All language subtitles for 193.tr

af Afrikaans
ak Akan
sq Albanian
am Amharic
ar Arabic
hy Armenian
az Azerbaijani
eu Basque
be Belarusian
bem Bemba
bn Bengali
bh Bihari
bs Bosnian
br Breton
bg Bulgarian
km Cambodian
ca Catalan
ceb Cebuano
chr Cherokee
ny Chichewa
zh-CN Chinese (Simplified)
zh-TW Chinese (Traditional)
co Corsican
hr Croatian
cs Czech
da Danish
nl Dutch
en English
eo Esperanto
et Estonian
ee Ewe
fo Faroese
tl Filipino
fi Finnish
fr French
fy Frisian
gaa Ga
gl Galician
ka Georgian
de German
el Greek
gn Guarani
gu Gujarati
ht Haitian Creole
ha Hausa
haw Hawaiian
iw Hebrew
hi Hindi
hmn Hmong
hu Hungarian
is Icelandic
ig Igbo
id Indonesian
ia Interlingua
ga Irish
it Italian
ja Japanese
jw Javanese
kn Kannada
kk Kazakh
rw Kinyarwanda
rn Kirundi
kg Kongo
ko Korean
kri Krio (Sierra Leone)
ku Kurdish
ckb Kurdish (Soranî)
ky Kyrgyz
lo Laothian
la Latin
lv Latvian
ln Lingala
lt Lithuanian
loz Lozi
lg Luganda
ach Luo
lb Luxembourgish
mk Macedonian
mg Malagasy
ms Malay
ml Malayalam
mt Maltese
mi Maori
mr Marathi
mfe Mauritian Creole
mo Moldavian
mn Mongolian
my Myanmar (Burmese)
sr-ME Montenegrin
ne Nepali
pcm Nigerian Pidgin
nso Northern Sotho
no Norwegian
nn Norwegian (Nynorsk)
oc Occitan
or Oriya
om Oromo
ps Pashto
fa Persian
pl Polish
pt-BR Portuguese (Brazil)
pt Portuguese (Portugal) Download
pa Punjabi
qu Quechua
ro Romanian
rm Romansh
nyn Runyakitara
ru Russian
sm Samoan
gd Scots Gaelic
sr Serbian
sh Serbo-Croatian
st Sesotho
tn Setswana
crs Seychellois Creole
sn Shona
sd Sindhi
si Sinhalese
sk Slovak
sl Slovenian
so Somali
es Spanish
es-419 Spanish (Latin American)
su Sundanese
sw Swahili
sv Swedish
tg Tajik
ta Tamil
tt Tatar
te Telugu
th Thai
ti Tigrinya
to Tonga
lua Tshiluba
tum Tumbuka
tr Turkish
tk Turkmen
tw Twi
ug Uighur
uk Ukrainian
ur Urdu
uz Uzbek
vi Vietnamese
cy Welsh
wo Wolof
xh Xhosa
yi Yiddish
yo Yoruba
zu Zulu

Original subtitles

Yani şimdi sizin bir evlatlığınız mı oldu? Evlat

desek daha doğru olur ablacığım.

Arda çok akıllı, çok tatlı maşallah ama Yani bir çocuğun

sorumluluğunu almak öyle kolay bir şey değil. Zeynep Hemen

karar verebileceğiniz bir şey değil. Biraz acele etmiyor

musunuz? Aydacığım. Hadi gel sen burada çiçekle ilgilen

biraz. Halilciğim Tülay Hanım haklı. Yani zaten travma

yaşayan çocuklarda böyle hızlı durum değişiklikleri daha büyük

travmalara yol açabilir. Biz ona iyilik yapacağız derken

Daha büyük bir çıkmaza sokabiliriz.

Hiç tanımadığınız bir çocuk. Mala mülke mi ortak olacak

şimdi?

Herkesin farklı farklı düşünceleri olabilir. Saygı da

duyarım. Ama biz bir karar verdik.

Ve sonuna kadar da arkasında duracağız. Ayrıca senin

dediğine katılmıyorum Gözde. Zeynep'le ben Arda'nın bütün

yaralarını saracağız. Hem fena mı? Yeğenime bir kardeş de

geliyor.

Bu çiftlikte beraber oynayacaklar. Yeri gelecek,

küsecekler, yeri gelecek, barışacaklar. Düşe kalka bu

hayatı burada yaşayacaklar.

Çok doğru çocuğum. Siz içinizden, kalbinizden ne

geçiyorsa onu yapın çocuğum. Hem her kim ki Allah rızası

için bir yetimin başını okşarsa elinin değdiği her tel tanesi

için hanesine sevap yazılırmış. Allah kimseye böyle anne baba

olmayı nasip etmez. Hem böylelikle sevgimiz bir kat

daha artar. Ya. Canım babaannem benim. Canım kızım.

Ne şanslısın sen Arda. Halil gibi bir baban olacak. Dağ

gibi, çınar gibi, gölgesi bile yeter.

