All language subtitles for The.Good.Fight.S02E12.1080p.AMZN.WEB-DL.DDP5.1.H.264-BTN_track17_[tur]

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal)
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Nasıl hissediyorsun?

İyi.

Neden?

Çünkü kontrol bende.

Ne kadar sürecek?

İstediğim kadar.

-Üzgünüm. Kapattığımı sanıyordum. -Dünya çağırıyor.

Geldi mi?

Evet. Uçağı rötar yapmış ama şimdi sana geliyoruz.

Hayır, ofiste değilim. Mahkemeye götür.

-Peki ya tanık hazırlığı? -Yolda yap.

-Ben mi? -Evet.

Davayı biliyorsun ve zaman yok.

Vardığında doğrudan kürsüye çıkacak.

Tabii. Boktan. Chance the Rapper bok gibi şarkı söylüyor.

Tanrım, sikeyim! Başımı ağrıtıyorsun.

-Avi, dur. Tanık hazırlığı yapmalıyız. -Hayır, tartışmalıyız.

Hayır, bırak Jay sürsün,

seninle ben de şimdi tanık hazırlığı yapmalıyız.

-Mahkemeden ne kadar uzaktayız? -30 dakika.

-Daha hızlı gidebilir miyiz? -Kenara çekmelerini istiyorsan evet.

Julius Cain ortaklarımızdan biri. Seni sorguya çekecek.

Adını ve mesleğini soracak.

Ve ne cevap vereceksin?

-Adımı ve mesleğimi söyleyeceğim. -Onlar neler?

Unutacağımdan mı korkuyoruz?

Avi, kürsüde nasıl olduğunu görmeliyim.

Avi Epps. İsrail'de Birthright turları düzenliyorum.

Sanık Birthright parasını yabancı yetkililere rüşvet için

kullanmakla suçlandı.

Bunun doğru olmadığını biliyor musun?

-Evet, doğru olmadığını biliyorum. -Güzel.

Berbat bir kadın ama rüşvetçi değil.

-Hayır, bunu söyleyemezsin. -Neden? Doğru.

-Dalga geçiyorsun amına koyayım. -Hayır, öyle. Naftali herkesle yatıyor...

-Çok hızlı gidiyordun. -Kes.

-Konuşmayı ben yapayım. -Delirdin mi?

Ehliyet ve ruhsat.

-İyi misiniz hanımefendi? -Evet.

Sadece biraz gecikiyoruz Memur Bey.

-Neye? -Mahkemeye.

Bir hukuk firması olan Reddick, Boseman, Lockhart'ta çalışıyoruz.

-Peki siz? -Merhaba Amerikalı Polis Memuru.

Programında federal mahkemede tanıklık etmek var

ve dediğim gibi biraz gecikiyoruz.

-Acele etmemizi mi istiyorsunuz? -Hayır, sadece bilgi paylaşıyorum.

Çantada ne var?

Uçakta yanımda taşıyorum.

İçindekini sordum, buraya nasıl geldiğini değil.

-Lütfen arabadan inin. -Memur Bey,

sadece merak ettiğimden soruyorum, neden kenara çekildik?

Hepinizin arabadan inmesi lazım, o yüzden kenara çekildiniz.

-Haydi. -Maia, dur. Gidelim.

Çantada silah var mı? Beni şaşırtacak...

DIRKSEN FEDERAL MAHKEMESİ

POLİSLER KENARA ÇEKTİ. 20 DAKİKAYA GELİYORUZ...

UJA'e çek gönderdiğinde sorumluluk üstünden kalkıyor mu sanıyorsun?

-Yine saçmalık. -Bayan Amado. Bana daha fazla

çıkış yapmaktan kaçınacağınızın sözünü vermediniz mi?

Diğer herkes konuşurken ben neden kaçınayım?

Çünkü burada sizin için konuşan iki avukat var.

Hayır, Yahudi olduğumdan.

-Bu mahkemedeki herkes Yahudi. -O, Yahudi değil.

Affedersiniz. Temple Shalom yönetim kurulunda on yıl.

Bu hiçbir şey. Pantolonunu çıkar, görelim.

Bay Boseman, onu kontrol altına almazsanız...

-Özür dilerim Sayın Yargıç. Evet. -Her...

Jay ve Maia'yı polis kenara çekmiş.

-Rutin trafik çevirmesiymiş. -Tanrım.

Maia'yla iletişim hâlindeyim. 20 dakikaya geleceklerini düşünüyor.

30 DAKİKA ARA... ACELE EDİN

Tamam, 30 dakika ara almışlar. Sorun olmaz.

-Evet, buna güvenmezdim. -Lütfen ayağa kalkın.

-Ellerinizi arabanın üstüne koyun. -Dalga geçiyorsunuz.

-Bunlar sizin mi? -Reçetem var.

-Nerede? -Kudüs'te.

İlaçlarınız ve arabanız, ikiniz de tutuklusunuz. Haydi.

Haydi ama!

Ellerinizi arkaya alın.

Bunu neden yapıyorsunuz? Sheldon Adelson kuzenim.

Bu araca el konacak.

Başka bir ulaşım aracı bulmanız gerekecek hanımefendi.

