Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Italian
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkish
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Arda çok akıllı, çok tatlı maşallah ama yani bir çocuğun sorumluluğunu almak öyle kolay bir şey değil Zeynep.
Hemen karar verebileceğiniz bir şey değil, biraz acele etmiyor musunuz?
Arda'cığım hadi gel sen burada çiçekleri bilen biraz.
Halil'cim, Tülay Hanım haklı.
Yani zaten travma yaşayan çocuklarda böyle hızlı durum değişiklikleri daha büyük travmalara yol açabilir.
Biz ona iyilik yapacağız derken, daha büyük bir çıkmaza sokabiliriz.
Hiç tanımadığımız bir çocuk, Mal'a mülke mi ortak olacak şimdi?
Herkesin farklı farklı düşünceleri olabilir.
Saygıda duyarım.
Ama biz bir karar verdik ve sonuna kadar da arkasında duracağız.
Ayrıca senin dediğine katılmıyorum Gözde.
Zeynep'le ben Arda'nın bütün yaralarını saracağız.
En fena mı?
Yeğenime bir kardeş de geliyor.
Bu çiftlikle beraber oynayacaklar.
Yeri gelecek, küsecekler.
Yeri gelecek, barışacaklar.
Düşe kalka bu hayatı burada yaşayacaklar.
Çok doğru çocuğum.
Siz içinizden, kalbinizden ne geçiyorsa onu yapın çocuğum.
Hem her kim ki Allah rızası için bir yetimin başını okşarsa,
elinin değdiği her tel tanesi için hanesine sevap yazılırmış.
Allah kimseye böyle anne baba olmayı nasip etmez.
Hem böylelikle sevginiz bir kat daha artar.
Ya.
Canım babaannem benim.
Canım kızım.
Ne şanslısın sen Arda.
Halil gibi bir baban olacak.
Dağ gibi, çınar gibi, gölgesi bile yeter.
Dünyanın en güzel annesine sahip olacaksın.
Sonsuz merhameti, kocaman yüreğiyle seni her zaman sarıp sarmalayacak.
O güzel gözleriyle sana baktığında içini ısıtacak bir anne.
Bu işi sizin kararınıza bırakacak değilim.
Herkes için en hayırlısı olsun inşallah.
Benim göndermem gereken birkaç mail var.
Müsaadenizle.
Ardacığım, hadi gel biz de odamıza çıkalım.
Ben de bir atölye uğrayıp gelirim yanınıza.
Küçük prens.
Geleceğim bekle.
Ne umutmuş arkadaş?
Bir kurtulamadık şu adamdan.
Kendi gitti, şimdi reçele hüküm sürüyor.
Hayır ben anlamıyorum ki.
Adam yalancı.
Niye hala inanıyorlar ki bu adama?
Neyse.
Karım hamile.
Ne istiyorsa onu yapacağım.
Reçelse reçel.
Nerede bu adama?
Nerede bu reçel?
Yok burada.
Ne yapıyorsun?
Ne yapıyorsun?
Ay ne yapayım Erenciğim?
Kan şekerim düştü herhalde.
Canım öyle bir tatlı hissedik ya.
Kavanozun dibini gördüm ayol.
Dur dibini bırak.
Ay ne oluyor ayol?
Sen de mi yiyecektin yani?
Teyze.
Ben değil.
Selma.
Dünyada başka hiçbir şey kalmamış gibi.
Tuttu.
O yalancı umutun dişne reçelini aşerdi.
Sen de bitirdin.
Çok sağ ol.
Tüh.
Ay bilseydim yer miydim hiç?
Neyse.
Yapacak bir şey yok.
Olan oldu.
Ya ben ne yapacağım şimdi?
Selma amcanını çekti.
Of.
Nasıl olacak bu işe ya?
Oğlum.
Ne diyeyim böyle?
Kuyruğu yanmış kedi kimin bir o yana bir bu yana seyirteyim.
Selma.
Canı Umut'un dişne reçelinden çekmiş.
Kumru tezide hepsini yedi.
Sağ olsun.
Kepe keslesici.
Aç gözlükten yakından bizi yiyecek.
Ay bilseydik yemezdik herhalde kıymık hanımcım.
Çağıralım Umut'u.
Hem bu olay tatlıya bağlanır.
Hem de Selma'şun istediği reçele kavuşur.
Azlıkların sultanı dururken Umut da neymiş?
Vişne reçelinin en güzelini edecek anan gelinine.
Kimselere muhtaç değilik.
Sen hiç o güzel canını sıkma.
Ver bakayım şunu.
Bir şeyciği yok bunun.
Aynısından yaparım.
Analarım bir tanesi.
Canımsın benim.
Getirdiğim vişneler nerede?
Annem sordu.
Gel göstereyim sana.
Ah kıyım ah.
Kimi işime taş koydun?
Olacak mısın seni?
Dayısı Fahriye.