Dünyanın en güzel annesine sahip olacaksın. Sonsuz

merhameti, kocaman yüreğiyle seni her zaman sarıp

sarmalayacak. O güzel gözleriyle sana baktığında

içini ısıtacak bir anne.

Bu işi sizin kararınıza bırakacak değilim.

Herkes için en hayırlısı olsun inşallah.

Benim göndermem gereken birkaç meyil var. Müsaadenizle.

Ardacığım. Hadi gel biz de odamıza çıkalım. Ben de bir

atölyeyi arayıp gelirim yanınıza. Küçük Prens geleceğim

bekle.

Ne unutmuş arkadaş? Bir kurtulamadık şu adamdan. Kendi

gitti. Şimdi reçeli hüküm sürüyor. Hayır ben anlamıyorum

ki. Adam yalancı. Niye öyle inanıyorlar ki bu adama? Neyse.

Karım hamile. Ne istiyorsa onu yapacağım. Reçelse reçel.

He? Nerede bu reçel? Yok burada.

Ne yapıyorsun? Ay ne yapayım Erenciğim? Kan şekerim düştü

herhalde. Canım öyle bir tatlı istedi ki. Kavanozun dibini

gördüm ayol. Dur dibini

Ay ne oluyor ayol? Sen de mi yiyecektin yani?

Ben değil Selma. Dünyada başka hiçbir şey kalmamış gibi tuttu

o yalancı Umut'un vişne reçelini aşardı. Sen de

bitirdin. Çok sağ ol. Ay bilseydim yer miydim hiç?

Neyse. Yapacak bir şey yok. Olan oldu.

Cemal ne yapacağım şimdi? Selma'nın canı çekti.

Nasıl olacak bu iş ya? Oğlum ne diyeyim böyle? Kuyruğu yanmış

kedi kimin bir o yana bir bu yana seyirteyim. Selma sana

umutun çekmiş. Komuteri de hepsini yedi. Sağ olsun. Kepeğe

keslesice. Açgözlük de yakında bizi içiyoruz. Ay bilseydik

yemezdik herhalde kıymık hanımcığım. Çağıralım Umut'u.

Hem bu olay tatlıya bağlanır hem de Selmoş'um istediği

reçele kavuşur. Azıkların sultanı dururken Uhud danaymış.

Vişne reçelinin en güzelini edeceğiz. **** gelinine.

Kimselere muhtaç değiliz. Sen hiç o güzel canını sıkma. Ver

bakayım şunu.

Bir şeyciği yok bunun. Aynısından yapar. Anaların bir

tanesi canımsın benim. Ben getirdiğim vişneler nerede?

Anne hepsi orada. Gel göstereyim sana.

Ah ah yine işime taş koydun olacağım için seni.

Dayısı Fahriye. Hala yakalanmadı mı? Maalesef. Ama

polis her yerde arıyor. Bu Fahriye Arda'nın tek varisi

değil mi? Aynen öyle. O zaman velayet meselesi kapanacak.

Yani bir an önce de biz Arda'nın koruyucu ailesi

olacağız. Vallahi Halil yıldırım hızıyla alınan bir

karar oldu ama Bence güzel oldu. Yani düşünüyorum da şu

dünyada bir çocuğa sizden iyi bakacak anne babayı

tanımıyorum. Harbi söylüyorum. Eyvallah. Ha bu arada

çiftlikteki güvenlik önlemlerini artıralım. Bu fare

gibi herifleri biliyorsun yani. Sağı solu belli olmaz. Nereden

çıkacağı ne yapacağı hiç belli olmaz. Antrenmanlıyız böyle

mevzulara. Ben hallederim. Sen merak etme. Kuş uçurtma.

Biliyorum. Ben o zaman hemen hallediyorum. Var mı başka bir

şey? Kolay gelsin.

Ben gerçekten inanamıyorum. Bir veledimiz eksikti, o da oldu.

Olmayacak. Izin vermeyeceğim buna. Ne yapacaksın peki?

Önlemimi almıştım. Var aklımda bir şeyler.

Alo Şahin ne yaptın? Itinayla bildin mi Fahri'yi? Hulusi her

yerde onu arıyordu. Neyse ki kaçırdım. Şimdi güvenli bir

yerdeyiz. Şahane. Bunun nesi şahane? Polis diyorum Gözde

Hanım. Her yerde bu herifi arıyor. Ne yapacağız? Plan

yapmak benim işim. Plana uymak da senin. Sen şimdi çocuğu

alacaksın. Fahri'yle birlikte çocuğun Yeşilpınar'dan

gitmeleri gereken yere ulaştıracaksın. Daha sonra da

Fahri bebesiyle birlikte çıkıp gidecek. Bitti gitti. Harekete

geçmek için benden haber bekle. Tamamdır. Beklemedeyim. Pardon

da Yeşilpınar'da herkes beni ararken nasıl olacak o

dediğiniz iş? Anında enselenirim. Zaten çocuğu da

taktınız pişman. Şu hoparlörü aç.