-Peki ben neden tutuklanmıyorum? -Maia, Diane'e ulaş.

26'ncı Sokak Cal kesişimi, öğlen. Ve kefalete ihtiyacımız olacak.

Haydi.

"26'NCI SOKAK CAL KESİŞİMİ" CEZA MAHKEMESİ

Liz!

-Kefalet mahkemesi 401. -Tamam.

-İlaçlar kiminmiş? -Tanığın. Yasa dışı olduğunu düşünüyorlar.

-Seni neden almadılar? -Bilmiyorum.

Yani Jay "Siyahiyken araba kullanmak." diyor.

Tamam, senet için savunma yapacağım.

Sorun ne?

Hiçbir şey. Sadece...

-Hiçbir şey. -Duruşma listesi 354-A.

Erkek, 19 numara, saldırı.

-Elinizde ne var Eyalet Savcı Yardımcısı? -Jay geliyor.

Tutukluyu temsil ediyoruz.

Tanrım. Sizi gördüğüme sevindim arkadaşlar.

-Avi'ye ne oldu? -Benimkinden sonraki ikinci grupta.

-İyi misin? -Evet. Arabayı Maia'ya kullandırmalıydım.

-Akli meleke değerlendirmesi yapıldı mı? -Hayır Sayın Yargıç.

Tahmin edeyim. Bu dosyaya bakarsam

mahkemenin ruhsal değerlendirme emretmesini isteyen bir dilekçe bulacağım.

Evet Sayın Yargıç.

-Göçmenlik ve Gümrük Muhafazadanlar. -Ne?

Şu dördü.

Sivil göç ajanları.

Adalet Bakanlığından tanıyorum.

-Sanırım senin için geldiler. -Benim için mi? Neden?

-Sorunun yok mu? -Vatandaşlıkta mı? Hayır.

-Doğum belgen var mı? -Bir yerlerde.

-Emin misin? -Sanırım.

Jay'in durumu ne olursa olsun

insanlar içeri alındıklarında ulaşmak zor olabiliyor.

Evet, biliyorum. İşler böyle yürüyor.

Ceza mahkemelerinin önünde bekliyorlar, onları alıyorlar.

358-A. Erkek, 21 numara, uyuşturucu bulundurma.

-Elinizde ne var Savcı Yardımcısı Timmons? -Müşterek davalısı yakın zamanda

yurt dışından geldiği için Bay DiPersia'nın kaçma riski var.

-Savunma makamından hafifletme var mı? -Evet Sayın Yargıç.

Ama öncelikle, bildiğimiz kadarıyla

Chicago bir sığınak şehir.

O yüzden dört sivil göç memurunun ilçe şerifleriyle birlikte

-çalıştığını gördüğümüze şaşırdık. -Sayın Yargıç,

Avukat Hanım'ın neden bahsettiği hakkında hiçbir fikrim yok.

Soralım. Neden bahsediyorsunuz?

Arkadaki dört adam GGM ajanları.

Beyler, bu doğru mu?

Göç Kurumundan mısınız?

Tüm saygımla söylüyorum efendim, bize bunu soramazsınız.

YARGIÇ SUZANNE MORRIS

Buraya gelin.

"Buraya gelin." dedim.

Efendim.

"Sayın Yargıç." diyeceksiniz.

Sayın Yargıç.

Demokraside yaşadığımız hâlâ doğru

ama gerçek şu ki bu dört duvar arasında...

...monarşidesiniz...

...ve oturduğum yer bir taht.

Şimdi, size bir soru sorduğumda cevap isterim.

Yoksa sizi ve arkadaşlarınızı mahkemeye itaatsizlikten gözaltına alırım.

Adınız ne?

-Patrick Basehart. -Neden buradasınız?

Göçmenlik ve Gümrük Muhafazanın bir avukatıyım.

Jay DiPersia için gözaltı emrimiz var.

Avukat Hanım, kefalet belirlememiz amacıyla

müvekkiliniz lehine biraz konuşabilir misiniz?

Hafifletmeye dair sunacak bir şeyimiz yok Sayın Yargıç.

Kefaletin 1000 dolar olmasına karar verilmesini istiyoruz Sayın Yargıç.

Şu anda o meblağı ödeyemeyiz Sayın Yargıç.

O zaman kefaletin 100 dolar olmasına karar veririm.

Hâlâ fazla ağır Sayın Yargıç.

Sadece on doları bugüne.

Bu meblağ basitçe çok fazla.

Sayın Yargıç, bu açıkça bir oyun.

Sanık, kefalet ödeyebilinceye kadar

Cook İlçesi'ndeki gözaltına iade edilmiştir.

Sıradaki.

Tamam, sana buradayken dokunamazlar.

Tüm belgelerin yanında mı?

Kardeşimde. Brigitte soy kütüğü delisidir.

Bütün kâğıtları saklar.

-Doğum belgeni gördün mü? -Evet. Oy veriyorum, vergi veriyorum.

Tamam. Sadece bürokratik bir hata.

Maia, kardeşleriyle iletişime geç. Doğum belgesini al.

Evet. Ben de bir göç yargıcı karşısında acil duruşma ayarlayayım.

Julius, Avi'yi kefaletle çıkarmak için yardıma ihtiyacımız var.