Hala yakalanmadı mı?
Maalesef.
Ama polis her yerde arıyor.
Bu Fahriye.
Arda'nın tek varisi değil mi?
Aynen öyle.
O zaman.
Vela etmesiyiz kapanacak.
Yani.
Bir an önce de biz Arda'nın koruyucu ailesi olacağız.
Valla Halil yıldırım hızıyla alınan bir karar oldu ama.
Bence güzel oldu.
Yani düşünüyorum da.
Şu dünyada.
Bir çocuğa sizden iyi.
Bakacak anne babayı tanımıyor.
Harbiye söylüyorum.
Eyvallah.
Ha bu arada.
Çiftlikteki güvenlik önlemlerini arttıralım.
Bu Fahri gibi herifleri biliyorsun yani.
Sağ solu belli olmaz.
Nereden çıkacağı ne yapacağı hiç belli olmaz.
Antrenmanlıyız böyle mevzulara.
Ben hallederim.
Sen merak et.
Kuşu tutma.
Biliyorum.
Ben o zaman hemen hallediyorum.
Var mı başka bir şey?
Kolay gelsin.
Ben gerçekten inanamıyorum.
Bir veledimiz eksikti o da oldu.
Olmayacak.
İzin vermeyeceğim buna.
Ne yapacaksın peki?
Önlemimi almıştım.
Var aklımda bir şeyler.
Alo Şahin.
Ne yaptın?
İkna edebildin mi Fahri'yi?
Polis her yerde onu arıyordu.
Neyse ki kaçırdım.
Şimdi güvenli bir yerdeyiz.
Şahane.
Bunun nesi şahane?
Polis diyorum Gözde Hanım.
Her yerde bu herifi arıyor.
Ne yapacağız?
Plan yapmak benim işim.
Plan oymak da senin.
Sen şimdi çocuğu alacaksın.
Fahri ile birlikte çocuğu Yeşilpınar'dan gitmeleri gereken yere ulaştıracaksın.
Daha sonra da Fahri bebesiyle birlikte çıkıp gidecek.
Bitti gitti.
Harekete geçmek için benden haber bekle.
Tamamdır.
Beklemedeyim.
Pardon da.
Yeşilpınar'da herkes beni ararken nasıl olacak o dediğiniz iş?
Anında enselenirim.
Zaten çocuğu da taktınız bir işime.
Şu hoparlörü aç.
Açtım.
Bana bak.
Fahri misin nesin?
Aç kulaklarını beni çok iyi dinle.
Çocuğu yanına almazsan bırak parayı görmeyi.
Seni bulduğumuz yere bırakırız.
Polislere yem olursun.
Ha.
Çocuğu alıp gidersen.
Şimdi paranın yarısını iş bitince de kalan kısmını alırsın.
Baştan söylesenize şunu.
Tamam olur.
Siz bana çocuğu getirin yeter.
Çocuğu sana ulaştırmanın bir yolunu bulacağım.
Gözde.
Beni çok iyi dinle.
Eğer dediklerimi yapamazsan
bu çocuk bundan sonra hep burada kalır.
Ve Halil'le Zeynep
tutkalla yapışmış gibi olurlar birbirlerine.
Ne sen Halil'i alabilirsin
ne de ben bu konağa dönebilirim.
Merak etme.
Öyle bir şey olmayacak.
Ona asla izin vermem.
Zeynep abla neredesin?
Zeynep abla buldum seni.
Sobe sobe sobe.
Sobe sobe.
Yine sobeledin beni.
Ebe sen sincini popla.
Hadi saymaya başla.
Tamam.
Hadi koş takla.
Bir, iki, üç, dört, beş.
Fahri daha yakalanamamış.
Ama polis peşinde olduğu için velayet yolunda önümüz açık.
Ben de birazdan gideceğim.
Avukatla görüşeceğim.
Bu koruyucu hali meselesi için.
Detayları konuşacağız.
Altı, yedi.
Tekiz, dokuz, on.
Çiftlikteki güvenlik önemlerimi de artırdım.
Ama yine de sen ben yine kadar dikkatli ol.
Önüm arkam sağım solum sobe.
Saklanmayan ebe.
Geliyorum Arda.
Neredeymiş acaba Arda kuş?
Buralarda olabilir mi?
Bak.
Sobe sobe sobe.
Yine ben kazandım.
Hadi başla saymaya.
Söbelendim.
Ben gidiyorum.
Tamam.
Nereye saklandım?
Bulamadım ben seni.
Ben saklanmacıda çok iyiyim.
Zeynep abla.
Ailesin.
Bana da öğretirsin ama değil mi?
Gel bakalım.
Üşüdün mü sen?
Haklıymışsın baba.
Ben insan sevince aile olmak istiyormuşum.
Ve sevdiklerini gözünden bile sakınıp yüreğinde taşıyormuşum.
Dilinden, elinden.
Kendinden bile koruyup.