Açtım. Bana bak. Fahri misin nesin? Aç kulaklarını beni çok

iyi dinle. Çocuğu yanına almazsan bırak parayı görmeyi,

seni bulduğumuz yere bırakırız. Polislere yem olursun. Ha

çocuğu alıp gidersen şimdi paranın yarısını iş bitince de

kalan kısmına alırsın. Baştan söylesenize şunu.

Tamam olur. Siz bana çocuğu getirin yeter. Çocuğu sana

ulaştırmanın bir yolunu bulacağım.

Gözde. Beni çok iyi dinle. Eğer dediklerimi yapamazsan bu çocuk

bundan sonra hep burada kalır. Ve Halil'le Zeynep tutkalla

yapışmış gibi olurlar birbirlerine. Ne sen Halil'i

alabilirsin ne de ben bu konağa dönebilirim. Merak etme. Öyle

bir şey olmayacak. Ona asla izin vermem.

Zeynep abla neredesin?

Zeynep abla buldum seni hesap et.

Sobe sobe. Yine sobeledin beni.

Ebe sensin Zeynep abla. Hadi saymaya başla. Tamam. Hadi koş

saklan.

Iki, üç, Dört, beş, Fahri daha yakalanamamış. Ama polis

peşinde olduğu için velayet yolunda önümüz açık. Ben de

birazdan gideceğim. Avukatla görüşeceğim. Bu koruyucu aile

meselesi için. Detayları konuşacağız. Altı, yedi,

Sekiz, dokuz, on çiftlikteki güvenlik önlemlerini de

artırdım. Ama yine de senden gelene kadar dikkatli ol.

Önüm arkam sağım solum sobe. Saklanmayan ebe. Geliyorum

Arda.

Neredeymiş acaba Arda kuş? Buralar da olabilir mi?

Sobe, sobe, sobe.

Yine ben kazandım. Hadi başla saymaya.

Sobelendi. Ben gidiyorum.

Nereye saklandın? Bulamadım ben seni. Ve saklanmak için çok

iyiyim Zeynep abla. Öylesin. Bana da öğretirsin ama değil

mi? Yap bakalım. Üşüdün mü sen?

Haklıymışsın baba.

Insan sevinci aile olmak istiyormuş.

Sevdiklerini gözünden bile sakının yüreğinde taşıyormuş.

Dilinden, elinden Kendinden bile koruyan Bir an bile

yanından ayrılmak istemiyormuş. Istersen sonra oynamaya devam

edelim mi? Girelim mi içeri?

Ne olur Zeynep abla bir tür daha oynayalım. Gitem o. Hadi o

zaman. Sana son kez say ben saklanayım. Sonra gireceğiz

ama. Anlaştık mı? Çiftlikteki güvenlik önlemlerinin artması

hiç iyi olmadı.

Üç, dört, beş.

Annem şu an

Küstapla buldum seni.

Ardacığım.

Merhaba. Yürüyüş yapıyordum ben de. Birlikte oynayalım mı? Ne

dersin?

Bu velidi buradan çıkarmak için acil bir yol bulmam şart. Şu

kasabalı kızın havasına bak. Anne oldum sanıyor aptal.

Yürüyüş yapıyordum. Soğumayayım daha fazla. Görüşürüz.

Ardacığım. Hava iyice soğutan girelim hadi. Içeri sonra yine

oynarız ama söz. Çüş. Hadi

Oldu mu? Kene papla. Çok güzel oldu hem de. Aferin sana.

Maviş'im.

Sen şimdi resim yapmaya devam et. Ben birazdan geleceğim

canım. Tamam mı?

Ardacığım. Resim mi çiziyorsun?

Bakalım ne çiziyorsun? Hı? Kapıdan işte. Bilmiyorum. Hı. O

elindeki mavi boyayla ne çizeceksin Ardacığım? Kocaman

bir gökyüzü mü yoksa çok güzel ışıl ışıl parlayan bir deniz

mi? Ama bence keşke deniz çizsem biliyor musun? Ben

denizleri çok severim. Bendenizi hiç görmedim.

Çizemem. Nasıl ya? Sen hiç deniz görmedin mi? Denizin

altındaki o rengarenk balıkları ışıl ışıl renkleri bir görsen o

kadar büyülü ki hayal bile edemezsin.

Zeynepçiğim. Iıı Arda'yı merak etmiştim. Bir bakmak için

geldim. Ama Zeynep ablası biliyor musun? Orada daha önce

hiç deniz görmemiş.

Ve çok merak ediyomuş, görmek istiyomuş.

Hadi. Nasıl gidiyor? Var mı bir ihtiyacınız? Yok. Ben de

birazdan seni arayacaktım aslında. Biliyor musun? Arda

daha önce denizi hiç görmemiş. Acaba onu alıp sahile mi

götürsem diye düşündüm. Oradan da alışveriş yapmaya gideriz

ona. Harika düşünmüşsün. Benimle işim bitti. Sahilde

buluşalım o zaman. Tamam o zaman görüşürüz.

Veriyorum. Ardacığım, baban seninle konuşmak istiyor. Baba,

iyi kesmeler size.

Şimdi mi? Evet. Nasıl yani? Öyle durup dururken mi? Emin

misin? Şimdi mi?

