Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Yani şimdi sizin bir evlatlığınız mı oldu? Evlat
desek daha doğru olur ablacığım.
Arda çok akıllı, çok tatlı maşallah ama Yani bir çocuğun
sorumluluğunu almak öyle kolay bir şey değil. Zeynep Hemen
karar verebileceğiniz bir şey değil. Biraz acele etmiyor
musunuz? Aydacığım. Hadi gel sen burada çiçekle ilgilen
biraz. Halilciğim Tülay Hanım haklı. Yani zaten travma
yaşayan çocuklarda böyle hızlı durum değişiklikleri daha büyük
travmalara yol açabilir. Biz ona iyilik yapacağız derken
Daha büyük bir çıkmaza sokabiliriz.
Hiç tanımadığınız bir çocuk. Mala mülke mi ortak olacak
şimdi?
Herkesin farklı farklı düşünceleri olabilir. Saygı da
duyarım. Ama biz bir karar verdik.
Ve sonuna kadar da arkasında duracağız. Ayrıca senin
dediğine katılmıyorum Gözde. Zeynep'le ben Arda'nın bütün
yaralarını saracağız. Hem fena mı? Yeğenime bir kardeş de
geliyor.
Bu çiftlikte beraber oynayacaklar. Yeri gelecek,
küsecekler, yeri gelecek, barışacaklar. Düşe kalka bu
hayatı burada yaşayacaklar.
Çok doğru çocuğum. Siz içinizden, kalbinizden ne
geçiyorsa onu yapın çocuğum. Hem her kim ki Allah rızası
için bir yetimin başını okşarsa elinin değdiği her tel tanesi
için hanesine sevap yazılırmış. Allah kimseye böyle anne baba
olmayı nasip etmez. Hem böylelikle sevgimiz bir kat
daha artar. Ya. Canım babaannem benim. Canım kızım.
Ne şanslısın sen Arda. Halil gibi bir baban olacak. Dağ
gibi, çınar gibi, gölgesi bile yeter.
Dünyanın en güzel annesine sahip olacaksın. Sonsuz
merhameti, kocaman yüreğiyle seni her zaman sarıp
sarmalayacak. O güzel gözleriyle sana baktığında
içini ısıtacak bir anne.
Bu işi sizin kararınıza bırakacak değilim.
Herkes için en hayırlısı olsun inşallah.
Benim göndermem gereken birkaç meyil var. Müsaadenizle.
Ardacığım. Hadi gel biz de odamıza çıkalım. Ben de bir
atölyeyi arayıp gelirim yanınıza. Küçük Prens geleceğim
bekle.
Ne unutmuş arkadaş? Bir kurtulamadık şu adamdan. Kendi
gitti. Şimdi reçeli hüküm sürüyor. Hayır ben anlamıyorum
ki. Adam yalancı. Niye öyle inanıyorlar ki bu adama? Neyse.
Karım hamile. Ne istiyorsa onu yapacağım. Reçelse reçel.
He? Nerede bu reçel? Yok burada.
Ne yapıyorsun? Ay ne yapayım Erenciğim? Kan şekerim düştü
herhalde. Canım öyle bir tatlı istedi ki. Kavanozun dibini
gördüm ayol. Dur dibini
Ay ne oluyor ayol? Sen de mi yiyecektin yani?
Ben değil Selma. Dünyada başka hiçbir şey kalmamış gibi tuttu
o yalancı Umut'un vişne reçelini aşardı. Sen de
bitirdin. Çok sağ ol. Ay bilseydim yer miydim hiç?
Neyse. Yapacak bir şey yok. Olan oldu.
Cemal ne yapacağım şimdi? Selma'nın canı çekti.
Nasıl olacak bu iş ya? Oğlum ne diyeyim böyle? Kuyruğu yanmış
kedi kimin bir o yana bir bu yana seyirteyim. Selma sana
umutun çekmiş. Komuteri de hepsini yedi. Sağ olsun. Kepeğe
keslesice. Açgözlük de yakında bizi içiyoruz. Ay bilseydik
yemezdik herhalde kıymık hanımcığım. Çağıralım Umut'u.
Hem bu olay tatlıya bağlanır hem de Selmoş'um istediği
reçele kavuşur. Azıkların sultanı dururken Uhud danaymış.
Vişne reçelinin en güzelini edeceğiz. **** gelinine.
Kimselere muhtaç değiliz. Sen hiç o güzel canını sıkma. Ver
bakayım şunu.
Bir şeyciği yok bunun. Aynısından yapar. Anaların bir
tanesi canımsın benim. Ben getirdiğim vişneler nerede?
Anne hepsi orada. Gel göstereyim sana.
Ah ah yine işime taş koydun olacağım için seni.