Bir an bile yanından ayrılmak istemiyormuşum.
İstersen sonra oynamaya devam edelim.
İstersen sonra oynamaya devam edelim.
Girelim mi içeri?
Ne olur Zeynep abla.
Bir tür daha oynayalım.
İyi tamam.
Hadi o zaman.
Sen son kez say ben saklanayım.
Sonra gireceğiz hemen.
Anlaştık mı?
Çiftlikteki güvenlik önlemlerinin artması hiç iyi olmadı.
Bir, iki, üç, üç, dört, beş, üç.
Önüm, ablam şu an, şu an, şu an, şu an.
Evet.
Arda'cığım.
Köşem ben buldum seni.
Arda'cığım.
Merhaba.
Yürüyüş yapıyordum ben de.
Birlikte oynayalım mı ne dersin?
Bu veledi buradan çıkarmak için acil bir yol bulmam şart.
Şu kasabalı kızın havasına bak.
Anne oldum sanıyor aptal.
Yürüyüş yapıyordum soğumayayım daha fazla.
Görüşürüz.
Arda'cığım.
Hava iyice soğudu ha girelim hadi artık içeri sonra yine oynarız ama söz.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Hoşçakalın.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Hoşçakalın.
Hoşçakalın.
Oldu mu seninle patla?
Çok güzel oldu hemde, aferin sana.
Mavişim.
Sen şimdi resim yapmaya devam et,
ben birazdan geleceğim canım tamam mı?
Arda'cığım, resim mi çiziyorsun?
Bakalım ne çiziyorsun?
Hı?
Kapatın işte, bilmiyor muyum?
Hımm, o elindeki mavi boyayla ne çizeceksin Arda'cığım?
Kocaman bir gökyüzü mü, yoksa çok güzel, ışıl ışıl parlayan bir deniz mi?
Ama bence keşke deniz çizsem biliyor musun?
Ben denizleri çok severim.
Ben denizi hiç görmedim, çizemem.
Nasıl ya?
Sen hiç deniz görmedin mi?
Denizin altındaki o rengarenk balıkları, ışıl ışıl renkleri,
bir görsen, o kadar büyülü ki, hayal bile edemezsin.
Zeynep'cim.
Arda'yı merak etmiştim, bir bakmak için geldim.
Ama Zeynep ablası biliyor musun?
Arda daha önce hiç deniz görmemiş.
Ve çok merak ediyormuş, görmek istiyormuş.
Halil.
Nasıl gidiyor?
Var mı bir ihtiyacınız?
Yok, ben de birazdan seni arayacaktım aslında.
Biliyor musun, Arda daha önce denizi hiç görmemiş.
Acaba onu alıp sahile mi götürsem diye düşündüm.
Oradan da alışveriş yapmaya gideriz ona.
Harika düşünmüşsün.
Benim de işim bitti.
Sahilde buluşalım o zaman.
Tamam o zaman görüşürüz.
Veriyorum.
Arda'cığım, baban seninle konuşmak istiyor.
Baba.
İyi gezmeler size.
Şimdi mi?
Evet.
Nasıl yani?
Öyle durup durup kendime?
Emin misin?
Şimdi mi?
Şişt.
Ne oluyor bakayım orada?
Siz baba oğul şifreli bir şeyler mi konuşuyorsunuz?
Bir dakika, Zeynep abla.
Tamam baba, şişt.
Ne oluyor Arda'cığım?
Ne dedi baba?
İyi değil misin Zeynep abla?
Babama şişt verdim.
Seni öpmemi istedi.
Gel bakayım buraya.
Baba.
Sen de mi babama şişt verdin?
Hadi bakalım.
Dışarı çıkmak için hazırlanalım şimdi olur mu?
Altyazı M.
Alo Şahin.
Efendim Gözden'im.
Haliller çocuğu birazdan deniz kenarına götürecekler.
Sen de çocuğu orada paketleyeceksin.
Anlaşılmıştır.
Ama konuştuğumuz gibi Halil'in kılına bile zarar gelmeyecek.
Tek amacımız bu çocuktan bir an evvel kurtulmak.
Bela istemiyorum.
Bela istemiyorum.
Bana bak lan!
Çıkmayacaksın sözünden.
Gelip çocuğu alacağız.
Yoksa pişman ederim seni.
Anladın?
Tamam.
Tamam gidip alalım da.
O çocuk beni gördüğü anda topuklar gider.
O kadarını tahmin ediyoruz herhalde.
Ama merak etme.
Arda'yı öyle bir alacağız ki
Kimsenin ruhu bile duymayacak.
Lan!
Of of of of of of of of of!
Dur bakalım heyecanlanma.
Sen kimsin oğlum?
Boralı ben çağırdım.
Benim adamımdır sağ kolum.
Bize yardım edecek.
Eğer aklınızdan bir inlik geçiyorsa
Vazgeçin.
