Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Corsican
Croatian
Danish
Dutch
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
Frisian
Ga
Galician
Georgian
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Interlingua
Irish
Italian
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Punjabi
Quechua
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Yaşamak bu değil.
Alçak uzaylılar tarafından dört bir yandan kuşatılmış durumdayız. İhanet içten içe bizleri kemiriyor. Bu karanlık zamanda yapabileceğimiz en iyi şey, silahlarımıza sarılmak ve tanrılarımıza dua etmektir. Imperial Commander Skolak a'Trellar IV -
Saraya çekilin!
Kımıldayın!
Vatandaşlar şehre doğru kaçıyorlar.
Xenos her gece geliyor.
Sonra gün ışığıyla birlikte kayboluyorlar.
Ama her gece daha da yaklaşıyorlar.
Bu gece şehre girdiler.
Korku salmak ve esir almak dışında fark edebildiğimiz bir amaçları yok...
Sivil esirler.
Her şey yanlış.
Hepsi yanlış.
Ölmeye gerek yok...
Evet
Evet.
Gerek yok.
Sokaklardan istediklerini alabilirler.
Kuvvetlerimizi geri çekebiliriz, onlara serbestçe hükmetme fırsatı tanıyabiliriz.
Onlara bunu teklif edebiliriz.
Bir jest, aslında..
Daha fazla yaklaşmalarına gerek yok.
Ödenmesi gereken küçük bir bedel.
Daha fazla yaklaşmalarına gerek yok.
Görevimiz, bu dünyayı ve vatandaşlarını İmparator için korumaktır.
Xenos'un talep ettiği hiçbir bedeli ödememeliyiz.
Hiçbir.
Governor.
Her şeyi kaybettik.
Belki de,
Kaybetmedik...
Kadim protokol hâlâ mevcut, lord Governor...
Eski zamanlarda oğullarımızla ödediğimiz tithe'a karşılık olarak...
Ölüm Melekleri'ni çağırabiliriz,
Ve çağrımıza yanıt vereceklerdir.
Mitler ve çocukça hayâller.
Bizi kurtaracak melekler yok, budala!
Kaçmalıyız...
Bir gemi.
Evet, bir gemi.
Yörüngede gemiler var mı?
Sadece bir.
Beni uzaklara taşıyacak seri bir küheylan.
Hiç yok.
Tüccarlar çoktan kaçtılar,
Ve savaş gemilerimiz enkaz haline gelmiş durumda sürükleniyorlar.
Commander,
Governor,
Hayatta kalan tüm birlikleri saray çevresine çekmiş bulunuyoruz.
Herkesi elimizden geldiğince surların içerisine almaya çalışıyoruz.
Ama düşman her yerde.
Bu da ne?
Bu da ne?
Vatandaşlarınızın elimizdeki tüm imkânlar ve kuvvetle korunmasını emrettim.
Hayır,
Hayır,
Hayır,
Hayır,
Hayır,
Buna hakkın yoktu!
Ben İmparatorluğun iradesi ve haşmetiyim!
Ben İmparator'un meshettiği hükümdarım.
Şimdi de buraya gelecekler.
Benim için gelecekler.
Artık çıkar yol yok...
Onlara zaten yeterince verdiğimi sanıyordum...
Sanıyordum ki...
Ne yaptın sen?
Onu uzaklaştıracaklarını söylemişlerdi..
Onun yerine Governor olabileceğimi söylediler...
Özleyeceğim hiçbir şeyi almayacaklarını söylemişlerdi...
Yörüngedeki uzak auspex birimindeki işlev bozukluğu...
Sendin.
Halkını xenos'a teslim ettin.
Birkaç köylünün canının ne önemi var ki?
Ben, bu dünyaya hükmetmek doğdum!
Bu ihanettir, commander!
Bana yemin ettin!
İmparator'a yemin etti.
İkimiz de.
Zayıftı.
Ve zayıflar kendi yıkımlarını beraberinde getirir.
Şimdi ne olacak?
Çağrı ritüelleri altımızdaki mahzenmezarda saklı.
Mitlerde aranacak bir kurtuluş yok!
Kendimize güvenmeliyiz.
Commander...
Az önce Manufactorum Primus'u kaybettik.
Melekleri çağırın...
Ve dua edelim ki gelsinler.
Gizlenmiyorlar.
Geldiklerini saklamaya çalışmıyorlar.
Onları görmemizi istiyorlar.
İlk saldırıda bizi ezip geçebilirlerdi.
Bunun yerine her gece geri dönüyor,
Savunmamızı biraz daha yararak bunu uzatıyorlar.
Neden?
Bunu bize neden yapıyorlar?