Geliyorum. Yargıç ertelemeyi reddediyor.

FEDERAL MAHKEME

CHICAGO BÜYÜKŞEHİR GÖÇ MAHKEMESİ

ABD VATANDAŞLIK VE GÖÇMEN OFİSİ

Günaydın Sayın Yargıç. Jay Dipersia için Diane Lockhart.

Lütfen daha yüksek sesle tekrarlayın.

Günaydın Sayın Yargıç. Diane Lockhart ve Liz Reddick...

Daha yüksek sesle lütfen.

Günaydın Sayın Yargıç.

Jay Dipersia için Liz Reddick ve Diane Lockhart.

Ve Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza için Ralph Beldi.

Herkese günaydın.

Üzgünüm Yargıç, sizi duyamıyoruz.

"Size de günaydın." dedim. Bu kâğıtsız nerede?

Kâğıtsız değil Sayın Yargıç.

Şu anda alakasız bir suçlamayla Cook İlçesi Mahkemesi'nde tutuluyor.

Sayın Yargıç, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza için Patrick Basehart.

Gözaltı emri sunduk.

Ve Nijerya'ya acilen sınır dışı edilmesini istiyoruz.

Bay Dipersia'nın memleketine.

Gözaltı emri için gerekçe nedir?

Şahsın doğum belgesini size taradık Sayın Yargıç.

Sayın Yargıç, biz... Bu doğum belgesini görmedik.

"2 Mayıs 1980"de doğduğunu söylüyor.

"Kano kasabasındaki Barewa Hastanesi'nde."

Orası da Nijerya ülkesinde. Gördünüz mü?

Hayır. "Jamil Dokpesi Dipersia" yazıyor.

Müvekkilimizin ismi değil.

Sayın Yargıç, bu açıkça bir hata.

Sayın Yargıç, Bay Dipersia'nın doğuştan Amerikan vatandaşı olduğunu

kanıtlayan belgeyi sunma fırsatı istiyoruz.

Bu ne kadar sürecek?

Bir saat Sayın Yargıç.

Maia, bir saatimiz var. Hemen doğum belgesine ihtiyacımız var.

Elimizden geleni yapıyoruz. Kardeşleri ellerinde olduğunu

düşünüyor ve bir kopyasını götüreceğim.

-Harika. -Tamam.

Kutuyu kaptım ve arabaya atladım.

Çocukları komşuya bıraktım...

-Burada bir yerde olmalı. -Bu, delilik. Burada doğduk.

Bu ülke beni bazen çok sinirlendiriyor.

Bu, annemle babamı öldürürdü.

Zaten öldüklerini saymazsak.

Komik değil.

Ben kötü kız kardeşim.

-Biz çocukken Jay ve ben. -İşte. Gördün mü?

-ABD'de doğdu. -Şükürler olsun.

Tamam, mükemmel. Kopyasını alacağım. Hemen dönerim.

-Şimdi salıvermeliler, değil mi? -Evet, kefaleti ödediğimizde.

-Ne? -Hiçbir şey.

Bir an yanlış belgeyi verdiğimi sandım.

-"Yanlış..." -Hayır, bu benim.

-15 dakika arayla doğmuşlar. -Yani Jay'le ikiz misiniz?

Evet. Harbor Hastanesi'nde doğduk.

Görebilir miyim?

Tamam, kopyayla mahkemeye gideceğim. Hoşça kalın.

Ne?

Sanırım Jay'inki sahte olabilir.

DOĞUM BELGESİ

CHICAGO BÜYÜKŞEHİR GÖÇ MAHKEMESİ

ABD VATANDAŞLIK VE GÖÇMEN OFİSİ

Sorunun ne olduğunu anlamıyorum.

Kardeşinin belgesi.

-"Kız" yazıyor. Gördün mü? -Evet.

-Beklenen bu değil mi? -Evet. Ama bu Jay'in belgesi.

ERKEK

"Erkek" işte.

-Evet. -Tamam.

"Kız"ı daksille silmişler.

Kız kardeşinin doğum belgesi.

Kopyalayıp Jay'in olması için değiştirmişler.

-Ne? -Alttaki yırtığı görüyor musunuz?

Aynı.

Söyleyebilirsiniz.

"26'NCI SOKAK CAL KESİŞİMİ" CEZA MAHKEMESİ

Amerikalı değil miyim?

Hayır. Ve ikiz değilsin.

Kardeşin Brigitte burada doğmuş

ama sen ondan bir sene önce Nijerya'da doğmuşsun.

Tanrım.

Adım neymiş?

Jamil Dokpesi Dipersia.

Amcamın adıydı.

Anne baban, kardeşinin doğum belgesini kopyalamış.

Yani başım belada.

Yani... Hayır. Birkaç şey deniyoruz.

Tanrım, delilik.

Anne baban iyi bir hayatın olmasını istemiş, o yüzden bunu yapmışlar.

Kardeşlerim biliyor muymuş?

Hayır.

Yani... Burada önemli nokta Jay,

seni GGM'nin eline düşürmemek.

Önemi yok, değil mi?

Beni sınır dışı edebilirler.

Amerikan vatandaşı değilim.