Dayısı Fahriye. Hala yakalanmadı mı? Maalesef. Ama
polis her yerde arıyor. Bu Fahriye Arda'nın tek varisi
değil mi? Aynen öyle. O zaman velayet meselesi kapanacak.
Yani bir an önce de biz Arda'nın koruyucu ailesi
olacağız. Vallahi Halil yıldırım hızıyla alınan bir
karar oldu ama Bence güzel oldu. Yani düşünüyorum da şu
dünyada bir çocuğa sizden iyi bakacak anne babayı
tanımıyorum. Harbi söylüyorum. Eyvallah. Ha bu arada
çiftlikteki güvenlik önlemlerini artıralım. Bu fare
gibi herifleri biliyorsun yani. Sağı solu belli olmaz. Nereden
çıkacağı ne yapacağı hiç belli olmaz. Antrenmanlıyız böyle
mevzulara. Ben hallederim. Sen merak etme. Kuş uçurtma.
Biliyorum. Ben o zaman hemen hallediyorum. Var mı başka bir
şey? Kolay gelsin.
Ben gerçekten inanamıyorum. Bir veledimiz eksikti, o da oldu.
Olmayacak. Izin vermeyeceğim buna. Ne yapacaksın peki?
Önlemimi almıştım. Var aklımda bir şeyler.
Alo Şahin ne yaptın? Itinayla bildin mi Fahri'yi? Hulusi her
yerde onu arıyordu. Neyse ki kaçırdım. Şimdi güvenli bir
yerdeyiz. Şahane. Bunun nesi şahane? Polis diyorum Gözde
Hanım. Her yerde bu herifi arıyor. Ne yapacağız? Plan
yapmak benim işim. Plana uymak da senin. Sen şimdi çocuğu
alacaksın. Fahri'yle birlikte çocuğun Yeşilpınar'dan
gitmeleri gereken yere ulaştıracaksın. Daha sonra da
Fahri bebesiyle birlikte çıkıp gidecek. Bitti gitti. Harekete
geçmek için benden haber bekle. Tamamdır. Beklemedeyim. Pardon
da Yeşilpınar'da herkes beni ararken nasıl olacak o
dediğiniz iş? Anında enselenirim. Zaten çocuğu da
taktınız pişman. Şu hoparlörü aç.
Açtım. Bana bak. Fahri misin nesin? Aç kulaklarını beni çok
iyi dinle. Çocuğu yanına almazsan bırak parayı görmeyi,
seni bulduğumuz yere bırakırız. Polislere yem olursun. Ha
çocuğu alıp gidersen şimdi paranın yarısını iş bitince de
kalan kısmına alırsın. Baştan söylesenize şunu.
Tamam olur. Siz bana çocuğu getirin yeter. Çocuğu sana
ulaştırmanın bir yolunu bulacağım.
Gözde. Beni çok iyi dinle. Eğer dediklerimi yapamazsan bu çocuk
bundan sonra hep burada kalır. Ve Halil'le Zeynep tutkalla
yapışmış gibi olurlar birbirlerine. Ne sen Halil'i
alabilirsin ne de ben bu konağa dönebilirim. Merak etme. Öyle
bir şey olmayacak. Ona asla izin vermem.
Zeynep abla neredesin?
Zeynep abla buldum seni hesap et.
Sobe sobe. Yine sobeledin beni.
Ebe sensin Zeynep abla. Hadi saymaya başla. Tamam. Hadi koş
saklan.
Iki, üç, Dört, beş, Fahri daha yakalanamamış. Ama polis
peşinde olduğu için velayet yolunda önümüz açık. Ben de
birazdan gideceğim. Avukatla görüşeceğim. Bu koruyucu aile
meselesi için. Detayları konuşacağız. Altı, yedi,
Sekiz, dokuz, on çiftlikteki güvenlik önlemlerini de
artırdım. Ama yine de senden gelene kadar dikkatli ol.
Önüm arkam sağım solum sobe. Saklanmayan ebe. Geliyorum
Arda.
Neredeymiş acaba Arda kuş? Buralar da olabilir mi?
Sobe, sobe, sobe.
Yine ben kazandım. Hadi başla saymaya.
Sobelendi. Ben gidiyorum.
Nereye saklandın? Bulamadım ben seni. Ve saklanmak için çok
iyiyim Zeynep abla. Öylesin. Bana da öğretirsin ama değil
mi? Yap bakalım. Üşüdün mü sen?
Haklıymışsın baba.
Insan sevinci aile olmak istiyormuş.
Sevdiklerini gözünden bile sakının yüreğinde taşıyormuş.
Dilinden, elinden Kendinden bile koruyan Bir an bile
yanından ayrılmak istemiyormuş. Istersen sonra oynamaya devam
edelim mi? Girelim mi içeri?