Hişt! Ne oluyor bakayım orada? Siz baba oğul şifreli bir

şeyler mi konuşuyorsunuz? Bir dakika Zeynep abla.

Tamam baba. Söz. Ne oluyor Ardacığım? Ne dedi baba? Iyi

değil misin Zeynep abla?

Babama söz verdim. Seni öpmemi istedi. Gel bakayım buraya.

Baba. Senin babama söz verdim. Hı hı. Hadi bakalım. Dışarı

çıkmak için hazırlanalım şimdi, olur mu?

Alo Şahin. Efendim Gözde Hanım. Haliller çocuğu birazdan deniz

kenarına götürecekler. Sen de çocuğu orada paketleyeceksin.

Anlaşılmıştır. Ama konuştuğumuz gibi. Halil'in kılına bile

zarar gelmeyecek. Tek amacımız bu çocuktan bir an evvel

kurtulmak. Bela istemiyorum.

Bana bak lan. Çıkmayacaksın sözümden. Gelip çocuğu

alacağız. Yoksa pişman ederim seni. Anladın.

Tamam. Tamam gidip alalım da o çocuk beni gördüğü anda

topuklar gider. O kadarını tahmin ediyoruz herhalde. Ama

merak etme. Arı dayı öyle bir alacağız ki kimsenin ruhu bile

duymayacak.

Lan. Of, of, of, of, of, of, of. Dur bakalım heyecanlanma.

Sen kimsin oğlum? Buralı ben çağırdım. Benim adamımdır sağ

kolum.

Bize yardım edecek. Eğer aklınızdan binlik geçiyorsa

vazgeçin. Arkamdan iş çeviren, hiç kimse iflah olmadı bugüne

kadar. Hiç merak etme.

Babam ne zaman gelecek? Birazdan gelecek babancığım.

Gül bakalım.

Dur yavaş beni bekle dur. Yakaladım. Düşeceksin Deniz'in

yanına gitmek için babanı bekleyelim olur mu?

Ağzından çıkıp bu şişe evet ağzından çıkarttı. Islık çaldı

yani. Istersen sana da öğretebilirim nasıl

yapıldığını.

Bak şimdi parmaklarını böyle yapacaksın. Sonra ağzına koyup

kuvvetlice üfleyeceksin. Tam böyle.

Yapamıyorum ben. Olmuyor. Ilk seferinde yapmak çok zor zaten.

Ama deneye deney yaparsın. Ben sana inanıyorum. Merak etme.

Yalnız Arda burası biraz esiyor. Üşümemi istemem.

Getir bakayım ellerini. Buz gibi olmuş ellerin.

Bak baban geliyor. Ben şimdi arabaya gidip senin Beren'i

alayım. Sen burada bekle olur mu? Çok soğuk. Üşüme.

Arabam hemen şurada. Beresine arabada unutmuşum da onu

alacağım. Tamam dikkatli ol.

Ne yapıyorsun bakalım? Aslan parçası. Zeynep ablam boşluk

çalmayı öğretti. Belki çana bir işem denizdeki balıklar

musluğunu doyup gelebilirler. Doğru söylüyorsun. Çal bakayım

nasıl yapıyorsun?

Yapamıyorum işte. Parmaklarını birleştir böyle. Dilinin altına

koyacaksın. Yap bakalım. Sonra var gücünle üfle. Yapılmıyor

ya. Olmuyor işte. Öyle hemen yapamıyorum falan yok. Bir daha

deneyeceksin. Koy parmağına. Işte ondan. Yaptım. Aferin

sana. Işte bu kadar. Gördün mü? Yalnız bana bak. Bunu sana

öğrettiğimi Zeynep abla bilmeyecek. Tamam mı? Bu

aramızdaki ilk sıra olacak.

Geliyor.

Gel bakalım takalım şunu.

Anahtarı arabada unuttum ya. Hemen alıp geleyim ben. Dur dur

kalsın. Bir şey olmaz.

Inanamıyorum sana. Öğrenmişsin. Aferin.

Telefonla konuşurken senden bir şey istemiştim. Ne yaptın Ayşe?

Söz vermiştin. Sizi mi tuttum baba? Temiz Zeynep abla. Hı hı.

Tuttun canım. Tuttun. Ahir olmak böyle şeyler gerektirir.

Sen bana ne kadar hazırsın? Ha bir de unutmadan sorayım sana.

Acaba diyorum. Artı evi kardeşim yapsa.

Balıklara gidelim mi? Evet, evet gidelim. Hadi balıklara

gidelim.

Ne diyorsun teklifime Zeynep? Haşir. Ama bak Arda yalnız

kalacak.

Tamam gitmesini istiyorum ama. Oğlumu da kimseler ağza

yedirtme.

Hani ayrıl edecektin? Hani kıymeti reçelini sabote

edecektin? Ne oldu? Sesin soluğun çıkmıyor. Yoksa beni

oyalıyor musun?

Sabote edeceğim etmesine de kıymık heykel gibi dikildi

reçelin başına, kıpırdamıyor ki. Ama bir yolunu bulacağım.

Merak etme sen.

