Afrikaans
Akan
Albanian
Amharic
Arabic
Armenian
Azerbaijani
Basque
Belarusian
Bemba
Bengali
Bihari
Bosnian
Breton
Bulgarian
Cambodian
Catalan
Cebuano
Cherokee
Chichewa
Chinese (Simplified)
Chinese (Traditional)
Corsican
Croatian
Czech
Danish
Dutch
English
Esperanto
Estonian
Ewe
Faroese
Filipino
Finnish
French
Frisian
Ga
Galician
Georgian
German
Greek
Guarani
Gujarati
Haitian Creole
Hausa
Hawaiian
Hebrew
Hindi
Hmong
Hungarian
Icelandic
Igbo
Indonesian
Interlingua
Irish
Japanese
Javanese
Kannada
Kazakh
Kinyarwanda
Kirundi
Kongo
Korean
Krio (Sierra Leone)
Kurdish
Kurdish (Soranî)
Kyrgyz
Laothian
Latin
Latvian
Lingala
Lithuanian
Lozi
Luganda
Luo
Luxembourgish
Macedonian
Malagasy
Malay
Malayalam
Maltese
Maori
Marathi
Mauritian Creole
Moldavian
Mongolian
Myanmar (Burmese)
Montenegrin
Nepali
Nigerian Pidgin
Northern Sotho
Norwegian
Norwegian (Nynorsk)
Occitan
Oriya
Oromo
Pashto
Persian
Polish
Portuguese (Brazil)
Portuguese (Portugal)
Punjabi
Quechua
Romanian
Romansh
Runyakitara
Russian
Samoan
Scots Gaelic
Serbian
Serbo-Croatian
Sesotho
Setswana
Seychellois Creole
Shona
Sindhi
Sinhalese
Slovak
Slovenian
Somali
Spanish
Spanish (Latin American)
Sundanese
Swahili
Swedish
Tajik
Tamil
Tatar
Telugu
Thai
Tigrinya
Tonga
Tshiluba
Tumbuka
Turkmen
Twi
Uighur
Ukrainian
Urdu
Uzbek
Vietnamese
Welsh
Wolof
Xhosa
Yiddish
Yoruba
Zulu
Çeviri: ÖFT tw: @mrendirsin
Patron, bu sana.
Hayır, hayır, hadi ama. Ailene yardımcı olman gerek.
Jasmine bunu sırf senin için yaptı.
Dostum, lütfen. Al hadi.
Ona teşekkürlerimi ilet.
Dinleyin.
Bugün zor olacak.
Tüm gün denetimlerimiz var.
Yapılacak ve yıkılacak yerlerimiz var...
...ve teslimatlar hep yolumuza çıkıyor.
Bugün çok çalışırsanız sizin için bir bonus olacak.
Anlaşıldı mı?
Her şeyinizi verin, çocuklar.
Hepimiz buraya...
...geldiğimizdeki parmak sayımızla geri dönelim evlerimize.
Pekâlâ.
Kardeşlerim...
- Kolay gelsin. - Kolay gelsin.
- Merhaba, Jess. - Günaydın, Levon.
- Nasılsın? - İyiyim.
Hey, Levon.
- Bugün benden para isteyecek var mı? - Hayır.
- Neden? - Çünkü görünüşe göre ailede...
...satıcı hesabı yapabilen tek kişiyim. - Pardon?
Sanırım biz kötü ebeveynleriz, ha bebeğim?
- Seni birkaç saat çalıştırıyoruz çünkü. - Bugün olmaz.
Önce şu dağıtımları halletmeye ne dersin?
Dışarıda para verilmesi gereken bir sürü kamyon var.
- Bana para verebilirsin. Ne için vereceğim?
19 yıl boyunca beleş oturman, yemeklerin...
...lise, üniversite, makyaj, karate derslerin için mi?
- Devam etmemi ister misin? - Hayır, böyle iyi.
Levon, şunu imzalar mısın lütfen?
- Baba? - Ne?
- Bugün tam bir keşmekeş. - Biliyorum.
- Ve üç şeyi aynı anda programladın. - Haksız değil kız.
Merhaba, evet. Garcia & Family İnşaat'tan arıyorum.
Carla ile görüşüyorsunuz ve bir süredir beklemedeyim.
O teslimatları bugün alıyoruz, değil mi?
- Baba, şuna bir bak. - Evet ama...
Bu gece için lazım olan bu.
Bu çılgınca. Ne bu?
- Düğün masrafın falan mı? - Hesap bu...
Hayır, bu gece için.
Dönemi bitirdik. O yüzden kutlama yapacağız.
Daha sadece bir dönem bitirdin.
Evet, büyük bir dönüm noktası.
- Öyle mi? - Evet!
- Böyle bir şey var mı? - Bak, daha kötü olabilirdi tamam mı?
- Bak, şapkaları geçiriyorum. - Evet.
- Parti minibüsünü de es geçtik. - Aman Tanrım...
- Yemek için mekânda yer ayırttık. - Nasıl da tasarruf etmişsin...
Evet. Rezervasyon için bir kart lazım sadece.
- Mika, yapamam. Ben... - Mika.
Tamam.
- Ona ihtiyacım yok. - Sadece ona istediğini ver.
- Hayır... - Anne...
- Kendi savaşımı verebilirim. - Hayır, buna karşı çıkan yok.
Bir dönemi bitirdikten sonra herkes parti yapmalı, değil mi?
Teşekkür ederim.
Al şunu.
Pardon?
Onun işe dönmesi gerek.
Siktir git buradan. Bu mevzu seni ilgilendirmez.
İyiyim ben, patron. Beş dakikaya geli...
Bu da neydi?!
Durun. Silahlarınızı indirin.
Saygılıydım.
Sen değildin.