Ne olur Zeynep abla bir tür daha oynayalım. Gitem o. Hadi o
zaman. Sana son kez say ben saklanayım. Sonra gireceğiz
ama. Anlaştık mı? Çiftlikteki güvenlik önlemlerinin artması
hiç iyi olmadı.
Üç, dört, beş.
Annem şu an
Küstapla buldum seni.
Ardacığım.
Merhaba. Yürüyüş yapıyordum ben de. Birlikte oynayalım mı? Ne
dersin?
Bu velidi buradan çıkarmak için acil bir yol bulmam şart. Şu
kasabalı kızın havasına bak. Anne oldum sanıyor aptal.
Yürüyüş yapıyordum. Soğumayayım daha fazla. Görüşürüz.
Ardacığım. Hava iyice soğutan girelim hadi. Içeri sonra yine
oynarız ama söz. Çüş. Hadi
Oldu mu? Kene papla. Çok güzel oldu hem de. Aferin sana.
Maviş'im.
Sen şimdi resim yapmaya devam et. Ben birazdan geleceğim
canım. Tamam mı?
Ardacığım. Resim mi çiziyorsun?
Bakalım ne çiziyorsun? Hı? Kapıdan işte. Bilmiyorum. Hı. O
elindeki mavi boyayla ne çizeceksin Ardacığım? Kocaman
bir gökyüzü mü yoksa çok güzel ışıl ışıl parlayan bir deniz
mi? Ama bence keşke deniz çizsem biliyor musun? Ben
denizleri çok severim. Bendenizi hiç görmedim.
Çizemem. Nasıl ya? Sen hiç deniz görmedin mi? Denizin
altındaki o rengarenk balıkları ışıl ışıl renkleri bir görsen o
kadar büyülü ki hayal bile edemezsin.
Zeynepçiğim. Iıı Arda'yı merak etmiştim. Bir bakmak için
geldim. Ama Zeynep ablası biliyor musun? Orada daha önce
hiç deniz görmemiş.
Ve çok merak ediyomuş, görmek istiyomuş.
Hadi. Nasıl gidiyor? Var mı bir ihtiyacınız? Yok. Ben de
birazdan seni arayacaktım aslında. Biliyor musun? Arda
daha önce denizi hiç görmemiş. Acaba onu alıp sahile mi
götürsem diye düşündüm. Oradan da alışveriş yapmaya gideriz
ona. Harika düşünmüşsün. Benimle işim bitti. Sahilde
buluşalım o zaman. Tamam o zaman görüşürüz.
Veriyorum. Ardacığım, baban seninle konuşmak istiyor. Baba,
iyi kesmeler size.
Şimdi mi? Evet. Nasıl yani? Öyle durup dururken mi? Emin
misin? Şimdi mi?
Hişt! Ne oluyor bakayım orada? Siz baba oğul şifreli bir
şeyler mi konuşuyorsunuz? Bir dakika Zeynep abla.
Tamam baba. Söz. Ne oluyor Ardacığım? Ne dedi baba? Iyi
değil misin Zeynep abla?
Babama söz verdim. Seni öpmemi istedi. Gel bakayım buraya.
Baba. Senin babama söz verdim. Hı hı. Hadi bakalım. Dışarı
çıkmak için hazırlanalım şimdi, olur mu?
Alo Şahin. Efendim Gözde Hanım. Haliller çocuğu birazdan deniz
kenarına götürecekler. Sen de çocuğu orada paketleyeceksin.
Anlaşılmıştır. Ama konuştuğumuz gibi. Halil'in kılına bile
zarar gelmeyecek. Tek amacımız bu çocuktan bir an evvel
kurtulmak. Bela istemiyorum.
Bana bak lan. Çıkmayacaksın sözümden. Gelip çocuğu
alacağız. Yoksa pişman ederim seni. Anladın.
Tamam. Tamam gidip alalım da o çocuk beni gördüğü anda
topuklar gider. O kadarını tahmin ediyoruz herhalde. Ama
merak etme. Arı dayı öyle bir alacağız ki kimsenin ruhu bile
duymayacak.
Lan. Of, of, of, of, of, of, of. Dur bakalım heyecanlanma.
Sen kimsin oğlum? Buralı ben çağırdım. Benim adamımdır sağ
kolum.
Bize yardım edecek. Eğer aklınızdan binlik geçiyorsa
vazgeçin. Arkamdan iş çeviren, hiç kimse iflah olmadı bugüne
kadar. Hiç merak etme.
Babam ne zaman gelecek? Birazdan gelecek babancığım.
Gül bakalım.