Arkamdan iş çeviren hiç kimse iflah olmadı bugüne kadar.
Hiç merak etme.
Babam ne zaman gelecek?
Birazdan gelecek babancığım.
Dur bakalım.
Gel.
Hop!
Hop!
Deniz!
Deniz'in yanına gitmek için babanı bekleyelim olur mu?
Ağzından mı çıkarttı o şişe?
Evet ağzından çıkarttı.
Isık çaldı yani.
İstersen sana da öğretebilirim nasıl yapıldığını.
Bak şimdi parmaklarını böyle yapacaksın.
Sonra ağzına koyup kuvvetlice üfleyeceksin.
Tam böyle.
Tam böyle.
Yapamıyorum ben.
Olamıyor.
İlk seferinde yapmak çok zor zaten.
Ama deneye deneye yaparsın.
Ben sana inanıyorum.
Merak etme.
Yalnız Arda burası biraz esiyor üşümemi istemek.
Getir bakayım ellerine.
Puz gibi olmuş ellerin.
Bak baban geliyor.
Ben şimdi arabaya gidip senin Beren'i alayım.
Sen burada bekle olur mu?
Çok soğuk üşüme.
Arabam hemen şurada.
Beren'i arabada unutmuşum da onu alacağım.
Ne yapıyorsun bakalım aslan parçası?
Dilin'e bablam aşık çalmayı öğretti.
Belki çana bilsen denizdeki balıklar
hışlığını duyup gelebilir.
Doğru söylüyorsun.
Çal bakayım nasıl yapıyorsun?
Yapamıyorum işte.
Parmaklarını birleştir böyle.
Dilinin altına koyacaksın.
Böyle.
Yap bakalım.
Sonra var gücün nüfle.
Yapamıyorum.
Olmuyor işte.
Öyle hemen yapamıyorum falan yok.
Bir daha deneyeceksin.
Koy parmağına.
İşte oldu.
Hacı yaptım.
Aferin sana.
İşte bu kadar.
Gördün mü?
Yalnız bana bak.
Bunu sana öğrettiğimi Zeynep abla bilmeyecek.
Tamam mı?
Bu aramızdaki ilk sır olacak.
Geliyor.
Gel bakalım takalım şunu.
Anahtarı arabada unuttum ya.
Hemen alıp geleyim ben.
Dur dur Kasım.
Bir şey olmaz.
İnanamıyorum sana.
Öğrenmişsin.
Aferin.
Telefonda konuşurken senden bir şey istemiştim.
Ne yaptın Ayşe?
Söz vermiştin.
Sözümü tuttum baba.
Değil mi Zeynep abla?
Tuttun canım.
Tuttun.
Aile olmak böyle şeyler gerektirir.
Sen bana ne kadar hazırsın?
Bir de unutmadan sorayım sana.
Acaba diyorum.
Arda'ya bir kardeş mi yapsak?
Balıkları dedelim mi?
Evet.
Evet.
Gidelim.
Hadi balıklara gidelim.
Ne diyorsun teklifime Zeynep?
Halil.
Ama bak Arda yalnız kalacak.
Tamam gitmesini isteyeyim ama..
Oğlumu da kimselere ağzı edirdim.
Hani halledecektin, hani kıymetin reçelini sabote edecektin, ne oldu?
Sesin solunu çıkmıyor, yoksa beni oyalıyor musun?
Sabote edeceğim etmesine de, kıymık heykel gibi dikildi reçelin başına, kıpırdamıyor ki.
Ama bir yolunu bulacağım, merak etme sen.
Selma'nın hiç sessiz oluğu çıkmadı bugün.
Bir gidip baksam mı acaba kaynanıcı?
Ben buradayım, reçelle ilgilenirim.
Daha bakalı yarım saat olmadı, hamile kız, o iyi.
İyi, madem baktıysan.
Aa, bugün seni sevdiğin dizi var.
Hatta başladı şimdi.
Koş, kaçırma.
Yok, reçelin kıvamını tutturmak için, başından ayrılmamak gerekir.
Eren'im, sonra internetten açacak bana.
O ses neydi?
Eren banyoya gitmişti.
Düşmüş falan olmasın.
Ağzından yel alsın.
Eren'im, kara kusum, oğlum.
Eren.
İşte bu kadar.
Herkesin bir yumuşak karnı var.
Bakalım reçeli, acaba ne yapabiliriz?
Eren.
Denize değilim mi?
Yaz olsaydı evet.
Ama şu an denize girmek için,
hava çok soğuk kardeşim.
Yani balıklara,
geçemeyecek mi?
Göreceksin ama,
ilk önce balıklara haber göndermen gerekir.
Nasıl olacaktı?
Hemen halledeceğim onu.
Burada.
Evet, al bakalım kayığımız hazır.
Çok güzel oldu baba.
Çok güzel olacak tabii.
Benim oğlumun tek nesi,
güzel olmalı.
Peki,
adı ne olsun bunun?