Gidin buradan. Kalk.
Geri de gelmeyin.
- Yürüyün. - Hadi gidelim.
İyi misin?
Bunu nasıl yaptın?
İşe geri dönmemiz gerek.
Levon? Hassiktir... Orduda mı öğrendin bunları?
Hiçbir şey görmedin.
Babam bilse götü tutuşurdu.
Bana öğretebilir misin?
Bak, dedem bir paraşütçüymüş. Bana parmak kırmayı öğretti.
- Ve başka birkaç şey. - Parmak kırmayı mı?
Evet...
Büyükannem sana tavuk yemeği yapmış.
Çok iyi.
Bir de sana el yapımı büyükanne tortillası yapmış.
Niye millet hep bana yemek yapıyor?
Yapmazlarsa sadece konserve ton balığı ve fıstık ezmesi yersin.
Bir şey görmedin, tamam mı?
Benden laf çıkmaz.
- Lazım olunca arkamı kolla yeter. - Tabii ki, Jenny.
Görüşürüz.
Seni seviyorum, baba.
Ben de seni seviyorum, canım. Kamyonette.
- Olay ne? - Olay falan yok.
- Merry birkaç arkadaşını ağırlıyor. - Evet.
Bugünün ziyaret günün olduğunu bilmiyordum.
Kalmasına izin verebilirsin...
Evet, lütfen Dr. Roth. Bunu yapmak zorunda değiliz.
Annesi sana ihtiyaç duyduğunda yanında değildin...
...ve Meredith sana ihtiyaç duyduğunda da yanında olmayacaksın.
Ama ben olacağım.
Bana saldırmak istediğini biliyorum.
Bu senin tek cevabın.
Şiddet.
Tehlikeli bir ebeveynsin.
Sen bir katilsin.
Değilmiş gibi davranamazsın.
Müsaadenle, Dr. Roth.
Bugün benim günüm.
Büyükbaban neden benim günümde sana parti düzenliyor?
Acayip açım. Bir şey yemedim.
Seni bekliyordum.
- Öyle mi? - Evet.
Tamam. Gidelim hadi.
Teşekkür ederim.
- Teşekkürler. - Afiyet olsun.
Bir şey almana gerek yoktu.
Hadi, açsana.
Annem bu.
O resmi babamın verdiği fotoğraf makinesiyle çekmiştim.
Büyükbabam, annemin bütün resimlerini indirmiş.
Bazen onun görünüşünü unutuyorum.
Sana benziyordu.
- Baba, sana bir şey diyebilir miyim? - Ne olursa.
Anneme kızgınım. Öldüğü ve bizi terk ettiği için.
Sorun değil.
Ben de öfkeliyim.
Şimdi sizinle görüşecekler.
Ziyaret zamanımda partiler düzenliyor.
Bana bakıp gülüyor.
Yumruk atman umuduyla seni kışkırtıyor.
Evet. Sonra o kazanacak.
Karşı tarafın avukatı tedavi edilmemiş travman olduğunu iddia ediyor.
Askeri hizmetinden kalma bir beyin travması.
Bu da seni şiddet için riskli kılıyor.
Memleketim Britanya'ya 22 sene hizmet ettim.
Bu yüzden mi kötü adamım?
Daha da kötüleşiyor.
Gözetimli ziyaret talep ediyorlar.
Ve ziyaret süresinin haftada iki saatten...
...iki haftada bir saate indirilmesini.
Buna karşı çıkmalıyım.
- 10 bin dolar biriktirdim. - Bagajında uyuyarak mı?
Mahkeme sabit bir ikametgâhının olmamasından memnun kalmayacak.
Hey, bir yolunu bulurum.
Doktor Roth neden senden bu kadar nefret ediyor?
Kızını öldürdüğümü düşünüyor.
Öldürdün mü?
İntihardı.
Yurt dışında bir görevdeydim.
Hayatı boyunca depresyonla mücadele etti.
"Romalı gibi savaşmak" deyimini duymuşsundur.
Düşmanı yavaşça ezersin.
Bu adamın saati bin dolar olan...
...avukatlardan bir ekibi var.
Sen toz olana dek kanını emerler ve sonra da üflerler.
Yapabileceğimiz en iyi şey bir teslim pazarlığı yapmak.
Kızın var mı senin?
Size ufak bir şey aldım. Nina.
Jocelyn.
Teşekkürler, anne.
Bunlar manyak!
- Nereden aldın bunları? - Bir kuzenim var. Şaibeli biri.
Sağ ol.
Ne var? Ne?
Burada hâlâ ne sikim işimiz var?
Levon'u istediğini söyledi. Levon'u istiyorum.
- Levon'u istiyorum lan. - Ne demek bu?
Onunla ne zaman görüşeceğini bilmiyorum, tamam mı?
Bu işten ne kadar para kaldıracağımızı biliyor musun?
- Kaldırsak iyi olur. - Keyfine bak, tamam mı?
Hey, son mekân bu.
Erkenden uçağınız var.
Arkadaki masa müsait mi?
Adını söylersen senindir.
- Adım Jenny. - Merhaba.
Ben Johnny.
Merhaba, Johnny.
Adamım...
Biraz fazla kaçırdın sanki.
Nina?
- Nina, bayılma. - İyiyim ben.
Tuhaf surat yapıyor.
- Sorun yok. - Sana yardım edeyim.
Sen...
Aman Tanrım...
Şu an senden acayip nefret ediyorum.
- Komik değil. - Evet, komik değil.
Aman Tanrım... çok fena görünüyorum.
Bu şekilde dışarıya çıkamam.
Pekâlâ, savaşını seç...
...çünkü 30 dakikaya kalkıyoruz.
Gazla!
Jenny kayıp.
Ne demek kayıp?