Ay Selma'nın hiç sesi, soluğu çıkmadı bugün. Bir gidip baksam

mı acaba kaynanacı? Ben burdayım. Reçelle ilgilenirim.

Daha bakalı yarım saat olmadı. Hamile kız. O iyi. Iyi, madem

baktıysan Aaa bugün seni sevdiğim dizi var. Hatta

başladı şimdi. Koş, kaçırma. Yok. Reçelin kıvamını tutturmak

için başından ayrılmamak gerekiyor.

Eren'im sonra internetten açacağız bana.

O ses neydi? Eren banyoya gitmişti. Düşmüş filan olmasın.

Ha! Ağzından gel alsana. Eren'im! Kara kuzum! Oğlum!

Işte bu kadar. Eee herkesin bir yumuşak karnı var.

Bakalım reçele. Acaba ne yapabiliriz?

Eren.

Denize değineyim mi? Yaz olsaydı evet. Ama şu an denize

girmek için hava çok soğuk Ardacığım. Yani balıklara?

Göreceksin ama ilk önce balıklara haber göndermen

gerekir. Nasıl olcak ki? Hemen halledeceğim onu. Burada.

Evet al bakalım kayığımız hazır.

Çok güzel oldu baba. Çok güzel olacak tabii. Benim oğlumun

teknesi güzel olmalı. Peki adı ne olsun bunun? Ağaçta. Tamam.

Arda

Arda peki balıklara ne söylemek istersin? Balıkları görmek çok

istiyorum. Onunla buraya gel derdin. O zaman hemen bunu

denizin kıyısında yüzdürmeye başla.

Ama kayığın batarsa da sakın üzülme tamam mı? Evet üzülme.

Çünkü bu balıkların senin isteğini kabul ettiği anlamına

gelir. Anlaştık mı? Hadi bakalım. Ama dikkatli ol.

Yalnız kayık bayağı bayağı güzel oldu. Bilmiyordum böyle

yeteneklerin olduğunu. Vallahi ben de bilmiyordum. Öğrenmiş

oldun.

Bu benim hayatımda aldığım en sıra dışı ve en güzel çiçek.

Sen bu ellerden daha nicelerini alacaksın.

Balıkla istediğimi kabul etti. Gelecek ziyaretine.

Ne işin var senin burada? Yol Geçen Hanım'ı burası. Çok ayıp

Songül. Sen evine gelen misafirlerine böyle mi

davranıyorsun? Uzatma. Ne demeye geldin söyle. Seni

düşündüğüm için geldim.

Burası konağa benzemez. Şartları zordur. Mesela su

soğuk akar. Isınması için beklemen lazım.

Bir kış. Malum. Soğuk da olur. Birkaç tane kes. Ne diyeceksen

de.

Adettendir. Sen çok iyi bilirsin. Ihtiyacı olana yardım

etmek gerekir.

Bunlar benim giymediklerim.

Kullanırsın. Sen kimsin be? Sana mı kaldı bana yardım

etmek? Aslanlı müsveddesi. Evet. Bana kaldı. Hak ettiğin

gibi davranmak artık benim boynumun borcu.

Bana bak. Sen çok oldun artık. Uzatma.

Hayat ne garip değil mi? Geçen hafta annemi kurtarmak için

çırpınıyorduk. Şimdi ise deniz kenarında hayatımıza sürpriz

gibi giren Arda'yı izliyoruz.

Eh işte hayat böyle bi şey. Çok çetrefilli. Engebeli bir o

kadar da uzun. Bazen yokuş aşağı iniyorsun. Bazen de

yukarı doğru çıkıyorsun. Ama önemli olan ne biliyor musun?

Sevdiklerinin yanında olması. Çünkü onlarla birlikte hayat o

zaman daha kolay oluyor. Her şey çok daha güzel oluyor.

Haklısın Annemin olayında sen olmasan ben yapamazdım. Biliyor

musun? Şu olaylar yaşanana kadar annemle aramda bu denli

bir bağ olduğunu ben bile bilmiyordum. Annemi tanıyorsun.

Kimseye bile isteğe bir kötülük yapmaz. Kimsenin arkasından iş

çevirmez.

Siz Cengiz her şeyi itiraf etti. Kızınızın emeğini hiçe

sayıp onu nasıl üzersiniz?

Dediğim gibi. Iyi ki sen yanımdaydın.

Iyi kötü ne varsa birlikte yaşayacağız. Ve ben son

nefesime kadar senin yanında olacağım.

Ben de.

Söz mü? Söz.

Hadi. Git yerine beni şikayet et. Bakalım bu sefer düzenvaz

teyzesinin sözünü dinleyecek mi? Bana az çektirmedin Songül.

Karalamalarla, içine düştüğüm delhisin karanlığını hala

görüyorum ben. Bu tokat onların yanında devede kulak kalır.

Sen asıl bundan sonra benden kork. Devran döndü. Bunlar

senin iyi günlerin. Sana ne demeli? Ha? Ya senin kendi öz

kızına yaptıkların. Zeynep tarlasına kimyasal döktürdüğünü

öğrenirse ne yapar sence? Bunlar tabii bizim

bildiklerimiz. Kim bilir daha bilmediğimiz neler yaptıysa.