Arda.
Tamam.
Arda.
Peki,
balıklara ne söylemek istersin?
Balıkları görmek çok istiyorum.
Onları buraya gerdiydim.
O zaman hemen bunu denizin kıyısında yüzdürmeye başlar.
Ama kayıyan batarsa da sakın üzülme,
tamam mı?
Evet,
üzülme.
Çünkü bu,
balıkların senin isteğini kabul ettiği anlamına gelir.
Anlaştık mı?
Hadi bakalım.
Ama dikkatli ol.
Yalnız kayık bayağı bayağı güzel oldu.
Bilmiyordum böyle yeteneklerin olduğunu.
Valla ben de bilmiyordum.
Öğrenmiş oldum.
İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Bu benim hayatımda aldığım en sıra dışı ve en güzel çiçek.
Sen bu illerde daha nicelerini alacaksın.
Balıklar istediğimi kabul etti.
Gelecek ziyaretine.
Ne işin var senin burada?
Yok geçen anı mı burası?
Bu kayıp Songül, sen evine gelen misafirlerine böyle mi davranıyorsun?
Uzatma, ne demeye geldin söyle.
Seni düşündüğüm için geldim.
Burası konağa benzemez, şartları zordur.
Mesela su soğuk akar, ısınması için beklemen lazım.
E kış, malum, soğuk da olur.
Birkaç tane battaniye...
Kes!
Ne diyeceksen de.
Adettendir, sen çok iyi bilirsin.
İhtiyacı olana yardım etmek gerekir.
Bunlar benim giymediklerim.
Kullanırsın.
Sen kimsin be?
Ha?
Sana mı kaldı bana yardım etmek?
Aslanlı müsveddesi.
Evet, bana kaldı.
Hak ettiğin gibi davranmak, artık benim boynumun borcu.
Ona bak.
Sen çok oldun artık.
Uzatma!
Hayat ne garip, değil mi?
Geçen hafta annemi kurtarmak için çırpınıyorduk.
Şimdi ise deniz kenarında hayatımıza sürpriz gibi giren Arda'yı izliyoruz.
Eee işte hayat böyle bir şey.
Çok çetrefilli.
Engebeli.
Ve o kadar da uzun.
Bazen yokuşa aşağı iniyorsun.
Bazen de yukarı doğru çıkıyorsun.
Ama önemli olan ne biliyorsun?
Sevdiklerinin yanında olması.
Çünkü onlarla birlikte hayat o zaman daha kolay oluyor.
Her şey çok daha güzel oluyor.
Haklısın.
Annemin olayını da sen olmasan ben yapamazdım.
Biliyor musun?
Şu olaylar yaşanana kadar annemle aramda bu denli bir bağ olduğunu ben bile bilmiyordum.
Annemi tanıyorsun.
Kimse bile isteğe bir kötülük yapmaz.
Kimsenin arkasından iş çevirmez.
Siz.
Cengiz her şey itiraf etti.
Kızınızın emeğini hiçe sayıp ona nasıl üzersiniz?
Dediğim gibi.
İyi ki sen yanımdaydın.
İyi kötü ne varsa birlikte yaşayacağız.
Ve ben son nefesime kadar senin yanımda olacağım.
Ben de.
Söz mü?
Söz.
Hadi.
Git yenine beni şikayet et.
Bakalım bu sefer düzenbaz teyzesinin sözünü dinleyecek mi?
Bana az çektirmedin Songül.
Karalamalarla içine düştüğüm delhizin karanlığını hala görüyorum ben.
Bu tokat onların yanında devede kulak kalır.
Sen asıl bundan sonra benden kork.
Devran döndü.
Bunlar senin iyi günlerin.
Sana ne demeli?
Ha?
Ya senin kendi öz kızına yaptıkların?
Zeynep tarlasına kimyasal döktürdüğünü öğrenirse ne yapar sence?
Bunlar tabii bizim bildiklerimiz.
Kim bilir daha bilmediğimiz neler yaptıysa.
Herkesin içinde alıcısı vardır Songül.
Tıpkı senin rüzgarla tepeteki ağacı yaktırman gibi.
Neyse.
Artık seninle bir işim kalmadı.
Etkisiz elemansın sen.
Merve'nin okul meselesinde Halil'le kendim konuşacağım.
Beni kırmayacağımı düşünüyorum.
E ne de olsa herkesin yeri belli değil mi?
Halil seni buraya gönderirken beni oraya layık gördü.
Kiminle uğraşacağına bundan sonra dikkat edersin.
Boyundan büyük rekabetlere kalkışma Songül.
Kahretsin.
Kahretsin.
Nefret ediyorum senden.
Nefret ediyorum.
Ama ben de Songül'sen.
Bu yaptıklarınızı yanınıza bırakmayacağım.
Göreceksiniz.
Halil kendi söyledi.
Her zaman sana kapım açık dedi.