Cuma günü arkadaşlarıyla dışarı çıktı.
Cumartesi endişelendik ve polisi aradık.
Sonra Pazar günü...
Pazar gecesi piyano resitali vardı.
Ailemizin yarısını davet etmiştik.
Kuzenim Denora Philly'de bir komiser...
...ve bu davalarla ilgilenmediklerini söylüyor.
Bir ihbar geliyor ve sonra unutuyorlar.
- Bize yardım edebilir misin? - Şantiyeyi sorunsuz idare ederim.
Hayır, Jen'i bulmamıza yardım eder misin?
Babam yeşil bereliydi.
Sizi bir kilometre uzaktan tanırım ben.
Kötü adamları avlarsınız siz.
Uçağa atlar ve o kötü adamları yakalarsınız.
Artık farklı biriyim.
Pekâlâ, o zaman...
...belki bu yardımcı olur.
Burada 50 bin var.
- Al hadi. - Harcamalar için 20 binimiz daha var.
- Hadi, al şunu dostum. - Üzgünüm...
Artık böyle biri değilim ben.
Gunny, benim.
Öldürme beni. Biftek getirdim.
Bir metre sola nişan alsan ölmüştüm.
Ölmeni istesem ölmüştün.
Biliyor musun, benim için...
...gece ve gündüz arasında bir ayrım yok.
O yüzden kendi dünyamı kurdum.
Gri bir dünyada yaşamak zor.
Gözlerini kurtaramadım.
Üzgünüm.
Bunun suçlusu benim.
Hayır.
Hayatımı kurtardın.
Joyce arkabahçeye künyemi gömmüştü...
...sen beni almaya gelmeseydin.
Adı ne?
Jenny.
Jenny. Tamam.
- İyi bir çocuk mu? - Harika bir çocuk.
Bu işi yapacaksan kafanı versen iyi edersin.
Tam gaz girmelisin, yarım önlemler almadan.
Ama yaparsan da Tanrı yardımcıları olsun.
Jenny'ye bir ortağım olduğunu söyledim.
Seni özlüyorum...
...senin için endişeleniyorum...
...ama buraya gelip benim iznime ihtiyacın varmış gibi...
...davranmana gerek yoktu.
Kararını zaten vermişsin.
Gelin hadi, yemek hazır.
- Carla. - Geldiğin için sağ ol.
Nerede o?
Yukarıda. Soldaki ilk kapı.
Moonlight Sonata.
- Evet. - Çok güzel.
İşletme okuluna gitmek için müzik bursunu geri çevirmişti.
Babası gibi olmak istiyordu.
Büyük bir müteahhit olmak.
Olacak da.
Hayır, sağ ol.
Ailenin umuda ihtiyacı var. - Ama onlarla bu halde yüzleşemem.
Eşim vefat ettiğinde...
...Kraliyet Donanma Piyadeleri'ni bıraktığımda...
...birçok insan benden vazgeçerdi.
Ama sen bana sabır gösterdin.
Sen, Carla, Jenny...
Benim ailemsiniz siz.
Bana bak, kardeşim.
Onu eve getireceğim.
Söz veriyorum. Getireceğim.
"Son Görüldüğü Yer Skip'in Barı..."
Skip'in barı...
İyi misin?
Nasılsın?
Hey... yanlış ev, evlat.
- Siktir git buradan. - Merhaba, Johnny.
Yarışmak ister misin? Bakalım kim kazanacak?
Eller havaya. Ayağa kalk.
Parmaklarını başının arkasında birleştir.
- Polis misin? - Polis olmamı dilerdin.
Maceracı çocuk seni...
Kız nerede?
- Hangi kız? - Kayıp kız.
Arkadaşlarının barın arkasından kaçırdığı kız.
Polislere de söyledim. Çekip gitti, sarhoş falandı herhalde.
İçkiyi fazla kaçırıp eğlenceyi bozdu.
Bu neden benim sorunum olsun?
İnsanlar yalan söyler.
Sen yalan söyler misin, Johnny?
Ben insanlara değil biyolojiye güvenirim.
Hepimizin işleyişi aynı.
Gel lan buraya.
Amına koyim senin!
Aklın sana küvette olduğunu söyler.
Bunun sadece ıslak bir havlu olduğunu ama...
...adrenalin kalbini hızlandırır. Böylece daha çok hava yakarsın.
Sinir sistemin sana boğulduğunu söyler...
Patronların bar tezgâhında mal sattığını biliyor mu?
- Kasadan aşırdığını? - Siktir git!
Bu adamlar üst seviyedir.
Adamlar bütün soyunu kurutuyor.
Öyle olsun.
Bana isimlerini vereceğini bil ama.
Nasıl olacağı senin seçimin.
Johnny?
Neredesin, kardeşim?
- Misafir bekliyor muydun? - Tabii ki bekliyordum.
Kapıyı aç yoksa seni gebertirim.
Ruslar...
Hassiktir.
Üzgünüm, anne.
Üzgünüm...
Kendimi başarı battaniyesiyle...
...sarmaladığım için.
Keşke gerçekte olduğum kişiyi görebilseydiniz.
Sizin gibi güçlü olduğumu.
Ne işim var burada?
Ne bok yediniz lan siz?
Neden birbirlerine ateş etsinler?
Bu hiç profesyonelce değil.
Johnny'nin kontrolü yok hiç. O büyük bir adam.
Belki de saçmaladı ve sonra silahlar patladı.
- Silahlar mı patladı? - Evet.
Silahlar patladı.
Farklı bir şey fark ettiniz mi?
Saçların?
Gerizekalı.
Param nerede lan?
Bunun bir soygun olduğunu mu düşünüyorsun?
İmkansız. Kimse bizden çalamaz.
Kimse o kadar aptal ya da deli değil.