Dur yavaş beni bekle dur. Yakaladım. Düşeceksin Deniz'in
yanına gitmek için babanı bekleyelim olur mu?
Ağzından çıkıp bu şişe evet ağzından çıkarttı. Islık çaldı
yani. Istersen sana da öğretebilirim nasıl
yapıldığını.
Bak şimdi parmaklarını böyle yapacaksın. Sonra ağzına koyup
kuvvetlice üfleyeceksin. Tam böyle.
Yapamıyorum ben. Olmuyor. Ilk seferinde yapmak çok zor zaten.
Ama deneye deney yaparsın. Ben sana inanıyorum. Merak etme.
Yalnız Arda burası biraz esiyor. Üşümemi istemem.
Getir bakayım ellerini. Buz gibi olmuş ellerin.
Bak baban geliyor. Ben şimdi arabaya gidip senin Beren'i
alayım. Sen burada bekle olur mu? Çok soğuk. Üşüme.
Arabam hemen şurada. Beresine arabada unutmuşum da onu
alacağım. Tamam dikkatli ol.
Ne yapıyorsun bakalım? Aslan parçası. Zeynep ablam boşluk
çalmayı öğretti. Belki çana bir işem denizdeki balıklar
musluğunu doyup gelebilirler. Doğru söylüyorsun. Çal bakayım
nasıl yapıyorsun?
Yapamıyorum işte. Parmaklarını birleştir böyle. Dilinin altına
koyacaksın. Yap bakalım. Sonra var gücünle üfle. Yapılmıyor
ya. Olmuyor işte. Öyle hemen yapamıyorum falan yok. Bir daha
deneyeceksin. Koy parmağına. Işte ondan. Yaptım. Aferin
sana. Işte bu kadar. Gördün mü? Yalnız bana bak. Bunu sana
öğrettiğimi Zeynep abla bilmeyecek. Tamam mı? Bu
aramızdaki ilk sıra olacak.
Geliyor.
Gel bakalım takalım şunu.
Anahtarı arabada unuttum ya. Hemen alıp geleyim ben. Dur dur
kalsın. Bir şey olmaz.
Inanamıyorum sana. Öğrenmişsin. Aferin.
Telefonla konuşurken senden bir şey istemiştim. Ne yaptın Ayşe?
Söz vermiştin. Sizi mi tuttum baba? Temiz Zeynep abla. Hı hı.
Tuttun canım. Tuttun. Ahir olmak böyle şeyler gerektirir.
Sen bana ne kadar hazırsın? Ha bir de unutmadan sorayım sana.
Acaba diyorum. Artı evi kardeşim yapsa.
Balıklara gidelim mi? Evet, evet gidelim. Hadi balıklara
gidelim.
Ne diyorsun teklifime Zeynep? Haşir. Ama bak Arda yalnız
kalacak.
Tamam gitmesini istiyorum ama. Oğlumu da kimseler ağza
yedirtme.
Hani ayrıl edecektin? Hani kıymeti reçelini sabote
edecektin? Ne oldu? Sesin soluğun çıkmıyor. Yoksa beni
oyalıyor musun?
Sabote edeceğim etmesine de kıymık heykel gibi dikildi
reçelin başına, kıpırdamıyor ki. Ama bir yolunu bulacağım.
Merak etme sen.
Ay Selma'nın hiç sesi, soluğu çıkmadı bugün. Bir gidip baksam
mı acaba kaynanacı? Ben burdayım. Reçelle ilgilenirim.
Daha bakalı yarım saat olmadı. Hamile kız. O iyi. Iyi, madem
baktıysan Aaa bugün seni sevdiğim dizi var. Hatta
başladı şimdi. Koş, kaçırma. Yok. Reçelin kıvamını tutturmak
için başından ayrılmamak gerekiyor.
Eren'im sonra internetten açacağız bana.
O ses neydi? Eren banyoya gitmişti. Düşmüş filan olmasın.
Ha! Ağzından gel alsana. Eren'im! Kara kuzum! Oğlum!
Işte bu kadar. Eee herkesin bir yumuşak karnı var.
Bakalım reçele. Acaba ne yapabiliriz?
Eren.
Denize değineyim mi? Yaz olsaydı evet. Ama şu an denize
girmek için hava çok soğuk Ardacığım. Yani balıklara?
Göreceksin ama ilk önce balıklara haber göndermen
gerekir. Nasıl olcak ki? Hemen halledeceğim onu. Burada.
Evet al bakalım kayığımız hazır.
Çok güzel oldu baba. Çok güzel olacak tabii. Benim oğlumun
teknesi güzel olmalı. Peki adı ne olsun bunun? Ağaçta. Tamam.