Bir ihtiyacın olursa gel dedi.
Ne işin var senin burada?
Evet.
Bir de böyle elin konu sallaya sallaya.
Halil'le konuşmaya geldim.
Paraya ihtiyacın var.
Bir sıkışıklığın olursa gel dedi.
Ben de geldim.
Kırmaz beni sağ olsun.
Ne biçim laflar öyle kırmaz beni sağ olsun falan.
Sen role iyi kaptırdın kendini herhalde.
Halil'in babasının arkadaşı falan değilsin.
Kendine gel.
Hadi bir daha da sakın bu kapıdan içeri girme.
Yürü.
O ağaç Halil için çok değerliydi.
Çok üzüldü kardeşim.
Çok.
Sanırım onu böyle en son babamın hapse girmesinden ve ölümünden sonra böyle gördüm.
Bu kadar üzgün gördüm.
İhsan babanın da çektiklerine can da yapmasın.
Allah rahmet eylesin.
Canım babam benim.
Nur içinde yatsın.
Çok severdim onu.
Ama Halil için başka bir kıymetliydi sanki.
Her sözü kanun gibiydi onun için.
Sevgisi saygısı sonsuzdu ona.
Uzun zaman kabullenemedi gidişini.
İhsanmış demek babasının ismi.
Hapis yapmış mıydı?
Alo.
Alo Metin.
Tülay Aslanlı ben.
Onur verdiniz buyurun.
Sana bir işim düştü.
Zamanında Ömer çok destek olmuştu sana.
Şimdi karşılığını verme vakti geldi.
Sağ olasınız.
Çok hakikatli bir adamdı Ömer Bey.
Kimseyi darda koymazdı.
Benden ne istiyorsunuz peki?
Ne yapacağım sizin için?
Halil Fırat.
Damadım.
Onun yanına gidip babasının hapishaneden arkadaşı olduğunu söyleyeceksin.
Babasının eğer bir gün evlenirse asla boşanmaması gerektiğini vasit ettiğini söyleyeceksin.
Beni de elçi gönderdi diyeceksin.
Tamam Tülay Hanım.
Kolay iş.
Bir de...
Böyle yanında bir şey getir.
Hapishane işi olsun.
Anahtarlık falan.
Babasından yadigar gibi.
Tamamdır.
Hadi hadi.
Kimseyi görünmeden hemen git buradan.
Ya gideyim gideyim de.
Paraya ihtiyacım var Tülay Hanım benim.
Halil Fırat.
Vereceğim paranı dedim ya.
Ben Metin.
Babasının cezaevinden ahbabıyım.
Kendisi tanır bilir beni.
Telefon numaramı bırakayım.
Tabii yazın numaranızı.
Yine ne işler dönüyor acaba?
Sonra dediğin ne zaman Tülay Hanım?
Benim çok vaktim yok.
Madem Halil'den para almama mani oluyorsun.
E o zaman sen ver de gideyim.
Beni senin ayarladığını söylerim.
Sana halledeceğim dedim.
Şimdi hemen buradan gidiyorsun çabuk.
Halil'in teyzesi olacak o kadın bile ekil etmedi beni be.
Hemen o gün paramı verdiydi.
Zamanı geldiğinde paranı alacaksın.
Eğer birine söylersen öldürürüm seni.
Anladın mı beni?
Kızımın evliliği biterse sen de ölürsün.
Ne konuştular anlat bakalım.
Töyükler maske ister misiniz?
Evet.
Sen al bakalım.
Gördün mü?
Sıra sende.
Senin de bir şey diyemiyorum ben.
Öyle hemen ilk deneme de olmaz.
Tekrar tekrar atman lazım.
Bak bir kere daha gösteriyorum.
İzle.
Biraz dizleri kırdın.
Ardacığım.
Pamuk şeker yemek ister misin?
Sen de maske ister misin?
İstersen alabilirsin.
Kutu kutu pense oynayacağız.
Sen de oynamak ister misin?
Olur.
Hadi git arkadaş senin böyle.
Hadi gidelim.
Koş koş koş koş koş koş koş koş koş koş.
Hadi gidelim.
Avukat arıyor.
Arda ile ilgili olabilir.
Ben de pamuk şekeri alıp geleyim.
Ben de.
Kolay gelsin abicim.
Dört tane pamuk şekeri alabilir mi?
İyi günler.
Çocuklar.
Diğer arkadaşınız nerede Arda?
Böyle fiyaf beresi vardı yeşil monço.
Halil.
Halil Arda yok.
Nasıl yok?
Yok işte oyun oynuyordu orada yok.
Orada.
Dur!
Arzu.
Ne susuyorsun cevap versene.
İşini yap.
Haddini aşma.
Sen bana eziyet et.
Ben sana muhbirlik yapayım.
Yok öyle yanma.
Metin denen o adam geldiğini Halil Bey'i sordu.