Bu pompalı tüfek yarası. Pompalı tüfek görüyor musunuz?
90 eksik... Bizim paramızdan 90 bin dolar eksik ulan!
Simone'un parası.
Kanın toprağı arındırsın, yoldaş.
- Tatlım? - Hey, baba.
- Ne yapıyorsun? - Hiçbir şey.
Sadece...
...biraz işim var.
- Okulda mısın? - Evet.
- Beni okuldan araman gerekiyor mu? - Hayır.
- Her şey yolunda mı? - Evet, sadece selam vermek istedim.
Seni seviyorum, baba.
- Ben de seni seviyorum. - Hoşça kal.
Lanet kapı kendi kendine mi açılıyor?
Her şey boka sardı!
Bunu sevmiyorum.
Bütün gece yatakta yalnızım.
Yemek yiyorsun...
...kısa süreliğine yatağa geliyorsun...
Paranın gökten yağdığını mı sanıyorsun?
Şerefsiz.
Umarım sakıncası yoktur.
Karnım acıktı.
Biraz sohbet edebiliriz diye düşünüyordum.
Bantı çıkaracağım.
Ama ses tonunu kontrol edemezsen...
...suya gireceksin.
Kim olduğumu biliyor musun?
- Bilmem mi lazım? - Kime bulaştığından haberin yok belli.
Seni mutlu edecekse söyle hadi.
Varis Zekoni. Bizi duydun mu?
- Evet. - Sahi mi?
VOR...
Brathma, kardeşler...
Hırsızlar çetesi.
Rus çeteleri bugünlerde kendilerine ne ad vermek istiyorsa.
Önemli biri olduğun belli.
Vory askerlerini katlettin.
- Vory parasını çaldın. - Yanlış anlaşılmaydı o.
Ben Harnik'in kardeşiyim.
Sen ve seninle ilişkisi olanlar...
...3 nesil boyunca avlanacaksınız.
Sanırım öyle olacak.
sonuçlandığını biliyoruz.
- Onları hizada tutamazsın. - Siktir git!
Bu sabah o kadını tokatladığın içindi.
O kadın benim karım.
Bu karını tokatladığın içindi.
İşte paran.
Hırsız değilim ben.
İşin umurumda değil.
Genç bir hanım arıyorum.
Benim ne alakam var anlamıyorum?
Pis işlerini yaptırdığın şu bardan...
...19 yaşında bir kız kaçırıldı.
Onu arıyorum.
Dimi...
Sesini alçaltmalısın.
Ne istiyorsun?
Kızı bana verirsen herkes işine bakar.
Kız mı?
Tüm bunlar bir kız için mi?
Kimse bir kadını satmak için üç kişiyi öldürmez. Hiç kimse.
Onu satmıyorum.
Onu eve götüreceğim.
Götürene kadar da durmayacağım.
Her kimsen...
Her neysen...
Siktir git.
Siktir git.
- Siktir git! - Tamam. İşimiz bitti.
"Anası sikik orospu evladı, Dimi...
Dimi, seni göle atacağım.
Bu pisliği evime getirirsin, ha?"
Dimi...
Gel bakalım, Dimi.
Baba.
Başın sağ olsun.
Parayı almış.
Parayı bırakmış. Korkusuzca saklamış.
Asıl soru neden?
Wolo saygıdeğer ve onurlu bir adamdı.
Ama oğlu asla bizim gibi değildi.
Dimi bir iş adamı değil.
Yaramazlığı çalışmaya tercih ediyor.
Her lanet olası gün babasının kalbine tükürüyor.
Bu adamı bulun.
Ve bana getirin.
Benim adım Jenny Garcia. Babam Joe...
Annem Carla. Yanlış kızı aldınız...
Bu bir hata.
Onlar gerçek değil.
Sen gerçek değilsin.
Bu...
Gerçek olan bu.
Yemeğini ye lan.
Lanet kıyafetleri giy ve çeneni kapa.
Siktir git!
Daha önce hiçbirini ölürken gördün mü?
Gözleri birden beyazlaşır.
Çok güzelsin be!
Değil mi, prenses?
Lanet yemeğini ye.
Nasıl gidiyor, Cade?
İnşaat işinde parayı buldun mu?
Tabii canım. Daha çok beton döküyorum.
Oyundan çıktım.
- Artık dürüst bir vergi mükellefiyim. - Gunny ile görüştün mü?
- Nasıl durumu? - Geçen gün gördüm onu.
Mutluydu.
Bir şeye ihtiyacın olmasa beni asla aramazdın.
Ne istiyorsun?
Dimi adında birini arıyorum.
Muhtemelen adı Dimitri. Wolodimir Kolisnyk'in ortağı.
Yüksek rütbeli bir adam o, Cade.
Mafya babası.
Hakiki belalı ve emir veren türden.
Bulaşmak isteyeceğin biri değil.
Asla.
Bu Dimi denen herif, insan kaçakçılığına karışmış olabilir.
Nadis ve sonra da CIC'ye bakabilir misin?
Eşleşme çıkacak mı diye.
Dikkatli olmam gerek ama Hat Easy Joel adında bir bar var.
Ruslar için meth satıyorlar.
Belki orada bir bira içmelisin.
Güzel. Teşekkürler.
Hey. Ne içersin?
Bir bira sadece.
Sen seç.
Tamam.
Hey, yabancı. Nerelerdeydin?
- Para kazanmaya çalışıyordum. - Biliyor musun...
Söylentilere göre sen ve bok çuvalı kardeşin...
...Ruslarla konuşuyormuşsunuz...
Söylentilere göre kafan o kadar güzelmiş ki...
...yanlışlıkla Big Mike'i öldürmüşsün mekanda...
...ve olayı soygun çetesine yıkmışsın.