Arda
Arda peki balıklara ne söylemek istersin? Balıkları görmek çok
istiyorum. Onunla buraya gel derdin. O zaman hemen bunu
denizin kıyısında yüzdürmeye başla.
Ama kayığın batarsa da sakın üzülme tamam mı? Evet üzülme.
Çünkü bu balıkların senin isteğini kabul ettiği anlamına
gelir. Anlaştık mı? Hadi bakalım. Ama dikkatli ol.
Yalnız kayık bayağı bayağı güzel oldu. Bilmiyordum böyle
yeteneklerin olduğunu. Vallahi ben de bilmiyordum. Öğrenmiş
oldun.
Bu benim hayatımda aldığım en sıra dışı ve en güzel çiçek.
Sen bu ellerden daha nicelerini alacaksın.
Balıkla istediğimi kabul etti. Gelecek ziyaretine.
Ne işin var senin burada? Yol Geçen Hanım'ı burası. Çok ayıp
Songül. Sen evine gelen misafirlerine böyle mi
davranıyorsun? Uzatma. Ne demeye geldin söyle. Seni
düşündüğüm için geldim.
Burası konağa benzemez. Şartları zordur. Mesela su
soğuk akar. Isınması için beklemen lazım.
Bir kış. Malum. Soğuk da olur. Birkaç tane kes. Ne diyeceksen
de.
Adettendir. Sen çok iyi bilirsin. Ihtiyacı olana yardım
etmek gerekir.
Bunlar benim giymediklerim.
Kullanırsın. Sen kimsin be? Sana mı kaldı bana yardım
etmek? Aslanlı müsveddesi. Evet. Bana kaldı. Hak ettiğin
gibi davranmak artık benim boynumun borcu.
Bana bak. Sen çok oldun artık. Uzatma.
Hayat ne garip değil mi? Geçen hafta annemi kurtarmak için
çırpınıyorduk. Şimdi ise deniz kenarında hayatımıza sürpriz
gibi giren Arda'yı izliyoruz.
Eh işte hayat böyle bi şey. Çok çetrefilli. Engebeli bir o
kadar da uzun. Bazen yokuş aşağı iniyorsun. Bazen de
yukarı doğru çıkıyorsun. Ama önemli olan ne biliyor musun?
Sevdiklerinin yanında olması. Çünkü onlarla birlikte hayat o
zaman daha kolay oluyor. Her şey çok daha güzel oluyor.
Haklısın Annemin olayında sen olmasan ben yapamazdım. Biliyor
musun? Şu olaylar yaşanana kadar annemle aramda bu denli
bir bağ olduğunu ben bile bilmiyordum. Annemi tanıyorsun.
Kimseye bile isteğe bir kötülük yapmaz. Kimsenin arkasından iş
çevirmez.
Siz Cengiz her şeyi itiraf etti. Kızınızın emeğini hiçe
sayıp onu nasıl üzersiniz?
Dediğim gibi. Iyi ki sen yanımdaydın.
Iyi kötü ne varsa birlikte yaşayacağız. Ve ben son
nefesime kadar senin yanında olacağım.
Ben de.
Söz mü? Söz.
Hadi. Git yerine beni şikayet et. Bakalım bu sefer düzenvaz
teyzesinin sözünü dinleyecek mi? Bana az çektirmedin Songül.
Karalamalarla, içine düştüğüm delhisin karanlığını hala
görüyorum ben. Bu tokat onların yanında devede kulak kalır.
Sen asıl bundan sonra benden kork. Devran döndü. Bunlar
senin iyi günlerin. Sana ne demeli? Ha? Ya senin kendi öz
kızına yaptıkların. Zeynep tarlasına kimyasal döktürdüğünü
öğrenirse ne yapar sence? Bunlar tabii bizim
bildiklerimiz. Kim bilir daha bilmediğimiz neler yaptıysa.
Herkesin içinde alıcısı vardır Songül. Tıpkı senin rüzgarlı
tepedeki ağacı yaktırman gibi.
Neyse. Artık seninle bir işim kalmadı. Etkisiz elemansın sen.
Merve'nin okul meselesinin bir Halil'le kendim konuşacağım.
Beni kırmayacağını düşünüyorum. Beni de olsa herkesin yeri
belli değil mi? Hani seni buraya gönderirken? Beni oraya
layık gördü.
Kiminle uğraşacağını bundan sonra dikkat edersin. Boyundan
büyük rekabetlere kalkış mı Songül?
Nefret ediyorum senden. Nefret ediyorum.
Ama ben de son gülsem. Yaptıklarınızı yanınıza
bırakmayacağım. Göreceksiniz.