Korkmamızı istiyorlar.
Dehşete kapılmamızdan neredeyse kanımız kadar zevk alıyor gibiler.
Bırakalım da kanmızda boğulsunlar.
Boyun eğmektense ölürüm.
Daha da iyisi, kazanmak ve yaşamak.
Çağrıyı yeniden gönderdin mi?
Defalarca,
Commander.
Ama Sea of Souls'dan hiçbir cevap gelmedi...
Tekrar gönder.
Commander,
Ben...
Himnal, etkisini gösteriyor...
Dinlenmem gerek...
Tekrar gönder.
O mitlerden sahip olunmaya değer tek şey, özlerinde bulunan inançtır:
İçimizdeki demire yönelmeliyiz.
Gelecekler.
Duydunuz mu?
Melekler gelecekler.
Çok önce oğullarımızı onlara verdik ve onlar, döneceklerine söz verdiler.
Bizim kanımız, onların kanıdır.
Meleklerin kızıl demiri.
Gelecekler.
Buradalar.
Mayınları patlatmak için müsaade?
Verilmiştir.
Tüm patlayıcıları tetiklemeye hazırlayın.
Patlatın.
Güneydeki sokaklardalar.
İkinci ve üçüncü patlayıcıları tetikleyin ve patlatın!
İmparator korur...
İmparator korur!
Kalk!
İmparator savaşanları korur!
Kalk!
Ateş et!
Geri çekilmeliyiz!
İç sarayda mücadele edebilir ya da burada katlediliriz.
Bak.
Bunlar...?
Kurtuluş.
İmparator'un Melekleri...
Geldiler...
Geldiler!
Melekler geldi.
İnancımızın ödüllendirileceğini biliyordum.
Bunlar melek değil.
Geri çekiliyorlar!
Xenos kaçıyor!
Commander,
Bunlar dilediğiniz kurtarıcılar değil.
Sör!
Onlar Xenos'la meşgulken şimdi geri çekilmeliyiz.
Tüm birlikler, taht odasına çekilin.
Hoş geldiniz.
Bu sizin mi?
Bunu burada saklanırken buldum.
Ah,
Şimdi anladım.
Onun çelimsiz aklını yardım çağırmak için kullanmayı umdunuz.
Burada umut yok.
Çığlıkları duymuyor musun?
Xenos çığlıklarını.
Ölüm senin için geliyor, seni sapkın piç.
Gir ve gör.
Bu sandalyede oturan cılıza ne oldu?
Onu öldürdüm.
Öyle mi?
Onun yerini almak ister misin?
Belki de hayır.
Başka birini buluruz.
Bir kölenin kendini bir lord sanabilmesi için ne kadar bedel ödeyebileceğini merak ediyorum...
Ateşi kesin.
Beşinci ve yedinci bölükler, duvarları emniyete alın.
Birinci kardeşler, benimle gelin.
Gurur duymalısınız.
Sizler seçilmişlersiniz,
Bu hasadın en güzel meyvelerisiniz...
Acınız sizi olgunlaştırdı.
Umut sizi şişmanlattı.
Ve şimdi?
Hissettiğiniz çaresizlik...
Enfes.
Şimdi ise,
Hasat zamanı,
Ve acının ziyafeti.
Şimdi bile karşı koyuyorsunuz...
Arenalar için hediye olacaksınız.
İşe yaramaz sığır.
Ne çağırdığını biliyor musun?
Ömrünüz öylesine kısa mı ki kendi geçmişinizin canavarlarını bile unutuyorsunuz?
Iron Warrior'lar, uzun zaman önce İmparator’unuza sırt çevirdi.
Artık damarlarında akan şey Chaos'un gücü.
O zaman birlikte öleceğiz.
Aptal etten kukla.
Çığlıkların beni bıktırana dek seni keskin kancalarda asılı bırakacağım.
Ancak o vakit Haemonculi'ye, senden taht odam için kıvranan bir dekor yapmalarını söyleyeceğim.
Asla ölümün kurtuluşunu tadamayacaksın.
Bu dünyadan alındığımda,
Halkının kanında hâlâ demir vardı.
Uzun çağlar,
Ve Ceset-İmparator’un yalanları,
Kuvvetinizi paslandırdı.
Bu dünya bana ait.
Yıkılamayacak duvarlar öreceğim...
Bir kez daha içi ve dışı demir olacak.
Zayıflık bir seçimdir.
Diz çökün.
Sağ kalanları korumalıyız.
Halk...
Yönetilmeli.
Diz çökmeyeceğim.
Boyun eğmektense ölürüm.
Öyleyse,
Demirin hükmünü alacaksın.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.