Sussana lan!
Dutch, birinin Ruslarla konuştuğunu öğrenirse...
...kafayı iyiden sıyırır.
Bu adamı tanıyor musun?
Hayır, onu hiç görmedim.
Sevmedim onu. Polis gibi.
Cebinde bir silah var. 38'lik gibi, gördün mü?
- Siktir! Evet! - Sıra sende, evlat.
Peşimden gel.
Gidip adamla konuş.
Bir şey mi arıyorsun?
Sadece malla ilgileniyorum, kardeşim.
Silahlı olmanın bir sebebi var mı, dostum?
Para taşıyorum.
Bıçaklı bir adama kaptırmak istemem.
Polis bu.
Polis misin?
Hayır.
Ya sen?
Ceplerini boşalt, başkan.
Rozetin var mı görelim.
Adamı duydun. Masanın üstüne koy.
Hemen şimdi.
Buraya saygısızlık görmeye gelmedim.
Tamam.
Hadi oynayalım.
Bitirin işini.
Git hakla onu.
Güle güle, götveren.
Yeter!
Dedem bana asla oturarak tokalaşma derdi.
Şu ellere bir bak.
Sen polis değilsin.
Çalışan bir adamsın.
Tüm hayatım inşaat işinde geçti.
Asker miydin?
Çünkü asker gibi dövüşüyorsun.
- Nasibimi aldım diyelim. - Ben havacıydım.
Bizi uçaktan atlamak için eğittiler...
...ama savaşa otobüsle gitmek zorunda kaldık.
- Kulağa doğru geliyor. - Otur, kardeşim.
Alım havasında olduğunu duydum.
Mavi cam arıyorum.
Malın iyisinden. Bolca lazım. Düzenli olacak.
- Ayda iki kilo kadar. - Hepsi bu mu?
- Kime veriyorsun? - Lazım olan yere gidiyor.
Müşteriler benim derdim senin değil.
Neden burası?
- Neden biz? - Chicago bağlantım iş üstünde kayboldu.
7/24 dünyayı dolaşan gemilere çalışıyorum. Vakit nakittir.
- Kilosu 7 bin. - Chicago ücreti bu. 5 bin.
Otoyoldaki kavşakta bir pankek dükkanı var.
Buradan dümdüz kuzeyde.
- Saat 7:00'de kahvaltıda orada ol. - Ve?
Ve beş bin getir.
Güzel konuşmaydı. Şimdi siktir git buradan.
Otur hadi.
Bu garip bir tinder buluşması gibi.
Beni öldürüyor.
Şimdi iş değişti.
İnsanlar konuşur.
Para siker.
Bana bir şey getirdiniz mi?
Kim olduğunu bilmiyoruz, kardeşim.
Malının yerini söylemek için seni arayacağız.
Bu kadar mı?
Benimle oynama.
- Seni nerede bulacağımı biliyorum. - Evet, sanırım biliyorsun.
Beni vurmadığın için teşekkür ederim.
Koduğumun dingili...
- Evet? - Tamam, hazır mısın?
Malın yerini söyleyeceğim sana, dostum.
- Bekliyorum. - Koltuğunun altında.
Teşekkürler.
Kullanat telefonu sakla.
Yarın seni arayacağım ve benim mallarımla nasıl...
...Romalı sefası sürdüğünü anlatacaksın.
Ardından kilo işini konuşuruz.
Sanırım bir gecelik prenses olacak.
Sizler Dimi'nin mucize yaratanlarısınız.
Bu da... Dimi'nin mucizesi için.
Neden o?
Bana babamın evlerinden birindeki bir tabloyu hatırlattı.
Onu arkaya götürün.
Baksana ne kadar tatlı bunlar...
- Küçük köpekbalıklarına benziyorlar. - Aynı senin gibi, tatlım.
Isırdı beni!
- Uyuyor olmalıydı! - Çok üzgünüm, efendim.
Onun gitmesini istiyorum!
Evet?
- Malımı beğendiler mi? - Dediğin gibi, memnun kaldılar.
Geldiği yerde daha çok var.
Ama birlikte iş yapacaksak...
...görüşmen gereken biri var.
Ne demek bu?
Tedbir amaçlı, kardeşim. Federallerin artık...
...kilo başına müebbet verdiğini düşününce...
Evet, bu oyun herkese göre değil.
Anlıyorum seni, dostum.
Sana bir görüşme daveti göndereceğim.
Paranı getir ve takım elbise giy.
- Takım elbisem yok. - Siktir... ama yarın olacak.
Çünkü bu orospu çocuklarından daha güçlüsünü göremezsin.
- Nasılsın? - Hey, Dutch.
- Parayı getirdin mi? - Müsaade var mı?
Önce telefonunu kapatman gerek.
Şimdi ne olacak? Param zaten sizde.
İş yapmak için iyi niyetle geldim.
Benim adım Dimi.
Senin adın?
William. Coates.
Ehliyetin var mı, William Coates?
- Affedersiniz? - O bizden. Bırak kontrol etsin.
Kiralık araba sürüyorsun.
Plakaları kontrol ederiz.
Vergi indirimi.
Sorun mu var?
Bu adam benim iş ortağım.
O küçük patates.
Ben büyük patatesim.
Söylesene...
...sorun çıkarır mısın?
Böyle mi iş yapıyorsunuz?
Tehdit etmek için beni buraya davet ederek?
Sıkıntı yok.
Bunun için özür dilerim...
...William.
Senin ciddi...
...biri olduğun belli.
Tekrar mal lazım olursa kullanat telefonu kullan.
Tavşan emojisi at mesajla.
Tavşan emojisi...
Ayda iki kilo lazım olursa peki?
Patlıcan emojisiyle cevap alır.
Farkındayız.