Seni burada, Cook İlçesi'nde tutmalıyız.

-Onlarla savaşabilmemizin tek yolu bu. -Jay Dipersia?

-Ne oldu? -Mahkemeden isteniyor.

-Neden? -Bilmiyorum. Söyleneni yapıyorum.

Aslında çok daha fazlasını yapıyorsunuz.

-Bu ne demek? -GGM'yle anlaşma yapıyorsunuz.

Haydi ama. Teröristlermiş gibi davranıyorsunuz.

Kanuna uyuyorlar.

İşlerini yapıyorlar. Ve o yasa dışı.

Ülkenin kanununu mu değiştirmek istiyorsunuz?

O zaman başkanlığa aday olun ve değiştirin.

Ama uyduğum için beni suçlamayın. Gidelim.

Jay geldi.

Jay. Merhaba, iyi misin?

-İyiyim. Ya siz? -Buradayız.

-Herhâlde 38 yaşındaymışım. -Tanrım. İnanabiliyor musun?

Daha yaşlı görünüyorsun.

Nijerya'dan kimseyi tanıyor muyuz ki?

Sana evden annemin mektuplarını gönderirim.

-Sana sarılmak istiyorum sadece. -Bundan sonra.

Beni tekrar nezarete koymalarından önce, tamam mı?

-Tamam. -Tamam.

358-A. Uyuşturucu bulundurma. Yine başlıyoruz.

Kefalet durumu değişti mi?

-On doları buldunuz mu? -Hayır efendim. Hâlâ zorlanıyoruz.

Sayın Yargıç, laboratuvar Bay Dipersia'nın arabasında bulunan ilaçlara

hızlandırılmış test yaptı.

-Müthiş. -Ve eyalet davayı bırakıyor.

Sayın Yargıç, bu bir hile.

Cidden mi? Müvekkilinizi bırakmak için bir hile mi?

Evet. Rahatlıkla uyarılan GGM ajanlarının kucağına.

Bay Basehart, sizi tekrar görmek güzel.

Dönmek güzel Sayın Yargıç.

Aynı zamanda Bay Dipersia'nın arabasındaki yolcu Bay Epps'in

o haplar için gerçekten reçetesi olduğunu doğruladık.

O yüzden salıverildi.

-Yani siz... -Suçlamaları düşürüyoruz.

Ve tabii ki karışıklıktan ötürü pişmanız.

Ortada dava yokken varmış gibi davranamam.

Bay Dipersia...

Mahkeme salonumda düzgün davranacaksınız.

Düzgün şekilde davranmazsanız

sizi mahkemeye itaatsizlikten gözaltına almak zorunda kalırım.

Sorun çıkar.

Bana ne yapacağımı söyleyemezsiniz Yargıç.

-Ne dediniz? -Daha yüksek sesle.

Dedim ki...

Bu mahkemenin bana bir bok söyleme yetkisi olduğunu kabul etmiyorum!

-Son bir uyarı veriyorum. -Bu mahkemeyi sikeyim!

Uyarı almıştınız beyefendi.

Sizi mahkemeye itaatsizlikten gözaltına alıyorum.

Sanığı nezarete geri götürün.

Bay Dipersia eyaletteki gözaltına iade edilmiştir.

-Sıradaki. -Senin yanındayız.

İkinizi de seviyorum.

Hileli bezelye bulma oyununun sorunu şu, bir noktada bezelyeyi bulacağım.

Bir adamın peşine düşmek için ne kadar vergi yakıyorsunuz?

-Size bir soru sorayım. -Hayır, önce benimki. Ve farazi değil.

Ne kadar yakıyorsunuz?

Siz ikiniz idealistsiniz, değil mi?

"Adalet tüm fedakârlıklara, zahmetlere değer." Katılıyorum.

Oğlumun altıncı yaş günü partisinde olmalıyım ama onun yerine burada

federal güçlerin eyaletin haklarına baskın çıkmasını

garanti etmeye çalışıyorum.

Tamam. Eyalet haklarını alt etmek için federal emir alıyor.

-Mahkeme zamanı edinmeliyiz. -Evet, bize bir son hamle de gerekli.

Hızlandırılmış yasal oturum?

-Einstein vizesine başvurabiliriz. -Hangi uzmanlıkla?

-Soruşturma? Ruhsatı var. -Kazanır gibi durmuyor.

Çiziyor. Jay çiziyor.

-Ne çiziyor? -Resim. Bunda çok iyi.

-Sanatçı mı? -Evet, grafik roman sanatçısı.

-Hiç ödeme almış mı? -Bilmiyorum.

-Ne düşünüyorsun? -Deneyebiliriz.

Tamam. Marissa, kardeşleriyle buluş ve sanat çalışmalarını al.

Sonra mahkemeye gideceğiz.

DIRKSEN FEDERAL MAHKEMESİ

Sayın Yargıç, tanığımız Avi Epps'in İsrail'e döndüğüne inanmak için

sebebimiz var.

-O zaman benden ne istiyorsunuz? -Dönüşünü sağlayabileceğimiz

zamana kadar erteleme istiyoruz.

-Bu kim? -Bu duruşmanın hızına bakılırsa

muhtemelen onu Güney Kutbu'ndan...