Halil kendi söyledi. Her zaman sana kapım açık dedi. Bir
ihtiyacın olursa gel dedi. Ne işin var senin burada? Bir de
böyle elini kolunu sallaya sallaya. Halil'le konuşmaya
geldim. Paraya ihtiyacım var. Bir sıkışıklığın olursa gel
dedi. Ben de geldim. Kırmaz beni sağ olsun. Laflar öyle
kırmaz beni sağ olsun falan. Sen role iyi kaptırdın kendini
herhalde. Halil'in babasının arkadaşı falan değilsin.
Kendine gel. Hadi bir daha da sakın bu kapıdan içeri girme.
Yürü.
O ağaç Halil için çok değerliydi. Çok üzüldü
kardeşim, çok. Sanırım onu böyle en son babamın hapse
girmesinden ve ölümünden sonra böyle gördüm. Bu kadar üzgün
gördüm. Ihsan Baba'nın da çektiklerine can da yanmaz.
Allah rahmet eylesin. Canım babam benim. Nur içinde yat.
Çok severdin onu. Ama Halil için başka bir kıymetliydi
sanki. Her sözü kanun gibiydi onun için. Sevgisi, saygısı
sonsuz da ona. Uzun zaman kabullenemedi gidişini.
İhsan'mış demek babasının ismi. Hapis yatmış bir de.
Alo. Alo Metin, Tülay Aslan'dı ben. Onur verdiniz, buyurun.
Sana bir işim düştü. Zamanında Ömer çok destek olmuştu sana.
Şimdi karşılığını verme vakti geldi. Sağ olasınız. Çok
hakikatli bir adamdı Ömer Bey. Kimseyi darda koymazdı. Benden
ne istiyorsunuz peki? Ne yapacağım sizin için? Halil
Fırat. Damadım. Onun yanına gidip babasının hapishaneden
arkadaşı olduğunu söyleyeceksin. Babasının eğer
bir gün evlenirse asla boşanmaması gerektiğini vasiyet
ettiğini söyleyeceksin. Beni Elçi gönderdi diyeceksin. Tamam
Tülay Hanım. Kolay iş. Bir de Böyle yanına bi şey getir,
hapishane işi olsun, anahtarlık falan. Babasından yadigar gibi.
Tamamdır.
Hadi hadi. Kimseye görünmeden hemen git buradan. Ya gideyim
gideyim de paraya ihtiyacım var Tülve Hanım benim. Hafif Şen.
Vereceğim paranı dedim ya. Ben Metin. Babasının cezaevinden
ahbabıyım. Kendisi tanır bilir beni. Telefon numaramı
bırakayım. Tabii yazın numaranızı. Yine ne işler
dönüyor acaba? Sonra dediğin ne zaman Tülay Hanım? Benim çok
vaktim yok. Madem Halil'den para almamaya mani oluyorsun. E
o zaman sen ver de gideyim. Beni senin ayarladığını
söylerim. Sana halledeceğim dedim. Şimdi hemen buradan
gidiyorsun. Çabuk. Halil'in teyzesi olacak o kadın bile
ikiletmedi beni be. Hemen o gün paramı verdiydi. Zamanı
geldiğinde paranı alacaksın.
Eğer birine söylersen öldürürüm seni. Anladın mı beni? Kızımın
evliliği biterse sen de ölürsün.
Ne konuştular anlat bakalım.
Çocuklar maske ister misiniz? Evet. Evet. Sen al bakalım.
Gördün mü? Sıra sende.
Senin de bir şey diyemiyorum ben. Öyle hemen ilk denemede
olmaz. Tekrar tekrar atman lazım. Bak bir kere daha
gösteriyorum. Izle. Biraz dizleri kırdın.
Ardacığım. Pamuk şeker yemek ister misin?
Sen de maske ister misin?
Istersen alabilirsin.
Kutu kutu pense oynayacağız. Sen de oynamak ister misin?
Olur. Hadi git arkadaşlarınla oyna. Hadi gidelim. Koş, koş,
koş, koş, koş, koş, koş, koş, koş, koş.
Hadi. Gidelim.
Avukat arıyor. Arda'yla ilgili olabilir. Ben de pamuk şekeri
alıp geleyim.
Kolay gelsin abiciğim. Dört tane pamuk şeker alabilir
miyim?
Iyi günler.
Çocuklar diğer arkadaşınız nerede? Arda. Siyah beresi
vardı. Yeşil
Halil Halil Arda yok. Nasıl yok? Yok işte oyun oynuyordu
orada yok.
Orada.
Dur!
Arzu. Ne susuyorsun? Cevap versene.
Işini yap. Haddini aşma.
Sen bana eziyet et. Ben sana muhbirlik yapayım. Yok öyle
yağma. Metin denen o adam geldiğine, Halil Bey'i sordu.