Çantadaki şey hoşuna giderse...
...daha fazla iş yaparız.
Şimdi git ve arkana bakma.
Bana uyar.
Johnny sen tam bir pisliksin.
Sinsi orospu çocuğu.
Merhaba, götoğlanı.
O burada.
Hassiktir...
Siyah bir Dodge Ram'de. Ağaçların arasında saklanıyor.
Tamam, şimdi yanaşıyoruz.
Hadi bakalım.
Buraya! Buraya!
Hassiktir! Bir motora binip gitti az önce!
- Yürüyün! - Çabuk!
Bas, bas, bas!
Siktir!
Ellerini göster!
Bizi burada görmedin. Hiçbir şey olmadı.
- Buradan sonrasını biz hallederiz. - Sizi de bağlamışlar.
Dimi'yi nereden tanıyorsun?
Dimi ile ne işin var?
Siz iki götveren kimsiniz?
Kendi havuzunda boğduğun o adam...
...karısı Pilates'teyken?
- O adam amcamızdı. - Susmak bilmedi.
- Onu uyardım. - Amcamızı öldürdün.
Yanar dönerli giyinen insanlar komik değildir.
Moda bu, dostum.
Bu bir marka amına koyayım! Kolunu bacağını bağla şunun.
Beni korkutmak istiyorsanız daha çok çabalamalısınız.
Öldür şu iblisi.
Bunlar benim oğullarım.
Hanem ve soyumun sonu bu soğuk çelik masalar oldu.
Savaş konseyini toplayın.
- Vay canina... - Siksen olmaz!
- Hassiktir... - Çoktan ölmediğin için şanslısın.
Dimi, özür dilerim.
Üzgünüm, gerçekten...
Yüzünün yarısını ısırmış resmen.
Tam olarak yüzünün yarısı değildi.
- Ama 36 dikiş atılmış. - Bu kadarı fazla.
Üç tanesi yanağına.
Ben zevk işindeyim, cerrahide değil.
Söylesene...
- Hass... - İş ne demek biliyor musun?
Biliyor muyum? Hayır... yani evet... siktir...
İş sözünü tutman, vaatlerini yerine getirmen...
...müşteriyi mutlu etmen demektir.
Yüzünü ısırmak değil!
- Anladın mı? - Evet.
Az önce beni 200 bin dolardan ettin.
Sen bir yaparsan ben iki yaparım.
Müşteri onun ölmesini istiyor. Ben de istiyorum.
Onu öldürürsen paranı nasıl çıkaracağını biliyorsun.
- Hayır, siktir git! - Cevabımı aldım.
Hassiktir, fena sinirlenmiş.
Sinirlenmeyi geçmiş artık. O kız ikimizi de bitirecek.
- O kızdan kurtulmalıyız. - Bana uyar...
Sadece aptal bir fahişe.
Bir şeytanla karşı karşıyayız.
Bu şeytan 2 askeri öldürdü...
Wolodimir'i boğdu ve yoluna devam etti.
Şimdi de oğullarımı öldürdü.
Endişemi anlıyorsun, değil mi?
Dimi nerede?
Bu şeytanın kim olduğunu o bilmez mi?
Dimi saklanıyor.
O zaman Dimi'yi bulmana yardım edeceğiz.
Bunu dikkatime sunduğun için teşekkür ederim.
Şimdi git.
Baban öldü.
Bir sandalyeye bağlandı ve havuzunda boğuldu.
Yani bu iyi haber.
Onu öldüren adam oğullarımı katletti.
Danya ve Vanko'yu mu?
Ne diyorsun sen?
Bunları bilmiyor muydun?
Nereden bilecektim? Kimse bana bir şey demiyor.
Kardeşlik bana radyoaktifmişim gibi davranıyor.
Bu adam kim?
Senden ricam bu.
Meth bağlantısı olan bir motor çetesiyle çalışıyorum.
Beni ciddi parası olan bir alıcıyla tanıştırdılar.
5 dakikalığına buluştuk. Hepsi bu.
Durun, durun, durun, durun...
Elimde bu var.
Senin peşinde.
Alo?
Merhaba, Bay Cade. Ana ofisten arıyorum.
Bugün Meredith'i almaya kimse gelmedi.
Hemen geliyorum.
- Hey. - Günün iyi miydi?
- Evet. - Gidelim hadi.
Büyükbabam nerede? O hiç geç kalmaz.
- Bana cevap vermiyor. - Ona 20 mesaj gönderdim.
Eminim iyidir.
Onu öldürmedin, değil mi?
Baba, şaka yapıyorum...
- Bana güveniyor musun? - Evet.
Yani sana bir şey söylersem...
...bana inanabileceğini biliyorsun, değil mi?
Pekala, bu bekleyiş sadece durumu kötüleştiriyor.
- Büyük bir hata yaptım. - Aman Tanrım...
- Cidden öldürdün büyükbabami. - Merry, ben ciddiyim.
Çok kötü insanlar peşimde...
...ve sevdiğim hiç kimsenin zarar görmesini istemiyorum.
Konumunu büyükbaban ile paylaşıyor musun?
Evet.
Onun konumunu görebiliyor musun?
Belki, bilmiyorum.
Baba, o evde.
Merry, burada kal tamam mı?
Hayır, orada kal.
Baba, dikkatli ol!
Kimdi onlar?
Rus mafyası mı?
Evet.
Seni arıyorlardı.
Bu senin yüzünden oldu.
Şiddet seni bir bulut gibi takip ediyor.
Seni orada bırakabilirdi, büyükbaba.
Senin hayatını kurtardı.
Bunun farkındayım.
Hastaneye gitmelisin.
Orada güvende olursun.
Merry'ye ben bakarım.
Bu işle polisin ilgilenmesinin zamanı geldi.