Tülay Hanım da burada olmadığını söyledi gönderdi adamı.
Tam Tülay'den beklenecek hareket.
Ne olmuş sanki adama iki kuruş verip gönderse.
Ama yok.
Ruhu pint kadının.
Zeynep Hanım'ın da bu sıradan haberi var demek ki.
Halil Bey'le evli kalabilmek için annesiyle bir olup böyle vasiyetli masiyetli bir oyun oynamışlar.
Sonunda Canan teyzemin bahsettiği sırrı buldum.
Benim de ceplerimin para dolma vakti gelmişti.
Sakın ses çıkartayım.
Uyak beni ne istiyorsun benden?
Ulan benden kaçacağını mı sandın?
Seni bırakır mıyım ben be?
Şuradan bir kurtulalım.
Göstereceğim sana benden kaçmanın ne demek olduğunu.
Bacaklarını kesip de sindirden buna sen bana da var demesinler.
Bana bak çocuk.
Eğer onları gerçekten seviyorsan usul dur burada.
Yoksa ikisini de burada hemen gibertirim.
Duydun mu beni?
Arda!
Buradayım canım.
Gel korkma bak.
Seni almaya gel.
Arda!
Buradayım canım.
Gel korkma bak.
Seni almaya gel.
Zeynep!
Benim arabaya geçin.
Gelin çocuğum.
Ali dikkat et ne olur.
Geçti ben.
Geçti.
Sen nasılsın?
İnsan mısın sen?
İnsan mısın?
İnsan mısın sen?
Senin gibi insanların yaşamaya hakkı yok.
Bak geldik işte.
Korkma tamam mı?
Çok mu korktun sen?
Gel.
Aşkım al.
Bak bakalım tadına.
Bence çok beğeneceksin.
Annem kendi elleriyle yaptı gelin için.
Eline sağlık kıymet anne.
Afiyet olsun.
Bence çok ekşi.
Al.
Ne demek çok ekşi ki?
Erhan'cığım soğuk oldu ya.
Kapı açık kaldı galiba.
Kapıyı kapatır mısın?
Sen boşum üşür sonra.
Haklısın.
Kalaçay'ı.
Bolca limon tuzu.
Yok iş olsun.
Kala.
Ben de bir bakacağım.
Anam.
Esaktan da çok eş ki bu.
Limon tuzunu çok kattım zar.
Yaşlanıyor miyim ne?
Yok canım.
Ne yaşlanıcığım.
Tabii ya.
Kesin sen bir şey ettin reçelime.
Ay ne münasebet.
Ayağına taş değse benden bineceksiniz kıymet hanım.
E tabii senden bilicim.
Yok eren banyoda dedin.
Yok bağırdı dedin.
Yüreğime indirdin.
Koştum gittim banyoda eren meren yok.
Sonra da yanlış anlamışım herhalde dedin.
Çıktın işin içinden.
Yeterim ha kıymet hanım.
Ben neden böyle bir şey yapacakmışım ki?
Selma benim biricik yeğenim.
Onun bebeği de canımın canı.
Hem ben neden bebek lekeli doğsun isteyeyim ki?
Ne?
O ne demek?
Nasıl lekeli?
Hamileyken biri aşerdiği şeyi yiyemez.
Bebek lekeli doğuyormuş.
Çocuğun vücudunda yemediği her şey için bir iz oluyormuş.
Haksız mıyım kıymet hanım?
Biz de boş durmuyoruz.
Araştırıyoruz herhalde.
Hadi hayır de de göreyim kıymık.
Böyle sıkıştırırım işte ben insanı.
Gelsin umut ve paracıkları.
Anne.
Doğru mu bu?
Yok.
Doğru değildir.
Batıldır.
Batıl matıl.
Benim için rahat etmez artık hele.
Ne olacak yani?
Çocuğumuzun vücudunda böyle dişte gibi al al lekeler ne olacak?
Ay Allah korusun.
E tamam.
Arayın şu adamı.
Gelsin.
Reçeli de getirsin.
Ay hemen sen başımda daha fazla beklemesin.
Geçti canım.
Geçti bak ben yanındayım.
Baba da gelecek birazdan sonra beraber evimize döneceğiz.
Hadi Aylin neredesin ya?
Selam.
Uzak dur Diffen.
Sakın hareket edeyim deme.
Uzak dur dedim sana gelme.
Ulan amma korktunuz he.
Sen ne istiyorsun bu çocuktan ya?
Rahat bıraksana bizi.
Eğer çocuğu seviyorsan kıpırdama.
Ali'nin nerede?
Ne yaptın ona?
O biraz yorgun.
Giremeyecek.
Anahtarı ver.
Verme.
Ali gelecek birazdan.
Eğer şu çocuğu birazcık seviyorsan anahtarı ver.
Al.
Neredesin Halil?
Hızlı raket et.
Ne yaptınız ona?
Ne yaptınız söyle.
Acelen ne?