Tülay Hanım da burada olmadığını söyledi, gönderdi
adamı. Tam Tülay'dan beklenicek hareket. Ne olmuş sanki adama
iki kuruş verip gönderse ama yok. Ruhu pinti kadına.
Zeynep Hanım'ın babasından haberi var demek ki. Halil
Bey'le evli kalabilmek için annesiyle bir olup böyle
vasiyetli, vasiyetli bir oyun oynamışlar. Sonunda Canan
teyzemin bahsettiği sırrı buldum. Benim de ceplerimin
para dolma vakti gelmişti.
Sakın seçme. Bırak beni. Ne istiyorsun benden? Ulan e
benden kaçacak mısın senden? Seni bırakır mıyım ben be?
Şuradan bir kurtulalım. Göstereceğim sana. Benden
kaçmanın ne demek olduğunu. Bacaklarını kesip de sindirgen
Murat sen bana da bağır demesinler.
Bana bak çocuk. Eğer onları gerçekten seviyorsan o sudur
burada. Yoksa ikisini de burada hemen gebertirim. Duydun mu
beni?
Arda buradayım canım gel. Korkma bak seni almaya geldim.
Zeynep. Benim arabaya geçin.
Halil dikkat et ne olur.
Geç dedim. Geçti. Allah. Sen nasıl insan mısın sen? Insan
mısın? Insan mısın sen?
Senin gibi insanların yaşamaya hakkı yok.
Bak geldik işte. Korkma tamam mı?
Çok mu korktun sen?
Aşkım al. Bak bakalım tadına.
Bence çok beğeneceksin. Annem kendi elleriyle yaptı gelini
için. Eline sağlık Kıymet anne. Afiyet olsun.
Ooo
O çok ekşi. Ne demek çok eşkıya?
Erenciğim soğuk oldu ya. Kapı açık kaldı galiba. Kapıyı
kapatır mısın? Selmoşum üşür sonra. Haklısın kalçaya.
Bolca limonlu su. Yokuşur.
Eee Kerem e ben de bir bakacağım.
Ana eee saftan da çok aç ki bu.
Limon tuzunu çok kattımızda var. Yaşlanıyor muyum lan?
Yok canım. Ne yaşlanacağım? Tabii ya. Gelsene sen bir şey
ettin reçelime. Anne münasebet. Ayağına taş değse benden
bileceksiniz Kıymet Hanım. Ya tabii senden bileceğim. Yok
Eren banyoda dedin. Yok bağırdı dedin. Yüreğime indirdim.
Koştum gittim. Banyoda Eren Meren yok. Sonra da yanlış
anlamışım herhalde dedim. Çıktın işin içinden. Getirin
bakayım. Ben neden böyle bir şey yapacakmışım ki? Selma
benim biricik yeğenim. Eee onun bebeği de canımın canı. Hem ben
neden bebek Lekeli de olsun isteyeyim ki.
O ne demek?
Nasıl lekeli? Hamileyken eee biri aşerdiği şeyi yiyemez.
Bebek lekeli doğuyormuş. Eee çocuğun vücudunda yemediği her
şey için bir iz oluyormuş. Haksız mıyım Kıymet Hanım?
E biz de boş durmuyoruz. Araştırıyoruz herhalde. Hadi
hayır de göreyim kıymık. Böyle sıkıştırırım işte ben insanı.
Gelsin umut ve paracıkları. Anne. Yok. Doğru değildir.
Batıldır. Batil batıl benim için rahat etmez artık Eren. Ne
olacak yani? Çocuğunuzun vücudunda böyle vişne gibi
avane girer mi olacak? Ay Allah korusun. E tamam. Arayın şu
adamı, gelsin. Reçeli de getirsin. Ay hemen. Sel başında
daha fazla beklemesin.
Geçti canım. Geçti bak ben yanındayım. Baba da gelecek
birazdan da sonra beraber evimize döneceğiz. Aç halin
neredesin ya?
Sela. Uzak dur lütfen. Sakın hareket edeyim deme. Uzak dur
dedim sana gelme.
Ulan **** korktunuz ha. Sen ne istiyorsun bu çocuktan ya?
Rahat bıraksana bizi. Eğer çocuğu seviyorsan kıpırdama.
Halil nerede? Ne yaptın ona? O biraz yorgun. Gelemeyecek.
Anahtarı ver. Mali gelecek birazdan. Eğer şu çocuğu
birazcık seviyorsan anahtarı ver.
Affedersin Ali.
Hızlı hareket et. Ne yaptınız ona? Ne yaptınız söyle? Acelen
ne? Kendisine sorarsın. Tabii görebilirsen.
Fahriye paraları kapmak istiyorsan bir an önce git ve
çocuğun kızını elinden al. Koş. Benden kaçamayacak lan.