Herkesin içinde alıcısı vardır Songül. Tıpkı senin rüzgarlı

tepedeki ağacı yaktırman gibi.

Neyse. Artık seninle bir işim kalmadı. Etkisiz elemansın sen.

Merve'nin okul meselesinin bir Halil'le kendim konuşacağım.

Beni kırmayacağını düşünüyorum. Beni de olsa herkesin yeri

belli değil mi? Hani seni buraya gönderirken? Beni oraya

layık gördü.

Kiminle uğraşacağını bundan sonra dikkat edersin. Boyundan

büyük rekabetlere kalkış mı Songül?

Nefret ediyorum senden. Nefret ediyorum.

Ama ben de son gülsem. Yaptıklarınızı yanınıza

bırakmayacağım. Göreceksiniz.

Halil kendi söyledi. Her zaman sana kapım açık dedi. Bir

ihtiyacın olursa gel dedi. Ne işin var senin burada? Bir de

böyle elini kolunu sallaya sallaya. Halil'le konuşmaya

geldim. Paraya ihtiyacım var. Bir sıkışıklığın olursa gel

dedi. Ben de geldim. Kırmaz beni sağ olsun. Laflar öyle

kırmaz beni sağ olsun falan. Sen role iyi kaptırdın kendini

herhalde. Halil'in babasının arkadaşı falan değilsin.

Kendine gel. Hadi bir daha da sakın bu kapıdan içeri girme.

Yürü.

O ağaç Halil için çok değerliydi. Çok üzüldü

kardeşim, çok. Sanırım onu böyle en son babamın hapse

girmesinden ve ölümünden sonra böyle gördüm. Bu kadar üzgün

gördüm. Ihsan Baba'nın da çektiklerine can da yanmaz.

Allah rahmet eylesin. Canım babam benim. Nur içinde yat.

Çok severdin onu. Ama Halil için başka bir kıymetliydi

sanki. Her sözü kanun gibiydi onun için. Sevgisi, saygısı

sonsuz da ona. Uzun zaman kabullenemedi gidişini.

İhsan'mış demek babasının ismi. Hapis yatmış bir de.

Alo. Alo Metin, Tülay Aslan'dı ben. Onur verdiniz, buyurun.

Sana bir işim düştü. Zamanında Ömer çok destek olmuştu sana.

Şimdi karşılığını verme vakti geldi. Sağ olasınız. Çok

hakikatli bir adamdı Ömer Bey. Kimseyi darda koymazdı. Benden

ne istiyorsunuz peki? Ne yapacağım sizin için? Halil

Fırat. Damadım. Onun yanına gidip babasının hapishaneden

arkadaşı olduğunu söyleyeceksin. Babasının eğer

bir gün evlenirse asla boşanmaması gerektiğini vasiyet

ettiğini söyleyeceksin. Beni Elçi gönderdi diyeceksin. Tamam

Tülay Hanım. Kolay iş. Bir de Böyle yanına bi şey getir,

hapishane işi olsun, anahtarlık falan. Babasından yadigar gibi.

Tamamdır.

Hadi hadi. Kimseye görünmeden hemen git buradan. Ya gideyim

gideyim de paraya ihtiyacım var Tülve Hanım benim. Hafif Şen.

Vereceğim paranı dedim ya. Ben Metin. Babasının cezaevinden

ahbabıyım. Kendisi tanır bilir beni. Telefon numaramı

bırakayım. Tabii yazın numaranızı. Yine ne işler

dönüyor acaba? Sonra dediğin ne zaman Tülay Hanım? Benim çok

vaktim yok. Madem Halil'den para almamaya mani oluyorsun. E

o zaman sen ver de gideyim. Beni senin ayarladığını

söylerim. Sana halledeceğim dedim. Şimdi hemen buradan

gidiyorsun. Çabuk. Halil'in teyzesi olacak o kadın bile

ikiletmedi beni be. Hemen o gün paramı verdiydi. Zamanı

geldiğinde paranı alacaksın.

Eğer birine söylersen öldürürüm seni. Anladın mı beni? Kızımın

evliliği biterse sen de ölürsün.

Ne konuştular anlat bakalım.

Çocuklar maske ister misiniz? Evet. Evet. Sen al bakalım.

Gördün mü? Sıra sende.

Senin de bir şey diyemiyorum ben. Öyle hemen ilk denemede

olmaz. Tekrar tekrar atman lazım. Bak bir kere daha

gösteriyorum. Izle. Biraz dizleri kırdın.

Ardacığım. Pamuk şeker yemek ister misin?

Sen de maske ister misin?

Istersen alabilirsin.

Kutu kutu pense oynayacağız. Sen de oynamak ister misin?

Olur. Hadi git arkadaşlarınla oyna. Hadi gidelim. Koş, koş,

koş, koş, koş, koş, koş, koş, koş, koş.

Hadi. Gidelim.