-Bilmiyorum. -...geri uçuracak zamanınız var.

Bu bir yana, hiçbir sebeple bir daha erteleme olmayacak.

YARGIÇ SIMON KASSOVITZ

Evet, davanın reddi talepleri, kapanış ifadeleri, neredeyiz?

Aslında ek bir tanığımız var Sayın Yargıç.

-Bu tanığın adı var mı? -Evet Sayın Yargıç.

Jay Dipersia.

İtiraz ediyorum! Sayın Yargıç.

İtiraz ediyorum. Bay Dipersia hukuk firmamızın çalışanı Sayın Yargıç.

Jay Dipersia şu anda eyaletin gözaltında.

Bay Gottlieb ve kim bunu kulağına fısıldadıysa...

...Bay Dipersia'nın federal gözaltına taşınmasını istiyor.

GGM'nin ona erişimi daha kolay olsun diye.

Bu korkunç bir suçlama Sayın Yargıç.

Tanığa sanığın ifadesini çürütmesi için ihtiyaç var.

Bay Dipersia'nın tanıklık etmesi konusunda iki taraftan da sözlü savunmalar alacağım.

Önce siz Gottlieb.

Tanıdığım Cumhuriyetçi bir iş bitirici var.

Jay'le ilgili elimden geleni öğreneceğim.

Boşlar.

Ne buldun?

Kimse firmanızı hedef almıyor

ve Cumhuriyetçilerin soruşturmacınızın sınır dışı edilmesiyle ilgisi yok.

-Ama? -"Ama" ne?

-Ardından "ama" gelecek gibiydi. -Hayır. Ama "yine de" var.

Yine de bu bir şey yapamayacağımız anlamına gelmiyor.

Mesela?

Senin gibi insanlar Julius. Firmanızı sevmiyorlar.

Diğer ekip için uygun olduğunu düşünüyorlar.

O yüzden bize bir iyilik yap. Bir müvekkiliniz var,

Chumhum'dan Neil Gross. Cambridge Analytica'nın Trump için

yaptığı gibi bir kişilik testi yaptığını duyduk.

Bize Chumhum sözleşmesini getir.

Bunu yapamam.

Yasa dışı soruşturmacınız için

hile yapmamı istiyorsun ve buna hazırım.

Ama bir şeye ihtiyacım var.

Demokratlar ve Chumhum veri madenciliği denkliği olduğunu inkâr ediyor.

Bunun saçmalık olduğunu biliyoruz.

Sadece kanıta ihtiyacımız var.

Yani... Ne yapabileceğime bakayım.

Ona Chumhum sözleşmesini veremeyiz.

Biliyorum.

-O zaman neden istiyor? -Sanırım tepkimizi görmek için.

Sence sınır dışı edilmeyi durdurabilir mi?

Evet. Bir siyasi iş bitirici.

Birkaç arama yaparsa GGM geri çekilir.

Kaçamak cevap verelim, oyalayalım. Sözleşmeyi alabileceğini ima et.

Tamam. Şimdi hangi mahkemeye gidiyorsunuz?

-Federal bölge. -Medeni hukuk.

İlginç olacak.

ILLINOIS KUZEY BÖLGESİ FEDERAL BÖLGE MAHKEMESİ

Sayın Yargıç, burası bir federal mahkeme

ve Illinois Eyaleti gücünüzü gasbetmeye çalışıyor.

Ve GGM de burada çıkarına mahkeme seçiyor.

Aynı dava eyalet mahkemesinde görülüyor

ama daha çok hoşlarına gidecek bir kararı federalde alabileceklerini düşünüyorlar.

-Bunu anlamıyorum. -Oldukça basit Sayın Yargıç.

Hayır, fermuar. İki tarafa da gidiyor gibi.

YARGIÇ TRIG MULLANEY

Sayın Yargıç, Cook İlçesi federal kanunu ihlal ederek

devam eden bir infaza aktif olarak müdahale ediyor.

Hayır, Avukat Bey sizi kandırmaya çalışıyor Sayın Yargıç.

Ve kandırılamayacağınızı biliyorum.

Hayır, gördün mü? Yırtıyorsun. Şimdi de fermuar yerinden çıktı.

Şimdi sorun yok.

Sayın Yargıç, tekrar ediyorum. Bu, federal yönetimin bir meselesi.

CHICAGO MEDENİ HUKUK MAHKEMESİ

Bu, eyalet hakları meselesi Sayın Yargıç.

-Biz bir sığınak şehiriz. -Burada uygulanan hâliyle sığınak yasaları

federal yetkiye yasa dışı bir kısıttır Sayın Yargıç.

Eyalet kanununun federal kanundan üstün olmadığını hepimiz biliyoruz.

Üstün tutmuyoruz.

Sadece eyaletin, federal yönetimin bir uzantısı olmadığını savunuyoruz.

Eyaletin federal yönetimin bir uzantısı olduğunu söylemiyoruz Sayın Yargıç.

Sadece federal güçlerin eyalet haklarına baskın olduğuna inanıyoruz.

İç Savaş'ta olduğu gibi...

-Sayın Yargıç... -Başka bir cübbe getiremez misiniz?

