ama Kısmet.
Yani aslında anneme durumu açıklasak anlar o da. Hak verir
bize ama Içim hiç rahat değil böyle. Sanki Miras meselesini
annemden saklıyoruz gibi. Bir tanem. Ne olur üzme kendini. Bu
olay bir netleşsin. Zaten herkese söyleyeceğiz. Şimdi
ortalık karışmasın boş yere. Hele şu parayı bir alalım.
Bütün hayatınız değişecek Selma. Sana söz. En çok da
bunun için istiyorum zaten ben parayı. Bizim hayatımız zaten
gayet güzel. Bir eksiğimiz yok ki. Daha da iyi olsun. Yemeğe
gittiğimizde parayı düşündü mesela. Bebeğimiz için en güzel
şeyleri alalım. Ben her şey için yetebilmek istiyorum. Sen?
Canım benim. Hayattan işlerde çıkışlarda var. Biz hepsine
beraber varız demedik mi? Düşünme bak böyle üzüyorsun
beni.
Peki bunu ne yapacağız? Çöplülükle uğraşmak istemiyorum
ben sanma. Kerem bilmiyorum. Ben olmak istemiyorum vallahi.
Çok geriliyorum sonra. Kıymet anneye verirdim, o saklasın
işte.
Olur aslında. Onca yıl altınlarını Ökkeş'ten sakladı.
Bunu da saklayabilir değil mi?
O gün zorla tıraş ettirmiştin. Bugün ben gönüllü oldum. Hayat
ne garip bazen.
Özür dilerim Ali. Normalde böyle dikkatsiz değilimdir de
Biraz burnuna bulaştı.
Sen bu işi yapabileceğinden emin misin? Korkma daha önce de
yaşadık bu anı biz. Nasıl? Daha önce de tıraş ettin mi beni?
Seni tıraş etmem konusunda ısrarcı olmuştun. Ben başta
istemedim, korktum. O zaman cesur olmamı söylemiştin bana.
Şimdi sen cesur ol biraz.
Güvenmekten başka bir seçeneğim yok gibi görünüyor.
Hiçbir zaman yoktu zaten.
O tahmin ettiğim şey mi? Ne? Al
Evet bu senin yüzün.
Içlerinde isimlerimiz yazıyo biliyo musun? Sen özenle kendi
ellerinle işledin ikisini de.
Benimkinde senin adın, seninkinde de benim adım
yazıyo.
Kalplerimize giden yolu isimlerimizle mühürledik biz
böylece.
Aşık olduğum kadın senden başkası olmaz Zeynep. O acık
sen ölebilirsin.
Ben hamileliklerimde size hep klasik müzik dinlettim kızım.
Iyi ki de yapmışım. Zeka için inanılmaz önemli. E tabii anne
karnında başlıyor zekanın gelişimi biliyorsun. Benim
torunum türkü dinleyecek. Kulağı açılsın da hırlasın.
Bebeken bana hep türkü dinlettiler. Oh. Çin gibi kadın
oldum maşallah. Belli belli. Cin gibisiniz. Hayata bakış
açınız ne insanlığı çarpıyorsunuz? Ne dedin? Ne
dedin? Ben senin yakırdılarını anlamıyorum. Yüksekten
atıyorsun ya, duyulmuyor.
Duymayın zaten Kıymet Hanım. Size söylemiyorum. Selma'yla
konuşuyorum.
Ne diyordum kızım? Yani bir nevi eğitim başlangıcı gibi
düşünebilirsin. Tabii çocuğunun basit zevkleri olsun
istemiyorsan. Eğitim ana karnında başlıyor. Bak, bak,
bak. Doğar doğmaz. Kar ne verelim bari. Klasik müzik
neyin? Hep peşine bir adetler. Sonradan görme işler. Işte
yazık. Sonradan mornadan gördük ama en sonunda Kıymet Hanım.
Hiç görmeyenleri izliyoruz şaşkınlıkla.
Saatler olsun. Sağ ol. Plajını içmen lazım.
Biraz yorgun gözüküyorsun. Dinlensen. Iyi olur aslında.
Biz karı kocaysak
Ben senin içinde yatabilirim değil mi?
Daha önce de dizine yatmışımdır herhalde. Yanlış mıyım?
Travmatik olayları hatırlamaması iyi olucaktır.
Stresten uzak durması gerekir. Siz iyi anılara odaklanın. Yo,
ne yanlışı?
Sana bir şey soracağım. Ya banyodayken
Bir şurada göğsümün üstüne bir de kolumda. Yara izleri vardı.
Onları gördüm.
Onlar neden oldu sen biliyorsundur.
Buradaki tefeciler yüzünden Tefeciler mi? Peki kolundaki?
Yaklaşma dedim vururum. Dediğin hiçbir şeyi yapmayacağım. Bul o
zaman. Dur
Vay arkadaş. Ne hareketli hayatım varmış. Tefeciler
falan.
Bak şimdi devamını da merak ettim. Ne oldu koluna?
Tamam. Anlatacağım.
Hani ben hayatlarımızın bir viraja girdiği günden
bahsetmiştim ya Işte sen o gün Yeşilpınar'a aslında
ve intikam için gelmişti. Yanlış anlaşılmalar, yalanlar
yüzünden aileme işkence ettim. Sen benim canımı çok yaktın
Ali. Bardağı taşıran son damlaca Beni Çiftlik'ten kovma
ne oldu?