Halil bizi bırakmaz. Gelecek o görürsün. Vural bas gaza çabuk.
Korkma canım. Hiçbir şey yapamazlar. Bize izin verme.
Baba.
Halil dikkat et ne olur.
Geç dedim. Geçtin. Allah.
Uzaklaşabilmişsindir seni.
Arda.
Dur. Kaçma.
Zeynep'in arabası.
Yetişeceğim sizden size de. Sen hiç merak etme. Yeter ki
korkma. Bulacağım sizi.
Neredesiniz şerefsizler?
Işte bir buradan gittiğinizi biliyorum.
Sen nereden çıktın birdenbire? Bu demek burada mıydı? Şimdi ya
şimdi geldi. Eee Umut Bey'in reçeli kendine has. Özel bir
reçel biliyorsun. Selmoş'um öteki reçeli beğenmezse diye
Ult Bey'in reçelini hazır edeyim dedim. Sağ olsun kendisi
de kırmadı geldi. Kırar mıyım hiç? Bilakis şeref duydum.
Değerli Selma Hanım reçelimi aşarmış. Kıymetli kumru hanım
da haber uçurunca koşarak geldim.
Tamam. Zahmet oldu. Hadi güle güle. Ay ne yaptın adama? Ayıp
oldu. Evet Eren. Teyzem haklı. Adam sırf benim canım bir
söyleyecek kapımıza kadar getirmiş. Içeri davet etmen
gerekiyordu. Ben anlamam. Abi dedik, iyi davrandık. O ne
yaptı? Bize yalan söyledi. Bakın. Burada görmek
istemiyorum bir daha. Lafı değdirmesin. Parasını öderim
ben.
Umut Beyciğim büyük aşklar, büyük imtihanlarla sınanırlar.
Sabredeceğiz birazcık.
Ne dedim ben sana? Halil'e en ufak bir zarar gelmeyecek
demedim mi? Mecbur kaldım. Yoksa Fatih Hakka'yı arada
edecektin. Zaten çok sert vurmadım. Sadece bayıltacak
kadar. Bir de şey, sen bir şey yumurtlayacaksın. Söyle hemen.
Fareni kaçırdığı arabada sadece Arda yoktu. Zeynep de oradaydı.
Aptal herifler. Fahri denen adam Zeynep'i de mi kaçırmış?
Söyle kurtulsun hemen ondan. Ama sakın zarar vermeye
kalkmasın. Yoksa Halil bela kesilir başımıza. Tamamdır.
Bak amacın ne bilmiyorum. Ama çok büyük hata yapıyorsun.
Halil senin peşini asla bırakmaz. Hala geç değil vazgeç
şundan. Tamam söz. Şikayetçi olmayacağız senden. Hadi canım.
Vural duydun mu? Bizi şikayet edecekmiş. Ulan öz be öz
yeğenimi kaçırmaya çalıştınız siz be. Velayeti bende daha
bunun.
Bak cana. Ne oldu? Telefonla haber mi vereceksin? Ver şu
telefonu. Ver dedim sana.
Aferin.
Alo. Gözde Hanım, Zeynep de orada deyince Kürtlere bindi
Fahri. Bir an önce kurtul kadından. Ama bak kılına zarar
gelmesin. Halil'i yerin dibine de girse bulur onu diyor.
Duydun mu? Vakit yoktu. Mecbur kaldık aldık. Meraklısı
vericiyiz.
Gözün aydın küçük hanım. Sana ayrılan sürenin sonuna geldik.
Birazdan senin gidip çocukla devam edeceğiz. Çocuğu bırakıp
asla inmem bu arabadan. Sana fikrin soran olmadı.
Ulan herif hala peşimizde. Vural bas gaza çabuk.
Arda bak. Baban yetişti bize. Kurtaracak baba. Sormamıştı
bizi.
Işte buldum sizi.
Geldim Zeynep. Korkmayın geldi bile. Ulan kaç kaç nereye kadar
be? Mecbur kadını indireceğiz. Vural. Dediğimi yap. Sağa çek
kadını indireceğiz.
Inmem. Arda olmadan inmem bu arabadan. Vur istersen. Ama onu
bırakıp hiçbir yere gitmem. Akıllı ol. Yoksa hiç acımam
çocuğu vururum. Sakalım da bir şey yapma sakın.
Vural. Çek sağa. Inmem dedim sana.
Ne çabuk. Bırak. In dedim sana. Bırakma beni. Reşat korkma
tamam mı? Geleceğiz. Söz veriyorum. Yürü. Arda korkma
canım.
Ne yapıyorsun şerefsiz? Bana dokunan elini kırarım senin.
Bırak.
Arda!
Arda!
Çabuk ol Uğur al çabuk.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.