Avukat arıyor. Arda'yla ilgili olabilir. Ben de pamuk şekeri

alıp geleyim.

Kolay gelsin abiciğim. Dört tane pamuk şeker alabilir

miyim?

Iyi günler.

Çocuklar diğer arkadaşınız nerede? Arda. Siyah beresi

vardı. Yeşil

Halil Halil Arda yok. Nasıl yok? Yok işte oyun oynuyordu

orada yok.

Orada.

Dur!

Arzu. Ne susuyorsun? Cevap versene.

Işini yap. Haddini aşma.

Sen bana eziyet et. Ben sana muhbirlik yapayım. Yok öyle

yağma. Metin denen o adam geldiğine, Halil Bey'i sordu.

Tülay Hanım da burada olmadığını söyledi, gönderdi

adamı. Tam Tülay'dan beklenicek hareket. Ne olmuş sanki adama

iki kuruş verip gönderse ama yok. Ruhu pinti kadına.

Zeynep Hanım'ın babasından haberi var demek ki. Halil

Bey'le evli kalabilmek için annesiyle bir olup böyle

vasiyetli, vasiyetli bir oyun oynamışlar. Sonunda Canan

teyzemin bahsettiği sırrı buldum. Benim de ceplerimin

para dolma vakti gelmişti.

Sakın seçme. Bırak beni. Ne istiyorsun benden? Ulan e

benden kaçacak mısın senden? Seni bırakır mıyım ben be?

Şuradan bir kurtulalım. Göstereceğim sana. Benden

kaçmanın ne demek olduğunu. Bacaklarını kesip de sindirgen

Murat sen bana da bağır demesinler.

Bana bak çocuk. Eğer onları gerçekten seviyorsan o sudur

burada. Yoksa ikisini de burada hemen gebertirim. Duydun mu

beni?

Arda buradayım canım gel. Korkma bak seni almaya geldim.

Zeynep. Benim arabaya geçin.

Halil dikkat et ne olur.

Geç dedim. Geçti. Allah. Sen nasıl insan mısın sen? Insan

mısın? Insan mısın sen?

Senin gibi insanların yaşamaya hakkı yok.

Bak geldik işte. Korkma tamam mı?

Çok mu korktun sen?

Aşkım al. Bak bakalım tadına.

Bence çok beğeneceksin. Annem kendi elleriyle yaptı gelini

için. Eline sağlık Kıymet anne. Afiyet olsun.

Ooo

O çok ekşi. Ne demek çok eşkıya?

Erenciğim soğuk oldu ya. Kapı açık kaldı galiba. Kapıyı

kapatır mısın? Selmoşum üşür sonra. Haklısın kalçaya.

Bolca limonlu su. Yokuşur.

Eee Kerem e ben de bir bakacağım.

Ana eee saftan da çok aç ki bu.

Limon tuzunu çok kattımızda var. Yaşlanıyor muyum lan?

Yok canım. Ne yaşlanacağım? Tabii ya. Gelsene sen bir şey

ettin reçelime. Anne münasebet. Ayağına taş değse benden

bileceksiniz Kıymet Hanım. Ya tabii senden bileceğim. Yok

Eren banyoda dedin. Yok bağırdı dedin. Yüreğime indirdim.

Koştum gittim. Banyoda Eren Meren yok. Sonra da yanlış

anlamışım herhalde dedim. Çıktın işin içinden. Getirin

bakayım. Ben neden böyle bir şey yapacakmışım ki? Selma

benim biricik yeğenim. Eee onun bebeği de canımın canı. Hem ben

neden bebek Lekeli de olsun isteyeyim ki.

O ne demek?

Nasıl lekeli? Hamileyken eee biri aşerdiği şeyi yiyemez.

Bebek lekeli doğuyormuş. Eee çocuğun vücudunda yemediği her

şey için bir iz oluyormuş. Haksız mıyım Kıymet Hanım?

E biz de boş durmuyoruz. Araştırıyoruz herhalde. Hadi

hayır de göreyim kıymık. Böyle sıkıştırırım işte ben insanı.

Gelsin umut ve paracıkları. Anne. Yok. Doğru değildir.

Batıldır. Batil batıl benim için rahat etmez artık Eren. Ne

olacak yani? Çocuğunuzun vücudunda böyle vişne gibi

avane girer mi olacak? Ay Allah korusun. E tamam. Arayın şu

adamı, gelsin. Reçeli de getirsin. Ay hemen. Sel başında

daha fazla beklemesin.

Geçti canım. Geçti bak ben yanındayım. Baba da gelecek

birazdan da sonra beraber evimize döneceğiz. Aç halin

neredesin ya?

Sela. Uzak dur lütfen. Sakın hareket edeyim deme. Uzak dur

dedim sana gelme.

Ulan **** korktunuz ha. Sen ne istiyorsun bu çocuktan ya?

Rahat bıraksana bizi. Eğer çocuğu seviyorsan kıpırdama.

Halil nerede? Ne yaptın ona? O biraz yorgun. Gelemeyecek.

Anahtarı ver. Mali gelecek birazdan. Eğer şu çocuğu

birazcık seviyorsan anahtarı ver.