Sayın Yargıç, savunma makamı delil iptali talep etmeyi hiç istemez.

Delil iptali talebinin bununla ne ilgisi var?

Bu talebi kaybedersek Sayın Yargıç'tan delil iptali kararı

-vermesini isteyeceğiz. -Sayın Yargıç,

delil iptali talebinin bununla ilgisi yok.

Ancak Younger sakınma doktrinini kullanırsak.

-Neden bahsediyorsunuz? -Belki de ara vermeliyiz.

-Tamamen katılıyorum Sayın Yargıç. -Sayın Yargıç,

-bu mesele şimdi karara bağlanmalı. -Bu mesele ciddi bir...

Yargıç Suzanne Morris sanığı mahkemeye itaatsizlikten gözaltına aldı.

Evet. Ama Yargıç Suzanne Morris'in yaptığının tek sebebi

federal kanunun infazını bastırmaktı.

Arizona'ya karşı ABD davası açıkça belirtiyor ki

göçmenlik infazı federal yönetimin tek yetki alanıdır.

Bu kadar mı?

Bilmiyorum. Çok çiziyordu, düşündüm ki...

-Çizimlerinden ödeme aldı mı? -Bu neden önemli?

Einstein vizesi adı verilen bir şey var.

Kültürel ya da entelektüel değerlerini kanıtlarlarsa vatandaş olmayanların

ülkede süresiz olarak kalmalarına izin veriyor.

Einstein vizesi mi? Jay'e uygun durmuyor.

Her yeteneğe uygulanabilir, sadece bilime değil.

Sadece önemli bir katkı yapmış ya da eleştirmenlerin övgüsünü almış

olmanız gerekiyor.

-Grafik roman eleştirmenlerinin mi? -Evet, biliyorum.

Ama sanatından bunun dışında daha fazla örneğe ihtiyacımız var.

Buraya gelmek isteyebilirsin.

Bu yeterli mi?

Bir başlangıç.

Federalizm hukuk sistemimizin yapı taşı.

Ve bu yüzden Bay Dipersia'yı mahkemeye itaatsizlikten gözaltına almanın

alt mahkemenin hakları dâhilinde olduğunu

ve salıverilene kadar

federal yönetimin ona yönelik bunun yerine geçen talebi olamayacağını düşünüyorum.

Tamam. Evet, beni Donald Trump atadı

ve o federal yönetimde.

-Federal haklar... -Güçler.

Federal güçler eyalet güçlerine baskındır.

-Haklarına. -Aynen öyle.

O yüzden

altımdaki mahkemenin bu kişiyi salıvermesini emrediyorum...

-Jay Dipersia. -Onu.

GGM kişilerine.

"GGM kişileri."

"26'NCI SOKAK CAL KESİŞİMİ" CEZA MAHKEMESİ

Liz. Başarısız oldum.

Federal mahkeme, GGM'nin Jay'i alabileceği emrini verdi.

İlginç olacak

çünkü eyalet mahkemesi Jay'i alamayacakları emrini verdi.

Bu ülke sevilir.

Gidiyorlar.

Beyefendi, biraz önce kanundan, kanuna uymaktan bahsediyordunuz.

Evet. Neden?

Sanırım size nezarette ihtiyacımız var.

Çekilin. Cook İlçesi, çekilmelisiniz.

Burada mahkeme emrimiz var.

-Tutukluyu bize vermelisiniz. -Ve Yargıç Suzanne Morris'in emri

bu emre karşı geliyor.

O, eyalet emri. Bu, federal emir.

Evet ve onlar eyalet şerifleri. Şeyden emir almazlar...

-Almazlarsa sebep göstermeliler. -Hayır beyefendi, siz göstermelisiniz.

Bu emre bakın.

Tutukluyu hemen vermelisiniz Şerif.

Hayır. Birbirini götüren iki emir var.

O yüzden tutuklu, olduğu yerde kalacak.

Nerede?

-Ne? -Nerede? Burada değil.

Nereye gidiyorum?

Federal mahkemeye.

Tanık olarak gereklisin.

Emrim gözaltında tutulmasını gerektiriyordu.

Evet ve öyleydi. Ama ulaştırma, Yargıç Kassovitz'in federal mahkemesinden

tanık olarak istendiğine dair emir almış.

Tanıklık etmesinin tek amacı

onu bu mahkemenin yetki sınırlarından kaçırmak.

-Hapis ulaştırması bizim, değil mi? -Cook İlçesi'nin mi? Evet Sayın Yargıç.

Tamam. O zaman beni telefonda şoförle görüştürün.

Alo?

Ben Şerif Yardımcısı Stromer Sayın Yargıç.

Cook İlçesi Mahkemesi Ceza Dairesi'nden

Jay Dipersia adlı bir tutukluyu aldınız mı?

-Evet Yargıç. -Şu anki konumunuz ne?

Dirksen Federal Mahkemesi'nde durduk.

Tamam, beni çok dikkatlice dinlemenizi istiyorum Şerif Yardımcısı.

O şahsı hemen buraya getirmelisiniz. Anladınız mı?

-Evet Yargıç. Sadece bir sorun var. -Nedir?

Tutuklu minibüsten alındı bile.

O zaman onları durdur!