Ben de seni vurmak için çıktım karşına. Aslında amaç mot
değildi ama o yaranın sebebi de bu. Sonra biz birbirimizin
hayatını değiştirmeye başladık.
Her gün ufak ufak bir parça daha. Sonra da kaçınılmazsın.
Aşık oldum.
Beni canlı canlı mezara gömdüler Ali.
Sen o zaman bile dişinle tırnağınla çabalayarak
kurtardın beni.
Ben de senin için elimden gelen ne varsa yapacağım. Hiç
bırakmayacağım seni.
Hiçbir şey hatırlamadın. O karanlıktan çıkaracağım. Söz.
Saat kaç olduymuşuz böyle?
Cinayetin karım.
Günaydın.
Ben her gün bu manzaraya bakarak mı uyanıyorum? Ne
manzarası? Masmavi gözlerin. Şu güzel yaşa.
Ilk gördüğüm bir şey bunda diyor. Eğer öyleyse ben
dünyanın en şanslı adamıyım. Kıymetini biliyor muydun bari?
Ben bir elimi yüzümü yıkayım.
Hep de kaçıyor.
Gözümüz aydın Gözde Hanım. Kaçakların yerini buldum. Konum
yolla hemen.
Uyanın küçük kuşlar. Gözde Hanım sizi avlamaya geliyor.
Biraz rahatınız kaçacak.
Kayınvaliden yok ortalıklarda. Kahvaltıyı da ayağına
beklemiyor inşallah. Bilmem. O hep erken kalkar aslında.
Hazırlanıyordur. Gelir şimdi. Ay Selma Allah aşkına yani.
Dümdüz giyiniyor. Yeni hazırlanacak o alelade
kıyafetinin.
Günaydın.
Sen şuraya geçiver dünür. Göz koydun yer. Benim yerim.
Eren nerede? Kahvaltı yapmayacak mı? Eren'in
toplantısı varmış anneciğim. Erkenden çıktı. Ha. Aferin.
Sorumluluğunun bilincinde. Bir baba olmak sorumluluk isterdi.
Sana soracağım. Malinda bavulun koca senden akıllı çıktı.
E çocuğun hayatını şimdiden güvenceye almak lazım değil mi?
Ilk işiniz ev almak olsun. E bunun daha özel hastanede
doğumu var. Özel okulu var. Üniversite fonu var. Bir çocuk
gezmek isteyecek haklı olarak. En iyisini giymek isteyecek.
Hayat pahalı. Şimdiden birikim yapmak gerekiyor tabii.
Evet. Haklısın anneciğim. Biz elimizden geleni yapıyoruz
zaten. Hayır sağ olsun iyi maaş veriyor verene. Bir eksiğimiz
yok yani çok şükür. Kızım sizin lüksünüz yok ki eksiğiniz
olsun. Her şey ortada. Acaba diyorum Zeynep'le konuşsak o da
Halil'le konuşsa. Elin maaşına biraz zam mı yapsalar?
Ağzını topla ağzına. Sen önce o akıllarını kendine getir hanım.
Açlıktan karnı korlar. Başından Nergis Barlar. Zengin iç pis
zengin. Şu gerdanımdakini görüyor musun?
Kim bilir kaç milyon ediyor da ben süsünü göetine takayım.
Bununla da gaz da neyse. Kınalı kaşıma halasından tam iki yüz
milyon miras aldı. Kimsenin zammına falan ihtiyacımız yok
çok şükür.
Ne oluyor bu nasıl kapı çalmak? Kimsiniz siz? O kafadan kırık
dayıyı arıyoruz. Nerede o? Çok bağırmadan konuş. Öyle birisi
yok burada. Hadi çıkın gidin buradan. Ama bizim işimiz bu.
Nerede o söyle? Sen bir sakin ol. Yunus
Ne yapacağım? Halil de yaralı.
Yunus!
Biliyorum içeride. Çağır onu. Yunus! Çık dışarı ihtiyar! Bak
benim canımı sıkma. Canımı sıkarsan senin canını sıkarım.
Çık git dedim buradan. Çık.
Bizi mi vuracaksın? Ablacığım o elindekini bırak. Tethiğe
basamayacağını biliyorsun. Uğraştırma bizi. Lan! Bir
sonraki kurşun adresini şaşırmaz söyleyeyim. Defolun
gidin buradan. Yine gezeceğiz. O zaman elimizden kimse
alamayacak o bunu ha. Bas git. Bas git.
Yaklaşma dedim vururum. Dediğin hiçbir şeyi yapmayacağım. Bul o
zaman.
Hatırladım seni. Sonunda hatırladım. Hatırladın Ali. Ay
çok şükür.
Sen Ömer Aslan'ın kızısın. Benim düşmanım Ömer Aslanlı'nın
kızı. Halil yapma. Ben senin asi sevdanım. Aşık oldum.
Uğruna türlü belaya girdiğin karınım ben senin. Ben sana
aşık olmuş olamam. Yalan söylüyorsun.
Zeynep'im ya ben. Senin Zeynep'in Ali
Soyadını taşıyorum Halil. Biz çok aşığız birbirimize. Her
şeyi anlatacağım sana söz veriyorum.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.