Affedersin Ali.

Hızlı hareket et. Ne yaptınız ona? Ne yaptınız söyle? Acelen

ne? Kendisine sorarsın. Tabii görebilirsen.

Fahriye paraları kapmak istiyorsan bir an önce git ve

çocuğun kızını elinden al. Koş. Benden kaçamayacak lan.

Halil bizi bırakmaz. Gelecek o görürsün. Vural bas gaza çabuk.

Korkma canım. Hiçbir şey yapamazlar. Bize izin verme.

Baba.

Halil dikkat et ne olur.

Geç dedim. Geçtin. Allah.

Uzaklaşabilmişsindir seni.

Arda.

Dur. Kaçma.

Zeynep'in arabası.

Yetişeceğim sizden size de. Sen hiç merak etme. Yeter ki

korkma. Bulacağım sizi.

Neredesiniz şerefsizler?

Işte bir buradan gittiğinizi biliyorum.

Sen nereden çıktın birdenbire? Bu demek burada mıydı? Şimdi ya

şimdi geldi. Eee Umut Bey'in reçeli kendine has. Özel bir

reçel biliyorsun. Selmoş'um öteki reçeli beğenmezse diye

Ult Bey'in reçelini hazır edeyim dedim. Sağ olsun kendisi

de kırmadı geldi. Kırar mıyım hiç? Bilakis şeref duydum.

Değerli Selma Hanım reçelimi aşarmış. Kıymetli kumru hanım

da haber uçurunca koşarak geldim.

Tamam. Zahmet oldu. Hadi güle güle. Ay ne yaptın adama? Ayıp

oldu. Evet Eren. Teyzem haklı. Adam sırf benim canım bir

söyleyecek kapımıza kadar getirmiş. Içeri davet etmen

gerekiyordu. Ben anlamam. Abi dedik, iyi davrandık. O ne

yaptı? Bize yalan söyledi. Bakın. Burada görmek

istemiyorum bir daha. Lafı değdirmesin. Parasını öderim

ben.

Umut Beyciğim büyük aşklar, büyük imtihanlarla sınanırlar.

Sabredeceğiz birazcık.

Ne dedim ben sana? Halil'e en ufak bir zarar gelmeyecek

demedim mi? Mecbur kaldım. Yoksa Fatih Hakka'yı arada

edecektin. Zaten çok sert vurmadım. Sadece bayıltacak

kadar. Bir de şey, sen bir şey yumurtlayacaksın. Söyle hemen.

Fareni kaçırdığı arabada sadece Arda yoktu. Zeynep de oradaydı.

Aptal herifler. Fahri denen adam Zeynep'i de mi kaçırmış?

Söyle kurtulsun hemen ondan. Ama sakın zarar vermeye

kalkmasın. Yoksa Halil bela kesilir başımıza. Tamamdır.

Bak amacın ne bilmiyorum. Ama çok büyük hata yapıyorsun.

Halil senin peşini asla bırakmaz. Hala geç değil vazgeç

şundan. Tamam söz. Şikayetçi olmayacağız senden. Hadi canım.

Vural duydun mu? Bizi şikayet edecekmiş. Ulan öz be öz

yeğenimi kaçırmaya çalıştınız siz be. Velayeti bende daha

bunun.

Bak cana. Ne oldu? Telefonla haber mi vereceksin? Ver şu

telefonu. Ver dedim sana.

Aferin.

Alo. Gözde Hanım, Zeynep de orada deyince Kürtlere bindi

Fahri. Bir an önce kurtul kadından. Ama bak kılına zarar

gelmesin. Halil'i yerin dibine de girse bulur onu diyor.

Duydun mu? Vakit yoktu. Mecbur kaldık aldık. Meraklısı

vericiyiz.

Gözün aydın küçük hanım. Sana ayrılan sürenin sonuna geldik.

Birazdan senin gidip çocukla devam edeceğiz. Çocuğu bırakıp

asla inmem bu arabadan. Sana fikrin soran olmadı.

Ulan herif hala peşimizde. Vural bas gaza çabuk.

Arda bak. Baban yetişti bize. Kurtaracak baba. Sormamıştı

bizi.

Işte buldum sizi.

Geldim Zeynep. Korkmayın geldi bile. Ulan kaç kaç nereye kadar

be? Mecbur kadını indireceğiz. Vural. Dediğimi yap. Sağa çek

kadını indireceğiz.

Inmem. Arda olmadan inmem bu arabadan. Vur istersen. Ama onu

bırakıp hiçbir yere gitmem. Akıllı ol. Yoksa hiç acımam

çocuğu vururum. Sakalım da bir şey yapma sakın.

Vural. Çek sağa. Inmem dedim sana.

Ne çabuk. Bırak. In dedim sana. Bırakma beni. Reşat korkma

tamam mı? Geleceğiz. Söz veriyorum. Yürü. Arda korkma

canım.

Ne yapıyorsun şerefsiz? Bana dokunan elini kırarım senin.

Bırak.

Arda!

Arda!

Çabuk ol Uğur al çabuk.

Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.