-Şimdi getiriyorlar. -Tamam.

Einstein vizesi üstünde çalışıyoruz, o yüzden mümkün olduğunca kürsüde tut.

Tutacağım. Yargıç sabrını yitiriyor.

Kulübe katılabilir.

Lütfen adınızı ve mesleğinizi söyleyin.

Jay Dipersia. Özel soruşturmacıyım.

Avi Epps'i havaalanından siz aldınız, doğru mu?

-Aldım. -Mahkemeye gelemedi.

-Neden? -İtiraz ediyorum. Alakasız.

Sayın Yargıç. Avukat, Bay Epps'i savunma makamı için

tanıklığa getirmek istedi.

Bunun neden gerçekleşmediğini öğrenmek hakkımız.

İtiraz reddedildi. Tanık cevaplayabilir.

-Tutuklandı. -Başka sorum yok Sayın Yargıç.

Bu kadar mı?

Karakter ve güvenilirliğe giriyor, değil mi?

-Bay Boseman. -Teşekkürler Sayın Yargıç.

Bay Dipersia...

Reddick, Boseman'da ne kadar süredir özel soruşturmacısınız?

Dört yıl.

Hoşunuza gidiyor mu?

Evet, onu tanıyorum.

Evet, havalı şeyler yapıyor. Jay...

Dipersia. Evet, eşyalarına bakıyordum

ve bir fatura buldum. Sanırım size bir şey satmış.

Evet, doğru. Yaptığı havalı şeylerdendi.

Yerel sanatçıları desteklemeyi severim.

Ve sadece 90 dolardı, o yüzden...

Neden, almak mı istiyorsunuz?

Hayır. Sadece düşündüm ki...

Zevkiniz iyi Bay Costas.

Evet, yani sanırım. Havalıydı, o yüzden...

Uzman gibi konuşuyorsunuz.

Keskin gözlü, nitelikli bir uzman.

Tabii.

-Şu anda müsait misiniz? -Neden?

GÖÇ MAHKEMESİ VATANDAŞLIK VE GÖÇMEN OFİSİ

Bildiğinizden eminim Sayın Yargıç, aile birleşimi davalarında

devlet yatay sponsorluğu kabul etmez.

GGM "yatay" kelimesini sadece kardeşlik ilişkilerini,

iki kişinin olabileceği en yakın hâli belirttiğini unutmanızı umarak

kullanıyor Sayın Yargıç.

Sayın Yargıç, Bay Dipersia'nın iki kardeşi de burada, ABD'de doğdu.

-Ve istiyoruz ki... -Aslında ben Yargıç Vincent Park.

Yargıç Windsor müsait değil.

Alabalık sezonunun geldiğini ve erken ayrıldığını söylediler.

TEKRAR BAĞLANIYOR

Şimdi, vizeye başvuruyorsunuz, değil mi? Hangi...

Aile birleşimi. Bay Dipersia'nın iki kız kardeşi de burada doğdu...

Aslında ebeveyn tercih edilir.

Yasal oturum için

değerlendirilmesini istediğiniz başka bir dayanak var mı?

Evet, sanat çalışmaları.

Sayın Yargıç, saçmalık.

Bay Dipersia etkileyici yeteneğe sahip bir sanatçı.

Bir hukuk firmasında soruşturmacı.

Aynı zamanda önemli bir sanatçı ve bunu kanıtlamak istiyoruz.

-Neyle? -Aslında

sanat çalışmaları yolda Sayın Yargıç.

Ve beklemeye değer. Tanrım.

Illinois kanununa göre Bay Dipersia'nın eyalet gözaltına iade edilmesi...

Avukat Bey, o burada federal polis şeflerinin gözaltında.

GGM'nin geçerli bir gözaltı emri var. Elim kolum bağlı.

Sayın Yargıç, kâğıdı olsun ya da olmasın...

...federal gözaltına iade ederseniz sınır dışı edecekler.

Bunda bir kontrolüm yok.

Sorumluluğum ve yetkim burada.

Şu duvardan şu duvara.

İnsanları topluyorlar Sayın Yargıç.

Bu ülkenin her yerinde.

İnsanları topluyorlar ve kamplara koyuyorlar.

2018'de.

Buradaki ironiyi sadece ben görüyor olamam.

Bay Boseman, adaleti ironiye dayanarak yerine getirmiyorum.

Kanuna uyuyorum.

Tanık gidebilir.

POLİS GGM

Sayın Yargıç, EB-1 vizesi başvurumuzu destekleyecek şekilde

Bay Dipersia'nın artistik yeteneğine kanıt sunuyoruz.

Sayın Yargıç, EB-1 vizesi,

halk arasında bilindiği hâliyle Einstein vizesi,

büyük yetenek ve önemli katkılara ayrılmıştır.

Bir nükleer bilim insanı.

Yo-Yo Ma'yla çalan bir klarnetçi.

Bir kanser araştırmacısı.

Einstein vizesini bu insanlar hak ediyor, bir karikatürist değil.

Goya da karikatürler çiziyordu Sayın Yargıç.

Yakın zamanda Keith Haring metro duvarlarına karikatürler çizdi.

İşi şu anda altı ve yedi haneli rakamlara gidiyor.