Polisler onları durduramaz.
Pekala. Sonra hallederiz.
Ve Levon...
...teşekkür ederim.
Gunny'i hatırlıyor musun?
Kör olduğunu bilmeyen kör arkadaşın mı?
Aynen o. Bir kır evi var.
Fırtına geçene kadar orada güvende oluruz.
- İçeri gelin. - Aç mısın?
- Her daim. - Ya sen? - Evet.
Ne oldu, dostum?
Yanlış insanlara bulaştın, ha?
Beni durdurabilirdin.
Dünyadaki hangi güç seni durduracaktı?
İşler çirkinleşiyor.
Bu kızı bulabilir misin? Gerçekten bulabilir misin?
Onu bulabilirim.
- Onu eve götüreceğim. - Anladım. Planın var mı?
Dimi denen herife soracağım nerede olduğunu.
Tüm yollar ona çıkıyor.
Bu işe öldürerek girdin ve öldürerek çıkman gerekecek.
- O kadarını anlamıştım. - Bunda yardım edebilirim.
Öyle mi?
Göstereyim sana.
Buyurun, efendim.
Pekala, bu akşam için senin cephaneliğin olacağım.
Şu duvara bak. Afty Maclistichov'u görüyor musun?
1947'den beri Amerikalıları öldürüyor.
Ayrıca lüks, parlak bir versiyonu da var.
Direkt Saddam'ın sarayından alındı.
Buradaki de M4 Carbine.
Terörle mücadelenin Chevy Impala'sı.
Birini öldürmek istiyorsan ama uyandırmak istemiyorsan...
...çok güzel bir MP5 var burada.
Ama asil canavar bu.
Mahşerin Dört Atlısı'nın orijinal silahlarından biri.
M14.
Bu silahı hatırlayabilirsin.
- İstemiyorum ama hatırlıyorum. - Buyur.
Seri numaralarını silmemiz gerekecek.
Hayır, o iş görüldü zaten.
Bunlar hiç burada değildi. Hiçbir zaman hiçbir yerde değillerdi.
Zamanında bizim olduğumuz gibi.
Bazı doğru işler de yaptık, kardeşim.
Evet, yaptık.
- Orada ne var? - Seni ilgilendirmez.
- Ben de gelebilir miyim? - Hayatta olmaz.
Okul ne olacak?
En fazla birkaç gün ekeceksin.
Seni görmek istiyorum.
Başını belaya sokmanı istemiyorum.
- O zaman seni hiç göremem. - Bu olmayacak.
Bunu gördün mü?
Sen busun. Yarı yarıya.
Bunu saklamanı istiyorum.
Onun için geri geleceğim.
Tamam.
- Seni seviyorum. - Seni seviyorum, baba.
Baba canının yanmasını istemiyorum.
Yakında döneceğim, tamam mı?
Gunny, ona iyi bak.
Evet, tabii.
- Teşekkürler, Joyce. - Güle güle, Levon.
Cennetteki babamız...
Adın kutsal olsun.
Krallığın gelecek...
Senin dediğin olacak...
Tanrı burada değil, tatlım.
İyi uyudun mu, prenses?
Kenara çekip şu orospuyu uykuya...
Şimdi siktim belanı, kaşar!
Lanet olsun! Silahım nerede lan?
Hassiktir!
Kaldır götünü, Viper!
Siktir... siktir!
Tatlım? Neydi lan bu?
Amma hızlıymış.
Hapse geri döneceğiz lan!
- Anladın mı? - Evet, anladım.
Siktir! Siktir!
Pekala, süper zeka.
Şimdi ne olacak?
İyi misin?
Benim adım Jenny Garcia. Kaçırıldım.
Sorun yok. Kim olduğunu biliyoruz.
Hadi seni eve götürelim.
Tamam.
Çok üzgünüm.
Özledin mi beni?
Gebert şu kaşarı!
- Taşak geçiyorsun herhalde. - O mu bu? N'oluyor lan?
Hassiktir, görüntülü arıyor.
- Al şu telefonu. Ver şu... - Siktir...
- Lanet olsun. Bak telefona. - Merhaba, efendim.
Dimi kızın hâlâ sizde olduğunu söylüyor.
Evet.
Evet, hâlâ bizde.
Hayatta mı hâlâ göster bana.
Gördünüz mü? Hâlâ hayatta.
Bu gece Çiftlik'te ikinci bir randevu istiyorum.
- 1 milyon dolar. - Evet...
Ne isterseniz, efendim.
Onu temizleteceğim ve...
...sizin için çok güzel kokacak.
Hayır, hayır, hayır...
Onu kirli istiyorum, uykulu değil.
Şimdilik kirli ve canlı.
Hangi şifre?
Bana şifrelerin hepsini gönder.
Anlamıyorum. Kırmızı, mavi, yeşil?
Nereye gidiyoruz?
Hepsini alıyorum, tamam mı?
Ne istiyorsun? Para mı istiyorsun?
Hayır, istemiyorum.
Senin lanet paranı istemiyorum.
- Senin lanet paranı istemiyorum. - Al bütün parayı.
Hayır, hayır yardıma ihtiyacım yok.
Uzak dur!
Bir şeyler dönüyor. Kontrol edin.
Ne var biliyor musun? Beni daha tanımadın.
Tamam, tamam...
Mesajını aldım. Şimdi anlaşma yapalım.
Zengin bir adam olarak yeni bir hayata başlarsın.
Kendi faturalarımı ödeyebilirim.
Tebrikler.
- Yaklaşırsan kız ölür. - O kadarını anladım.
Ortadan kaybolmalısın. Parayı al.
Güzel bir hayat yaşa.
Kız nerede?
Bu kadını tanımıyorum.
Kötü bir yalancısın.