Kendisine sorarsın.
Tabii görebilirsem.
Al.
Hari.
Paraları kapma.
İstiyorsan bir an önce git ve çocuğu kızın elinden al.
Quş.
Merak etme benden kaçamacaklar.
Hayır bizi bırakmaz
Gelecek o görürsün
Bural baskısı çabuk
Korkma canım
Hiçbir şey yapamazlar bize izin verme
Hayır dikkat et ne olur
Geçti canım geçti
İnşallah Arda'yı da uzaklaşabilmişsindir seni
Zeynep
Arda
Dur
Kaçma
Şerefsiz
Zeynep'in arası
Yetişeceğim size Aziz Eda
Sen hiç merak etme yeter ki korkma
Bulacağım sizi
Neredesiniz şerefsizler
Gidebileceğiniz tek yol burası
Buradan gittiniz biliyorum
Sen nereden çıktın birdenbire
Bu hal hep burada mıydı
Şimdi ya şimdi geldi
Umut Bey'in reçeli kendine has
Özel bir reçel biliyorsun
Selmoş'um öteki reçeli beğenmezse diye
Umut Bey'in reçelini hazır edeyim dedim
Sağolsun kendisi de kırmadı geldi
Kırar mıyım hiç
Bilakis şeref duydum
Değerli Selma Hanım reçelimi aşermiş
Kıymetli Kumru Hanım da
Haber uçurunca
Koşarak geldim
Tamam
Zahmet oldu
Hadi güle güle
Ay ne yaptın adama
Ayıp oldu
Evet Eren
Teyzem haklı
Adam sırf benim canım
İstiyordu diye kapımıza kadar getirmiş
İçeri davet etmen gerekiyordu
Ben anlamam
Abi dedik
İyi davrandık
O ne yaptı
Bize yalan söyledi
Bakın
Burada gelmek istemiyorum bir daha
Lafı değdemesin
Parasını ödelim ben
Umut Bey'ciğim
Büyük aşklar büyük mutanlarla sınanırlar
Sabredeceğiz birazcık
Ne dedim ben sana
Halil'e en ufak bir zarar gelmeyecek demedin mi
Mecbur kaldım
Yoksa Fariyaka'ya ele verecektin
Zaten çok sert vurmadım
Sadece bayılacak kadar
Bir de şey
Sen bir şey umutlayacaksın
Söyle hemen
Fari'nin kaçırdığı arabada sadece Arda yoktu
Zeynep de oradaydı
Aptal herifler
Fari denen adam Zeynep'i de mi kaçırmış
Söyle kurtulsun hemen ondan
Ama sakın zarar vermeye kalkmasın
Yoksa Halil bela kesilir başımıza
Tamamdır
Bak amacın ne bilmiyorum
Ama çok büyük hata yapıyorsun
Halil senin peşini asla bırakmaz
Hala geç değil vazgeç şundan
Tamam söz
Şikayetçi olmayacağız senden
Hadi canım
Bural duydun mu
Bizi şikayet edecekmiş
Ulan öz be öz yeğenimi kaçırmaya çalıştın siz be
Velayeti bende daha bunun
Baksana yöne
Ne oldu?
Telefonla haber vereceksin
Ver şu telefonu
Ver dedim sana
Aferin
Alo
Gözde hanım Zeynep de orda deyince küplere bindi Fari
Bir an önce kurtulduk adından
Ama bak kılına zarar gelmesin
Halil yerin dibine de girse bulur onu diyor
Duydun mu?
Vakit yoktu mecbur kaldık aldık
Meraklısı değiliz
Gözün aydın küçük hanım
Sana ayrılan sürenin sonuna geldik
Birazdan senin gidip çocukla devam edeceğiz
Çocuğu bırakıp asla inmem bu arabada
Sana fikri sorun olmadı
Ulan
Herif hala peşimizde
Vural bas gaza çabuk
Arda bak
Baban yetişti bize
Kurtaracak bize
Soru bulmuştunuz
İşte buldum sizi
Geldim Zeynep
Korkmayın geldi bile
Ulan kaç kaç nereye kadar be
Mecbur kadını indireceğiz
Vural
Dediğimi yap
Sağa çek kadını indireceğiz
İnmem
Arda olmadan inmem bu arabadan
Vur istersen
Ama onu bırakıp hiçbir yere gitmem
Akıllı ol
Yoksa hiç acımam çocuğu vur
Sakın
Sakın onunla bir şey yapma sakın
Vur han
Çek sağ
İnmem dedim sana
İn çabuk
Bırak
İn dedim sana
Vur hanım abla bırakma beni
Neşan
Korkma tamam mı
Geleceğiz söz veriyorum
Gülü
Arda korkma canım
Ne yapıyorsun şerefsiz
Onu dokunan elini kırarım senin
Bırak
Arda
Çeviri ve Altyazı M.K.
Burak çeviri ve Altyazı M.K.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.