Ama uzmanmış gibi yapmak yerine

çok yetkin bir sanat simsarımız var,

Bay Dipersia'nın işini yakından tanıyor

ve değerlendirmesini sunmaya hazır.

Tamam. Nerede?

"SANAT GALERİSİ" SONUÇLARI:

GÖRSELLER

-Sanat uzmanı nerede? -Maia getiriyor.

-Tamam, sen ne yapıyorsun? -Yargıç Park'a mikro hedefleme yapıyorum.

Bil bakalım sevgili Yargıç neyi seviyor. Aslanları.

Bence bu muhtemelen hakkında hiçbir şey bilmemem gereken bir şey.

Muhtemelen en iyisi.

Hangisi daha iyi geliyor, "ilk sergi" mi "ilk teşhir" mi?

"Teşhir."

MANŞET: YEREL SANATÇI İLK TEŞHİRİYLE ETKİLEDİ

HABER-YAZ.COM

Sakin duruyorsun, neden?

-Başka seçeneğim yok. -Hayır, bu doğru değil.

Panik yapabilirsin.

Çığlık atabilirsin, bir şey fırlatabilirsin.

Evet. Ne amaçla?

Bir şey kırma amacıyla.

Dünya çıldırdı Liz.

Haberler hiciv. Gerçek değil.

Bozayı patlatan insanlara bozayıların sorumluluğunun verildiği bir yer.

O yüzden aklı başında kalmanın tek yolunun

kendi küçük köşeme odaklanmak olduğuna karar verdim.

Firmama, oradaki insanlara.

Dünyadaki küçük köşemi aklı başında yaparsam

deliliğin kazanmasına izin vermemiş olurum.

Bunu öğrendim.

Bilmek bir şey.

Yapmak başka.

Evet, doğru. Ama bir yerden başlamalıyım.

Neden bugün olmasın?

-Neden Jay'le olmasın? -Evet.

Diane, Liz, bu Kevin.

Bonjour.

Alın, bunu deneyin.

Şık.

Tamam.

Çizgi roman koleksiyonu mu yapıyorsunuz Bay Costas?

Evet. Ve grafik roman.

Evet. Bay Dipersia'nın işine baktınız,

sanatı hakkında profesyonel düşünceniz nedir?

Bu tür çoğunlukla türetilmiş mecaza eğilimlidir.

Ama bunlar... İstisnai.

Kukla benzeri minimalizmiyle Bay Dipersia'nın çalışılmış melankolisi

işlenmemiş bir dehadan daha azı değil.

Ve aslında...

...Bay Dipersia'nın işlerinden birkaçını satın almadınız mı?

Evet.

Daha çok erken dönem işlerini.

-Teşekkürler. -Rica ederim.

Bay Costas, bu işlerin Picasso ya da Monet seviyesine

yükseldiğini mi savunuyorsunuz?

Siz... Bill Finger'ı ya da Bob Kane'i

-duydunuz mu? -Hayır.

Batman'i yarattılar.

O kitapların tanesi on sente satılıyordu.

Şimdi bazılarının değeri bir milyon doların üzerinde.

Çocuklar için sabah programında görülecek bir çizgi film aslanına benziyor.

Aslında favorilerimden biri. Bana uzatabilir misiniz lütfen?

Evet, uzatabilirim.

Açıklamak zor ama buna çekildim.

Evet, hipnotize edici, değil mi?

Özellikle yelesi.

Neredeyse aslanın kükremesini duyabiliyorsunuz.

Sayın Yargıç, mahkemeye

sanığın şu anda mahkemeye itaatsizlikten gözaltında olduğunu hatırlatabilir miyim?

O mahkemeye itaatsizlik suçlaması iptal edildi Sayın Yargıç.

Profesyonel kariyerimde

ofisim sadece bir EB-1 Einstein vizesine dâhil oldu.

Çok nadirler. Ve tek bir aslan karikatürü gerçekten sayılmaz.

Sayın Yargıç. Bay Basehart, Einstein vizesi verilen

birçok nükleer bilim insanından ve araştırmacıdan bahsetti

ama daha yakın zamandaki bir alıcıdan bahsetmedi.

Melania Trump.

İtiraz ediyorum Sayın Yargıç.

Bay Basehart'ın itiraz etmesi tuhaf

çünkü bu fotoğrafa ve modellik kariyerine dayanarak

First Lady'ye Einstein vizesi verilmesini desteklemişti.

Şimdi, neden o Einstein vizesini

hak ediyor da...

...bu başarılı sanatçı...

...hak etmiyor?

Bravo.

Teşekkürler. Niçin?

Oyalaman soruşturmacına vize kazandırdı

ama bu firma yeni bir düşman edindi.

-Kim? Sen mi? -Sadece ben değil.

Bugün bir galibiyetin olabilir.

Tadını çıkar ama uzun sürmeyecek.

Yarın yeni bir gün ve peşine düşeceğiz.

Ya da oradaki birinin. Ya da hepsinin.

Belki duymamışsındır,

ortaklarımızdan biri vuruldu.

Bunun üstüne çıkman zor olacak.

Pek değil.

İyileşti, değil mi?

Gözünüzü açık tutun.

Geliyor.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.