Neden her şeyi riske atıyorsun?
Neden herkesi onun için öldürüyorsun?
Çünkü arkasını kollayacağımı söyledim ona.
Sana bu kadını verirsem...
...yaşamama izin verecek misin?
Çünkü adresi verirsem sana...
...beni vurursun sonra.
Ya bana sahte bir adres verirsen ve seni vurursam?
Bu ikimiz için de kötü olur.
57. Otoyol'dan Güneye gideceğiz.
Sonra adresini vereceğim.
Gidelim.
- Bu adamı tanıyor musun? - Elbette tanıyorum.
O Viper.
İnsan kaynakları departmanının başkanı.
Özel projeler için işe alım yapıyor.
Niye bir fahişe için bunları yapıyorsun?
Lütfen tekrar söyle.
Bir daha söyle.
Ben de öyle düşünüyordum.
Pekala, Dimi.
Nereye gideceğimizi söyle bana.
Nerede o?
Orada...
Orada mı?
Orada.
Söz mü?
Söz veriyorum. Orada.
Neden o?
Kim karar veriyor?
Viper kulübe gider. Güzel kızların fotoğraflarını çeker.
Onları müşterilere gönderirim. Onlar da seçim yapar.
Buluşma ayarlanır.
Bu benim özel hizmetim.
Yeni kar lastiği almak gibi yani?
Bunlar insan...
Şaka olmalı bu.
Para nereden geldiğini umursar mı sanıyorsun?
Ben yapmasaydım başka biri yapardı.
Hâlâ bana nedenini söylemedin.
- Neden bizi avlıyorsun? - Kızın var mı?
- Hayır. - O zaman anlamazsın.
Gözünüzü dört açın.
- İyi miyiz, kardeşim? - İyiyle alakamız yok.
Dimi'ye ayarladığımız şu herif?
Bu gece yarım düzine adamımızı mahvetmiş.
Söylentiye göre...
...şu an Dimi'nin mekanına gidiyormuş.
Herkes kuşansın!
Kulağa çok hoş geliyor, prenses.
Ben bu davranışı onaylamıyorum ama banka hesabım onayladı.
Vakit geldi. Burada ne bok yiyoruz hâlâ? Hadi.
Tamam, sapığı getireyim ben.
Hepimiz rakamlardan ibaretiz, evlat.
- Kişisel değil. - Bana bayağı kişisel geldi.
- Hemen gitmeliyiz, efendim. - Neden?
Ya şimdi ya hiç.
O halde şimdi.
Sana ne yaptım ben?
Hiçbir şey.
Bu en iyi kısmı.
İçinde nasıl göründüğünü merak ediyorum.
Neydi lan o?
Levon!
Ateş mi ediyorlar?
Şimdi kim yarrağı yedi, ha?
Girin içeri.
Tarayın mekanı!
Millet!
Siyahi ya da değil. Sikelim şu piçin belasını!
- Evet. - İkiniz benimle.
Hadi! Arayı açmayın!
Şeytan! Bul onu ulan!
Kapa çeneni!
Her şey yoluna girecek.
Öyle mi?
- Sen sadece... - Evet.
Ne yaptığını bilmediğini...
...düşünmeye başladım!
Endişelenmeyin, efendim.
Her şey kontrol altında. Söz veriyorum.
- Kalbini sökmeye geldim.- Bol şans.
- Gerçek adın ne lan senin? - Levon.
Tanıştığıma memnun oldum, Levon.
- Hazır mısın evlat? - Her zaman hazırım.
Kavgam seninle değildi.
Biliyorum, kardeşim.
Bitir şu işi.
Dinlen, kardeşim.
Ne cüretle gelirsin buraya?
Bu hiç iyi değil.
- Ne oluyor lan? - Levon!
Dur, dur, dur...
Hayır, hayır, hayır!
Hassiktir...
Yardım et!
Siktir git!
Şimdi bitti.
Geber, orospu!
Sanırım onu öldürdüm.
Güzel.
- Arkamı kolla. - Ne demek bu?
Peşimden gel.
İçeride aktif bir saldırgan var.
- Bu da neydi? - Bluetooth.
- El bombası mı o? - Kulaklarını kapa.
- Hazır mısın? - Hayır. - Gitme vakti.
Diğer tarafta görüşürüz.
- Neydi bu? - Eski bir dosta saygı.
- Eve gitmeye hazır mısın? - Götür beni buradan.
Evet, kardeşim?
Kaçtı.
- Kızla birlikte. - Bunların hiçbiri iş değildi.
Şeytan istediğini aldı.
Bırak gitsin.
Dünyada sessiz hareket etme ihtiyacımızı anlıyorum.
Ama çocuklarımı öldüren adama...
...öbür yanağımı çevirmeyeceğim.
Seni de öldürür.
Kardeşlik kişisel intikamından önce gelir.
- Anlıyor musun? - Anlıyorum.
Laf çıkmayacak.
Teşekkürler. Teşekkürler.
Bugün Merry'yi tavuk kümesine götürmeyi düşünüyorum.
- İster misin? - Evet.
Huysuz olana dikkat etsen iyi olur.
Çok acımasız. Fena.
Hayır, o benim.
Hey, baba.
Geri geldin!
Geleceğimi söylemiştim.
- İyi misin baba? - Tıraş olurken kendimi kestim.
Tekrar hoş geldin.
Hey, Joyce.
Tek parça döndün.
Kıl payı.
Sanırım seni öldüremediler, ha?
Gerçekten ellerinden geleni yaptılar.
Kızı buldun mu?
Buldum.
Ne kaçırdım bakalım?
Hoş geldin, kardeşim.
Evindesin.
Can't find what you're looking for?
Get subtitles in any language from opensubtitles.com, and translate them here.